...................
...................
MİSAFİR AĞIRLAMA

Adige Psalhe
Eylül 2006
Çeviri : BABUG Ergün Yıldız

                         
...................
...................
Misafir otururken ev sahiplerinin kendi iç meselelerinden bahsetmeleri ayıptır.

Bir şekilde misafir ile nizahlaşmak, onunla didişme derecesinde iddialaşmak ayıptır. Misafirin giysilerinin kontrolü, yırtığı veya kirlisi varsa farkedilmesi yıkanıp dikilmesi ütülenmesi evin hanımının görevidir. Bu o kadını küçültmez, aksine güzelleştirir, saygınlığını ve değerini artırır.

Yatak yorgan yastık gibi şeylerden ailede olan en iyisi misafire verilir.

Misafirin gidişine sevindiğinizi bir şekilde belli etmek çok büyük ayıptır.

Giyinirken misafire yardım etmek giysilerini tutup ayakkabılarını hazırlamak adettendir.

Misafirin gelişinden mutlu olduğunuzu belirten giderken selametle gitmesini ve bundan sonra da gelmesinden mutlu olacağınız belirten bir kısa konuşma yapmak adettendir.

Misafir giderken bir küçük hediye vermek adettendir.

Evden ayrılan misafir aynı köyde oturuyorsa yol başına kadar eşlik edilir, bir araca binip gidecekse aracına bininceye kadar aileden birisi ona eşlik eder.(ç.n.: Seni kapısına kadar uğurlamayanın evine gitme diyen Adige atasözü vardır).


Misafirin de dikkat etmesi gereken kurallar az değildir:

Gittiğiniz evde geçerli kurallara ve onların durumlarının getirdiği şartlara uymak gerekir.

Ev sahibine saygılı davranmak, söyleneni kabul ederek beğenmediklerinizi de fazla belli etmemek gerekir. ''Misafirlikte size önerilen wunafedir (karar)'' anlamında Adige atasözümüz olduğunu hatırlamak gerek.

Misafiri olduğunuz ailenin işlerine karışmak ayıptır.

Nezaketen size fikrinizi sorarlarsa o zaman da onları incitmeyecek şekilde düşüncenizi açıklamaktır münasip olan.

Misafirlikte çok fazla yemek, içmek ve yemek seçmek çok büyük ayıptır.

Sağlığınız nedeni ile olsa bile böyle bir şey yakışıksız kaçar.

Sofraya konulan yemeği methetmek bir nezakettir.

Hiç bir zaman unutmamanız gereken bir şey ise; sofrada hiçbir şey bırakmamacasına her şeyi silip süpürmenin Adigelerde ayıp sayıldığıdır.

Çok sık dışarı çıkıp içeri girmek de pek yakışık alan bir şey değildir Adigelerde. Diğer odaları gezip bakınmak, eşyaları inceleyerek sağına soluna bakıp methetmek, imrendiğinizi beğendiğinizi gösteren davranışlar içerisine girmek ayıp sayılır.

Ev sahibi kendisi sizi çağırarak gösterirse bile hiçbir şeyi fazlaca methetmeyin “güle güle kullanın, iyi günlerde kullanın, daha iyisi ile değişmeyi nasip etsin, uğurlu olsun, mutlulukla kullanmayı nasip etsin” gibi iyi dileklerden birisini söylemeniz yeterlidir.

Misafir ne zaman kalkmak gerektiğini ne zaman gitmek gerektiğini kendisi kavrayabilmelidir, misafirin gitmeyi bilmeyeni de makbul değildir.

Acele ile sofraya gelen yemeği bile bırakıp kaçarcasına gitmek de yakışıksız görülür.

Misafir olduğunuz yerde hoşlanmadığınız bir grubun içine düşseniz de oturup kalkmalarını sohbetlerini beğenmeseniz de ev sahibinin hatırına katlanmak zorundasınız.

Bu tür ortamlar Adige sabrının ve nezaketinin ölçüldüğü en önemli yerlerden birisidir.