{"id":9521,"date":"2021-06-30T17:28:45","date_gmt":"2021-06-30T22:28:45","guid":{"rendered":"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/?p=9521"},"modified":"2025-08-23T21:41:35","modified_gmt":"2025-08-23T18:41:35","slug":"felsefenin-baslangic-ilkeleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/felsefenin-baslangic-ilkeleri\/","title":{"rendered":"FELSEFEN\u0130N BA\u015eLANGI\u00c7 \u0130LKELER\u0130"},"content":{"rendered":"<p><img fetchpriority=\"high\" decoding=\"async\" class=\"alignnone size-full wp-image-20192\" src=\"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2019\/03\/FELSEFENIN-BASLANGIC-ILKELERI-b.png\" alt=\"\" width=\"571\" height=\"297\" srcset=\"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2019\/03\/FELSEFENIN-BASLANGIC-ILKELERI-b.png 571w, https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2019\/03\/FELSEFENIN-BASLANGIC-ILKELERI-b-300x156.png 300w\" sizes=\"(max-width: 571px) 100vw, 571px\" \/><\/p>\n<p><span lang=\"tr\"><span style=\"font-size: small;\"><strong>Georges Politzer<\/strong><br \/>\n<\/span> <\/span> <span lang=\"tr\"> \u00c7eviri: <\/span> Sevim Belli<\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><b>B\u0130R\u0130NC\u0130 KISIM<\/b><\/span><\/p>\n<p>FELSEFE SORUNLARI<\/p>\n<p>G\u0130R\u0130\u015e<\/p>\n<p><b>I. <\/b>Felsefeyi ni\u00e7in \u00f6\u011frenmeliyiz?<br \/>\n<b>II.<\/b> Felsefe \u00f6\u011frenmek zor bir \u015fey midir?<br \/>\n<b>III.<\/b> Felsefe nedir?<br \/>\n<b>IV.<\/b> Materyalist felsefe nedir?<br \/>\n<b>V.<\/b> Materyalizm ile Marksizm aras\u0131ndaki ili\u015fkiler nelerdir?<br \/>\n<b>VI.<\/b> Burjuvazinin Marksizm\u2019e kar\u015f\u0131 kampanyalar\u0131.<\/p>\n<p><b>I. FELSEFEY\u0130 N\u0130\u00c7\u0130N \u00d6\u011eRENMEL\u0130Y\u0130Z?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu kitapta, materyalist felsefenin ba\u015flang\u0131\u00e7 ilkelerini sunmak ve a\u00e7\u0131klamak amac\u0131nday\u0131z.<\/p>\n<p>Ni\u00e7in? \u00c7\u00fcnk\u00fc Marksizm, bir felsefeye ve bir y\u00f6nteme, diyalektik materyalizmin felsefesine ve y\u00f6ntemine s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u015eu halde Marksizm\u2019i iyi anlamak i\u00e7in ve burjuva teorilerinin kan\u0131tlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fctmek i\u00e7in oldu\u011fu kadar, etkin bir siyasal sava\u015f\u0131m\u0131 \u00fcstlenmek i\u00e7in de bu felsefeyi ve bu y\u00f6ntemi incelemek zorunludur.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de Lenin, \u015f\u00f6yle demi\u015fti; Devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz. ( V. \u0130. Lenin, Ne Yapmal\u0131?, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1992, s. 29.) Bu, her \u015feyden \u00f6nce, teoriyi prati\u011fe ba\u011flamak gerekir, demektir.<\/p>\n<p>Pratik nedir? Pratik; ger\u00e7ekle\u015ftirme i\u015fidir. \u00d6rne\u011fin, sanayi, tar\u0131m, baz\u0131 teorileri (kimyasal, fiziksel ya da biyolojik teorileri), ger\u00e7ekle\u015ftirirler (yani ger\u00e7e\u011fe ge\u00e7irirler).<\/p>\n<p>Teori nedir? Teori, ger\u00e7ekle\u015ftirmeyi istedi\u011fimiz \u015feylerin bilgisidir.<\/p>\n<p>Yaln\u0131zca pratik olabilir &#8211; ama o zaman yaln\u0131zca g\u00f6rene\u011fe dayanarak ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Yaln\u0131zca teori olabilir &#8211; ama o zaman da tasarlanan, kafada tasarlanan \u015fey \u00e7o\u011fu kez ger\u00e7ekle\u015femez. Demek ki, teori ile pratik aras\u0131nda ba\u011flant\u0131 olmas\u0131 gerekir. Bug\u00fcn sorun, bu teorinin ne olmas\u0131 gerekti\u011fini ve pratik ile ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131n nas\u0131l olmas\u0131 gerekti\u011fini bilmektir.<\/p>\n<p>Do\u011fru bir devrimci eylemi ger\u00e7ekle\u015ftirebilmek i\u00e7in i\u015f\u00e7i militana, do\u011fru bir tahlil y\u00f6ntemi ve do\u011fru bir d\u00fc\u015f\u00fcnme y\u00f6nteminin gerekli oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. Ona, b\u00fct\u00fcn olgular\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc verecek bir dogma de\u011fil ama hi\u00e7bir zaman ayn\u0131 olmayan ko\u015fullar\u0131 ve olgular\u0131 hesaba katan bir y\u00f6ntem,<br \/>\nteoriyi pratikten, d\u00fc\u015f\u00fcnceyi ya\u015famdan hi\u00e7bir zaman ay\u0131rmayan bir y\u00f6ntem gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. \u0130\u015fte a\u00e7\u0131klamaya, anlatmaya niyetlendi\u011fimiz bu y\u00f6ntem, Marksizm\u2019in temeli olan diyalektik materyalizm felsefesinin i\u00e7erdi\u011fi y\u00f6ntemdir.<\/p>\n<p><b>II. FELSEFE \u00d6\u011eRENMEK ZOR B\u0130R \u015eEY M\u0130D\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nFelsefe \u00f6\u011freniminin, i\u015f\u00e7iler i\u00e7in, \u00f6zel bilgileri gerektiren, g\u00fc\u00e7l\u00fcklerle dolu bir \u015fey oldu\u011fu genellikle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. A\u00e7\u0131klamak gerekir ki, burjuva elkitaplar\u0131, bu g\u00f6r\u00fc\u015fleri onlar\u0131 inand\u0131rmak i\u00e7in ve onlar\u0131 ancak y\u0131ld\u0131rabilecek bi\u00e7imde kaleme al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Genel olarak \u00f6\u011frenmenin, \u00f6zellikle de felsefe \u00f6\u011frenmenin g\u00fc\u00e7l\u00fckler ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 yads\u0131m\u0131yoruz ama bu g\u00fc\u00e7l\u00fckler elbette yenilebilir g\u00fc\u00e7l\u00fcklerdir ve \u00f6zellikle, okurlar\u0131m\u0131z\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu i\u00e7in yeni \u015feyler olmas\u0131ndan ileri gelir.<\/p>\n<p>Biz de zaten, daha s\u00f6z\u00fcn ba\u015f\u0131nda \u015feylere bellilik, a\u00e7\u0131kl\u0131k kazand\u0131rarak, okurlar\u0131m\u0131z\u0131, g\u00fcnl\u00fck dilde anlam\u0131 bozulmu\u015f s\u00f6zlerin baz\u0131 tan\u0131mlar\u0131n\u0131 yeniden g\u00f6zden ge\u00e7irmeye, irdelemeye \u00e7a\u011f\u0131raca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p><b>III. FELSEFE NED\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nHalk dilinde filozof denince ya bulutlarda ya\u015fayan bir kimse ya her \u015feyi ho\u015fg\u00f6ren, hi\u00e7bir \u015feye ald\u0131rmayan kimse anla\u015f\u0131l\u0131r. Oysa tam tersine, filozof, baz\u0131 sorunlara, kesin, a\u00e7\u0131k yan\u0131tlar getirmek isteyen ki\u015fidir ve e\u011fer felsefenin, evrenin (d\u00fcnya nereden geliyor? nereye gidiyoruz? vb.) sorunlar\u0131na bir a\u00e7\u0131klama bulmak istedi\u011fi dikkate al\u0131n\u0131rsa, elbette ki, filozofun pek \u00e7ok \u015feyle u\u011fra\u015ft\u0131\u011f\u0131 ve s\u00f6ylenenin tersine, \u00e7ok \u015feye ald\u0131rd\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, felsefeyi tan\u0131mlamak i\u00e7in, felsefenin, evreni, do\u011fay\u0131 a\u00e7\u0131klamak istedi\u011fini, en genel sorunlar\u0131 inceledi\u011fini s\u00f6yleyece\u011fiz. Daha az genel olan sorunlar, bilimlerce incelenir. \u00d6yleyse felsefe, bilimlerin bir uzant\u0131s\u0131d\u0131r, \u015fu anlamda ki, felsefe, bilimlere dayan\u0131r ve onlara ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Burada hemen ekleyelim ki, Marksist felsefe, b\u00fct\u00fcn sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne bir y\u00f6ntem getirir ve bu y\u00f6ntem, materyalizm denen \u015feye ili\u015fkin olan bir y\u00f6ntemdir.<\/p>\n<p><b>IV. MATERYAL\u0130ST FELSEFE NED\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBurada da gene hemen belirtmemiz gereken bir anlam kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r; halk dilinde materyalist denince, maddi zevkleri tatmaktan ba\u015fka bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen kimse anla\u015f\u0131l\u0131yor. Madde (mattiere) s\u00f6z\u00fcn\u00fc i\u00e7eren materyalizm s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc \u00fczerinde s\u00f6zc\u00fck oyunu yap\u0131larak, ona ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131 yanl\u0131\u015f bir anlam verme yoluna gidiliyor.<\/p>\n<p>Biz, materyalizmi incelerken, ona, -s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn bilimsel anlam\u0131nda- ger\u00e7ek anlam\u0131n\u0131 geri verece\u011fiz; g\u00f6rece\u011fiz ki, materyalist olmak, bir \u00fclk\u00fcye sahip olmaya ve bu \u00fclk\u00fcy\u00fc zafere ula\u015ft\u0131rmak i\u00e7in sava\u015f\u0131m vermeye engel de\u011fildir.<\/p>\n<p>Dedik ki, felsefe, d\u00fcnyan\u0131n en genel sorunlar\u0131na bir a\u00e7\u0131klama bulmak ister ama, insanl\u0131\u011f\u0131n tarihi boyunca, bu a\u00e7\u0131klama, her zaman ayn\u0131 olmad\u0131.<\/p>\n<p>\u0130lk insanlar da do\u011fay\u0131, d\u00fcnyay\u0131 a\u00e7\u0131klamak istediler ama bunu ba\u015faramad\u0131lar. Ger\u00e7ekten de d\u00fcnyay\u0131 ve bizi \u00e7evreleyen olaylar\u0131 a\u00e7\u0131klama olana\u011f\u0131n\u0131 bize veren, bilimlerdir; oysa bilimlerin ilerlemelerine olanak sa\u011flayan bulu\u015flar \u00e7ok yenidir.<\/p>\n<p>Demek ki, ilk insanlar\u0131n bilgisizli\u011fi, onlar\u0131n ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na bir engeldi. Bunun i\u00e7indir ki tarih boyunca, bu bilgisizlik nedeniyle, d\u00fcnyay\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7lerle a\u00e7\u0131klamak isteyen dinlerin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu, bilime ayk\u0131r\u0131 bir a\u00e7\u0131klamad\u0131r. Sonra yava\u015f yava\u015f, y\u00fczy\u0131llar boyunca, bilim geli\u015fecek, insanlar, bilimsel deneyimlerden yola \u00e7\u0131karak maddi<br \/>\nolgularla d\u00fcnyay\u0131 a\u00e7\u0131klamay\u0131 deneyecektir &#8211; buradan, \u015feyleri bilimlerle a\u00e7\u0131klama iradesinden, materyalist felsefe do\u011fdu.<\/p>\n<p>Sonraki b\u00f6l\u00fcmlerde materyalizmin ne oldu\u011funu inceleyece\u011fiz ama \u015fimdiden, \u015funu akl\u0131m\u0131zda tutal\u0131m ki, materyalizm, evrenin bilimsel a\u00e7\u0131klamas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Materyalist felsefenin tarihini incelerken, bilgisizli\u011fe kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131n ne kadar \u00e7etin ve g\u00fc\u00e7 oldu\u011funu g\u00f6rece\u011fiz. Ayr\u0131ca \u015funu da belirtmek gerekir ki, materyalizm ve bilgisizlik yan yana, bir arada varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcklerine g\u00f6re zaman\u0131m\u0131zda da bu sava\u015f\u0131m, hen\u00fcz son bulmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Marks ve Engels, i\u015fte bu sava\u015f\u0131m\u0131n ortas\u0131nda i\u015fe kar\u0131\u015ft\u0131lar. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n b\u00fcy\u00fck bulu\u015flar\u0131n\u0131n \u00f6nemini anlayarak, materyalist felsefeye, evrenin bilimsel a\u00e7\u0131klamas\u0131nda \u00e7ok b\u00fcy\u00fck ilerlemeler yapma olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131lar. B\u00f6ylece diyalektik materyalizm do\u011fdu. Sonra, ilkin, onlar, d\u00fcnyay\u0131 y\u00f6neten yasalar\u0131n, toplumlar\u0131n geli\u015fmesini a\u00e7\u0131klamaya yarad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131lar;<br \/>\nb\u00f6ylece \u00fcnl\u00fc tarihsel materyalizm teorisini dile getirdiler.<\/p>\n<p>Bu kitapta, ilkin materyalizmi, sonra diyalektik materyalizmi, daha sonra da tarihsel materyalizmi inceleyece\u011fiz Ama her \u015feyden \u00f6nce, materyalizm ile Marksizm aras\u0131ndaki ili\u015fkileri ortaya koymak istiyoruz.<\/p>\n<p><b>V. MATERYAL\u0130ZM \u0130LE MARKS\u0130ZM ARASINDAK\u0130 \u0130L\u0130\u015eK\u0130LER<br \/>\nNELERD\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu ili\u015fkileri \u015f\u00f6yle \u00f6zetleyebiliriz:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Materyalizmin felsefesi, Marksizm\u2019in temelini olu\u015fturur. (Bkz: Lenin, Materyalizm ve Reformizmin Felsefesi, Karl Marks. et sa doctrine, Editions Sociales 1953, s. 60.)<\/p>\n<p><b>2.<\/b> D\u00fcnyan\u0131n sorunlar\u0131na bilimsel bir a\u00e7\u0131klama getirmek isteyen bu materyalist felsefe, tarih boyunca, bilimlerle birlikte ayn\u0131 zamanda ilerler. Dolay\u0131s\u0131yla, Marksizm de bilimlerden \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r, bilimlere dayan\u0131r ve bilimlerle birlikte evrim g\u00f6sterir.<\/p>\n<p><b>3. <\/b>Marks ve Engels&#8217;ten \u00f6nce de bir\u00e7ok kez ve de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerde materyalist felsefeler ortaya \u00e7\u0131kt\u0131 ama, 19. y\u00fczy\u0131lda bilimler ileriye do\u011fru b\u00fcy\u00fck bir ad\u0131m att\u0131klar\u0131ndan, Marks ve Engels, \u00e7a\u011fda\u015f bilimlerden yola \u00e7\u0131karak, bu eski materyalizmi yenilediler ve bize, diyalektik materyalizm denilen ve Marksizm\u2019in temelini olu\u015fturan \u00e7a\u011fda\u015f materyalizmi sundular.<\/p>\n<p>Bu birka\u00e7 a\u00e7\u0131klama ile g\u00f6r\u00fcyoruz ki, materyalist felsefenin, s\u00f6ylenenin tersine, bir tarihi vard\u0131r. Bu tarih, bilimlerin tarihine s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r. Materyalizm \u00fczerine kurulmu\u015f olan Marksizm, tek bir adam\u0131n kafas\u0131ndan \u00e7\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131r. O, daha Diderot&#8217;da \u00e7ok ilerlemi\u015f bulunan eski materyalizmin<br \/>\nuzant\u0131s\u0131 ve sonucudur. Marksizm, 18. y\u00fczy\u0131l ansiklopedicilerinin geli\u015ftirdi\u011fi ve 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n b\u00fcy\u00fck bulu\u015flar\u0131n\u0131n zenginle\u015ftirdi\u011fi materyalizmin a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fmesidir. Marksizm, canl\u0131 ya\u015fayan bir teoridir ve hemen burada Marksizm\u2019in, sorunlar\u0131 nas\u0131l ele ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in herkesin bildi\u011fi s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131 sorununu bir \u00f6rnek olarak alaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar bu sorun \u00fczerinde ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler? Baz\u0131lar\u0131, ekme\u011fi savunman\u0131n, siyasal sava\u015f\u0131mdan ayr\u0131 bir \u015fey oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Di\u011fer baz\u0131lar\u0131, \u00f6rg\u00fctlenme zorunlulu\u011funu yads\u0131yarak, sokakta yumrukla\u015fman\u0131n yeterli oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedirler. Daha ba\u015fkalar\u0131 ise yaln\u0131zca siyasal sava\u015f\u0131m\u0131n bu soruna \u00e7\u00f6z\u00fcm getirece\u011fini \u00f6n\u00fc s\u00fcrerler.<\/p>\n<p>Marksist i\u00e7in, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131, \u015funlar\u0131 i\u00e7erir:<\/p>\n<p><b>a. <\/b>Bir ekonomik sava\u015f\u0131m\u0131,<br \/>\n<b>b. <\/b>Bir siyasal sava\u015f\u0131m\u0131,<br \/>\n<b>c. <\/b>Bir ideolojik sava\u015f\u0131m\u0131,<\/p>\n<p>\u015eu halde sorun, bu \u00fc\u00e7 alana birlikte yerle\u015ftirilmelidir.<\/p>\n<p><b>a. <\/b>Bar\u0131\u015f u\u011fruna sava\u015f\u0131m verilmeksizin, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc savunmaks\u0131z\u0131n ve bu ama\u00e7lar i\u00e7in sava\u015f\u0131ma yarayan b\u00fct\u00fcn fikirleri savunmaks\u0131z\u0131n, ekmek i\u00e7in sava\u015f\u0131m verilemez.<\/p>\n<p><b>b.<\/b> Marks&#8217;tan beri ger\u00e7ek bir bilim haline gelmi\u015f olan siyasal sava\u015f\u0131m i\u00e7in de durum ayn\u0131d\u0131r: B\u00f6yle bir sava\u015f\u0131m y\u00fcr\u00fctmek i\u00e7in, hem ekonomik durumu, hem de ideolojik ak\u0131mlar\u0131, ayn\u0131 zamanda hesaba katmak zorunludur.<\/p>\n<p><b>c.<\/b> Propaganda ile kendini g\u00f6steren ideolojik sava\u015f\u0131ma gelince, bu sava\u015f\u0131m\u0131n etkili olmas\u0131 i\u00e7in, ekonomik ve siyasal durumu hesaba katmak gerekir.<\/p>\n<p>Demek ki, b\u00fct\u00fcn bu sorunlar, birbirlerine s\u0131ms\u0131k\u0131 ba\u011fl\u0131d\u0131r ve bu bak\u0131mdan, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131 denilen bu b\u00fcy\u00fck sorunun herhangi bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc -\u00f6rne\u011fin bir grev- kar\u015f\u0131s\u0131nda sorunun b\u00fct\u00fcn verilerini ve b\u00fct\u00fcn\u00fcyle sorunun kendisini<br \/>\ndikkate almadan bir karar al\u0131namaz.<\/p>\n<p>\u015eu halde b\u00fct\u00fcn bu alanlarda sava\u015f\u0131m verme yetene\u011finde olan, harekete en iyi y\u00f6n\u00fc verecektir.<\/p>\n<p>Bir Marksist, bu s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131 sorununu i\u015fte b\u00f6yle anlar. Oysa, her g\u00fcn s\u00fcrd\u00fcrmek zorunda oldu\u011fumuz ideolojik sava\u015f\u0131mda ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc, Tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131, evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131 gibi \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi g\u00fc\u00e7 sorunlarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunuruz. \u0130\u015fte diyalektik materyalizm, bize, bir uslamlama<br \/>\ny\u00f6ntemi verecek, b\u00fct\u00fcn bu sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlememize ve ayn\u0131 zamanda Marksizm\u2019i tamamlamak ve yenilemek iddias\u0131 ile Marksizm\u2019i bozmaya \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n ger\u00e7ek y\u00fcz\u00fcn\u00fc ortaya \u00e7\u0131karmam\u0131za olanak sa\u011flayacakt\u0131r.<\/p>\n<p><b>VI. BURJUVAZ\u0130N\u0130N MARKS\u0130ZM&#8217;E KAR\u015eI KAMPANYALARI<br \/>\n<\/b><br \/>\nMarksizm\u2019i, b\u00f6yle tahrife kalk\u0131\u015fmak, \u00e7ok \u00e7e\u015fitli temellere dayan\u0131r. Marksizm-\u00f6ncesi (Marks&#8217;tan \u00f6nceki) d\u00f6nemin sosyalist yazarlar\u0131n\u0131, Marksizm\u2019in kar\u015f\u0131s\u0131na dikmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. B\u00f6ylece, \u00fctopyac\u0131lar\u0131n, Marks&#8217;a kar\u015f\u0131, s\u0131k s\u0131k kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ba\u015fkalar\u0131 Proudhon&#8217;u kullan\u0131rlar; baz\u0131lar\u0131, (Lenin taraf\u0131ndan ustaca \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fckleri halde) 1914 \u00f6ncesinin<br \/>\nrevizyonistlerinden kaynaklan\u0131rlar ama, burjuvazinin Marksizm\u2019e kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc susma kampanyas\u0131n\u0131 \u00f6zellikle belirtmek gerekir. Burjuvazi, ayr\u0131ca materyalist felsefenin Marksist bi\u00e7imiyle bilinmesini engellemek i\u00e7in her \u015feyi yapm\u0131\u015ft\u0131r. Fransa&#8217;da yap\u0131lan felsefe \u00f6\u011fretimi \u00f6zellikle bu bak\u0131mdan \u00e7arp\u0131c\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Orta dereceli \u00f6\u011fretim kurulu\u015flar\u0131nda felsefe \u00f6\u011fretilir ama bu \u00f6\u011fretimin t\u00fcm\u00fc, Marks ve Engels taraf\u0131ndan haz\u0131rlan\u0131p geli\u015ftirilmi\u015f materyalist bir felsefe oldu\u011fu hi\u00e7bir zaman \u00f6\u011frenilmeden, ba\u015ftan sona izlenebilir. Felsefe elkitaplar\u0131nda Marksizm ve materyalizm sorunu birbirinden daima ayr\u0131ym\u0131\u015f<br \/>\ngibi, materyalizmden (\u00e7\u00fcnk\u00fc ondan s\u00f6z etmek gereklidir) s\u00f6z edilir. Marksizm, genellikle yaln\u0131zca, siyasal bir \u00f6\u011freti olarak sunulur ve tarihsel materyalizmden s\u00f6z edildi\u011finde de bu konuyla ilgili olarak, materyalizm felsefesinden s\u00f6z edilemez; diyalektik materyalizmin t\u00fcm\u00fc ise, hi\u00e7 bilinmiyor.<\/p>\n<p>Bu durum yaln\u0131zca ortaokullarda ve liselerde b\u00f6yle de\u011fildir; \u00fcniversitelerde de tamamen ayn\u0131d\u0131r. En belirleyici olgu \u015fudur: Fransa&#8217;da Marksizm\u2019in bir felsefesi bulundu\u011fu, bunun da materyalizm oldu\u011fu bilinmeden ve geleneksel materyalizmin \u00e7a\u011fda\u015f bir bi\u00e7imi bulundu\u011fu, bunun da diyalektik<br \/>\nmateryalizm ya da Marksizm oldu\u011fu bilinmeden, Frans\u0131z \u00fcniversitelerinin verdikleri en y\u00fcksek dereceli diplomalarla donanm\u0131\u015f olarak, bir felsefe uzman\u0131 olunabilir.<\/p>\n<p>Biz, Marksizm\u2019in yaln\u0131zca toplum hakk\u0131nda de\u011fil ama ayn\u0131 zamanda evrenin kendisi hakk\u0131nda genel bir anlay\u0131\u015f\u0131 i\u00e7erdi\u011fini belirtmek istiyoruz. Demek ki, baz\u0131lar\u0131n\u0131n ileri s\u00fcrd\u00fcklerinin tersine, Marksizm\u2019in, bir felsefeden yoksun olu\u015fu gibi b\u00fcy\u00fck bir kusuru bulundu\u011fundan yak\u0131nmak ve<br \/>\nMarksizm\u2019in yoksun bulundu\u011fu bu felsefeyi, i\u015f\u00e7i hareketinin baz\u0131 teorisyenleri gibi, orda burada yeniden aramak, yersizdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Marksizm\u2019in bir felsefesi vard\u0131r ve bu da diyalektik materyalizmdir.<\/p>\n<p>Zaten, bu susma kampanyas\u0131na, y\u00f6netici s\u0131n\u0131flar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 b\u00fct\u00fcn kalpazanl\u0131klara ve ald\u0131klar\u0131 b\u00fct\u00fcn \u00f6nlemlere kar\u015f\u0131n, Marksizm ve felsefesi, gittik\u00e7e daha \u00e7ok tan\u0131nmaya, bilinmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p><b>B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<br \/>\n<\/b><br \/>\n<b>FELSEFEN\u0130N TEMEL SORUNU<br \/>\n<\/b><br \/>\n<b>I. <\/b>Felsefe \u00f6\u011frenmeye nas\u0131l ba\u015flamal\u0131y\u0131z?<br \/>\n<b>II. <\/b>Evreni a\u00e7\u0131klaman\u0131n iki bi\u00e7imi.<br \/>\n<b>III. <\/b>Madde ve ruh.<br \/>\n<b>IV.<\/b> Madde nedir? Ruh nedir?<br \/>\n<b>V. <\/b>Felsefenin temel sorusu ya da sorunu.<br \/>\n<b>VI. <\/b>\u0130dealizm ya da materyalizm.<\/p>\n<p><b>I. FELSEFE \u00d6\u011eRENMEYE NASIL BA\u015eLAMALIYIZ?<br \/>\n<\/b><br \/>\nGiri\u015f k\u0131sm\u0131nda birka\u00e7 kez belirttik ki, diyalektik materyalizm felsefesi, Marksizm\u2019in temelidir.<\/p>\n<p>Amac\u0131m\u0131z, bu felsefenin incelenmesi, \u00f6\u011frenilmesidir; ama bu amaca varmak i\u00e7in, a\u015fama a\u015fama ilerlememiz gerekir.<\/p>\n<p>Diyalektik materyalizmden s\u00f6z etti\u011fimiz zaman \u00f6n\u00fcm\u00fczde iki s\u00f6zc\u00fck vard\u0131r: materyalizm ve diyalektik; bu demektir ki, materyalizm, diyalektiktir. Biliyoruz ki, Marks ve Engels&#8217;ten \u00f6nce de materyalizm vard\u0131 ama onlar, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n bulu\u015flar\u0131n\u0131n yard\u0131m\u0131yla, bu materyalizmin \u015feklini de\u011fi\u015ftirdiler ve diyalektik materyalizmi yaratt\u0131lar.<\/p>\n<p>Materyalizmin \u00e7a\u011fda\u015f bi\u00e7imini belirten diyalektik s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, daha ilerde inceleyece\u011fiz.<\/p>\n<p>Ama, mademki Marks ve Engels&#8217;ten \u00f6nce de materyalist filozoflar var olmu\u015ftu (\u00f6rne\u011fin 18. y\u00fczy\u0131lda Diderot) ve mademki b\u00fct\u00fcn materyalistler i\u00e7in ortak olan noktalar vard\u0131r, \u00f6yleyse, diyalektik materyalizmi ele almadan \u00f6nce, materyalizmin tarihini \u00f6\u011frenmemiz gerekir. Ayn\u0131 \u015fekilde materyalizme kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131lan anlay\u0131\u015flar\u0131 da bilmemiz gerekir.<\/p>\n<p><b>II. EVREN\u0130 A\u00c7IKLAMANIN \u0130K\u0130 B\u0130\u00c7\u0130M\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nFelsefenin en genel sorunlar\u0131n \u00f6\u011frenilmesi demek oldu\u011funu ve felsefenin amac\u0131n\u0131n, evreni, do\u011fay\u0131; insan\u0131 a\u00e7\u0131klamak oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fck.<\/p>\n<p>E\u011fer bir burjuva felsefe elkitab\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131p bakarsak, i\u00e7indeki felsefelerin \u00e7oklu\u011fu, \u00e7e\u015fitlili\u011fi ile \u015fa\u015f\u0131r\u0131p kal\u0131r\u0131z. Bu felsefeler, izm ile biten, az ya da \u00e7ok karma\u015f\u0131k, \u00e7ok \u00e7e\u015fitli s\u00f6zc\u00fcklerle donat\u0131l\u0131r, \u00f6rne\u011fin kritisizm (ele\u015ftiricilik), evol\u00fcsyonizm (evrimcilik), entelekt\u00fcalizm (an\u0131k\u00e7\u0131l\u0131k) ve benzerleri gibi. Bu \u00e7okluk, bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k yarat\u0131r. Zaten burjuvazi de durumu<br \/>\nayd\u0131nlatmak i\u00e7in hi\u00e7bir \u015fey yapmam\u0131\u015f, tam tersini yapm\u0131\u015ft\u0131r ama biz, b\u00fct\u00fcn bu sistemler aras\u0131nda bir se\u00e7im yapacak, iki b\u00fcy\u00fck ak\u0131m\u0131, kesim olarak birbirine kar\u015f\u0131 iki anlay\u0131\u015f\u0131, ay\u0131rdedebilecek durumday\u0131z. D\u00fcnyan\u0131n<\/p>\n<p><b>a) <\/b>Bilimsel anlay\u0131\u015f\u0131,<br \/>\n<b>b)<\/b> Bilimsel olmayan anlay\u0131\u015f\u0131.<\/p>\n<p><b>III. MADDE VE RUH<br \/>\n<\/b><br \/>\nFilozoflar, d\u00fcnyay\u0131, do\u011fay\u0131, insan\u0131 yani sonu\u00e7 olarak bizi ku\u015fatan her \u015feyi a\u00e7\u0131klamak i\u015fine giri\u015ftikleri zaman, \u015feyleri ay\u0131rdetmek gerekli olmu\u015ftu. Biz, kendimiz de g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz, dokundu\u011fumuz maddi \u015feyler, nesneler bulundu\u011funu sapt\u0131yoruz. Ayr\u0131ca g\u00f6remedi\u011fimiz, dokunamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z, \u00f6l\u00e7emedi\u011fimiz, \u00f6rne\u011fin fikirler gibi, ba\u015fka ger\u00e7ekler oldu\u011funu da sapt\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Demek ki, \u015feyleri \u015f\u00f6yle s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131yoruz: bir yanda maddi olan \u015feyler; \u00f6te yanda ruh, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve fikirler alan\u0131nda kalan, maddi olmayan \u015feyler.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00f6ylece, filozoflar, madde ve ruh ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldiler.<\/p>\n<p><b>IV. MADDE NED\u0130R? RUH NED\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nAz \u00f6nce, \u015feylerin madde ya da ruh olu\u015flar\u0131na g\u00f6re nas\u0131l s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, genel olarak g\u00f6rd\u00fck.<\/p>\n<p>Ama bu ayr\u0131m\u0131n, \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerde ve \u00e7e\u015fitli s\u00f6zc\u00fcklerle yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmeliyiz.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, ruhtan s\u00f6z edilirken, d\u00fc\u015f\u00fcnceden, fikirlerimizden, bilincimizden. s\u00f6z ediyoruz; gene ayn\u0131 \u015fekilde do\u011fadan, d\u00fcnyadan, yery\u00fcz\u00fcnden, varl\u0131ktan s\u00f6z edilirken, maddeden s\u00f6z edilmi\u015f olunuyor.<\/p>\n<p>Gene bunun gibi, Engels, Ludwig Feuerbach ue Klasik Alman Felsefesinin Sonu adl\u0131 kitab\u0131nda varl\u0131k ve d\u00fc\u015f\u00fcnceden s\u00f6z etti\u011fi zaman, varl\u0131\u011fa madde d\u00fc\u015f\u00fcnceye ruh demektedir.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcnce ya da ruhun, varl\u0131k ya da maddenin ne oldu\u011funu tan\u0131mlamak i\u00e7in \u015f\u00f6yle diyece\u011fiz:<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcnce, bizim \u015feylerden edindi\u011fimiz, \u015feyler hakk\u0131ndaki fikrimizdir; bu fikirlerin baz\u0131lar\u0131, bize, al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere, duyumlar\u0131m\u0131zdan gelir ve maddi nesneleri kar\u015f\u0131larlar; Tanr\u0131 fikri gibi, felsefe, sonsuzluk ve bizzat d\u00fc\u015f\u00fcnce gibi di\u011fer baz\u0131 fikirler ise maddi nesneleri kar\u015f\u0131lamazlar. Burada akl\u0131m\u0131zda<br \/>\ntutmam\u0131z gereken esas \u015fudur ki, biz, duygulara, d\u00fc\u015f\u00fcncelere, fikirlere, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz ve duydu\u011fumuz i\u00e7in sahibiz.<\/p>\n<p>Madde ya da varl\u0131k, duyumlar\u0131m\u0131z\u0131n, alg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n bize g\u00f6sterdi\u011fi, bize sundu\u011fu, genel anlamda bizi \u00e7evreleyen ve d\u0131\u015f d\u00fcnya dedi\u011fimiz her \u015feydir. \u00d6rnek: Elimdeki ka\u011f\u0131t beyazd\u0131r. Bu ka\u011f\u0131d\u0131n beyaz oldu\u011funu bilmek, bir fikirdir ve bu fikri bana veren benim duyular\u0131md\u0131r ama madde ka\u011f\u0131d\u0131n<br \/>\nkendisidir.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, filozoflar, varl\u0131k ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki ya da ruh ile madde aras\u0131ndaki ya da bilin\u00e7 ile beyin. aras\u0131ndaki vb. ili\u015fkilerden s\u00f6z ettikleri zaman, bunlar\u0131n sorular\u0131 hep ayn\u0131d\u0131r: Madde ya da ruhtan, varl\u0131k ya da d\u00fc\u015f\u00fcnceden hangisi daha \u00f6nemlidir? Hangisi, di\u011ferinden \u00f6ncedir? \u0130\u015fte<br \/>\nfelsefenin temel sorusu budur.<\/p>\n<p><b>V. FELSEFEN\u0130N TEMEL SORUSU YA DA SORUNU<br \/>\n<\/b><br \/>\nHer birimiz, \u00f6ld\u00fckten sonra ne olaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131, d\u00fcnyan\u0131n nereden geldi\u011fini, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn nas\u0131l olu\u015ftu\u011funu kendi kendimize sormu\u015fuzdur ve bizim i\u00e7in herhangi bir \u015feyin her zaman var oldu\u011funu kabul etmek, g\u00fc\u00e7 bir \u015feydir. (\u0130nsan\u0131n) belli bir zamanda hi\u00e7bir \u015feyin var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeye e\u011filimi<br \/>\nvard\u0131r. Onun i\u00e7indir ki, Ruh, karanl\u0131klar \u00fczerinde y\u00fcz\u00fcyordu&#8230; sonra madde geldi \u015feklindeki, dinin \u00f6\u011fretti\u011fine inanmak daha kolayd\u0131r. Gene ayn\u0131 bi\u00e7imde insan kendi kendine, bizim d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizin nerede oldu\u011funu sorar ve b\u00f6ylece, ruh ile madde aras\u0131nda beyin ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131nda bulunan ili\u015fkiler sorunu, bize g\u00f6re konmu\u015f olur. Ayr\u0131ca sorunu, daha<br \/>\nba\u015fka t\u00fcrl\u00fc koyu\u015f bi\u00e7imleri de vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin, irade ile g\u00fc\u00e7 aras\u0131ndaki ili\u015fkiler nelerdir? \u0130rade burada ruhtur, d\u00fc\u015f\u00fcncedir; g\u00fc\u00e7 ise olanakl\u0131 oland\u0131r, varl\u0131kt\u0131r, maddedir. Toplumsal bilin\u00e7 ile toplumsal varl\u0131k aras\u0131ndaki ili\u015fkiler sorunuyla da ayn\u0131 derecede s\u0131k kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>Demek ki, felsefenin temel sorusu, \u00e7e\u015fitli g\u00f6r\u00fcn\u00fcmler alt\u0131nda kendini ortaya koyar ve bu, madde ile ruh aras\u0131ndaki ili\u015fkiler sorununun konulu\u015f bi\u00e7imini her zaman tan\u0131man\u0131n ne kadar \u00f6nemli oldu\u011funu g\u00f6sterir. \u00c7\u00fcnk\u00fc biz biliyoruz ki, bu soruya yaln\u0131z iki yan\u0131t verilebilir:<\/p>\n<p><b>1.<\/b> Bilimsel bir yan\u0131t,<br \/>\n<b>2.<\/b> Bilimsel olmayan bir yan\u0131t.<\/p>\n<p><b>VI. \u0130DEAL\u0130ZM YA DA MATERYAL\u0130ZM<br \/>\n<\/b><br \/>\nB\u00f6ylece, filozoflar, bu \u00f6nemli sorun \u00fczerinde tutum tak\u0131nmak durumuna geldiler. \u0130lk insanlar, b\u00fcsb\u00fct\u00fcn bilgisiz olduklar\u0131, gerek d\u00fcnya, gerek kendileri hakk\u0131nda hi\u00e7bir bilgileri olmad\u0131\u011f\u0131, d\u00fcnya \u00fczerinde etki yaratabilmek i\u00e7in ancak pek g\u00fc\u00e7s\u00fcz ara\u00e7lardan yararlanabildikleri i\u00e7in, kendilerini \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011fa u\u011fratan b\u00fct\u00fcn olaylar\u0131n sorumlulu\u011funu, do\u011fa\u00fcst\u00fc<br \/>\nvarl\u0131klara y\u00fckl\u00fcyorlard\u0131. Soyda\u015flar\u0131n\u0131 ve bizzat kendilerini canl\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri d\u00fc\u015flerinin etkisiyle, imgelemlerinde; herkesin \u00e7ifte varl\u0131\u011f\u0131 oldu\u011fu gibi bir anlay\u0131\u015fa vard\u0131lar. Bu \u00e7ift olma fikrinin verdi\u011fi rahats\u0131zl\u0131k ve tedirginlikle, kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin ve kendi duyumlar\u0131n\u0131n, kendi \u00f6z bedenlerinin<br \/>\nbir eylemi olmad\u0131\u011f\u0131 ama bu bedende oturan ve \u00f6l\u00fcm an\u0131nda bu bedenden ayr\u0131lan ayr\u0131 bir ruhun i\u015fi oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesine varm\u0131\u015flard\u0131r (Friedrich Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1992, s. 20.)<\/p>\n<p>Daha sonra, ruhun \u00f6lmezli\u011fi ve ruhun madde d\u0131\u015f\u0131nda ya\u015fayabilece\u011fi<br \/>\nfikri do\u011fdu.<\/p>\n<p>Gene, tekni\u011fin yenmeye elveri\u015fli olmad\u0131\u011f\u0131 ve anlayamad\u0131klar\u0131 b\u00fct\u00fcn bu (filizlenme, f\u0131rt\u0131nalar, seller vb.) olaylar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki, do\u011fa g\u00fc\u00e7leri kar\u015f\u0131s\u0131ndaki kayg\u0131lar\u0131 ve g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fckleri, onlar\u0131, bu g\u00fc\u00e7lerin arkas\u0131nda sonsuz bir g\u00fcce sahip, iylik\u00e7i ya da k\u00f6t\u00fcl\u00fck\u00e7\u00fc ama her iki halde de kaprisli birtak\u0131m ruhlar ya da Tanr\u0131lar bulundu\u011funu varsaymaya g\u00f6t\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p>Gene, onlar, insanlardan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olan varl\u0131klara, Tanr\u0131lara inan\u0131yorlard\u0131 ama onlar\u0131, insan ya da hayvan bi\u00e7iminde maddi cisimler gibi tasarl\u0131yorlard\u0131. Ancak daha sonrad\u0131r ki, ruhlar ve Tanr\u0131lar (sonra da Tanr\u0131lar\u0131n yerini alan bir tek Tanr\u0131), salt ruhlar halinde kavrand\u0131lar. Bunun \u00fczerine, ger\u00e7ekte, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kendilerine \u00f6zg\u00fc, bedenlerinden b\u00fcsb\u00fct\u00fcn ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ya\u015famlar\u0131 olan ve var olmak i\u00e7in bedenlere gereksinme duymayan ruhlar oldu\u011fu fikri do\u011fdu.<\/p>\n<p>Daha sonra bu soru, dindeki de\u011fi\u015fikli\u011fe uygun olarak, \u015fu \u015fekilde daha kesin, belirli bir bi\u00e7imde soruldu:<\/p>\n<p>D\u00fcnya, Tanr\u0131 taraf\u0131ndan m\u0131 yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, yoksa b\u00fct\u00fcn \u00f6ncesizlik boyunca var m\u0131yd\u0131?<\/p>\n<p>Filozoflar, bu soruyu yan\u0131tlay\u0131\u015flar\u0131na g\u00f6re iki b\u00fcy\u00fck kampa ayr\u0131l\u0131yorlard\u0131. (Friedrich Engels, agy, s. 21.)<\/p>\n<p>Bilimsel olmayan a\u00e7\u0131klamay\u0131 benimseyerek, d\u00fcnyan\u0131n Tanr\u0131 taraf\u0131ndan yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul edenler yani ruhun maddeyi yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyenler, idealizm kamp\u0131n\u0131 olu\u015fturuyorlard\u0131.<\/p>\n<p>\u00d6tekiler, d\u00fcnyay\u0131 bilimsel olarak a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fanlar, do\u011fan\u0131n, maddenin ba\u015fl\u0131ca \u00f6\u011fe oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnenler, materyalizmin \u00e7e\u015fitli okullar\u0131nda yer al\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7ta, bu iki deyimin yani idealizmin ve materyalizmin, ba\u015fka bir anlam\u0131 yoktu.<\/p>\n<p>Demek ki, idealizm ve materyalizm, felsefenin temel sorununa kar\u015f\u0131t ve \u00e7eli\u015fik iki yan\u0131t verirler.<\/p>\n<p>\u0130dealizm, bilimsel olmayan anlay\u0131\u015ft\u0131r. Materyalizm ise, bilimsel d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Daha ilerde bu do\u011frulaman\u0131n kan\u0131tlar\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir ama \u015fimdiden, ta\u015flar, metaller, toprak gibi, d\u00fc\u015f\u00fcnceye sahip bulunmayan cisimlerin var oldu\u011fu deneyle yeterince saptan\u0131rsa da tersine, bedensiz yani cisimsiz ruhun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n hi\u00e7bir zaman saptanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz.<\/p>\n<p>Bu b\u00f6l\u00fcm\u00fc, \u00e7e\u015fitli yorumlara yer vermeyen tek anlaml\u0131 bir varg\u0131 ile tamamlamak istersek, g\u00f6r\u00fcr\u00fcz ki, nas\u0131l oluyor da insan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor sorusuna yan\u0131t vermek i\u00e7in, ancak, ba\u015ftanba\u015fa farkl\u0131 ve b\u00fct\u00fcn\u00fcyle birbirine kar\u015f\u0131t iki yan\u0131t vard\u0131r:<\/p>\n<p><b>Birinci yan\u0131t:<\/b> \u0130nsan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor \u00e7\u00fcnk\u00fc bir ruhu vard\u0131r.<\/p>\n<p><b>\u0130kinci yan\u0131t:<\/b> \u0130nsan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor \u00e7\u00fcnk\u00fc bir beyni vard\u0131r.<\/p>\n<p>Bu yan\u0131tlardan birini ya da \u00f6tekini verece\u011fimize g\u00f6re, bu sorudan do\u011fan sorunlara da farkl\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmler bulmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Yan\u0131t\u0131m\u0131za g\u00f6re, idealist ya da materyalist olaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA<\/b><br \/>\n&#8211; F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, \u0130dealizm ve Materyalizm, s. 20 vd..<br \/>\n<\/span><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><br \/>\n<img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/span><\/p>\n<p><b>\u0130K\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>\u0130DEAL\u0130ZM<\/p>\n<p><b>I.<\/b> Ahlaki idealizm ve felsefi idealizm<br \/>\n<b>II. <\/b>Berkeley&#8217;in idealizmini ni\u00e7in \u00f6\u011frenmeliyiz?<br \/>\n<b>III.<\/b> Berkeley&#8217;in idealizmi.<br \/>\n<b>IV.<\/b> \u0130dealist uslamlaman\u0131n sonu\u00e7lar\u0131.<br \/>\n<b>V. <\/b>\u0130dealist kan\u0131tlar:<\/p>\n<p><b>1.<\/b> Ruh maddeyi yarat\u0131r.<br \/>\n<b>2. <\/b>D\u00fcnya bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizin d\u0131\u015f\u0131nda mevcut de\u011fildir.<br \/>\n<b>3. <\/b>\u015eeyleri yaratan bizim fikirlerimizdir.<\/p>\n<p><b>I. AHLAK\u0130 \u0130DEAL\u0130ZM VE FELSEF\u0130 \u0130DEAL\u0130ZM<br \/>\n<\/b><br \/>\nMateryalizm konusunda g\u00fcnl\u00fck konu\u015fma dilinde nas\u0131l bir anlam kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftik. \u0130dealizm konusunda da ayn\u0131 kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k vard\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de ahlaki idealizm ile felsefi idealizmi birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rmamak gerekir.<\/p>\n<p>Ahlaki idealizm, insan\u0131n kendisini bir davaya, bir \u00fclk\u00fcye adamas\u0131 demektir. T\u00fcm d\u00fcnyadaki i\u015f\u00e7i hareketinin tarihinden \u00f6\u011freniyoruz ki, say\u0131lamayacak kadar \u00e7ok devrimci ve Marksist ya\u015famlar\u0131n\u0131 feda edecek kadar, kendilerini manevi bir \u00fclk\u00fcye adam\u0131\u015flard\u0131 ve bununla birlikte gene de felsefi idealizm denilen \u015feye kar\u015f\u0131yd\u0131lar.<\/p>\n<p>Felsefi idealizm, d\u00fcnyan\u0131n ruh ile a\u00e7\u0131klanmas\u0131n\u0131 temel alan bir \u00f6\u011fretidir.<\/p>\n<p>Bu \u00f6\u011freti, felsefenin temel sorusuna, en \u00f6nemli, ba\u015fl\u0131ca ve ilk \u00f6\u011fe, d\u00fc\u015f\u00fcncedir diye yan\u0131t veren \u00f6\u011fretidir ve idealizm, d\u00fc\u015f\u00fcncenin birinci derecede \u00f6nemli oldu\u011funu ileri s\u00fcrerken, varl\u0131\u011f\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcncenin yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ya da ba\u015fka bir deyi\u015fle maddeyi, ruhun yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>\u0130dealizmin ilk g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc b\u00f6yledir; ve idealizm, dinlerde salt ruhun yani Tanr\u0131n\u0131n, maddenin yarat\u0131c\u0131s\u0131 oldu\u011funu ileri s\u00fcrerek, tam geli\u015fmesini bulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn de felsefe tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda oldu\u011funu ileri s\u00fcren ve s\u00f6zde d\u0131\u015f\u0131nda olan din, ger\u00e7ekte, tersine, idealist felsefenin dolays\u0131z ve mant\u0131kl\u0131 sunulu\u015fudur.<\/p>\n<p>Oysa, y\u00fczy\u0131llar boyunca i\u015fe kar\u0131\u015fan bilim, k\u0131sa zamanda maddeyi, d\u00fcnyay\u0131, \u015feyleri yaln\u0131zca Tanr\u0131 ile a\u00e7\u0131klamaktan ba\u015fka bir a\u00e7\u0131klama bi\u00e7imini, zorunlu hale getirdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc, daha 14. y\u00fczy\u0131lda bilim, do\u011fa olaylar\u0131n\u0131, Tanr\u0131y\u0131 hesaba katmaks\u0131z\u0131n ve yarad\u0131l\u0131\u015f varsay\u0131m\u0131ndan vazge\u00e7erek a\u00e7\u0131klamaya ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Bilimsel, materyalist ve Tanr\u0131tan\u0131maz bu a\u00e7\u0131klamalarla daha iyi sava\u015fabilmek i\u00e7in elbette ki idealizmi daha ilerilere g\u00f6t\u00fcrmek, maddenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bile yads\u0131mak gerekti.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda bir \u0130ngiliz piskoposu olan ve idealizmin babas\u0131 diye adland\u0131r\u0131lan Berkeley&#8217;in d\u00f6rt elle sar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fey budur.<\/p>\n<p><b>II. BERKELEY&#8217;\u0130N \u0130DEAL\u0130ZM\u0130N\u0130 N\u0130\u00c7\u0130N \u00d6\u011eRENMEL\u0130Y\u0130Z?<br \/>\n<\/b><br \/>\nDemek ki, Berkeley&#8217;in felsefe sisteminin amac\u0131, materyalizmi y\u0131kmak, maddi varl\u0131\u011f\u0131n var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bize tan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015fmak olacakt\u0131r. O, Hylas ile Philono\u00fcs&#8217;\u00fcn Diyaloglar\u0131 adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde \u015f\u00f6yle yazar:<\/p>\n<p>E\u011fer bu ilkeler kabul edilir ve bunlara ger\u00e7ek g\u00f6z\u00fcyle bak\u0131l\u0131rsa, bundan \u015fu sonu\u00e7 \u00e7\u0131kar: Tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131k ve ku\u015fkuculuk, ikisi birden, bir \u00e7\u0131rp\u0131da tamam\u0131yla yenilmi\u015f, karanl\u0131k sorular ayd\u0131nlanm\u0131\u015f, hemen hemen \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmez g\u00fc\u00e7l\u00fckler \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmi\u015f ve paradokslardan ho\u015flanan insanlar sa\u011fduyuya kavu\u015fturulmu\u015f olur. (s. 13. Herkes \u0130\u00e7in Klasikler koleksiyonu.<br \/>\nLibrairie Hatier, Paris.)<\/p>\n<p>O halde Berkeley&#8217;e g\u00f6re, do\u011fru olan, maddenin var olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r\u00a0 ve tersini iddia etmek, ayk\u0131r\u0131 bir tutumdur yan\u0131lsamal\u0131 bir davran\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bunu bize nas\u0131l tan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rece\u011fiz ama felsefe \u00f6\u011frenmek isteyenlerin, Berkeley teorisini b\u00fcy\u00fck bir \u00f6zenle incelemelerinde direnmelerinin yersiz olmayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum.<\/p>\n<p>\u0130yi biliyorum ki, Berkeley&#8217;im tezleri, baz\u0131lar\u0131n\u0131 g\u00fcld\u00fcrecektir ama bizim 20. y\u00fczy\u0131lda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 ve ge\u00e7mi\u015fte yap\u0131lan b\u00fct\u00fcn incelemelerden, \u00e7al\u0131\u015fmalardan yararland\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 unutmamak gerekir. Ayr\u0131ca materyalizmi ve materyalizmin tarihini okudu\u011fumuz zaman, eskinin materyalistlerinin de<br \/>\nzaman zaman insan\u0131 g\u00fcld\u00fcrd\u00fcklerini g\u00f6rece\u011fiz.<\/p>\n<p>Bununla birlikte, Marks ve Engels&#8217;ten \u00f6nce, materyalist d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc olan Diderot&#8217;nun, Berkeley&#8217;in sistemini, \u0130nsan akl\u0131 ve felsefe i\u00e7in ne utan\u0131lacak bir \u015feydir ki, hepsinin en sa\u00e7mas\u0131 oldu\u011fu halde sava\u015f\u0131m verilmesi en g\u00fc\u00e7 bir sistem (Diderot, K\u00f6rler \u00dczerine Mektup, Textes Choisis, c. I, Editions Sociales, Halk Klasikleri, s. 87. (Materyalizm<br \/>\nve Ampiryokritisizm, s. 27&#8217;de Lenin s\u00f6z\u00fcn\u00fc ediyor.) olarak tan\u0131mlarken, onu biraz da olsa \u00f6nemsedi\u011fini bilmemiz gerekiyor.<\/p>\n<p>Bizzat Lenin de Berkeley&#8217;in felsefesine sayfalar ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131 ve modern idealist filozoflar, materyalistlere kar\u015f\u0131 piskopos Berkeley&#8217;de bulunamayacak hi\u00e7bir&#8230; kan\u0131t ortaya koymam\u0131\u015flard\u0131r (V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, So\u0130 Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s. 31.) diye yaz\u0131yordu.<\/p>\n<p>Son olarak, i\u015fte liselerde yararlan\u0131lan bir felsefe tarihi kitab\u0131nda Berkeley&#8217;in maddesizcili\u011fi (immaterialisme) \u00fczerine yap\u0131lan bir de\u011ferlendirme:<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz, hen\u00fcz tamamlanmam\u0131\u015f ama hayran olmaya de\u011fer ve filozoflar\u0131n kafalar\u0131nda bir maddi t\u00f6z\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131na olan inanc\u0131 ebediyen y\u0131kacak bir teori. (A. Penjon, Precis d&#8217;histoire de la Philosophie, Librairie Paul Delaplace, s. 320-321.)<\/p>\n<p>Demek ki, bu felsefi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131 -her ne kadar yukar\u0131daki aktarmalardan da g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi ba\u015fka ba\u015fka nedenlerle de olsa- herkes i\u00e7in \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p><b>III. BERKELEY&#8217;\u0130N \u0130DEAL\u0130ZM\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nDemek ki, bu sistemin amac\u0131, bize, maddenin var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131tlamaktan ibarettir.<\/p>\n<p>Berkeley diyordu ki: Ruhumuzun d\u0131\u015f\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnerek var oldu\u011funu sand\u0131\u011f\u0131m\u0131z, madde de\u011fildir, onlar\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz i\u00e7in, onlara dokundu\u011fumuz<br \/>\ni\u00e7in, \u015feylerin var oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz; bu duyumlar\u0131 bize verdikleri i\u00e7in, onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na inan\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Ama duyumlar\u0131m\u0131z, bizim, ruhumuzda sahip oldu\u011fumuz fikirlerdir. \u00d6yleyse, duyular\u0131m\u0131zla alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z nesneler, fikirlerden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir ve fikirler ise bizim ruhumuzun d\u0131\u015f\u0131nda var olamazlar.<\/p>\n<p>Berkeley&#8217;e g\u00f6re, \u015feyler vard\u0131r; o, onlar\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131 ve onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yads\u0131m\u0131yor ama onlar\u0131n, ancak, duyumlar\u0131m\u0131z\u0131n bir yarg\u0131s\u0131 sonucu ve onlar\u0131 bize tan\u0131tan duyumlar bi\u00e7iminde var olduklar\u0131n\u0131 ve nesnelerin ancak ayn\u0131 ve tek bir \u015fey oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyor.<\/p>\n<p>\u015eeyler vard\u0131r, bu kesindir, diyor ama bizde bizim ruhumuzda ve \u015feylerin ruh d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir ger\u00e7ekli\u011fi yoktur.<\/p>\n<p>Biz \u015feyleri, g\u00f6rme duyusunun yard\u0131m\u0131yla kavr\u0131yoruz; biz, onlar\u0131, dokunma duyusunun yard\u0131m\u0131yla alg\u0131l\u0131yoruz; koklama duyusu, bize, koku hakk\u0131nda bilgi veriyor; tatma duyusu, tat hakk\u0131nda ses alma duyusu, sesler hakk\u0131nda bilgi veriyor bize. Bu \u00e7e\u015fitli duyumlar, bize fikirler veriyor; birbirleriyle<br \/>\nba\u011fda\u015fan bu fikirler dolay\u0131s\u0131yla, onlara ortak bir ad veriyoruz ve onlar\u0131 nesneler gibi say\u0131yoruz.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin, belli bir d\u00fczenleni\u015f i\u00e7ersinde belli bir renk, bir tat, bir koku, bir bi\u00e7im, bir k\u0131vam g\u00f6zlemlenir; elma s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcyle belirlenen ayr\u0131 bir \u015fey olarak tan\u0131n\u0131r; \u00f6teki fikir dermeleri, ta\u015f, a\u011fa\u00e7, kitap ve \u00f6teki duyumlanabilir \u015feyleri olu\u015ftururlar&#8230; (V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 13.)<\/p>\n<p>Demek ki, d\u00fcnyay\u0131 ve \u015feyleri, d\u0131\u015ftaki \u015feyler olarak tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz zaman, bunlar yaln\u0131zca bizim zihnimizde var oldu\u011funa g\u00f6re, \u00f6yleyse, biz yan\u0131lsamalar\u0131n kurban\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Hylas ile Philono\u00fcs&#8217;\u00fcn Diyaloglar\u0131 adl\u0131 kitab\u0131nda Berkeley, bu tezi, bize, \u015f\u00f6yle tan\u0131tl\u0131yor:<\/p>\n<p>Ayn\u0131 bir \u015feyin, ayn\u0131 zamanda farkl\u0131 olabilece\u011fine inanmak, bir sa\u00e7mal\u0131k de\u011fil midir? \u00d6rne\u011fin ayn\u0131 anda so\u011fuk ve s\u0131cak. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn\u00fcz ki, ellerinizden biri s\u0131cak, \u00f6teki so\u011fuk olsun ve her ikisini de ayn\u0131 zamanda orta s\u0131cakl\u0131kta su ile dolu kaba dald\u0131rsan\u0131z, su, bir elinize s\u0131cak, \u00f6tekine so\u011fuk gelmeyecek midir? (Berkeley, s.21)<\/p>\n<p>Mademki, bir \u015feyin kendisinin ayn\u0131 anda farkl\u0131 olabilmesi sa\u00e7ma bir \u015feydir, bundan, o \u015feyin ancak bizim ruhumuzda var oldu\u011fu sonucunu \u00e7\u0131karmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Peki kendi uslamlama ve tart\u0131\u015fma y\u00f6nteminde ne yap\u0131yor Berkeley? Nesneleri, \u015feyleri, t\u00fcm \u00f6zelliklerinden soyuyor.<\/p>\n<p>Siz diyorsunuz ki, nesneler vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n bir renkleri, bir kokular\u0131, bir tatlar\u0131 vard\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar, k\u00fc\u00e7\u00fck ya da b\u00fcy\u00fck, hafif ya da a\u011f\u0131rd\u0131r. Ben, size, bunun, nesnelerde var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ama bizim kafam\u0131zda var oldu\u011funu tan\u0131tlayaca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bir kuma\u015f par\u00e7as\u0131. Siz, bana, onun k\u0131rm\u0131z\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyorsunuz. B\u00fct\u00fcn\u00fcyle do\u011fru mu bu? Siz, k\u0131rm\u0131z\u0131n\u0131n, kuma\u015f\u0131n kendisinde oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz. Kesin mi bu? Biliyorsunuz ki, g\u00f6zleri bizimkilerden farkl\u0131 olan ve bu kuma\u015f\u0131 k\u0131rm\u0131z\u0131 olarak g\u00f6rmeyecek hayvanlar vard\u0131r; ayn\u0131 \u015fekilde<br \/>\nsar\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan bir insan da onu, sar\u0131 g\u00f6recektir. \u00d6yleyse bu kuma\u015f\u0131n rengi nedir? Bu, duruma ba\u011fl\u0131 m\u0131 diyorsunuz? \u015eu halde k\u0131rm\u0131z\u0131, kuma\u015f\u0131n kendinde de\u011fil ama g\u00f6zde yani bizdedir.<\/p>\n<p>Bu kuma\u015f hafif midir diyorsunuz? B\u0131rak\u0131n bakal\u0131m bir kar\u0131ncan\u0131n \u00fczerine d\u00fc\u015fs\u00fcn, kar\u0131nca elbette ki a\u011f\u0131r bulacak onu. \u00d6yleyse kim hakl\u0131? Onun s\u0131cak oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz? Ate\u015finiz olsayd\u0131, so\u011fuk bulacakt\u0131n\u0131z! \u00d6yleyse s\u0131cak m\u0131, yoksa so\u011fuk mu?<\/p>\n<p>Bir s\u00f6zc\u00fckle, ayn\u0131 \u015feyler, ayn\u0131 anda baz\u0131lar\u0131 i\u00e7in k\u0131rm\u0131z\u0131, a\u011f\u0131r ve s\u0131cak, ba\u015fkalar\u0131 i\u00e7in tam tersi olabiliyorsa, bu demektir ki, biz yan\u0131lsamalar\u0131n kurban\u0131y\u0131z ve \u015feyler yaln\u0131zca bizim zihnimizde vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00f6yle, nesnelerin t\u00fcm \u00f6zelliklerini kald\u0131r\u0131p atarak, bunlar yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde vard\u0131r yani madde bir fikirdir demeye kadar g\u00f6t\u00fcr\u00fcrs\u00fcn\u00fcz i\u015fi.<\/p>\n<p>Daha Berkeley&#8217;den \u00f6nce de Yunan filozoflar\u0131, tat, ses gibi baz\u0131 niteliklerin, \u015feylerin kendilerinde olmad\u0131klar\u0131n\u0131, bizde olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131 ki, bu do\u011fruydu.<\/p>\n<p>Ama, Berkeley&#8217;in teorisinde yeni olan, bu g\u00f6zlemi, nesnelerin t\u00fcm niteliklerini i\u00e7ine alacak kadar geni\u015fletmesidir.<\/p>\n<p>Yunan filozoflar\u0131, ger\u00e7ekten de \u015feylerin nitelikleri aras\u0131nda \u015f\u00f6yle bir ayr\u0131m yapm\u0131\u015flard\u0131:<\/p>\n<p>Bir yanda nesnelerin kendilerinde olan a\u011f\u0131rl\u0131k, b\u00fcy\u00fckl\u00fck, dayan\u0131kl\u0131l\u0131k gibi ilk nitelikler.<\/p>\n<p>\u00d6te yanda koku, tat, s\u0131cakl\u0131k, vb. gibi bizde olan ikincil nitelikler.<\/p>\n<p>Oysa Berkeley, ikincil niteliklere ait tezi, ilk niteliklere aynen uygular, \u015f\u00f6yle ki, b\u00fct\u00fcn nitelikler, b\u00fct\u00fcn \u00f6zellikler, nesnelerde de\u011fil ama bizdedir.<\/p>\n<p>G\u00fcne\u015fe bakarsak, biz, onu, yuvarlak, d\u00fcz ve k\u0131rm\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bilim, bize yan\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131, g\u00fcne\u015fin d\u00fcz ve k\u0131rm\u0131z\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011fretir. \u00d6yleyse, bilimin yard\u0131m\u0131yla, g\u00fcne\u015fe atfetti\u011fimiz baz\u0131 yanl\u0131\u015f nitelikleri bir yana b\u0131rak\u0131yoruz ama bu y\u00fczden g\u00fcne\u015fin var olmad\u0131\u011f\u0131 sonucunu da \u00e7\u0131karm\u0131yoruz. Oysa Berkeley, b\u00f6yle bir sonuca var\u0131yor.<\/p>\n<p>Berkeley, elbette ki, eskilerin yapt\u0131klar\u0131 ayr\u0131m\u0131n bilimsel \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye dayanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterirken haks\u0131z de\u011fildi ama kendisi, bu g\u00f6zlemlerden onlar\u0131n sahip olmad\u0131klar\u0131 sonu\u00e7lar \u00e7\u0131kararak bir uslamlama yanl\u0131\u015f\u0131 yap\u0131yor, safsata yap\u0131yor. \u015eeylerin niteliklerinin, ger\u00e7ekten de duyular\u0131m\u0131z\u0131n bize g\u00f6sterdi\u011fi gibi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 yani duyular\u0131m\u0131z\u0131n maddi ger\u00e7e\u011fi bozdu\u011funu g\u00f6steriyor ve o, bundan, hemen maddi ger\u00e7e\u011fin var olmad\u0131\u011f\u0131 sonucunu \u00e7\u0131kar\u0131yor.<\/p>\n<p><b>IV. \u0130DEAL\u0130ST USLAMLAMANIN SONU\u00c7LARI<br \/>\n<\/b><br \/>\nTez, Her \u015fey, ancak bizim zihnimizde vard\u0131r. oldu\u011funa g\u00f6re, bundan d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n var olmad\u0131\u011f\u0131 sonucunu \u00e7\u0131karmak gerekir. Bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131n\u0131 sonuna kadar g\u00f6t\u00fcrerek, Mademki \u00f6teki insanlar\u0131 ancak benim fikirlerimle tan\u0131yorum, mademki \u00f6teki insanlar benim i\u00e7in ancak, maddi nesneler<br \/>\ngibi, fikir dermelerinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir, var olan yaln\u0131zca benim. demeye kadar vard\u0131r\u0131r\u0131z i\u015fi. Buna, felsefede (yaln\u0131zca kendim demek olan) tekbencilik (solipsisme) denir.<\/p>\n<p>Lenin, daha \u00f6nce and\u0131\u011f\u0131m\u0131z kitab\u0131nda bize diyor ki, Berkeley, b\u00f6yle bir teoriyi savundu\u011fu su\u00e7lamas\u0131na kar\u015f\u0131, kendisini, i\u00e7g\u00fcd\u00fcyle savunuyor. Hatta g\u00f6r\u00fcyoruz ki, idealizmin a\u015f\u0131r\u0131 bi\u00e7imi olan tekbencilik, hi\u00e7bir filozof taraf\u0131ndan<br \/>\nsavunulmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in, idealistlerle tart\u0131\u015f\u0131rken, maddeyi ger\u00e7ekten yads\u0131yan uslamlamalar\u0131n; mant\u0131kl\u0131 ve tutarl\u0131 olmak i\u00e7in, tekbencilik (solipsisme) denen bu sa\u00e7ma a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011fa varmalar\u0131 gerekti\u011fini ortaya \u00e7\u0131karmaya \u00f6zen g\u00f6stermeliyiz.<\/p>\n<p><b>V. \u0130DEAL\u0130ST KANITLAR<br \/>\n<\/b><br \/>\nBerkeley&#8217;in teorisini, elden geldi\u011fi kadar yal\u0131n bir bi\u00e7imde \u00f6zetlemeye \u00f6nem verdik, \u00e7\u00fcnk\u00fc felsefi idealizmin ne oldu\u011funu en a\u00e7\u0131k y\u00fcreklilikle ortaya koyan Berkeley&#8217;dir.<\/p>\n<p>Ama bizim i\u00e7in yeni olan bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarzlar\u0131n\u0131 iyi kavramak i\u00e7in, onlar\u0131 ciddiye almak ve anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmak art\u0131k ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olmu\u015ftur. Ni\u00e7in?<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc, daha ilerde g\u00f6rece\u011fiz ki, idealizm, yeni s\u00f6zlerin ve deneyimlerin ard\u0131na gizlenerek, daha \u00fcst\u00fc \u00f6rt\u00fcl\u00fc bir bi\u00e7imde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131karsa da b\u00fct\u00fcn idealist filozoflar, eski Berkeley&#8217;in (Lenin) kan\u0131tlar\u0131n\u0131 yeniden ele almaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmazlar.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc, gene g\u00f6rece\u011fiz ki, resmi felsefe tarihine egemen olmu\u015f ve hala egemen olan idealist felsefe, kendisiyle birlikte, i\u00e7imize i\u015flemi\u015f bulunan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6ntemi kullanarak, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle laik bir e\u011fitime kar\u015f\u0131n, kafam\u0131za yerle\u015fmeyi ba\u015farabilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn idealist filozoflar\u0131n kan\u0131tlar\u0131n\u0131n temeli, piskopos Berkeley&#8217;in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131nda bulundu\u011fundan, bu b\u00f6l\u00fcm\u00fc\u00a0 \u00f6zetlemek i\u00e7in, bu kan\u0131tlar\u0131n ba\u015fl\u0131calar\u0131n\u0131n neler oldu\u011funu ve bize, neyi tan\u0131tlamaya y\u00f6nelik bulunduklar\u0131n\u0131 belirtmeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p><b>1. Ruh maddeyi yarat\u0131r.<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu, art\u0131k biliyoruz, felsefenin temel sorusuna verilen idealist yan\u0131tt\u0131r; bu, ruhun d\u00fcnyay\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul eden \u00e7e\u015fitli dinlerde yans\u0131s\u0131n\u0131 bulan idealizmin ilk bi\u00e7imidir.<\/p>\n<p>Bu iddia, iki anlama gelebilir.<\/p>\n<p>Ya, Tanr\u0131 d\u00fcnyay\u0131 yaratm\u0131\u015ft\u0131r ve o, bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda ger\u00e7ekten vard\u0131r. Bu, teolojinin (Teoloji (Tanr\u0131bilim), Tanr\u0131&#8217;y\u0131 ve Tanr\u0131sal \u015feyleri inceleyen bilim.) g\u00f6r\u00fclegelen idealizmidir.<\/p>\n<p>Ya, Tanr\u0131, bize, hi\u00e7bir maddi ger\u00e7e\u011fe tekab\u00fcl etmeyen fikirler vererek, bizde d\u00fcnya yan\u0131lsamas\u0131n\u0131 yarat\u0131r. Bu madde bizim ruhumuz taraf\u0131ndan olu\u015fturulmu\u015f bir \u00fcr\u00fcn oldu\u011fundan, ruhun tek ger\u00e7ek oldu\u011funu bize tan\u0131tmak isteyen Berkeley&#8217;in maddesizci idealizmidir.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in idealistler ileri s\u00fcrerler ki:<\/p>\n<p><b>2. D\u00fcnya bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemiz d\u0131\u015f\u0131nda mevcut de\u011fildir.<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130\u015fte bu, Berkeley&#8217;in, \u015feyler ancak bizim ruhumuzda mevcut oldu\u011fu halde biz, onlara, kendilerine \u00f6zg\u00fc olabilecek \u00f6zellikler ve nitelikler y\u00fckleyerek yan\u0131lg\u0131ya d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fc kesin olarak s\u00f6ylerken, bize tan\u0131tlamak istedi\u011fi \u015feydir.<\/p>\n<p>\u0130dealistlere g\u00f6re, s\u0131ralar ve masalar pekala vard\u0131r ama bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda de\u011fil yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde \u00e7\u00fcnk\u00fc:<\/p>\n<p><b>3. \u015eeyleri yaratan bizim fikirlerimizdir.<br \/>\n<\/b><br \/>\nBa\u015fka bir deyi\u015fle, \u015feyler, d\u00fc\u015f\u00fcncemizin yans\u0131s\u0131d\u0131r. Ger\u00e7ekten de mademki madde yan\u0131lsamas\u0131n\u0131 yaratan ruhtur,\u00a0 mademki bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemize madde fikrini veren ruhtur, mademki \u015feyler kar\u015f\u0131s\u0131nda duydu\u011fumuz duyumlar \u015feylerin kendilerinden de\u011fil ama yaln\u0131z bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizden ileri gelir, d\u00fcnyan\u0131n ve \u015feylerin ger\u00e7ekli\u011finin kayna\u011f\u0131 bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizdir, ve buna g\u00f6re, bizi ku\u015fatan her \u015fey, bizim ruhumuzun d\u0131\u015f\u0131nda mevcut de\u011fildir ve ancak bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizin yans\u0131s\u0131 olabilir ama, Berkeley&#8217;e g\u00f6re, bizim ruhumuz kendi ba\u015f\u0131na, bu fikirleri yaratmak yetene\u011finde olamayaca\u011f\u0131ndan<br \/>\nve zaten her istedi\u011fi fikri (onlar\u0131 kendi kendine yaratabilseydi, bunu ba\u015farabilece\u011fi i\u00e7in) yaratamad\u0131\u011f\u0131ndan, daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ba\u015fka bir ruhun bu fikirlerin yarat\u0131c\u0131s\u0131 oldu\u011funu kabul etmek gerekir. \u015eu halde bizim ruhumuzu yaratan ve ruhumuzda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnya hakk\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn fikirleri bize<br \/>\nbuyuran Tanr\u0131&#8217;d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte idealist \u00f6\u011fretilerin dayand\u0131klar\u0131 ba\u015fl\u0131ca tezler ve felsefenin temel sorusuna verdikleri yan\u0131tlar bunlard\u0131r. \u015eimdi de materyalist felsefenin bu soruya ve bu tezlerin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 sorunlara verdi\u011fi yan\u0131t\u0131n ne oldu\u011funu g\u00f6rmeye s\u0131ra geldi.<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA PAR\u00c7ALARI<\/b><br \/>\n&#8211; Berkeley, Dialogues d&#8217;Hylas et de Philono\u00fcs (Hylas ile Philono\u00fcs&#8217;\u00fcn Diyaloglar\u0131).<br \/>\n&#8211; Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 11-31.<br \/>\n<\/span><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><br \/>\n<img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/span><\/p>\n<p><b>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>MATERYAL\u0130ZM<\/p>\n<p><b>I. <\/b>Ni\u00e7in materyalizmi \u00f6\u011frenmemiz gerekir?<br \/>\n<b>II. <\/b>Materyalizm nereden gelir?<br \/>\n<b>III. <\/b>Materyalizm nas\u0131l ve ni\u00e7in geli\u015fti?<br \/>\n<b>IV. <\/b>Materyalistlerin ilkeleri ve kan\u0131tlar\u0131 nelerdir?<\/p>\n<p><b>1.<\/b> Ruhu yaratan maddedir.<br \/>\n<b>2. <\/b>Madde her ruhun d\u0131\u015f\u0131nda vard\u0131r.<br \/>\n<b>3. <\/b>Bilim, deney yoluyla, \u015feyleri tan\u0131mam\u0131za olanak sa\u011flar.<\/p>\n<p><b>I. N\u0130\u00c7\u0130N MATERYAL\u0130ZM\u0130 \u00d6\u011eRENMEM\u0130Z GEREK\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nG\u00f6rd\u00fck ki, varl\u0131k ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki ili\u015fkiler nelerdir, sorusuna, ancak kar\u015f\u0131t ve \u00e7eli\u015fik iki yan\u0131t olabilir.<\/p>\n<p>Bundan \u00f6nceki b\u00f6l\u00fcmde idealist yan\u0131t\u0131 ve idealist felsefeyi savunmak i\u00e7in sunulan kan\u0131tlar\u0131 inceledik.<\/p>\n<p>\u015eimdi de bu temel soruna (yineleyelim, her felsefenin temelinde bulunan soruna) verilen ikinci yan\u0131t\u0131 incelemek ve materyalizmin savunma kan\u0131tlar\u0131n\u0131n neler oldu\u011funu g\u00f6rmek gerekir. Materyalizm, Marksizm\u2019in felsefesi oldu\u011fu i\u00e7in, bizim a\u00e7\u0131m\u0131zdan ne kadar \u00f6nemli ise, bunu \u00f6\u011frenmek de o kadar \u00f6nemlidir.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, bu bak\u0131mdan, materyalizmi iyi tan\u0131mak zorunludur. \u0130yi tan\u0131mak \u00f6zellikle zorunludur, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu felsefe anlay\u0131\u015flar\u0131, \u00e7ok az bilinmektedir ve tahrif edilmi\u015flerdir. Gene zorunludur, \u00e7\u00fcnk\u00fc, e\u011fitimimizle -ilk ya da en y\u00fckse\u011fi olsun- g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u00f6\u011fretimle ya\u015fay\u0131\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131m\u0131zla, idealist anlay\u0131\u015flar, fark\u0131nda olmaks\u0131z\u0131n hepimizin<br \/>\ni\u00e7ine az ya da \u00e7ok i\u015flemi\u015ftir. (Zaten ba\u015fka b\u00f6l\u00fcmlerde bu olumlaman\u0131n bir\u00e7ok \u00f6rneklerini ve ni\u00e7in b\u00f6yle oldu\u011funu g\u00f6rece\u011fiz.)<\/p>\n<p>Demek ki, Marksizm\u2019i \u00f6\u011frenmek isteyenler i\u00e7in, onun temelini yani materyalizmi bilmek bir zorunluluktur.<\/p>\n<p><b>II. MATERYAL\u0130ZM NEREDEN GEL\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nFelsefeyi, genel bir bi\u00e7imde d\u00fcnyay\u0131, evreni a\u00e7\u0131klama \u00e7abas\u0131 olarak tan\u0131mlad\u0131k ama biliyoruz ki, insanl\u0131\u011f\u0131n bilgi d\u00fczeyine g\u00f6re, bu a\u00e7\u0131klamalar de\u011fi\u015fmi\u015ftir ve insanl\u0131k tarihi boyunca d\u00fcnyay\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in iki tutum benimsenmi\u015ftir: Bunlardan biri, bir ya da birka\u00e7 \u00fcst\u00fcn ruha, do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7lere ba\u015fvuran bilime kar\u015f\u0131 tutumdur; \u00f6teki ise olgulara ve deneylere<br \/>\ndayanan bilimsel tutumdur.<\/p>\n<p>Bu tutumlardan biri idealist filozoflarca, \u00f6teki ise materyalistlerce savunulur.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, bu kitab\u0131n daha ba\u015f\u0131nda materyalizm hakk\u0131nda edinilecek ilk fikrin, bu felsefenin evrenin bilimsel a\u00e7\u0131klan\u0131\u015f\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yledik.<\/p>\n<p>\u0130dealizm, nas\u0131l insanlar\u0131n bilgisizli\u011finden do\u011fmu\u015fsa\u00a0 -bilgisizli\u011fin, idealist anlay\u0131\u015flar\u0131 payla\u015fan siyasal ve k\u00fclt\u00fcrel g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan, toplumlar tarihinde nas\u0131l korundu\u011funu ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6rece\u011fiz-, materyalizm de bilisizli\u011fe ya da bilmesinlercili\u011fe kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131mdan do\u011fmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, bu felsefe uzun s\u00fcre \u00f6nlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131 ve bunun i\u00e7indir ki, resmi \u00fcniversite d\u00fcnyas\u0131nda \u00e7a\u011fda\u015f bi\u00e7imiyle (diyalektik materyalizm) ya de\u011feri bilinmedi ya hi\u00e7 bilinmedi ya da pek az tan\u0131nd\u0131.<\/p>\n<p><b>III. MATERYAL\u0130ZM NASIL VE N\u0130\u00c7\u0130N GEL\u0130\u015eT\u0130?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu felsefeye kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m verenlerin ve bu \u00f6\u011fretinin yirmi\u00a0 y\u00fczy\u0131ldan beri hep ayn\u0131 yerde durdu\u011funu s\u00f6yleyenlerin iddialar\u0131n\u0131n tersine, materyalizmin tarihi, bize, bu felsefede canl\u0131 bir \u015feyin ve her zaman hareket halinde olan bir \u015feyin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor.<\/p>\n<p>Y\u00fczy\u0131llar boyunca insanlar\u0131n bilimsel bilgileri ilerledi. D\u00fc\u015f\u00fcnce tarihinin ba\u015flang\u0131c\u0131nda Yunan antik\u00e7a\u011f\u0131nda bilimsel bilgiler, hemen hemen hi\u00e7 yok denecek gibiydi; ilk bilginler, ayn\u0131 zamanda filozof idiler; \u00e7\u00fcnk\u00fc o \u00e7a\u011fda felsefe ve do\u011fmakta olan bilimler, bir b\u00fct\u00fcn olu\u015fturuyordu, biri \u00f6tekilerin<br \/>\nuzant\u0131s\u0131 oluyordu.<\/p>\n<p>Zamanla, bilimler, d\u00fcnya olaylar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131na, idealist filozoflar\u0131n dogmalar\u0131 ile \u00e7eli\u015fen ve tedirginlik yaratan bir a\u00e7\u0131kl\u0131k getirince, felsefe ile bilimler aras\u0131nda bir \u00e7at\u0131\u015fma ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Bu \u00e7a\u011f\u0131n resmi felsefesi ile \u00e7eli\u015fmekte olan bilimlerin, felsefeden ayr\u0131lmalar\u0131 zorunlu oldu. B\u00f6ylece, &#8230;onlar\u0131n, gelece\u011fin yak\u0131n bir \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in olgunla\u015fm\u0131\u015f bulunan daha s\u0131n\u0131rl\u0131 sorunlar\u0131 ele almak \u00fczere, felsefenin karma\u015f\u0131k \u015feyler y\u0131\u011f\u0131n\u0131ndan kendilerini kurtarmak ve derin varsay\u0131mlar\u0131 filozoflara b\u0131rakmak ilk i\u015fleri oldu. B\u00f6ylece, felsefe ve &#8230; bilimler<br \/>\naras\u0131nda bu ayr\u0131lma olu\u015ftu.<\/p>\n<p>Ancak bilimlerle birlikte do\u011fan, onlara ba\u011fl\u0131 ve ba\u011f\u0131ml\u0131 olan materyalizm, \u00e7a\u011fda\u015f materyalizm ile yani Marks ve Engels&#8217;in materyalizmi ile, bilim ve felsefeyi, diyalektik materyalizm i\u00e7inde yeniden birle\u015ftirmek \u00fczere, bilimlerle birlikte ilerledi ve geli\u015fti.<\/p>\n<p>Uygarl\u0131\u011f\u0131n ilerleyi\u015fine ba\u011fl\u0131 olan bu geli\u015fmeyi ve bu tarihi daha ilerde inceleyece\u011fiz ama \u015fimdiden, materyalizm ile bilimlerin birbirine ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 ve materyalizmin mutlak olarak bilime ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011funu belirtiyoruz, ki bunu ak\u0131lda tutmak \u00e7ok \u00f6nemlidir.<\/p>\n<p>\u015eimdi, materyalizmin esaslar\u0131n\u0131, \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imler alt\u0131nda materyalist oldu\u011funu ileri s\u00fcren b\u00fct\u00fcn felsefeler i\u00e7in ortak olan esaslar\u0131, yerlerine yerle\u015ftirmek ve tan\u0131mlamak gerekiyor.<\/p>\n<p><b>IV. MATERYAL\u0130STLER\u0130N \u0130LKELER\u0130 VE KANITLARI NELERD\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBunu yan\u0131tlayabilmek i\u00e7in, felsefenin temel sorusuna, varl\u0131k ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki ili\u015fkilere yani bunlardan hangisinin daha \u00f6nemli oldu\u011fu sorusuna d\u00f6nmemiz gerekir.<\/p>\n<p>Materyalistler, her \u015feyden \u00f6nce, varl\u0131k ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131nda madde ile ruh aras\u0131nda belirli bir ili\u015fkinin var oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrerler. Onlara g\u00f6re, ilk ger\u00e7ek, ilk \u015fey varl\u0131kt\u0131r, maddedir ve ruh ise ikinci ger\u00e7ektir, sonradan gelendir, maddeye ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eu halde materyalistlere g\u00f6re, d\u00fcnyay\u0131 ve maddeyi yaratm\u0131\u015f olan Tanr\u0131 ya da ruh de\u011fildir ama ruhu yaratm\u0131\u015f olan d\u00fcnyad\u0131r, maddedir, do\u011fad\u0131r:<\/p>\n<p>Tinin kendisi, maddenin en \u00fcst\u00fcn bir \u00fcr\u00fcn\u00fcnden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. (Friedrich Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 24.)<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, ikinci b\u00f6l\u00fcmde sordu\u011fumuz soruyu tekrar ele al\u0131rsak ve d\u00fc\u015f\u00fcnme, insana nereden gelir, dersek, materyalistler, insan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor \u00e7\u00fcnk\u00fc onun bir beyni vard\u0131r ve d\u00fc\u015f\u00fcnce beynin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr, diye yan\u0131t verirler. Onlara g\u00f6re, maddesiz, cisimsiz d\u00fc\u015f\u00fcnce olamaz.<\/p>\n<p>Bize ne kadar y\u00fcce g\u00f6r\u00fcn\u00fcrlerse g\u00f6r\u00fcns\u00fcnler, bilincimiz ve d\u00fc\u015f\u00fcncemiz, maddi, bedensel bir organ\u0131n, beynin \u00fcr\u00fcnlerinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. (agy, s.24)<\/p>\n<p>Buna g\u00f6re materyalistler i\u00e7in, madde varl\u0131k, bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizin d\u0131\u015f\u0131nda var olan ger\u00e7ek \u015feylerdir ve var olmak i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcnceye ya da ruha gereksinme duymazlar. Ayn\u0131 \u015fekilde ruh maddesiz var olamayaca\u011f\u0131na g\u00f6re, \u00f6l\u00fcms\u00fcz ve bedenden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ruh da yoktur.<\/p>\n<p>\u0130dealistlerin s\u00f6ylediklerinin tersine, bizi ku\u015fatan \u015feyler bizden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak mevcutturlar, bize d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi veren onlard\u0131r; ve bizim fikirlerimiz, \u015feylerin bizim beynimizdeki yans\u0131s\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, varl\u0131k ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki ili\u015fkiler sorusunun ikinci y\u00f6n\u00fc -Bizim \u00e7evremizdeki d\u00fcnya hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerimiz ile bu d\u00fcnya aras\u0131nda nas\u0131l bir ba\u011f\u0131nt\u0131 vard\u0131r? Bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemiz, ger\u00e7ek d\u00fcnyay\u0131 bilebilecek durumda m\u0131d\u0131r? Ger\u00e7ek d\u00fcnyaya ili\u015fkin tasar\u0131mlar\u0131m\u0131zda ve<br \/>\nkavramlar\u0131m\u0131zda ger\u00e7ekli\u011fin do\u011fru bir yans\u0131s\u0131n\u0131 verebilir miyiz? Bu soru, felsefe dilinde d\u00fc\u015f\u00fcnce ile varl\u0131\u011f\u0131n \u00f6zde\u015fli\u011fi sorunu diye adland\u0131r\u0131l\u0131r. (agy, s. 22) kar\u015f\u0131s\u0131nda materyalistler, \u015fu olumlamada bulunur: Evet, biz d\u00fcnyay\u0131 tan\u0131yabiliriz ve bizim bu d\u00fcnyaya ili\u015fkin edindi\u011fimiz fikirler, gittik\u00e7e daha<br \/>\ndo\u011fru olmaktad\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc biz, d\u00fcnyay\u0131 bilimlerin yard\u0131m\u0131yla inceleyip \u00f6\u011frenebiliyoruz, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilimler, s\u00fcrekli olarak deney yoluyla bizi \u00e7evreleyen \u015feylerin kendilerine \u00f6zg\u00fc ve bizden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ger\u00e7ekleri oldu\u011funu tan\u0131tlamaktad\u0131r ve insanlar daha \u015fimdiden bu \u015feylerin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc yeniden \u00fcretebilmekte ve yapay olarak yaratabilmektedirler.<\/p>\n<p>\u015eu halde \u00f6zetlemek i\u00e7in \u015f\u00f6yle diyece\u011fiz: Materyalistler, felsefenin temel sorunu kar\u015f\u0131s\u0131nda:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Ruhu yaratan maddedir ve bilimsel olarak, asla maddesiz ruh g\u00f6r\u00fclmedi.<\/p>\n<p><b>2.<\/b> Madde her ruhun d\u0131\u015f\u0131nda vard\u0131r ve maddenin kendine \u00f6zg\u00fc bir varl\u0131\u011f\u0131 oldu\u011fundan, var olmak i\u00e7in ruha gereksinme duymaz, dolay\u0131s\u0131yla idealistlerin s\u00f6ylediklerinin tersine, \u015feyleri yaratanlar, bizim fikirlerimiz de\u011fildir, biz fikirlerimizi \u015feylerden al\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p><b>3. <\/b>Biz, d\u00fcnyay\u0131 tan\u0131mak yetene\u011findeyiz, maddeden ve d\u00fcnyadan edindi\u011fimiz fikirler, giderek daha do\u011fru oluyorlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilimlerin yard\u0131m\u0131yla daha \u00f6nce bildiklerimizi kesinle\u015ftirebildi\u011fimizi ve bilmediklerimizi de bulabildi\u011fimizi do\u011frularlar.<\/p>\n<p><img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p><b>D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>K\u0130M HAKLI? \u0130DEAL\u0130ST M\u0130, MATERYAL\u0130ST M\u0130?<\/p>\n<p><b>I.<\/b> Sorunu nas\u0131l koymal\u0131y\u0131z?<br \/>\n<b>II.<\/b> D\u00fcnyan\u0131n yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde var oldu\u011fu do\u011fru mudur?<br \/>\n<b>III.<\/b> \u015eeyleri bizim fikirlerimizin yaratt\u0131\u011f\u0131 do\u011fru mudur?<br \/>\n<b>IV.<\/b> Ruhun maddeyi yaratt\u0131\u011f\u0131 do\u011fru mudur?<br \/>\n<b>V.<\/b> Materyalistler hakl\u0131d\u0131rlar, bilim, onlar\u0131n iddialar\u0131n\u0131 tan\u0131tlar.<\/p>\n<p><b>I. SORUNU NASIL KOYMALIYIZ?<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u015eimdi, idealistlerin ve materyalistlerin tezlerini bildi\u011fimize g\u00f6re, kimin hakl\u0131 oldu\u011funu bulmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>An\u0131msayal\u0131m ki, her \u015feyden \u00f6nce, bu tezler, mutlak olarak birbirine kar\u015f\u0131 ve birbiriyle \u00e7eli\u015fiktirler; di\u011fer yandan bu tezlerden birini ya da \u00f6tekini savundu\u011fumuz an, savundu\u011fumuz tez, bizi, sonu\u00e7lar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla, \u00e7ok \u00f6nemli olan varg\u0131lara g\u00f6t\u00fcrecektir.<\/p>\n<p>Kimin hakl\u0131 oldu\u011funu bilmek i\u00e7in, iki taraf\u0131n kan\u0131tlar\u0131n\u0131 \u00f6zetledi\u011fimiz \u00fc\u00e7 noktaya ba\u015fvuraca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p><b>\u0130dealistler ileri s\u00fcr\u00fcyorlar:<br \/>\n<\/b><br \/>\n<b>1.<\/b> Maddeyi yaratan ruhtur;<br \/>\n<b>2. <\/b>Madde bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda mevcut de\u011fildir, o halde bizim<br \/>\ni\u00e7in bir yan\u0131lsamadan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir;<br \/>\n<b>3. <\/b>\u015eeyleri yaratan bizim fikirlerimizdir.<\/p>\n<p><b>Materyalistler ise bunun tam tersini ileri s\u00fcr\u00fcyorlar.<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130\u015fimizi kolayla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in, ilkin, ortak g\u00f6r\u00fcneni ve bizi<br \/>\nen \u00e7ok \u015fa\u015f\u0131rtan\u0131 incelemek gerekir.<\/p>\n<p><b>1. <\/b>D\u00fcnyan\u0131n yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde var oldu\u011fu<br \/>\ndo\u011fru mudur?<br \/>\n<b>2. <\/b>\u015eeyleri bizim fikirlerimizin yaratt\u0131\u011f\u0131 do\u011fru mudur? \u0130\u015fte Berkeley&#8217;in maddesizci idealizminin savundu\u011fu iki kan\u0131t, bundan \u00e7\u0131kan sonu\u00e7lar, b\u00fct\u00fcn Tanr\u0131bilimlerde oldu\u011fu gibi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc sorumuzla sonu\u00e7lan\u0131r:<br \/>\n<b>3. <\/b>Ruhun maddeyi yaratt\u0131\u011f\u0131 do\u011fru mudur?<\/p>\n<p>Bu \u00fc\u00e7 soru, felsefenin temel sorununa dayand\u0131\u011f\u0131ndan, \u00e7ok \u00f6nemlidir. \u00d6yleyse, kimin hakl\u0131 oldu\u011funu, ancak bu sorular\u0131 tart\u0131\u015farak bulaca\u011f\u0131z ve bu sorular, materyalistler i\u00e7in \u00f6zellikle ilgin\u00e7tir, \u015fu anlamda ki, bu sorulara verilen materyalist\u00e7e yan\u0131tlar, b\u00fct\u00fcn materyalist felsefeler i\u00e7in -bu bak\u0131mdan<br \/>\ndiyalektik materyalizm i\u00e7in de- ortak olan yan\u0131tlard\u0131r.<\/p>\n<p><b>II. D\u00dcNYANIN YALNIZCA B\u0130Z\u0130M D\u00dc\u015e\u00dcNCEM\u0130ZDE<br \/>\nVAR OLDU\u011eU DO\u011eRU MUDUR?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu soruyu incelemeden \u00f6nce, okumalar\u0131m\u0131zda s\u0131k s\u0131k kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131m\u0131z ve kullanaca\u011f\u0131m\u0131z iki felsefe terimini iyice \u00f6\u011frenmeliyiz.<\/p>\n<p>\u00d6znel ger\u00e7ek (yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde var olan ger\u00e7ek anlam\u0131na gelir.)<\/p>\n<p>Nesnel ger\u00e7ek (d\u00fc\u015f\u00fcncemizin d\u0131\u015f\u0131nda var olan ger\u00e7ek anlam\u0131na gelir).<\/p>\n<p>\u0130dealistler, d\u00fcnya nesnel bir ger\u00e7ek de\u011fil ama \u00f6znel bir ger\u00e7ektir, derler.<\/p>\n<p>Materyalistler ise, d\u00fcnya nesnel bir ger\u00e7ektir, derler.<\/p>\n<p>D\u00fcnyan\u0131n ve \u015feylerin yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde var oldu\u011funu bize tan\u0131tlamak i\u00e7in piskopos Berkeley, onlar\u0131 (renk, b\u00fcy\u00fckl\u00fck, yo\u011funluk gibi) \u00f6zelliklerine ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r ve bireylere g\u00f6re de\u011fi\u015fen bu \u00f6zelliklerin, \u015feylerin kendilerinde de\u011fil ama bizim her birimizin ruhunda oldu\u011funu iddia eder. Bundan, maddenin nesnel de\u011fil ama \u00f6znel olan bir \u00f6zellikler k\u00fcmesi<br \/>\noldu\u011fu, dolay\u0131s\u0131yla var olmad\u0131\u011f\u0131 sonucunu \u00e7\u0131kar\u0131r.<\/p>\n<p>E\u011fer g\u00fcne\u015f \u00f6rne\u011fini tekrar ele al\u0131rsak, Berkeley, k\u0131rm\u0131z\u0131,\u00a0 yuvarlak nesnel ger\u00e7e\u011fine inan\u0131p inanmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 bize sorar ve \u00f6zellikleri, tart\u0131\u015fma y\u00f6ntemi ile, kendi y\u00f6ntemi ile, g\u00fcne\u015fin, k\u0131rm\u0131z\u0131 ve yuvarlak olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bize g\u00f6sterir. Demek ki, g\u00fcne\u015f nesnel bir ger\u00e7ek de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, kendi kendine var<br \/>\nde\u011fildir ama ancak \u00f6znel bir ger\u00e7ektir, \u00e7\u00fcnk\u00fc yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde vard\u0131r.<\/p>\n<p>Materyalistler, g\u00fcne\u015fin, k\u0131rm\u0131z\u0131, d\u00fcz bir yuvarlak olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz i\u00e7in var oldu\u011funu ileri s\u00fcrmezler, -\u00e7\u00fcnk\u00fc bu, \u00e7ocuklar\u0131n ve ger\u00e7e\u011fi denetlemek i\u00e7in duyular\u0131ndan ba\u015fka \u015feyleri olmayan ilk insanlar\u0131n saf\u00e7a, \u00e7ocuksu ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fidir- ama onlar, g\u00fcne\u015fin var oldu\u011funu, bilimin yard\u0131m\u0131yla<br \/>\ndo\u011frularlar. Bilim, ger\u00e7ekten de duyular\u0131m\u0131z\u0131n bizi d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc yan\u0131lg\u0131lar\u0131 d\u00fczeltmemize olanak verir.<\/p>\n<p>Ama, bu g\u00fcne\u015f \u00f6rne\u011finde sorunu a\u00e7\u0131k\u00e7a koymal\u0131y\u0131z. Berkeley&#8217;le birlikte, biz de g\u00fcne\u015fin yuvarlak olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, k\u0131rm\u0131z\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyece\u011fiz ama onun \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7lar\u0131, g\u00fcne\u015fi nesnel ger\u00e7ek olarak yads\u0131mas\u0131n\u0131 kabul etmeyece\u011fiz.<\/p>\n<p>\u015eeylerin \u00f6zelliklerini de\u011fil, onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tart\u0131\u015f\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Duyular\u0131m\u0131z\u0131n bizi yan\u0131lt\u0131p yan\u0131ltmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, maddi ger\u00e7e\u011fi bozup bozmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in de\u011fil ama bu ger\u00e7e\u011fin bizim duyular\u0131m\u0131z\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda var olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmek i\u00e7in tart\u0131\u015f\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Peki, materyalistler, bu ger\u00e7e\u011fin bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesin olarak s\u00f6yl\u00fcyorlar ve onlar kan\u0131tlar\u0131n\u0131 do\u011frudan do\u011fruya bilimden al\u0131yorlar.<\/p>\n<p>\u0130dealistler hakl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 bize g\u00f6stermek i\u00e7in ne yap\u0131yorlar? S\u00f6zc\u00fckler \u00fczerinde tart\u0131\u015f\u0131yorlar, b\u00fcy\u00fck s\u00f6ylevler veriyorlar, say\u0131s\u0131z sayfalar dolduruyorlar.<\/p>\n<p>Bir an hakl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 varsayal\u0131m. D\u00fcnya yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde var ise, insanlardan \u00f6nce var de\u011fildi demektir. Biliyoruz ki, bu yanl\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilim, insan\u0131n yery\u00fcz\u00fcnde \u00e7ok sonradan ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bize tan\u0131tl\u0131yor. O zaman, baz\u0131 idealistler bize diyecekler ki, insandan \u00f6nce hayvanlar<br \/>\nvard\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnce, hayvanlarda e\u011fle\u015febiliyordu ama biz, hayvanlardan \u00f6nce hi\u00e7bir organik ya\u015fam\u0131n olanakl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131, \u00fczerinde oturulmaz bir yery\u00fcz\u00fc oldu\u011funu biliyoruz. Daha ba\u015fkalar\u0131 da diyecekler ki yaln\u0131z g\u00fcne\u015f sistemi var idiyse ve insanlar mevcut de\u011fil idiyse de ruh, Tanr\u0131da mevcuttu.<br \/>\nB\u00f6ylece idealizmin en y\u00fcksek bi\u00e7imine var\u0131yoruz. Tanr\u0131 ile bilim aras\u0131nda bir se\u00e7im yapmam\u0131z gerekiyor. \u0130dealizm Tanr\u0131s\u0131z tutunamaz, desteklenemez, Tanr\u0131 ise, idealizmsiz var olamaz.<\/p>\n<p>\u0130dealizm ve materyalizm sorununu, tam \u015f\u00f6yle koymak gerekir: Kim hakl\u0131? Tanr\u0131 m\u0131, bilim mi?<\/p>\n<p>Tanr\u0131, maddenin yarat\u0131c\u0131s\u0131 salt bir ruhtur, tan\u0131ts\u0131z bir iddiad\u0131r.<\/p>\n<p>Bilim, pratikle ve deneyle d\u00fcnyan\u0131n nesnel bir ger\u00e7ek oldu\u011funu bize tan\u0131tlayacak ve \u015fu soruya yan\u0131t vermemize olanak sa\u011flayacakt\u0131r:<\/p>\n<p><b>III. \u015eEYLER\u0130 B\u0130Z\u0130M F\u0130K\u0130RLER\u0130M\u0130Z\u0130N YARATTI\u011eI DO\u011eRU MUDUR?<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u00d6rne\u011fin, \u015feylerin nesnel bir ger\u00e7ek mi, yoksa \u00f6znel bir ger\u00e7ek mi oldu\u011funu, \u015feyleri yaratan\u0131n bizim fikirlerimiz oldu\u011funun do\u011fru olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir idealistle birlikte, yolun kar\u015f\u0131s\u0131na ge\u00e7erken, yoldan gelen bir otob\u00fcs\u00fc alal\u0131m. Elbette ki, e\u011fer ezilmek istemiyorsak, her ikimiz de \u00e7ok dikkatli olaca\u011f\u0131z, demek ki, pratikte, idealist, otob\u00fcs\u00fcn<br \/>\nvarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131mak zorundad\u0131r. Ona g\u00f6re, pratikte nesnel bir otob\u00fcs ile \u00f6znel bir otob\u00fcs aras\u0131nda bir ayr\u0131m yoktur ve bu, o kadar do\u011frudur ki, pratik, idealistlerin ya\u015famda materyalist olduklar\u0131n\u0131 tan\u0131tlar.<\/p>\n<p>Bu konuda idealist filozoflar\u0131n ve bu felsefeyi tutanlar\u0131n, kendilerine g\u00f6re \u00f6znel ger\u00e7ekten ba\u015fka bir \u015fey olmayan \u015feyleri elde edebilmek i\u00e7in, baz\u0131 nesnel baya\u011f\u0131l\u0131klara tenezz\u00fcl ettiklerini g\u00f6rebilece\u011fimiz say\u0131s\u0131z \u00f6rnekler sayabilirdik.<\/p>\n<p>Zaten bunun i\u00e7indir ki, art\u0131k kimsenin, Berkeley gibi, d\u00fcnyan\u0131n var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor. Kan\u0131tlar art\u0131k \u00e7ok daha ince, kurnazca, \u00e7ok daha gizli-kapakl\u0131. (\u0130dealistlerin kan\u0131tlama bi\u00e7imlerine \u00f6rnek olarak Lenin&#8217;in Materyalizm ve Ampiryokritisizm adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n, D\u00fcnya \u00d6\u011felerinin<br \/>\nBulunmas\u0131 b\u00f6l\u00fcm\u00fcne bak\u0131n\u0131z.) (Materyalizm ve Ampiryokritisizm, B\u00f6l\u00fcm I., s. 47 vd.)<\/p>\n<p>Demek ki, Lenin&#8217;in s\u00f6yledi\u011fi gibi, prati\u011fin \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc ile idealistleri susturmam\u0131z olanakl\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Zaten idealistler teori ile prati\u011fin birbirine denk olmad\u0131klar\u0131n\u0131, birbirinden apayr\u0131 iki \u015fey olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemekten geri durmayacaklard\u0131r. Bu, do\u011fru de\u011fildir. Bir anlay\u0131\u015f\u0131n, yanl\u0131\u015f ya da do\u011fru oldu\u011funu, bize yaln\u0131zca pratik g\u00f6sterecektir.<\/p>\n<p>Otob\u00fcs \u00f6rne\u011fi, bize d\u00fcnyan\u0131n nesnel bir ger\u00e7ekli\u011fi oldu\u011funu ve ruhumuz taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f bir d\u00fc\u015f olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor.<\/p>\n<p>Berkeley&#8217;in maddesizcilik teorisi, bilimlerin kar\u015f\u0131s\u0131nda tutunamad\u0131\u011f\u0131na ve prati\u011fin \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcne kar\u015f\u0131 duramad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, \u015fimdi de idealist felsefelerin, dinlerin, Tanr\u0131bilimlerin hepsinin vard\u0131\u011f\u0131 sonucu, ruh maddeyi yarat\u0131r sav\u0131n\u0131 g\u00f6rmek kal\u0131yor.<\/p>\n<p><b>IV. RUHUN MADDEY\u0130 YARATTI\u011eI DO\u011eRU MUDUR?<br \/>\n<\/b><br \/>\nDaha yukarda da g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, idealistlere g\u00f6re,\u00a0 ruh, en \u00fcst\u00fcn, en y\u00fcce bi\u00e7imini Tanr\u0131da bulmu\u015ftur. Tanr\u0131, onlar\u0131n teorisinin son s\u00f6z\u00fc, son yan\u0131t\u0131, vard\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7tur ve bunun i\u00e7indir ki, ruh-madde sorunu, son tahlilde idealist mi, yoksa materyalist mi, kim hakl\u0131, Tanr\u0131 m\u0131, bilim mi<br \/>\nbi\u00e7imine konur.<\/p>\n<p>\u0130dealistler, Tanr\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn sonsuzluk boyunca var olmu\u015f oldu\u011funu ve hi\u00e7bir de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011framad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in her zaman ayn\u0131 kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylerler. Tanr\u0131, salt ruhtur, Tanr\u0131 i\u00e7in zaman ve uzay (mekan) mevcut de\u011fildir. O, maddenin yarat\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130dealistler; Tanr\u0131 hakk\u0131ndaki savlar\u0131n\u0131 savunmak i\u00e7in de herhangi bir kan\u0131t g\u00f6stermezler.<\/p>\n<p>Maddenin yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131 savunmak i\u00e7in bilimsel bir akl\u0131n kabul edemeyece\u011fi bir y\u0131\u011f\u0131n gizeme ba\u015fvururlar.<\/p>\n<p>Bilimin kaynaklar\u0131na inildi\u011fi zaman, g\u00f6r\u00fcl\u00fcr ki, ilk insanlar, Tanr\u0131 fikrini, kafalar\u0131nda b\u00fcy\u00fck bilgisizliklerinden dolay\u0131 ve bu bilgisizlik ortas\u0131nda uydurdular. 20. y\u00fczy\u0131l idealistleri ise, sab\u0131rl\u0131 ve dire\u015fken bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n bilinmesini olanakl\u0131 hale getirdi\u011fi t\u00fcm \u015feylerden, ilk insanlar gibi tamamen<br \/>\nhabersiz kalmaya devam ettiler. \u00c7\u00fcnk\u00fc, eni sonu, Tanr\u0131, idealistlere g\u00f6re, a\u00e7\u0131klanam\u0131yor ve onlar i\u00e7in, geriye hi\u00e7bir kan\u0131t\u0131 bulunmayan bir inan\u00e7 kal\u0131yor.<\/p>\n<p>\u0130dealistler, d\u00fcnyan\u0131n bir yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131 olmas\u0131 zorunlulu\u011funu tan\u0131tlamak istedikleri zaman, bize, maddenin her zaman var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 bir ba\u015flang\u0131c\u0131 olmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylerken, asla bir ba\u015flang\u0131c\u0131 olmam\u0131\u015f olan bir Tanr\u0131ya ba\u015fvuruyorlar. Bu a\u00e7\u0131klaman\u0131n neresi daha ayd\u0131nl\u0131kt\u0131r?<\/p>\n<p>Materyalistler ise kan\u0131tlar\u0131n\u0131 savunmak i\u00e7in, insanlar\u0131n bilgisizliklerinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 geride b\u0131rakarak gitgide geli\u015ftirdikleri bilimden yararlanacaklard\u0131.<\/p>\n<p>Peki, bilim, ruhun maddeyi yaratm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmemize izin verir mi? Hay\u0131r.<\/p>\n<p>Salt bir ruh taraf\u0131ndan yarad\u0131l\u0131\u015f fikri, anla\u015f\u0131lmaz bir \u015feydir, \u00e7\u00fcnk\u00fc biz, deney ve g\u00f6zlemimizde b\u00f6yle bir \u015fey tan\u0131m\u0131yoruz. Bunun olanakl\u0131 olabilmesi i\u00e7in, idealistlerin dedikleri gibi, ruhun maddeden \u00f6nce yaln\u0131z ba\u015f\u0131na var olmas\u0131 gerekecekti, oysa bilim bunun olanak-d\u0131\u015f\u0131 oldu\u011funu ve hi\u00e7bir zaman<br \/>\nmaddesiz bir ruh olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bize tan\u0131tl\u0131yor. Tersine, ruh (ak\u0131l) her zaman maddeye ba\u011fl\u0131d\u0131r ve \u00f6zellikle insan ruhu (akl\u0131), fikirlerimizin ve d\u00fc\u015f\u00fcnmemizin kayna\u011f\u0131 olan beyne ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bilim, fikirlerin bo\u015fluk i\u00e7inde var olduklar\u0131n\u0131 kavramam\u0131za izin vermiyor&#8230;<\/p>\n<p>\u015eu halde Tanr\u0131 ruhunun var olabilmesi i\u00e7in bir beyin olmas\u0131 gerekecekti. Bunun i\u00e7indir ki, maddeyi, dolay\u0131s\u0131yla insan\u0131 yaratan Tanr\u0131 de\u011fildir ama ruh-Tanr\u0131y\u0131 yaratm\u0131\u015f olan insan beyni bi\u00e7imindeki maddedir, diyebiliriz.<\/p>\n<p>Daha ilerde bilimin, bize, bir Tanr\u0131ya ya da onun \u00fczerinde zaman\u0131n etkisiz olaca\u011f\u0131 ve kendisinin, s\u00fcrenin, hareketin ve de\u011fi\u015fikli\u011fin d\u0131\u015f\u0131nda kalaca\u011f\u0131 herhangi bir \u015feye inanmak olana\u011f\u0131n\u0131 verip vermedi\u011fini g\u00f6rece\u011fiz.<\/p>\n<p>Bundan sonra, bir yarg\u0131ya varabiliriz, felsefenin temel sorununa verdikleri yan\u0131tta.<\/p>\n<p><b>V. MATERYAL\u0130STLER HAKLIDIRLAR VE B\u0130L\u0130M ONLARIN \u0130DD\u0130ALARINI TANITLAR<br \/>\n<\/b><br \/>\nMateryalistler \u015funlar\u0131 ileri s\u00fcrmekte hakl\u0131d\u0131rlar:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Berkeley&#8217;in idealizmine ve onun maddesizcili\u011fi ard\u0131na gizlenen filozoflara kar\u015f\u0131, bir yandan d\u00fcnyan\u0131n ve \u015feylerin bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemiz d\u0131\u015f\u0131nda da pekala var oldu\u011funu ve var olmak i\u00e7in bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemize gereksinmeleri bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131; \u00f6te yandan, \u015feyleri, bizim d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizin yaratmad\u0131\u011f\u0131n\u0131,<br \/>\ntersine, bize fikirlerimizi \u015feylerin verdiklerini ileri s\u00fcrerken,<\/p>\n<p><b>2. <\/b>Maddenin ruh taraf\u0131ndan yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmekle, yani son \u0131srarda Tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmekle ve Tanr\u0131bilimleri savunmakla sonu\u00e7lanan b\u00fct\u00fcn idealist felsefelere kar\u015f\u0131, materyalistler, bilimlere dayanarak, ruhu, maddenin yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131, maddenin yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in Tanr\u0131 varsay\u0131m\u0131n<br \/>\ngereksinme bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrer ve kan\u0131tlarlar.<\/p>\n<p>Not- \u0130dealistlerin sorunlar\u0131 koyu\u015f bi\u00e7imine dikkat etmeliyiz. Tanr\u0131y\u0131 insan\u0131n yaratm\u0131\u015f oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz halde onlar, insan\u0131 Tanr\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrerler. Gene biz, ger\u00e7ekte, tam tersinin do\u011fru oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcrken, onlar, maddeyi, ruhun yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ederler. \u0130\u015fte burada \u015feylere bak\u0131\u015f\u0131, bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 \u00f6ylesine tersine \u00e7eviri\u015f vard\u0131r ki, bunu belirtmek zorunday\u0131z.<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA PAR\u00c7ALARI<\/b><br \/>\n&#8211; V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 72-85; Do\u011fa \u0130nsandan \u00d6nce Var m\u0131yd\u0131?; s. 85-93: \u0130nsan Beyni ile mi D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr?<br \/>\n&#8211; Friedrich Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, \u0130dealizm ve Materyalizm, s. 20 vd..<br \/>\n<\/span><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><br \/>\n<img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/span><\/p>\n<p><b>BE\u015e\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc B\u0130R FELSEFE VAR MIDIR?<\/p>\n<p>B\u0130L\u0130NEMEZC\u0130L\u0130K<\/p>\n<p><b>I. <\/b>Ni\u00e7in \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir felsefe?<br \/>\n<b>II.<\/b> Bu \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc felsefenin ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc kan\u0131tlar.<br \/>\n<b>III. <\/b>Bu felsefe nereden geliyor?<br \/>\n<b>IV.<\/b> Vard\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7lar.<br \/>\n<b>V.<\/b> Bu \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc felsefe nas\u0131l \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcr?<br \/>\n<b>VI.<\/b> Varg\u0131.<\/p>\n<p><b>I. N\u0130\u00c7\u0130N \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc B\u0130R FELSEFE?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu ilk b\u00f6l\u00fcmlerden sonra, bize \u00f6yle gelebilir ki, b\u00fct\u00fcn teorileri, iki b\u00fcy\u00fck ak\u0131m yani idealizm ve materyalizm payla\u015ft\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, b\u00fct\u00fcn bu felsefi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imleri ortas\u0131nda kendi yerimizi bulmak, olduk\u00e7a kolayd\u0131r ve gitgide kan\u0131tlar\u0131n, materyalizm lehine sava\u015ft\u0131\u011f\u0131 kan\u0131s\u0131 kesinlik kazan\u0131yor.<\/p>\n<p>\u00d6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki, birka\u00e7 incelemeden sonra, bizi, usun (akl\u0131n) felsefesine yani materyalizme do\u011fru g\u00f6t\u00fcren yolu yeniden bulduk.<\/p>\n<p>Ancak i\u015fler bu kadar basit de\u011fil. Daha \u00f6nce de belirtti\u011fimiz gibi, zaman\u0131m\u0131z\u0131n idealistleri, piskopos Berkeley kadar a\u00e7\u0131k y\u00fcrekli de\u011filler. Onlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, \u00e7ok daha kurnazca bir bi\u00e7ime sokulmu\u015f ve &#8216;yeni&#8217; terminolojiyle bulan\u0131kla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f b\u00f6ylece, saf ki\u015filer, bu fikirleri, &#8216;modern&#8217; bir felsefe olarak kabul etmi\u015flerdir. (V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 19)<\/p>\n<p>G\u00f6rd\u00fck ki, felsefenin temel sorusuna, ancak birbirine tamam\u0131yla kar\u015f\u0131t, birbiriyle \u00e7eli\u015fik ve uzla\u015fmaz iki yan\u0131t verilebilir. Bu iki yan\u0131t, \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r ve hi\u00e7bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fa meydan vermez.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 1710&#8217;a kadar, sorun \u015f\u00f6yle konuyordu: Bir yanda d\u00fc\u015f\u00fcncemizin d\u0131\u015f\u0131nda maddenin var oldu\u011funu ileri s\u00fcrenler -bunlar materyalistlerdi; \u00f6te yanda Berkeley ile birlikte maddenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yads\u0131yanlar, maddenin yaln\u0131zca bizde bizim ruhumuzda var oldu\u011funu ileri s\u00fcrenler- bunlar idealistlerdi.<\/p>\n<p>Ancak bu d\u00f6nemde bilimler ilerlerken, ba\u015fka filozoflar da i\u015fin i\u00e7ine kar\u0131\u015ft\u0131; bunlar, bu iki teori aras\u0131na bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sokan bir felsefe ak\u0131m\u0131 yaratarak, idealistler ile materyalistler aras\u0131ndaki oy dengesini bozmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar; bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc felsefenin aranmas\u0131, bu kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n kayna\u011f\u0131 oldu.<\/p>\n<p><b>II. BU \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc FELSEFEN\u0130N \u0130LER\u0130 S\u00dcRD\u00dc\u011e\u00dc KANITLAR<br \/>\n<\/b><br \/>\nBerkeley&#8217;den sonra geli\u015ftirilerek haz\u0131rlanan bu felsefenin esas\u0131na g\u00f6re, \u015feylerin ger\u00e7ek do\u011fas\u0131n\u0131 bilmeye \u00e7al\u0131\u015fmak yarars\u0131zd\u0131r ve biz, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerden ba\u015fka bir \u015feyi bilemeyiz.<\/p>\n<p>Onun i\u00e7indir ki, bu felsefeye, bilinemezcilik (agnostisizm) denir. (Yunancada: a, olumsuzluk bildirir; gnostikos, bilinirlik, bilinebilir anlam\u0131na gelir; agnostisizm ise, bilinemezcilik demektir.)<\/p>\n<p>Bilinemezcilere g\u00f6re, d\u00fcnyan\u0131n, ger\u00e7ekte, ruh mu, yoksa do\u011fa m\u0131 oldu\u011fu bilinemez. \u015eeylerin d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerini tan\u0131mak, bizim i\u00e7in olanakl\u0131d\u0131r ama ger\u00e7e\u011fi tan\u0131yamay\u0131z, bilemeyiz.<\/p>\n<p>G\u00fcne\u015f \u00f6rne\u011fini alal\u0131m. Daha \u00f6nce g\u00f6rd\u00fck ki, g\u00fcne\u015f ilk insanlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri gibi, d\u00fcz ve k\u0131rm\u0131z\u0131 bir daire de\u011fildir. Demek ki, bu daire, bir yan\u0131lsamadan, bir g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015ften ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir (g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f, bizim \u015feyler hakk\u0131nda sahip oldu\u011fumuz y\u00fczeysel fikirdir, onun ger\u00e7e\u011fi de\u011fildir).<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, idealistler ile materyalistlerin, \u015feylerin madde mi, ruh mu olduklar\u0131n\u0131, \u015feylerin bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizin d\u0131\u015f\u0131nda var olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131; bizim i\u00e7in onlar\u0131 tan\u0131y\u0131p bilmenin olanakl\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in tart\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 dikkate alarak, bilinemezciler, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fler pekala bilinebilir,<br \/>\nama ger\u00e7ek hi\u00e7bir zaman bilinemez diyorlar.<\/p>\n<p>Onlar diyorlar ki, duyular\u0131m\u0131z bizim \u015feyleri g\u00f6rmemizi, duymam\u0131z\u0131, onlar\u0131n d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerini, d\u0131\u015f y\u00f6nlerini yani g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerini tan\u0131mam\u0131z\u0131 sa\u011flar; \u00f6yleyse bu g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fler, bizim i\u00e7in mevcuttur; onlar, felsefe dilinde bizim-i\u00e7in-\u015fey denilen \u015feyi olu\u015ftururlar ama biz, bizden ba\u011f\u0131ms\u0131z olan \u015feyi, kendine \u00f6zg\u00fc ve kendinde-\u015fey denilen \u015feyi, kendi ger\u00e7e\u011fi ile tan\u0131yamay\u0131z,<br \/>\nbilemeyiz.<\/p>\n<p>Durmaks\u0131z\u0131n bu konu \u00fczerinde tart\u0131\u015fan idealistler ile materyalistler, t\u0131pk\u0131 biri mavi, \u00f6teki pembe g\u00f6zl\u00fck tak\u0131p da karda gezinen ve kar\u0131n ger\u00e7ek renginin ne oldu\u011funu tart\u0131\u015fan iki adama benzetilebilirler. Varsayal\u0131m ki, g\u00f6zl\u00fcklerini hi\u00e7 \u00e7\u0131karam\u0131yorlar. Bir g\u00fcn kar\u0131n ger\u00e7ek rengini bilebilecekler midir? Hay\u0131r. \u0130\u015fte, kimin hakl\u0131 oldu\u011funu anlamak i\u00e7in tart\u0131\u015fan idealistler ile materyalistlerin, biri mavi, \u00f6teki pembe g\u00f6zl\u00fck tak\u0131yor. Hi\u00e7bir zaman ger\u00e7e\u011fi bilemeyeceklerdir. Kar hakk\u0131nda kendileri-i\u00e7in bir bilgi edinecekler, her biri kendine g\u00f6re, kendi tarz\u0131nda g\u00f6recektir ama hi\u00e7bir zaman kendinde<br \/>\nkar\u0131 bilemeyeceklerdir. \u0130\u015fte bilinemezcilerin d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarzlar\u0131 b\u00f6yledir.<\/p>\n<p><b>III. BU FELSEFE NEREDEN GEL\u0130YOR?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu felsefenin kurucular\u0131, Hume (1711-1776) \u0130sko\u00e7yal\u0131, Kant (1724-1804) bir Alman&#8217;d\u0131. Her ikisi de materyalizm ile idealizmi uzla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte, Lenin&#8217;in Materyalizm ve Ampiryokritisizm adl\u0131 kitab\u0131nda aktard\u0131\u011f\u0131 Hume&#8217;un d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131ndan bir par\u00e7a:<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n do\u011fal i\u00e7g\u00fcd\u00fcleriyle ya da do\u011fal yetenekleriyle kendi duygular\u0131na g\u00fcvenmeye e\u011filimli olduklar\u0131 ve bizim alg\u0131lar\u0131m\u0131za ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan ve duyarl\u0131kla bezenmi\u015f b\u00fct\u00fcn varl\u0131klarla birlikte ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131m\u0131z takdirde bile var olacak olan bir d\u0131\u015f evrenin varl\u0131\u011f\u0131, en ufak bir uslamlama yapmadan<br \/>\nya da hatta uslamlamaya ba\u015fvurmadan \u00f6nce, her zaman varsayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z apa\u00e7\u0131k belli bir \u015fey olarak kabul edilebilir. Ancak b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n bu evrensel ve birincil kan\u0131s\u0131, bize, zihnimizde hi\u00e7bir \u015feyin bir simgesi ya da alg\u0131s\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda var olamayaca\u011f\u0131n\u0131 ve duyumlar\u0131n zihin ve nesne aras\u0131nda<br \/>\ndo\u011frudan do\u011fruya herhangi bir m\u00fcdahalede (Intercourse) bulunma yetene\u011finden yoksun olarak bu imgelerin i\u00e7erisinden ge\u00e7ti\u011fi birer kanaldan ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011freten birazc\u0131k felsefeyle hemen sars\u0131l\u0131r. G\u00f6rmekte oldu\u011fumuz masa; ondan uzakla\u015ft\u0131k\u00e7a daha k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ama bizden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak var olan ger\u00e7ek masa, de\u011fi\u015fmez; o halde bizim zihnimiz, masan\u0131n imgesinden ba\u015fka bir \u015feyi alg\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r. Usun g\u00f6sterdikleri bunlard\u0131r.(V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 25-26.)<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcyoruz ki, Hume, her \u015feyden \u00f6nce, sa\u011fduyuya uygun geleni yani bize ba\u011f\u0131ml\u0131 bulunmayan d\u0131\u015f evrenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ediyor ama hemen ard\u0131ndan bu varl\u0131\u011f\u0131 nesnel bir ger\u00e7ek olarak kabul etmeyi reddediyor. Ona g\u00f6re, bu varl\u0131k, bir imgeden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir ve bu varl\u0131\u011f\u0131, bu imgeyi kaydeden<br \/>\nduyular\u0131m\u0131z, ruh ile nesne aras\u0131nda herhangi bir ili\u015fki kurma yetene\u011finde de\u011fildir.<\/p>\n<p>K\u0131sacas\u0131, biz, \u015feylerin ortas\u0131nda sanki, perde \u00fczerinde nesnelerin imgesini onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 saptad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ama imgelerin kendileri ard\u0131nda yani perdenin ard\u0131nda herhangi bir \u015feyin bulunmad\u0131\u011f\u0131 bir sinemada ya\u015f\u0131yor gibiyiz.<\/p>\n<p>\u015eimdi, bizim akl\u0131m\u0131z\u0131n \u015feyleri nas\u0131l tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 bilinmek istenirse, bu, bizzat zihnin enerjisine ya da bir t\u00fcr g\u00f6r\u00fclemez ve bilinemez bir ruhun varsay\u0131m\u0131na ya da bizce \u00e7ok daha az bilinen bir ba\u015fka nedene ba\u011fl\u0131 olabilir. (V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 26.)<\/p>\n<p><b>IV. VARDI\u011eI SONU\u00c7LAR<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130\u015fte g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131, ayr\u0131ca da \u00e7ok yayg\u0131n bir teori. Tarih boyunca, felsefe teorileri aras\u0131nda \u00e7e\u015fitli g\u00f6r\u00fcn\u00fcmler alt\u0131nda bu teoriyle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz; zaman\u0131m\u0131zda ise, ona tarafs\u0131z kalmak ve bilimsel bir ihtiyatl\u0131l\u0131k i\u00e7inde durumunu korumak sav\u0131nda olanlarda rastl\u0131yoruz.<\/p>\n<p>\u015eu halde bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarzlar\u0131n\u0131n do\u011fru olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bunlardan hangi sonu\u00e7lar\u0131n \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 incelememiz gerekir.<\/p>\n<p>E\u011fer, bilinemezcilerin savunduklar\u0131 gibi, \u015feylerin ger\u00e7ek do\u011fas\u0131n\u0131 bilmemiz ger\u00e7ekten olanakl\u0131 de\u011filse, e\u011fer bizim bilgimiz \u015feylerin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc ile s\u0131n\u0131rl\u0131ysa, o zaman, nesnel ger\u00e7e\u011fin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcremeyiz ve \u015feylerin kendi ba\u015flar\u0131na var olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131 bilemeyiz. Bize g\u00f6re \u00f6rne\u011fin, otob\u00fcs nesnel bir ger\u00e7ektir; bilinemezci ise, bize diyor ki, bu kesin de\u011fil, bu<br \/>\notob\u00fcs\u00fcn bir d\u00fc\u015f\u00fcnce mi, yoksa bir ger\u00e7ek mi oldu\u011fu bilinemez. Demek ki, d\u00fc\u015f\u00fcncemizin, \u015feylerin yans\u0131s\u0131 oldu\u011funu savunmam\u0131z\u0131 yasakl\u0131yor. G\u00f6r\u00fcyoruz ki, i\u015fte burada tam bir idealist d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131n\u0131n ortas\u0131nday\u0131z, \u00e7\u00fcnk\u00fc, \u015feylerin var olmad\u0131klar\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmekle, k\u0131saca onlar\u0131n var olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131n bilinemeyece\u011fini ileri s\u00fcrmek aras\u0131ndaki fark, pek b\u00fcy\u00fck de\u011fildir!<\/p>\n<p>Bilinemezcinin, \u015feyleri, bizim-i\u00e7in-\u015feyler ve kendinde-\u015feyler olarak birbirinden ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck. Demek ki, bizim-i\u00e7in-\u015feylerin incelenmesi, \u00f6\u011frenilmesi olanakl\u0131d\u0131r, bu bilimdir ama kendinde-\u015feylerin incelenmesi olanakl\u0131 de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda var olan \u015feyleri tan\u0131yamay\u0131z, bilemeyiz.<\/p>\n<p>Bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131n\u0131n sonucu \u015fudur: Bilinemezci, bilimi kabul eder ve ancak, do\u011fadan b\u00fct\u00fcn do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7leri \u00e7\u0131kar\u0131p atmak ko\u015fuluyla bilim yap\u0131labilece\u011finden, bilim kar\u015f\u0131s\u0131nda materyalisttir.<\/p>\n<p>Ancak eklemekte acele eder ki, bilim, bize ancak g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fleri verir ve \u00f6te yandan, ger\u00e7ekte maddeden ba\u015fka bir \u015fey bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ya da hatta maddenin var oldu\u011funu ya da Tanr\u0131&#8217;n\u0131n var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, hi\u00e7bir \u015fey tan\u0131tlamaz. \u0130nsan akl\u0131 bu konuda hi\u00e7bir \u015fey bilemez, \u00f6yleyse bu konulara burnunu sokmamal\u0131d\u0131r. Dinsel inan\u00e7 gibi kendinde-\u015feyleri bilmenin ba\u015fka yollar\u0131 varsa, bilinemezci, bunu da bilmek istemez ve bunu tart\u0131\u015fma hakk\u0131n\u0131 kendinde bulmaz.<\/p>\n<p>Demek ki, bilinemezci ya\u015fam\u0131n gidi\u015fine ve bilimin yap\u0131s\u0131na gelince, materyalisttir ama materyalizmi olumlamaya c\u00fcret edemeyen, her \u015feyden \u00f6nce idealistlerle sorun \u00e7\u0131karmamaya \u00e7al\u0131\u015fan ve dinle \u00e7at\u0131\u015fma haline girmemeye \u00f6zen g\u00f6steren bir materyalisttir. Utanga\u00e7 bir materyalisttir. (Friedrich Engels, \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Giri\u015f, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s. 37.)<\/p>\n<p>Vard\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7 \u015fudur ki, bilimin derin de\u011ferinden ku\u015fku duymakla ve bilimde yaln\u0131zca g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fleri g\u00f6rmekle, bu \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc teori, bize, bilime hi\u00e7bir ger\u00e7eklik y\u00fcklememeyi \u00f6\u011f\u00fctler ve herhangi bir \u015feyi \u00f6\u011frenmeye \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n, ilerlemeye katk\u0131da bulunmak i\u00e7in \u00e7aba g\u00f6stermenin, tamamen yarars\u0131z<br \/>\noldu\u011funu ileri s\u00fcrer.<\/p>\n<p>Bilinemezciler \u015f\u00f6yle diyorlar: Eskiden, insanlar, g\u00fcne\u015fi d\u00fcz bir daire olarak g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131 ve ger\u00e7e\u011fin \u00f6yle oldu\u011funu san\u0131yorlard\u0131; yan\u0131l\u0131yorlard\u0131. Bug\u00fcn, bilim bize, g\u00fcne\u015fin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor ve her \u015feyi a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcr\u00fcyor ama gene biz biliyoruz ki, bilim de bir \u00f6nceki<br \/>\ng\u00fcn yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131, bug\u00fcn y\u0131karak, s\u0131k s\u0131k yan\u0131l\u0131yor. D\u00fcn yanl\u0131\u015f bug\u00fcn do\u011fru ama yar\u0131n yanl\u0131\u015f. B\u00f6ylece, diye savunuyorlar bilinemezciler, bilemeyiz; ak\u0131l, bize kesin hi\u00e7bir bilgi. getirmez ve e\u011fer, \u00f6rne\u011fin dinsel inan\u00e7 gibi ak\u0131ldan ba\u015fka ara\u00e7lar, bize mutlak olarak kesin bilgiler vermeyi iddia ederlerse,<br \/>\nbilim, bizi bunlara inanmaktan bile al\u0131koyamayacakt\u0131r. Bilime kar\u015f\u0131 g\u00fcven ve inanc\u0131 zay\u0131flatarak, bilinemezcilik, b\u00f6ylece, dinlere geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc haz\u0131rlar.<\/p>\n<p><b>V. BU \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc FELSEFE NASIL \u00c7\u00dcR\u00dcT\u00dcL\u00dcR?<br \/>\n<\/b><br \/>\nG\u00f6rd\u00fck ki, materyalistler, savlar\u0131n\u0131 tan\u0131tlamak i\u00e7in yaln\u0131zca bilimden de\u011fil ama ayn\u0131 zamanda bilimlerin denetlenmesine olanak veren deneyimden de yararlan\u0131rlar. Prati\u011fin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fct sayesinde \u015feyler bilinebilir, tan\u0131nabilir.<\/p>\n<p>Bilinemezciler, bize d\u0131\u015f d\u00fcnya vard\u0131r ya da yoktur diye iddia etmek olana\u011f\u0131 yoktur, diyorlar.<\/p>\n<p>Oysa, pratik ile d\u00fcnyan\u0131n ve \u015feylerin var olduklar\u0131n\u0131 biliyoruz. Bizim \u015feylerden edindi\u011fimiz fikirlerin akla-yatk\u0131n, ak\u0131ls\u0131z olmayan fikirler oldu\u011funu, \u015feylerle kendimiz aras\u0131nda kurdu\u011fumuz ili\u015fkilerin ger\u00e7ek ili\u015fkiler oldu\u011funu biliyoruz.<\/p>\n<p>Bu nesneleri, onlarda alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z niteliklere g\u00f6re, kendi yarar\u0131m\u0131za kullanmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z an, duyusal alg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n do\u011frulu\u011funu ya da yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yan\u0131lmaz bir s\u0131namadan ge\u00e7irmekteyizdir. Bu alg\u0131lar yanl\u0131\u015fsa, bir nesnenin onlara g\u00f6re kestirdi\u011fimiz kullan\u0131m yolunun da yanl\u0131\u015f olmas\u0131 ve<br \/>\n\u00e7abam\u0131z\u0131n bo\u015fa gitmesi gerekir ama amac\u0131m\u0131za varmay\u0131 ba\u015far\u0131rsak, o nesne ile onun bizdeki ideas\u0131n\u0131n uyu\u015ftu\u011funu anlarsak; nesne, ere\u011fimiz i\u00e7in kendisinden bekledi\u011fimizi verirse, o zaman bu, bizim o nesne ve onun nitelikleri \u00fczerine olan alg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n kendi d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki ger\u00e7eklikle uyu\u015ftu\u011funun o \u00f6l\u00e7\u00fcde olumlu kan\u0131t\u0131d\u0131r ve bir ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frad\u0131\u011f\u0131m\u0131z<br \/>\nzaman, ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n nedenini bulmada genellikle pek gecikmeyiz; kendisine dayanarak i\u015f g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz alg\u0131n\u0131n ya eksik ve y\u00fczlek ya da ba\u015fka alg\u0131lar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 ile onlar\u0131n elvermedi\u011fi bir tarzda birle\u015ftirilmi\u015f oldu\u011funu -kusurlu usa vurma dedi\u011fimiz \u015fey budur- anlar\u0131z. Duyular\u0131m\u0131z\u0131 gerekti\u011fi gibi e\u011fitmeye ve kullanmaya ve eylemimizi gerekti\u011fi gibi edinilmi\u015f ve kullan\u0131lm\u0131\u015f alg\u0131lar\u0131n belirledi\u011fi s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde tutmaya ne kadar dikkat edersek, eylemimizin sonucunun, alg\u0131lar\u0131m\u0131zla alg\u0131lanan nesnelerin nesnel do\u011fas\u0131 aras\u0131ndaki uyu\u015fmay\u0131 g\u00f6sterdi\u011fini o kadar iyi anlayaca\u011f\u0131z. \u015eimdiye<br \/>\nkadar, bilimsel olarak denetlenmi\u015f duyu-alg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n, zihnimizde do\u011falar\u0131 gere\u011fi, d\u0131\u015f alem bak\u0131m\u0131ndan ger\u00e7eklikle \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 idealar yaratt\u0131\u011f\u0131 ya da d\u0131\u015f alemle onun bizdeki duyu-alg\u0131lar\u0131 aras\u0131nda bir i\u00e7 ba\u011fda\u015fmazl\u0131k bulundu\u011fu sonucuna varmam\u0131za yol a\u00e7an tek bir \u00f6rnek yoktur. (Friedrich Engels,<br \/>\n\u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Giri\u015f, s. 38.)<\/p>\n<p>Engels&#8217;in t\u00fcmcesini alarak, \u00e7\u00f6re\u011fin (varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n -\u00e7.) kan\u0131t\u0131, onun yenmesindedir (\u0130ngiliz atas\u00f6z\u00fc) diyece\u011fiz. E\u011fer \u00e7\u00f6rek var olmasayd\u0131 ya da bir fikirden ba\u015fka bir \u015fey olmasayd\u0131, \u00e7\u00f6re\u011fi yedikten sonra a\u00e7l\u0131\u011f\u0131m\u0131z hi\u00e7 de giderilmi\u015f olmazd\u0131. Onun i\u00e7in \u015feyleri tan\u0131mam\u0131z ve fakirlerimizin ger\u00e7e\u011fe uyup uymad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rmemiz pekala m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bilimin verilerini deneyim yoluyla ve bilimlerin teorik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n pratikteki uygulamalar\u0131 demek olan sanayi yoluyla denetlememiz olana\u011f\u0131 vard\u0131r. E\u011fer biz yapay kau\u00e7uk elde edebiliyorsak, bu, bilim, kau\u00e7uk olan bu kendinde-\u015feyi biliyor, tan\u0131yor<br \/>\ndemektir.<\/p>\n<p>\u015eu halde g\u00f6r\u00fcyoruz ki, kimin hakl\u0131 oldu\u011funu anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmak yersiz ve gereksiz de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bilimin d\u00fc\u015febilece\u011fi teorik yan\u0131lg\u0131lar ortas\u0131nda deneyim, bize, her keresinde ger\u00e7ekten bilimin hakl\u0131 oldu\u011funun kan\u0131t\u0131n\u0131 verir.<\/p>\n<p><b>VI. VARGI<br \/>\n<\/b><br \/>\n18. y\u00fczy\u0131ldan beri, bilinemezcilikten az ya da \u00e7ok yararlanm\u0131\u015f olan \u00e7e\u015fitli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin, bu felsefeyi, bazen idealizme, bazen da materyalizme do\u011fru \u00e7ekmi\u015f olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, Lenin&#8217;in dedi\u011fi gibi, yeni s\u00f6zc\u00fcklerin ard\u0131na gizlenerek, hatta kendi d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fczenlerini payandalamak i\u00e7in bilimden yararland\u0131klar\u0131n\u0131 bile ileri s\u00fcrerek, iki<br \/>\nteori aras\u0131nda kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k yaratmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmazlar; b\u00f6ylelikle de baz\u0131 ki\u015filerin, bilimden yararland\u0131klar\u0131 i\u00e7in idealist olmad\u0131klar\u0131n\u0131 ama kan\u0131tlar\u0131nda ta sonuna kadar gitmeyi g\u00f6ze alamad\u0131klar\u0131 ve tutarl\u0131 olmad\u0131klar\u0131 i\u00e7in de materyalist olmad\u0131klar\u0131n\u0131 bildirmek olana\u011f\u0131n\u0131 veren rahat bir<br \/>\nfelsefe edinmelerine olanak sa\u011flar.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten, bilinemezcilik, &#8216;utanga\u00e7&#8217; bir materyalizmden ba\u015fka nedir? Bilinemezci do\u011fa kavram\u0131, ba\u015ftan sona materyalisttir. B\u00fct\u00fcn do\u011fal alem yasalara ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r ve bir d\u0131\u015f etkinin i\u015fe kar\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 kesinlikle d\u0131\u015far\u0131r. Ancak, bilinemezci, \u015funu ekler: bilinen evrenin \u00f6tesinde y\u00fccelerden y\u00fcce bir varl\u0131\u011f\u0131n bulundu\u011funu ileri s\u00fcrmemizi de \u00e7\u00fcr\u00fctmemizi de sa\u011flayacak hi\u00e7bir arac\u0131m\u0131z yoktur. (Friedrich Engels, \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Giri\u015f, s. 37.)<\/p>\n<p>Bu felsefe, demek ki idealizme yard\u0131m ediyor ve bilinemezciler; kendi uslamlamalar\u0131nda tutars\u0131z olduklar\u0131ndan, sonunda idealizme var\u0131yorlar. Bilinemezciyi kaz\u0131y\u0131n, diyor Lenin, idealisti bulacaks\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>G\u00f6rd\u00fck ki, materyalizm ile idealizmden hangisinin hakl\u0131 oldu\u011fu bilinebiliyor.<\/p>\n<p>\u015eimdi g\u00f6r\u00fcyoruz ki, bu iki felsefeyi uzla\u015ft\u0131rmak iddias\u0131nda olan teoriler, ger\u00e7ekte idealizmi tutmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapm\u0131yorlar, felsefenin temel sorusuna \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir yan\u0131t getirmiyorlar, bu bak\u0131mdan da \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir felsefe yoktur.<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA PAR\u00c7ALARI<\/b><br \/>\n&#8211; V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 25-27; 145-152.<br \/>\n&#8211; F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 20 vd..<br \/>\n&#8211; F. Engels, \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Giri\u015f, s. 30-55.<\/span><\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"> <b>\u0130K\u0130NC\u0130 KISIM<\/b><\/span><\/p>\n<p>FELSEF\u0130 MATERYAL\u0130ZM<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<\/p>\n<p>MADDE VE MATERYAL\u0130STLER<\/p>\n<p>I. Madde nedir?<br \/>\n<b>II.<\/b> Birbirini izleyen madde teorileri.<br \/>\n<b>III. <\/b>Materyalistlere g\u00f6re madde nedir?<br \/>\n<b>IV.<\/b> Uzay, zaman, hareket ve madde.<br \/>\n<b>V.<\/b> Varg\u0131.<\/p>\n<p>\u0130LK\u0130N b\u00fct\u00fcn materyalistler i\u00e7in ortak olan fikirleri, bunu izleyerek b\u00fct\u00fcn materyalistlerin idealist felsefelere kar\u015f\u0131 kan\u0131tlar\u0131n\u0131 belirttikten eni sonu, bilinemezcili\u011fin yan\u0131lg\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6sterdikten sonra, \u015fimdi bu bilgilerden sonu\u00e7lar \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131z ve a\u015fa\u011f\u0131daki iki soruya kendi yan\u0131tlar\u0131m\u0131z\u0131 getirerek materyalist<br \/>\nkan\u0131tlar\u0131 g\u00fc\u00e7lendirece\u011fiz:<\/p>\n<p><b>1.<\/b> Madde nedir?<br \/>\n<b>2. <\/b>Materyalist olman\u0131n anlam\u0131 nedir?<\/p>\n<p><b>I. MADDE NED\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nSorunun \u00f6nemi. Ne zaman \u00f6n\u00fcm\u00fczde \u00e7\u00f6z\u00fcmlenecek bir orun olsa, sorular\u0131m\u0131z\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde sormal\u0131y\u0131z. Ger\u00e7ekten, burada doyurucu bir yan\u0131t vermek o kadar kolay bir i\u015f de\u011fildir. Bu soruya yan\u0131t verecek duruma gelebilmemiz i\u00e7in, bir madde teorisi yapmam\u0131z gerekir.<\/p>\n<p>Genellikle, insanlar, maddenin, kendisine dokunulabilen, dayan\u0131kl\u0131 ve kat\u0131 bir \u015fey oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Eski Yunan&#8217;da da madde bu bi\u00e7imde tan\u0131mlan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn, bilimlerin yard\u0131m\u0131yla, biliyoruz ki, bu tan\u0131mlama tam de\u011fildir.<\/p>\n<p><b>II. B\u0130RB\u0130R\u0130N\u0130 \u0130ZLEYEN MADDE TEOR\u0130LER\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\n(Amac\u0131m\u0131z, bilimsel a\u00e7\u0131klamalara giri\u015fmeden, maddeye ili\u015fkin \u00e7e\u015fitli teorileri, olabildi\u011fince yal\u0131n bir bi\u00e7imde g\u00f6zden ge\u00e7irmektir.)<\/p>\n<p>Eski Yunanl\u0131larda maddenin, sonsuz olarak b\u00f6l\u00fcnemeyen, n\u00fcfuz edilemeyen dolu bir ger\u00e7ek oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu. Par\u00e7alar, bir andan sonra art\u0131k b\u00f6l\u00fcnemez deniyordu ve bu par\u00e7ac\u0131klara atom (atom = b\u00f6l\u00fcnmez) ad\u0131 veriliyordu. \u00d6yleyse bir masa, bir atomlar k\u00fcmesi, bir atomlar topa\u011f\u0131d\u0131r. Gene, bu atomlar\u0131n birbirlerinden farkl\u0131 olduklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu; zeytinya\u011f\u0131n\u0131n atomlar\u0131 gibi, p\u00fcr\u00fczs\u00fcz ve yuvarlak<br \/>\natomlar vard\u0131, sirkenin atomlar\u0131 gibi, p\u00fcrt\u00fckl\u00fc ve \u00e7engelli atomlar vard\u0131.<\/p>\n<p>Bu teoriyi, d\u00fcnyan\u0131n materyalist\u00e7e a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 ilk kez denemi\u015f olan antik\u00e7a\u011f materyalisti Demokritos kurmu\u015ftur. Demokritos, \u00f6rne\u011fin, insan bedeninin kaba atomlardan olu\u015ftu\u011funu, ruhun ise daha ince atomlar y\u0131\u011f\u0131n\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu ve Tanr\u0131lar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etti\u011fi ama gene de<br \/>\nher \u015feyi maddeci bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klamak istedi\u011fi i\u00e7in, Tanr\u0131lar\u0131n<br \/>\nkendilerinin de son derece ince atomlardan olu\u015ftuklar\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu.<\/p>\n<p>19. y\u00fczy\u0131lda bu teori b\u00fcy\u00fck bir de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frad\u0131.<\/p>\n<p>Gene, maddenin atomlara b\u00f6l\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc, atomlar\u0131n da birbirlerini \u00e7eken \u00e7ok kat\u0131 par\u00e7ac\u0131klar oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu. Yunanl\u0131lar\u0131n teorisi terk edilmi\u015fti ve bu atomlar, art\u0131k p\u00fcr\u00fczs\u00fcz ya da \u00e7engel bi\u00e7iminde kabul edilmiyordu ama n\u00fcfuz edilmez, b\u00f6l\u00fcnmez olduklar\u0131n\u0131 ve birbirlerine kar\u015f\u0131 bir \u00e7ekim<br \/>\nhareketine tutulmu\u015f bulunduklar\u0131 savunulmaya devam ediliyordu.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn, atomun n\u00fcfuz edilemez ve par\u00e7alara ayr\u0131lmaz (yani b\u00f6l\u00fcnmez) madde tanesi olmad\u0131\u011f\u0131 ama atomun kendisinin de atom k\u00fctlesinin hemen hemen t\u00fcm\u00fcn\u00fcn yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f bulundu\u011fu bir \u00e7ekirde\u011fin \u00e7evresinde b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla d\u00f6nen ve elektron denilen par\u00e7ac\u0131klardan (partik\u00fcllerden) olu\u015ftu\u011fu<br \/>\ntan\u0131tlan\u0131yor. Atomun kendisi n\u00f6tr ise de elektronlar ve \u00e7ekirdek bir elektrik y\u00fck\u00fc ile y\u00fckl\u00fcd\u00fcr ama \u00e7ekirde\u011fin pozitif y\u00fck\u00fc, elektronlar\u0131n ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 negatif y\u00fcklerin toplam\u0131na e\u015fittir. Madde bu atomlardan olu\u015fmu\u015f bir k\u00fctledir ve kendisi \u00fczerinde etkiye bir diren\u00e7le kar\u015f\u0131 koyuyorsa, bu kendisini olu\u015fturan par\u00e7ac\u0131klar\u0131n hareketi nedeniyledir.<\/p>\n<p>Maddenin elektri\u011fe ili\u015fkin \u00f6zelliklerinin bulunu\u015fu, \u00f6zellikle elektronlar\u0131n ke\u015ffedilmesi, 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda idealistlerin, bizzat maddenin varl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 bir sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7melerine yol a\u00e7t\u0131. \u015e\u00f6yle iddia ediyorlard\u0131: Elektronda maddi olan hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Elektron, hareket halindeki elektrik y\u00fck\u00fcnden fazla bir \u015fey de\u011fildir. Peki, negatif y\u00fckte madde yoksa, pozitif \u00e7ekirdekte neden olsun? Madde yokolmu\u015ftur. Yaln\u0131zca enerji vard\u0131r!<\/p>\n<p>Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm&#8217;de (b\u00f6l\u00fcm V) enerji ile maddenin birbirinden ayr\u0131lmaz \u015feyler olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stererek, \u015feyleri yerli yerine oturtmu\u015ftur. Enerji, maddidir ve hareket, maddenin varolu\u015f bi\u00e7iminden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. K\u0131sacas\u0131, idealistler bilimin bulgular\u0131n\u0131 tersine \u00e7evirerek yorumluyorlard\u0131. Bilim, maddenin o zamana kadar bilinmeyen<br \/>\ny\u00f6nlerini, g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerini, apa\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde ortaya koyar koymaz, idealistler, hemen, madde ile hareketin birbirinden ayr\u0131 iki ger\u00e7ek olduklar\u0131 san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zamanlarda kendisi hakk\u0131nda sahip olunan eski fikre uygun olmad\u0131\u011f\u0131 bahanesiyle, maddenin var olmad\u0131\u011f\u0131 sonucunu \u00e7\u0131kar\u0131yorlard\u0131.<br \/>\n(Bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn Birbirini \u0130zleyen Madde Teorileri ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131ndaki ikinci kesimi, Luce Langevin ve Jean Orcel&#8217;in yard\u0131m\u0131yla yeniden g\u00f6zden ge\u00e7irilerek d\u00fczeltilmi\u015ftir. Madde yap\u0131s\u0131n\u0131n incelenmesinde y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131ndan bu yana yap\u0131lm\u0131\u015f olan ilerlemeler hakk\u0131nda F. Joliot-Curie&#8217;ye bak\u0131n\u0131z: Textes Choisis, Editions Sociales, s. 85-89.)<\/p>\n<p><b>III. MATERYAL\u0130STLERE G\u00d6RE MADDE NED\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu konuda bir ayr\u0131m yapmak zorunludur. \u0130lkin \u015funu<br \/>\ng\u00f6rmek gerekir:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Madde nedir?<\/p>\n<p>sonra,<\/p>\n<p><b>2. <\/b>Madde nas\u0131ld\u0131r?<\/p>\n<p>Materyalistler, birinci soruya, madde bizim ruhumuzdan ba\u011f\u0131ms\u0131z, bir d\u0131\u015f ger\u00e7ektir ve var olmak i\u00e7in bizim ruhumuza gereksinmesi yoktur, yan\u0131t\u0131n\u0131 verirler. Lenin bu konuda \u015f\u00f6yle der: Madde kavram\u0131, bize duyum i\u00e7inde verilen nesnel ger\u00e7ekten ba\u015fka bir \u015fey ifade etmez (V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 297.)<\/p>\n<p>\u015eimdi ikinci soruya, yani Madde nas\u0131ld\u0131r? sorusuna, materyalistler, Buna yan\u0131t vermek bize de\u011fil, bilime d\u00fc\u015fer, diyorlar.<\/p>\n<p>Birinci yan\u0131t, eski \u00e7a\u011flardan zaman\u0131m\u0131za kadar de\u011fi\u015fmemi\u015ftir:<\/p>\n<p>\u0130kinci yan\u0131t ise de\u011fi\u015fir ve de\u011fi\u015fmek zorundad\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilimlere, insan bilgilerinin durumuna ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu, son ve kesin bir yan\u0131t olmuyor.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcyoruz ki, sorunu iyi koymak ve idealistlerin iki sorunu birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rmalar\u0131na izin vermemek mutlaka zorunludur. Bu iki soruyu birbirinden ay\u0131rmak, ba\u015fl\u0131ca sorunun birinci soru oldu\u011funu ve bu soruya yan\u0131t\u0131m\u0131z\u0131n, eskiden beri; her zaman de\u011fi\u015fmez kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek \u00e7ok gereklidir.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc maddenin biricik &#8216;\u00f6zelli\u011fi&#8217;, ki felsefi materyalizm onun tan\u0131nmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r, nesnel bir ger\u00e7eklik olmas\u0131, zihnimizin d\u0131\u015f\u0131nda var olmas\u0131 \u00f6zelli\u011fidir. (V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 297.)<\/p>\n<p><b>IV. UZAY, ZAMAN, HAREKET VE MADDE<br \/>\n<\/b><br \/>\nMaddenin bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda var oldu\u011funu iddia ediyorsak, bunun ger\u00e7ekli\u011fini g\u00f6sterdi\u011fimiz i\u00e7in, ayn\u0131 zamanda biz belirtmi\u015f oluyoruz ki:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Madde zaman ve uzay i\u00e7inde vard\u0131r.<br \/>\n<b>2.<\/b> Madde hareket halindedir.<\/p>\n<p>\u0130dealistler ise, zaman\u0131n ve uzay\u0131n bizim ruhumuzun fikirleri oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler (bunu, ilk kez savunan Kant olmu\u015ftur). Onlara g\u00f6re, uzay, \u015feylere bizim verdi\u011fimiz bir bi\u00e7imdir ve insan ruhundan do\u011fmu\u015ftur. Zaman i\u00e7in de durum ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Materyalistler, tersine, iddia ederler ki, uzay bizde de\u011fildir ama biz uzay\u0131n i\u00e7inde bulunuyoruz. Gene iddia ederler ki, zaman, ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131n ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n vazge\u00e7ilmez ko\u015fuludur ve o halde zaman ve uzay, bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda var olan maddeden ayr\u0131lmazlar.<\/p>\n<p>&#8230;her varl\u0131\u011f\u0131n temel bi\u00e7imleri uzay ve zamand\u0131r ve zaman d\u0131\u015f\u0131nda bir Varl\u0131k, uzay d\u0131\u015f\u0131nda bir Varl\u0131k denli b\u00fcy\u00fck bir sa\u00e7mal\u0131kt\u0131r. (Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1995, s. 106.)<\/p>\n<p>Demek ki, bilin\u00e7ten ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ger\u00e7ek oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. Hepimiz, d\u00fcnyan\u0131n bizden \u00f6nce de var olmu\u015f oldu\u011funa ve bizden sonra da var olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrece\u011fine inan\u0131yoruz. D\u00fcnyan\u0131n, var olmak i\u00e7in bize gereksinme duymad\u0131\u011f\u0131na inan\u0131yoruz. Paris&#8217;in bizim do\u011fu\u015fumuzdan \u00f6nce var oldu\u011fu ve<br \/>\nkesin olarak yerle bir edilmedik\u00e7e, bizim \u00f6l\u00fcm\u00fcm\u00fczden sonra da var olaca\u011f\u0131 inanc\u0131nday\u0131z. Paris&#8217;in, kendisini d\u00fc\u015f\u00fcnmedi\u011fimiz zamanda da var oldu\u011fu gibi, hi\u00e7bir zaman ayak basmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve adlar\u0131n\u0131 bile bilmedi\u011fimiz on binlerce kentin de bizim haberimiz olmadan var olduklar\u0131ndan eminiz. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n genel kan\u0131s\u0131 bu yoldad\u0131r. Bilimler, idealistlerin b\u00fct\u00fcn d\u00fczenbazl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u0131f\u0131ra indiren bu kan\u0131t\u0131, bir a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa ve sa\u011flaml\u0131\u011fa kavu\u015fturmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Do\u011fa bilimleri, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn insan\u0131n da ba\u015fka herhangi bir canl\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n da var olmad\u0131\u011f\u0131, var olamad\u0131\u011f\u0131 bir durumda da var oldu\u011funu kesin olarak do\u011frular. Organik madde \u00e7ok sonradan gelen bir olgudur, uzun bir evrimin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. (V. \u0130. Lenin, Materyalizm ue Ampiryohritisizm, s. 72.)<\/p>\n<p>Bilimler, bize, maddenin zaman ve uzay i\u00e7inde var oldu\u011funu tan\u0131tlarken, ayn\u0131 zamanda maddenin hareket halinde oldu\u011funu da \u00f6\u011fretirler. \u00c7a\u011fda\u015f bilimlerin bize sa\u011flad\u0131klar\u0131 bu son belginlik \u00e7ok \u00f6nemlidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, maddenin hareket yetene\u011fi bulunmad\u0131\u011f\u0131, yani eylemsiz oldu\u011fu yolundaki eski teoriyi<br \/>\ny\u0131kmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Hareket maddenin varolu\u015f bi\u00e7imidir. Hareketsiz madde maddesiz hareket denli ak\u0131l almaz bir \u015feydir. (Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, s. 116.)<\/p>\n<p>Biliyoruz ki, d\u00fcnya, bug\u00fcnk\u00fc durumuyla, her alanda uzun bir evrimin \u00fcr\u00fcn\u00fc, bu bak\u0131mdan, yava\u015f ve s\u00fcrekli bir hareketin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. O halde maddenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyduktan sonra, kesinlikle belirtelim ki: Evren hareket<br \/>\nhalindeki maddeden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir ve bu hareket halindeki<br \/>\nmadde uzay ve zamandan ba\u015fka bir \u015feyin i\u00e7inde hareket edemez.<br \/>\n(V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, s. 189.)<\/p>\n<p><b>V. VARGI<br \/>\n<\/b><br \/>\nG\u00f6sterilen bu ger\u00e7eklerden \u015fu sonu\u00e7 \u00e7\u0131k\u0131yor ki, Tanr\u0131 fikri, evrenin yarat\u0131c\u0131s\u0131 bir salt ruh fikri anlams\u0131zd\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc, zaman ve uzay d\u0131\u015f\u0131nda bir Tanr\u0131, var olamayacak bir \u015feydir.<\/p>\n<p>Zaman d\u0131\u015f\u0131nda var olan, yani hi\u00e7bir an var olmayan ve uzay d\u0131\u015f\u0131nda var olan, yani hi\u00e7bir yerde var olmayan bir Tanr\u0131&#8217;ya inanmak i\u00e7in, idealist gizemcili\u011fine kat\u0131lmak, bu nedenle hi\u00e7bir bilimsel denetimi kabul etmemek gerekir.<\/p>\n<p>Materyalistler, bilimin varg\u0131lar\u0131yla g\u00fc\u00e7lenmi\u015f olarak, maddenin uzay i\u00e7inde ve belli bir anda (yani zaman i\u00e7inde) var oldu\u011funu iddia ederler. O halde evren yarat\u0131lm\u0131\u015f olamaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc, Tanr\u0131&#8217;ya d\u00fcnyay\u0131 yaratmak i\u00e7in hi\u00e7bir an olmam\u0131\u015f olan bir an gerekirdi (mademki Tanr\u0131 i\u00e7in zaman mevcut<br \/>\nde\u011fildir) ve d\u00fcnyan\u0131n hi\u00e7ten ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, yani yoktan var edilmi\u015f olmas\u0131 gerekirdi.<\/p>\n<p>Yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131 kabul etmek i\u00e7in, demek ki, ilkin evrenin var olmad\u0131\u011f\u0131 bir an\u0131n var oldu\u011funu, sonra da hi\u00e7ten bir \u015fey \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmek gerekir ki, bilim bunu kabul edemez.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcyoruz ki, idealistlerin kan\u0131tlar\u0131, bilimlerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldiklerinde tutunamazlar; oysa materyalist filozoflar\u0131n kan\u0131tlar\u0131, bilimlerin kendilerinden ayr\u0131lamazlar. B\u00f6ylece, bir kez daha materyalizm ile bilimleri birbirine ba\u011flayan s\u0131k\u0131 ili\u015fkileri belirtmi\u015f oluyoruz.<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA PAR\u00c7ALARI<\/b><br \/>\n&#8211; F. Engels, Anti D\u00fchring, s. 116.<br \/>\n&#8211; V. \u0130. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm, \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc<br \/>\nB\u00f6l\u00fcm, s. 153-161; Be\u015finci B\u00f6l\u00fcm, s. 277-349.<br \/>\n<\/span><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><br \/>\n<img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/span><\/p>\n<p><b>\u0130K\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>MATERYAL\u0130ST OLMAK NE DEMEKT\u0130R?<\/p>\n<p>I. Teori ile prati\u011fin birli\u011fi.<br \/>\n<b>II. <\/b>D\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131nda materyalizm yanl\u0131s\u0131 olmak ne demektir?<br \/>\n<b>III. <\/b>Pratikte nas\u0131l materyalist olunur?<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 a) <\/b>Sorunun birinci y\u00f6n\u00fc.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 b)<\/b> Sorunun ikinci y\u00f6n\u00fc.<br \/>\n<b>IV.<\/b> Varg\u0131.<\/p>\n<p><b>I. TEOR\u0130 \u0130LE PRAT\u0130\u011e\u0130N B\u0130RL\u0130\u011e\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nY\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz incelemenin amac\u0131, Marksizm\u2019in ne oldu\u011funu tan\u0131tmak, materyalist felsefenin diyalektik materyalizm haline gelerek, Marksizm\u2019le nas\u0131l \u00f6zde\u015fle\u015fti\u011fini g\u00f6stermektir. Daha \u00f6nceden biliyoruz ki, bu felsefenin temellerinden biri, teori ile pratik aras\u0131ndaki s\u0131k\u0131 ba\u011fd\u0131r.<\/p>\n<p>Materyalistlere g\u00f6re maddenin ne oldu\u011funu ve maddenin nas\u0131l oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fckten sonra, yani bu iki teorik sorudan sonra, materyalist olman\u0131n ne anlama geldi\u011fini, yani materyalistin nas\u0131l davrand\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek zorunludur. Bu da bu sorunlar\u0131n pratik yan\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Materyalizmin esas\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcncenin kayna\u011f\u0131 olarak, varl\u0131\u011f\u0131 kabul etmektir ama s\u00fcrekli olarak bunu yinelemek yeterli midir? Materyalizmin tutarl\u0131, ger\u00e7ek bir yanl\u0131s\u0131 olmak i\u00e7in:<\/p>\n<p><b>1.<\/b> D\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131nda;<br \/>\n<b>2.<\/b> Eylem alan\u0131nda materyalist olmak gerekir.<\/p>\n<p><b>II. D\u00dc\u015e\u00dcNCE ALANINDA MATERYAL\u0130ZM YANLISI OLMAK NE DEMEKT\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nD\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131nda materyalizm yanl\u0131s\u0131 olmak, materyalizmin temel form\u00fcl\u00fcn\u00fc, yani varl\u0131\u011f\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceyi yaratt\u0131\u011f\u0131 form\u00fcl\u00fcn\u00fc ve bu form\u00fcl\u00fcn nas\u0131l uygulanabilece\u011fini bilmektir.<\/p>\n<p>Varl\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnceyi yarat\u0131r dedi\u011fimiz zaman, soyut bir form\u00fcl\u00fc dile getirmi\u015f oluyoruz, \u00e7\u00fcnk\u00fc, varl\u0131k ve d\u00fc\u015f\u00fcnce s\u00f6zleri soyut s\u00f6zlerdir. Burada varl\u0131k dendi\u011fi zaman, s\u00f6z konusu olan, genel olarak varl\u0131kt\u0131r; d\u00fc\u015f\u00fcnce dendi\u011finde de genel olarak d\u00fc\u015f\u00fcnce denmek isteniyor. Varl\u0131k genel olarak d\u00fc\u015f\u00fcnce<br \/>\ngibi, \u00f6znel bir ger\u00e7ektir. (Birinci K\u0131s\u0131m, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm, \u00f6znel ger\u00e7ek ile nesnel ger\u00e7e\u011fin a\u00e7\u0131klamas\u0131na bak\u0131n\u0131z); \u00f6znel ger\u00e7ek mevcut de\u011fildir, bu bir soyutlamad\u0131r. O halde Varl\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnceyi yarat\u0131r demek, soyut bir form\u00fcld\u00fcr; \u00e7\u00fcnk\u00fc, soyutlamalardan olu\u015fmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bunun gibi, \u00f6rne\u011fin, atlar\u0131 \u00e7ok iyi tan\u0131yoruz ama attan, s\u00f6z etti\u011fimiz zaman, genel olarak at demek istiyoruz; \u00f6yleyse genel olarak at bir soyutlamad\u0131r.<\/p>\n<p>E\u011fer at\u0131n yerine genel olarak insan\u0131 ya da varl\u0131\u011f\u0131 koyacak olursak, bunlar da gene soyutlamalard\u0131r.<\/p>\n<p>Ama, genel olarak at mevcut de\u011filse, nedir var olan? \u00d6zel olarak atlar. Ben genel olarak atlara bak\u0131yorum, \u00f6zel olarak atlara de\u011fil diyen bir veteriner, herkesi kendine g\u00fcld\u00fcr\u00fcr, insanlar hakk\u0131nda ayn\u0131 \u015feyleri s\u00f6yleyecek bir doktor i\u00e7in de durum ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, genel olarak varl\u0131k yoktur ama, \u00f6zel nitelikleri olan \u00f6zel varl\u0131klar vard\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7in de durum ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Diyece\u011fiz ki, \u00f6yleyse, genel olarak varl\u0131k soyut bir \u015feydir. \u00d6zel varl\u0131k somut bir \u015feydir; genel olarak d\u00fc\u015f\u00fcnce ve \u00f6zel d\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7in de durum ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Materyalist, varl\u0131\u011f\u0131n nerede oldu\u011funu, d\u00fc\u015f\u00fcncenin nerede oldu\u011funu, b\u00fct\u00fcn durumlarda tan\u0131mas\u0131n\u0131 ve somutla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131 bilen kimsedir.<\/p>\n<p>\u00d6rnek: beyin ve fikirlerimiz.<\/p>\n<p>Genel soyut form\u00fcl\u00fc, somut bir form\u00fcle d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeyi bilmemiz gerekir. Demek ki, materyalist, beyni varl\u0131k olarak ve fikirlerimizi d\u00fc\u015f\u00fcnce olarak \u00f6zde\u015fle\u015ftirecektir. \u015e\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnecektir: Fikirlerimizi (d\u00fc\u015f\u00fcnceyi) yaratan beyindir (varl\u0131kt\u0131r). Bu, basit bir \u00f6rnektir ama biz, \u015fimdi daha karma\u015f\u0131k<br \/>\nbir \u00f6rne\u011fi, insan toplumu \u00f6rne\u011fini ele alal\u0131m ve bir materyalistin<br \/>\nnas\u0131l uslamlayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6relim.<\/p>\n<p>Toplum ya\u015fam\u0131 ana \u00e7izgileriyle bir ekonomik ya\u015famdan ve bir siyasal ya\u015famdan olu\u015fur. Ekonomik ya\u015fam ile siyasal ya\u015fam aras\u0131ndaki ili\u015fkiler nelerdir? Somut bir form\u00fcl haline getirmek istedi\u011fimiz bu soyut form\u00fcl\u00fcn birinci etkeni nedir?<\/p>\n<p>Materyaliste g\u00f6re birinci etken, yani varl\u0131k, toplumu toplum yapan, ona can veren, ekonomik ya\u015famd\u0131r. \u0130kinci etken, yani d\u00fc\u015f\u00fcnce, varl\u0131k taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f olan ve ancak onunla ya\u015fayabilen siyasal ya\u015famd\u0131r.<\/p>\n<p>Demek ki, materyalist, mademki siyasal ya\u015fam, ekonomik ya\u015fam\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr, ekonomik ya\u015fam, siyasal ya\u015fam\u0131 a\u00e7\u0131klar diyecektir.<\/p>\n<p>Burada \u00f6zeti yap\u0131lan bu g\u00f6zlem, tarihsel materyalizmin\u00a0 k\u00f6k\u00fcd\u00fcr ve ilk kez Marks ve Engels taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte daha ince bir ba\u015fka \u00f6rnek: ozan. Elbette ki, ozan\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in say\u0131s\u0131z \u00f6\u011feler i\u015fin i\u00e7ine kar\u0131\u015f\u0131r ama biz, burada bu sorunun bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc g\u00f6stermek istiyoruz.<\/p>\n<p>Genellikle denilecektir ki, ozan (\u015fiir) yazar; \u00e7\u00fcnk\u00fc esin, onu yazmaya iter. B\u00f6yle s\u00f6ylemek, ozan\u0131n, neden \u015funu de\u011fil de daha \u00e7ok bunu yazd\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaya yeter mi? Hay\u0131r.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz, ozan\u0131n kafas\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnceler vard\u0131r ama ozan, ayn\u0131 zamanda toplum i\u00e7inde ya\u015fayan bir varl\u0131kt\u0131r. G\u00f6rece\u011fiz ki, ilk etken, ozana kendi \u00f6zel ya\u015fam\u0131n\u0131 veren toplumdur; ikinci etken, ozan\u0131n beyninde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 fikirlerdir. O halde \u00f6\u011felerden biri, ozan\u0131 a\u00e7\u0131klayan temel \u00f6\u011fe, toplum, yani ozan\u0131n bu toplum i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ortam olacakt\u0131r. (Ozan ile diyalekti\u011fi<br \/>\nokudu\u011fumuz zaman tekrar kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131z, \u00e7\u00fcnk\u00fc o zaman bu sorunu iyice inceleyebilmek i\u00e7in b\u00fct\u00fcn \u00f6\u011felere sahip olaca\u011f\u0131z.)<\/p>\n<p>Biz, \u00f6rneklerle g\u00f6r\u00fcyoruz ki, materyalist, materyalizmin form\u00fcl\u00fcn\u00fc her zaman ve her yerde her an ve b\u00fct\u00fcn durumlarda uygulamay\u0131 bilir.<\/p>\n<p><b>III. PRAT\u0130KTE NASIL MATERYAL\u0130ST OLUNUR?<br \/>\n<\/b><br \/>\n<b>a) Sorunun birinci y\u00f6n\u00fc.<br \/>\n<\/b><br \/>\nYukarda g\u00f6rd\u00fck ki, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir felsefe yoktur ve e\u011fer materyalizmin uygulanmas\u0131nda tutarl\u0131 olunmazsa, ya idealist olunur ya da idealizm ve materyalizm karmas\u0131 gibi bir \u015fey elde edilir.<\/p>\n<p>Burjuva bilgini, incelemelerinde ve deneylerinde her zaman materyalisttir. Bu normaldir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bilimde ilerlemek i\u00e7in madde \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fmak gerekir ve e\u011fer bilgin, ger\u00e7ekten, maddenin yaln\u0131zca kendi ruhunda var oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnseydi, deney yapmay\u0131 yersiz, gereksiz bulurdu.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse bir\u00e7ok bilgin t\u00fcr\u00fc vard\u0131r.<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Tutarl\u0131 ve bilin\u00e7li materyalist olan bilginler.<br \/>\n(Bak\u0131n\u0131z: P. Langevin, La Pensee et L&#8217;action, Editeurs Fran\u00e7ais<br \/>\nReunis, Paris.)<\/p>\n<p><b>2. <\/b>Bilmeden materyalist olan bilginler; yani hemen hemen hepsi, \u00e7\u00fcnk\u00fc, maddenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131madan bilim yapmak olana\u011f\u0131 yoktur ama, bu sonuncular aras\u0131nda ayr\u0131m yapmak gerekir:<\/p>\n<p><b>a) <\/b>Materyalizmi izlemeye ba\u015flayanlar ama yar\u0131 yolda kalanlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bunlar materyalist olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeyi g\u00f6ze alamazlar; bunlar Engels&#8217;in utanga\u00e7 materyalistler dedi\u011fi bilinemezcilerdir.<\/p>\n<p><b>b) <\/b>Tutars\u0131z ve bilmeden materyalist olan bilginler. Onlar, laboratuarda materyalisttir ama i\u015flerinden \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131nda idealist, imanl\u0131 ve dindar olurlar.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekte, bu son s\u00f6ylediklerimiz, fikirlerinde bir d\u00fczen sa\u011flamay\u0131 becerememi\u015fler ya da sa\u011flamak istememi\u015flerdir. Kendi kendileriyle s\u00fcrekli olarak \u00e7eli\u015fki halindedirler. Zorunlu olarak materyalist\u00e7e olan \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131, felsefe anlay\u0131\u015flar\u0131ndan ayr\u0131 tutarlar. Bunlar bilgindir ama gene de<br \/>\nher ne kadar maddenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesin olarak yads\u0131masalar\u00a0 da \u015feylerin ger\u00e7ek i\u00e7eri\u011fini bilmenin gereksiz oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler ki, bu de pek bilimsel bir tutum de\u011fildir. Bunlar, bilgindir ama gene de hi\u00e7bir tan\u0131ta gerek duymadan, olanaks\u0131z \u015feylere inan\u0131rlar. (\u00d6rne\u011fin Pasteur Branly ve daha<br \/>\nba\u015fkalar\u0131, bilgin olmalar\u0131na kar\u015f\u0131n, Tanr&#8217;ya inan\u0131yorlard\u0131, e\u011fer bir bilgin tutarl\u0131 ise dinsel inanc\u0131ndan vazge\u00e7melidir.)<br \/>\nBilim ve (dinsel) inan\u00e7, kesin olarak birbirine kar\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><b>b) Sorunun ikinci y\u00f6n\u00fc.<br \/>\n<\/b><br \/>\nMateryalizm ve eylem: Ger\u00e7ek materyalistin, bu felsefenin temeli olan form\u00fcl\u00fc, her yerde ve her durumda uygulayan ki\u015fi oldu\u011fu do\u011fru ise, bunu iyi uygulamaya \u00e7ok dikkat etmelidir.<\/p>\n<p>\u015eimdi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, tutarl\u0131 olmak gerekir ve tutarl\u0131 bir materyalist olmak i\u00e7in de materyalizmi eyleme aktarmak gerekir.<\/p>\n<p>Pratikte materyalist olmak, ger\u00e7e\u011fi birinci ve en \u00f6nemli etken olarak, d\u00fc\u015f\u00fcnceyi ise ikinci etken olarak al\u0131p, materyalizm felsefesine uygun bir bi\u00e7imde davranmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Hi\u00e7 ak\u0131llar\u0131na getirmeden d\u00fc\u015f\u00fcnceyi birinci etken olarak\u00a0 alanlar ve b\u00f6yle ald\u0131klar\u0131 anda bilmeksizin idealist olanlar\u0131n nas\u0131l bir tutum tak\u0131nd\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rece\u011fiz.<\/p>\n<p><b>1. <\/b>D\u00fcnyada sanki tek ba\u015f\u0131na imi\u015f gibi ya\u015fayanlara ne denir? Bireyci. O, kabu\u011funa \u00e7ekilmi\u015f olarak ya\u015far; d\u0131\u015f d\u00fcnya, yaln\u0131zca onun i\u00e7in vard\u0131r. Onun i\u00e7in \u00f6nemli olan kendisi ve kendi d\u00fc\u015f\u00fcncesidir. O, salt bir idealisttir ya da tekbenci (solipsiste) denilen adamd\u0131r. (Bu s\u00f6z\u00fcn anlam\u0131 i\u00e7in, Birinci K\u0131s\u0131m,<br \/>\n\u0130kinci B\u00f6l\u00fcme bak\u0131n\u0131z.)<\/p>\n<p>Bireyci bencildir ve bencil olmak, materyalist bir davran\u0131\u015f de\u011fildir. Bencil, evreni, kendi ki\u015fili\u011finde s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p><b>2. <\/b>\u00d6\u011frenmeye hevesli, \u00f6\u011frenme zevki i\u00e7in \u00f6\u011frenen kimse; \u00f6\u011frenmeyi pek benimser, \u00f6\u011frenmekte de g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekmez ama \u00f6\u011frendiklerini yaln\u0131zca kendine saklar. Kendisine ve kendi d\u00fc\u015f\u00fcncesine her \u015feyden \u00e7ok \u00f6nem verir.<\/p>\n<p>\u0130dealist, d\u0131\u015f d\u00fcnyaya, ger\u00e7e\u011fe kapal\u0131d\u0131r. Materyalist ise, her zaman ger\u00e7e\u011fe a\u00e7\u0131kt\u0131r; onun i\u00e7in, Marksizm kurslar\u0131n\u0131 izleyenler ve kolayca \u00f6\u011frenenler, \u00f6\u011frendiklerini ba\u015fkalar\u0131na aktarmaya \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><b>3. <\/b>Her \u015feyi kendine g\u00f6re d\u00fc\u015f\u00fcnen ki\u015fi, idealist bir bozulmaya u\u011frar.<\/p>\n<p>O, \u00f6rne\u011fin, kendisi hakk\u0131nda ho\u015f olmayan \u015feyler s\u00f6ylenmi\u015f bulunan bir toplant\u0131 i\u00e7in, k\u00f6t\u00fc bir toplant\u0131 diyecektir. \u015eeyleri b\u00f6ylece \u00e7\u00f6z\u00fcmlememek gerekir; toplant\u0131y\u0131 kendine g\u00f6re de\u011fil ama \u00f6rg\u00fcte g\u00f6re, toplant\u0131n\u0131n amac\u0131na g\u00f6re yarg\u0131lamak gerekir.<\/p>\n<p><b>4. <\/b>Sektarizm de materyalist bir tutum de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, sekter (ba\u011fnaz) ki\u015fi, sorunlar\u0131 anlam\u0131\u015ft\u0131r, kendi kendisiyle uyum i\u00e7inde oldu\u011fundan, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n da kendisi gibi olmas\u0131 gerekti\u011fini iddia eder. Bu da gene kendi kendine ve kendi kli\u011fine en b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi vermek demektir.<\/p>\n<p><b>5. <\/b>Doktriner de metinleri okumu\u015ftur, bu metinlerden tan\u0131mlamalar \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r ama materyalist metinleri aktarmakla yetindi\u011fi ve yaln\u0131zca bu metinlerle oturup kalkt\u0131\u011f\u0131 zaman, gene idealist olur, \u00e7\u00fcnk\u00fc o zaman da ger\u00e7ek d\u00fcnya kaybolur. O, \u00f6\u011frendi\u011fi form\u00fclleri, ger\u00e7e\u011fe uygulamadan yineleyip durur. En b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi, metinlere, fikirlere verir. Ya\u015fam onun bilincinde metinler bi\u00e7iminde olup biter ve genellikle doktrinerlerin, ayn\u0131 zamanda sekter oldu\u011fu da g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Devrimin bir e\u011fitim sorunu oldu\u011funu sanmak ve devrimin zorunlulu\u011fu, i\u015f\u00e7ilere bir kez iyice anlat\u0131l\u0131nca, i\u015f\u00e7iler bunu anlamal\u0131d\u0131rlar, e\u011fer anlamak istemiyorlarsa, ille de devrim yapmaya \u00e7al\u0131\u015fmak gereksizdir demek de sekterliktir, materyalist bir tutum de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n anlamad\u0131klar\u0131 durumlar\u0131 saptamal\u0131, neden b\u00f6yle oldu\u011funu ara\u015ft\u0131rmal\u0131, bask\u0131y\u0131, burjuva gazetelerinin, radyo ve sineman\u0131n propagandas\u0131n\u0131 g\u00f6zlemeli ve bildiriler, bro\u015f\u00fcrler, gazeteler ve okullar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ne istedi\u011fimizi anlatmak i\u00e7in elden gelen b\u00fct\u00fcn yollar\u0131 ara\u015ft\u0131rmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek duygusuna sahip olmamak, bulutlar \u00fcst\u00fcnde ya\u015famak, durumlar\u0131 ve ger\u00e7ekleri hi\u00e7 hesaba katmadan prati\u011fe ili\u015fkin tasar\u0131lar yapmak, ger\u00e7ekle\u015febilir olup olmad\u0131klar\u0131na bakmadan g\u00fczel tasar\u0131lara birinci derecede \u00f6nem vermek, idealist\u00e7e bir tutumdur. Durmadan ele\u015ftirenler ama<br \/>\ni\u015flerin daha iyi y\u00fcr\u00fcmesi i\u00e7in hi\u00e7bir \u015fey yapmayanlar, hi\u00e7bir \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nermeyenler, kendi kendilerine kar\u015f\u0131 ele\u015ftiri duygusundan yoksun olanlar, i\u015fte b\u00fct\u00fcn bunlar, tutarl\u0131 olmayan materyalistlerdir.<\/p>\n<p><b>IV. VARGI<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu \u00f6rneklerle, g\u00f6r\u00fcyoruz ki, her birimizde az ya da \u00e7ok bulunabilen bu kusurlar, idealist\u00e7e kusurlard\u0131r. Biz, bu gibi kusurlara tutuluyoruz, \u00e7\u00fcnk\u00fc biz prati\u011fi teoriden ay\u0131r\u0131yoruz ve bizi etki alt\u0131nda tutan burjuvazi, ger\u00e7e\u011fe \u00f6nemini vermememizden ho\u015flan\u0131yor. \u0130dealizmi tutan burjuvaziye g\u00f6re, teori<br \/>\nile pratik tamamen birbirinden ayr\u0131, birbiriyle hi\u00e7bir ili\u015fkisi olmayan iki \u015feydir. \u00d6yleyse bu kusurlar zararl\u0131d\u0131r ve biz onlara kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m vermeliyiz, \u00e7\u00fcnk\u00fc sonunda bunlar, burjuvazinin i\u015fine yarar. K\u0131saca, toplumun, e\u011fitimimizin ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fcn teorik temellerinin bizde yaratt\u0131\u011f\u0131 ve daha \u00e7ocuklu\u011fumuzda i\u00e7imize k\u00f6k salm\u0131\u015f bu kusurlar\u0131n, burjuvazinin<br \/>\neseri oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kmal\u0131 ve onlardan kurtulmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p><img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p><b>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>MATERYAL\u0130ZM\u0130N TAR\u0130H\u0130<\/p>\n<p>I. Bu tarihi \u00f6\u011frenme zorunlulu\u011fu.<br \/>\n<b>II. <\/b>Marksizm-\u00f6ncesi materyalizm.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 1.<\/b> Yunan antik\u00e7a\u011f\u0131.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 2.<\/b> \u0130ngiliz materyalizmi.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 3.<\/b> Fransa&#8217;da materyalizm.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 4.<\/b> 18. y\u00fczy\u0131l materyalizmi.<br \/>\n<b>III.<\/b> \u0130dealizm nereden gelir?<br \/>\n<b>IV.<\/b> Din nereden gelir?<br \/>\n<b>V. <\/b>Marksizm-\u00f6ncesi materyalizmin de\u011ferleri.<br \/>\n<b>VI. <\/b>Marksizm-\u00f6ncesi materyalizmin kusurlar\u0131.<\/p>\n<p>Buraya kadar genel olarak materyalizmin ne oldu\u011funu ve b\u00fct\u00fcn materyalistler i\u00e7in ortak olan fikirlerin neler olduklar\u0131n\u0131 inceledik. \u015eimdi de materyalizmin, \u00e7a\u011fda\u015f materyalizme var\u0131ncaya kadar, antik\u00e7a\u011fdan beri nas\u0131l geli\u015fti\u011fini g\u00f6rece\u011fiz. K\u0131sacas\u0131, materyalizmin tarihini, ba\u015ftan sona k\u0131saca g\u00f6zden ge\u00e7irece\u011fiz.<\/p>\n<p>Burada oldu\u011fu gibi, birka\u00e7 sayfa i\u00e7inde materyalizmin tarihinin 2 bin y\u0131l\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak gibi bir iddiam\u0131z yok; yaln\u0131zca okura yol g\u00f6sterecek olan genel bilgileri vermek istiyoruz.<\/p>\n<p>Bu tarihi, k\u0131saca da olsa, iyi incelemek i\u00e7in, \u015feylerin ni\u00e7in b\u00f6yle ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131, her an g\u00f6rmekten ka\u00e7\u0131n\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Bu y\u00f6ntemi uygulamamaktansa, baz\u0131 tarihsel adlar\u0131 anmadan atlay\u0131p ge\u00e7mek, daha iyidir ama okurlar\u0131m\u0131z\u0131n kafalar\u0131n\u0131 bir s\u00fcr\u00fc adla doldurmak istememekle birlikte, kendilerince az \u00e7ok bilinen belli ba\u015fl\u0131 materyalist filozoflar\u0131<br \/>\ntarih s\u0131ras\u0131na g\u00f6re anman\u0131n gerekli oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Bu nedenle, i\u015fi basitle\u015ftirmek i\u00e7in, bu ilk sayfalar\u0131, konunun s\u0131rf tarihsel yan\u0131na ay\u0131raca\u011f\u0131z, sonra, bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn ikinci k\u0131sm\u0131nda materyalizmin evriminin ni\u00e7in bilinen geli\u015fme bi\u00e7imini ge\u00e7irmesi gerekti\u011fini g\u00f6rece\u011fiz.<\/p>\n<p><b>I. BU TAR\u0130H\u0130 \u00d6\u011eRENME ZORUNLULU\u011eU<br \/>\n<\/b><br \/>\nBurjuvazi, materyalizmin tarihini sevmez ve bunun i\u00e7indir ki, burjuva kitaplar\u0131nda \u00f6\u011fretilen bu tarih, tamamen eksik ve her zaman yanl\u0131\u015ft\u0131r. Bu tarihi tahrif i\u00e7in \u00e7e\u015fitli yollar kullan\u0131l\u0131r:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>B\u00fcy\u00fck materyalist d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler bilmezlikten gelinemedi\u011fine g\u00f6re, bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, materyalist incelemeleri d\u0131\u015f\u0131nda ne yazm\u0131\u015flarsa onlardan s\u00f6z edilerek an\u0131l\u0131r ve bunlar\u0131n materyalist filozoflar olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek unutulur.<\/p>\n<p>Liselerde ya da \u00fcniversitelerde okutulan felsefe tarihinde b\u00f6yle unutma olaylar\u0131na pek \u00e7ok rastlan\u0131r ve biz \u00f6rnek olarak, Marks ve Engels&#8217;ten \u00f6nce en b\u00fcy\u00fck materyalist d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olan Diderot&#8217;yu anaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p><b>2.<\/b> Tarih boyunca, tutars\u0131z ya da bilmeksizin materyalist olan say\u0131s\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Yani onlar baz\u0131 yaz\u0131lar\u0131nda materyalist, baz\u0131 yaz\u0131lar\u0131nda ise idealist idiler, \u00f6rne\u011fin Descartes gibi.<\/p>\n<p>Oysa, burjuvazi taraf\u0131ndan yaz\u0131lan tarih, bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin, yaln\u0131zca materyalizmi etkilemekle kalmam\u0131\u015f, ayn\u0131 zamanda bu felsefeden tam bir ak\u0131m\u0131n do\u011fmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan materyalist d\u00fc\u015f\u00fcncelerini karanl\u0131kta b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><b>3.<\/b> Sonra, e\u011fer baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri g\u00f6zlerden gizlemede bu iki tahrif y\u00f6ntemi ba\u015far\u0131 sa\u011flamazsa, bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler d\u00fcped\u00fcz has\u0131ralt\u0131 edilir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00f6ylece, \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri olan Holbach ve Helvetius bilinmeden, 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n edebiyat ve felsefe tarihi \u00f6\u011fretilir.<\/p>\n<p>Bu ni\u00e7in b\u00f6yledir? \u00c7\u00fcnk\u00fc materyalizmin tarihi, d\u00fcnyan\u0131n sorunlar\u0131n\u0131 anlamak ve bilmek i\u00e7in \u00f6zellikle \u00f6\u011freticidir ve \u00e7\u00fcnk\u00fc, materyalizmin geli\u015fmesi, y\u00f6netici s\u0131n\u0131flar\u0131n ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131 destekleyen ideolojiler i\u00e7in u\u011fursuz bir geli\u015fmedir.<\/p>\n<p>Materyalizmin capcanl\u0131 ve her zaman hareket halinde bir \u015fey olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, burjuvazinin onu yirmi y\u00fczy\u0131ld\u0131r de\u011fi\u015fmemi\u015f, donup kal\u0131pla\u015fm\u0131\u015f bir \u00f6\u011freti gibi sunmas\u0131n\u0131n nedenleri bunlard\u0131r.<\/p>\n<p>Nas\u0131l idealizm b\u00fct\u00fcn bir dizi geli\u015fim evrelerinden ge\u00e7mi\u015fse, materyalizm de ge\u00e7mi\u015ftir. Materyalizm, do\u011fa bilimleri alan\u0131nda \u00e7a\u011f a\u00e7an her yeni bulu\u015f ile ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak bi\u00e7imini de\u011fi\u015ftirmek zorundad\u0131r. (Friedrich Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 25.)<\/p>\n<p>\u00d6zet olarak da olsa, materyalizmin tarihini incelemenin gere\u011fini \u015fimdi daha iyi anl\u0131yoruz. Bu incelemeyi yapmak i\u00e7in, 1 ba\u015flang\u0131\u00e7tan (Yunan antik\u00e7a\u011f\u0131ndan) Marks ve Engels&#8217;e kadar; 2 Marks ve Engels&#8217;in materyalizminden g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar olan iki d\u00f6nemi birbirinden ay\u0131rmal\u0131y\u0131z. (Bu ikinci k\u0131sm\u0131, diyalektik materyalizm ile birlikte inceleyece\u011fiz.)<\/p>\n<p>Birinci d\u00f6neme, Marksizm-\u00f6ncesi (preMarksiste) materyalizm diyoruz, ikincisine Marksist materyalizm ya da diyalektik materyalizm diyoruz.<\/p>\n<p><b>II. MARKS\u0130ZM-\u00d6NCES\u0130 MATERYAL\u0130ZM<br \/>\n<\/b><br \/>\n<b>1. Yunan antik\u00e7a\u011f\u0131.<br \/>\n<\/b><br \/>\nMateryalizmin, her zaman bilimlere ba\u011fl\u0131 ve bilimlerle birlikte evrim g\u00f6steren ve ilerleyen bir \u00f6\u011freti oldu\u011funu an\u0131msayal\u0131m. Yunan antik\u00e7a\u011f\u0131nda \u0130\u00d6 6 ve 5. y\u00fczy\u0131llarda bilimler, fizik\u00e7ilerle birlikte boy vermeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 zaman, bu \u00e7a\u011f\u0131n (Thales, Anaksimenes, Heraklitos gibi) en iyi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr<br \/>\nve filozoflar\u0131n\u0131 kendine \u00e7eken materyalist bir ak\u0131m da ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Bu ilk filozoflar, Engels&#8217;in dedi\u011fi gibi, ister istemez diyalektik\u00e7i olacaklard\u0131r. Bunlar, her yerde hareket, her yerde de\u011fi\u015fiklik bulunmas\u0131 ve \u015feylerin birbirlerinden ayr\u0131, tek ba\u015flar\u0131na de\u011fil ama birbirleriyle s\u0131k\u0131ca ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu<br \/>\nolgusuyla etkilendiler.<\/p>\n<p>Diyalekti\u011fin babas\u0131 denilen Heraklitos \u015f\u00f6yle diyordu:<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir \u015fey hareketsiz de\u011fildir; her \u015fey akar; ayn\u0131 \u0131rmakta iki kez y\u0131kan\u0131lamaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u0131rmak ard\u0131 ard\u0131na gelen iki an i\u00e7inde asla ayn\u0131 \u0131rmak de\u011fildir; bir andan \u00f6tekine de\u011fi\u015fmi\u015ftir; ba\u015fka olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Heraklitos, ilk olarak, hareketi, de\u011fi\u015fmeyi a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r ve \u015feylerin evriminin nedenlerini \u00e7eli\u015fkide g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu ilk filozoflar\u0131n anlay\u0131\u015flar\u0131 do\u011fruydu ama gene de bu anlay\u0131\u015flar b\u0131rak\u0131ld\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu anlay\u0131\u015flar\u0131 \u00f6nsel (a priorz) olarak form\u00fcle etmekle haks\u0131z bir duruma d\u00fc\u015f\u00fcyorlard\u0131; bir ba\u015fka deyi\u015fle, bu \u00e7a\u011f\u0131n bilimlerinin durumu, onlar\u0131n ileri s\u00fcrd\u00fckleri fikirleri tan\u0131tlamaya elveri\u015fli de\u011fildi. \u00d6te yandan<br \/>\ndiyalekti\u011fin a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fmesi i\u00e7in zorunlu olan toplumsal ko\u015fullar (bunlar\u0131n neler olduklar\u0131n\u0131 daha ilerde g\u00f6rece\u011fiz), hen\u00fcz ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015fti.<\/p>\n<p>Ancak \u00e7ok sonra, 19. y\u00fczy\u0131ldad\u0131r ki, diyalekti\u011fin do\u011frulu\u011funu tan\u0131tlamaya (toplumsal ve d\u00fc\u015f\u00fcnme d\u00fczeyi bak\u0131m\u0131ndan) olanak veren ko\u015fullar ger\u00e7ekle\u015feceklerdir.<\/p>\n<p>Ba\u015fka Yunan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinin de materyalist anlay\u0131\u015flar\u0131 oldu: Demokritos&#8217;un hocas\u0131 olan Leucippos (\u0130\u00d6 5. y\u00fczy\u0131l) daha o zaman, Demokritos&#8217;un teorisini kurdu\u011fu atomlar sorununu tart\u0131\u015f\u0131yordu.<\/p>\n<p>Demokritos&#8217;un \u00f6\u011fretilisi Epik\u00fcros (\u0130\u00d6 341-270), felsefesi orta\u00e7a\u011f kilisesi taraf\u0131ndan tamamen tahrif edilmi\u015f olan \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr. Kilise, felsefi materyalizme kar\u015f\u0131 kini y\u00fcz\u00fcnden, Epik\u00fcros&#8217;un \u00f6\u011fretisini, son derece ahlaka ayk\u0131r\u0131 ve baya\u011f\u0131 tutkular\u0131 savunan bir \u00f6\u011freti olarak sunmu\u015ftur. Ger\u00e7ekte ise, Epik\u00fcros, d\u00fcnya zevklerinden elini ete\u011fini \u00e7ekmi\u015f bir ki\u015fi idi ve onun felsefesi, insan ya\u015fam\u0131na, bilimsel (dolay\u0131s\u0131yla dine kar\u015f\u0131) bir temel kazand\u0131rmay\u0131 hedef al\u0131yordu.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bu filozoflar, felsefenin, insanl\u0131\u011f\u0131n yazg\u0131s\u0131na ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu bilincine sahiptiler ve biz, orada daha \u015fimdiden onlar taraf\u0131ndan, materyalizme kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan resmi teoriye bir muhalefet y\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sapt\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Ancak antik\u00e7a\u011f Yunanistan\u2019\u0131na b\u00fcy\u00fck bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr egemendir. Bu, daha \u00e7ok idealist olan Aristoteles&#8217;tir. Etkisi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck olmu\u015ftur. Bu nedenle, onu, \u00f6zellikle anmam\u0131z gerekir. Aristoteles, o \u00e7a\u011f\u0131n, yeni bilimlerin yaratt\u0131\u011f\u0131 bo\u015fluklarla dolup ta\u015fan insan bilgilerinin bir envanterini haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nEvrensel bir kafaya sahip olarak b\u00fct\u00fcn konular \u00fczerinde say\u0131s\u0131z kitaplar yazm\u0131\u015ft\u0131r. Yaln\u0131zca idealist e\u011filimleri an\u0131lan ama materyalist ve bilimsel y\u00f6nleri \u00fczerinde durulmayan Aristoteles, bilgisinin evrenselli\u011fi ile orta\u00e7a\u011f\u0131n sonuna kadar, yani yirmi y\u00fczy\u0131l boyunca, felsefe anlay\u0131\u015flar\u0131 \u00fczerinde<br \/>\n\u00e7ok etkili oldu.<\/p>\n<p>Demek ki, bu d\u00f6nem boyunca, antik\u00e7a\u011f gelene\u011fi izlendi ve ancak Aristoteles ile d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc amans\u0131z bir bask\u0131, ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnenleri kas\u0131p kavuruyordu ama her \u015feye kar\u015f\u0131n; orta\u00e7a\u011f\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru, maddeyi yads\u0131yan idealistler ile maddi bir ger\u00e7e\u011fin var oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnenler aras\u0131nda bir sava\u015f\u0131m ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>11 ve 12. y\u00fczy\u0131llarda Fransa&#8217;da \u00f6zellikle \u0130ngiltere&#8217;de bu \u00e7eki\u015fme s\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7ta, materyalizmin geli\u015fti\u011fi ba\u015fl\u0131ca \u00fclke, \u0130ngiltere&#8217;dir. Marks \u015f\u00f6yle der:<\/p>\n<p>Materyalizm, B\u00fcy\u00fck Britanya&#8217;n\u0131n ger\u00e7ek \u00e7ocu\u011fudur. (K. Marks- F. Engels, Kutsal Aile, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1994, s. 171.)<\/p>\n<p>K\u0131sa bir s\u00fcre sonra, materyalizm, Fransa&#8217;da a\u00e7\u0131l\u0131p geli\u015fecektir. K\u0131sacas\u0131, 15 ve 16. y\u00fczy\u0131llarda iki ak\u0131m\u0131n, \u0130ngiliz materyalizmi ile Frans\u0131z materyalizminin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz ki, bu iki ak\u0131m\u0131n birle\u015fmesi, 18. y\u00fczy\u0131l materyalizminin geli\u015fmesine \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir katk\u0131da bulunacakt\u0131r.<\/p>\n<p><b>2. \u0130ngiliz materyalizmi.<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130ngiliz materyalizminin ger\u00e7ek atas\u0131 Bacon&#8217;d\u0131r. Do\u011fa deneyine dayanan bilim, onun g\u00f6z\u00fcnde ger\u00e7ek bilimi olu\u015fturur ve duyulur fizik, ger\u00e7ek bilimin en soylu par\u00e7as\u0131d\u0131r. (Marks-Engels, Kutsal Aile, s. 172.)<\/p>\n<p>Bacon, bilimlerin incelenmesinde deneysel y\u00f6ntemin kurucusu olarak \u00fcn yapm\u0131\u015ft\u0131r. Onun i\u00e7in \u00f6nemli olan, bilimi, do\u011fan\u0131n b\u00fcy\u00fck kitab\u0131nda okumakt\u0131r ve bu, bilimin, Aristoteles&#8217;in birka\u00e7 y\u00fczy\u0131l \u00f6nce b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 kitaplarda arand\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7a\u011fda \u00f6zellikle ilgin\u00e7tir.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin fizik incelemesi yapmak i\u00e7in \u015f\u00f6yle bir yol izleniyordu: Belirli bir konuda Aristoteles&#8217;in yazd\u0131\u011f\u0131 par\u00e7alar al\u0131n\u0131yordu; sonra, b\u00fcy\u00fck bir Tanr\u0131bilimci olan Aquinolu Thomas&#8217;\u0131n kitaplar\u0131 al\u0131n\u0131yor ve Aquinolu Thomas&#8217;\u0131n, Aristoteles&#8217;in par\u00e7alar\u0131 \u00fczerine yazd\u0131klar\u0131 okunuyordu. Profes\u00f6r ise, ki\u015fisel bir yorum yapm\u0131yor, hele ne d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc hi\u00e7 s\u00f6ylemiyordu,<br \/>\nama Aristoteles&#8217;i ve Thomas&#8217;\u0131 yineleyen \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir kitaba uyuyordu. \u0130\u015fte orta\u00e7a\u011f\u0131n skolastik denilen bilimi bu idi: Bu, kitabi bir bilimdi, \u00e7\u00fcnk\u00fc yaln\u0131zca kitaplarda inceleniyordu.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Bacon, do\u011fan\u0131n b\u00fcy\u00fck kitab\u0131n\u0131 incelemeye \u00e7a\u011fr\u0131da bulunarak, bu skolasti\u011fe, bu donmu\u015f \u00f6\u011frenime kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bu \u00e7a\u011fda bir soru soruluyordu:<\/p>\n<p>Fikirlerimiz nereden geliyor? Bilgilerimiz nereden geliyor? Her birimizin fikirleri var, ev fikri gibi. Materyalistler, bize fikir, evler var oldu\u011fu i\u00e7in gelir derler. \u0130dealistler ise, bize ev fikrini Tanr\u0131&#8217;n\u0131n verdi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Bacon da fikrin yaln\u0131zca \u015feyler g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc ya da \u015feylere dokunuldu\u011fu i\u00e7in var oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor ama bunu, hen\u00fcz tan\u0131tlayam\u0131yordu.<\/p>\n<p>Fikirlerin deneyimden nas\u0131l geldi\u011fini tan\u0131tlamaya ilk giri\u015fen Locke ( 1632-1704) olmu\u015ftur. Locke, b\u00fct\u00fcn fikirlerin deneyimden geldi\u011fini ve bize, fikirlerimizi yaln\u0131z deneyimin verdi\u011fini g\u00f6sterdi. \u0130lk masa fikri, insana, daha masa olmadan \u00f6nce gelmi\u015ftir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, o deneyiyle, daha \u00f6nce de bir a\u011fa\u00e7<br \/>\nk\u00fct\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ya da bir ta\u015f\u0131 masa gibi kullan\u0131yordu.<\/p>\n<p>\u0130ngiliz materyalizmi, Locke&#8217;un fikirleri ile, 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda Fransa&#8217;ya ge\u00e7er; \u00e7\u00fcnk\u00fc, bu felsefe, \u0130ngiltere&#8217;de \u00f6zel bir bi\u00e7imde geli\u015fmekte iken, Fransa&#8217;da da materyalist bir ak\u0131m olu\u015fmaktayd\u0131.<\/p>\n<p><b>3. Fransa&#8217;da materyalizm.<br \/>\n<\/b><br \/>\nDescartes&#8217;tan (1596-1650) ba\u015flayarak, Fransa&#8217;da da a\u00e7\u0131k\u00e7a materyalist bir ak\u0131m\u0131n do\u011fu\u015funa yer verilebilir. Descartes&#8217;\u0131n bu felsefe \u00fczerinde b\u00fcy\u00fck bir etkisi olmu\u015ftur ama genellikle, ondan s\u00f6z edilemez.<\/p>\n<p>Feodal ideolojinin, bilimlerin i\u00e7inde bile capcanl\u0131 oldu\u011fu, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi skolastik bir bi\u00e7imde inceleme yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu \u00e7a\u011fda Descartes, bu durumla sava\u015f\u0131ma giri\u015fti.<\/p>\n<p>Dinsel anlay\u0131\u015f, feodal ideolojinin i\u00e7ine i\u015flemi\u015ftir. Bu bak\u0131mdan feodal ideoloji, kilisenin, Tanr\u0131&#8217;n\u0131n yery\u00fcz\u00fcndeki temsilcisi olarak, ger\u00e7e\u011fi tekelinde bulundurmas\u0131na dikkat eder. Buradan \u00e7\u0131kan sonu\u00e7 \u015fudur ki, d\u00fc\u015f\u00fcncesini, kilise \u00f6\u011freniminin buyru\u011funa ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131lmayan hi\u00e7 kimse, herhangi bir<br \/>\ndo\u011fru ileri s\u00fcremez. Descartes, bu anlay\u0131\u015f\u0131 topa tutuyor. Elbette ki, kiliseye, kilise olarak sald\u0131rmaz ama y\u00fcreklilikle, her insan\u0131n, inans\u0131n ya da inanmas\u0131n, akl\u0131n\u0131n (do\u011fal \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n) deneyimiyle ger\u00e7e\u011fe ula\u015fabilece\u011fini \u00f6\u011fretir.<\/p>\n<p>Descartes, Y\u00f6ntem \u00dczerine Konu\u015fmalar (Discours de la methode) adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n daha ba\u015f\u0131nda Sa\u011fduyu, herkesin en iyi payla\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015feydir diye a\u00e7\u0131klar. Bu nedenle, herkes bilim \u00f6n\u00fcnde e\u015fit haklara sahiptir ve \u00f6rne\u011fin, o zaman\u0131n hekimli\u011finin g\u00fczel bir ele\u015ftirisini (Moliere&#8217;in Hastal\u0131k Hastas\u0131, Descartes&#8217;\u0131n ele\u015ftirilerinin bir yank\u0131s\u0131d\u0131r) yap\u0131yordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilimin ger\u00e7ek bir bilim olmas\u0131 i\u00e7in, tek kan\u0131tlar\u0131 Aristoteles ve Aziz Thomas olan ve kendi zaman\u0131na kadar \u00f6\u011fretilenin terk edilerek do\u011fan\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 \u00fczerine kurulmu\u015f ger\u00e7ek bir bilim olmas\u0131n\u0131 istiyordu.<\/p>\n<p>Descartes, 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda ya\u015f\u0131yordu; bunu izleyen y\u00fczy\u0131lda devrim patlak vermi\u015fti, bu nedenle denilebilir ki, o, yeni bir d\u00fcnyaya, do\u011fmakta olan d\u00fcnyaya girmek \u00fczere, kaybolmakta olan bir d\u00fcnyadan \u00e7\u0131k\u0131yordu. Bu durum, Descartes&#8217;\u0131 bir uzla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 yapar; o, materyalist bir bilim yaratmak<br \/>\nister ama ayn\u0131 zamanda da idealisttir, \u00e7\u00fcnk\u00fc dini kurtarmak ister.<\/p>\n<p>Onun \u00e7a\u011f\u0131nda ni\u00e7in ya\u015fayan hayvanlar vard\u0131r? diye bir soru soruldu\u011fu zaman, Tanr\u0131bilimin haz\u0131r yan\u0131tlar\u0131na tamamen uygun olan, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131 ya\u015fatan bir ilke vard\u0131r, diye kar\u015f\u0131l\u0131k verilirdi. Descartes, tersine, hayvan ya\u015fam\u0131 yasalar\u0131n\u0131n yaln\u0131zca maddede bulundu\u011funu savunuyordu. Ayr\u0131ca,<br \/>\n\u00f6teki makinelerin demirden ve tahtadan yap\u0131lm\u0131\u015f olmalar\u0131 gibi, hayvanlar\u0131n da etten, kastan yap\u0131lma makinelerden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131klar\u0131na inan\u0131yor ve bunu iddia ediyordu. Hatta, ne bu makinelerin, ne de \u00f6tekilerin duyumlar\u0131 olmad\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu ve onun felsefesiyle \u00f6v\u00fcnen ki\u015filer,<br \/>\nPort-Royal manast\u0131r\u0131nda haftalarca s\u00fcren incelemeleri s\u0131ras\u0131nda k\u00f6peklere bir \u015fey bat\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, \u015f\u00f6yle diyorlard\u0131: Do\u011fa ne kadar iyi yap\u0131lm\u0131\u015f, san\u0131l\u0131r ki ac\u0131 duyuyorlar!<\/p>\n<p>Materyalist Descartes&#8217;a g\u00f6re hayvanlar, demek ki, birer makine idi ama insan, o ba\u015fka, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun bir ruhu var, diyordu idealist Descartes&#8230;<\/p>\n<p>Descartes&#8217;\u0131n geli\u015ftirdi\u011fi ve savundu\u011fu fikirler, bir yandan a\u00e7\u0131k\u00e7a materyalist olan bir felsefe ak\u0131m\u0131, beri yandan da idealist bir ak\u0131m do\u011furacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Karteziyen (dekart\u00e7\u0131) materyalist kolu s\u00fcrd\u00fcrenler aras\u0131nda yaln\u0131zca La Mettrie (1709-1751) \u00fczerinde duraca\u011f\u0131z. La Mettrie, bu makine-hayvan tezini alarak, onu insana kadar geni\u015fletir. Ni\u00e7in insan da bir makine olmas\u0131n? O, insan ruhunun kendisini de fikirlerin mekanik bir bi\u00e7imde hareket ettikleri bir mekanizma olarak g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu d\u00f6nemde \u0130ngiliz materyalizmi, Locke&#8217;un fikirleri ile Fransa&#8217;ya girer. Bu iki ak\u0131m\u0131n bile\u015fiminden, daha geli\u015fmi\u015f bir materyalizm do\u011facakt\u0131r. Bu da \u015fu olacakt\u0131r:<\/p>\n<p><b>4. 18. y\u00fczy\u0131l materyalizmi.<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu materyalizm, ayn\u0131 zamanda alk\u0131\u015flanmaya de\u011fer yazarlar ve d\u00fc\u015f\u00fcnce sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131 olmas\u0131n\u0131 da bilen filozoflar taraf\u0131ndan savunuldu; bunlar, her zaman toplumsal kurumlar\u0131 ve dini ele\u015ftirdikleri, teoriyi prati\u011fe uygulad\u0131klar\u0131 ve iktidara kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli sava\u015f\u0131m halinde olduklar\u0131 i\u00e7in, zaman zaman<br \/>\nBastille ya da Vincennes zindanlar\u0131na at\u0131ld\u0131lar.<\/p>\n<p>Bunlar, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck Ansiklopedi&#8217;de toplad\u0131lar ve orada materyalizmin yeni do\u011frultusunu saptad\u0131lar. Ayr\u0131ca, b\u00fcy\u00fck bir etki yaratt\u0131lar, \u00e7\u00fcnk\u00fc, Engels&#8217;in de dedi\u011fi gibi, bu felsefe, b\u00fct\u00fcn k\u00fclt\u00fcrl\u00fc gen\u00e7li\u011fin inanc\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>Bu, Frans\u0131z felsefe tarihinde de Frans\u0131z \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131yan bir felsefenin ger\u00e7ekten halka maloldu\u011fu tek \u00e7a\u011f oldu.<\/p>\n<p>1713&#8217;te Langres&#8217;da do\u011fan ve 1784&#8217;te Paris&#8217;te \u00f6len Diderot, b\u00fct\u00fcn bu harekete egemendir. Burjuva tarihinin s\u00f6ylemedi\u011fi ama her \u015feyden \u00f6nce s\u00f6ylenmesi gereken \u015fey, Diderot&#8217;nun, Marks ve Engels&#8217;ten \u00f6nce, en b\u00fcy\u00fck materyalist d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr oldu\u011fudur. Lenin, Diderot&#8217;nun, \u00e7a\u011fda\u015f (diyalektik)<br \/>\nmateryalizmin sonu\u00e7lar\u0131na hemen hemen ula\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler.<\/p>\n<p>Diderot, ger\u00e7ek bir militan olmu\u015ftur; her zaman kiliseye kar\u015f\u0131, toplumsal duruma kar\u015f\u0131 sava\u015fm\u0131\u015f, zindanlar\u0131 tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7a\u011fda\u015f burjuvazi taraf\u0131ndan yaz\u0131lan tarih, onu \u00e7o\u011fu kez has\u0131ralt\u0131 etmi\u015ftir. Diderot&#8217;nun materyalizm \u00fczerindeki pek b\u00fcy\u00fck etkisini anlamak i\u00e7in Diderot ile d&#8217;Alembert&#8217;in Diyaloglar\u0131&#8217;n\u0131, Rameau&#8217;nun Ye\u011feni&#8217;ni, Kaderci Jacques&#8217;\u0131 okumak gerekir.<br \/>\n(Bak\u0131n\u0131z: Halk Klasikleri koleksiyonunda (Editions Sociales)<br \/>\nyay\u0131nlanm\u0131\u015f olan, Diderot (6 cilt), Holbach, Helvetius, La Mettrie ve<br \/>\nMorelly ile, bir \u00f6l\u00e7\u00fcde de Rousseau ve Voltaire&#8217;in metinleri.)<\/p>\n<p>19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda tarihsel olaylar nedeniyle, materyalizmde bir gerileme g\u00f6r\u00fcyoruz. B\u00fct\u00fcn \u00fclkelerin burjuvazisi, idealizm ve dinden yana b\u00fcy\u00fck bir propagandaya ba\u015fl\u0131yor, \u00e7\u00fcnk\u00fc, o, yaln\u0131zca ilerici (materyalist) fikirlerin yay\u0131lmas\u0131n\u0131 istememekle kalm\u0131yor, ayr\u0131ca iktidar\u0131 elinde tutabilmek<br \/>\ni\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri ve y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 uyutmaya da gereksinme duyuyor.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte o s\u0131rada Almanya&#8217;da Feuerbach&#8217;\u0131n, b\u00fct\u00fcn idealist filozoflar\u0131n ortas\u0131nda materyalizmi, i\u00e7tenlikle yeniden tahta \u00e7\u0131kartarak (F. Engels, Ludwig Feuerbach ue Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 18.) materyalist inan\u00e7lar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Feuerbach, dinin ele\u015ftirisini k\u00f6k\u00fcnden geli\u015ftirerek, materyalizmin unutulmu\u015f olan temellerini sa\u011fl\u0131kl\u0131 ve g\u00fcn\u00fcne uygun bir bi\u00e7imde yeniden ele al\u0131yor ve b\u00f6ylece \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n filozoflar\u0131n\u0131 etkiliyor.<\/p>\n<p>19. y\u00fczy\u0131lda sayesinde bilimlerin \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir ilerleme kaydetti\u011fi, \u00f6zellikle \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck bulu\u015fun yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00f6neme, canl\u0131 h\u00fccrenin, enerjinin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn, evrimin (Darwin) bulunu\u015fu (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 45.) d\u00f6nemine geliyoruz; bunlar, Feuerbach taraf\u0131ndan etkilenmi\u015f olan Marks ve Engels&#8217;in, bize \u00e7a\u011fda\u015f ya da diyalektik materyalizmi vermek \u00fczere, materyalizmi geli\u015ftirmelerine<br \/>\nyol a\u00e7acakt\u0131r.<\/p>\n<p>Marks ve Engels&#8217;ten \u00f6nceki materyalizmin tarihini, \u00e7ok k\u0131sa olarak, g\u00f6rm\u00fc\u015f bulunuyoruz. Marks ve Engels, kendilerinden \u00f6nce gelen materyalistlerle, bir\u00e7ok ortak noktalarda ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fte olmakla birlikte, ayn\u0131 zamanda bu eski materyalistlerin yap\u0131tlar\u0131nda bir\u00e7ok kusur ve bo\u015fluk oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Onlar\u0131n Marksizm-\u00f6ncesi materyalizmde yapt\u0131klar\u0131 de\u011fi\u015ftirmeleri anlamak i\u00e7in, bu kusur ve bo\u015fluklar\u0131n neler oldu\u011funu ve ni\u00e7in b\u00f6yle oldu\u011funu ara\u015ft\u0131rmak kesin olarak zorunludur.<\/p>\n<p>BA\u015eKA bir deyi\u015fle, materyalizmin ilerlemesine katk\u0131s\u0131 olan \u00e7e\u015fitli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri bir bir sayd\u0131ktan sonra, bu ilerlemenin nas\u0131l ve hangi anlamda ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini ve neden \u015fu ya da bu bi\u00e7imde bir evrim g\u00f6sterdi\u011fini ara\u015ft\u0131rmasayd\u0131k, materyalizmin tarihinin incelenmesi eksik kal\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>\u00d6zellikle 18. y\u00fczy\u0131l materyalizmi ile ilgileniyoruz, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu materyalizm, materyalizm felsefesinin \u00e7e\u015fitli ak\u0131mlar\u0131n\u0131n sonucu olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u015eu halde bu materyalizmin yan\u0131lg\u0131lar\u0131 nelerdi, eksik yanlar\u0131 nelerdi, onlar\u0131 inceleyece\u011fiz ama \u015feylere, hi\u00e7bir zaman tek yanl\u0131 bir anlay\u0131\u015fla de\u011fil, tersine, b\u00fct\u00fcn y\u00f6nlerini ele alan bir anlay\u0131\u015fla bakmam\u0131z gerekti\u011finden, bu materyalizmin erdemlerini, de\u011ferli yanlar\u0131n\u0131n neler oldu\u011funu da belirtece\u011fiz.<\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131c\u0131nda diyalektik olan materyalizm, bu temeller \u00fczerinde geli\u015fmesini s\u00fcrd\u00fcremedi. Bilimsel bilgilerin yetersizli\u011fi nedeniyle, diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcnme tarz\u0131 b\u0131rak\u0131lmak zorunda kal\u0131nd\u0131. \u00d6nce bilimleri yaratmak ve geli\u015ftirmek gerekiyordu. S\u00fcre\u00e7leri incelemeden \u00f6nce, \u015feyleri incelemek gerekiyordu. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ue Klasik Alman Felsefesinin<br \/>\nSonu, s. 44.)<\/p>\n<p>Demek ki, materyalizm ile bilimler aras\u0131ndaki s\u0131k\u0131 birlik, bu felsefeye, daha sa\u011flam ve bilimsel temeller \u00fczerinde yeniden diyalektik materyalizm haline, yani Marks ve Engels&#8217;in materyalizmi haline gelme olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, materyalizmin do\u011fum kayd\u0131n\u0131, bilimin do\u011fum kayd\u0131 yan\u0131nda bulaca\u011f\u0131z ama, biz materyalizmin nereden geldi\u011fini her bulu\u015fumuzda idealizmin nereden geldi\u011fini de ortaya koyabilece\u011fiz.<\/p>\n<p><b>III. \u0130DEAL\u0130ZM NEREDEN GEL\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130dealizm, tarih boyunca, e\u011fer dinin yan\u0131 ba\u015f\u0131nda var olabilmi\u015f, din taraf\u0131ndan ho\u015fg\u00f6r\u00fcyle kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015f ve onanm\u0131\u015fsa, bu, asl\u0131nda idealizmin dinden do\u011fmas\u0131ndan ve dinden t\u00fcremesindendir.<\/p>\n<p>Lenin, bu konuda \u00f6\u011frenmemiz gereken bir form\u00fcl yazm\u0131\u015ft\u0131r: \u0130dealizm, dinin ar\u0131t\u0131lm\u0131\u015f ve inceltilmi\u015f bir bi\u00e7iminden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bu, ne demektir? Bu, idealizm, kendi anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 dinden \u00e7ok daha esnek bir bi\u00e7imde sunabilir demektir. Evrenin, karanl\u0131klar \u00fcst\u00fcnde y\u00fczmekte olan<br \/>\nbir ruh taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu, Tanr\u0131&#8217;n\u0131n maddesiz oldu\u011funu iddia etmek, sonra, birdenbire dinin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, Tanr\u0131&#8217;n\u0131n (kelam ile) konu\u015ftu\u011funu ve Tanr\u0131&#8217;n\u0131n bir o\u011flu oldu\u011funu (\u0130sa) a\u00e7\u0131klamak, bunlar kabaca sunulmu\u015f bir dizi fikirlerdir.<\/p>\n<p>\u0130dealizm, d\u00fcnyan\u0131n ancak bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde bizim ruhumuzda var oldu\u011funu iddia etmekle, kendini daha \u00fcst\u00fc kapal\u0131 bir bi\u00e7imde sunar. Asl\u0131nda biz biliyoruz ki, bu da \u00f6z olarak ayn\u0131 anlama gelir ama bi\u00e7im olarak daha az kaba ve daha incedir. Bunun i\u00e7in idealizm, dinin inceltilmi\u015f bi\u00e7imidir.<\/p>\n<p>\u0130dealizm daha da i\u015flenmi\u015f, daha da inceltilmi\u015ftir, \u00e7\u00fcnk\u00fc idealist filozoflar, tart\u0131\u015fmalarda Berkeley&#8217;in diyaloglar\u0131 Philono\u00fcs&#8217;\u00fcn zavall\u0131 Hylas&#8217;a yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, sorular\u0131 \u00f6nceden g\u00f6r\u00fcp \u00f6nlemeyi ve tuzaklar kurmay\u0131 bilirler.<\/p>\n<p>Ancak idealizm dinden gelir demek, sorunu k\u0131saca ge\u00e7i\u015ftirmek, ertelemektir ve biz hemen kendimize sormal\u0131y\u0131z, o halde:<\/p>\n<p><b>IV. D\u0130N NEREDEN GEL\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nEngels, bu konuda bize \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir yan\u0131t vermi\u015ftir: Din, insan\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 anlay\u0131\u015flar\u0131ndan do\u011fmu\u015ftur. (S\u0131n\u0131rl\u0131 burada dar anlam\u0131ndad\u0131r.)<\/p>\n<p>\u0130lk insanlar i\u00e7in bu bilgisizlik iki katt\u0131r: do\u011fay\u0131 bilmemek, kendi kendilerini bilmemek. \u0130lkel insanlar\u0131n tarihini incelerken, s\u0131k s\u0131k bu ikili bilgisizli\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir.<\/p>\n<p>Gene de ilerlemi\u015f bir uygarl\u0131k sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z Yunan antik\u00e7a\u011f\u0131nda bu bilgisizlik, bize \u00e7ocuksu g\u00f6r\u00fcn\u00fcr; \u00f6rne\u011fin, Aristoteles&#8217;in yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn hareketsiz oldu\u011funu, evrenin merkezi oldu\u011funu ve gezegenlerin yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00e7evresinde d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz zaman. (Aristoteles&#8217;e g\u00f6re, bu gezegenler 46 taneydi, bunlar bir tavana \u00e7ak\u0131l\u0131 \u00e7iviler gibi k\u0131m\u0131ldamadan ve bir b\u00fct\u00fcn halinde yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00e7evresinde d\u00f6nmekte idi&#8230;)<\/p>\n<p>Yunanl\u0131lar, su, toprak, hava ve ate\u015f dedikleri ve art\u0131k ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lamayan<br \/>\nd\u00f6rt \u00f6\u011fenin var oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yanl\u0131\u015f oldu\u011funu biliyoruz, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u015fimdi art\u0131k suyu, topra\u011f\u0131 ve havay\u0131 kendi \u00f6\u011felerine ay\u0131rabiliyoruz ve ate\u015fi de bu yukar\u0131dakilerle ayn\u0131 t\u00fcrden bir cisim saym\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Yunanl\u0131lar, bizzat insan hakk\u0131nda da \u00e7ok bilgisizdiler, \u00e7\u00fcnk\u00fc organlar\u0131m\u0131z\u0131n g\u00f6revlerini bilmiyorlard\u0131 ve \u00f6rne\u011fin y\u00fcre\u011fin, cesaretin merkezi oldu\u011funu san\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>Daha o zamandan \u00e7ok ilerlemi\u015f sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z Yunan bilginlerinin bilgisizli\u011fi bu kadar b\u00fcy\u00fck oldu\u011funa g\u00f6re, onlardan binlerce y\u0131l \u00f6nce ya\u015fam\u0131\u015f insanlar\u0131n bilgisizli\u011fi ne olur? \u0130lkel insanlar\u0131n do\u011fa ve kendileri hakk\u0131ndaki anlay\u0131\u015flar\u0131; bilgisizlik y\u00fcz\u00fcnden geli\u015fmemi\u015fti ama bu insanlar,<br \/>\nher \u015feye kar\u015f\u0131n, e\u015fyay\u0131 a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. \u0130lkel insanlar hakk\u0131nda elimizde bulunan b\u00fct\u00fcn belgeler, bize, d\u00fc\u015flerin, bu insanlar\u0131n kafalar\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcncelerinde \u00e7ok yer tuttu\u011funu s\u00f6yler. Daha ilk b\u00f6l\u00fcm\u00fcm\u00fczde insan\u0131n bir e\u015f varl\u0131\u011f\u0131 oldu\u011funa inanarak, bu d\u00fc\u015fler sorununu, nas\u0131l \u00e7\u00f6z\u00fcmlemi\u015f<br \/>\nolduklar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta, bu e\u015fe ayr\u0131ca maddi k\u0131vam\u0131 olan bir t\u00fcr saydam ve hafif bir beden atfediliyordu. \u0130nsanda \u00f6l\u00fcmden sonra da ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren maddesiz bir ilke, ruhsal bir ilke oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131, \u00e7ok sonra do\u011fmu\u015ftur. (Ruhsal, yani spirit\u00fcel s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, ruhtan, yani esprit&#8217;den gelir ki, esprit, Latincede soluk demektir; son nefes ile birlikte giden<br \/>\nsoluk esnas\u0131nda ruh (can amae) \u00e7\u0131kar ve yaln\u0131z ikincinin varl\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrer gider.) \u00d6yleyse, d\u00fc\u015f\u00fcnceyi ve d\u00fc\u015f\u00fc a\u00e7\u0131klayan ruhtur.<\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011fda insanlar\u0131n, ruh \u00fczerine garip anlay\u0131\u015flar\u0131 vard\u0131. Ya\u011fl\u0131 bir bedende ince bir ruh, ince bir bedende ise b\u00fcy\u00fck bir ruh oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu. Bunun i\u00e7indir ki, bu \u00e7a\u011fda \u00e7ileciler (zahitler, ascetes), b\u00fcy\u00fck bir ruhlar\u0131 olsun diye, ruha b\u00fcy\u00fck bir bar\u0131nak yapmak i\u00e7in s\u0131k s\u0131k uzun s\u00fcren oru\u00e7 tutuyorlard\u0131.<\/p>\n<p>\u0130lkel insanlar, \u00f6nce saydam e\u015f bi\u00e7iminde ve sonra ruh bi\u00e7iminde insan\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra da ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ruhsal ilkeyi benimseyerek, Tanr\u0131lar\u0131 yaratt\u0131lar.<\/p>\n<p>\u0130lkin insandan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc, gene de maddi bir bi\u00e7imde bulunan varl\u0131klara inan\u0131rken, buradan yava\u015f yava\u015f bizimkinden \u00fcst\u00fcn bir ruh bi\u00e7iminde Tanr\u0131lar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na inanmaya vard\u0131lar. B\u00f6ylece, Yunan antik\u00e7a\u011f\u0131nda oldu\u011fu gibi, her birinin belirli bir g\u00f6revi olan birle\u015fik bir\u00e7ok Tanr\u0131 yaratt\u0131ktan<br \/>\nsonra, buradan tek Tanr\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131na ula\u015ft\u0131lar. \u0130\u015fte o zaman, g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki tekTanr\u0131c\u0131 din (TekTanr\u0131c\u0131l\u0131k (Monotheisme), Yunanca monos: bir tek &#8211; ve theos: Tanr\u0131 s\u00f6zlerinden olu\u015fur.) yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu. B\u00f6ylece a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcyoruz ki, dinin k\u00f6keni, bug\u00fcnk\u00fc bi\u00e7imiyle bile, bilgisizlik olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Demek ki, idealizm, insan\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131, dar anlay\u0131\u015flar\u0131ndan, bilgisizli\u011finden do\u011fuyor; oysa materyalizm, tersine, bu s\u0131n\u0131rlar\u0131n geriye itilmesinden, geriletilmesinden do\u011far.<\/p>\n<p>Felsefe tarihi boyunca, idealizm ile materyalizm aras\u0131ndaki bu s\u00fcrekli sava\u015f\u0131ma tan\u0131k olaca\u011f\u0131z. Materyalizm bilgisizli\u011fin, s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 geriletmek ister ve bu, materyalizmin zaferlerinden biri, erdemlerinden biri olacakt\u0131r. \u0130dealizm ve onu besleyen din, tersine, bilgisizli\u011fin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi i\u00e7in,<br \/>\ny\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n bu bilgisizli\u011finden, onlara bask\u0131y\u0131, ekonomik ve toplumsal<br \/>\ns\u00f6m\u00fcr\u00fcy\u00fc kabul ettirmede yararlanmak i\u00e7in b\u00fct\u00fcn \u00e7abalar\u0131 harcar.<\/p>\n<p><b>V. MARKS\u0130ZM-\u00d6NCES\u0130 MATERYAL\u0130ZM\u0130N DE\u011eERLER\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nYunanl\u0131larda embriyon halinde bir bilim olu\u015fur olu\u015fmaz, materyalizmin de do\u011fdu\u011funu g\u00f6rd\u00fck. Bilim geli\u015fti\u011fi zaman, materyalizm de geli\u015fir ilkesini izleyerek, tarih boyunca \u015funlar\u0131 sapt\u0131yoruz:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Orta\u00e7a\u011fda bilimlerde zay\u0131f bir geli\u015fme, materyalizmde bir duraklama.<\/p>\n<p><b>2.<\/b> 17 ve 18. y\u00fczy\u0131llarda bilimlerde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir geli\u015fmeye uygun d\u00fc\u015fen materyalizmde b\u00fcy\u00fck bir geli\u015fme. 18. y\u00fczy\u0131l Frans\u0131z materyalizmi, bilimlerdeki geli\u015fmenin dolays\u0131z sonucudur..<\/p>\n<p><b>3. <\/b>19. y\u00fczy\u0131lda say\u0131s\u0131z b\u00fcy\u00fck bulu\u015flara tan\u0131k oluyoruz ve materyalizm, Marks ve Engels ile b\u00fcy\u00fck bir de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011fruyor.<\/p>\n<p><b>4. <\/b>Bug\u00fcn, bilimler ve ayn\u0131 zamanda da materyalizm b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla ilerlemektedir. En iyi bilginlerin, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda diyalektik materyalizmi uygulad\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Demek ki, idealizm ile materyalizmin k\u00f6kenleri tam\u0131 tam\u0131na\u00a0 birbirine kar\u015f\u0131d\u0131r; ve biz, y\u00fczy\u0131llar boyunca, bu iki felsefe aras\u0131nda yaln\u0131zca akademik olmayan ve zaman\u0131m\u0131zda da devam eden bir sava\u015f\u0131m oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k tarihinin i\u00e7inde ge\u00e7en bu sava\u015f\u0131m, bilim ile bilgisizlik aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131md\u0131r, iki ak\u0131m aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131md\u0131r. Biri, insanl\u0131\u011f\u0131 bilgisizli\u011fe do\u011fru \u00e7eker, onu bu bilgisizlik i\u00e7inde tutar; \u00f6teki, tersine, bilgisizli\u011fin yerine bilimi koyarak insanlar\u0131 \u00f6zg\u00fcr k\u0131lmaya, kurtarmaya y\u00f6nelir.<\/p>\n<p>Bu sava\u015f\u0131m, engizisyon d\u00f6neminde oldu\u011fu gibi, zaman zaman, \u00e7etin bi\u00e7imler alm\u0131\u015ft\u0131r. Engizisyon i\u00e7in, ba\u015fka bir\u00e7ok \u00f6rnek aras\u0131nda Galilei \u00f6rne\u011fini alabiliriz. Galilei d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrer. Bu, \u0130ncil&#8217;le ve Aristoteles ile \u00e7eli\u015fen yeni bir bilgidir: e\u011fer d\u00fcnya d\u00f6n\u00fcyorsa, demek ki evrenin merkezi de\u011fildir, k\u0131saca evren i\u00e7inde bir noktad\u0131r, \u00f6yleyse<br \/>\nyapmam\u0131z gereken \u015fey, d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 geni\u015fletmek olmal\u0131d\u0131r. Acaba Galilei&#8217;nin bu bulu\u015fu kar\u015f\u0131s\u0131nda ne yap\u0131l\u0131yor?<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131\u011f\u0131 bilgisizlik i\u00e7inde tutmak i\u00e7in dinsel bir mahkeme kurulur ve Galilei pi\u015fman olmaya zorlan\u0131r. (Galilei davas\u0131 i\u00e7in bak\u0131n\u0131z: P. Laberenne, L&#8217;Origine des Mondes, Editeurs Fran\u00e7ais Reunis.) \u0130\u015fte, bilgisizlik ile bilim aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131ma bir \u00f6rnek.<\/p>\n<p>\u015eu halde bu \u00e7a\u011f\u0131n filozoflar\u0131n\u0131 ve bilginlerini, bilgisizli\u011fin bilime kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131 i\u00e7indeki yerlerine bakarak yarg\u0131lamal\u0131y\u0131z; ve g\u00f6rece\u011fiz ki, onlar, bilimi savunurken, kendileri de bilmeden materyalizmi savunmaktayd\u0131lar. Bunun gibi, Descartes da bize, d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle, materyalizmi ileri g\u00f6t\u00fcrebilmi\u015f olan fikirler vermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca, bu sava\u015f\u0131m\u0131n, tarih boyunca, yaln\u0131zca teorik bir sava\u015f\u0131m de\u011fil, ayn\u0131 zamanda toplumsal ve siyasal bir sava\u015f\u0131m oldu\u011funu da iyi g\u00f6rmek gerekir. Egemen s\u0131n\u0131flar, bu sava\u015fta her zaman bilgisizlikten yanad\u0131rlar. Bilim devrimcidir ve insanl\u0131\u011f\u0131n kurtulu\u015funa katk\u0131da bulunur.<\/p>\n<p>Burjuvazinin durumu ilgin\u00e7tir. 18. y\u00fczy\u0131lda burjuvazi, feodal s\u0131n\u0131f\u0131n egemenli\u011fi alt\u0131ndad\u0131r ve o s\u0131ralarda bilimden yanad\u0131r; bilgisizli\u011fe kar\u015f\u0131 bir sava\u015f\u0131m y\u00fcr\u00fct\u00fcr ve bize Ansiklopedi&#8217;yi (Bak\u0131n\u0131z: Pages Choisies de L&#8217;Encyclopedie, Les Classiques du Peuple, Editions Sociales.) verir. 20. y\u00fczy\u0131lda burjuvazi egemen s\u0131n\u0131ft\u0131r ve bilgisizlikle bilim aras\u0131ndaki bu sava\u015f\u0131mda o, eskisinden \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir vah\u015fetle bilgisizlikten yanad\u0131r<br \/>\n(hitlercili\u011fi inceleyiniz).<\/p>\n<p>\u015eu halde g\u00f6r\u00fcyoruz ki, Marksizm-\u00f6ncesi materyalizm, \u00f6nemli bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r ve tarihsel \u00f6nemi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck olmu\u015ftur. Marksizm-\u00f6ncesi materyalizm, bu bilgisizlikle bilim aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m boyunca, dine, yani bilgisizli\u011fe kar\u015f\u0131 olabilen genel bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131 geli\u015ftirebilmi\u015ftir ve gene materyalizmin bu evrimi, materyalizm \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n bu ard\u0131 ard\u0131na<br \/>\ns\u0131ralan\u0131\u015f\u0131 iledir ki, diyalektik materyalizmin meydana \u00e7\u0131kabilmesi i\u00e7in gerekli ko\u015fullar ger\u00e7ekle\u015febilmi\u015ftir.<\/p>\n<p><b>VI. MARKS\u0130ZM-\u00d6NCES\u0130 MATERYAL\u0130ZM\u0130N KUSURLARI<br \/>\n<\/b><br \/>\nMateryalizmin evrimini anlamak ve kusurlar\u0131n\u0131 ve bo\u015fluklar\u0131n\u0131 iyi g\u00f6rebilmek i\u00e7in, bilimle materyalizmin birbirine ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu hi\u00e7bir zaman unutmamak gerekir.<\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7ta, materyalizm, bilimlere g\u00f6re daha \u00f6ndeydi ve onun i\u00e7indir ki, bu felsefe, kendisini hemen kabul ettiremedi. Diyalektik materyalizmin hakl\u0131 oldu\u011funu tan\u0131tlamak i\u00e7in, bilimleri kurmak ve geli\u015ftirmek gerekiyordu ama bu yirmi y\u00fczy\u0131ldan fazla bir zaman alm\u0131\u015ft\u0131. Bu uzun d\u00f6nem i\u00e7inde materyalizm, bilimlerden, \u00f6zellikle de bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015ften ve ayn\u0131 zamanda en \u00e7ok geli\u015fmi\u015f \u00f6zel bilimlerden etkilendi.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, ge\u00e7ti\u011fimiz y\u00fczy\u0131l\u0131n (yani 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n) materyalizmi her \u015feyden \u00e7ok mekanik\u00e7i idi, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu \u00e7a\u011fda b\u00fct\u00fcn do\u011fa bilimleri aras\u0131nda yaln\u0131z mekanik ve hen\u00fcz ancak -yery\u00fcz\u00fcndeki ve g\u00f6ky\u00fcz\u00fcndeki- kat\u0131 cisimlerin mekani\u011fi, k\u0131saca yer\u00e7ekimi mekani\u011fi belli bir olgunla\u015fma durumuna ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Kimya hen\u00fcz \u00e7ocuksu, filojistik bi\u00e7imiyle vard\u0131. Biyoloji hen\u00fcz kundaktan \u00e7\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131; bitkisel ve hayvansal organizmalar ancak kabaca incelenebilmi\u015fti ve ancak salt mekanik nedenlerle a\u00e7\u0131klan\u0131yorlard\u0131; Descartes i\u00e7in hayvan nas\u0131l bir makine ise, 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n materyalistlerine g\u00f6re de insan \u00f6yle bir makineydi. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 25.)<\/p>\n<p>H\u0131ristiyan orta\u011f\u0131n k\u0131\u015f uykusu d\u00f6neminden sonra, bilimlerin uzun ve yava\u015f evriminden \u00e7\u0131km\u0131\u015f olan materyalizm, i\u015fte bu durumdayd\u0131.<\/p>\n<p>D\u00fcnyay\u0131 b\u00fcy\u00fck bir mekanizma olarak kabul eden bu d\u00f6nemin b\u00fcy\u00fck yan\u0131lg\u0131s\u0131, her \u015feyden, mekanik denilen bu bilimin yasalar\u0131na g\u00f6re sonu\u00e7 \u00e7\u0131karmak olmu\u015ftur. Hareket, basit bir mekanik hareket say\u0131larak, ayn\u0131 olaylar\u0131n da durmadan yenilenmesi gerekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu. \u015eeylerin makine yan\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ama ya\u015fayan yan\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fcyordu. Onun i\u00e7in<br \/>\nbu materyalizme mekanik (ya da mekanik\u00e7i) materyalizm denir.<\/p>\n<p>Bir \u00f6rnek verelim: Bu materyalistler, d\u00fc\u015f\u00fcnceyi nas\u0131l a\u00e7\u0131kl\u0131yorlard\u0131? \u015e\u00f6yle: Nas\u0131l karaci\u011fer safray\u0131 salg\u0131larsa, beyin de d\u00fc\u015f\u00fcnceyi salg\u0131lar! Bu dar bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015ft\u00fcr! Marks&#8217;\u0131n materyalizmi, tersine, bir dizi a\u00e7\u0131kl\u0131k getirir. D\u00fc\u015f\u00fcncelerimiz yaln\u0131zca beyinden gelmez. Fikirlerimizin, d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizin<br \/>\nni\u00e7in \u015f\u00f6yle de\u011fil de b\u00f6yle oldu\u011funu anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z gerekir; o zaman, bizim fikirlerimizi, toplumun, \u00e7evrenin vb. belirledi\u011finin fark\u0131na var\u0131r\u0131z. Mekanik\u00e7i materyalizm, d\u00fc\u015f\u00fcnceyi basit bir mekanik olay olarak kabul eder. Oysa d\u00fc\u015f\u00fcnce, daha \u00fcst\u00fcn bir \u015feydir. Mekanik yasalar\u0131n da elbette ki i\u015fledi\u011fi, etkili oldu\u011fu ama daha \u00fcst s\u0131radan yasalarca daha geri plana at\u0131ld\u0131klar\u0131 kimyasal ve organik yap\u0131daki olaylara da yaln\u0131z tek ba\u015f\u0131na mekani\u011fin uygulanmas\u0131, klasik Frans\u0131z materyalizminin \u00f6zg\u00fcl ama o d\u00f6nem i\u00e7in ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz darl\u0131klar\u0131ndan biridir. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 25.)<\/p>\n<p>\u0130\u015fte 18. y\u00fczy\u0131l materyalizminin birinci b\u00fcy\u00fck yanl\u0131\u015f\u0131. Bu yan\u0131lg\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 \u015funlard\u0131 ki, o, genel olarak tarihi, yani tarihsel geli\u015fmenin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131, s\u00fcreci bilmiyordu; bu materyalizm, d\u00fcnyan\u0131n evrim g\u00f6stermedi\u011fini, d\u00fczenli<br \/>\naral\u0131klarla birbirine benzer durumlar\u0131n yeniden ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu ve insan\u0131n ve hayvanlar\u0131n evrimi diye bir \u015feyi de akl\u0131ndan ge\u00e7irmiyordu.<\/p>\n<p>Bu materyalizmin ikinci \u00f6zg\u00fcl darl\u0131\u011f\u0131, evreni bir s\u00fcre\u00e7 olarak, kesintisiz tarihsel geli\u015fme yolunda bir madde olarak kavramadaki yetersizli\u011fidir. Bu, o \u00e7a\u011fda do\u011fa bilimlerinin ula\u015fm\u0131\u015f olduklar\u0131 d\u00fczeye ve bu do\u011fa bilimlerine ba\u011fl\u0131 olan metafizik, (Bundan sonraki k\u0131s\u0131mda metafizik y\u00f6ntemin incelenmesine ba\u015flayaca\u011f\u0131z.) yani anti-diyalektik felsefe tarz\u0131na uygun d\u00fc\u015f\u00fcyordu. Do\u011fan\u0131n, aral\u0131ks\u0131z s\u00fcr\u00fcp giden bir hareket i\u00e7inde oldu\u011fu biliniyordu ama, \u00e7a\u011f\u0131n fikirlerine g\u00f6re, bu hareket, gene ayn\u0131 \u015fekilde aral\u0131ks\u0131z s\u00fcr\u00fcp giden bir \u00e7ember \u00e7iziyordu ve bu y\u00fczden de hi\u00e7 ilerlemiyordu; daima ayn\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 veriyordu. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 26.)<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu materyalizmin ikinci yanl\u0131\u015f\u0131.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc yan\u0131lg\u0131s\u0131, kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerine fazla dalmas\u0131, i\u00e7ine kapanmas\u0131d\u0131r; bu materyalizm, insan eyleminin d\u00fcnyadaki ve toplumdaki rol\u00fcn\u00fc yeteri kadar g\u00f6rm\u00fcyordu. Marks&#8217;\u0131n materyalizmi, d\u00fcnyay\u0131 yaln\u0131z a\u00e7\u0131klamakla yetinmememizi, ayn\u0131 zamanda onu de\u011fi\u015ftirmemiz gerekti\u011fini de \u00f6\u011fretir. \u0130nsan, tarihte, d\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011fratabilecek etkin bir \u00f6\u011fedir.<\/p>\n<p>Rus kom\u00fcnistlerinin eylemi, yaln\u0131zca devrimi haz\u0131rlamak, yapmak ve ba\u015far\u0131ya ula\u015ft\u0131rmak yetene\u011finin de\u011fil, ayn\u0131 zamanda 1918&#8217;den beri, b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7l\u00fcklerin ortas\u0131nda sosyalizmi kurmak yetene\u011finin de canl\u0131 bir \u00f6rne\u011fidir.<\/p>\n<p>Marksizm-\u00f6ncesi materyalizm, bu insan eylemi anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bilincinde de\u011fildi. O \u00e7a\u011fda insan ortam\u0131n (Toplumsal ortam s\u00f6z konusudur.) bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu; oysa Marks bize \u00f6\u011fretiyor ki, ortam, insan\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr ve \u00f6yleyse insan da ba\u015flang\u0131\u00e7ta verilen baz\u0131 ko\u015fullar alt\u0131nda kendi \u00f6z etkinli\u011finin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. \u0130nsan nas\u0131l ortam\u0131n etkisine u\u011frarsa, kendisi de ortam\u0131, toplumu de\u011fi\u015ftirebilir; \u00f6yleyse, buna g\u00f6re, kendisini de de\u011fi\u015ftirebilir.<\/p>\n<p>Demek ki, 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n materyalizmi, fazlaca d\u00fc\u015f\u00fcncelerine dal\u0131p kal\u0131yordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u015feyin bir tarihsel geli\u015fmesi oldu\u011funu bilmiyordu ama bu, o zaman i\u00e7in ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015feydi; \u00e7\u00fcnk\u00fc bilimsel bilgiler, d\u00fcnyay\u0131 ve \u015feyleri eski d\u00fc\u015f\u00fcnme y\u00f6nteminden, yani metafizikten ba\u015fka bir y\u00f6ntem kullanarak<br \/>\nkavrayabilmek i\u00e7in yeteri kadar ileri gitmemi\u015fti.<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA PAR\u00c7ALARI<\/b><br \/>\n&#8211; K. Marks-F. Engels, Kutsal Aile, s. 168-179.<br \/>\n&#8211; Karl Marks, Feuerbach \u00dczerine Tezler, Alman \u0130deolojisi,<br \/>\ns. 20-26.<br \/>\n&#8211; Plehanov, Materyalizm Tarihi \u00dczerine Deneme (Holbach,<br \/>\nHelvetius, Marks), Editions Sociales, 1957.<\/span><\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><b>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc KISIM<\/b><\/span><\/p>\n<p>METAF\u0130Z\u0130\u011e\u0130N \u0130NCELENMES\u0130<\/p>\n<p>TEK B\u00d6L\u00dcM<\/p>\n<p>METAF\u0130Z\u0130K Y\u00d6NTEM NED\u0130R?<\/p>\n<p>I. Bu y\u00f6ntemin temel \u00f6zellikleri.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 1. <\/b>Birinci temel \u00f6zellik: \u00d6zde\u015flik ilkesi.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 2. <\/b>\u0130kinci temel \u00f6zellik: \u015eeylerden ay\u0131rma (tecrit).<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 3. <\/b>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc temel \u00f6zellik: Sonsuz ve a\u015f\u0131lmaz b\u00f6lmeler.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 4.<\/b> D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc temel \u00f6zellik: Kar\u015f\u0131tlar\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya konmas\u0131.<br \/>\n<b>II. <\/b>\u00d6zet.<br \/>\n<b>III. <\/b>Metafizik do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131.<br \/>\n<b>IV. <\/b>Metafizik toplum anlay\u0131\u015f\u0131.<br \/>\n<b>V. <\/b>Metafizik d\u00fc\u015f\u00fcnce anlay\u0131\u015f\u0131.<br \/>\n<b>VI.<\/b> Mant\u0131k nedir?<br \/>\n<b>VII.<\/b> Metafizik s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn a\u00e7\u0131klamas\u0131.<\/p>\n<p>Biliyoruz ki, 18. y\u00fczy\u0131l materyalistlerinin yanl\u0131\u015flar\u0131, onlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc; bi\u00e7imlerinden, onlar\u0131n, metafizik y\u00f6ntem dedi\u011fimiz \u00f6zel ara\u015ft\u0131rma y\u00f6ntemlerinden gelmektedir. \u00d6yleyse, metafizik y\u00f6ntem, \u00f6zel bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 anlat\u0131r ve belirtmemiz gerekir ki, nas\u0131l Marksist materyalizmi, Marksizm-\u00f6ncesi materyalizmin kar\u015f\u0131s\u0131na koyuyorsak, diyalektik<br \/>\nmateryalizmi de metafizik materyalizmin kar\u015f\u0131s\u0131na koyuyoruz.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in, daha sonra, kar\u015f\u0131t\u0131, diyalektik materyalizmi incelemek i\u00e7in \u015fimdi bu metafizik y\u00f6ntemin ne oldu\u011funu \u00f6\u011frenmemiz gerekir.<\/p>\n<p><b>I. BU Y\u00d6NTEM\u0130N TEMEL \u00d6ZELL\u0130KLER\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nBurada Hegel&#8217;in &#8216;metafizik&#8217; y\u00f6ntem dedi\u011fi&#8230; eski ara\u015ft\u0131rma ve d\u00fc\u015f\u00fcnme y\u00f6ntemini (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 43.) inceleyece\u011fiz.<\/p>\n<p>Hemen basit bir g\u00f6zlemle i\u015fe ba\u015flayal\u0131m. \u0130nsanlar\u0131n \u00e7o\u011funa, hangisi daha do\u011fal gelir: hareket mi, hareketsizlik mi? Onlara g\u00f6re \u015feylerin ola\u011fan (normal) durumu nedir: Durgunluk mu, de\u011fi\u015fkenlik mi?<\/p>\n<p>Genellikle, hareketten \u00f6ne durgunlu\u011fun var oldu\u011fu ve bir \u015feyin harekete ba\u015flayabilmesi i\u00e7in \u00f6nce durgunluk halinde bulundu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Kutsal kitap da bize, Tanr\u0131 taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f olan evrenden \u00f6nce, hareketsiz sonsuzlu\u011fun, yani durgunlu\u011fun var oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte s\u0131k s\u0131k kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z baz\u0131 s\u00f6zc\u00fckler: durgunluk ve hareketsizlik, hareket ve de\u011fi\u015fme ama bu son iki s\u00f6zc\u00fck, e\u015f anlaml\u0131 de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>Hareket, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn dar anlam\u0131nda yer de\u011fi\u015ftirmedir. \u00d6rnek: D\u00fc\u015fen bir ta\u015f, y\u00fcr\u00fcyen bir tren hareket halindedir.<\/p>\n<p>De\u011fi\u015fme, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn tam anlam\u0131yla, bir bi\u00e7imden ba\u015fka bir bi\u00e7ime ge\u00e7mektir. Yapraklar\u0131n\u0131 d\u00f6ken bir a\u011fa\u00e7, bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir ama de\u011fi\u015fiklik ayn\u0131 zamanda bir durumdan ba\u015fka bir duruma ge\u00e7i\u015ftir. \u00d6rnek: hava solunulamaz hale gelmi\u015f; bu de\u011fi\u015fmedir.<\/p>\n<p>\u015eu halde hareket, yer de\u011fi\u015ftirme anlam\u0131na gelir; de\u011fi\u015fme, de\u011fi\u015fiklik ise, bi\u00e7im ya da durum de\u011fi\u015ftirmek demektir. Anlam kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nlemek i\u00e7in bu ayr\u0131ma sayg\u0131 g\u00f6sterece\u011fiz (diyalekti\u011fi inceledi\u011fimiz zaman bu s\u00f6zc\u00fcklerin anlamlar\u0131n\u0131 yeniden g\u00f6rmemiz gerekecek).<\/p>\n<p>G\u00f6rm\u00fc\u015f bulunuyoruz ki, genel bir bi\u00e7imde hareket ve de\u011fi\u015fmenin durgunluktan daha az ola\u011fan oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr, ve biz, \u015feyleri, de\u011fi\u015fmesiz ve durgun saymay\u0131 ye\u011f tutar\u0131z.<\/p>\n<p>\u00d6rnek: Biz, bir \u00e7ift sar\u0131 ayakkab\u0131 ald\u0131k, bir zaman sonra, bir\u00e7ok onar\u0131mdan (pen\u00e7e, topuk de\u011fi\u015ftirme, bir\u00e7ok yamadan) sonra, biz, gene de sar\u0131 ayakkab\u0131lar\u0131m\u0131 giyece\u011fim diyoruz, onlar\u0131n art\u0131k o ayn\u0131 ayakkab\u0131lar olmad\u0131klar\u0131n\u0131 hi\u00e7 hesaba katm\u0131yoruz. Onlar, bizim i\u00e7in, hep \u015fu zaman, bu fiyata sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z sar\u0131 ayakkab\u0131lard\u0131r. Ayakkab\u0131lar\u0131m\u0131zda sonradan<br \/>\nmeydana gelen de\u011fi\u015fmeyi dikkate alm\u0131yoruz. Onlar daima ayn\u0131d\u0131rlar, onlar \u00f6zde\u015ftirler. Biz, yaln\u0131z \u00f6zde\u015fli\u011fi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz i\u00e7in, sanki \u00f6nemli bir \u015fey olmam\u0131\u015f gibi, de\u011fi\u015fikli\u011fi \u00f6nemsemiyoruz. \u0130\u015fte bu da:<\/p>\n<p><b>1. Metafizik y\u00f6ntemin birinci temel \u00f6zelli\u011fi: \u00d6zde\u015flik ilkesi.<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu olaylar kar\u015f\u0131s\u0131nda hareketsizli\u011fi harekete, \u00f6zde\u015fli\u011fi de\u011fi\u015fmeye tercih etmekten ibarettir.<\/p>\n<p>Bu tercih, metafizik y\u00f6nteminin birinci temel \u00f6zelli\u011fini olu\u015fturur ve b\u00fct\u00fcn bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131ndan ileri gelir. Evren dondurulmu\u015f gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr, diyecektir Engels. Do\u011fa i\u00e7in, toplum ve insan i\u00e7in de ayn\u0131 \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclecek. Onun i\u00e7in s\u0131k s\u0131k g\u00fcne\u015fin alt\u0131nda yeni olan bir \u015fey yok diye iddia edilir.<br \/>\nBu, evren hareketsiz ve \u00f6zde\u015f kalm\u0131\u015f oldu\u011fundan, sonsuzdan beri, hi\u00e7bir de\u011fi\u015fme olmam\u0131\u015ft\u0131r demektir. Bununla, ayn\u0131 zamanda d\u00f6nem d\u00f6nem ayn\u0131 olaylara d\u00f6n\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc de anlat\u0131l\u0131r. Tanr\u0131, bal\u0131klar\u0131, ku\u015flar\u0131, memelileri vb. olu\u015fturarak d\u00fcnyay\u0131 yaratt\u0131 ve o zamandan beri hi\u00e7bir \u015fey de\u011fi\u015fmedi, d\u00fcnya k\u0131m\u0131ldamad\u0131. Gene denir ki, insanlar hep ayn\u0131d\u0131r, sanki insanlar<br \/>\nsonsuzdan beri de\u011fi\u015fmedi.<\/p>\n<p>Her g\u00fcn kullan\u0131lan bu deyimler bizim i\u00e7imizde ta derinlere kadar k\u00f6k salm\u0131\u015f olan bir anlay\u0131\u015f\u0131n yans\u0131s\u0131d\u0131rlar ve burjuvazi bu yanl\u0131\u015ftan sonuna kadar yararlan\u0131r.<\/p>\n<p>Sosyalizm ele\u015ftirilirken, \u00e7ok sevdikleri kan\u0131tlardan birini, insan bencildir, onu zor alt\u0131nda tutmak i\u00e7in sava\u015f\u0131mc\u0131 bir bask\u0131 zorunludur, yoksa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k egemen olurdu kan\u0131t\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrerler. Bu da gene, insan\u0131n her zaman i\u00e7in de\u011fi\u015fmez bir do\u011fas\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnen bu metafizik anlay\u0131\u015f\u0131n sonucudur.<\/p>\n<p>Elbette, birdenbire kom\u00fcnist bir d\u00fczende ya\u015fama olana\u011f\u0131na sahip olsayd\u0131k, yani \u00fcr\u00fcnler, herkesin eme\u011fine g\u00f6re de\u011fil de gereksinmesine g\u00f6re \u00fcle\u015ftirilmeye hemen kalk\u0131\u015f\u0131lsayd\u0131, besbelli ki, gereksinmesinden fazlas\u0131na sahip olma heveslerini kar\u015f\u0131lamak isteyenlerin sald\u0131r\u0131s\u0131na u\u011frayacak ve b\u00f6yle bir toplum y\u00f6netilemeyecekti. Bu b\u00f6yle olmakla birlikte, gene de kom\u00fcnist toplum yukarda belirtildi\u011fi gibidir ve bu da akla-uygundur ama i\u00e7imizde k\u00f6k salm\u0131\u015f metafizik bir anlay\u0131\u015f y\u00fcz\u00fcndendir ki, g\u00f6reli olarak, gelece\u011fin insan\u0131n\u0131n, uzak bir gelecekte de bug\u00fcn\u00fcn insan\u0131na benzer bir bi\u00e7imde ya\u015fayaca\u011f\u0131n\u0131 tasarl\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Bu bak\u0131mdan, sosyalist ya da kom\u00fcnist toplumun ya\u015fanabilir bir toplum olmad\u0131\u011f\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc insan\u0131n bencil oldu\u011fu ifade edilirken, toplum de\u011fi\u015fti\u011fi zaman insan\u0131n da de\u011fi\u015fece\u011fi unutuluyor.<\/p>\n<p>Sovyetler Birli\u011fi \u00fczerine, her g\u00fcn birtak\u0131m ele\u015ftiriler i\u015fitilir. Bu ele\u015ftiriler, onlar\u0131 dile getirenlerin \u015feyleri kavramadaki g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fcklerini g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcne sermektedir. Bu onlar\u0131n metafizik bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131na sahip olmalar\u0131ndan, \u015feyleri metafizik bir bi\u00e7imde anlamalar\u0131ndan ileri gelir.<\/p>\n<p>Verebilece\u011fimiz bir\u00e7ok \u00f6rnekten yaln\u0131zca \u015funu ele alal\u0131m: Bize diyorlar ki, Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nde bir i\u015f\u00e7i, \u00fcrettiklerinin toplam de\u011ferine kar\u015f\u0131l\u0131k olmayan bir \u00fccret almaktad\u0131r; demek ki bir art\u0131-de\u011fer vard\u0131r, yani onun \u00fccretinden bir miktar al\u0131nmaktad\u0131r. \u00d6yleyse \u00e7al\u0131nmaktad\u0131r. Fransa&#8217;da da durum<br \/>\nayn\u0131d\u0131r, i\u015f\u00e7iler s\u00f6m\u00fcr\u00fcl\u00fcyor; \u015fu halde bir Sovyet i\u015f\u00e7isi ile bir Frans\u0131z i\u015f\u00e7isi aras\u0131nda fark yoktur.<\/p>\n<p>Metafizik anlay\u0131\u015f bu \u00f6rne\u011fin neresindedir? Bu anlay\u0131\u015f, burada iki tip toplum oldu\u011funun dikkate al\u0131nmamas\u0131nda iki toplum aras\u0131ndaki ayr\u0131l\u0131klar\u0131n hesaba kat\u0131lmamas\u0131ndad\u0131r. Burada ve orada her iki \u00fclkede art\u0131-de\u011ferin var oldu\u011funu<br \/>\nsanmak da insan\u0131n ve makinenin art\u0131k Fransa&#8217;daki ile ayn\u0131 ekonomik ve toplumsal anlam\u0131 olmayan SSCB&#8217;de ortaya \u00e7\u0131kan de\u011fi\u015fmeleri dikkate almaks\u0131z\u0131n, metafizik bir bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcnmek demektir. Oysa, bizim \u00fclkemizde eme\u011fini s\u00f6m\u00fcrmek i\u00e7in insan ve makine (patronun hizmetinde) \u00fcretmek i\u00e7in vard\u0131r. SSCB&#8217;de ise, insan, kendi eme\u011finin meyvesinden<br \/>\nyararlanmak i\u00e7in ve makine (insan\u0131n hizmetinde) \u00fcretmek i\u00e7in vard\u0131r. Fransa&#8217;da art\u0131-de\u011fer patrona gider, SSCB&#8217;de ise sosyalist devlete, yani s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc olmayan ortakl\u0131\u011fa gider. \u015eeyler de\u011fi\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u015eu halde; bu \u00f6rnekte g\u00f6r\u00fcyoruz ki, yarg\u0131lama yanl\u0131\u015flar\u0131, iyi niyetli olanlarda metafizik bir d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6nteminden, \u00f6zellikle bu y\u00f6ntemin birinci temel \u00f6zelli\u011finin, yani de\u011fi\u015fmeye de\u011fer vermemek, hareketsizli\u011fi se\u00e7mek ya da k\u0131saca, \u00f6zde\u015fli\u011fi sonsuzla\u015ft\u0131rmaya y\u00f6nelik olmak bi\u00e7iminde kendini<br \/>\ng\u00f6steren temel \u00f6zelli\u011fin uygulanmas\u0131ndan ileri gelmektedir.<\/p>\n<p>Peki ama nedir bu \u00f6zde\u015flik? Diyelim ki, 1 Ocak 1935&#8217;te tamamlanan bir evin yap\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck. 1 Ocak 1936&#8217;da ve bunu izleyen di\u011fer y\u0131llarda bu evin, \u00f6zde\u015f bir ev oldu\u011funu s\u00f6yleyece\u011fiz, \u00e7\u00fcnk\u00fc hep iki katl\u0131d\u0131r, \u00f6n y\u00fcz\u00fcnde hep yirmi penceresi ve iki kap\u0131s\u0131 vb. vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc o hep ayn\u0131 kal\u0131yor, de\u011fi\u015fmiyor, farkl\u0131 de\u011fildir. Demek ki, \u00f6zde\u015f olmak, ayn\u0131 kalmakt\u0131r,<br \/>\nba\u015fka olmamakt\u0131r ama gene de bu ev de\u011fi\u015fmi\u015ftir! O yaln\u0131zca ilk bak\u0131\u015fta, y\u00fczeysel olarak, ayn\u0131 kal\u0131yor. \u015eeyleri daha yak\u0131ndan g\u00f6ren mimar ya da duvarc\u0131 ustas\u0131, evin yap\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan bir hafta sonra art\u0131k onun ayn\u0131 ev olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iyi bilir: \u015eurada burada k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u00e7atlak olu\u015fmu\u015ftur, \u015furada bir<br \/>\nta\u015f oynam\u0131\u015ft\u0131r, \u00f6tede rengi solmu\u015ftur vb.. \u015eu halde \u015feyler, ancak kaba olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fcklerinde \u00f6zde\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrler. Ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla tahlil edildiklerinde durmadan de\u011fi\u015ftikleri (anla\u015f\u0131l\u0131r).<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, metafizik y\u00f6ntemin birinci temel \u00f6zelli\u011finin, pratik sonu\u00e7lar\u0131 nelerdir?<\/p>\n<p>Biz, \u015feylerde \u00f6zde\u015flik g\u00f6rmeyi, yani onlar\u0131 ayn\u0131 kalm\u0131\u015f g\u00f6rmeyi daha \u00e7ok sevdi\u011fimiz i\u00e7in, \u00f6rne\u011fin \u015f\u00f6yle diyoruz: Ya\u015fam ya\u015famd\u0131r ve \u00f6l\u00fcm \u00f6l\u00fcmd\u00fcr. \u0130ddia ediyoruz ki, ya\u015fam (ayn\u0131) ya\u015fam olarak kal\u0131yor, \u00f6l\u00fcm de ayn\u0131 \u00f6l\u00fcm olarak kal\u0131yor; her \u015fey bunun gibi.<\/p>\n<p>\u015eeyleri kendi \u00f6zde\u015fi i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnmeye al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z i\u00e7in, onlar\u0131 birbirlerinden ay\u0131r\u0131yoruz. Bir sandalye, bir sandalyedir demek, do\u011fal bir ger\u00e7e\u011fi belirtmektir ama bu, \u00f6zde\u015flik \u00fczerine parmak basmak ve ayn\u0131 zamanda bu bir sandalye de\u011fildir, bir ba\u015fka \u015feydir, demektir.<\/p>\n<p>Bunu s\u00f6ylemek o kadar do\u011fal bir \u015feydir ki, onun alt\u0131n\u0131 \u00e7izerek belirtmek, \u00e7ocuk\u00e7a g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Ayn\u0131 t\u00fcrden fikirlerle \u015f\u00f6yle diyece\u011fiz: At, att\u0131r ve at olmayan bir ba\u015fka \u015feydir. \u015eu halde sandalyeyi bir yana, at\u0131 bir yana ay\u0131r\u0131yoruz ve her \u015fey i\u00e7in ayn\u0131 \u015feyi yap\u0131yoruz. B\u00f6ylece, \u015feyleri kesinlikle birbirinden ay\u0131rarak, ay\u0131rt ediyoruz ve d\u00fcnyay\u0131 ay\u0131rt edilmi\u015f \u015feylerin<br \/>\nbir koleksiyonu haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcyoruz, bu da:<\/p>\n<p><b>2. Metafizik y\u00f6ntemin. ikinci temel \u00f6zelli\u011fi: \u015eeylerden ay\u0131rma (tecrit).<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u015eimdi s\u00f6ylediklerimiz bize \u00f6yle do\u011fal g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ki, bunu s\u00f6ylemek de ne oluyor diye kendi kendine sorabilir insan. G\u00f6rece\u011fiz ki, her \u015feye kar\u015f\u0131n bunu s\u00f6ylemek zorunlu idi, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131, bizi \u015feyleri belli bir a\u00e7\u0131dan g\u00f6rmeye g\u00f6t\u00fcr\u00fcr.<\/p>\n<p>Ve gene bu y\u00f6ntemin ikinci temel \u00f6zelli\u011fini de pratik sonu\u00e7lar\u0131yla<br \/>\nde\u011ferlendirece\u011fiz.<\/p>\n<p>G\u00fcnl\u00fck ya\u015famda hayvanlar\u0131 ele al\u0131r ve onlar hakk\u0131nda varl\u0131klar\u0131 birbirinden ay\u0131rarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek, ba\u015fka ba\u015fka cinslerden ve t\u00fcrlerden olan varl\u0131klar aras\u0131nda ortak olan \u015feyleri g\u00f6rmeyiz. Bir at, bir att\u0131r ve bir inek, bir inektir.<br \/>\nOnlar aras\u0131nda hi\u00e7bir ili\u015fki yoktur.<\/p>\n<p>Bu, hayvanlar\u0131, kesin olarak birbirlerinden ay\u0131rarak s\u0131n\u0131fland\u0131ran ve onlar aras\u0131nda hi\u00e7bir ili\u015fki g\u00f6rmeyen eski zoolojinin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131d\u0131r. Bu da gene metafizik y\u00f6ntemin uygulanmas\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131ndan biridir.<\/p>\n<p>Bir ba\u015fka \u00f6rnek olarak \u015funu alabiliriz: Burjuvazi, bilimin bilim olarak, felsefenin felsefe olarak, siyasetin de siyaset olarak kalmas\u0131n\u0131 ister; ve ku\u015fkusuz, \u00fc\u00e7\u00fc aras\u0131nda ortak hi\u00e7bir \u015fey, kesin olarak herhangi bir ili\u015fki yoktur.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir uslamlaman\u0131n pratik sonucu \u015fudur: Bilgin, bilgin olarak kalmal\u0131d\u0131r, bilimi felsefeye, siyasete kar\u0131\u015ft\u0131rmamal\u0131d\u0131r. Bir filozof i\u00e7in de bir siyaset adam\u0131 i\u00e7in de durum ayn\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130yi niyetli bir insan b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc zaman, bir metafizik\u00e7i olarak uslamlama y\u00fcr\u00fct\u00fcyor denilebilir. \u0130ngiliz yazar\u0131 Wells, birka\u00e7 y\u0131l \u00f6nce, art\u0131k hayatta bulunmayan, b\u00fcy\u00fck yazar Maksim Gorki&#8217;yi ziyaret etmek \u00fczere Sovyetler Birli\u011fi&#8217;ne gitti. Gorki&#8217;ye, siyasetle u\u011fra\u015fmayacak bir edebiyat\u00e7\u0131lar kul\u00fcb\u00fc kurmay\u0131 \u00f6nerdi, \u00e7\u00fcnk\u00fc, onun kafas\u0131nda edebiyat edebiyatt\u0131 ve siyaset siyasetti. Gorki ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n g\u00fclmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6ren Wells \u00fcz\u00fclm\u00fc\u015f. Ne var ki, Wells, yazar\u0131, toplumun d\u0131\u015f\u0131nda ya\u015fayan bir adam olarak g\u00f6r\u00fcyor ve \u00f6yle kavr\u0131yordu; oysa Gorki ve arkada\u015flar\u0131, ya\u015fam\u0131n b\u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ger\u00e7ekte, her \u015feyin -istense de istenmese de- birbirine<br \/>\nba\u011fl\u0131 oldu\u011funu biliyorlard\u0131.<\/p>\n<p>G\u00fcnl\u00fck ya\u015fam\u0131n prati\u011fi i\u00e7inde \u015feyleri s\u0131n\u0131fland\u0131rmaya, birbirlerinden ay\u0131rmaya, onlar\u0131 yaln\u0131z kendileri i\u00e7in g\u00f6rmeye ve incelemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yoruz. Marksist olmayanlar, genellikle devleti toplumdan ay\u0131rarak, toplum bi\u00e7iminden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak g\u00f6r\u00fcrler. B\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnmek, devleti toplumdan yal\u0131tmak, onu ger\u00e7ekte olan ili\u015fkilerinden ay\u0131rmak demektir.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131 \u00f6teki insanlardan, \u00e7evresinden, toplumdan yal\u0131t\u0131p ondan s\u00f6z edildi\u011finde de ayn\u0131 yanl\u0131\u015f yap\u0131l\u0131r. Makinenin de \u00fcretimde bulundu\u011fu toplumdan yal\u0131t\u0131larak kendisi i\u00e7in makine olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi, \u015fu yanl\u0131\u015f anlay\u0131\u015fa benzer: Paris&#8217;te makine, Moskova&#8217;da makine; burada da orda da art\u0131-de\u011fer, hi\u00e7bir fark yok, t\u0131pat\u0131p ayn\u0131 \u015feyler.<\/p>\n<p>Bununla birlikte, bu s\u00fcrekli okunan ve okuyanlar\u0131n benimsedikleri bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc, al\u0131\u015f\u0131lagelen ve genel olan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131, \u015feyleri b\u00f6ler, (birbirinden) ay\u0131r\u0131r. Bu metafizik y\u00f6ntemin al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f bir temel \u00f6zelli\u011fidir.<\/p>\n<p><b>3. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc temel \u00f6zellik: Sonsuz ve a\u015f\u0131lmaz b\u00f6lmeler.<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u015eeyleri, de\u011fi\u015fmeyen ve hareketsiz olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi tercih ettikten sonra, biz, onlar\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131rd\u0131k, onlardan kataloglar yapt\u0131k, b\u00f6ylelikle de onlar aras\u0131nda birbirleriyle olabilecek ili\u015fkilerini bize unutturan b\u00f6lmeler yaratt\u0131k.<\/p>\n<p>Bu bi\u00e7imde g\u00f6rmek ve karara varmak, bizi, bu b\u00f6lmelerin bir zaman var oldu mu, her zaman var olduklar\u0131n\u0131 (bir at, bir att\u0131r) ve mutlak, a\u015f\u0131lmaz ve sonsuz olduklar\u0131n\u0131 sanmaya g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. \u0130\u015fte metafizik y\u00f6ntemin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc temel \u00f6zelli\u011fi.<\/p>\n<p>Ancak bu y\u00f6ntemden s\u00f6z etti\u011fimiz zaman dikkat etmemiz gerekir; \u00e7\u00fcnk\u00fc biz Marksistler, kapitalist toplumda iki s\u0131n\u0131f\u0131n, burjuvazi ile proletaryan\u0131n var oldu\u011funu s\u00f6yledi\u011fimiz, b\u00f6lmeler yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman, bizim de metafizik g\u00f6r\u00fc\u015fle gerde\u011fe girdi\u011fimiz san\u0131labilir. Ancak, yaln\u0131zca b\u00f6lmeler yapm\u0131\u015f<br \/>\nolmakla, metafizik\u00e7i olunmaz, bu b\u00f6lmeleri yap\u0131\u015f bi\u00e7imiyle, bu b\u00f6lmeler aras\u0131nda bulunan farklar\u0131 ve ili\u015fkileri yerle\u015ftiri\u015f tarz\u0131yla metafizik\u00e7i olunur.<\/p>\n<p>Biz, toplumda iki s\u0131n\u0131f var dedi\u011fimiz zaman, burjuvazi, \u00f6rne\u011fin, hemen zenginler ve yoksullar var diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve ku\u015fkusuz, bize Her zaman zenginler ve yoksullar olmu\u015ftur diyecektir.<\/p>\n<p>Her zaman olmu\u015ftur ve her zaman olacakt\u0131r, i\u015fte bu,\u00a0 metafizik bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131d\u0131r. \u015eeyler, birbirlerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak her zaman i\u00e7in s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131r, onlar\u0131n aras\u0131na a\u015f\u0131lmaz b\u00f6lmeler, duvarlar konur.<\/p>\n<p>Burjuvazi ile proletaryan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ger\u00e7ek oldu\u011funu g\u00f6stermek yerine, toplum, zenginler ve yoksullar olarak b\u00f6l\u00fcn\u00fcr, burjuvazi-proletarya b\u00f6lmesi kabul edilse bile, bu s\u0131n\u0131flar, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri, yani s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. \u015eeyler aras\u0131na kesin engeller yerle\u015ftiren bu \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc temel \u00f6zelli\u011fin pratik sonu\u00e7lar\u0131 nelerdir? Buna g\u00f6re, bir at ve inek aras\u0131nda herhangi bir akrabal\u0131k ba\u011f\u0131 olamaz. Bizi ku\u015fatan her \u015fey i\u00e7in ve b\u00fct\u00fcn bilimler i\u00e7in de ayn\u0131 \u015fey olacak. Daha ilerde bunun do\u011fru olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rece\u011fiz ama \u015fimdi, tan\u0131mlam\u0131\u015f bulundu\u011fumuz bu \u00fc\u00e7 ayr\u0131 temel \u00f6zelli\u011fin<br \/>\nsonu\u00e7lar\u0131n\u0131n neler oldu\u011funu ara\u015ft\u0131rmak gerekiyor; bu da:<\/p>\n<p><b>4. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc temel \u00f6zellik: Kar\u015f\u0131tlar\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya konmas\u0131.<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u015eimdi b\u00fct\u00fcn bu s\u00f6ylediklerimizden \u015fu \u00e7\u0131k\u0131yor: Ya\u015fam, ya\u015famd\u0131r ve \u00f6l\u00fcm, \u00f6l\u00fcmd\u00fcr dedi\u011fimiz zaman, ya\u015fam ve \u00f6l\u00fcm aras\u0131nda hi\u00e7bir ortak yan olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ediyoruz. Ya\u015fam\u0131 ve \u00f6l\u00fcm\u00fc; her birini, kendileri i\u00e7in g\u00f6rerek, aralar\u0131nda var olabilecek ili\u015fkileri g\u00f6rmeksizin, onlar\u0131, birbirlerinden<br \/>\nayr\u0131 olarak s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131yoruz. Bu ko\u015fullar i\u00e7inde ya\u015fam\u0131n\u0131 yitirmi\u015f olan bir adam, \u00f6l\u00fc bir \u015fey say\u0131lmal\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc ya\u015fam ile \u00f6l\u00fcm, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak birbirlerini d\u0131\u015flad\u0131klar\u0131na g\u00f6re, bu insan\u0131n, ayn\u0131 zamanda hem canl\u0131, hem de \u00f6l\u00fc olmas\u0131 olanaks\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eeyleri birbirinden ayr\u0131, kesin olarak birbirinden farkl\u0131 sayarak, onlar\u0131, birbirleriyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya tutmu\u015f oluruz.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte, bu kar\u015f\u0131tlar\u0131 birbirine kar\u015f\u0131 tutan, kar\u015f\u0131t iki \u015feyin ayn\u0131 zamanda var olmayaca\u011f\u0131n\u0131 iddia eden metafizik y\u00f6ntemin d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc temel \u00f6zelli\u011fi.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekte, bu ya\u015fam ve \u00f6l\u00fcm \u00f6rne\u011finde \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir olanak olamaz. Birbirinden ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu iki olanaktan birini se\u00e7memiz kesenkes gereklidir. Kabul ediyoruz ki, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir olanak bir \u00e7eli\u015fki olacakt\u0131r ve bu \u00e7eli\u015fki bir sa\u00e7mal\u0131kt\u0131r, o halde olanaks\u0131z bir \u015feydir.<\/p>\n<p>Metafizik y\u00f6ntemin d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc \u00f6zelli\u011fi, \u00f6yleyse \u00e7eli\u015fki korkusudur.<\/p>\n<p>Bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131n\u0131n pratik sonu\u00e7lar\u0131 \u015f\u00f6yledir: \u00d6rne\u011fin, demokrasi ve diktat\u00f6rl\u00fckten s\u00f6z edildi\u011finde metafizik g\u00f6r\u00fc\u015f, ister ki, toplum, bu ikisi aras\u0131nda bir se\u00e7im yaps\u0131n, \u00e7\u00fcnk\u00fc demokrasi demokrasidir, diktat\u00f6rl\u00fck de diktat\u00f6rl\u00fckt\u00fcr. Demokrasi, diktat\u00f6rl\u00fck de\u011fildir ve diktat\u00f6rl\u00fck, demokrasi de\u011fildir. Se\u00e7memiz gerekir, yoksa bir \u00e7eli\u015fki; bir sa\u00e7mal\u0131k, bir olanaks\u0131zl\u0131kla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>Marksist tutum, b\u00fcsb\u00fct\u00fcn ba\u015fkad\u0131r.<\/p>\n<p>Bizler, tersine, proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn, \u00f6rne\u011fin, ayn\u0131 zamanda hem y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc ve hem de s\u00f6m\u00fcr\u00fclen y\u0131\u011f\u0131nlar i\u00e7in demokrasi oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz.<\/p>\n<p>Biz, ya\u015fam\u0131n, canl\u0131 varl\u0131klar\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131n, ancak h\u00fccreler aras\u0131nda sonsuz bir sava\u015f\u0131m oldu\u011fu i\u00e7in, ancak s\u00fcrekli olarak bir k\u0131s\u0131m h\u00fccreler \u00f6ld\u00fckleri ve ba\u015fka h\u00fccreler onlar\u0131n yerlerini ald\u0131klar\u0131 i\u00e7in olabildi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz. Bu bi\u00e7imde ya\u015fam, kendi i\u00e7inde \u00f6l\u00fcm\u00fc de i\u00e7erir. Biz, metafizi\u011fin d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc<br \/>\ngibi, \u00f6l\u00fcm\u00fcn \u00f6ylesine tam, eksiksiz ve ya\u015famdan ayr\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz; \u00e7\u00fcnk\u00fc baz\u0131 h\u00fccreler belirli bir s\u00fcre ya\u015famaya devam etti\u011fine ve bu \u00f6l\u00fcden ba\u015fka ya\u015famlar do\u011faca\u011f\u0131na g\u00f6re, bir \u00f6l\u00fc \u00fczerinde b\u00fct\u00fcn ya\u015fam tamamen yok olmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><b>II. \u00d6ZET<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u015eu halde g\u00f6r\u00fcyoruz ki, metafizik y\u00f6ntemin \u00e7e\u015fitli temel \u00f6zellikleri, bizi, \u015feyleri belirli bir a\u00e7\u0131dan anlamaya zorlar ve belirli bir bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcnmeye s\u00fcr\u00fckler. Daha ilerde inceleyece\u011fimiz ve genellikle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan g\u00f6rme, d\u00fc\u015f\u00fcnme, inceleme, tahlil tarz\u0131 bi\u00e7imine \u00e7ok uygun d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6sterdi\u011fimiz bu tahlil tarz\u0131n\u0131n, belirli bir mant\u0131\u011f\u0131 oldu\u011funu saptayaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>Konumuzu \u00f6zetlememizi sa\u011flayacak s\u0131ralamaya \u015f\u00f6yle ba\u015flanabilir:<\/p>\n<p><b>1.<\/b> \u015eeyler, hareketsizlikleri, \u00f6zde\u015flikleri i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<br \/>\n<b>2. <\/b>\u015eeyler, birbirlerinden ayr\u0131l\u0131rlar ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkilerinden s\u0131yr\u0131l\u0131rlar.<br \/>\n<b>3.<\/b> \u015eeyler aras\u0131na, sonsuz b\u00f6lmeler, a\u015f\u0131lmaz duvarlar \u00e7ekilir.<br \/>\n<b>4. <\/b>Birbirine kar\u015f\u0131t iki \u015feyin, ayn\u0131 zamanda var olamayacaklar\u0131 iddia olunarak, kar\u015f\u0131tlar, birbirine kar\u015f\u0131 konur.<\/p>\n<p>Genel \u00f6zelliklerin her birinin pratik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 incelerken, bunlardan hi\u00e7birinin ger\u00e7e\u011fe uygun d\u00fc\u015fmedi\u011fini g\u00f6rd\u00fck.<\/p>\n<p>Acaba d\u00fcnya, bu anlay\u0131\u015fa uygun mudur? Acaba, do\u011fada \u015feyler de\u011fi\u015fmez ve hareketsiz midir? Hay\u0131r. Biz her \u015feyin de\u011fi\u015fti\u011fini sapt\u0131yoruz ve hareket halinde oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. O halde bu anlay\u0131\u015f, \u015feylerin kendileriyle ba\u011fda\u015fmaz. Elbette ki, hakl\u0131 olan do\u011fad\u0131r ve yanl\u0131\u015f olan bu anlay\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Daha en ba\u015fta, felsefe, evreni, insan\u0131, do\u011fay\u0131 vb. a\u00e7\u0131klamak ister, diye tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131k. Bilimler \u00f6zel sorunlar\u0131 inceler, felsefe ise, yukarda s\u00f6yledi\u011fimiz gibi, bilimleri birle\u015ftiren ve derinle\u015ftiren daha genel sorunlar\u0131 inceler.<\/p>\n<p>Oysa, b\u00fct\u00fcn sorunlara, uygulanan eski metafizik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f y\u00f6ntemi de evreni, insan\u0131 ve do\u011fay\u0131 tamam\u0131yla \u00f6zel bir bi\u00e7imde ele alan bir felsefe anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Metafizik\u00e7i i\u00e7in, \u015feyler ve onlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncedeki yans\u0131lar\u0131 olan kavramlar, biri \u00f6tekinden sonra ve \u00f6teki olmaks\u0131z\u0131n dikkate al\u0131nacak de\u011fi\u015fmez, e\u011filip b\u00fck\u00fclmez, her zaman t\u0131pk\u0131 kalan, yal\u0131t\u0131k irdeleme konular\u0131d\u0131r. Metafizik\u00e7i orta terimler olmaks\u0131z\u0131n, yaln\u0131zca anti-tezler arac\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr: evet evet,<br \/>\nhay\u0131r hay\u0131r der; bunun \u00f6tesine ge\u00e7en \u015fey metelik etmez. Ona g\u00f6re, bir \u015fey ya var ya da yoktur; bir \u015fey ayn\u0131 zamanda hem kendisi, hem de bir ba\u015fkas\u0131 olamaz. Olumlu ile olumsuz birbirlerini mutlak olarak d\u0131\u015ftalarlar; neden ve sonu\u00e7 da ayn\u0131 derecede sert bir bi\u00e7imde birbirlerine kar\u015f\u0131 gelirler. (Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, s.65)<\/p>\n<p>Demek ki metafizik anlay\u0131\u015f evreni, donmu\u015f \u015feyler k\u00fcmesi gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imini iyice kavramak i\u00e7in, onun, do\u011fay\u0131, toplumu, d\u00fc\u015f\u00fcnceyi nas\u0131l anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131, nas\u0131l tasarlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 inceleyece\u011fiz.<\/p>\n<p><b>III. METAF\u0130Z\u0130K DO\u011eA ANLAYI\u015eI<br \/>\n<\/b><br \/>\nMetafizik, do\u011fay\u0131, kesin olarak saptanm\u0131\u015f \u015feyler toplulu\u011fu olarak kabul eder.<\/p>\n<p>Ancak \u015feylere bak\u0131\u015f\u0131n iki bi\u00e7imi vard\u0131r.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn birinci tarz\u0131, d\u00fcnyay\u0131, kesin olarak, hareketsiz kabul eder ve hareketin, bizim duyular\u0131m\u0131z\u0131n bir yan\u0131lsamas\u0131 oldu\u011funa inan\u0131r. E\u011fer g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde olan hareketi \u00e7\u0131kar\u0131rsak, do\u011fa k\u0131m\u0131ldamaz.<\/p>\n<p>Bu teori, Eleal\u0131lar denilen bir Yunan felsefe okulu taraf\u0131ndan savunuldu. Bu dar g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc anlay\u0131\u015f, ger\u00e7ekle \u00f6ylesine \u00e7eli\u015fik bir anlay\u0131\u015ft\u0131r ki, zaman\u0131m\u0131zda art\u0131k tutulmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Do\u011fay\u0131 donmu\u015f \u015feyler k\u00fcmesi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn ikinci tarz\u0131, \u00e7ok daha ustacad\u0131r. Do\u011fan\u0131n hareketsiz oldu\u011fu s\u00f6ylenmez, pekala k\u0131m\u0131ldad\u0131\u011f\u0131 ama bu hareketin mekanik bir yer de\u011fi\u015ftirme oldu\u011fu iddia edilir. Burada birinci d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131 ortadan kalkar; art\u0131k hareket yads\u0131nmaz ve bu, metafizik bir<br \/>\nanlay\u0131\u015f de\u011filmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bu anlay\u0131\u015fa mekanik\u00e7i anlay\u0131\u015f (ya da mekanik\u00e7ilik) denir.<\/p>\n<p>Bu anlay\u0131\u015f, pek s\u0131k i\u015flenen ve 17 ve 18. y\u00fczy\u0131l materyalistlerinde rastlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir yanl\u0131\u015ft\u0131r. G\u00f6rd\u00fck ki, bunlar do\u011fay\u0131, hareketsiz saym\u0131yorlar, hareket halinde say\u0131yorlar, ne var ki, onlara g\u00f6re, bu hareket baya\u011f\u0131 bir mekanik de\u011fi\u015fme, yer de\u011fi\u015ftirmedir.<\/p>\n<p>Onlar, g\u00fcne\u015f sistemini tamamen kabul ederler (yer yuvarla\u011f\u0131, g\u00fcne\u015fin \u00e7evresinde d\u00f6ner) ama bu hareketin salt mekanik bir hareket, yani bir yer de\u011fi\u015ftirme oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler ve bu hareketi yaln\u0131zca bu y\u00f6n\u00fcyle, bu g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcyle dikkate al\u0131rlar.<\/p>\n<p>Ancak \u015feyler b\u00f6ylesine yal\u0131n de\u011fildir. Yer yuvarla\u011f\u0131n\u0131n d\u00f6nmesi, elbette ki mekanik bir harekettir ama yer yuvarla\u011f\u0131 bir yandan d\u00f6nerken, bir yandan da baz\u0131 etkilere u\u011frar, \u00f6rne\u011fin so\u011fur. \u00d6yleyse yaln\u0131z bir yer de\u011fi\u015ftirme yoktur, meydana gelen ba\u015fka de\u011fi\u015fiklikler de vard\u0131r.<\/p>\n<p>Demek ki, mekanik\u00e7i denilen bu anlay\u0131\u015f\u0131n temel \u00f6zelli\u011fini belirleyen \u015fey, yaln\u0131z mekanik hareketin dikkate al\u0131nmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>D\u00fcnya durmaks\u0131z\u0131n d\u00f6n\u00fcyorsa da ona hi\u00e7bir \u015fey olmaz; d\u00fcnya yer de\u011fi\u015ftirir, yuvarla\u011f\u0131n kendisi de\u011fi\u015fmez; kendi kendisiyle \u00f6zde\u015f kal\u0131r. Bizden \u00f6nce oldu\u011fu gibi, bizden sonra da d\u00f6nmeye devam eder, daima ve daima d\u00f6ner. B\u00f6ylece her \u015fey, sanki hi\u00e7bir \u015fey olmam\u0131\u015f gibi s\u00fcrer gider. \u00d6yleyse g\u00f6r\u00fcyoruz ki, hareketi kabul etmek ama onu salt bir mekanik<br \/>\nhareket olarak kabul etmek, metafizik bir anlay\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu hareketin tarihi (yani ba\u015f\u0131 ve sonu -\u00e7.) yoktur.<\/p>\n<p>Par\u00e7alar\u0131 kusursuz olan ve a\u015f\u0131nmaz bir malzemeden yap\u0131lm\u0131\u015f bir saat, hi\u00e7bir de\u011fi\u015fime u\u011framadan sonsuza kadar i\u015fleyecektir ve b\u00f6yle bir saatin bir tarihi olmayacakt\u0131r. B\u00f6yle bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131na Descartes&#8217;ta s\u0131k s\u0131k rastlan\u0131r. O, b\u00fct\u00fcn fizik ve fizyoloji yasalar\u0131n\u0131 mekani\u011fe indirgemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<br \/>\nKimyaya ili\u015fkin hi\u00e7bir fikri yoktur (kan dola\u015f\u0131m\u0131 a\u00e7\u0131klamas\u0131na bak\u0131n\u0131z) ve onun, \u015feylere ili\u015fkin mekanik\u00e7i anlay\u0131\u015f\u0131, 18. y\u00fczy\u0131l materyalistlerinin de anlay\u0131\u015f\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>(Salt olarak daha az mekanik\u00e7i olan ve diyalektik anlay\u0131\u015f\u0131 sezinleyen Diderot&#8217;yu bunlardan ayr\u0131 tutaca\u011f\u0131z.)<\/p>\n<p>18. y\u00fczy\u0131l materyalistlerinin temel \u00f6zelliklerini belirleyen \u015fey, onlar\u0131n, do\u011fay\u0131, bir saat mekanizmas\u0131 gibi kabul etmeleridir.<\/p>\n<p>E\u011fer ger\u00e7ekten b\u00f6yle olsayd\u0131, \u015feyler, hi\u00e7 iz b\u0131rakmadan ayn\u0131 noktaya d\u00f6n\u00fcp gelirlerdi ve do\u011fa, kendi kendine \u00f6zde\u015f kal\u0131rd\u0131. Bu da metafizik y\u00f6ntemin birinci \u00f6zelli\u011fidir.<\/p>\n<p><b>IV. METAF\u0130Z\u0130K TOPLUM ANLAYI\u015eI<br \/>\n<\/b><br \/>\nMetafizik anlay\u0131\u015f, toplumda hi\u00e7bir \u015feyin de\u011fi\u015fmemesini ister ama bu istek, genellikle, b\u00f6yle sunulmuyor. \u00d6rne\u011fin, \u00fcretimde hammaddelerden mamul nesneler \u00fcretilmesinde oldu\u011fu gibi, siyasette h\u00fck\u00fcmetlerin birbirini izlemesinde oldu\u011fu gibi, de\u011fi\u015fiklikler oldu\u011fu kabul edilir. \u0130nsanlar, b\u00fct\u00fcn<br \/>\nbunlar\u0131 bilirler ama kapitalist rejimi, kesin, sonsuz sayarlar ve hatta bazen bir makine ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131rlar.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00f6yle zaman zaman ekonomi makinesinin bozulmas\u0131ndan s\u00f6z edilir ama makineyi kaybetmemek i\u00e7in, onun onar\u0131lmas\u0131 istenir. Bu ekonomi makinesinin, otomatik bir ayg\u0131t gibi, baz\u0131lar\u0131na kar paylar\u0131, baz\u0131lar\u0131na da yoksulluk da\u011f\u0131tmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmesi istenir.<\/p>\n<p>Gene, burjuva parlamenter rejimi olan siyaset makinesinden s\u00f6z edilir ve bazen solda bazen sa\u011fda olsa da ondan yaln\u0131zca bir \u015fey, kapitalizmin ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131 korumak i\u00e7in i\u015flemesi istenir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte toplumu bu bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcnmek de mekanik\u00e7i, metafizik bir anlay\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ba\u011fr\u0131nda b\u00fct\u00fcn bu \u00e7arklar\u0131n i\u015fledi\u011fi ve b\u00f6ylece i\u015fleyi\u015fini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bu toplum olanakl\u0131 olsayd\u0131, hi\u00e7bir iz b\u0131rakmayacakt\u0131;\u00a0 sonu\u00e7 olarak, o halde tarih i\u00e7inde ge\u00e7mi\u015fi ve gelece\u011fi olmayacakt\u0131.<\/p>\n<p>Gene b\u00fct\u00fcn evren i\u00e7in, \u00f6zellikle toplum i\u00e7in ge\u00e7erli olan, \u00e7ok \u00f6nemli bir mekanik\u00e7i anlay\u0131\u015f vard\u0131r ki, bu tarih daima yinelenir form\u00fcl\u00fc ile, d\u00fczenli bir gidi\u015f ve ayn\u0131 olaylara devirli bi\u00e7imde d\u00f6n\u00fcp gelme fikrini yaymaktan ibarettir.<\/p>\n<p>Bu anlay\u0131\u015flar\u0131n \u00e7ok yayg\u0131n oldu\u011funu belirtmek gerekir. Toplum i\u00e7inde bulunan ve varl\u0131\u011f\u0131 saptanan hareket ve de\u011fi\u015fme, ger\u00e7ekten yads\u0131nmaz ama hareketin kendisi, yal\u0131n bir mekanizmaya \u00e7evrilerek, tahrif edilir.<\/p>\n<p><b>V. METAF\u0130Z\u0130K D\u00dc\u015e\u00dcNCE ANLAYI\u015eI<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u00c7evremizde al\u0131\u015f\u0131lan d\u00fc\u015f\u00fcnce anlay\u0131\u015f\u0131 nedir?<\/p>\n<p>Biz san\u0131r\u0131z ki, insan d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ba\u015f\u0131 sonu yoktur ve olmam\u0131\u015ft\u0131r. \u015eeyler de\u011fi\u015fse bile, bizim uslamlama bi\u00e7imimizin, y\u00fcz y\u0131l \u00f6nce ya\u015fayan insan\u0131n uslamlama bi\u00e7imi ile \u00f6zde\u015f oldu\u011funa inan\u0131r\u0131z. Duygular\u0131m\u0131z\u0131n eski Yunanl\u0131lar\u0131n duygular\u0131 ile ayn\u0131 oldu\u011funu, iyili\u011fin ve a\u015fk\u0131n her zaman var oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz. B\u00f6ylece sonsuz a\u015fktan s\u00f6z ederiz. \u0130nsan duygular\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmedi\u011fi inanc\u0131, \u00e7ok yayg\u0131nd\u0131r.<\/p>\n<p>Bu y\u00fczden, \u00f6rne\u011fin bireysel ve bencil zenginle\u015fmeye dayanmayan ba\u015fka bir toplumun var olamayaca\u011f\u0131 s\u00f6ylenir ve yaz\u0131l\u0131r. Gene insanlar\u0131n istekleri, her zaman ayn\u0131d\u0131r s\u00f6z\u00fcn\u00fcn s\u0131k s\u0131k duyulmas\u0131 da bunun i\u00e7indir.<\/p>\n<p>\u00c7o\u011fu kez b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz. Bir\u00e7oklar\u0131 daha s\u0131k b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Metafizik anlay\u0131\u015f\u0131n, di\u011fer b\u00fct\u00fcn \u015feylerde oldu\u011fu gibi, d\u00fc\u015f\u00fcncenin hareketi i\u00e7ine i\u015flemesine de kar\u0131\u015fmay\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc bizim e\u011fitimimizin temelinde bu y\u00f6ntem, bu d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi, bize ilk bak\u0131\u015fta son derece usayatk\u0131n (akla yak\u0131n) g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorsa bunun nedeni bu d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7iminin sa\u011fduyu denilen \u015feyin d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi olmas\u0131d\u0131r. (Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, s. 65.)<\/p>\n<p>Bundan \u00e7\u0131kan sonuca g\u00f6re, bu metafizik g\u00f6r\u00fc\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imi, yaln\u0131zca bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131 de\u011fil, ayn\u0131 zamanda d\u00fc\u015f\u00fcnmek i\u00e7in tutulan bir yol, bir y\u00f6ntemdir.<\/p>\n<p>Oysa, her ne kadar metafizik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015fleri reddetmek, g\u00f6reli olarak kolaysa da buna kar\u015f\u0131l\u0131k, metafizik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f y\u00f6nteminden ka\u00e7\u0131nmak \u00e7ok daha g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Bu konuya bir a\u00e7\u0131kl\u0131k getirmeliyiz: Evreni g\u00f6r\u00fc\u015f bi\u00e7imimize bir anlay\u0131\u015f, a\u00e7\u0131klamalar\u0131 aray\u0131\u015f bi\u00e7imimize bir y\u00f6ntem diyoruz.<\/p>\n<p>\u00d6rnekler:<\/p>\n<p><b>a) <\/b>Toplumda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz de\u011fi\u015fiklikler, yaln\u0131zca d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerdir, daha \u00f6nce de var olan\u0131 yinelerler. \u0130\u015fte bir anlay\u0131\u015f.<\/p>\n<p><b>b) <\/b>Toplum tarihinde daha \u00f6nceden yer alm\u0131\u015f bir \u015fey, g\u00fcne\u015fin alt\u0131nda yeni hi\u00e7bir \u015fey yoktur sonucunu \u00e7\u0131karmak i\u00e7in ara\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rsa, i\u015fte bu, bir y\u00f6ntemdir.<\/p>\n<p>Ve biz sapt\u0131yoruz ki, y\u00f6ntemi, anlay\u0131\u015f esinler ve belirler. \u00c7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, anlay\u0131\u015f taraf\u0131ndan bir kez esinlenen y\u00f6ntem bu kez anlay\u0131\u015f\u0131 y\u00f6neterek, ona yol g\u00f6stererek, onun \u00fczerinde etkili olur.<\/p>\n<p>Metafizik anlay\u0131\u015f\u0131n ne oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fck; \u015fimdi de onun ara\u015ft\u0131rma y\u00f6ntemini g\u00f6rece\u011fiz. Buna mant\u0131k denir.<\/p>\n<p><b>VI. MANTIK NED\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nMant\u0131\u011f\u0131n iyi d\u00fc\u015f\u00fcnme sanat\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenir. Ger\u00e7e\u011fe uygun bir bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcnmek demek, mant\u0131\u011f\u0131n kurallar\u0131na g\u00f6re d\u00fc\u015f\u00fcnmektir.<\/p>\n<p>Bu kurallar nelerdir? Ba\u015fl\u0131ca \u015fu \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck kural vard\u0131r:<\/p>\n<p>1. \u00d6zde\u015flik ilkesi: Daha \u00f6nce de g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, bu, bir\u00a0 \u015feyin kendi kendisine \u00f6zde\u015f oldu\u011funu, de\u011fi\u015fmedi\u011fini kabul eden kurald\u0131r (at, att\u0131r).<\/p>\n<p>2. \u00c7eli\u015fmezlik ilkesi: Bir \u015fey, ayn\u0131 zamanda hem kendisi, hem de kar\u015f\u0131t\u0131 olamaz. Se\u00e7mek gerekir (ya\u015fam, hem ya\u015fam ve hem de \u00f6l\u00fcm olamaz).<\/p>\n<p>3. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcn\u00fcn olanaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ilkesi &#8211; ya da \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc durumun olanaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131: Bu demektir ki, \u00e7eli\u015fik iki olabilirlik aras\u0131nda bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcn\u00fcn yeri yoktur. Ya\u015fam ile \u00f6l\u00fcm aras\u0131nda se\u00e7im yapmak gerekir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir olanak yoktur.<\/p>\n<p>\u015eu halde mant\u0131kl\u0131 olmak iyi d\u00fc\u015f\u00fcnmek demektir, iyi d\u00fc\u015f\u00fcnmek ise bu \u00fc\u00e7 kural\u0131 uygulamay\u0131 unutmamak demektir.<\/p>\n<p>Daha \u00f6nce inceledi\u011fimiz ve metafizik anlay\u0131\u015ftan gelen ilkelerden, bunu biliyoruz.<\/p>\n<p>O halde mant\u0131k ile metafizik s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya birbirine ba\u011fl\u0131d\u0131r; mant\u0131k, her \u015feyi \u00e7ok belirli bir bi\u00e7imde s\u0131n\u0131fland\u0131rma yolunu tutan, bu bak\u0131mdan bizi, \u015feyleri kendi kendileriyle \u00f6zde\u015f g\u00f6rmeye zorlayan ve sonra bizi, se\u00e7mek, evet ya da hay\u0131r demek zorunda b\u0131rakan ve sonu\u00e7 olarak, iki durum aras\u0131nda<br \/>\n\u00f6rne\u011fin ya\u015fam ile \u00f6l\u00fcm aras\u0131nda \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir olana\u011f\u0131 kabul etmeyen bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f y\u00f6ntemi, bir alettir.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn insanlar \u00f6l\u00fcml\u00fcd\u00fcr; bu arkada\u015f da bir insand\u0131r; \u00f6yleyse o da \u00f6l\u00fcml\u00fcd\u00fcr dendi\u011fi zaman, bu, tas\u0131m (k\u0131yas, syllogisme) denilen \u015feydir (bu, mant\u0131kl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn tipik bi\u00e7imidir). Biz, b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f olmakla, arkada\u015f\u0131n yerini belirlemi\u015f olduk, bir s\u0131n\u0131fland\u0131rma yapt\u0131k.<\/p>\n<p>Bir insanla ya da bir \u015feyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman, Onu nas\u0131l s\u0131n\u0131fland\u0131rmak (nereye koymak) gerekir? diye kendi kendimize sormak, bizim zihinsel e\u011filimimizdir. Akl\u0131m\u0131za, bu sorundan ba\u015fka bir \u015fey gelmez. Biz, \u015feyleri, \u00e7e\u015fitli boyutlarda \u00e7emberler ya da kutular gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz ve akl\u0131m\u0131z,<br \/>\nbu \u00e7emberleri ya da kutular\u0131, belli bir s\u0131raya g\u00f6re birbiri i\u00e7ine sokmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Yukar\u0131daki \u00f6rne\u011fimizde ilkin b\u00fct\u00fcn \u00f6l\u00fcml\u00fcleri i\u00e7ine alan bir \u00e7ember, sonra b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 i\u00e7ine alan daha k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u00e7ember; ve daha sonra da yaln\u0131z bu arkada\u015f\u0131 i\u00e7ine alan bir \u00e7ember g\u00f6steriyoruz.<\/p>\n<p>E\u011fer bu \u00e7emberleri s\u0131n\u0131fland\u0131rmak istersek, belli bir mant\u0131\u011fa g\u00f6re, bu \u00e7emberleri birbiri i\u00e7ine sokaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>Demek ki, metafizik anlay\u0131\u015f, mant\u0131k ve tas\u0131mla yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bir tas\u0131m \u00fc\u00e7 \u00f6nermelik bir gruptur; ilk iki \u00f6nermeye, \u00f6nceden g\u00f6nderilmi\u015f anlam\u0131nda \u00f6nc\u00fcller denir; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00f6nerme varg\u0131d\u0131r. Ba\u015fka bir \u00f6rnek: Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nde; son anayasadan \u00f6nce proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc vard\u0131. Diktat\u00f6rl\u00fck, diktat\u00f6rl\u00fckt\u00fcr. SSCB&#8217;de de diktat\u00f6rl\u00fckt\u00fcr. \u00d6yleyse SSCB ile diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn \u00fclkeleri \u0130talya ve Almanya aras\u0131nda hi\u00e7bir fark yoktur.<\/p>\n<p>Burada diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn kimin i\u00e7in ve kimin \u00fczerinde i\u015fledi\u011fine bak\u0131lm\u0131yor, ayn\u0131 bi\u00e7imde burjuva demokrasisi \u00f6v\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde de bu demokrasinin kimin \u00e7\u0131kar\u0131na i\u015fledi\u011fi s\u00f6ylenmiyor.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, \u015feyleri ve toplumsal d\u00fcnyay\u0131, ayr\u0131 ayr\u0131 \u00e7emberlerle b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f ve bu \u00e7emberleri birbiri i\u00e7ine girmi\u015f gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmeye, sorunlar\u0131 bu bi\u00e7imde koymaya var\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz bunlar, teorik sorunlard\u0131r ama pratikte de bir davran\u0131\u015f bi\u00e7imine g\u00f6t\u00fcr\u00fcrler. Bunun gibi, \u00f6rne\u011fin, mutsuz 1919 Almanya\u2019s\u0131 \u00f6rne\u011fini s\u00f6yleyebiliriz. Almanya&#8217;da sosyal demokrasi, davran\u0131\u015f\u0131 ile kapitalizmin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcp gitmesine izin verece\u011fini ve nazili\u011fe de vesile olaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6remeden, demokrasiyi korumak i\u00e7in, proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc<br \/>\n\u00f6ld\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p>Hayvanlar\u0131n da bitkilerin de bir evrimi oldu\u011fu bilininceye kadar, zooloji ve biyoloji de \u015feyleri ayr\u0131 ayr\u0131 g\u00f6r\u00fcr ve incelerdi. eskiden, b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar, \u015feyler, nas\u0131l ise, her zaman \u00f6yle olduklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclerek s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131yordu.<\/p>\n<p>Ve ger\u00e7ekten, ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n sonuna dek, do\u011fabilim, her \u015feyden \u00e7ok olgular\u0131 toplayan bir bilim, bir tamamlanm\u0131\u015f \u015feyler bilimi oldu. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 44.)<\/p>\n<p>Ancak bu konuyu tamamlamam\u0131z i\u00e7in \u015funu da g\u00f6rmemiz gerekir:<\/p>\n<p><b>VII. METAF\u0130Z\u0130K S\u00d6ZC\u00dc\u011e\u00dcN\u00dcN A\u00c7IKLAMASI<br \/>\n<\/b><br \/>\nFelsefede metafizik denilen \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm vard\u0131r ama metafizik, ancak, Tanr\u0131 ve ruhla u\u011fra\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, burjuva felsefesinde b\u00f6yle bir \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Onda her \u015fey sonsuzdur. Tanr\u0131, sonsuzdur, de\u011fi\u015fmez, kendi kendisiyle \u00f6zde\u015f kal\u0131r; ruh da \u00f6yle. \u0130yi de k\u00f6t\u00fc de vb. hep ayn\u0131d\u0131r, b\u00fct\u00fcn bunlar, a\u00e7\u0131k\u00e7a belirlenmi\u015f, kesin ve sonsuzdur. Demek ki, felsefenin metafizik denilen bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde \u015feyler, donmu\u015f bir topluluk olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcrler ve her \u015feyi kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya koyma yoluyla, ruh maddeye kar\u015f\u0131, iyi k\u00f6t\u00fcye kar\u015f\u0131 vb. konarak, yani kar\u015f\u0131tlar aras\u0131ndaki birbirine kar\u015f\u0131 olma durumuyla uslamlama<br \/>\ny\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu uslamlama, bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imine, bu anlay\u0131\u015fa, metafizik denir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu anlay\u0131\u015f, Tanr\u0131 gibi, iyilik, ruh, k\u00f6t\u00fcl\u00fck vb. gibi fizik d\u0131\u015f\u0131nda bulunan \u015feyleri ve fikirleri i\u015fler. Metafizik, Yunanca \u00f6tesinde demek olan meta ve d\u00fcnya olaylar\u0131n\u0131n bilimi demek olan fizik s\u00f6zlerinden gelir. Demek ki metafizik, d\u00fcnyan\u0131n \u00f6tesinde yer alan \u015feylerle u\u011fra\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca, bu anlay\u0131\u015f, tarihsel bir rastlant\u0131 sonucu da metafizik diye adland\u0131r\u0131l\u0131r. Mant\u0131\u011f\u0131 ilk inceleyen (ki hala kullan\u0131lmaktad\u0131r) Aristoteles, \u00e7ok \u015feyler yazd\u0131. \u00d6l\u00fcm\u00fcnden sonra, \u00f6\u011fretilileri, onun yaz\u0131lar\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131rd\u0131lar; bir katalog yapt\u0131lar ve sonra, Fizik diye ba\u015fl\u0131k at\u0131lm\u0131\u015f bir yaz\u0131 ile ruh sorunlar\u0131n\u0131 i\u015fleyen ba\u015fl\u0131ks\u0131z bir yaz\u0131s\u0131n\u0131 buldular ve o yaz\u0131y\u0131, fizikten<br \/>\nsonra anlam\u0131na gelen Yunanca Metafizik s\u00f6z\u00fc ile s\u0131n\u0131fland\u0131rd\u0131lar.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 olarak, inceledi\u011fimiz \u00fc\u00e7 terim aras\u0131nda bulunan ba\u011f \u00fczerinde \u00f6nemle dural\u0131m:<\/p>\n<p>Metafizik, mekanik\u00e7ilik, mant\u0131k. Bu \u00fc\u00e7 bilgi kolu, her zaman birlikte g\u00f6r\u00fcn\u00fcrler ve hep birbirlerini gerektirirler. Bir sistem olu\u015ftururlar ki, biri olmadan \u00f6teki anla\u015f\u0131lamaz.<\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><b>D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc KISIM<\/b><\/span><\/p>\n<p>D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u0130NCELENMES\u0130<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<\/p>\n<p>D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N \u0130NCELENMES\u0130NE G\u0130R\u0130\u015e<\/p>\n<p>I. Haz\u0131rlay\u0131c\u0131 uyar\u0131lar.<br \/>\n<b>II. <\/b>Diyalektik y\u00f6ntem nereden do\u011fmu\u015ftur?<br \/>\n<b>III.<\/b> Diyalektik, uzun zaman, ni\u00e7in metafizik anlay\u0131\u015f\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda kald\u0131?<br \/>\n<b>IV.<\/b> 18. y\u00fczy\u0131l materyalizmi ni\u00e7in metafizikti?<br \/>\n<b>V.<\/b> Diyalektik materyalizm nas\u0131l do\u011fdu: Hegel ve Marks.<\/p>\n<p><b>I. HAZIRLAYICI UYARILAR<br \/>\n<\/b><br \/>\nDiyalektikten, bazen, gizemli bir \u015fey gibi s\u00f6z edilir ve o, karma\u015f\u0131k herhangi bir \u015fey gibi g\u00f6sterilir. Diyalektik iyi bilinmedi\u011fi i\u00e7in, ondan geli\u015fig\u00fczel s\u00f6z edildi\u011fi de olur. B\u00fct\u00fcn bunlar, can s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r ve sak\u0131n\u0131lmas\u0131 gereken yanl\u0131\u015flara neden olurlar.<\/p>\n<p>S\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn kaynak anlam\u0131na bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda diyalektik terimi, yaln\u0131zca tart\u0131\u015fma sanat\u0131 demektir ve uzun uzun tart\u0131\u015fan insan i\u00e7in kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda da bu anlam anla\u015f\u0131l\u0131r; ve gene s\u00f6z\u00fcn anlam\u0131 geni\u015fletilerek, iyi konu\u015fan bir insan i\u00e7in de diyalektik\u00e7i (diyalektisyen) denir.<\/p>\n<p>Biz, diyalekti\u011fi, bu anlamda incelemeyece\u011fiz. Diyalektik s\u00f6z\u00fc, felsefi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan ba\u015fka bir anlam kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Felsefi anlamda diyalektik, san\u0131lan\u0131n tersine, herkesin eri\u015febilece\u011fi, apa\u00e7\u0131k ve gizemsiz bir \u015feydir.<\/p>\n<p>Ancak, diyalektik herkes\u00e7e anla\u015f\u0131labilirse de gene de baz\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fckleri vard\u0131r; i\u015fte bu g\u00fc\u00e7l\u00fcklerin nedenini bilmemiz gerekir.<\/p>\n<p>El i\u015flerinden baz\u0131lar\u0131 basit, baz\u0131lar\u0131 pek karma\u015f\u0131kt\u0131r. \u00d6rne\u011fin, ambalaj sand\u0131klar\u0131 yapmak, basit bir i\u015ftir. Tersine, bir telsiz ayg\u0131t\u0131n\u0131 monte etmek, parmaklarda \u00e7ok daha ustal\u0131k, duyarl\u0131k ve k\u0131vrakl\u0131k isteyen bir i\u015ftir.<\/p>\n<p>Ellerimiz ve parmaklar\u0131m\u0131z, bizim i\u00e7in i\u015f aletleridir ama d\u00fc\u015f\u00fcnce de bir i\u015f aletidir. Nas\u0131l parmaklar\u0131m\u0131z her zaman irice, titizlik isteyen bir i\u015f yapm\u0131yorlarsa, beynimiz i\u00e7in de durum ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsan eme\u011finin tarihinde insan, ba\u015flang\u0131c\u0131nda ancak kaba i\u015fleri yapmay\u0131 biliyordu. Bilimlerdeki ilerleme, daha belirli, daha kesin i\u015flerin yap\u0131labilmesine yol a\u00e7t\u0131.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcnce tarihi i\u00e7in de tam ayn\u0131 \u015fey olmu\u015ftur. Metafizik, parmaklar\u0131m\u0131z gibi, ancak kaba hareketleri yapabilme yetene\u011finde bir d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6ntemidir (\u00f6rne\u011fin metafizi\u011fin sand\u0131klar\u0131n\u0131 \u00e7ivilemek ya da \u00e7ekmecelerini \u00e7ekmek gibi).<\/p>\n<p>Diyalektik, bu y\u00f6ntemden ayr\u0131l\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir a\u00e7\u0131kl\u0131k, incelik sa\u011flar ve diyalektik, b\u00fcy\u00fck bir a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa, inceli\u011fe sahip bir d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6nteminden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcncenin evrimi de t\u0131pk\u0131, el i\u015finin evrimi gibi olmu\u015ftur. Bunun \u00f6yk\u00fcs\u00fc de ayn\u0131d\u0131r, bu evrimde de hi\u00e7bir s\u0131r yoktur, her \u015fey apa\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00fc\u00e7l\u00fckler \u015furadan gelmektedir: 26 ya\u015f\u0131na kadar sand\u0131k \u00e7iviliyoruz ve sonra, birdenbire, bizi, monte etmek \u00fczere telsiz ayg\u0131t\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne koyuyorlar. Elbette \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekece\u011fiz. Elbette ki, ellerimiz hantal, parmaklar\u0131m\u0131z beceriksiz olacakt\u0131r. Ancak zamanla yava\u015f yava\u015f k\u0131vrakla\u015fabilecek ve bu i\u015fi ger\u00e7ekle\u015ftirebilece\u011fiz. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta bize \u00e7ok g\u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fcnen; sonra \u00e7ok basit gelecektir.<\/p>\n<p>Diyalektik i\u00e7in de ayn\u0131 \u015fey. Eski metafizik d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6nteminin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla kafam\u0131z karmakar\u0131\u015f\u0131k iken, diyalektik y\u00f6ntemin k\u0131vrakl\u0131\u011f\u0131n\u0131, inceli\u011fini kavramam\u0131z gerekiyor. Ancak g\u00f6rece\u011fiz ki, bunda da gene hi\u00e7bir s\u0131r, hi\u00e7bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k\u00a0 yoktur.<\/p>\n<p><b>II. D\u0130YALEKT\u0130K Y\u00d6NTEM NEREDEN DO\u011eMU\u015eTUR?<br \/>\n<\/b><br \/>\nBiz biliyoruz ki, metafizik, d\u00fcnyay\u0131 donmu\u015f \u015feyler k\u00fcmesi olarak kabul eder, oysa, do\u011faya bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda tersine, her \u015feyin k\u0131m\u0131ldad\u0131\u011f\u0131n\u0131, her \u015feyin de\u011fi\u015fti\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. D\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7in de ayn\u0131 \u015feyi saptar\u0131z. O halde bu saptamadan, metafizik ile ger\u00e7ek aras\u0131nda bir uyumsuzluk bulundu\u011fu sonucu \u00e7\u0131kar. Bunun i\u00e7in, yal\u0131n bir bi\u00e7imde tan\u0131mlamak ve \u00f6z bir fikir vermek i\u00e7in denilebilir ki: metafizik diyen hareketsizlik demektedir,<br \/>\ndiyalektik diyen de hareket demektedir.<\/p>\n<p>Bizi ku\u015fatan her \u015feyde bulunan hareket ve de\u011fi\u015fme, diyalekti\u011fin temelinde yatan \u015feylerdir.<\/p>\n<p>Do\u011fay\u0131, insan tarihini ya da kendi \u00f6z kafa etkinli\u011fimizi d\u00fc\u015f\u00fcncenin incelemesi alt\u0131na koydu\u011fumuz zaman, bize ilk g\u00f6r\u00fcnen \u015fey, hi\u00e7bir \u015feyin oldu\u011fu gibi, oldu\u011fu yerde oldu\u011fu bi\u00e7imde kalmad\u0131\u011f\u0131 ama her \u015feyin hareket etti\u011fi, de\u011fi\u015fti\u011fi, oldu\u011fu ve yok oldu\u011fu sonsuz ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkiler ve etkiler<br \/>\nyuma\u011f\u0131 tablosudur. (Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, s. 63-64.)<\/p>\n<p>Engels&#8217;in bu \u00e7ok a\u00e7\u0131k metninden sonra, diyalektik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan, her \u015feyin de\u011fi\u015fti\u011fini, hi\u00e7bir \u015feyin oldu\u011fu yerde kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, hi\u00e7bir \u015feyin nas\u0131l ise \u00f6yle devam etmedi\u011fini ve bu bak\u0131mdan bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn ger\u00e7ekle tam bir uyum i\u00e7inde bulundu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Hi\u00e7bir \u015fey, bulundu\u011fu yerde durmaz,<br \/>\nbize hareketsiz g\u00f6r\u00fcnse bile k\u0131m\u0131ldar; yerin, g\u00fcne\u015fin \u00e7evresindeki hareketiyle birlikte k\u0131m\u0131ldar, yerin kendi ekseni \u00fczerindeki hareketiyle birlikte k\u0131m\u0131ldar. Metafizikte \u00f6zde\u015flik ilkesi, bir \u015feyin kendi kendisi olarak kalmas\u0131n\u0131 ister. Oysa biz, tersine, hi\u00e7bir \u015feyin oldu\u011fu gibi kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Hep ayn\u0131 kal\u0131yormu\u015fuz gibi bir izlenimimiz vard\u0131r bizim, bununla birlikte, Engels bize ayn\u0131lar, farkl\u0131d\u0131rlar diyor. Siz, \u00f6zde\u015f oldu\u011fumuzu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz ama daha bunu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken biz de\u011fi\u015ftik bile. \u00c7ocuktuk, adam olduk ve bu adam, fiziksel olarak, hi\u00e7bir zaman ayn\u0131 kalmaz; g\u00fcnbeg\u00fcn ya\u015flan\u0131r.<\/p>\n<p>Demek ki, Eleal\u0131lar\u0131n savunduklar\u0131 gibi, hareket aldat\u0131c\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f de\u011fildir; mademki, ger\u00e7ekte, her \u015fey k\u0131m\u0131ldar ve de\u011fi\u015fir, aldat\u0131c\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f hareketsizliktir.<\/p>\n<p>Tarih de bize, \u015feylerin olduklar\u0131 gibi durmad\u0131klar\u0131n\u0131 tan\u0131tl\u0131yor. Toplum hi\u00e7bir zaman hareketsiz de\u011fildir. \u0130lk\u00e7a\u011fda ilkin k\u00f6leci toplum var oldu, ondan sonra feodal toplum geldi, onu da kapitalist toplum izledi. Bu toplumlar\u0131n incelenmesi, bize, yeni bir toplumun do\u011fmas\u0131na yol a\u00e7an \u00f6\u011felerin, bu toplumlar\u0131n ba\u011fr\u0131nda s\u00fcrekli olarak ve yava\u015f yava\u015f, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclmeksizin<br \/>\ngeli\u015ftiklerini g\u00f6steriyor. Bunun gibi, kapitalist toplum da her g\u00fcn de\u011fi\u015fmektedir ve SSCB&#8217;de art\u0131k var olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7bir toplum hareketsiz kalmaz, Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nde kurulan sosyalist toplum da bir g\u00fcn, ortadan kalkmak durumundad\u0131r. Daha \u015fimdiden g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclebilecek bi\u00e7imde de\u011fi\u015fmektedir. Onun i\u00e7in, metafizik\u00e7iler, orada ne olup bitti\u011fini anlam\u0131yorlar. Hala kapitalist bask\u0131n\u0131n etkisi alt\u0131ndaki insanlar\u0131n duygular\u0131 ile, t\u00fcm\u00fcyle d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f bir toplumu yarg\u0131lamaya devam ediyorlar.<\/p>\n<p>Bizim duygular\u0131m\u0131z da de\u011fi\u015fir, ki biz bunu pek az hesaba kat\u0131yoruz. Bir sempatiden ba\u015fka bir \u015fey olmayan \u015feyin bir a\u015fka d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, sonra da bazen bir kin haline geldi\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz.<\/p>\n<p>Her yerde do\u011fada tarihte, d\u00fc\u015f\u00fcncede g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u015fey, de\u011fi\u015fme ve harekettir. \u0130\u015fte diyalektik, bu saptama ile ba\u015flar.<\/p>\n<p>Yunanl\u0131lar, her yanda de\u011fi\u015fmeyle ve hareketle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmas\u0131 olgusundan etkilendiler. Daha \u00f6nce g\u00f6rd\u00fck ki, diyalekti\u011fin babas\u0131 denilen Heraklitos, bize, ilk olarak, diyalektik bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131 getirmi\u015ftir, yani d\u00fcnyay\u0131 hareket halinde ve donmam\u0131\u015f olarak tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131r. Heraklitos&#8217;un g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131, bir y\u00f6ntem haline gelebilir.<\/p>\n<p>Ancak bu diyalektik y\u00f6ntem, ancak \u00e7ok zaman sonra kabul dilebilmi\u015ftir. Diyalekti\u011fin, ni\u00e7in bu kadar uzun zaman metafizik y\u00f6ntemin bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmemiz gerekir.<\/p>\n<p><b>III. D\u0130YALEKT\u0130K, UZUN ZAMAN, N\u0130\u00c7\u0130N METAF\u0130Z\u0130K Y\u00d6NTEM\u0130N BASKISI ALTINDA KALDI?<br \/>\n<\/b><br \/>\nDiyalektik anlay\u0131\u015f\u0131n, tarihte, \u00e7ok erkenden do\u011fmu\u015f oldu\u011funu ama insanlar\u0131n bilgilerinin yetersizli\u011finin, metafizik y\u00f6ntemin geli\u015fmesine ve diyalekti\u011fin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mesine olanak sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fck.<\/p>\n<p>Burada insanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bilgisizli\u011finden do\u011fan idealizm ile diyalekti\u011fin yeterince tan\u0131nmamas\u0131ndan do\u011fan metafizik anlay\u0131\u015f aras\u0131nda bir paralellik kurabiliriz.<\/p>\n<p>Bu, ni\u00e7in ve nas\u0131l olanakl\u0131 olabilirdi?<\/p>\n<p>\u0130nsanlar, do\u011fay\u0131 incelemeye tam bir bilgisizlik i\u00e7inde ba\u015flad\u0131lar. Saptad\u0131klar\u0131 olaylar\u0131 incelemek i\u00e7in, onlar\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131rmaya ba\u015fl\u0131yorlar ama s\u0131n\u0131fland\u0131rma tarz\u0131, bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 yarat\u0131yor. Kategoriler yaparak ve bunlar\u0131 birbirlerinden ay\u0131rarak, akl\u0131m\u0131z, b\u00f6yle ay\u0131rmalar yapmaya al\u0131\u015f\u0131yor<br \/>\nve biz, burada metafizik y\u00f6ntemin ilk \u00f6zelli\u011fini buluyoruz. \u015eu halde metafizik, bilimlerin geli\u015fmesinde yetersizlikten \u00e7\u0131k\u0131yor. Daha 150 y\u0131l \u00f6nce, bilimler birbirlerinden ayr\u0131larak inceleniyordu. \u00d6rne\u011fin, kimya, fizik, biyoloji, kendi ba\u015flar\u0131na, ayr\u0131 ayr\u0131 inceleniyordu ve aralar\u0131nda hi\u00e7bir ili\u015fki g\u00f6r\u00fclm\u00fcyordu. Bu y\u00f6ntem, bilimlerin kendi i\u00e7inde de uygulan\u0131yordu.<br \/>\nFizik, sesi, \u0131s\u0131y\u0131, manyeti\u011fi, elektri\u011fi inceliyordu ve bu \u00e7e\u015fitli olaylar aras\u0131nda hi\u00e7bir ili\u015fki olmad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu; her biri, ayr\u0131 b\u00f6l\u00fcmlerde inceleniyordu.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte burada da metafizi\u011fin, \u015feyler aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin tan\u0131nmamas\u0131n\u0131, aralar\u0131nda ortak bir \u015fey bulunmamas\u0131n\u0131 kabul eden ikinci temel \u00f6zelli\u011fini \u00e7ok iyi g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde \u015feyleri durgunluk halinde kavramak, hareket halinde kavramaktan \u00e7ok daha kolayd\u0131r. \u00d6rnek olarak foto\u011fraf\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 alal\u0131m: G\u00f6r\u00fcr\u00fcz ki, ilkin, \u015feyler kendi hareketsizlikleri i\u00e7inde (bu foto\u011fraft\u0131r), sonra, ancak zamanla, hareketleri i\u00e7inde (bu da sinemad\u0131r) saptanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Pekala!<br \/>\nFoto\u011fraf ve sineman\u0131n imgesi, bilimlerin ve insan zihninin geli\u015fmesinin bir imgesidir. \u015eeyleri, hareket i\u00e7inde incelemeden \u00f6nce, durgun halleriyle inceliyoruz.<\/p>\n<p>Peki ni\u00e7in? \u00c7\u00fcnk\u00fc, bilinmiyordu. \u00d6\u011frenmek i\u00e7in de en kolay bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 se\u00e7ildi; \u00e7\u00fcnk\u00fc hareketsiz \u015feyler, kavranmas\u0131 ve incelenmesi daha kolay \u015feylerdir. Ku\u015fkusuz, \u015feyleri durgunluk halinde inceleme, diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcncenin zorunlu bir an\u0131d\u0131r &#8211; ama yaln\u0131z bir an, eksik, par\u00e7al\u0131 ve olu\u015f halindeki \u015feylerin incelenmesiyle b\u00fct\u00fcnle\u015fmesi gereken bir and\u0131r.<\/p>\n<p>Bu anlay\u0131\u015f\u0131, \u00f6rne\u011fin, biyolojide zoolojinin ve botani\u011fin incelenmesinde g\u00f6r\u00fcyoruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar iyi bilinmiyorlard\u0131; \u00f6nceleri, hayvanlar, soy ve t\u00fcr bi\u00e7iminde s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131ld\u0131 ve aralar\u0131nda ortak hi\u00e7bir \u015fey bulunmad\u0131\u011f\u0131 ve bu durumun her zaman b\u00f6yle olmu\u015f oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu (metafizi\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc temel \u00f6zelli\u011fi). Saptan\u0131mc\u0131l\u0131k (fixisme) denilen (ve evrimcilikin tersine, \u00f6rne\u011fin, hayvan t\u00fcrlerinin bug\u00fcn ne iseler her zaman \u00f6yle olduklar\u0131n\u0131 ve hi\u00e7bir evrim g\u00f6stermediklerini iddia eden) teori buradan gelir; demek ki bu, metafizik bir teoridir ve insanlar\u0131n bilgisizli\u011finden ileri gelmektedir.<\/p>\n<p><b>IV. 18. Y\u00dcZYIL MATERYAL\u0130ZM\u0130 N\u0130\u00c7\u0130N METAF\u0130Z\u0130KT\u0130?<br \/>\n<\/b><br \/>\nMekanik\u00e7ili\u011fin 18. y\u00fczy\u0131l materyalizminde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu materyalizme \u00e7ok kez mekanik\u00e7i materyalizm dendi\u011fini biliyoruz. Neden b\u00f6yle oldu? \u00c7\u00fcnk\u00fc materyalist anlay\u0131\u015f, b\u00fct\u00fcn bilimlerin geli\u015fmesine ba\u011fl\u0131d\u0131r ve bilimler aras\u0131nda ilk geli\u015fmi\u015f olan da mekanik bilimidir. G\u00fcnl\u00fck<br \/>\ndilde mekanik makinelerin incelenmesi, bilimsel dilde ise yer de\u011fi\u015ftirme olarak hareketin incelenmesidir. Mekanik ilk geli\u015fen bilim olmu\u015fsa, bu mekanik hareketin, en basit hareket olmas\u0131ndand\u0131r. A\u011fa\u00e7 \u00fczerinde r\u00fczgarda sallanan bir elman\u0131n hareketini incelemek, olgunla\u015fmakta olan bir elman\u0131n i\u00e7inde olu\u015fan de\u011fi\u015fmeyi incelemekten \u00e7ok daha kolayd\u0131r. R\u00fczgar\u0131n elma \u00fczerinde etkisi, elman\u0131n olgunla\u015fmas\u0131ndan \u00e7ok daha kolayl\u0131kla incelenebilir ama bu inceleme k\u0131smidir ve b\u00f6yle bir inceleme metafizi\u011fe kap\u0131 a\u00e7ar.<\/p>\n<p>Eski Yunanl\u0131lar, her ne kadar her \u015feyin hareket oldu\u011funu g\u00f6zledilerse de bu g\u00f6zlemlerinden yararlanamad\u0131lar, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilgileri yetersizdi. O halde \u015feyler ve olaylar g\u00f6zleniyor, s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131yor, yer de\u011fi\u015ftirmenin incelenmesi ile yetiniliyor, bundan da mekanik ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor; ve bilim alanlar\u0131ndaki<br \/>\nbilgilerin yetersizli\u011fi, metafizik anlay\u0131\u015f\u0131 do\u011furuyor.<\/p>\n<p>Materyalizmin, her zaman bilimler \u00fczerinde kurulu oldu\u011funu biliyoruz. Bu \u00e7a\u011fda b\u00fct\u00fcn bilimler aras\u0131nda en \u00e7ok geli\u015fmi\u015f olan bilim, mekanikti.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in, diyecektir Engels, 18. y\u00fczy\u0131l materyalizminin metafizik, mekanik\u00e7i bir materyalizm olmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilimler de \u00f6yleydi.<\/p>\n<p>\u015eu halde diyece\u011fiz ki, bu metafizik, mekanik\u00e7i materyalizm, materyalistti, \u00e7\u00fcnk\u00fc felsefenin temel sorusunu, birinci etken maddedir diye yan\u0131tl\u0131yordu ama ayn\u0131 zamanda metafizikti; \u00e7\u00fcnk\u00fc, evreni, donmu\u015f, kal\u0131pla\u015fm\u0131\u015f ve mekanik \u015feyler k\u00fcmesi say\u0131yordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u015feyi mekanik aral\u0131\u011f\u0131ndan<br \/>\ng\u00f6r\u00fcyor ve inceliyordu.<\/p>\n<p>Bir g\u00fcn gelecek, ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n birikimiyle, bilimlerin de hareketsiz olmad\u0131klar\u0131 saptanacak. Kimyay\u0131, fizikten ya da biyolojiden ay\u0131rd\u0131ktan sonra; tek ba\u015flar\u0131na birini ya da \u00f6tekini incelemenin olanaks\u0131z hale geldi\u011finin fark\u0131na var\u0131lacakt\u0131r. \u00d6rne\u011fin, biyoloji alan\u0131na giren sindirimi, kimya olmadan incelemek, olanaks\u0131zd\u0131r. 19. y\u00fczy\u0131la do\u011fru, bilimlerin birbirlerine ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 anla\u015f\u0131lacak ve bunu, bilimler i\u00e7indeki metafizik anlay\u0131\u015fta bir geri \u00e7ekilme izleyecektir, \u00e7\u00fcnk\u00fc do\u011fa hakk\u0131nda daha derinle\u015ftirilmi\u015f bilgilere sahip olunacakt\u0131r. O zamana kadar, fizik olaylar\u0131 ayr\u0131 ayr\u0131 incelenmi\u015fti ama \u015fimdi, b\u00fct\u00fcn bu olaylar\u0131n ayn\u0131 nitelikte oldu\u011fu kabul edilmek zorunda kal\u0131n\u0131yor. B\u00f6ylece, \u00f6nce ayr\u0131 ayr\u0131 incelenen elektrik<br \/>\nve manyetik, bug\u00fcn bir tek bilim: elektro-manyetik olarak birle\u015ftirilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ses ve \u0131s\u0131 olaylar\u0131 incelenirken, ayn\u0131 \u015fekilde her ikisinin de ayn\u0131 nitelikte bir olaydan \u00e7\u0131km\u0131\u015f oldu\u011funun fark\u0131na var\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Bir \u00e7eki\u00e7le vurulurken bir ses elde edilir ve bir \u0131s\u0131 olu\u015fturulur. Is\u0131y\u0131 olu\u015fturan harekettir ve biz biliyoruz ki, ses, havan\u0131n titre\u015fimleridir; titre\u015fimler ise, onlar da harekettir. \u0130\u015fte yap\u0131s\u0131 (do\u011fas\u0131) ayn\u0131 iki olay.<\/p>\n<p>Biyolojide giderek daha inceden inceye, titizlikle s\u0131n\u0131fland\u0131rma yaparak, \u00f6yle t\u00fcrler bulunmu\u015ftur ki, bunlar\u0131, art\u0131k ne bitkisel, ne de hayvansal olarak s\u0131n\u0131fland\u0131rma olana\u011f\u0131 yoktur ve incelemeler her g\u00fcn daha ileri g\u00f6t\u00fcr\u00fclerek, hayvanlar\u0131n, her zaman ayn\u0131 olmad\u0131klar\u0131 sonucuna var\u0131l\u0131yor. Olgular,<br \/>\nsaptan\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve metafizik zihniyeti mahkum etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Materyalizmin diyalektik olmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan \u015fimdi g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fumuz bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm, 19. y\u00fczy\u0131lda olu\u015fmu\u015ftur. Diyalektik, geli\u015fimleri s\u0131ras\u0131nda metafizik anlay\u0131\u015ftan vazge\u00e7en bilimlerin \u00f6z ere\u011fidir. Materyalizm d\u00f6n\u00fc\u015febildi, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilimler de\u011fi\u015fti. Metafizik bilimlere, metafizik materyalizm uygun d\u00fc\u015f\u00fcyordu; ve yeni bilimlere, yeni bir materyalizm, yani diyalektik materyalizm uygun d\u00fc\u015f\u00fcyor.<\/p>\n<p><b>V. D\u0130YALEKT\u0130K MATERYAL\u0130ZM NASIL DO\u011eDU: HEGEL VE MARKS<br \/>\n<\/b><br \/>\nMetafizik materyalizmden diyalektik materyalizme bu d\u00f6n\u00fc\u015fme nas\u0131l oldu diye sorarsak, genellikle \u015f\u00f6yle yan\u0131tlan\u0131r:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>18. y\u00fczy\u0131l\u0131n metafizik materyalizmi vard\u0131.<br \/>\n<b>2.<\/b> Bilimler de\u011fi\u015fti.<br \/>\n<b>3.<\/b> Bu arada Marks ve Engels geldi; onlar metafizik materyalizmi ikiye b\u00f6ld\u00fcler, metafizi\u011fi att\u0131lar, materyalizme diyalekti\u011fi ekleyerek al\u0131koydular.<\/p>\n<p>\u015eeyleri bu bi\u00e7imde sunma e\u011filimi, \u015feyleri bir \u015fema haline getirerek basitle\u015ftirmemizi isteyen metafizik y\u00f6ntemden ileri gelir. Oysa biz, tersine, s\u00fcrekli olarak, ger\u00e7e\u011fin olgular\u0131n\u0131n hi\u00e7bir zaman \u015femala\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fini akl\u0131m\u0131zdan \u00e7\u0131karmamal\u0131y\u0131z. Olgular, bize g\u00f6r\u00fcnd\u00fcklerinden ve bizim d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczden daha karma\u015f\u0131kt\u0131rlar. Onun i\u00e7in metafizik<br \/>\nmateryalizmin diyalektik materyalizme d\u00f6n\u00fc\u015fmesi, o kadar basit olmad\u0131.<\/p>\n<p>Diyalektik, ger\u00e7ekte, bilimlerde meydana gelen de\u011fi\u015fmeyi anlamas\u0131n\u0131 bilen idealist Alman filozofu Hegel (1770-1831) taraf\u0131ndan geli\u015ftirildi. Heraklitos&#8217;un eski fikrini yeniden ele alarak, bilimsel ilerlemelerin de yard\u0131m\u0131yla, evrende her \u015feyin hareket etti\u011fini ve de\u011fi\u015fti\u011fini, hi\u00e7bir \u015feyin ayr\u0131, tek ba\u015f\u0131na olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, her \u015feyin her \u015feye ba\u011fl\u0131 bulundu\u011funu saptad\u0131 ve b\u00f6ylece diyalekti\u011fi yaratt\u0131. Hegel&#8217;den dolay\u0131, bug\u00fcn, d\u00fcnyan\u0131n diyalektik hareketinden s\u00f6z ediyoruz. Hegel&#8217;in ba\u015fta sezinledi\u011fi \u015fey, d\u00fc\u015f\u00fcncenin hareketidir ve Hegel, buna, do\u011fal olarak, diyalektik ad\u0131n\u0131 vermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ancak Hegel idealisttir. Yani ruha birinci derecede \u00f6nem verir, bu y\u00fczden de o, \u00f6zel bir hareket ve de\u011fi\u015fme anlay\u0131\u015f\u0131 yarat\u0131r. Ruhun de\u011fi\u015fmelerinin, maddedeki de\u011fi\u015fmelerin nedeni oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Hegel&#8217;e g\u00f6re, evren, maddele\u015fmi\u015f fikirdir (idee&#8217;dir) ve evrenden \u00f6nce, ilkin ruh vard\u0131r ve ruh, evreni bulur. \u00d6zet olarak, Hegel, ruhun ve evrenin aral\u0131ks\u0131z de\u011fi\u015fme halinde oldu\u011funu saptar ama bundan maddedeki de\u011fi\u015fmeleri, ruhun de\u011fi\u015fikliklerinin belirledi\u011fi sonucunu \u00e7\u0131kar\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6rnek: Mucidin bir fikri vard\u0131r, fikrini ger\u00e7ekle\u015ftirir, i\u015fte bu maddele\u015fmi\u015f fikir, maddede de\u011fi\u015fiklikler yarat\u0131r.<\/p>\n<p>Demek ki Hegel, pekala diyalektik\u00e7idir ama diyalekti\u011fi idealizme ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131lar.<\/p>\n<p>Ve i\u015fte bunun \u00fczerine Hegel&#8217;in \u00f6\u011fretilileri olan ama materyalist \u00f6\u011fretilileri olan ve materyalist olduklar\u0131na g\u00f6re maddeye birinci \u00f6nemi veren Marks (1818-1883) ve Engels (1820-1895), Hegel&#8217;in diyalekti\u011finin do\u011fru ama tersine olumlamalar verdi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Engels bu konuda \u015f\u00f6yle diyecektir: Diyalektik, Hegel ile, tepesi \u00fczerinde duruyordu, onu ayaklar\u0131 \u00fczerine oturtmak gerekti . Marks ve Engels, Hegel&#8217;in tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin hareketinin ba\u015flang\u0131\u00e7 nedenini, maddi ger\u00e7e\u011fe ge\u00e7irdiler ve Hegel&#8217;den ayn\u0131 terimi alarak, buna, do\u011fal olarak, diyalektik dediler.<\/p>\n<p>Onlar, Hegel&#8217;in d\u00fc\u015f\u00fcncenin ve evrenin aral\u0131ks\u0131z de\u011fi\u015fme halinde oldu\u011funu s\u00f6ylemekte hakl\u0131 oldu\u011funu ama fikirlerdeki de\u011fi\u015fmelerin \u015feylerdeki de\u011fi\u015fmeleri belirlediklerini iddia etmekle yan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Tersine, bize fikirleri \u015feyler verir ve fikirler, \u015feyler de\u011fi\u015ftikleri i\u00e7in de\u011fi\u015firler.<\/p>\n<p>Eskiden posta arabas\u0131yla yolculuk edilirdi. Bug\u00fcn trenle yolculuk ediyoruz; bizim trenle yolculuk etme gibi bir fikrimiz oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fil, bu yolculuk arac\u0131 var oldu\u011fu i\u00e7in yap\u0131yoruz. Bizim fikirlerimiz de\u011fi\u015fmi\u015ftir, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u015feyler de\u011fi\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u015eu halde Marks ve Engels&#8217;in elinde bir yanda 18. y\u00fczy\u0131l Frans\u0131z materyalizminden gelen materyalizm, \u00f6te yanda da Hegel&#8217;in diyalekti\u011fi vard\u0131 ve onlara, art\u0131k bu ikisini birbirine ba\u011flamaktan ba\u015fka bir \u015fey kalm\u0131yordu demekten ka\u00e7\u0131nmak gerekir.<\/p>\n<p>Bu, \u015feylerin daha karma\u015f\u0131k olduklar\u0131n\u0131 unutan dar g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc, \u015fematik bir anlay\u0131\u015f olur; bu, metafizik bir anlay\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Marks ve Engels, ku\u015fkusuz, diyalekti\u011fi Hegel&#8217;den alacaklarama onu de\u011fi\u015ftireceklerdir. Materyalizm i\u00e7in de ayn\u0131 \u015feyi yapacaklar ve bize, diyalektik materyalizmi vereceklerdir.<\/p>\n<p><img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p><b>\u0130K\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N YASALARI<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130 YASA: D\u0130YALEKT\u0130K DE\u011e\u0130\u015eME<\/p>\n<p><b>I. <\/b>Diyalektik hareketten ne anla\u015f\u0131l\u0131r?<br \/>\n<b>II. <\/b>Diyalektik i\u00e7in, kesin, mutlak, kutsal hi\u00e7bir \u015fey yoktur. (Engels)<br \/>\n<b>III.<\/b> S\u00fcre\u00e7.<\/p>\n<p><b>I. D\u0130YALEKT\u0130K HAREKETTEN NE ANLA\u015eILIR?<br \/>\n<\/b><br \/>\nDiyalekti\u011fin birinci yasas\u0131, hi\u00e7bir \u015fey oldu\u011fu yerde kalmaz, hi\u00e7bir \u015fey oldu\u011fu gibi kalmaz g\u00f6zlemiyle ba\u015flar. Kim ki, diyalektik der, hareket demektedir, de\u011fi\u015fme demektedir. Buna g\u00f6re, diyalekti\u011fin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131nda yer almaktan s\u00f6z edildi\u011fi zaman, bu, hareketin, de\u011fi\u015fmenin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131nda yer almak demektir: \u015eeyleri diyalekti\u011fe g\u00f6re incelemek istedi\u011fimiz<br \/>\nzaman, onlar\u0131 hareketleri i\u00e7inde de\u011fi\u015fmeleri i\u00e7inde inceleyece\u011fiz:<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bir elma. Bu elmay\u0131 incelemek i\u00e7in iki yolumuz var: Bunlardan biri metafizik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131d\u0131r, \u00f6teki ise diyalektik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Birinci durumda bu meyvenin bi\u00e7iminin ve renginin bir tan\u0131mlamas\u0131n\u0131 verece\u011fiz. Onun \u00f6zelliklerini s\u0131ralayaca\u011f\u0131z, onun tad\u0131ndan vb. s\u00f6z edece\u011fiz. Sonra elmay\u0131 bir armutla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rabilir, benzerliklerini ve ayr\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rebiliriz ve sonunda bir elma, bir elmad\u0131r ve bir armut, bir armuttur sonucunu \u00e7\u0131karabiliriz. Eskiden \u015feyler bu bi\u00e7imde inceleniyordu,<br \/>\nsay\u0131s\u0131z kitaplar bunun tan\u0131t\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>E\u011fer elmay\u0131, diyalektik a\u00e7\u0131dan incelemek istersek, hareket a\u00e7\u0131s\u0131ndan inceleyece\u011fiz ama elman\u0131n, yuvarland\u0131\u011f\u0131 ve yer de\u011fi\u015ftirdi\u011fi zamanki hareketi a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, onun evriminin hareketi a\u00e7\u0131s\u0131ndan inceleyece\u011fiz. O zaman g\u00f6rece\u011fiz ki, olgun elma, \u015fu anda ne ise her zaman \u00f6yle olmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6nce, ye\u015fil bir elma idi. \u00c7i\u00e7ek olmadan \u00f6nce bir tomurcuktu;<br \/>\nb\u00f6ylece elma a\u011fac\u0131n\u0131n ta ilkyaz d\u00f6nemindeki haline kadar uzanabilece\u011fiz. Demek ki elma, her zaman bir elma olmad\u0131, elman\u0131n bir tarihi, bir ge\u00e7mi\u015fi vard\u0131r; ve \u015fimdi de oldu\u011fu gibi kalmayacakt\u0131r. E\u011fer yere d\u00fc\u015ferse, \u00e7\u00fcr\u00fcyecek, ayr\u0131\u015facakt\u0131r, \u00e7ekirdekleri ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r, bu \u00e7ekirdekler de i\u015fler yolunda giderse, bir filiz, sonra da bir a\u011fa\u00e7 vereceklerdir. Demek<br \/>\nki, elma, hep oldu\u011fu gibi de\u011fildi ve hep oldu\u011fu gibi kalmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u015feyleri hareket a\u00e7\u0131s\u0131ndan incelemek denilen \u015fey budur. Bu, \u015feylerin, ge\u00e7mi\u015fi ve gelece\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan incelenmesidir. B\u00f6yle incelenince, elma, art\u0131k, ne oldu\u011fu ile ne olaca\u011f\u0131 aras\u0131nda yani ge\u00e7mi\u015f ile gelecek aras\u0131nda ancak bir ge\u00e7i\u015f olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>\u015eeylere bu bi\u00e7imde bakmay\u0131, kafalara daha iyi yerle\u015ftirebilmek i\u00e7in iki \u00f6rnek daha alaca\u011f\u0131z: yery\u00fcz\u00fc ve toplum.<\/p>\n<p>Metafizik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131nda yer al\u0131rsak, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn bi\u00e7imini, b\u00fct\u00fcn ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 ile betimleyece\u011fiz. Y\u00fczeyde denizlerin, karalar\u0131n, da\u011flar\u0131n bulundu\u011funu saptayaca\u011f\u0131z; topra\u011f\u0131n yap\u0131s\u0131n\u0131 inceleyece\u011fiz. Sonra yery\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00f6teki gezegenlerle ya da ayla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rabilir ve, en sonunda \u015fu varg\u0131ya var\u0131r\u0131z:<br \/>\nYery\u00fcz\u00fc, yery\u00fcz\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Oysa, yery\u00fcz\u00fcn\u00fc diyalektik a\u00e7\u0131dan incelerken, onun her zaman ne ise \u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, birtak\u0131m de\u011fi\u015fikliklere u\u011frad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu y\u00fczden, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn gelecekte de ba\u015fka yeni de\u011fi\u015fikliklere u\u011frayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. \u015eu halde bug\u00fcn yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn g\u00fcncel durumunun, ge\u00e7mi\u015f de\u011fi\u015fmeler ile gelecekteki<br \/>\nde\u011fi\u015fmeler aras\u0131nda bir ge\u00e7i\u015ften ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmeliyiz. Bu ge\u00e7i\u015f i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fen, olan de\u011fi\u015fmeler, bir elman\u0131n olgunla\u015fmas\u0131nda olan, ger\u00e7ekle\u015fen de\u011fi\u015fmelerden \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir \u00f6l\u00e7\u00fcde olsalar bile, se\u00e7ilmez, fark edilmez de\u011fi\u015fmelerdir.<\/p>\n<p>\u015eimdi de Marksistleri \u00f6zellikle ilgilendiren toplum \u00f6rne\u011fini g\u00f6relim.<\/p>\n<p>Gene iki y\u00f6ntemimizi uygulayal\u0131m: Metafizik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan bize denecektir ki, zenginler ve yoksullar her zaman oldu. B\u00fcy\u00fck bankalar\u0131n, koskoca fabrikalar\u0131n bulundu\u011fu belirtilecek, kapitalist toplumun ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir betimlemesi verilecek, ge\u00e7mi\u015f toplumlarla (feodal ve k\u00f6leci toplumlarla); benzerlikleri ya da ayr\u0131l\u0131klar\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131larak, kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lacak ve bize \u015fu denecek: kapitalist toplum ne ise odur.<\/p>\n<p>Diyalektik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan, kapitalist toplumun, her zaman ne ise o olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenece\u011fiz. E\u011fer biz, ge\u00e7mi\u015fte, bir zaman ba\u015fka toplumlar\u0131n da ya\u015fam\u0131\u015f oldu\u011funu saptarsak, bunu, kapitalist toplumun da b\u00fct\u00fcn \u00f6teki toplumlar gibi, sonuncu toplum olmad\u0131\u011f\u0131, kapitalist toplumun dokunulmaz bir temeli bulunmad\u0131\u011f\u0131 ama bizim i\u00e7in, tersine, ancak ge\u00e7ici bir ger\u00e7ek oldu\u011fu, ge\u00e7mi\u015fle gelecek aras\u0131nda bir ge\u00e7i\u015ften ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131 sonucunu \u00e7\u0131karmak i\u00e7in yapaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>Bu birka\u00e7 \u00f6rnekle, \u015feylere diyalektik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakman\u0131n, her \u015feye, ge\u00e7ici olarak, ge\u00e7mi\u015fte bir tarihi olan ve gelecekte de bir tarihi olmas\u0131 gereken, bir ba\u015flang\u0131c\u0131 olan ve bir sonu olmas\u0131 gereken \u015feyler olarak bakmak demek oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p><b>II. D\u0130YALEKT\u0130K \u0130\u00c7\u0130N KES\u0130N, MUTLAK, KUTSAL H\u0130\u00c7B\u0130R \u015eEY YOKTUR<br \/>\n<\/b><br \/>\nDiyalektik felsefe kar\u015f\u0131s\u0131nda hi\u00e7bir \u015fey sonal, mutlak, kutsal de\u011fildir; bu felsefe, her \u015feyin ge\u00e7ici karakterini ve her \u015feydeki ge\u00e7ici karakteri ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r ve onun kar\u015f\u0131s\u0131nda kesintisiz olu\u015f ve yok olu\u015f s\u00fcrecinden&#8230; ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte kalamaz. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin\u00a0 Sonu, s. 13.)<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu, yukarda g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fumuz ve \u00f6n\u00fcm\u00fczde inceleyece\u011fimiz \u015feyi belirten bir tan\u0131mlamad\u0131r:<\/p>\n<p>Diyalektik i\u00e7in kesin hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Bu demektir ki, diyalekti\u011fe g\u00f6re her \u015feyin bir ge\u00e7mi\u015fi vard\u0131r ve bir gelece\u011fi olacakt\u0131r; demek ki, her \u015fey, bir kez bulundu\u011fu yerde her zaman i\u00e7in, kesin olarak bulunmaz ve bug\u00fcnk\u00fc o, kesin ve son de\u011fildir. (Elma, yery\u00fcz\u00fc, toplum \u00f6rnekleri.)<\/p>\n<p>Diyalekti\u011fe g\u00f6re, ne d\u00fcnyada ne de d\u00fcnya d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir g\u00fc\u00e7 yoktur ki, \u015feyleri, kesin, son bi\u00e7imini alm\u0131\u015f bir durumda saptayabilsin; \u015fu halde hi\u00e7bir \u015fey mutlak de\u011fildir. (Mutlak=Absolu, hi\u00e7bir ko\u015fula ba\u011fl\u0131 olmayan, olay\u0131s\u0131yla evrensel, ba\u015fs\u0131z ve sonsuz, eksiksiz, tam demektir.)<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir \u015fey kutsal de\u011fildir demek, diyalektik her \u015feyi Ho\u015f g\u00f6r\u00fcr, hi\u00e7bir \u015feye sayg\u0131s\u0131 yoktur demek de\u011fildir. Hay\u0131r! Kutsal bir \u015fey, de\u011fi\u015fmez say\u0131lan, dokunulmamas\u0131, tart\u0131\u015f\u0131lmamas\u0131 gereken ama ancak ululanacak bir \u015fey demektir. \u00d6rne\u011fin, kapitalist toplum kutsald\u0131r. Pekala!, diyalektik<br \/>\ndiyor ki, hi\u00e7bir \u015fey, hareketten, de\u011fi\u015fmeden, tarihin de\u011fi\u015fikliklerinden<br \/>\nkurtulamaz, ka\u00e7amaz.<\/p>\n<p>Kal\u0131ms\u0131zl\u0131k (caducite), ya\u015fla birlikte t\u00fckenen anlam\u0131na gelen kad\u00fck olan, dayan\u0131ks\u0131z olan, y\u0131pranan, ya\u015flanan ve yok olmak zorunda olan bir \u015feydir. Diyalektik, kad\u00fck olan bir \u015feyin art\u0131k varl\u0131k nedeni olmayan bir \u015fey oldu\u011funu ve her \u015feyin ortadan kalkmak, yok olmak gibi bir yazg\u0131s\u0131 oldu\u011funu bize g\u00f6steriyor. Gen\u00e7 olan ya\u015flan\u0131r; bug\u00fcn ya\u015fayan yar\u0131n<br \/>\n\u00f6l\u00fcr ve diyalekti\u011fe g\u00f6re, olu\u015fun ve ge\u00e7i\u015fin kesintisiz s\u00fcrecinden<br \/>\nba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey mevcut de\u011fildir.<\/p>\n<p>Demek ki, diyalektik g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131nda yer almak, de\u011fi\u015fmeden ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feyi sonsuz saymamak demektir. Bu, \u00f6zel hi\u00e7bir \u015fey olu\u015fun d\u0131\u015f\u0131nda sonsuz olamaz demektir.<\/p>\n<p>Ama Engels&#8217;in, tan\u0131mlanmas\u0131nda s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi olu\u015f nedir?<\/p>\n<p>G\u00f6rd\u00fck ki, elman\u0131n bir tarihi vard\u0131r. \u015eimdi de \u00f6rne\u011fin, gene bir tarihi olan bir kalemi alal\u0131m.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn kullan\u0131lm\u0131\u015f olan bu kalem, yeni idi. Kalemin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 tahta, bir tahta kalastan \u00e7\u0131kar, bu kalas da bir a\u011fa\u00e7tan. \u015eu halde g\u00f6r\u00fcyoruz ki, elman\u0131n da kalemin de birer tarihleri vard\u0131r ve ne biri, ne de \u00f6teki, her zaman ne iseler, o olmam\u0131\u015flard\u0131r ama bu iki tarih aras\u0131nda bir farkl\u0131l\u0131k vard\u0131r. Elbette!<\/p>\n<p>Ye\u015fil elma, olgun elma olmu\u015ftu. Ye\u015fil elma olduktan sonra, her \u015fey yolunda gitti\u011fi takdirde olgun olmayabilir miydi? Hay\u0131r, olgunla\u015fmak zorunda idi, nas\u0131l ki, yere d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde de \u00e7\u00fcr\u00fcmek, ayr\u0131\u015fmak ve \u00e7ekirdeklerini b\u0131rakmak zorundaysa.<\/p>\n<p>Oysa, kalemin geldi\u011fi a\u011fa\u00e7, bir tahta olmayabilirdi ve bu tahta da bir kalem olmayabilirdi. Kalemin kendisi de daima b\u00fct\u00fcn, yani yontulmam\u0131\u015f kalabilirdi.<\/p>\n<p>\u015eu halde bu iki tarih aras\u0131nda bir fark oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Elma i\u00e7in, olgun elma olan ye\u015fil elmad\u0131r, e\u011fer ola\u011fan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir \u015fey olmazsa, elma \u00e7i\u00e7e\u011fi elma haline gelmi\u015ftir. \u015eu halde veri olan bir a\u015famay\u0131, \u00f6teki a\u015fama, zorunlu olarak, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak, izler (herhangi bir \u015fey, evrimi durdurmazsa).<\/p>\n<p>Kalemin tarihinde ise, tersine, a\u011fa\u00e7 bir tahta kalas, tahta kalas bir kalem, kalem de yontulmu\u015f bir kalem olmayabilir. Demek ki veri olan bir a\u015famay\u0131, \u00f6teki a\u015fama izlemeyebilir. E\u011fer kalem, b\u00fct\u00fcn bu a\u015famalardan ge\u00e7iyorsa, bu, yabanc\u0131 bir m\u00fcdahale, yani insan\u0131n araya girmesi y\u00fcz\u00fcndendir.<\/p>\n<p>Elman\u0131n tarihinde ikinci a\u015faman\u0131n birinci a\u015famadan vb. \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, birbiri ard\u0131ndan. gelen a\u015famalar g\u00f6r\u00fcyoruz. Elman\u0131n tarihi, Engels&#8217;in s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi olu\u015fu izliyor. Kalemin tarihinde ise, a\u015famalar, birbirlerinden \u00e7\u0131kmaks\u0131z\u0131n yan yana konulurlar. Elma ise, do\u011fal bir s\u00fcre\u00e7 izler.<\/p>\n<p><b>III. S\u00dcRE\u00c7<br \/>\n<\/b><br \/>\n(Bu s\u00f6zc\u00fck &#8216;Processus= Vetire&#8217;, Latince&#8217;den gelir ve anlam\u0131, ileri gidi\u015f ya da ilerlemek olgusu, ilerlemedir.)<\/p>\n<p>Neden ye\u015fil elma, olgun elma olur? Bu, onun i\u00e7inde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 \u015feyden dolay\u0131d\u0131r. Elmay\u0131 olgunla\u015fmaya do\u011fru iten birbirine zincirleme ba\u011fl\u0131 i\u00e7 olaylardan dolay\u0131d\u0131r; bu, olgun elma. olmadan \u00f6nce, elma oldu\u011fu i\u00e7in ve olgunla\u015fmadan edemeyece\u011fi i\u00e7indir.<\/p>\n<p>Elma olacak \u00e7i\u00e7ek, sonra olgunla\u015facak ye\u015fil elma incelendi\u011fi zaman, elmay\u0131, kendi evrimine iten bu i\u00e7 zincirleme ba\u011flar\u0131n, otodinamizm (\u00f6zg\u00fc\u00e7) denilen g\u00fc\u00e7lerin bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda etkin oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr ki, buna, kendi varl\u0131\u011f\u0131ndan gelen g\u00fc\u00e7 denilebilir.<\/p>\n<p>Kalem, hen\u00fcz tahta kalas halinde iken, onu bir kalem haline getirmek \u00fczere insan\u0131n i\u015fe kar\u0131\u015fmas\u0131 gerekli oldu, \u00e7\u00fcnk\u00fc, tahta kalas hi\u00e7bir zaman, kalem haline d\u00f6n\u00fc\u015femezdi. \u0130\u00e7 g\u00fc\u00e7ler, otodinamizm (\u00f6zg\u00fc\u00e7), s\u00fcre\u00e7 olmad\u0131 burada. \u015eu halde diyalektik diyen yaln\u0131zca hareket demez, ayn\u0131 zamanda<br \/>\notodinamizm de der.<\/p>\n<p>Demek ki, diyalektik hareketin, kendinde s\u00fcreci ve diyalektik hareketin \u00f6z\u00fc olan otodinamizmi i\u00e7erdi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. Her hareket ve her de\u011fi\u015fme, diyalektik de\u011fildir. E\u011fer, diyalektik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan inceleyece\u011fimiz bir pireyi al\u0131rsak, diyece\u011fiz ki, o her zaman ne ise o olmad\u0131 ve her zaman da ne ise o olmayacak ama onu ezersek, ku\u015fkusuz, pire i\u00e7in bir de\u011fi\u015fme<br \/>\nolacakt\u0131r ama bu de\u011fi\u015fme diyalektik bir de\u011fi\u015fme mi olacakt\u0131r? Hay\u0131r. Biz olmasayd\u0131k, pire ezilmeyecekti. \u015eu halde bu de\u011fi\u015fme, diyalektik bir de\u011fi\u015fme de\u011fil ama mekanik bir de\u011fi\u015fmedir.<\/p>\n<p>\u015eu halde diyalektik de\u011fi\u015fmeden s\u00f6z etti\u011fimiz zaman, \u00e7ok dikkat etmeliyiz. Biz, e\u011fer yery\u00fcz\u00fc var olmakta devam ederse, kapitalist toplumun yerini sosyalist toplumun, onun yerini de kom\u00fcnist toplumun alaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. Bu, diyalektik bir de\u011fi\u015fme olacakt\u0131r ama, e\u011fer yery\u00fcz\u00fc havaya u\u00e7arsa, kapitalist toplum otodinamik bir de\u011fi\u015fmeyle de\u011fil ama<br \/>\nmekanik bir de\u011fi\u015fmeyle ortadan kalkacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bir ba\u015fka fikir d\u00fczeni i\u00e7inde bir disiplin do\u011fal olmad\u0131\u011f\u0131 zaman, buna, mekanik disiplin diyoruz ama serbest\u00e7e kabul edildi\u011fi, yani do\u011fal ortam\u0131ndan geldi\u011fi zaman, bu disiplin, otodinamik bir disiplindir. Mekanik bir disiplin, d\u0131\u015far\u0131dan kabul ettirilen bir disiplindir; bu, kumanda edenlerden ba\u015fka, \u015feflerden gelen bir disiplindir. (O halde mekanik olmayan,<br \/>\notodinamik bir disiplini, b\u00fct\u00fcn \u00f6rg\u00fctlerin sa\u011flayamayaca\u011f\u0131n\u0131 anl\u0131yoruz.)<\/p>\n<p>Demek ki, diyalekti\u011fi, mekanik bir bi\u00e7imde kullanmaktan ka\u00e7\u0131nmam\u0131z gerekir. Bu da bize, metafizik bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcnme al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan gelen bir \u015feydir. \u015eeylerin her zaman ne ise o olmad\u0131klar\u0131n\u0131, bir papa\u011fan gibi yinelememek gerekir. Bir diyalektik\u00e7i, bunu s\u00f6yledi\u011fi zaman, \u015feylerin<br \/>\ndaha \u00f6nce ne olmu\u015f olduklar\u0131n\u0131, olgular i\u00e7inde aramal\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunu s\u00f6ylemek, uslamlaman\u0131n sonu demek de\u011fildir, \u015feylerin daha \u00f6nce ne olduklar\u0131n\u0131 titizlikle g\u00f6zlemek i\u00e7in yap\u0131lacak incelemelerin ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Marks, Engels ve Lenin, kapitalist toplumun kendilerinden \u00f6nce ne oldu\u011fu \u00fczerine uzun ve a\u00e7\u0131k incelemeler yapt\u0131lar. Diyalektik de\u011fi\u015fiklikleri saptamak i\u00e7in, en k\u00fc\u00e7\u00fck ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 g\u00f6zlemlediler. Lenin, kapitalist toplumun de\u011fi\u015fmelerini tan\u0131mlamak ve ele\u015ftirmek, emperyalist d\u00f6nemi tahlil etmek i\u00e7in ayr\u0131nt\u0131l\u0131 incelemeler yapt\u0131 ve say\u0131s\u0131z istatistikleri<br \/>\ninceledi.<\/p>\n<p>Gene otodinamizmden s\u00f6z etti\u011fimizde de onu, bir edebi s\u00f6z haline getirmemeliyiz; bu s\u00f6z\u00fc, bilerek ve onu t\u00fcm\u00fcyle anlayanlar i\u00e7in kullanmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Son olarak, bir \u015feyi incelerken, otodinamik de\u011fi\u015fmelerin neler olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fckten ve hangi de\u011fi\u015fmenin saptand\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledikten sonra, otodinamik olan\u0131n nereden geldi\u011fini irdelemeli, ara\u015ft\u0131rmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, diyalektik, ara\u015ft\u0131rmalarla ve bilimlerle s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Diyalektik, \u015feyleri incelemeksizin a\u00e7\u0131klama ve tan\u0131ma yolu de\u011fildir; diyalektik, \u015feylerin ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 ve sonunu, nereden geldiklerini ve nereye gittiklerini ara\u015ft\u0131r\u0131rken, iyi inceleme ve iyi g\u00f6zlemler yapma arac\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p><b>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130 YASA: KAR\u015eILIKLI ETK\u0130<\/p>\n<p><b>I.<\/b> S\u00fcre\u00e7lerin zincirleme s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131.<br \/>\n<b>II. <\/b>19. y\u00fczy\u0131l\u0131n b\u00fcy\u00fck bulu\u015flar\u0131.<b><br \/>\n1. <\/b>Canl\u0131 h\u00fccrenin ve geli\u015fiminin bulunu\u015fu.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 2.<\/b> Enerjinin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn bulunu\u015fu.<br \/>\n<b>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 3.<\/b> \u0130nsanda ve hayvanlarda evrimin bulunu\u015fu.<br \/>\n<b>III. <\/b>Tarihsel geli\u015fim ya da sarmal (spiral) geli\u015fim.<br \/>\n<b>IV.<\/b> Varg\u0131.<\/p>\n<p><b>I. S\u00dcRE\u00c7LER\u0130N Z\u0130NC\u0130RLEME SIRALANI\u015eI<br \/>\n<\/b><br \/>\nBiraz \u00f6nce elman\u0131n \u00f6yk\u00fcs\u00fc dolay\u0131s\u0131yla, bir s\u00fcrecin ne oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fck. Gene bu \u00f6rne\u011fi ele alal\u0131m. Elman\u0131n nereden geldi\u011fini ara\u015ft\u0131rd\u0131k ve ara\u015ft\u0131rmalar\u0131m\u0131z\u0131 a\u011faca kadar g\u00f6t\u00fcrmemiz gerekti ama bu ara\u015ft\u0131rma sorunu, a\u011fa\u00e7 i\u00e7inde kendini ortaya koyar. Elman\u0131n incelenmesi, bizi, a\u011fac\u0131n yazg\u0131s\u0131n\u0131 ve k\u00f6kenlerini incelemeye g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. A\u011fa\u00e7 nereden geliyor? Elmadan. A\u011fa\u00e7, yere d\u00fc\u015fen ve yeni bir filize can vermek \u00fczere<br \/>\ntoprakta \u00e7\u00fcr\u00fcyen elmadan gelir, bu durum, bizi, yeri, elman\u0131n \u00e7ekirdeklerinin filiz verebilmesi ko\u015fullar\u0131n\u0131, havan\u0131n, g\u00fcne\u015fin vb. etkilerini incelemeye g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. B\u00f6ylece, elman\u0131n incelemesinden yola \u00e7\u0131karak, elma s\u00fcrecinden a\u011fa\u00e7 s\u00fcrecine ge\u00e7ip, oradan yerin incelenmesine geldik, a\u011fa\u00e7 s\u00fcreci de yerin s\u00fcrecine zincirleme ba\u011flan\u0131yor. \u0130\u015fte s\u00fcre\u00e7lerin zincirleme<br \/>\ns\u0131ralan\u0131\u015f\u0131 denilen \u015feyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Bu, bize, diyalekti\u011fin ikinci yasas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak ve incelemek olana\u011f\u0131n\u0131 verecektir. Bu yasa, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki yasas\u0131d\u0131r. S\u00fcre\u00e7lerin zincirleme s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131na \u00f6rnek olarak, elma \u00f6rne\u011finden sonra Paris \u0130\u015f\u00e7i \u00dcniversitesi \u00f6rne\u011fini alal\u0131m.<\/p>\n<p>Bu okulu diyalektik g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan incelersek, nereden geldi\u011fini ara\u015ft\u0131raca\u011f\u0131z ve ilkin \u015f\u00f6yle bir yan\u0131t\u0131m\u0131z olacak: 1932 g\u00fcz\u00fcnde bir araya gelmi\u015f baz\u0131 arkada\u015flar, Marksizm\u2019i incelemek \u00fczere, Paris&#8217;te, bir i\u015f\u00e7i \u00fcniversitesi kurmaya karar verdiler.<\/p>\n<p>Ancak, bu komite, Marksizm\u2019i \u00f6\u011fretme fikrine nas\u0131l vard\u0131? Besbelli ki, Marksizm var oldu\u011fu i\u00e7in. Peki, o halde Marksizm nereden geliyor?<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcyoruz ki, s\u00fcre\u00e7lerin zincirleme s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmak, bizi, tam ve titiz incelemelere g\u00f6t\u00fcr\u00fcyor. Dahas\u0131 var: Marksizm\u2019i ara\u015ft\u0131r\u0131rken, bu \u00f6\u011fretinin, bizzat proletaryan\u0131n bilgisi oldu\u011funu saptamaya kadar varm\u0131\u015f olaca\u011f\u0131z; \u015fu halde g\u00f6r\u00fcyoruz ki, (ister Marksizm\u2019den yana, ister ona kar\u015f\u0131 olunsun)<br \/>\nproletarya mevcuttur; o zaman \u015fu yeni soruyu soraca\u011f\u0131z: Proletarya nereden geliyor?<\/p>\n<p>Biliyoruz ki, proletarya, bir ekonomik sistemden, kapitalizmden geliyor. Biliyoruz ki, toplumun s\u0131n\u0131flara b\u00f6l\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131, Marksizm\u2019e kar\u015f\u0131 olanlar\u0131n iddia ettikleri gibi, Marksizm\u2019den do\u011fmam\u0131\u015ft\u0131r, tersine, Marksizm bu s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 saptar ve g\u00fcc\u00fcn\u00fc zaten daha \u00f6nceden var olan<br \/>\nproletaryadan al\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eu halde s\u00fcre\u00e7ten s\u00fcrece, kapitalizmin varolu\u015f ko\u015fullar\u0131n\u0131n incelenmesine kadar gelece\u011fiz. \u0130\u015fte b\u00f6ylece, her \u015feyin, her \u015fey \u00fczerinde etki olu\u015fturdu\u011funu bize g\u00f6steren bir s\u00fcre\u00e7ler zincirlemesi var \u00f6n\u00fcm\u00fczde. Her \u015feyin her \u015feyi etkilemesi, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki yasas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eimdi de bu iki \u00f6rnekle, elma ve Paris \u0130\u015f\u00e7i \u00dcniversitesi \u00f6rne\u011fi ile metafizik\u00e7i nas\u0131l bir y\u00f6ntem izlerdi, onu g\u00f6relim.<\/p>\n<p>Elma \u00f6rne\u011finde metafizik\u00e7i, yaln\u0131zca elman\u0131n nereden geldi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnebilecekti. Elma a\u011fa\u00e7tan gelir demekle yetinirdi. Daha ilerisini ara\u015ft\u0131rmazd\u0131.<\/p>\n<p>\u0130\u015f\u00e7i \u00dcniversitesi i\u00e7in de Frans\u0131z halk\u0131n\u0131 ba\u015ftan \u00e7\u0131karmak isteyen bir grup insan taraf\u0131ndan kurulmu\u015f bir \u00fcniversite oldu\u011funu s\u00f6yler ya da incir \u00e7ekirde\u011fini doldurmayan ba\u015fka s\u00f6zler s\u00f6yleyerek g\u00f6nl\u00fcn\u00fc e\u011flendirirdi.<\/p>\n<p>Ama diyalektik\u00e7i, bir yanda elma, di\u011fer yanda da \u0130\u015f\u00e7i \u00dcniversitesi ile sonu\u00e7lanan b\u00fct\u00fcn s\u00fcre\u00e7ler zincirini g\u00f6r\u00fcr. Diyalektik\u00e7i \u00f6zel, tikel olay\u0131, ayr\u0131nt\u0131y\u0131, b\u00fct\u00fcne ba\u011flar.<\/p>\n<p>Diyalektik\u00e7i, elmay\u0131 a\u011faca ba\u011flar ve daha \u00f6teye, b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7inde do\u011faya kadar gider. Elma, yaln\u0131z elma a\u011fac\u0131n\u0131n meyvesi de\u011fildir, b\u00fct\u00fcn do\u011fan\u0131n meyvesidir de.<\/p>\n<p>\u0130\u015f\u00e7i \u00dcniversitesi, yaln\u0131z proletaryan\u0131n meyvesi de\u011fil ama kapitalist toplumun meyvesidir de.<\/p>\n<p>\u015eu halde g\u00f6r\u00fcyoruz ki, d\u00fcnyay\u0131 kal\u0131pla\u015fm\u0131\u015f \u015feylerin k\u00fcmesi gibi kavrayan metafizik\u00e7inin tersine, diyalektik\u00e7i, d\u00fcnyay\u0131 bir s\u00fcre\u00e7ler k\u00fcmesi olarak g\u00f6recektir ve diyalektik g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131, nas\u0131l do\u011fa i\u00e7in ve bilimler i\u00e7in do\u011fru ise, toplum, i\u00e7in de do\u011frudur.<\/p>\n<p>Hegel&#8217;in &#8216;metafizik&#8217; y\u00f6ntem dedi\u011fi verilmi\u015f ve de\u011fi\u015fmez nesneler olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen \u015feylerin incelenmesiyle u\u011fra\u015fmay\u0131 ye\u011fleyen &#8230; eski ara\u015ft\u0131rma ve d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6nteminin do\u011frulu\u011fu, zaman\u0131nda tarihsel olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 43-44.)<\/p>\n<p>Bu bak\u0131mdan, o \u00e7a\u011fda her \u015fey ve toplum, bir veri olan de\u011fi\u015fmez nesneler k\u00fcmesi gibi inceleniyor, ayr\u0131ca toplumun yaln\u0131zca de\u011fi\u015fmemesi \u015f\u00f6yle dursun, yok olmas\u0131 aln\u0131nda yaz\u0131l\u0131 de\u011filmi\u015f gibi inceleniyordu.<\/p>\n<p>Engels, diyalekti\u011fin ba\u015fl\u0131ca \u00f6nemini belirtir: Bu b\u00fcy\u00fck temel d\u00fc\u015f\u00fcnce, d\u00fcnyan\u0131n, bir tamamlanm\u0131\u015f \u015feyler karma\u015fas\u0131 olarak de\u011fil de g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte durulmu\u015f \u015feylerin, t\u0131pk\u0131 beynimizdeki zihinsel yans\u0131lar\u0131 olan kavramlar gibi, kesintisiz bir olu\u015f ve yok olu\u015f de\u011fi\u015fmesinden ge\u00e7tikleri, son olarak b\u00fct\u00fcn<br \/>\ng\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki rastlant\u0131lara ve ge\u00e7ici geriye d\u00f6n\u00fc\u015flere kar\u015f\u0131n, ilerleyici bir geli\u015fmenin eninde sonunda belirmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcre\u00e7ler karma\u015fas\u0131 olarak dikkate al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesidir. (agy, s. 43.)<\/p>\n<p>Kapitalist toplumun kendisi de demek ki, bir tamamlanm\u0131\u015f \u015feyler karma\u015fas\u0131 olarak ele al\u0131nmamal\u0131d\u0131r, tersine, o da bir s\u00fcre\u00e7ler karma\u015fas\u0131 olarak incelenmelidir.<\/p>\n<p>Metafizik\u00e7iler, kapitalist toplumun her zaman var olmam\u0131\u015f oldu\u011funun fark\u0131ndad\u0131rlar, onun bir tarihi oldu\u011funu s\u00f6ylerler ama kapitalizmin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ile toplumun evriminin bitti\u011fini ve bundan b\u00f6yle de\u011fi\u015fmez (fixee) kalaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Her \u015feyi bitmi\u015f, tamamlanm\u0131\u015f sayarlar, yeni bir s\u00fcrecin ba\u015flang\u0131c\u0131 saymazlar. D\u00fcnyan\u0131n Tanr\u0131 taraf\u0131ndan yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n<br \/>\nanlat\u0131s\u0131, d\u00fcnyan\u0131n, tamamlanm\u0131\u015f \u015feylerin bir karma\u015fas\u0131 olarak a\u00e7\u0131klanmas\u0131d\u0131r. Tanr\u0131, (yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131n ilk alt\u0131 g\u00fcn\u00fcnde -\u00e7.) her g\u00fcn, bir i\u015fi bitirdi. Bitkileri, hayvanlar\u0131, insan\u0131, bir kerede art\u0131k de\u011fi\u015fmemek \u00fczere, kesin olarak yaratt\u0131 &#8211; saptan\u0131mc\u0131l\u0131k (fixisme) teorisi de buradan gelir.<\/p>\n<p>Diyalektik, bunun kar\u015f\u0131t\u0131 bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. \u015eeyleri de\u011fi\u015fmez nesneler olarak de\u011fil, \u00fcstelik hareket halinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Diyalekti\u011fe g\u00f6re hi\u00e7bir \u015fey bitmi\u015f, tamamlanm\u0131\u015f bir bi\u00e7imde bulunmaz; her \u015fey, her zaman bir s\u00fcrecin sonu ve ba\u015fka bir s\u00fcrecin ba\u015f\u0131d\u0131r, her zaman de\u011fi\u015fme ve geli\u015fme durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, biz kapitalist toplumun, sosyalist topluma d\u00f6n\u00fc\u015fece\u011fine bu kadar g\u00fcveniyoruz. Hi\u00e7bir \u015fey, son ve kesin olarak tamamlanm\u0131\u015f olmad\u0131\u011f\u0131ndan, kapitalist toplum, bir s\u00fcrecin sonudur ki, onu, sosyalist toplum, sonra kom\u00fcnist toplum izleyecek ve bu b\u00f6yle s\u00fcr\u00fcp gidecektir;<br \/>\ns\u00fcrekli olarak bir geli\u015fme vard\u0131r ve olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Ancak burada diyalekti\u011fi, al\u0131nyaz\u0131s\u0131 bir \u015fey gibi almamaya dikkat etmek gerekir; b\u00f6yle bir san\u0131dan, \u015f\u00f6yle bir sonu\u00e7 \u00e7\u0131kar\u0131labilir: Mademki siz istedi\u011finiz de\u011fi\u015fmeden bu kadar eminsiniz, ne diye sava\u015f\u0131m veriyorsunuz? \u00c7\u00fcnk\u00fc, Marks&#8217;\u0131n da dedi\u011fi gibi sosyalist toplumu do\u011furtmak i\u00e7in, bir ebe<br \/>\ngerekecektir; i\u015fte devrimin, eylemin zorunlulu\u011fu buradan gelir.<\/p>\n<p>Ne var ki, i\u015fler bu kadar basit de\u011fildir. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc \u00f6nceye alabilecek ya da geciktirebilecek insanlar\u0131n rol\u00fc unutulmamal\u0131d\u0131r (bu soruyu, bu k\u0131sm\u0131n be\u015finci b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Tarihsel Materyalizmden S\u00f6z ederken yeniden yan\u0131tlayaca\u011f\u0131z).<\/p>\n<p>\u015eimdilik saptad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fey, her \u015feyde \u015feylerin i\u00e7g\u00fcc\u00fc ile (yani otodinamizm ile) olu\u015fan s\u00fcre\u00e7lerin, zincirleme s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Diyalekti\u011fe g\u00f6re, yeniden \u00fczerinde duruyoruz, hi\u00e7bir \u015fey bitmi\u015f, tamamlanm\u0131\u015f de\u011fildir. \u015eeylerin geli\u015fmesine, son sahnesi olmayan bir geli\u015fme olarak bakmak gerekir. D\u00fcnya tiyatrosunda bir piyesin sonu, ba\u015fka bir piyesin birinci perdesiyle ba\u015flar. Do\u011frusunu s\u00f6ylemek gerekirse, bu birinci perde bir \u00f6nceki piyesin son perdesinde ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r bile.<\/p>\n<p><b>II. 19. Y\u00dcZYILIN B\u00dcY\u00dcK BULU\u015eLARI<br \/>\n<\/b><br \/>\nMetafizik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn terk edilmesini belirleyen, bilginleri sonra da Marks ve Engels&#8217;i, \u015feyleri, diyalektik hareketleri i\u00e7inde ele almaya zorlayan \u015feyin, 19. y\u00fczy\u0131lda yap\u0131lan bulu\u015flar oldu\u011funu biliyoruz. Bu \u00e7a\u011f\u0131n \u00f6zellikle \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck bulu\u015fu, Engels&#8217;in Ludwig Feuerbach&#8217;ta de\u011findi\u011fi bulu\u015flar, diyalekti\u011fin ilerlemesini sa\u011flam\u0131\u015flard\u0131r. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve<br \/>\nKlasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 44.)<\/p>\n<p><b>1. Canl\u0131 h\u00fccrenin ve geli\u015fiminin bulunu\u015fu<br \/>\n<\/b><br \/>\n(Organik h\u00fccre ile birlikte \u00e7o\u011falma ve ba\u015fkala\u015fma (farkl\u0131la\u015fma) yoluyla b\u00fct\u00fcn bitkisel ve hayvansal organizman\u0131n geli\u015fmesinin ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 birimi bularak, canl\u0131 do\u011fan\u0131n iki b\u00fcy\u00fck aleminin (bitkiler ve hayvanlar aleminin) birbirine ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131, s\u00fcreklili\u011fini ortaya koyan Schwann ile Schleiden olmu\u015ftur.)<\/p>\n<p>Bu bulu\u015ftan \u00f6nce, temel olarak al\u0131nan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131, saptan\u0131mc\u0131l\u0131kt\u0131. T\u00fcrler birbirlerine yabanc\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu. \u00dcstelik, hayvanlar d\u00fcnyas\u0131 bir yanda bitkiler d\u00fcnyas\u0131 da \u00f6b\u00fcr yanda kesin olarak birbirlerinden ayr\u0131 tutuluyorlard\u0131.<\/p>\n<p>H\u00fccrenin bulunu\u015fu, 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n bilginlerinin ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinin daha \u00f6nce de ortaya att\u0131klar\u0131 evrim fikrinin belginlik kazanmas\u0131na yol a\u00e7\u0131yor. Bu bulu\u015f, ya\u015fam\u0131n, \u00f6l\u00fcmlerin ve do\u011fu\u015flar\u0131n ard\u0131 ard\u0131na s\u0131ralanarak olu\u015ftu\u011funu ve her canl\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n benzer h\u00fccreleri oldu\u011funu anlamaya olanak sa\u011flad\u0131. Bu ger\u00e7e\u011fin ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131, hayvanlarla bitkiler aras\u0131nda herhangi bir s\u0131n\u0131r\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na art\u0131k izin vermez ve metafizik anlay\u0131\u015f\u0131 kovup atar.<\/p>\n<p><b>2. Enerjinin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn bulunu\u015fu<br \/>\n<\/b><br \/>\nEskiden, bilim, \u00f6rne\u011fin, ses, \u0131s\u0131 ve \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n birbirine tamam\u0131yla yabanc\u0131 olduklar\u0131na inan\u0131yordu. Oysa, b\u00fct\u00fcn bu ba\u015fka ba\u015fka olaylar\u0131n birbirlerine d\u00f6n\u00fc\u015febildikleri, cans\u0131z (inerte) maddede de canl\u0131 do\u011fada oldu\u011fu kadar s\u00fcre\u00e7 zincirleri oldu\u011fu bulunuyor. Bu bulu\u015f da metafizik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015fe indirilmi\u015f bir darbedir.<\/p>\n<p><b>3. \u0130nsanda ve hayvanlarda evrimin bulunu\u015fu<br \/>\n<\/b><br \/>\nEngels der ki, Darwin, t\u00fcm do\u011fa \u00fcr\u00fcnlerinin, ba\u015flang\u0131\u00e7ta tekh\u00fccreli k\u00fc\u00e7\u00fck tohumlar\u0131n uzun bir geli\u015fme s\u00fcrecinin sonucu oldu\u011funu, her \u015feyin k\u00f6keninde h\u00fccre bulunan uzun bir s\u00fcrecin \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu ortaya koymu\u015ftur.<\/p>\n<p>Ve gene Engels, bu \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck bulu\u015f sayesinde b\u00fct\u00fcn do\u011fa olaylar\u0131n\u0131n zincirleme s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131n\u0131, yaln\u0131zca \u00e7e\u015fitli bilim alanlar\u0131n\u0131n kendi i\u00e7lerinde de\u011fil ama de\u011fi\u015fik bilim alanlar\u0131 aras\u0131nda da izleyebilece\u011fimiz sonucuna var\u0131r.<\/p>\n<p>Demek ki, bu ikinci kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki yasas\u0131n\u0131n ifade edilebilmesi, bilimlerle sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bitkisel, hayvansal ve madensel konular aras\u0131nda kesiklik yoktur, yaln\u0131z s\u00fcre\u00e7ler vard\u0131r; her \u015fey zincirleme birbirine ba\u011flan\u0131r ve bu, toplum i\u00e7in de do\u011frudur. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n tarihi i\u00e7inden ge\u00e7mi\u015f olan de\u011fi\u015fik toplumlar, birinin zorunlu olarak kendinden \u00f6nce gelen toplumdan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcre\u00e7ler zinciri<br \/>\ndizisi olarak ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Demek ki, \u015funu akl\u0131m\u0131zda tutmak zorunday\u0131z: Bilim, do\u011fa, toplum bir s\u00fcre\u00e7ler zinciri olarak g\u00f6r\u00fclmelidir ve bu zincirlemeyi geli\u015ftirmek i\u00e7in i\u015fleyen motor da otodinamizmdir.<\/p>\n<p><b>III. TAR\u0130HSEL GEL\u0130\u015eME YA DA SARMAL (SP\u0130RAL) GEL\u0130\u015eME<br \/>\n<\/b><br \/>\nTan\u0131maya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z s\u00fcreci biraz daha yak\u0131ndan inceleyecek olursak g\u00f6r\u00fcr\u00fcz ki, elma, bir s\u00fcre\u00e7ler zincirlemesinin sonucudur. Elma nereden geliyor? A\u011fa\u00e7tan geliyor. A\u011fa\u00e7 nereden geliyor? Elmadan. \u015eu halde \u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz ki, burada bir k\u0131s\u0131r d\u00f6ng\u00fc var ve hep ayn\u0131 noktaya gelmek \u00fczere, bu k\u0131s\u0131r d\u00f6ng\u00fc i\u00e7inde d\u00f6n\u00fcyoruz. A\u011fa\u00e7 elma. Elma a\u011fa\u00e7. Ayn\u0131 bi\u00e7imde yumurta tavuk \u00f6rne\u011fini alal\u0131m. Yumurta nereden geliyor? Tavuktan. Tavuk nereden geliyor? Yumurtadan.<\/p>\n<p>E\u011fer \u015feyleri bu bi\u00e7imde ele al\u0131rsak, bu bir s\u00fcre\u00e7 olmaz, bir \u00e7ember olur, zaten bu g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f de sonsuz d\u00f6n\u00fc\u015f fikrini vermi\u015ftir. Yani biz hep ayn\u0131 noktaya, ayn\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131na d\u00f6n\u00fcp gelece\u011fiz.<\/p>\n<p>Ancak sorunun do\u011fru olarak nas\u0131l kondu\u011funu g\u00f6relim:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>\u0130\u015fte bir elma.<br \/>\n<b>2.<\/b> Bu elma, de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frayarak, bir a\u011fac\u0131 ya da a\u011fa\u00e7lar\u0131 meydana getirir.<br \/>\n<b>3.<\/b> Bir a\u011fa\u00e7 bir elma vermez, bir\u00e7ok elma verir.<\/p>\n<p>Demek ki, ayn\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131na d\u00f6n\u00fcp gelmiyoruz; biz, elmaya d\u00f6n\u00fcp geliyoruz ama ba\u015fka bir d\u00fczlem \u00fczerinde.<\/p>\n<p>Gene a\u011fa\u00e7tan yola \u00e7\u0131karsak, \u015fimdi bizim:<\/p>\n<p><b>1.<\/b> Bir a\u011fac\u0131m\u0131z olacak, bu a\u011fa\u00e7,<br \/>\n<b>2. <\/b>Elmalar verecek, bu elmalar da<br \/>\n<b>3. <\/b>A\u011fa\u00e7lar verecek.<\/p>\n<p>Burada da gene a\u011faca geri geliyoruz ama ba\u015fka bir d\u00fczlem \u00fczerinde. Bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 geni\u015flemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Demek ki, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerin d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrtt\u00fc\u011f\u00fc gibi bir \u00e7ember, bir d\u00f6ng\u00fc yok kar\u015f\u0131m\u0131zda ama tarihsel geli\u015fme diye adland\u0131raca\u011f\u0131m\u0131z bir geli\u015fme s\u00fcreci var. Tarih, zaman\u0131n iz b\u0131rakmaks\u0131z\u0131n ge\u00e7ip gitmedi\u011fini g\u00f6sterir. Zaman ge\u00e7er ama yeniden ortaya \u00e7\u0131kan ayn\u0131 geli\u015fmeler de\u011fildir. D\u00fcnya, do\u011fa, toplum, bir geli\u015fme olu\u015ftururlar ki, bu tarihsel bir geli\u015fmedir ve felsefe dilinde buna sarmal (spiral) geli\u015fme denir.<\/p>\n<p>Bu imge, fikirleri saptamak i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r; \u015f\u00f6yle ki: \u015eeyler, \u00e7emberimsi bir s\u00fcrece g\u00f6re evrim g\u00f6sterirler ama \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131na d\u00f6n\u00fcp gelmezler, biraz daha y\u00fckse\u011fe, ba\u015fka bir d\u00fczlem (plan) \u00fczerinde bir noktaya gelirler ve b\u00f6ylece s\u00fcr\u00fcp giderek, y\u00fckselen, yukar\u0131 do\u011fru bir sarmal olu\u015fturur; bu<br \/>\nimge i\u015fte bu olguyu canland\u0131rmak i\u00e7in yap\u0131lan bir benzetmedir.<\/p>\n<p>Demek ki, d\u00fcnyan\u0131n, do\u011fan\u0131n, toplumun (sarmal bi\u00e7iminde) tarihsel bir geli\u015fmesi vard\u0131r ve bu geli\u015fmeyi hareket ettiren, bunu unutmayal\u0131m, otodinamizmdir (\u00f6zg\u00fc\u00e7t\u00fcr).<\/p>\n<p><b>IV. VARGI<br \/>\n<\/b><br \/>\nDiyalektik konusundaki bu ilk b\u00f6l\u00fcmlerde ilk iki yasay\u0131; de\u011fi\u015fme yasas\u0131n\u0131 ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki yasas\u0131n\u0131 incelemi\u015f bulunuyoruz. Bu inceleme, \u00e7eli\u015fki yasas\u0131n\u0131n incelenmesini ele alabilmek i\u00e7in zorunlu idi, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bu, diyalektik de\u011fi\u015fmenin devindirici g\u00fcc\u00fcn\u00fc, otodinamizmi anlamam\u0131z\u0131 sa\u011flayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Diyalekti\u011fe ili\u015fkin birinci b\u00f6l\u00fcmde bu teorinin metafizik anlay\u0131\u015f\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda ni\u00e7in kalm\u0131\u015f oldu\u011funu ve ni\u00e7in 18. y\u00fczy\u0131l materyalizminin metafizik bir materyalizm oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fck. \u015eimdi, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n, materyalizmin geli\u015fmesine olanak sa\u011flayarak diyalektik olmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck bulu\u015funu k\u0131saca g\u00f6rd\u00fckten sonra, bu felsefenin tarihinin, \u015fu \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck d\u00f6nemden, (1) antik\u00e7a\u011f materyalizmi (atomlar teorisi); (2) 18. y\u00fczy\u0131l materyalizmi (mekanik\u00e7i ve metafizik\u00e7i), son olarak da (3) diyalektik materyalizm gibi \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck d\u00f6nemden ge\u00e7mesinin ni\u00e7in zorunlu oldu\u011funu daha iyi anl\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Materyalizmin bilimlerden do\u011fdu\u011funu ve onlara ba\u011fl\u0131 bulundu\u011funu belirtmi\u015ftik. Bu \u00fc\u00e7 b\u00f6l\u00fcmden sonra, bunun ne kadar do\u011fru oldu\u011funu g\u00f6rebiliriz. Diyalektik hareket ve diyalektik de\u011fi\u015fmenin incelenmesi konusunda sonra kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki yasas\u0131n\u0131n incelenmesinde bizim b\u00fct\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarzlar\u0131m\u0131z\u0131n bilimlere dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck.<\/p>\n<p>Bilimsel incelemelerin son derece \u00f6zelle\u015fti\u011fi ve (genellikle diyalektik materyalizmi bilmeyen) bilginlerin, bazen, kendi \u00f6zel bulu\u015flar\u0131n\u0131n, bilimlerin t\u00fcm\u00fcne oranla \u00f6nemini anlayamad\u0131klar\u0131 bug\u00fcnk\u00fc g\u00fcnde demi\u015ftik ki, felsefenin rol\u00fc, ona d\u00fc\u015fen \u00f6zel g\u00f6rev, d\u00fcnyan\u0131n ve daha genel sorunlar\u0131n<br \/>\na\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 yapmakt\u0131r; \u00f6zellikle de her bilim kolunun t\u00fcm \u00f6zel bulu\u015flar\u0131n\u0131, bunlar\u0131n bir sentezini yapmak \u00fczere bir araya getirmek ve b\u00f6ylece bizi, giderek daha \u00e7ok Descartes&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi, do\u011fan\u0131n efendisi ve sahibi yapacak bir teori vermek, diyalektik materyalizmin \u00f6zel g\u00f6revidir.<\/p>\n<p><img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/p>\n<p><b>D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc YASA: \u00c7EL\u0130\u015eK\u0130<\/p>\n<p><b>I. <\/b>Ya\u015fam ve \u00f6l\u00fcm.<br \/>\n<b>II. <\/b>\u015eeyler, kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrler.<br \/>\n<b>III.<\/b> Olumlama, yads\u0131ma ve yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131.<br \/>\n<b>IV. <\/b>Durumu g\u00f6zden ge\u00e7irelim.<br \/>\n<b>V. <\/b>Kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fi.<br \/>\n<b>VI. <\/b>Sak\u0131n\u0131lacak yanl\u0131\u015flar.<br \/>\n<b>VII.<\/b> Diyalekti\u011fin pratik sonu\u00e7lar\u0131.<\/p>\n<p>Diyalekti\u011fin, \u015feylere, aral\u0131ks\u0131z de\u011fi\u015fmekte olan, s\u00fcrekli geli\u015fen, k\u0131sacas\u0131, diyalektik bir harekete u\u011frayan \u015feyler olarak bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck (birinci yasa).<\/p>\n<p>Bu diyalektik hareket, her \u015fey, biz onu inceledi\u011fimiz anda ancak, bir s\u00fcre\u00e7ler zincirinin, yani birbirinden \u00e7\u0131kan bir a\u015famalar zincirinin sonucu oldu\u011fu i\u00e7in olanakl\u0131d\u0131r ve incelememizi daha ileri g\u00f6t\u00fcrerek, bu s\u00fcre\u00e7ler zincirinin, zaman i\u00e7inde anl\u0131k geri d\u00f6n\u00fc\u015flere kar\u015f\u0131n ilerleyici bir hareketle,<br \/>\nzorunlu olarak geli\u015fti\u011fini g\u00f6rd\u00fck.<\/p>\n<p>Bu harekete, tarihsel geli\u015fme ya da sarmal geli\u015fme dedik ve biliyoruz ki, bu geli\u015fme otodinamizmle (\u00f6zg\u00fc\u00e7le) kendi kendini yarat\u0131r.<\/p>\n<p>Peki otodinamizmin yasalar\u0131 nelerdir? A\u015famalar\u0131n birbirlerinden \u00e7\u0131kmalar\u0131na yol veren yasalar nelerdir? Buna, diyalektik hareketin yasalar\u0131 denir.<\/p>\n<p>Diyalektik, bize, \u015feylerin sonsuz olmad\u0131klar\u0131n\u0131, \u015feylerin, bir son ile, bir \u00f6l\u00fcmle tamamlanan bir ba\u015flang\u0131\u00e7lar\u0131, bir olgunluklar\u0131, bir ya\u015fl\u0131l\u0131klar\u0131 oldu\u011funu \u00f6\u011fretiyor.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn \u015feyler \u015fu a\u015famalardan ge\u00e7erler: do\u011fu\u015f, olgunluk, ya\u015fl\u0131l\u0131k, son. Bu, ni\u00e7in b\u00f6yledir? Ni\u00e7in \u015feyler sonsuz de\u011fildir?<\/p>\n<p>Bu, insanl\u0131\u011f\u0131n, her zaman ilgisini uyand\u0131rm\u0131\u015f olan eski bir sorudur. Neden \u00f6lmek gerekir? \u0130nsanlar bu zorunlulu\u011fu anlamak istemi\u015fler ve tarih boyunca sonsuz ya\u015fam\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc kurmu\u015flard\u0131r; \u00f6rne\u011fin orta\u00e7a\u011fda (gen\u00e7lik iksiri, ya\u015fam iksiri gibi) b\u00fcy\u00fcl\u00fc i\u00e7kiler t\u00fcreterek \u00f6l\u00fcml\u00fcl\u00fckten kurtulmay\u0131<br \/>\nd\u00fc\u015flemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Peki, do\u011fan bir \u015fey, ni\u00e7in \u00f6lmek zorundad\u0131r? \u0130yice anlamam\u0131z i\u00e7in, metafizikle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmam\u0131z gereken diyalekti\u011fin b\u00fcy\u00fck bir yasas\u0131d\u0131r bu.<\/p>\n<p><b>I. YA\u015eAM VE \u00d6L\u00dcM<br \/>\n<\/b><br \/>\nMetafizik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u015feyler, di\u011fer \u015feylerden ayr\u0131larak, kendi ba\u015flar\u0131na, ayr\u0131 ayr\u0131 ele al\u0131n\u0131rlar ve metafizik, \u015feyleri b\u00f6yle inceledi\u011fi i\u00e7in, onlar\u0131 tek yanl\u0131, yani bir tek yandan g\u00f6r\u00fcr. Onun i\u00e7indir ki, \u015feylere bir tek yan\u0131ndan bakanlara, metafizik\u00e7i denebilir. K\u0131saca, bir metafizik\u00e7i ya\u015fam denilen<br \/>\nolay\u0131 incelerken, bu olay\u0131, bir ba\u015fka olaya ba\u011flamaz. Ya\u015fam\u0131, kendisi i\u00e7in ve kendinde tek yanl\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcr. Ona bir tek yandan bakar. \u00d6l\u00fcm\u00fc inceleyecek olsa, gene ayn\u0131 \u015feyi yapacakt\u0131r; kendi tek yanl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 uygulayacak ve \u015fu sonuca varacakt\u0131r: ya\u015fam ya\u015famd\u0131r ve \u00f6l\u00fcm \u00f6l\u00fcmd\u00fcr. \u0130kisi aras\u0131nda ortak hi\u00e7bir \u015fey yoktur, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar birbirlerine kar\u015f\u0131<br \/>\nolan, birbirinin tam kar\u015f\u0131t\u0131 iki ayr\u0131 \u015feydir.<\/p>\n<p>\u015eeylere b\u00f6yle bakmak, onlara, y\u00fczeysel bir bi\u00e7imde bakmakt\u0131r.<br \/>\nE\u011fer onlar\u0131 biraz daha yak\u0131ndan inceleyecek olursak, ilkin, birinin di\u011ferine kar\u015f\u0131t konulamayaca\u011f\u0131n\u0131 ve hatta onlar\u0131n, birbirinden bu kadar kabaca ayr\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rece\u011fiz; \u00e7\u00fcnk\u00fc, deney, ger\u00e7ek, bize g\u00f6sterir ki, \u00f6l\u00fcm ya\u015fam\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr, \u00f6l\u00fcm canl\u0131dan gelir.<\/p>\n<p>Ya ya\u015fam, \u00f6l\u00fcmden \u00e7\u0131kabilir mi? Evet. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6l\u00fc bedenin \u00f6\u011feleri, ba\u015fka ya\u015famlar\u0131 do\u011furmak i\u00e7in d\u00f6n\u00fc\u015fecektir, \u00f6rne\u011fin toprak i\u00e7in g\u00fcbre olacaklard\u0131r ve toprak daha verimli olacakt\u0131r. \u00d6l\u00fcm, pek \u00e7ok durumda ya\u015fama yard\u0131m edecek, \u00f6l\u00fcm ya\u015fam\u0131n do\u011fmas\u0131na izin verecek ve canl\u0131 bedende ya\u015fam, ancak, \u00f6len h\u00fccrelerin yerini s\u00fcrekli olarak do\u011fan ba\u015fka<br \/>\nh\u00fccrelerin almas\u0131yla olanakl\u0131 olacakt\u0131r. (Nesneleri dinginlik durumunda ve cans\u0131z, her biri kendi ba\u015f\u0131na,\u00a0 biri \u00f6tekinin yan\u0131nda ve biri \u00f6tekinden sonra olarak d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz s\u00fcrece, ku\u015fkusuz onlarda hi\u00e7bir \u00e7eli\u015fki ile kar\u015f\u0131la\u015fmay\u0131z. Burada k\u0131smen ortak, k\u0131smen farkl\u0131, hatta birbiriyle \u00e7eli\u015fik ama bu takdirde farkl\u0131 \u015feylere da\u011f\u0131t\u0131lm\u0131\u015f ve bunun sonucu kendinde \u00e7eli\u015fki<br \/>\ni\u00e7ermeyen baz\u0131 \u00f6zg\u00fcl\u00fckler buluruz. Bu g\u00f6zlem alan\u0131 s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde<br \/>\ni\u015fimizi al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f metafizik d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imi ile y\u00fcr\u00fctebiliriz ama nesneleri hareketleri, de\u011fi\u015fmeleri, ya\u015famlar\u0131, birbirleri \u00fczerindeki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkileri i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z andan ba\u015flayarak durum iyiden iyiye de\u011fi\u015fir. Burada birdenbire \u00e7eli\u015fkiler i\u00e7ine d\u00fc\u015feriz. (Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, s. 192-193.)<\/p>\n<p>Demek ki, ya\u015fam ve \u00f6l\u00fcm s\u00fcrekli olarak birbirine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr; ve \u015fu b\u00fcy\u00fck yasan\u0131n her \u015feye ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu g\u00f6zlemliyoruz: Her yerde \u015feyler, kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p><b>II. \u015eEYLER KEND\u0130 KAR\u015eITLARINA D\u00d6N\u00dc\u015e\u00dcR<br \/>\n<\/b><br \/>\nMetafizik\u00e7i, kar\u015f\u0131tlar\u0131, birbirinin kar\u015f\u0131s\u0131na koyar ama ger\u00e7ek bize g\u00f6steriyor ki, kar\u015f\u0131tlar birbirine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr; \u015feyler, kendileri olarak kalmaz ama kar\u015f\u0131tlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p>E\u011fer do\u011fru ile yanl\u0131\u015f\u0131 incelersek, \u015f\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz: bunlar aras\u0131nda ortak hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Do\u011fru do\u011frudur ve yanl\u0131\u015f yanl\u0131\u015ft\u0131r. Bu, tek yanl\u0131 bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131, iki kar\u015f\u0131t\u0131, kabaca birbirinin kar\u015f\u0131s\u0131na koyar, t\u0131pk\u0131 \u00f6l\u00fcm ile ya\u015fam\u0131 kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya koydu\u011fu gibi.<\/p>\n<p>Gene de bak\u0131n ya\u011fmur ya\u011f\u0131yor! desek, bazen \u00f6yle olabilir ki, biz daha s\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fc bitirmeden, art\u0131k ya\u011fmur ya\u011fmayabilir. Bu t\u00fcmceye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman s\u00f6z\u00fcm\u00fcz do\u011fru idi, ama yanl\u0131\u015fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. (Yunanl\u0131lar da daha \u00f6nce bu durumu saptam\u0131\u015flard\u0131 ve yan\u0131lmamak i\u00e7in hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylememek gerekir diyorlard\u0131!)<\/p>\n<p>Gene, yeniden elma \u00f6rne\u011fini alal\u0131m. Yere d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olgun bir elma g\u00f6r\u00fcl\u00fcr ve \u0130\u015fte olgun bir elma denir. Bununla birlikte, o, belirli bir zamandan beri yerdedir ve \u00e7\u00fcr\u00fcmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r bile; b\u00f6ylece do\u011fru, yanl\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p>Bilimler de bize uzun y\u0131llar boyunca do\u011fru say\u0131lm\u0131\u015f ama bilimsel ilerlemeler sonucu, belirli bir anda yanl\u0131\u015f olduklar\u0131 meydana \u00e7\u0131km\u0131\u015f say\u0131s\u0131z yasa \u00f6rnekleri verirler.<\/p>\n<p>\u015eu halde g\u00f6r\u00fcyoruz ki, do\u011fru yanl\u0131\u015fa d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Acaba yanl\u0131\u015f da do\u011fruya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr m\u00fc?<\/p>\n<p>Uygarl\u0131\u011f\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda \u00f6zellikle M\u0131s\u0131r&#8217;da insanlar, g\u00fcne\u015fin do\u011fmas\u0131n\u0131 ve batmas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in Tanr\u0131lar aras\u0131nda kavga yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 tasarl\u0131yorlard\u0131; bu, Tanr\u0131lar\u0131n, g\u00fcne\u015fi hareket ettirmek i\u00e7in itildi\u011finin ya da \u00e7ekildi\u011finin s\u00f6ylenmesi \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde yanl\u0131\u015ft\u0131 ama bilim, ger\u00e7ekten g\u00fcne\u015fi hareket<br \/>\nettiren g\u00fc\u00e7ler (salt fizik g\u00fc\u00e7ler, ba\u015fka nedenler) oldu\u011funu s\u00f6yleyerek, bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imine k\u0131smen hak verir. \u00d6yleyse g\u00f6r\u00fcyoruz ki, yanl\u0131\u015f, a\u00e7\u0131k\u00e7a do\u011fruyla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u015eeyler kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyorsa, bu, nas\u0131l olanakl\u0131 olur? Ya\u015fam \u00f6l\u00fcme nas\u0131l d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr?<\/p>\n<p>Yaln\u0131zca ya\u015fam olsayd\u0131, ya\u015fam y\u00fczde-y\u00fcz ya\u015fam olsayd\u0131, o, hi\u00e7bir zaman \u00f6l\u00fcm olmazd\u0131; ve e\u011fer \u00f6l\u00fcm, t\u00fcm olarak kendi kendisi, y\u00fczde-y\u00fcz \u00f6l\u00fcm olsayd\u0131, birinin \u00f6tekine d\u00f6n\u00fc\u015fmesi olanakl\u0131 olmazd\u0131 ama ya\u015fam i\u00e7inde \u00f6l\u00fcm ve dolay\u0131s\u0131yla \u00f6l\u00fcm i\u00e7inde ya\u015fam, daha \u00f6nce de vard\u0131r.<\/p>\n<p>Yak\u0131ndan bakarken g\u00f6rece\u011fiz ki, bir canl\u0131 varl\u0131k h\u00fccrelerden olu\u015fur; h\u00fccreler, kaybolarak ve ayn\u0131 yerde yeniden g\u00f6r\u00fcnerek yenilenirler. H\u00fccreler, canl\u0131 bir varl\u0131\u011f\u0131n i\u00e7inde durmadan ya\u015farlar ve \u00f6l\u00fcrler, \u00f6yleyse orada hem ya\u015fam, hem \u00f6l\u00fcm vard\u0131r.<\/p>\n<p>Gene biz biliyoruz ki, bir \u00f6l\u00fcn\u00fcn sakal\u0131 uzamaya devam eder. T\u0131rnaklar\u0131 ve sa\u00e7lar\u0131 da uzar. \u0130\u015fte a\u00e7\u0131k\u00e7a, ya\u015fam\u0131n, \u00f6l\u00fcm\u00fcn i\u00e7inde devam etti\u011fini, kesin olarak kan\u0131tlayan olaylar.<\/p>\n<p>Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nde bir \u00f6l\u00fcn\u00fcn kan\u0131, \u00f6zel ko\u015fullar i\u00e7inde saklan\u0131yor ve kan aktar\u0131m\u0131 i\u00e7in kullan\u0131l\u0131yor; b\u00f6ylece, bir \u00f6l\u00fcn\u00fcn kan\u0131yla, bir canl\u0131 iyile\u015ftirilir. Dolay\u0131s\u0131yla, diyebiliriz ki, \u00f6l\u00fcm\u00fcn ba\u011fr\u0131nda ya\u015fam vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse ya\u015fam da \u015feylerin ve s\u00fcre\u00e7lerin kendinde var olan, ara vermeden ortaya \u00e7\u0131kan ve \u00e7\u00f6z\u00fclen bir \u00e7eli\u015fkidir ve \u00e7eli\u015fki biter bitmez, ya\u015fam da biter, \u00f6l\u00fcm ba\u015fg\u00f6sterir. (Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, s. 193-194.)<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, \u015feyler yaln\u0131z birbirine d\u00f6n\u00fc\u015fmekle kalmaz, hatta bir \u015fey yaln\u0131z kendi kendisi de\u011fildir, ayn\u0131 zamanda kendisinin kar\u015f\u0131t\u0131 olan ba\u015fka bir \u015feydir de \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u015fey kendi kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131 da i\u00e7inde ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Her \u015fey, ayn\u0131 zamanda hem kendini, hem de kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131 i\u00e7erir.<\/p>\n<p>Bir \u015fey, bir \u00e7emberle g\u00f6sterilirse, burada merkezden d\u0131\u015fa do\u011fru iti\u015f \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, bu \u015feyi ya\u015fama do\u011fru iten bir g\u00fc\u00e7 bulaca\u011f\u0131z (d\u0131\u015fa do\u011fru bask\u0131) ama ayn\u0131 zamanda bu \u015feyi, tam kar\u015f\u0131 do\u011frultuda d\u0131\u015ftan merkeze do\u011fru iten \u00f6l\u00fcm g\u00fc\u00e7lerini de bulaca\u011f\u0131z (i\u00e7e do\u011fru bask\u0131).<\/p>\n<p>B\u00f6ylece her \u015feyin i\u00e7ersinde birbirine kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7ler, uzla\u015fmaz g\u00fc\u00e7ler bir arada bulunurlar.<\/p>\n<p>Bu g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda ne olur? Birbirlerine kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m verirler. \u00d6yleyse, bir \u015fey, de\u011fi\u015fikli\u011fe, yaln\u0131zca bir y\u00f6nde etki yapan bir g\u00fc\u00e7 taraf\u0131ndan u\u011framaz; her \u015fey, ger\u00e7ekte, birbirine kar\u015f\u0131 do\u011frultuda iki g\u00fc\u00e7 taraf\u0131ndan de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frar. \u015eeylerin olumlanmas\u0131na (affirmation, tasdik) ve yads\u0131nmas\u0131na<br \/>\ndo\u011fru, ya\u015fama do\u011fru ve \u00f6l\u00fcme do\u011fru. \u015eeylerin olumlanmas\u0131 ve yads\u0131nmas\u0131 ne demektir?<\/p>\n<p>Ya\u015fam\u0131n i\u00e7inde ya\u015fam\u0131 koruyan ve s\u00fcrd\u00fcren, ya\u015fam\u0131n olumlanmas\u0131na y\u00f6nelik g\u00fc\u00e7ler vard\u0131r. Ayr\u0131ca canl\u0131 organizmalarda yads\u0131maya do\u011fru y\u00f6nelen g\u00fc\u00e7ler de vard\u0131r. Her \u015feyde g\u00fc\u00e7lerden baz\u0131lar\u0131 olumlamaya e\u011filimlidir ve di\u011fer baz\u0131lar\u0131 yads\u0131maya e\u011filimlidir ve olumlama ile yads\u0131ma aras\u0131nda \u00e7eli\u015fki vard\u0131r.<\/p>\n<p>Demek ki, diyalektik, de\u011fi\u015fmeyi ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r, peki ama neden \u015feyler de\u011fi\u015firler? \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015feyler, kendi kendileriyle uyum halinde de\u011fildirler, \u00e7\u00fcnk\u00fc g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda uzla\u015fmaz i\u00e7 kar\u015f\u0131tl\u0131klar aras\u0131nda sava\u015f\u0131m vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00e7eli\u015fki vard\u0131r. \u0130\u015fte diyalekti\u011fin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc yasas\u0131: \u015eeyler de\u011fi\u015fir, \u00e7\u00fcnk\u00fc kendi<br \/>\nkendilerinde \u00e7eli\u015fkiyi i\u00e7erirler, kendi i\u00e7lerinde \u00e7eli\u015fki\u00a0 ta\u015f\u0131rlar.<\/p>\n<p>(Biz, zaman zaman (diyalektik gibi, otodinamizm gibi) az\u00e7ok karma\u015f\u0131k s\u00f6zc\u00fckler ya da geleneksel mant\u0131\u011fa ayk\u0131r\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnen ve anlamas\u0131 g\u00fc\u00e7 terimler kullanmak zorunda kal\u0131yorsak, bunu, burjuvaziyi \u00f6rnek ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve \u015feyleri yerli yersiz, herhangi bir neden yokken karma\u015f\u0131kla\u015ft\u0131rmay\u0131 sevdi\u011fimiz i\u00e7in yapm\u0131yoruz. (Rene Maublanc&#8217;\u0131n La Vie Ouvriere, 14 Ekim<br \/>\n1937&#8217;deki makalesine bak\u0131n\u0131z.) Ama, ba\u015flang\u0131\u00e7 niteli\u011finde olsa da<br \/>\nbu incelemenin olabildi\u011fince eksiksiz olmas\u0131n\u0131 ve sonra bu terimleri kullanan Marks, Engels ve Lenin&#8217;in felsefe yap\u0131tlar\u0131n\u0131n daha kolay anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak istiyoruz. Demek ki, al\u0131\u015f\u0131lmam\u0131\u015f bir dil kullanmam\u0131z gerekiyor, bu dili, bu inceleme s\u0131n\u0131r\u0131 i\u00e7inde onu herkes\u00e7e anla\u015f\u0131labilir bir hale getirmeye \u00e7ok \u00f6nem veriyoruz.)<\/p>\n<p><b>III. OLUMLAMA, YADSIMA VE YADSIMANIN YADSINMASI<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u015eimdi, burada size evet denildi\u011fi ve sizin de hay\u0131r diye yan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bir durumu anlatan, s\u00f6zdeki \u00e7eli\u015fki ile \u015fimdi g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fumuz diyalektik \u00e7eli\u015fki denilen, yani olgulardaki, \u015feylerdeki \u00e7eli\u015fki aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapmam\u0131z gerekiyor.<\/p>\n<p>Kapitalist toplumun ba\u011fr\u0131nda var olan \u00e7eli\u015fkiden s\u00f6z etti\u011fimiz zaman, bu, baz\u0131 teoriler hakk\u0131nda baz\u0131lar\u0131n\u0131n evet, baz\u0131lar\u0131n\u0131n hay\u0131r dedi\u011fi anlamda bir \u00e7eli\u015fki de\u011fildir; bu, olgularda bir \u00e7eli\u015fki var demektir, birbiriyle \u00e7at\u0131\u015fan sava\u015f\u0131m veren ger\u00e7ek g\u00fc\u00e7ler var demektir: burada \u00f6nce kendini olumlamaya y\u00f6nelik g\u00fc\u00e7, kendini korumay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye y\u00f6nelik g\u00fc\u00e7<br \/>\nvard\u0131r, bu, burjuva s\u0131n\u0131f\u0131d\u0131r; sonra burjuva s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n yads\u0131nmas\u0131na y\u00f6nelik ikinci bir toplumsal g\u00fc\u00e7 vard\u0131r, bu da proletaryad\u0131r. \u00d6yleyse \u00e7eli\u015fki olgulardad\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc burjuvazi kendi kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131, yani proletaryay\u0131 yaratmaks\u0131z\u0131n var olamaz. Marks&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi; burjuvazinin \u00fcretti\u011fi, her \u015feyden \u00f6nce, kendi mezar kaz\u0131c\u0131lar\u0131d\u0131r. (Karl Marks-Friedrich Engels, Kom\u00fcnist Manifesto ve Kom\u00fcnizmin \u0130lkeleri, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993,<br \/>\ns. 122.)<\/p>\n<p>Buna engel olmak i\u00e7in, burjuvazinin, kendi kendisi olmaktan vazge\u00e7mesi gerekirdi ki, bu da sa\u00e7ma bir \u015fey olurdu. \u00d6yleyse kendi kendini olumlarken, kendi yads\u0131mas\u0131n\u0131 yarat\u0131r.<\/p>\n<p>Bir tavu\u011fun yumurtlad\u0131\u011f\u0131 ve \u00fczerinde kulu\u00e7kaya yatt\u0131\u011f\u0131 bir yumurta \u00f6rne\u011fini alal\u0131m: g\u00f6r\u00fcr\u00fcz ki, yumurtan\u0131n i\u00e7inde belirli bir \u0131s\u0131da ve belirli baz\u0131 ko\u015fullar alt\u0131nda geli\u015fen bir tohum germe) bulunur. Bu tohum, geli\u015ferek, bir civciv verecektir. Bu tohum, daha \u015fimdiden yumurtan\u0131n yads\u0131nmas\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece, \u00e7ok iyi g\u00f6r\u00fcyoruz ki, yumurtan\u0131n i\u00e7inde iki g\u00fc\u00e7 var: Onu yumurta kalmaya do\u011fru \u00e7eken g\u00fc\u00e7 ve civciv olmaya do\u011fru \u00e7eken g\u00fc\u00e7. \u00d6yleyse yumurta, kendi kendisi ile uyumsuzluk i\u00e7indedir ve her \u015fey, kendi kendisi ile uyumsuzluk i\u00e7indedir.<\/p>\n<p>Bu, insana, kavranmas\u0131 g\u00fc\u00e7 bir \u015fey gibi gelir, \u00e7\u00fcnk\u00fc biz metafizik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131na al\u0131\u015fm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r ve bunun i\u00e7indir ki, \u015feyleri kendi ger\u00e7eklikleri i\u00e7inde g\u00f6rmeye yeni ba\u015ftan al\u0131\u015fmak i\u00e7in bir \u00e7aba harcamal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Bir \u015fey, yads\u0131madan \u00e7\u0131kan bir olumlama olarak ba\u015flar. Civciv, yumurtan\u0131n yads\u0131nmas\u0131ndan \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir olumlamad\u0131r. Bu, s\u00fcrecin bir evresidir ama tavu\u011fun kendisi de civcivin de\u011fi\u015fmesi, ba\u015fka bir hale d\u00f6n\u00fc\u015fmesi olacakt\u0131r ve bu d\u00f6n\u00fc\u015fmenin ortas\u0131nda civcivin tavuk olmas\u0131 i\u00e7in sava\u015f\u0131m veren<br \/>\ng\u00fc\u00e7ler ile civcivin civciv kalmas\u0131 i\u00e7in sava\u015f\u0131m veren g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda bir \u00e7eli\u015fki olacakt\u0131r. Demek ki, tavuk civcivin yads\u0131nmas\u0131 olacakt\u0131r; civciv ise, yumurtan\u0131n yads\u0131nmas\u0131ndan gelmektedir.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, tavuk, yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131 olacakt\u0131r ve bu diyalektik evrelerin genel gidi\u015fi i\u015fte b\u00f6yledir.<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Olumlama ya da Tez.<br \/>\n<b>2. <\/b>Yads\u0131ma ya da Kar\u015f\u0131-tez.<br \/>\n<b>3. <\/b>Yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131 ya da Sentez.<\/p>\n<p>Bu \u00fc\u00e7 s\u00f6zc\u00fck, diyalektik geli\u015fimi \u00f6zetler. Bunlar, evrelerin ard\u0131 ard\u0131na zincirleni\u015fini betimlemek ve bir evre&#8217;nin, kendinden \u00f6nceki evre&#8217;nin y\u0131k\u0131m\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7in kullan\u0131l\u0131rlar.<\/p>\n<p>Y\u0131k\u0131m, bir yads\u0131mad\u0131r. Civciv meydana gelirken yumurtay\u0131 k\u0131rd\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, civciv, yumurtan\u0131n yads\u0131nmas\u0131d\u0131r. Bu\u011fday ba\u015fa\u011f\u0131, gene ayn\u0131 \u015fekilde bu\u011fday tanesinin yads\u0131nmas\u0131d\u0131r. Tane, toprakta filizlenecektir. Bu filizlenme bu\u011fday tanesinin yads\u0131nmas\u0131d\u0131r; bu\u011fday bitki verecek ve bu bitki \u00e7i\u00e7ek a\u00e7acak ve bu\u011fday ba\u015fa\u011f\u0131n\u0131 verecektir; bu ba\u015fak ise bitkinin<br \/>\nyads\u0131nmas\u0131 ya da yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131 olacakt\u0131r. B\u00f6ylece, g\u00f6r\u00fcyoruz ki, diyalekti\u011fin s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi yads\u0131ma, y\u0131k\u0131mdan s\u00f6z etmenin \u00f6zetlenmi\u015f bir bi\u00e7imidir. Yok olan\u0131n, y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f olan\u0131n yads\u0131nmas\u0131 vard\u0131r.<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Feodalizm, k\u00f6lecili\u011fin yads\u0131nmas\u0131 oldu.<br \/>\n<b>2. <\/b>Kapitalizm, feodalizmin yads\u0131nmas\u0131d\u0131r.<br \/>\n<b>3. <\/b>Sosyalizm, kapitalizmin yads\u0131nmas\u0131d\u0131r<\/p>\n<p>\u00c7eli\u015fki y\u00f6n\u00fcnden, s\u00f6zdeki, \u00e7eli\u015fki ile mant\u0131k \u00e7eli\u015fkisi aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, hay\u0131r denen s\u00f6zdeki yads\u0131ma ile y\u0131k\u0131m demek olan diyalektik yads\u0131ma aras\u0131nda bir ayr\u0131m oldu\u011funu \u00e7ok iyi bilmeliyiz.<\/p>\n<p>Ancak yads\u0131ma, y\u0131k\u0131m demekse de burada herhangi s\u0131radan bir y\u0131k\u0131m de\u011fil ama diyalektik bir y\u0131k\u0131m s\u00f6z konusudur. Bunun gibi, bir pireyi parmaklar\u0131m\u0131z aras\u0131nda ezdi\u011fimiz zaman, o, bir i\u00e7 y\u0131k\u0131mla, diyalektik bir yads\u0131ma ile \u00f6lmez. Onun \u00f6l\u00fcm\u00fc, otodinamik a\u015famalar\u0131n bir sonucu de\u011fildir; salt mekanik bir de\u011fi\u015fikli\u011fin sonucudur.<\/p>\n<p>Y\u0131k\u0131m, ancak bir olumlama \u00fcr\u00fcn\u00fc ise, bir olumlamadan \u00e7\u0131k\u0131yorsa, bir yads\u0131ma demektir. Bunun gibi, kulu\u00e7kaya yat\u0131r\u0131lm\u0131\u015f yumurta, yumurta olan \u015feyin olumlamas\u0131 olarak, kendi yads\u0131mas\u0131n\u0131 do\u011furur: Civciv olur ve civciv, yumurtan\u0131n kabu\u011funu k\u0131rarak, onu y\u0131karak, yumurtan\u0131n y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131 ya da<br \/>\nyads\u0131nmas\u0131n\u0131 simgelerle ifade eder.<\/p>\n<p>Civcivde birbirine d\u00fc\u015fman iki g\u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fcyoruz: Civciv ve tavuk; s\u00fcrecin bu geli\u015fmesi s\u0131ras\u0131nda tavuk yumurtalar yumurtlayacakt\u0131r, bu da yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131d\u0131r. \u00d6yleyse, bu yeni yumurtalardan; yeni bir s\u00fcre\u00e7ler zinciri ba\u015flayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu\u011fdayda da ayn\u0131 \u015fekilde bir olumlama, sonra bir yads\u0131ma ve bir yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz.<\/p>\n<p>Bir ba\u015fka \u00f6rnek olarak, materyalist felsefe \u00f6rne\u011fini verece\u011fiz.<\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7ta, bilisiz oldu\u011fu i\u00e7in kendi \u00f6z yads\u0131mas\u0131n\u0131, yani idealizmi yaratan ilkel, kendili\u011finden bir materyalizm buluyoruz ama eski materyalizmi yads\u0131yan idealizm, kendisi de \u00e7a\u011fda\u015f ya da diyalektik materyalizm taraf\u0131ndan yads\u0131nacakt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc felsefe geli\u015fmektedir ve bilimlerle birlikte idealizmin y\u0131k\u0131m\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. Demek ki, burada da<br \/>\nolumlama, yads\u0131ma ve yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131n\u0131 buluyoruz.<\/p>\n<p>Bu \u00e7evrimi (cycle), toplumun evriminde de sapt\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Tarihin ba\u015flang\u0131c\u0131nda bir ilkel kom\u00fcnist toplumun, s\u0131n\u0131fs\u0131z, topra\u011f\u0131n ortak m\u00fclkiyetine dayanan bir toplumun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz ama bu m\u00fclkiyet bi\u00e7imi, \u00fcretimin geli\u015fmesi i\u00e7in bir engel oluyor ve kendisi taraf\u0131ndan kendisinin yads\u0131nmas\u0131n\u0131, yani s\u0131n\u0131fl\u0131, \u00f6zel m\u00fclkiyete ve insan\u0131n insan oruz:<br \/>\nkom\u00fcnist toplumun zorunlulu\u011fu ama ba\u015fka bir d\u00fczeyde; ba\u015flang\u0131\u00e7ta, bir \u00fcr\u00fcn eksikli\u011fimiz vard\u0131; bug\u00fcn, \u00e7ok y\u00fckselmi\u015f bir \u00fcretim yetene\u011fimiz var.<\/p>\n<p>Bu konuda verdi\u011fimiz b\u00fct\u00fcn \u00f6rneklerle, hep \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131na geri geldi\u011fimize ama ba\u015fka bir d\u00fczey \u00fczerinde en y\u00fcksek bir d\u00fczey \u00fczerinde (sarmal geli\u015fme) geri geldi\u011fimize dikkat edelim.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece g\u00f6r\u00fcyoruz ki, \u00e7eli\u015fki, diyalekti\u011fin b\u00fcy\u00fck bir yasas\u0131d\u0131r. Evrim uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131t g\u00fc\u00e7lerin sava\u015f\u0131m\u0131d\u0131r. \u015eeyler, yaln\u0131z birbirlerine d\u00f6n\u00fc\u015fmekle kalmazlar ama her \u015fey kendi kar\u015f\u0131t\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. \u015eeyler kendi kendileriyle uyum i\u00e7inde de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u015feylerde birbirine kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda sava\u015f\u0131m vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u015feylerde bir i\u00e7 \u00e7eli\u015fki vard\u0131r.<\/p>\n<p>Not: \u015euna \u00e7ok dikkat etmemiz gerekir ki, olumlama, yads\u0131ma, yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131, ancak diyalektik evriminin u\u011fraklar\u0131n\u0131n \u00f6zetlenmi\u015f ifadeleridir ve her yerde bu \u00fc\u00e7 a\u015famay\u0131 bulmak i\u00e7in d\u00fcnyay\u0131 dolanmak gerekmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc, onlar\u0131n hepsini her zaman bulamayaca\u011f\u0131z ama bazen yaln\u0131zca<br \/>\nbirinciyi, bazen yaln\u0131zca ikinciyi bulaca\u011f\u0131z, \u00e7\u00fcnk\u00fc evrim bitmi\u015f de\u011fildir. \u00d6yleyse, her \u015feyde bu de\u011fi\u015fmeleri, b\u00f6ylesine mekanik bi\u00e7imde aramamak gerekir. Ancak, \u00f6zellikle \u015funu akl\u0131m\u0131zda tutal\u0131m ki, \u00e7eli\u015fki, diyalekti\u011fin b\u00fcy\u00fck yasas\u0131d\u0131r. \u0130\u015fin \u00f6z\u00fc budur.<\/p>\n<p><b>IV. DURUMU G\u00d6ZDEN GE\u00c7\u0130REL\u0130M<br \/>\n<\/b><br \/>\nDaha \u00f6nceden de biliyoruz ki, diyalektik, iyi g\u00f6zlemler ve iyi inceleme yapmam\u0131z\u0131 sa\u011flayan bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f, uslamlama, \u00e7\u00f6z\u00fcmleme y\u00f6ntemidir; \u00e7\u00fcnk\u00fc diyalektik, her \u015feyin kayna\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmaya ve onun tarihini anlatmaya bizi zorlar.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz, eski d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f y\u00f6ntemi; g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, kendi zaman\u0131nda zorunlu idi ama, diyalektik y\u00f6ntemle incelemek, \u00f6\u011frenmeye \u00e7al\u0131\u015fmak, yineleyelim, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte hareketsiz olan her \u015feyin bir ba\u015flang\u0131c\u0131 ve bir sonu oldu\u011funu, her \u015feyde; son olarak b\u00fct\u00fcn g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki rastlant\u0131lara ve ge\u00e7ici geriye d\u00f6n\u00fc\u015flere kar\u015f\u0131n, ilerleyici bir geli\u015fmenin eninde sonunda<br \/>\nbelirmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcre\u00e7ler zincirinden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 meydana \u00e7\u0131karmak demektir.<\/p>\n<p>Yaln\u0131zca diyalektik, bizim, \u015feylerin geli\u015fmesini ve evrimini anlamam\u0131za izin verir; yaln\u0131zca o, eski \u015feylerin y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131 ve yenilerinin do\u011fu\u015funu anlamam\u0131z\u0131 sa\u011flar. Yaln\u0131zca diyalektik, \u015feylerin kar\u015f\u0131tlardan olu\u015fmu\u015f b\u00fct\u00fcnler olduklar\u0131n\u0131 bize \u00f6\u011freterek, onlar\u0131n geli\u015fmesini, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri i\u00e7inde anlamam\u0131z\u0131 sa\u011flar. \u00c7\u00fcnk\u00fc, diyalektik anlay\u0131\u015fa g\u00f6re, \u015feylerin do\u011fal<br \/>\ngeli\u015fmesi, yani evrim, birbirine kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7lerin ve ilkelerin s\u00fcrekli sava\u015f\u0131m\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, diyalekti\u011fe g\u00f6re, birinci yasa, hareketin ve de\u011fi\u015fmenin hi\u00e7bir \u015fey oldu\u011fu gibi kalmaz, hi\u00e7bir \u015fey oldu\u011fu yerde kalmaz. kural\u0131n\u0131n saptanmas\u0131, ortaya konulmas\u0131 ise de \u015fimdi biliyoruz ki, bu yasa; \u015feylerin yaln\u0131z birbirine d\u00f6n\u00fc\u015ferek de\u011fil ama kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ferek de\u011fi\u015fmesiyle a\u00e7\u0131klan\u0131r. Demek ki, \u00e7eli\u015fki, diyalekti\u011fin b\u00fcy\u00fck bir yasas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Diyalektik g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7eli\u015fkinin ne oldu\u011funu inceledik ama baz\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131klar getirmek ve sak\u0131n\u0131lmas\u0131 gereken baz\u0131 yanl\u0131\u015flar\u0131 belirtmek i\u00e7in, \u00e7eli\u015fki \u00fczerinde tekrar durmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Besbelli ki, her \u015feyden \u00f6nce, ger\u00e7ekle uyu\u015fan \u015fu olumlamaya, yani \u015feylerin kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fmeleri olumlamas\u0131na kendimizi iyice\u00a0 al\u0131\u015ft\u0131rmal\u0131y\u0131z. Ku\u015fkusuz bu, sa\u011fduyuya ters d\u00fc\u015fer, bizi \u015fa\u015f\u0131rt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc biz, eski metafizik y\u00f6ntemle d\u00fc\u015f\u00fcnmeye al\u0131\u015fm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r ama bunun ni\u00e7in b\u00f6yle oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fck; \u00f6rnekler yard\u0131m\u0131yla, bunun ger\u00e7ekte b\u00f6yle oldu\u011funu ve \u015feylerin ni\u00e7in kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde g\u00f6rd\u00fck.<\/p>\n<p>Onun i\u00e7in, \u015f\u00f6yle denebilir ve iddia edilebilir: E\u011fer \u015feyler d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor, de\u011fi\u015fiyor ve evrim g\u00f6steriyorlarsa, bu, kendi kendileriyle \u00e7eli\u015fki halinde olmalar\u0131ndand\u0131r, kendi i\u00e7lerinde kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131malar\u0131ndand\u0131r, kendi i\u00e7lerinde kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fini i\u00e7ermelerindendir.<\/p>\n<p><b>V. KAR\u015eITLARIN B\u0130RL\u0130\u011e\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nHer \u015fey, bir kar\u015f\u0131tlar birli\u011fidir.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir \u015feyi iddia etmek, ilk bak\u0131\u015fta, bir sa\u00e7mal\u0131k gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bir \u015fey ile onun kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131n ortak herhangi bir yan\u0131 yoktur., genellikle b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr ama, diyalekti\u011fe g\u00f6re, her \u015fey, ayn\u0131 zamanda hem kendi kendisi, hem de kar\u015f\u0131t\u0131d\u0131r; her \u015fey bir kar\u015f\u0131tlar birli\u011fidir ve bunu iyice a\u00e7\u0131klamam\u0131z gerekir.<\/p>\n<p>Kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fi, bir metafizik\u00e7i i\u00e7in, olanaks\u0131z bir \u015feydir. Ona g\u00f6re \u015feyler, bir tek par\u00e7al\u0131 ve kendi kendileriyle uyumlu olarak yap\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r, oysa \u015fimdi biz, tersini iddia ediyoruz, yani \u015feyler iki par\u00e7adan -kendi kendileri ile kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131ndan- yap\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r, \u015feylerde birbiriyle \u00e7at\u0131\u015fan iki g\u00fc\u00e7 vard\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u015feyler kendi kendileriyle uyumlu de\u011fildir; kendi kendileriyle \u00e7eli\u015fki halindedir, diyoruz.<\/p>\n<p>Bilgisizlik ve bilim \u00f6rne\u011fini, yani bilgi \u00f6rne\u011fini al\u0131rsak, biliyoruz ki, bunlar metafizik g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan t\u00fcm\u00fcyle birbirine kar\u015f\u0131 ve birbirinin kar\u015f\u0131t\u0131 olan iki \u015feydir. Bilgisiz bir ki\u015fi, bilgin de\u011fildir; bilgin bir ki\u015fi ise, bilgisiz de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bununla birlikte, e\u011fer olgulara bakarsak, bu iki \u015feyin b\u00f6ylesine kat\u0131 bir kar\u015f\u0131tl\u0131\u011fa yer vermedi\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. G\u00f6r\u00fcr\u00fcz ki, \u00f6nce bilgisizlik egemendi, sonra bilim geldi; burada da bir \u015feyin kendi kar\u015f\u0131t\u0131na, bilgisizli\u011fin bilime d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sapt\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Bilimsiz bilgisizlik, y\u00fczde-y\u00fcz bilgisizlik yoktur. Bir birey, ne kadar bilgisiz olursa olsun, en az\u0131ndan nesneleri, yiyece\u011fini tan\u0131mas\u0131n\u0131 bilir; hi\u00e7bir zaman mutlak bir bilgisizlik yoktur; bilgisizlik i\u00e7inde her zaman bir bilim pay\u0131 vard\u0131r. Bilim, daha tohum halinde bilgisizli\u011fin i\u00e7inde vard\u0131r; \u00f6yleyse, bir \u015feyin kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131n, o \u015feyin kendi i\u00e7inde oldu\u011funu iddia etmek do\u011frudur.<\/p>\n<p>\u015eimdi de bilimi g\u00f6relim. Y\u00fczde-y\u00fcz bir bilim olabilir mi? Hay\u0131r. Her zaman bilinmeyen bir \u015fey vard\u0131r. Lenin, bilginin konusu t\u00fckenmez. der; bu demektir ki, her zaman \u00f6\u011frenilecek bir \u015fey vard\u0131r. Mutlak bilim yoktur. Her bilgi, her bilim, bir bilgisizlik pay\u0131 i\u00e7erir. (Bilimlerin tarihi, yan\u0131lg\u0131n\u0131n<br \/>\nilerletici d\u0131\u015ftalanmas\u0131n\u0131n tarihidir, yani yan\u0131lg\u0131n\u0131n yerini ba\u015fka yeni bir yan\u0131lg\u0131n\u0131n ama gittik\u00e7e daha az sa\u00e7ma olan bir yan\u0131lg\u0131n\u0131n almas\u0131n\u0131n tarihidir. (Engels).)<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekte var olan bilim ile bilgisizli\u011fin bir kar\u0131\u015f\u0131m\u0131, g\u00f6reli bir bilgisizlik ve g\u00f6reli bir bilimdir.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, burada bu \u00f6rnekte saptad\u0131\u011f\u0131m\u0131z, \u015feylerin kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fmeleri de\u011fil ama ayn\u0131 \u015feyde kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n ya da kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011finin varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Daha \u00f6nce g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u00f6rnekleri yeniden alabiliriz: Ya\u015fam ve \u00f6l\u00fcm, ger\u00e7ek olan ve yanl\u0131\u015f olan \u00f6rneklerinde birinde ve \u00f6tekinde; her \u015fey oldu\u011fu gibi bir kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011finin var oldu\u011funu, yani her \u015feyin ayn\u0131 zamanda hem kendi kendini, hem de kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131 i\u00e7inde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck. Bunun i\u00e7in Engels<br \/>\ndiyecektir ki:<\/p>\n<p>Oysa ara\u015ft\u0131rmada hi\u00e7 \u015fa\u015fmadan daima bu g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan yola \u00e7\u0131k\u0131l\u0131rsa, art\u0131k bir daha kesin \u00e7\u00f6z\u00fcmler ve sonsuz ger\u00e7ekler istemekten kesin olarak vazge\u00e7ilir; her zaman edinilen her bilginin zorunlu olarak s\u0131n\u0131rl\u0131 olma niteli\u011finin ve bu bilginin, i\u00e7inde kazan\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu ko\u015fullara ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n<br \/>\nbilincinde olunur; hala ge\u00e7erli olan eski metafizi\u011fin, do\u011fru ve yanl\u0131\u015f, iyi ve k\u00f6t\u00fc, \u00f6zde\u015f ve de\u011fi\u015fik, zorunlu ve olumsal gibi giderilemez kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n\u0131n zorunlu etkisinden de ka\u00e7\u0131n\u0131labilir art\u0131k; bilinir ki bu kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n ancak g\u00f6reli bir de\u011ferleri vard\u0131r, \u015fimdi do\u011fru olarak tan\u0131nan \u015feyin gizli bir yanl\u0131\u015f<br \/>\nyan\u0131 da vard\u0131r ve bu, daha sonra ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r, t\u0131pk\u0131 \u015fimdilik yanl\u0131\u015f tan\u0131nan\u0131n da do\u011fru bir yan\u0131 oldu\u011fu ve bu do\u011fru yan\u0131 y\u00fcz\u00fcnden daha \u00f6nce do\u011fru say\u0131l\u0131r oldu\u011fu gibi. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesi&#8217;nin Sonu, s. 43.)<\/p>\n<p>Engels&#8217;in bu metni, diyalekti\u011fi ve kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011finin ger\u00e7ek anlam\u0131n\u0131 nas\u0131l anlatmak gerekti\u011fini, bize \u00e7ok iyi g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p><b>VI. SAKINILACAK YANLI\u015eLAR<br \/>\n<\/b><br \/>\nYanl\u0131\u015f anlamalara meydan vermemek i\u00e7in, diyalekti\u011fin b\u00fcy\u00fck yasas\u0131 \u00e7eli\u015fkiyi, \u00e7ok iyi a\u00e7\u0131klamak gerekir.<\/p>\n<p>Her \u015feyden \u00f6nce, onu, mekanik bir bi\u00e7imde anlamamal\u0131d\u0131r. Her bilgide ger\u00e7eklik art\u0131 yan\u0131lg\u0131 ya da do\u011fru art\u0131 yanl\u0131\u015f bulundu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmemek gerekir.<\/p>\n<p>Bu yasa, b\u00f6yle uygulansayd\u0131, her d\u00fc\u015f\u00fcncede her kan\u0131da bir do\u011fru yan art\u0131 bir yanl\u0131\u015f yan vard\u0131r, yanl\u0131\u015f olan\u0131 \u00e7\u0131karal\u0131m, geriye do\u011fru olan kal\u0131r, bu da iyidir diyenlere hak verilirdi. Bu, s\u00f6zde-Marksist baz\u0131 \u00e7evrelerce s\u00f6ylenir; bu \u00e7evreler \u015f\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr: Marksizm, kapitalizmde ekonomik ya\u015fam\u0131 ellerinde<br \/>\ntutan fabrikalar, tr\u00f6stler, bankalar bulundu\u011funu g\u00f6stermekte hakl\u0131d\u0131r; Marksizm, bu ekonomik ya\u015fam\u0131n k\u00f6t\u00fc gitti\u011fini s\u00f6ylemekte hakl\u0131d\u0131r ama Marksizm\u2019de yanl\u0131\u015f olan, ekleyelim ki, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131d\u0131r; s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131 teorisini bir yana b\u0131rakal\u0131m, bak\u0131n nas\u0131l iyi bir \u00f6\u011fretimiz olacak. Gene<br \/>\ndenir ki, toplumun incelenmesine uygulanan Marksizm hakl\u0131d\u0131r, do\u011frudur ama ne diye diyalekti\u011fi kar\u0131\u015ft\u0131rmal\u0131 buna? \u0130\u015fte bu yanl\u0131\u015f yan\u0131, diyalekti\u011fi kald\u0131ral\u0131m, Marksizm\u2019in geri kalan\u0131n\u0131 do\u011fru olarak saklayal\u0131m!<\/p>\n<p>Bunlar, kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011finin, mekanik yorumlar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte ba\u015fka bir \u00f6rnek daha: Proudhon, bu kar\u015f\u0131tlar teorisini \u00f6\u011frendikten sonra, her \u015feyde bir iyi, bir de k\u00f6t\u00fc yan oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Bunun i\u00e7in, toplumda burjuvazinin ve proletaryan\u0131n bulundu\u011funu belirterek, k\u00f6t\u00fc olan\u0131, yani proletaryay\u0131 kald\u0131ral\u0131m, diyordu. B\u00f6ylece, par\u00e7al\u0131 (parcellaire)<br \/>\nm\u00fclkiyeti yaratacak, yani proleterlere m\u00fclk sahibi olma olana\u011f\u0131n\u0131 verecek olan krediler sistemini kurdu; art\u0131k, b\u00f6ylelikle, yaln\u0131z burjuvalar olacakt\u0131 ve toplum da iyi olacakt\u0131.<\/p>\n<p>Bununla birlikte, biz \u00e7ok iyi biliyoruz ki, burjuvas\u0131z proletarya yoktur ve burjuvazi, ancak proletarya ile vard\u0131r: bunlar, birbirinden ayr\u0131lamayan iki kar\u015f\u0131tt\u0131rlar. Bu kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fi, i\u00e7te olan, ger\u00e7ek bir birliktir, ayr\u0131lmaz bir birliktir. \u00d6yleyse, kar\u015f\u0131tlar\u0131 ortadan kald\u0131rmak, onlar\u0131 birbirinden kesip ay\u0131rmak yeterli de\u011fildir. \u0130nsan\u0131n insan taraf\u0131ndan s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcne dayanan bir toplumda zorunlu olarak birbiriyle uzla\u015fmaz iki s\u0131n\u0131f vard\u0131r: antik\u00e7a\u011fda efendiler ve k\u00f6leler, orta\u00e7a\u011fda seny\u00f6rler ve serfler, bug\u00fcn de burjuvazi ve proletarya.<\/p>\n<p>Kapitalist toplumu kald\u0131rmak i\u00e7in s\u0131n\u0131fs\u0131z toplumu kurmak i\u00e7in, hem burjuvaziyi, hem de proletaryay\u0131 kald\u0131rmak gerekir &#8211; \u00f6zg\u00fcr insanlara, maddi bak\u0131mdan ve kafa bak\u0131m\u0131ndan daha geli\u015fmi\u015f bir toplum yaratma olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flamak ve has\u0131mlar\u0131n\u0131n ileri s\u00fcrd\u00fckleri gibi yoksullukta e\u015fitlik\u00e7i bir kom\u00fcnizm yaratmak i\u00e7in de\u011fil, \u00fcst\u00fcn toplum bi\u00e7imine do\u011fru yol almak i\u00e7in.<\/p>\n<p>Demek ki, kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fini a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ya da onu bir \u00f6rne\u011fe, bir incelemeye uygulad\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman, \u00e7ok dikkat etmek zorunday\u0131z. Her yerde ve her zaman, \u00f6rne\u011fin, yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131n\u0131 bulmak ve mekanik bir bi\u00e7imde uygulamak istemekten her yerde ve her zaman kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fini<br \/>\ng\u00f6rmek istemekten ka\u00e7\u0131nmal\u0131d\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc bizim bilgilerimiz, genellikle \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r ve bizi \u00e7\u0131kmaza s\u00fcr\u00fckleyebilir.<\/p>\n<p>\u00d6nemli olan ilke \u015fudur: Diyalektik ve diyalekti\u011fin yasalar\u0131, \u015feylerin evrimini ve bu evrimi belirleyen g\u00fc\u00e7leri, yani kar\u015f\u0131tlar\u0131 bulup ortaya \u00e7\u0131karmak i\u00e7in, bizi, \u015feyleri incelemeye zorlar. Demek ki, \u015feylerin i\u00e7inde sakl\u0131 bulunan kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fini incelememiz gerekir ve bu kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fi, bir olumlama, hi\u00e7bir zaman mutlak bir olumlama de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc o kendi i\u00e7inde bir yads\u0131ma pay\u0131n\u0131 i\u00e7erir, demeye gelir. \u0130\u015fte i\u015fin \u00f6z\u00fc budur: \u015eeyler, kendi \u00f6z kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 i\u00e7lerinde ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 i\u00e7indir ki, de\u011fi\u015fir, ba\u015fka \u015feye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrler. Yads\u0131ma \u00e7\u00f6z\u00fcc\u00fcd\u00fcr (dissolvant), o olmasayd\u0131, \u015feyler de\u011fi\u015fmeyeceklerdi ve ger\u00e7ekte \u015feyler, d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcklerine g\u00f6re, kendi i\u00e7lerinde \u00e7\u00f6z\u00fcc\u00fc bir ilke ta\u015f\u0131yor olmalar\u0131 gerekir. \u015eeylerin de\u011fi\u015fti\u011fini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcze g\u00f6re, b\u00f6yle \u00e7\u00f6z\u00fcc\u00fc bir ilkenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nceden kabul edebiliriz ama \u015feyin kendisini inceden inceye incelemeden bu ilkeyi bulup \u00e7\u0131karamay\u0131z, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu ilke, her<br \/>\n\u015feyde ayn\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcme sahip de\u011fildir.<\/p>\n<p><b>VII. D\u0130YALEKT\u0130\u011e\u0130N PRAT\u0130K SONU\u00c7LARI<br \/>\n<\/b><br \/>\nO halde diyalektik, pratikte, bizi \u015feyleri yaln\u0131zca bir tek yan\u0131yla de\u011fil ama her iki yan\u0131yla dikkate almaya, yanl\u0131\u015fs\u0131z do\u011fruyu; bilgisiz bilimi asla d\u00fc\u015f\u00fcnmemeye zorlar. Metafizi\u011fin b\u00fcy\u00fck yan\u0131lg\u0131s\u0131, \u015feyleri yaln\u0131zca bir yan\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcnmek tek yanl\u0131 yarg\u0131lamakt\u0131r ve biz, \u015feyleri, tek yan\u0131ndan g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u00f6l\u00e7\u00fcde yanl\u0131\u015flar yapar\u0131z ve \u00e7ok s\u0131k yanl\u0131\u015f yap\u0131yorsak,<br \/>\nbu, tek yanl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131n\u0131 tutmam\u0131zdand\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130dealist felsefe, d\u00fcnyan\u0131n yaln\u0131zca insanlar\u0131n fikirlerinde oldu\u011funu ileri s\u00fcrerse, ger\u00e7ekten de yaln\u0131zca bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemizde bulunan \u015feylerin var oldu\u011funu kabul etmek gerekir. Do\u011frudur bu ama idealizm tek yanl\u0131d\u0131r, (sorunun) yaln\u0131z bu yan\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr. O, yaln\u0131zca, ger\u00e7ekte olmayan \u015feyleri t\u00fcreten insan\u0131 g\u00f6r\u00fcr ve bundan, bizim fikirlerimizin d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir \u015feyin var olmad\u0131\u011f\u0131 sonucuna var\u0131r. \u0130dealizm, insan\u0131n bu yetisini belirtmekte hakl\u0131d\u0131r ama prati\u011fin \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcn\u00fc uygulamad\u0131\u011f\u0131ndan, yaln\u0131zca bunu g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>Metafizik materyalizm de yan\u0131l\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc o da yaln\u0131zca sorunlar\u0131n tek yan\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr. Evreni bir mekanik gibi g\u00f6r\u00fcr. Mekanik bilimi var m\u0131d\u0131r? Evet! B\u00fcy\u00fck bir rol oynar m\u0131? Evet! \u015eu halde metafizik materyalizm bunu s\u00f6ylemekte hakl\u0131d\u0131r ama yaln\u0131z mekanik hareketi g\u00f6rmek, bir yan\u0131lg\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Biz, do\u011fal olarak \u015feylerin ve insanlar\u0131n yaln\u0131z bir tek yanlar\u0131n\u0131 g\u00f6rmeye s\u00fcr\u00fcklenmi\u015fizdir. Bir arkada\u015f\u0131m\u0131za de\u011fer bi\u00e7erken, hemen hemen her zaman onun yaln\u0131z iyi ya da k\u00f6t\u00fc yan\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Birini de \u00f6tekini de g\u00f6rmek gerekir, yoksa \u00f6rg\u00fctler i\u00e7inde kadrolar olu\u015fturmak olanakl\u0131 olmazd\u0131.<br \/>\nSiyasal pratikte, tek yanl\u0131 yarg\u0131lama y\u00f6ntemi sekterlikle sonu\u00e7lan\u0131r. Gerici bir \u00f6rg\u00fctten bir has\u0131mla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131zda onun hakk\u0131nda liderlerine g\u00f6re karar veririz ama bununla birlikte, o, dertli, k\u0131rg\u0131n, saf, k\u00fc\u00e7\u00fck bir memur olabilir ve biz, onu, b\u00fcy\u00fck bir fa\u015fist patron gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmemeliyiz. Bu<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcnme y\u00f6ntemi, patronlar\u0131n kendilerine de uygulanabilir; onlar bize k\u00f6t\u00fc g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlarsa da kendileri de toplum yap\u0131s\u0131n\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131ndad\u0131rlar, ba\u015fka toplumsal ko\u015fullarda ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc olabilirlerdi.<\/p>\n<p>E\u011fer kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek, \u015feyleri \u00e7e\u015fitli y\u00f6nleriyle ele al\u0131r\u0131z. \u00d6yleyse g\u00f6r\u00fcr\u00fcz ki, bu, gerici, bir yan\u0131yla gericidir ama \u00f6teki yan\u0131yla bir emek\u00e7idir ve onda bir \u00e7eli\u015fki vard\u0131r. Bu durumda o \u00f6rg\u00fcte neden kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 aran\u0131r ve bulunur ve gene, o \u00f6rg\u00fcte neden kat\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fi ara\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r.<br \/>\nVe b\u00f6ylece, daha az sekter olan bir bi\u00e7imde de\u011ferlendirir ve tart\u0131\u015f\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse diyalekti\u011fe uygun olarak, \u015feyleri, g\u00f6r\u00fclebilen b\u00fct\u00fcn a\u00e7\u0131lardan dikkate almal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Teorik sonu\u00e7 olarak ve \u00f6zetlemek i\u00e7in diyece\u011fiz ki: \u015eeyler de\u011fi\u015firler, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir i\u00e7 \u00e7eli\u015fkiyi (kendi kendilerini ve kendi kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131) i\u00e7lerinde bulundururlar. Kar\u015f\u0131tlar \u00e7at\u0131\u015fma halindedirler ve de\u011fi\u015fmeler bu \u00e7at\u0131\u015fmalardan do\u011far; b\u00f6ylece de\u011fi\u015fme, \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Kapitalizm de proletarya ile burjuvazi aras\u0131ndaki bu i\u00e7 \u00e7eli\u015fkiyi, bu \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 i\u00e7inde ta\u015f\u0131r; de\u011fi\u015fme, \u00e7at\u0131\u015fma ile a\u00e7\u0131klan\u0131r ve kapitalist toplumun sosyalist topluma d\u00f6n\u00fc\u015fmesi \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7eli\u015fki olan her yerde de\u011fi\u015fme vard\u0131r, hareket vard\u0131r. \u00c7eli\u015fki olumlaman\u0131n yads\u0131nmas\u0131d\u0131r ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc basamak yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131 elde edildi\u011finde \u00e7\u00f6z\u00fcm ortaya \u00e7\u0131kar, \u00e7\u00fcnk\u00fc, bu anda \u00e7eli\u015fkinin nedeni elenmi\u015f, a\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse denilebilir ki, bilimler yani kimya, fizik, biyoloji, vb. kendi \u00f6zel de\u011fi\u015fme yasalar\u0131n\u0131 inceliyorlarsa, diyalektik de daha genel de\u011fi\u015fme yasalar\u0131n\u0131 inceler. Engels diyor ki: Ger\u00e7ekte diyalektik, do\u011fan\u0131n, insan toplumunun ve d\u00fc\u015f\u00fcncenin genel hareket ve geli\u015fme yasalar\u0131 biliminden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. (Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, s. 218.)<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA PAR\u00c7ALARI<br \/>\n<\/b>&#8211; Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, On\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm, Diyalektik<br \/>\nYads\u0131man\u0131n Yads\u0131nmas\u0131; Ond\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm, Sonu\u00e7 s. 204-223.<br \/>\n&#8211; V. \u0130. Lenin, Karl Marks -Diyalektik-. (Bkz: Marks-<br \/>\nEngels-Marksizm, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1990, s. 21-24.)<br \/>\n<\/span><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><br \/>\n<img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/span><\/p>\n<p><b>BE\u015e\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc YASA:<\/p>\n<p>N\u0130CEL\u0130\u011e\u0130N N\u0130TEL\u0130\u011eE D\u00d6N\u00dc\u015eMES\u0130 YA DA SI\u00c7RAMALI \u0130LERLEME YASASI<\/p>\n<p><b>I. <\/b>Reformlar m\u0131, devrim mi?<br \/>\n<b>1.<\/b> Siyasal kan\u0131tlama.<br \/>\n<b>2.<\/b> Tarihsel kan\u0131tlama.<br \/>\n<b>3. <\/b>Bilimsel kan\u0131tlama.<br \/>\n<b>II. <\/b>Tarihsel materyalizm.<br \/>\n<b>1. <\/b>Tarihi nas\u0131l a\u00e7\u0131klamak gerekir?<br \/>\n<b>2. <\/b>Tarih insanlar\u0131n eseridir.<\/p>\n<p>Diyalekti\u011fin tarihe uygulanmas\u0131 sorununu ele almadan \u00f6nce, diyalekti\u011fin son bir yasas\u0131n\u0131 incelememiz gerekiyor.<\/p>\n<p>Bu inceleme, bize, yads\u0131man\u0131n yads\u0131nmas\u0131n\u0131n ne oldu\u011funu ve kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011finin ne oldu\u011funu daha \u00f6nce g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz i\u00e7in, kolay gelecektir.<\/p>\n<p>Her zamanki gibi, gene \u00f6rneklerle ba\u015flayal\u0131m.<\/p>\n<p><b>I. REFORMLAR MI, DEVR\u0130M M\u0130?<br \/>\n<\/b><br \/>\nToplumdan s\u00f6z edilirken \u015f\u00f6yle denir: reformlar m\u0131 yapmal\u0131, yoksa devrim mi? Kapitalist toplumu, sosyalist topluma d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek i\u00e7in, bu amaca, birbirini izleyen reformlarla m\u0131, yoksa ani bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmle, yani devrimle mi ula\u015fmak gerekece\u011fi konusunda tart\u0131\u015f\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Bu sorun kar\u015f\u0131s\u0131nda daha \u00f6nce \u00f6\u011frendiklerimizi an\u0131msayal\u0131m. Her d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm, birbirine kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7lerin sava\u015f\u0131m\u0131d\u0131r. E\u011fer bir \u015fey geli\u015fiyorsa, bu, her \u015fey bir kar\u015f\u0131tlar birli\u011fi oldu\u011funa g\u00f6re, kendi i\u00e7inde kendi kar\u015f\u0131t\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mas\u0131ndand\u0131r. Kar\u015f\u0131tlar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131 ve bir \u015feyin ba\u015fka bir \u015feye d\u00f6n\u00fc\u015fmesi saptan\u0131l\u0131r. Peki bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm nas\u0131l olur? Burada yeni bir sorun<br \/>\nortaya \u00e7\u0131kar. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilinir ki, bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm, azar azar, bir dizi k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerle ger\u00e7ekle\u015fir: ye\u015fil elma, ilerleyen bir dizi k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fi\u015fikliklerle olgun elma haline d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p>Pek \u00e7ok ki\u015fi, bunun gibi, toplumun yava\u015f yava\u015f d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, bir dizi b\u00f6yle k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerin sonucu olarak kapitalist toplumun, sosyalist topluma d\u00f6n\u00fc\u015fece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Bu k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler, reformlard\u0131r ve bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc, bu derece derece ger\u00e7ekle\u015fen k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fi\u015fimlerin toplam\u0131, bize, yeni<br \/>\nbir toplum verecektir.<\/p>\n<p>Bu teoriye, reformculuk denir. Bu teorilerden yana olanlara da reformlar istedikleri i\u00e7in de\u011fil, reformlar\u0131n yeterli oldu\u011funu ve bu reformlar\u0131n birikerek yava\u015f yava\u015f belli olmadan toplumu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri i\u00e7in, reformcu ad\u0131 verilir.<\/p>\n<p>Bu teorinin, ne derece do\u011fru oldu\u011funu ara\u015ft\u0131ral\u0131m:<\/p>\n<p><b>1. Siyasal kan\u0131tlama: <\/b>Olaylara, yani ba\u015fka \u00fclkelerde yap\u0131lanlara bakarsak, bu sistemin, denendi\u011fi yerlerde ba\u015far\u0131l\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Kapitalist toplumun d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc bir tek \u00fclkede ba\u015far\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: SSCB&#8217;de; ve g\u00f6r\u00fcyoruz ki, bu, orada da bir dizi reformlarla de\u011fil, devrimle olmu\u015ftur.<\/p>\n<p><b>2. Tarihsel kan\u0131tlama:<\/b> Genel bir bi\u00e7imde \u015feylerin, k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fi\u015fikliklerle, reformlarla d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fckleri do\u011fru mudur? Gene olaylara bakal\u0131m. Tarihsel de\u011fi\u015fmeleri incelersek, bunlar\u0131n belirsizce olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve s\u00fcrekli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bir an gelir, de\u011fi\u015fme, k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fi\u015fiklikler yerine, ani bir<br \/>\ns\u0131\u00e7ray\u0131\u015fla yap\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Toplumlar tarihinde. kaydetti\u011fimiz \u00e7arp\u0131c\u0131 olaylar, ani de\u011fi\u015fiklikler, devrimlerdir. Diyalekti\u011fi bilmeyenler bile, zaman\u0131m\u0131zda tarihte zorlu de\u011fi\u015fmelerin meydana gelmi\u015f oldu\u011funu bilirler; bununla birlikte, 17. y\u00fczy\u0131la kadar, do\u011fan\u0131n s\u0131\u00e7ramalar yapmad\u0131\u011f\u0131, atlamalar yapmad\u0131\u011f\u0131 san\u0131l\u0131yordu; de\u011fi\u015fmelerin s\u00fcreklili\u011fi i\u00e7indeki ani de\u011fi\u015fiklikleri g\u00f6rmek istemiyorlard\u0131.<br \/>\nAma bilim i\u015fin i\u00e7ine kar\u0131\u015ft\u0131 ve olgular g\u00f6sterdi ki, de\u011fi\u015fmeler ani olmaktad\u0131r. 1789 Devrimi, insanlar\u0131n g\u00f6zlerini daha iyi a\u00e7t\u0131; bu devrimin kendisi, ge\u00e7mi\u015fle ans\u0131z\u0131n kopman\u0131n apa\u00e7\u0131k bir \u00f6rne\u011fiydi ve bundan sonra, tarihin b\u00fct\u00fcn kesin belirleyici a\u015famalar\u0131n\u0131n, \u00f6nemli, sert, ani alt\u00fcst<br \/>\nolu\u015flar oldu\u011funun fark\u0131na var\u0131ld\u0131. \u00d6rne\u011fin: \u015fu ve bu devlet aras\u0131ndakiler ne kadar dost\u00e7a olursa olsun, giderek so\u011fuyor, gerginle\u015fiyor, iyice k\u00f6t\u00fcle\u015fiyor, bir d\u00fc\u015fmanl\u0131k niteli\u011fi kazan\u0131yordu &#8211; ve olaylar\u0131n s\u00fcreklili\u011finde ani kopu\u015f, yani sava\u015f geliyordu. Ya da Almanya&#8217;da 1914-1918 Sava\u015f\u0131ndan sonra, fa\u015fizm derece derece y\u00fckseldi, sonra bir g\u00fcn Hitler iktidar\u0131<br \/>\nald\u0131: Almanya yeni bir tarihsel a\u015famaya girdi.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn, bu ani de\u011fi\u015fiklikleri yads\u0131mayanlar, ileri s\u00fcrerler ki, bunlar ilineklerdir; bir ilinek, olan ve olmayabilir olan bir \u015feydir.<\/p>\n<p>Toplumlar\u0131n tarihindeki devrimler i\u015fte b\u00f6yle a\u00e7\u0131klan\u0131r. Onlar birer rastlant\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin Fransa tarihiyle ilgili olarak, Frans\u0131z Devriminin meydana geli\u015fi, XVI. Louis&#8217;nin zihniyetiyle ve zay\u0131f, yumu\u015fak bir adam olmas\u0131yla a\u00e7\u0131klan\u0131r;<br \/>\ng\u00fc\u00e7l\u00fc bir adam olsayd\u0131, bu devrim olmayacakt\u0131 denir: Hatta, e\u011fer, Varennes&#8217;deki yeme\u011fi o kadar uzun s\u00fcrmeseydi onu tutuklayamayacaklard\u0131 ve tarihin ak\u0131\u015f\u0131 de\u011fi\u015fmi\u015f olacakt\u0131, diye<br \/>\nyaz\u0131l\u0131r. Demek ki, Frans\u0131z devrimi bir rastlant\u0131d\u0131r, denir.<\/p>\n<p>Diyalektik; tersine, devrimlerin zorunlulu\u011funu kabul eder. Elbette ki, s\u00fcrekli de\u011fi\u015fmeler vard\u0131r ama bunlar, birikerek, sonunda ani de\u011fi\u015fiklikler meydana getirmeye ba\u015flarlar.<\/p>\n<p><b>3. Bilimsel kan\u0131tlama: <\/b>Su \u00f6rne\u011fini alal\u0131m. S\u0131f\u0131r dereceden ba\u015flayal\u0131m ve suyun \u0131s\u0131s\u0131n\u0131, 1, 2, 3 derecelerden 98 dereceye kadar y\u00fckseltelim: de\u011fi\u015fme s\u00fcreklidir ama bu b\u00f6yle sonsuzcas\u0131na s\u00fcrebilir mi? Daha \u00e7\u0131kal\u0131m, 99 dereceye gelelim; ama 100 dereceye geldik mi ani bir de\u011fi\u015fme g\u00f6rece\u011fiz:<br \/>\nsu, buhar haline d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p>E\u011fer ters y\u00f6nde 99 dereceden 0 dereceye do\u011fru inersek, gene s\u00fcrekli bir de\u011fi\u015fme olacak ama bu y\u00f6nde de sonsuzcas\u0131na inemeyiz, \u00e7\u00fcnk\u00fc 0 derecede su, buz haline d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p>1 dereceden 99 dereceye kadar su, daima su olarak kal\u0131r, yaln\u0131zca \u0131s\u0131s\u0131 de\u011fi\u015fir. Bu, nicel de\u011fi\u015fiklik denilen de\u011fi\u015fmedir ve ne kadar? sorusuna, yani suda ne kadar \u0131s\u0131 var, sorusuna kar\u015f\u0131l\u0131k verir ama su, buz ya da su buhar\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc zaman, burada bir nitel de\u011fi\u015fiklik vard\u0131r, bir nitelik<br \/>\nde\u011fi\u015fmesi olmu\u015ftur. O, art\u0131k su de\u011fildir, buz ya da buhar olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bir \u015feyin yap\u0131s\u0131 de\u011fi\u015fmedi\u011fi zaman, nicel bir de\u011fi\u015fiklik vard\u0131r (su \u00f6rne\u011finde \u0131s\u0131n\u0131n bir derece de\u011fi\u015fmesi, bir yap\u0131 de\u011fi\u015fmesi olmad\u0131\u011f\u0131 gibi) ama \u015fey, yap\u0131s\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirirse, yani \u015fey ba\u015fka bir \u015fey olursa, buradaki de\u011fi\u015fme nitel de\u011fi\u015fikliktir.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse g\u00f6r\u00fcyoruz ki, \u015feylerin evrimi sonsuzcas\u0131na nicel olamaz; \u015feyler d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrken, sonunda nitel bir de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011frarlar: Nicelik, nitelik haline d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Bu, genel bir yasad\u0131r ama gene her zaman oldu\u011fu gibi, yaln\u0131zca bu soyut form\u00fclle yetinmemek gerekir.<\/p>\n<p>Engels, Anti-D\u00fchring&#8217;in Diyalektik, Nicelik ve Nitelik b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde do\u011fa bilimlerinde oldu\u011fu gibi, her \u015feyde nicel de\u011fi\u015fmenin baz\u0131 noktalar\u0131nda birdenbire nitel bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn olu\u015ftu\u011fu yasas\u0131n\u0131n \u015fa\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, do\u011frulu\u011funun ger\u00e7eklendi\u011fini bize anlatacak pek \u00e7ok \u00f6rnek verir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Frans\u0131z Ansiklopedisi&#8217;nin VII. cildinde H. Wallon&#8217;un (Engels&#8217;i kaynak g\u00f6stererek) verdi\u011fi yeni bir \u00f6rnek: Sinirsel enerji bir \u00e7ocukta birikerek g\u00fclmeye yol a\u00e7ar ama e\u011fer g\u00fclme b\u00fcy\u00fcmeye devam ederse, g\u00f6zya\u015f\u0131 krizine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr; b\u00f6ylece \u00e7ocuklar co\u015farlar, a\u015f\u0131r\u0131 uyar\u0131lm\u0131\u015f bir duruma gelirler, fazla g\u00fclerler ve sonunda a\u011flamaya ba\u015flarlar.<\/p>\n<p>Son olarak, iyi bilinen bir \u00f6rne\u011fi, herhangi bir se\u00e7im i\u00e7in adayl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koyan bir adam \u00f6rne\u011fini verece\u011fiz. E\u011fer salt \u00e7o\u011funlu\u011fu elde etmek i\u00e7in 4 bin 500 oy gerekli ise, aday 4 bin 499 oyla se\u00e7ilmemi\u015f olur; bir adayd\u0131, bir aday olarak kal\u0131r. Bir oy daha ald\u0131\u011f\u0131nda bu nicel de\u011fi\u015fiklik, nitel bir de\u011fi\u015fmeyi belirler; \u00e7\u00fcnk\u00fc adayken, se\u00e7ilmi\u015f olur.<\/p>\n<p>Bu yasa, reformlar m\u0131, devrim mi sorusunun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc getirir bize. Reformcu \u015f\u00f6yle der: Ancak rastlant\u0131lar sonucu olabilir \u015feyler istiyorsunuz, \u00fctopyac\u0131s\u0131n\u0131z siz. Olmayacak \u015feyleri d\u00fc\u015fleyenlerin kimler oldu\u011funu, bu yasa, bize, \u00e7ok iyi g\u00f6steriyor. Do\u011fa olaylar\u0131n\u0131n ve bilimin incelenmesi bize g\u00f6sterir ki, de\u011fi\u015fmeler sonsuzcas\u0131na s\u00fcrekli de\u011fildir ama belirli bir anda de\u011fi\u015fme, ani olur. Bunu, biz keyfimize ba\u011fl\u0131 olarak ileri s\u00fcrm\u00fcyoruz; bunu, bilim, do\u011fa, ger\u00e7ek ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yor. Bu ani de\u011fi\u015fiklikte, bizim nas\u0131l bir rol oynad\u0131\u011f\u0131m\u0131z sorulabilir.<\/p>\n<p>Diyalekti\u011fi tarihe uygulayarak, bu soruyu yan\u0131tlayacak ve bu sorunu geli\u015ftirece\u011fiz. \u0130\u015fte diyalektik materyalizmin \u00e7ok \u00fcnl\u00fc bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcne, tarihsel materyalizme gelmi\u015f bulunuyoruz.<\/p>\n<p><b>II. TAR\u0130HSEL MATERYAL\u0130ZM<br \/>\n<\/b><br \/>\nTarihsel materyalizm nedir? Diyalekti\u011fin ne oldu\u011fu bilindi\u011fine g\u00f6re, tarihsel materyalizm, k\u0131saca, bu diyalektik y\u00f6ntemin insan toplumlar\u0131n\u0131n tarihine uygulanmas\u0131d\u0131r, diyebiliriz.<\/p>\n<p>Bunu iyi anlamak i\u00e7in, tarihin ne oldu\u011funu belirtmek gerekir. Tarih diyen, de\u011fi\u015fme ve toplumda de\u011fi\u015fme der. Toplumun bir tarihi vard\u0131r ve o, bu tarih boyunca, s\u00fcrekli olarak de\u011fi\u015fir; biz, bu ak\u0131\u015f i\u00e7inde b\u00fcy\u00fck olaylar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. O zaman \u015f\u00f6yle bir durum ortaya \u00e7\u0131kar. Mademki,<br \/>\ntarihte, toplumlar de\u011fi\u015fiyor, bu de\u011fi\u015fiklikler nas\u0131l a\u00e7\u0131klan\u0131r?<\/p>\n<p><b>1. Tarih nas\u0131l a\u00e7\u0131klan\u0131r?<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130nsan kendi kendine \u015f\u00f6yle sorar: Sava\u015flar\u0131n yeniden ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n nedeni ne olabilir? \u0130nsanlar, bar\u0131\u015f i\u00e7inde ya\u015fayabilmeliydiler!<\/p>\n<p>Bu sorulara materyalist\u00e7e yan\u0131tlar verece\u011fiz.<\/p>\n<p>Sava\u015f, bir kardinalin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re Tanr\u0131n\u0131n bir cezas\u0131d\u0131r; bu, idealist\u00e7e bir yan\u0131tt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc olaylar\u0131, Tanr\u0131 ile a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r; bu, tarihi, ruh yoluyla a\u00e7\u0131klamak demektir. Buna g\u00f6re, tarihi yaratan ve yapan ruhtur.<\/p>\n<p>Tanr\u0131sal iradeden s\u00f6z etmek de gene idealist\u00e7e bir yan\u0131tt\u0131r. Hitler de Mein Kamp\u0131nda tarih, Tanr\u0131sal iradenin eseridir diyor bize ve do\u011fum yerini Avusturya s\u0131n\u0131r\u0131na koydu\u011fu i\u00e7in bu iradeye te\u015fekk\u00fcr ediyor.<\/p>\n<p>Tanr\u0131y\u0131 ya da Tanr\u0131sal iradeyi, tarihin sorumlusu olarak g\u00f6stermek, kolay bir teoridir: \u0130nsanlar hi\u00e7bir \u015fey yapamazlar ve dolay\u0131s\u0131yla, sava\u015f kar\u015f\u0131s\u0131nda elimizden hi\u00e7bir \u015fey gelmez, buna raz\u0131 olmak gerekir!<\/p>\n<p>Bilimsel a\u00e7\u0131dan, b\u00f6yle bir teoriyi savunabilir miyiz? Bu teorinin tan\u0131t\u0131n\u0131, olgularda bulabilir miyiz? Hay\u0131r.<\/p>\n<p>Materyalist, bu tart\u0131\u015fmada ilkin, tarihin, Tanr\u0131&#8217;n\u0131n eseri olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ama insanlar\u0131n eseri oldu\u011funu olumlar. \u00d6yleyse, insanlar, tarih \u00fczerinde etkili olabilirler ve sava\u015f\u0131 \u00f6nleyebilirler.<\/p>\n<p><b>2. Tarih insanlar\u0131n eseridir.<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130nsanlar, her biri bilin\u00e7li olarak istedikleri kendi ama\u00e7lar\u0131n\u0131 izleyerek, bu tarih nas\u0131l bir bi\u00e7im al\u0131rsa als\u0131n, kendi tarihlerini yaparlar ve i\u015fte bu ba\u015fka ba\u015fka do\u011frultularda etki yapan say\u0131s\u0131z iradenin ve bunlar\u0131n d\u0131\u015f d\u00fcnya \u00fczerindeki \u00e7e\u015fitli yank\u0131lar\u0131n\u0131n bile\u015fkesi, tarihi olu\u015fturur. \u00d6yleyse burada<br \/>\nda \u00f6nemli olan say\u0131s\u0131z bireyin ne istedi\u011fidir. \u0130rade tutku ile ya da d\u00fc\u015f\u00fcnme ile belirlenir ama, kendileri de do\u011frudan tutkuyu ya da d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi belirleyen ara\u00e7lar \u00e7ok de\u011fi\u015fik niteliktedir. \u00d6te yandan, etkin insanlar\u0131n beyinlerinde hangi tarihsel nedenlerin bu g\u00fcd\u00fclere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kendi kendine sorabilir insan. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik<br \/>\nAlman Felsefesinin Sonu, s. 47.)<\/p>\n<p>Engels&#8217;in bu metni, bize, insanlar\u0131n, kendi iradelerine g\u00f6re davrand\u0131klar\u0131n\u0131 ama bu iradelerin hep ayn\u0131 y\u00f6nde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor. \u00d6yleyse insanlar\u0131n eylemlerini belirleyen, bunlar\u0131 yapan nedir? Onlar\u0131n iradeleri, ni\u00e7in ayn\u0131 y\u00f6nde olmuyor?<\/p>\n<p>Baz\u0131 idealistler, tarihi, insanlar\u0131n eylemleri yapar ve bu eylem onlar\u0131n iradesinin sonucudur demeye raz\u0131 olacaklard\u0131r: bu, i\u015fi, eylemi belirleyen iradedir, bizim irademizi belirleyen ise d\u00fc\u015f\u00fcncelerimiz ya da duygular\u0131m\u0131zd\u0131r. Bunun arkas\u0131nda \u015fu s\u00fcreci buluyoruz: Fikir-irade-eylem ve i\u015fi, eylemi a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in, belirleyici neden olan fikri ara\u015ft\u0131rmak \u00fczere<br \/>\nters bir y\u00f6n izleyece\u011fiz.<\/p>\n<p>Burada hemen belirtelim ki, b\u00fcy\u00fck adamlar\u0131n ve \u00f6\u011fretilerin etkisi yads\u0131namaz ama bunu a\u00e7\u0131klamaya gerek vard\u0131r. Bunu a\u00e7\u0131klayan, fikir-irade-eylem s\u00fcreci de\u011fildir. Bunun gibi, baz\u0131lar\u0131, 18. y\u00fczy\u0131lda Diderot ve ansiklopedicilerin, halk i\u00e7inde insan haklar\u0131 teorisini yayarak, bu fikirlerle insanlar\u0131n iradesini ayartt\u0131klar\u0131n\u0131 ve onlar\u0131 kazand\u0131klar\u0131n\u0131, bu insanlar\u0131n da sonu\u00e7 olarak, devrimi yapt\u0131klar\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrerler; ayn\u0131 \u015fekilde SSCB&#8217;de de Lenin&#8217;in fikirleri yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131, insanlar bu fikirlere uygun olarak davrand\u0131lar, eylemde bulundular, derler. Bundan, devrimci fikirler olmasayd\u0131, devrim<br \/>\nde olmazd\u0131 sonucu \u00e7\u0131kar. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, tarihin devindirici g\u00fcc\u00fc b\u00fcy\u00fck \u00f6nderlerin fikirleridir, tarihi b\u00fcy\u00fck \u00f6nderler yapar diyen g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Action Fran\u00e7aise&#8217;in form\u00fcl\u00fcn\u00fc bilirsiniz: Fransa&#8217;y\u0131 40 kral yapt\u0131; \u00f6te yandan, krallar\u0131n pek fazla fikirleri olmad\u0131\u011f\u0131 da eklenebilirdi.<\/p>\n<p><b>Bu soru hakk\u0131nda materyalist bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 nedir?<br \/>\n<\/b><br \/>\n18. y\u00fczy\u0131l materyalizmi ile \u00e7a\u011fda\u015f materyalizm aras\u0131nda bir\u00e7ok ortak noktalar bulundu\u011funu ama eski materyalizmin idealist bir tarih teorisi oldu\u011funu g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fck.<\/p>\n<p>\u0130ster a\u00e7\u0131k\u00e7a idealist olsun, ister tutars\u0131z bir materyalizmin arkas\u0131na gizlenerek idealist olsun, \u015fimdi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz ve tarihi a\u00e7\u0131klama havas\u0131ndaki idealist teori, hi\u00e7bir \u015feyi a\u00e7\u0131klamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc, eyleme iten nedir?<\/p>\n<p>Eski materyalizm diyor Engels her \u015feyi eylemin g\u00fcd\u00fclerine g\u00f6re yarg\u0131lar, tarihsel bir etki olu\u015fturan insanlar\u0131 soylu olan ve soylu-olmayan ruhlar olarak ay\u0131r\u0131r ve sonra da d\u00fczenli olarak soylular\u0131n hep aldand\u0131klar\u0131n\u0131, soylu olmayanlar\u0131n da galip geldiklerini saptar, eski materyalizme g\u00f6re tarihin<br \/>\nincelenmesinden hi\u00e7bir ders al\u0131namayaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi de bundan ileri gelir ve bize g\u00f6re ise, tarih alan\u0131nda; eski materyalizm kendi kendisiyle uyumlu de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc devindirici g\u00fc\u00e7lerin ard\u0131nda ne oldu\u011funu, devindirici g\u00fc\u00e7lerin kendi devindiricilerinin de neler olduklar\u0131n\u0131 inceleyece\u011fine, tarihte etkin \u00fclk\u00fcsel (ideales) devindirici g\u00fc\u00e7leri son nedenler olarak al\u0131r. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 47-48.)<\/p>\n<p>\u0130rade fikirler, ileri s\u00fcr\u00fcl\u00fcr ama ni\u00e7in 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n filozoflar\u0131, a\u00e7\u0131k\u00e7a bu fikirdeydiler? E\u011fer Marksizm\u2019i ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015fsalard\u0131, onlar\u0131 kimse dinlemezdi, \u00e7\u00fcnk\u00fc o \u00e7a\u011fda insanlar, bunu kavrayamazd\u0131. Yaln\u0131z fikirlerin verilmesi yetmiyor, bunlar\u0131n kavran\u0131lmas\u0131 da gerekir; \u00f6yleyse fikirleri kabul<br \/>\nedecek ve ayr\u0131ca onlara bi\u00e7im verecek belirli \u00e7a\u011flar vard\u0131r.<\/p>\n<p>Daima s\u00f6yl\u00fcyoruz ki, fikirlerin b\u00fcy\u00fck bir \u00f6nemi vard\u0131r, ama onlar\u0131n nereden geldi\u011fini g\u00f6rebilmeliyiz.<\/p>\n<p>\u015eu halde bu fikirleri veren nedenlerin neler oldu\u011funu, son tahlilde tarihin devindirici g\u00fc\u00e7lerinin neler oldu\u011funu ara\u015ft\u0131rmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA PAR\u00c7ALARI<\/b><br \/>\n&#8211; Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, Onikinci B\u00f6l\u00fcm, Diyalektik,<br \/>\nNicelik ve Nitelik, s. 191-203.<br \/>\n&#8211; V. \u0130. Lenin, Diyalektik Sorunu \u00dczerine, Materyalizm ve<br \/>\nAmpiryokritisizm, s. 412-418.<br \/>\n&#8211; F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin<br \/>\nSonu, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc B\u00f6l\u00fcm, Diyalektik Materyalizm, s. 40 vd..<\/span><\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><b>BE\u015e\u0130NC\u0130 KISIM<\/b><\/span><\/p>\n<p>TAR\u0130HSEL MATERYAL\u0130ZM<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<\/p>\n<p>TAR\u0130H\u0130N DEV\u0130ND\u0130R\u0130C\u0130 G\u00dc\u00c7LER\u0130<\/p>\n<p>I. Sak\u0131n\u0131lmas\u0131 gereken yanl\u0131\u015f bir d\u00fc\u015f\u00fcnce.<br \/>\n<b>II. <\/b>Toplumsal varl\u0131k ve bilin\u00e7.<br \/>\n<b>III.<\/b> \u0130dealist teoriler.<br \/>\n<b>IV.<\/b> Toplumsal varl\u0131k ve ya\u015fam ko\u015fullar\u0131.<br \/>\n<b>V. <\/b>S\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131; tarihin devindiricisi.<\/p>\n<p>Fikirlerimiz nereden gelir sorusuyla birlikte, ara\u015ft\u0131rmalar\u0131m\u0131z\u0131 da daha ilerilere g\u00f6t\u00fcrmek gerekir. 18. y\u00fczy\u0131l materyalistleri gibi, karaci\u011ferin safray\u0131 salg\u0131lad\u0131\u011f\u0131 gibi beynin de d\u00fc\u015f\u00fcnceyi salg\u0131lad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek, bu soruya da<br \/>\ndo\u011fan\u0131n ruhu yaratt\u0131\u011f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla fikirlerimizin do\u011fan\u0131n \u00fcr\u00fcnleri oldu\u011fu, beynin \u00fcr\u00fcnleri oldu\u011fu yan\u0131t\u0131n\u0131 veririz.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse \u015f\u00f6yle denecektir: Tarihi, kendi iradeleri taraf\u0131ndan itilen insanlar\u0131n eylemi yapar; iradeleri ise o insanlar\u0131n fikirlerinin ifadesidir, fikirlerin kendileri ise insanlar\u0131n beyninden gelir ama dikkat!<\/p>\n<p><b>I. SAKINILMASI GEREKEN YANLI\u015e B\u0130R D\u00dc\u015e\u00dcNCE<br \/>\n<\/b><br \/>\nBiz, B\u00fcy\u00fck Devrimi, filozoflar\u0131n beyinlerinde do\u011fmu\u015f fikirlerin uygulanmas\u0131n\u0131n bir sonucudur diye a\u00e7\u0131klarsak, bu, s\u0131n\u0131rl\u0131, yetersiz bir a\u00e7\u0131klama ve materyalizmin k\u00f6t\u00fc bir uygulamas\u0131 olur.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6r\u00fclmesi gereken \u015fudur: bu \u00e7a\u011f\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerince ortaya at\u0131lan bu fikirleri y\u0131\u011f\u0131nlar ni\u00e7in benimsedi? Diderot, bu fikirleri kavramakta, ni\u00e7in tek ba\u015f\u0131na de\u011fildi? Ve ni\u00e7in 16. y\u00fczy\u0131ldan beri beyinlerin b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011fu hep ayn\u0131 fikirleri yo\u011furuyordu?<\/p>\n<p>Acaba, bu beyinler, birdenbire, ayn\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131\u011fa ve ayn\u0131 k\u0131vr\u0131nt\u0131lara m\u0131 sahip oldular? Hay\u0131r. Fikirlerde de\u011fi\u015fmeler var, ama kafatas\u0131 i\u00e7inde bir de\u011fi\u015fme olmam\u0131\u015f.<\/p>\n<p>Fikirlerin b\u00f6yle beyinle a\u00e7\u0131klanmas\u0131, materyalist bir a\u00e7\u0131klama olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ama Diderot&#8217;nun beyninden s\u00f6z etmek, ger\u00e7ekte Diderot&#8217;nun beyninden, fikirlerinden s\u00f6z etmektir ve o halde bozulmu\u015f, yan\u0131lt\u0131lm\u0131\u015f materyalist bir teoridir; bu teoride fikirlerle birlikte, idealist e\u011filimin de do\u011fmakta oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Daha \u00f6nceki tarih-eylem-irade-fikirler zincirine d\u00f6nelim. Fikirlerin bir anlam\u0131, bir i\u00e7eri\u011fi vard\u0131r: \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, \u00f6rne\u011fin, kapitalizmin devrilmesi i\u00e7in sava\u015f\u0131m verir. Bu, sava\u015f\u0131m halindeki i\u015f\u00e7iler taraf\u0131ndan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Ku\u015fkusuz, onlar bir beyinleri oldu\u011fu i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler ve buna g\u00f6re beyin, d\u00fc\u015f\u00fcnmek<br \/>\ni\u00e7in zorunlu bir ko\u015fuldur ama yeterli ko\u015ful de\u011fildir. Beyin, fikirlere sahip olman\u0131n maddi olgusunu a\u00e7\u0131klar ama neden \u015fu fikirlere de\u011fil de daha \u00e7ok bu fikirlere sahip olundu\u011funu a\u00e7\u0131klamaz.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131 harekete ge\u00e7iren ne varsa, hepsi zorunlu olarak onlar\u0131n beyninden ge\u00e7er ama bunun beyinde alaca\u011f\u0131 bi\u00e7im, ko\u015fullara \u00e7ok ba\u011fl\u0131d\u0131r. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 49.)<\/p>\n<p>\u00d6yleyse fikirlerimizin i\u00e7eri\u011fini, yani \u00f6rne\u011fin kapitalizmi devirme fikrinin bizde olu\u015fmas\u0131n\u0131 nas\u0131l a\u00e7\u0131klayabiliriz?<\/p>\n<p><b>II. TOPLUMSAL VARLIK VE B\u0130L\u0130N\u00c7<br \/>\n<\/b><br \/>\nBiliyoruz ki, fikirlerimiz, \u015feylerin yans\u0131lar\u0131d\u0131r; fikirlerimizin ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 ama\u00e7lar da \u015feylerin yans\u0131lar\u0131d\u0131r ama hangi \u015feylerin?<\/p>\n<p>Bu soruyu yan\u0131tlamak i\u00e7in, insanlar\u0131n nerede ya\u015fad\u0131klar\u0131na, onlar\u0131n fikirlerinin nerede ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131na bakmak gerekir. \u015eimdi sapt\u0131yoruz ki, insanlar, kapitalist bir toplumda ya\u015f\u0131yorlar ve onlar\u0131n fikirleri bu toplum i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor ve bu fikirler, bu insanlara, bu toplumdan geliyor.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirleyen, bilin\u00e7leri de\u011fildir; tam tersine, onlar\u0131n bilincini belirleyen, toplumsal varl\u0131klar\u0131d\u0131r. (Karl Marks, Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131, \u00d6ns\u00f6z. Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1993, s.23.)<\/p>\n<p>Bu tan\u0131mlamada Marks&#8217;\u0131n, insanlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 dedi\u011fi \u015fey, biziz, biz oldu\u011fumuz \u015feydir; bilin\u00e7 ise, bizim d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz, istedi\u011fimiz \u015feydir.<\/p>\n<p>Genellikle, i\u00e7ime i\u015flemi\u015f derin bir \u00fclk\u00fc u\u011fruna sava\u015f\u0131m veriyorum, denir ve bundan bizim varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 belirleyen \u015feyin, bizim bilincimiz oldu\u011fu sonucu \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131r; biz, bir \u015fey yap\u0131yoruz, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz ve \u00f6yle istiyoruz.<\/p>\n<p>B\u00f6yle s\u00f6ylemek b\u00fcy\u00fck bir yanl\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc ger\u00e7ekte bizim bilincimizi belirleyen toplumsal varl\u0131\u011f\u0131m\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>Proleter olan bir varl\u0131k proleterce d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve burjuva olan bir varl\u0131k, burjuvaca d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr (neden her zaman b\u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 daha ilerde g\u00f6rece\u011fiz) ama, genel bi\u00e7imiyle bir sarayda ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr, bir kul\u00fcbede ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, s. 37.)<\/p>\n<p><b>III. \u0130DEAL\u0130ST TEOR\u0130LER<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130dealistler derler ki, bir proleter, proleter gibi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in proleterdir ya da bir burjuva, burjuva gibi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in burjuvad\u0131r.<\/p>\n<p>Biz de tersine, deriz ki, e\u011fer onlar bir proleter ya da bir burjuva gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlarsa, bu, bir proleter ya da bir burjuva olmamalar\u0131ndand\u0131r. Bir proleter, proleter oldu\u011fu i\u00e7in proletarya s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bilincine sahiptir.<\/p>\n<p>Burada iyice dikkat etmemiz gereken bir \u015fey, idealist teorinin pratik bir sonucu oldu\u011fudur. Deniliyor ki, burjuva\u00a0 olunuyorsa, bu, burjuva gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcndendir; \u00f6yleyse, art\u0131k burjuva olmamak i\u00e7in, s\u00f6z konusu olan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imini de\u011fi\u015ftirmek yeterlidir ve burjuva s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fc durdurmak<br \/>\ni\u00e7in de patronlar\u0131 ikna etmeye \u00e7al\u0131\u015fmak yeterlidir. Bu da H\u0131ristiyan sosyalistler taraf\u0131ndan savunulan bir teoridir; ayn\u0131 zamanda bu \u00fctopyac\u0131 sosyalizmin kurucular\u0131n\u0131n da teorisi olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Ama bu, ayn\u0131 zamanda kapitalizme kar\u015f\u0131, onu ortadan kald\u0131rmak i\u00e7in de\u011fil ama daha akla-yatk\u0131n olmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in sava\u015f\u0131m veren fa\u015fistlerin de teorisidir. Bunlar patronlar\u0131n, i\u015f\u00e7ileri s\u00f6m\u00fcrd\u00fcklerini anlad\u0131klar\u0131 zaman, art\u0131k s\u00f6m\u00fcrmeyeceklerini s\u00f6ylerler. \u0130\u015fte ba\u015ftan sona idealist ve tehlikeli bir teori.<\/p>\n<p><b>IV. TOPLUMSAL VARLIK VE YA\u015eAM KO\u015eULLARI<br \/>\n<\/b><br \/>\nMarks, bize, toplumsal varl\u0131ktan s\u00f6z eder. Toplumsal\u00a0 varl\u0131k ile ne demek istemektedir?<\/p>\n<p>Toplumsal varl\u0131k, insanlar\u0131n i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 toplumun maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131 taraf\u0131ndan belirlenir.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 belirleyen, onlar\u0131n bilin\u00e7leri de\u011fildir; bu maddi ko\u015fullar, onlar\u0131n bilin\u00e7lerini belirler.<\/p>\n<p>Maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131 denen \u015fey nedir? Toplumda zenginler vard\u0131r, yoksullar vard\u0131r ve onlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imleri ayr\u0131 ayr\u0131d\u0131r; onlar\u0131n ayn\u0131 bir konu \u00fczerindeki fikirleri de\u011fi\u015fiktir. Bir yoksul, bir i\u015fsiz i\u00e7in, otob\u00fcse binmek bir l\u00fckst\u00fcr ama kendi \u00f6zel arabas\u0131 olan bir zengin i\u00e7in, bir a\u015fa\u011f\u0131lanmad\u0131r.<\/p>\n<p>Yoksulun otob\u00fcs konusundaki fikirleri, acaba yoksul oldu\u011fu i\u00e7in mi vard\u0131r, yoksa bu fikirlere, otob\u00fcse bindi\u011fi i\u00e7in mi sahiptir? Yoksul oldu\u011fu i\u00e7in. Yoksul olmak, burada; onun ya\u015fam ko\u015fuludur.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, insanlar\u0131n ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayabilmek i\u00e7in, ni\u00e7in zenginler vard\u0131r, ni\u00e7in yoksullar vard\u0131r, ona bakmak gerekir.<\/p>\n<p>\u00dcretimin ekonomik s\u00fcrecinde benzer yer tutan (yani bug\u00fcnk\u00fc kapitalist d\u00fczende \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131na sahip olan &#8211; ya da tersine, \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131 \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015f\u0131p da ona sahip olmayan) bir insanlar grubu, belirli bir \u00f6l\u00e7\u00fcde ayn\u0131 maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131na sahip olan bir insanlar grubu, bir s\u0131n\u0131f olu\u015fturur ama bir s\u0131n\u0131f kavram\u0131, s\u0131n\u0131f d\u00fc\u015f\u00fcncesi, zenginlik ya da<br \/>\nyoksulluk kavram\u0131na indirgenemez. Bir proleter, bir burjuvadan daha fazla kazanabilir ama bu y\u00fczden daha az proleter de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc o, bir patrona ba\u011fl\u0131d\u0131r ve \u00e7\u00fcnk\u00fc onun ne ya\u015fam\u0131 g\u00fcven alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r, ne de o ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. Varl\u0131\u011f\u0131n ko\u015fullar\u0131, yaln\u0131zca kazan\u0131lan para ile olu\u015fmaz, toplumsal g\u00f6rev ile olu\u015fur ve o zaman \u015fu zincirlemeyi elde ediyoruz:<\/p>\n<p>\u0130nsanlar fikirlerinin ifadesi olan iradeleri do\u011frultusunda eylemleri ile tarihlerini yaparlar. Fikirleri ise, insanlar\u0131n i\u00e7inde bulunduklar\u0131 maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131ndan, yani onlar\u0131n bir s\u0131n\u0131f\u0131n mensubu olmalar\u0131ndan gelir.<\/p>\n<p><b>V. SINIF SAVA\u015eIMLARI, TAR\u0130H\u0130N DEV\u0130ND\u0130R\u0130C\u0130S\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130nsanlar bir \u015fey yaparlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc baz\u0131 fikirleri vard\u0131r. Onlar, bu fikirlerini, maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131na bor\u00e7ludurlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar, bu ya da di\u011fer s\u0131n\u0131ftand\u0131rlar. Bu demek de\u011fildir ki, (kapitalist) toplumda yaln\u0131zca iki s\u0131n\u0131f vard\u0131r; bir\u00e7ok s\u0131n\u0131f vard\u0131r. Ba\u015fl\u0131ca iki s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m halindedir: burjuvazi<br \/>\nve proletarya.<\/p>\n<p>Demek ki, fikirlerin arkas\u0131nda s\u0131n\u0131flar bulunur.<\/p>\n<p>Toplum, birbirlerine kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m veren s\u0131n\u0131flara b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. B\u00f6ylece, e\u011fer insanlar\u0131n fikirleri incelenirse, bu fikirlerin de \u00e7at\u0131\u015fma halinde olduklar\u0131 ve bu fikirlerin arkas\u0131nda birbirleriyle \u00e7at\u0131\u015fma halinde olan s\u0131n\u0131flar\u0131n bulundu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>\u015eu halde tarihin devindirici g\u00fc\u00e7leri; yani tarihi a\u00e7\u0131klayan \u015fey, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>E\u011fer s\u00fcrekli b\u00fct\u00e7e a\u00e7\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6rnek olarak al\u0131rsak, g\u00f6r\u00fcr\u00fcz ki, iki \u00e7\u00f6z\u00fcm vard\u0131r: biri, mali Ortodoksluk (geleneksel ilkelere uygunluk), yani yeni tasarruflara, yeni istikrazlara, yeni vergilere vb. devam ederek a\u00e7\u0131\u011f\u0131 kapamak; \u00f6teki \u00e7\u00f6z\u00fcm ise, bu a\u00e7\u0131\u011f\u0131 zenginlere \u00f6dettirmektir.<\/p>\n<p>Bu fikirler \u00e7evresinde siyasal bir sava\u015f\u0131m oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz ve genellikle, bu konuda bir anla\u015fma sa\u011flanamamas\u0131na \u00fcz\u00fcl\u00fcn\u00fcr ama Marksistler, bu siyasal sava\u015f\u0131m\u0131n ard\u0131nda yatan ger\u00e7e\u011fi anlamak isterler ve ara\u015ft\u0131r\u0131rlar; ara\u015ft\u0131r\u0131nca da toplumsal sava\u015f\u0131m\u0131, yani s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131 bulurlar. Birinci<br \/>\n\u00e7\u00f6z\u00fcmden yana olanlar (kapitalistler) ile zenginlere \u00f6dettirmeden yana olanlar (orta s\u0131n\u0131flar ve proletarya) aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131m oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcrler.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, diyecektir Engels, hi\u00e7 de\u011filse modern tarihte, b\u00fct\u00fcn siyasal sava\u015f\u0131mlar\u0131n s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131 olduklar\u0131 ve s\u0131n\u0131flar\u0131n b\u00fct\u00fcn kurtulu\u015f sava\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n, zorunlu olan siyasal bi\u00e7imlerine kar\u015f\u0131n -\u00e7\u00fcnk\u00fc her s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131 bir siyasal sava\u015f\u0131md\u0131r- son tahlilde ekonomik kurtulu\u015f sorunu \u00e7evresinde d\u00f6nd\u00fckleri tan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesi&#8217;nin Sonu, s. 50. &#8211; Gene bak\u0131n\u0131z: Marks-Engels, Kom\u00fcnist Parti Manifestosu ve Kom\u00fcnizmin \u0130lkeleri, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara<br \/>\n1993, s. 109 vd.; V. \u0130. Lenin, Karl Marks, Marks-Engels-Marksizm,<br \/>\nSol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1990, s. 11 vd..)<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, tarihi a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in, daha \u00f6nce \u00f6\u011frendi\u011fimiz zincire eklenecek bir halkam\u0131z daha oluyor: eylem, irade fikirler, fikirlerin arkas\u0131nda s\u0131n\u0131flar, s\u0131n\u0131flar\u0131n arkas\u0131nda da ekonomi. Demek ki, tarihi a\u00e7\u0131klayan ger\u00e7ekten s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131d\u0131r ama s\u0131n\u0131flar\u0131 belirleyen ekonomidir.<\/p>\n<p>Bir tarih olay\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak istedi\u011fimiz zaman, sava\u015f\u0131m veren fikirler nelerdir, onlar\u0131 incelemek, fikirlerin gerisinde s\u0131n\u0131flar\u0131 ara\u015ft\u0131rmak ve son olarak da s\u0131n\u0131flar\u0131n temel \u00f6zelliklerini belirleyen ekonomik tarz\u0131 belirtmek zorunday\u0131z.<\/p>\n<p>\u015eimdi gene, s\u0131n\u0131flar\u0131n ve ekonomik tarz\u0131n nereden geldi\u011fi sorulabilir (diyalektik\u00e7iler ard\u0131 ard\u0131na b\u00fct\u00fcn bu sorular\u0131 sormaktan korkmazlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u015feyin kayna\u011f\u0131n\u0131 bulmak gerekti\u011fini bilirler). Bu, bundan sonraki b\u00f6l\u00fcmde ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak \u00f6\u011frenece\u011fimiz konudur ama \u015fimdiden diyebiliriz ki:<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131flar\u0131n nereden geldiklerini bilmek i\u00e7in, toplumun tarihini incelemek gerekir, o zaman bug\u00fcn kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z s\u0131n\u0131flar\u0131n, daima ayn\u0131 s\u0131n\u0131flar olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir. Eski Yunan&#8217;da k\u00f6leler ve efendileri; orta\u00e7a\u011fda serfler ve seny\u00f6rler (feodal beyler); sonra da (bu s\u0131ralamada basitle\u015ftirildi\u011fi \u00fczere)<br \/>\nburjuvazi ve proletarya.<\/p>\n<p>Bu tabloda sapt\u0131yoruz ki, s\u0131n\u0131flar de\u011fi\u015fiyorlar ve nedenini ara\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman, g\u00f6r\u00fcyoruz ki, ekonomik ko\u015fullar de\u011fi\u015fti\u011fi i\u00e7in s\u0131n\u0131flar da de\u011fi\u015fmi\u015flerdir (ekonomik ko\u015fullar \u015funlard\u0131r: \u00fcretimin, dola\u015f\u0131m\u0131n, \u00fcle\u015fimin ve zenginlikleri t\u00fcketimin yap\u0131s\u0131 ve, geri kalan her \u015feyin son ko\u015fulu olarak, \u00fcretim bi\u00e7imi, teknik).<\/p>\n<p>\u0130\u015fte gene Engels&#8217;ten bir par\u00e7a:<\/p>\n<p>Burjuvazi ve proletarya, her ikisi de ekonomik ko\u015fullar\u0131n, daha do\u011frusu \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc sonucu olu\u015fmu\u015flard\u0131. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm, ilkin lonca tezgah\u0131ndan man\u00fcfakt\u00fcre, man\u00fcfakt\u00fcrden de makineler kullanan, su buhar\u0131 ile i\u015fleyen ve bu iki s\u0131n\u0131f\u0131 geli\u015ftirmi\u015f olan geni\u015f-\u00f6l\u00e7ekli sanayiye ge\u00e7i\u015ftir.<br \/>\n(F. Engels,\u00a0 Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesi&#8217;nin Sonu, s. 50.)<\/p>\n<p>Demek ki, son tahlilde tarihin devindirici g\u00fc\u00e7lerini, bize a\u015fa\u011f\u0131daki zincirleme vermektedir:<\/p>\n<p><b>a) <\/b>Tarih, insanlar\u0131n eseridir.<br \/>\n<b>b) <\/b>Tarihi yapan eylem, insanlar\u0131n iradesiyle belirlenir.<br \/>\n<b>c)<\/b> Bu irade onlar\u0131n fikirlerinin ifadesidir.<br \/>\n<b>d)<\/b> Bu fikirler, insanlar\u0131n i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 toplumsal ko\u015fullar\u0131n yans\u0131s\u0131d\u0131r.<br \/>\n<b>e)<\/b> S\u0131n\u0131flar\u0131 ve onlar\u0131n sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131 belirleyen, bu toplumsal ko\u015fullard\u0131r.<br \/>\n<b>f) <\/b>S\u0131n\u0131flar\u0131n kendileri, ekonomik ko\u015fullar taraf\u0131ndan belirlenirler.<\/p>\n<p>Bu zincirlemenin hangi bi\u00e7imler alt\u0131nda ve hangi ko\u015fullarda<br \/>\nak\u0131p ge\u00e7ti\u011fini a\u00e7\u0131kl\u0131kla belirtmek i\u00e7in diyoruz ki:<\/p>\n<p><b>1.<\/b> Fikirler, ya\u015famda siyasal planda a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131rlar.<br \/>\n<b>2.<\/b> Fikir sava\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n arkas\u0131ndaki s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131 toplumsal planda a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131rlar.<br \/>\n<b>3.<\/b> Ekonomik ko\u015fullar (tekni\u011fin durumu ile belirlenmi\u015f<br \/>\nbulunan) ekonomik planda ifadelerini bulurlar.<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA PAR\u00c7ALARI<\/b><br \/>\n&#8211; Karl Marks, Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131, \u00d6ns\u00f6z.<br \/>\n&#8211; Marks-Engels, Kom\u00fcnist Manifesto ve Kom\u00fcnizmin \u0130lkeleri.<br \/>\n<\/span><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><br \/>\n<img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/yorum\/parag-ara.gif\" width=\"45\" height=\"18\" border=\"0\" \/><\/span><\/p>\n<p><b>\u0130K\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcM<\/b><\/p>\n<p>SINIFLAR NEREDEN GEL\u0130R?<\/p>\n<p>EKONOM\u0130K KO\u015eULLAR NEREDEN GEL\u0130R?<\/p>\n<p><b>I. <\/b>Birinci i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc.<br \/>\n<b>II.<\/b> Toplumun s\u0131n\u0131flara ilk b\u00f6l\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc.<br \/>\n<b>III. <\/b>\u0130kinci b\u00fcy\u00fck i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc.<br \/>\n<b>IV.<\/b> Toplumun s\u0131n\u0131flara ikinci b\u00f6l\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc.<br \/>\n<b>V. <\/b>Ekonomik ko\u015fullar\u0131 belirleyen \u015fey.<br \/>\n<b>VI. <\/b>\u00dcretim tarzlar\u0131.<br \/>\n<b>VII. <\/b>Uyar\u0131lar.<\/p>\n<p>G\u00f6rd\u00fck ki, tarihin devindirici g\u00fc\u00e7leri, son tahlilde ekonomik ko\u015fullar\u0131n belirledikleri s\u0131n\u0131flar ve s\u0131n\u0131flar\u0131n sava\u015f\u0131mlar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu zincirleme s\u0131ras\u0131 \u015f\u00f6yleydi: \u0130nsanlar\u0131n kafalar\u0131nda kendilerini bir \u015fey yapmaya iten fikirler vard\u0131r. Bu fikirler, insanlar\u0131n i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131ndan do\u011fmaktad\u0131r. Bu maddi ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 insanlar\u0131n toplum i\u00e7indeki yerleri, yani ait olduklar\u0131 s\u0131n\u0131f belirler ve s\u0131n\u0131flar ise, toplumun i\u00e7inde geli\u015fti\u011fi ekonomik ko\u015fullar taraf\u0131ndan belirlenir.<\/p>\n<p>Ama bu durumda ekonomik ko\u015fullar\u0131 ve bu ko\u015fullar\u0131n yaratt\u0131klar\u0131 s\u0131n\u0131flar\u0131 belirleyen nedir, onu g\u00f6rmemiz gerekir. \u015eimdi bunu inceleyece\u011fiz.<\/p>\n<p><b>I. B\u0130R\u0130NC\u0130 B\u00dcY\u00dcK \u0130\u015e B\u00d6L\u00dcM\u00dc<br \/>\n<\/b><br \/>\nToplumun evrimi incelenirken ve ge\u00e7mi\u015fteki olaylar ele\u00a0 al\u0131n\u0131rken, ilkin, toplumun her zaman s\u0131n\u0131flara b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Diyalektik, her \u015feyin k\u00f6kenini ara\u015ft\u0131rmam\u0131z\u0131 ister; biz de \u00e7ok uzak bir ge\u00e7mi\u015fte, s\u0131n\u0131flar\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Engels, Ailenin, \u00d6zel M\u00fclkiyetin ve Devletin<br \/>\nK\u00f6keni&#8217;nde \u015f\u00f6yle der: Toplumun ge\u00e7mi\u015f b\u00fct\u00fcn a\u015famalar\u0131nda \u00fcretim, her \u015feyden \u00f6nce, ortakla\u015fa bir \u00fcretimdi; t\u0131pk\u0131 t\u00fcketimin de az \u00e7ok geni\u015f kom\u00fcnist topluluklar i\u00e7inde \u00fcr\u00fcnlerin do\u011frudan do\u011fruya \u00fcle\u015fimiyle yap\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu gibi. (Friedrich Engels; Ailenin, \u00d6zel M\u00fclkiyetin ve Devletin K\u00f6keni, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1992, s. 179; ayr\u0131ca bkz: 163-165.)<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn insanlar \u00fcretime kat\u0131l\u0131rlar; bireysel i\u015f aletleri \u00f6zel\u00a0 m\u00fclkiyettir ama ortakla\u015fa kullan\u0131lanlar ortakl\u0131\u011fa (communaute) aittir. Bu alt a\u015famada i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc; yaln\u0131zca cinsler aras\u0131nda ard\u0131r. Erkekler avlan\u0131r, bal\u0131k tutar vb., kad\u0131nlar ise eve bakar. Ki\u015fiye \u00f6zg\u00fc ya da \u00f6zel \u00e7\u0131karlar yoktur.<\/p>\n<p>Ancak insanlar bu d\u00f6nemde durup kalmad\u0131lar ve insanlar\u0131n ya\u015fam\u0131nda ilk de\u011fi\u015fme, toplumdaki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, yava\u015f yava\u015f, bu \u00fcretim s\u00fcreci i\u00e7ine s\u0131zar. (Agy, s. 179.)<\/p>\n<p>Bu ilk olguda insanlar \u00f6nce hayvanlar\u0131 evcille\u015ftirdiler, daha sonra, esas \u00e7al\u0131\u015fma kollar\u0131 olan hayvan yeti\u015ftirme ve\u00a0 hayvan s\u00fcr\u00fclerinin korunmas\u0131na ge\u00e7tiler. \u00c7oban a\u015firetler, kendilerini \u00f6teki barbarlardan ay\u0131rd\u0131lar: birinci b\u00fcy\u00fck toplumsal i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc. (Agy, s. 165.)<\/p>\n<p>Demek ki, ilk \u00fcretim tarz\u0131 olarak avlanmay\u0131 ve bal\u0131k av\u0131n\u0131; ikinci \u00fcretim tarz\u0131 olarak ise, \u00e7oban kabilelerin do\u011fu\u015funa yol a\u00e7an hayvan yeti\u015ftiricili\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte toplumun ilk kez s\u0131n\u0131flara b\u00f6l\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn temelinde yatan, bu birinci i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p><b>II. TOPLUMUN SINIFLARA \u0130LK B\u00d6L\u00dcN\u00dc\u015e\u00dc<br \/>\n<\/b><br \/>\nB\u00fct\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fma kollar\u0131ndaki -hayvanc\u0131l\u0131k, tar\u0131m, ev sanayi \u00fcretim art\u0131\u015f\u0131, insan emek-g\u00fcc\u00fcne, kendisine gerekenden daha \u00e7o\u011funu \u00fcretmek yetene\u011fini kazand\u0131rd\u0131. Bu, ayn\u0131 zamanda her gens, ev toplulu\u011fu ya da kar\u0131-koca ailesi<br \/>\n\u00fcyesine d\u00fc\u015fen g\u00fcnl\u00fck i\u015f tutar\u0131n\u0131 art\u0131rd\u0131. Yeni emek g\u00fc\u00e7lerine ba\u015fvurmak gerekli duruma geldi. Sava\u015f bunlar\u0131 sa\u011flad\u0131: sava\u015f tutsaklar\u0131 k\u00f6le haline getirildiler. Birinci b\u00fcy\u00fck toplumsal i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, emek \u00fcretkenli\u011fini, dolay\u0131s\u0131yla servetleri art\u0131r\u0131p \u00fcretim alan\u0131n\u0131 geni\u015fleterek, o g\u00fcnk\u00fc tarihsel<br \/>\nko\u015fullar i\u00e7inde zorunlu olarak k\u00f6leli\u011fi getirdi. Birinci b\u00fcy\u00fck toplumsal i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnden, toplumun iki s\u0131n\u0131f: efendiler ve k\u00f6leler, s\u00f6m\u00fcrenler ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclenler bi\u00e7imindeki ilk b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc do\u011fdu. (F. Engels, Ailenin, \u00d6zel M\u00fclkiyetin ve Devletin K\u00f6keni, s. 166.)<\/p>\n<p>\u015eimdi uygarl\u0131\u011f\u0131n e\u015fi\u011fine gelmi\u015f bulunuyoruz. En a\u015fa\u011f\u0131 a\u015famada insanlar yaln\u0131zca do\u011frudan do\u011fruya ki\u015fisel gereksinmeleri i\u00e7in \u00fcretiyorlard\u0131; zaman zaman, yap\u0131lan de\u011fi\u015fimler, yaln\u0131zca rastlant\u0131 sonucu elde kalan fazlal\u0131kla ilgili tek tek olaylard\u0131. Barbarl\u0131\u011f\u0131n orta a\u015famas\u0131nda \u00e7oban halklar aras\u0131nda s\u00fcr\u00fc, belirli bir b\u00fcy\u00fckl\u00fck kazan\u0131nca, davar\u0131n, bir m\u00fclk durumuna geldi\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz; d\u00fczenli bir de\u011fi\u015fimin ko\u015fullar\u0131 da bundan do\u011far. (Agy, s. 170.)<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, bu s\u0131rada toplumda iki s\u0131n\u0131f buluyoruz: Efendiler ve k\u00f6leler. Sonra toplum, ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrecek ve yeni geli\u015fmelere u\u011frayacakt\u0131r. Yeni bir s\u0131n\u0131f do\u011facak ve b\u00fcy\u00fcyecektir.<\/p>\n<p><b>III. \u0130K\u0130NC\u0130 B\u00dcY\u00dcK \u0130\u015eB\u00d6L\u00dcM\u00dc<br \/>\n<\/b><br \/>\nServet h\u0131zla artt\u0131 ama bireysel servet olarak; dokumac\u0131l\u0131k, madenlerin i\u015flenmesi ve gitgide farkl\u0131la\u015fan \u00f6teki zanaatlar, \u00fcretime, artan bir \u00e7e\u015fitlilik ve yetkinlik veriyordu; bundan b\u00f6yle, tah\u0131l, sebze ve meyvelerin yan\u0131 s\u0131ra, tar\u0131m, elde edilmeleri \u00f6\u011frenilmi\u015f bulunan zeytinya\u011f\u0131 ve \u015farab\u0131 da sa\u011flamaktayd\u0131.<\/p>\n<p>B\u00f6ylesine \u00e7e\u015fitli bir \u00e7al\u0131\u015fma, art\u0131k ayn\u0131 birey taraf\u0131ndan y\u00fcr\u00fct\u00fclemezdi; ikinci b\u00fcy\u00fck (toplumsal -\u00e7.) i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ger\u00e7ekle\u015fti: k\u00fc\u00e7\u00fck zanaatlar, tar\u0131mdan ayr\u0131ld\u0131. \u00dcretimde ve onunla birlikte emek \u00fcretkenli\u011findeki s\u00fcrekli art\u0131\u015f, insan emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fcn de\u011ferini art\u0131rd\u0131; \u00f6nceki a\u015famada ba\u015flang\u0131\u00e7<br \/>\ndurumunda ve yer yer g\u00f6r\u00fclen k\u00f6lelik, \u015fimdi toplumsal sistemin esasl\u0131 bir unsuru (bile\u015ftireni, composant&#8217;\u0131) durumuna gelir, k\u00f6leler basit yard\u0131mc\u0131lar olmaktan \u00e7\u0131karlar; tarlalarda ve at\u00f6lyede d\u00fczinelerle k\u00f6le i\u015fe s\u00fcr\u00fcl\u00fcr. \u00dcretimin, ba\u015fl\u0131ca iki kola: tar\u0131m ve k\u00fc\u00e7\u00fck sanayiye ayr\u0131lmas\u0131yla do\u011frudan<br \/>\ndo\u011fruya de\u011fi\u015fim i\u00e7in \u00fcretim do\u011far; bu, meta \u00fcretimidir. Meta \u00fcretimiyle, &#8230; ticaret do\u011far. (Friedrich Engels, Ailenin; \u00d6zel M\u00fclkiyetin ve Devletin K\u00f6keni, s. 168.)<\/p>\n<p><b>IV. TOPLUMUN SINIFLARA \u0130K\u0130NC\u0130 B\u00d6L\u00dcN\u00dc\u015e\u00dc<br \/>\n<\/b><br \/>\nB\u00f6ylece, birinci b\u00fcy\u00fck i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, insan \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n (i\u015fin) de\u011ferini art\u0131r\u0131yor, zenginliklerde bir artma yarat\u0131yor, bu da yeni ba\u015ftan i\u015fin de\u011ferini art\u0131r\u0131yor ve ikinci bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc zorunlu k\u0131l\u0131yor: zanaatlar ve tar\u0131m. Bu a\u015famada \u00fcretimin aral\u0131ks\u0131z artmas\u0131 ve buna paralel olarak insana ait emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00f6neminin y\u00fckselmesi, k\u00f6leleri vazge\u00e7ilmez duruma getiriyor, ticaret i\u00e7in \u00fcretimi, onunla birlikte de \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir s\u0131n\u0131f\u0131: t\u00fcccarlar s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 yarat\u0131yor.<\/p>\n<p>Demek ki, bu a\u015famada toplumda \u00fc\u00e7l\u00fc bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ve \u00fc\u00e7 s\u0131n\u0131f var: tar\u0131mc\u0131lar, zanaat\u00e7\u0131lar, t\u00fcccarlar. Burada ilk kez \u00fcretime kat\u0131lmayan bir s\u0131n\u0131f g\u00f6r\u00fcyoruz ve bu s\u0131n\u0131f, t\u00fcccarlar s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6teki iki s\u0131n\u0131fa egemen olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Barbarl\u0131\u011f\u0131n yukar\u0131 a\u015famas\u0131, bize, tar\u0131mla k\u00fc\u00e7\u00fck sanayi aras\u0131nda yeni bir i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc ve bunun sonucu, \u00e7al\u0131\u015fma \u00fcr\u00fcnlerinin daima artan bir par\u00e7as\u0131n\u0131n do\u011frudan do\u011fruya de\u011fi\u015fim i\u00e7in \u00fcretilmesini getirir; bireysel \u00fcreticiler aras\u0131ndaki de\u011fi\u015fimin, toplum i\u00e7in dirimsel bir zorunluluk kazanmas\u0131 da bundan do\u011far. Uygarl\u0131k, \u00f6zellikle kent ve k\u00f6y aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 daha da belirgin bir duruma getirerek (iktisadi bak\u0131mdan, ilk\u00e7a\u011fdaki gibi, kent k\u00f6ye ya da orta\u00e7a\u011fdaki gibi; k\u00f6y kente egemen olabilir), daha \u00f6nce var olan b\u00fct\u00fcn bu i\u015fb\u00f6l\u00fcmlerini g\u00fc\u00e7lendirip geli\u015ftirir ve onlara, kendine \u00f6zg\u00fc ve \u00e7ok<br \/>\n\u00f6nemli bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc ekler: art\u0131k, \u00fcretimle de\u011fil yaln\u0131zca \u00fcr\u00fcnlerin de\u011fi\u015fimiyle u\u011fra\u015fan bir s\u0131n\u0131f do\u011furur t\u00fcccarlar. O zamana kadar, s\u0131n\u0131flar\u0131n olu\u015fumundaki b\u00fct\u00fcn izler \u00fcretime ba\u011flan\u0131yorlard\u0131; bunlar \u00fcretime kat\u0131lan kimseleri, az \u00e7ok geni\u015f bir \u00f6l\u00e7ek \u00fczerinde y\u00f6netici ve y\u00fcr\u00fct\u00fcc\u00fc ya da \u00fcretici olarak b\u00f6l\u00fcyorlard\u0131. Burada sahneye, ilk kez olarak, \u00fcretime herhangi bir bi\u00e7imde kat\u0131lmaks\u0131z\u0131n, onun y\u00f6netimini ele ge\u00e7iren ve \u00fcreticileri iktisadi bak\u0131mdan egemenli\u011fi alt\u0131na alan bir s\u0131n\u0131f girer; bir s\u0131n\u0131f ki, iki \u00fcretici aras\u0131nda zorunlu arac\u0131 olarak ge\u00e7inir ve her ikisini de s\u00f6m\u00fcr\u00fcr. \u00dcreticileri de\u011fi\u015fim zahmet ve riskinden kurtarmak bahanesiyle, \u00fcr\u00fcnlerinin sat\u0131\u015f\u0131n\u0131 en uzak pazarlara kadar yaymak ve b\u00f6ylece n\u00fcfusun en yararl\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131 olmak bahanesiyle, ger\u00e7ekte \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck hizmetler i\u00e7in, kar\u015f\u0131l\u0131k (salaire) olarak, yerli \u00fcretimin oldu\u011fu kadar yabanc\u0131 \u00fcretimin de kayma\u011f\u0131n\u0131 alan, h\u0131zla b\u00fcy\u00fck servetler ve buna uygun d\u00fc\u015fen toplumsal bir etkililik<br \/>\nkazanan ve b\u00f6yle oldu\u011fu i\u00e7in de sonunda o da kendine \u00f6zg\u00fc bir \u00fcr\u00fcn\u00fc &#8211; devirli ticari bunal\u0131mlar\u0131 olu\u015fturana kadar, uygarl\u0131k d\u00f6nemi i\u00e7inde durmadan yeni sayg\u0131nl\u0131klar ve \u00fcretimde durmadan artan bir egemenlik sahibi olan bir kar d\u00fc\u015fk\u00fcnleri, bir ger\u00e7ek toplumsal asalaklar s\u0131n\u0131f\u0131 olu\u015fur. (F. Engels, Ailenin, \u00d6zel M\u00fclkiyetin ve Devletin K\u00f6keni, s. 170-171.)<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, ilkel kom\u00fcnizmden ba\u015flayarak, bizi kapitalizme g\u00f6t\u00fcren zincirleme s\u0131ray\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p><b>1.<\/b> \u0130lkel kom\u00fcnizm.<br \/>\n<b>2. <\/b>Yaban\u0131l (vah\u015fi) kabilelerle \u00e7oban kabileler aras\u0131nda b\u00f6l\u00fcnme (birinci i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc: efendiler, k\u00f6leler).<br \/>\n<b>3.<\/b> Tar\u0131mc\u0131larla zanaat\u00e7\u0131lar aras\u0131nda b\u00f6l\u00fcnme (ikinci i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc).<br \/>\n<b>4. <\/b>T\u00fcccar s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n do\u011fu\u015fu (\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc), ki bu,<br \/>\n<b>5. <\/b>Devresel olarak ticari bunal\u0131mlar\u0131 do\u011furuyor (kapitalizm).<\/p>\n<p>\u015eimdi art\u0131k s\u0131n\u0131flar\u0131n nereden geldiklerini biliyoruz ve geriye bunu incelemek kal\u0131yor:<\/p>\n<p><b>V. EKONOM\u0130K KO\u015eULLARI BEL\u0130RLEYEN \u015eEY<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130lkin, bizden \u00f6nce gelen \u00e7e\u015fitli toplumlar\u0131 \u00e7ok k\u0131saca g\u00f6zden ge\u00e7irelim.<\/p>\n<p>Antik\u00e7a\u011f toplumlar\u0131ndan \u00f6nceki toplumlar\u0131 ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir i\u00e7imde incelemek i\u00e7in yeterli belgelerimiz yok ama \u00f6rne\u011fin Eski Yunanl\u0131larda efendilerin ve k\u00f6lelerin bulundu\u011funu ve t\u00fcccarlar s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n daha o zamandan geli\u015fmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz. Sonra, orta\u00e7a\u011fda seny\u00f6rleri ve serfleriyle feodal<br \/>\ntoplum, t\u00fcccarlar\u0131n gittik\u00e7e daha b\u00fcy\u00fck bir \u00f6nem kazanmalar\u0131na<br \/>\nolanak verir. Bunlar, \u015fatolar\u0131n yak\u0131nlar\u0131nda bourg (burjuva ad\u0131 buradan gelir) denilen kasabalarda topla\u015f\u0131rlar; \u00f6te yandan orta\u00e7a\u011fda kapitalist \u00fcretimden \u00f6nce, yaln\u0131z k\u00fc\u00e7\u00fck \u00fcretim vard\u0131, ki bu k\u00fc\u00e7\u00fck \u00fcretimin birinci ko\u015fulu, \u00fcreticinin kendi i\u015f aletlerinin sahibi olmas\u0131 idi. \u00dcretim ara\u00e7lar\u0131 bireye ait bulunuyordu ve ancak bireysel kullan\u0131ma g\u00f6re ayarlanm\u0131\u015flard\u0131. Bu bak\u0131mdan \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131, s\u0131radan, k\u00fc\u00e7\u00fck ve s\u0131n\u0131rl\u0131 idiler. Bu \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131 yo\u011funla\u015ft\u0131rmak ve geni\u015fletmek, onlar\u0131 modern \u00fcretimin g\u00fc\u00e7l\u00fc ara\u00e7lar\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek, kapitalist \u00fcretimin ve burjuvazinin tarihsel<br \/>\nrol\u00fc idi.<\/p>\n<p>Burjuvazi, 15. y\u00fczy\u0131ldan bu yana, basit elbirli\u011fi, man\u00fcfakt\u00fcr ve modern sanayi olmak \u00fczere, \u00fc\u00e7 evrede bunu ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. Burjuvazi, c\u00fcce \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131, onlar\u0131 ayn\u0131 zamanda bireysel \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131p, insanlar\u0131n ancak ortakla\u015fa (elbirli\u011fiyle) i\u015fletebilece\u011fi toplumsal \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131 haline getirmi\u015ftir. (Friedrich Engels, \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, s. 82.)<\/p>\n<p>\u00d6yleyse g\u00f6r\u00fcyoruz ki, s\u0131n\u0131flar\u0131n evrimine paralel olarak (efendiler ve k\u00f6leler; seny\u00f6rler ve serfler.), servetlerin \u00fcretimi, dola\u015f\u0131m\u0131, da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 ko\u015fullar\u0131, yani ekonomik ko\u015fullar, evrim g\u00f6sterir ve ekonomik evrim, ad\u0131m ad\u0131m ve paralel olarak \u00fcretim bi\u00e7imlerinin evrimini izler.<\/p>\n<p><b>VI. \u00dcRET\u0130M TARZLARI<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u00d6yleyse bunu, \u00fcretim bi\u00e7imleri, yani b\u00fcy\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck her \u00e7e\u015fit aletin durumu, onlar\u0131n kullan\u0131m\u0131, i\u015f y\u00f6ntemleri, k\u0131saca, teknik durum, ekonomik ko\u015fullar belirler.<\/p>\n<p>Kapitalist \u00fcretimden \u00f6nce yani orta\u00e7a\u011fda her yerde emek\u00e7ilerin kendi \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131 \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyetine dayanan k\u00fc\u00e7\u00fck \u00fcretim g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu&#8230; \u00c7al\u0131\u015fma ara\u00e7lar\u0131, bireyin, yaln\u0131zca bireysel kullan\u0131m i\u00e7in hesaplanm\u0131\u015f \u00e7al\u0131\u015fma ara\u00e7lar\u0131 idi &#8230; Bu da\u011f\u0131n\u0131k ve darac\u0131k \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131 bir araya toplay\u0131p geni\u015fletmek, onlar\u0131 bug\u00fcnk\u00fc \u00fcretimin g\u00fc\u00e7l\u00fc kald\u0131ra\u00e7lar\u0131 durumuna getirmek (gerekiyordu). Bireysel at\u00f6lye yerine, y\u00fczlerce ve binlerce insan\u0131n elbirli\u011fini egemenlik alt\u0131nda bulunduran fabrika ge\u00e7ti ve t\u0131pk\u0131 \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131 gibi, \u00fcretim, bir dizi bireysel eylem durumundan, bir dizi toplumsal eylem durumuna ve \u00fcr\u00fcnler de bireysel \u00fcr\u00fcnler durumundan toplumsal \u00fcr\u00fcnler durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. (Friedrich Engels, Anti-D\u00fchring, s. 386.)<\/p>\n<p>Burada g\u00f6r\u00fcyoruz ki, \u00fcretim bi\u00e7imlerinin evrimi, \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri tamamen d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Oysa, i\u015f aletleri kolektifle\u015fmi\u015f olmakla birlikte m\u00fclkiyet d\u00fczeni bireysel olarak kalm\u0131\u015ft\u0131r! Ancak, bir\u00e7ok ki\u015finin ortakla\u015fa i\u015fe koyulmas\u0131yla i\u015fleyebilen makineler bir tek adam\u0131n m\u00fclkiyeti olarak kald\u0131.<br \/>\nGene g\u00f6r\u00fcyoruz ki: \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin, kendini kapitalistlere de kabul ettiren toplumsal niteli\u011finin k\u0131smi tan\u0131nmas\u0131. B\u00fcy\u00fck \u00fcretim ve ula\u015ft\u0131rma \u00f6rgenliklerinin, \u00f6nce hisse senetli \u015firketler, sonra tr\u00f6stler, en sonra da devlet taraf\u0131ndan sahiplenilmesi. Burjuvazi art\u0131k gereksiz bir s\u0131n\u0131f olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr; onun t\u00fcm toplumsal i\u015flevleri, \u00fccretli g\u00f6revliler taraf\u0131ndan<br \/>\nyerine getirilir. (Friedrich Engels, agy, s. 405.)<\/p>\n<p>Bir yandan, makinelerde rekabetin her fabrikat\u00f6r i\u00e7in zorunlu k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 o gittik\u00e7e artan say\u0131da emek\u00e7inin yerinden olmas\u0131 ile tamamlanan yetkinle\u015fme. Yedek sanayi ordusu. \u00d6te yandan, \u00fcretimin s\u0131n\u0131rs\u0131z geni\u015flemesi ve rekabet kar\u015f\u0131s\u0131nda her fabrikat\u00f6r i\u00e7in (bunun -\u00e7.) zorunlulu\u011fu. Her iki yandan da \u00fcretken g\u00fc\u00e7lerin i\u015fitilmemi\u015f geli\u015fmesi, arz\u0131n talepten fazlal\u0131\u011f\u0131, pazarlar\u0131n dolup ta\u015fmas\u0131, her on y\u0131lda bir bunal\u0131mlar, k\u0131s\u0131r d\u00f6ng\u00fc: burada \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131nda ve \u00fcr\u00fcnde fazlal\u0131k &#8211; orada i\u015fsiz ve ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131ndan yoksun emek\u00e7ilerde fazlal\u0131k ama bu iki \u00fcretim ve toplumsal esenlik kald\u0131rac\u0131, birlikte i\u015fleyememektedir, \u00e7\u00fcnk\u00fc kapitalist \u00fcretim tarz\u0131,<br \/>\n\u00fcretici g\u00fc\u00e7leri \u00e7al\u0131\u015fmaktan ve \u00fcr\u00fcnleri, \u00f6nce sermayeye d\u00f6n\u00fc\u015fmedikleri<br \/>\ns\u00fcrece, dola\u015f\u0131mdan al\u0131kor. (Friedrich Engels, \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, s. 101.)<\/p>\n<p>Toplumsal, ortakla\u015fa hale gelen i\u015f ile bireysel kalan m\u00fclkiyet aras\u0131nda \u00e7eli\u015fki vard\u0131r. O zaman Marks&#8217;la birlikte diyece\u011fiz ki: \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fmesinin bi\u00e7imleri olan bu ili\u015fkiler, onlar\u0131n engelleri haline gelirler. O zaman bir toplumsal devrim \u00e7a\u011f\u0131 ba\u015flar. (Karl Marks, Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131, \u00d6ns\u00f6z, s. 23.)<\/p>\n<p><b>VII. UYARILAR<br \/>\n<\/b><br \/>\nBu b\u00f6l\u00fcm\u00fc bitirmeden \u00f6nce baz\u0131 uyar\u0131larda bulunmak ve bu incelemede daha \u00f6nce incelemi\u015f oldu\u011fumuz diyalekti\u011fin b\u00fct\u00fcn temel \u00f6zelliklerini ve yasalar\u0131n\u0131 buldu\u011fumuzu belirtmek gereklidir.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten, toplumlar\u0131n tarihini, s\u0131n\u0131flar\u0131n ve \u00fcretim bi\u00e7imlerinin tarihini b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla izlemi\u015f bulunuyoruz. Bu son incelemenin her b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn \u00f6tekilere ne kadar ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu tarihin, \u00f6z\u00fcnde devinmekte, de\u011fi\u015fmekte oldu\u011funu ve toplumlar\u0131n evriminin her a\u015famas\u0131nda<br \/>\nmeydana gelen de\u011fi\u015fmelere, bir i\u00e7 sava\u015f\u0131ma, tutucu \u00f6\u011felerle ilerici \u00f6\u011feler aras\u0131ndaki bir sava\u015f\u0131ma, her toplumun y\u0131k\u0131m\u0131 ve yeni bir toplumun do\u011fu\u015fu ile sonu\u00e7lanan bir sava\u015f\u0131ma yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 sapt\u0131yoruz. Bu toplumlar\u0131n her birinin, kendinden \u00f6nce gelenden \u00e7ok ayr\u0131, \u00e7ok de\u011fi\u015fik bir temel \u00f6zelli\u011fi, bir yap\u0131s\u0131 vard\u0131r. Bu k\u00f6kl\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler, kendi ba\u015flar\u0131na \u00f6nemsiz g\u00f6r\u00fcnen ama belirli bir noktada \u00fcst \u00fcste gelip birikmeleriyle ani, devrimci bir de\u011fi\u015fmeye yol a\u00e7acak bir durum yaratan\u00a0 olaylar\u0131n birikmesinden sonra meydana gelirler.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, burada diyalekti\u011fin temel \u00f6zelliklerini ve b\u00fcy\u00fck yasalar\u0131n\u0131 yeniden kar\u015f\u0131m\u0131zda buluyoruz, \u015f\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>\u015eeylerin ve olaylar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131.<br \/>\nDiyalektik hareket ve diyalektik de\u011fi\u015fme.<br \/>\nOtodinamizm (\u00f6zg\u00fc\u00e7).<br \/>\n\u00c7eli\u015fki.<br \/>\nKar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki.<br \/>\nVe s\u0131\u00e7ramal\u0131 evrim (niceli\u011fin niteli\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015fmesi).<\/p>\n<p><span style=\"font-family: Arial;\"><b>OKUMA PAR\u00c7ALARI<\/b><br \/>\n&#8211; Friedrich Engels, Ailenin, \u00d6zel M\u00fclkiyetin ve Devletin<br \/>\nK\u00f6keni.<br \/>\n&#8211; Friedrich Engels, \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm.<\/span><\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><b>ALTINCI KISIM<\/b><\/span><\/p>\n<p>D\u0130YALEKT\u0130K MATERYAL\u0130ZM VE \u0130DEOLOJ\u0130LER<\/p>\n<p>TEK B\u00d6L\u00dcM<\/p>\n<p>D\u0130YALEKT\u0130K Y\u00d6NTEM\u0130N \u0130DEOLOJ\u0130LERE UYGULANMASI<\/p>\n<p>I. Marksizm i\u00e7in ideolojilerin \u00f6nemi nedir?<br \/>\n<b>II.<\/b> \u0130deoloji nedir? (\u0130deolojik etken ve ideolojik bi\u00e7imler.)<br \/>\n<b>III.<\/b> Ekonomik yap\u0131 ve ideolojik yap\u0131.<br \/>\n<b>IV.<\/b> Do\u011fru bilin\u00e7 ve yanl\u0131\u015f bilin\u00e7.<br \/>\n<b>V.<\/b> \u0130deolojik etkenlerin etki ve tepkisi.<br \/>\n<b>VI.<\/b> Diyalektik tahlil y\u00f6ntemi.<br \/>\n<b>VII.<\/b> \u0130deolojik sava\u015f\u0131m\u0131n zorunlulu\u011fu.<br \/>\n<b>VIII. <\/b>Varg\u0131.<\/p>\n<p><b>I. MARKS\u0130ZM \u0130\u00c7\u0130N \u0130DEOLOJ\u0130LER\u0130N \u00d6NEM\u0130 NED\u0130R?<br \/>\n<\/b><br \/>\nMarksizm, tarihte fikirlerin rol\u00fcn\u00fc yads\u0131yan, ideolojik etkinin rol\u00fcn\u00fc yads\u0131yan, yaln\u0131zca ekonomik etkileri dikkate almak isteyen bir felsefedir, denildi\u011fini hep duyar\u0131z.<\/p>\n<p>Bu yanl\u0131\u015ft\u0131r. Marksizm, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn, sanat\u0131n ve fikirlerin, ya\u015famdaki \u00e7ok \u00f6nemli rollerini yads\u0131maz. Tam tersine, bu ideolojik bi\u00e7imlere \u00f6zel bir \u00f6nem verir ve biz de \u015fimdi Marksizm\u2019in ba\u015flang\u0131\u00e7 ilkelerine ait incelememizi, diyalektik materyalizm y\u00f6nteminin ideolojilere nas\u0131l uyguland\u0131\u011f\u0131n\u0131 inceleyerek bitirece\u011fiz; ideolojilerin tarihteki rollerinin ne oldu\u011funu,<br \/>\nideolojik etkenin etkisini ve ideolojik bi\u00e7imin ne oldu\u011funu g\u00f6rece\u011fiz.<\/p>\n<p>Marksizm\u2019in \u015fimdi inceleyece\u011fimiz bu b\u00f6l\u00fcm\u00fc; bu felsefenin en az, en yanl\u0131\u015f bilinen noktas\u0131d\u0131r. Bunun nedeni de uzun zaman Marksizm\u2019in yaln\u0131z ekonomi politi\u011fi inceleyen b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn i\u015flenmi\u015f ve yay\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece bu konu, yaln\u0131zca Marksizm\u2019in olu\u015fturdu\u011fu b\u00fcy\u00fck b\u00fct\u00fcnden keyfi<br \/>\nbir bi\u00e7imde ayr\u0131lmakla kalm\u0131yor ama temellerinden de ayr\u0131lm\u0131\u015f oluyordu; \u00e7\u00fcnk\u00fc ekonomi politi\u011fin ger\u00e7ek bir bilim haline getirilmesini sa\u011flayan, buna olanak veren, g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fumuz gibi, diyalektik materyalizmin bir uygulamas\u0131 olan tarihsel materyalizmdir.<\/p>\n<p>Yeri gelmi\u015fken bu arada \u015funu da belirtebiliriz ki, b\u00f6yle bir yol kullan\u0131lmas\u0131 daha \u00f6nceden tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve kendimizi kurtarmak i\u00e7in o kadar g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekti\u011fimiz metafizik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015ften ileri gelmektedir. Burada gene yineleyelim ki, biz, \u015feyleri, birbirlerinden ayr\u0131 tuttu\u011fumuz, onlar\u0131 tek yanl\u0131 olarak<br \/>\ninceledi\u011fimiz \u00f6l\u00e7\u00fcde yan\u0131lg\u0131lara d\u00fc\u015feriz.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse Marksizm\u2019in k\u00f6t\u00fc yorumlar\u0131, ideolojilerin tarihteki ve ya\u015famdaki rolleri \u00fczerinde yeterince durulmam\u0131\u015f olmas\u0131ndan ileri gelmektedir. \u0130deolojiler Marksizm\u2019den ayr\u0131ld\u0131 ve bunu yaparken de Marksizm, diyalektik materyalizmden, yani kendi kendisinden ayr\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Birka\u00e7 y\u0131ldan beri, k\u0131smen, binlerce \u00f6\u011frencinin Marksizm konusundaki bilgilerini bor\u00e7lu olduklar\u0131 Paris \u0130\u015f\u00e7i \u00dcniversitesi&#8217;nin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 sayesinde k\u0131smen de \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ve kitaplar\u0131 ile katk\u0131da bulunan ayd\u0131n arkada\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 sayesinde Marksizm\u2019in kendi ger\u00e7ek \u00e7ehresini ve hakk\u0131 olan yeri yeniden kazanm\u0131\u015f oldu\u011funu g\u00f6rmekten \u00e7ok mutluyuz.<\/p>\n<p><b>II. \u0130DEOLOJ\u0130 NED\u0130R? (\u0130DEOLOJ\u0130K ETKEN VE \u0130DEOLOJ\u0130K B\u0130\u00c7\u0130MLER)<\/b><\/p>\n<p>\u0130deolojilerin rol\u00fcne ayr\u0131lm\u0131\u015f olan bu b\u00f6l\u00fcme birka\u00e7 tan\u0131mlama ile ba\u015flayaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>\u0130deoloji dedi\u011fimiz \u015fey nedir? \u0130deoloji diyen, her \u015feyden\u00a0 \u00f6nce fikir (idee) demektedir. \u0130deoloji, bir b\u00fct\u00fcn, bir teori, bir sistem, hatta bazen yaln\u0131zca bir zihniyet olu\u015fturan fikirlerin t\u00fcm\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Marksizm, bir b\u00fct\u00fcn\u00fc bi\u00e7imlendiren ve b\u00fct\u00fcn sorunlar i\u00e7in bir \u00e7\u00f6z\u00fcm y\u00f6ntemi sunan bir ideolojidir. Cumhuriyet\u00e7i bir ideoloji, bir cumhuriyet\u00e7inin kafas\u0131nda bulaca\u011f\u0131m\u0131z fikirlerin b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Ancak bir ideoloji, yaln\u0131zca salt fikirlerin, her t\u00fcrl\u00fc duygudan ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 varsay\u0131lacak fikirlerin toplam\u0131 de\u011fildir (zaten bu, metafizik bir anlay\u0131\u015ft\u0131r), bir ideoloji, zorunlu olarak, duygular\u0131, g\u00f6n\u00fcl yak\u0131nl\u0131klar\u0131n\u0131, ho\u015flanmazl\u0131klar\u0131, umutlar\u0131, korkular\u0131 vb. i\u00e7erir. Proletarya ideolojisinde s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcnceye dayanan \u00f6\u011feleri yan\u0131nda kapitalist d\u00fczenin s\u00f6m\u00fcrd\u00fcklerine<br \/>\nkar\u015f\u0131, mahpuslara kar\u015f\u0131 duyulan dayan\u0131\u015fma duygular\u0131n\u0131 da isyan duygular\u0131n\u0131 da co\u015fku ve hayranl\u0131k duygular\u0131n\u0131 vb. buluruz. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n hepsi bir ideolojiyi olu\u015fturan \u015feylerdir.<\/p>\n<p>\u015eimdi de ideolojik etken denen \u015feyi g\u00f6relim: bu, ideolojiyi, bir neden olarak ya da etkileme yetene\u011finde bir \u015fey yapan bir g\u00fc\u00e7 olarak anlamakt\u0131r ve bunun i\u00e7in de ideolojik etkenin etkisinden s\u00f6z edilir. \u00d6rne\u011fin dinler, hesaba katmam\u0131z gereken birer ideolojik etkendir; hala \u00f6nemli bir bi\u00e7imde etken<br \/>\nolan manevi bir g\u00fc\u00e7leri vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130deolojik bi\u00e7im denince ne anla\u015f\u0131l\u0131r? Bu deyimle, \u00f6zelle\u015fmi\u015f bir alanda (bilim ve sanat alan\u0131nda) bir ideoloji olu\u015fturan, \u00f6zel fikirlerden bir b\u00fct\u00fcn anlat\u0131l\u0131r. Din, ahlak, ideolojik bi\u00e7imlerdir; ayn\u0131 \u015fekilde bilim, felsefe, edebiyat, sanat, \u015fiir de ideolojik bi\u00e7imlerdir.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse, genellikle ideoloji tarihini, \u00f6zelikle b\u00fct\u00fcn bu bi\u00e7imlerin rol\u00fcn\u00fc incelemek istersek, bu incelememizi, ideolojiyi tarihten, yani toplumlar\u0131n ya\u015fam\u0131ndan ay\u0131rarak de\u011fil, ideolojinin, etkenlerinin, bi\u00e7imlerinin rol\u00fcn\u00fc toplum i\u00e7ine yerle\u015ftirerek ve toplumdan yola \u00e7\u0131karak y\u00fcr\u00fctece\u011fiz.<\/p>\n<p><b>III. EKONOM\u0130K YAPI VE \u0130DEOLOJ\u0130K YAPI<br \/>\n<\/b><br \/>\nTarihsel materyalizmi okurken toplumlar\u0131n tarihinin \u015fu a\u015fa\u011f\u0131daki zincirleme s\u0131ralan\u0131\u015fla a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fck: insanlar, tarihi, kendi i\u015fleri, eylemleri ile, iradelerinin ifadesi olan eylemleri ile yaparlar. \u0130nsanlar\u0131n iradelerini belirleyen fikirleridir. G\u00f6rd\u00fck ki, insanlar\u0131n fikirlerini, yani onlar\u0131n ideolojilerini a\u00e7\u0131klayan \u015fey, s\u0131n\u0131flar\u0131n kendilerini ortaya koyduklar\u0131 toplumsal \u00e7evre, toplumsal ortamd\u0131r.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca biz g\u00f6rd\u00fck ki, ideolojik etken ile toplumsal etken aras\u0131nda toplumsal sava\u015f\u0131m\u0131n ifadesi olarak ideolojik sava\u015f\u0131mda g\u00f6r\u00fcnen siyasal etken bulunur.<\/p>\n<p>\u00d6yleyse biz, tarihsel materyalizmin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda toplumun yap\u0131s\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131rsak, temelde ekonomik yap\u0131y\u0131, sonra, onun \u00fcst\u00fcnde siyasal yap\u0131ya dayanan toplumsal yap\u0131y\u0131 ve ensonu ideolojik yap\u0131y\u0131 g\u00f6rece\u011fiz.<\/p>\n<p>Biz g\u00f6r\u00fcyoruz ki, materyalistler i\u00e7in, ideolojik yap\u0131 sondur, toplumsal b\u00fcnyenin tepesidir, oysa, idealistler i\u00e7in toplumsal yap\u0131, temeldir.<\/p>\n<p>Varl\u0131klar\u0131n\u0131n toplumsal \u00fcretiminde insanlar aralar\u0131nda zorunlu, kendi iradelerine ba\u011fl\u0131 olmayan belirli ili\u015fkiler kurarlar; bu \u00fcretim ili\u015fkileri, onlar\u0131n maddi \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerinin belirli bir geli\u015fme derecesine tekab\u00fcl eder. Bu \u00fcretim ili\u015fkilerinin t\u00fcm\u00fc, toplumun ekonomik yap\u0131s\u0131n\u0131, belirli toplumsal<br \/>\nbilin\u00e7 \u015fekillerine tekab\u00fcl eden bir hukuki ve siyasal \u00fcstyap\u0131n\u0131n \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi somut temeli olu\u015fturur (bu, ideolojik \u015fekillenme demektir) . Maddi ya\u015fam\u0131n \u00fcretim tarz\u0131, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelekt\u00fcel ya\u015fam s\u00fcrecini ko\u015fulland\u0131r\u0131r. (Karl Marks, Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine<br \/>\nKatk\u0131, \u00d6ns\u00f6z, s. 23.)<\/p>\n<p>\u00d6yleyse biz g\u00f6r\u00fcyoruz ki, toplumun temelinde ekonomik yap\u0131 vard\u0131r. Buna, (a\u015fa\u011f\u0131daki yap\u0131 anlam\u0131na gelen) altyap\u0131 da denir.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bi\u00e7imleri, ahlak, din, bilim, \u015fiir, sanat, edebiyat gibi b\u00fct\u00fcn bi\u00e7imleri i\u00e7ine alan ideoloji, \u00fcstteki yap\u0131y\u0131 &#8211; ya da (tepedeki yap\u0131 anlam\u0131na gelen) \u00fcstyap\u0131y\u0131 olu\u015fturur.<\/p>\n<p>Materyalist teorinin g\u00f6sterdi\u011fi gibi, fikirlerimizin \u015feylerin yans\u0131s\u0131 olduklar\u0131n\u0131 ve bizim toplumsal varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n bilinci belirledi\u011fini bildi\u011fimize g\u00f6re, \u015fimdi art\u0131k, \u00fcstyap\u0131, altyap\u0131n\u0131n yans\u0131s\u0131d\u0131r diyece\u011fiz.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Engels&#8217;in, bunu, bize pek iyi tan\u0131tlayan bir \u00f6rne\u011fi:<\/p>\n<p>Calvin&#8217;in inanc\u0131, \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n en g\u00f6z\u00fcpek burjuvalar\u0131na uygundu. Onun al\u0131nyaz\u0131s\u0131 \u00f6\u011fretisi, rekabete dayal\u0131 ticaret d\u00fcnyas\u0131nda ba\u015far\u0131n\u0131n ya da ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n bir insan\u0131n \u00e7al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131na beceriklili\u011fine de\u011fil de onun denetleyemeyece\u011fi ko\u015fullara ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu olgusunun dinsel d\u0131\u015favurumuydu. Bu\u00a0 ko\u015fullar, isteyenin ya da rekabet edenin buyru\u011funda de\u011fildir; tersine, bilinmedik \u00fcst\u00fcn ekonomik g\u00fc\u00e7lerin l\u00fctfuna ba\u011fl\u0131d\u0131r; ve bu, bir ekonomik devrim d\u00f6neminde b\u00fct\u00fcn ticari merkezlerin ve yollar\u0131n yerlerini yenilerinin ald\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fda Hindistan&#8217;\u0131n ve Amerika&#8217;n\u0131n d\u00fcnyaya a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde ve en kutsal ekonomik imanlar\u0131n -alt\u0131n\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f\u00fcn de\u011feri- sars\u0131lmaya ve y\u0131k\u0131lmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemde \u00f6zellikle do\u011fruydu. (Friedrich Engels, \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm, Giri\u015f, s. 42-43.)<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekte, t\u00fcccarlara g\u00f6re; ekonomik ya\u015famda ne olmaz ki? T\u00fcccarlar rekabet halindedirler. T\u00fcccarlar, burjuvalar, bu rekabetten deneyim kazan\u0131rlar, bu yar\u0131\u015fmada yenenler ve yenilenler vard\u0131r. \u00c7o\u011fu kez, en i\u015fini bilirler, en zekiler, rekabetle, \u00e7\u0131kagelen ve onlar\u0131 yere seren bir bunal\u0131mla yenilmi\u015flerdir. Bu bunal\u0131m onlar i\u00e7in \u00f6nceden g\u00f6r\u00fclemeyen bir \u015feydir, hatta onlara ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir al\u0131nyaz\u0131s\u0131 gibi gelir ve i\u015fte gerek\u00e7esi olmayan, en az k\u00f6t\u00fc olanlar\u0131n bazen bunal\u0131m\u0131 atlatt\u0131klar\u0131, bunal\u0131mdan sonra da ya\u015fayakald\u0131klar\u0131 fikri, Protestan dinine ge\u00e7irilmi\u015ftir. Baz\u0131lar\u0131n\u0131n \u015fans eseri ba\u015far\u0131ya eri\u015fmeleri, bu al\u0131nyaz\u0131s\u0131 fikrini besler; o al\u0131nyaz\u0131s\u0131 fikri ki, buna g\u00f6re, insanlar, tanr\u0131 taraf\u0131ndan, b\u00fct\u00fcn sonsuzluk i\u00e7in saptanm\u0131\u015f bir yazg\u0131ya katlanmak zorundad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Ekonomik ko\u015fullar\u0131n yans\u0131s\u0131 olan bu \u00f6rne\u011fe g\u00f6re, \u00fcstyap\u0131n\u0131n, nas\u0131l altyap\u0131n\u0131n yans\u0131s\u0131 oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Bir \u00f6rnek daha: Sendikal\u0131 olmayan, yani siyasal bak\u0131mdan geli\u015fmemi\u015f iki i\u015f\u00e7inin zihniyetini alal\u0131m; biri, i\u015fin verimli oldu\u011fu \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir fabrikada \u00f6teki de k\u00fc\u00e7\u00fck bir zanaat\u00e7\u0131n\u0131n yan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor olsun. A\u00e7\u0131kt\u0131r ki, ikisinin de birbirinden ayr\u0131 bir patron anlay\u0131\u015flar\u0131 olacakt\u0131r. Birine g\u00f6re patron,<br \/>\nkapitalizmin karakteristik, y\u0131rt\u0131c\u0131 s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fcs\u00fcd\u00fcr; \u00f6teki ise, patronu, bir emek\u00e7i olarak g\u00f6recektir, elbette halinden memnun ama emek\u00e7i ve zorba de\u011fil.<\/p>\n<p>Elbette ki onlar\u0131n patronlu\u011fu anlay\u0131\u015f bi\u00e7imlerini belirleyecek olan, \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131n yans\u0131s\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00f6rnek, bizi, a\u00e7\u0131k ve kesin olmak i\u00e7in baz\u0131 uyarmalarda bulunmaya g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in \u00f6nemlidir.<\/p>\n<p><b>IV. DO\u011eRU B\u0130L\u0130N\u00c7 VE YANLI\u015e B\u0130L\u0130N\u00c7<br \/>\n<\/b><br \/>\nAz \u00f6nce, ideolojilerin, toplumun maddi ko\u015fullar\u0131n\u0131n yans\u0131s\u0131 oldu\u011funu, toplumsal varl\u0131\u011f\u0131n toplumsal bilinci belirledi\u011fini s\u00f6yledik. Bundan, proletaryan\u0131n otomatik olarak bir proletarya ideolojisine sahip olmas\u0131 gerekti\u011fi sonucu \u00e7\u0131kar\u0131labilirdi.<\/p>\n<p>Ancak b\u00f6yle bir varsay\u0131m ger\u00e7e\u011fe uygun d\u00fc\u015fmez, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir i\u015f\u00e7i bilincine sahip olmayan i\u015f\u00e7iler vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6ylese yap\u0131lacak bir ayr\u0131m vard\u0131r: \u0130nsanlar belirli ko\u015fullar i\u00e7inde ya\u015fayabilirler ama onlar\u0131n bu ko\u015fullar hakk\u0131ndaki bilin\u00e7leri ger\u00e7e\u011fe uygun d\u00fc\u015fmeyebilir. Bu, Engels&#8217;in yanl\u0131\u015f bir bilinci olmak dedi\u011fi \u015feydir.<\/p>\n<p>\u00d6rnek: Baz\u0131 i\u015f\u00e7iler, orta\u00e7a\u011fa, zanaat\u00e7\u0131l\u0131\u011fa do\u011fru bir geri d\u00f6n\u00fc\u015f olan lonca \u00f6\u011fretisinin etkisi alt\u0131nda kalm\u0131\u015flard\u0131r. Bu durumda i\u015f\u00e7ilerin bir yoksulluk bilinci vard\u0131r ama bu bilin\u00e7, do\u011fru ve ger\u00e7ek bir bilin\u00e7 de\u011fildir. \u0130deoloji, burada da elbet toplumsal ya\u015fam\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131n yans\u0131s\u0131d\u0131r ama bu, do\u011fru bir yans\u0131, dosdo\u011fru bir yans\u0131 de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n bilin\u00e7lerinde yans\u0131, \u00e7o\u011fu kez tersine bir yans\u0131d\u0131r. Yoksulluk olgusunu saptamak, toplumsal ko\u015fullar\u0131n bir yans\u0131s\u0131d\u0131r ama bu yans\u0131, zanaat\u00e7\u0131l\u0131\u011fa do\u011fru bir geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn, sorunu \u00e7\u00f6z\u00fcmleyece\u011fi (yoksullu\u011fu kald\u0131raca\u011f\u0131) d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc zaman, yanl\u0131\u015f bir yans\u0131 olur. Demek ki, burada<br \/>\nbir b\u00f6l\u00fcm\u00fcyle do\u011fru, bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcyle yanl\u0131\u015f bir bilin\u00e7 g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Kralc\u0131 olan bir i\u015f\u00e7inin de ayn\u0131 zamanda hem do\u011fru, hem de yanl\u0131\u015f bir bilinci vard\u0131r. Do\u011fru, \u00e7\u00fcnk\u00fc, o, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc, saptad\u0131\u011f\u0131 yoksullu\u011fu ortadan kald\u0131rmak ister; yanl\u0131\u015f, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir kral\u0131n bu i\u015fi yapabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve, bu i\u015f\u00e7i, k\u0131saca yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, ideolojisini yanl\u0131\u015f se\u00e7ti\u011fi i\u00e7in, her \u015feye<br \/>\nkar\u015f\u0131n gene de bizim s\u0131n\u0131f\u0131m\u0131zdan oldu\u011fu halde bizim i\u00e7in, bir s\u0131n\u0131f d\u00fc\u015fman\u0131 haline gelebilir. Bunun gibi, yanl\u0131\u015f bir bilinci olmak, kendi ger\u00e7ek ko\u015fulu hakk\u0131nda yan\u0131lmak ya da yan\u0131lt\u0131lmakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eu halde diyece\u011fiz ki, ideoloji, ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131n yans\u0131s\u0131d\u0131r ama yazg\u0131n\u0131n bir yans\u0131mas\u0131 de\u011fildir.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca \u015funu da belirtmek gerekir ki, bize yanl\u0131\u015f bir bilin\u00e7 vermek ve y\u00f6netici s\u0131n\u0131flar\u0131n ideolojilerinin s\u00f6m\u00fcr\u00fclen s\u0131n\u0131flar \u00fczerindeki etkisini geli\u015ftirmek i\u00e7in, elden gelen her \u015fey yap\u0131l\u0131r. Bizim edindi\u011fimiz ya\u015fam anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ilk \u00f6\u011feleri, e\u011fitimimiz, \u00f6\u011frenimimiz bize yanl\u0131\u015f bir bilin\u00e7 verir. Ya\u015famla olan ba\u011flar\u0131m\u0131z, baz\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n k\u00f6yl\u00fc as\u0131ll\u0131 olmas\u0131, propaganda bas\u0131n ve radyo da zaman zaman bilincimizi bozarlar.<\/p>\n<p>Buna g\u00f6re, bizler, biz Marksistler i\u00e7in, ideolojik \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n son derece b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi vard\u0131r. Do\u011fru bir bilin\u00e7 kazanmak i\u00e7in yanl\u0131\u015f bilinci y\u0131kmak gerekir ve ideolojik \u00e7al\u0131\u015fma olmadan bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ger\u00e7ekle\u015femez.<\/p>\n<p>Demek ki, Marksizm\u2019i kaderci bir \u00f6\u011freti sayanlar ve \u00f6yle diyenler haks\u0131zd\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc ger\u00e7ekte biz, ideolojilerin toplumda b\u00fcy\u00fck bir rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz ve Marksizm olan bu felsefenin etkili bir alet, etkili bir silah olabilmesi i\u00e7in, onu \u00f6\u011fretmek ve \u00f6\u011frenmek gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz.<\/p>\n<p><b>V. \u0130DEOLOJ\u0130K ETKENLER\u0130N ETK\u0130 VE TEPK\u0130S\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nDo\u011fru bilin\u00e7 ve yanl\u0131\u015f bilin\u00e7 \u00f6rnekleriyle g\u00f6rd\u00fck ki, fikirleri her zaman yaln\u0131zca ekonomi ile a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fmamak ve fikirlerin bir etkileri oldu\u011funu yads\u0131mamak gerekir. B\u00f6yle bir tutum tak\u0131nmak Marksizm\u2019i k\u00f6t\u00fc bir bi\u00e7imde yorumlamak olurdu.<\/p>\n<p>Fikirler, ku\u015fkusuz son tahlilde ekonomi ile a\u00e7\u0131klan\u0131r ama fikirlerin de kendilerine \u00f6zg\u00fc etkileri vard\u0131r.<\/p>\n<p>Materyalist tarih anlay\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re, tarihte belirleyici etken, son tahlilde maddi ya\u015fam\u0131n \u00fcretimi ve yeniden \u00fcretimidir.\u00a0 Ne Marks, ne de ben, hi\u00e7bir zaman daha fazlas\u0131n\u0131 dile getirmedik. E\u011fer sonradan, biri \u00e7\u0131k\u0131p da bunun anlam\u0131n\u0131, ekonomik etken tek belirleyicidir diyecek kadar zorlarsa, bu<br \/>\nifadeyi, bo\u015f, soyut ve sa\u00e7ma bir s\u00f6z haline getirmi\u015f olur. Ekonomik yap\u0131 temeldir ama \u00fcstyap\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli b\u00f6l\u00fcmleri de tarihsel sava\u015f\u0131mlar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131 \u00fczerinde etki yaparlar ve bir\u00e7ok durumda a\u011f\u0131r basarak, bu sava\u015f\u0131m\u0131n bi\u00e7imini, belirlerler. B\u00fct\u00fcn bu etkenlerin etkileri ve tepkileri vard\u0131r, \u00f6yle ki ekonomik hareket, b\u00fct\u00fcn bu etkenlerin ba\u011fr\u0131nda sonunda bir zorunluluk olarak, sonsuz bir rastlant\u0131lar y\u0131\u011f\u0131n\u0131 aras\u0131ndan kendine yol a\u00e7maya ba\u015flar. (Bkz: Engels&#8217;ten Joseph Bloch&#8217;a, K. Marks, F. Engels, Felsefe \u0130ncelemeleri, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1979, s. 184-185.)<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, g\u00f6r\u00fcyoruz ki, ekonomiyi ara\u015ft\u0131rmadan \u00f6nce, her \u015feyi incelememiz gerekir ve, son tahlilde neden, gene ekonomi ise de ekonominin tek neden olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ak\u0131lda tutmak gerekir.<\/p>\n<p>\u0130deolojiler, ekonomik ko\u015fullar\u0131n yans\u0131lar\u0131 ve etkileridir ama ideolojiler ile ekonomi aras\u0131ndaki ili\u015fki, basit bir ili\u015fki de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, biz, altyap\u0131 \u00fczerinde ideolojilerin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 bir etkisi oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin, Fransa&#8217;da 6 \u015eubat 1934&#8217;ten sonra geli\u015fen y\u0131\u011f\u0131n hareketini, yazd\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131 kan\u0131tlamak i\u00e7in, en az iki g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f alt\u0131nda inceleyece\u011fiz:<\/p>\n<p><b>1. <\/b>Baz\u0131lar\u0131 bu ak\u0131m\u0131n nedenini, ekonomik bunal\u0131m olarak a\u00e7\u0131kl\u0131yorlar. Bu, materyalist ama tek yanl\u0131 bir a\u00e7\u0131klamad\u0131r. Bu a\u00e7\u0131klama, yaln\u0131zca tek etkeni, burada bunal\u0131m olan ekonomik etkeni dikkate al\u0131yor.<\/p>\n<p><b>2.<\/b> \u00d6yleyse, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131, k\u0131smen do\u011frudur ama insanlar\u0131n ne d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, yani ideolojiyi bir etken olarak a\u00e7\u0131klamas\u0131 ko\u015fuluyla. Evet, bu y\u0131\u011f\u0131nsal ak\u0131mda insanlar anti-fa\u015fisttir, i\u015fte ideolojik etken ve e\u011fer insanlar anti-fa\u015fist iseler; bu, Halk Cephesi&#8217;nin do\u011fmas\u0131na yol a\u00e7an propaganda sayesindedir ama, bu propagandan\u0131n etkili olmas\u0131 i\u00e7in elveri\u015fli<br \/>\nbir temel, bir taban gerekiyordu ve 1936&#8217;da yap\u0131labilmi\u015f olan \u015fey, 1932&#8217;de olanakl\u0131 de\u011fildi. Son olarak, bu y\u0131\u011f\u0131n hareketinin ve onun ideolojisinin ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 toplumsal sava\u015f\u0131m\u0131n, sonradan, ekonomiyi nas\u0131l etkiledi\u011fini de biliyoruz.<\/p>\n<p>Bu \u00f6rnekte g\u00f6r\u00fcyoruz ki, toplumsal ko\u015fullar\u0131n yans\u0131s\u0131 olan ideoloji, s\u0131ras\u0131nda olaylar\u0131n bir nedeni olur.<\/p>\n<p>Siyasete, hukuka, felsefeye, dine, edebiyata ve sanata ili\u015fkin geli\u015fme vb., ekonomik geli\u015fmeye dayan\u0131r ama bunlar\u0131n hepsi de birbirleri \u00fczerinde ve keza ekonomik temel \u00fczerinde etki yaparlar. B\u00f6yle olu\u015fu ekonomik durumun tek etkin neden, b\u00fct\u00fcn geri kalan\u0131n ise ancak edilgin bir etki olmas\u0131ndan dolay\u0131 de\u011fildir: Tersine, son tahlilde her zaman \u00fcst\u00fcn<br \/>\ngelen ekonomik zorunluluk temeli \u00fczerinde kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etki vard\u0131r. (K. Marks-F. Engels, Felsefe \u0130ncelemeleri, Engels&#8217;ten Heinz Starkenburg&#8217;a, s. 194.)<\/p>\n<p>Bunun gibi, \u00f6rne\u011fin Miras hukukunun temeli, ailenin geli\u015fim a\u015famas\u0131n\u0131n e\u015fitli\u011fini varsayan ekonomik bir temeldir. Bununla birlikte, \u00f6rne\u011fin, vasiyette bulunman\u0131n, \u0130ngiltere&#8217;de mutlak serbest olu\u015fu, Fransa&#8217;da ise \u00e7ok k\u0131s\u0131tlanm\u0131\u015f bulunmas\u0131, bunun, b\u00fct\u00fcn \u00f6zellikleriyle, yaln\u0131zca ekonomik<br \/>\nnedenlerden oldu\u011funu kan\u0131tlamaya yetmeyecektir ama, her ikisi de \u00e7ok \u00f6nemli bir oranda servetin b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fclmesini etkilemeleri bak\u0131m\u0131ndan ekonomi \u00fczerinde etkili olurlar. (K. Marks-F. Engels, agy, Engels&#8217;ten Conrad Schmidt&#8217;e, s. 190.)<\/p>\n<p>Daha g\u00fcncel bir \u00f6rnek olarak vergileri alal\u0131m. Her birimizin vergiler \u00fczerinde bir fikri vard\u0131r. Zenginler vergilerini azaltmak isterler ve dolayl\u0131 vergilerden yanad\u0131rlar; emek\u00e7iler ve orta s\u0131n\u0131flar, tersine, dolays\u0131z ve kazan\u00e7la birlikte artan vergilere dayanan bir maliye sistemi isterler. \u0130\u015fte b\u00f6ylece, kapitalizm taraf\u0131ndan vergiye ba\u011fl\u0131 olarak yarat\u0131lan ve bizim d\u00fc\u015f\u00fcncemiz haline gelen vergi hakk\u0131ndaki fikrimizin kayna\u011f\u0131, bu ideolojik etkenin kayna\u011f\u0131, ekonomik durumda bulunur. Zenginler, kendi ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131 korumak isterler ve vergilendirmenin bug\u00fcnk\u00fc bi\u00e7imini oldu\u011fu gibi korumak ve yasalar\u0131 bu do\u011frultuda g\u00fc\u00e7lendirmek i\u00e7in sava\u015f\u0131m verirler. Oysa, fikirlerden gelen yasalar, ekonomi \u00fczerinde etkili olurlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc k\u00fc\u00e7\u00fck ticareti, zanaat\u00e7\u0131lar\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcr ve kapitalist yo\u011funla\u015fmay\u0131 \u00e7abukla\u015ft\u0131r\u0131rlar.<\/p>\n<p>\u015eu halde g\u00f6r\u00fcyoruz ki, ekonomik ko\u015fullar, fikirleri do\u011furur ama fikirler de ekonomik ko\u015fullarda de\u011fi\u015fiklikler yarat\u0131r ve i\u015fte ili\u015fkilerin bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olu\u015flar\u0131n\u0131 dikkate al\u0131rsak, ideolojileri, b\u00fct\u00fcn ideolojileri incelemek gerekti\u011fini anlar\u0131z; ve ancak son tahlilde k\u00f6ke inildi\u011finde ekonomik zorunluluklar\u0131n<br \/>\nher zaman \u00fcst\u00fcn geldi\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz.<\/p>\n<p>Biliyoruz ki, ideolojileri savunmak, hi\u00e7 olmazsa yaymak, yazarlar\u0131n ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin \u00f6zel g\u00f6revidir. Onlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ve yaz\u0131lar\u0131, temel \u00f6zelliklere her zaman pek sahip de\u011fildir ama ger\u00e7ekte, basit bir masal ya da \u00f6yk\u00fc niteli\u011findeki yaz\u0131larda bile, her zaman ideolojik bir tahlil buluruz. Bu tahlili<br \/>\nyapmak pek ince bir i\u015flemdir ve bizim, bunu, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir ihtiyatla yapmam\u0131z gerekir. \u015eimdi b\u00fcy\u00fck bir yard\u0131m\u0131 dokunacak olan bir diyalektik tahlil \u00f6rne\u011fi g\u00f6sterece\u011fiz ama mekanik\u00e7i olmamaya \u00e7ok dikkat etmeli ve a\u00e7\u0131klanamaz olan\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in \u00e7abalamamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><b>VI. D\u0130YALEKT\u0130K TAHL\u0130L Y\u00d6NTEM\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nDiyalektik y\u00f6ntemi iyi uygulamak i\u00e7in, \u00e7ok \u015fey bilmek gerekir ve tahlilini yapaca\u011f\u0131m\u0131z \u015feyin konusu bilinmiyorsa, bunun inceden inceye ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekir, yoksa basit yarg\u0131lama karikat\u00fcrleri yapmaya var\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Bir kitab\u0131n ya da bir edebiyat yaz\u0131s\u0131n\u0131n diyalektik tahlilinde kullan\u0131lmak \u00fczere, ba\u015fka konulara da uygulanabilecek bir y\u00f6ntem g\u00f6sterece\u011fiz.<\/p>\n<p><b>a) <\/b>\u0130lkin tahlil edilecek kitap ya da \u00f6yk\u00fcn\u00fcn i\u00e7eri\u011fine dikkat etmek gerekir. Bu, t\u00fcm toplumsal sorunlardan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak incelenmelidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u015fey, s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131ndan ve ekonomik ko\u015fullardan gelmez.<\/p>\n<p>Edebiyata ili\u015fkin etkiler vard\u0131r ve biz bunlar\u0131 hesaba katmak zorunday\u0131z. Yap\u0131t\u0131n, herhangi bir edebi okuldan olup olmad\u0131\u011f\u0131 aran\u0131r. \u0130deolojilerin i\u00e7 geli\u015fmelerini dikkate almak gerekir. Kolayl\u0131k bak\u0131m\u0131ndan, tahlil edilecek konunun bir \u00f6zetini yapmak ve g\u00f6ze \u00e7arpan noktalar\u0131 not etmek iyi olur.<\/p>\n<p><b>b)<\/b> Sonra olay\u0131n kahramanlar\u0131 olan toplumsal tipler g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131r. Bu tiplerin ait bulunduklar\u0131 s\u0131n\u0131flar aran\u0131r, ki\u015filerin davran\u0131\u015f\u0131 incelenir ve romanda ge\u00e7en olaylar\u0131n herhangi bir bi\u00e7imde toplumsal bir g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na ba\u011flan\u0131p ba\u011flanamayaca\u011f\u0131na bak\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Bu olanakl\u0131 de\u011filse, e\u011fer bunu yapmak akla-uygun gelmiyorsa, uydurmaktansa, tahlilden vazge\u00e7mek daha iyi olur. Hi\u00e7bir zaman uydurma bir a\u00e7\u0131klama yapmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><b>c)<\/b> Olayda hangi s\u0131n\u0131f ya da hangi s\u0131n\u0131flar oldu\u011fu saptand\u0131\u011f\u0131 zaman, ekonomik temel, yani roman\u0131n konusunun ge\u00e7ti\u011fi anda \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n ve \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n neler oldu\u011fu ara\u015ft\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>E\u011fer, \u00f6rne\u011fin, olay, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ge\u00e7iyorsa, ekonomi, kapitalizmdir.<br \/>\nZaman\u0131m\u0131zda kapitalizmi ele\u015ftiren, ona kar\u015f\u0131 sava\u015fan pek \u00e7ok \u00f6yk\u00fc ve roman g\u00f6r\u00fclmektedir ama kapitalizme kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kman\u0131n iki bi\u00e7imi vard\u0131r:<\/p>\n<p><b>1.<\/b> \u0130leriye d\u00f6n\u00fck devrimci olarak.<\/p>\n<p><b>2. <\/b>Ge\u00e7mi\u015fe d\u00f6nmek isteyen gerici olarak ve \u00e7a\u011fda\u015f romanlarda da s\u0131k s\u0131k bu bi\u00e7imle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmaktad\u0131r: bu romanlarda ge\u00e7mi\u015f zamana \u00f6zlem duyulmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>d) B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 kavrad\u0131ktan sonra, art\u0131k ideolojiyi ara\u015ft\u0131rabiliriz, yani fikirler, duygular nelerdir, yazar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imi nedir, ona bakabiliriz. \u0130deolojiyi ara\u015ft\u0131r\u0131rken, onun oynad\u0131\u011f\u0131 rol\u00fc, ideolojinin bu kitab\u0131 okuyanlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesi \u00fczerinde yarataca\u011f\u0131 etkiyi d\u00fc\u015f\u00fcnece\u011fiz.<\/p>\n<p>e) Bunun \u00fczerine, art\u0131k tahlilimizin vard\u0131\u011f\u0131 sonucu bildirebilir ve falan \u00f6yk\u00fcn\u00fcn ya da roman\u0131n falan zamanda ne i\u00e7in yaz\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. Kitab\u0131n (\u00e7o\u011fu kez yazar\u0131n\u0131n bilincine varmad\u0131\u011f\u0131) niyetlerini a\u00e7\u0131\u011fa vurabilir, duruma g\u00f6re yerebilir ya da \u00f6vebiliriz.<\/p>\n<p>Bu tahlil y\u00f6ntemi uygulan\u0131rken, ancak buraya kadar s\u00f6ylediklerimizin<br \/>\nt\u00fcm\u00fc an\u0131msan\u0131rsa, iyi bir y\u00f6ntem olabilir. \u015eunu \u00e7ok iyi ak\u0131lda tutmak gerekir ki, diyalektik, her ne kadar bize yeni \u015feyleri anlama, kavrama bi\u00e7imi getiriyorsa da gene diyalektik, \u015feylerden s\u00f6z edebilmek ve onlar\u0131 tahlil edebilmek i\u00e7in, onlar\u0131n \u00e7ok iyi bilinmesini ister.<\/p>\n<p>\u015eu halde \u015fimdi art\u0131k y\u00f6ntemimizin ne oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fckten sonra, incelemelerimizde militan ya\u015fam\u0131m\u0131zda ve ki\u015fisel ya\u015fam\u0131m\u0131zda \u015feyleri, durgun, hareketsiz bir durumda de\u011fil, ama hareketleri i\u00e7inde de\u011fi\u015fmeleri i\u00e7inde \u00e7eli\u015fkileri i\u00e7inde ve tarihsel anlamlar\u0131 i\u00e7inde g\u00f6rmemiz ve gene \u015feyleri tek yanl\u0131 de\u011fil, b\u00fct\u00fcn y\u00f6nleri, b\u00fct\u00fcn g\u00f6r\u00fcn\u00fcmleriyle g\u00f6rmemiz<br \/>\nve incelememiz gerekir. K\u0131sacas\u0131, her yerde ve her zaman diyalektik<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc uygulamam\u0131z gerekir.<\/p>\n<p><b>VII. \u0130DEOLOJ\u0130K SAVA\u015eIMIN ZORUNLULU\u011eU<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u015eimdi art\u0131k, diyalektik materyalizmin, Marks ve Engels taraf\u0131ndan kurulup Lenin taraf\u0131ndan geli\u015ftirilen materyalizmin \u00e7a\u011fda\u015f bi\u00e7iminin ne oldu\u011funu daha iyi biliyoruz. Bu kitab\u0131m\u0131zda \u00f6zellikle Marks ve Engels&#8217;in metinlerinden yararland\u0131k ama Lenin&#8217;in felsefe konusundaki yap\u0131t\u0131n\u0131n da \u00e7ok<br \/>\n\u00f6nemli oldu\u011funu belirtmeden bu dersleri tamamlayamay\u0131z. (Dizinde<br \/>\nLenin\u2019e bak\u0131n\u0131z. Lenin&#8217;in, Marksizm\u2019e felsefi katk\u0131s\u0131 -burada a\u00e7\u0131klanmas\u0131 uzun ve karma\u015f\u0131k olur- materyalizm ve Ampiryokritisizm ve Felsefe Defterleri&#8217;nde a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.)<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7indir ki, bug\u00fcn Marksizm-Leninizm\u2019den s\u00f6z edilmektedir.<\/p>\n<p>Marksizm-Leninizm ve diyalektik materyalizm \u00e7\u00f6z\u00fclmezcesine birle\u015fmi\u015flerdir ve ancak diyalektik materyalizm bilgisi Marksizm-Leninizm\u2019in t\u00fcm geni\u015fli\u011finin, t\u00fcm de\u011ferinin, b\u00fct\u00fcn zenginli\u011finin \u00f6l\u00e7\u00fclebilmesine olanak verir. Bu, bizi, bir militan ancak bu \u00f6\u011fretinin t\u00fcm\u00fcn\u00fc biliyorsa, ger\u00e7ekten ideolojik olarak silahlanm\u0131\u015ft\u0131r demeye g\u00f6t\u00fcr\u00fcr.<\/p>\n<p>Bunu \u00e7ok iyi anlam\u0131\u015f olan burjuvazi, her \u00e7areye ba\u015fvurarak, i\u015f\u00e7ilerin bilincine kendi ideolojisini sokmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Marksizm-Leninizm\u2019in en az bilinen yan\u0131n\u0131n diyalektik materyalizm oldu\u011funu \u00e7ok iyi bilerek, burjuvazi, ona kar\u015f\u0131 bir susma kampanyas\u0131 d\u00fczenlemi\u015ftir. Resmi \u00f6\u011fretimin b\u00f6yle bir<br \/>\ny\u00f6ntemden habersiz oldu\u011funu ve okullarda ve \u00fcniversitelerde \u00f6\u011fretimin y\u00fcz y\u0131l \u00f6nce yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi s\u00fcrd\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6rmek ac\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Eskiden, metafizik y\u00f6ntemin, diyalektik y\u00f6nteme egemen durumda olu\u015fu, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, insanlar\u0131n bilgisizli\u011fi y\u00fcz\u00fcndendi. Bug\u00fcn, bilim, diyalektik y\u00f6ntemin bilimsel ara\u015ft\u0131rmalara uygun gelen y\u00f6ntem oldu\u011funu tan\u0131tlaman\u0131n yollar\u0131n\u0131 vermi\u015ftir bize ve \u00e7ocuklar\u0131m\u0131za bilgisizlikten ileri gelen bir y\u00f6ntemle d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi ve incelemeyi \u00f6\u011fretmek utan\u0131lacak bir \u015feydir.<\/p>\n<p>Bilginler, bilimsel ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda bilimlerin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7i\u015fini ve birbirini etkileyi\u015fini hesaba katmaks\u0131z\u0131n kendi uzmanl\u0131k alanlar\u0131nda art\u0131k incelemeler yapam\u0131yorlar ve bu y\u00fczden bilin\u00e7siz olarak diyalekti\u011fin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc uyguluyorlarsa da metafizik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imlerini s\u0131k s\u0131k i\u015fin<br \/>\ni\u00e7ine sokmadan edemiyorlar. \u0130nsanl\u0131\u011fa b\u00fcy\u00fck \u015feyler veren bilginler -idealist ve dinsel inanca sahip olan Pasteur&#8217;\u00fc, Branly&#8217;yi an\u0131msayal\u0131m-, e\u011fer diyalektik bir kafa yap\u0131s\u0131na, bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015fe sahip olsalard\u0131, daha b\u00fcy\u00fck ilerlemeler ger\u00e7ekle\u015ftirmeyecekler miydi ya da ger\u00e7ekle\u015ftirilmesine olanak<br \/>\nhaz\u0131rlamayacaklar m\u0131yd\u0131?<\/p>\n<p>Ama Marksizm-Leninizm\u2019e kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131n, bu susma kampanyas\u0131ndan daha da tehlikeli olan bir bi\u00e7imi vard\u0131r: bu da burjuvazinin bizzat i\u015f\u00e7i hareketinin i\u00e7inde d\u00fczenlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 kalpazanl\u0131klard\u0131r. \u015eu s\u0131ralarda kendilerini Marksist diye sunan ve Marksizm\u2019i yenilemek, gen\u00e7le\u015ftirmek<br \/>\niddias\u0131nda olan say\u0131s\u0131z teorisyenlerin a\u00e7\u0131l\u0131p serpildiklerini g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu t\u00fcrden kampanyalar, en \u00e7ok, Marksizm\u2019in en az bilinen y\u00f6nlerini, \u00f6zellikle de materyalist felsefeyi dayanak noktas\u0131 olarak se\u00e7iyorlar.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, \u00f6rne\u011fin, Marksizm\u2019i, devrimci eylem anlay\u0131\u015f\u0131 olarak kabul ettiklerini ama genel bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131 olarak kabul etmediklerini a\u00e7\u0131klayan insanlar ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Bunlar, pekala, materyalist felsefeyi kabul etmeden de Marksist olunabilece\u011fini bildiriyorlar. Bu genel tutuma uygun olarak<br \/>\n\u00e7e\u015fitli yolsuzluk giri\u015fimleri geli\u015fiyor. Kendilerine hep Marksist diyen ki\u015filer, Marksizm\u2019in kendi temeli ile, yani materyalist felsefe ile ba\u011fda\u015fmaz anlay\u0131\u015flar\u0131 Marksizm\u2019e sokmak istiyorlar. Ge\u00e7mi\u015fte bu \u00e7e\u015fit giri\u015fimlere tan\u0131k olunmu\u015ftur. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm adl\u0131 kitab\u0131n\u0131 bu gibi giri\u015fimlere kar\u015f\u0131 yazm\u0131\u015ft\u0131r. Bug\u00fcn de Marksizm\u2019in geni\u015f yay\u0131lma<br \/>\nd\u00f6neminde bu giri\u015fimlerin yeniden do\u011fu\u015funa ve \u00e7o\u011falmas\u0131na tan\u0131k olunmaktad\u0131r. E\u011fer Marksizm\u2019in ger\u00e7ek felsefesini bilmezsek, Marksizm\u2019in kesinlikle felsefi y\u00f6n\u00fcne sald\u0131ran bu gibi giri\u015fimleri nas\u0131l tan\u0131yabilir, nas\u0131l ger\u00e7ek y\u00fczlerini meydana \u00e7\u0131karabiliriz?<\/p>\n<p><b>VIII. VARGI<br \/>\n<\/b><br \/>\nBereket versin ki, birka\u00e7 y\u0131ldan beri, \u00f6zellikle i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7inde Marksizm\u2019in bir b\u00fct\u00fcn olarak incelenmesine do\u011fru yaman bir itilim, \u00f6zellikle de materyalist felsefenin incelenmesine gittik\u00e7e artan bir ilgi g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu, bug\u00fcnk\u00fc durumda i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n, materyalist felsefenin okunup \u00f6\u011frenilmesi gere\u011finden yana, ba\u015flang\u0131\u00e7ta ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz nedenlerin<br \/>\nhakl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 \u00e7ok iyi anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren bir belirtidir. \u0130\u015f\u00e7iler, kendi \u00f6zel deneyimleriyle, prati\u011fin teoriye ba\u011flanmas\u0131 zorunlulu\u011funu, ayn\u0131 zamanda da teorik \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 olabildi\u011fi kadar ilerilere g\u00f6t\u00fcrmek zorunlulu\u011funu \u00f6\u011frenmi\u015flerdir. Her militan\u0131n g\u00f6revi, bu ak\u0131m\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmek ve ona do\u011fru bir y\u00f6nelim ve do\u011fru bir i\u00e7erik vermektir.<\/p>\n<p>Paris \u0130\u015f\u00e7i \u00dcniversitesi (Bug\u00fcnk\u00fc Yeni \u00dcniversite, 8. Avenue Mathurin-Moreau, Paris.) sayesinde binlerce ki\u015finin diyalektik materyalizmin ne oldu\u011funu \u00f6\u011frenmi\u015f olmalar\u0131n\u0131 g\u00f6rmekten \u00e7ok mutluyuz ve diyalektik materyalizm nas\u0131l bizim burjuvaziye kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m\u0131m\u0131z\u0131, bilimin kimden yana oldu\u011funu g\u00f6stererek \u00e7arp\u0131c\u0131 bir bi\u00e7imde ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fturuyorsa,<br \/>\nayn\u0131 zamanda; bize, \u00f6devimizi de g\u00f6sterir. Okumak, \u00f6\u011frenmek, \u00e7al\u0131\u015fmak gerekir. Marksizm\u2019i tan\u0131mak ve tan\u0131tmak gerekir. Militanlar, sokaktaki ve i\u015fyerindeki sava\u015f\u0131m\u0131n yan\u0131nda ve ona paralel olarak ideolojik bir sava\u015f\u0131m da y\u00fcr\u00fctmelidirler. Onlar\u0131n \u00f6devi, ideolojiyi b\u00fct\u00fcn sald\u0131r\u0131 bi\u00e7imlerine kar\u015f\u0131 savunmak ve ayn\u0131 zamanda i\u015f\u00e7ilerin bilincinde burjuva ideolojisini y\u0131kmak i\u00e7in kar\u015f\u0131-sald\u0131r\u0131y\u0131 y\u00fcr\u00fctmektir ama bu sava\u015f\u0131m\u0131n b\u00fct\u00fcn y\u00f6nlerine egemen olmak i\u00e7in ideolojik bilgiyle donat\u0131lm\u0131\u015f olmak gerekir. O, ancak, diyalektik materyalizm bilgisiyle, ger\u00e7ek militan olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir \u015feyin bilimlerin geli\u015fmesini engelleyemeyece\u011fi en y\u00fcksek toplumu kuruncaya kadar \u00f6devimizin temel bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc de budur.<\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\"><b>ADLAR VE KAVRAMLAR D\u0130Z\u0130N\u0130<\/b><\/span><\/p>\n<p>ADCILIK (Nominalisme). &#8211; Genel kavramlar\u0131, cinsleri, t\u00fcrleri<br \/>\nyaln\u0131z ad olarak varm\u0131\u015f gibi sayan bir felsefi \u00f6\u011freti. Kavram, cins,<br \/>\nt\u00fcr yaln\u0131zca zeka i\u00e7in vard\u0131r.<\/p>\n<p><b>ANAKS\u0130MENES <\/b>(Miletli), (\u0130\u00d6 6. y\u00fczy\u0131l). &#8211; \u0130yonya okulundan bir filozof Hocas\u0131 Anaksimandros&#8217;u izledi ve onun yerini ald\u0131. Anaksimenes&#8217;in<br \/>\n\u00f6\u011fretilileri de Anaksagoras ile Diogenes olmu\u015ftur. Ona g\u00f6re, hava, her \u015feyin ana \u00f6\u011fesidir.<\/p>\n<p><b>ANS\u0130KLOPED\u0130<\/b> &#8211; Genel bir bi\u00e7imde b\u00fct\u00fcn insan bilgilerinin \u00f6zetini i\u00e7ine alan yap\u0131t. Frans\u0131z edebiyat tarihinde Ansiklopedi, 18. y\u00fczy\u0131lda yay\u0131nlanm\u0131\u015f, i\u00e7inde ilk kez devrimci burjuvazinin g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan sunulan b\u00fct\u00fcn insan bilgilerinin yer ald\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck yap\u0131tt\u0131r. Ansiklopedi, monar\u015fik feodal rejimin g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 amans\u0131z bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131\u011fa vuru\u015fu ile etkin oldu\u011fu gibi, \u00fc\u00e7 ayr\u0131 konuya katk\u0131s\u0131yla da etkin oldu: materyalizm (mekanik\u00e7i), Tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131k ve teknik ilerleme.<\/p>\n<p><b>AR\u0130STOTELES<\/b> (\u0130\u00d6 384-322). &#8211; Platon&#8217;la birlikte antik\u00e7a\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck filozofu. \u00d6l\u00fcm\u00fcnden bir y\u0131l \u00f6nce dinsizlik gerek\u00e7esiyle u\u011frad\u0131\u011f\u0131 kovu\u015fturmadan kurtulmak \u00fczere, ders verdi\u011fi Atina&#8217;dan ka\u00e7mak zorunda kald\u0131. Platon&#8217;un \u00f6\u011fretilisi olmakla birlikte, ona kar\u015f\u0131 olan Aristoteles, Platon&#8217;un idealist felsefesini, duyulabilir d\u00fcnyan\u0131n sistemli g\u00f6zlemiyle, ger\u00e7ek\u00e7i temellere oturtmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r ama o da Platon gibi, fikir (idee) kavram\u0131ndan yola \u00e7\u0131kar. Her varl\u0131k -ya da t\u00f6z (substance)- iki ilkeden yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: \u00f6z ve bi\u00e7im. \u00d6z, kaba, hareketsiz, belli belirsiz bir y\u0131\u011f\u0131nd\u0131r; onun \u015fu ya da bu \u015fey olmas\u0131, \u015fu ya da bu olmas\u0131 i\u00e7in, ona, bir bi\u00e7imin uymas\u0131 gerekir. Bi\u00e7im, etkin, \u00f6zg\u00fcl fikirdir. \u00d6ze niteli\u011fini veren bi\u00e7imdir. En \u00fcst\u00fcn, b\u00fct\u00fcn \u00f6tekileri i\u00e7eren bi\u00e7im, Tanr\u0131d\u0131r. Gene Aristoteles, Demokritos&#8217;un mekanik\u00e7i anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 yads\u0131yarak erek\u00e7ili\u011fi (finalisme) getirmi\u015ftir: evrene d\u00fczen veren Tanr\u0131d\u0131r. Aristoteles, do\u011fru uslamlaman\u0131n, do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f teorisinin, mant\u0131\u011f\u0131n kurucusudur. Geli\u015fme fikri, onun sisteminin ana fikridir. Evrensel geli\u015fme, organik geli\u015fme, devlet bi\u00e7imlerinin geli\u015fmesi vb. her yerde tamamlanmam\u0131\u015f olandan tamamlanm\u0131\u015fa, eksik olandan eksik olmayana, genel olandan \u00f6zel olana do\u011fru bir evrim olarak kavran\u0131r. Engels, Aristoteles&#8217;i, b\u00fct\u00fcn Yunan filozoflar\u0131n\u0131n en evrensel beyni, diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131n\u0131n esas bi\u00e7imlerinin ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na daha o zamandan giri\u015fen ki\u015fisi diye niteler (Friedrich Engels, \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm&#8217;e bak\u0131n\u0131z).<\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011fda bu b\u00fcy\u00fck bilginin, bu b\u00fcy\u00fck mant\u0131k\u00e7\u0131n\u0131n \u00f6\u011fretilileri,<br \/>\nonun \u00f6\u011fretisinin yaln\u0131zca bi\u00e7imsel, soyut yan\u0131n\u0131 al\u0131koydular; Aristoculu\u011fu,<br \/>\nbilimdeki ilerlemelerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda yeniden ele almak yetene\u011finde<br \/>\nolmayan bu kimseler, ondan, kuru, k\u0131s\u0131r bir sistem olu\u015fturdular ki,<br \/>\nbu skolasti\u011fin temelini olu\u015fturdu.<\/p>\n<p><b>ATOM<\/b>. &#8211; Kimyada ve fizikte, bile\u015fimlere girebilen bir elementin<br \/>\nnicel olarak en k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fc olan maddi par\u00e7ac\u0131klar\u0131na verilen ad.<\/p>\n<p>Antik\u00e7a\u011f\u0131n materyalist felsefesinde bu s\u00f6zc\u00fck, maddenin mutlak<br \/>\nolarak art\u0131k b\u00f6l\u00fcnemez, en k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6\u011fesi anlam\u0131na geliyordu, bu<br \/>\nilk \u00f6\u011fe, bile\u015ferek ve topaklanarak, b\u00fct\u00fcn do\u011fay\u0131 olu\u015fturuyordu.<\/p>\n<p><b>BACON,<\/b> Fran\u00e7ois de Verulam (1561-1626). &#8211; \u00dcnl\u00fc \u0130ngiliz filozofu.<br \/>\n1593&#8217;te Avam Kamaras\u0131 \u00fcyesi olan Bacon, 1613&#8217;te ba\u015fsavc\u0131,<br \/>\n1614&#8217;te krall\u0131k avukatl\u0131\u011f\u0131na atand\u0131, 1617&#8217;de adalet bakan\u0131, 1618&#8217;de<br \/>\nkrall\u0131k b\u00fcy\u00fck \u015fans\u00f6lyesi oldu, 1624 y\u0131l\u0131nda ahlak bozuklu\u011fu nedeniyle,<br \/>\nparlamento taraf\u0131ndan hapse mahkum edildi, hak ve yetkileri<br \/>\nelinden al\u0131nd\u0131; iki g\u00fcn sonra serbest b\u0131rak\u0131ld\u0131 ve kendi k\u00f6\u015fesine \u00e7ekildi.<\/p>\n<p>Fran\u00e7ois Bacon&#8217;un bir\u00e7ok bilimsel ve felsefi yap\u0131t\u0131 vard\u0131r. Bunlar<br \/>\naras\u0131nda \u00f6zellikle, Novum Organum&#8217;u (1620) anmak gerekir. Bu yap\u0131t\u0131nda<br \/>\n\u00f6nsel (a priori) fikirlerin eski metafizi\u011fine kar\u015f\u0131, deney \u00fczerine kurulu mant\u0131\u011f\u0131 koyar.<\/p>\n<p>Bacon, \u00e7a\u011fda\u015f felsefenin ve \u00e7a\u011fda\u015f bilimsel y\u00f6ntemin kurucular\u0131ndan<br \/>\nbiridir.<\/p>\n<p><b>BERKELEY<\/b>, Georges (1685-1753). &#8211; \u0130ngiliz filozofu, piskopos ve<br \/>\nbir zaman i\u00e7in Amerika&#8217;da bahts\u0131z bir misyoner. Onun (18. y\u00fczy\u0131l\u0131n<br \/>\nba\u015flang\u0131c\u0131nda zorla ilhak edilen ve s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilen Katolik \u0130rlanda&#8217;da<br \/>\nProtestan papaz\u0131 olarak), fatih \u0130ngiliz ulusunun siyasetine hizmet<br \/>\neden papazl\u0131k etkinli\u011fi, t\u00fcm\u00fcyle gerici bir nitelik ta\u015f\u0131r. Manevi<br \/>\nalandaki spek\u00fclasyonlar\u0131na paralel olarak, Southsea Company&#8217;nin iflas\u0131<br \/>\n\u00fczerine kaleme ald\u0131\u011f\u0131 B\u00fcy\u00fck Britanya&#8217;n\u0131n Y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131 \u00d6nlemenin<br \/>\n\u00c7areleri \u00dczerine Deneme (1720) adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda da g\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere,<br \/>\nkendisini, (\u00f6rne\u011fin, \u00fcnl\u00fc i\u015f\u00e7i evleri ve \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n<br \/>\nyararl\u0131l\u0131\u011f\u0131 gibi) daha maddi spek\u00fclasyonlara vermi\u015ftir. Lenin, Berkeley<br \/>\nfelsefesinin temel \u00f6zelliklerini, derin bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nElinizdeki kitapta (Birinci K\u0131s\u0131m, \u0130kinci B\u00f6l\u00fcmde) Berkeley felsefesinin<br \/>\nbir a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 bulacaks\u0131n\u0131z. Berkeley&#8217;in (Soru\u015fturucu&#8217;daki) ekonomik<br \/>\nanlay\u0131\u015f\u0131, \u00f6zellikle para hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015fleri, Marks taraf\u0131ndan, Ekonomi<br \/>\nPoliti\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131&#8217;da derinlemesine incelenmi\u015ftir. Yap\u0131tlar\u0131:<br \/>\nRuhun Alg\u0131lar\u0131n\u0131n Yeni Teorisi (1707), \u0130nsan Bilgisinin \u0130lkeleri<br \/>\n(1710), Hylas ile Philono\u00fcs&#8217;\u00fcn Diyaloglar\u0131 ( 1712)<\/p>\n<p><b>B\u0130L\u0130NEMEZC\u0130LER<\/b> (AGNOST\u0130KLER). &#8211; Ger\u00e7e\u011fi, insan akl\u0131n\u0131n anlayamayaca\u011f\u0131n\u0131, bilemeyece\u011fini s\u00f6yleyenlere felsefede verilen ad.<\/p>\n<p><b>BRANLY,<\/b> Edouard (1846-1940). &#8211; Fizik\u00e7i, 1873&#8217;te alma\u015f\u0131k ak\u0131mlar\u0131<br \/>\nd\u00fczeltmek \u00fczere, bak\u0131r oksidin \u00f6zelliklerini buldu. 1888&#8217;de<br \/>\ndemir tozu banyosunun \u00f6zelli\u011fini bularak, ilk radyo vericilerini<br \/>\nhaz\u0131rlad\u0131. Onun detecteur\u00fc sayesinde telsiz-telgraf do\u011fdu. 1898&#8217;de bu<br \/>\nbulu\u015fun, gemilerin yard\u0131m \u00e7a\u011fr\u0131lar\u0131na uygulan\u0131\u015f\u0131n\u0131, Bilimler Akademisine<br \/>\nsundu.<\/p>\n<p><b>\u00c7\u00d6Z\u00dcMLEME<\/b> (ANAL\u0130Z, TAHL\u0130L). &#8211; Bir \u015feyi ya da bir fikri \u00f6\u011felerine<br \/>\nay\u0131rmak i\u00e7in yap\u0131lan ak\u0131l i\u015flemi.<\/p>\n<p><b>D&#8217;ALEMBERT,<\/b> Jean le Rond (1717-1783). &#8211; Fransa&#8217;da ayd\u0131nl\u0131k<br \/>\n\u00e7a\u011f\u0131n en belirgin temsilcilerinden biri ve b\u00fcy\u00fck bir matematik\u00e7i olan<br \/>\nD&#8217;Alembert, mekani\u011fin ilkelerini kurmak i\u00e7in, \u00e7ok \u00f6nemli \u00e7al\u0131\u015fmalar<br \/>\nyapt\u0131. Diderot ile birlikte, Ansiklopedi&#8217;yi ya da Bir Yazarlar Derne\u011fi<br \/>\nTaraf\u0131ndan Haz\u0131rlanan A\u00e7\u0131klamal\u0131 Bilimler, Sanatlar ve Zanaatlar<br \/>\nS\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc&#8217;n\u00fc yay\u0131nlad\u0131. Monar\u015finin amans\u0131z sald\u0131r\u0131lar\u0131na u\u011frayan ve<br \/>\nsonunda gerici Devlet Konseyi taraf\u0131ndan yasaklanan, \u00e7ok yayg\u0131nla\u015f-<br \/>\nm\u0131\u015f bu b\u00fcy\u00fck yap\u0131t, ayd\u0131nl\u0131k \u00e7a\u011f\u0131n ba\u015fl\u0131ca an\u0131t\u0131d\u0131r (33 cilt, 1751-1777).<br \/>\nD&#8217;Alembert, bu ansiklopedinin Giri\u015f Yaz\u0131s\u0131n\u0131 yazm\u0131\u015ft\u0131r. Bu<br \/>\nyaz\u0131, onun felsefi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc, ku\u015fkuculu\u011fu (scepticisme) i\u00e7erir. Ne<br \/>\nmadde ne de ruh, \u00f6zlerinde tan\u0131namazlar ve d\u00fcnya, bizim duygular\u0131m\u0131za<br \/>\ng\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcnden bamba\u015fka bir bi\u00e7imde varsay\u0131labilir.<\/p>\n<p><b>DARW\u0130N, <\/b>Charles Robert (1809-1882). &#8211; \u00dcnl\u00fc \u0130ngiliz do\u011fa bilimleri<br \/>\nuzman\u0131, ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n do\u011fa bilimlerinde evrimin en \u00f6nemli teorisyeni.<br \/>\nDaha \u00f6nce Lamarck, Goethe vb. taraf\u0131ndan da \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan<br \/>\nd\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmc\u00fcl\u00fck (transformisme) teorisi, Darwin&#8217;de son ve kesin<br \/>\nifadesini bulmu\u015f, b\u00f6ylece bilime yeni yollar a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Darwin; kendi<br \/>\nevrim teorisini, do\u011fal se\u00e7me (selection naturelle), yani ya\u015fam sava\u015f\u0131nda<br \/>\nen iyileri, en g\u00fc\u00e7l\u00fcleri se\u00e7en, onlar\u0131n ya\u015fayakalmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan,<br \/>\ng\u00fc\u00e7s\u00fczleri, c\u0131l\u0131zlar\u0131 vb. ay\u0131klayan bir varsay\u0131m \u00fczerine kurmu\u015ftur.<br \/>\nDarwin, yapay hayvan yeti\u015ftirme deneylerinden yola \u00e7\u0131k\u0131yordu ama<br \/>\nk\u00f6r do\u011fada yeti\u015ftiricinin eli neredeydi? Bu soruyu yan\u0131tlamak i\u00e7in,<br \/>\nMalthus&#8217;un N\u00fcfus \u0130lkesi \u00dczerine Deneme adl\u0131 yap\u0131t\u0131ndan, n\u00fcfusun<br \/>\n\u00e7o\u011falmas\u0131 ile ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131n\u0131n artmas\u0131 olanaklar\u0131 aras\u0131ndaki bir<br \/>\norans\u0131zl\u0131ktan yola \u00e7\u0131kmas\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde yararland\u0131. Her ne kadar \u00e7a\u011fda\u015f<br \/>\nbiyoloji, pek \u00e7ok yeni olay incelemi\u015f ve bu nedenle Darwin taraf\u0131ndan<br \/>\nkullan\u0131lan etkenler \u00e7ok genel bir bi\u00e7imde de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011fram\u0131\u015f<br \/>\nve tamamlanm\u0131\u015fsa da evrim teorisinin temel d\u00fc\u015f\u00fcncesi, \u00e7a\u011fda\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncedeki sa\u011flam yerini, hi\u00e7bir \u015fey yitirmeden korumu\u015ftur. Engels,<br \/>\nbu konuda Sosyalizmin Evrimi&#8217;nde \u015f\u00f6yle yazar: Darwin, bug\u00fcn varolan<br \/>\nb\u00fct\u00fcn organik do\u011fan\u0131n, bitkilerin, hayvanlar\u0131n ve insanlar\u0131n,<br \/>\nmilyonlarca y\u0131ldan beri, s\u00fcregelen bir evrim s\u00fcrecinin \u00fcr\u00fcn\u00fc olduklar\u0131n\u0131<br \/>\ntan\u0131tlayarak, metafizik do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131na en yaman darbeyi indirmi\u015ftir.<br \/>\nEngels, Marks&#8217;\u0131n mezar\u0131 ba\u015f\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 konu\u015fmada Marks ile<br \/>\nDarwin aras\u0131ndaki ili\u015fkileri \u015fu s\u00f6zlerle anlatm\u0131\u015ft\u0131r: Nas\u0131l Darwin<br \/>\norganik do\u011fan\u0131n evrim yasas\u0131n\u0131 bulduysa, Marks da insan tarihinin<br \/>\nevrim yasas\u0131n\u0131 buldu. Marks, daha 1860&#8217;ta, o s\u0131rada (1859) yay\u0131nlanm\u0131\u015f<br \/>\nolan Darwin&#8217;in ba\u015fl\u0131ca yap\u0131t\u0131 T\u00fcrlerin K\u00f6keni \u00fczerine, Engels&#8217;e<br \/>\nyazd\u0131\u011f\u0131 bir mektupta \u015f\u00f6yle diyordu: Her ne kadar kabaca, \u0130ngilizvari<br \/>\ngeli\u015ftirilmi\u015fse de bu kitap, do\u011fa bilimleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan, bizim g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcze<br \/>\nuygun bir temel ta\u015f\u0131maktad\u0131r. (Marks-Engels, Yaz\u0131\u015fmalar, c.<br \/>\nII, s. 426). Marks, Lassalle&#8217;a yazd\u0131\u011f\u0131 bir mektupta da d\u00fc\u015f\u00fcncelerini,<br \/>\nbenzer bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klar (s. 346). Darwin&#8217;in yap\u0131t\u0131 \u00e7ok dikkate de\u011fer<br \/>\nve tarihte s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131mlar\u0131na, do\u011fa bilimleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan, temel olmas\u0131<br \/>\nbana \u00e7ok uygun g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. &#8230; B\u00fct\u00fcn eksikliklerine kar\u015f\u0131n kitap,<br \/>\nyaln\u0131zca, her \u015feyden \u00f6nce, Tanr\u0131bilime, do\u011fa bilimleri alan\u0131nda<br \/>\n\u00f6l\u00fcmc\u00fcl bir darbe indirmekle kalm\u0131yor, ayn\u0131 zamanda do\u011fa bilimlerinin<br \/>\nakla-uygunlu\u011funu da g\u00f6rg\u00fcc\u00fc (ampirik) bir bi\u00e7imde yerine oturtuyor&#8230;<br \/>\n(s. 214, 287.)<\/p>\n<p><b>DEMOKR\u0130TOS<\/b> (Abderal\u0131) (\u0130\u00d6 yakla\u015f\u0131k 460-370). &#8211; Yunan filozofu,<br \/>\nantik\u00e7a\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck materyalisti. Ona g\u00f6re, ger\u00e7ek olarak yaln\u0131z<br \/>\natomlar ve bo\u015fluk vard\u0131r. Atomlar, son derece k\u00fc\u00e7\u00fck, b\u00f6l\u00fcnmez, bi\u00e7imleri,<br \/>\nb\u00fcy\u00fckl\u00fckleri ve durumlar\u0131 farkl\u0131 ve s\u00fcrekli hareket halinde ilk \u00f6\u011felerdir. Nesneler, atomlar\u0131n d\u00fczenlenmesinden do\u011farlar. Demokritos,<br \/>\nruhun da maddi oldu\u011funu ve her \u015fey gibi, onun da atomlardan<br \/>\n(\u00f6tekilerden daha ince olan atomlardan) olu\u015fmu\u015f oldu\u011funu iddia<br \/>\neder. \u00d6te yandan, ona g\u00f6re, \u015feylerin nitelikleri (renkleri, kokular\u0131<br \/>\nvb.) salt \u00f6zneldir ve bizim duyular\u0131m\u0131z\u0131n yan\u0131lsamalar\u0131d\u0131r. Ger\u00e7ek ve<br \/>\nnesnel d\u00fcnya, bu gibi nitelikleri i\u00e7ermez ve akl\u0131n g\u00f6revi, atomlar\u0131n<br \/>\nkendilerini bulmak i\u00e7in, bu nitelikleri soyutlamak olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Demokritos&#8217;ta, duyular\u0131n verdikleri niteliklerin \u00f6znel temel<br \/>\n\u00f6zelli\u011fi ile akl\u0131n kavrad\u0131\u011f\u0131, tasarlad\u0131\u011f\u0131, atomlar\u0131n ger\u00e7ek ya da nesnel<br \/>\nd\u00fcnyas\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, materyalist diyalekti\u011fin bilgi sorununu<br \/>\nilk ilkel bi\u00e7imiyle, ortaya koymaktad\u0131r. Demokritos&#8217;un atomlar teorisi,<br \/>\natom biliminin (atomistik) dahice bir \u00f6nsezisidir.<\/p>\n<p><b>DESCARTES, <\/b>Rene (1596-1650). &#8211; \u0130kici (yani madde ile ruhu metafizik<br \/>\nbir bi\u00e7imde kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya getiren ikicilikten yana) Frans\u0131z filozofu.<br \/>\nO, skolasti\u011fe kar\u015f\u0131 sava\u015ft\u0131 ve analitik geometriyi kurdu. Onun<br \/>\nikicili\u011fi (dualisme) duyulabilir maddi d\u00fcnyay\u0131, fizi\u011fe ya da daha do\u011frusu,<br \/>\nmatematik mekani\u011fe, akli olan manevi ruhu ise metafizi\u011fe teslim eder.<br \/>\nOnun i\u00e7in pratikte materyalist, teoride ise idealisttir. Bu ikilik, onu, mekanik\u00e7i-materyalist e\u011filiminde oldu\u011fu kadar, metafizik\u00e7i-ruh\u00e7u e\u011filiminde de yeni zamanlar\u0131n t\u00fcm burjuva felsefesinin<br \/>\nekseni haline getirir. Skolasti\u011fi y\u0131kmak ve ger\u00e7e\u011fi bulmak i\u00e7in, her<br \/>\n\u015feyden y\u00f6ntemli bir bi\u00e7imde ku\u015fkulanmakla i\u015fe ba\u015flamaya karar<br \/>\nveren, bir us\u00e7u olarak duyular\u0131n deneyini aldat\u0131c\u0131 diye yads\u0131yan, matematik<br \/>\ny\u00f6ntemi b\u00fct\u00fcn bilimler i\u00e7in \u00f6rnek ilan eden Descartes, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum,<br \/>\n\u00f6yleyse var\u0131m \u00f6nermesinde b\u00fct\u00fcn apa\u00e7\u0131k ger\u00e7eklerin \u00fclk\u00fcs\u00fcn\u00fc bulur. Bir s\u00fcr\u00fc t\u00fcmdengelimlerle, ruhsal t\u00f6z olarak ruhun varl\u0131\u011f\u0131 ve Tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 sonucuna var\u0131r ve maddi d\u00fcnyan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, Tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerine oturtur ama ayn\u0131 zamanda Descartes&#8217;a g\u00f6re, madde s\u00fcre (etendue) ile \u00f6zde\u015ftir. B\u00f6ylece do\u011fabilimin, her t\u00fcrl\u00fc deneyi s\u0131n\u0131rlayan Tanr\u0131bilimin etkisinden \u00f6zg\u00fcr oldu\u011funu ilan eder. Onun felsefesindeki esas ilerleme, b\u00fct\u00fcn nesneleri, kendilerini olu\u015fturan en basit par\u00e7alara ayr\u0131\u015ft\u0131ran bilimsel bir y\u00f6ntem \u00f6ne s\u00fcr\u00fclmesinden ibarettir. Descartes, Engels&#8217;in dedi\u011fi gibi, bu<br \/>\nmatematik-mekanik\u00e7i tahlil temeli \u00fczerinde nesneleri soyutlarken, onlar\u0131n<br \/>\nili\u015fkilerini metafizik bir bi\u00e7imde yerinden oynat\u0131p \u00e7\u0131kar\u0131rken,<br \/>\nbunlar\u0131n diyalektik sentezi i\u00e7in zorunlu olan \u00f6nc\u00fclleri de bi\u00e7imlendirmi\u015f<br \/>\noluyordu. Descartes, zaman\u0131n\u0131n teknik ve s\u0131nai geli\u015fmesi i\u00e7in<br \/>\nkendi yeni y\u00f6ntemine \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir \u00f6nem veriyordu. Ger\u00e7ekte bu<br \/>\ny\u00f6ntem, genel bir bi\u00e7imde onun b\u00fct\u00fcn felsefe anlay\u0131\u015f\u0131 (bu anlay\u0131\u015fta<br \/>\nhayvanlar birer otomat olarak tasarlan\u0131r), man\u00fcfakt\u00fcr d\u00f6neminin<br \/>\nbelirgin felsefesidir. Bununla birlikte, son derece de\u011ferli ve ge\u00e7erli<br \/>\nus\u00e7u bir mirast\u0131r. Ba\u015fl\u0131ca yap\u0131tlar\u0131: Akl\u0131n\u0131 \u0130yi Kullanmak ve Ger\u00e7e\u011fi<br \/>\nBilimlerde Aramak \u0130\u00e7in Y\u00f6ntem \u00dczerine Konu\u015fmalar (1637), Metafizik<br \/>\nD\u00fc\u015f\u00fcnceler (1641), Felsefenin \u0130lkeleri (1644), Ruhun Tutkular\u0131<br \/>\n\u00dczerine \u0130nceleme (1649), \u0130nsan \u00dczerine \u0130nceleme (\u00f6ld\u00fckten sonra<br \/>\nyay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r).<\/p>\n<p><b>DEKART\u00c7ILIK<\/b> (Karteziyanizm). &#8211; Descartes&#8217;\u0131n felsefesine verilen ad.<\/p>\n<p><b>D\u0130DEROT,<\/b> Denis (1713-1784). &#8211; Frans\u0131z ayd\u0131nl\u0131k \u00e7a\u011f\u0131 materyalistleri<br \/>\naras\u0131nda en b\u00fcy\u00fck Frans\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc, ansiklopedicilerin \u015fefi<br \/>\nve ruhudur. D&#8217;Alembert ile birlikte \u00e7eyrek y\u00fczy\u0131l boyunca (1751&#8217;den<br \/>\nba\u015flayarak) K\u00f6r \u0130nanca (taassuba) ve Zorbal\u0131\u011fa Kar\u015f\u0131 Kutsal Birlik<br \/>\ndenilen \u00fcnl\u00fc Ansiklopedi&#8217;yi yay\u0131nlad\u0131. Devletin ve Cizvit papazlar\u0131n\u0131n<br \/>\nh\u0131\u015fm\u0131na u\u011frayan bu Ansiklopedi&#8217;nin yay\u0131nlanmas\u0131, son derece b\u00fcy\u00fck<br \/>\nbir manevi g\u00fc\u00e7, y\u0131lmaz bir irade b\u00fcy\u00fck bir ba\u015f e\u011fmezlik ve mutlak<br \/>\nbir sak\u0131nmazl\u0131k gerektirmi\u015fti. B\u00fct\u00fcn ya\u015fam\u0131n\u0131 co\u015fku ile, \u015fevkle, ger\u00e7e\u011fe<br \/>\nve hakka -bu s\u00f6zc\u00fck do\u011fruluk anlam\u0131nda al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r- adam\u0131\u015f<br \/>\nbir kimse varsa, bu, Diderot olmu\u015ftur diye yaz\u0131yordu Engels. Diderot<br \/>\n\u00e7e\u015fitli konular \u00fczerinde do\u011fa bilimleri ve matematik, tarih ve<br \/>\ntoplum, ekonomi ve devlet, hukuk ve ahlak, sanat ve edebiyat \u00fczerinde<br \/>\npek \u00e7ok \u015fey yazm\u0131\u015ft\u0131r. Kat\u0131 bir katolik e\u011fitimi ile yeti\u015fmi\u015f olan Diderot,<br \/>\nhayranl\u0131k veren bir mant\u0131kla geli\u015fmi\u015ftir, yaradanc\u0131l\u0131ktan (Tanr\u0131y\u0131<br \/>\nyaln\u0131zca ilk neden sayan deisme&#8217;den) materyalizme, Tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131\u011fa<br \/>\n(atheisme) ge\u00e7erek, ayd\u0131nl\u0131k d\u00f6nemi Frans\u0131z burjuva devrimci<br \/>\nfelsefesinin en y\u00fcksek ama\u00e7lar\u0131n\u0131 temsil etmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nZaman\u0131n toplumu \u00fczerinde en derin ve en uzun \u00f6m\u00fcrl\u00fc etkiyi yaratm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nAma onun d\u00fc\u015f\u00fcncesi, kaba bir materyalizmin dar s\u0131n\u0131rlar\u0131<br \/>\ni\u00e7inde kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Onda diyalektik bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin say\u0131s\u0131z tohumlar\u0131n\u0131<br \/>\nbulmak olanakl\u0131d\u0131r. Daha parlamentonun emri \u00fczerine yak\u0131lan<br \/>\nFelsefi D\u00fc\u015f\u00fcnceler&#8217;inde (La Haye 1746), bas\u0131lmadan el konulan Ku\u015fkucunun Gezintisi&#8217;nde (1747), kiliseye kar\u015f\u0131 yi\u011fit\u00e7e sald\u0131r\u0131lara giri\u015fir.<br \/>\nTanr\u0131tan\u0131maz yap\u0131t\u0131, K\u00f6rler \u00dczerine Mektup (Londra 1749), ona bir<br \/>\ny\u0131l hapse mal oldu. Diderot, ayn\u0131 zamanda hakl\u0131 olarak, Lamarck ve<br \/>\nDarwin&#8217;in m\u00fcjdecisi de say\u0131l\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc, daha o zamandan, organizmalar\u0131n<br \/>\nevrimi fikrini ve ba\u015flang\u0131\u00e7ta, hayvanlar aleminin ve bitkiler<br \/>\naleminin \u00e7e\u015fitlili\u011finin ilerleyici bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmle (transformasyon)<br \/>\nkendisinden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir ilkel varl\u0131\u011f\u0131n var oldu\u011fu fikrini, a\u00e7\u0131k, tutarl\u0131 ve<br \/>\nkararl\u0131 bir bi\u00e7imde savunur. Ayn\u0131 \u015fekilde bir bireysel evrim vard\u0131r,<br \/>\nve gene, Diderot&#8217;ya g\u00f6re, bir de t\u00fcrlerin evrimi vard\u0131r. Diderot, evrim<br \/>\nfikrini, mant\u0131kl\u0131 bir bi\u00e7imde izleyerek, sonunda cans\u0131z maddenin evriminin<br \/>\nkabul edilmesini de zorunlu g\u00f6r\u00fcr. Do\u011fan\u0131n Yorumu \u00dczerine<br \/>\nD\u00fc\u015f\u00fcnceler (1754) adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda ruhsal olaylar\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in,<br \/>\nhayvanlarda zaten var olan ve insanlarda d\u00fc\u015f\u00fcnceyi belirleyen duyumla<br \/>\nbezenmi\u015f atomlar varsay\u0131m\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Do\u011fan\u0131n b\u00fct\u00fcn eylemleri,<br \/>\nvarl\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm\u00fcyle i\u00e7eren, i\u00e7inde s\u00fcrekli d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm halinde ve s\u00fcrekli<br \/>\nkar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 tepki halinde bulunan g\u00fc\u00e7lerin birli\u011finin kendini g\u00f6sterdi\u011fi<br \/>\nbir t\u00f6z\u00fcn tezah\u00fcr\u00fcd\u00fcrler. En korkusuzcas\u0131na materyalist olan ve en<br \/>\nfazla zeka par\u0131lt\u0131lar\u0131yla y\u00fckl\u00fc yap\u0131tlar\u0131 aras\u0131nda Diderot ile<br \/>\nd&#8217;Alembert&#8217;in S\u00f6yle\u015fileri (1769) ile d&#8217;Alembert&#8217;in D\u00fc\u015f\u00fc&#8217;n\u00fc anmam\u0131z gerekir;<br \/>\nbunlar, ayn\u0131 zamanda kusursuz edebiyat ba\u015fyap\u0131tlar\u0131d\u0131r. Diderot,<br \/>\nayr\u0131ca, b\u00fcy\u00fck bir dram yazar\u0131 ve yaz\u0131 ustas\u0131d\u0131r. Sanat ve sahne reformu<br \/>\nu\u011fruna sava\u015f\u0131m\u0131nda; do\u011fac\u0131l\u0131ktan (nat\u00fcralizmden) yanad\u0131r; canl\u0131,<br \/>\nsomut ger\u00e7e\u011fin allan\u0131p pullanmadan yans\u0131lanmas\u0131ndan yanad\u0131r,<br \/>\nDiderot, bunlardan ba\u015fka -ge\u00e7erken s\u00f6ylemi\u015f olal\u0131m, Marks&#8217;\u0131n en<br \/>\nsevdi\u011fi yazard\u0131r- bir\u00e7ok roman, mizah \u00f6yk\u00fcs\u00fc yazm\u0131\u015ft\u0131r; bunlar\u0131n<br \/>\n\u00f6nemi \u015fundan da anla\u015f\u0131l\u0131r ki, Lessing, Schiller ve Goethe gibi adamlar,<br \/>\nyaln\u0131zca onun hayranlar\u0131 olmakla kalmad\u0131lar, kitaplardan \u00e7o\u011funu<br \/>\nAlmancaya \u00e7evirdiler. En \u00fcnl\u00fc yap\u0131t\u0131, Engels&#8217;in bir diyalektik \u015faheseri<br \/>\ndedi\u011fi Rameau&#8217;nun Ye\u011feni&#8217;dir.<\/p>\n<p><b>D\u0130YALEKT\u0130K. <\/b>&#8211; Diyalektik s\u00f6z\u00fc, ba\u015flang\u0131\u00e7ta tart\u0131\u015fma sanat\u0131<br \/>\nya da tart\u0131\u015fma bilimi anlam\u0131na geliyordu. Platon&#8217;a g\u00f6re diyalektik,<br \/>\nher \u015feyden \u00f6nce, bir fikirden ya da bir ilkeden, i\u00e7inde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn<br \/>\nolumlu ya da olumsuz sonu\u00e7lar\u0131 \u00e7\u0131kartmak sanat\u0131d\u0131r. Daha sonraki<br \/>\nanlam\u0131yla diyalektik, ard\u0131 ard\u0131na gelen a\u015famalarla duyulabilir verilerden<br \/>\n\u015feylerin fikirlerine, sonsuz ve de\u011fi\u015fmez ilkelerine do\u011fru ve b\u00fct\u00fcn<br \/>\nbunlar\u0131n ilki olan iyi fikrine do\u011fru \u00e7\u0131kan d\u00fc\u015f\u00fcncenin, mant\u0131kl\u0131 ve<br \/>\ny\u00fckselen y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Platon&#8217;a g\u00f6re fikirler, ger\u00e7ek ad\u0131na yak\u0131\u015f\u0131r<br \/>\ntek ger\u00e7ek olduklar\u0131ndan, bu ad, fikirlerin diyalekti\u011fi ya da<br \/>\nbilimi, sonunda da bilimin kendisi olmaya ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Hegel&#8217;de diyalektik, mutlak fikre kadar, ard\u0131 ard\u0131na gelen tez, antitez,<br \/>\nsentez a\u015famalar\u0131 aras\u0131ndan ge\u00e7en fikrin hareketidir.<\/p>\n<p>Marks&#8217;ta ve Marksistlerde diyalektik, art\u0131k fikrin hareketi de\u011fil,<br \/>\nama \u015feylerin kendilerinin \u00e7eli\u015fkiler aras\u0131nda ge\u00e7en hareketidir; akl\u0131n<br \/>\nhareketi ise, bunun bilin\u00e7li bir ifadesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<br \/>\nBu kitab\u0131n D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc K\u0131sm\u0131nda Marksist diyalekti\u011fin derinle\u015ftirilmi\u015f<br \/>\nbir incelemesini bulacaks\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p><b>DUYUMCULUK<\/b> (Sensualisme). &#8211; Bir felsefe sistemi. Buna g\u00f6re,<br \/>\nb\u00fct\u00fcn fikirler, dolays\u0131z olarak, duyumlardan gelir.<\/p>\n<p><b>D\u00dcHR\u0130NG,<\/b> Eugen (1833-1921). &#8211; Alman filozof ve iktisat\u00e7\u0131s\u0131, bir<br \/>\ns\u00fcre Berlin \u00dcniversitesinde felsefe ve ekonomi politik dersleri vermi\u015ftir.<br \/>\nK\u0131sa s\u00fcre sonra g\u00f6zleri g\u00f6rmez oldu; \u00f6l\u00fcm\u00fcne kadar, \u00f6nce<br \/>\nBerlin&#8217;de daha sonra da Nowawes&#8217;te, yazar olarak ya\u015fad\u0131. Bir burjuva<br \/>\nsosyalizminin, toplum d\u00fczeninin temelini bireysel ruhun do\u011fal<br \/>\n\u00e7abalar\u0131nda g\u00f6ren bu en belirgin temsilcisi, toplumsal \u00fcr\u00fcnde i\u015f\u00e7ilerin<br \/>\nartan pay\u0131 teorisini \u00f6\u011fretiyor ve gelece\u011fin kurtulu\u015funu s\u0131n\u0131flar aras\u0131<br \/>\nuzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n uzla\u015fmas\u0131ndan bekliyordu; kendisini insanl\u0131\u011f\u0131n<br \/>\nd\u00fczelticisi, iyile\u015ftiricisi gibi g\u00f6r\u00fcyordu. \u00c7ok \u00e7e\u015fitli konularda<br \/>\nkonferanslar verdi. Berlin profes\u00f6rlerine kar\u015f\u0131 uluorta sald\u0131r\u0131lar\u0131<br \/>\nsonucu, k\u0131sa zamanda koltu\u011fundan oldu. 1870-1880 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda<br \/>\nsosyal-demokrasi, pek \u00e7ok yanda\u015f bulmu\u015ftu. D\u00fchring, bir\u00e7ok yap\u0131t\u0131nda<br \/>\ntoplumsal-felsefi \u00f6zel bir sistem geli\u015ftirdi ki, bu sistem, kendisinin<br \/>\nbulmu\u015f oldu\u011funu sand\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcr\u00fc mutlak son yarg\u0131 ger\u00e7eklerinin<br \/>\nyard\u0131m\u0131yla olu\u015fturulmu\u015ftu. H\u0131ristiyanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131yd\u0131 ve ate\u015fli<br \/>\nbir Yahudi d\u00fc\u015fman\u0131yd\u0131. Kendi elinde olmayarak, dolayl\u0131 bir \u015fekilde<br \/>\nbilimsel kom\u00fcnizme b\u00fcy\u00fck bir hizmeti olmu\u015ftur; Marks&#8217;a ve Lassalle&#8217;a<br \/>\nkar\u015f\u0131 tutkulu sald\u0131r\u0131lar\u0131 ve b\u00fcy\u00fckl\u00fck delili\u011finin damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan<br \/>\nger\u00e7e\u011fin felsefesi, Engels&#8217;in \u00fcnl\u00fc yergi yaz\u0131s\u0131ndaki yan\u0131ta yola\u00e7t\u0131:<br \/>\nBay Eugen D\u00fchring Bilimi Alt\u00fcst Ediyor (Anti-D\u00fchring) kitab\u0131,<br \/>\nk\u0131sa zamanda yeni devrimci i\u015f\u00e7i ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n felsefe k\u0131lavuzu haline<br \/>\ngeldi. Bu yap\u0131t\u0131nda Engels, D\u00fchring&#8217;in yavanl\u0131klar sistemini ac\u0131mas\u0131zca<br \/>\ny\u0131k\u0131yor ve ilk kez diyalektik materyalizmin, usta elinden \u00e7\u0131kma<br \/>\ntam ve a\u00e7\u0131k bir a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 yap\u0131yordu (Engels&#8217;in Anti-D\u00fchring&#8217;ine<br \/>\nbak\u0131n\u0131z ).<\/p>\n<p><b>ELEALILAR.<\/b> &#8211; G\u00fcney \u0130talya&#8217;da Yunanl\u0131lar\u0131n kurdu\u011fu Elea kentinden<br \/>\nEleal\u0131 filozoflar. Heraklitos&#8217;a ve Milet (Milas) okuluna (Thales&#8217;e<br \/>\nbak\u0131n\u0131z) kar\u015f\u0131 olan Eleal\u0131lar, varl\u0131\u011f\u0131n de\u011fi\u015fmezli\u011fini iddia ediyorlard\u0131.<br \/>\nBunlar aras\u0131nda en \u00fcnl\u00fcleri Zenon&#8217;dur (\u0130\u00d6 500 y\u0131llar\u0131).<\/p>\n<p><b>ENGELS, <\/b>Friedrich (1820-1895). &#8211; Marks&#8217;\u0131n en sevgili dostu ve<br \/>\nayr\u0131lmaz sava\u015f\u0131m arkada\u015f\u0131, diyalektik materyalizmin ve bilimsel<br \/>\nsosyalizmin ortak kurucusu ve Kom\u00fcnist Parti Manifestosu&#8217;nun haz\u0131rlan\u0131\u015f\u0131nda Marks&#8217;\u0131n yard\u0131mc\u0131s\u0131; Kom\u00fcnistler Birli\u011finin ve Uluslararas\u0131<br \/>\n\u0130\u015f\u00e7i Birli\u011finin ya da Birinci Enternasyonalin kurucular\u0131ndan.<br \/>\nMarks&#8217;\u0131n (1883&#8217;te) \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra, uluslararas\u0131 i\u015f\u00e7i hareketinin manevi<br \/>\n\u00f6nderi ve en b\u00fcy\u00fck otoritesi oldu. Onun ba\u015fl\u0131ca de\u011feri, diyalektik<br \/>\nmateryalizmi geli\u015ftirmesinde ve a\u00e7\u0131klamas\u0131ndad\u0131r. Teorik yap\u0131tlar\u0131<br \/>\naras\u0131nda ilk yeri, felsefe konusundaki yergi yaz\u0131lar\u0131na vermek<br \/>\ngerekir. Bunlar proletarya d\u00fc\u015f\u00fcncesi \u00fczerinde en kal\u0131c\u0131 etkiyi yapm\u0131\u015f<br \/>\nolan ve giderek artan bir \u00f6nem kazanan ba\u015fyap\u0131tlard\u0131r. Engels,<br \/>\nbu yap\u0131tlar\u0131nda toplumsal s\u0131n\u0131flar\u0131n sava\u015f\u0131mlar\u0131 ile ve \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin<br \/>\ngeli\u015fmesi ve do\u011fa bilimlerinin paralel ilerleyi\u015fi ile felsefenin diyalektik<br \/>\nili\u015fkilerini ustal\u0131kla ve e\u015fi bulunmaz bir duruluk ve a\u00e7\u0131kl\u0131kla<br \/>\ng\u00f6sterir. B\u00f6ylece okuru, hep ayn\u0131 yollardan ge\u00e7irerek \u015fu ger\u00e7e\u011fe g\u00f6t\u00fcr\u00fcr:<br \/>\nB\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ekten kurtaran bir felsefe, ancak diyalektik<br \/>\nmateryalizm felsefesi olabilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc, yaln\u0131z bu felsefe teorik d\u00fc\u015f\u00fcnceyi<br \/>\nidealizmin Scylla&#8217;s\u0131ndan, mekanik\u00e7i kaba materyalizmin Charybde&#8217;inden<br \/>\nkoruyabilecek ve bilginin tutarl\u0131 bir materyalist teorisinin<br \/>\nzaferini sa\u011flayabilecek yetenektedir. Engels&#8217;in bu konudaki ba\u015fl\u0131ca<br \/>\nyap\u0131tlar\u0131: Anti-D\u00fchring, Lessing tarz\u0131nda haz\u0131rlanm\u0131\u015f, taptaze bir<br \/>\nhava, canl\u0131l\u0131k, sava\u015f\u0131mc\u0131 bir g\u00fc\u00e7le dolu bu polemik yap\u0131t\u0131, materyalist<br \/>\nd\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ola\u011fan\u00fcst\u00fc verimli bir savunmas\u0131d\u0131r; Ludwig<br \/>\nFeuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, felsefenin Hegel&#8217;den<br \/>\nMarks&#8217;a kadar geli\u015fmesi \u00fczerine parlak bir deneme yaz\u0131s\u0131d\u0131r. Daha az<br \/>\ntan\u0131nan ama Anti-D\u00fchring ile birlikte Marksistlerin, felsefesinin<br \/>\nyeni idealist sistemlerine kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131mlar\u0131nda temel bir silah\u0131 olabilecek<br \/>\nb\u00fct\u00fcn niteliklere sahip olan bir yap\u0131t\u0131 da Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi&#8217;dir.<br \/>\nFransa&#8217;da birka\u00e7 y\u0131l \u00f6nce yay\u0131nlanm\u0131\u015f, 1873&#8217;ten 1892&#8217;ye kadar<br \/>\nyaz\u0131lm\u0131\u015f makalelerden ve par\u00e7alardan derlenmi\u015ftir; -baz\u0131 noktalarda<br \/>\nson bilimsel bulgularla a\u015f\u0131lm\u0131\u015f olsa bile- diyalektik materyalizm<br \/>\nve onun do\u011fru yorumu i\u00e7in, sava\u015f\u0131m veren herkes i\u00e7in, \u00e7a\u011fda\u015f do\u011fa<br \/>\nbilimlerinin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 uyumlu bir bi\u00e7imde Marksizm\u2019in b\u00fcnyesine<br \/>\nkatma zorunlulu\u011funu kafas\u0131na koymu\u015f olan herkes i\u00e7in t\u00fckenmez<br \/>\nbir kaynakt\u0131r. \u00d6teki teorik ve y\u00f6ntem bilimsel \u00f6nemli yap\u0131tlar\u0131 aras\u0131nda<br \/>\n\u015funlar\u0131 sayal\u0131m: \u0130ngiltere&#8217;de Emek\u00e7i S\u0131n\u0131flar\u0131n Durumu (1845);<br \/>\nKom\u00fcnist Parti Manifestosu -Marks&#8217;la birlikte-; Almanya&#8217;da Burjuva<br \/>\nDemokratik Devrim (1850-1852) -i\u00e7erdi\u011fi b\u00f6l\u00fcmler: K\u00f6yl\u00fcler Sava\u015f\u0131,<br \/>\nAlmanya&#8217;da Devrim ve Kar\u015f\u0131-Devrim ve Reich Anayasas\u0131<br \/>\n\u0130\u00e7in Kampanya-; \u00dctopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm (1880);<br \/>\nAilenin, \u00d6zel M\u00fclkiyetin ve Devletin K\u00f6keni (1884); Konut Sorunu<br \/>\n(1872); \u0130lkel H\u0131ristiyanl\u0131k Tarihine Katk\u0131; Kapital \u00dczerine \u0130ncelemeler;<br \/>\nErfurt Program\u0131n\u0131n Ele\u015ftirisi (1891).<\/p>\n<p>Bunlardan ba\u015fka, Edebiyat ve Sanat \u00dczerine, Din \u00dczerine, Kapital.<br \/>\n\u00dczerine, Felsefe \u0130ncelemeleri, Marks ve Engels&#8217;in bu konulardaki<br \/>\nse\u00e7ilmi\u015f metinlerini i\u00e7erir. Engels&#8217;in yaz\u0131\u015fmalar\u0131 aras\u0131nda K.<br \/>\nMarks-F. Engels Yaz\u0131\u015fmas\u0131&#8217;n\u0131 (9 cilt) ve Friedrich Engels-Paul ve<br \/>\nLaura Lafargue Yaz\u0131\u015fmas\u0131&#8217;n\u0131 (3 cilt) anal\u0131m.<\/p>\n<p><b>EP\u0130K\u00dcROS <\/b>(\u0130O 341-270). &#8211; Yunan filozofu Epik\u00fcros, Atina&#8217;da<br \/>\nfelsefe \u00f6\u011fretmi\u015ftir. Denildi\u011fine g\u00f6re, yakla\u015f\u0131k olarak 300 cilt tutan<br \/>\nyap\u0131t\u0131ndan, bize, ancak \u00f6\u011fretisinin \u00f6zetini ta\u015f\u0131yan birka\u00e7 mektupla<br \/>\n\u00f6zdeyi\u015flerinden bir derleme kalm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Epik\u00fcros, d\u00fcnyan\u0131n, ba\u015flang\u0131c\u0131 rastgele, ar\u0131zi (accident) bir \u015fey<br \/>\nolan bir nedensellik gere\u011fince bulu\u015fan, birle\u015fen ve da\u011f\u0131lan bir atomlar<br \/>\nsonsuzlu\u011fundan yap\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu \u00f6\u011fretir, Belki de ger\u00e7ekten<br \/>\nTanr\u0131lar vard\u0131r ama onlar, gene Epik\u00fcros&#8217;a g\u00f6re, her ne olursa olsun<br \/>\nbizim d\u00fcnyam\u0131zla u\u011fra\u015fmazlar. Demek ki, insan \u00f6zg\u00fcrd\u00fcr ve \u00f6l\u00fcmden<br \/>\nkorkacak bir \u015fey yoktur. B\u00f6ylece korkudan ve yan\u0131lg\u0131dan kurtulan<br \/>\ninsan, dayan\u0131ks\u0131z ve ge\u00e7ici yararlara s\u0131rt \u00e7evirmeli ve \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fc<br \/>\nzevkler verecek dayan\u0131kl\u0131 ve kal\u0131c\u0131 yararlar aramal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><b>EREKB\u0130L\u0130M <\/b>(Teleologie). &#8211; Do\u011fadaki b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131n bir sonu<br \/>\n(telos, Yunanca son), -\u00e7ok kez Tanr\u0131n\u0131n ya da al\u0131nyaz\u0131s\u0131n\u0131n, takdiri<br \/>\nilahinin istedi\u011fi- belirli bir amac\u0131 oldu\u011fu yolunda bir varsay\u0131m. Bu<br \/>\na\u00e7\u0131klaman\u0131n en ileri g\u00f6t\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f bi\u00e7imini, Bernardin de Saint-Pierre&#8217;de<br \/>\n( 18. y\u00fczy\u0131l) g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. O, e\u011fer elma a\u011fac\u0131n dal\u0131nda as\u0131l\u0131 duruyorsa,<br \/>\nbu insan\u0131n onu kolayl\u0131kla ele ge\u00e7irebilmesi i\u00e7indir; e\u011fer balkaba\u011f\u0131<br \/>\nbir a\u011fa\u00e7ta de\u011fil de yerde bitiyorsa, bu balkaba\u011f\u0131n\u0131n gelip ge\u00e7enlerin<br \/>\nba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fmemesi i\u00e7indir, vb. diyordu. Bu varsay\u0131m, zaman\u0131m\u0131zda<br \/>\nbile, baz\u0131 do\u011fabilim uzmanlar\u0131nca, daha az karikat\u00fcr\u00fcms\u00fc bir<br \/>\nbi\u00e7imiyle benimsenmektedir.<\/p>\n<p><b>FELTERBACH<\/b>, Ludwig (1804-1872). &#8211; Alman filozofu materyalist,<br \/>\nzaman\u0131n \u00fcnl\u00fc su\u00e7bilimcisi. Paul-Anselme Feuerbach&#8217;\u0131n o\u011flu. Felsefe<br \/>\nanlay\u0131\u015f\u0131 y\u00fcz\u00fcnden akademik kariyerini b\u0131rakmak zorunda kald\u0131<br \/>\nve k\u00f6yde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 halde para s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 i\u00e7indeydi. Sol-Hegelcilikten<br \/>\nmateryalizme ge\u00e7ti. D\u00fc\u015f\u00fcnce varl\u0131ktan \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r, varl\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnceden<br \/>\nde\u011fil. \u0130nsan do\u011fan\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr; din, insan do\u011fas\u0131n\u0131n mitlere ili\u015fkin<br \/>\nyans\u0131s\u0131d\u0131r. Onun Tanr\u0131s\u0131nda insan\u0131 g\u00f6r\u00fcp tan\u0131rs\u0131n ve insanda da<br \/>\ngene onun Tanr\u0131s\u0131n\u0131; ikisi \u00f6zde\u015ftir. \u0130nsan\u0131 yaratan Tanr\u0131 de\u011fildir,<br \/>\nama insan d\u00fc\u015f olarak Tanr\u0131y\u0131 yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Feuerbach&#8217;\u0131n felsefesi, Hegel&#8217;in<br \/>\nfelsefesi ile Marks felsefesi aras\u0131nda ba\u011flay\u0131c\u0131 bir ara halkad\u0131r.<br \/>\nHer ne kadar birka\u00e7 yerde 18. y\u00fczy\u0131l Frans\u0131z materyalizmi \u00fczerine<br \/>\n\u00e7ok a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceler ileri s\u00fcrse de Feuerbach, gene de ger\u00e7ekte,<br \/>\nb\u00fct\u00fcn erdemleri ve b\u00fct\u00fcn kusurlar\u0131 ile birlikte, b\u00fct\u00fcn Tanr\u0131bilime<br \/>\nkar\u015f\u0131, soylu, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131 ve devrimci h\u0131nc\u0131 ile ve toplumsal olaylar\u0131<br \/>\nve edimleri a\u00e7\u0131klama s\u00f6z konusu oldu\u011funda idealizme e\u011filimi ile<br \/>\n18. y\u00fczy\u0131l materyalizminin en iyi ele\u015ftiricisi oldu.<\/p>\n<p>Belirli bir s\u00fcre Feuerbach&#8217;\u0131n \u00f6\u011fretilileri olan Marks ve Engels,<br \/>\nonun materyalizminin yetersizli\u011fini k\u0131sa bir zamanda ortaya koydular.<br \/>\nFeuerbach&#8217;\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinde de\u011ferli ne varsa, hepsini \u00f6z\u00fcmleyerek,<br \/>\nonu a\u015fan diyalektik materyalizmi kurdular.<\/p>\n<p><b>F\u0130ZYOLOJ\u0130.<\/b> &#8211; Ya\u015fam belirtisi olan organik i\u015flevleri, g\u00f6revleri inceleyen<br \/>\nbilim.<\/p>\n<p><b>FLOJ\u0130ST\u0130K.<\/b> &#8211; Eski kimyac\u0131lar taraf\u0131ndan, yanma, ate\u015f olay\u0131n\u0131<br \/>\na\u00e7\u0131klamak i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen bir ilke ya da ak\u0131\u015fkan madde.<\/p>\n<p><b>GAL\u0130LE\u0130 <\/b>(1564-1642). &#8211; Matematik\u00e7i, fizik\u00e7i, astronom, \u0130talya&#8217;da<br \/>\ndeneysel bilimin kurucusu. Galilei, sarkac\u0131n sal\u0131n\u0131mlar\u0131n\u0131n e\u015fzamanl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131<br \/>\nbulur ve farkl\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131ktaki cisimlerin bo\u015fluk i\u00e7inde e\u015fit zamanda d\u00fc\u015ft\u00fcklerini kan\u0131tlar. Astronomide Kopernik sistemini kabul eder ve yeni bir teleskop yaparak Kopernik sistemine uygun bulu\u015flar yapar. B\u00f6ylece g\u00fcne\u015fin d\u00fcnyan\u0131n merkezi oldu\u011funu ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn g\u00fcne\u015fin \u00e7evresinde d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klar. Engizisyonun kovu\u015fturmas\u0131na u\u011fray\u0131nca, s\u00f6z\u00fcn\u00fc geri almak zorunda kal\u0131r ve s\u00f6z\u00fcn\u00fc geri ald\u0131ktan sonra da \u00fcnl\u00fc s\u00f6z\u00fcn\u00fc s\u00f6yler: Ama o, gene de d\u00f6n\u00fcyor!<\/p>\n<p><b>G\u0130ZEMC\u0130L\u0130K <\/b>(Mysticisme). &#8211; Felsefi ve dinsel bir tutum. Buna<br \/>\ng\u00f6re, yetkinlik (ahlakta oldu\u011fu kadar bilgide yetkinlik), gizemli bir<br \/>\ntarzda insan\u0131 (kendi i\u00e7 alemini) Tanr\u0131ya birle\u015ftiren bir \u00e7e\u015fit tap\u0131nma;<br \/>\nibadettir. Gizemcilik s\u00f6z\u00fcnden, ayn\u0131 zamanda karanl\u0131k olan\u0131 ye\u011f tutan<br \/>\nve gizemli olana inanan zihinsel bir e\u011filim anla\u015f\u0131l\u0131r. Bu, us\u00e7ulu\u011fa<br \/>\nkar\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><b>HEGEL, <\/b>Georg Wilhelm Friedrich (1770-1831). &#8211; Almanya&#8217;n\u0131n<br \/>\nen \u00f6nemli idealist filozofu. \u00d6nemini, \u00f6zellikle, idealist bir bi\u00e7imde<br \/>\ntasarlad\u0131\u011f\u0131 ama temelde do\u011fru olan diyalektik y\u00f6ntemiyle kazanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nHegel, nesnel bir idealisttir; ona g\u00f6re ger\u00e7e\u011fin ilk ilkesi mutlak Fikir&#8217;dir<br \/>\n(Idee). Bu mutlak Fikir, \u00f6nce do\u011fada kendini a\u00e7\u0131\u011fa vurur, sonra<br \/>\nruh ve bilgi olur. Fikrin bu olu\u015fu, mant\u0131ksal diyalektik bir geli\u015fme<br \/>\nolu\u015fturur ki, ger\u00e7ek tarih bunun anlat\u0131m\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<br \/>\n\u015eu halde d\u00fcnyan\u0131n ve d\u00fcnya tarihinin yarat\u0131c\u0131s\u0131, salt d\u00fc\u015f\u00fcncedir;<br \/>\nd\u00fcnya Fikir&#8217;in bir g\u00f6sterisinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<br \/>\nFeuerbach&#8217;\u0131n da g\u00f6sterdi\u011fi gibi bu Fikir (Idee) sonu sonuna, soyut ve<br \/>\nmant\u0131ksal bir k\u0131l\u0131f i\u00e7indeki H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n Tanr\u0131s\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey<br \/>\nde\u011fildir. Marks ve Engels, Hegel&#8217;in diyalekti\u011fini tersine \u00e7evirdiler ve<br \/>\nona materyalist bir i\u00e7erik vererek ve b\u00f6ylece onu ger\u00e7ekten devrimci<br \/>\nteorik bir silah haline getirerek ayaklar\u0131n\u0131n \u00fczerine oturttular.<\/p>\n<p><b>HEGELC\u0130LER <\/b>(Gen\u00e7). &#8211; Hegel&#8217;in \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra \u00f6\u011frencileri,<br \/>\nhocalar\u0131n\u0131n \u00f6\u011fretisini yorumlay\u0131\u015flar\u0131na g\u00f6re birbirine kar\u015f\u0131 iki gruba<br \/>\nb\u00f6l\u00fcnd\u00fcler. Bu \u00f6\u011fretinin yaln\u0131zca s\u00f6zleri (lafz\u0131) ile yetinenler, sa\u011f-<br \/>\nHegelcili\u011fi olu\u015fturdular. Bunlar, Prusya devletinin savunucular\u0131 idiler.<br \/>\n\u00d6tekiler, gene Hegel&#8217;in kendi y\u00f6ntemine dayanarak onun idealist<br \/>\nve gerici yarg\u0131lar\u0131n\u0131 reddederek, sol-Hegelcileri ya da gen\u00e7 Hegelcileri<br \/>\nolu\u015fturdular. B\u00fct\u00fcn gericilik bi\u00e7imlerine sald\u0131rd\u0131lar. Bunlar aras\u0131nda<br \/>\nArnold Ruge, Strauss, Bruno Bauer, Feuerbach, Stirner, Koppen,<br \/>\nKarl Marks, Friedrich Engels vb. vard\u0131.<\/p>\n<p><b>HELVET\u0130US,<\/b> Claude Adrien. (1715-1771). &#8211; Paris&#8217;te do\u011fmu\u015f m\u00fcltezim,<br \/>\nedebiyat\u00e7\u0131 ve filozof; 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n b\u00fcy\u00fck materyalistlerinden<br \/>\nbiri. Ba\u015fl\u0131ca yap\u0131tlar\u0131: Ruh \u00dczerine (1758) -Parlamentonun emri ile<br \/>\nyak\u0131ld\u0131-; \u0130nsan \u00dczerine (1772). Feodalitenin ve Tanr\u0131bilimin d\u00fc\u015fman\u0131<br \/>\nolan Helvetius, bireysel \u00e7\u0131karlarla, toplumsal \u00e7\u0131karlar\u0131n uyumu<br \/>\n\u00fczerine kurulu hukuk d\u00fczeni \u00f6nerir ama toplumu iyile\u015ftirmek i\u00e7in<br \/>\ne\u011fitime g\u00fcvenir.<\/p>\n<p><b>HERAKL\u0130TOS<\/b> (\u0130\u00d6 544-475), Obscur (Karanl\u0131k, Muzlim) de denilir.<br \/>\n&#8211; Heraklitos, k\u00fc\u00e7\u00fck Asya&#8217;da bir ticaret kenti olan Efes&#8217;te ya\u015fad\u0131.<br \/>\nAntik\u00e7a\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck diyalektik\u00e7ilerinden biri oldu. Ona g\u00f6re, olu\u015f,<br \/>\nevrenin temel yasas\u0131d\u0131r; sava\u015f\u0131m, kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fi, varl\u0131kla varl\u0131k<br \/>\nolmayan\u0131n birli\u011fi, d\u00fcnyan\u0131n \u00f6z\u00fc i\u015fte budur. Heraklitos, evrenin en<br \/>\ngenel yasas\u0131n\u0131, b\u00fct\u00fcn \u015feylerin bu kal\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131nda durulmam\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131nda<br \/>\nher varl\u0131\u011f\u0131n bu s\u00fcrekli de\u011fi\u015fmesinde g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Her \u015fey akar,<br \/>\nher \u015fey de\u011fi\u015fir ve hi\u00e7bir \u015fey kal\u0131c\u0131 de\u011fildir, bu nedenle, ayn\u0131 \u0131rma\u011fa<br \/>\niki kere giremeyiz. Evren, sava\u015f ve bar\u0131\u015ft\u0131r, yaz ve k\u0131\u015ft\u0131r, ak\u0131\u015f ve<br \/>\ndurgunluktur vb ve \u00e7eli\u015fki, d\u00fcnyan\u0131n egemen ilkesi, Heraklitos&#8217;a<br \/>\ng\u00f6re ayr\u0131lmazcas\u0131na \u015feylerin i\u00e7inde olan bir \u015feydir, \u00f6yle ki her \u015fey bir<br \/>\nkar\u015f\u0131tlar birli\u011fidir.<\/p>\n<p><b>HOLBACH,<\/b> Paul Henri Thiry, baron (1723-1789). &#8211; Frans\u0131z materyalisti.<br \/>\n12 ya\u015f\u0131nda Paris&#8217;e geldi, \u00f6\u011frenimini, ger\u00e7ek yurdu haline<br \/>\ngelen Fransa&#8217;da sonra da Leyde&#8217;de yapt\u0131. Holbach, Diderot ile birlikte,<br \/>\nAnsiklopedi&#8217;nin haz\u0131rlanmas\u0131nda etkin bir g\u00f6rev ald\u0131. Ansiklopedi&#8217;ye,<br \/>\ndo\u011fa bilimlerine ili\u015fkin a\u00e7\u0131klamalar ve makaleler yazd\u0131. Onun<br \/>\nsalonu, o zaman\u0131n Fransas\u0131&#8217;n\u0131n en iyi kafalar\u0131n\u0131n toplant\u0131 yeriydi.<br \/>\n\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc g\u00fcc\u00fcn (Tiers Etat-soylular ve din mensuplar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda kalan<br \/>\nhalk) devrimci ideolojisi bu salonda bi\u00e7imlendi, daha sonra 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n<br \/>\nFrans\u0131z materyalizmi diye adland\u0131r\u0131lacak olan felsefenin ilkeleri,<br \/>\nbirka\u00e7 dostun dar \u00e7evresi i\u00e7inde bu salonda dile getirildi. Mekanik\u00e7i<br \/>\nmateryalizm, onun yap\u0131tlar\u0131nda sistemli ve tamamlanm\u0131\u015f ifadesini<br \/>\nbuldu. Holbach, ikicili\u011fe, d\u00fcnyan\u0131n madde ve ruh diye ikile\u015ftirilmesine<br \/>\nkar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan, do\u011fan\u0131n zorunlu \u00fcr\u00fcn\u00fcnden ba\u015fka bir \u015fey<br \/>\nde\u011fildir. Do\u011fa, hareket halinde bir maddedir. Madde bizim duyu organlar\u0131m\u0131z \u00fczerinde do\u011frudan do\u011fruya ya da dolayl\u0131 olarak i\u015fleyen,<br \/>\netki yapan \u015feydir. Ruh\u00e7u ve Tanr\u0131bilimci sistemler, ancak insan beyninin<br \/>\nipesapa gelmez sa\u00e7malar\u0131d\u0131r, insan bilgisizli\u011finin meyvesi ve<br \/>\nbu sistemlerden \u00e7\u0131kar sa\u011flayanlar\u0131n \u00e7o\u011funun, \u00f6zellikle de kilisenin<br \/>\nbilin\u00e7li bir aldatmacas\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Do\u011fan\u0131n Sistemi (1770) adl\u0131 yap\u0131t\u0131n\u0131n,<br \/>\nkendi zaman\u0131nda ola\u011fan\u00fcst\u00fc devrimci bir etkisi oldu.<\/p>\n<p><b>HUME,<\/b> David (1711-1776). &#8211; \u0130sko\u00e7yal\u0131 filozof, felsefede ku\u015fkucu<br \/>\nve bilinemezci (septik ve agnostik), aktif politikac\u0131, toplumsal ekonomi<br \/>\nsorunlar\u0131 \u00fczerine denemeler yazd\u0131 ve \u00f6zg\u00fcn bir tarih\u00e7i oldu.<br \/>\nHume&#8217;un felsefesi \u0130ngiliz burjuvazisine \u00f6zg\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcncenin y\u00f6neliminin,<br \/>\nyani Locke&#8217;un deneysel felsefesi ile ba\u015flay\u0131p sonradan Berkeley&#8217;in<br \/>\n\u00f6znelcili\u011fine (subjectivisme) d\u00f6nen ve en sonunda b\u00fct\u00fcn temel<br \/>\nsorunlarda bilinemezcilikten yana, yani ger\u00e7ek bilginin olanaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131<br \/>\niddia eden teoriden yana d\u00fc\u015f\u00fcnceleri benimseyen y\u00f6nelimin en belirgin<br \/>\n\u00f6rne\u011fini temsil eder. Hume, Berkeley gibi, maddenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131<br \/>\nyads\u0131makla yetinmez, nedensellik ili\u015fkilerinin nesnel ger\u00e7eklikleri<br \/>\nolmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, yaln\u0131zca \u00f6znel bir al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n de\u011fi\u015fikliklerine uyarak kurulmu\u015f<br \/>\nolduklar\u0131n\u0131 bildirerek, ku\u015fkuculu\u011funu, \u015feylerin nedensel ili\u015fkilerine<br \/>\nkadar geni\u015fletir. \u0130nsan, olaylar dizilerinin, d\u00fczenli bir bi\u00e7imde<br \/>\nyinelendi\u011fini saptad\u0131 ve bundan, ba\u015fka hi\u00e7bir neden olmaks\u0131z\u0131n,<br \/>\nolaylardan birinin, \u00f6tekinin nedeni oldu\u011fu sonucuna vard\u0131. \u015eunu g\u00f6zl\u00fcyorum, diyor Hume, ne zaman ak bilye; k\u0131z\u0131l bilyeye \u00e7arpsa, k\u0131z\u0131l<br \/>\nbilye hareket ediyor. Bunun s\u00fcrekli b\u00f6yle olmas\u0131n\u0131, beyaz bilyenin<br \/>\n\u00e7arpmas\u0131, k\u0131z\u0131l bilyenin hareketinin nedenidir diyerek ifade ediyorum.<br \/>\nPeki ama, burada zorunlu ve nesnel bir nedensellik oldu\u011funu,<br \/>\nbasit ki\u015fisel bir yan\u0131lma olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kim temin edebilir bana? Kim<br \/>\nbana temin edebilir, yar\u0131n da gene beyaz bilyenin \u00e7arpmas\u0131n\u0131n k\u0131z\u0131l<br \/>\nbilyeyi harekete ge\u00e7irece\u011fini ve gene onun hareketinin nedeni olaca\u011f\u0131n\u0131?<br \/>\nDemek ki, Hume, her \u015feye kar\u015f\u0131n, gene de d\u00fcnyan\u0131n bilinmesi<br \/>\nve a\u00e7\u0131klanmas\u0131n\u0131n eksenini olu\u015fturan nedensellik ili\u015fkisi konusunda<br \/>\nher t\u00fcrl\u00fc garantiyi reddediyor. Gene ona g\u00f6re, d\u0131\u015f d\u00fcnya, en sonunda<br \/>\nbir varsay\u0131mdan bir san\u0131dan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u0130\u015fte Hume&#8217;u \u00e7\u00fcr\u00fctmek<br \/>\ni\u00e7in Kant, kendi ele\u015ftiri \u00f6\u011fretisini haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. Marks&#8217;\u0131n<br \/>\nEkonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131&#8217;da tahlil etti\u011fi Hume&#8217;un para teorisi,<br \/>\nonun, \u015feylerin y\u00fczeysel g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerinin her zaman esas temel<br \/>\ns\u00fcre\u00e7lerin yerlerini ald\u0131\u011f\u0131 yolundaki yutturmaca burjuva anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n<br \/>\nekonomik ili\u015fkilere uygulan\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Ba\u015fl\u0131ca felsefe yap\u0131tlar\u0131: \u0130nsan Tabiat\u0131<br \/>\n\u00dczerine \u0130nceleme (1739-1740), \u0130nsan Akl\u0131 \u00dczerine Ara\u015ft\u0131rmalar (1748).<\/p>\n<p><b>KANT, <\/b>Emmanuel (1724-1804). &#8211; \u00dcnl\u00fc Alman filozofu. B\u00fct\u00fcn<br \/>\n\u00f6mr\u00fcnce Koenigsberg \u00dcniversitesi&#8217;nde felsefe \u00f6\u011fretti. 1755&#8217;te Evrensel<br \/>\nFizik ve G\u00f6k Teorisi adl\u0131 kitab\u0131n\u0131 yay\u0131nlad\u0131; bu kitap, y\u0131ld\u0131zlar\u0131n<br \/>\nolu\u015fumu \u00fczerine Laplace teorisinin \u00f6n belirtisidir. 1781&#8217;de Salt Akl\u0131n<br \/>\nEle\u015ftirisi&#8217;ni, 1887&#8217;de ise Sonsuz Bar\u0131\u015f \u00dczerine Bilimsel \u0130nceleme&#8217;yi<br \/>\nyazd\u0131.<\/p>\n<p>Onun bilinemezcili\u011fi, \u015feylerin kendilerini kendinde olduklar\u0131<br \/>\ngibi tan\u0131man\u0131n olanaks\u0131z oldu\u011funu ileri s\u00fcrer, onlar\u0131 ancak bize<br \/>\ng\u00f6r\u00fcnd\u00fckleri gibi (olaylar, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn etimolojik anlam\u0131nda g\u00f6r\u00fcng\u00fcler<br \/>\ndemektir) tan\u0131yabiliriz.<\/p>\n<p>Kant, Frans\u0131z Devrimini sempati ile kar\u015f\u0131lam\u0131\u015ft\u0131r. Kant, bir liberal,<br \/>\nama kurulu yasalara sayg\u0131l\u0131 bir liberal olmu\u015ftur. Dinde us\u00e7udur,<br \/>\nama olumlu (positives) dinlere sayg\u0131 g\u00f6sterir. Felsefede dogmatizme<br \/>\nsald\u0131r\u0131r ama ku\u015fkuculu\u011fu da kabul etmez. Ahlakta b\u00fct\u00fcn d\u0131\u015f<br \/>\nyasalar\u0131 yads\u0131r ama b\u00fct\u00fcn yads\u0131d\u0131klar\u0131ndan \u00e7ok daha sert bir i\u00e7 yasaya<br \/>\ntabi olmak \u00fczere, kurgu konusunda atakl\u0131k, cesaret ama olgular<br \/>\nd\u00fczenine ve pratik d\u00fczene sayg\u0131. Onun kafas\u0131n\u0131n belirgin \u00f6zelli\u011fi<br \/>\nbudur. K\u0131sacas\u0131, liberal burjuvazinin ger\u00e7ek tipidir.<\/p>\n<p><b>KOPERN\u0130K <\/b>(1473-1543). &#8211; \u00dcnl\u00fc Polonyal\u0131 astronom, G\u00f6k K\u00fcrenin<br \/>\nD\u00f6n\u00fc\u015fleri adl\u0131 kitab\u0131nda yerin kendi ekseni \u00e7evresinde d\u00f6nme<br \/>\n(rotasyon) hareketi ile g\u00fcne\u015fin \u00e7evresindeki d\u00f6nme (translasyon)<br \/>\nhareketini kan\u0131tlar.<\/p>\n<p><b>LA METTRIE, <\/b>Julien Offroy de (1709-1751). &#8211; Frans\u0131z hekim ve<br \/>\nfilozofu. Kesinlikle materyalist olan Ruhun Do\u011fal Tarihi adl\u0131 yap\u0131t\u0131n\u0131n<br \/>\nyay\u0131nlanmas\u0131, ona, askeri hekimlik g\u00f6revini kaybettirince<br \/>\nFrederic II&#8217;nin yan\u0131na gitti ve onun g\u00f6zde okutman\u0131 oldu.<\/p>\n<p>La Mettrie, duygular\u0131, tasar\u0131mlar\u0131, yarg\u0131lar\u0131, yaln\u0131zca sinir sisteminin<br \/>\nmekanik i\u015fleyi\u015fiyle a\u00e7\u0131klayan, hayvanlar\u0131n otomatizmine (\u00f6zdevim)<br \/>\nait dekart\u00e7\u0131 teoriyi insanlara uygulayan bir\u00e7ok kitap yazd\u0131.<br \/>\nBunlardan \u0130nsan-Makine&#8217;yi (1748) belirtelim.<\/p>\n<p><b>LEN\u0130N, <\/b>Vladimir \u0130li\u00e7 Ulyanov (1870-1924). &#8211; 22 Nisan 1870&#8217;te,<br \/>\nSibirya&#8217;n\u0131n Simbirsk kasabas\u0131nda do\u011fdu. Daha 1885&#8217;te Kapital&#8217;i,<br \/>\nMarks&#8217;\u0131 okuyup \u00f6\u011frenmeye ve militanl\u0131\u011fa ba\u015flad\u0131. \u0130lk kez, 1887&#8217;de<br \/>\nhapsedildi. A\u011fabeyi, \u00c7ar Aleksandr&#8217;a kar\u015f\u0131 bir suikasta kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in<br \/>\nkur\u015funa dizildi. 1891&#8217;de hukuk \u00f6\u011frenimini bitirdi. \u0130\u015f\u00e7i ve k\u00f6yl\u00fc s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n<br \/>\nkurtulu\u015f sava\u015f\u0131m\u0131na ba\u015flad\u0131. Tutukland\u0131. Sibirya&#8217;ya s\u00fcr\u00fcld\u00fc, serbest<br \/>\nb\u0131rak\u0131ld\u0131 ve hemen arkas\u0131ndan yeniden tutukland\u0131. 1900&#8217;de \u00fclke<br \/>\nd\u0131\u015f\u0131na, Z\u00fcrih, Londra vc Cenevre&#8217;ye gitti ama, Rusya&#8217;da kalanlardan<br \/>\n\u00e7ok az kimse Rus ya\u015fam\u0131na Lenin kadar s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya i\u00e7ten ba\u011fl\u0131yd\u0131.<br \/>\n(Stalin). Bol\u015fevik Partisini kurdu. 1905&#8217;te ezilen ama Lenin&#8217;in<br \/>\ndersler \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 birinci devrim. Yeniden yurdundan ayr\u0131ld\u0131 ve olduk\u00e7a<br \/>\nuzun bir zaman Paris&#8217;te ya\u015fad\u0131 ( 1908-1912). Ancak 1917&#8217;de Bol\u015fevik<br \/>\nPartisinin her an iktidar\u0131 \u00fcstlenmeye haz\u0131r oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamak<br \/>\n\u00fczere \u00fclkesine d\u00f6nd\u00fc. Kerenski&#8217;nin Ge\u00e7ici H\u00fck\u00fcmetine kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m<br \/>\nverdi. 26 Ekim ak\u015fam\u0131, Ge\u00e7ici H\u00fck\u00fcmetin merkezi K\u0131\u015fl\u0131k Saray,<br \/>\nsald\u0131r\u0131yla elege\u00e7irildi. Lenin art\u0131k, Sosyalist toplumu kurmaya<br \/>\nba\u015fl\u0131yoruz. diyecektir. O g\u00fcnden sonra, Lenin, kendini, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle \u00fclkesini<br \/>\nsosyalist bir \u00fclke haline getirmeye adad\u0131. Duraksamas\u0131z bir \u00e7al\u0131\u015fmayla<br \/>\ny\u0131pranan Lenin, 21 Ocak 1924&#8217;te, elli d\u00f6rt ya\u015f\u0131nda iken \u00f6ld\u00fc.<\/p>\n<p>Lenin, militan u\u011fra\u015flar\u0131na, sonra da devlet adaml\u0131\u011f\u0131 u\u011fra\u015flar\u0131na<br \/>\nkar\u015f\u0131n, bir an olsun Marksist tezlerin yetkinle\u015fmesine katk\u0131da bulunmaktan<br \/>\ngeri kalmad\u0131, o \u00f6l\u00e7\u00fcde ki, bug\u00fcn diyalektik materyalizm,<br \/>\nMarksizm-Leninizm diye an\u0131lmaktad\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan en \u00f6nemli yap\u0131t\u0131<br \/>\nku\u015fkusuz: Emperyalizm, Kapitalizmin En Y\u00fcksek A\u015famas\u0131&#8217;d\u0131r<br \/>\n(1917). Gene tarihsel materyalizmin prati\u011fe ili\u015fkin siyasal sorunlara<br \/>\nuygulanmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ayn\u0131 derecede \u00f6nemli yap\u0131t\u0131, Sol Kom\u00fcnizm,<br \/>\nBir \u00c7ocukluk Hastal\u0131\u011f\u0131&#8217;d\u0131r (1920). Felsefe yap\u0131tlar\u0131 aras\u0131nda<br \/>\nMateryalizm ve Ampiryokritisizm (1908), Felsefe Notlar\u0131, Devlet ve<br \/>\nDevrim (1917) ilk s\u0131ray\u0131 tutar. T\u00fcm Yap\u0131tlar, 45 ciltte toplanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><b>LOCKE, <\/b>John (1632-1704). &#8211; \u0130ngiliz filozofu, deneyin, b\u00fct\u00fcn bilginin<br \/>\ntek temeli oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc savunan g\u00f6rg\u00fcc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn (empirisme)<br \/>\ntemsilcisi. Anlay\u0131\u015f \u00dczerine Deneme (1690) adl\u0131 kitab\u0131nda Locke, bilgi<br \/>\nsorununun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in deney ilkesine ba\u015fvurur, do\u011fu\u015ftan fikirlerin<br \/>\nvarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yads\u0131r ve b\u00fct\u00fcn tasar\u0131mlar\u0131 iki kaynaktan, d\u0131\u015f duyu ve i\u00e7<br \/>\nduyudan \u00e7\u0131kart\u0131r. Locke, d\u0131\u015f duyumlar\u0131, \u015feylerin bizim \u00fczerimizdeki<br \/>\netkisi ile a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 ve zaman\u0131 i\u00e7in cesurca olan madde (e\u011fer Tanr\u0131 istemi\u015f<br \/>\nolsayd\u0131) d\u00fc\u015f\u00fcnebilirdi varsay\u0131m\u0131n\u0131 ortaya att\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde materyalist<br \/>\ng\u00f6r\u00fc\u015fte yer al\u0131r ama ruh ve Tanr\u0131 fikirlerine -zaten ona g\u00f6re<br \/>\ninan alan\u0131na giren bu fikirlere- ba\u011fl\u0131 kald\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde de ikici (yani<br \/>\nd\u00fcalist, d\u00fcnyay\u0131 madde ve ruh halinde b\u00f6len) bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr ve \u0130ngiliz<br \/>\nTanr\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n geli\u015fmesini ba\u015flat\u0131r. Onun bilgi teorisinin temel<br \/>\n\u00f6zelli\u011fi, insan anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 atomla\u015ft\u0131rmas\u0131d\u0131r (atomisation), yani bizim<br \/>\nzihnimizi, bir duyumlar toplam\u0131, duyumlardan yap\u0131lma bir mozaik<br \/>\nhaline indirger. Bu bilin\u00e7 mozai\u011fi, atomla\u015fm\u0131\u015f burjuva d\u00fcnyas\u0131n\u0131<br \/>\nasl\u0131 gibi yans\u0131tan bir aynadan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Toplumsal<br \/>\nsiyaset konusundaki anlay\u0131\u015flar\u0131nda Locke, burjuva \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n<br \/>\nkararl\u0131 bir savunucusu olmu\u015ftur; liberalizm teorisyeni olarak anayasal<br \/>\nmonar\u015fiden, Tanr\u0131tan\u0131mazl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 ho\u015fg\u00f6r\u00fcden yana olmu\u015ftur.<br \/>\nBa\u015fl\u0131ca yap\u0131tlar\u0131: Anlay\u0131\u015f \u00dczerine Deneme (1690), Ho\u015fg\u00f6r\u00fc \u00dczerine<br \/>\nMektuplar (1685-1704).<\/p>\n<p><b>L\u00d6K\u0130PPOS<\/b> (\u0130\u00d6 5. y\u00fczy\u0131l). &#8211; Materyalist filozof, Zenon&#8217;un \u00f6\u011frencisi<br \/>\nve Demokritos&#8217;un hocas\u0131, atomlar teorisini geli\u015ftirdi.<\/p>\n<p><b>LUCRET\u0130US, <\/b>Titus I.ucretius Carus (\u0130\u00d6, yakla\u015f\u0131k olarak 95-51).<br \/>\n&#8211; Roma&#8217;da do\u011fmu\u015f \u00fcnl\u00fc Latin \u015fairi. Epik\u00fcros&#8217;un \u00f6\u011fretilisi, hocas\u0131n\u0131n<br \/>\nmateryalist fikirlerini \u015fiirlerinde dile getirir.<\/p>\n<p><b>MARKS, <\/b>Karl Heinrich (1818-1883). &#8211; 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n b\u00fcy\u00fck dehalar\u0131ndan,<br \/>\nbilimsel kom\u00fcnizmin, uluslararas\u0131 modern devrimci proletaryan\u0131n<br \/>\ns\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131 teori ve prati\u011finin kurucusu. Marks&#8217;\u0131n sistemi,<br \/>\ndiyalektik materyalizm ilkeleri \u00fczerine oturur. Marks, kapitalizmin<br \/>\nkendi i\u00e7 yasalar\u0131n\u0131 bulmakta ya da insanl\u0131k tarihinin belirli d\u00f6nemlerini<br \/>\nve belirli olaylar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamakta g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, somut sorunlar\u0131<br \/>\nustaca tahliliyle, ge\u00e7mi\u015fteki tarihsel ili\u015fkileri ara\u015ft\u0131rmak i\u00e7in, bug\u00fcn\u00fcn<br \/>\ntoplumsal evriminin ger\u00e7ek devindirici g\u00fc\u00e7lerini bilmek i\u00e7in ve<br \/>\nayn\u0131 \u015fekilde gelecekteki geli\u015fme e\u011filimlerini belirlemek i\u00e7in, teorik<br \/>\nbir y\u00f6ntem olarak diyalektik materyalizmin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ortaya koymu\u015ftur.<br \/>\nOnun burjuva toplumu konusundaki dahice ele\u015ftirisi, ayn\u0131<br \/>\nzamanda hem y\u0131k\u0131c\u0131, hem de yap\u0131c\u0131 olmu\u015ftur; burjuvazinin biti\u015fini<br \/>\nilan etti\u011fi i\u00e7in y\u0131k\u0131c\u0131, proletaryan\u0131n zaferini haber verdi\u011fi i\u00e7in de<br \/>\nyap\u0131c\u0131. Onun diyalekti\u011fi insan\u0131n etkinli\u011fi i\u00e7in hem bir ara\u015ft\u0131rma y\u00f6ntemi,<br \/>\nhem de iletken teldir. Onun materyalist diyalekti\u011fi, yaln\u0131zca insan<br \/>\ntarihinin yasalar\u0131n\u0131n bilinmesine de\u011fil ama ayn\u0131 zamanda do\u011fa<br \/>\ntarihinin bilinmesine de uzan\u0131r. Diyalekti\u011fin, Darwin&#8217;in evrim teorisinin<br \/>\ndo\u011fa bilimlerinde yaratt\u0131\u011f\u0131 devrime yap\u0131\u015f\u0131k olmas\u0131, buradan gelir.<br \/>\nMarksizm\u2019in olu\u015fturdu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylem y\u00f6ntemi, proletaryan\u0131n<br \/>\nkendi kurtulu\u015fu i\u00e7in ve tam bir insanc\u0131l\u0131k (h\u00fcmanizm) \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n<br \/>\ngelmesi i\u00e7in y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc sava\u015f\u0131mda en de\u011ferli ara\u00e7t\u0131r.<\/p>\n<p>Tarih s\u0131ras\u0131na g\u00f6re Marks&#8217;\u0131n en \u00f6nemli yap\u0131tlar\u0131n\u0131 sayal\u0131m: 1844<br \/>\nElyazmalar\u0131 (Felsefe, Ekonomi Politik); Kutsal Aile (1845) ve Alman<br \/>\n\u0130deolojisi. (1845-1846) &#8211; Engels&#8217;le ortakla\u015fa yazm\u0131\u015flard\u0131r-; Felsefenin<br \/>\nSefaleti (1847); Kom\u00fcnist Parti Manifestosu (Friedrich Engels&#8217;le<br \/>\nbirlikte yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r) (1848); \u00dccretli Emek ve Sermaye (1849); Fransa&#8217;da<br \/>\nS\u0131n\u0131f Sava\u015f\u0131mlar\u0131 1848-1850 (1850); Louis Bonaparte&#8217;in 18<br \/>\nBrumaire&#8217;i (1852); Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131. (1859); Herr<br \/>\nVogt (1860); \u00dccret, Fiyat ve Kar (1865); Kapital, Birinci Cilt (1867)<br \/>\n-2 ve 3. ciltler, Marks&#8217;\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra Engels taraf\u0131ndan yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r-;<br \/>\nGotha Program\u0131n\u0131n Ele\u015ftirisi (1875). \u00c7o\u011fu kez Kapital&#8217;in 4.<br \/>\ncildini olu\u015fturan b\u00f6l\u00fcmlerden biri say\u0131lan Art\u0131-De\u011fer \u00dczerine Teoriler<br \/>\nde gene \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Marks ve Engels&#8217;in se\u00e7ilmi\u015f metinlerinden meydana getirilen derlemelerden<br \/>\nbaz\u0131lar\u0131: Felsefe Yaz\u0131lar\u0131, Din \u00dczerine, Yaz\u0131n ve Sanat \u00dczerine.<\/p>\n<p>Karl Marks \u00fczerine, Lenin&#8217;in makalelerinden yap\u0131lm\u0131\u015f derlemeye<br \/>\nbak\u0131n\u0131z: Marks-Engels-Marksizm.<\/p>\n<p><b>MEKAN\u0130K.<\/b> &#8211; Hareketler ve kuvvetler bilimi.<\/p>\n<p><b>METAF\u0130Z\u0130K.<\/b> &#8211; D\u00fcnyay\u0131 do\u011fa\u00fcst\u00fc ve maddesiz ilkelerle -en \u00e7ok<br \/>\nda Tanr\u0131 ile- a\u00e7\u0131klamak iddias\u0131nda olan az \u00e7ok fantezist, az \u00e7ok dinci<br \/>\nfikirler ve tezler sistemi. \u0130nceleme konusu \u015feyleri ve nesneleri birbirinden<br \/>\nayr\u0131 tutan ve onlar\u0131 s\u00fcrekli hareketlilikleri i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi<br \/>\nreddeden bir d\u00fc\u015f\u00fcnme y\u00f6ntemi. Diyalekti\u011fin kar\u015f\u0131t\u0131d\u0131r. Bu kitab\u0131n<br \/>\n\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc k\u0131sm\u0131na bak\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p><b>M\u0130TOLOJ\u0130.<\/b> &#8211; Antik\u00e7a\u011f ve vah\u015fet devri topluluklar\u0131 taraf\u0131ndan<br \/>\ninan\u0131lan Tanr\u0131lar\u0131n, masal\u0131ms\u0131 ve efsanevi tarihi. Geni\u015f anlam\u0131yla<br \/>\nb\u00fct\u00fcn mitler sistemi.<\/p>\n<p><b>MOLIERE, <\/b>Jean-Baptiste, Poquelin (1622-1773). &#8211; En b\u00fcy\u00fck<br \/>\nFrans\u0131z komedi yazar\u0131. Onun tiyatro yap\u0131tlar\u0131 zaman\u0131n\u0131n insanlar\u0131n\u0131<br \/>\nb\u00fct\u00fcn toplumsal ko\u015fullar\u0131 i\u00e7inde sahneye koyar: k\u00f6yl\u00fcleri, t\u00fcccarlar\u0131,<br \/>\nburjuvalar\u0131, hekimleri, kentlileri, sarayl\u0131lar\u0131. Onun piyeslerinin<br \/>\nkomik \u00f6\u011fesi, farslar\u0131nda (Zoraki Hekim ya da Scapin&#8217;in Dolaplar\u0131) ve<br \/>\n\u00f6teki ahlak ve karakter konusundaki komedilerinde (Cimri, Mizantrop)<br \/>\n\u00e7ok de\u011fi\u015fik bir nitelik g\u00f6sterirse de bu \u00f6\u011fe hep, insan budalal\u0131\u011f\u0131ndan<br \/>\nve ahlak bozuklu\u011fundan do\u011far. Moliere, her yerde genel sa\u011fduyuya<br \/>\nseslenerek, sa\u011fduyuyu savunur. D\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmeyi elden b\u0131rakmaks\u0131z\u0131n<br \/>\ng\u00fcld\u00fcrmeyi bilir. Her zaman i\u00e7in g\u00fcncel, ge\u00e7erli sorunlar\u0131,<br \/>\n\u00e7o\u011fu kez halk diliyle ya da b\u00f6lgesel bir \u015fiveyle i\u015flerken, yapmac\u0131ktan<br \/>\nve zorlamadan tamamen uzakt\u0131r. Piyeslerinin etkinli\u011finin nedeni<br \/>\n\u00e7a\u011fda\u015flar\u0131n\u0131n g\u00fcl\u00fcn\u00e7 yanlar\u0131n\u0131n arkas\u0131nda insan ger\u00e7e\u011fini s\u00fcrekli<br \/>\nyans\u0131tmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><b>ORTODOKSLUK<\/b> (Orthodoxie) (\u0130slam dininde Ehl-i s\u00fcnnet). &#8211; Bir<br \/>\nkan\u0131n\u0131n, bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin, ger\u00e7ek olarak kabul edilen bir dinsel inana<br \/>\nuygunlu\u011fu. Ayn\u0131 zamanda geni\u015f anlamda felsefi, bilimsel ya da benzeri<br \/>\nbir teorinin, en do\u011fru ve ilk k\u00f6kten gelen anlay\u0131\u015f\u0131na uygulu\u011funu<br \/>\nanlatmak i\u00e7in de kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p><b>\u00d6RGENB\u0130L\u0130M <\/b>(ANATOM\u0130). &#8211; Canl\u0131 varl\u0131klar\u0131n beden yap\u0131s\u0131n\u0131 ve<br \/>\nbunu olu\u015fturan \u00e7e\u015fitli \u00f6rgenlerin ili\u015fkilerini inceleyen bilim.<\/p>\n<p><b>PALENTOLOJ\u0130<\/b> (TA\u015eILLAR B\u0130L\u0130M\u0130). &#8211; Fosilleri, yani kal\u0131nt\u0131lar<br \/>\nya da izler bi\u00e7iminde jeolojik tabakalar aras\u0131nda sakl\u0131 kalm\u0131\u015f hayvan<br \/>\nya da bitkileri inceleyen bilim.<\/p>\n<p><b>PASTEUR,<\/b> Louis (1822-1895). &#8211; Dole&#8217;da do\u011fmu\u015ftur. \u00dcnl\u00fc kimyac\u0131<br \/>\nve biyoloji uzman\u0131, pek \u00e7ok bilimsel ve yararl\u0131 bulu\u015flar\u0131 ile, bilimin<br \/>\nbula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klara kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131mda ilerlemesini sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><b>PLATON <\/b>(\u0130\u00d6 427-348). &#8211; Yunan filozofu. Antik\u00e7a\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck<br \/>\nidealist d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc.<\/p>\n<p>Platon&#8217;a g\u00f6re, bizim alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z duyulabilir \u015feyler, sahici ger\u00e7e\u011fi<br \/>\nolu\u015fturmazlar; bunlar, ancak g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fler, yans\u0131lar, kopyalar, suretlerdir.<br \/>\nSahici ger\u00e7ek, ancak duyulabilir \u015feylerin ilkel \u00f6rnekleri<br \/>\nolan ve zihinsel bir bo\u015flukta as\u0131l\u0131 duran, de\u011fi\u015fmez, sonsuz vb. \u0130dealard\u0131r<br \/>\n(Idees). \u00d6yleyse, \u015feyler kadar da \u0130dea vard\u0131r: bir masa \u0130deas\u0131<br \/>\nbir sandalye \u0130deas\u0131 vb.. \u015eunu iyi anlamak gerekir ki, Platon&#8217;a g\u00f6re,<br \/>\nbu \u0130dealar, bizdeki basit tasar\u0131mlar de\u011fil, bizden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir varl\u0131k<br \/>\ns\u00fcrd\u00fcren ger\u00e7ek varl\u0131klard\u0131r. Platon&#8217;a g\u00f6re, bilgi, ancak, daha \u00f6nceki<br \/>\nbir varl\u0131kta, cismen (bedenen) yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131m\u0131zdan \u00f6nce g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fumuz<br \/>\n\u0130dealar\u0131n an\u0131msanmas\u0131d\u0131r; buna, an\u0131msama (reminiscence) teorisi<br \/>\ndenir. Ne var ki, Platon, diyalekti\u011fin \u00f6\u011felerini de geli\u015ftirmi\u015ftir,<br \/>\nama idealist ve s\u00f6ze dayan\u0131r bir bi\u00e7imde. Siyasal ve toplumsal tezlerinde<br \/>\nPlatoncu idealizm, k\u00f6le eme\u011fine dayanan antik\u00e7a\u011f toplumunun<br \/>\negemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n -ticaret ve tefecilik ekonomisinin geli\u015fmesiyle-<br \/>\n\u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn h\u0131zland\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemin ideolojisi olmu\u015ftur. Platon,<br \/>\ndevlet \u00fclk\u00fcs\u00fcn\u00fc, Cumhuriyet adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r; burada<br \/>\naristokratlar\u0131n egemen kesimi i\u00e7in servetlerde ortakl\u0131\u011f\u0131 ileri s\u00fcrer,<br \/>\nbu da antik\u00e7a\u011f\u0131n sosyalist \u00fctopyalar\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck saptamas\u0131d\u0131r. Ba\u015fl\u0131ca<br \/>\nyap\u0131tlar\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 s\u00f6yle\u015filer bi\u00e7iminde sunulmu\u015ftur: Kriton,<br \/>\nSokrates&#8217;in Savunmas\u0131, Phaidon, Phaidros, Gorgias, \u015e\u00f6len Theaitetos<br \/>\nCumhuriyet, Yasalar, vb.<\/p>\n<p><b>PORT-ROYAL<\/b> (manast\u0131r\u0131). &#8211; 1204&#8217;te kurulmu\u015ftur. Magny-les-Hameaux<br \/>\nbuca\u011f\u0131nda Chevreuse (Seine ve Oise aras\u0131nda) yak\u0131nlar\u0131nda<br \/>\n\u00fcnl\u00fc jansenist manast\u0131r\u0131. \u00dcn\u00fcn\u00fc, 16. Louis zaman\u0131nda jansenistlerle<br \/>\ncizvitler aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131ma ve bu manast\u0131rda haz\u0131rlanan<br \/>\n(aristocu e\u011filimler ta\u015f\u0131yan) Mant\u0131k \u0130ncelemesi&#8217;ne bor\u00e7ludur. 1910&#8217;da<br \/>\nkral\u0131n emri ile y\u0131k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><b>PROUDHON, <\/b>Pierre-Joseph (1809-1865). &#8211; Frans\u0131z yazar ve iktisat\u00e7\u0131s\u0131.<br \/>\nK\u00fc\u00e7\u00fck-burjuva sosyalizminin klasik temsilcisi. Bir yoksul<br \/>\nk\u00f6yl\u00fcn\u00fcn o\u011flu olan Proudhon, Paris&#8217;te, Marsilya&#8217;da ve ba\u015fka kentlerde<br \/>\nd\u00fczeltmen olarak \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Bir s\u00fcre Besan\u00e7on&#8217;da bir bas\u0131mevi y\u00f6netti.<\/p>\n<p>&#8221;M\u00fclkiyet Nedir&#8221;&#8217;i yazm\u0131\u015ft\u0131r; bu kitap, 1840&#8217;ta yay\u0131nlan\u0131r ve i\u00e7inde<br \/>\n\u015fu \u00fcnl\u00fc t\u00fcmce vard\u0131r: M\u00fclkiyet;, h\u0131rs\u0131zl\u0131kt\u0131r. 1846&#8217;da yay\u0131nlanan<br \/>\nEkonomik \u00c7eli\u015fkiler ve Sefaletin Felsefesi&#8217;ne, Marks, Felsefenin Sefaleti<br \/>\nile kar\u015f\u0131l\u0131k vermi\u015ftir. Proudhon, ayn\u0131 zamanda Frans\u0131z sosyalist<br \/>\ni\u015f\u00e7i hareketi \u00fczerinde derin bir etki yaratan \u0130\u015f\u00e7i S\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n Siyasal<br \/>\nYetene\u011fi&#8217;ni (1851) yazm\u0131\u015ft\u0131r. Son tahlilde bir k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuva \u00fctopyac\u0131s\u0131d\u0131r,<br \/>\nkan\u0131tlar\u0131ndan hi\u00e7biri, Marks&#8217;\u0131n ele\u015ftirisi kar\u015f\u0131s\u0131nda tutunamam\u0131\u015ft\u0131r<br \/>\nve gericilik, onunla, s\u0131k s\u0131k \u00f6v\u00fcnebilmi\u015ftir. 1848 Devriminin ertesinde<br \/>\nkurucu meclis \u00fcyeli\u011fine atanm\u0131\u015ft\u0131r. 2 Aral\u0131k 1851 H\u00fck\u00fcmet<br \/>\nDarbesi s\u0131ras\u0131nda da sosyal adaletin zaferini sa\u011flamak i\u00e7in Louis<br \/>\nNapoleon&#8217;a g\u00fcvenmi\u015ftir.<\/p>\n<p><b>RUH\u00c7ULUK <\/b>(Spiritualisme, Tinselcilik). &#8211; Felsefe \u00f6\u011fretisi. Buna<br \/>\ng\u00f6re ruh, can verdi\u011fi ve y\u00f6netti\u011fi maddeden ayr\u0131 bir ger\u00e7eklik olarak<br \/>\nmevcuttur. Ruh\u00e7uluk, \u00e7ok kez, Tanr\u0131da b\u00fct\u00fcn do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n ba\u011fl\u0131<br \/>\nve ba\u011f\u0131ml\u0131 bulundu\u011fu \u00fcst\u00fcn ruhu g\u00f6r\u00fcr. \u0130dealizmin de\u011fi\u015fik bir bi\u00e7imi<br \/>\nve sonucudur.<\/p>\n<p><b>S\u0130MYA<\/b> (AL\u015e\u0130M\u0130). &#8211; Orta\u00e7a\u011f kimyas\u0131na verilen ad. Bu, bir bilim<br \/>\nolmaktan \u00e7ok, b\u00fcy\u00fcc\u00fcl\u00fc\u011fe yak\u0131n, b\u00fct\u00fcn hastal\u0131klar\u0131 iyile\u015ftirecek (her<br \/>\nderde deva) bir ila\u00e7 bulmaya ve madenleri simya ta\u015f\u0131 ile alt\u0131na \u00e7evirmeye<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015fan bir sanatt\u0131.<\/p>\n<p><b>Tanr\u0131B\u0130L\u0130M <\/b>(Theologie). &#8211; Tanr\u0131n\u0131n bilimi. Dogmalar\u0131n ve<br \/>\ndinsel metinlerin incelenmesi.<\/p>\n<p><b>THALES.<\/b> &#8211; K\u00fc\u00e7\u00fck Asya&#8217;da Milet (Milas) okulunun ba\u015fl\u0131ca d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinden<br \/>\nbiridir (\u0130\u00d6 6. y\u00fczy\u0131l). Milet okulu, antik\u00e7a\u011f Yunanistan\u0131&#8217;nda<br \/>\nilk materyalist okul olmu\u015ftur. Milet filozoflar\u0131, her \u015feyin, havadan,<br \/>\nate\u015ften ya da sudan nas\u0131l olu\u015ftu\u011funu a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p><b>THOMAS D&#8217;AQU\u0130N,<\/b> (Aquinolu Thomas) (1227-1274). &#8211; Orta\u00e7a\u011fda<br \/>\nTanr\u0131bilimci ve filozof. Kilise doktoru unvan\u0131n\u0131 alm\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015fl\u0131ca<br \/>\nyap\u0131tlar\u0131, Kafirlere (dinsizlere) Kar\u015f\u0131 Felsefe Kitab\u0131 ve Tanr\u0131bilim<br \/>\nKitab\u0131&#8217;d\u0131r. Birincisi Katolik \u00f6\u011fretisini a\u00e7\u0131klar ve savunur ve inanla<br \/>\nakl\u0131n hi\u00e7bir zaman birbirine kar\u015f\u0131 olmad\u0131klar\u0131n\u0131 kan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<br \/>\nKilisenin kutsal kitaplar aras\u0131na koydu\u011fu ikincisi \u00fc\u00e7 b\u00f6l\u00fcme ayr\u0131l\u0131r:<br \/>\n1. Tanr\u0131 \u00fczerine bir inceleme. 2. \u0130nsan\u0131n yetileri \u00fczerine bir teori.<br \/>\n3. \u0130sa \u00fczerine, Kurtarma (\u0130sa&#8217;n\u0131n insan soyunu ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131) \u00fczerine ve<br \/>\nH\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n dinsel eylemleri \u00fczerine bir inceleme. Tomas\u00e7\u0131l\u0131k, bug\u00fcn<br \/>\nbile katolik filozoflar aras\u0131nda \u00e7ok yayg\u0131n olan Aquinolu aziz<br \/>\nThomas&#8217;n\u0131n Tanr\u0131bilimsel ve felsefi \u00f6\u011fretisidir. Son derece skolastik<br \/>\nbir \u00f6\u011fretidir &#8211; ve t\u00fcm\u00fcyle gericidir (bu da din adamlar\u0131 z\u00fcmresinin<br \/>\nve papal\u0131\u011f\u0131n resmi felsefesi olmas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klar).<\/p>\n<p><b>T\u00dcMDENGEL\u0130M <\/b>(Deduction.). &#8211; Bir \u00f6nermeden (proposition) ya<br \/>\nda bir olgudan yola \u00e7\u0131karak, ondan \u00e7\u0131kan, ondan ileri gelen sonu\u00e7lar\u0131<br \/>\nanlatan ya da genelden \u00f6zele varan uslamlama y\u00f6ntemi.<\/p>\n<p><b>T\u00dcMEVARIM <\/b>(Induction). &#8211; Ayn\u0131 anlam\u0131 ta\u015f\u0131yan \u00f6zel olgular k\u00fcmesinden<br \/>\ngenel bir sonu\u00e7 \u00e7\u0131karmak demek olan ya da \u00f6zelden genele<br \/>\nvaran bir uslamlama y\u00f6ntemi.<\/p>\n<p><b>US\u00c7ULUK <\/b>(Rationalisme). &#8211; Dinsel esinlere, vahiylere dayanan<br \/>\nsistemlere kar\u015f\u0131l\u0131k akla dayanan bir sistem. Us\u00e7ulu\u011fa, ayn\u0131 zamanda<br \/>\nancak deneyin verilerini tan\u0131yabilece\u011fimizi, bilebilece\u011fimizi a\u00e7\u0131klayan<br \/>\ng\u00f6rg\u00fcc\u00fcl\u00fc\u011fe (ampirizme) kar\u015f\u0131, akl\u0131n, fikirlerin k\u00f6keni oldu\u011fu<br \/>\ng\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde olan sistem de denir. Bir de bu terimden, akla g\u00fcvenen ve<br \/>\nher t\u00fcrl\u00fc gizemi yads\u0131yan d\u00fc\u015f\u00fcnme y\u00f6ntemi de anla\u015f\u0131l\u0131r: Bize g\u00f6re,<br \/>\nus\u00e7uluk, \u00f6zellikle, yaln\u0131z akla inan\u0131p g\u00fcvenmeyi, denetimsiz bir imgelemden, kurgucu bir fanteziden ve imandan kaynaklanan her<br \/>\n\u015feyden ka\u00e7\u0131nmay\u0131 bizim i\u00e7in bir \u00f6dev durumuna getiren bilimsel bir<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcnme y\u00f6ntemidir. Ayr\u0131ca \u015funu da belirtmek gerekir ki, diyalekti\u011fin<br \/>\nyard\u0131m\u0131, us\u00e7ulu\u011fun verimli -ve \u00e7a\u011fda\u015f- olmas\u0131n\u0131 sa\u011flar.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Georges Politzer &Ccedil;eviri: Sevim Belli B&#304;R&#304;NC&#304; KISIM FELSEFE SORUNLARI G&#304;R&#304;&#350; I. Felsefeyi ni&ccedil;in &ouml;&#287;renmeliyiz? II. Felsefe &ouml;&#287;renmek zor bir &#351;ey midir? III. Felsefe nedir? IV. Materyalist felsefe nedir? V. Materyalizm ile Marksizm aras&#305;ndaki ili&#351;kiler nelerdir? VI. Burjuvazinin Marksizm&rsquo;e kar&#351;&#305; kampanyalar&#305;. I. FELSEFEY&#304; N&#304;&Ccedil;&#304;N &Ouml;&#286;RENMEL&#304;Y&#304;Z? Bu kitapta, materyalist felsefenin ba&#351;lang&#305;&ccedil; ilkelerini sunmak ve a&ccedil;&#305;klamak amac&#305;nday&#305;z. Ni&ccedil;in? [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_bbp_topic_count":0,"_bbp_reply_count":0,"_bbp_total_topic_count":0,"_bbp_total_reply_count":0,"_bbp_voice_count":0,"_bbp_anonymous_reply_count":0,"_bbp_topic_count_hidden":0,"_bbp_reply_count_hidden":0,"_bbp_forum_subforum_count":0,"ocean_post_layout":"","ocean_both_sidebars_style":"","ocean_both_sidebars_content_width":0,"ocean_both_sidebars_sidebars_width":0,"ocean_sidebar":"0","ocean_second_sidebar":"0","ocean_disable_margins":"enable","ocean_add_body_class":"","ocean_shortcode_before_top_bar":"","ocean_shortcode_after_top_bar":"","ocean_shortcode_before_header":"","ocean_shortcode_after_header":"","ocean_has_shortcode":"","ocean_shortcode_after_title":"","ocean_shortcode_before_footer_widgets":"","ocean_shortcode_after_footer_widgets":"","ocean_shortcode_before_footer_bottom":"","ocean_shortcode_after_footer_bottom":"","ocean_display_top_bar":"default","ocean_display_header":"default","ocean_header_style":"","ocean_center_header_left_menu":"0","ocean_custom_header_template":"0","ocean_custom_logo":0,"ocean_custom_retina_logo":0,"ocean_custom_logo_max_width":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_width":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_width":0,"ocean_custom_logo_max_height":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_height":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_height":0,"ocean_header_custom_menu":"0","ocean_menu_typo_font_family":"0","ocean_menu_typo_font_subset":"","ocean_menu_typo_font_size":0,"ocean_menu_typo_font_size_tablet":0,"ocean_menu_typo_font_size_mobile":0,"ocean_menu_typo_font_size_unit":"px","ocean_menu_typo_font_weight":"","ocean_menu_typo_font_weight_tablet":"","ocean_menu_typo_font_weight_mobile":"","ocean_menu_typo_transform":"","ocean_menu_typo_transform_tablet":"","ocean_menu_typo_transform_mobile":"","ocean_menu_typo_line_height":0,"ocean_menu_typo_line_height_tablet":0,"ocean_menu_typo_line_height_mobile":0,"ocean_menu_typo_line_height_unit":"","ocean_menu_typo_spacing":0,"ocean_menu_typo_spacing_tablet":0,"ocean_menu_typo_spacing_mobile":0,"ocean_menu_typo_spacing_unit":"","ocean_menu_link_color":"","ocean_menu_link_color_hover":"","ocean_menu_link_color_active":"","ocean_menu_link_background":"","ocean_menu_link_hover_background":"","ocean_menu_link_active_background":"","ocean_menu_social_links_bg":"","ocean_menu_social_hover_links_bg":"","ocean_menu_social_links_color":"","ocean_menu_social_hover_links_color":"","ocean_disable_title":"default","ocean_disable_heading":"default","ocean_post_title":"","ocean_post_subheading":"","ocean_post_title_style":"","ocean_post_title_background_color":"","ocean_post_title_background":0,"ocean_post_title_bg_image_position":"","ocean_post_title_bg_image_attachment":"","ocean_post_title_bg_image_repeat":"","ocean_post_title_bg_image_size":"","ocean_post_title_height":0,"ocean_post_title_bg_overlay":0.5,"ocean_post_title_bg_overlay_color":"","ocean_disable_breadcrumbs":"default","ocean_breadcrumbs_color":"","ocean_breadcrumbs_separator_color":"","ocean_breadcrumbs_links_color":"","ocean_breadcrumbs_links_hover_color":"","ocean_display_footer_widgets":"default","ocean_display_footer_bottom":"default","ocean_custom_footer_template":"0","ocean_post_oembed":"","ocean_post_self_hosted_media":"","ocean_post_video_embed":"","ocean_link_format":"","ocean_link_format_target":"self","ocean_quote_format":"","ocean_quote_format_link":"post","ocean_gallery_link_images":"off","ocean_gallery_id":[],"footnotes":""},"categories":[126],"tags":[],"class_list":["post-9521","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-aydin-adige-abhaz-gencligi","entry"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9521","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9521"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9521\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":20193,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9521\/revisions\/20193"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9521"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9521"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9521"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}