...................
...................
ЗЭХЭФХ!

27.02.2017

Ali Çurey
...................
 
...................

Can dostlar ve canım soydaşlar!
.

Yazı kalıcı, söz uçucudur.  Birileri, ben, sen veya o; herhangi bir konunun uzmanı olabilecekleri gibi tersi de mümkün. Bu durumda “sen bu konunun uzmanı değilsin ve bu nedenle fikir sunma veya söz etme hakkın yoktur”  demek de hakkınızdır. Bunda bir problem yok.  Esas problem; söyleyene,  yani fikrini ve düşüncesini söyleyenin kişiliğine odaklanarak, ne söylediğinin farkına varmamak.  

“Amaaa…” ile başlayan  “fakat, ancak ve lakin ile biten” yaklaşım.  Sanırım çoğumuz bu hataya düşüyoruz.  Ben niye yalan söylemeyeyim ki? (Söyleyeyim ki değil.)  ''Söylemeyeyim'' diyorum. Çünkü genellikle çoğu insan yalan söylemeye meyillidir.  Bende öyle. Nedir bunun sebebi, dersek: Yanıtı için yığınla  gerekçe sıralayabiliriz.  Ama kendimize gelince yine de “haklılığımızda karar kılarız”.  İşte dananın kuyruğu da burada kopuyor. Kısaca, (*Ego)  hakim oluyor.  Bunu kırmanın, (yani egonun)  tek bir yolu vardır.  O da sahip olduğumuz insan aklını, *insani ahlak çerçevesinde devreye sokmaktır.  Bazen ve hatta sıkça, “Allah bilir ve görür!” savunması ile de konuyu bir başka gizemli güce havale ederek, sıyrılmaya çalışırız. Oysa, insanın kendisi, ne yaptığını ve ne yapmadığını gören ve bilen tek tanıktır. Neden Allah’a havale edilir? Yanıt, Ego.
 

Ey  Ego!  СынолъэIу, Сыногуэ.   Уэри, Зызакьуэ  Гуо! 


“СывутIыпщ!!!” Жу…….

 

*Ego: Ego’nun Çerkesce karşılığı var mıdır? Benim bilebildiğim kadarı ile Щэн sözcüğü yeterlidir. Hoş, evrensel kimlik   kazanmış her sözcüğün Çerkesce'sinin olması gerekmez. Ama, karşılığı var ise, onu da dışlamak doğru olmaz. “Bencillik“ olarak tanımlanan bir kavram. Yani, her konuda “ben demek”. Peki bu öne çıkarsa ne olur? Şu olur: Başkaları “ötekileşir”, ötekileştirme yaygınlaşırsa, birlik (Зэкъуэтныгьэ) yok olur. Bu da,  birlikte “ var”  olamayanların, birlikte “yok” olması sonucunu getirir.  Burada “Щэн” ile “ЩIэн” sözcüklerini karıştırmamak gerekir. Birisi “karakter” , diğeri ise “bilmektir”.

Egonun sırrı, var oluş hikayemizde saklıdır. "Yaradılış" ve "oluşum" her iki hal ve görüşte teoridir. Yani insan aklı sınırlarının ötesindedir. Onun için çözümü, aklın sınırları içine almakla mümkündür.

*İnsani Ahlak: Ahlak izafi (soyut)  bir kavramdır. Her toplumun tarihsel ve kültürel değerlerine bağlıdır. Tanımı, her toplumun tarihsel ve kültürel değerlerine bağlıdır. Ama, tüm insanlığın birleştiği ortak bir payda vardır, onu kastediyorum (yalan söylememek, çalmamak, öldürmemek, komşuna zarar vermemek, doğaya zarar vermemek vs.)

...................
...................
 
...................
...................