...................
...................
KALEM -1 (Тхыпкъэ) 

26.10.2017

Ali Çurey
...................
 
...................

Sevgili dostlarım, bundan böyle yazılarımın adı “KALEM” olacaktır. Sözcükler, tarihi varlığımızın tapu senetleridirler. Onlar sizi asla inkar etmezler. “Sözcük” Arapçası “kelime” olan bir kavramdır. Adigece’si ise “псалъэ цıыкıухэр“dır. 
.........

Tümcenin
Adigece’si de “псалъэухахэp“dır. Söz ise “псалъэ“dır. Bildiğimiz gibi, tümceler sözcüklerden kurulur. Ben burada dil bilgisi dersi vermiyorum, sakın sözlerimi bir yerlere çekmeyin. Yani niyet okumayın! Ne yazıyorsam o dur! “Yok Ali ÇUREY, onu değil de şunu-bunu demek istedi” türünde yaklaşımlar maalesef ülkemizde çok yaygın. Örneğin, “Mustafa Kemal Atatürk onu değil de şunu demek istedi. Başkanımız, onu demek istemedi”. Ve hatta daha da kötüsü; “Allah onu değil de şunu söylüyor.” gibi pek çok konuda tercümanımız mevcut.  
.........
Bu yaklaşım, söyleyeni ve yazanı, yüceltmez. Yani, hâşâ Atatürk ne demek istediğini tam olarak anlatabilecek yetenekte değildir. Onun için esasen anlatmak istediğini tam olarak yazamadı mı?  Yapmayın Tanrı aşkına.
 
.........
Sevgili dostlarım, daha önceleri çok yazdım ve sizleri de bıktırdım. Ama ben de yoruldum. Lütfen  dindaşlık ile soydaşlığı kıyaslamayın. İnsanlar, istediği her dini inancı benimseyebilir. Ama “soydaşlık” öyle değildir. “Efendim, ben
Çerkeslikten istifa ediyorum. Bugünden itibaren Japon’um, Fransız’ım’’ vs. diyemezsiniz. Dersin belki de ama kendin çalar kendin oynarsın. Kısaca “seni” sana unutturmazlar. 
.........
Sevgili dostlarım, ressamsan, resim yapmak zorundasın. Müzisyensen müzik yapmak zorundasın. Heykeltraşsan, heykel yapacaksın. Yani, ressamcı, müzikçi ve heykeltraşcı olacaksın (amiyane). Fransız’san Fransızcı, Alman’san Almancı, Yahudi isen Yahudici ve Arap isen Arapçı olmak zorundasın. 
.........
Evet, dindaşlık, soydaşlığı ‘yok’ edebilmiş olsaydı, tüm Hıristiyanlar tek ulus ve tüm Müslümanlar da öyle  olurdu. 
.........
Dahası, tek ulus olmak için de, soydaşlık yetmiyor. Önce “dildaş” olacaksın. Ortak tarihsel geçmişin ve coğrafi birlikteliğin olacak. Kolay mı öyle “ümmet” olmak ve “ulus” olmak? Hiç mi ders alınmaz. Dili, dini, tarihi geçmişi ve coğrafi ortaklığına rağmen, Arapların birlik sağlayamadığı örneği. “Efendim,  emperyalizm, dış güçler ”falan filan gerekçeleri
lafügüzaftır. 
.........
Sevgili dostlarım, benim bazı sözcüklere takıntımı,
Adigece’nin “yok olduğu” şeklinde yorumlayanlar var.  Yani “Artık Adigece diye bir dil yok. Sadece sözcükler kaldı” gibi yorumlar. 
.........
Canım dostlarım, şu anda anavatanda 
Nalçik, Çerkessk ve  Maykop kent merkezli cumhuriyetlerde, Nalçik ve Çerkessk Adigece’nin Kaberdey lehçesi, Maykop merkezli cumhuriyette ise (чIэмгуй) lehçesi, dilleri birinci resmi anadil olarak konuşulup, yazılmaktadır. Bu cumhuriyetlerde sözelden, yazılı dile evrileli çok zaman oldu. Her üç cumhuriyette Adigece olarak her konuda üretilen kitaplar bir araya getirilse dağ olur. Yine her üç cumhuriyetin yetiştirdiği Adige edebiyatının, ustaları ve kültür emekçilerinin eserleri, dilimizin yaşadığının, yaşayacağının ve de giderek daha da zenginleşeceğinin, ölümsüz tanıklarıdırlar. Benim  birkaç “sözcükle” bu yolculuğa katılmamın, nedeni, masumane bir mesajdır. Dahası, asimilasyon canavarının, kör girdabında, can çekişen, gurbetçi dilimizin, bir nebze ayakta kalabilmesi için, bir can simidi atmaktır! Ne dünyayı Çerkes yapmak, ne de birilerine ders vermek gibi akıl ötesi bir amacım yoktur. Bunun içinde anavatandan ve onun yazılı dilinden kopmamak birinci öncelikli meseledir. Aksine, bazı Çerkes dostlarım da dünyayı kurtarmak ve dini inançları egemen kılmak için verdikleri, mücadelenin, birkaç yüzdesini de, önce kendisini ve sonrada çocuklarını kurtarmak bakımından izdivaç, inanç ve ihtiyaç üçgeninden çıksın. 
.........
.........
NOTLAR:
1)
Kurutulan dereler, geriye sürülen denizler, yok edilen doğanın ve onun ayrılmaz toprak canlılarının elbette ki bir koruyucuları vardır. “O” mutlaka devreye girecektir. “Yok edilmek” istenen veya “yok sayılan” antik ve kadim dillerin yok olması ( NOT 1 de ki ) olay ile eş anlamlıdır.  
2) Atın, sevk idaresi için ağzına “dizgin” ( kantarma ) takılır. Çifte koşulan canlılara ise “yular” takılır. İnsanın sevk idaresi için aklına ve diline ne takılır? Ben aklımı ve dilimi
zaptedemiyorum! 
.........
УЩИЕ  ПСАЛЪЭ

Жьэр  гъэкъабзэ,
Бзэр  гъэIэсэ, 
ПцIЫ  умыупс,
Псэм  удэмылажьэ, 
Жьыгъэм  зумыгъэхь, 
Хьэм  уемыхьэкъу, 
Къуэм  уемыубзэ, 
Бзаджэм  уемыуалIэ, 
ЛIЫгъэм  уримыбйй 
Уи  бий  лIакIэ – 
Уигу  жьы  думыгъэху. 
Уи  напэр  хужьу, 
Уи  щэныр  дахэу, 
ЦIыхум  уахэтмэ  фIыуэ 
укъалъагъунщ 
.........
Kaynakça: Адыгэ Псалъэжьхэр, Налщык 1967. 

.........
NOT:
  Bu bir şiir değildir. Nasihat ve uyarı yazısıdır.

...................
...................
 
...................
...................