...................
...................
HAYIR - ÖZEL GÜN - DÜĞÜN SOFRASI

Doç. Dr. VINEREKO Mir
Maykop, Adige Cumhuriyeti Devlet Basımevi, 2007
ADİGE GELENEĞİ (АДЫГЭ ХАБЗ)
Altıncı Sınıf
Adige Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı tarafından kabul edilmiştir.

                         
...................
...................

Aile içinde en hayırlı/en sevinçli olayların başında, aile nüfusu içinde artış olması olayı gelirdi. Çok kişinin bir araya geldiği, ağırlandığı ya da hizmet gördüğü başlıca olay, ailenin evlenme çağına gelmiş olan gencinin evlendirildiği/düğün yapıldığı, bir yuva kurması olayı olurdu. Düğün başlangıcı, gelinin katılacağı soy ailesine (tlepqe/en geniş aileye) ve köye getirilmesi, yani gelin alma olayı ile başlardı. Düğün sevincinden (нысэщэ хъаяр) daha üstün tutulan ve daha değer verilen bir olay olmazdı: Tüm akraba ve tanıdıklar, ayırımsız düğüne gelir ve ailenin sevincini paylaşırdı. Düğün kaç gün sürecekse -tek gün, üç gün ya da yedi gün-düğüne gelenlerin hepsi hayır/düğün sofrasından yeme içme hakkına sahip olurlardı.

 

Düğünde verilecek yemekler ve bunların sunuluş biçimi, geleneğe uygun olarak kadınlar tarafından belirlenir/düzenlenirdi. Akraba ve yakın kişilerle komşuların getirmiş olduğu yiyecekler bir yerde/bir odada toplanır, yiyeceklerin başına da deneyimli ve aklı başında bir kadın dikilirdi, buna phonteşhatés (пхъонтэшъхьэтес/sandık başında oturan) denirdi.

 

Aileye, soya (l'ako/л1акъо) mensup olup evlenip ayrılmış ve  ayrı yuva kurmuş olan kadınların her birinin birer sandık (phonte/пхъонтэ/пхъуантэ) dolusu yiyecek getirmeleri gelenek gereğiydi. Yiyecek sandık üzerine yerleştirilen yuvarlak haluj ve ince halujelerle (хьалыжъо хъэрэ-пк1арэ/böreklerle) süslenirdi.

 

Gelinin çıktığı aileye (tış/тыщ) gönderilen yiyecekler ise, gelinin girdiği ev tarafından en iyi börek ustası (halıjoşş'e/хьалыжъош1э) kadınlar eliyle özel olarak hazırlatılır,  kız evine gönderilirdi. Yiyeceği götürme görevi, evin kızlarından ya da babanın kız kardeşlerinden biri tarafından yerine getirilirdi. Oraya en mükemmel yiyecekler, ince börekler ve iki sepet dolusu da palkav (пэлкъау) (1) götürülürdü. Böylesine mükemmel düzenlenmiş yiyecekler önce yaşlılar (nahıj) tarafından tadılır, olur verilirse, bu yiyecek tış evi (kız evi) için ayırılır ve gönderilirdi. Ancak düğün yedi gün sürecek olursa, tış'a götürülecek olan yiyecek, düğünün son günü düğün evinde ayrıca hazırlanıp yollanırdı.

 

Düğün gegusuna (нысэщэ джэгу)/düğün eğlencelerine katılım, ehil akraba, yakınlar ve çocukları evlendiği için aileyi kutlayanlardan, o ailenin sevincini paylaşanlardan oluşurdu. Ayrıca köydeki tanınmış kızlara ilkin özel olarak haber verilirdi, sıra oyunlara geleceğinde o gibi -güzel ve seçme- kızlar gönderilen refakatçiler eşliğinde düğüne getirilirlerdi. Önde gelen ve konuk olan delikanlı ve kız grupları da komşu ya da vınekoş (унэкъощ; soy ailesi) ailelerince bölüşülür ve o evlerde ağırlanırlardı. Konuklara götürülecek yiyecek ve sofralar, köyün delikanlıları tarafından düğün evinden konuk bulunan evlere taşınırdı.

 

Düğün yemeği, phonteşhatés tarafından, konuk ağırlanan evlere paylaştırılır/taksim edilirdi. Erkek kasap/aşçı, eti, o ailelere dağıtırdı. Konuk sayısına göre, birer kesilmiş koyun ya da birer kısır/kesilmemiş koyun, konuk ağırlayan evlerin her birine gönderilirdi. Düğün süresince, her gün o evlerle ilgilenilir, gerekenler düğün evinden o evlere gönderilirdi. Her konuk grubu için, gelenek gereği, o evlerde günde üç kez, bir birini izleyen sofralar sunulurdu.

 

Düğün (хъаяр) evinde ise, akrabaların en yaşlıları (нэжъ-1ужъхэр), ayrıca gelinin düğüne getirilen kız kardeşleri, gelin ile birlikte, ayrı bir yerde  yemek yerlerdi.

 

Hava sıcak (yaz mevsimi) ise, köyün çoluk çocuğuna bahçelerde, ağaç gölgelerinde yemek yedirilebilirdi. Onlara sofra ile birlikte sürahilerle (gogon) boza (бахъсымэ;шъуатэ) gönderilirdi. Çoğunlukla gençler bir evde toplanır, içlerinden birkaçını gönderir, düğün evinden yemek getirtirlerdi. Etli yemekler, boza ve ekmeğe değin her türlü yiyecek düğün evinden getirtilirdi (2). Çocukları ve konukları ağırlayan aileler, düğün evinden gönderilen malzemelerle kendileri de yemek hazırlar ve bunları düğün evinden getirilen yemeklerle birlikte konuklara yedirirlerdi.

 

Düğün evine gelenler, gelenek gereği aynı sofraya değil, konumlarına uygun düşen değişik sofralara otururlardı. Konuklar ve düğüne gelenler, esas olarak birbirlerini gegu (джэгу) eğlenceleri sırasında görürlerdi.

 

Adige düğün geleneğinde önemli bir nokta bulunurdu. Gelinin gelişiyle nüfusu artmış olan geniş soy ailesi (l’ako/л1акъо) ve gelinin girmiş olduğu daha dar aile, evlenen gençler ve onların mutluluğunu paylaşmaya gelenler, bunların getirmiş olduğu hediyeler, gelinin odasından çıkarıldığı sırada,  düğüne gelenlere gösterilir ve bunların kimler tarafından getirildiği yüksek sesle bir görevli erkek tarafından, o yerdeki  -daha çok kadın olan izleyicilere- topluluğa duyurulurdu. Düğünün en anlamlı yanı ise gegu/eğlence alanında sergilenirdi. Düğüne gelenleri bir araya getiren ana etken sofra değil, düğün eğlencesi (gegu) olurdu. Adige geleneğinin, diğer topluluklarınkinden farkı, sofra geleneğinden anlaşılır: Rus düğününe katılanlar, genç yaşlı, kadın erkek  hep bir arada sofraya oturur, yer içer, şerefe kadehler kaldırırlar.

 

Adige düğünün en can alıcı, gelenek, terbiye kuralları, beceri ve yiğitliğin sergileneceği, ad bırakılabileceği yer, gegu eğlenceleri olurdu.


DİPNOTLAR
1)
-Palkav/пэлкъау- süt, yumurta ve tereyağı ile yoğrulmuş ve mayalanmamış / kabartılmamış hamur, çok ince bir biçimde açılır ve şekerli suya/şerbete daldırılmış bir thurıje (yağda kızartılmış börek) elde edilir.

2) Dikkat edilirse, yemek listesinde içki bulunmuyor, bu da Adige geleneğinde alkollü içki kullanılmadığını belli ediyor. İçki Tatar, Abhaz, Rus, Türk gibi halklarla  ilişkiler  sonucu, bir kısım  Adigelerce de içilmeye başlanmış olmalıdır. -HCY