{"id":12297,"date":"2019-03-30T11:12:18","date_gmt":"2019-03-30T16:12:18","guid":{"rendered":"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/?p=12297"},"modified":"2019-03-30T11:12:18","modified_gmt":"2019-03-30T16:12:18","slug":"bir-tilkinin-ettigi-isimler-milli-birligi-nasil-bozar","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/bir-tilkinin-ettigi-isimler-milli-birligi-nasil-bozar\/","title":{"rendered":"Bir Tilkinin Etti\u011fi: \u0130S\u0130MLER M\u0130LL\u0130 B\u0130RL\u0130\u011e\u0130 NASIL BOZAR?"},"content":{"rendered":"<p><img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yz-image5\/0012-adige.GIF\" width=\"130\" height=\"173\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-size: small;\"> Suavi Ayd\u0131n<br \/>\n<\/span><span style=\"font-family: Arial;\"> Toplumsal Tarih, Kas\u0131m 2005<\/span><\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\">Ge\u00e7ti\u011fimiz bahar aylar\u0131nda \u00c7evre Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131n UNDP&#8217;nin bir \u00e7evre raporunda ge\u00e7en hayvan isimleriyle ilgili m\u00fcdahalesi, hi\u00e7 yoktan bir g\u00fcndem yaratt\u0131. Acar gazeteci Yal\u00e7\u0131n Do\u011fan UNDP&#8217;nin bu raporunu g\u00f6rm\u00fc\u015f ve burada ge\u00e7en tilki vs. isimlerinin ard\u0131na tak\u0131lan kurdistanicum, armeniana gibi s\u0131fatlar\u0131 derhal tespit ederek, gazetedeki yaz\u0131s\u0131nda fah\u015f etmi\u015f ve b\u00f6ylelikle \u00c7evre Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131 teyakkuza ge\u00e7irmi\u015fti. Bakanl\u0131k, derhal bu isimleri de\u011fi\u015ftirerek &#8220;g\u00f6revini&#8221; yapt\u0131. Asl\u0131nda bu &#8220;g\u00f6rev&#8221; sadece, buradaki tesad\u00fcften t\u00fcremi\u015f bir i\u015fg\u00fczarl\u0131ktan \u00f6te, bir devlet politikas\u0131n\u0131n ve milliyet\u00e7i bir tavr\u0131n yeni bir \u00f6rne\u011fi olmaktan ibaretti ve bu &#8220;g\u00f6rev&#8221;in ge\u00e7mi\u015fi epeyce gerilere g\u00f6t\u00fcr\u00fclebilirdi. Buradaki farkl\u0131l\u0131k, yer ve insan isimlerinin de\u011fi\u015ftirilmesinden al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu prati\u011fin, bu kez hayvanat ve nebatat \u00fczerine de odaklanmas\u0131yd\u0131 asl\u0131nda.<\/p>\n<p>Yer ve insan isimlerini de\u011fi\u015ftirme prati\u011fi, sadece T\u00fcrkiye&#8217;ye has de\u011fil, a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 b\u00fct\u00fcn ulus-devletle\u015fme s\u00fcre\u00e7lerinin ba\u015fvurdu\u011fu bir uygulamad\u0131r. Zira her ulus-devlet, \u00fczerinde kurulu oldu\u011fu ve egemenli\u011finin me\u015fru oldu\u011funu iddia etti\u011fi topraklar\u0131, etnik olarak da sahiplenecek, bu topraklar\u0131n \u00f6znesi olan millete aidiyetini tescil edecek bir tak\u0131m i\u015flere giri\u015fmi\u015ftir, isim de\u011fi\u015ftirme bu i\u015flerden yaln\u0131zca biridir. Buradaki en temelli sorun, sadece demografik olarak de\u011fil, ayn\u0131 zamanda tarihsel k\u0131dem itibar\u0131yla da o topraklar\u0131n &#8220;ger\u00e7ek sahibi&#8221; olundu\u011funu kan\u0131tlamakt\u0131r. Bu nedenle pek &#8220;derin&#8221; i\u015ftikaklara giri\u015fildi\u011fi gibi, bunun yap\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 durumlarda k\u00f6kten eski isimlerin kesip at\u0131ld\u0131\u011f\u0131, yerlerine pek ar\u0131 -ama o denli de uydurma- isimlerin verildi\u011fi vaka-y\u0131 adiyeden olmu\u015ftur. Rivayet edilir ki, \u0130\u00e7i\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;nda s\u0131rf bu i\u015f i\u00e7in olu\u015fturulmu\u015f bir masa vard\u0131r ve bu masan\u0131n etraf\u0131na toplanan zatlar, 1:25.000 \u00f6l\u00e7ekli askeri haritalar \u00fczerinde har\u0131l har\u0131l isim de\u011fi\u015ftirmekle me\u015fguld\u00fcrler. San\u0131lmas\u0131n ki, sadece k\u00f6y, dere, kasaba adlar\u0131 de\u011fi\u015ftirilmektedir. Az\u0131c\u0131k haritac\u0131l\u0131ktan anlayanlar, 1:25.000 \u00f6l\u00e7e\u011fin ne anlama geldi\u011fini bileceklerdir. Bu \u00f6l\u00e7ek, araziyi pek yak\u0131n eder ve Ahmet A\u011fa&#8217;n\u0131n k\u00fcmesinden Mehmet A\u011fa&#8217;n\u0131n a\u011f\u0131l\u0131na, tek bir mezardan susuz bir dereye kadar pek \u00e7ok ayr\u0131nt\u0131 verir. Yani demem o ki, bu mesai kimsenin akl\u0131na gelmeyecek k\u00fc\u00e7\u00fck tepelerin, kuru dere yataklar\u0131n\u0131n, top a\u011fa\u00e7lar\u0131n, meralar\u0131n, mevkilerin adlar\u0131na dahi m\u00fctealliktir. Yani bu heyetin eline d\u00fc\u015fen haritadaki c\u00fcmle isimlerin pek kurtulu\u015fu yoktur! Merak eden on y\u0131l arayla bas\u0131lm\u0131\u015f bu haritalara bir g\u00f6z atabilir, ne demek istedi\u011fimi anlayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eimdi gelelim bu i\u015fin hikayesine: \u0130sim merak\u0131, II. Abd\u00fclhamid zaman\u0131ndan beri devlet-i Aliye&#8217;yi pek me\u015fgul etmi\u015ftir. Ger\u00e7i o zamanki, isim de\u011fi\u015ftirmekten daha \u00e7ok, yeni kurulan k\u00f6ylere ve onlar\u0131n \u00e7evrelerine isim uydurmak gibi bir \u015feydir. Yani bir \u00f6l\u00e7\u00fcde zarurettendir. S\u00fcrekli g\u00f6\u00e7 alan memleketin iskan politikas\u0131 mucibince, Tatarlar, \u00c7erkesler, Balkan Muhacirleri yeni kurulan k\u00f6ylere yerle\u015ftirilince, bunlara birer de isim uydurmak zaruri olmu\u015f ve bu yerlerin isimleri, genellikle padi\u015fah ve \u015fehzade adlar\u0131na yahut, az olmakla birlikte, g\u00f6\u00e7le gelen kafilenin liderinin ismine at\u0131fla verilmi\u015ftir. Birinci t\u00fcrden isimler mebzul miktardad\u0131r: Re\u015fadiye, Hamidiye, Aziziye, Mahmudiye v.s. \u0130kinci t\u00fcr ise zaten bir gelenektir ve Osmanl\u0131&#8217;da g\u00f6\u00e7er cemaatlerin ve onlar\u0131n yerle\u015fti\u011fi k\u00f6ylerin adland\u0131r\u0131lmas\u0131nda ba\u015fvurulan eski bir y\u00f6ntemden m\u00fclhemdir. Bunun \u00f6rneklerini bug\u00fcn dahi g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr, tabii varl\u0131\u011f\u0131nda sak\u0131nca g\u00f6r\u00fcl\u00fcp de\u011fi\u015ftirilmemi\u015fse: Mehmetbey, Mahmutbey, Arifiye, \u015e\u00fckriye, Mesudiye v.s. gibi&#8230; \u0130ttihat\u00e7\u0131lar, bu ad verme team\u00fcl\u00fcne tuz biber ekerler ve \u00fcnl\u00fc \u0130ttihat\u00e7\u0131lar\u0131n ya da II. Me\u015frutiyet kahramanlar\u0131n\u0131n adlar\u0131n\u0131 sa\u011fda solda g\u00f6rmeye ba\u015flar\u0131z: Enveriye, \u015eevketiye, Mahmut\u015fevketpa\u015fa gibi&#8230;<\/p>\n<p>Ancak, Cumhuriyet&#8217;in ilan\u0131n\u0131 m\u00fcteakip, i\u015fin rengi de\u011fi\u015fir. Vatan topraklar\u0131n\u0131 m\u00fchim \u015fah\u0131s isimlerinden ziyade uydurma isimlerle \u015fereflendirmek esast\u0131r art\u0131k. Yeter ki T\u00fcrkl\u00fckle rab\u0131tas\u0131 tam olsun ve Osmanl\u0131 hat\u0131ras\u0131n\u0131n izlerini silsin. Bu hat\u0131ran\u0131n ille de etnik bir g\u00f6ndermesi olmas\u0131 gerekmez. Osmanl\u0131&#8217;y\u0131 ve dahi \u0130ttihat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 hat\u0131rlatan her t\u00fcrl\u00fc isme de m\u00fcdahale edilecektir. Re\u015fadiye&#8217;nin Yeni\u00e7a\u011fa, Hamidiye&#8217;nin Mesudiye, Aziziye&#8217;nin P\u0131narba\u015f\u0131, Mamuret\u00fclaziz&#8217;in Elaz\u0131\u011f yap\u0131lmas\u0131, bunun \u00f6rnekleri aras\u0131ndad\u0131r. Her ne hikmetse, Eski\u015fehir&#8217;in i\u00e7inde tarihi Ba\u011fdat demiryolunun makas\u0131nda kurulu Enveriye istasyonu g\u00f6zden ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r ve elan bu istasyon resmen bu isimle maruftur. \u0130ttihat\u00e7\u0131lar\u0131n bu hususta kantar\u0131n topuzunu ka\u00e7\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemekte bir mahzur yok. Ama Cumhuriyet&#8217;in ilan\u0131ndan sonra bu hususta Kemalist kadronun da \u0130ttihat\u00e7\u0131lar\u0131n gerisinde kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeye hi\u00e7 imkan yok&#8230; Kirmast\u0131&#8217;n\u0131n Mustafakemalpa\u015fa, Nif&#8217;in Kemalpa\u015fa yap\u0131lmas\u0131n\u0131, memleketin c\u00fcmle ana caddelerine Atat\u00fcrk, Cumhuriyet, Mustafakemalpa\u015fa, \u0130stiklal gibi isimlerin verilmesini bu c\u00fcmleden sayabiliriz. Tabii bu \u00f6rnekler ilk g\u00f6ze \u00e7arpan, irice yerlerin ve \u00f6nemli mevkilerin adlar\u0131d\u0131r. Bu \u00e7er\u00e7evede Pera Caddesi&#8217;nin veya Cadde-i Kebir&#8217;in \u0130stiklal Caddesi, Tatavla&#8217;n\u0131n Kurtulu\u015f mahallesi olmas\u0131, nihai zaferin verdi\u011fi g\u00fc\u00e7le gayrim\u00fcslimlere kar\u015f\u0131 bir meydan okumay\u0131 ve ironiyi i\u015faret eder. Bir de epeyce g\u00f6zden ka\u00e7an ve ger\u00e7ekten de isim de\u011fi\u015ftirme seferberli\u011fi denmesini hak edecek ciddiyette hummal\u0131 bir faaliyet vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin Ankara&#8217;n\u0131n Osmaniye mahallesinin ad\u0131n\u0131n \u0130smetpa\u015fa&#8217;ya \u00e7evrilmesi, pek bilinmeyen ve kampanyan\u0131n boyutlar\u0131na i\u015faret eden bir olay olarak kaydedilebilir. 26 Kanun-\u0131 evvel 1926 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesine yaz\u0131lan bir mektupta g\u00fcya mahalleli, mahallelerinin Osmaniye olan ad\u0131na \u015fiddetle muhalefet etmekte ve mahallenin ad\u0131n\u0131n \u0130smetpa\u015fa yap\u0131lmas\u0131n\u0131 istemektedir. Mektupta \u015fu ifadeler yer al\u0131r:<\/p>\n<p>\u00d6teden beri Da\u011f mahallesi unvan\u0131yla yad olunan mahallemize son zamanlarda bila-sebep, temiz vatan havas\u0131n\u0131 teneff\u00fcs etmek hakk\u0131 kendisinden nez&#8217; olunan \u015ferefsiz ailenin ismi verilmi\u015f ve Osmaniye mahallesi diye yad edilmek hatas\u0131 tahrir ve kadastro vesaikine var\u0131ncaya kadar n\u00fcfuz etmek tehlikesi ba\u015f g\u00f6stermi\u015ftir. Mahallemizin son zamanlardaki inki\u015faf\u0131nda fazilet ve \u015fefkat-\u0131 vatanperveranenin bir timsali olan b\u00fcy\u00fck Ba\u015fvekilin payans\u0131z muavenetleri sebk etmi\u015ftir&#8230; Esbab-\u0131 mezkureye binaen mahallemizin badema ne vak\u0131a-y\u0131 mutab\u0131k olan Da\u011f ne de i\u011fren\u00e7 bir hat\u0131ra-y\u0131 maziyi ta\u015f\u0131yan Osmaniye s\u0131fatlar\u0131yla telkibine r\u0131zam\u0131z yoktur.<\/p>\n<p>Bunun gibi, ulus-devletin kurulu\u015f s\u00fcrecine e\u015flik eden T\u00fcrkle\u015ftirme hamlesinin bir ve\u00e7hesini olu\u015fturan isimlerin millile\u015ftirilmesi kampanyas\u0131, T\u00fcrkiye B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi&#8217;nde \u00f6nergelerle ve tart\u0131\u015fmalarla desteklenmi\u015ftir. Daha sava\u015f devam ederken 20 Aral\u0131k 1336 (1920) tarihli 117 say\u0131l\u0131 ictima\u0131nda, bu konuda ciddi bir tart\u0131\u015fma ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu oturumda \u0130zmit milletvekili S\u0131rr\u0131 Bey, Tunal\u0131 Hilmi Bey&#8217;in bunu &#8220;T\u00fcrk&#8217;\u00fcn mezayas\u0131ndan [\u00fcst\u00fcnl\u00fcklerinden]&#8221; saymas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, \u00fclkedeki yer isimlerinin &#8220;gayrimilli&#8221; kalmas\u0131ndan \u015fikayet etmektedir:<\/p>\n<p>Hakimiyetimiz alt\u0131nda bulunan memleketlerimizden bir \u00e7oklar\u0131n\u0131n gayrimilli isimlerle tevsim olundu\u011funu hepimiz biliyoruz. Hatta bu pek \u015fayan-\u0131 teess\u00fcfdir ki alt\u0131 y\u00fcz seneden beri bu topraklar \u00fcst\u00fcnde keyfemeye\u015fa icra-y\u0131 hakimiyet etti\u011fimiz halde elan bu isimleri millile\u015ftiremedik ve bu, bizim memleket \u00fczerinde tamamen nafiz bir nazarla icra-y\u0131 h\u00fck\u00fcm etmedi\u011fimizi, muhas\u0131mlar\u0131m\u0131z bir delil olarak g\u00f6steriyorlar (&#8230;) Memleketin herhangi bir noktas\u0131nda b\u00f6yle isminin tebdiline l\u00fczum g\u00f6r\u00fclen mahaller varsa i\u015f&#8217;ar edilsin ve hepsi birden yap\u0131ls\u0131n (muvaf\u0131k sadalar\u0131)&#8230;<\/p>\n<p>Isparta milletvekili Nadir Bey&#8217;in ayn\u0131 oturumda sundu\u011fu &#8220;ecnebi isimleri ta\u015f\u0131yan k\u00f6y isimlerinin de\u011fi\u015ftirilmesine dair&#8221; \u00f6nergesi de \u015f\u00f6yledir:<\/p>\n<p>Anadolu i\u00e7erisinde Yunan-\u0131 kadim ve Romal\u0131lardan kalm\u0131\u015f baz\u0131 harabelere nisbetle bu harabeler civar\u0131na m\u00fcsadif kasaba ve kuraya [k\u00f6ylere] Yunani lisan\u0131ndan isimler tesmiye ve elyevm lisan-\u0131 umumide de bunda bir \u00e7ok mahazir [mahzurlar] mevcuttur. Mesela Isparta livas\u0131nda ab u havas\u0131n\u0131n letafetiyle me\u015fhur A\u011fros nahiyesi gibi, bu nahiyede \u00fcmera-y\u0131 Sel\u00e7ukiyeden Gazi Atabey&#8217;in emsali az bulunur kargir bir medresesi mevcut ve kendisi de bu medrese i\u00e7inde medfundur [g\u00f6m\u00fcl\u00fcd\u00fcr]. A\u011fros kasabas\u0131n\u0131n bilumum emlak ve arazisi bu medresenin vakf\u0131d\u0131r. M\u00fc\u015far\u00fcnileyhin [ad\u0131 ge\u00e7enin] vaktiyle malikanesi olan bu nahiyeye A\u011fros demekten ise Atabey nahiyesi demek daha muvak\u0131ft\u0131r. E\u011fridir dahilinde Badl\u0131 nahiyesi var. Oradaki Kurbadl\u0131 harabesine nispeten Badlu nahiyesi denilmi\u015f. Halbuki bu nahiye b\u00fct\u00fcn da\u011fl\u0131kt\u0131r. Lisan-\u0131 umumide bir k\u0131sm\u0131na Cebel nam\u0131 verilir. Halbuki bunun sahihi [do\u011frusu] \u00c7iyil&#8217;dir. Bu nahiyeye dahi \u00c7iyil nahiyesi demek pek muvaf\u0131kt\u0131r san\u0131r\u0131m. Bu iki nahiye isimlerinin ber minval-i muharrer Atabey ve \u00c7iyil namlar\u0131na tebdilini teklif ederim.<\/p>\n<p>Bu gayret, sava\u015f\u0131n bitiminin ard\u0131ndan sistematik hale gelecektir. Zaferden sonra, \u0130stiklal Sava\u015f\u0131 kahramanlar\u0131n\u0131n adlar\u0131 baz\u0131 mevkileri verilirken, g\u00f6zden d\u00fc\u015fenlerin adlar\u0131n\u0131n oralardan geri al\u0131nmas\u0131 da vaki olmu\u015ftur. Uluk\u0131\u015fla ile Ere\u011fli aras\u0131ndaki \u00c7akmak istasyonu bu gidip gelmelere direnen ve ad\u0131n\u0131 muhafaza etmi\u015f olanlardand\u0131r. Lakin bu herc\u00fcmercde t\u0131pk\u0131 Enveriye gibi, g\u00f6zden ka\u00e7anlar ya da Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra iade-i itibar edilip adlar\u0131 yeniden verilenler de olmu\u015ftur. Geyve&#8217;nin istasyon muhiti olan Alifuatpa\u015fa gibi&#8230;<\/p>\n<p>\u0130nad\u0131na, zaman i\u00e7inde Cumhuriyet kadrosunun kar\u015f\u0131s\u0131na ge\u00e7mi\u015f ya da \u00f6yle say\u0131larak adlar\u0131 tarihten ve co\u011frafyadan silinmi\u015f ki\u015filerin adlar\u0131, baz\u0131 tarihsel d\u00f6n\u00fcm noktalar\u0131nda yeniden baz\u0131 mevkilerin ad\u0131 haline gelmi\u015f ve bu ki\u015filere bir t\u00fcr iade-i itibar edilmi\u015ftir. Misal, Gaziemir&#8217;in Menderes edili\u015fi, Karaman&#8217;\u0131n buca\u011f\u0131nda olup buras\u0131 il yap\u0131l\u0131nca il\u00e7e merkezi haline gelen Kaz\u0131mkarabekir gibi&#8230; Ancak ad de\u011fi\u015ftirme operasyonundan en fazla nasibini alanlar, T\u00fcrk\u00e7e olmad\u0131\u011f\u0131 farzedilen ve Eski Anadolu dillerinden beri gelen veya Ermenice, Rumca ya da K\u00fcrt\u00e7e gibi K\u00fc\u00e7\u00fck Asya&#8217;da ya\u015fayan halklar\u0131n dilleriyle ili\u015fkili olan ve bu y\u00fczden bu halklar\u0131n hat\u0131ras\u0131n\u0131 canl\u0131 tuttu\u011fu veya onlar\u0131n T\u00fcrkiye&#8217;deki tarihsel varl\u0131klar\u0131na kan\u0131t te\u015fkil edece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen isimler olmu\u015ftur. Bu konuda, yukar\u0131da Isparta milletvekili Nadir Bey&#8217;in teklifi de i\u00e7inde olmak \u00fczere binlerce \u00f6rnek say\u0131labilir ama, ben burada birka\u00e7\u0131n\u0131 anmakla yetinece\u011fim: Van&#8217;a ba\u011fl\u0131 M\u00fck\u00fcs beldesinin ad\u0131 Bah\u00e7esaray, K\u0131rkkilise K\u0131rklareli, \u00dcsk\u00fcb\u00fc Konuralp, Ankara&#8217;n\u0131n \u0130stanos veya Zir kasabas\u0131 Yenikent, Makrik\u00f6y Bak\u0131rk\u00f6y, Ayastefanos Ye\u015filk\u00f6y, Sinasos Mustafapa\u015fa, Tirilye Zeytinba\u011f\u0131, \u0130mroz G\u00f6k\u00e7eada olmu\u015ftur. Bu arada bir\u00e7ok yer ad\u0131nda varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruyan &#8220;viran&#8221; sonekinin &#8220;\u00f6ren&#8221;le de\u011fi\u015ftirilmesi gibi, Cumhuriyet&#8217;in bay\u0131nd\u0131r ve ayd\u0131nl\u0131k T\u00fcrkiye vaadiyle ba\u011fda\u015fmayan isimlere de el at\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Ad de\u011fi\u015ftirme harekat\u0131 sadece yer isimlerine matuf de\u011fildir. Ki\u015filerin isimlerini de\u011fi\u015ftirdiklerine de tesad\u00fcf edilir. Bunlardan en \u00e7arp\u0131c\u0131s\u0131, aslen Musevi oldu\u011fu halde \u015fiddetli bir T\u00fcrk milliyet\u00e7isi olan ve T\u00fcrkle\u015ftirme ba\u015fl\u0131kl\u0131 bir eser kaleme alarak h\u00fck\u00fcmete bir program \u00f6neren Moiz Kohen&#8217;in ad\u0131n\u0131 Tekinalp&#8217;e de\u011fi\u015ftirmesidir. Do\u011fal olarak bu e\u011filim Soyad\u0131 Kanunu&#8217;nun vaz&#8217;edili\u015finin ard\u0131ndan ifrat ve tefrit noktalar\u0131na varmaktan hali kalmayacakt\u0131r. Birdenbire T\u00fcrkiye sath\u0131nda Noyan, Timu\u00e7in, G\u00f6kb\u00f6r\u00fc, B\u00f6rte\u00e7ine, T\u00fcrke\u015f, O\u011fuz, Tankut, Erkunt, Tulga, Tekin v.s. gibi Orta Asya ge\u00e7mi\u015fini \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran soyadlar\u0131n yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131, etnik T\u00fcrk k\u00f6keninden olmayanlar\u0131n \u00e7o\u011funun da T\u00fcrko\u011flu, T\u00fcrkmen, \u00d6zt\u00fcrk gibi soyadlar ald\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Devletin ideolojik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcne e\u015flik eden bu &#8220;\u0130simlerin T\u00fcrkle\u015ftirilmesi&#8221; operasyonu Refik Halit Karay&#8217;\u0131n kaleminden hicvedilir. Refik Halit, Deli piyesinde II. Me\u015frutiyet&#8217;ten hemen \u00f6nce komaya giren ve Cumhuriyet&#8217;ten hemen sonra kendine gelen bir Osmanl\u0131 efendisini anlat\u0131r. Maruf Bey ad\u0131ndaki bu Abd\u00fclhamid d\u00f6nemi beyzadesi ile torunu (Ayten) ve kalfa (\u015eebnur) aras\u0131nda \u015f\u00f6yle konu\u015fmalar ge\u00e7er:<\/p>\n<p><b>\u015eebnur: <\/b>Oh \u00e7ok \u015f\u00fck\u00fcr! B\u00fcy\u00fckbaba, torun muhabbetteler&#8230; (Aytene d\u00f6nerek) Ha yavrum, Kaya Turgut geldi, seni ecza odas\u0131nda bekliyor.<br \/>\n<b>Ayten: <\/b>Tamam, bug\u00fcn tecr\u00fcbelerimiz var&#8230; Haydi labaratuvara!<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Kaya Turgut da kim?<br \/>\n<b>Ayten: <\/b>S\u0131n\u0131f arkada\u015f\u0131m&#8230; Dar\u00fclmesaide de beraber \u00e7al\u0131\u015f\u0131r\u0131z, \u015fimdilik bana m\u00fcsaade B\u00fcy\u00fckbaba! Biraz daha iyile\u015finiz de tecr\u00fcbelerimizde haz\u0131r bulunursunuz.<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Kuzum \u015eebnur, bu k\u0131z \u00e7\u0131lg\u0131n m\u0131?<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>Ne diyorsunuz, B\u00fcy\u00fck Beyefendi, onun ak\u0131ll\u0131l\u0131\u011f\u0131na d\u00fcnya hayran&#8230; Kaya Turgut&#8217;la i\u00e7eri kapan\u0131rlar, bir\u015feyler kaynat\u0131rlar, bir\u015feyler yakarlar, all\u0131 ye\u015filli dumanlar \u00e7\u0131kar! Sonra \u00f6nlerinde bir f\u0131r\u0131n var&#8230;<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Peki, \u015eebnur, Ayten b\u00f6yle kimyager olacak, ne idi o\u011flan\u0131n ad\u0131, hat\u0131r\u0131mda kalm\u0131yor&#8230;<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>\u00d6zdemir!<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Ha, \u00d6zdemir, O ne tahsil ediyor?<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>Hi\u00e7&#8230; Sultani mektebini bile bitiremedi, bo\u015f gezenin bo\u015f kalfas\u0131!<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Hi\u00e7 bir \u015fey olamad\u0131 m\u0131?<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>Oldu!<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Ne?<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>Sporcu.<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Anlamad\u0131m!<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>Sizin anl\u0131yaca\u011f\u0131n\u0131z canbaz, pehlivan, yang\u0131n n\u00f6bet\u00e7isi, tulumbac\u0131 gibi bir\u015fey!<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Eyvah! Ailemizin \u015ferefimiz mahvoldu desene&#8230;<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>Ben de \u00f6yle san\u0131yordum amma Vacit Bey memnun, &#8220;o\u011flumu herkes parmakla g\u00f6steriyor!&#8221; diyor.<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Vacit \u00e7\u0131ld\u0131rm\u0131\u015f&#8230; Zaten bizim damad\u0131n zevksizli\u011fine numune \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n ismi, bunlar da nas\u0131l isimler? Bir kere Ayten kaide itibarile yanl\u0131\u015f, biri T\u00fcrk\u00e7e, di\u011feri Farisi olan iki kelimeden terkip yap\u0131lamaz. \u00d6zdemir&#8217;e gelince&#8230;<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>(Keserek) Evvela Yakup Hoca da b\u00f6yle bir\u015feyler derdi&#8230; Amma sonradan fikrini de\u011fi\u015ftirdi; T\u00fcrk\u00e7\u00fc oldu.<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>Yahu bu softan\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 da kalmam\u0131\u015f! T\u00fcrk\u00e7\u00fc ne demek? Anadolu&#8217;dan T\u00fcrk m\u00fc getirip sat\u0131yor, ne halt ediyor? Yo\u011furt\u00e7u, kestaneci, helvac\u0131 gibi, \u015fimdi Lazc\u0131, Arnavudcu, K\u00fcrt\u00e7\u00fc falan gibi zanaatlar da m\u0131 var?<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>Ben de i\u00e7inden \u00e7\u0131kam\u0131yorum ki a B\u00fcy\u00fck Beyefendi! Adlar\u0131n\u0131 kaba T\u00fcrk\u00e7e koyanlara, galiba &#8220;T\u00fcrk\u00e7\u00fc&#8221; diyorlar, Yakup Efendi neye ismini Tekin koydu ki&#8230;<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>U\u011fursuzun buldu\u011fu isme de bak!<br \/>\n<b>\u015eebnur: <\/b>\u0130smi bir \u015fey mi? Kendisini bir g\u00f6rseniz&#8230; Bari herife \u015fapka yak\u0131\u015fsa&#8230;<br \/>\n<b>Maruf Bey: <\/b>(G\u00f6zlerini a\u00e7arak) \u015eapka m\u0131? Demek Yakup Hoca tanassur da etti&#8230; Vay kafir vay!<\/p>\n<p>Gelelim olay\u0131m\u0131za: Yer ve ki\u015fi adlar\u0131yla bu derecede me\u015fgul olan T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fi ve devleti, nas\u0131l olduysa biyoloji literat\u00fcr\u00fcne girmi\u015f bir\u00e7ok &#8220;b\u00f6l\u00fcc\u00fc&#8221; ismin fark\u0131na pek ge\u00e7 varabilmi\u015ftir. G\u00fcndemimize rastlayan bu olay\u0131, ilgililere &#8220;duyuran&#8221; ba\u015fta da ad\u0131n\u0131 and\u0131\u011f\u0131m\u0131z Yal\u00e7\u0131n Do\u011fan oldu ve 1 Mart 2005 tarihli k\u00f6\u015fesinde Birle\u015fmi\u015f Milletler Kalk\u0131nma Program\u0131&#8217;n\u0131n (UNDP) parasal destek sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 A\u011fr\u0131&#8217;da yap\u0131lm\u0131\u015f bir projede korunmas\u0131 gereken t\u00fcrler aras\u0131nda Vulpes vulpes kurdistanicum&#8217;un yer ald\u0131\u011f\u0131ndan bahisle, &#8220;UNDP bin y\u0131ll\u0131k k\u0131z\u0131l tilkiyi yaz\u0131\u015fmalar\u0131nda Vulpes Vulpes K\u00fcrdistanicum diye niteliyor!.. Yani, K\u00fcrt tilkisi!.. Hi\u00e7bir bilimsel kitapta yeri olmayan bir tan\u0131m!..&#8221; diyerek \u015fiddetle k\u0131nad\u0131. Biz de Do\u011fan&#8217;\u0131n bu ismin hi\u00e7bir bilimsel kitapta yer almad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tespit etmesine bakarak, kendisinin bilmedi\u011fimiz bir y\u00f6n\u00fcne, yani biyoloji literat\u00fcr\u00fcne hakimiyetine -her ne kadar t\u00fcr\u00fcn ad\u0131n\u0131 kural\u0131na uygun yazamasa da- muttali oluyor ve bilvesile \u00fcstada hayranl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 artt\u0131r\u0131yoruz. Yal\u00e7\u0131n Do\u011fan bununla da kalm\u0131yor ve bu ismin \u00fclkemiz i\u00e7in olu\u015fturdu\u011fu ve y\u0131llarca hi\u00e7bir biyolo\u011fun veya eli kalem tutan erbab\u0131n g\u00f6remedi\u011fi b\u00fcy\u00fck tehlikeye de i\u015faret etmekten geri durmuyor:<\/p>\n<p>Bu i\u015fg\u00fczarl\u0131k nereden \u00e7\u0131kabilir?.. A\u011fr\u0131 ve \u00e7evresi bizim K\u00fcrt yurtta\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n da ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bir b\u00f6lge ya da onlar\u0131n deyimiyle K\u00fcrdistan!.. K\u0131z\u0131l tilki de orada ya\u015fad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, oluyor size K\u00fcrt tilkisi!.. Ona bir de bilimsel bir ad takmak gerek, kar\u015f\u0131m\u0131zda Vulpes Vulpes K\u00fcrdistanicum!.. K\u00fcrt sorunu i\u015fte bu!.. Bizim kendi K\u00fcrt yurtta\u015flar\u0131m\u0131zla \u00e7\u00f6zmek istedi\u011fimiz sorun, her f\u0131rsatta d\u0131\u015far\u0131dan \u00e7omak sokulan bir olay. Hem de ad\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde BM bulunan bir kurulu\u015f bile bu oyunda yer al\u0131yor. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda u\u00e7 veren, ge\u00e7en y\u00fczy\u0131lda arka arkaya patlayan K\u00fcrt isyanlar\u0131n\u0131n hepsinin arkas\u0131nda yabanc\u0131 parma\u011f\u0131 yok mu?..<\/p>\n<p>Sadece K\u00fcrt tilkisiyle bitmiyor. Uluslararas\u0131 kurulu\u015flar\u0131n baz\u0131 yaz\u0131\u015fmalar\u0131nda da, bildi\u011fimiz koyun isim de\u011fi\u015ftiriyor, Ermeni koyunu oluyor!.. T\u00fcrkiye&#8217;nin ba\u015f\u0131ndaki iki derdin haberini hayvan isimlerindeki de\u011fi\u015fikliklerden almak m\u00fcmk\u00fcn!.. Biri K\u00fcrt sorunu, di\u011feri uluslararas\u0131 arenada yeniden sinsi sinsi tart\u0131\u015fmaya ba\u015flanan Ermeni sorunu. Bize hi\u00e7 mi rahat yok!..<\/p>\n<p>Bu haber \u00fczerine \u00c7evre ve Orman Bakanl\u0131\u011f\u0131 harekete ge\u00e7erek g\u00f6zden ka\u00e7an &#8220;bu b\u00f6l\u00fcc\u00fc oyunu&#8221; bozmaya kalk\u0131\u015f\u0131yor ve &#8220;T\u00fcrkiye&#8217;nin \u00fcniter yap\u0131s\u0131n\u0131 bozucu nitelikte olmas\u0131n\u0131 gerek\u00e7e g\u00f6stererek &#8220;Vulpes vulpes kurdistanica&#8221; olarak adland\u0131r\u0131lan tilki t\u00fcr\u00fcn\u00fcn ad\u0131n\u0131, &#8220;Vulpes vulpes&#8221; olarak de\u011fi\u015ftiriyor. Bakanl\u0131\u011fa g\u00f6re T\u00fcrkiye&#8217;de ara\u015ft\u0131rma yapm\u0131\u015f ve \u00e7e\u015fitli bitki ve hayvan t\u00fcrlerini tan\u0131mlam\u0131\u015f baz\u0131 yabanc\u0131 bilim adamlar\u0131, &#8220;\u00f6nyarg\u0131l\u0131 bir zihniyetle&#8221;, hatta &#8220;kas\u0131tl\u0131 olarak&#8221; t\u00fcrleri isimlendirmi\u015flerdi. T\u0131pk\u0131 Ovis armeniana (Ermeni koyunu) gibi&#8230;<\/p>\n<p>Ancak &#8220;sorun&#8221; mezkur tilkiyle koyunun ad\u0131na m\u00fcdahale etmekle bitecek gibi de\u011fildir. Zira b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc 19. y\u00fczy\u0131lda ve 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda Anadolu ve m\u00fccavir co\u011frafyay\u0131 gezerek bu bitki ve hayvan t\u00fcrlerini bulan ve isimlerini veren biyologlar\u0131n &#8220;b\u00f6l\u00fcc\u00fcl\u00fck&#8221; faaliyeti, K\u00fcrt tilkisi ve Ermeni koyunu ile kalmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7evre Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131n bu &#8220;bilimsel&#8221; m\u00fcdahalesinin ard\u0131ndan yine acar gazeteciler, bitki ve hayvan isimleri &#8220;sorunu&#8221;nun mezkur tilki ve koyunun ad\u0131n\u0131 &#8220;T\u00fcrkle\u015ftirmekle&#8221; bitmeyece\u011fini g\u00f6steriverdiler. Zira &#8220;sak\u0131ncal\u0131&#8221; say\u0131labilecek pek \u00e7ok bitki ve hayvan ad\u0131, biyoloji d\u00fcnyas\u0131n\u0131 istila etmi\u015fti. \u00dcstelik GAP \u0130daresi&#8217;nin yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 G\u00fcneydo\u011fu Anadolu B\u00f6lgesi Dicle Havzas\u0131 Endemik Bitki T\u00fcrleri ba\u015fl\u0131kl\u0131 kitab\u0131n listesinde yer alan Paracarium kurdistanicum adl\u0131 &#8220;b\u00f6l\u00fcc\u00fc&#8221; bitki, s\u00f6zkonusu b\u00f6l\u00fcc\u00fc t\u00fcrlerin devletin i\u00e7ine kadar s\u0131zd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermekteydi. Dahas\u0131 T\u00fcrkiye \u00fcniversitelerinin biyoloji b\u00f6l\u00fcmlerinde ve T\u00dcB\u0130TAK gibi bilim kurulu\u015flar\u0131nda Alosa pontica, thorax armeniacus, thorax kurdistanicus, Crocodila lazia, Bolivira kurda, Myosotis lazia, Symphytum kurdicum gibi nice &#8220;sak\u0131ncal\u0131&#8221; bitki ve hayvan\u0131n ad\u0131 cirit atmaktayd\u0131. Ancak \u00c7evre Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131n b\u00f6l\u00fcc\u00fc tilki ve koyun kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6sterdi\u011fi i\u015fbu kararl\u0131 ve yurtsever tav\u0131r, ne yaz\u0131k ki sadece kendisini ba\u011flamakta, bakanl\u0131k kendi \u00e7al\u0131p kendi oynamaktayd\u0131. Zira bu s\u00f6zde K\u00fcrt tilkisiyle, s\u00f6zde Ermeni koyununun ad\u0131, maalesef, uluslararas\u0131 biyolojik t\u00fcrler kodeksine \u00e7oktan kaydedilmi\u015f ve &#8220;de\u011fi\u015ftirilmesi teklif dahi edilemez&#8221; Anayasa maddeleri mesabesinde kesinlik kazanm\u0131\u015ft\u0131. \u00c7evre Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131 hi\u00e7 takmayacak ve ad\u0131 The International Commision on Zoological Nomenclature (ICZN) olan bir uluslararas\u0131 zooloji \u00f6rg\u00fct\u00fc vard\u0131 ki, bu isimler The Commission taraf\u0131ndan tescil edilmekte, yeni isim \u00f6nerileri ve eski isimlere ili\u015fkin de\u011fi\u015ftirme teklifleri sadece bu &#8220;s\u00f6zde&#8221; komisyonun kurallar\u0131na g\u00f6re yap\u0131labilmekte idi. ICZN&#8217;nin g\u00f6rev tan\u0131m\u0131, her t\u00fcrl\u00fc hayvan\u0131n tek ve evrensel olarak kabul edilmi\u015f bilimsel bir ad\u0131 olmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak ve taksonomiyi d\u00fczenlemek bi\u00e7iminde vazedilmi\u015fti. Dolay\u0131s\u0131yla Bakanl\u0131\u011f\u0131n, tabiri caizse &#8220;yeni uyand\u0131\u011f\u0131&#8221; isimler neredeyse bir as\u0131rd\u0131r bu kurulu\u015fun listelerinde yer almakta ve tescil edilmi\u015f bulunmaktayd\u0131. Dahas\u0131, bu kurulu\u015f pek tutucuydu, \u00f6yle kolay kolay isim de\u011fi\u015ftirmelere cevaz verecek gibi de\u011fildi. Zira g\u00f6rev tan\u0131m\u0131nda belirtildi\u011fi gibi, her hayvan i\u00e7in tek ve evrensel olarak kabul edilmi\u015f bir bilimsel ismin bulunmas\u0131n\u0131 sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015fmakta ve olu\u015fmu\u015f bilimsel standart\u0131 korumak ve bu isimleri g\u00fcvence alt\u0131nda tutmak durumundayd\u0131.<\/p>\n<p>Bakanl\u0131\u011f\u0131 ve baz\u0131 zevat\u0131 aya\u011fa kald\u0131ran, hatta T\u00fcrkiye&#8217;yi b\u00f6l\u00fcp-par\u00e7alamaya \u00e7al\u0131\u015fan iki y\u00fczy\u0131ll\u0131k projenin bilim alan\u0131ndaki tezah\u00fcr\u00fc olarak g\u00f6r\u00fclmek suretiyle derhal tepki g\u00f6sterilen mezkur isimlerin mesele yaratmas\u0131, asl\u0131nda T\u00fcrkiye&#8217;de bu t\u00fcr &#8220;hassasiyetlerin&#8221; hen\u00fcz ye\u015fermedi\u011fi bir \u00e7a\u011fda, bu siyasal meselelerle pek alakas\u0131 olmayan biyologlarca bulunmu\u015f bitki ve hayvanlara, bulunduklar\u0131 y\u00f6relere izafeten verilmi\u015f isimlerin bug\u00fcnk\u00fc milliyet\u00e7i konjonkt\u00fcrde &#8220;sak\u0131nca&#8221; arz etmesinden ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildi.<\/p>\n<p>Bu arada, bir de meselenin &#8220;kar\u015f\u0131 taraf\u0131n\u0131&#8221; temsil eden Edip Polat&#8217;tan, ba\u015fka t\u00fcrden sorunlu bir kar\u015f\u0131l\u0131k gelmekte gecikmedi. Edip Polat, 1992 y\u0131l\u0131nda Bilim Dilinde K\u00fcrtler ve K\u00fcrdistan ba\u015fl\u0131kl\u0131 bir kitap yazm\u0131\u015f ve bu kitap y\u00fcz\u00fcnden h\u00fck\u00fcm giyip hapis yatm\u0131\u015ft\u0131. Edip Polat, K\u00fcrtlerin T\u00fcrkiye&#8217;deki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispat i\u00e7in biyoloji literat\u00fcr\u00fcne girmi\u015f K\u00fcrt ve K\u00fcrdistan tak\u0131l\u0131 bitki ve hayvan adlar\u0131na ba\u015fvurmakta ve asl\u0131nda resmi ideolojinin &#8220;yoklu\u011fun&#8221; ispat\u0131 i\u00e7in giri\u015fti\u011fi etkinli\u011fin me\u015fruiyet temelini, bu kez &#8220;varl\u0131\u011f\u0131n&#8221; ispat\u0131 i\u00e7in kar\u015f\u0131 taraftan kurmaktayd\u0131.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak 19. y\u00fczy\u0131lda ve k\u0131smen de 20. y\u00fczy\u0131lda \u00fclkeyi gezerek s\u00f6z konusu bitki ve hayvanlara bu isimleri takdir edenlerin ne T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011finin ne de K\u00fcrt milliyet\u00e7ili\u011finin anlad\u0131\u011f\u0131 gibi bir ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmesi ya da K\u00fcrtl\u00fc\u011fe me\u015fru bir temel sa\u011flamak t\u00fcr\u00fcnden bir kayg\u0131s\u0131 vard\u0131. \u00d6ncelikle Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda R\u00f6nesans&#8217;la birlikte Grek ve Roma antikitesinin esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bilimsel geli\u015fmenin bu esas \u00fczerine in\u015fa edildi\u011fini belirtmemiz gerekiyor. Dolay\u0131s\u0131yla bilimsel terminolojiye egemen olan da antikiteye ait d\u00fcnya tasar\u0131m\u0131 olmu\u015ftur. Buna co\u011frafi adland\u0131rma da dahildir. Modern co\u011frafyada yer adland\u0131rmalar\u0131 ve buna dayanarak d\u00fcnyan\u0131n her yerine a\u00e7\u0131lan di\u011fer alimlerin \u00e7e\u015fitli alanlara ait ama co\u011frafi esasl\u0131 adland\u0131rmalar, bu d\u00f6nemde kal\u0131c\u0131la\u015fan &#8220;gelene\u011fi&#8221; izler. Bu T\u00fcrkiye co\u011frafyas\u0131 i\u00e7in de ge\u00e7erli olmu\u015ftur. T\u00fcrkiye co\u011frafyas\u0131 i\u00e7in hakim terminoloji, Greklerin ve ard\u0131ndan Romal\u0131lar\u0131n co\u011frafi adland\u0131rmalar\u0131na ve a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak Roma eyalet sisteminin terimlerine g\u00f6re bi\u00e7imlenmi\u015ftir. Bu adland\u0131rmalardaki bo\u015fluklar ise Arap co\u011frafyac\u0131lar\u0131n\u0131n belirlemeleriyle doldurulmu\u015ftur. Pontus, Kappadokia, Galatia, Kurdistan, Armenia, Lykia, Lydia, Karia, Kilikia gibi o d\u00f6nemlerden kalma adland\u0131rmalar, 19, y\u00fczy\u0131l\u0131n do\u011fa bilimcileri, co\u011frafyac\u0131lar\u0131 ve be\u015feri bilimcileri taraf\u0131ndan aynen al\u0131nm\u0131\u015f ve kendi kurgular\u0131na aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Zaten hen\u00fcz bir ulus-devlet haline gelmemi\u015f T\u00fcrkiye&#8217;de bu alimlerin sistematik bir &#8220;b\u00f6l\u00fcc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn&#8221; kas\u0131tl\u0131 unsurlar\u0131 olarak bu isimleri kullanmas\u0131 beklenemezdi, Osmanl\u0131 resmi otoriteleri de buna benzer nedenlerle bu konuda kay\u0131ts\u0131z kalm\u0131\u015ft\u0131r. Hatta Osmanl\u0131 h\u00fckumetleri, 11. y\u00fczy\u0131l\u0131n Divan-\u0131 L\u00fcgat-it&#8217;T\u00fcrk&#8217;\u00fcnde bug\u00fcnk\u00fc T\u00fcrkiye&#8217;nin do\u011fu b\u00f6lgesine &#8220;Arz-\u0131 Ekrad&#8221; (K\u00fcrtlerin \u00dclkesi) denmekten \u00e7ekinilmemesi gibi, modern bir idari ve m\u00fclki taksimata ge\u00e7erken bir aral\u0131k bir K\u00fcrdistan eyaleti bile kurmu\u015flar, bug\u00fcnk\u00fc Rize-Artvin-Batum \u00e7evresine de Lazistan Sanca\u011f\u0131 demekte bir beis g\u00f6rmemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fler ulus-devlet kurulduktan sonra tamamen de\u011fi\u015fmi\u015ftir. Cumhuriyet kurucular\u0131n\u0131n ilk kayg\u0131s\u0131, &#8220;Misak-\u0131 Milli&#8221; olarak tan\u0131mlanan topraklar\u0131n &#8220;T\u00fcrklere (daha do\u011frusu burada ya\u015fayan m\u00fcsl\u00fcmanlara) aidiyetini&#8221; kan\u0131tlamak ve Pontus, Ermeni ve K\u00fcrt siyasal olu\u015fumlar\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tescil edecek arg\u00fcmanlar\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fctmek olmu\u015ftu. Zira Sevres anla\u015fmas\u0131 metni bu siyasal olu\u015fumlar\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131yordu ve en az\u0131ndan Lozan&#8217;a kadar b\u00fcy\u00fck devletlerin T\u00fcrkiye hakk\u0131ndaki kararlar\u0131n\u0131 aksi y\u00f6nde etkilemek gerekiyordu.<\/p>\n<p>Bu \u00e7er\u00e7evede yer isimlerine b\u00fcy\u00fck \u00f6nem verilmi\u015f ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar devam eden bir s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde bu topraklar \u00fczerinde Rum, Ermeni, G\u00fcrc\u00fc, \u00c7erkes, Laz, Arap ve K\u00fcrt dili k\u00f6kenli oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen ya da k\u00f6keni anla\u015f\u0131lamayan ama T\u00fcrk\u00e7e olmad\u0131\u011f\u0131na karar verilen isimler h\u0131zla de\u011fi\u015ftirilmi\u015f ve 70-80 y\u0131lda \u00fclke toponomisi neredeyse anla\u015f\u0131lmaz hale gelmi\u015fti. Bu faaliyetin daha 1940&#8217;larda ne dereceye vard\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in Herbert Louis&#8217;in I. Co\u011frafya Kongresi&#8217;nin dikkatine sundu\u011fu \u015fu \u00f6nergeye ba\u015fvurabiliriz:<\/p>\n<p>(&#8230;) Son seneler zarf\u0131nda yaln\u0131z \u015fehir de\u011fil, ayni zamanda b\u00fct\u00fcn T\u00fcrkiye&#8217;deki k\u00f6y isimlerinde, bahusus cenup-do\u011fu vilayetlerinde bir\u00e7ok de\u011fi\u015fiklik olmu\u015ftur. Harita Umum M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc&#8217;n\u00fcn 1:800.000 mikyasl\u0131 haritas\u0131n\u0131n bu g\u00fcnk\u00fc n\u00fcshalar\u0131nda, bu de\u011fi\u015fiklikler g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmam\u0131\u015ft\u0131r. 1:800.000 mikyasl\u0131 bu harita, T\u00fcrkiye&#8217;deki co\u011frafi isimler i\u00e7in resmi bir esas olmak laz\u0131m geldi\u011finden kongre, 1:800.000 mikyasl\u0131 haritan\u0131n yeni bir bas\u0131l\u0131\u015f\u0131nda k\u00f6y isimleri de dahil olmak \u00fczere bu de\u011fi\u015fikliklerin m\u00fcmk\u00fcn mertebe bulundurulmas\u0131n\u0131 Harita Umum M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc&#8217;nden rica eder.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz bu de\u011fi\u015fikliklerden bilimsel kayg\u0131lar g\u00fcderek ho\u015fnut olmayanlar da vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin A. Macit Arda&#8217;n\u0131n \u00f6nergesinde,<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;deki co\u011frafya isimleri k\u0131ymetli birer co\u011frafya, hususiyle tarihi co\u011frafya vesikas\u0131 te\u015fkil etmektedir. Bir arkeologun topraklar i\u00e7ine g\u00f6m\u00fcl\u00fcp eski bir eseri tetkik ederek bunun yap\u0131l\u0131\u015f zaman\u0131n\u0131 tespit ve ihya etmesi&#8230; gibi, bir co\u011frafyac\u0131 da co\u011frafya isimlerinin delaleti ile bir mevkiin tarihi co\u011frafyas\u0131na ait malumat\u0131 tamamlayabilir. Bu cihetleri g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde tutan terim ve co\u011frafya isimlerinin yaz\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 tesbit komisyonu, memleketimize ait co\u011frafya isimlerinin kat&#8217;i l\u00fczum olmad\u0131k\u00e7a alakadar makamlar taraf\u0131ndan de\u011fi\u015ftirilmemesi ve b\u00f6yle bir zaruret halinde de evvelemirde m\u00fctehass\u0131slar\u0131n fikir ve m\u00fctalaalar\u0131n\u0131 ald\u0131ktan sonra bir karar ittihaz edilmesi temennisini izhar&#8230; eylerim<\/p>\n<p>denilmektedir. Ancak karar vericilere k\u00f6y, \u0131rmak, tepe, vadi gibi co\u011frafi birimlerin adlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmek t\u00fcr\u00fcnden mikro \u00f6nlemler yetmemi\u015ftir. Zira as\u0131l olan makro hedef, T\u00fcrkiye Cumhuriyeti&#8217;nin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde kalan co\u011frafi alan\u0131 &#8220;T\u00fcrkle\u015ftirmek&#8221;tir. Bunun i\u00e7in bulunan pratik yol, bu alana &#8220;Anadolu&#8221; demekten ge\u00e7mi\u015ftir. T\u00fcrkiye topraklar\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcne &#8220;Anadolu&#8221; denilmesine ili\u015fkin karar, 6-21 Haziran 1941 tarihleri aras\u0131nda toplanan Birinci Co\u011frafya Kongresi&#8217;nde al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Besim Darkot&#8217;un haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 raporun gerek\u00e7esinde<\/p>\n<p>&#8230;Avrupal\u0131lar taraf\u0131ndan yaz\u0131lm\u0131\u015f co\u011frafya kitaplar\u0131ndan \u00e7o\u011funda memleketimizin ya nehir havzalar\u0131na ve deniz maillerine, yahut &#8211; zaman ve yer bak\u0131m\u0131ndan kat&#8217;iyetle tespiti daima m\u00fcmk\u00fcn olmayan- eski tarihi b\u00f6lgelere g\u00f6re taksim edilmi\u015f oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Umumiyetle ecnebi kaynaklara dayan\u0131larak meydana getirilmi\u015f bulunan yerli eserlerde ise, memleketin co\u011frafi bir realite olan vahdeti ihmal edilerek, birbirinden ayr\u0131 memleketler \u015feklinde &#8220;Rumeli&#8221;, &#8220;Anadolu&#8221;, &#8220;Cezireiulya&#8221; gibi b\u00fcy\u00fck k\u0131s\u0131mlar ayr\u0131ld\u0131ktan sonra bunlar dahilindeki vilayetler ayr\u0131 ayr\u0131 m\u00fctalaa edilirdi (a.b.\u00e7.)<\/p>\n<p>denmektedir. Buna dayanarak T\u00fcrkiye, t\u0131pk\u0131 \u00fcniter bir devlet oldu\u011fu gibi \u00fcniter bir co\u011frafya olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclerek, s\u0131n\u0131rlar\u0131 d\u00f6rt co\u011frafyac\u0131 taraf\u0131ndan tespit edilmi\u015f olan yedi co\u011frafi b\u00f6lgeye ayr\u0131ld\u0131. Bug\u00fcnk\u00fc co\u011frafya kabullerimiz bu taksimata dayanmaktad\u0131r. Ancak sorun, bu taksimat\u0131n d\u00fcnyan\u0131n b\u00fct\u00fcn co\u011frafya camialar\u0131nda ne \u00f6l\u00e7\u00fcde kabul edildi\u011fidir. Bu co\u011frafi kabullerin d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde benimsenip yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Zira tarihsel olarak hi\u00e7bir zaman &#8220;Anadolu&#8221; denilmemi\u015f co\u011frafi sahalar\u0131 bir kararla &#8220;Anadolu&#8221; haline getirmek ve bunu benimsetmek olduk\u00e7a zor bir i\u015ftir. Bu y\u00f6ndeki hassasiyeti ve gayreti anlamak i\u00e7in, Danyal Bediz&#8217;in I. Co\u011frafya Kongresi&#8217;ne verdi\u011fi \u00f6nergeyi buraya almak \u00f6\u011fretici olabilir:<\/p>\n<p>Beynelmimel co\u011frafi eserlerde, atlas ve haritalarda T\u00fcrkiye&#8217;nin milli birli\u011fi ve gururiyle kabil-i telif olmayan baz\u0131 b\u00f6lge isimlerine rastlanmaktad\u0131r. Bu ciheti m\u00fcmk\u00fcn mertebe s\u00fcratle \u00f6nleyebilmek i\u00e7in T\u00fcrkiye Co\u011frafya Kongresi&#8217;nin tespit etmi\u015f oldu\u011fu &#8220;T\u00fcrkiye&#8217;nin Co\u011frafi B\u00f6lgeler&#8221; taksimat\u0131n\u0131n umumi heyet taraf\u0131ndan kabul\u00fcnden sonra beynelmilelle\u015ftirilmesi laz\u0131md\u0131r.<\/p>\n<p>Bediz bunun i\u00e7in bu tespitlerin bro\u015f\u00fcrler halinde d\u00fcnyan\u0131n b\u00fct\u00fcn co\u011frafya kurumlar\u0131na, haritac\u0131lar\u0131na ve dergilerine s\u00fcratle g\u00f6nderilmesini \u00f6nermektedir.<\/p>\n<p>\u015eu halde sorun nerededir? Sorun T\u00fcrkiye&#8217;yi y\u00f6netenlerin hala T\u00fcrkiye&#8217;nin bekas\u0131ndan pek emin olamamas\u0131 ve Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun tasfiyesi s\u00fcrecindeki ruh halinin devam etmesidir. Bu nedenle ulus-devletle\u015fme s\u00fcrecinin iki b\u00fcy\u00fck &#8220;\u00f6tekisi&#8221;, K\u00fcrtler ve Ermenilerle ilgili her t\u00fcrden tecess\u00fcmat, allerji ve refleksif tepkiler yaratmakta gecikmemektedir. Bunlara Patrikhane, Pontus gibi &#8220;hassasiyetler&#8221; de eklenebilir. T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fi ve resmi ideolojisi, T\u00fcrkiye&#8217;nin &#8220;\u00f6tekileri&#8221;nin ve onlar\u0131 temsil eden her t\u00fcrden varl\u0131k belirtisinin hala T\u00fcrkiye&#8217;nin &#8220;d\u0131\u015f d\u00fc\u015fmanlar\u0131&#8221;n\u0131n elindeki en b\u00fcy\u00fck kozlar oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmekte ve kendisini -do\u011fru olsun ya da olmas\u0131n- aksi y\u00f6nde tav\u0131r geli\u015ftirmek zorunda hissetmektedir. \u0130sim meselesi, bu genel ruh halinin \u00f6nemli par\u00e7alar\u0131ndan biridir. Ermeni, K\u00fcrt ve Rum varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 an\u0131\u015ft\u0131ran her t\u00fcrl\u00fc isim bu \u00e7er\u00e7evede tepki g\u00f6rmektedir. Bu noktada, \u00f6rne\u011fin jeologlar\u0131n \u0130\u00e7 Anadolu&#8217;yu boydan boya ge\u00e7en y\u00fczey olu\u015fumlar\u0131 i\u00e7in rahatl\u0131kla kulland\u0131\u011f\u0131 &#8220;Galatia masifi&#8221; teriminin, ya da \u00f6zellikle turizm d\u00fcnyas\u0131nda resmi-sivil herkesin duraksamadan kullan\u0131p benimsedi\u011fi &#8220;Kapadokya&#8221; ad\u0131n\u0131n neden benzer tepkiyi g\u00f6rmedi\u011fi sorusu, a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. E\u011fer T\u00fcrkiye&#8217;nin yak\u0131n ve bug\u00fcnk\u00fc tarihinde resmi otoritenin ve ideolojinin &#8220;tehdit&#8221; olarak alg\u0131lay\u0131p tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 &#8220;Kapadokyal\u0131lar&#8221; veya &#8220;Galatia&#8217;l\u0131lar&#8221; gibi etnik gruplar olsayd\u0131, emin olunuz, bu isimlerin ge\u00e7ti\u011fi her durum da benzer tepkilere maruz kalacak, bu terimlere yer veren her t\u00fcrl\u00fc adland\u0131rma reddedilip yerlerine &#8220;milli&#8221; ya da &#8220;zarars\u0131z&#8221; say\u0131lanlar konulacak ve s\u00f6z konusu isim sava\u015f\u0131 bu terimleri de cephesine katacak bir geni\u015fli\u011fe b\u00fcr\u00fcnecekti.<\/p>\n<p><\/span><span style=\"font-family: Arial;\"><b>KAYNAK\u00c7A:<br \/>\n1)<\/b> Hacettepe \u00dcniversitesi Antropoloji B\u00f6l\u00fcm\u00fc.<br \/>\n<b>2) <\/b>Yal\u00e7\u0131n Do\u011fan, &#8220;Vulpes Vulpes K\u00fcrdistanicum&#8221;, H\u00fcrriyet, 1 Mart 2005.<br \/>\n<b>3)<\/b> Merak eden Yunanistan ve Bulgaristan pratiklerine bakabilir.<br \/>\n<b>4)<\/b> Bkz. Suavi Ayd\u0131n, &#8220;Resmi Tarihin Temeli: Ulusal Tarih Yaz\u0131m\u0131 ve Resmi Tarihte Mitlerin Kayna\u011f\u0131&#8221;, Resmi Tarih Tart\u0131\u015fmalar\u0131, I (der. Fikret Ba\u015fkaya), \u00d6zg\u00fcr \u00dcniversite Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 2005, ss. 43-83.<br \/>\n<b>5) <\/b>Hakimiyet-i Milliye, 24 Kanun-\u0131 evvel 1926. Bu yaz\u0131ya dikkatimi \u00e7eken \u00d6mer T\u00fcrko\u011flu&#8217;na te\u015fekk\u00fcr ederim.<br \/>\n<b>6) <\/b>T.B.M.M. Zab\u0131t Ceridesi., \u0130: 117, 20.12.1336 (1920), C: 1, s. 438.<br \/>\n<b>7)<\/b> Bkz. ayn\u0131 yer.<br \/>\n<b>8) <\/b>Bu \u00e7er\u00e7evede san\u0131r\u0131m en \u00e7arp\u0131c\u0131 olanlar, yeni kurulan \u00fcniversitelere Celal Bayar ve Adnan Menderes&#8217;in, bir fak\u00fclteye de Kaz\u0131m Karabekir&#8217;in adlar\u0131n\u0131n verilmesidir. Bu, Atat\u00fcrk ve \u0130n\u00f6n\u00fc&#8217;n\u00fcn \u00fcniversite isimleri olmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda bir t\u00fcr r\u00f6van\u015f olarak da okunabilir.<br \/>\n<b>9)<\/b> Refik Halit Karay, Deli (\u0130laveli ikinci bas\u0131l\u0131\u015f), Semih Lutfi Kitabevi, \u0130stanbul 1939, s. 12-3.<br \/>\n<b>10)<\/b> Yal\u00e7\u0131n Do\u011fan, &#8220;Vulpes Vulpes K\u00fcrdistanicum&#8221;, H\u00fcrriyet, 1 Mart 2005.<br \/>\n<b>11)<\/b> Bkz. Evrensel, 5 Mart 2005.<br \/>\n<b>12) <\/b>Edip Polat, Bilim Dilinde K\u00fcrtler ve K\u00fcrdistan, Ankara, \u00d6teki Yay\u0131nlar\u0131, 1992.<br \/>\n<b>13)<\/b> Bkz. Besim Atalay (\u00e7ev.), Divan\u00fc Lugat-it-T\u00fcrk Terc\u00fcmesi, Ankara, T\u00fcrk Dil Kurumu Yay\u0131nlar\u0131, 1985, 28 ila 29. sayfalar aras\u0131ndaki harita.<br \/>\n<b>14) <\/b>1847 ve 1848&#8217;de yerel iktidar odaklar\u0131 tasfiye edildikten sonra Hakkari, Siirt, Van ve Mardin b\u00f6lgelerini i\u00e7ine alacak bi\u00e7imde bir K\u00fcrdistan vilayeti kurulmu\u015ftu (Bkz. Suavi Ayd\u0131n, Kudret Emiro\u011flu, Oktay \u00d6zel ve S\u00fcha \u00dcnsal, Mardin: A\u015firet-Cemaat-Devlet, \u0130stanbul, Tarih Vakf\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, 2000, s. 203). B\u00fct\u00fcn Trabzon Vilayet Salnamelerinde a\u00e7\u0131k\u00e7a Lazistan Sanca\u011f\u0131&#8217;n\u0131 g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Hatta ilk Meclis&#8217;te bu b\u00f6lgeden gelenler Lazistan mebusu olarak tescil edilmi\u015flerdi.<br \/>\n<b>15)<\/b> Daha Milli M\u00fccadele devam ederken h\u00fckumet Pontus devletinin kurulmas\u0131na elverecek me\u015fru bir temelin bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in bir kitap yazd\u0131rm\u0131\u015ft\u0131: Bkz. Pontus Mes&#8217;elesi: Te\u015fkilat, Rum ?ekavet ve Fecaimi, H\u00fckumetin \u0130stitlaat ve Tedabiri, Avrupa H\u00fckumetleriyle Muhaberat, Ankara, Matbuat M\u00fcdiriyet-i Umumisi Matbuat ve \u0130stihbarat <\/span><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\">Matbaas\u0131, 1338 (1922).<br \/>\n<\/span><span style=\"font-family: Arial;\"><b>16)<\/b> Diyarbak\u0131r&#8217;da yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir g\u00f6r\u00fc\u015fmede Silvanl\u0131 bir din adam\u0131n\u0131n verdi\u011fi \u00f6rnek \u00e7arp\u0131c\u0131d\u0131r: &#8220;Televizyon&#8217;da Silvan&#8217;\u0131n bir k\u00f6y\u00fcnde olay oldu\u011funu duyuyoruz, haberde verilen ismin nereye ait oldu\u011funu anlamak i\u00e7in telefonlara sar\u0131l\u0131p sa\u011fa sola buran\u0131n neresi oldu\u011funu soruyoruz&#8221;.<br \/>\n<b>17)<\/b> &#8220;Kongreye Verilen Takrirler&#8221;, Birinci Co\u011frafya Kongresi: Raporlar, M\u00fczakereler, Kararlar, 6-21 Haziran 1941, Ankara, Maarif Vekaleti Yay\u0131nlar\u0131, s. 108.<br \/>\n<b>18)<\/b> &#8220;Kongreye Verilen Takrirler&#8221;, Birinci Co\u011frafya Kongresi&#8230;, s. 108<br \/>\n<b>19) <\/b>Darkot, Grek ve Roma antikitesine ait isimlerin ge\u00e7erlili\u011fini kastediyor.<br \/>\n<b>20) <\/b>&#8220;T\u00fcrkiye&#8217;nin Co\u011frafi B\u00f6lgeleri&#8221;, Birinci Co\u011frafya Kongresi:&#8230;, s. 76.<br \/>\n<b>21)<\/b> Yedi b\u00f6lge i\u00e7inde \u00fc\u00e7 Anadolu yarat\u0131lm\u0131\u015f (\u0130\u00e7, Do\u011fu ve G\u00fcneydo\u011fu Anadolu), Pontus diye an\u0131lan b\u00f6lge de Karadeniz haline getirilmi\u015ftir.<br \/>\n<b>22) <\/b>Bu konuda bkz. Suavi Ayd\u0131n, &#8220;Anadolu Diyagonali: Ekolojik Kesinti Tarihsel-K\u00fclt\u00fcrel Bir Farkl\u0131l\u0131\u011fa \u0130\u015faret Edebilir mi?&#8221;, Kebike\u00e7, 17 (2004), ss. 117-137.<br \/>\n<b>23) <\/b>Birinci Co\u011frafya Kongresi&#8230;, s. 112.<br \/>\n<b>24) <\/b>Bkz. N. Hamit ve C. Erent\u00f6z, 1: 500.000 \u00d6l\u00e7ekli T\u00fcrkiye Jeoloji Haritas\u0131: Ankara. Ankara, M.T.A. Yay\u0131nlar\u0131, 1975; E. Chaput, ve H. N. Pamir, Notice Explicative de la Carte G\u00e9ologique au 1: 135.000 de la R\u00e9gion d&#8217;Ankara. \u0130stanbul: \u0130.\u00dc. Jeoloji Enstit\u00fcs\u00fc Yay\u0131nlar\u0131, 1931. Bilhassa Ernest Chaput&#8217;un T\u00fcrk\u00e7ede, I. Co\u011frafya Kongresi&#8217;nden \u00e7ok sonra bas\u0131lan T\u00fcrkiye&#8217;de Jeolojik ve Jeomorfolojik Tetkik Seyahatleri (\u00e7ev. Ali Tano\u011flu, \u0130stanbul, \u0130stanbul \u00dcniversitesi Co\u011frafya Enstit\u00fcs\u00fc Ne\u015friyat\u0131, 1947) ba\u015fl\u0131kl\u0131 kitab\u0131nda &#8220;Galatya Yaylas\u0131&#8221;, &#8220;Likaonya Yaylas\u0131&#8221;, &#8220;Pontik&#8221; gibi terimlerin rahatl\u0131kla kullan\u0131lmas\u0131 dikkat \u00e7ekicidir.<\/span><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Suavi Ayd&#305;n Toplumsal Tarih, Kas&#305;m 2005 Ge&ccedil;ti&#287;imiz bahar aylar&#305;nda &Ccedil;evre Bakanl&#305;&#287;&#305;&rsquo;n&#305;n UNDP&rsquo;nin bir &ccedil;evre raporunda ge&ccedil;en hayvan isimleriyle ilgili m&uuml;dahalesi, hi&ccedil; yoktan bir g&uuml;ndem yaratt&#305;. Acar gazeteci Yal&ccedil;&#305;n Do&#287;an UNDP&rsquo;nin bu raporunu g&ouml;rm&uuml;&#351; ve burada ge&ccedil;en tilki vs. isimlerinin ard&#305;na tak&#305;lan kurdistanicum, armeniana gibi s&#305;fatlar&#305; derhal tespit ederek, gazetedeki yaz&#305;s&#305;nda fah&#351; etmi&#351; ve b&ouml;ylelikle &Ccedil;evre [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_bbp_topic_count":0,"_bbp_reply_count":0,"_bbp_total_topic_count":0,"_bbp_total_reply_count":0,"_bbp_voice_count":0,"_bbp_anonymous_reply_count":0,"_bbp_topic_count_hidden":0,"_bbp_reply_count_hidden":0,"_bbp_forum_subforum_count":0,"ocean_post_layout":"","ocean_both_sidebars_style":"","ocean_both_sidebars_content_width":0,"ocean_both_sidebars_sidebars_width":0,"ocean_sidebar":"0","ocean_second_sidebar":"0","ocean_disable_margins":"enable","ocean_add_body_class":"","ocean_shortcode_before_top_bar":"","ocean_shortcode_after_top_bar":"","ocean_shortcode_before_header":"","ocean_shortcode_after_header":"","ocean_has_shortcode":"","ocean_shortcode_after_title":"","ocean_shortcode_before_footer_widgets":"","ocean_shortcode_after_footer_widgets":"","ocean_shortcode_before_footer_bottom":"","ocean_shortcode_after_footer_bottom":"","ocean_display_top_bar":"default","ocean_display_header":"default","ocean_header_style":"","ocean_center_header_left_menu":"0","ocean_custom_header_template":"0","ocean_custom_logo":0,"ocean_custom_retina_logo":0,"ocean_custom_logo_max_width":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_width":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_width":0,"ocean_custom_logo_max_height":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_height":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_height":0,"ocean_header_custom_menu":"0","ocean_menu_typo_font_family":"0","ocean_menu_typo_font_subset":"","ocean_menu_typo_font_size":0,"ocean_menu_typo_font_size_tablet":0,"ocean_menu_typo_font_size_mobile":0,"ocean_menu_typo_font_size_unit":"px","ocean_menu_typo_font_weight":"","ocean_menu_typo_font_weight_tablet":"","ocean_menu_typo_font_weight_mobile":"","ocean_menu_typo_transform":"","ocean_menu_typo_transform_tablet":"","ocean_menu_typo_transform_mobile":"","ocean_menu_typo_line_height":0,"ocean_menu_typo_line_height_tablet":0,"ocean_menu_typo_line_height_mobile":0,"ocean_menu_typo_line_height_unit":"","ocean_menu_typo_spacing":0,"ocean_menu_typo_spacing_tablet":0,"ocean_menu_typo_spacing_mobile":0,"ocean_menu_typo_spacing_unit":"","ocean_menu_link_color":"","ocean_menu_link_color_hover":"","ocean_menu_link_color_active":"","ocean_menu_link_background":"","ocean_menu_link_hover_background":"","ocean_menu_link_active_background":"","ocean_menu_social_links_bg":"","ocean_menu_social_hover_links_bg":"","ocean_menu_social_links_color":"","ocean_menu_social_hover_links_color":"","ocean_disable_title":"default","ocean_disable_heading":"default","ocean_post_title":"","ocean_post_subheading":"","ocean_post_title_style":"","ocean_post_title_background_color":"","ocean_post_title_background":0,"ocean_post_title_bg_image_position":"","ocean_post_title_bg_image_attachment":"","ocean_post_title_bg_image_repeat":"","ocean_post_title_bg_image_size":"","ocean_post_title_height":0,"ocean_post_title_bg_overlay":0.5,"ocean_post_title_bg_overlay_color":"","ocean_disable_breadcrumbs":"default","ocean_breadcrumbs_color":"","ocean_breadcrumbs_separator_color":"","ocean_breadcrumbs_links_color":"","ocean_breadcrumbs_links_hover_color":"","ocean_display_footer_widgets":"default","ocean_display_footer_bottom":"default","ocean_custom_footer_template":"0","ocean_post_oembed":"","ocean_post_self_hosted_media":"","ocean_post_video_embed":"","ocean_link_format":"","ocean_link_format_target":"self","ocean_quote_format":"","ocean_quote_format_link":"post","ocean_gallery_link_images":"off","ocean_gallery_id":[],"footnotes":""},"categories":[6],"tags":[],"class_list":["post-12297","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-arastirma-ana-sayfa","entry"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/12297","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=12297"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/12297\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":12299,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/12297\/revisions\/12299"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=12297"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=12297"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=12297"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}