...................
...................
KADIN GİYSİSİ
(БЗЫЛЪФЫГЪЭ ШЪУАШЭР)

Doç. Dr. VINEREKO Mir

Maykop, Adige Cumhuriyeti Devlet Basımevi, 2007
ADİGE GELENEĞİ (АДЫГЭ ХАБЗ)
Altıncı Sınıf
Adige Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı tarafından kabul edilmiştir.

Çeviri: HAPİ Cevdet Yıldız

                         
...................
...................

Ulusal giysi birkaç parçadan/takımdan oluşur: Elbise, ayağa giyilen ve takılan takımlar, başa giyilenler ve bunların süslemeleri/güzelleştirme elemanları. Giysinin merkezinde elbise bulunur.


Adige/Çerkes kadın elbisesi şu takımlardan oluşur: Şohtan/korse (шъохътан), içlik/fanila  (джэнэк1ак1о), entari (джaнэ), manto (к1эк1ы), kaftan (cae/saye).

Şohtan için işlenmiş ince ve yumuşak  deri/sahtiyan kullanılırdı. Sahtiyan (сэхътан) keçi ya da kuzu derisinden elde edilirdi. Germe ve inceltme aygıtından (шъуа1о) geçirilen deri, avuç içinde büzülecek ölçüde yumuşar ve kumaş biçimine dönüşürdü. Adige şohtanı, görünüş biçimi, malzemesi, kullanılış amacı, işlevi ve yapılış biçimi  yönünden Avrupa  korselerinden farklıydı. Bey (pşı) ve soylu (оркъ-л1экъол1эш) kızları için kırmızı sahtiyan, özgür aileler (шъхьафит л1акъохэр)  için de kahverengi (куплъы)  sahtiyandan şohtanlar dikilirdi.

 

Kız çocuğunun bedensel gelişimi yeterli düzeye ulaştığında, kıza çocuk şohtanı giydirilirdi. Başka uluslar kadınları, bir yerlere gidecek, bir topluluğa girecek olduklarında, vücutlarının güzel görünmesi için  şohtan/korse takarlardı. Adigelerde ise, şohtan, geçici takılan bir korse değil,  gece gündüz giyilen bir giysiydi. Geceleri, yatılacağında  şohtanda bulunan küçük  çubuklar (дасэ) çıkarılır, sabahleyin  yerlerine takılırdı. Şohtan çubukları ağaçtan ya da boynuzdan yapılırdı: Önden iki adet, arkadan da sırt kemiklerine denk düşecek biçimde bir adet olarak yapılırdı.

 

Şohtanın her gün giyilen bir giysi olmasının belli bir nedeni de vardı: Şohtan kızın   düzgün bedenli, ince belli,  fidan boylu olması, şişko ve kaba yapılı (бгъат1э) olmaması için takılırdı.

 

Gelenek gereği kız evleninceye değin şohtan giyerdi. Evlenip başka bir aileye katıldığında ise şohtanı çıkarır, birine (п1эрынэ) verirdi, evli ya da dul kadın şohtan giymezdi.

 

İçlik/fanila (джэнэк1ак1о) bir iç giysiydi, patiska (чэсэй, kesey) bezden dikilirdi, boyun kısmı alınmış (пшъэихыгъэу), kolsuz ve diz üstüne uzanacak boyda olurdu.

 

İçliğin üstüne entari giyilirdi. Entari ipek, atlas, saten (ластыч) ve basma kumaştan dikilirdi, ancak en çok işlemeli (хьалъэгу зыхэлъ) ipek ve atlas kumaşlar seçilirdi. Entari düzgün olurdu , ancak entarinin bir kısmı kaftan (cae) yakaları arasından görünürdü, bu nedenle entarinin kaftanla aynı renkte ve uyumlu olması  gerekirdi. Entari kolları uzun ve uçları bolca olurdu.

 

Manto (к1эк1ы) entarinin üzerine giyilirdi. Uzun kollu olması ve kolları sarması, kol ucunun bölünmüş ve açılır olması, düğme ve düğme ilikleri bulunması  ve iliklenir olması gerekirdi. Manto ince belli, vücudu saracak, etekleri pileli (ык1э блэ зэхэгъэчъыгъэу) ve serbest/dalgalanır (зиутэу), boyun yakası dik olur, gümüş düğmelerle iliklenirdi.

 

Bunların hepsinin üzerine kaftan (cae) giyilirdi. Kaftan yakasız olurdu, kaftanın yakası bele kadar üçgen biçiminde açık olurdu, kaftan bel hizasında düğme ve iliklerle düğümlenirdi. Kaftan kolu kısa olur, dirseğe erişmezdi, kollara yassı kaşık biçimli uzun bir kol eki (1эшъхьэбэлагъ) eklenirdi. Kaftan eteği pileli, daralır genişler biçimde olurdu. Kaftanın ense (пшъэб) bölümü ve ön kısmı, eteğin açıldığı bölümler, kaftanın uç ve kol eki kısımlarının üzerleri işlenmiş olurdu. Kaftanın kol eki ile  kollarında da altın işlemeli yumuşak süsler bulunurdu.

 

Kaftan üzerinde gümüş düğmelere uygun düşecek bir gümüş kemer bulunur, gümüş omuzluk/apoletlerle (тэмэтелъ) kaftan daha da güzelleştirilirdi. Kaftanın ön kısmındaki gümüş çiviler (1унэхэр) bazen büyük olurdu.

 

Kaftanın yanında, gümüş kemer üzerindeki kösteğe/kancaya (блэрыпс)  bağlı bir gümüş çanta (тхылъылъ) da bulunurdu. Çanta dörtgen (пл1эмый), üçgen (щэнэбз) ya da silindir (сырб) biçimli olabilirdi. Çantada özel eşyalar, kokulu otlar, İslam döneminde de şans getirecek ve nazardan koruyacak dua ve muskalar konurdu. Arkeolojik bulgulara göre, IX. yüzyılda çantalar altın suyuna batırılmış bronzdan yapılıyor, el tırnağı, kulak ve kirpik uzatmaya yarayacak takılar çantaya konuyor, çanta da kemere uyumlu olarak takılıyordu. Arkeolojik araştırmalara göre, XVIII-XIX. yüzyıllarda, çantanın, kemere takılıp çıkarılmaya başlandığı anlaşılmaktadır.

 

Yukarıda söylediğimiz gibi manto gümüş düğmelerle ilikleniyordu. Ancak XIX-XX. yüzyıllarda manto, kaftanın altında giyilen bir giysi olmaktan çıktı, bir üst giysiye dönüştü. Gümüş düğmeler göğüs önlerine deri ipliklerle dikilmeye, dik yakalar mantoya dikişle eklenmeye ve arkadan düğümlenmeye başlandı. Gümüş düğmeler, düğme işlevi görmekten çıktılar, sadece birer süs olarak kaldılar. İşlemeli ön kısımlar kemer hizasına geliyor, etek kısmı üzerleri de işlemelerle süslenmiş olan manto bel arkasından düğümleniyordu.

 

Toparlanırsa, manto (к1эк1ы), bir giysi parçasıydı, ardından ayrı bir üst giysi oldu, manto kapsamında sayılan kaftanın (cae/saye) görünen kısımları da ayrılıp kadın giysisi parçaları oldular. Kaftanın kendisinde de değişiklikler gerçekleşti:

 

- Manto kaftanın altında giyilir olmaktan çıkınca, kaftan dar ama uzun kollu dikilmeye başlandı. Kaftanın kollarına takılan ve eli örten kol ekleri (1эшъхьэбэлагъхэр) sabit olmaktan çıktılar, takılıp çıkarılır oldular.

 

- Manto düğmeleri, giderek düğme olma işlevlerini yitirdiler, sadece birer görüntü ve süs olarak kaldılar. Gümüş düğmeler değişik kaftanlarda da kullanılmaya başlandı.

 

- Mantonun kol uçlarına dikilen işlemeler kaftanın altından görünüyordu. Manto kaftan altı bir giysi olmaktan çıkınca, manto kolu uçlarına dikilen işlemeler, entarinin bel kısmına dikilmeye, onunla kızın beli bağlanmaya, entarinin üzerine kaftan giyilmeye başlandı.

 

Bütün bunlar Adige kadın giysilerini hiç değişim geçirmemişler gibi bize gösteriyorlar.

 

 

Sözlük:

 

Sahtiyan (Сэхътан) – İnce deri, keçi ya da kuzu derisinin işlenmesiyle elde edilir.

Deri germe aygıtı (Шъу1о) – Derinin traşlanması ve yumuşatılmasında kullanılan aygıt.

Korse/şohtan (Шъохътан) – Küçük kızın vücudunun biçimli ve güzel olması için kullanılan, üç çubuk geçirilmiş korse, kız korseyi evleninceye değin gece gündüz takardı. Gece yatarken çubukları çıkarır, sabah korsedeki yerlerine takardı.

Korse çubukları (Бжъэ –пхъэ – дас) – Korsenin/şohtanın ön kısmında iki, arkasında tek olarak gündüz takılan, yatılacağında çıkarılan, boynuz ya da ağaçtan –mikadan-yapılma özel çubuklar.

P’erın (П1эрын) – Kocaya kaçan kız, kaçtığı  eve götürülmeden önce,  “téşerıp’e” (тещэрып1э)  denen emanet bir eve bırakılır, düğün günü oradan girdiği koca evine götürülürdü; eskiden “téşerıp’e” evi yeni gelinin şohtanını göndereceği ev olurdu.

Atlas (Алтэс) – Atlas kumaş.

Basma (Басымэ) – Pamuktan örülmüş ince kumaş.

Denef/İpek iplik (Дэнэф) – Gümüş renginde ipek ipliği.

Manto (К1эк1ы) – Kadın üst giysisi; vücuda oturan, etekleri geniş ve dalgalanan, yakası dik, gümüş düğmelerle iliklenen giysi.

Kol eki (1эшъхьэбэлагъ) – Kaftanın kollarına, dirsek hizalarında dikilmiş olan kol ekleri; altın sırma ile işlenmiş yumuşak süslerle bezenmiş dikişleri olurdu. Süslemeler Türklerdeki bindallı süslemelerini andırır.

Çanta (Тхылъылъ) – Kaftanın yanındaki süs eşyası; kemerin üzerindeki kösteğe (блэрыпсы) takılırdı, çantada nazardan korunma duaları, muska yazıları, güzel kokulu otlar, vb bulunurdu.

Silindir ya da baca görünümlü çanta (Сырб) – İçi boş yumuşak demir ya da ağaçtan yapılmış çanta.

Dua (Духьэ) – Dua.

Saten (Ластыч) – Pamuktan örülmüş sert ve parlak görünümlü, ipek karışımlı kumaş.

Düğme ve ilik evi (Чы1унэ-чы1ушъхь) – Boyanmış ipliklerden yapılan ve düğme işlevi gören küçük örmelerle/dikiş sepetleriyle, onları tutturmaya yarayan iplikle örülerek yapılmış ilik düğme yerleri.