{"id":8928,"date":"2019-03-11T20:55:51","date_gmt":"2019-03-11T20:55:51","guid":{"rendered":"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/?p=8928"},"modified":"2019-03-11T20:55:51","modified_gmt":"2019-03-11T20:55:51","slug":"cerkes-dili-ile-ilgili-bazi-hususlar","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/cerkes-dili-ile-ilgili-bazi-hususlar\/","title":{"rendered":"\u00c7ERKES D\u0130L\u0130 \u0130LE \u0130LG\u0130L\u0130 BAZI HUSUSLAR"},"content":{"rendered":"<p><img fetchpriority=\"high\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/z-2013-Images-2\/665.JPG\" alt=\"\" width=\"417\" height=\"305\" \/><\/p>\n<p><span style=\"font-size: small;\"><b>Mr. Rix<br \/>\n<\/b><\/span><span>Kafkasolog<br \/>\n\u00c7eviri: KIMZE Refik \u00d6zkan &#8211; A\u00c7MIZ Nihat \u00d6zen<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\">T\u00fcrk\u00e7e&#8217;deki &#8221;\u00c7erkes&#8221; kelimesi farkl\u0131 anlamlarda kullan\u0131l\u0131r. Fakat bu kelime genellikle esas vatanlar\u0131 Kafkasya&#8217;y\u0131 terketmi\u015f olan Kuzey Do\u011fu ve Kuzey-Bat\u0131 Kafkas dillerini konu\u015fan bir topluluk i\u00e7in ortak bir isim olarak kullan\u0131lmaktad\u0131r. Bu insanlar dil birli\u011fine sahip olmamakla beraber davran\u0131\u015f ve geleneklerinin birli\u011fi, onlar\u0131 \u00e7evrelerindeki insanlardan kesin olarak ay\u0131r\u0131r.<\/span><\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\">Biz burada \u00c7erkes dilinden bahsederken, sadece bat\u0131daki Adige ve do\u011fudaki Kabardey diyalektlerini kastediyoruz. Bu iki diyalekt aras\u0131nda \u00e7ok s\u0131k\u0131 bir ilgi mevcut olup; bunlar\u0131n tek bir lisan olarak m\u0131, yoksa iki ayr\u0131 lisan olarak m\u0131 adland\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi halen terminolojinin de en \u00f6nemli bir sorunudur.<\/p>\n<p>Yine burada, \u00c7erkeslerden bahsederken yukar\u0131daki iki diyalektten birini ana dil olarak konu\u015fan insanlar kastedilmektedir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;nin herhangi bir b\u00f6lgesindeki \u00c7erkeslerin ger\u00e7ek say\u0131lar\u0131n\u0131n saptanmas\u0131ndaki zorluklar\u0131n ba\u015f\u0131nda \u00c7erkeslerin T\u00fcrk\u00e7e&#8217;yi herkes kadar iyi konu\u015fmalar\u0131 nedeniyle, kendilerini T\u00fcrk olarak kabul etmeleri, dillerini unutmu\u015f, fakat eski gelenekleri, xabzeyi, muhafaza eden di\u011ferlerinin de kendilerini \u00c7erkes saymalar\u0131 gelmektedir. \u00d6zellikle bu ikinci gurup i\u00e7in biz &#8221;T\u00fcrkle\u015fmi\u015f \u00c7erkesler&#8221; deyimini uygun g\u00f6r\u00fcyoruz. Ba\u015fka bir g\u00fc\u00e7l\u00fck de \u00c7erkes&#8217;le, T\u00fcrkle\u015fmi\u015f \u00c7erkesler aras\u0131nda kesin bir ayr\u0131m \u00e7izgisinin bulunmamas\u0131d\u0131r. Bu iki guruptan ayr\u0131 olarak, hem dillerini hem de geleneklerini unutmu\u015f \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir gurup vard\u0131r ki, bunlar tam anlam\u0131yla &#8221;\u00c7erkes as\u0131ll\u0131 T\u00fcrkler&#8221; olarak adland\u0131r\u0131labilirler. Buraya kadar s\u00f6ylediklerimizin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda, \u00c7erkeslerin say\u0131lar\u0131n\u0131 tesbit etmeye ba\u015flamadan \u00f6nce elde edilecek sonu\u00e7lar\u0131n iyi bir \u015fekilde de\u011ferlendirilmesi i\u00e7in, \u00f6ncelikle say\u0131ma esas alacak kriterin ortaya konmas\u0131 gerekti\u011fi a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Kafkasya Dergisine (1) g\u00f6re, T\u00fcrkiye&#8217;de ya\u015fad\u0131klar\u0131 b\u00f6lgelerde \u00c7erkeslerin ve \u00c7erkes dilini konu\u015fanlar\u0131n ne kadar olduklar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 bilinmektedir. Zaten Kafkasya hari\u00e7, di\u011fer yerlerdeki \u00c7erkeslere ait rakamlar birer tahminden \u00f6teye gidememektedir. T\u00fcrkiye&#8217;deki \u00c7erkes say\u0131s\u0131n\u0131n, Sovyetler Birli\u011findeki \u00c7erkes say\u0131s\u0131ndan fazla oldu\u011fu kesindir. 1970 say\u0131m\u0131na g\u00f6re, Sovyetler Birli\u011finde 100 bini Adige olmak \u00fczere toplam 350 bin \u00c7erkes vard\u0131r. (2).<\/p>\n<p>Sovyetler Birli\u011finde iki edebi \u00c7erkes dili geli\u015ftirilmi\u015ftir. Bunlar Chemguy diyalekti \u00fczerine in\u015fa edilmi\u015f Adige ile Kabardey diyalekti \u00fczerine in\u015fa edilmi\u015f Kabardey dilleridir.<\/p>\n<p>Her ne surette olursa olsun, herkes, Sovyetler Birli\u011findeki etnik az\u0131nl\u0131klar\u0131n; Amerika&#8217;daki K\u0131z\u0131lderililerin, Fransa&#8217;daki Bireton, \u0130spanya&#8217;daki Basklar\u0131n, Hollanda&#8217;daki Frigyanlar\u0131n durumlar\u0131ndan daha iyi durumda olduklar\u0131n\u0131 kabul etmek zorundad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Adigece ve Kabardeyce bas\u0131nda, radyoda ve ilk \u00f6\u011fretimde kullan\u0131lmaktad\u0131r. Bu sayede diyalektlerin kar\u0131\u015fmas\u0131, do\u011fu ile bat\u0131 diyalektlerinin ilerde tek bir diyalekt haline gelmesi i\u015flemleri h\u0131zlanmaktad\u0131r. \u00c7erkesce ile ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar 19. y\u00fczy\u0131lda ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 halde, \u00f6nemli sonu\u00e7lar ancak 1920 terden sonra al\u0131nabilmi\u015ftir. Bu sahadaki en \u00f6nemli ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lardan biri hayat\u0131n\u0131 bu konuya adam\u0131\u015f olan Sovyet dil bilimcisi Prof. N. Yakovlev&#8217;dir.<\/p>\n<p>Prof Yakovlev, biri Adigece di\u011feri de Kabardey lisanlar\u0131na ait ayr\u0131nt\u0131l\u0131 iki gramer kitab\u0131n\u0131n yazar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 yazar\u0131n Kabardeyce s\u00f6zl\u00fck i\u00e7in toplanm\u0131\u015f \u00e7ok say\u0131da materyali ile \u00c7erkes diyalektleri \u00fczerine incelemeleri de vard\u0131r.<\/p>\n<p>Prof. Yakovlev, MARR&#8217;\u0131n dil okulunda \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 halde fikirlerinin sadece bir k\u0131sm\u0131 MARR\u0130ZM&#8217;den etkilenmi\u015ftir. Yakovlev&#8217;in rol\u00fc \u015fimdiye kadar hakk\u0131yla de\u011ferlendirilememi\u015ftir. Yakovlevle ayn\u0131 \u00e7a\u011fda ve ondan sonra bir\u00e7ok dilciler de \u00c7erkesce \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Bunlar\u0131n \u0130simleri &#8221;Kafkas dilleri&#8221; isimli kitapta bulunabilir. Kitab\u0131n yazar\u0131 Moskova&#8217;dan Prof. Klimov&#8217;dur. Kafkasya dergisinde bu kitab\u0131n Almanca terc\u00fcmesinden bahsedilmektedir. Bu eserde ad\u0131 ge\u00e7en dil bilimcilerinden baz\u0131lar\u0131, Kera\u015fe, Kumahou, Ragave ve \u015eagirov&#8217;dur.<\/p>\n<p>\u015eu anda Sovyet s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde Maykop, Krasnodar, Nal\u00e7ik, Tiflis Moskova ve di\u011fer baz\u0131 yerlerde \u00c7erkes dili \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131lmaktad\u0131r. Bu ara\u015ft\u0131rmalar \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc olup, yeni gramerler, komple s\u00f6zl\u00fckler ve \u00c7erkesce&#8217;nin \u00f6zel problemleri ile ilgili bir \u00e7ok makaleler kitaplar yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bununla beraber \u00e7al\u0131\u015fmalar halk edebiyat\u0131n\u0131n derlenmesi ve yay\u0131nlanmas\u0131 \u00fczerinde daha fazla yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Nart efsanesinin 7 cilt halinde bas\u0131lmas\u0131n\u0131 buna \u00f6rnek verebiliriz.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;deki \u00c7erkeslerin toplam say\u0131lar\u0131 ancak tahmin edilebilir. Bunun nedenleri daha \u00f6nce belirtilmi\u015ftir. Say\u0131lar\u0131 ne kadar olursa olsun, ger\u00e7ek olan \u015fudur ki s\u00fcrekli olarak azalmaktad\u0131rlar ve azalmaya devam edeceklerdir. Bu gidi\u015fin T\u00fcrkiye&#8217;deki \u00c7erkesleri k\u0131sa s\u00fcrede yok edip etmeyece\u011fini kesin olarak kimse bilemez. Zira burada en \u00f6nemli fakt\u00f6r halk\u0131n azalmaya kar\u015f\u0131 tak\u0131naca\u011f\u0131 davran\u0131\u015ft\u0131r. Erime temay\u00fcl\u00fcn\u00fcn \u00c7erkeslerin baz\u0131lar\u0131 taraf\u0131ndan \u00fcz\u00fcnt\u00fc ile kar\u015f\u0131lanmas\u0131 normaldir. Ancak Lingustik az\u0131nl\u0131klar, hakim bir dilin \u00e7o\u011funlukta oldu\u011fu bir \u00fclkede ya\u015f\u0131yorlarsa yok olmalar\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;de konu\u015fulan \u00c7erkes diyalektleri say\u0131l\u0131d\u0131r. Ayr\u0131 diyalektleri konu\u015fan guruplar k\u00f6ylerini terkettikten sonra bilhassa k\u00fc\u00e7\u00fck kasabalarda birbirleri ile s\u0131k\u0131 temas i\u00e7erisine girdiklerinden baz\u0131 durumlarda diyalektler konu\u015fulabilmektedir. Fakat ekseriya k\u00f6ylerde tek diyalekt konu\u015fuldu\u011fundan, buralarda diyalektler belirgin olarak ya\u015famaktad\u0131r. Bir diyalektin, di\u011ferinden daha iyi veya daha d\u00fczg\u00fcn oldu\u011fu s\u00f6ylenemez. Zira diyalektler, dilin eski formlar\u0131n\u0131 muhafaza eden unsurlard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7erkesler kendi k\u00fclt\u00fcrlerine daima yak\u0131n bir ilgi g\u00f6stermi\u015flerdir. T\u00fcrkiye&#8217;de faaliyetleri y\u00fczeysel kalmakla beraber, bir hayli k\u00fclt\u00fcr derne\u011fi vard\u0131r. Buralarda yap\u0131labilen, \u00c7erkes halk oyunlar\u0131 ve m\u00fczi\u011finin i\u015flenmesinden ibaret kalmaktad\u0131r. Baz\u0131 \u00c7erkesler kendi dilleri ile okuyup yazabilmektedirler. Yine baz\u0131 ya\u015fl\u0131 kimseler, Arap alfabesi ile kendi dillerini yazabilmektedirler. \u00c7erkeslerin kendi lisan ve k\u00fclt\u00fcrlerine olan ilgileri gittik\u00e7e artmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Zira bu konuda istenen baz\u0131 \u015feylerin erge\u00e7 elde edilece\u011fine inan\u0131lmaktad\u0131r. B\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnenler muhafaza edilebilecek baz\u0131 de\u011ferlerin daha sonraki nesiller i\u00e7in gerekli oldu\u011funu bilmekte ve bu y\u00f6nde davranmaktad\u0131rlar.<br \/>\nDilbilimcilerin \u00c7erkesce ile ilgilenmelerindeki hareket noktalar\u0131 \u00c7erkeslerin kendi duygusal hareket noktalar\u0131n dan \u015f\u00fcphesiz farkl\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn do\u011fal dillerde (Esperanto ve di\u011fer suni dille hari\u00e7) prensipler birdir ve hepsi dilbilimi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ayn\u0131 enteresanl\u0131ktad\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan, baz\u0131 dilcilerin kendilerini \u00c7erkes dillerine hasretmeleri son derece normaldir. B\u00fct\u00fcn diller e\u015fittir derken \u015funu anlatmak istiyoruz; Do\u011fal dillerin her biri, onu konu\u015fanlar\u0131n birbirleri ile anla\u015fmalar\u0131n\u0131 tam olarak sa\u011flayan dillerdir. Toplumun her \u00fcyesi bir di\u011feri ile akl\u0131na gelen her konuda d\u00fc\u015f\u00fcncelerini belirterek anla\u015fabilir. Dil bilimi, lisan\u0131 bir anla\u015fma arac\u0131 olarak kabul eder. Bu anlamda dilbilimcileri i\u00e7in \u0130ngilizce, Frans\u0131zca, T\u00fcrk\u00e7e, Rus\u00e7a, \u00c7erkesce vs. aras\u0131nda fark yoktur.<\/p>\n<p>\u00c7erkesce \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fan dilcilerin say\u0131s\u0131 olduk\u00e7a azd\u0131r. Bunun ba\u015fl\u0131ca nedeni, yery\u00fcz\u00fcnde 4 bin civar\u0131nda dil konu\u015fulmas\u0131 ve \u00c7erkesce&#8217;nin de bunlardan sadece biri olmas\u0131d\u0131r. \u0130kinci neden olarak, \u00c7erkesce gibi diller \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fanlara gerekli fonlar\u0131 sa\u011flayacak kurulu\u015flar\u0131n ve enstit\u00fcleri kuracak \u00fcniversitelerin azl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterebiliriz. \u00c7erkesce gibi diller derken, incelemeleri sadece bilimsel maksatlara hizmet olan ve do\u011frudan do\u011fruya parasal kazan\u00e7 getirmeyen diller kastedilmi\u015ftir. Her \u015feyi parayla de\u011ferlendiren insano\u011flu i\u00e7in bu durum gayet normaldir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;de ya\u015fayan her \u00c7erkes T\u00fcrk\u00e7e&#8217;yi, Sovyetlerde ya\u015fayan her \u00c7erkes Rus\u00e7a&#8217;y\u0131 bildi\u011fi halde, bu \u00fclkelerde hi\u00e7 kimse \u00c7erkeslerle ili\u015fki kurmak i\u00e7in \u00c7erkesce&#8217;yi \u00f6\u011frenmeyi d\u00fc\u015f\u00fcnmemektedir. Bunun ana sebebi, \u00c7erkeslerin bu \u00fclkelerdeki etkinliklerinin az olmas\u0131d\u0131r. Dilciler ise, lisanlar\u0131n ekonomik y\u00f6n\u00fcyle de\u011fil, fakat bilimsel y\u00f6n\u00fcyle ilgilendiklerinden onlar i\u00e7in t\u00fcm lisanlar de\u011ferlidir.<\/p>\n<p>Bilimin bir g\u00f6revi de insan\u0131, davran\u0131\u015flar\u0131 ve ba\u015far\u0131lar\u0131 y\u00f6n\u00fcnde tan\u0131mlamakt\u0131r. Lisan insan akl\u0131n\u0131n \u015fuursuz bir ba\u015far\u0131s\u0131d\u0131r. Bu ba\u015far\u0131 her insanda kendini g\u00f6sterir. Dilciler de\u011fi\u015fik lisanlar\u0131 incelerken, insanlar\u0131n konu\u015ftu\u011fu dillerin genel esaslar\u0131n\u0131 form\u00fcle edebilmektedirler. Deskriptifir dilbilimciler, de\u011fi\u015fik diller hakk\u0131ndaki materyalleri bir araya getirirler, teknik dilbilimciler ise bu bilgileri yo\u011furarak, genel esaslar \u00e7\u0131kart\u0131rlar. Dilbilimcilerin \u00e7o\u011fu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 bu sahalar\u0131n sadece biri \u00fczerinde toplam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7erkesce, dilcilere \u00e7ok enteresan materyaller sa\u011flamaktad\u0131r. Zira \u00c7erkesce bilinen Avrupa lisanlar\u0131ndan bir hayli farkl\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin, sessiz harflerin fazlal\u0131\u011f\u0131, fiil \u00e7ekimlerinin kar\u0131\u015f\u0131k olmas\u0131 gibi&#8230; Bununla \u00c7erkesce&#8217;nin di\u011fer dillerden daha zor oldu\u011funu anlatmak istemiyoruz. Bir \u00c7erkes \u00e7ocu\u011fu, e\u011fer \u00c7erkesce konu\u015fanlar aras\u0131nda b\u00fcy\u00fcrse, \u0130ngiliz \u00e7ocu\u011funun \u0130ngilizce&#8217;yi, T\u00fcrk \u00e7ocu\u011funun T\u00fcrk\u00e7e&#8217;yi \u00f6\u011frendi\u011fi kolayl\u0131kla \u00c7erkesce&#8217;yi \u00f6\u011frenebilir.<\/p>\n<p>Bununla beraber bir Alman, \u0130ngilizce&#8217;yi \u00c7erkesce&#8217;den daha kolay \u00f6\u011frenebilir. Bunun izah\u0131 \u015f\u00f6yledir. B\u00fct\u00fcn asanlar e\u015fittirler. Sadece birbirlerinden az veya \u00e7ok farkl\u0131 olabilirler. \u00c7erkesce de Almanca&#8217;dan \u0130ngilizce&#8217;ye nazaran daha fazla farkl\u0131d\u0131r. Bu farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n di\u011fer bir \u00f6nemli nedeni de, \u0130ngilizce ile ilgili da\u011flar kadar yaz\u0131m\u0131n, gramer ve metin kitaplar\u0131n\u0131n, s\u00f6zl\u00fcklerin bulunmas\u0131d\u0131r. Halbuki \u00c7erkesce&#8217;yi \u00f6\u011frenmek isteyen bir kimsenin evvela Rus\u00e7a&#8217;y\u0131 \u00f6\u011frenmesi gerekir \u00e7\u00fcnk\u00fc metin kitab\u0131 olmamakla beraber, kendi dilini konu\u015fan kimselere hitap eden Rus\u00e7a izahl\u0131 az \u00e7ok bilimsel gramerler mevcuttur. Fakat yine de, \u00c7erkes olmayan birinin onu \u00f6\u011frenmesini sa\u011flayacak detayl\u0131 bir eser yoktur.<\/p>\n<p>\u00c7erkesce&#8217;nin \u015fimdiki \u015feklini a\u00e7\u0131klamak, eski \u015fekillerini ortaya \u00e7\u0131karmak i\u00e7in bir \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131lm\u0131\u015f olup bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu Sovyetler Birli\u011finde y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. T\u00fcrkiye&#8217;deki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n \u00e7o\u011fu, Frans\u0131z Prof\u00f6s\u00f6r\u00fc D\u00fcmezil taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar halen D\u00fcmezil&#8217;in bir talebesi taraf\u0131ndan devam ettirilmektedir. \u00d6zelikle bu sonuncusunun \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, T\u00fcrkiye&#8217;de konu\u015fulan Kafkas dillerinin mevcut durumlar\u0131n\u0131n belirlenmesi ve bu durumun daha sonraki nesillere aktar\u0131lmas\u0131 ile ilgilidir. Yabanc\u0131 dilcilerin \u00c7erkesce \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fma arzular\u0131, kendilerine g\u00f6sterilen misafirperverli\u011fin ve yard\u0131m\u0131n \u00e7ok y\u00fcksek olmas\u0131 nedeniyle g\u00fcnden g\u00fcne artmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7erkesler aras\u0131nda, \u00c7erkes gelenek ve g\u00f6renekleri ile tarihi \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fan kimseler vard\u0131r. Bunlar, \u00c7erkesce&#8217;nin \u015fu andaki durumunun korunabilmesi i\u00e7in de \u00e7aba sarfedebilirler. \u00d6rne\u011fin, her ne kadar i\u00e7lerindeki dilci say\u0131s\u0131 az ise de k\u0131rsal alanlara kadar inen geni\u015f kapsaml\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar yapabilirler ve bunu mutlaka yapmal\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>Dil sadece halk\u0131n pratik bir anla\u015fma vas\u0131tas\u0131 olmakla kalmaz, geleneklerin ve efsanelerin \u015fekillenmelerini, nesilden nesile aktar\u0131lmalar\u0131n\u0131 sa\u011flar. Masal ve efsanelerin en g\u00fczel \u015fekilleri, yarat\u0131ld\u0131klar\u0131 orijinal dildeki s\u00f6yleni\u015fleridir. Bu nedenle sadece dilin kendisi ile ilgili materyalleri de\u011fil, halk\u0131n orijinal \u015fekliyle hat\u0131rlayabildi\u011fi efsane ve masallar\u0131 da derlemek ve kayda ge\u00e7mek gerekir. \u00d6zellikle ya\u015fl\u0131lar Nartlar, a\u011f\u0131tlar ve geleneklerle ilgili eski hikayeleri bilmektedirler. Bunlara neler bildiklerini sormak ve kaydetmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bununla beraber, bunlar\u0131n yaz\u0131ya ge\u00e7irilmeleri olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Teybe kaydedilen \u015feylerin anla\u015f\u0131lmas\u0131nda baz\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fckler do\u011fabilece\u011fi i\u00e7in, yaz\u0131ya ge\u00e7irme i\u015fi, anlatan\u0131n yard\u0131m\u0131 ile yap\u0131lmal\u0131d\u0131r. Anlat\u0131c\u0131 ile derleyicinin ayn\u0131 diyalekti konu\u015fmalar\u0131 ve derleyicinin o diyalektin alfabesini bilmesi i\u015fi kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. Yaz\u0131ya, anlatanla ilgili bilgiler de eklenmelidir \u00d6rne\u011fin, ne zaman ve nerede do\u011fdu\u011fu, nerede ya\u015fad\u0131\u011f\u0131, kendine g\u00f6re kendi diyalektinin ne oldu\u011fu, anne ve babas\u0131n\u0131n diyalektleri, \u00c7erkesce okuyup yazma bilip bilmedi\u011fi ilave edilmelidir. Konu\u015fmac\u0131 ve derleyici hakk\u0131ndaki bilgilerle, teybe kaydedilmi\u015f veya yaz\u0131ya ge\u00e7irilmi\u015f materyal bir arada olursa ancak o zaman \u00c7erke\u015f dili, k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve tarihi hakk\u0131ndaki ge\u00e7erli bilgiler sa\u011flanm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p>Dil bir halk\u0131n tarihini incelemek i\u00e7in zorunlu olan bir ara\u00e7t\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc dil, halk\u0131n atalar\u0131n\u0131n ayn\u0131 oldu\u011funu, bu atalar\u0131n birbirleri ile temasta bulunarak, ya\u015fad\u0131klar\u0131 yerlerde, belirli hudutlar dahilinde, geni\u015fleyerek k\u00fclt\u00fcr birli\u011fine ula\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Bu bak\u0131mdan sadece k\u00f6y, da\u011f, nehir ve g\u00f6llerin isimlerini de\u011fil, k\u00fc\u00e7\u00fck tepelerin kayalar\u0131n, k\u00fc\u00e7\u00fck yerle\u015fme yerlerinin dahi kaydedilmesi gerekir. Eski \u00c7erkes isimleri de unutulmadan bir an \u00f6nce not edilmelidir. \u00d6zellikle eski e\u015fyalar (Sepet, aletler, silahlar vb.) eski \u00fcr\u00fcnler (besin maddeleri, giysiler, bar\u0131naklar, bulu\u015flar vb.) eski geleneklerle ilgili hususlar (evlilik, do\u011fum, \u00f6l\u00fc, e\u011fitim, k\u0131rsal \u00e7al\u0131\u015fma, avc\u0131l\u0131k bal\u0131k\u00e7\u0131l\u0131k, vb.) yaz\u0131lmal\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde hayvan isimleri, ya\u015fad\u0131klar\u0131 yerlerle birlikte yaz\u0131ya ge\u00e7irilmelidir.<\/p>\n<p>Benzer olan \u015feylerin isimleri ayn\u0131 olabilece\u011fi gibi farkl\u0131 diyalektlerde ba\u015fka olabilir. Farkl\u0131 diyalektlerde ayn\u0131 olan kelimelerin ses bak\u0131m\u0131ndan de\u011fi\u015fik olabilece\u011fi g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulundurulmak ve kula\u011fa de\u011fi\u015fik gelen iki kelime, asl\u0131nda ayn\u0131 kelime olsalar dahi yaz\u0131ya farkl\u0131 ge\u00e7irilmelidir.<\/p>\n<p>Hollanda&#8217;da Leiden \u00dcniversitesinde bir Deskriptif Diller ve Kafkasoloji b\u00f6l\u00fcm\u00fc kurulmu\u015ftur. Burada \u00c7erkesce, Abhazca ve G\u00fcrc\u00fcce \u00f6\u011fretilmektedir. Ara\u015ft\u0131rmalar \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 \u00c7erkesce, Abhazca, Abazince diyalektlerine ait materyallerin toplanmas\u0131 ve detayl\u0131 bir Abhazca &#8211; \u0130ngilizce s\u00f6zl\u00fck haz\u0131rlanmas\u0131, Shapsugh diyalekti ile ilgili olarak toplanan materyallerin bas\u0131m\u0131 \u00fczerinde yo\u011funla\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Projenin amac\u0131, Sovyetler Birli\u011fi ve Fransa&#8217;daki \u015fimdiye kadar bas\u0131lm\u0131\u015f materyallerle, ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n kendileri taraf\u0131ndan toplanm\u0131\u015f materyallere dayanarak eski \u00c7erkes ve Abaza dillerini yeniden in\u015fa etmektir.<\/p>\n<p>Abazin dilleri s\u0131ras\u0131yla \u00c7erkes ve Abhazya &#8211; Abezinan diyalektlerinden olu\u015fmu\u015ftur. Sovyetler Birli\u011finde yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar da bu eski dillerin tekrar ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 \u00fczerinde yo\u011funla\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Fakat bu dillerin yeniden in\u015fas\u0131 ile ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar y\u00fczeysel ve teorik olmaktad\u0131r. Proto &#8211; \u00c7erkes ve Proto &#8211; Abhaz &#8211; Abezinan dillerinin esaslar\u0131n\u0131n yeniden kurulmas\u0131, bu eski diller hakk\u0131nda tam ve g\u00fcvenilir bilgiler elde edildikten sonra m\u00fcmk\u00fcn olacak ve bu i\u015f Wub\u0131hca&#8217;ya, oradan da Kuzeybat\u0131 Kafkasca (ki biz buna Nart lisan\u0131 diyoruz) i\u00e7in l\u00fczumlu materyali olu\u015fturacak ve bu diller eldeki materyaller \u00fczerinde yeniden in\u015fa edilecektir. Wub\u0131hcaile ilgili olarak D\u00fcmezil taraf\u0131ndan Paris&#8217;te bast\u0131r\u0131lan eserler, sadece Wub\u0131hlar i\u00e7in de\u011fil, Dumezil i\u00e7in de bir \u015feref abidesidir.<br \/>\nKafkas dillerinin de\u011fi\u015fik guruplar aras\u0131ndaki ili\u015fkilere ait ger\u00e7ek bir \u00e7al\u0131\u015fma, ancak Nart insan\u0131n\u0131n yeniden in\u015fas\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011finde m\u00fcmk\u00fcn olabilir. Fakat bu konuda toplanan bilgilerin de\u011ferlendirilmesinin ne zaman ger\u00e7ekle\u015ftirilebilece\u011fini \u015fimdiden s\u00f6ylemek imkans\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>Buraya kadar belirtilen hususlar\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fck bir ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 gurubu taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu y\u00fczden de\u011fi\u015fik \u00fclkelerdeki ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar\u0131n ortak \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 gereklidir. \u00c7erkesler, Abazinler ve Abhazlar taraf\u0131ndan derlenmi\u015f, bas\u0131lm\u0131\u015f veya bas\u0131lmam\u0131\u015f b\u00fct\u00fcn materyaller bu i\u015f i\u00e7in gerekli olacakt\u0131r. Bu tip \u00e7al\u0131\u015fmayla ilgilenecek veya katk\u0131da bulunmak isteyecekler a\u015fa\u011f\u0131daki adrese ba\u015fvurabilirler: Postbus 2132. Leiden, Holland.<\/p>\n<p><\/span><span style=\"font-family: Arial;\"><b>D\u0130PNOTLAR:<br \/>\n1) <\/b>Ankara&#8217;da Say\u0131n \u0130tzet Aydemir taraf\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lan dergi (\u00e7evirenlerin notu)<br \/>\n<b>2) <\/b>Daha \u00f6nce belirtildi\u011fi gibi yazar \u00c7erkes olarak sadece Adigeleri (Shapsugh, Abzegh, Kabardey vs.) almaktad\u0131r. (\u00c7evirenlerin notu)<\/span><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Mr. Rix Kafkasolog &Ccedil;eviri: KIMZE Refik &Ouml;zkan &ndash; A&Ccedil;MIZ Nihat &Ouml;zen T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;deki &rdquo;&Ccedil;erkes&rdquo; kelimesi farkl&#305; anlamlarda kullan&#305;l&#305;r. Fakat bu kelime genellikle esas vatanlar&#305; Kafkasya&rsquo;y&#305; terketmi&#351; olan Kuzey Do&#287;u ve Kuzey-Bat&#305; Kafkas dillerini konu&#351;an bir topluluk i&ccedil;in ortak bir isim olarak kullan&#305;lmaktad&#305;r. Bu insanlar dil birli&#287;ine sahip olmamakla beraber davran&#305;&#351; ve geleneklerinin birli&#287;i, onlar&#305; &ccedil;evrelerindeki insanlardan [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_bbp_topic_count":0,"_bbp_reply_count":0,"_bbp_total_topic_count":0,"_bbp_total_reply_count":0,"_bbp_voice_count":0,"_bbp_anonymous_reply_count":0,"_bbp_topic_count_hidden":0,"_bbp_reply_count_hidden":0,"_bbp_forum_subforum_count":0,"ocean_post_layout":"","ocean_both_sidebars_style":"","ocean_both_sidebars_content_width":0,"ocean_both_sidebars_sidebars_width":0,"ocean_sidebar":"0","ocean_second_sidebar":"0","ocean_disable_margins":"enable","ocean_add_body_class":"","ocean_shortcode_before_top_bar":"","ocean_shortcode_after_top_bar":"","ocean_shortcode_before_header":"","ocean_shortcode_after_header":"","ocean_has_shortcode":"","ocean_shortcode_after_title":"","ocean_shortcode_before_footer_widgets":"","ocean_shortcode_after_footer_widgets":"","ocean_shortcode_before_footer_bottom":"","ocean_shortcode_after_footer_bottom":"","ocean_display_top_bar":"default","ocean_display_header":"default","ocean_header_style":"","ocean_center_header_left_menu":"0","ocean_custom_header_template":"0","ocean_custom_logo":0,"ocean_custom_retina_logo":0,"ocean_custom_logo_max_width":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_width":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_width":0,"ocean_custom_logo_max_height":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_height":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_height":0,"ocean_header_custom_menu":"0","ocean_menu_typo_font_family":"0","ocean_menu_typo_font_subset":"","ocean_menu_typo_font_size":0,"ocean_menu_typo_font_size_tablet":0,"ocean_menu_typo_font_size_mobile":0,"ocean_menu_typo_font_size_unit":"px","ocean_menu_typo_font_weight":"","ocean_menu_typo_font_weight_tablet":"","ocean_menu_typo_font_weight_mobile":"","ocean_menu_typo_transform":"","ocean_menu_typo_transform_tablet":"","ocean_menu_typo_transform_mobile":"","ocean_menu_typo_line_height":0,"ocean_menu_typo_line_height_tablet":0,"ocean_menu_typo_line_height_mobile":0,"ocean_menu_typo_line_height_unit":"","ocean_menu_typo_spacing":0,"ocean_menu_typo_spacing_tablet":0,"ocean_menu_typo_spacing_mobile":0,"ocean_menu_typo_spacing_unit":"","ocean_menu_link_color":"","ocean_menu_link_color_hover":"","ocean_menu_link_color_active":"","ocean_menu_link_background":"","ocean_menu_link_hover_background":"","ocean_menu_link_active_background":"","ocean_menu_social_links_bg":"","ocean_menu_social_hover_links_bg":"","ocean_menu_social_links_color":"","ocean_menu_social_hover_links_color":"","ocean_disable_title":"default","ocean_disable_heading":"default","ocean_post_title":"","ocean_post_subheading":"","ocean_post_title_style":"","ocean_post_title_background_color":"","ocean_post_title_background":0,"ocean_post_title_bg_image_position":"","ocean_post_title_bg_image_attachment":"","ocean_post_title_bg_image_repeat":"","ocean_post_title_bg_image_size":"","ocean_post_title_height":0,"ocean_post_title_bg_overlay":0.5,"ocean_post_title_bg_overlay_color":"","ocean_disable_breadcrumbs":"default","ocean_breadcrumbs_color":"","ocean_breadcrumbs_separator_color":"","ocean_breadcrumbs_links_color":"","ocean_breadcrumbs_links_hover_color":"","ocean_display_footer_widgets":"default","ocean_display_footer_bottom":"default","ocean_custom_footer_template":"0","ocean_post_oembed":"","ocean_post_self_hosted_media":"","ocean_post_video_embed":"","ocean_link_format":"","ocean_link_format_target":"self","ocean_quote_format":"","ocean_quote_format_link":"post","ocean_gallery_link_images":"off","ocean_gallery_id":[],"footnotes":""},"categories":[31],"tags":[],"class_list":["post-8928","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-edebiyat-genel-konular","entry"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/8928","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=8928"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/8928\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":8930,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/8928\/revisions\/8930"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=8928"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=8928"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=8928"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}