|
“ALAŞARA
(1995- Sürüyor)
İstanbul’da yayınlanan aylık siyasi dergi. Ocak 1995’te
“Kafkas Abyhazya Kültür Derneği” adına yayınlanmaya başlamış,
iki sayı bu şekilde çıktıktan sonra yeniden numara alıp,
boyutları da büyütülerek Dernek’ten bağımsız olarak
yayınlanmaya başlamıştır. Sahibi ve yazı işleri müdürü: Nart
Yayıncılık adına Hayri Ersoy. Genel Yayın Yönetmeni: Ünal Cuğ.
İlk sayıdaki Yayın Kurulu: Sefer E. Berzeg, Murat Papşu,
Zeynep Şen, Özalp Göneralp, Yeşim Atik, Rengin Yurdakul, Aydın
O. Erkan. Berat B. Bir. Ahmet Özel. Kamuran Tuç, Yaşar Bağ,
Zehra Açıçbe.
1995 yılında 8 sayı yayınlanmış olup, yayınını
sürdürmektedir.”
Hayri Bey’in artık Abhazya’da anavatanda olduğunu, TV. Ye
program hazırladığını mutlaka duymuşsunuzdur. Eleştirmek benim
kaderim olmalı... Alaşara!yı da eleştirmiş, iki eleştiri
yazısı göndermişim o günler. Kendilerine ulaşan birincisini
ekte sunuyorum. Ben elden gönderdiğim halde arkadaşlara
ulaşmayan ikincisi ise daha sonra sunayım sizlere:
“13 12 1995
“Alaşara” Dergisi Sayın Yöneticilerine...
Kaliteli bir baskı ve profesyonel bir anlayış ile bizden olan
insanların, bizlerin konularını işleyen, kimilerini de Türkiye
gündemine taşıma başarısı gösteren bir dergiye sevinmemek
mümkün mü? Elbette ki ben de derginize, öncesinde de Nart
Yayıncılık’ın azımsanmayacak sayıdaki kitaplarına çok
sevinmiştim. Görüşmelerimizde, telefonlaşmalarımızda da
belirtmiştim.
Ancak üzülerek söyleyeyim ki, görüşmelerimizde de değindiğim
gibi yayın politikanızı anlayabilmiş değilim. Nasıl bir yayın
politikasının olması gerektiği, bu politikaya göre nelerin
nasıl yazılması gerektiği, nelere öncelik verilip nelerin
ihmaş edilebileceği, ayrı bir tartışma konusu. Bununla
birlikte tanık olduğum bir olayın dergide veriliş biçimi,
derginin objektifliği konusunda, azından bu konudaki özeni
konusunda kuşku uyandırıcı.
Söz konusu haber, İslamey ile ilgili olanı. Başlığa bakalım:
“İSLAMEY GELMİYOR”
Yalnızca başlığı okuyan birine; İslamey’in, -haklı ya da
haksız bulunabilecek bir gerekçeden dolayı- programını
kendisinin iptal ettiğini düşündürtmez mi? Dahası “Kartal
Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği” tarafından Türkiye’ye
davet edilen Adige Cumhuriyeti’nin dünyaca tanınmış başarılı
halk dansları topluluğu İslamey aynı tarihlerde Kafkasya
Konfederasyonu Halk Dansları Grubu “Kafkas”ın Türkiye’ye
gelecek olması nedeni ile programını iptal etti” tümcesini
okuyup sonrasını okumayanlar, “İslamey”in, “Kafkas’ın”
gelişine kızarak programını iptal ettiği kuşkusuna kapılmazlar
mı?
Ancak daha sonra, dernek yönetim kurulu üyesi Sayın Saffet
Öztürk’ün sözleri, iptalin Türkiye tarafından kaynaklandığını
ortaya koyuyor. Yalnız bu kadarcık bilgi ve objektif bir
yaklaşım ile haberi yeniden oluşturursak, herhalde başlık
“İSLAMEY GLEMİYOR” olurdu. Arkasından sayın Safet Öztük’ün
sözleri verilirdi:
Bu konuda görüştüğümüz Kartal Kafkas Kültür ve Dayanışma
Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Safet Öztürk, “Konfederasyon Halk
Dansları Grubu’nun Türkiye’ye geleceğini bilmediğimiz için
İslamey’i davet etmiştik. Ancak her iki ekibin programlarının
aynı tarihe rastlaması bizi zor duruma soktu ve İslamey’in
programını kendilerine de danışarak iptal etmek zorunda
kaldık. Ancak vazgeçmiş değiliz. İslamey’i de mümkün olan en
kısa zamanda Türkiye’ye getireceğiz.” Bu da haberi daha
objektif yapmakla kalmaz, İslamey’in gelmiyor oluşuna üzülen
okurlarınız da teselli olurdu.
Ancak derginiz, olayı biraz daha kurcalayabilir ve bunun
sonucunda İslamey’in gelişinin iptalinin, Kartal Kafkas Kültür
ve Yardımlaşma Derneği tarafından alınmış tek taraflı bir
karar olduğunu, yazının yazıldığı günlere kadar İslamey
tarafına resmi bilgi verilmediğini ve bunun İslamey
yetkililerini çok üzdüğünü ortaya çıkartabilir, haberinde bunu
duyumsatabilirdi. Hele “ulusal kültürel değerleri yaşatmak ve
geliştirmek” amaçlarınızdan biriyse eğer; bu davranışın uygun
olmadığını, Kafkaslılığa hiç mi hiç yakışmadığını
ekleyebilirdi.
Bilmem siz ne dersiniz?
Kalın Sağlıcakla...
Not: Birinci sayınızı bulamadığım için okuyamadım. Her
yayın organı gibi ilk sayınızda amacınızı, ilkelerinizi belki
de açıklamıştınız. Birinci sayıdaki açıklamaları yeterli
buluyorsanız onun fotokopisini, yeterli görmüyor ve değer
görüyorsanız ayrıca bir yazıyı gönderirseniz eğer, çıkmış
sayıların daha ayrıntılı eleştirisini sizlerin amaç ve
ilkeleriniz ışığında yazmayı düşünüyorum. Anacak “Kafkasya’yı
yok sayan, problemlerin çözülmesini istemeyen” bir amacınız
yok ise eğer, ele geçen yarım-yamalak bilgileri, bölgeler
arasında ayrım yapıldığı izlenimi de verecek şekilde ve de
problemleri çözmekten sorumlu kişilerin anlayamayacağı dilde
yayınlamayı, ulusal sorumlulukla bağdaştıramıyorum.
Yazışmak, daha iyiyi, daha güzeli birlikte arama çabasında
olmak dileği ile başarılar... |