...................
...................
SİYASET, KİMYAMIZI MI BOZDU?  
11.04.2015
YEMUZ Nevzat Tarakçı
...................
...................

Milletvekili aday listeleri açıklandı.

“Siyasetin Çerkeslere 7 Nisan mesajı” nı iyi okumak gerek.

Ne dedi siyaset Çerkeslere:

“Siz, dünyaya derneklerinizin küçücük penceresinden baktıkça,”

“Siz, siyaseti bu teşkilatlanma yapınızla seyretmeyi sürdürdükçe,”

“Siz, bu iri lâflar eden haliniz ve cılız icraatlarınızla bir yere varamazsınız, siyasetin yönetiminde yer alamazsınız.”

“Sevgili Çerkes kardeşler, siz, bugüne kadar kâfe çaldınız, haydi şimdi oynayın biraz!”

 

DEMEK Kİ DERDİMİZİ ANLATAMADIK, GÜCÜMÜZÜ GÖSTEREMEDİK!

Çerkes toplumunun siyasi otoriteden taleplerini

Toplumun gücünü,

Bu ülkeyi yönetenlere kim anlatacak?

Bireyler mi?

Dernekler mi?

Çatı kurumları mı?

Sahi görevini yapmayan kim?

 

7 NİSAN’DAN 7 HAZİRAN’A

Nisan’ı gördük, sağ olursak Haziran’ı da göreceğiz.

Göreceğiz Çerkes siyasetinin sonuçlarını.

Tek yürek olması gerekenlerin ne kadar bencil, ne kadar dağınık olduğunu göreceğiz.

Sahipsiz toplum görüntüsünün yüreklerimizi nasıl acıttığını göreceğiz!

Göreceğiz, ezberlerimizi bozmadan büyük işler yapamayacağımızı.

Göreceğiz, derneklerde boş oturmakla sosyal ve kültürel sorunlarımızın çözülemeyeceğini.

Göreceğiz ve belki, acı gerçekleri samimiyetle dillendiren kişileri, neden bu kadar insafsızca eleştirdiğimize üzüleceğiz.

 

BU NE TAHAMMÜLSÜZLÜK!

Çerkes toplumu olarak siyasetin kıyıcığına çekingen, ürkek küçücük bir adım attık ya, koptu kıyamet!

Ne xabze kaldı ne usul ne kural!

Ne büyük ne küçük!

Ne oldu bize?

Baksana, daha şimdiden kimyamız bozuldu!

 

RAHMİ TUNA, NE DEDİ Kİ?

Sayın Rahmi TUNA, Çerkesçe yayın yapan “Özgür Avrupa Radyosu” na bir röportaj veriyor.

Sayın Av. TUMA Rahmi Tuna, röportajında kısaca şunları söylüyor:

“Çerkes partisi kurulacaksa geniş istişareyle kurulmalıydı.”

“Keşke toplumu çok iyi tanıyan, bu toplumun kültürünü iyi bilen kişilerle birlikte hareket dilseydi.”

“Kimseye sormadan, kimseye danışmadan parti kurarsanız bu parti marjinalleşir.”

“Biz bu dağınıklıktan, Anavatanda da çok çektik.”                           

“Çerkes partisi kurulacaksa bu parti güçlü bir tabana sahip olmalı, toplumumuzu temsil etmeli.”

“Bu parti, Çerkes toplumunun derdiyle dertlenmeli.”

“Bu parti, toplumumuzun dağ gibi problemlerine siyaset ortamında çözümler üretebilmeli.”

“Peki, ‘Biz Çerkes partisi kurduk!’ diyenler, bu partiyi böyle mi kurdu?”

“Çerkes toplumuna danışmadan partiyi kurdular, kendi kendilerini de milletvekili aday adayı olarak gösterdiler. Bu olacak iş mi?”

“Biz bu işleri bu kadar hafife alırsak kimseler bizi ciddiye almaz ve hiçbir problemimiz çözülmez.”

“Sonra, her söylemde Rus düşmanlığı yaparak bir yere varılmaz.”

“Biz, siyasete gireceksek daha politik, daha uyumlu, daha kucaklayıcı olmalı, oyunu kuralına göre oynamalıyız!”

 

HADİ SÖYLEYİN, SİZ BU SÖZLERİN NERESİNE İTİRAZ EDİYORSUNUZ?

Allah aşkına söyleyin, siz bu sözlerin neresine itiraz ediyorsunuz!

Ben, Sayın thamademiz Tuna’nın avukatı değilim.

Rahmi Bey’in avukata ihtiyacı yok, zira kendileri son derece başarılı bir avukat.

Sizce, değerli thamademiz, araştırmacı, yazar Av. Rahmi TUNA, bu düşünceleri için bu kadar insafsızca, seviyesizce eleştirileri hak ediyor mu?

“Görüşünüze katılmıyorum!” der, siz de görüşünüzü söylersiniz, olur biter!

Bu ne tahammülsüzlük!

 

BU ÜSLUP, ÜSLUP DEĞİL!

Siyaset sahnesinin sayın yeni aktörleri, bu gidiş gidiş olmadığı gibi, bu üslup da üslup değil!

Siz, bu kültüre dünya kadar katkısı olan bir “thamade” mizin düşüncesine katılmıyor olabilirsiniz!

Bunu anlarım!

Eleştiri hakkınız var, bunu da anlarım!

Ama siz, usulü de “xabze”yi de bir kenara itip, ismi bu kültürle özdeşleşmiş bir büyüğümüze asla hakaret edemezsiniz!

Çerkes zarafetine yakışmıyor bunlar!

Sayın Çerkes siyasetinin yeni aktörleri,

Amacınız bu topluma ve bu kültüre hizmetse, ne olur toplumunuzu yanınıza alın, karşınıza değil!