{"id":10818,"date":"2019-03-22T11:18:53","date_gmt":"2019-03-22T16:18:53","guid":{"rendered":"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/?p=10818"},"modified":"2019-03-22T11:28:45","modified_gmt":"2019-03-22T16:28:45","slug":"sevdigim-kitaplardan-bolumler","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/sevdigim-kitaplardan-bolumler\/","title":{"rendered":"SEVD\u0130\u011e\u0130M K\u0130TAPLARDAN B\u00d6L\u00dcMLER"},"content":{"rendered":"<p><img decoding=\"async\" class=\"transparent\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yz-image\/a0090-sevdigimkitaplarB.gif\" alt=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yz-image\/a0090-sevdigimkitaplarB.gif\" \/><\/p>\n<p><b><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\">\u00c7ETAO Nadir Ya\u011fan<\/span><\/b><\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\">Bir insan\u0131n ak sa\u00e7lar\u0131 var diye uzun ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek do\u011fru olmaz: Uzun ya\u015famam\u0131\u015ft\u0131r o, uzun zaman var olmu\u015ftur. Korkun\u00e7 bir f\u0131rt\u0131na, adam\u0131n birini liman\u0131n a\u011fz\u0131nda yakalay\u0131p, t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc \u015fiddetli r\u00fczgarlar\u0131n keyfince oraya buraya s\u00fcr\u00fcklediyse ve denizin ayn\u0131 noktas\u0131nda d\u00f6nd\u00fcr\u00fcp dola\u015ft\u0131rd\u0131ysa,denizlerde \u00e7ok yolculuk yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 m\u0131 s\u00f6yleyeceksin o adam\u0131n? \u00c7ok deniz yolculu\u011fu yapmam\u0131\u015ft\u0131r o yaln\u0131zca \u00e7ok sallan\u0131p sars\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong><br \/>\nSeneca-ya\u015fam\u0131n k\u0131sal\u0131\u011f\u0131 \u00fczerine<\/strong><\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn etkinliklerimizin, zavall\u0131 varolu\u015fumuzu uzatmaktan ba\u015fka hi\u00e7bir ama\u00e7 ta\u015f\u0131mayan gereksinimleri kar\u015f\u0131lamaya y\u00f6nelik olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcp, sonra da ara\u015ft\u0131rmalar\u0131m\u0131z\u0131n baz\u0131 noktalar\u0131yla ilgili olarak kendimizi teskin etmemizin tutsa\u011f\u0131 oldu\u011fumuz duvarlar\u0131 renkli bi\u00e7imlere ve ayd\u0131nl\u0131k g\u00f6r\u00fcnt\u00fclere boyayan d\u00fc\u015fsel bir boyun e\u011fmeden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark edince i\u015fte o zaman suskunla\u015f\u0131yorum Wilhelm; o zaman kendi i\u00e7ime dal\u0131yor ve i\u00e7imde bir d\u00fcnya buluyorum!<br \/>\n<strong>Johann Wolfang GOETHE Genc Werther&#8217;in Acilari<\/strong><\/p>\n<p>Hep ayni saatte gelsen daha iyi olur, dedi tilki, s\u00f6zgelimi \u00f6\u011fleden sonra saat d\u00f6rtte gelecek olsan, ben saat \u00fc\u00e7te mutlu olmaya ba\u015flar\u0131m. Her ge\u00e7en dakika mutlulu\u011fum artar. Saat d\u00f6rt dedi mi meraktan yerimde duramaz olurum. Mutlulu\u011fumun arma\u011fan\u0131n\u0131 bulup \u00e7\u0131kar\u0131r\u0131m. Ama geli\u015fig\u00fczel gelirsen i\u00e7imi sana hangi saatte haz\u0131rlayaca\u011f\u0131m\u0131 bilemem.<br \/>\n<strong>K\u00fc\u00e7\u00fck Prens Antoine De Saint-Exupery<\/strong><\/p>\n<p>Ben insanlara ilk gidi\u015fimde yaln\u0131zlara \u00f6zg\u00fc bir delilik i\u015fledim, b\u00fcy\u00fck bir delilik: pazar yerinde g\u00f6r\u00fcnd\u00fcm. Ve herkese s\u00f6z s\u00f6yleyeyim derken, kimseye s\u00f6z s\u00f6yleyememi\u015f oldum.<\/p>\n<p><strong>B\u00f6yle Buyurdu Zerdust Friedrich Nietzsche sayfa 333<br \/>\n<\/strong><br \/>\nFilozof: Do\u011fru bildi\u011fi do\u011frultuda y\u00fcr\u00fcrken, do\u011fru bildi\u011finden \u015fa\u015fmayan bir ak\u0131l ve isten\u00e7 insan\u0131d\u0131r. Filozof: herkesin yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapmayan; birbirinin g\u00f6z\u00fcne batmamak kayg\u0131s\u0131yla, herkesin \u00f6d\u00fcn vere vere davrand\u0131\u011f\u0131 gibi davranmayan insand\u0131r. Filozof: Kendini \u00e7evresini sorgulamakla y\u00fck\u00fcml\u00fc insand\u0131r. -Bu y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc kendisi kendine buyurmu\u015ftur.<\/p>\n<p><strong>Salk\u0131mlar Nermi Uygur<br \/>\n<\/strong><br \/>\nHayatlar\u0131 boyunca bir toplumun mensubu olmu\u015f entelekt\u00fceller bile, bir bak\u0131ma, i\u00e7eridekiler ve yabanc\u0131lar diye ikiye ayr\u0131labilirler: Bir yanda toplumun mevcut haline tamamen ait olanlar, onun i\u00e7inde yo\u011fun bir ayk\u0131r\u0131l\u0131k ya da uyumsuzluk duygusu hissetmeksizin bar\u0131nanlar ki bunlara evet-diyiciler diyebiliriz; \u00f6te yanda hay\u0131r diyenler, toplumlar\u0131yla y\u0131ld\u0131z\u0131 bar\u0131\u015fmayan, bu y\u00fczden de imtiyaz, g\u00fc\u00e7 ve \u015fan \u015f\u00f6hret edinmeme anlam\u0131nda yabanc\u0131 ve s\u00fcrg\u00fcn olan bireyler.<\/p>\n<p><strong>Entelekt\u00fcel Edward Said<br \/>\n<\/strong><br \/>\n\u0130leti\u015fim i\u00e7ine girmek, mesaj\u0131 art y\u00f6resindeki g\u00fcr\u00fclt\u00fcden ve ona i\u00e7sel olan g\u00fcr\u00fclt\u00fcden \u00e7ekip \u00e7\u0131karmak demektir. \u0130leti\u015fim parazite ve kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 verilen bir m\u00fccadeledir. (&#8230;) Fakat klasik d\u00fc\u015f\u00fcncede ileti\u015fimin kendisi bir tart\u0131\u015fma (agon), konu\u015fmac\u0131lar aras\u0131nda bir kavga olarak anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130leti\u015fim s\u00f6ylem i\u00e7inde, yani konu\u015fmac\u0131lar\u0131n birbirine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir talep-yan\u0131t, \u00f6nerme-kar\u015f\u0131 \u00f6nerme diyalekti\u011fi i\u00e7inde cereyan eder.<\/p>\n<p>Ki\u015fi ileti\u015fimi \u015fiddetin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi olarak g\u00f6r\u00fcr ama ba\u015fka ara\u00e7larla s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi. Ki\u015fi herkesin kendi s\u00f6yledi\u011fi \u015feyin hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlamak i\u00e7in konu\u015ftu\u011funu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc zaman, ileti\u015fimin onaylama ve kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kma yoluyla ilerleyen diyalektik ritmi i\u00e7inde herkesin kendini \u00f6tekinden ba\u015fkala\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bir ara g\u00f6r\u00fcr. Kendi hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlamak i\u00e7in konu\u015fmak \u00f6tekini susturmak i\u00e7in konu\u015fmakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Ortak Bir \u015eeyleri Olmayanlar\u0131n Ortakl\u0131\u011f\u0131 Alphonso Lingis s. <\/strong><\/p>\n<p>\u00c7ocu\u011fun ya\u015famak i\u00e7in gereksinim duydu\u011fu dili ona ancak yeti\u015fkinler verebilir. \u00c7ocu\u011fun bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan dil, daima uzmanlar\u0131n dilidir. Bu y\u00fczdendir ki \u00e7ocuklar, dilin bo\u015fluklar\u0131na d\u00fc\u015ft\u00fcklerinde delirdiklerini sanma e\u011filimindedirler. Yetkinlik, yeti\u015fkinlik, bu bo\u015fluklar\u0131n etraf\u0131ndan dola\u015fmay\u0131 bilmektir.<\/p>\n<p><strong>Deh\u015fetler Ve Uzmanlar Adam Philips<br \/>\n<\/strong><br \/>\nBir c\u00fcmleyi bitirmemek \u00e7o\u011funlukla, ki\u015finin belli bir dilsel temsilin e\u015fde\u011feri ya da \u00f6zde\u015fi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131; kendisinin, s\u00f6ylediklerinden daha fazla bir \u015fey oldu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7in kelimelerle tan\u0131mlamak konusundaki teredd\u00fcd\u00fcne bir i\u015faret olabilir. Kad\u0131nlar da erkekler de varolu\u015flar\u0131n\u0131n kelimelere indirgenemez oldu\u011funu bilir; fakat erkekler varolu\u015fu tam da buna indirgemek i\u00e7in ellerinden geleni yapar.<\/p>\n<p><strong>Kad\u0131nlar Neden Yazd\u0131klar\u0131 Her Mektubu G\u00f6ndermezler? Darian Leader<br \/>\n<\/strong><br \/>\nYa\u015famda ba\u015far\u0131lmas\u0131 en g\u00fc\u00e7 \u015fey, kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerine tutsak olmamakt\u0131r. Bu tutsakl\u0131\u011f\u0131n ad\u0131na tutarl\u0131l\u0131k deniyor. (&#8230;) Tutarl\u0131 olmak, hi\u00e7 de\u011fi\u015fmeden hep belirli bir modele g\u00f6re d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi s\u00fcrd\u00fcrmektir.<\/p>\n<p><strong>\u0130\u00e7 \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Krisnamurti<br \/>\n<\/strong><br \/>\nAsya ve Afrika &#8220;\u00f6teki&#8221; kavram\u0131n\u0131n adland\u0131rmalar\u0131yd\u0131, &#8220;barbar&#8221; ve &#8220;putperest&#8221; gibi etnik, k\u00fclt\u00fcrel ve dinsel adland\u0131rmalar\u0131n co\u011frafi d\u00fczeyde ifade edilmi\u015f kaynaklar\u0131yd\u0131. Barbarlar, haliyle, kendilerine barbar demiyorlard\u0131; putperestler de H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 benimsemelerine ve kendilerini b\u00f6yle g\u00f6rmek \u00fczere e\u011fitmelerine de\u011fin kendileri i\u00e7in bu yak\u0131\u015ft\u0131rmay\u0131 kullanm\u0131yorlard\u0131. (&#8230;) Kolomb \u00f6ncesi Amerika sakinlerinin Amerikal\u0131 olduklar\u0131n\u0131n fark\u0131nda olmamalar\u0131 gibi, onlar da Asyal\u0131 ve Afrikal\u0131 olduklar\u0131ndan habersizdi. B\u00f6yle bir s\u0131n\u0131fland\u0131rman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan, Avrupal\u0131lar bunu onlara getirdi\u011finde ve (&#8230;) dayatt\u0131\u011f\u0131nda haberdar oldular.<\/p>\n<p><strong>Catisan Kulturler Bernard Lewis<br \/>\n<\/strong><br \/>\nO d\u00f6nemin seyahatnamelerinde, Avrupa&#8217;n\u0131n k\u0131\u015f\u0131ndan ka\u00e7\u0131p kurtulmak i\u00e7in M\u0131s\u0131r&#8217;a gidenler de anlat\u0131l\u0131r. Bunlar, burunlar\u0131 bir kar\u0131\u015f havada, &#8220;k\u00fclt\u00fcrl\u00fc Avrupal\u0131&#8221; pozlar\u0131nda, azgeli\u015fmi\u015f \u00fclkelerle ve onlar\u0131n kendilerininkinden farkl\u0131 gelenekleriyle alay ediyorlard\u0131. &#8220;S\u0131rf g\u00f6rm\u00fc\u015f olmak i\u00e7in gezip g\u00f6ren&#8221; su &#8220;k\u00fclt\u00fcr gezginleri&#8221; de daha farkl\u0131 de\u011fildi, yorulmak bilmeden tap\u0131nak, antik s\u00fctun ve firavun mezar\u0131 geziyorlard\u0131.<\/p>\n<p><strong>Seyahatin K\u00fclt\u00fcr Tarihi Winfried L\u00f6schburg<br \/>\n<\/strong><br \/>\nAmerikal\u0131 aylaklar gibi denetlemeler yapmaya \u00e7\u0131kan \u015ferifler de yollardan eksik olmayacak, Louis-Ferdinand Celine&#8217;in dedi\u011fi gibi, &#8220;yollardan bir tanesi su\u00e7a, dokuz tanesi can s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131na var\u0131r.&#8221; \u00e7\u00fcnk\u00fc gecenin bir yar\u0131\u015f\u0131nda herkes yata\u011f\u0131ndayken yapacak hi\u00e7bir \u015fey bulamayan \u015ferifler; sokakta y\u00fcr\u00fcrken g\u00f6rd\u00fckleri ilk insan\u0131n tepesine biniverirler. Hatta deniz k\u0131y\u0131s\u0131ndaki sevgililerin bile.<\/p>\n<p><strong>Yaln\u0131z Gezgin Jack Kerouac <\/strong><\/p>\n<p>T\u00fcm bu y\u0131llar boyunca, bizi anlayacak birilerini, bizi oldu\u011fumuz gibi kabullenecek, ta\u015f\u0131 g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 kadar yumu\u015fatacak sihirbaz g\u00fcc\u00fcne sahip birilerini, bizi yarg\u0131lar yerine mutlulu\u011fa g\u00f6t\u00fcrecek, geceleyin ejderhalar\u0131m\u0131zla y\u00fczle\u015febilecek, bizi olmay\u0131 tercih etti\u011fimiz ruha d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilecek birilerini bulmak i\u00e7in bekledik, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm. Daha d\u00fcn, bu sihirli Bir&#8217;ini aynada g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz y\u00fczde buldum.<\/p>\n<p><strong>G\u00fcvenlikten Ka\u00e7\u0131\u015f Richard Bach <\/strong><\/p>\n<p>Sevgi, ba\u015fka ne anlama gelirse gelsin, her zaman teslim olmay\u0131, insan\u0131n duygular\u0131na oldu\u011fu kadar sevgilisine de boyun e\u011fmesini an\u0131msat\u0131r. \u0130ster erkek ister kad\u0131n olsun, ki\u015fi b\u00f6yle bir boyun e\u011fme konusunda ne kadar beceriksizse, a\u015fk ili\u015fkileri de buna oranla o kadar doyumsuz olacakt\u0131r. Bu etkenin kad\u0131nlar\u0131n cinsel so\u011fuklu\u011fu konusunda rol\u00fc olabilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc orgazm olabilmenin \u00f6nko\u015fulu kendini b\u00fct\u00fcn\u00fcyle b\u0131rakabilmektir.<\/p>\n<p><strong>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn Nevrotik \u0130nsan\u0131 Karen Horney <\/strong><\/p>\n<p>Psikiyatri baz\u0131 kimselerin ak\u0131llar\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131rma nedenleriyle ilgilenir ama asil sorun, insanlar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funun neden ak\u0131llar\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131rmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Psikanaliz ve Zen Budizm Erich Fromm<br \/>\n<\/strong><br \/>\nBurada insanlar yoklu\u011fun ve sefaletin ak\u0131llara s\u0131\u011fmayacak boyutlar\u0131n\u0131 ya\u015f\u0131yorlar. Luks, rahat ve konforlu ya\u015fam hakk\u0131nda ne bilebilirler? Her \u015feye ra\u011fmen kaderlerinde olan \u00e7ekmeye raz\u0131lar; buray\u0131, yani yurtlar\u0131n\u0131 terk edip, kendilerine ba\u015fka bir hayat aram\u0131yorlar. Bu kurak topraklar\u0131, Cehennem ate\u015fiyle yak\u0131p kavuran g\u00fcne\u015fin yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 b\u0131rak\u0131p gitmiyorlar. Do\u011fup b\u00fcy\u00fcd\u00fckleri topraklar\u0131na ihanet etmiyorlar. T\u00fcrkiye&#8217;yi M\u00fcsl\u00fcman olan halklardan hi\u00e7 biri terk etmiyor. Ah, sen her zaman elindekiyle yetinebilen T\u00fcrk insan\u0131! Bir \u00fclkenin senden daha sad\u0131k vatanda\u015f\u0131 olabilir mi? B\u00f6yle bir halk ne kadar b\u00fcy\u00fck bir sevgiye sayg\u0131ya lay\u0131kt\u0131r!<\/p>\n<p><strong>Anadolu 1913 B\u00e9la Horvath<br \/>\n<\/strong><br \/>\nK\u0130BAR HIRSIZIN T\u00dcRK\u00dcS\u00dc<\/p>\n<p>Anam\u0131n ipiyle indim g\u00f6kdelen dam\u0131n\u0131zdan<br \/>\nKelebek gibi girdim kelebek cam\u0131n\u0131zdan<br \/>\nTaksinize m\u00fclk\u00fcn\u00fcze dairenize&#8230;<br \/>\nHeceleyerek \u00fczerinde ayak ve el u\u00e7lar\u0131m\u0131n<br \/>\nBelledim seyyarenizi ve kelimelerinizi&#8230;<br \/>\nG\u00f6zlerinize bakt\u0131m,<br \/>\nmukaddes ciltlerinize, b\u00fcfelerinize<br \/>\nVesairenize&#8230;<br \/>\n\u015eiir fenerimle de bakt\u0131m, son \u00e7\u0131\u011fl\u0131k!<br \/>\nA\u015fk yokmu\u015f sizde be\u015f paral\u0131k!<br \/>\nGidiyorum ben bo\u015f\u00e7akallar<br \/>\nS\u0131\u00e7m\u0131\u015f\u0131m ortal\u0131k yerinize<br \/>\nK\u0131\u00e7\u0131m\u0131n fosforuyla ayd\u0131nlan\u0131n siz art\u0131k.<br \/>\n<strong>Rengahenk Can Yucel sayfa 77<\/p>\n<p><\/strong><br \/>\nReklamlarla her birimize bir nesne daha sat\u0131n alarak kendimiz ya da ya\u015famlar\u0131m\u0131z\u0131 de\u011fi\u015ftirmemiz \u00f6nerilir. Ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z bu yeni nesne der reklam, sizi bir bak\u0131ma daha zenginle\u015ftirecektir -asl\u0131nda o nesneyi almak i\u00e7in para harcayarak biraz daha yoksulla\u015facak olsan\u0131z bile.<\/p>\n<p><strong>G\u00f6rme Bicimleri John Berger <\/strong><\/p>\n<p>Paranoyak bir y\u00f6netici, tehlikeyi \u015fahs\u0131ndan uzak tutmak i\u00e7in her arac\u0131 kullanan biri olarak tan\u0131mlanabilir. Tehlikeye meydan okuyup onun kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kmaktan ve sonucu kendi aleyhine olabilecek bir sava\u015fa katlanmaktansa, konunun etraf\u0131ndan dola\u015farak ve kurnazl\u0131k yaparak tehlikenin kendisine yakla\u015fmas\u0131n\u0131 engellemek ister.<\/p>\n<p><strong>Kitle Ve \u0130ktidar Elias Canetti<br \/>\n<\/strong><br \/>\n&#8220;Ne yapal\u0131m, ya\u015famak zorunday\u0131z. Yasayaca\u011f\u0131z Vanya Day\u0131. \u00d6n\u00fcm\u00fczde ne uzun g\u00fcnler, ne uzun geceler var daha. Kaderin bize lay\u0131k g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc t\u00fcm g\u00fc\u00e7l\u00fcklere sab\u0131rla g\u00f6\u011f\u00fcs gerece\u011fiz. \u015eimdi oldu\u011fu gibi ya\u015fl\u0131l\u0131\u011f\u0131m\u0131zda da durup dinlenmeden \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. G\u00fcn\u00fc, saati gelince de \u00f6l\u00fcme boyun e\u011fece\u011fiz. \u0130\u015fte ancak orada, mezarlar\u0131m\u0131zda, nice ac\u0131 \u00e7ekti\u011fimizi, nice g\u00f6zya\u015f\u0131 d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fc, nas\u0131l zor bir ya\u015fam\u0131m\u0131z oldu\u011funu bir bir anlataca\u011f\u0131z. Tanr\u0131 iste o zaman bize ac\u0131yacak.&#8221;<\/p>\n<p><strong>Vanya Dayi Anton Cehov<br \/>\n<\/strong><br \/>\nB\u00f6yle konu\u015furlarken onlar birbirleriyle,<br \/>\nyerde yatan bir k\u00f6pek ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131rd\u0131, kulaklar\u0131n\u0131 dikti,<br \/>\nArgos&#8217;tu bu, sab\u0131rl\u0131 Odysseus b\u00fcy\u00fctm\u00fc\u015ft\u00fc onu,<br \/>\nama hayr\u0131n\u0131 g\u00f6rmeden gitmi\u015fti kutsal \u0130lyon&#8217;a,<br \/>\ngen\u00e7 adamlar ava g\u00f6t\u00fcr\u00fcrlerdi onu eskiden,<br \/>\ntakarlard\u0131 yaban ke\u00e7ilerinin, geyiklerin, tav\u015fanlar\u0131n pesine,<br \/>\noysa \u015fimdi bak\u0131ms\u0131z ve sahipsizdi,<br \/>\nd\u0131\u015f kap\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde yat\u0131yordu, g\u00fcbrenin i\u00e7inde,<br \/>\ni\u015fte orada yat\u0131yordu Argos, her yan\u0131 bit dolu.<br \/>\nYakla\u015fan Odysseus&#8217;u hemen o anda tan\u0131d\u0131,<br \/>\nkuyruk sallad\u0131 ve indirdi iki kula\u011f\u0131n\u0131,<br \/>\nama \u00e7ok bitkindi, kalk\u0131p gelemedi efendisinin yan\u0131na.<br \/>\nOdysseus da ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7evirdi ve sildi g\u00f6z\u00fcnden akan ya\u015f\u0131&#8230;<br \/>\n&#8220;Uzakta \u00f6len efendimizin k\u00f6pe\u011fidir o,<br \/>\ng\u00f6rseydin, ne g\u00fczel, ne canl\u0131 k\u00f6pekti<br \/>\nOdysseus b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131nda onu bize, giderken Troya&#8217;ya,<br \/>\nh\u0131z\u0131n\u0131, \u00e7evikli\u011fini g\u00f6rseydin, a\u00e7\u0131k kal\u0131rd\u0131 a\u011fz\u0131n.<br \/>\nAma iste b\u00f6yle k\u00f6t\u00fcledi, d\u00f6nd\u00fc uyuza,<br \/>\nefendisi yaban ellerinde yok olup gideli beri.<br \/>\nVard\u0131 rahat oturulan kona\u011fa b\u00f6yle konu\u015fa konu\u015fa<br \/>\nve hemen girdi b\u00fcy\u00fck sofraya, soylu taliplerin oturdu\u011fu yere.<br \/>\nAma kara \u00f6l\u00fcm\u00fcn kaderi yakalam\u0131\u015ft\u0131 Argos&#8217;u,<br \/>\ng\u00f6r\u00fcr g\u00f6rmez Odysseus&#8217;u yirmi y\u0131l sonra.<\/p>\n<p><strong>Odyssea Homeros <\/strong><\/p>\n<p>B\u00f6yle cemiyetler, daha ziyade beraberce yalan s\u00f6yleyip, beraberce aldan\u0131p ho\u015f\u00e7a vakit ge\u00e7irmek isteyen insanlar\u0131n i\u015fidir. Cemal Bey ise kolektif yalandan ho\u015flanacak adam de\u011fildi. Yalan, onun i\u00e7in ferdi bir silah, bazen de kendisini ve hayatini s\u00fcslemek i\u00e7in m\u00fcracaat etti\u011fi bir vas\u0131ta idi. \u00d6yle herkesin dut has\u0131r\u0131 gibi, bir ucundan tuttu\u011fu yalana tenezz\u00fcl edemezdi.<\/p>\n<p><strong>Saatleri Ayarlama Enstit\u00fcs\u00fc Ahmet Hamdi Tanp\u0131nar<br \/>\n<\/strong><br \/>\nDun testicilerin oradan ge\u00e7iyordum,<br \/>\nelleri bakt\u0131m ne g\u00fczel oynuyordu toprakla,<br \/>\nbakt\u0131m on parmakta on h\u00fcner.<br \/>\nKimse fark\u0131nda de\u011fildi, bir ben g\u00f6rd\u00fcm,<br \/>\nbabam\u0131n topra\u011f\u0131yd\u0131 ellerindeki toprak.<\/p>\n<p><strong>Rubailer \u00d6mer Hayyam<br \/>\n<\/strong><br \/>\n\u00d6nemli olan yap\u0131lan ya da elde edilen de\u011fil, bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda neden vazge\u00e7ildi\u011fidir. &#8220;\u00d6nemsemek&#8221; sadece davran\u0131\u015fla de\u011fil, bu davran\u0131\u015f\u0131n bedeliyle belli olur. Bu bedel, zaman, para, mal m\u00fclkle \u00f6denebilece\u011fi gibi, bazen bir meslek, bir evlilik, bir yasam, \u015f\u00f6hret ya da sadece bo\u015f zamanla \u00f6denebilir.<\/p>\n<p><strong>Hayvanlar\u0131n Sessiz D\u00fcnyas\u0131 Marian Stamp Dawkins<br \/>\n<\/strong><br \/>\nHer varl\u0131k ge\u00e7icidir ve bir an i\u00e7in parlar ve parlayarak alg\u0131land\u0131\u011f\u0131 anda yine s\u00f6nerek ge\u00e7mi\u015fte kal\u0131r. Yaln\u0131z i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fimdiki an ger\u00e7ektir ve evren s\u00fcrekli yinelenen &#8220;\u015fu an&#8221;lardan, &#8220;ge\u00e7icili\u011fin s\u00fcreklili\u011finden&#8221; ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Zihindeki d\u00fc\u015f\u00fcnce ve duygular\u0131n olu\u015fma ve \u00e7\u00f6z\u00fclme h\u0131z\u0131, birbirlerini izlemeleri, \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rmalar\u0131, sanki kal\u0131c\u0131 ve s\u00fcrekli bir benli\u011fimiz varm\u0131\u015f duygusuna kap\u0131lmam\u0131za yol a\u00e7arak bizi yan\u0131lt\u0131r. &#8220;\u0130steksiz olan, isteklerden ar\u0131nm\u0131\u015f olan, art\u0131k isteklere doymu\u015f olan, iste\u011fini kendi i\u00e7ine \u00e7evirmi\u015f olan ki\u015finin \u00f6z\u00fc art\u0131k dola\u015f\u0131p durmaz; \u00e7\u00fcnk\u00fc o Brahman&#8217;d\u0131r, Brahma&#8217;n\u0131n i\u00e7inde erimi\u015f, \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.&#8221;<\/p>\n<p><strong>\u0130lk\u00e7a\u011f Felsefesi &#8211; Hint Cin Yunan H. J. St\u00f6rig <\/strong><\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131 Tanr\u0131&#8217;n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131na inanan kimseler s\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler:<br \/>\nTanr\u0131, insanlar\u0131 kendindeki insan d\u00fc\u015f\u00fcncesine g\u00f6re var eder. \u00d6te yandan, inan\u00e7s\u0131z kimseler de \u015fu geleneksel g\u00f6r\u00fc\u015fe ba\u011flan\u0131rlar: Nesne, ancak \u00f6z\u00fcne uydu\u011fu zaman var olur. Nitekim XVIII. y\u00fczy\u0131l hep \u015funa inand\u0131: B\u00fct\u00fcn insanlara \u00f6zg\u00fc ortak bir \u00f6z vard\u0131r; bu de\u011fi\u015fmez \u00f6z\u00fcn ad\u0131 insan do\u011fas\u0131d\u0131r. Varolu\u015f\u00e7uluk ise tam tersini \u00f6ne s\u00fcrer bunun: \u0130nsanda -ama yaln\u0131z insanda- varolu\u015f \u00f6zden \u00f6nce gelir.<\/p>\n<p><strong>Varolu\u015f\u00e7uluk Jean Paul Sartre<br \/>\n<\/strong><br \/>\nHintliler, insan\u0131n asil \u00f6z\u00fcn\u00fcn Tanr\u0131 oldu\u011funa, ama bunu fark edemedi\u011fine inan\u0131rlar. \u0130nsan ger\u00e7ek \u00f6z\u00fcn\u00fc anlayamad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece, ruhu v\u00fccut arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla d\u00fcnyaya ba\u011fl\u0131 kalmaktad\u0131r. Kurtulmak ancak ruhun belirli bir geli\u015fmeye varmas\u0131yla olas\u0131d\u0131r ve insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu bir tek \u00f6m\u00fcr boyunca buna eri\u015femezler. (&#8230;) Hintli i\u00e7in, tekrar do\u011fmak bir &#8220;ya\u015fam sonras\u0131&#8221; de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, tekrar cisimlenmi\u015f olan ruh h\u00e2l\u00e2 zamana ve kaderine ba\u011fl\u0131d\u0131r; h\u00e2l\u00e2 zamandan ve tekrar do\u011fmaktan ka\u00e7maya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Yoga Sophy Hoare<br \/>\n<\/strong><br \/>\n\u00d6n\u00fcnde, hi\u00e7bir Y\u0131ld\u0131z \u00c7ocuk&#8217;un kar\u015f\u0131 koyamayaca\u011f\u0131 bir oyuncak, b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131yla D\u00fcnya gezegeni duruyordu. Tam zaman\u0131nda geri d\u00f6nm\u00fc\u015ft\u00fc. A\u015fa\u011f\u0131da, o kalabal\u0131k k\u00fcrede, radar cihazlar\u0131 alarma ge\u00e7ecek, b\u00fcy\u00fck teleskoplar g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fc tarayacak ve insano\u011fluna g\u00f6re tarih sona yakla\u015facakt\u0131. Bin mil a\u015fa\u011f\u0131da, uyuyan \u00f6l\u00fcm kargosunun uyand\u0131\u011f\u0131n\u0131, y\u00f6r\u00fcngesinde a\u011f\u0131r a\u011f\u0131r k\u0131p\u0131rdad\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark etti. \u0130\u00e7indeki zay\u0131f enerjiler onu korkutmuyordu ama daha a\u00e7\u0131k bir g\u00f6\u011f\u00fc ye\u011flerdi. Arzusunu d\u0131\u015far\u0131ya g\u00f6nderdi ve d\u00f6nen megatonlar uyuyan bir k\u00fcrenin yar\u0131s\u0131na sahte, anl\u0131k bir \u015fafak g\u00f6t\u00fcren sessiz bir patlama ile akt\u0131. Sonra d\u00fc\u015f\u00fcncelerini d\u00fczene sokup, hen\u00fcz s\u0131namad\u0131\u011f\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131. D\u00fcnyan\u0131n efendisiydi ama ne yapaca\u011f\u0131ndan pek emin de\u011fildi. Ama bir \u015feyler d\u00fc\u015f\u00fcnecekti.<\/p>\n<p><strong>2001 Bir Uzay Maceras\u0131 Arthur C. Clarke<br \/>\n<\/strong><br \/>\nSonra bir zengin s\u00f6z ald\u0131; &#8220;Bize Vermekten s\u00f6z et&#8221; dedi. Ve El Mustafa yan\u0131tlad\u0131: Elinizdeki mallardan verdi\u011finizde cok az verirsiniz. Ancak, can\u0131n\u0131zdan verdi\u011finizde ger\u00e7ekten vermi\u015f olursunuz. Oysa can\u0131n\u0131z gibi saklad\u0131\u011f\u0131n\u0131z mallar\u0131n\u0131z gelecekte muhta\u00e7 olurum korkusuyla bek\u00e7ili\u011fini yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z nesnelerden ba\u015fka nedir ki? Yar\u0131n\u0131n ne getirece\u011fi belli mi? Kutsal kente do\u011fru yol alan hac\u0131lar\u0131n pesine d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f a\u015f\u0131r\u0131 temkinli bir k\u00f6pek, k\u0131zg\u0131n kumlar\u0131n alt\u0131na bir kemik g\u00f6mse ne \u00e7\u0131kar? Olur da bir \u015feylere muhta\u00e7 duruma d\u00fc\u015ferim korkusu, ger\u00e7ekte muhta\u00e7 durumda olusun ta kendisi de\u011fil midir?<\/p>\n<p><strong>Ermis Halil Cibran<br \/>\n<\/strong><br \/>\nFilozof \u0130bni Sina&#8217;nin bir suf\u00eeye s\u00f6yle dedi\u011fi s\u00f6ylenir:<br \/>\n&#8220;E\u011fer g\u00f6recek kimse olmasayd\u0131 g\u00f6r\u00fclecek ne olurdu?&#8221;<br \/>\nSuf\u00eenin yan\u0131t\u0131 \u015fu olmu\u015f:<br \/>\n&#8220;G\u00f6ren bir g\u00f6z olduktan sonra g\u00f6r\u00fclemeyecek olan nedir?&#8221;<\/p>\n<p><strong>Dogu Bilgelerinden Secmeler \u0130dris Sah<\/strong><\/span><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&Ccedil;ETAO Nadir Ya&#287;an Bir insan&#305;n ak sa&ccedil;lar&#305; var diye uzun ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;n&#305; d&uuml;&#351;&uuml;nmek do&#287;ru olmaz: Uzun ya&#351;amam&#305;&#351;t&#305;r o, uzun zaman var olmu&#351;tur. Korkun&ccedil; bir f&#305;rt&#305;na, adam&#305;n birini liman&#305;n a&#287;z&#305;nda yakalay&#305;p, t&uuml;rl&uuml; t&uuml;rl&uuml; &#351;iddetli r&uuml;zgarlar&#305;n keyfince oraya buraya s&uuml;r&uuml;klediyse ve denizin ayn&#305; noktas&#305;nda d&ouml;nd&uuml;r&uuml;p dola&#351;t&#305;rd&#305;ysa,denizlerde &ccedil;ok yolculuk yapt&#305;&#287;&#305;n&#305; m&#305; s&ouml;yleyeceksin o adam&#305;n? &Ccedil;ok deniz yolculu&#287;u yapmam&#305;&#351;t&#305;r o [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_bbp_topic_count":0,"_bbp_reply_count":0,"_bbp_total_topic_count":0,"_bbp_total_reply_count":0,"_bbp_voice_count":0,"_bbp_anonymous_reply_count":0,"_bbp_topic_count_hidden":0,"_bbp_reply_count_hidden":0,"_bbp_forum_subforum_count":0,"ocean_post_layout":"","ocean_both_sidebars_style":"","ocean_both_sidebars_content_width":0,"ocean_both_sidebars_sidebars_width":0,"ocean_sidebar":"0","ocean_second_sidebar":"0","ocean_disable_margins":"enable","ocean_add_body_class":"","ocean_shortcode_before_top_bar":"","ocean_shortcode_after_top_bar":"","ocean_shortcode_before_header":"","ocean_shortcode_after_header":"","ocean_has_shortcode":"","ocean_shortcode_after_title":"","ocean_shortcode_before_footer_widgets":"","ocean_shortcode_after_footer_widgets":"","ocean_shortcode_before_footer_bottom":"","ocean_shortcode_after_footer_bottom":"","ocean_display_top_bar":"default","ocean_display_header":"default","ocean_header_style":"","ocean_center_header_left_menu":"0","ocean_custom_header_template":"0","ocean_custom_logo":0,"ocean_custom_retina_logo":0,"ocean_custom_logo_max_width":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_width":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_width":0,"ocean_custom_logo_max_height":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_height":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_height":0,"ocean_header_custom_menu":"0","ocean_menu_typo_font_family":"0","ocean_menu_typo_font_subset":"","ocean_menu_typo_font_size":0,"ocean_menu_typo_font_size_tablet":0,"ocean_menu_typo_font_size_mobile":0,"ocean_menu_typo_font_size_unit":"px","ocean_menu_typo_font_weight":"","ocean_menu_typo_font_weight_tablet":"","ocean_menu_typo_font_weight_mobile":"","ocean_menu_typo_transform":"","ocean_menu_typo_transform_tablet":"","ocean_menu_typo_transform_mobile":"","ocean_menu_typo_line_height":0,"ocean_menu_typo_line_height_tablet":0,"ocean_menu_typo_line_height_mobile":0,"ocean_menu_typo_line_height_unit":"","ocean_menu_typo_spacing":0,"ocean_menu_typo_spacing_tablet":0,"ocean_menu_typo_spacing_mobile":0,"ocean_menu_typo_spacing_unit":"","ocean_menu_link_color":"","ocean_menu_link_color_hover":"","ocean_menu_link_color_active":"","ocean_menu_link_background":"","ocean_menu_link_hover_background":"","ocean_menu_link_active_background":"","ocean_menu_social_links_bg":"","ocean_menu_social_hover_links_bg":"","ocean_menu_social_links_color":"","ocean_menu_social_hover_links_color":"","ocean_disable_title":"default","ocean_disable_heading":"default","ocean_post_title":"","ocean_post_subheading":"","ocean_post_title_style":"","ocean_post_title_background_color":"","ocean_post_title_background":0,"ocean_post_title_bg_image_position":"","ocean_post_title_bg_image_attachment":"","ocean_post_title_bg_image_repeat":"","ocean_post_title_bg_image_size":"","ocean_post_title_height":0,"ocean_post_title_bg_overlay":0.5,"ocean_post_title_bg_overlay_color":"","ocean_disable_breadcrumbs":"default","ocean_breadcrumbs_color":"","ocean_breadcrumbs_separator_color":"","ocean_breadcrumbs_links_color":"","ocean_breadcrumbs_links_hover_color":"","ocean_display_footer_widgets":"default","ocean_display_footer_bottom":"default","ocean_custom_footer_template":"0","ocean_post_oembed":"","ocean_post_self_hosted_media":"","ocean_post_video_embed":"","ocean_link_format":"","ocean_link_format_target":"self","ocean_quote_format":"","ocean_quote_format_link":"post","ocean_gallery_link_images":"off","ocean_gallery_id":[],"footnotes":""},"categories":[123],"tags":[],"class_list":["post-10818","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-ed-kitap-tanitimi","entry"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10818","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=10818"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10818\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":10820,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10818\/revisions\/10820"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=10818"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=10818"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=10818"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}