{"id":9524,"date":"2021-08-17T17:40:58","date_gmt":"2021-08-17T22:40:58","guid":{"rendered":"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/?p=9524"},"modified":"2025-08-23T21:41:27","modified_gmt":"2025-08-23T18:41:27","slug":"ibni-haldun-kimdir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/ibni-haldun-kimdir\/","title":{"rendered":"\u0130BN\u0130 HALDUN K\u0130MD\u0130R?"},"content":{"rendered":"<p><img fetchpriority=\"high\" decoding=\"async\" class=\"alignnone size-full wp-image-20831\" src=\"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2019\/03\/IBNI-HALDUN-KIMDIR-b.png\" alt=\"\" width=\"571\" height=\"297\" srcset=\"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2019\/03\/IBNI-HALDUN-KIMDIR-b.png 571w, https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2019\/03\/IBNI-HALDUN-KIMDIR-b-300x156.png 300w\" sizes=\"(max-width: 571px) 100vw, 571px\" \/><\/p>\n<p><span lang=\"TR\"> <b>Cemal \u015eener<br \/>\n<\/b> <\/span> <span lang=\"TR\">\u0130BN\u0130 HALDUN\u2019UN HAYATI VE D\u00dc\u015e\u00dcNCELER\u0130<\/span><span lang=\"TR\"><br \/>\n<\/span> <span lang=\"TR\"> Ayd\u00fc\u015f\u00fc Yay\u0131nlar\u0131, Ocak 2002, \u0130stanbul<\/span><\/p>\n<blockquote><p><span style=\"color: #999999;\"><strong>CEMAL \u015eENER<br \/>\n<\/strong>1951 Erzincan Merkez-G\u00fcll\u00fcce K\u00f6y\u00fc do\u011fumlu. \u0130lk, orta ve lise \u00f6\u011frenimini Erzincan\u2019da tamamlad\u0131. Daha sonra \u0130stanbul \u00dcniversitesi, Edebiyat Fak\u00fcltesi Sosyal Antropoloji B\u00f6l\u00fcm\u00fc\u2019nde <strong> \u201cErzincan\u2019\u0131n Demografik Yap\u0131s\u0131\u201d <\/strong>tezi ile lisans, \u0130ktisat Fak\u00fcltesi Siyaset Bilimi\u2019nde <strong>\u201c\u00c7erkes Ethem Olay\u0131\u201d <\/strong>tezi ile y\u00fcksek lisans yapt\u0131. Alevilik Olay\u0131\u2019n\u0131 doktora \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 olarak s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken, Siyasal Bilimler Fak\u00fcltesi\u2019ndeki g\u00f6revinden Y\u00d6K nedeni ile 1983\u2019te ayr\u0131ld\u0131. <\/span><br \/>\n<span style=\"color: #999999;\">\u00c7erkes halk\u0131n\u0131n dost yazar\u0131 Cemal \u015eener 2010 y\u0131l\u0131nda aram\u0131zdan ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. An\u0131s\u0131 \u00f6n\u00fcnde sayg\u0131yla e\u011filiyoruz&#8230;<\/span><\/p><\/blockquote>\n<p>\u0130slam Uygarl\u0131\u011f\u0131, orta \u00e7a\u011f\u0131n genel k\u00fclt\u00fcr durumuna ba\u011fl\u0131 olarak dini bir uygarl\u0131kt\u0131r. \u0130slam Uygarl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n yeti\u015ftirmi\u015f iki \u00f6nemli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc, T\u00fcrkistan\u2019da 10. yy.da yeti\u015fmi\u015f bir T\u00fcrk filozofu olan <strong>Farabi <\/strong>ile, 14. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru Tunus\u2019ta yeti\u015fmi\u015f bir Arap d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc olan<strong> \u0130bni Haldun<\/strong>\u2019dur. Orta\u00e7a\u011f\u2019\u0131n sonunda ya\u015fayan \u0130bni Haldun, o devrin b\u00fct\u00fcn zorluklar\u0131na katlanarak, devrin b\u00fct\u00fcn mahrumiyetini ya\u015fayarak bu f\u0131rt\u0131nal\u0131 hayat\u0131n i\u00e7inde b\u00fcy\u00fck eserler vermi\u015ftir. \u0130bni Haldun, End\u00fcl\u00fcs\u2019te ya\u015fam\u0131\u015f, Hatramutlu (H\u0131d\u0131rmutlu) Tunus\u2019lu bir Arap ailesine mensuptur. 27 May\u0131s Hicri 1332\u2019de Tunus\u2019ta do\u011fmu\u015ftur. E\u011fitimini Tunus ve Fas Medreselerinde teoloji, f\u0131k\u0131h, mant\u0131k, edebiyat ve matematik \u00f6\u011frenerek tamamlam\u0131\u015f ve gen\u00e7 ya\u015f\u0131nda siyasi ve idari hayata at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Fas Sultan\u0131\u2019n\u0131n hizmetinde \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken siyasi iftiraya u\u011frayan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr hapse at\u0131lm\u0131\u015f ve buradan ancak sultan\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fc sonucu kurtulabilmi\u015ftir. Bundan sonra End\u00fcl\u00fcs\u2019e giderek el\u00e7ilik yapm\u0131\u015f ve bu arada \u0130spanya Kral\u0131 Alfonso\u2019nun hayranl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Kral\u0131n, \u0130spanya\u2019da yerle\u015fmesi iste\u011fini kabul etmeyen \u0130bni Haldun, \u0130spanya\u2019dan ayr\u0131larak tekrar Afrika\u2019ya d\u00f6nm\u00fc\u015f, \u00e7e\u015fitli Berber\u00ee ve Arap devletlerinde siyasi, idari, asker\u00ee g\u00f6revler al\u0131rken biryandan da bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalarda bulunmu\u015ftur. Bir ara devlet hayat\u0131ndan ayr\u0131larak Mukaddime adl\u0131 eserini yazm\u0131\u015f ve 1378\u2019de Fas sultan\u0131na sunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan aktif devlet hayat\u0131ndan uzak kalmayan \u0130bni Haldun daha sonra M\u0131s\u0131r\u2019a yerle\u015ferek kad\u0131l\u0131\u011fa ba\u015flar. Fakat adalete d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc, tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131, siyasi etkilere koyma g\u00fcc\u00fc y\u00fcz\u00fcnden baz\u0131 ki\u015filerin \u015fikayet ve iftiralar\u0131na u\u011frar. Sultan\u0131n huzurunda yap\u0131lan duru\u015fmada beraat etmi\u015fse de, gururu incinen d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr kad\u0131l\u0131\u011f\u0131 b\u0131rakarak, bir s\u00fcre Kahire\u2019de <strong>Camii Esher\u2019<\/strong>deki m\u00fcdderisli\u011fi ile yetinmi\u015ftir. O s\u0131rada <strong>Timurlenk<\/strong> Suriye\u2019yi zaptetmi\u015f olup, \u015eam\u2019\u0131 tehdit ediyordu. Kahire Sultan\u0131 devlet yetkililerinden bir\u00e7o\u011funu ve bu arada \u0130bni Haldun\u2019u Timur\u2019a g\u00f6nderdi. Fakat \u0130bni Haldun\u2019un da bulundu\u011fu bu heyet hapsedildi. Bir gece ka\u00e7maya te\u015febb\u00fcs ettilerse de, ba\u015faramad\u0131lar. Timurlenk g\u00f6r\u00fc\u015fmede \u0130bni Haldun\u2019dan Bat\u0131 hakk\u0131nda bilgi istedi. \u0130bni Haldun, Timurlenk\u2019e bir \u015fark bir de bat\u0131 tarihi yazd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve i\u00e7inde kendisine ait sahifelerin de bulundu\u011funu s\u00f6yledi. Timur o sat\u0131rlar\u0131 okumas\u0131n\u0131 ve yanl\u0131\u015f varsa d\u00fczeltmesini istedi. \u0130bni Haldun, Timur\u2019un soyk\u00fct\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc okudu, h\u00fck\u00fcmdar hayretler i\u00e7inde kald\u0131. Bu bilgilerin kayna\u011f\u0131n\u0131 sordu, ald\u0131\u011f\u0131 cevap \u00fczerine hayran hayran \u0130bni Haldun\u2019u s\u00fczd\u00fc ve memleketine gidip gitmeyece\u011fini sordu. \u0130bni Haldun bunu kabul etti. Fakat k\u00fct\u00fcphanesini getirmek \u00fczere Kahire\u2019ye gitmesi gerekti\u011fini s\u00f6yledi. Timurlenk, O\u2019na ve arkada\u015flar\u0131na m\u00fcsaade etti, birka\u00e7 g\u00fcn sonra \u015eam, Mo\u011follar taraf\u0131ndan i\u015fgal ve tahrip edilmi\u015f ve M\u0131s\u0131r\u2019a dokunulmam\u0131\u015ft\u0131. B\u00f6ylece M\u0131s\u0131r\u2019\u0131 ya\u011fma edilmekten kurtard\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in halk taraf\u0131ndan \u0130bni Haldun \u00e7ok sevilmi\u015ftir. Fakat, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr bir daha Timur\u2019un yan\u0131na d\u00f6nmedi. 1406 y\u0131l\u0131nda 74 ya\u015f\u0131nda Kahire\u2019de vefat etti. (1)<\/p>\n<p>Farabi de dahil olmak \u00fczere, \u0130slam Filozoflar\u0131 siyasal nitelikteki eserlerini yazarken, kasten iki farkl\u0131 anlama gelecek bi\u00e7imde kaleme alm\u0131\u015flard\u0131r. Ger\u00e7ekten bu eserler d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f ve anlat\u0131\u015f bi\u00e7imi ile dini tutuculuk i\u00e7inde bulunan toplumun inan\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve isteklerine uymakta, b\u00f6ylece tepkilere u\u011framaktan kurtulmakta idiler. Fakat yazarlar\u0131n herkes\u00e7e benimsenen ve tekrarlanan a\u00e7\u0131klamalar\u0131 ve yorumlar\u0131, kendilerinin as\u0131l maksatlar\u0131n\u0131 ayd\u0131n ki\u015filere izah edebilecek nitelikte idi. \u0130bni Haldun\u2019u ise, \u00f6ncekiler gibi b\u00f6yle dolamba\u00e7l\u0131 yollara sapmadan yazma ustal\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6steren bir ki\u015fi olarak g\u00f6rmekteyiz. Bunun s\u0131rr\u0131n\u0131, \u0130bni Haldun\u2019un, felsefi teolojik konular\u0131 \u00f6nceleri bir yana b\u0131rakarak do\u011frudan do\u011fruya tutucu z\u00fcmrenin tepkisine sebep olmayan tarih ile u\u011fra\u015fmas\u0131nda aramak gerek.(2) \u0130bni Haldun\u2019u s\u0131rf bir tarih\u00e7i ve tarih biliminin \u00f6nc\u00fcs\u00fc kabul etmek do\u011fru olmaz. Zira o \u201ctarih\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda toplumun \u00e7e\u015fitli sosyal ve siyasi problemlerini ele alm\u0131\u015f, bunlar\u0131 g\u00f6zlemci ve ele\u015ftirici bir metot izleyerek izah etmi\u015ftir. O, tarih bilimi, tarih felsefesi ad\u0131 alt\u0131nda \u00e7e\u015fitli konular\u0131 incelemi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019u etkileyen, ister do\u011fulu, ister bat\u0131l\u0131 olsun herhangi bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrden s\u00f6z etmek olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Mukaddime adl\u0131 eserinde her ne kadar \u201cYunan\u201d ve \u201cRum\u201ddan bahseden nakledilmi\u015f bilgilere, Eflatun, Aristo\u2019nun adlar\u0131na rastlanmaktaysa da, O, ne Aristo\u2019yu, ne Eflatun\u2019u n ede kendisi ile s\u0131k s\u0131k kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lan Thucydides\u2019in eserlerini okudu\u011funa ait bilgi yoktur. Bir \u00e7ok yerde Aristo\u2019dan k\u00fc\u00e7\u00fcmseyici bir dille s\u00f6z edi\u015fi de bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc do\u011frulamaktad\u0131r. (3) Kendinden \u00f6nceki \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerine ise ancak onlar\u0131 ele\u015ftirmek i\u00e7in de\u011finmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin, \u201cFaziletli Site\u201dsinden bahsederken Far\u00e2bi\u2019yi sosyal ger\u00e7ekli\u011fin b\u00f6yle ideal bir devlet g\u00f6stermedi\u011fini s\u00f6yleyerek a\u00e7\u0131k\u00e7a ele\u015ftirmi\u015ftir. O halde Orta\u00e7a\u011f \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda \u00e7o\u011funlulu\u011fu birer \u00f6\u011f\u00fct kitab\u0131 niteli\u011fini ta\u015f\u0131yan siyasi eserler ve bunlar\u0131n yazarlar\u0131 \u0130bni Haldun\u2019u hi\u00e7bir \u015fekilde etkilememi\u015ftir. (4)<\/p>\n<p>Ki\u015fili\u011finde; bilim ve siyaseti b\u00fct\u00fcnle\u015ftiren bu \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, t\u0131pk\u0131 Aristo gibi, bu g\u00fcn ayr\u0131 ayr\u0131 bilim dallar\u0131n\u0131n i\u015fledi\u011fi \u00e7e\u015fitli konularla ilgilenmi\u015ftir. Tarih felsefesinin ve siyasi sosyolojinin \u00f6nc\u00fcs\u00fc olan \u0130bni Haldun, siyaset, maliye, iktisat, \u015fehircilik, m\u00fczik, mant\u0131k, demografi vs. gibi alanlara el att\u0131\u011f\u0131ndan, tarihi maddecili\u011fe (materyalizme) kadar uzanan \u00e7e\u015fitli modern g\u00f6r\u00fc\u015flerin ilk i\u015faretlerine onun eserlerinde rastlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu durum; \u0130bni Haldun\u2019un ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 sosyal ve siyasal ortam\u0131n b\u00fct\u00fcn \u00f6zelliklerini kavramas\u0131, sosyal olay ve olgular\u0131 g\u00f6zleyip anlayarak a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 u\u011fra\u015f\u0131ndan kaynaklamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>D\u0130PNOTLAR<br \/>\n<strong>1)<\/strong> FINDIKO\u011eLU Z. F.: \u0130bni Haldun\u2019un Hayat\u0131 ve Fikirleri, \u0130\u015f Mecmuas\u0131 sf. 14-17, \u0130stanbul, 1937. \u0130bni Haldun\u2019un hayat\u0131 hakk\u0131nda geni\u015f bilgi i\u00e7in bkz. UGAN Zakir Kadir\u00ee, \u0130bni Haldun:Mukaddime \u00c7evirisi 2.bas\u0131 \u00f6ns\u00f6z sf. 1-4 \u0130stanbul, 1968-1970.<br \/>\n<strong>2)<\/strong> ABADAN Yavuz: Devlet Felsefesi, s. 163-164, Ankara 1976.<br \/>\n<strong>3)<\/strong> FINDIKO\u011eLU Z.F.: \u0130bni Haldun\u2019un Hayat\u0131 ve Fikirleri,. s. 19, sh. 176.<br \/>\n<strong>4) <\/strong>G\u00dcRKAN, \u00dclker: Hukuk Sosyolojisi, s. 227.<\/p>\n<p><strong><span style=\"color: #000000; font-size: large;\"><span lang=\"TR\">\u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA B\u00dcT\u00dcNSELL\u0130K SORUNU<\/span><\/span><\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr. Bu \u00f6zelli\u011finden dolay\u0131 \u0130bni Haldun\u2019u, \u00e7e\u015fitli bilim dallar\u0131 kendilerinden saym\u0131\u015flar ve bunu ispat i\u00e7in \u00e7e\u015fitli gerek\u00e7eler ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Ger\u00e7ekten \u0130bni Haldun i\u00e7in <strong>tarih\u00e7i, tarih felsefecisi, sosyolog, iktisat\u00e7\u0131, siyaset teoricisi <\/strong>vs. tan\u0131mlar\u0131 yap\u0131lagelmi\u015ftir. Sosyal bilimler alan\u0131nda belli bir disiplin a\u00e7\u0131s\u0131ndan y\u00fcr\u00fct\u00fclen her hangi bir incelemede, \u0130bni Haldun\u2019un <strong> \u201cMUKADD\u0130ME\u201d<\/strong>sine yer vermek gelenek olmu\u015ftur. Bu, Mukaddime\u2019ye dolay\u0131s\u0131yla \u0130bni Haldun\u2019a verilen \u00f6nemi g\u00f6steriyor. Bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre s\u00f6zgelimi \u201cTarih\u00e7i\u201d ya da \u201csiyaset bilimcisi\u201d denildi\u011finde kategorik bir tan\u0131m yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul edilir. E\u011fer ele al\u0131nan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr incelenmesi karma\u015f\u0131k bir olgunun oda\u011f\u0131 durumunda ise, \u0130bni Haldun \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, \u0130slam gibi karma\u015f\u0131k ve b\u00fcy\u00fck bir uygarl\u0131\u011f\u0131n, XVI. y\u00fczy\u0131l gibi alt\u00fcstl\u00fcklerin yayg\u0131nla\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011f\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc ise, \u00fczerine yap\u0131lan tan\u0131mlarda b\u00fcsb\u00fct\u00fcn \u00e7o\u011falacakt\u0131r. Bir tasnif biliminin olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011fda, \u00f6zel olarak tarihi, genel olarak <strong>\u201cbilimi\u201d<\/strong> teolojiden kurtarma yolunda temel bir a\u015famay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren \u0130bni Haldun\u2019u, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz tarih\u00e7isi <strong>\u201ctarih biliminin ger\u00e7ek kurucusu\u201d<\/strong> olarak kabul edecektir. Tarihi, toplum olaylar\u0131 olarak ele al\u0131p incelemeyi hedef tutan \u0130bni Haldun\u2019a, bir iktisat politikac\u0131s\u0131 kurucusu g\u00f6z\u00fc ile de bak\u0131labilecektir. Yine \u0130bni Haldun 14. y\u00fczy\u0131l \u0130slam ortodoksisinde g\u00f6revli iken devlet ve iktidar olgular\u0131n\u0131 Anayasa=\u015eeriat d\u0131\u015f\u0131nda objektif karakteri itibariyle ele al\u0131\u015f\u0131 ise, kendisinin g\u00fcn\u00fcm\u00fcz siyaset bilimcileri taraf\u0131ndan <strong>\u201c\u00e7a\u011fda\u015f anlam\u0131 ile ilk siyaset bilimcisi\u201d<\/strong> diye adland\u0131r\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7abilecektir.(5)<\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u0130bni Haldun tan\u0131mlan\u0131rken (dar anlamda) b\u00f6yle muhtelif kategorik ayr\u0131mlara u\u011framaktad\u0131r. Halbuki Mukaddime bir b\u00fct\u00fcn olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, her bak\u0131\u015f\u0131n ve tan\u0131mlaman\u0131n kendi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir do\u011fruyu i\u00e7erme \u00e7abas\u0131 ile kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131, fakat her birinin, ayn\u0131 zamanda b\u00fct\u00fcn\u00fc tam olarak yans\u0131tmad\u0131\u011f\u0131, hatta baz\u0131 hallerde yanl\u0131\u015f yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir. Burada bilhassa belirtmek istedi\u011fim nokta, hem do\u011frudan \u0130bni Haldun \u00fczerine yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n hem de dolayl\u0131 olarak \u0130bni Haldun\u2019u da incelemi\u015f bulunan b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fun d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre s\u0131n\u0131rl\u0131, dar a\u00e7\u0131lardan yakla\u015fmakta olmalar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun i\u00e7in; baz\u0131 s\u0131n\u0131flamalarda da, <strong>\u201cba\u011f\u0131ms\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u201d<\/strong> olarak belirtilmektedir. Bu <strong>\u201cba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k\u201d<\/strong> te\u015fhisine kal\u0131plara uymama halinden \u00f6t\u00fcr\u00fc s\u00f6ylenmemektedir. \u0130bni Haldun\u2019un metodunun gere\u011fince belirlenemeyi\u015fi bir kavram karga\u015fas\u0131 do\u011furmakta, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn ama\u00e7 ve ara\u00e7lar\u0131 b\u00fct\u00fcn olarak ele al\u0131nmad\u0131\u011f\u0131ndan bunlar\u0131n i\u00e7-ili\u015fkileri g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Nitekim \u0130bni Haldun\u2019un<strong> sebep-sonu<\/strong>\u00e7 ili\u015fkileri bak\u0131\u015f\u0131ndan <strong> \u201cduragan\u201d<\/strong> oldu\u011fu iddia edilirken, \u00f6te yandan bir ba\u015fka ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn <strong>\u201cdinamik\u201d<\/strong> anlay\u0131\u015f\u0131n doru\u011funa vard\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebilmekte, S\u00fcnni gelene\u011fin takip\u00e7isi denilirken <strong>laik <\/strong> anlay\u0131\u015f\u0131n ger\u00e7ek kurucusu oldu\u011fu da \u00f6ne s\u00fcr\u00fclmektedir. Psikolojik saiklerin \u201casabiyet\u201d teorisini temellendirdi\u011fi ifade edilirken, \u00f6te yandan sosyo ekonomik yap\u0131n\u0131n bu teoriyi temellendirdi\u011fi de kabul edilmektedir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a bir yanda orijinal bir metodun kuruculu\u011fu, \u00f6te yandan geleneksel \u0130slam hukuk\u00e7ulu\u011fu yak\u0131\u015ft\u0131r\u0131labilmektedir. Bu kadar farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerin bulunu\u015fu yukar\u0131da da izah etti\u011fimiz gibi \u0130bni Haldun\u2019un belirli g\u00f6r\u00fc\u015flerinin ve Mukaddime\u2019nin belirli b\u00f6l\u00fcmlerinin b\u00fct\u00fcnden soyutlanarak ele al\u0131nmas\u0131ndan ileri gelmektedir. Bunun da temeline \u0130bni Haldun\u2019un metodunu ara\u015ft\u0131rman\u0131n kategorik s\u0131n\u0131rlamalara s\u0131\u011fd\u0131r\u0131lmas\u0131 \u00e7abas\u0131 yatmaktad\u0131r.(6)<\/p>\n<p>Buraya kadar, \u0130bni Haldun\u2019un \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde tan\u0131mland\u0131\u011f\u0131n\u0131, soyut olarak belirtmi\u015f olduk. Bunu \u00e7e\u015fitli \u00f6rneklerle somutla\u015ft\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. <strong>Katip \u00c7elebi<\/strong>, \u0130bni Haldun\u2019u tarihi a\u00e7\u0131klayan bir \u00fcstat, bir tarih\u00e7i olarak g\u00f6rmektedir. <strong> Naima <\/strong>da takip\u00e7isi oldu\u011fu Katip \u00c7elebi\u2019den esinlenerek \u0130bni Haldun\u2019u tarih\u00e7i olarak g\u00f6rmektedir. Ger\u00e7ekten Naima m\u00fclk-devlet sorununa e\u011filirken \u0130bni Haldun\u2019u bir tarih\u00e7i olarak kabul etmektedir.(7) <strong>Abdurrahman \u015eeref Bey<\/strong>, Tarih-i Devleti Osmaniyye\u2019nin \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde amac\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klarken hareket noktas\u0131 olarak \u0130bni Haldun\u2019u se\u00e7mektedir. <strong>C. Brockelmann<\/strong>, \u0130bni Haldun\u2019un \u00f6neminin esas itibariyle tarih\u00e7i olu\u015fundan ileri geldi\u011fini belirtmekte, <strong>Levy<\/strong>, \u0130bni Haldun\u2019u felsefeci, tarih\u00e7i niteli\u011finde g\u00f6rmekte; <strong>Toynbee,<\/strong> \u0130bni Haldun\u2019un bir tarih felsefecisi olarak yazd\u0131\u011f\u0131 Mukaddime\u2019nin kendi alan\u0131nda gelmi\u015f ge\u00e7mi\u015f en b\u00fcy\u00fck eser oldu\u011funu ifade etmektedir. <strong>Hittiye<\/strong> g\u00f6re \u0130bni Haldun \u0130slam\u2019\u0131n en b\u00fcy\u00fck tarih felsefecisidir. Sosyolojistler de \u0130bni Haldun\u2019a sahip \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131r. Ba\u015fta <strong>A. Ferreire<\/strong> olmak \u00fczere bir\u00e7ok sosyolog \u0130bni Haldun\u2019u <strong> \u201csosyolojinin\u201d habercisi,<\/strong> \u00f6nc\u00fcs\u00fc, benzeri \u015fekillerde s\u0131n\u0131fland\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, tarih sosyolojisinin, sosyo morfolojinin, genel sosyolojinin ve siyaset sosyolojisinin \u00f6nc\u00fcs\u00fc niteli\u011finde g\u00f6r\u00fclebilmektedir.(8) <strong>Hamide Topcuo\u011flu<\/strong>, \u0130bni Haldun\u2019u tarih felsefecisi ve siyaset sosyolojisinin \u00f6nc\u00fcs\u00fc kabul etmektedir.(9) <strong>Prof. Dr. Yavuz Abadan,<\/strong> \u0130bni Haldun\u2019u \u201cSiyaset Teoricileri\u201d aras\u0131nda saymaktad\u0131r.(10) <strong>Prof. Dr. B\u00fclent Daver<\/strong>\u2019de, devletin kayna\u011f\u0131 ve niteli\u011fi hakk\u0131ndaki teorilerden s\u00f6z ederken \u0130bni Haldun\u2019a \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde ba\u015fvurmaktad\u0131r.(11)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, felsefe ve tarihten pedagojiye, oradan sosyal psikolojiye, siyaset teorisinden ekonomiye kadar \u00e7e\u015fitli ara\u015ft\u0131rma ve incelemelere konu olmu\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre yeni tan\u0131mlar y\u00fcklenmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir durum alm\u0131\u015ft\u0131r. Ekonomi alan\u0131nda Avrupa\u2019daki Merkantilist g\u00f6r\u00fc\u015flerden 400 y\u0131l kadar \u00f6nce eme\u011fe dayanan bir de\u011fer teorisi kurmas\u0131, \u0130bni Haldun\u2019un ilk iktisat\u00e7\u0131, iktisat biliminin kurucusu ya da ekonomi politi\u011fin \u00f6nderi olarak irdeleyen \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n yap\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bni Haldun\u2019un tarih\u00e7i, tarih felsefecisi ya da do\u011frudan felsefeci, sosyolojinin, sosyal psikolojinin kurucusu, siyaset teorisinde \u00f6nemli bir kav\u015fak, \u00f6nc\u00fc bir iktisat\u00e7\u0131 vb. olarak tan\u0131mland\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p><strong>D\u0130PNOTLAR<\/strong><\/p>\n<p><strong>5) <\/strong>HASSAN \u00dcmit:\u0130bni Haldun\u2019un Metodu ve Siyaset Teorisi, Ankara\u00a0 1982.<br \/>\n<strong>6) <\/strong>HASSAN \u00dcmit: age, s. 10<br \/>\n<strong>7)<\/strong> N\u00c2\u0130MA Mustafa:N\u00e2ima Tarihi (\u00c7ev. Zuhuri Dan\u0131\u015fman) C. 1, s. 44.<br \/>\n<strong>8)<\/strong> HASSAN \u00dcmit: age, s. 12-13.<br \/>\n<strong>9)<\/strong> TOPCUO\u011eLU Hamide:Hukuk Sosyolojisi Dersleri, 2. bas\u0131, \u0130stanbul, s. 338.<br \/>\n<strong>10)<\/strong> ABADAN Yavuz:Devlet Felsefesi, s. 163.<br \/>\n<strong>11)<\/strong> D\u00c2VER B\u00fclent:Siyasal Bilme Giri\u015f, s. 164, Ankara, 1968.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"color: #000000;\"><strong> <span style=\"font-size: large;\"> <span lang=\"TR\"> \u0130BN\u0130 HALDUN HAKKINDA FARKLI D\u00dc\u015e\u00dcNCELER<\/span><\/span><\/strong><\/span><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019un orijinalli\u011fi konusu, b\u00fct\u00fcn \u0130bni Haldun inceleyicileri i\u00e7in ba\u015fta gelen bir sorun olmu\u015ftur. \u0130bni Haldun\u2019un orijinalli\u011fi muhtelif a\u00e7\u0131lardan ele al\u0131nmaktad\u0131r. Yazar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce yap\u0131s\u0131ndaki nedensellik tarih g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne sahip olabilmesinde \u0130slam dininin etkisi, etkilendi\u011fi kaynaklar, etkileri, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn hangi felsefi katagoriye oturtulabilece\u011fi vs. gibi sorunlar esas\u0131nda s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en \u201corijinallik\u201d sorununun do\u011fal uzant\u0131lar\u0131 olarak kabul edilmelidir. \u0130bni Haldun\u2019un tarihsel, sosyal, siyasal, felsefi g\u00f6r\u00fc\u015flerini ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde inceleyen eserler sergilendi\u011finde, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr \u00fczerindeki farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler baz\u0131 noktalarda olu\u015fmaktad\u0131r. \u0130bni Haldun\u2019un, d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ne \u00f6l\u00e7\u00fcde kendine yara\u015f\u0131r bir kavray\u0131\u015f\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu sorunu bu i\u015flerin ba\u015f\u0131nda gelir. \u0130kinci olu\u015fum noktas\u0131 \u0130bni Haldun\u2019un orijinalli\u011fi ve felsefe temelidir.<br \/>\n<strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019UN \u00d6ZG\u00dcNL\u00dc\u011e\u00dc VE \u0130SLAM<\/strong><\/p>\n<p>Baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler; \u0130bni Haldun\u2019u orijinal bir ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcr. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn sosyal olaylara ger\u00e7ek\u00e7i bak\u0131\u015f\u0131 g\u00f6zlemci y\u00f6ntemleri ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi ifade edilir. \u0130bni Haldun\u2019un Peygamberlik hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015fleri ise, \u0130slam ilahiyat\u00e7\u0131lar\u0131na kesinlikle kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir ifadesi olarak g\u00f6r\u00fclmektedir. <strong> Rosenthal,<\/strong> \u0130bni Haldun\u2019u incelemelerinde \u0130slam\u2019\u0131 a\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, devlet y\u00f6netiminin genel esaslar\u0131n\u0131 ortaya koyacak bir d\u00fczeye eri\u015fti\u011fini, asl\u0131nda \u0130slam\u2019\u0131 da teorisinin genel \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7ersine oturttu\u011funu belirtiyor. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn kendine \u00f6zg\u00fc yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 \u00f6n palana \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. B\u00f6ylelikle E. Rosenthal ve benzeri ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar \u0130bni Haldun\u2019u, dinin etkisine kap\u0131lmam\u0131\u015f bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olarak g\u00f6r\u00fcrler. S\u00fcnni \u0130slam\u2019\u0131n \u201cHilafet,\u201d teorisini bilmekle birlikte, orijinal bir teori kuran ki\u015fi olarak g\u00f6r\u00fcrler. \u0130bni Haldun\u2019un geleneksel \u00f6\u011fretimden ge\u00e7mi\u015f olmas\u0131 olaylara ger\u00e7ek\u00e7i bir bi\u00e7imde yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 engellememi\u015ftir. \u0130bni Haldun, dindar bir M\u00fcsl\u00fcman oldu\u011fu halde d\u00fcnyay\u0131 dinden ay\u0131rmay\u0131 bilmi\u015ftir. <strong>Gibbi<\/strong> ise, \u0130bni Haldun\u2019un S\u00fcnni \u0130slami g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn bir takip\u00e7isi oldu\u011funu ileri s\u00fcrmektedir. Gibb, \u0130bni Haldun\u2019da sosyolojik de\u011fil moral ve dini bir temel aramaktad\u0131r. Gibb\u2019e g\u00f6re \u0130bni Haldun\u2019da \u0130slama ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce bulunmaz. B\u00f6ylece Gibb \u0130bni Haldun\u2019un metodunun yenili\u011fine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bunu da, \u0130bni Haldun\u2019dan \u00f6nce \u0130slam\u2019da varolan baz\u0131 kavramlar\u0131n \u0130bni Haldun\u2019da benzer \u015fekilde yerald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyerek yapmaktad\u0131r. Gibbi, ayr\u0131ca; \u0130bni Haldun\u2019un tarihi ger\u00e7ekler ile \u015feriat\u0131 uzla\u015ft\u0131rma \u00e7abas\u0131nda oldu\u011funu iddia etmektedir. \u00d6rne\u011fin Gibb\u2019e g\u00f6re, \u0130bni Haldun\u2019un t\u00fcketimi \u201cmedeniyetin ve devletin geli\u015fiminin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir g\u00f6stergesi oldu\u011funu saptam\u0131\u015f olmas\u0131\u201d t\u00fcketimi asl\u0131nda \u0130slamiyet\u2019te g\u00fcnah say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 dikkate al\u0131n\u0131rsa bir \u00e7eli\u015fmenin s\u00f6z konusu oldu\u011fu ifade edilmektedir.(12)<\/p>\n<p>Sorunun can damar\u0131 \u0130bni Haldun\u2019un ger\u00e7ek\u00e7i ve g\u00f6zlemci olup olmad\u0131\u011f\u0131nda d\u00fc\u011f\u00fcmlenmektedir. Y\u00fczeyde din fakt\u00f6r\u00fc ve bunun etkisi gibi g\u00f6r\u00fcnen tart\u0131\u015fma asl\u0131nda, \u0130bni Haldun\u2019un metodunun esas\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r.<br \/>\n<strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019UN \u00d6ZG\u00dcNL\u00dc\u011e\u00dc VE FELSEFE<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>Baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler; \u0130bni Haldun\u2019un yeni bir bilim kurarken, bilimsel ara\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n ilkelerinin bir yenilik getirmek amac\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131, aksine eski Yunan filozoflar\u0131n\u0131n geli\u015ftirdi\u011fi ilke ve normlar do\u011frultusunda d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrmektedir. <strong>Mahdi<\/strong>\u2019ye g\u00f6re, \u0130bni Haldun tarihin ve toplumbilimin siyaset felsefesi ile ili\u015fkisini g\u00f6rm\u00fc\u015f, fakat geleneksel felsefe \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde felsefenin ilkelerine dayanan bir toplum bilimini geli\u015ftirmeye giri\u015fmi\u015ftir. Mahdi, baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin tersine, \u0130bni Haldun\u2019un bu giri\u015fimini Farabi ya da \u0130bni Sina takip\u00e7ili\u011fi \u015feklinde yorumlam\u0131\u015ft\u0131r. Mahdi; \u0130bni Haldun\u2019u, Grek Felsefesi\u2019nin takip\u00e7isi olarak g\u00f6r\u00fcr. Mahdi \u00f6ncelikle \u0130bni Haldun\u2019un amac\u0131n\u0131 ke\u015ffetmektedir. Mahdi, \u0130bni Haldun\u2019un hem \u015eeriat\u0131 hem de felsefeyi tehlikede g\u00f6rmekte oldu\u011funu ve her ikisini de kurtarmay\u0131 ama\u00e7lamaktad\u0131r. \u0130bni Haldun\u2019un Grek filozoflar\u0131n\u0131n takip\u00e7isi oldu\u011funu iddia eden Mahdi, bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn \u015fu anlay\u0131\u015f\u0131ndan \u00e7\u0131karmaktad\u0131r: <strong>\u201cAristoteles\u2019in \u00f6\u011fretileri hi\u00e7 olmam\u0131\u015fcas\u0131na terkedilmi\u015ftir. Halbuki bu \u00f6\u011fretiler mant\u0131k \u00fcr\u00fcnleri ile doludur.\u201d<\/strong> \u0130bni Haldun bu sat\u0131rlar\u0131 ile belirli bir d\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7ersinde belli bir olaya dikkati \u00e7ekmekten ba\u015fka bir \u015fey yapmamaktad\u0131r. Toplumlar\u0131n geli\u015fmesini, toplumlar\u0131 konu alan olaylar\u0131 incelemi\u015f olmas\u0131, Mahdi\u2019ye g\u00f6re, \u0130bni Haldun\u2019un takip\u00e7ilikten kurtulmas\u0131 i\u00e7in yeterli bir sebep de\u011fildir. Bu i\u015f \u201csoylu bir bilimin inceleme alan\u0131na girmedi\u011fi i\u00e7in\u201d Eski Yunan filozoflar\u0131 taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilememi\u015ftir. Mahdi\u2019ye g\u00f6re, \u0130bni Haldun\u2019un, ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f bulundu\u011fu ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n ve kurdu\u011fu teorilerin filozoflar\u0131n tasarlam\u0131\u015f olduklar\u0131na benzememesi bu sebeple ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, Mahdi, \u0130bni Haldun\u2019un d\u00fc\u015f\u00fcncesini b\u00f6yle a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r.(13)<br \/>\n<strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DAN \u00d6NCE; \u0130SLAM\u2019DA D\u0130N-FELSEFE \u0130L\u0130\u015eK\u0130S\u0130 \u00dcST\u00dcNE D\u00dc\u015e\u00dcNCELER<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130slam\u2019da d\u00fc\u015f\u00fcnce hayat\u0131n\u0131n merkezleri aras\u0131ndaki fikir farkl\u0131l\u0131klar\u0131, \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm arzeder. Bu g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc incelemek, a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmak y\u00fczlerce y\u0131l s\u00fcren dev bir \u00e7aban\u0131n konusu olmu\u015ftur. Burada do\u011frudan \u0130bni Haldun\u2019un metoduna ge\u00e7meden \u00f6nce \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin i\u00e7 ili\u015fkilerine ana \u00e7izgileri ile bakmak gerekir. Bu \u00e7aba \u0130bni Haldun\u2019un metodunun iyi anla\u015f\u0131lmas\u0131nda \u00f6nemli bir zemin olu\u015fturacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ilk dikkati \u00e7eken olgu, <strong> mezhepler, tarikatler, ekoller<\/strong> aras\u0131ndaki fikir ayr\u0131l\u0131klar\u0131d\u0131r. \u0130ster S\u00fcnni anlay\u0131\u015f i\u00e7inde olsun, ister batini bir ekol aras\u0131nda olsun y\u00fczeydeki ili\u015fki ve \u00e7eli\u015fkiler hep bu merkez etraf\u0131nda d\u00f6ner. S\u00f6z konusu s\u00fcrecin nas\u0131l olu\u015ftu\u011funun anla\u015f\u0131lmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde g\u00f6sterilecek bir \u00e7aba, bizi, d\u00fc\u015f\u00fcnce plan\u0131ndaki daha derin bir ili\u015fki-\u00e7eli\u015fki s\u00fcrecinin nas\u0131l olu\u015ftu\u011funun kavranmas\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Bu da din ile felsefe kavray\u0131\u015f\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131d\u0131r. Felsefenin \u0130slam\u2019a do\u011frudan girmesi ile \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinde din ile felsefe aras\u0131nda uzla\u015fma ya da \u00e7eli\u015fmeler ad\u0131 ge\u00e7en ekoller aras\u0131 ili\u015fkilerden daha derinde i\u015fleyen d\u00fc\u015f\u00fcnce olu\u015fumlar\u0131 haline gelmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Bu da \u00f6zg\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcnce ile \u00f6n yarg\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncenin birbiri kar\u015f\u0131s\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131d\u0131r. B\u00f6ylelikle y\u00fczeyde, ister vahiyci-ilhamc\u0131 \u015feriat ekolleri aras\u0131nda, ister bat\u0131ni ekoller aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler olsun, hep, d\u00fc\u015f\u00fcnce plan\u0131nda <strong>din temeli ile felsefe temeli aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkilerin birer d\u0131\u015favurumudur.<\/strong> Prof. Dr. Ne\u015fet \u00c7a\u011fatay\u2019\u0131n dedi\u011fi gibi; Kuran\u2019\u0131 Kerim\u2019de insan\u0131n akl\u0131n\u0131 kullanmas\u0131 emrediliyor, akl\u0131n\u0131 kullanmayan insandan daha \u015fer mahluk olmayaca\u011f\u0131na dair ayet iniyor.<\/p>\n<p>Oysa dinamik bir yenilik\u00e7ilik bi\u00e7iminde ortaya \u00e7\u0131kan \u0130slam\u2019\u0131n e\u015fitlik\u00e7i yanlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda resterasyon \u00e7abalar\u0131 s\u00fcrgit devam edecektir.(14) Fakat zamanla bu anlay\u0131\u015f tahrif edilmeye ba\u015fland\u0131. B\u00f6ylece s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde \u015feriat, hilafet yerine saltanat arac\u0131, olarak kullan\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. Bu duruma kar\u015f\u0131 \u00e7e\u015fitli muhalefetler do\u011fmu\u015ftur. Temel siyasi muhalefetler olan Alevilik, \u015eia vb. gibi ayr\u0131 tutulsalar bile di\u011fer doktrinler \u0130slam\u2019a yeni d\u00fc\u015f\u00fcnceler getirmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u00d6zg\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcnceye a\u00e7\u0131k ekoller zaman zaman getirdikleri d\u00fc\u015f\u00fcncelerle yetinmeyip kendilerini geli\u015ftirmi\u015flerdir. \u00d6rne\u011fin <strong>Kaderiyye ekol\u00fc<\/strong> b\u00f6yle do\u011fdu. Kaderiyyeciler \u015f\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlar: \u201cAllah, Kur\u2019an\u0131 Kerim\u2019de g\u00f6sterdi\u011fi gibidir. Yarat\u0131klar tam olarak <strong> \u201chalk\u201d<\/strong> edilmi\u015flerdir. D\u0131\u015ftan bir g\u00fcc\u00fcn, kaza ve kaderin neticesi de\u011fildir, fiil ve hareketler \u00f6nceden takdir olunmam\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar be\u015ferin istek ve kudretine tabiidir. Cenab\u0131 Hak kullar\u0131n\u0131n i\u015flerine kar\u0131\u015fmaz ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc yapmaz. Herkes tutaca\u011f\u0131 yolu bizzat tayin eder.Daha sonra <strong>Cebriye ekol\u00fc <\/strong>olu\u015ftu. Bunlar g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde Kaderiye\u2019cilere kar\u015f\u0131 idi. Cebriyeciler\u2019e g\u00f6re \u201cG\u00fcnah ve isyan vehim ve hayaldir\u201d, \u201cfiil Hakk\u0131n murad\u0131na muvaf\u0131kt\u0131r\u201d denerek <strong>\u201claik\u201d<\/strong> \u00e7\u0131k\u0131\u015fl\u0131 esaslar getiriyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Daha sonra Camiye adl\u0131 bir ekol do\u011fdu. Bunlar Kur\u2019an\u0131 Kerimin yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, yani sonradan yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcr\u00fcyorlard\u0131. Bunlara g\u00f6re ancak cisim g\u00f6r\u00fcnebilirdi.<strong> \u201cAr\u015f\u201d<\/strong> bir mekan oldu\u011fundan orada ancak cisim bulunabilirdi. B\u00f6ylece materyalist y\u00f6ntem denilecek bir yakla\u015f\u0131m olu\u015fuyordu. Bu arada <strong>Mutezile ekol\u00fc <\/strong>ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu da akl\u0131 esas alan bir ekold\u00fcr.(15)<br \/>\n<strong> D\u0130N-FELSEFE \u0130L\u0130\u015eK\u0130S\u0130 A\u00c7ISINDAN TOPLUMSAL GEL\u0130\u015eMELER<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>Emeviler d\u00f6neminde deneysel fen bilimlerde fizik-t\u0131p-astronomi ve felsefe konusunda dikkate de\u011fer bir geli\u015fme olmam\u0131\u015ft\u0131r. Abbasiler D\u00f6neminde 8. yy. ortas\u0131ndan ba\u015flayarak \u00f6nce t\u0131p\u2019ta Grek eserlerinin okuma ve incelenmesine giri\u015filmi\u015ftir. Din-t\u0131p \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 yok say\u0131l\u0131r. Oysa Abbasi halifesi Me\u2019mun zaman\u0131nda, \u00f6zellikle Mutezile mezhebinin g\u00fc\u00e7 kazanmas\u0131 ile din-felsefe ili\u015fkisi ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.(16)\u00a0 Felsefe ile S\u00fcnni \u0130slam \u00e7at\u0131\u015fmaya ba\u015flad\u0131. Kur\u2019an\u2019\u0131 Kerim ve di\u011fer dini kaynaklar kar\u015f\u0131s\u0131nda felsefeden kaynaklanan Mutezile okulu sosyal bir g\u00fc\u00e7 olarak ilk kez \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flad\u0131. Memun\u2019un bizzat Mutezile\u2019den olu\u015fu s\u00f6z konusu gidi\u015fe \u00f6nemli bir destek olmu\u015ftur. Bu destek kendisini daha \u00e7ok Grek eserlerinin \u00e7evrilmesi ve yay\u0131mlanmas\u0131nda g\u00f6sterecektir. Bu devrin ikili bir \u00f6nemi vard\u0131r. Bu d\u00f6nem; hem daha sonraki orijinal felsefe ak\u0131mlar\u0131n\u0131 haz\u0131rlad\u0131, hem de \u0130slam\u2019da din felsefesi, hukuk felsefesi, mistik felsefe (Kel\u00e2m, F\u0131k\u0131h, Tasavvuf) hareketlerinin geli\u015fmesini sa\u011flad\u0131.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinde <strong><br \/>\na) felsefi hareketler<\/strong>, <strong><br \/>\nb) sufi hareketleri,<\/strong> <strong><br \/>\nc) felsefe ve ilahiyat aras\u0131ndaki orta yolda bulunanlar<\/strong> olmak \u00fczere temel ayr\u0131mlar belirlenme\u011fe ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Mutezile, E\u015f\u2019ariye, Maturidiye gibi ekoller \u015eehabbel-Din, \u0130bni Arabi, Kindi, Razi, Farabi, \u0130bni Sina, \u0130bni R\u00fc\u015fd, Gazali vs. gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler kendini g\u00f6sterdi. Bu geli\u015fmelerle felsefe bir koldan do\u011frudan do\u011fruya \u0130slam\u2019a giderken bir yandan da \u0130slam ekollerine s\u0131zarak fonksiyonunu yerine getirdi. Alevi (\u015eia) ve Haricilik d\u0131\u015f\u0131nda \u0130slam\u2019da iki b\u00fcy\u00fck fikir <strong>\u201cMutezile\u201d<\/strong> ile <strong>\u201cEhl-i S\u00fcnnet ve\u2019l Cemaat\u201d <\/strong>olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. (17)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a kadar ya\u015fanan d\u00f6nemi biraz da felsefi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin d\u00fc\u015f\u00fcnceleri itibariyle izleyelim.<\/p>\n<p><strong> Aristo<\/strong> ismi <strong>Farabi <\/strong>ve <strong>\u0130bni Sina<\/strong> isimlerini akla getirir. End\u00fcl\u00fcs&#8217;te ise <strong>\u0130bni R\u00fc\u015fd<\/strong> din felsefesinin doru\u011funa \u00e7\u0131kar. <strong> Gazali<\/strong> ise metafizik, mistisizm anlay\u0131\u015f\u0131 dolay\u0131s\u0131yla kendine \u00f6zg\u00fc bir yol \u00e7izer. Ama, <strong>Gazali<\/strong> esas\u0131nda felsefeye kar\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong> Kindi<\/strong>, \u0130slam felsefesini, daha do\u011frusu<strong> felsefe ile dini uzla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fan ilk filozoftur<\/strong>. Eski Yunan Filozoflar\u0131n\u0131n fikirlerini Arap diline kazand\u0131rmak Kindi\u2019nin temel amac\u0131 olmu\u015ftur. Farabi ise, felsefenin bir birim, bir okul, tek bir d\u00fc\u015f\u00fcnce oldu\u011fu fikrindedir.<strong> Farabi<\/strong>, teorik ve etik felsefede Aristoteles\u2019in ba\u015f takip\u00e7isi ve adeta ondan sonra ikinci \u00f6\u011fretmendir. Farabi\u2019nin en belirgin \u00f6zelli\u011fi ak\u0131l\u2019\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131karmas\u0131d\u0131r. Bununla birlikte Farabi, siyaset teorisinde <strong> Platon<\/strong>\u2019un bak\u0131\u015f\u0131n\u0131 benimser. Bilimi ve deneyi \u00f6\u011f\u00fctleyen Farabi metafizi\u011fe kar\u015f\u0131d\u0131r. Nedenselli\u011fe inan\u0131r. B\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnen di\u011fer bir T\u00fcrk filozof da <strong>\u0130bni Sina<\/strong>\u2019d\u0131r. \u0130bni Sina, gerek bat\u0131da, gerek \u0130slam&#8217;da ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde, b\u00fcy\u00fck etkiler yapm\u0131\u015f bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr. \u0130bni Sina\u2019n\u0131n temel problemi, Allah d\u00fc\u015f\u00fcncesine varma yolunda en \u00fcst a\u015famay\u0131 olu\u015fturan <strong>\u201c\u0130nsan\u0131n mutlulu\u011fu ve m\u00fckemmelli\u011fi\u201d<\/strong>dir. Farabi; saf akl\u0131n \u00fczerinde durmas\u0131na kar\u015f\u0131n \u0130bni sina nefsi \u00f6n plana \u00e7\u0131kar\u0131r. \u0130bni Sina\u2019da; felsefenin esas problemi, <strong>\u201c\u0130lm\u2019\u00fc Nefs\u201d<\/strong> yani psikolojidir. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn siyasal g\u00f6r\u00fc\u015fleri Plato\u2019nun yasaklar\u0131n\u0131n izlerini ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019dan \u00f6nceki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerden s\u00f6ze edince \u00fczerinde durulmas\u0131 gereken bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr de<strong> \u0130bni R\u00fc\u015ft<\/strong>\u2019t\u00fcr. \u0130bni R\u00fc\u015ft, kendi d\u00fc\u015f\u00fcncesini sistematik bir bi\u00e7imde form\u00fcle etmemesine kar\u015f\u0131n, felsefedeki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kabul ettirmi\u015ftir. Felsefe ile din ili\u015fkisi problemini felsefe ak\u0131m\u0131 i\u00e7inde en yetkin bi\u00e7imde \u0130bni R\u00fc\u015ft ifade etmi\u015ftir. Filozoflara kar\u0131\u015f f\u0131k\u0131hc\u0131lar ve ilahiyat\u00e7\u0131lar taraf\u0131ndan y\u00fcr\u00fct\u00fclen sert h\u00fccumlara Gazali\u2019de kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bni R\u00fc\u015ft bir filozof olarak felsefeyi savunma g\u00f6revini \u00fcstlenmi\u015ftir. <strong>\u0130bni R\u00fc\u015ft; eserlerinde, din ile felsefenin tam bir uyum halinde oldu\u011funu g\u00f6sterme gayreti g\u00fcder.<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>Filozoflar\u0131n din d\u0131\u015f\u0131, dinsiz, kafir olmalar\u0131 nedeni ile kendilerinin yok edilmeleri, fakihlerin ve ilahiyat\u00e7\u0131lar\u0131n savunduklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceler idi. \u0130bni R\u00fc\u015ft de bu g\u00fcvensiz ortamda bulunuyordu. \u0130bni R\u00fc\u015ft; <strong>\u201cFasl-\u00fcl Mekaal\u201d<\/strong>de bilim, felsefe ve din aras\u0131ndaki ili\u015fkiden s\u00f6z etmektedir. Ona g\u00f6re, felsefe ile mant\u0131k ilmindeki ak\u0131lc\u0131 bak\u0131\u015f\u0131n \u015feriattaki yakla\u015f\u0131m\u0131 gereklidir. \u0130bni R\u00fc\u015fd baz\u0131 Ayetlere g\u00f6nderme yaparak ak\u0131lc\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131n k\u0131yas yolu ile olabilece\u011fine i\u015faret eder. K\u0131yas\u0131n en m\u00fckemmel bi\u00e7iminin de delil-ispat yolu oldu\u011funu vurgulamaktad\u0131r. \u0130bni R\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn bu muhakemesinde ba\u015fl\u0131ca dayana\u011f\u0131 K\u0131yas m\u00fcessesinin \u015feriat nazar\u0131nda ge\u00e7erli olu\u015fudur. \u0130bni R\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn b\u00fct\u00fcn \u00e7abas\u0131; bilimle din aras\u0131nda bir sava\u015f\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 M\u00fcsl\u00fcman olmayan milletler aras\u0131ndaki din-felsefe ili\u015fkisini \u00f6rnek vererek anlatmak istemesidir. \u0130bni R\u00fc\u015ft bu konuda \u015f\u00f6yle diyor: \u201c\u0130slam dinine g\u00f6re ak\u0131l ile nakil aras\u0131nda taarruz olamaz. Nas\u2019a dayanmayan nakil ak\u0131la kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fcnse ak\u0131l esas tutulur.\u201d(18)<\/p>\n<p>\u0130bni R\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn felsefesi ile dini uzla\u015ft\u0131rma g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc, d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131labilmesi i\u00e7in ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olan \u00e7er\u00e7eveyi olu\u015fturur. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn getirmek istedi\u011fi anlay\u0131\u015f bu \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde yer almakla birlikte, tamam\u0131 \u00e7er\u00e7eve ile s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130bni R\u00fc\u015ft\u2019\u00fcn eserlerinin dinsel nitelikte olu\u015fu O\u2019nu sadece felsefe ile din aras\u0131nda bir arabulucu olarak g\u00f6r\u00fclmemeli. \u0130bni R\u00fc\u015fd\u2019\u00fc ak\u0131l ile inanc\u0131n uzla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131s\u0131 olarak g\u00f6rmek O\u2019nu tan\u0131mak i\u00e7in yeterli de\u011fildir. \u0130bni R\u00fc\u015fd\u2019\u00fcn din ve felsefe problemini incelemesi O\u2019nu \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n \u015fartlar\u0131 i\u00e7ersinde mevcut olan konular\u0131n hemen tamam\u0131na e\u011filmesini sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Fakat ak\u0131l kavram\u0131n\u0131n yerine tabiat-toplum-insan kavram\u0131n\u0131 koymas\u0131 i\u00e7in \u0130bni Haldun\u2019u beklemek gerekiyordu. (19)<\/p>\n<p>D\u0130PNOTLAR<\/p>\n<p><strong>12)<\/strong> HASSAN \u00dcmit: age, s. 56-58.<\/p>\n<p><strong>13)<\/strong> HASSAN \u00dcmit: age, s. 58-60.<\/p>\n<p><strong>14) <\/strong>\u00c7A\u011eATAY Ne\u015fet: \u0130slam Tarihi, \u0130stanbul, 1972, s. 390 vd.<\/p>\n<p><strong>15)<\/strong> HASSAN \u00dcmit:age, s. 78-79.<\/p>\n<p><strong>16)<\/strong>ADIVAR A. Adnan:Tarih boyunca \u0130lim ve Din, 2. Bas\u0131, \u0130stanbul 1969, s. 105.<\/p>\n<p><strong>17)<\/strong> HASSAN \u00dcmit: age, s. 80-87.<\/p>\n<p><strong>18) <\/strong>AYASBEYO\u011eLU Nevzat:\u0130bni R\u00fc\u015fd\u00fcn Felsefesi \u201c\u00d6ns\u00f6z\u201d s. IX-X.<\/p>\n<p><strong>19)<\/strong> HASSAN \u00dcmit: age, s. 92-93.<\/p>\n<p><span style=\"color: #000000;\"><strong> <span style=\"font-size: large;\"> <span lang=\"TR\"> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019UN B\u0130L\u0130M Y\u00d6NTEM\u0130<\/span><\/span><\/strong><\/span><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019un yapt\u0131\u011f\u0131 say\u0131s\u0131z deney ve g\u00f6zlem, ondaki ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fin \u00f6n \u015fartlar\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur. Ger\u00e7ek\u00e7ilik eserlerine yans\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Olaylar ise tabiatta, toplumda y\u00fcr\u00fcmekteydi. Toplumlar\u0131n durumunu incelemek i\u00e7in ak\u0131l yoluna sahip \u00e7\u0131kan \u0130bni Haldun\u2019un kar\u015f\u0131s\u0131nda bulunan ilk engel <strong>\u00f6n yarg\u0131lar <\/strong> olmu\u015ftur. \u0130\u015fte b\u00f6yle bir ortamda, \u0130bni Haldun bilimlerin tasnifi gelene\u011fini yeni bir de\u011ferlendirme ile \u201cmevcut\u201d olan bilimler aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar\u0131 yeniden ifade etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. \u0130slam k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde mevcut bulunan bilimlerdeki en \u00f6nemli ay\u0131r\u0131m, tabii ve nakli bilimler ayr\u0131m\u0131d\u0131r. <strong>Tabii bilimler fikir ve ak\u0131l ile \u00f6\u011frenilir.<\/strong> \u0130nsan alg\u0131lama yetene\u011fi ile bu bilimlerin konular\u0131n\u0131, sorunlar\u0131n\u0131, \u00f6\u011frenir, \u00f6\u011fretim y\u00f6ntemlerini kavrar. <strong>Nakli bilimler ise; nakil ve rivayet edilen haberlere dayan\u0131r.<\/strong> Bunlar\u0131n esas ve usulleri \u00f6\u011frenilirken akla dayanmaz ancak sorunlar\u0131n ayr\u0131nt\u0131 ve uzant\u0131lar\u0131n\u0131 as\u0131llar\u0131na ba\u011flamak konusunda akl\u0131n yard\u0131m\u0131na ba\u015fvurulur. (20)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun sistematik bir tarzda \u0130slami \u00e7evredeki bilimlerin tasnifini yapm\u0131\u015ft\u0131r. Aristo\u2019dan \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesine ge\u00e7mi\u015f olan ikili tasnif i\u00e7ine \u0130slami bilimleri de koymu\u015ftur. Bu tasnifte bir ba\u015fka \u00f6zellik, \u0130bni Haldun felsefeyi iptal etti\u011fi felsefeye yer vermedi\u011fidir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k \u201cmant\u0131k\u201d ve \u201ckelam\u201d\u0131, tan\u0131mas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u0130bni Haldun\u2019un bilimleri s\u0131n\u0131flamas\u0131:<\/p>\n<p><strong> Akli Bilimler<\/strong><\/p>\n<ol>\n<li>Mant\u0131k<\/li>\n<li>Tabiat (\u0130nsan, hayvan, nabat, maden)<\/li>\n<li>\u0130lahiyat<\/li>\n<li>Tealim (Hendese, hesap, m\u00fcziki, heyet)<\/li>\n<\/ol>\n<p><strong> Nakli Bilimler<\/strong><\/p>\n<ol>\n<li>Tefsir<\/li>\n<li>K\u0131raat<\/li>\n<li>Hadis<\/li>\n<li>F\u0131k\u0131h (Cedel ve hilafiyat)<\/li>\n<li>Usul\u00fc F\u0131k\u0131h<\/li>\n<li>Kelam<\/li>\n<li>Tasavvuf<\/li>\n<li>R\u00fcya Tabiri<\/li>\n<li>Lisaniyat (l\u00fcgat, nahiv, beyan, edeb)<\/li>\n<\/ol>\n<p>\u0130bni Haldun Mukaddime\u2019de akli ve nakli bilimler konusundaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerini izah etmektedir. Nakli bilimleri bu bilim dallar\u0131n\u0131 birbiri ile olan ili\u015fkilerini dikkate alarak sergiliyor. Ayr\u0131ca \u015feriat ile ilgili a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 da ele alm\u0131\u015ft\u0131r.(21) \u0130bni Haldun; \u015feriat\u0131n geli\u015fme s\u00fcre\u00e7lerinden ve bunun sebeplerinden bahsetmek yine bu bilimlerce yasaklanm\u0131\u015f m\u0131d\u0131r?B\u00f6yle bir yasak yoktur. Asl\u0131nda \u00f6nemli olan da olaylar\u0131n sebep ve sonu\u00e7lar\u0131 oldu\u011funa g\u00f6re, s\u00f6z konusu nakli bilimlerin geli\u015fmeleri ile ilgili a\u00e7\u0131klamalar getirilebilir, diyor.(22)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, bilimlerin b\u00f6l\u00fcnmesini yapt\u0131ktan sonra, Ehli S\u00fcnnet\u2019in yolunu izleyerek \u00f6nce dinde felsefi etkileri tesbit edecek, bunlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kacak sonra da Ehli S\u00fcnnet\u2019in getirdi\u011fi kurallar\u0131 kendi ba\u015f\u0131na b\u0131rak\u0131p toplumla ilgilenecektir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun kelam ile felsefeyi ay\u0131rt etmeye \u00f6zen g\u00f6sterir. Der ki; \u201cBil ki, m\u00fctekellimin, \u00e7ok defa, Allah\u0131n v\u00fccudunu ve s\u0131fatlar\u0131n\u0131 varl\u0131klar\u0131n alleri ile ispat ederler. Filozof ise tabiat bilimlerinde tabii cisimleri inceler. Bu cisimler de varl\u0131klar\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Fakat filozofun cisimleri incelemesi m\u00fctekellimin incelemesinden ba\u015fkad\u0131r. Filozof cisimi hareket ve sukunet hali bak\u0131m\u0131ndan, m\u00fctekellimin ise o cismi Yaradan\u2019a delalet etmesi bak\u0131m\u0131ndan inceler.\u201d<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun bu yazd\u0131klar\u0131ndan sonra akl\u0131n \u00f6nemi ile ilgili olarak da \u015funlar\u0131 yaz\u0131yor: \u201cBu s\u00f6ylediklerimizin hi\u00e7 biri akl\u0131 ve onun idrak kudretini k\u00fc\u00e7\u00fcltmez, ak\u0131l do\u011fru bir \u00f6l\u00e7\u00fcd\u00fcr. Akl\u0131n h\u00fck\u00fcmleri ger\u00e7eklik ifade eder, katidir,akl\u0131n h\u00fckm\u00fcnde yalan ve yanl\u0131\u015fl\u0131k yoktur.(23)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re \u201cfikir ve d\u00fc\u015f\u00fcnce sahibi olan insan i\u00e7in bilinmesi tabii olan akli ilimler bir kavme mahsus de\u011fildir. B\u00fct\u00fcn kavimler aras\u0131nda m\u00fc\u015fterektir.\u201d Toplumlar d\u00fcnyay\u0131 imar etmek i\u015fi ba\u015flad\u0131\u011f\u0131ndanberi bu bilimler insanlar aras\u0131nda vard\u0131r.<\/p>\n<p>Bilim ve felsefe bilimleri diye adland\u0131r\u0131lan bu bilimler d\u00f6rde b\u00f6l\u00fcn\u00fcr: <strong><br \/>\na) Mant\u0131k bilimi,<br \/>\nb)Tabii bilim,<br \/>\nc) \u0130lahiyat,<br \/>\nd) Matematik.<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; bilimlerin b\u00f6l\u00fcmleni\u015finde, \u00f6zel olarak akli bilimleri incelerken amac\u0131, akli bilimleri dolay\u0131s\u0131yle felsefeyi kurtarmak de\u011fildir. \u0130bni Haldun akli bilimleri incelerken mevcut akli bilimlerin savunucusu de\u011fildir. Onun amac\u0131; ak\u0131l yolunun yani rasyonel d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00f6n yarg\u0131s\u0131z geli\u015ftirilmesidir. Buna ra\u011fmen; \u201cfelsefenin bo\u015f ve yanl\u0131\u015f bir \u015fey oldu\u011funu ve bu bilgi ile u\u011fra\u015fanlar\u0131n yanl\u0131\u015f bir yola sapm\u0131\u015f olduklar\u0131na dair\u201d diye felsefeyi tan\u0131mlayabilmektedir. Aristoteles\u2019i <strong>\u201cfilozoflar\u0131n b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc\u201d<\/strong> olarak nitelendirmesi, \u201cakli delillerin\u201d \u00f6nemine i\u015faret etmesi \u0130bni Haldun\u2019un felsefenin bir takip\u00e7isi oldu\u011funu g\u00f6stermez. \u201cFelsefenin bo\u015f bir \u015fey\u201d oldu\u011fu s\u00f6z\u00fc ile \u0130bni Haldun, hem \u015eeriat\u0131n gere\u011fini yerine getirmekte hem de kendi metodunun s\u0131rf spek\u00fclasyona dayanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece akla dayal\u0131 spek\u00fclatif rastyonalizme kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u0130bni Haldun, filozoflardan Farabi, \u0130bni Sina ve di\u011fer filozoflar\u0131n ayn\u0131 spek\u00fclasyonlar \u00e7er\u00e7evesinde varl\u0131k sorununu \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 da belirtmektedir. \u0130bni Haldun; felsefeye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karken, \u201cdinimiz i\u00e7in oldu\u011fu gibi d\u00fcnyam\u0131z i\u00e7in de \u00f6nemli de\u011fildir\u201d diyor. Ama, felsefeye reddiyesinin din gere\u011fi yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek yeterli de\u011fildir. \u0130bni Haldun; felsefenin d\u00fcnyay\u0131 kavramakta eksik oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesindedir. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr; \u201cFilozoflar\u0131n, iddialar\u0131n\u0131n do\u011frulu\u011funu kabul etsek bile, maksatlar\u0131n\u0131 ispata delilleri kafi de\u011fildir\u201d g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, felsefenin <strong> \u201cd\u00fcnyay\u0131 kavrayamad\u0131\u011f\u0131\u201d<\/strong> d\u00fc\u015f\u00fcncesinden kaynaklanmaktad\u0131r.<br \/>\n<strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA AKILCILIK (RASYONAL\u0130ZM)<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019un, bilimleri b\u00f6l\u00fcmlemesi, akl\u0131 \u00f6n yarg\u0131lardan kurtarmak istemesi, geli\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu ger\u00e7ek\u00e7ilik temeline dayanan <strong>rasyonalizmine<\/strong> hakl\u0131l\u0131k sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re \u201cki\u015fi ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc bir\u015feyi inkara kalk\u0131\u015fmadan \u00f6nce dikkatle d\u00fc\u015f\u00fcns\u00fcn, akla uygun buldu\u011funu kabul, aklen imkans\u0131zl\u0131\u011f\u0131na h\u00fckmetti\u011fini kabul etmeyebilir.<\/p>\n<p>Bu durumu da \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131kl\u0131yor: \u201cAklen m\u00fcmk\u00fcn tabirinden maksad\u0131m\u0131z kay\u0131ts\u0131z ve \u015farts\u0131z mutlak imkan de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunun dairesi pek geni\u015ftir, bundan dolay\u0131 olaylar\u0131n imkan veya imkans\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tayin i\u00e7in bir s\u0131n\u0131r (bir kaide) yoktur. Akli imkandan maksad\u0131m\u0131z her \u015feyin maddesi itibariyle olan imkan\u0131d\u0131r; bir \u015feyin asl\u0131n\u0131, cinsini, s\u0131n\u0131f ve b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, kuvvetinin miktar ve \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fc g\u00f6zden ge\u00e7irdikten sonra o nisbette o \u015feyin hallerine bakarak, bu \u00f6l\u00e7\u00fc d\u0131\u015f\u0131nda olan\u0131n imkans\u0131zl\u0131\u011f\u0131na h\u00fckmederiz\u201d demektedir.(24)<\/p>\n<p>Burada, \u0130bni Haldun, ak\u0131lc\u0131l bir ara\u015ft\u0131rmay\u0131 ger\u00e7ekci bir temele dayand\u0131rman\u0131n gere\u011fini a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde yazmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, tarihsel kaynaklar\u0131n incelenmesinde ve ele\u015ftirilmesinde de ger\u00e7ekci olunmas\u0131 gerekti\u011fiNe \u00f6zel \u00f6nem vermi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, Mukaddime\u2019de baz\u0131 tarihi olaylar\u0131 kendi metodolojisi do\u011frultusunda ele\u015ftirmektedir. Bunlardan biri <strong>demografinin<\/strong> yani n\u00fcfusun toplumsal olaylardaki \u00f6nemi \u00fcst\u00fcnedir. N\u00fcfusun belirli bir d\u00f6nemde ne kadar artm\u0131\u015f olabilece\u011finin yakla\u015f\u0131k olarak hesaplanabilece\u011finden ve belirli bir say\u0131dan fazla artm\u0131\u015f olam\u0131yaca\u011f\u0131ndan hareketle, <strong>Mesudi<\/strong>\u2019nin nakletti\u011fi baz\u0131 abartmal\u0131 rakkamlar\u0131n ger\u00e7ek olam\u0131yaca\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir. \u0130bni Haldun her \u00fclkenin kendi imkanlar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde asker besliyece\u011fi ve ayr\u0131ca sava\u015f tekni\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan belli bir co\u011frafi alanda ancak belli say\u0131da askerin sava\u015f d\u00fczenine girebilece\u011fi ger\u00e7e\u011fi ile de g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc peki\u015ftirmektedir.(25)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, yine Mukaddime\u2019de Taberi ve Mesudi\u2019nin naklettikleri olaylar\u0131 tarihi ve sosyal \u00f6l\u00e7\u00fclere dayan\u0131larak ele\u015ftirmektedir. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr <strong>Harun Re\u015fid<\/strong>\u2019in sofras\u0131ndaki ihti\u015fam\u0131 l\u00fcks ve \u0131sraf\u0131n sonradan yak\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olaca\u011f\u0131na i\u015faret etmektedir. Zaman\u0131n giyiminden, s\u00fcs e\u015fyalar\u0131ndan, \u00f6rnekler vererek \u0130bni Haldun hen\u00fcz <strong>Bedevi<\/strong>, sadeli\u011finin tam anlam\u0131 ile bozulmad\u0131\u011f\u0131 bir devirde a\u015f\u0131r\u0131 bir sofra l\u00fcks\u00fc ve ihti\u015fam\u0131n\u0131n \u00e7eli\u015fkili bir durum do\u011furaca\u011f\u0131n\u0131 ve normal olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaydetmektedir. \u0130bni Haldun ele\u015ftirisini yaparken Taberi ve Mesudi\u2019nin kendi yazd\u0131klar\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkilere de i\u015faret ederek bir kaynak ele\u015ftirisi y\u00f6ntemi geli\u015ftirmi\u015ftir.(26)<\/p>\n<p><strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA DETERM\u0130N\u0130ZM (SEBEP-SONU\u00c7)<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, akla dayanan bilim yolunu (rasyonalizmi) birtaraftan \u00f6n yarg\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131ndan, di\u011fer taraftan spek\u00fclatif (s\u0131rf ak\u0131l) karga\u015fas\u0131ndan kurtararak ger\u00e7ek\u00e7i bir temele oturtmaya\u00a0 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Sebep-sonu\u00e7 ili\u015fkisini b\u00fct\u00fcn y\u00f6nleri ile ele alm\u0131\u015f, kaynaklar\u0131 bilimsel ele\u015ftirilerden ge\u00e7irdikten sonra elde etti\u011fi verileri somut g\u00f6zlemleri ile sentez yaparak metodunu yani; <strong>siyaset teorisini<\/strong> kurmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, toplumdaki olaylar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 konu al\u0131rken kendi \u00f6zg\u00fcn bilimsel anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kurmu\u015ftur. Sosyal d\u00fc\u015f\u00fcnce, insanl\u0131k tarihi kadar eskidir. Olaylar\u0131n ele al\u0131n\u0131p bunlar\u0131n sosyal-siyasal ili\u015fkileri sistematik analizi \u0130bni Haldun ile ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bni Haldun\u2019dan \u00f6nce toplumlar\u0131n incelenmesinde, \u00e7e\u015fitli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin sosyolojik nitelikte fakat sistematik olmayan g\u00f6zlem ve genellemeleri vard\u0131. <strong>\u0130bni Haldun, de\u011fi\u015fmenin evrenselli\u011fini, tarihin s\u00fcreklili\u011fini, insan topluluklar\u0131n\u0131n dinamik ve devingen \u00f6zelliklerini g\u00f6zledi\u011fi i\u00e7in kendisinden \u00f6nceki tarih\u00e7ileri izlememi\u015ftir. <\/strong><strong> Kendi \u00f6zg\u00fcn metodolojisini kurmu\u015ftur.<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019un toplumsal olaylarla ilgilenmesinin sebebi kendi zaman\u0131ndaki tarih bilimini, ele\u015ftirmek ve olaylardan hareketle tarihi kanunlar\u0131n bilgisine ula\u015fmakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Mukaddime\u2019nin daha ilk sahifelerinde s\u0131rf nakil ve s\u00f6ylentilere dayanan tarihi bilgilere g\u00fcvenilemeyece\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir. <strong>\u00c7e\u015fitli milletlerin geli\u015fmelerini arka arkaya s\u0131ralayan tarihin hi\u00e7bir yarar sa\u011flayamayaca\u011f\u0131n\u0131 tespit etmi\u015ftir:<\/strong>\u00d6nemli olan nakilden \u00f6nce bu geli\u015fmenin <strong>s\u0131rr\u0131n\u0131<\/strong> kavramakt\u0131r, diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Bunun i\u00e7inde yap\u0131lacak i\u015f nakil ile hikaye edilen bilgileri ele\u015ftiri s\u00fczgecinden ge\u00e7irmektir. <strong>Durumun ger\u00e7e\u011fe ne derece uygun oldu\u011funu ara\u015ft\u0131rmakt\u0131r. <\/strong>O\u2019nda<strong> tarihin biri zahiri, di\u011feri hakiki <\/strong>olmak \u00fczere iki anlam\u0131 vard\u0131r. Tarihin zahiri anlam\u0131:\u201c\u0130nsanlar\u0131n ve kavimlerin hallerinin nas\u0131l de\u011fi\u015fmi\u015f oldu\u011funu, devlet s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n nas\u0131l geni\u015flemi\u015f, kuvvet ve kudretinin nas\u0131l artm\u0131\u015f bulundu\u011funu, y\u0131k\u0131lma \u00e7a\u011f\u0131na kadar yery\u00fcz\u00fcn\u00fc ne \u015fekilde imar etmi\u015f olduklar\u0131n\u0131 bize bildiren\u201d tarihtir.(27) Buna ra\u011fmen tarih\u00e7inin insan olmas\u0131 nedeniyle duygular\u0131 ile d\u00fc\u015f\u00fcnmesi, olayda rol\u00fc olan ki\u015filerin hareketlerini etkileyen etkenleri kavramayarak, kendi kanaatlerini ve tahminini do\u011fru saymas\u0131, s\u00f6ylentilere kolayca inanmas\u0131, kariyer duygusuna kap\u0131larak devlet adamlar\u0131n\u0131 yersiz olarak \u00f6vmesi ger\u00e7e\u011fi yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 yolunda zaman zaman yan\u0131lg\u0131ya d\u00fc\u015fmesi, gibi yan\u0131lg\u0131lar tarih de de g\u00f6r\u00fclen <strong>s\u00fcbjektif yan\u0131lg\u0131lard\u0131r<\/strong>. Tarih\u00e7ilerde bulunan <strong>objektif yan\u0131lg\u0131lar<\/strong> ise, sosyal ger\u00e7ekli\u011fin bilgisinden habersiz olmalar\u0131 nedeni ile olur.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re tarihin ger\u00e7ek bilgisine ula\u015fmak i\u00e7in toplumsal olgular\u0131n objektif g\u00f6zleminden i\u015fe ba\u015flamal\u0131, uygarl\u0131k ve toplum yap\u0131lar\u0131na \u00e7e\u015fitlili\u011fi, zaman i\u00e7indeki de\u011fi\u015fmeleri ve bu de\u011fi\u015fmelerin sebepleri g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong> \u00dcMRAN \u0130LM\u0130<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; tarih\u00e7iden toplumsal ger\u00e7ekli\u011fi tan\u0131mas\u0131n\u0131, de\u011fi\u015fmenin sebep ve sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 bilmesini istedi\u011fine g\u00f6re tarih\u00e7iye bu konuda hangi bilim dal\u0131 yard\u0131mc\u0131 olacakt\u0131r? O buna Mukaddime\u2019de <strong>\u201c\u00dcmran ilmi\u201d<\/strong> ad\u0131n\u0131 vermektedir.(28)<\/p>\n<p>O\u2019na g\u00f6re <strong>\u201c\u00dcmran \u0130lmi\u201d <\/strong>ge\u00e7mi\u015f \u00e7a\u011flarda ya\u015fam\u0131\u015f kavimlerin ya\u015fay\u0131\u015flar\u0131nda meydana gelen de\u011fi\u015fiklikler, bunlar\u0131n y\u00f6netimi ve \u00fclkeyi ellerine ge\u00e7irmelerinin sebepleri yerle\u015fik veya g\u00f6\u00e7ebe hayat s\u00fcrme, g\u00f6\u00e7ebeler ve n\u00fcfus hareketleri, devlet kurma, devletlerin kuvvet kazanmalar\u0131 ve \u00e7\u00f6kmeleri, \u00fcretim, t\u00fcketim, bilim sanat, ticaret, k\u00e2r ve zarar olaylar\u0131, zaman\u0131n ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7erisinde bu say\u0131lan durumlar\u0131n de\u011fi\u015fmesi ve de\u011fi\u015fme sebeplerini inceler.(29)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; Umran ilmi ile anlatt\u0131\u011f\u0131 bug\u00fcn sosyoloji biliminin yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalard\u0131r. Sosyolojinin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi toplum ve toplum olaylar\u0131n\u0131n ele al\u0131n\u0131p incelenmesi, \u00f6zelliklerinin tespiti bu \u00f6zelliklerine g\u00f6re s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmalar\u0131, de\u011fi\u015fmelerin ve sebeplerinin ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, bu bilim dal\u0131n\u0131n g\u00f6revi olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; Mukaddime adl\u0131 eserinde \u00f6zetle:<strong>Her \u015feyin kesintisiz bir \u015fekilde hareket halinde oldu\u011funu, geli\u015fme ve de\u011fi\u015fme halinde oldu\u011funu, basit elemanlardan ba\u015flayarak her a\u015famadaki canl\u0131, cans\u0131z varl\u0131klar\u0131n de\u011fi\u015fmelere u\u011frad\u0131klar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015fimin sebeplerini, varl\u0131klar\u0131n birbiri ile ilgili oldu\u011funu,b\u00fct\u00fcn bu ili\u015fkilerin belirli bir d\u00fczen i\u00e7inde y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6zlemlere dayanarak teorile\u015ftirmi\u015ftir. <\/strong>Bu teorisinde; \u201ctabiatta, toplumlar\u0131n ve sosyal olaylar\u0131n tarihinde <strong>diyalektik s\u00fcre\u00e7\u201d<\/strong> metodunu kullanarak do\u011fay\u0131 ve toplumu a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n<strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA; TOPLUMSAL DE\u011e\u0130\u015e\u0130M VE EKONOM\u0130N\u0130N ROL\u00dc:<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019un, inceledi\u011fi konular toplumbilim alan\u0131na giren konulard\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre g\u00f6re toplum haline gelme bir zorunluluktur. \u0130nsanlar\u0131n fert olarak geli\u015fimi, ancak toplum haline gelmeye y\u00f6nelik oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde anlam kazan\u0131r. Bir araya geli\u015f tesad\u00fcflerin sonucu de\u011fildir. \u0130nsan\u0131n \u201cge\u00e7inme i\u015fini \u00fcretmesi\u201d, \u201ckendi cinsinden olan di\u011fer fertlerle bir araya gelerek ge\u00e7inme vas\u0131talar\u0131 gibi hususlarda birbiri ile yard\u0131mla\u015fma ile\u201d di\u011fer canl\u0131lardan ayr\u0131l\u0131r. \u0130bni Haldun insan ile hayvan aras\u0131ndaki fark\u0131n yaln\u0131zca \u201csoyut bir d\u00fc\u015f\u00fcnebilme yetene\u011fi\u201d ile izah etmemekte, insanlar\u0131n ayn\u0131 zamanda toplum halinde ya\u015fayabilme ve gelecekleri ile \u00e7e\u015fitli organizasyonlar yapma \u00f6zelliklerinin de ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade etmektedir.<\/p>\n<p>Yani \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re insanlar\u0131n toplu halde ya\u015famas\u0131 bir tercih konusu de\u011fildir. Bir gereklili\u011fin sonucudur. \u201cBunun sebebi tek bir ki\u015finin kendi ba\u015f\u0131na ge\u00e7im ve ya\u015fama ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 temin edememesi ve sosyal hayatta ki\u015filerin birbirlerinin yard\u0131m\u0131na muhta\u00e7 olmalar\u0131d\u0131r\u201d(30) Bu olgu \u00fcst\u00fcnde y\u00fckselen olgular bu maddi olaylar\u0131n sonucu ger\u00e7ekle\u015fmektedir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019un <strong>sosyal geli\u015fimi ve sosyal de\u011fi\u015fimin maddeci bir bi\u00e7imde yorumlay\u0131\u015f\u0131 ile \u00fcretimi sosyal geli\u015fmenin temeli<\/strong> olarak g\u00f6rmesi birbiri i\u00e7ine girmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re sanayi, d\u00fc\u015f\u00fcncenin geli\u015fmesine hizmette bulunur. B\u00f6ylece bilin\u00e7 \u00fczerinde etkili olan sanayi sayesinde yeni bir becerinin \u00f6\u011frenilmesi kolayla\u015f\u0131r. Bunun sonucu olarak geli\u015fmi\u015f olan akl\u0131n bilimsel geli\u015fmeleri \u00e7abuk kavrama yetene\u011fi artar. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre g\u00f6re,bilimde ilerleme, \u00fclkelerin ekonomik geli\u015fmi\u015fli\u011fi yerle\u015fik ve sosyal hayat\u0131n derecesi ile orant\u0131l\u0131d\u0131r. E\u011fer \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n emekleri ge\u00e7inmeleri i\u00e7in l\u00fczumlu olan miktardan fazla kazan\u00e7 temin ederse, o toplumun \u00fcyeleri ge\u00e7inmelerinden artan vakit ve emeklerini insana mahsus olan bilim, fen ve sanat\u0131 \u00f6\u011frenmeye sarf ederler. \u0130bni Haldun, sosyal ve ekonomik kalk\u0131nma ve geli\u015fme \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde e\u011fitimin de ilerleyebilece\u011fini ve ancak bu s\u00fcre\u00e7 sonunda e\u011fitimden yararlanabilece\u011fine ifade etmektedir. \u0130bni Haldun eme\u011fini sadece ge\u00e7imi s\u00fcrd\u00fcrmeye ay\u0131r\u0131p ge\u00e7imi d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka bir \u015feyle u\u011fra\u015famayacak hale gelen toplumlarda bilim ve bilgi edinilemeyece\u011fini yazmaktad\u0131r.(31)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, sosyal geli\u015fme ve de\u011fi\u015fmedeki farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 yani toplum bi\u00e7imlerinin \u00e7e\u015fitlili\u011finde de maddeci bir yorum kullanmaktad\u0131r. Bunda Bedevi ve Hazeri toplum bi\u00e7imlerini ay\u0131rt edi\u015fi yatar. \u00dcretim ve toplum bi\u00e7imlerinin farkl\u0131 olu\u015fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn somut a\u00e7\u0131klama yoludur. Bedevi toplum -Hazeri toplum ayr\u0131m\u0131 bu farkl\u0131 toplum bi\u00e7imlerini belirler. Bedevilik ve Hazerilik \u0130bni Haldun\u2019un ayr\u0131m\u0131na g\u00f6re iki ayr\u0131 sosyal ve ekonomik hayat tarz\u0131d\u0131r. <strong> Bedevi hayat tarz\u0131, basit, cesarete dayanan kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yard\u0131mla\u015fman\u0131n esas oldu\u011fu, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ya\u015fay\u0131\u015f bi\u00e7imidir. Ancak Bedevilik, ekonomik gericiliktir. Hazeri hayat tarz\u0131, uygar hayat tarz\u0131d\u0131r. Burada daha bilgili, i\u015fbilir ki\u015filerden olu\u015fan toplum vard\u0131r.<\/strong> \u0130bni Haldun\u2019un Mukaddime boyunca geli\u015ftirdi\u011fi, sosyal geli\u015fim ve k\u00fclt\u00fcrel \u00f6\u011felerdeki maddeci yakla\u015f\u0131m\u0131 Bedevi-Hazeri ayr\u0131m\u0131ndaki farkl\u0131 \u00fcretim ili\u015fkilerine ve sosyal hayat tarz\u0131na dayan\u0131r.(32)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, kurulan bir devletin ya\u015famas\u0131 i\u00e7in siyasi ahlak\u0131n ve moral de\u011ferlerinin gereklili\u011fi \u00fcst\u00fcnde \u0131srarla durmu\u015ftur. Bedevi topluluklardaki sadeli\u011fin terk edilmesi ile l\u00fcks, sefahat ve israfa dal\u0131nmas\u0131 bu moral de\u011ferlerin kayb\u0131na neden oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. \u0130bni Haldun; bu de\u011fi\u015fimin siyasal sebeplerine i\u015faret ederken \u00e7evrenin ve olaylar\u0131n maddi etkisini \u00f6nemle belirtmektedir. Mukaddime\u2019de \u201c\u00c7ocuk iyi ve k\u00f6t\u00fc \u015feylerden hangisi ile daha \u00f6nce kar\u015f\u0131la\u015f\u0131rsa onu kabul eder ve \u00f6b\u00fcrlerinden uzakla\u015f\u0131r, uzakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u015fi kabul etmek nefsine a\u011f\u0131r gelir\u201d, \u201c\u015eehir halk\u0131 her \u00e7e\u015fit lezzetler, bolluk geni\u015flik i\u00e7inde ya\u015famaya al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 i\u00e7in bir \u00e7ok k\u00f6t\u00fc huylarla nefislerini lekelerler\u201d Bedevilik ve k\u00f6y hayat\u0131 ya\u015fayanlar ise ancak v\u00fccutlar\u0131n\u0131 koruyacak miktarda d\u00fcnyaya d\u00fc\u015fk\u00fcn olup k\u00f6t\u00fc yollara sapmalar\u0131, k\u00f6t\u00fc huylar\u0131, \u015fehirlere nispetle \u00e7ok azd\u0131r. B\u00fct\u00fcn bu durumlar uygarl\u0131\u011f\u0131n bozulmaya y\u00fcz tutmas\u0131ndand\u0131r.(33)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, ekonomik ili\u015fkileri toplumda belirleyici unsur olarak ele al\u0131rken i\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fc ve \u00fcretimin temeli olan \u201ceme\u011fi\u201d ele almaktad\u0131r. Daha \u00f6nce de i\u015faret etti\u011fimiz gibi toplum hayat\u0131 insanlar i\u00e7in bir sonu\u00e7tur. Tek bir ki\u015fi yaln\u0131z ba\u015f\u0131na, ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 temin etmekte yetersizdir. Kendisine ve di\u011fer insanlara yetecek miktarda \u00fcretim i\u00e7in bu maddenin \u00fcretilmesine yetecek kadar ki\u015filerin bir araya toplanmalar\u0131 gerekir. Bir g\u0131da maddesinin en asgari d\u00fczeyini, \u00f6rne\u011fin; birinin bir g\u00fcn i\u00e7in ya\u015famas\u0131 i\u00e7in gereken bu\u011fday\u0131 un haline, unu hamur haline, hamuru ekmek haline getirmek zorunlulu\u011fu vard\u0131r. Bu \u00fc\u00e7 i\u015fin her biri \u00e7anak, alet ve elbiseye ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bunlar demirci, marangoz ve \u00e7\u00f6mlek\u00e7i taraf\u0131ndan yap\u0131l\u0131r. Bunlar\u0131n hepsini veya baz\u0131s\u0131n\u0131 \u00fcretmek tek bir ki\u015finin g\u00fcc\u00fc ile ger\u00e7ekle\u015fmez.<\/p>\n<p>Yani yeterli miktarda \u00fcretilmesi bulunabilecek, \u00fcretileni, t\u00fcketecek kadar ki\u015finin\u00a0 bir araya toplanmalar\u0131 gerekir. B\u00f6ylece, yap\u0131lan i\u015fbirli\u011fi sayesinde ki\u015filer kendilerinin say\u0131lar\u0131ndan kat kat fazla insan\u0131n ihtiyac\u0131na cevap veren \u00fcretimde bulunabilirler.(34) O halde toplumun \u00fcyelerinin bir araya toplanarak \u00fcretim yapt\u0131\u011f\u0131 maddeler, \u00fcretim yapanlar\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131ndan fazlad\u0131r. O zaman \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re emek ve \u00fcretimin \u00e7o\u011falmas\u0131 ile bunun de\u011feri olan servet ve para toplumda \u00e7o\u011fal\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019da toplumun de\u011fi\u015fmesi ve geli\u015fmesinde \u201ceme\u011fin\u201d de\u011feri \u00e7ok \u00f6nemlidir. Her kazan\u00e7 ve sermaye birikimi insan eme\u011fi ile sa\u011flan\u0131r. Kazan\u00e7, sanayi vas\u0131tas\u0131yla elde edilirse bu kazanc\u0131n emek sarf etmeyi gerektirdi\u011fi bellidir. Hayvandan, bitkiden ve madenlerden istifade suretiyle kazan\u00e7 elde edilirse, bunun da insan kuvveti ile ve emek sarf etmekle olaca\u011f\u0131 kesindir.<\/p>\n<p>O\u2019na g\u00f6re, emek sarf edilmeden bir \u015fey elde edilemez ve faydalanmak imkan\u0131 olmaz.(35) Yani, eme\u011fin \u00f6zelli\u011fi \u00fcr\u00fcnlerin ve hizmetlerin de\u011ferinin ancak emek ile \u00f6l\u00e7\u00fclebilece\u011fi fikri klasik iktisat\u00e7\u0131lardan 500 y\u0131l \u00f6nce \u0130bni Haldun\u2019da g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Bundan ba\u015fka; \u0130bni Haldun \u201ctabii ve tabii olmayan ge\u00e7im yollar\u0131\u201d ayr\u0131m\u0131n\u0131 (36) yaparak, s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve istismar, hortumlama mekanizmas\u0131n\u0131 ortaya koymu\u015ftur. Di\u011fer yandan \u201cde\u011fer\u201d kavram\u0131n\u0131 ana hatlar\u0131 ile irdeleyerek Mukaddime\u2019de konuyu tart\u0131\u015farak; <strong>\u201cemek-de\u011fer\u201d<\/strong> ve<strong> \u201cart\u0131k-de\u011fer\u201d<\/strong> teorisini ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde irdelemi\u015ftir.(37)<\/p>\n<p><strong> \u0130bni Haldun\u2019un toplumsal ili\u015fkilerin ekonomik temellere ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu tespit etmesi, \u00fcretim tarz\u0131, \u00fcretim ili\u015fkileri, i\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fc, \u00fcr\u00fcnlerin de\u011ferlerinde \u201ceme\u011fin rol\u00fc\u201d hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015fleri \u201c\u0130bni Haldun\u2019un\u201d metodunu a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 gibi, onun ekonomi-siyaset ili\u015fkisindeki d\u00fc\u015f\u00fcncesini de ortaya koyuyor.<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p><strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019UN S\u0130YASET TEOR\u0130S\u0130 VE HAKKINDA D\u00dc\u015e\u00dcN\u00dcLENLER<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019un siyaset teorisinde <strong>\u201cAsabiyyet\u201d<\/strong> kavram\u0131 \u00f6nemli bir yer tutar. Bu kavram\u0131n Mukaddime i\u00e7erisindeki yerinin \u00f6nemi bir\u00e7ok ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 taraf\u0131ndan kabul edilmekle birlikte, farkl\u0131 yorumlar yap\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; \u201cAsabiyyet, d\u00fc\u015fmanlar\u0131n sald\u0131r\u0131s\u0131ndan korunmak ve sald\u0131ranlar\u0131 kovmak, birlikte harekete ge\u00e7mek ve di\u011fer sosyal faaliyetlerle olur\u201d(38) diyor. Asabiyyet; ayn\u0131 \u00f6zellikleri ta\u015f\u0131yan toplumlardaki <strong>\u201cbirlik duygusu\u201d<\/strong>, bulunmakla beraber, soyut, sadece duygu plan\u0131nda kalan bir olay de\u011fildir. Bu duygu kendisini hareket ile ya\u015fatmakta, ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir. <strong>Yani, asabiyyet, davran\u0131\u015f bi\u00e7imidir. <\/strong>Bu ise \u015fekil olarak, kolektif olmaktad\u0131r. Ortakla\u015fa ya\u015fay\u0131\u015f ve \u00f6rg\u00fctlenme belirli bir ortak d\u00fc\u015f\u00fcnceyi do\u011furur. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce yine ortakla\u015fa ya\u015fay\u0131\u015f ve \u00f6rg\u00fctlenmeyi peki\u015ftirir. Asabiyyetin bu anlam\u0131 yani kollektif bir aksiyon olmas\u0131, Mukaddime\u2019nin b\u00fct\u00fcn\u00fcnde a\u00e7\u0131k\u00e7a izlenebilir. (39)<\/p>\n<p>Prof. Dr. Tar\u0131k, \u00d6ZB\u0130LGEN, \u0130bni Haldun\u2019un \u201cAsabiyyet\u201d anlay\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar. \u00d6ZB\u0130LGEN\u2019e g\u00f6re \u201cAsabiyye, yada asabiyyet gibi \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerde yaz\u0131lan bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn anlam\u0131, m\u00fccadele esnas\u0131nda bir toplumu ayakta tutan ruh halidir.\u201d \u0130bni Haldun; i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 sosyal ko\u015fullar gere\u011fi, toplumu daima bir m\u00fccadele arac\u0131 olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7indir ki, \u201cAsabiyyet\u201di de m\u00fccadeleye ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Dedikten sonra <strong>\u201cAsabiyet\u201di \u201csosyal bilin\u00e7\u201d<\/strong> olarak adland\u0131rmaktad\u0131r.(40)<\/p>\n<p>Prof. Dr. Tar\u0131k Zafer TUNAYA, \u201cAsabiye\u201d teriminin \u0130slam siyasi edebiyat\u0131nda \u00f6zel bir anlam\u0131 oldu\u011funu ifade ediyor. \u0130slam\u2019dan \u00f6nce Araplar\u2019da, <strong>\u201casabiyyet\u201din anlam\u0131n\u0131n \u201ckendi soyundan ya da kabilesinden olan\u0131<\/strong>, haks\u0131z bile olsalar, her an savunmak ve korumak\u201d diye tan\u0131ml\u0131yor. Prof. Dr. Tar\u0131k Zafer Tunaya, son incelemelerde <strong>\u201casabiyyet\u201din milliyet\u00e7ilikten farkl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 <\/strong>sonucuna varmaktad\u0131r.(41)<\/p>\n<p><strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA \u201cASAB\u0130YYET\u201d NED\u0130R?<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019da iki \u00e7e\u015fit \u201casabiyyet\u201d tan\u0131m\u0131 var. \u0130lki, <strong>\u201cneseb asabiyyeti\u201d<\/strong> ikincisi <strong>\u201csebep asabiyyeti\u201d<\/strong>dir. <strong>Nesep Asabiyeti;<\/strong> ayn\u0131 soydan gelmi\u015f olmaktan do\u011fan birliktelik halidir. <strong>Sebep Asabiyeti<\/strong> ayn\u0131 k\u00fclt\u00fcr ortam\u0131na sahip olmaktan do\u011fan ve sonradan elde edilen birlikteliktir. \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re, her iki kayna\u011f\u0131 ile asabiyyet, m\u00fccadele zorunlulu\u011fundan kalan toplumlar i\u00e7in bereketli bir enerji kayna\u011f\u0131d\u0131r. <strong>Devlet bu enerji ile kurulacakt\u0131r. Devletin bozulmas\u0131 da ayn\u0131 enerji kayna\u011f\u0131n\u0131n s\u00f6nmesi ile ger\u00e7ekle\u015fir. <\/strong> \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re; gerek neseb, gerek\u00a0 sebep asabiyyetleri kuvvetli bir \u015fekle girmedik\u00e7e hukuk olu\u015fturulamaz. O zaman devlet kurulamaz. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn ifadesi ile <strong>\u201cm\u00fclk\u201d<\/strong> olu\u015famaz.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; \u201cAsabiyyet\u201di \u015f\u00f6yle izah ediyor:\u201cKavimlerin kudret kazanmalar\u0131 ancak neseb ba\u011f\u0131 ile birbirlerine ba\u011flanmalar\u0131, veyahut buna benzer ortak bir ba\u011f sayesinde olabilir. Ki\u015fi kanda\u015fl\u0131k ba\u011f\u0131 ile ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu di\u011fer ki\u015filerin ba\u015f\u0131na gelen felaketlere engel olmak ister. Onlara yard\u0131m eder, zul\u00fcm ve tecav\u00fcze u\u011framalar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar. Ve onlar\u0131 savunmak \u00fczere harekete ge\u00e7er. (42) <strong>\u201cAsabiyyet\u201din ilk \u00e7e\u015fidi kanda\u015fl\u0131k ba\u011flar\u0131ndan do\u011fuyor<\/strong>. Bu ba\u011f kan ba\u011f\u0131 ad\u0131n\u0131 al\u0131r. \u0130bni Haldun k\u00f6lelik ili\u015fkisini de \u201cAsabiyyet\u201d kavram\u0131 ile izah etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Buna sebep asabiyyeti ad\u0131 veriyor. Kan ba\u011f\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda olmakla birlikte \u201ck\u00f6le sahiplerinin k\u00f6lelikten azletti\u011fi kimsenin \u00fczerindeki hak ve hukuku ve himayesine ald\u0131\u011f\u0131 kimsenin hamisi \u00fczerindeki hak ve hukukunu dahi bir nevi akrabal\u0131k kabilinden olup, azatl\u0131s\u0131 veyahut himayesine ald\u0131\u011f\u0131 kimse her hangi bir zul\u00fcm ve tecav\u00fcze u\u011frarsa, harekete ge\u00e7erler ve yard\u0131ma ko\u015farlar. B\u00f6ylece azat eden ile azat edilen ve himayesine alan kimse ile himaye edilen kimse aras\u0131ndaki kayna\u015fma ve ba\u011fl\u0131l\u0131k neseb ba\u011f\u0131na benzer ve ona yak\u0131n bir hal ve ba\u011fl\u0131l\u0131k do\u011far. Bunun sonucu olarak asabiyyetin di\u011fer \u00e7e\u015fitleri meydana gelir\u201d (43)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re, \u201cAsabiyyet\u201din \u00e7e\u015fitleri olan <strong>neseb asabiyyeti <\/strong>(kanda\u015fl\u0131k) ile <strong>sebep asabiyyeti <\/strong>(sonradan kanda\u015fl\u0131k) yani kanda\u015fl\u0131k varm\u0131\u015f gibi hareket etmek aras\u0131nda uygulamada bir fark yoktur. \u0130nsanlar sonradan kazan\u0131lan kolektif aksiyon g\u00fcc\u00fc sayesinde de akrabalar gibi hareket ederler. Birbirine al\u0131\u015fkanl\u0131k, uzun zaman beraber \u00e7al\u0131\u015fmak, suretiyle de olsa asabiyyet bir kez varolduktan sonra, farkl\u0131 k\u00f6kenden kaynaklanm\u0131\u015f olmas\u0131 kolektif aksiyon g\u00fcc\u00fc niteli\u011fini de\u011fi\u015ftirmez.(44)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, asabiyyet kavram\u0131n\u0131n i\u015flevini Bedevi ve Hazeri toplumlar \u00fczerinde incelemi\u015ftir. <strong>O\u2019na g\u00f6re asabiyyet, Bedevilikten Hazerili\u011fe ge\u00e7i\u015fi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan dinamik bir olgudur.<\/strong>(45) Asabiyyet, ister nesep, ister sebebe dayans\u0131n \u00f6nce belirli bir topluluk i\u00e7inde birlik ve aksiyon meydana getirir. Sonra \u00f6teki \u00e7at\u0131\u015fan asabiyyetleri, kuvvetli bir topluluk haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmektedir. \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re \u201cBir uru\u011fun i\u00e7inde \u00e7e\u015fitli soylar, boylar ve dallar bulundu\u011fu takdirde, idareyi ele ge\u00e7irmek ve elde tutabilmek i\u00e7in bu soy ve boylar\u0131n hepsinden daha kuvvetli bir asabiyyete ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bu kuvvetli boy di\u011fer soy ve boylar\u0131 kendi idaresi alt\u0131na al\u0131r. Ve bunlar\u0131 b\u00fcy\u00fck bir asabiyyet getirir. Aksi takdirde anla\u015fmazl\u0131k ve \u00e7eki\u015fmeye giden bir da\u011f\u0131lma meydana gelir.\u201d(46)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun Asabiyyet teorisi ile iktidar aras\u0131nda yak\u0131n bir ili\u015fki kurmaktad\u0131r. O\u2019na g\u00f6re, bir s\u0131n\u0131rl\u0131 topluluk i\u00e7ersinde veya b\u00fct\u00fcn bir toplumda siyasi iktidar\u0131 ele ge\u00e7irecek bir potansiyele sahip olmak, iktidara ge\u00e7mek ve s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in asabiyyete ihtiya\u00e7 vard\u0131r. M\u00fccadele-\u00e7at\u0131\u015fma gibi aksiyona ge\u00e7menin daha etkin bi\u00e7imleri asabiyetin varl\u0131\u011f\u0131 ve kuvveti ile orant\u0131l\u0131d\u0131r. K\u00fc\u00e7\u00fck topluluklar\u0131n kolektif aksiyon yolu ile iktidar olmalar\u0131 i\u00e7in en \u00f6nemli unsurlar\u0131 asabiyet kurmalar\u0131d\u0131r. Devlet kurmadan bir devlete egemen olmaya kadar varabilecek olan iktidar m\u00fccadelesinde, iktidar\u0131 kazanma ve korumada, <strong>\u201cAsabiyyet\u201d<\/strong> \u00f6nemlidir. Devlet ve saltanat ancak kararl\u0131l\u0131k ve sa\u011flam bir d\u00fczen kazand\u0131ktan sonra siyasi iktidar\u0131n y\u00fcr\u00fct\u00fclmesinde asabiyete ihtiya\u00e7 duymayabilir.(47)<\/p>\n<p>Asabiyet\u2019in sosyal niteli\u011fi ve \u00f6zelli\u011fi onu incelenirken bunun dinamik bir bi\u00e7imde siyasi hedeflere y\u00f6nelik oldu\u011funu,sosyal ve siyasi \u00f6zelliklerinin de birbiri i\u00e7ine girdi\u011fi belirtilmi\u015ftir. \u0130\u015fte bu ikili \u00f6zellik, ekonomik yap\u0131ya g\u00f6re y\u00fcr\u00fcr. Asabiyyet; belirli \u00fcretim bi\u00e7imine ba\u011fl\u0131 olarak do\u011fmu\u015ftur. Ekonomik geli\u015fim ve de\u011fi\u015fim i\u00e7inde kaybedilir. \u0130bni Haldun \u00fcretim ve t\u00fcketimin azalmas\u0131n\u0131n etkisi ile asabiyetlerini kaybettikten sonra diyerek asabiyetin ekonomik yap\u0131 ile olan ili\u015fkisinin \u00f6nemi \u00fcst\u00fcnde durmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>D\u0130PNOTLAR<\/p>\n<p><strong>20)<\/strong> HASSAN \u00dcmit: age, s. 95-100.<\/p>\n<p><strong>21)<\/strong> \u0130bni Haldun:Mukaddime (\u00c7eviren Zakir Kadiri Ugan) 2. Bask\u0131, \u0130stanbul 1968-1970, II. Cilt s. 460-566.<\/p>\n<p><strong>22)<\/strong> HASSAN \u00dcmit: Mukaddime Metninin yayg\u0131nl\u0131k kazanmas\u0131 \u00fczerine notlar:SBFD. C. XXVIII. s. 3-4, 1973, Ankara 1975, s. 123<\/p>\n<p><strong>23)<\/strong> Mukaddime C. 2, s. 520-538.<\/p>\n<p><strong>24)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 459.<\/p>\n<p><strong>25)<\/strong> Mukaddime: C. I. s. 19-23.<\/p>\n<p><strong>26)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 40-41.<\/p>\n<p><strong>27)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 5.<\/p>\n<p><strong>28) <\/strong>Mukaddime: C. I, s. 96-97.<\/p>\n<p><strong>29)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 14-96.<\/p>\n<p><strong>30) <\/strong>Mukaddime:C. II, s. 268-444.<\/p>\n<p><strong>31)<\/strong> Mukaddime:C. II, s. 444 vd. 453 vd.<\/p>\n<p><strong>32) <\/strong>HASSAN \u00dcmit: age, s. 145.<\/p>\n<p><strong>33)<\/strong> HASSAN\u00dcmit: age, s. 147-148.<\/p>\n<p><strong>34) <\/strong>Mukaddime: C. I, s. 309-315.<\/p>\n<p><strong>35) <\/strong>HASSAN\u00dcmit: age, s. 155.<\/p>\n<p><strong>36)<\/strong> Mukaddime:C. II. s. 325-380.<\/p>\n<p><strong>37)<\/strong> Mukaddime:C. II, s. 319 vd.<\/p>\n<p><strong>38)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 352.<\/p>\n<p><strong>39) <\/strong>HASSAN \u00dcmit: age, s. 196-197.<\/p>\n<p><strong>40)<\/strong> \u00d6ZB\u0130LGEN Tar\u0131k: Hukuk Sosyolojisi Dersleri, s. 211.<\/p>\n<p><strong>41)<\/strong> TUNAYA Z. Tar\u0131k:T\u00fcrkiye\u2019nin Siyasi Geli\u015fmeleri, s. 57 Dipnot 10, \u0130stanbul 1985.<\/p>\n<p><strong>42)<\/strong> Mukaddime: C. I, s. 323.<\/p>\n<p><strong>43) <\/strong>Mukaddime: C. I. s. 323-324.<\/p>\n<p><strong>44)<\/strong> Mukaddime: C. I, s. 463.<\/p>\n<p><strong>45)<\/strong> HASSAN\u00dcmit: age, s. 212.<\/p>\n<p><strong>46)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 351-354.<\/p>\n<p><strong>47)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 394.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"color: #000000; font-size: large;\"> <span lang=\"TR\"> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA TOPLUM ANLAYI\u015eI G\u00d6\u00c7EBE (BEDEV\u0130) CEM\u0130YETLER<\/span><\/span><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, <strong>insan\u0131 sosyal varl\u0131k olarak kabul eden bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr. <\/strong>Bu tesbit \u00e7a\u011f\u0131na g\u00f6re olduk\u00e7a ileri bir tesbittir. Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 ihtiya\u00e7lar\u0131 yaln\u0131z ba\u015f\u0131na giderebilmekten, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendi g\u00fcc\u00fc ile s\u00fcrd\u00fcrebilmekten uzak olan insan i\u00e7in toplu ya\u015fam\u0131 zorunlu bir hayat tarz\u0131 olarak kabul etmi\u015ftir. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, insan iradesinin eseri olarak kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 toplu ya\u015fam\u0131 Mukaddime\u2019de Bedevi ve Hazeri toplum tipleri olarak form\u00fcle etmi\u015ftir. \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re, g\u00f6\u00e7ebelik yerle\u015fik hayattan \u00f6ncedir. G\u00f6\u00e7ebe ya\u015fam\u0131 ikiye ayr\u0131l\u0131r. Birincisi, koyun, inek gibi hayvanlar\u0131 besliyerek ge\u00e7inen T\u00fcrk- T\u00fcrmen ve Berberilerdir. Bu g\u00f6\u00e7ebelere; \u201c\u00e7oban g\u00f6\u00e7ebeleri\u201d ad\u0131 verilir. Di\u011feri ise, deve beslemekle ge\u00e7inen Araplar, Bat\u0131 Afrika\u2019l\u0131 Berberiler ve K\u00fcrt g\u00f6\u00e7ebelerdir. O\u2019na g\u00f6re; g\u00f6\u00e7ebe hayat\u0131n as\u0131l \u00f6zellikleri bu ikinci grupta g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Toplumsal geli\u015fme kanunlar\u0131na uygun olarak ya\u015famlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren g\u00f6\u00e7ebeler zamanla servet edinip kuvvetlenerek yerle\u015fik hayata ge\u00e7ebilirler.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr,<strong> iklimin, maddi hayat tarz\u0131n\u0131n, \u00fcretim ko\u015fullar\u0131n\u0131n, insanlar\u0131n \u00f6zelliklerini ve dolay\u0131s\u0131yla toplumlar\u0131n \u00f6zelliklerini belirledi\u011fini saptam\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong> O\u2019na g\u00f6re, ki\u015fisel ve <strong>etnik karakterler \u0131rki de\u011fil sonradan kazan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong> \u201c\u0130nsan, al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n\u0131n o\u011fludur. Onunla al\u0131\u015f\u0131p kayna\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. O kendi tabiat ve mizac\u0131n\u0131n o\u011flu de\u011fildir. Hayatta al\u0131\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu \u015feyler, onun yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131 ve tabiat\u0131, onun i\u00e7in bir meleke ve bir al\u0131\u015fkanl\u0131k olur. Bunlar insan i\u00e7in bir tabiat veya yarad\u0131l\u0131\u015ftan gelme bir \u00f6zellik gibi olur. (48)<\/p>\n<p>G\u00f6\u00e7ebeler uzak ve tenha yerlerde ya\u015fad\u0131klar\u0131ndan ve bundan dolay\u0131 di\u011fer insanlarla ili\u015fki olana\u011f\u0131 zor oldu\u011fundan \u00e7ekingen, kaba ve sert miza\u00e7l\u0131 fakat kentlere oranla iyi ahlakl\u0131 ki\u015filerdir. Temel ihtiya\u00e7lar\u0131 hayatlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrecek basit bir bar\u0131na\u011fa, giyecek ve yiyece\u011fe dayanmaktad\u0131r. Bu \u00f6zelliklerinden dolay\u0131 bencil olmay\u0131p kabilenin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 kendi \u00e7\u0131karlar\u0131na \u00fcst\u00fcn tutarlar. Bundan dolay\u0131 da cesaret ve kahramanl\u0131k ba\u015fl\u0131ca de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131 olu\u015fturur. G\u00f6\u00e7ebe topluluklar\u0131, ne kendini, ne de kabilesini g\u00fcven i\u00e7inde hissetmedi\u011finden yabanc\u0131lara kar\u015f\u0131 \u00e7ekingen, ancak kendine g\u00fcvenen sava\u015f\u00e7\u0131 ve cesur ki\u015filiktedirler. G\u00f6\u00e7er hayat \u015fartlar\u0131; dayan\u0131kl\u0131, kendine g\u00fcvenen, cesur, birbirine ba\u011fl\u0131 fertlerin yeti\u015fmesini sa\u011flar. G\u00f6\u00e7ebe topluluklar, yerle\u015fik hayat\u0131n rahatl\u0131\u011f\u0131na dalm\u0131\u015f devletler i\u00e7in daimi potansiyel bir tehlike olu\u015ftururlar. Yani; Bedevi toplumlardaki vuruculuk-d\u00f6v\u00fc\u015fkenlik hem korunma hem de dayan\u0131\u015fma i\u00e7indir. Bedevili\u011fin sert olan, sosyal hayat\u0131, yi\u011fit ve d\u00fcr\u00fcst bir hareket tarz\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131lar.<\/p>\n<p><strong> G\u00d6\u00c7EBE TOPLUMLARDA TOPLUMSAL D\u00dcZEN<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; Bedevi toplum ile uygar toplumu siyasi \u00f6rg\u00fctlenme y\u00f6n\u00fcnden ay\u0131rmaktad\u0131r. Bedevilikteki siyasi \u00f6rg\u00fctlenmenin Hazerilikten farkl\u0131 olu\u015funun temel g\u00f6stergesi olarak, <strong> kitle-lider ili\u015fkisi<\/strong> ve liderli\u011fin de\u011fi\u015fik toplumlardaki niteli\u011fi, siyasi \u00f6rg\u00fctlenme bi\u00e7imlerinin \u00fcst\u00fcnde \u00f6nemle duruyor.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, <strong>\u201ccemiyet\u201d<\/strong> ile <strong>\u201cdevlet\u201d<\/strong>i birbirinden ay\u0131r\u0131yor. O\u2019na g\u00f6re, \u00f6yle cemiyetler vard\u0131r ki, bir devlet haline gelememi\u015flerdir. Fakat bu durum, o cemiyetin kendine has d\u00fczeni olan bir insan toplulu\u011fu olarak ya\u015famas\u0131 i\u00e7in bir engel de\u011fildir. O halde<strong> her d\u00fczen devlet d\u00fczeni de\u011fildir<\/strong>. Baz\u0131 cemiyetlerde devlet olmad\u0131\u011f\u0131 halde d\u00fczen olu\u015fmu\u015ftur. G\u00f6\u00e7ebe cemiyetler bu tip topluluklard\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6\u00e7ebe cemiyetleri bir arada tutup ya\u015fatan bir d\u00fczen ve bir ortak hukuk normlar\u0131 olu\u015fmu\u015ftur. Bu sosyal ve hukuki d\u00fczeni meydana getiren bu sosyal ili\u015fkiye \u0130bni Haldun; <strong>\u201casabiyyet\u201d<\/strong> ba\u011f\u0131 ad\u0131n\u0131 verir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; g\u00f6\u00e7ebe topluluklarda d\u00fczeni sa\u011flayan asabiyet ba\u011f\u0131n\u0131n yan\u0131nda <strong>\u201cRiyaset\u201d<\/strong> ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi \u015feflerin otoritesi de yer al\u0131r. Yani g\u00f6\u00e7ebe gelenekli Bedevi topluluklarda siyasi \u00f6rg\u00fctlenme <strong>Riyaset <\/strong>(ba\u015fkanl\u0131k) bi\u00e7imindedir. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre g\u00f6re; \u201cRiyaset\u201dte iktidar\u0131n el de\u011fi\u015ftirmesi \u00e7o\u011fu halde nisbi olarak zay\u0131ftan daha kuvvetlisine ge\u00e7ecektir. Ba\u015fkan\u0131n \u00fcyesi bulundu\u011fu kabiledeki asabiyyetin di\u011fer asabiyyetlere yada s\u00f6zkonusu kabilenin belirli boy ve dallar\u0131n\u0131n di\u011fer boy ve dallara s\u0131ras\u0131 ile \u00fcst\u00fcn gelmi\u015f olmas\u0131 gerekir. Bu \u00fcst\u00fcnl\u00fck kendini kabul ettirdi\u011fi s\u00fcrece di\u011fer asabiyyetler ba\u015fkan\u0131n asabiyyetine itaat ederler. Ve siyasi bir \u00f6rg\u00fctlenme bi\u00e7imi olarak siyaset belirli bir asabiyyetin iktidar\u0131 alt\u0131nda devam eder.(49)<\/p>\n<p>Bedevi toplumlardaki \u00f6rg\u00fctlenme bi\u00e7iminin askeri nitelikte bir demokrasi \u00f6zelli\u011fi g\u00f6sterdi\u011fini belirtmek gerekir. Bu tip bir \u00f6rg\u00fctlenmede \u00f6l\u00e7\u00fc kabile i\u00e7ersinde ayn\u0131 s\u00fclaleden gelenlerin \u00fcst\u00fcste ba\u015fkan olabilecekleridir. Ancak, bu durum ba\u015fkanl\u0131ktaki iktidar \u00fczerinde tekel kuruldu\u011fu anlam\u0131na gelmez. Daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir asabiyyete sahip kabilenin belli co\u011frafi b\u00f6lgede bir arada ya\u015f\u0131yanlar veya g\u00f6\u00e7ebeliklerini s\u00fcrd\u00fcren di\u011fer kabileler \u00fczerinde \u00fcst\u00fcnl\u00fck kurmas\u0131 her zaman m\u00fcmk\u00fcn olabilir. Ayn\u0131 kabile i\u00e7erisinde bir boyun asabiyyeti de \u00fcst\u00fcnl\u00fck-iktidar sa\u011fl\u0131yabilir. Kabilenin ba\u015f\u0131ndaki ba\u015fkan, bu ihtimalleri ortadan kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece iktidar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilir.(50)<\/p>\n<p><strong> Ba\u015fkanl\u0131k y\u00f6netimi<\/strong> denen y\u00f6netim \u015feklinde; ba\u015fkan, <strong>\u201cotorite\u201d<\/strong> sahibidir. Kudret sahibi olan bakan\u0131n emir ve yasaklar\u0131na itaat esasd\u0131r. (51) Ba\u015fkan \u015feref ve asalet sahibidir. Bu \u00f6zellikler bir soy i\u00e7ersinde s\u00fcr\u00fcp gidebilir. Ayn\u0131 s\u00fclale i\u00e7inde birbirini takip eden ba\u015fkanl\u0131klar\u0131n her birinin bu mevkiiyi hakedecek bir y\u00f6netimi s\u00fcrd\u00fcrmesi, kanda\u015f toplum \u00f6zelliklerini korumas\u0131 gereklidir. <strong>\u201cAsalet\u201d<\/strong> Bedevi topluluklar\u0131n ya\u015fama bi\u00e7imlerine uygun ve onu koruyucu geli\u015ftirici bir davran\u0131\u015f i\u00e7erisinde olmakla korunabilir. Bir soydan gelmi\u015f olman\u0131n yada \u00f6yle oldu\u011funu varsayman\u0131n g\u00f6rev ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc erdemli bir bi\u00e7imde s\u00fcrd\u00fcrmek demektir. Kanda\u015f soyluluk, iktidar potansiyelini g\u00f6sterir ve daima asabiyyet potas\u0131nda de\u011ferlendirilmelidir.(52)<\/p>\n<p>Ba\u015fkanl\u0131kta (Riyaset) bulunan bu otorite ile H\u00fck\u00fcmdarl\u0131kta mevcut olan otorite farkl\u0131d\u0131r. Bedevi toplumda ba\u015fkan\u0131n emir ve yasaklar\u0131 Bedevi \u00f6rg\u00fctlenmenin gereklerini, bu \u00f6rg\u00fctlenmenin ard\u0131nda yatan gelenek, g\u00f6renekler \u00e7er\u00e7evesinde y\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcr. Baz\u0131 hallerde, ekonomik ili\u015fki, sava\u015f gibi yeni toplumsal kararlar al\u0131n\u0131r. Ba\u015fkanl\u0131k, ululuktan ibaret olup, ona ba\u015fkalar\u0131 uyrukluk ediyorsa da, ba\u015fkan zor ve kuvvetle h\u00fckm\u00fcn\u00fc y\u00fcr\u00fctmek durumunda de\u011flidir. Bedevi topluluklar aras\u0131ndaki \u00e7eki\u015fmeler, b\u00fcy\u00fcklerin m\u00fcdahalesi ile sona erdirilir. D\u0131\u015far\u0131dan gelen sald\u0131r\u0131da gen\u00e7ler taraf\u0131ndan \u00f6nlenir. Bedevi toplumda iktidar\u0131n maddi temelini kanda\u015f toplumun ekonomik-sosyal \u00f6rg\u00fctlenmesi, manevi anlamdaki temelini ise, sevgi-esirgeme, dayan\u0131\u015fma duygusu olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu yolla olu\u015fan otorite Bedevi toplumun ba\u015fkanlar\u0131n\u0131n \u00f6nderli\u011fi ile ge\u00e7erlilik kazan\u0131r. Hazeri toplumda ise, toplumun siyasi \u00f6rg\u00fctlenmesi olan m\u00fclk-devlet ili\u015fkisi temelinde uygulan\u0131r. Devlet yoluyla uygulanan y\u00f6netimde esas olan iktidar olabilme ve bunu s\u00fcrd\u00fcrebilme kudretidir. H\u00fck\u00fcmdar da asabiyyete dayan\u0131r. \u0130ktidar\u0131n\u0131 kurmak ve s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in gerekli olan asabiyyet, art\u0131k, m\u00fclk\u00fcn gerekleri ve h\u00fck\u00fcmdar\u0131n istekleri do\u011frultusunda i\u015fleyecektir.(53)<\/p>\n<p>Bedevi toplumlar\u0131n y\u00f6netiminde bask\u0131 yoktur. Bask\u0131 ve tecav\u00fcze u\u011frayanlar korunur, halleri d\u00fczeltilir, gelenekler, g\u00f6renekler, e\u015fitsizli\u011fi giderici y\u00f6ndedir. Adalet esast\u0131r. Hazeri (uygar) toplumda, demokratik kanda\u015f toplumun \u00f6zelliklerinin ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. M\u00fclk-devlet d\u00fczeninin ileri a\u015famalar\u0131nda ise bu toplumun y\u00f6netiminde iktidar ara\u00e7lar\u0131, zor kullanma ve bask\u0131d\u0131r.(54)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; g\u00f6\u00e7ebe kabilelerde d\u00fczeni sa\u011flayan asabiyyet ba\u011f\u0131n\u0131n yan\u0131nda \u201cRiyaset\u201d ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi \u015feflerin de otoritesi yer al\u0131r, diyor. \u0130bni Haldun hen\u00fcz devlet seviyesine ula\u015fmam\u0131\u015f cemiyetlerde bile y\u00f6neten ve y\u00f6netilenler farkl\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131n bulundu\u011funu ifade ediyor. Kabile mensuplar\u0131n\u0131n aralar\u0131ndaki anla\u015fmazl\u0131klar i\u00e7in herkesin say\u0131p sevdi\u011fi kabile b\u00fcy\u00fcklerine ba\u015fvurmalar\u0131na bakarak, \u015feflerin birer hukuk d\u00fczenleyicisi durumunda oldu\u011fu tespitini yap\u0131yor. Hi\u00e7bir cemiyetin yasa kurallar\u0131 olmaks\u0131z\u0131n ya\u015fayamayaca\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymu\u015ftur. G\u00f6\u00e7ebe cemiyetlerde; sosyal ve hukuki temellerin oldu\u011fu, \u201cAsabiyye\u201d ba\u011f\u0131 ile kabile b\u00fcy\u00fcklerine \u201cRiyasete\u201d duyulan sayg\u0131n\u0131n sonucu olu\u015fan bir t\u00fcr kendili\u011finden d\u00fczen ve geleneklerin a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131 yaz\u0131s\u0131z hukuk kurallar\u0131n\u0131n olu\u015ftu\u011funu yaz\u0131yor.<\/p>\n<p><strong> YERLE\u015e\u0130K\/UYGAR (HAZER\u0130) TOPLUMLAR<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re; yerle\u015fik cemiyetler siyasi \u00f6rg\u00fctlemenin yani devletin kurulu\u015fundan hemen sonra veya devletle beraber ortaya \u00e7\u0131karlar. G\u00f6\u00e7ebe cemiyetler ise, zamanla kuvvet ve servet kazand\u0131ktan sonra, bir yerle\u015fik hayata ge\u00e7erler. Derken, yava\u015f yava\u015f kasaba ve \u015fehirler kurulur, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc geli\u015fmeye ba\u015flar. Ancak yerle\u015fik hayata ge\u00e7en g\u00f6\u00e7ebelerin hepsi kendi ba\u015flar\u0131na devlet kuramazlar. Bir k\u0131sm\u0131 kurulmu\u015f devletlere tabi olarak onun himayesinde bolluk ve zenginlik,sulh ve s\u00fckun i\u00e7inde ya\u015famay\u0131 tercih ederler.(55)<\/p>\n<p>Asabiyye ba\u011f\u0131 kuvvetli olan toplumlar devlet kurma ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6sterebilirler. Devlet safhas\u0131na ula\u015fan yerle\u015fik cemiyetlerde, siyasi te\u015fkilat insanlar\u0131 d\u0131\u015f tehlikelere kar\u015f\u0131 korudu\u011fundan, insanlar askerlikten ve tekd\u00fcze \u00fcretim i\u015fleri ile u\u011fra\u015fmaktan vazge\u00e7erler. Sanat, edebiyat, mimarl\u0131k gibi k\u00fclt\u00fcrel konularla ilgilenme\u011fe ba\u015flarlar. Ticaret ve end\u00fcstri alan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015farak daha \u00e7ok para kazanma yoluna gitme\u011fe ba\u015flarlar. G\u00fcvenlik,bol para ve i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn geli\u015fmesi, ki\u015filerde yeni yeni ihtiya\u00e7larla, bunlar\u0131n en ince, en g\u00fczel ve en yeni \u015fekillerde kar\u015f\u0131lanmas\u0131 arzusunu olu\u015fturur.(56) Yerle\u015fik hayatta insanlar yava\u015f yava\u015f zevk ve rahatlar\u0131na d\u00fc\u015ferek gittik\u00e7e bireyci olur ve k\u00f6t\u00fc al\u0131\u015fkanl\u0131klar edinirler. Mal ve canlar\u0131n\u0131 korumay\u0131 idare edenlere b\u0131rakmalar\u0131, kalelerle \u00e7evrili \u015fehirlerde g\u00fcven i\u00e7inde ya\u015famalar\u0131 insanlar\u0131n g\u00f6\u00e7ebelikteki cesaret ve sava\u015f kabiliyetlerini yitirirler. Devlet hayat\u0131n\u0131n gerekli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 idareciler s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n her kademesinden me\u015fru veya gayr\u0131 me\u015fru emirlere uymaya al\u0131\u015fan insanlar, idarecilerin zamanla zulme ve \u015fiddete ba\u015fvurmalar\u0131 da eklenince,<strong> g\u00f6\u00e7ebe hayattaki ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ve onur, duygular\u0131n\u0131 b\u00fcsb\u00fct\u00fcn kaybederek kendilerine g\u00fcveni olmayan korkak, sinsi ve dalkavuk ki\u015filer olurlar<\/strong>. Bu durum devletin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n sonuna kadar devam eder.<\/p>\n<p><strong> YERLE\u015e\u0130K CEM\u0130YETLERDE TOPLUMSAL D\u00dcZEN<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>Uygar toplumlarda yani yerle\u015fik cemiyetlerde \u00e7e\u015fitli soy, sop ve kabileler birarada ya\u015fad\u0131\u011f\u0131ndan akrabal\u0131k ba\u011flar\u0131 gev\u015femi\u015ftir. Siyasi \u00f6rg\u00fctlenmeye do\u011fru gittik\u00e7e bu cemiyetlerde sosyal ve hukuki d\u00fczeni sa\u011flayacak yeni ili\u015fkiler, yeni toplumsal \u00f6rg\u00fctlenme \u015fekilleri olu\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Devlet kuran yerle\u015fik cemiyetlerde akrabal\u0131k ve soy ba\u011f\u0131n\u0131n yerini yava\u015f yava\u015f bir <strong>\u201chanedana ba\u011fl\u0131l\u0131k ve din duygusu\u201d<\/strong> almaktad\u0131r. Bu \u00f6zellikler bazen kurulmu\u015f devletin s\u00fcreklili\u011fini, bazen da yeni bir devletin kurulmas\u0131n\u0131 i\u00e7lerinde \u00e7e\u015fitli soy, kabile ve bunlara ba\u011fl\u0131 olarak rekabetlerin yana\u015ft\u0131\u011f\u0131, eski ahlaki \u00f6zelliklerin meydana getirir. Bu gev\u015femi\u015f cemiyetlerde, \u00e7e\u015fitli soylar\u0131n isteklerini ba\u011fda\u015ft\u0131r\u0131p, radikal de\u011fi\u015fimleri \u00f6nleyecek, d\u0131\u015fta her an sald\u0131r\u0131ya haz\u0131r kuvvetli g\u00f6\u00e7ebelere kar\u015f\u0131 savunmay\u0131 sa\u011flayacak kuvvetli bir \u201csiyasi ve hukuki te\u015fkilatlanmaya yani devlete duyulan ihtiya\u00e7 a\u00e7\u0131k\u00e7a bellidir. Bu g\u00f6\u00e7ebe d\u00fczenini sa\u011flayan de\u011fer ve ili\u015fkilerin yerini almak zorundad\u0131r.<\/p>\n<p>D\u0130PNOTLAR<\/p>\n<p><strong>48) <\/strong>Mukaddime:C. I, s. 322.<\/p>\n<p><strong>49) <\/strong>HASSAN\u00dcmit: age, s. 216.<\/p>\n<p><strong>50)<\/strong> HASSAN\u00dcmit: age, s. 216.<\/p>\n<p><strong>51) <\/strong>Mukaddime:C. I, s. 333.<\/p>\n<p><strong>52)<\/strong> HASSAN\u00dcmit: age, s. 216-217.<\/p>\n<p><strong>53)<\/strong> HASSAN\u00dcmit: age, s. 218.<\/p>\n<p><strong>54)<\/strong> HASSAN\u00dcmit: age, s. 215.<\/p>\n<p><strong>55)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 375-376.<\/p>\n<p><strong>56)<\/strong> Mukaddime: C. I. s. 317 vd.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong> <span style=\"color: #0000ff; font-size: large;\"> <span lang=\"TR\"> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA DEVLET ANLAYI\u015eI<\/span><\/span><\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun bug\u00fcnk\u00fc sosyolojik anlay\u0131\u015fa uygun olarak toplum ve devleti birbirinden ayr\u0131 varl\u0131klar olarak ele al\u0131r. O\u2019na g\u00f6re <strong> cemiyet, insanlar\u0131n birbirine muhta\u00e7 olmas\u0131 gibi, do\u011fal bir zorunluluktan do\u011fdu\u011fu halde, devlet, ferdi di\u011fer fertlerin sald\u0131r\u0131 ve zulm\u00fcnden korumak i\u00e7in kurulmu\u015f bir kurumdur.<\/strong> Ki\u015finin silahlar\u0131 onu yabani hayvanlara kar\u015f\u0131 korur. Fakat o, ayn\u0131 silaha sahip kendi cinsine kar\u015f\u0131 ne yapacakt\u0131r? Bu durumda toplum d\u00fczenini sa\u011flayan h\u00fck\u00fcmlere ve kanunlara ihtiya\u00e7 vard\u0131r. \u0130nsan i\u00e7in kendi cinsinden bir yasak\u00e7\u0131ya sahip olma ve ona uyma da bir zorunluluk olmu\u015ftur. \u0130bi Haldun\u2019a g\u00f6re; toplu halde ya\u015f\u0131yan ar\u0131 ve \u00e7ekirgelerde h\u00fckmetme ve emre uyma \u00f6zelli\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcrse de, bu tamamen bir i\u00e7g\u00fcd\u00fcn\u00fcn eseridir. \u0130nsanlardaki ise akl\u0131n ve onlar\u0131n siyasi kabiliyetlerinin sonucudur.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; <strong>\u201cM\u00fclk\u201d<\/strong> kelimesi ile <strong>\u201cDevlet\u201d <\/strong>kelimesini Mukaddime\u2019de ayn\u0131 manada kulanm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fclmektedir. M\u00fclk kelimesi, h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k, h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k onuru, h\u00fckmetme, y\u00f6netme, y\u00fcr\u00fctme kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Prof. Dr. \u00dcmit Hassan; \u0130bni Haldun\u2019da m\u00fclk-devlet ili\u015fkisini \u015f\u00f6yle tan\u0131ml\u0131yor: Mukaddime\u2019de m\u00fclk terimi temel kurumu, temel \u00f6rg\u00fct\u00fc belirtmektedir. Zaten \u0130slam k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde; din ve devlet, din ve m\u00fclk, din ve sultan terimlerinin b\u00f6yle birlikte olarak s\u0131k s\u0131k kullan\u0131lmas\u0131 m\u00fclk ve devlet terimlerinin etimolojik a\u00e7\u0131dan ayn\u0131 k\u00f6ke varan yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. Mukaddime\u2019de m\u00fclk kelimesinden ba\u015fka devlet kelimesi de ge\u00e7mektedir.(58)<\/p>\n<p><strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA DEVLET VE EGEMENL\u0130K \u0130L\u0130\u015eK\u0130S\u0130<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, <strong>devletin meydana geli\u015fini bir bak\u0131ma idare edenlerle idare edilenler farkl\u0131la\u015fmas\u0131 olarak izah etmektedir. <\/strong>Devletler, g\u00f6\u00e7ebe topluluklar\u0131n zamanla geli\u015ferek, zenginle\u015ferek yerle\u015fik hayata y\u00f6nelmeleri ve kendi ba\u015flar\u0131na siyasi bir te\u015fkilat kurmalar\u0131 sonucu olu\u015fur. \u201cAsabiyye\u201d ba\u011f\u0131 kuvvetli, cesur ve sava\u015f\u00e7\u0131 g\u00f6\u00e7ebe cemiyetlerin zengin ve gev\u015femi\u015f yerle\u015fik cemiyetleri yenip, onlar\u0131n yerlerine ge\u00e7meleri sonucu ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.(59)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re devletin kurulmas\u0131 h\u00fck\u00fcmdar\u0131n \u201cAsabiyye\u201d ba\u011f\u0131 kuvvetli bir soyun deste\u011fini de gerektirmektedir. Buna kar\u015f\u0131n, her \u201cAsabiyye\u201d sahibi devlet kurarak h\u00fck\u00fcmdar olamaz. Cemiyeti kendisine boyun e\u011fdiren, vergiler toplayan, kendini sayd\u0131ran ve s\u0131n\u0131rlar\u0131 koruyan h\u00fck\u00fcmdar olabilir. \u0130bni Haldun, yaz\u0131lar\u0131nda, \u201cegemenlik\u201d kavram\u0131na de\u011finmekte, egemenli\u011fi i\u00e7ten en \u00fcst\u00fcn otorite, d\u0131\u015far\u0131ya kar\u015f\u0131 da ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 gerektirdi\u011fini, devlet i\u00e7in zorunlu bir uygulama oldu\u011funu ortaya koymu\u015ftur. \u0130bni Haldun; egemenli\u011fin niteli\u011fi ile ilgili bu d\u00fc\u015f\u00fcnceleri modern devletin ay\u0131r\u0131c\u0131 \u00f6zelli\u011fi olarak savunan<strong> Jean Bodin<\/strong>\u2019den 300 y\u00fczy\u0131l\u00a0 \u00f6nce savunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re devlet normal olarak birbiri ile rekabet halindeki de\u011fi\u015fik kabilelerden birinin di\u011ferine \u00fcst\u00fcn gelmesi ve onlar\u0131 y\u00f6netimi alt\u0131na almas\u0131 ile ba\u015flar. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta bu \u00fcst\u00fcn\u00fclk y\u00f6netici durumuna ge\u00e7en kabiledeki asabiyye ba\u011f\u0131n\u0131n di\u011fer kabilelerden \u00e7ok daha kuvvetli olmas\u0131ndan ileri gelir. Bu y\u00fczden devlet ilk kurulu\u015f d\u00f6neminde yabanc\u0131 bir kuvvet olup, halk\u0131 s\u0131rf kuvvet ve bask\u0131 \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne dayanarak idare eder. \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re, devlet ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 bir soyda karar k\u0131l\u0131p, h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k d\u00fczeni i\u00e7inde birinden di\u011ferine ge\u00e7meye ba\u015flay\u0131nca insanlar devletin kurulu\u015f safhas\u0131n\u0131 unutur ve onu benimsemeye ba\u015flar. Bundan sonra h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k; o soydan gelenlerin tabii bir hakk\u0131 ve onlara boyun e\u011fmenin dini bir g\u00f6rev ve inan\u00e7 oldu\u011fu fikri yerle\u015fir. Toplumda bu inan\u00e7 yerle\u015ftikten sonra,<strong> insanlar inan\u00e7lar\u0131 i\u00e7in sava\u015ft\u0131klar\u0131 gibi devletin ve y\u00f6neticilerinin d\u00fc\u015fmanlar\u0131 i\u00e7in de sava\u015f\u0131rlar.<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; devletin kurulu\u015funda, psikolojik bir etkenin de rol\u00fcne i\u015faret eder. \u0130nsan \u00e7o\u011fu kere yenilgisinin kuvvet noksanl\u0131\u011f\u0131 gibi tabii bir sebebe dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmez. Yenenin \u00fcst\u00fcn niteliklere sahip oldu\u011funa yorumlar. Bundan sonra ki\u015fi b\u00fct\u00fcn i\u015f ve haraketlerinde kendisini yeneni \u00f6rnek al\u0131r. Onu kendine model al\u0131r. Veya kendisine \u00fcst\u00fcn gelen kimsenin \u201cAsabiyyet\u201dten ve kuvvetten \u00f6nce mezhep ve mesle\u011finden ileri geldi\u011fi sonucuna var\u0131r. Yenilgiye u\u011frayan kabile kendisini yenen soyun giyim ve ku\u015famlar\u0131n\u0131 oldu\u011fu kadar din, mezhep, \u00f6rf ve adetlerini de benimser ve ona benzemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bu geli\u015fmelerden sonra, ba\u015flang\u0131\u00e7ta sevilmeyen soy ile halk aras\u0131nda \u201cAsabiyye\u201d ba\u011f\u0131n\u0131 gereksiz k\u0131lan yeni bir dayan\u0131\u015fma t\u00fcr\u00fc olu\u015fur. \u0130bni Haldun\u2019un toplumu bu t\u00fcr analiz y\u00f6ntemi g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki; sosyal psikoloji ve hukuk sosyolojisi y\u00f6ntemlerine tamamen uygundur. <strong> De Facto<\/strong> (fiili) y\u00f6netimden <strong>De Jure<\/strong> (Hukuki-me\u015fru) y\u00f6netmeye ge\u00e7i\u015f olgusunu 19. yy.\u0131n sosyologlar\u0131 bile bu kadar a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde ifade edememi\u015flerdir, dersek \u0130bni Haldun\u2019u abartm\u0131\u015f say\u0131lmay\u0131z.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; devletin iki temel \u00fczerinde kuruldu\u011funu, bunlar\u0131n \u201cAsabiye\u201d ve ekonomi oldu\u011funu vurgulamaktad\u0131r. Bu iki kurucu unsur devleti yaln\u0131zca kurmakla kalmaz, devleti hayat\u0131 boyunca etkileyen ve ondan etkilenen g\u00fc\u00e7leri olu\u015fturmaktad\u0131r.(60) Ekonomik g\u00fc\u00e7 ile \u201cAsabiyyet\u201d aras\u0131nda s\u0131k\u0131 bir ili\u015fki oldu\u011funu, \u0130bni Haldun, Mukaddime\u2019de; \u201ckazan\u00e7la, istihsallerin ve \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n azalmas\u0131 ile \u201cAsabiyyet\u201din kaybolmas\u0131 ve neticede acze do\u011fru gidilece\u011fi unutulmamal\u0131d\u0131r.\u201d Sat\u0131rlar\u0131 ile a\u00e7\u0131kca belirtmektedir.(61)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re; egemen olan siyasi iktidara da sahiptir. Ancak belirli bir siyasi iktidara sahip olmak egemenlik kurmak i\u00e7in h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k etmek yeterli de\u011fildir. \u0130ktidar; egemenli\u011fin zorunlu ko\u015fuludur, fakat yeterli ko\u015fulu de\u011fildir. Belirli bir iktidara sahip oldu\u011fu halde h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k d\u00fczeyine eri\u015fememi\u015f \u00f6rg\u00fctlenmelere tarihte rastlan\u0131lmaktad\u0131r.(62) \u0130bni Haldun, bu durumu eserinde \u015f\u00f6yle \u00f6rnekliyor \u201cBerberi H\u00fck\u00fcmdarlar\u0131ndan bir\u00e7o\u011fu Kayrevan\u2019da A\u011fleb O\u011fullar\u0131 h\u00fck\u00fcmet s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc \u00e7a\u011fda ve Abbasiler devletinin ilk g\u00fcnlerinde h\u00fck\u00fcmet s\u00fcren Arap kavminden olmayan \u0130ranl\u0131 h\u00fck\u00fcmdarlar ger\u00e7ek manas\u0131 ile h\u00fck\u00fcmdar de\u011fildiler. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131n hepsi de devletlere mahsus olan \u015feyleri yapacak kudrette de\u011fillerdir.\u201d(63)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, iktidar olmak i\u00e7in; \u201cuyruklar\u0131na boyun e\u011fdirme\u201d vergi toplama,temsilci heyet yollama, s\u0131n\u0131rlar\u0131 koruyabilme ko\u015fullar\u0131n\u0131da yeterli bulmuyor. Siyasi \u00f6rg\u00fctlenmenin nicelik nitelik y\u00f6n\u00fcnden belirli bir g\u00fcce eri\u015fmi\u015f olmas\u0131 \u015fart\u0131n\u0131 aramaktad\u0131r. Yurdundaki b\u00fct\u00fcn asabiyyetleri yenerek, bu asabiyyet sahiplerini y\u00f6netimi alt\u0131na alamayan ve her muhalif kuvveti ortadan kald\u0131ramayan, kendi egemenli\u011finin \u00fcst\u00fcnde ba\u015fka bir kuvvet ve egemenlik bulunan siyasi \u00f6rg\u00fct, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre g\u00f6re h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k de\u011fildir. Bu y\u00f6netim bi\u00e7imleri; h\u00fck\u00fcmet s\u00fcren bey ve e\u015fraf\u0131n ba\u015fkanlar\u0131 olup, ba\u015fka bir devletin h\u00fckm\u00fc alt\u0131nda toplanm\u0131\u015flard\u0131r. Bu tarz emirlikler (derebeylikler, feodaliteler) memleketi geni\u015f olan devletlerde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.(64)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun devletin egemenli\u011fi ile ilgili a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015fik boyutlarda de\u011ferlendirmektedir. \u00d6rne\u011fin; egemenlik sahibi m\u00fclk ile yaln\u0131zca s\u0131n\u0131rl\u0131 bir co\u011frafi b\u00f6lgedeki belirli bir grup \u00fczerindeki siyasi iktidar ili\u015fkisini kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rarak; \u201cger\u00e7ek m\u00fclk\u201d ile \u201cs\u0131n\u0131rl\u0131 m\u00fclk\u201d ya da (nak\u0131s m\u00fclk) ayr\u0131m\u0131 ile ifade etmektedir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun \u201cnak\u0131s m\u00fclk\u201d kavram\u0131n\u0131 delvet i\u00e7i iktidar ve devletleraras\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k-ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ili\u015fkisi ba\u011flam\u0131nda kullanmaktad\u0131r. \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re delvet i\u00e7i iktidar\u0131n egemenli\u011fin sahibi h\u00fck\u00fcmdardan di\u011fer bir unsura kaym\u0131\u015f olmas\u0131 \u00f6rne\u011fin \u201cH\u00e2cib\u201din (Vezir) iktidar\u0131 ele ge\u00e7irmi\u015f bulunmas\u0131, h\u00fck\u00fcmdarl\u0131ktaki taml\u0131\u011f\u0131 noksan k\u0131lm\u0131\u015f demektir. \u0130ktidar\u0131 kazanan bu ki\u015fi mevcut h\u00fck\u00fcmdarla ayn\u0131 asabiyyeti ta\u015f\u0131yor olabilece\u011fi gibi, vezir, k\u00f6le, azatl\u0131 ya da himaye alt\u0131nda buunan kimselerden biri de olabilir. Bu \u015fekilde iktidar\u0131n h\u00fck\u00fcmdardan ba\u015fka ki\u015fi ve merkezlere kaymas\u0131, \u201cdevlet i\u00e7i\u201d, y\u00f6ntemle ilgili bir geli\u015fmedir. Bu geli\u015fme \u201ch\u00fck\u00fcmdar\u0131n\u201d y\u00f6netimden uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve h\u00fck\u00fcmdar\u0131n denetim alt\u0131na al\u0131nmas\u0131\u201d halinde ortaya \u00e7\u0131kar. (65)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, devletin hakiki m\u00fclk oldu\u011funu belirtmi\u015ftir. H\u00fck\u00fcmdar\u0131n iktidardan uzak b\u0131rak\u0131lmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre g\u00f6re devletinb\u00fcnyesine ili\u015fkin bir durumdur. Ama bu, devletin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle egemenlik ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ile ilgili bir siyasi de\u011fi\u015fme de\u011fildir. Devletin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ve egemenlik ac\u0131s\u0131ndan <strong>\u201cnak\u0131s\u201d<\/strong> m\u00fclk haline d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f bulunmas\u0131, iki halde olmaktad\u0131r. \u0130lki; iktidara sahip oldu\u011fu halde h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k d\u00fczeyine ula\u015fm\u0131yan \u00f6rg\u00fctlenmelerdir. \u00d6rne\u011fin; Kayrevandaki A\u011fleb O\u011flullar\u0131ndan bir\u00e7ok Berberi H\u00fck\u00fcmdar ile Abbasi devletine ba\u011fl\u0131 Arap olmayan h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131n durumu D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u2019e g\u00f6re b\u00f6yledir. \u0130kinci durum; devlette yine \u201cnak\u0131s\u201d m\u00fclk derecesinde olan emirliklerdir. Ba\u011f\u0131ms\u0131z ve ba\u011f\u0131ml\u0131 devlet tipleri \u0130bni Haldun\u2019un devlet niteliklerinin \u00fczerinde durdu\u011fu ve \u201cnak\u0131s\u201d g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc siyasi yap\u0131lanmalard\u0131r. Di\u011fer bir y\u00f6netim bi\u00e7imi ise; \u201cdevlet i\u00e7i iktidar\u0131n el de\u011fi\u015ftirmesi ile ilgili geli\u015fim\u201ddir. Bu; h\u00fck\u00fcmdar\u0131n y\u00f6netimden uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 veya \u201ch\u00fck\u00fcmdar\u0131n denetim alt\u0131na al\u0131nmas\u0131\u201d bi\u00e7iminde olu\u015fmaktad\u0131r.(66)<\/p>\n<p>\u0130bniHaldun;Devlet i\u00e7i iktidar ili\u015fkileri ile devletin b\u00fct\u00fcn\u00fcne ait durumlar\u0131 birbirinden dikkatli bir bi\u00e7imde ay\u0131rmaktad\u0131r. \u0130bni Haldun\u2019un neden, ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k \u015fartlar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan yetersiz kalan devletlere \u201cN\u00e2k\u0131s m\u00fclk\u201d, devlet i\u00e7i iktidar payla\u015f\u0131m\u0131 ile ilgili geli\u015fmeler sonucu ortaya \u00e7\u0131kan ve h\u00fck\u00fcmdar\u0131n iktidardan uzak d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc devletlere \u201cnak\u0131s m\u00fclk\u201d terimini kulland\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Bu olu\u015fumun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc; \u0130bni Haldun\u2019un siyasi yap\u0131 ve \u00f6rg\u00fcte ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015flerinin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131na \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde yard\u0131mc\u0131 olabilir. \u0130bni Haldun\u2019un iktidara ili\u015fkin geli\u015fmeleri devletin yap\u0131s\u0131 i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 terimle a\u00e7\u0131klamas\u0131 bilin\u00e7li bir yakla\u015f\u0131mdan kaynaklan\u0131yor. O\u2019na g\u00f6re; devletin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ko\u015fullar\u0131 y\u00f6n\u00fcnden kayba u\u011framas\u0131 devleti nas\u0131l zay\u0131f d\u00fc\u015f\u00fcrecekse, iktidar\u0131 devletin kurucusundan uzakla\u015farak yeni unsurlar\u0131n eline ge\u00e7mesi de bu kez ba\u011f\u0131ms\u0131z bir devleti zay\u0131fl\u0131\u011fa s\u00fcr\u00fckliyebilecektir. O, konuya normatif bir yakla\u015f\u0131mda bulunmaktad\u0131r. Yani d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc ilgilendiren\u00a0 temel sorun devlet olgusudur. Siyasi otorite (h\u00fck\u00fcmdar) ile siyasi iktidar (vezir, yard\u0131mc\u0131 vs.) ayr\u0131m\u0131 oldu\u011funda devletin g\u00fcc\u00fcnden kayba u\u011framas\u0131 s\u00f6z konusudur. B\u00f6ylece devlet gittik\u00e7e zay\u0131f d\u00fc\u015febilecek, durum yaln\u0131zca bir iktidar sorunu olmaktan \u00e7\u0131kabilecek, devletin egemenli\u011fine g\u00f6lge d\u00fc\u015f\u00fcren geli\u015fmeleri do\u011furabilecektir.(67)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019un Devlet-m\u00fclk egemenlik ile ilgilibu g\u00f6r\u00fc\u015fleri, genel kabul g\u00f6r\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcncelerdir. \u0130slam boyutlar\u0131 \u00e7er\u00e7evesindeki bilgi ve g\u00f6zlemlerine dayanarak geli\u015ftirdi\u011fi bu teori, sonu\u00e7ta kendili\u011finden genel kabul g\u00f6ren (evrensel) d\u00fc\u015f\u00fcnceler olmu\u015ftur. Prof. Dr. \u00dcmit Hassan diyor ki,\u00a0 \u201cSa\u011fl\u0131kl\u0131 veri ve bulgular\u0131na dayanarak ortaya koydu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015fleri, vard\u0131\u011f\u0131 sentez ve bu sentezi belirli bir sistematik alt\u0131nda i\u015flemesi evrensel siyasi olgular\u0131n ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 veren bir teorinin meydana gelmesine \u00f6n ayak olmu\u015ftur. \u0130bni Haldun\u2019un verilerini derledi\u011fi mekan-zaman i\u00e7in ortaya koydu\u011fu siyasi g\u00f6r\u00fc\u015fler, bu g\u00fcn i\u00e7in bile tarih de\u011fil sonu\u00e7lar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan, tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmiyecek bir de\u011fer ta\u015f\u0131maktad\u0131r.(68)<\/p>\n<p><strong> DEVLET \u015eEK\u0130LLER\u0130<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>Devletin geli\u015fmi\u015flik d\u00fczeyine ula\u015fm\u0131\u015f cemiyetlerde yerle\u015fik hayat\u0131n ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 karma\u015f\u0131k meseleleri \u00e7\u00f6zmek, h\u00fck\u00fcmdar\u0131n yetkilerini belirtip s\u0131n\u0131rlamak i\u00e7in devletlerin belirli bir siyaset izlemeleri gerekmektedir. Yoksa, devlette d\u00fczen kalmaz, hakimiyet yerle\u015fmez ve sonunda devlet yokolu\u015fa gider. G\u00f6\u00e7ebe topluluklarda n\u00fcfus azl\u0131\u011f\u0131 herkesin birbirini tan\u0131mas\u0131, nesebin a\u00e7\u0131kca belli olu\u015fu asabiye ba\u011f\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ba\u011f\u0131n sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 do\u011fal gelenekler yeterlidir. Fakat, gerek muhtelif kabileler aras\u0131 sava\u015f, gerekse yerle\u015fik cemiyetler haline ge\u00e7me sonunda bu ilk kabile halindeki yap\u0131 eski birlik ve dirli\u011fini kaybeder. N\u00fcfus artar, neseb kar\u0131\u015f\u0131r, toplumda belirli bir servet birikimi olur, m\u00fclkiyet artar. B\u00f6ylece asabiyyet ba\u011f\u0131, bu karma\u015f\u0131k toplumu d\u00fczenleyecek kuvvetini kaybeder. Bu a\u015famada soylar\u0131, ya\u015fam tarzlar\u0131, meslekleri birbirinden farkl\u0131 heterojen(kar\u0131\u015f\u0131k) bir insan toplumunu ayn\u0131 d\u00fczen alt\u0131nda ya\u015fatabilmek i\u00e7in \u00f6rg\u00fctl\u00fc, merkezi ve zorlay\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131 zorunludur. \u0130\u015fte siyasi iktidar budur. Devlet budur.<\/p>\n<p><strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA S\u0130YASET \u00c7E\u015e\u0130TLER\u0130<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>1) Akli siyaset, 2) Medeni siyaset, 3) Dini siyaset.<\/p>\n<p><strong> Akl-i Siyaset: <\/strong> Akli siyaset, insanlar\u0131n ak\u0131llar\u0131 ile bulunup koyduklar\u0131 kanunlar\u0131n devleti y\u00f6netme t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Bilgiye ve akla dayanan bir y\u00f6netme s\u00f6z konusudur. Kamu yarar\u0131na \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u0130slami devletler, ak\u0131l d\u0131\u015f\u0131 ilahi emirlerle y\u00f6netildiklerinden \u00f6zel bir durum g\u00f6sterirler, bu tip bir y\u00f6netim \u015feklinin d\u0131\u015f\u0131nda kal\u0131rlar. \u015eeriat h\u00fck\u00fcmleri genel ve \u00f6zel b\u00fct\u00fcn menfaatleri g\u00f6zetmi\u015f ve devlet idaresi i\u00e7in gerekli b\u00fct\u00fcn kaideleri koymu\u015ftur. Akli siyasetin bir ba\u015fka \u00e7e\u015fidi ise,devlet idaresi cebir ve \u015fiddete dayand\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Kamu yarar\u0131 h\u00fck\u00fcmdar yarar\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131lan kanunlara tabidir. \u0130bni Haldun <strong>ikinci tip siyaseti<\/strong>, akli siyasetin k\u00f6t\u00fc bir \u00f6rne\u011fi oldu\u011fu halde bir\u00e7ok devletler taraf\u0131ndan kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade etmektedir.(69)<\/p>\n<p><strong> Medeni Siyaset:<\/strong> \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re, bu tip bir siyaset filozoflar\u0131n bahsettikleri ideal siyasettir. Ger\u00e7ekle ilgisi yok gibidir. Medeni siyasetin esas\u0131, insanlar\u0131n idare olmaks\u0131z\u0131n bar\u0131\u015f ve huzur i\u00e7inde ya\u015famalar\u0131n\u0131 hedef al\u0131r. Bu durum i\u00e7in her ferdin fazilet ve bilgi sahibi olmas\u0131 gerekir. Ger\u00e7ekle\u015fmesi uzak bir olas\u0131l\u0131kt\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, filozoflar\u0131n bu ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131kca kabul ettiklerini ifade eder.(70)<\/p>\n<p><strong> Dini Siyaset:<\/strong>Burada ise, Allah\u2019\u0131n el\u00e7isinin haber verdi\u011fi \u015fer\u2019i kanunlar dairesinde devletin idare edilmesidir. Dini kurallar insan\u0131n d\u00fcnyevi ve dini davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 d\u00fczenledi\u011fi kadar devlet hayat\u0131nda tutulmas\u0131 gereken yolu da g\u00f6sterir. \u0130bni Haldun, \u0130slam h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131 devleti y\u00f6netirken, \u00f6nce \u015feriat h\u00fck\u00fcm ve kaidelerine, sonra filozoflar\u0131n ortaya koyduklar\u0131 etik prensiplere uymaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 yaz\u0131yor.(71)<\/p>\n<p><strong> DEVLET\u0130N AMACI<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>Devletin faydas\u0131, toplumun her s\u0131n\u0131f\u0131na \u015fevkatle muamele etmesindedir. Devletin kurulmas\u0131 insanlar\u0131n her t\u00fcrl\u00fc sald\u0131r\u0131dan uzak, bar\u0131\u015f i\u00e7inde ya\u015famalar\u0131 amac\u0131na y\u00f6neliktir. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn kendi deyi\u015fi ile \u201ch\u00fck\u00fcmdarl\u0131k ve saltanat uyru\u011fa has\u0131l olan izafi bir vas\u0131f olup devlet ile sultan ile uyruk aras\u0131nda manevi bir ba\u011f oldu\u011fundan, uyruk h\u00fck\u00fcmdara, h\u00fck\u00fcmdar uyru\u011fa nisbet edilir.\u201d(72) Yani, devletin ve h\u00fck\u00fcmdar\u0131n varl\u0131k sebebi halk\u0131n yarar\u0131na olu\u015fudur. Bundan dolay\u0131 h\u00fck\u00fcmdar toplumunu koruma, onun menfaatlerini g\u00f6zetme, ge\u00e7imini sa\u011flama ve her s\u0131n\u0131f\u0131na iyi muamele etmek zorundad\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre g\u00f6re h\u00fck\u00fcmdar demek, toplumu olan ve toplumuna h\u00fckm\u00fc ge\u00e7en ki\u015fi demektir. Bu ili\u015fki y\u00f6neten ile y\u00f6netilen aras\u0131nda dostane ili\u015fkiler gerektirdi\u011finden, halka zulmetmek ve siyasi kudreti k\u00f6t\u00fcye kullanmak bizzat devlet kurumunu sona erdirebilir. \u0130bni Haldun; \u00e7ok zeki ve fevkalade ak\u0131ll\u0131 olman\u0131n bir h\u00fck\u00fcmet i\u00e7in pek aran\u0131r bir \u00f6zellik olmamas\u0131 gerekti\u011fini savunur. \u015eeytani bir zekaya sahip devlet y\u00f6neticilerinin halk\u0131 daima istismar edece\u011fini, onu katlanam\u0131yaca\u011f\u0131 y\u00fckleri ta\u015f\u0131maya zorlayaca\u011f\u0131n\u0131 da ileri s\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, <strong>devletin vakti gelmeden sona ermemesi i\u00e7in iktisadi faaliyetlerden uzak kalmas\u0131n\u0131, h\u00fck\u00fcmdar\u0131n ticari ve iktisadi faaliyetlerin cazibesine fazla kap\u0131lmamas\u0131n\u0131, toplumunun refah\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmesi gerekti\u011fini ileri s\u00fcrmektedir.<\/strong> Sonu\u00e7 olarak \u0130bni Haldun devletin ve bilhassa h\u00fck\u00fcmdar\u0131n ana vazifesini asabiyyet denen birlik kudretini daima diri tutmas\u0131 gerekti\u011fi y\u00f6n\u00fcndedir.<\/p>\n<p><strong> \u0130BN\u0130 HALDUN\u2019DA DEVLET\u0130N D\u00d6NEMLER\u0130<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, devleti statik (durgun) olarak de\u011fil dinamik de\u011fi\u015fme halinde de\u011ferlendiriyor. Kurulu\u015f, geli\u015fme ve y\u0131k\u0131lma safhalar\u0131n\u0131 inceden inceye g\u00f6zleyerek sebeplerini ara\u015ft\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>O\u2019na g\u00f6re, devlet bir kere kurulup, hakimiyetini sa\u011flam temellere oturttuktan sonra, yani kendini me\u015frula\u015ft\u0131rmay\u0131 ba\u015fard\u0131ktan sonra gittik\u00e7e kuvvetini ve kudretini geli\u015ftirir. Devletin fonksiyonlar\u0131 de\u011fi\u015fik sahalara kadar yay\u0131l\u0131r. B\u00f6ylece g\u00fcven ve refah artar. Bu durum bir taraftan toplumda bilim, sanat, gibi k\u00fclt\u00fcrel k\u0131ymetlerin yerle\u015fip geli\u015fmesini sa\u011flarken, \u00f6te yandan bu rahat ya\u015fam ko\u015fullar\u0131 toplumun bir kesiminin yozla\u015fmas\u0131na da neden olabilir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, devletlerin yozla\u015f\u0131p gerilemesinde ve \u00e7\u00f6kmesinde h\u00fck\u00fcmdar ailelerinin rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtiyor. <strong>O, soylulu\u011fu ve asaleti hi\u00e7bir biyolojik temele dayand\u0131rm\u0131yor. <\/strong>O bu t\u00fcr \u00f6zelliklerin do\u011fu\u015ftan olmay\u0131p sonradan kazan\u0131lan \u00f6zellikler oldu\u011funu belirtiyor. Ona g\u00f6re, asalet, devlet kuran atalar\u0131n kahramanl\u0131k ve cesaretinde aranmal\u0131d\u0131r. B\u00f6yle do\u011fan soyluluk ise,d\u00f6rt ku\u015faktan sonra t\u00fckenmektedir. \u015e\u00f6yle diyor: \u201cHer zafer ve \u015ferefi kazanan o \u015ferefi kazanmak i\u00e7in ne kadar \u00e7ok emek sarfetmi\u015f oldu\u011funu bilir. Bu \u015ferefi kazand\u0131ktan sonra da bu \u015ferefi kazanman\u0131n sebep ve vas\u0131tas\u0131 olan \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve \u00f6zellikleri korumaya ve devam\u0131n\u0131 sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.(73)<\/p>\n<p>Devleti kurucu ku\u015fak ve onu izleyen ku\u015fak; \u015feref, asalet gibi de\u011ferlerin bilgisine sahiptir. Baban\u0131n kazand\u0131\u011f\u0131 \u015feref ve asaleti koruma\u011fa ve ya\u015fatmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc ku\u015fak, kazan\u0131lm\u0131\u015f olan \u015fan, \u015feref ve asaleti atalar\u0131n\u0131 taklit yoluyla s\u00fcrd\u00fcrme\u011fe \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Sonraki yerle\u015fik hayat\u0131n verdi\u011fi, zenginlikten uyu\u015ftu\u011fundan, devleti ba\u015fka ikinci eller y\u00f6netmeye ba\u015flar. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc ku\u015fak ise, atalar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn \u00e7abalar\u0131n\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmser, asaletin kan yoluyla ge\u00e7ti\u011fine inanarak kendisini herkesten \u00fcst\u00fcn tutar. Halk\u0131n devlete itaatini yanl\u0131\u015f yorumlay\u0131p onlar\u0131 hor g\u00f6rmeye ba\u015flay\u0131nca da halk ayaklan\u0131r, neticede ya o soydan birini h\u00fck\u00fcmdar yapar, ya da sevilip say\u0131lan ba\u015fka bir soyun ba\u015fa ge\u00e7mesine \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Yani \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re; <strong>devlet kurucu, s\u00fcrd\u00fcr\u00fcc\u00fc, taklit\u00e7i ve y\u0131k\u0131c\u0131 olmak \u00fczere d\u00f6rt ku\u015faktan sonra y\u0131k\u0131l\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p>Bu ya\u015fanan s\u00fcre\u00e7; bazen bir soyun erken bozulmas\u0131 ile \u00e7abukla\u015fabilir. Veya; alt\u0131nc\u0131, yedinci ku\u015faklara kadar uzad\u0131\u011f\u0131ndan devlet hayat\u0131 daha uzun s\u00fcrebilir.(74) Devletin \u00f6mr\u00fcn\u00fc uzatan en \u00f6nemli sebeplerden biri de uzun s\u00fcre ba\u015fta bulunan h\u00fck\u00fcmdar soyuna ve yerle\u015fmi\u015f d\u00fczene kar\u015f\u0131 halkta y\u00f6netilme al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yerle\u015fmesidir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re devletlerin di\u011fer \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f nedenleri \u015funlar olabilir:Yerle\u015fik ya\u015fam zamanla h\u00fck\u00fcmdar ailesinde israf ve k\u00f6t\u00fc y\u00f6netim al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 olu\u015fturur. H\u00fck\u00fcmdar halktan uzakla\u015fmaya i\u015flerini arac\u0131lar vas\u0131tas\u0131yla g\u00f6rd\u00fcrmeye ba\u015flar. K\u00f6t\u00fc y\u00f6netim ve israf, iltimas sonucu \u00fclkenin iktisadi dengesi bozulur.<strong> Masraflar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lam\u0131yan devlet yeni a\u011f\u0131r vergiler koymaya, asker say\u0131s\u0131n\u0131 azaltarak tasarruf da bulunmak gibi yanl\u0131\u015f tedbirler almaya ba\u015flar. <\/strong>Bu durumda toplum fakirle\u015fir ve h\u00fck\u00fcmdara olan g\u00fcven sars\u0131l\u0131r. Devletin bu gerileyi\u015fi y\u00f6netim mekanizmas\u0131n\u0131 ele ge\u00e7iren ki\u015filerde iktidar h\u0131rs\u0131 ve \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 k\u00f6r\u00fckler. Sars\u0131lm\u0131\u015f, zay\u0131flam\u0131\u015f merkezi otoritenin s\u0131n\u0131r illerini koruyamamas\u0131, oralara asker g\u00f6nderememesi \u00fcst\u00fcne b\u00f6lgelerdeki valiler ve beyler kendi <strong>ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131<\/strong> ilan ederler. B\u00f6ylece y\u0131pranan devlet ya par\u00e7alanma ya da b\u00f6l\u00fcnme sonucu y\u0131k\u0131l\u0131r. Bu durumlarda, \u00e7evrede daha g\u00fc\u00e7l\u00fc, asabiyyet ba\u011f\u0131 kuvvetli sava\u015f\u00e7\u0131, g\u00f6\u00e7ebe bir toplum taraf\u0131ndan devlet ele ge\u00e7irilir. Bu yeni devlet de ayn\u0131 sondan kendini kurtaramaz.<\/p>\n<p><strong> \u0130bni Haldun; devlet hayat\u0131n\u0131 canl\u0131 bir organizman\u0131n ya\u015fant\u0131s\u0131na benzetmektedir.<\/strong> \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re, <strong>devlet, do\u011fan, b\u00fcy\u00fcyen ve \u00f6len bir organizma kimli\u011findedir.<\/strong> Canl\u0131 varl\u0131klar i\u00e7in zorunlu olan bu yasa d\u0131\u015f\u0131nda bir yasa yoktur. Toplumlar i\u00e7in geli\u015fme devresini tamamlamak ve yeniden ba\u015flamak zorunluluktur. Onlar hi\u00e7bir zaman s\u00fcrekli geli\u015fme g\u00f6steremezler. Her toplum ayn\u0131 geli\u015fmeyi ya\u015famak zorundad\u0131r. \u0130bni Haldun, \u201ctarihi kadercilik\u201d anlay\u0131\u015f\u0131 getirmi\u015ftir. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre g\u00f6re ferdi organizma ile devlet organizasyonu benzer de\u011fil ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Devleti, do\u011fan, b\u00fcy\u00fcyen ve \u00f6len bir organizma olarak kabul eden \u0130bni Haldun, ferdi organizman\u0131n ya\u015fama safhalar\u0131 olarak kabul etti\u011fi safhalar\u0131 devlet i\u00e7in de d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. \u00d6rne\u011fin; \u0130bni Haldun; zaman\u0131ndaki doktor ve m\u00fcneccimlerin normal insan hayat\u0131n\u0131n 120 y\u0131l oldu\u011funu iddia etmeleri \u00fcst\u00fcne, devletin de normal ya\u015fam s\u00fcresinin 120 y\u0131l\u0131 a\u015fam\u0131yaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. \u0130nsan \u00f6mr\u00fcn\u00fc her biri 40 ya\u015f olmak \u00fczere 3 d\u00f6neme ay\u0131r\u0131r. Bu d\u00f6nemler \u201ctezayy\u00fct ya\u015f\u0131\u201d (geli\u015fme), \u201cvakuf ya\u015f\u0131\u201d, ve \u201cr\u00fccu ya\u015f\u0131\u201dd\u0131r. \u0130bni Haldun; insan ya\u015fam\u0131 ile devlet ya\u015fam\u0131 aras\u0131nda baz\u0131 benzetmeler yapt\u0131ktan sonra sonunda devleti \u00fc\u00e7 d\u00f6neme ay\u0131rarak inceler.<\/p>\n<p>Bunlar:<strong> 1) Kurulu\u015f d\u00f6nemi, 2) Y\u00fckselme D\u00f6nemi, 3) Gerileme ve \u00c7\u00f6k\u00fc\u015f D\u00f6nemi.<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p><strong> 1) KURULU\u015e D\u00d6NEM\u0130:<\/strong><\/p>\n<p>Toplumun kurulu\u015f d\u00f6nemini kapsamaktad\u0131r. \u0130bni Haldun devletin bu d\u00f6neminde, devletin kayna\u011f\u0131na ili\u015fkin teorilerden yana g\u00f6z\u00fckmektedir. O\u2019na g\u00f6re her toplumun ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131nda bir \u015fef ve onunla ayn\u0131 kandan gelen akraba yeralmaktad\u0131r. Fakat bu sadece bir ba\u015flang\u0131\u00e7tan ibarettir. Bu ba\u015flang\u0131c\u0131n hemen ard\u0131ndan toplumda devaml\u0131 bir m\u00fccadele ba\u015flar. \u0130bni Haldun, devletin bu m\u00fccadele sonunda olu\u015ftu\u011funu ileri s\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>Kurulu\u015f d\u00f6neminde, muhalefet edenler sindirilir ve yenilgiye u\u011frat\u0131l\u0131r. Bu devre amaca ula\u015fmak i\u00e7in; kar\u015f\u0131 koyanlar\u0131 bo\u011fma, devlet ve tahta sahip olma ve \u00f6nce h\u00fck\u00fcmet s\u00fcrm\u00fc\u015f olanlar\u0131n elinden devleti \u00e7ekerek alma d\u00f6nemidir. Bu d\u00f6nemde, devlet \u00f6rg\u00fctlenmesinin b\u00fct\u00fcn \u015fartlar\u0131 tam anlam\u0131 ile yerine getirilemez. Bu d\u00f6nemde sosyal dayan\u0131\u015fma ayn\u0131 kandan gelme gibi, bir maddi olguya dayanmaktad\u0131r. Daha sonralar\u0131 bu kabile di\u011fer a\u015firetlerden kat\u0131lmalar sonucunda, kanda\u015fl\u0131k \u00f6zelli\u011fini yitirmektedir.(75)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re, kurulu\u015f d\u00f6neminde hen\u00fcz topra\u011fa tam ba\u011flanma yoktur. Y\u00f6neten ve y\u00f6netilenler ayr\u0131m\u0131 tamamen birbirinden ayr\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Kollektif bir karakterdedir.<\/p>\n<p>Devletler, kurulu\u015f d\u00f6neminde h\u00fck\u00fcmdarl\u0131\u011f\u0131n gereklerinden uzak bulunurlar. Devlet bu d\u00f6nemde te\u015fkilat i\u015fini tamamlamak i\u00e7in yard\u0131mc\u0131 uruk ve boylara muhta\u00e7t\u0131r. Devletin mutlak yetkilerinden olan i\u015flerde bile tam bir h\u00fck\u00fcmdar davran\u0131\u015f\u0131na rastlanmaz. Devletin mutlak yetkilerinden olan i\u015flerde bile tam bir h\u00fck\u00fcmdar davran\u0131\u015f\u0131na rastlanmaz. Devletin ba\u015f\u0131nda bulunan kimse ululuk g\u00f6stermek; vergi toplamak, askeri g\u00fcvenlik sa\u011flamak hususlar\u0131nda kavmi i\u00e7in bir \u00f6rnek te\u015fkil etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u00d6zetle \u015funu s\u00f6yliyebiliriz ki; kurulu\u015f d\u00f6neminde, ekonominin y\u00fcr\u00fct\u00fclmesi, siyasi davran\u0131\u015f ve sosyal bi\u00e7imlenme y\u00f6n\u00fcnden devlet hen\u00fcz uygarl\u0131k kazanamam\u0131\u015ft\u0131r.(76)<\/p>\n<p><strong> 2) Y\u00dcKSEL\u0130\u015e D\u00d6NEM\u0130:<\/strong><\/p>\n<p>Yerle\u015fik toplumu i\u015fgal ederek kurulu\u015f d\u00f6nemine ba\u015flayan g\u00f6\u00e7ebe toplumun bu d\u00f6nemi uzun s\u00fcre devam etmemektedir. G\u00f6\u00e7ebe toplum hazerili\u011fin yani yerle\u015fik hayat\u0131n ko\u015fular\u0131na g\u00f6re de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011framaktad\u0131r. Y\u00fckseli\u015f d\u00f6nemi, y\u0131k\u0131l\u0131\u015fa de\u011fin bu d\u00f6nemdedir. \u0130bni Haldun\u2019a g\u00f6re bu d\u00f6nemde toplumu, \u201cistibdat\u201d ve \u201cfera\u011f\u201d olmak \u00fczere iki tav\u0131r karakterize etmektedir.<\/p>\n<p>\u0130stibdat d\u00f6nemi iktidar\u0131n tamam\u0131 ile bireyselle\u015fti\u011fi devredir. \u0130bni Haldun, etnolojik terminoloji bak\u0131m\u0131ndan bu devreye \u201cMedine\u201d s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kullanm\u0131\u015ft\u0131r. Medine s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc Arap\u00e7ada \u201cSite\u201d kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131ndad\u0131r. Bu devrede topra\u011fa yerle\u015fme s\u00f6z konusudur. Toplum g\u00f6\u00e7ebelik karakterini tamamen yitirmi\u015f yerle\u015fik bir kimlik kazanm\u0131\u015ft\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn de\u011fimi ile <strong>\u201cmedeni\u201d<\/strong> uygar, civil olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bask\u0131 devresi her \u015feyden \u00f6nce, h\u00fck\u00fcmdar\u0131n kavmini bask\u0131 alt\u0131na alarak devleti kendi ba\u015f\u0131na idare etmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemdir. Bu d\u00f6nemde bile eski asabiyyet tamam\u0131 ile \u00e7\u00f6z\u00fclmez. Bask\u0131 y\u00f6netiminin kurulu\u015funa ra\u011fmen, h\u00fck\u00fcmdar\u0131n kanda\u015flar\u0131 hala bir g\u00fc\u00e7 olarak mevcut bulunurlar. H\u00fck\u00fcmdar ger\u00e7ek bir h\u00fck\u00fcmdard\u0131r. Devlet ba\u015fkan\u0131 bu d\u00f6nemde k\u00f6leler edinme\u011fe ve adamlar besleyerek onlar\u0131 kendisine yard\u0131mc\u0131 yapmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Burada ama\u00e7; devleti kendisi ile payla\u015fan ve devlette h\u00fck\u00fcmdar\u0131n kendi hissesi nisbetinde paylar\u0131 bulunan mensup oldu\u011fu uru\u011f ve boylar\u0131 fakir d\u00fc\u015f\u00fcrmektir. Bu d\u00f6nemde h\u00fck\u00fcmdar\u0131 devletin kurulu\u015f \u00e7a\u011f\u0131ndan daha g\u00fc\u00e7 engeller beklemektedir. Kurulu\u015f d\u00f6neminde kollektif bir eylemle yabanc\u0131lar\u0131 ko\u011fmu\u015flar, has\u0131mlar\u0131na kar\u015f\u0131 birlikte \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f ve \u00e7arp\u0131\u015fm\u0131\u015f bulunurlar. Halbuki h\u00fck\u00fcmdar bu ikinci devrede, akrabalar\u0131n\u0131 uzakla\u015ft\u0131rmakla u\u011fra\u015fmaktad\u0131r. Yard\u0131mc\u0131s\u0131 azd\u0131r, bunlarda yabanc\u0131lard\u0131r.(77)<\/p>\n<p>Burada \u0130bni Haldun\u2019un s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi bask\u0131 (istibdat) d\u00f6nemi \u00f6zel bir dikta hali olarak anla\u015f\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Devletin devlet olmas\u0131 i\u00e7in gerekli olan y\u00f6netimin gere\u011fidir. Yani devlet ve h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k politikas\u0131 mahiyeti icab\u0131 devleti idare eden h\u00fck\u00fcmdar\u0131n \u015fiddet kullanmas\u0131n\u0131 icap ettirmektedir.(76)<\/p>\n<p>Y\u00fckseli\u015f d\u00f6neminin ikinci a\u015famas\u0131 olan fera\u011f tavr\u0131, taklit yolunun sosyal ya\u015fant\u0131y\u0131 t\u00fcm\u00fcyle etkisi alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 devreyi ifade eder. yani Bedevilik, Hazerili\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015fmekte ba\u015fka bir deyimle g\u00f6\u00e7ebe toplum, geleneksel kimli\u011finden tamam\u0131 ile s\u0131yr\u0131larak kendini taklit yoluyla i\u015fgal etti\u011fi uygar toplumun ya\u015fant\u0131s\u0131na uydurmaktad\u0131r. Askeri \u201cmiliter\u201d g\u00fc\u00e7 itibariyla \u00fcst\u00fcn bulunan g\u00f6\u00e7ebe toplum, uygarl\u0131k bak\u0131m\u0131ndan \u00fcst\u00fcn bulunan yerle\u015fik toplumu taklit etmekte ve onun i\u00e7inde eriyip gitmektedir. Burada ilgin\u00e7 olan y\u00f6n, militer g\u00fcc\u00fcn en y\u00fcksek erdem say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde \u0130bni Haldun\u2019un, g\u00f6\u00e7ebe toplumlara \u00f6zg\u00fc meziyetlere hayranl\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmekle birlikte taklit s\u00fcrecinin, y\u00fcksek uygarl\u0131ktan a\u015fa\u011f\u0131 uygarl\u0131\u011fa do\u011fru i\u015fleme tarz\u0131na i\u015faret etmi\u015f olmas\u0131d\u0131r.(77)<\/p>\n<p>H\u00fck\u00fcmdar\u0131n mutlak iktidar\u0131n\u0131n yerle\u015fmi\u015f bulundu\u011fu bu d\u00f6neminde, art\u0131k iktidar\u0131 peki\u015ftirmekten \u00e7ok iktidar\u0131n nimetlerinden faydalanmak s\u00f6zkonusuur. Rahatl\u0131k \u00e7a\u011f\u0131 ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Rahatl\u0131k g\u00f6steri\u015fe, \u015fatafata d\u00f6n\u00fck bir rahatl\u0131kt\u0131r. H\u00fck\u00fcmdarlar bu devrede para ve servet toplayarak b\u00fcy\u00fck binalar, k\u00f6\u015fkler, kaleler, b\u00fcy\u00fck \u015fehirler ve heybetli heykeller in\u015fa ederler. Kavimlerinin ileri gelenlerinden huzuruna gelen heyetlere ba\u011f\u0131\u015flarda, ihsanlarda bulunurlar. Maiyetinde bulunanlar\u0131n say\u0131lar\u0131n\u0131 \u00e7o\u011falt\u0131r, onlara para verir, derece ve r\u00fctbelerini y\u00fckseltirler. Sonu\u00e7ta; devleti kuran asabiyye \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr. Devlet y\u00f6netiminde yeni bir <strong>\u201cse\u00e7kin z\u00fcmre\u201d<\/strong> olu\u015fur. H\u00fck\u00fcmdar\u0131n g\u00fcc\u00fc doru\u011funa ula\u015f\u0131r. \u00c7evresidekilerin \u015feref ve kuvvetleri artar. Bunlar para ve servet toplarlar.<\/p>\n<p><strong> 3) GER\u0130LEME VE \u00c7\u00d6K\u00dc\u015e D\u00d6NEM\u0130:<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun gerileme ve \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f d\u00f6nemini, hayat\u0131n son iki a\u015famas\u0131n\u0131 i\u00e7ine alan \u201cm\u00fcsalemet\u201d (bar\u0131\u015f) ve \u201cisraf\u201d (gereksiz harcama) olmak \u00fczere iki madde olarak ifade etmektedir.<\/p>\n<p><strong> Bar\u0131\u015f (M\u00fcsalemet) d\u00f6nemi:<\/strong>Bu a\u015famay\u0131 ifade eden \u00f6zellik, kanaat ve bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l\u0131kt\u0131r. Yani pasifliktir. G\u00f6\u00e7ebe toplumun taklit yoluyla uygarl\u0131\u011fa kavu\u015fmas\u0131, kendisine sava\u015f\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 unutturmu\u015f, askeri karakterini yitirmi\u015ftir. Bu duruma girmi\u015f toplumlarda art\u0131k ilk \u00e7eki\u015fmeler ba\u015flar. U\u00e7 beyleri, merkezi h\u00fck\u00fcmete kafa tutmaya ba\u015flar. \u0130\u015fgal hevesleri belirir. Devletin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde taze asabiyyet sahibi a\u015firetler harekete ge\u00e7ebilir. \u0130bni Haldun gerileme olgusunu sadece askeri g\u00fcc\u00fcn \u00e7\u00f6kmesine de\u011fil,sosyal sebeplere de ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Gerileme; uygarl\u0131k a\u00e7\u0131s\u0131ndan, askeri g\u00fcc\u00fcn azalmas\u0131, i\u00e7 ve d\u0131\u015f g\u00fcvenli\u011fi y\u0131pratarak y\u0131k\u0131l\u0131\u015fa yol a\u00e7abilir.<\/p>\n<p>Bar\u0131\u015f\u0131n hakim oldu\u011fu d\u00f6nemde \u00f6nceki h\u00fck\u00fcmdarlar \u00f6rnek al\u0131n\u0131r, onlara benzer bir ya\u015fam s\u00fcrd\u00fcrmek istenir. H\u00fck\u00fcmdarlar\u0131n seleflerinin yolunu takip etmenin en do\u011fru yol oldu\u011funa ve onlar\u0131n izinden ayr\u0131lman\u0131n devlet ve yurdun d\u00fczeninin bozulmas\u0131 ile sonu\u00e7lanaca\u011f\u0131na inan\u0131l\u0131r. Seleflerinin kendilerinden daha isabetli fikir sahibi olduklar\u0131na ve bu isabetli d\u00fc\u015f\u00fcnceleri sayesinde devlete ululuk ve \u015feref kazand\u0131rm\u0131\u015f bulunduklar\u0131na inan\u0131rlar. Rahatl\u0131k ve sukunet sosyal hayat\u0131n tabii bir hali olur. Bu d\u00f6nem, devletin eri\u015fti\u011fi doru\u011fun, m\u00fctevazi olmayan ini\u015fini de ya\u015fat\u0131r.<\/p>\n<p><strong> \u0130sraf (Gereksiz Harcama) D\u00f6nemi:<\/strong>Bu d\u00f6nemde; israf, sa\u00e7\u0131p-da\u011f\u0131tma temel davran\u0131\u015f bi\u00e7imi olur. H\u00fck\u00fcmdarlar ve \u00e7evreleri bu d\u00f6nemde, kendilerinden \u00f6nce h\u00fck\u00fcmette bulunanlar\u0131n toplad\u0131klar\u0131n\u0131 \u015fehvet, arzu ve zevkleri u\u011frunda harcarlar. Askere ayr\u0131lan masraflar\u0131 kendi arzular\u0131 i\u00e7in sarfederler. H\u00fck\u00fcmdar ordu \u00f6rg\u00fct\u00fc ile ilgilenmez. Ordu tefti\u015f edilmez. B\u00f6ylece askeri g\u00fc\u00e7lerde bozulmu\u015f olur.(78)<\/p>\n<p>\u0130sraf d\u00f6neminde; hanedan\u0131n bozulmas\u0131 son demine varm\u0131\u015ft\u0131r. Saray mensuplar\u0131 i\u015fi tamamen zevk ve e\u011flenceye vururlar. Bunun sonucu ise a\u011f\u0131r vergiler olur. Ya\u015fam halk i\u00e7in \u00e7ekilmez hale gelir.<\/p>\n<p>Genel \u00f6zellikleri verilen bu d\u00f6neme; \u0130bni Haldun<strong> can \u00e7eki\u015fme d\u00f6nemi<\/strong> ad\u0131 vermektedir. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre g\u00f6re, \u00f6l\u00fcm bireysel organizmalar i\u00e7in oldu\u011fu gibi toplumsal organizmalar i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Her do\u011fan canl\u0131 sonunda \u00f6lecektir. Bu s\u00fcre\u00e7 toplumda ise, bir di\u011fer toplumun kendi yerini almas\u0131 bi\u00e7iminde ger\u00e7ekle\u015fmektedir. Yani toplum d\u0131\u015far\u0131dan gelen bir darbe ile son bulacakt\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcre g\u00f6re, yeni bir g\u00f6\u00e7ebe toplum bu darbeyi yapacak ve yukar\u0131da ifade edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan s\u00fcre\u00e7 yeniden ya\u015fanacakt\u0131r. \u0130bni Haldun, bu s\u00fcrecin m\u00fcddetini de belirtmi\u015ftir, toplumsal organizmalara her biri 40 y\u0131l s\u00fcren 3 ku\u015fak yani 120 y\u0131ll\u0131k bir \u00f6m\u00fcr tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong> SONU\u00c7 YER\u0130NE<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; tarihsel \u00f6neme sahip \u00f6nemli eseri \u201cMukaddime\u201dde tarih ve toplum metodolojisini \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131kl\u0131yor: <strong>\u201cMukaddime\u2019nin hedefi, sosyal kaide ve kanunlar\u0131, kavimlerin, as\u0131rlar\u0131n,\u00fclkelerin, hallerini, olaylar\u0131n de\u011fi\u015fmek oldu\u011funu, bu de\u011fi\u015fmenin tesirlerini bilmek, sebep ve sonu\u00e7lar\u0131n incelemek,devletlerin ba\u015flang\u0131\u00e7 ve de\u011fi\u015fmelerini icap ettiren amirleri, bu devletleri y\u00f6netenlerin hallerini incelemektir.\u201d<\/strong>(78) demektedir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun; \u201c\u0130lm\u00fcl-\u00dcmran\u201d ad\u0131n verdi\u011fi kuram\u0131nda d\u00f6nemine g\u00f6re,toplumbilimin adeta yeniden yap\u0131lanmas\u0131 denebilecek savlar i\u00e7eriyor. Tarih\u00e7i ve bir \u0130bni Haldun ara\u015ft\u0131rmac\u0131s\u0131 Prof. Dr. \u00dcmit Hassan, \u0130bni Haldun i\u00e7in \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor:<\/p>\n<p>\u201cOlaylar\u0131, toplum olaylar\u0131 olarak ele alm\u0131\u015f ve toplumlar\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131 olduklar\u0131 \u00fcretim bi\u00e7imlerine g\u00f6re de\u011ferlendirmi\u015ftir. Devlet ve iktidar olgular\u0131na objektif karakteri itibariyla incelemi\u015ftir. Bu kavray\u0131\u015f, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn tarihe ve bilime objektif ve ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak yakla\u015fmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bni Haldun <strong>\u201czahiri\u201d <\/strong>ve <strong> \u201cbat\u0131ni\u201d <\/strong>tarih ayr\u0131m\u0131 ile bunu ispatlam\u0131\u015ft\u0131r.(79) O d\u00f6nemde Bat\u0131da bile; \u00f6yk\u00fcc\u00fc tarih anlay\u0131\u015f\u0131ndan kendini kurtaramam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bni Haldun ise, bat\u0131ni tarih anlay\u0131\u015f\u0131 ileb\u00fct\u00fcn \u00f6yk\u00fcleri bir tarafa iterek zaman i\u00e7inde etkili olmu\u015f, olaylar \u00fczerinde durarak, olaylar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, <strong>sosyal ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fi <\/strong>a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fcz tarih\u00e7ilerine, topumbilimcilerine y\u00f6n verecek \u00f6neme sahiptir.<\/p>\n<p><strong> Toplumbilimde g\u00f6zlem metodunu hi\u00e7 kimseden etkilenmeden uygulayan \u0130bni Haldun, \u00e7e\u015fitli alanlarda Bat\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin \u00f6nc\u00fcs\u00fc olmu\u015ftur.<\/strong> D\u00fc\u015f\u00fcnceleri; Machivellio, Comte, Vico, Bodin, Montesguieu\u2019nun fikirleri ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131larak ayn\u0131 seviyede kabul edilmi\u015ftir. Bat\u0131 devletlerinin y\u00fckseli\u015f ve y\u0131kl\u0131\u015f sebeplerini yap\u0131lar\u0131ndaki co\u011frafi \u015fartlara g\u00f6re ara\u015ft\u0131ran ilk d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, Montesguieu\u2019dur. \u0130bni Haldun\u2019la aras\u0131nda benzerlik vard\u0131r. Montesguieu; \u00e7e\u015fitli devirlerin tarihine ait g\u00f6zlemlere dayand\u0131\u011f\u0131 ve de\u011fi\u015fik toplumsal \u015fartlar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olan bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr oldu\u011fu i\u00e7in kaderci de\u011fil, ilericidir. \u0130bni Haldun\u2019un, <strong>Vico<\/strong> ile de m\u00fcnasebeti vard\u0131r. \u0130bni Haldun\u2019dan 400 y\u0131l sonra Vico toplumlar\u0131n asla y\u00fckselmedi\u011fini, y\u00fckselip al\u00e7almak \u00fczere kavisini tamamlay\u0131p yine eski vaziyetine geldi\u011fini iddia etmi\u015ftir. Vico, <strong>Descartes<\/strong>\u2019in rasyonalizmine dayand\u0131\u011f\u0131 halde, \u0130bni Haldun s\u0131rf kendi g\u00f6zlemlerine dayanmaktad\u0131r. \u0130bni Haldun\u2019la <strong>J. J. Rousseau<\/strong> aras\u0131nda da bir bak\u0131ma fikir m\u00fcnasebeti vard\u0131r. Rousseau, <strong> \u201cToplum S\u00f6zle\u015fmesi\u201d<\/strong> adl\u0131 eserinde bir t\u00fcr medeniyet kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 fikrini yaymaktad\u0131r. Rousseau, genel kan\u0131n\u0131n tersine olarak sanayii ve edebiyat\u0131n insanlar\u0131 mutsuz etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. \u0130bni Haldun\u2019da devletin y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n sebebini ve b\u00fct\u00fcn ahlaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n k\u00f6kenini \u015fehir ve sanayi hayat\u0131nda bulmaktad\u0131r.(80)<\/p>\n<p>XIV. yy\u2019da toplum ve devlet ayr\u0131m\u0131n\u0131 yapan \u0130bni Haldun bu yap\u0131lanmalar\u0131 modern sosyologlar d\u00fczeyinde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Toplum ya\u015fam\u0131n\u0131n ve hukukun devletten \u00f6nce oldu\u011fu, hen\u00fcz te\u015fkilatlanmam\u0131\u015f toplumlar\u0131n yaz\u0131l\u0131 olmayan \u00f6rf hukuku ile d\u00fczeni sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 saptam\u0131\u015ft\u0131r. Devleti ger\u00e7ek sosyal yap\u0131s\u0131 ile ele alan \u0130bni Haldun, onu Aristo gibi \u201cM\u00fc\u015fterek hayr\u0131 sa\u011flama\u201d gayesi ile kurulmu\u015f bir topluluk olarak tan\u0131mlamakla yetinmemi\u015ftir. Ona g\u00f6re devletin gerisinde \u00e7e\u015fitli sosyal olaylar ve olgular vard\u0131r. Sosyal ve cemiyetler aras\u0131 rekabet, sava\u015f, iktidar h\u0131rs\u0131, korunma arzusu, vs. devletin kurulma sebeplerinden birini veya birka\u00e7\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. \u0130bni Haldun, Aristo\u2019nun aksine, devlette ortaya \u00e7\u0131kan de\u011fer ile devletin kurulmas\u0131na sebep olan olay ve olgular\u0131 birbirinden ay\u0131rabilmi\u015ftir.(81) \u0130bni Haldun\u2019un devleti sosyal ger\u00e7eklik i\u00e7ersinde t\u00fcm \u00e7\u0131plakl\u0131\u011f\u0131 ile ele ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Bu bak\u0131mdan <strong>Machivelli<\/strong> ile \u0130bni Haldun aras\u0131nda da benzerlik kurulabilinir. Her ikisi de devletin siyasi ve tarihi temelleri \u00fczerinde durmu\u015ftur. Devlete yararl\u0131 oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde siyasete de\u011finmi\u015flerdir. Her ikisinin de birle\u015ftikleri en \u00f6nemli noktalar ara\u015ft\u0131rma ve incelemelerinde <strong>g\u00f6zleme<\/strong> dayanmalar\u0131d\u0131r.(82)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun, do\u011fup geli\u015fen devletlerin geli\u015fmelerinin en y\u00fcksek noktas\u0131nda \u00e7\u00f6kmeye ba\u015flad\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemektedir. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ele\u015ftirilmektedir. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin, \u0130bni Haldun\u2019un g\u00f6zlem alan\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 ve dar olmas\u0131ndan ileri geldi\u011fi s\u00f6ylenmektedir.<\/p>\n<p>Prof. Dr. Tar\u0131k \u00d6zbilgen \u201c\u0130bni Haldun \u00e7ok gezmi\u015f ve gezdi\u011fi yerleri tarihi y\u00f6nden incelemekte de geri kalmam\u0131\u015f, fakat b\u00fct\u00fcn bunlar sosyal rolativizmi kavramas\u0131na yetmemi\u015ftir. Hen\u00fcz end\u00fcstriyel \u00e7a\u011f\u0131n ba\u015flamam\u0131\u015f ve ferdiyet\u00e7ili\u011fin ortaya \u00e7\u0131kmam\u0131\u015f oldu\u011fu bir d\u00f6nemde ya\u015fam\u0131\u015f olmas\u0131, teknik ve ferdi katk\u0131lar\u0131n sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrekli evrimi g\u00f6rebilmesini engellemi\u015f ve onu klimatolojik b\u00f6lgecili\u011fe dayal\u0131 bir co\u011frafyac\u0131 fatalizme g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr\u201d (83) demektedir.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn bile tarih\u00e7iler ve toplumbilimciler aras\u0131nda \u0130bni Haldun\u2019un d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ele\u015ftirildi\u011finden fazla hakl\u0131l\u0131k pay\u0131 verilmektedir. <strong>\u0130bni Haldun\u2019u de\u011ferlendirirken ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nem g\u00f6zard\u0131 edilmeden hakk\u0131nda yarg\u0131lara var\u0131lmas\u0131 daha nesnel g\u00f6r\u00fclmektedir. O\u2019nun bir \u00e7ok tesbiti kendisinden sonra gelen sosyologlar taraf\u0131ndan hatta g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde hakl\u0131l\u0131k pay\u0131 bulmaktad\u0131r.<br \/>\n<\/strong><\/p>\n<p>Denir ki; \u0130bni Haldun, b\u00fct\u00fcn ara\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131 bir hanedan idaresindeki sultanl\u0131klara y\u00f6nlendirmi\u015ftir. Kendi zaman\u0131ndaki H\u0131ristiyan devletlerinden ve Yunan-Roma medeniyetlerindeki devlet tiplerinden bahsetmemi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019a y\u00f6neltilen bir ele\u015ftiri de <strong>\u201ciklimin\u201d <\/strong>devlet ya\u015fam\u0131 \u00fczerindeki ekisi ile ilgilidir. O, <strong>\u201c\u0131l\u0131ml\u0131 iklimin hakim oldu\u011fu Akdeniz b\u00f6lgesi d\u0131\u015f\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn halklar\u0131 barbar sayan Antik Yunan\u2019\u0131n co\u011frafyac\u0131l\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131na<\/strong> benzedi\u011fi i\u00e7in ele\u015ftirilmektedir. Daha sonra <strong>Montesguieu\u2019da so\u011fuk iklimin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc savunmu\u015ftur.<\/strong> Bug\u00fcn kabul edilen ger\u00e7ek ise, geri toplumlarda tabiat\u0131n uygarl\u0131\u011fa, ileri toplumlarda uygarl\u0131\u011f\u0131n tabiata egemen bulundu\u011fu merkezindedir.(84)<\/p>\n<p>\u0130bni Haldun\u2019la ilgili olarak yap\u0131lan \u00f6vg\u00fcler ve ele\u015ftiriler her toplumbilimci gibi O\u2019nunla ilgili olarak da yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ola\u011fan bir durumdur.<strong> Ele\u015ftirilerin her biri bir ba\u015fka k\u00fclt\u00fcr \u00e7evresinin, bir ba\u015fka tarihsel d\u00f6nemin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. <\/strong>Do\u011fru yakla\u015f\u0131m <strong>\u0130bni Haldun\u2019u ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nem i\u00e7inde ele almak ve anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r.<\/strong> O\u2019nun \u00f6nemi bundan kaynaklanmaktad\u0131r. Bilimde ve do\u011fal olarak toplumbilimde son durak yoktur. Bu s\u00fcre\u00e7 s\u00fcrgit ya\u015fayacakt\u0131r. Bu durumu, en nesnel olarak kendisi \u015f\u00f6yle ifade ediyor:<\/p>\n<p>\u201cAllah\u2019\u0131n do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnce ve a\u00e7\u0131k bilgi ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 kullar\u0131 bizden sonra yeti\u015ferek bizim bu eserde yazd\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan ve anlatt\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan daha geni\u015f ve daha derin surette bu bilginin meselelerini inceler \u00fcmidindeyiz. Bir bilgiyi ilk \u00f6nce ortaya koyan kimsenin vazifesi o bilginin konular\u0131n\u0131 tayin etmek, k\u0131s\u0131mlar\u0131na ay\u0131rmak, o b\u00f6l\u00fcmlerde incelenen konular hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6ylemektir. O kimseden<strong> sonra yeti\u015fenler ise o bilgi ile ilgili olan meseleleri azar azar o bilgiye eklerler ve onu bu yolda ilerletirler.<\/strong>\u201d(85)<\/p>\n<p>Bir d\u00fcnya miras\u0131 olan bilgi denizi b\u00f6yle olu\u015fuyor. Ne mutlu o denize damlayanlara&#8230;<\/p>\n<p>D\u0130PNOTLAR<\/p>\n<p><strong>57)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 320-330.<\/p>\n<p><strong>58) <\/strong>HASSAN\u00dcmit: age, s. 256-257.<\/p>\n<p><strong>59)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 370-371.<\/p>\n<p><strong>60)<\/strong> HASSAN\u00dcmit: age, s. 242.<br \/>\n<strong>61)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 372.<\/p>\n<p><strong>62) <\/strong>HASSAN\u00dcmit: age, s. 258.<\/p>\n<p><strong>63)<\/strong> Mukaddime: C. I. s. 473.<\/p>\n<p><strong>64)<\/strong> HASSAN\u00dcmit: age, s. 259.<\/p>\n<p><strong>65)<\/strong> Mukaddime: C. I, s. 467.<\/p>\n<p><strong>66) <\/strong>HASSAN\u00dcmit: age, s. 262-263.<\/p>\n<p><strong>67)<\/strong> HASSAN\u00dcmit: age, s. 263.<\/p>\n<p><strong>68)<\/strong>HASSAN, \u00dcmit: age, s. 265-266.<\/p>\n<p><strong>69)<\/strong>Mukaddime:C. II, s. 131<\/p>\n<p><strong>70)<\/strong> Mukaddime:C. II, s. 39<\/p>\n<p><strong>71)<\/strong> Mukaddime: C. II, s. 131-132.<\/p>\n<p><strong>72)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 503-504.<\/p>\n<p><strong>7<\/strong><strong>3)<\/strong> Mukaddime:C. I, s. 365.<\/p>\n<p>74) Mukaddime, C.I, s. 438-441.<\/p>\n<p><strong>75)<\/strong> HASSAN, \u00dcmit:age, s. 280.<\/p>\n<p><strong>76)<\/strong> HASSAN, \u00dcmit:age, s. 280.<\/p>\n<p><strong>77)<\/strong> HASSAN \u00dcmit:age, s. 282.<\/p>\n<p><strong>76)<\/strong> Mukaddime: C. I, s. 386.<\/p>\n<p><strong>77) <\/strong>\u00d6ZB\u0130LGEN, Tar\u0131k:age, s. 216-217.<\/p>\n<p><strong>78)<\/strong> Mukaddime: C. I, s. 64-65.<\/p>\n<p><strong>79) <\/strong>HASSAN\u00dcmit: age, s. 297.<\/p>\n<p><strong>80)<\/strong> \u00dcLKEN H. Ziya: \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesi, s. 342, \u0130stanbul, 1993.<\/p>\n<p><strong>81) <\/strong>\u0130bni Haldun, age, s. 359.<\/p>\n<p><strong>82)<\/strong> \u00dcLKEN, H. Ziya: age, s. 343.<\/p>\n<p><strong>83)<\/strong> \u00d6ZB\u0130LGEN, Tar\u0131k:age, s. 219.<\/p>\n<p><strong>84) <\/strong>\u00d6ZB\u0130LGEN, Tar\u0131k:age, s. 224-225.<\/p>\n<p><strong>85)<\/strong> Mukaddime:C. III. s. 352.<\/p>\n<p><strong><br \/>\nB\u0130BL\u0130YOGRAFYA<\/strong><\/p>\n<p>ABADAN Yavuz:Devlet Felsefesi, Ankara, 1959<\/p>\n<p>ADIVAR A. Adnan:Tarih Boyunca \u0130lim ve Din, \u0130stanbul, 1979.<\/p>\n<p>AYASBEYO\u011eLU Nevzat:\u0130bni R\u00fc\u015ft\u00fcn Felsefesi<\/p>\n<p>\u00c7A\u011eATAY Ne\u015fet:\u0130slam Tarihi, \u0130stanbul, 1992.<\/p>\n<p>DAVER B\u00fclent: Siyasal Bilme Giri\u015f, Ankara, 1968.<\/p>\n<p>FINDIKO\u011eLU Z. Fahri: \u0130bni Haldun\u2019un Hayat\u0131 ve Fikirleri,<\/p>\n<p>G\u00dcRKAN \u00dclker: Hukuk Sosyolojisi A\u00e7\u0131s\u0131ndan \u0130bni Haldun, Ankara 1967.<\/p>\n<p>HASSAN \u00dcmit: \u0130bni Haldun\u2019un Metodu ve Siyaset Teorisi, Ankara, 1988.<\/p>\n<p>HASSAN \u00dcmit:Mukaddime Metninin Yag\u0131nl\u0131k Kazanmas\u0131 \u00dczerine Notlar, SBFD, CXXVIII s. 3-4, 1973, Ankara, 1975.<\/p>\n<p>NA\u0130MA Mustafa:Naima Tarihi (\u00c7eviren Zuhuri Dan\u0131\u015fman) C. I. \u0130stanbul, 1967.<\/p>\n<p>\u00d6ZB\u0130LGEN Tar\u0131k: Hukuk Sosyolojisi Dersleri, \u0130stanbul, 1971.<\/p>\n<p>TOP\u00c7UO\u011eLU Hamide: Hukuk Sosyolojisi Dersleri, \u0130stanbul, 1965.<\/p>\n<p>TUNAYA T. Zafer:T\u00fcrkiye\u2019nin Siyasi Geli\u015fmeleri, \u0130stanbul, 1990<\/p>\n<p>U\u00c7AN K. Zakiri:Mukaddime \u00c7evirisi, C. I-II-III, \u0130stanbul, 1954, 2.<\/p>\n<p>\u00dcLKEN H. Ziya:\u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesi, \u0130stanbul, 1993<\/p>\n<p>HALDUN \u0130bni:Mukaddime, \u00c7eviren S\u00fcleyman Uluda\u011f, Dergah Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 1988.<\/p>\n<p>\u0130BN\u0130 Haldun:Mukaddime, \u00c7eviren:Turan Dursun, Sol Yay\u0131nlar\u0131, 1977, Ankara.<\/p>\n<p>\u0130BN\u0130 Haldun:Mukaddime; \u00c7eviri Zakir Kadiri, Milli E\u011fitim Bakanl\u0131\u011f\u0131 Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p><strong>YAYINLANMI\u015e YAPITLARI<br \/>\n<\/strong>&#8211; \u00c7ERKES ETHEM OLAYI<br \/>\n&#8211; ALEV\u0130L\u0130K OLAYI<br \/>\n&#8211; ALEV\u0130 T\u00d6RENLER\u0130<br \/>\n&#8211; ALEV\u0130L\u0130K \u00dcST\u00dcNE NE DED\u0130LER<br \/>\n&#8211; ATAT\u00dcRK VE ALEV\u0130LER<br \/>\n&#8211; TOPAL OSMAN OLAYI<br \/>\n&#8211; YA\u015eAYAN ALEV\u0130L\u0130K<br \/>\n&#8211; ALEV\u0130 SORUNU \u00dcST\u00dcNE D\u00dc\u015e\u00dcNCELER<br \/>\n&#8211; \u015eER\u0130AT VE ALEV\u0130L\u0130K<br \/>\n&#8211; B\u0130HATAYIK, EVLADI<br \/>\n&#8211; KERBELAYIK<br \/>\n&#8211; ANADOLU\u2019DA ALEV\u0130-BEKTA\u015e\u0130 DERGAHLARI<br \/>\n&#8211; \u015eAHA DO\u011eRU G\u0130DEN KERVAN<br \/>\n&#8211; BEN\u0130M KABEM \u0130NSANDIR<br \/>\n&#8211; ALEV\u0130LER NE YAPMALI<br \/>\n&#8211; \u015eAMAN\u0130ZM<br \/>\n&#8211; ANAD\u0130LDE \u0130BADET<strong><br \/>\n<\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Cemal &#350;ener &#304;BN&#304; HALDUN&rsquo;UN HAYATI VE D&Uuml;&#350;&Uuml;NCELER&#304; Ayd&uuml;&#351;&uuml; Yay&#305;nlar&#305;, Ocak 2002, &#304;stanbul CEMAL &#350;ENER 1951 Erzincan Merkez-G&uuml;ll&uuml;ce K&ouml;y&uuml; do&#287;umlu. &#304;lk, orta ve lise &ouml;&#287;renimini Erzincan&rsquo;da tamamlad&#305;. Daha sonra &#304;stanbul &Uuml;niversitesi, Edebiyat Fak&uuml;ltesi Sosyal Antropoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nde &ldquo;Erzincan&rsquo;&#305;n Demografik Yap&#305;s&#305;&rdquo; tezi ile lisans, &#304;ktisat Fak&uuml;ltesi Siyaset Bilimi&rsquo;nde &ldquo;&Ccedil;erkes Ethem Olay&#305;&rdquo; tezi ile y&uuml;ksek lisans yapt&#305;. Alevilik Olay&#305;&rsquo;n&#305; [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_bbp_topic_count":0,"_bbp_reply_count":0,"_bbp_total_topic_count":0,"_bbp_total_reply_count":0,"_bbp_voice_count":0,"_bbp_anonymous_reply_count":0,"_bbp_topic_count_hidden":0,"_bbp_reply_count_hidden":0,"_bbp_forum_subforum_count":0,"ocean_post_layout":"","ocean_both_sidebars_style":"","ocean_both_sidebars_content_width":0,"ocean_both_sidebars_sidebars_width":0,"ocean_sidebar":"0","ocean_second_sidebar":"0","ocean_disable_margins":"enable","ocean_add_body_class":"","ocean_shortcode_before_top_bar":"","ocean_shortcode_after_top_bar":"","ocean_shortcode_before_header":"","ocean_shortcode_after_header":"","ocean_has_shortcode":"","ocean_shortcode_after_title":"","ocean_shortcode_before_footer_widgets":"","ocean_shortcode_after_footer_widgets":"","ocean_shortcode_before_footer_bottom":"","ocean_shortcode_after_footer_bottom":"","ocean_display_top_bar":"default","ocean_display_header":"default","ocean_header_style":"","ocean_center_header_left_menu":"0","ocean_custom_header_template":"0","ocean_custom_logo":0,"ocean_custom_retina_logo":0,"ocean_custom_logo_max_width":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_width":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_width":0,"ocean_custom_logo_max_height":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_height":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_height":0,"ocean_header_custom_menu":"0","ocean_menu_typo_font_family":"0","ocean_menu_typo_font_subset":"","ocean_menu_typo_font_size":0,"ocean_menu_typo_font_size_tablet":0,"ocean_menu_typo_font_size_mobile":0,"ocean_menu_typo_font_size_unit":"px","ocean_menu_typo_font_weight":"","ocean_menu_typo_font_weight_tablet":"","ocean_menu_typo_font_weight_mobile":"","ocean_menu_typo_transform":"","ocean_menu_typo_transform_tablet":"","ocean_menu_typo_transform_mobile":"","ocean_menu_typo_line_height":0,"ocean_menu_typo_line_height_tablet":0,"ocean_menu_typo_line_height_mobile":0,"ocean_menu_typo_line_height_unit":"","ocean_menu_typo_spacing":0,"ocean_menu_typo_spacing_tablet":0,"ocean_menu_typo_spacing_mobile":0,"ocean_menu_typo_spacing_unit":"","ocean_menu_link_color":"","ocean_menu_link_color_hover":"","ocean_menu_link_color_active":"","ocean_menu_link_background":"","ocean_menu_link_hover_background":"","ocean_menu_link_active_background":"","ocean_menu_social_links_bg":"","ocean_menu_social_hover_links_bg":"","ocean_menu_social_links_color":"","ocean_menu_social_hover_links_color":"","ocean_disable_title":"default","ocean_disable_heading":"default","ocean_post_title":"","ocean_post_subheading":"","ocean_post_title_style":"","ocean_post_title_background_color":"","ocean_post_title_background":0,"ocean_post_title_bg_image_position":"","ocean_post_title_bg_image_attachment":"","ocean_post_title_bg_image_repeat":"","ocean_post_title_bg_image_size":"","ocean_post_title_height":0,"ocean_post_title_bg_overlay":0.5,"ocean_post_title_bg_overlay_color":"","ocean_disable_breadcrumbs":"default","ocean_breadcrumbs_color":"","ocean_breadcrumbs_separator_color":"","ocean_breadcrumbs_links_color":"","ocean_breadcrumbs_links_hover_color":"","ocean_display_footer_widgets":"default","ocean_display_footer_bottom":"default","ocean_custom_footer_template":"0","ocean_post_oembed":"","ocean_post_self_hosted_media":"","ocean_post_video_embed":"","ocean_link_format":"","ocean_link_format_target":"self","ocean_quote_format":"","ocean_quote_format_link":"post","ocean_gallery_link_images":"off","ocean_gallery_id":[],"footnotes":""},"categories":[126],"tags":[],"class_list":["post-9524","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-aydin-adige-abhaz-gencligi","entry"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9524","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9524"}],"version-history":[{"count":4,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9524\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":20841,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9524\/revisions\/20841"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9524"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9524"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9524"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}