MENÜ





 

.

.

ALİ ÇUREY'E MEKTUP
Dr. MEŞFEŞŞÜ Necdet Hatam

.

.

1975 Haziran
Kafkasya Kültürel Dergi.... sayı: 37

Otuz Eylül’de Abhazya Cumhuriyeti bağımsızlığının on beşinci yılını coşku ile kutladı... Diasporadan özellikle Türkiye’den katılım çoktu. Hemen sonra da Adigey Cumhuriyeti on yedinci yılını kutladı.
...

.

Son görüşmemizde Türkiye’deki yayınları biraz tartışmış, çalışmalardan söz etmiştim. Bir kuşkumu da dile getirmiştim. Türkiye’deki arkadaşlarımızın özlemi Kafkasya’sız bir Kafkasya diye. Geçen sürede, ulaşabildiğim kadarı ile gözden geçirebildiğim yayınlar bu kuşkumu daha bir pekiştirdi, azaltmadı.

Bütün sayılarını bana iletmeyi vaat ettiğiniz “Yeni Kafkasya” çıkmaya devam ediyor mu? Sözünüz halen geçerli mi? Gazeteler elime geçerse oradaki yazılarınız üzerine daha somut tartışmayı, yazışmayı düşünüyorum Yada genel değerlendirmeler yaparsanız, konuya yaklaşımınızı yazarsanız onlar üzerine de düşüncelerimi söylerim.

Ayrıca sizin alanınız içinde çok önemli iki konuda yardım rica ediyorum. Birincisi tarihte kullanılan ilk taş mühür. Kitabı siz göstermiştiniz bana. Altında Dırque Mıve yazan resmin olduğu sayfayı ve kitabın yazarıyla ilgili birkaç söz. İkincisi belki biraz daha araştırma gerektirebilir. Benim ilkokulda okuduğum sıralarda -ortaokul bir de olabilir- Hitit krallarının adlarını “Mawzır”, “Mawt’uır” olarak okumuştuk. Daha sonraki, epeyce sonraki kitaplarda “Birinci Maw”, “İkinci Maw” olarak görmüştüm kardeşlerimin birinin kitabında. Yanılmıyorsam Emin Oktay’ın kitapları idi. “Mawzır” yazan altmış öncesi kitaplardan biri olsa gerek.

Bilgileri DÇB gazetesi olan Nart’ta değerlendirmeyi düşünüyoruz, “Bunları Biliyor muydunuz” gibi bir başlıkla.

Benzer ya da daha ilginç konularda da yazılarınızı katkılarınızı bekliyoruz.

İlk tanıştığımız günlerden beri, bizlerin çocuk sizlerin ağabey olduğu günlerden beri, coşku ile sevecenlikle, güvenle izledin beni. Zaman zaman kendi kendime sorardım “neden beni bu kadar çok seviyor, güveniyor” diye.

Güvenini boşa çıkartmadığım umudu ile bu soruyu kendi kendime pek sormuyorum artık...

Kalın sağlıcakla...

Asker mektubu olmadı ama yine de acele cevap bekliyorum.

Necdet Hatam

.

.

.