|
Bu kapsamlı
program çerçevesinde etkinlerden biri de konukların Adige
Xase’yi ziyareti ve xase çalışanları ile görüş alışverişi idi.
Başta Xase Başkanı sayın Hapae Arambıy olmak üzere hemen tüm
konuşanların “Anavatana Dönüş”ü vurgulamıştı. Hem artık gündem
“dönüşün gerekliliği” ne değil “dönüşün nasıl
gerçekleştirilebileceği” idi. Yoğunlukla bu tartışıldı. Bu da
bizler gibi ulusal soruna gözünü açtığından beri dönüşün
öncelikli gündem maddesi olması için çaba gösterenler için
büyük bir mutluluktu. Evet kişi bir dönüş gözlüğünü takmaya
görsün. Her şeyi o gözle görmeye, o çerçevede değerlendirmeye
başlıyorsunuz. Elbette dönüşü anlatan şairleri ve şiirlerini
de daha çok önemsiyor seviyorsunuz.
Kuzey Kafkasya Kültür Derneği Gençlik Kolu yayını Nartların
Sesi bülteninin ilk sayıları benim sorumluluğunu üstlendiğim
ilk yayın deneyimi. İlk sayısını Ekim 1972 yılında
yayımlamıştık. Bu çerçevede Yusuf Taymaz ve Yunus Bilengaps’a
da katkıda bulunmaları çağrısı yapmış, biyografiler yazmaları
önerisinde bulunmuş ancak, “biyografilerin okura pek katkısı
olmadığı” yanıtını almıştım. Ben de yaşam öyküsü anlatılacak
kişinin seçimi iyi yapılır ve anlatılırsa çok yararlı
olabileceklerini dile getirmiş ve derginin 36. sayısında
yayımlanan ekteki yazıyı okumuştum. Arkadaşlar da beni haklı
bulmuşlardı.
“YAFFEWINE ABDUL
Hazırlayan: HATAMQUE
Bu sayfalarda birçok ozan tanımış, birçok yazarın yaşam
öyküsünü okumuşsunuzdur ama kanımca, bugünkü kadar kendisini
büyüten bir özelliği olanını sanmıyorum.
Nedir Yaffewıne’nin bu özelliği?
“Ana dilim için beni uyaran, anavatan için çalışma gücünü
kanıma yoğuran büyükbabama” ilk şiir kitabını yukarıdaki
sözlerle ithaf etmiş olması mı? Anavatandan uzakta doğmuş,
değişik bir kültürün etkisinde yetişmiş, yabancı bir milletin
dili ile okuyup yazmış olmasına rağmen, kendi öz dili ile
şiirler yazabilmesi mi? Yoksa o büyük günün, yad ellerindeki
Çerkeslerin, çoluğu çocuğu ile yollara döküleceği o büyük
günün geleceğine inanması ve ona yönelik şiirler yazması mı?
Değil, değil...
Henüz dün, yad ellerindeki kardeşlerine, yine yad ellerinden
“Hedefimiz Ueşhamafe’dir. Tek bir yolumuz var o da vatana
gider” diye seslenirken; bugün yine yad ellerindeki
kardeşlerine Ueşhamafe’nin eteklerinden seslenebilmesi
“Hedefiniz Ueşhamafe’dir. Tek yolunuzun sonunda anavatanınız
kucağını açmış sizleri bekliyor” diyebilmesi, seçtiği hedefe
annesi, babası ve kardeşleri ile birlikte varabilmiş olması.
Evet 1938’in 21 Martında, Suıwéylıh adlı Ürdün’deki bir Çerkes
köyünde dünyaya gelen Yaffewıne 1965’te anayurduna dönmüştür.
Emeği ile geçinen bir aileden gelmedir. Babası Muhammed Ürdün
ordusunda bir şofördür. Yaffewıne sekiz yaşında kaydolduğu on
iki yıllık El Huséyn kolejini altı yılda bitirir. Ancak bir
sonraki okula gidecek olanağı bulamaz ve bir yıl gezer.
Sonunda orduya girer. 1956 da patlayan Arap-İsrail savaşının
içinde bulur kendini. Gösterdiği yararlıklardan ötürü, Büyük
Arap Nişanı verilir.
1960’da ordudan ayrıldıktan sonra çeşitli atölyelerde
elektrikçi olarak çalışır. Bu sıralar en en büyük düşüncesini,
idealini gerçekleştirmeye yönelik çalışmalarda bulunur.
Çerkesce okuma yazmayı öğrenmekle kalmaz yakınlarına da
öğretir. Atayurdu hakkında bilgi edinir çeşitli eserlerden.
Folklorla uğraşır. Desten, masal, türkü, ağıt öykü ne bulduysa
toplar, Kafkasya’dan edindiği yenileri de köylere kadar
götürür yayar.
Bugün kardeşlerinden Ömer, Kabardey-Balkarya Devlet
Üniversitesi'nde öğrenci, Habibe ise terzidir.
Dizelerinde yad ellerdeki yaşamın ezikliğini, başarıların
yeterince takdir edilmediğini gözünüzle görebilir, elinizle
tutabilirsiniz:
“Bir yabancıyı başka bir yabancıdan koruyarak
Yönettik yabancı orduları paşa olarak.
Anlamadı kimse
Yiğitliğimizi
Bilemediler kıymetimizi
Ama yine yürüdük
Erkekçe davrandığımızı sanarak”
Yokluğun yoksulluğun çilesini bulursunuz dizelerine:
“Aldanır okuyabileceğini sananlar
Bulamazlar bir yolunu
Yoktur verebileceği
Bir okul parası da
Acının da acısı
Çerkesliğimizin yitirilişi”
Gelin bu yaşam öyküsünü dizeleri aldığımız kitabın önsözünü
yazan tanınmış anavatan ozanlarından Şocenttsıkku Adem’in
sözleri ile bitirelim:
“Dizelerini okuduktan, anladıktan sonra Yaffewıne’nin büyük
ozan olduğuna kuşkusu kalmıyor insanın””
Yazıyı yeniden okuduğumda “demekki o yıllarda da söylenen
yanında yapılanı, eylemi de çok önemsiyormuşum” diye düşündüm.
İşte Yaffewıne’ni dergide yayınladığımız çeviri şiiri:
BİR DİLİM EKMEK
Bir dilim ekmek umarak biz
Sürdürüyoruz yaşamımızı,
Canımız dişimizde sürdürüyoruz.
Sam eser toprağı alıp götürürken
Kulluk yapıyoruz yaban ordularına
Bir dilim ekmek umarak,
Aç.
Çocuklarımızı kimsesiz bırakmış,
Ecel savaşındayız kan donduran,
Ölürsek ağıt dizer kızkardeşlerimiz,
Gizlice gözyaşı döker zavallı annelerimiz.
Evet ama
Kimin için savaşıyoruz?
Söyleyin
Neyin davasını güdüyoruz?
“Benim.”
Sesleniyor ekmek dilimi
“Benim için yaşamınızı tüketmeniz”
HAYIR
İstemiyoruz biz yaban toprağını
Vazgeçeriz de bu yaşamdan
Hem anavatanımız unutmadı bizi
Bak gözlüyor yolumuzu.
Tek bir yolumuz var yürüyecek...
Tüm varlığımızla bu düşe dalmış,
Bekliyoruz düşmanları
Siperlerden yükselmiş.
Tanklar geliyor sürünerek
Ama korkup çekilmiyoruz.
Yine de nedir kanımızın değeri
Yırtına dur sen
Senin için yabancının kımıldamıyor bir kılı
Bir yabancıyı başka bir yabancıdan koruyarak
Yönettik yaban orduları paşa olarak
Anlamadı kimse yiğitliğimizi,Bilemediler kıymetimizi.
Ama yine yürüdük
Erkekçe davrandığımızı sanarak.
Bir dilim ekmeği çok görmüş olmalılar,
Tutuşturdular elimize bronzdan madalyayı.
Hem ağız bulamadığımız bu yaban ellerin
Ne yapalım bir dilim ekmeğini?...”
Bu da şiirin Adigece'si.
Щ1АКЪУЭ 1ЫХЬЭ
Дэ щ1акъуэ 1ыхьэм дыщыгугъыу,
Тхьырт гъащ1эр\
Псэр дзапэк1э т1ыгъыу,
Тхьырт.
Самум жьапщэм щ1ыр тф1ипхъэхыу,
Зы щ1акъуэ 1ыхьэ къэтхьын тф1эшщ1у,
Къулыкъу хамэдзэм щытщ1эрт,
Нэщ1у.
Ди бын зеиншэу къэдгъэнауэ\
Дыхэт лъыгъажэ ажал зауэм.
Дык1уэдмэ =
Шыпхъухэм яус гъыбзэ\
Дянэжьхэм щэхуу щ1агъэк1 нэпсыр…
Ат1эми
Хэтыт дыщ1эзауэр?
Къыджеф1эт:
Хэтыт дызэдауэр?
«Сэращ! =
Къопсалъэ щ1акъуэ 1ыхьэр. =
Сэращ фи гъащ1эр фэ зыпифлъхьэр!ё
Хьэуэ!
Дыхуейкъым дэ хамэщ1ым
Дыщыпык1ыну мы ди гъащ1эм!
1эщ1б дищ1акъым ди хэку-анэм\
Къытпоплъэ ари =
Тщ1элъщ гъуэгуанэ…
А ди гупсысэм дигу етауэ\
Дапожьэ быйхэм\
Зыт1этауэ.
Щ1ым егъу танкхэр къобгъэрык1уэ
Фрщхьэ
Дышынэу
Дызэщ1эмык1уэ!
Ит1ани ди лъыр сыт иуасэ?
Хамэм иц хэхукъым =
Уэ гузасэ…
Зы хамэр хамэм щытхъумэжу
Дитащ хамэщ1ым дыдзэ пашэу.
Арщхьак1э зыми гу лъитакъым
Ди л1ыгъэм.
Ди пщ1и ялъытакъым…
Дык1уащ ит1ани
Л1ыгъэ зетхьэу.
Къыдамыпэсэу щ1акъуэ 1ыхьэ,
Жэз медал закъуэ къыт1эщ1алъхьэ…
Жьэ щыдымгъуэту мы хамэщ1ым =
И щ1акъуэ 1ыхьи сыту тщ1ын?...Амман, 1956 |