{"id":7946,"date":"2020-03-09T17:37:05","date_gmt":"2020-03-09T22:37:05","guid":{"rendered":"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/?p=7946"},"modified":"2021-02-24T15:04:46","modified_gmt":"2021-02-24T21:04:46","slug":"atlantis-efsanesi-ve-kafkasya-ile-iliskisi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/atlantis-efsanesi-ve-kafkasya-ile-iliskisi\/","title":{"rendered":"ATLANT\u0130S EFSANES\u0130 ve KAFKASYA \u0130LE \u0130L\u0130\u015eK\u0130S\u0130"},"content":{"rendered":"<p><img fetchpriority=\"high\" decoding=\"async\" class=\"alignnone size-full wp-image-15771\" src=\"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2019\/03\/ATLANTIS-EFSANESI-ve-KAFKASYA-ILE-ILISKISI-b.jpg\" alt=\"\" width=\"541\" height=\"304\" srcset=\"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2019\/03\/ATLANTIS-EFSANESI-ve-KAFKASYA-ILE-ILISKISI-b.jpg 541w, https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2019\/03\/ATLANTIS-EFSANESI-ve-KAFKASYA-ILE-ILISKISI-b-300x169.jpg 300w\" sizes=\"(max-width: 541px) 100vw, 541px\" \/><\/p>\n<p><strong> <span style=\"font-size: small;\">Ayd\u0131n Osman Erkan<\/span><\/strong><\/p>\n<p>Atlantis insanl\u0131k tarihinin en b\u00fcy\u00fck muammas\u0131d\u0131r&#8230;<\/p>\n<p>Efsane \u015f\u00f6yle ba\u015flar; zaman\u0131m\u0131zdan 11.500 y\u0131l kadar \u00f6nce genellikle bir \u00e7oklar\u0131n\u0131n Atlas Okyanusunda oldu\u011funu iddia ettikleri bir k\u0131ta varm\u0131\u015f. Bu \u00fclke insanl\u0131\u011f\u0131n, \u00f6zellikle beyaz-Ari \u0131rk\u0131n do\u011fdu\u011fu ve \u00e7ok \u00fcst\u00fcn bir uygarl\u0131\u011fa y\u00fckseldi\u011fi bir adaym\u0131\u015f.<\/p>\n<p>B\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc Libya ye Asya\u2019n\u0131n (Anadolu) toplam alan\u0131ndan daha geni\u015fmi\u015f. Burada G\u00fcne\u015f\u2019e tapan bir dini ve teknolojide \u00e7ok geli\u015fmi\u015f bir ilmi benimsemi\u015f, \u00e7ok y\u00fcksek k\u00fclt\u00fcre sahip ve \u00e7ok uygar bir millet ya\u015farm\u0131\u015f&#8230; Atlantisliler, Avrupa, Akdeniz, Karadeniz, Hazar Denizi ve Orta Amerika k\u0131y\u0131lar\u0131na yapt\u0131klar\u0131 seferler ile ora halklar\u0131na bu uygarl\u0131klar\u0131n\u0131 a\u015f\u0131lam\u0131\u015f ve koloniler tesis etmi\u015flerdi.<\/p>\n<p>S\u0131k s\u0131k meydana gelen depremlere ada halk\u0131 al\u0131\u015fm\u0131\u015fsa da. gene epeyce zararl\u0131. oluyordu. Bir g\u00fcn \u00e7ok \u015fiddetli depremler sonucu, Atlantis adas\u0131 tamam\u0131yla sulara g\u00f6m\u00fclerek yery\u00fcz\u00fcnden yok olur ve silinir gider.<\/p>\n<p>Zaman\u0131m\u0131zdan 2400 y\u0131l kadar evvel ya\u015fam\u0131\u015f olan eski Atinal\u0131 filozof-d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr Eflatun (Plato) M.E.428-348, Atlantis efsanesini ilk yazan adamd\u0131r. Eflatuna g\u00f6re, Atinal\u0131 Solon, M.E. 6nc\u0131. y\u00fczy\u0131lda ya\u015fad\u0131, devlet adam\u0131, eski M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131 ziyarete gitti\u011finde orada b\u00fcy\u00fck itibar g\u00f6r\u00fcr ve Sais Mabedi rahipleri ile g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcr. Bu\u00a0 M\u0131s\u0131r rahipleri Solon&#8217;a Yunan ve M\u0131s\u0131r uygarl\u0131klar\u0131n\u0131n daha bir \u00e7ocuk kadar gen\u00e7 olduklar\u0131n\u0131 ve fakat as\u0131l insanl\u0131\u011f\u0131n alt\u0131n devrinin kendi zamanlar\u0131ndan 9000 y\u0131l evvel sulara g\u00f6m\u00fclerek batan ve yok olan Atlantis uygarl\u0131\u011f\u0131 oldu\u011fundan bahsederler. Solon hayret ve ilgi ile bu a\u00e7\u0131klamalar\u0131 dinler ve ilk defa olarak bir bat\u0131l\u0131 Atlantis\u2019in varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 efsane\u00a0 \u015feklinde dahi olsa,\u00f6\u011frenmi\u015f olur.<\/p>\n<p>Sonradan bu notlar ve bilgiler Eflatun taraf\u0131ndan diyaloglar ad\u0131 alt\u0131nda kaleme al\u0131n\u0131r.<\/p>\n<p>Birinci diyalog, Timaeus, ikinci diyalog, Critias, veya Atlantik\u2019tir. Eflatun bu iki. yaz\u0131da Atlantis k\u0131tas\u0131n\u0131 ve geli\u015fimini sonuca kadar detaylar\u0131 ile izah eder. (\u0130lgilenenler, bu eseri okumalar\u0131 tavsiye olunur).<\/p>\n<p>Bir \u00e7ok alime g\u00f6re, Atlantis, Atlas Okyanusunda de\u011fil, fakat ba\u015fka bir yerde idi. \u00d6rne\u011fin, Akdeniz&#8217;de, veya Ege\u2019de Tera adas\u0131, Afrika\u2019da, Kuzey Denizinde, vs., baz\u0131 ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar ise bu muamma \u00fclkenin Kafkasya&#8217;da oldu\u011fundan bahseder, bunlar Reginald A. Fessenden, Delisle de Sales, Hermann Wirth, gibi tarih\u00e7i ve ara\u015ft\u0131rmac\u0131lard\u0131r.<\/p>\n<p>Atlantis k\u0131tas\u0131n\u0131n Kafkasya&#8217;da oldu\u011fu ger\u00e7ekte ispatlanamayaca\u011f\u0131 ve mant\u0131\u011fa ayk\u0131r\u0131 olabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir, fakat ger\u00e7ek olan bir \u015fey vard\u0131r ki Kafkasya ile Atlantis aras\u0131nda \u00e7ok yak\u0131n bir ili\u015fki saptanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Atlantis\u2019 in sulara bat\u0131\u015f\u0131n\u0131 izleyen b\u00fcy\u00fck tufan\u0131n o zamanki bilinen d\u00fcnyay\u0131 sular alt\u0131nda b\u0131rakm\u0131\u015f olmas\u0131 da gerekirdi. Bu tufanda su y\u00fcz\u00fcnde ancak y\u00fcksek da\u011flar\u0131n kalm\u0131\u015f olabilece\u011fi de \u00e7ok m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Avrupa&#8217;n\u0131n en y\u00fcksek da\u011flar\u0131 Pireneler, Alpler ve Kafkas da\u011flar\u0131d\u0131r, ve bu civarda ya\u015fayan insanlar en yak\u0131n kara oldu\u011fu i\u00e7in tufanda kurtulanlar aras\u0131nda say\u0131labilir. Bu b\u00fcy\u00fck felaketten kurtulabilen bir k\u0131s\u0131m Atlantislilerin de b\u00f6yle da\u011fl\u0131k kara par\u00e7alar\u0131na s\u0131\u011f\u0131narak hayatlar\u0131n\u0131 kurtarabilecekleri de akla gelen bir teoridir. Eflatun da bunu bu \u015fekilde yans\u0131tm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Milletler devir, devir ge\u00e7irdikleri geli\u015fimleri ve uygarl\u0131klar\u0131 zamanla unuturlar.\u00a0 Felaketler, tufanlar, depremler \u00e7ok \u015feyi yok eder, kalan harabeler bir ta\u015f y\u0131\u011f\u0131n\u0131d\u0131r. Bir y\u00fczy\u0131l evveline kadar M\u0131s\u0131r halk\u0131 hiyeroglifleri okumaktan ve ge\u00e7mi\u015f M\u0131s\u0131r\u2019\u0131n \u00fcst\u00fcn uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n derecesinden habersiz ya\u015f\u0131yorlard\u0131. \u0130ranl\u0131lar\u0131n Pers ve Darius hakk\u0131nda hemen hemen hi\u00e7bir bilgileri yoktu. Sonralar\u0131 arkeolojik ara\u015ft\u0131rmalar sayesinde eski yaz\u0131larda de\u015fifre olunca \u00e7ok \u015feyler \u00f6\u011frenildi, ve bu milletlerin bug\u00fcnk\u00fc hallerinden \u00e7ok daha \u00fcst\u00fcn bir uygarl\u0131\u011fa sahip olduklar\u0131 anla\u015f\u0131ld\u0131. Yunanl\u0131lar ve\u00a0 Romal\u0131lar da ayn\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131rmaya girebilir.<\/p>\n<p>Kafkasya\u2019ya gelince konumuz dahiline giren, \u00f6zellikle Kuzey-Kafkasya bir\u00e7ok efsane ve masallara konu olmu\u015f, iklimi, ge\u00e7mi\u015fi, co\u011frafyas\u0131 ve tarihi ve insanlar\u0131 ile \u00e7ok ilgin\u00e7 bir \u00fclkedir.<\/p>\n<p>Bu\u00a0 \u00f6zellikle \u00c7erkesistan (veya \u00c7erkesya) b\u00f6lgesinde 19ncu y\u00fczy\u0131ldan beri yap\u0131lan arkeolojik kaz\u0131larda \u00e7ok ilgin\u00e7 ve k\u0131ymetli kral mezarlar\u0131. ve katakomb k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kal\u0131nt\u0131lar\u0131 ke\u015ffedilmi\u015ftir, (E. Chantre) Maikop ve civar\u0131nda. Gene sahilde Tuapse&#8217; den i\u00e7erde Osetya\u2019ya kadar olan b\u00f6lgede\u00a0 ki bu da eski \u00c7erkesya m\u0131nt\u0131kas\u0131. olarak kabul edilir, Dolmen denilen yekpare ta\u015f yap\u0131tlara rastlanmaktad\u0131r. Bunlar\u0131n birer mezar m\u0131 yoksa birer an\u0131t m\u0131 olduklar\u0131 hen\u00fcz belirlenememi\u015ftir.<\/p>\n<p>Kafkasya hakk\u0131nda iki \u00e7ok \u015f\u00fcmull\u00fc eser yazm\u0131\u015f olan ve bu \u00fclkede \u00c7arl\u0131k devrinde ve sonra bizzat geziler yapm\u0131\u015f bulunan \u0130ngiliz John F. Baddeley, ikinci eserinde, Kuzey-Kafkasya\u2019da g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fu \u201cDevasa\u201d harabelerden bahseder. D\u00fcnyada di\u011fer bir e\u015finin ancak G\u00fcney Amerika&#8217;da,Bolivya&#8217;da, 4000 metre y\u00fckseklikte Titicaca g\u00f6l\u00fcn\u00fcn sahillerinde, \u201cTihuanaco\u201d kal\u0131nt\u0131lar\u0131nda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bu \u201cDevasa&#8221; harabelerin nas\u0131l bu y\u00fcksek yerlerde binlerce\u00a0 y\u0131l evvel, ne gibi aletlerle ve kimler taraf\u0131ndan yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 muammas\u0131 hala \u00e7\u00f6z\u00fclmemi\u015ftir. Baddeley&#8217;in g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc harabeler Osetya m\u0131nt\u0131kas\u0131nda, Kaluat k\u00f6y s\u0131rtlar\u0131nda, Edisa ad\u0131 ile an\u0131l\u0131r. Yazar bu kal\u0131nt\u0131lar\u0131 yerli Prof. Melitset Bekof ile gezmi\u015f ve hayran kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ad\u0131na \u201cDevler Kalesi denilen bu yap\u0131tlar y\u00fcksek bir plato \u00fczerine kurulmu\u015f olup, birka\u00e7 d\u00f6n\u00fcmden fazla bir alan\u0131 kaplamakta idi. Volkanik oldu\u011fu iddia edilen ve y\u00fczlerce ton a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131nda kayalardan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Dikd\u00f6rtgen \u015feklinde olan duvarlar\u0131n\u0131n kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131 yerine g\u00f6re \u00fc\u00e7 metreden fazlad\u0131r. Ta\u015flar yekpare bloklar olup kesilmi\u015f veya yontulmu\u015f de\u011fildir,sanki kal\u0131ptan \u00e7\u0131km\u0131\u015fsa benzer, y\u00fczlerce ton a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131ndad\u0131r her bir ta\u015f. Herhangi bir \u00e7imento gibi madde ile yap\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmam\u0131\u015f olup, gayet d\u00fczg\u00fcn \u015fekilde aralar\u0131nda milimetrik bir a\u00e7\u0131kl\u0131k olmadan birbirlerine uyum sa\u011flam\u0131\u015flard\u0131r. B\u00f6ylece bu g\u00f6rkemli yap\u0131t insan \u00fcst\u00fc bir kal\u0131nt\u0131. G\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc\u00a0 vermektedir. Baddeley\u2019in sorusuna cevaben, Prof. Melitset Bekof, bunlar\u0131n Keltler&#8217;den kalma olabilece\u011fini s\u00f6yler, fakat Baddeley&#8217; e g\u00f6re bu eserin Kafkas-Nart mitolojisine de dayanabilece\u011fi tasavvur edilebilir.<\/p>\n<p>Bunun gibi daha bir\u00e7ok izah edilemeyen s\u0131rlara sahip olan Kafkasya&#8217;da ge\u00e7mi\u015fte \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir uygarl\u0131\u011f\u0131n bulundu\u011fu ve orada ya\u015fam\u0131\u015f insanlar\u0131 etkiledi\u011fi inkar edilemez.<\/p>\n<p>Sonralar\u0131\u00a0 halk evvelce de\u011findi\u011fimiz gibi bu b\u00fcy\u00fck uygarl\u0131\u011f\u0131 unutmu\u015f basit bir pastoral hayat ya\u015famaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Fakat en ilgin\u00e7 nokta\u00a0 \u015fudur: Kuzey-Kafkasya halklar\u0131, \u00f6zellikle \u00c7erkes dedi\u011fimiz, Adigeler ilk \u00e7a\u011flardan beri bu \u00fclkenin otokton yerel ahalisini te\u015fkil etmektedir Adigelerin, \u015ehabze denilen yaz\u0131lmam\u0131\u015f ve fakat en k\u00fc\u00e7\u00fck noktas\u0131na kadar uygulanan t\u00f6re ve adetleri, yani bir nevi anayasalar\u0131. vard\u0131r. 19 uncu y\u00fczy\u0131lda Avrupal\u0131lara k\u0131yasla basit bir hayat ve toplum d\u00fczeni ya\u015fayan bu \u00c7erkesler&#8217; in aras\u0131na gelerek bin y\u0131ldan fazla ya\u015fayan \u0130ngiliz ara\u015ft\u0131rmac\u0131 ve seyyah James S.Bell, bu insanlar i\u00e7in; \u201cB\u00fct\u00fcn g\u00f6rd\u00fcklerimin bana verdi\u011fi kan\u0131 \u015fudur, genellikle \u00c7erkesler, \u015fimdiye kadar tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m, i\u015fitti\u011fim ve okudu\u011fum milletlerin en kibar ve nazik olan\u0131d\u0131rlar.&#8221; diye yazm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Gene \u00c7erkesleri 1818-1819 y\u0131llar\u0131nda ziyaret etmi\u015f olan \u015e\u00f6valye Kont T.de Marigny, bu insanlar\u0131n aras\u0131ndaki terbiye, b\u00fcy\u00fc\u011fe ve kad\u0131na sayg\u0131, bo\u011faz\u0131na, beline ve diline sahip olmada g\u00f6sterdikleri irade ile misafirperverlik, fazilet ve inceliklerini uzun, uzun anlat\u0131r ve e\u011fer ailevi vaziyeti m\u00fcsait olsa idi, bu insanlar aras\u0131na yerle\u015fip geri kalan hayat\u0131n\u0131 orada ya\u015famak istedi\u011finden bahseder.<\/p>\n<p>\u015eimdi en m\u00fchim noktaya gelelim; yaz\u0131l\u0131 bir kanunlar\u0131,polisi, \u00fcniversitesi, yaz\u0131l\u0131 bir edebiyat\u0131 ve maliye te\u015fkilat\u0131, para, alt\u0131n ve di\u011fer de\u011ferli k\u0131ymetlere dayanan bir ekonomik d\u00fczeni olmayan bu toplumun,ilkel, barbar bir kabile d\u00fczeni olmas\u0131 gerekirken; halk\u0131n birbirini ya\u011fmaya, sefahate, i\u00e7kiye ve e\u011flenceye d\u00fc\u015fk\u00fcn, korku ve deh\u015fetin kol gezdi\u011fi bir d\u00fczende ya\u015famas\u0131 icap etti\u011fi \u015fartlarda, aksine bu ilkel \u015fartlar\u0131n mevcut oldu\u011fu bu toplumda, bin y\u0131ll\u0131k bir geli\u015fmeden ge\u00e7mi\u015f bir \u0130ngiliz milletinin, veya di\u011fer ileri milletlerin, tahsil, kanun ve devlet otoritesi ile geli\u015fmi\u015f niteliklerinin yerle\u015fmi\u015f ve ge\u00e7erli oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu ileri \u00fclkelerde bu gibi t\u00f6releri ve terbiyeyi uygulamak i\u00e7in, y\u00fczlerce y\u0131ll\u0131k tahsil ve e\u011fitim ile devaml\u0131,. tekam\u00fcl eden kanunlar yap\u0131l\u0131r ve bunlar polis, asker vs., kuvvetlerle i\u015fleme sokulurken, \u00c7erkeslerde tamamen do\u011fal olarak uygulanmakta ve as\u0131rlardan beri devam edegelmekte idi. Rus i\u015fgaline kadar(1864) ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00c7erkesya&#8217;da yaln\u0131z misafir olmayan ve izinsiz \u00fclkeye giren yabanc\u0131lara kar\u015f\u0131 tecav\u00fcz,h\u0131rs\u0131zl\u0131k ve d\u00fc\u015fmanca hareket g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>\u00c7ok eski devirlerde Araplar b\u00fcy\u00fck tufandan \u00f6nce var olan bir ada uygarl\u0131\u011f\u0131ndan ve burada ya\u015fam\u0131\u015f olan AD diye bir kavimden bahsederler. Bu adan\u0131n deprem ve tufan sonucu batt\u0131\u011f\u0131n\u0131 efsane ederler. Bu batan ada efsanesi Atlantis ile ayn\u0131d\u0131r. (Charles Berlitz,Mystery of Atlantis, 1976)<\/p>\n<p>Sonralar\u0131 tek tanr\u0131 dinleri ilk insana Adem demi\u015ftir&#8230; Acaba bu ilk insan de\u011fil de ilk kavim olmas\u0131n?<\/p>\n<p>\u00c7erkesler kendilerine, kendi lisanlar\u0131nca\u00a0 Adige derler. Bu da AD&#8217;dan gelen\u00a0 anlam\u0131na gelebilir. Bir de Ademey ad\u0131nda bir \u00c7erkes boyu vard\u0131r ki ge\u00e7mi\u015finin Adem\u2019e dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder.<\/p>\n<p>Eflatun, Kritias adl\u0131 ikinci diyalogunda Atlantislilerden ve adetlerinden bahsederken \u015funlar\u0131 yaz\u0131yor; \u201cT\u00f6relerine ve adetlerine \u00e7ok ba\u011fl\u0131 idiler. \u0130lahlar\u0131na kar\u015f\u0131 sayg\u0131l\u0131 idiler. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcksek bir seciye ve ruh asaleti ta\u015f\u0131yorlard\u0131. Nezaket ve ak\u0131l onlar\u0131n hayatlar\u0131nda ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkilerinde en \u00f6nemli y\u00f6ntemleri idi. Ahlak en \u00f6nem verdikleri k\u0131ymet idi. D\u00fcnyevi\u00a0 \u015feyler ile o kadar ilgilenmezlerdi, mal, m\u00fclk, alt\u0131n, servet onlar\u0131n alakadar olduklar\u0131 mevzular de\u011fildi. Bunlara d\u00fcnyevi bir y\u00fck olarak bakarlard\u0131. L\u00fcks ve sefahat onlar\u0131. zehirlememi\u015fti. Servet onlar\u0131n iradelerini k\u0131rmam\u0131\u015ft\u0131. Akl\u0131 ba\u015f\u0131nda, ay\u0131k insanlard\u0131. Bu d\u00fcnyevi mal, m\u00fclk,servet ve sefahatin arkada\u015fl\u0131k, \u015feref ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 sayg\u0131lar\u0131n\u0131 yitirebilece\u011finin tehlikesini kavram\u0131\u015f, m\u00fctevaz\u0131 insanlard\u0131<\/p>\n<p>Eflatun\u2019un Atlantislilerin adetlerinden bahseden bu s\u00f6zleri, \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir benzerlikle, Kont de Marigny, E.Spencer, J. Sbell, J. A. Longworth ve D. Urquhart gibi Avrupal\u0131lar\u0131n \u00c7erkesler hakk\u0131ndaki an\u0131lar\u0131na benzemektedir. Bu iki kavmin t\u00f6releri ve adetleri\u00a0 aras\u0131ndaki benzerlik hayret vericidir.<\/p>\n<p>Baz\u0131 \u015f\u00fcpheciler, Atlantis&#8217;in tamamen hayal \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu ve Eflatun\u2019un ideal bir Atina yaratmak i\u00e7in bu ideal halk ve devlet fikirlerini Atlantis efsanesini yaratarak yaymak istedi\u011finden bahsederler.E\u011fer bu iddia do\u011fru ise, demek ki Eflatun\u2019un kurmak istedi\u011fi ideal Atina ve ideal toplum, binlerce y\u0131l \u00c7erkesya da ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olmuyor mu ?<\/p>\n<p>Avrupa&#8217;da Bronz devrinde etken olmu\u015f bir Etr\u00fcsk uygarl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131. \u0130talya\u2019n\u0131n Ligurya y\u00f6resinde geli\u015fmi\u015f olan Etr\u00fcsk uygarl\u0131\u011f\u0131 sonralar\u0131 Romanl\u0131lar taraf\u0131ndan tasfiye edilmi\u015f ve yok olmu\u015ftur. Bug\u00fcne dek \u00e7\u00f6z\u00fclememi\u015f\u00a0 bir alfabeleri vard\u0131r. Silahlar\u0131 ve harp arabalar\u0131 bronzdand\u0131. Geriye \u00e7e\u015fitli sanat eserleri b\u0131rakm\u0131\u015f olan Etr\u00fcskler, \u0130talya\u2019ya, Anadolu&#8217;dan Lydia&#8217;dan geldikleri s\u00f6ylenir. Bu kavim Hititlerin bir kolu idi,Anadolu&#8217;ya yerle\u015fmi\u015f Kafkas as\u0131ll\u0131 bir \u0131rk oldu\u011fu iddia edilir. Frans\u0131z dilbilimcisi, Georges Dumezil ise \u00c7erkeslerin Wub\u0131h boyu leh\u00e7esinin Hitit\u00e7e ile ayn\u0131 oldu\u011funu kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. Britanika Ansiklopedisi, a\u00e7\u0131k\u00e7a Etr\u00fcsk lisan\u0131n\u0131n Kafkas dilleri ile alakal\u0131 ve \u00e7ok fonetik benzerlikleri olan bir dil oldu\u011funu yazar. (Encyclopedia Brittanica, Etruscan Language). Bir\u00e7ok Avrupal\u0131 dilbilimci ve etnolojist ve ara\u015ft\u0131rmac\u0131 da bu tezi savunmaktad\u0131rlar. 19. y\u00fczy\u0131lda ya\u015fam\u0131\u015f \u00c7erkes tarih\u00e7isi, Noguma \u015eura Bekmurzin, Etr\u00fcskler&#8217;in, Ligurlar&#8217;\u0131n ve Pelasglar&#8217;\u0131n Kafkas as\u0131ll\u0131 kavimler oldu\u011funu iddia eder. Bu tezi savunanlar aras\u0131nda son devrin ara\u015ft\u0131rmac\u0131 ve yazarlar\u0131ndan Aytek Nat\u0131mok ve Gunokue K. \u00d6zbay da vard\u0131r.<\/p>\n<p>Eflatun ise Etr\u00fcskler&#8217;in yerle\u015fim merkezi ve \u00fclkesi olan Ligurya i\u00e7in \u00f6zellikle Atlantis&#8217;in bir kolonisidir der. (C.Berlitz.Mystery of Atlantis).<\/p>\n<p>Tarih\u00e7i Alexander Ba\u015fmakof insanl\u0131\u011f\u0131n ge\u00e7mi\u015finin esrar\u0131 hakk\u0131nda \u015funu yazm\u0131\u015ft\u0131r;\u00a0 &#8220;Tarih \u00f6ncesi (prehistorik) devirlere ait anahtarlar halen Kafkas ve Pirene (Bask) Da\u011flar\u0131&#8217;n\u0131n y\u00fcksek vadilerinde ya\u015fayan\u00a0 kavimlerin elindedir.&#8221;<\/p>\n<p>Basklar, \u0130spanya&#8217;n\u0131n Pirene Da\u011flar\u0131 ve Atlantik Okyanusu k\u0131y\u0131lar\u0131 ile Fransa hududu yak\u0131nlar\u0131nda ya\u015fayan Avrupa&#8217;n\u0131n en eski bir de\u011fi\u015fmemi\u015f kavmidir. Basklar d\u00fcr\u00fcstl\u00fckleri, enerjik tav\u0131rlar\u0131, sadakatleri ile temay\u00fcz etmi\u015f bir millet olup ayn\u0131 zamanda hala b\u00fcy\u00fc ve b\u00fcy\u00fcc\u00fcl\u00fc\u011fe inan\u0131rlar. \u00c7ok bat\u0131l itikatlar\u0131 vard\u0131r.<\/p>\n<p>Lisanlar\u0131 Avrupa&#8217;n\u0131n hi\u00e7bir lisan\u0131na benzemedi\u011fi gibi, \u00e7ok eski devirlere. dayanmaktad\u0131r. Ma\u011fara devri g\u00fcnlerinin, Kro-Magnon insanlar\u0131n\u0131n lisan\u0131n\u0131 and\u0131r\u0131r bir k\u00f6kten gelir. Mesela \u2018tavan kelimesi ma\u011faran\u0131n \u00fcst\u00fc manas\u0131na olup,\u2019b\u0131\u00e7ak&#8217; kelimesi ise \u2018kesici bir ta\u015f anlam\u0131na gelen bir c\u00fcmleciktir. Bu milletin antikitesi, Atlantis hakk\u0131nda bir kitap yazm\u0131\u015f olan, yazar Spence&#8217;in Atlantis&#8217;ten g\u00f6\u00e7 edenlerin zaman zaman \u0130spanya ve Fransa sahillerine yerle\u015ftiklerini bir nevi teyit eder gibidir.<\/p>\n<p>Britanika Ansiklopedisi, Bask Lisan\u0131n\u0131n, Kafkas lisanslar\u0131 ile alakal\u0131 ve ayn\u0131 aileden oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a yazar.<\/p>\n<p>Atlantis&#8217;in Esrar\u0131, kitab\u0131nda Charles Berlitz, Bask lisan\u0131 i\u00e7in Avrupa&#8217;n\u0131n \u00e7ok eskilerden kalma bir ya\u015fayan fosil lisan\u0131 diye bahseder, \u00adbuzul \u00e7a\u011f\u0131ndan evvelki bir lisan yahut da daha do\u011frusu Atlantis lisan\u0131n\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kalm\u0131\u015f tek temsilcisi, der.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, Kafkas lisanlar\u0131 &#8211; \u00f6zellikle \u00c7erkes, Abhaz Leh\u00e7eler de &#8211; bu temsilcili\u011fe hak kazanm\u0131\u015f olmaz m\u0131 ?<\/p>\n<p>Basklar \u0131rken ve lisanen Kafkasya\u2019n\u0131n Abhaz-Abaza kavmine akrabad\u0131rlar (Tarihte Kafkasya) isimli kitab\u0131nda Gen. I. Berkok, Basklar\u0131n, Abask Abhaz, \u0131rk\u0131 ile ayn\u0131 soydan geldiklerini a\u00e7\u0131klayarak izah eder. Bunlara Kafkasya&#8217;da hala \u2018Baskheg&#8217; diye hitap edildi\u011finden bahseder.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece Atlantis efsanesi ile Etr\u00fcsk ve Bask&#8217;lar\u0131n ili\u015fkilerini a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koymu\u015f olduk. Etr\u00fcsk ve Bask\u2019lar\u0131n da Kafkas, \u00c7erkes-Adige ve Abhaz kavmi ile yak\u0131n ili\u015fkileri de inkar edilmez bir tarihi ger\u00e7ektir.<\/p>\n<p>\u00c7erkesler aras\u0131nda en k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00f6ydeki en cahil bir ihtiyar kad\u0131ndan dahi duyabilece\u011finiz yayg\u0131n bir s\u00f6yle\u015fi vard\u0131r, birisine k\u0131zd\u0131klar\u0131 zaman \u015f\u00f6yle derler, \u201cTa ham hitug ou vieh\u201d manas\u0131, \u201cAllah seni o batan adaya s\u00fcrs\u00fcn.\u201d Kafkasya sahillerinde hi\u00e7 ada yoktur ve bu s\u00f6z \u00e7ok eski bir deyi\u015ftir. Hatta da\u011f k\u00f6ylerinde denizden y\u00fczlerce km. uzakta deniz g\u00f6rmemi\u015fler aras\u0131nda da kullan\u0131lmakta idi.<\/p>\n<p>Gene \u00c7erkeslerde ihtiyar nineler ve dedeler, k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ocuklara y\u00fczlerce y\u0131l evvel dahi &#8216;u\u00e7an gemiler&#8217; ve &#8216;yelkensiz vapurlar&#8217; ile ilgili masallar anlatt\u0131klar\u0131 bir folklor ger\u00e7e\u011fidir. (Circassian Star, No. l, vol. l, Nana, Nina)<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde Atlantis\u2019in ge\u00e7mi\u015fteki varl\u0131\u011f\u0131 tam olarak kan\u0131tlanm\u0131\u015f de\u011fildir. Fakat bir\u00e7ok ilim adam\u0131 y\u00fczlerce yazar, y\u0131llardan beri bu konuda y\u00fczlerce eser yazm\u0131\u015flar, tezler y\u00fcr\u00fctm\u00fc\u015fler ve iddialarda bulunmu\u015flard\u0131r. Bu konu ile alakal\u0131 filimler \u00e7evrilmi\u015f ve konferanslar verilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bu incelememiz de bu konuya k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u0131\u015f\u0131k tutabilirse, mutlu oluruz.<br \/>\n<b> Bibliyografya,<br \/>\n<\/b> <strong>1.\u00a0<\/strong>BADDELEY, JONN F., Rugged Planks of the Caucasus. Oxford 1940.<br \/>\n<strong>2.<\/strong>\u00a0BASHMAKOY, A1exander, Ciqnuante Si\u00e9cles d\u2019evo1ution Ethnique autour de la Mer Noire (Cimmertene-Circaseiene) Paris 1937.<br \/>\n<strong>3.<\/strong>\u00a0BERLITZ, Char1es, Mystery of Atlantis. London 1976.<br \/>\n<strong>4.<\/strong>\u00a0BERKOK, Gnl. \u0130. Tarihte Kafkasya \u2013 \u0130stanbul 1958<br \/>\n<strong>5.\u00a0<\/strong>BElL, James S., Journal of a Residence in Circassia. London 1839.<br \/>\n<strong>6.<\/strong>\u00a0FESSENDEN, Reginald A., The Deluged Civilization of the Caucasus Isthmus,\u00a0 Boston 1923.<br \/>\n<strong>7.<\/strong>\u00a0GUNOKUE K. \u00d6ZBAY. Kuzey Kafkasya Dergisi. Sayi 58. \u0130stanbul 1980.<br \/>\n<strong>8.<\/strong>\u00a0P.T.S., Circassian Star. Dergi. No. 1, Vol. 1, New York 1978.<br \/>\n<strong>9.<\/strong>\u00a0KESKIN, Bnb. Ali, \u00d6zel Notlar.<br \/>\n<strong>10.<\/strong>\u00a0de MARIGNY, Travels in Circassia. London 1837.<br \/>\n<strong>11.<\/strong>\u00a0NAMITOK, Aytek. Origines des Circassiens. Paris 1939.<br \/>\n<strong>12.<\/strong>\u00a0NOGUMA \u015e0RA Bekmurzin, \u00c7erkes Tarihi (Vasfi\u00a0 G\u00fcsar) 1844. \u0130stanbul 1974.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Ayd&#305;n Osman Erkan Atlantis insanl&#305;k tarihinin en b&uuml;y&uuml;k muammas&#305;d&#305;r&hellip; Efsane &#351;&ouml;yle ba&#351;lar; zaman&#305;m&#305;zdan 11.500 y&#305;l kadar &ouml;nce genellikle bir &ccedil;oklar&#305;n&#305;n Atlas Okyanusunda oldu&#287;unu iddia ettikleri bir k&#305;ta varm&#305;&#351;. Bu &uuml;lke insanl&#305;&#287;&#305;n, &ouml;zellikle beyaz-Ari &#305;rk&#305;n do&#287;du&#287;u ve &ccedil;ok &uuml;st&uuml;n bir uygarl&#305;&#287;a y&uuml;kseldi&#287;i bir adaym&#305;&#351;. B&uuml;y&uuml;kl&uuml;&#287;&uuml; Libya ye Asya&rsquo;n&#305;n (Anadolu) toplam alan&#305;ndan daha geni&#351;mi&#351;. Burada G&uuml;ne&#351;&rsquo;e tapan [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_bbp_topic_count":0,"_bbp_reply_count":0,"_bbp_total_topic_count":0,"_bbp_total_reply_count":0,"_bbp_voice_count":0,"_bbp_anonymous_reply_count":0,"_bbp_topic_count_hidden":0,"_bbp_reply_count_hidden":0,"_bbp_forum_subforum_count":0,"ocean_post_layout":"","ocean_both_sidebars_style":"","ocean_both_sidebars_content_width":0,"ocean_both_sidebars_sidebars_width":0,"ocean_sidebar":"0","ocean_second_sidebar":"0","ocean_disable_margins":"enable","ocean_add_body_class":"","ocean_shortcode_before_top_bar":"","ocean_shortcode_after_top_bar":"","ocean_shortcode_before_header":"","ocean_shortcode_after_header":"","ocean_has_shortcode":"","ocean_shortcode_after_title":"","ocean_shortcode_before_footer_widgets":"","ocean_shortcode_after_footer_widgets":"","ocean_shortcode_before_footer_bottom":"","ocean_shortcode_after_footer_bottom":"","ocean_display_top_bar":"default","ocean_display_header":"default","ocean_header_style":"","ocean_center_header_left_menu":"0","ocean_custom_header_template":"0","ocean_custom_logo":0,"ocean_custom_retina_logo":0,"ocean_custom_logo_max_width":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_width":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_width":0,"ocean_custom_logo_max_height":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_height":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_height":0,"ocean_header_custom_menu":"0","ocean_menu_typo_font_family":"0","ocean_menu_typo_font_subset":"","ocean_menu_typo_font_size":0,"ocean_menu_typo_font_size_tablet":0,"ocean_menu_typo_font_size_mobile":0,"ocean_menu_typo_font_size_unit":"px","ocean_menu_typo_font_weight":"","ocean_menu_typo_font_weight_tablet":"","ocean_menu_typo_font_weight_mobile":"","ocean_menu_typo_transform":"","ocean_menu_typo_transform_tablet":"","ocean_menu_typo_transform_mobile":"","ocean_menu_typo_line_height":0,"ocean_menu_typo_line_height_tablet":0,"ocean_menu_typo_line_height_mobile":0,"ocean_menu_typo_line_height_unit":"","ocean_menu_typo_spacing":0,"ocean_menu_typo_spacing_tablet":0,"ocean_menu_typo_spacing_mobile":0,"ocean_menu_typo_spacing_unit":"","ocean_menu_link_color":"","ocean_menu_link_color_hover":"","ocean_menu_link_color_active":"","ocean_menu_link_background":"","ocean_menu_link_hover_background":"","ocean_menu_link_active_background":"","ocean_menu_social_links_bg":"","ocean_menu_social_hover_links_bg":"","ocean_menu_social_links_color":"","ocean_menu_social_hover_links_color":"","ocean_disable_title":"default","ocean_disable_heading":"default","ocean_post_title":"","ocean_post_subheading":"","ocean_post_title_style":"","ocean_post_title_background_color":"","ocean_post_title_background":0,"ocean_post_title_bg_image_position":"","ocean_post_title_bg_image_attachment":"","ocean_post_title_bg_image_repeat":"","ocean_post_title_bg_image_size":"","ocean_post_title_height":0,"ocean_post_title_bg_overlay":0.5,"ocean_post_title_bg_overlay_color":"","ocean_disable_breadcrumbs":"default","ocean_breadcrumbs_color":"","ocean_breadcrumbs_separator_color":"","ocean_breadcrumbs_links_color":"","ocean_breadcrumbs_links_hover_color":"","ocean_display_footer_widgets":"default","ocean_display_footer_bottom":"default","ocean_custom_footer_template":"0","ocean_post_oembed":"","ocean_post_self_hosted_media":"","ocean_post_video_embed":"","ocean_link_format":"","ocean_link_format_target":"self","ocean_quote_format":"","ocean_quote_format_link":"post","ocean_gallery_link_images":"off","ocean_gallery_id":[],"footnotes":""},"categories":[34],"tags":[],"class_list":["post-7946","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-adige-mitolojisi","entry"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/7946","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=7946"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/7946\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":15772,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/7946\/revisions\/15772"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=7946"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=7946"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=7946"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}