{"id":9580,"date":"2019-03-14T19:49:09","date_gmt":"2019-03-14T19:49:09","guid":{"rendered":"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/?p=9580"},"modified":"2025-08-23T21:48:42","modified_gmt":"2025-08-23T18:48:42","slug":"sadik-ve-safdil","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/sadik-ve-safdil\/","title":{"rendered":"SADIK ve SAFD\u0130L"},"content":{"rendered":"<p><img fetchpriority=\"high\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/z-2018-Images\/234.JPG\" alt=\"\" width=\"417\" height=\"305\" \/><\/p>\n<p><strong><span lang=\"tr\"> <span style=\"font-size: small;\">Voltaire<\/span><\/span><\/strong><b><span lang=\"TR\"><br \/>\n<\/span><\/b> <span lang=\"TR\"> Sad\u0131k ve Safdil<br \/>\n<\/span><span style=\"font-family: Arial;\">\u00c7eviri: Bekir Karao\u011flu<\/span><\/p>\n<blockquote><p><span lang=\"TR\"><span style=\"font-size: small;\"><span><em>&#8220;D\u00fc\u015f\u00fcncelerinize kat\u0131lm\u0131yorum; fakat onlar\u0131 s\u00f6yleme hakk\u0131n\u0131z\u0131 sonuna kadar savunaca\u011f\u0131m.&#8221;<br \/>\n<\/em> <b><em>Voltaire<\/em><\/b><em><br \/>\n&#8220;Hi\u00e7 bir zaman anlayamayaca\u011f\u0131m d\u00fc\u015f\u00fcnceleri bana kabul ettirdi\u011fi i\u00e7in onu asla ba\u011f\u0131\u015flamayaca\u011f\u0131m.&#8221;<br \/>\n<\/em> <b><em>\u0130mparatori\u00e7e Eugenie<\/em><\/b><em><br \/>\n&#8220;Bu adam\u0131 kimse susturamayacak m\u0131?&#8221;<br \/>\n<\/em> <b><em>Kral XV. Louis<\/em><br \/>\n<\/b><\/span><\/span><\/span><\/p><\/blockquote>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong> <span style=\"font-size: large;\"><span lang=\"tr\">TEK G\u00d6ZL\u00dc ADAM<\/span><\/span><\/strong><\/p>\n<p><span lang=\"TR\"><span style=\"font-size: small;\">Melik Moabdar zaman\u0131nda Babil&#8217;de Sad\u0131k ad\u0131nda zengin ve e\u011fitim g\u00f6rm\u00fc\u015f bir gen\u00e7 adam ya\u015fard\u0131. Zengin ve gen\u00e7 olmas\u0131na kar\u015f\u0131n duygular\u0131na gem vurmas\u0131n\u0131 ve b\u00fcy\u00fcklenmemeyi bilen bu adam her zaman hakl\u0131 olmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131yor ve insanlar\u0131n zay\u0131f yanlar\u0131na sayg\u0131 g\u00f6sterebiliyordu. \u0130nsanlar ona \u015fa\u015f\u0131yordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc zek\u00e2 ve ekin d\u00fczeyi elvermesine kar\u015f\u0131n, bilisiz yarg\u0131lara, belirsiz s\u00f6zlere, kaba \u015fakalara ve o zamanlar Babil&#8217;de s\u00f6yle\u015fi ad\u0131 alt\u0131nda yap\u0131lan kuru g\u00fcr\u00fclt\u00fcye Sad\u0131k hi\u00e7 tepki g\u00f6stermezdi. Zerd\u00fc\u015ft&#8217;\u00fcn birinci kitab\u0131ndan \u00f6\u011frenmi\u015fti: b\u00fcy\u00fcklenme, i\u011fne bat\u0131r\u0131nca f\u0131rt\u0131nalar \u00e7\u0131karan hava dolu bir tuluma benzer. En \u00f6nemlisi, Sad\u0131k kad\u0131nlar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131 g\u00f6rmek ve onlar\u0131 bask\u0131 alt\u0131nda tutmakla \u00f6v\u00fcnm\u00fcyordu. Eli a\u00e7\u0131kt\u0131; iyilik bilmezlere de vermekten korkmuyordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc yine Zerd\u00fc\u015ft&#8217;\u00fcn \u00f6\u011fretisine g\u00f6re davran\u0131yordu: Seni \u0131s\u0131racak olsalar bile, sen yerken k\u00f6peklere de yedir. Bilge ki\u015filerle bir arada olmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, onlar kadar bilge say\u0131l\u0131rd\u0131. Do\u011fa konusunda Keldanilerden kalan fizik ilkelerini biliyordu, metafizik konusundaysa t\u00fcm zamanlarda herkesin bildi\u011fini, yani pek az \u015fey \u00f6\u011frenmi\u015fti. O zamanlar ge\u00e7erli olan d\u00fc\u015f\u00fcncenin tersine, bir y\u0131l\u0131n \u00fc\u00e7 y\u00fcz altm\u0131\u015f be\u015f g\u00fcn alt\u0131 saat oldu\u011funa ve d\u00fcnyan\u0131n g\u00fcne\u015f \u00e7evresinde d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcne inan\u0131yordu. Kentin ileri gelenleri ona k\u00f6t\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnceler ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131, y\u0131l\u0131n on iki ay oldu\u011funa ve g\u00fcne\u015fin merkezde oldu\u011funa inanmakla devlete d\u00fc\u015fmanl\u0131k etti\u011fini s\u00f6ylediklerinde o, \u00f6fkelenmeden ve b\u00fcy\u00fcklenmeksizin susuyordu.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece Sad\u0131k, zenginli\u011fine, dostlar\u0131na, sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na, sevimli y\u00fcz\u00fcne, \u0131l\u0131ml\u0131 ve ak\u0131lc\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesine, i\u00e7ten ve soylu y\u00fcre\u011fine g\u00fcvenerek mutlu olabilece\u011fine inand\u0131. Babil&#8217;de g\u00fczelli\u011fi, soylulu\u011fu ve servetiyle \u00fcnl\u00fc Samira ile ni\u015fanland\u0131. Ona erdemli bir sevgiyle ba\u011fl\u0131yd\u0131; Samira ise Sad\u0131k&#8217;\u0131 tutkuyla seviyordu. Evleneceklerine yak\u0131n bir g\u00fcn, F\u0131rat k\u0131y\u0131lar\u0131nda palmiyelerle s\u00fcsl\u00fc Babil kap\u0131lar\u0131ndan birinin yak\u0131nlar\u0131nda kol kola gezinirken, k\u0131l\u0131\u00e7 ve oklarla ku\u015fanm\u0131\u015f bir \u00f6bek adam\u0131n yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcler. Bunlar, vezirlerden birinin ye\u011feni olan Orcan&#8217;\u0131n adamlar\u0131yd\u0131. Kendi dalkavuklar\u0131nca her \u015feyi yapabilece\u011fine inand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olan Orcan, Sad\u0131k&#8217;\u0131n tersine, erdemden ve incelikten nasibini alamam\u0131\u015f bir adamd\u0131. Kendini o kadar be\u011fenirdi ki, Samira&#8217;n\u0131n kendisini se\u00e7memi\u015f olmas\u0131ndan duydu\u011fu k\u0131skan\u00e7l\u0131\u011f\u0131 Samira&#8217;ya kar\u015f\u0131 besledi\u011fi bir sevgi san\u0131yordu. Adamlar\u0131na onu ka\u00e7\u0131rmalar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015fti. Adamlar Samira&#8217;y\u0131 yakalamak istediler; \u00e7\u0131kan karga\u015fada Samira&#8217;y\u0131 yaralad\u0131lar ve sevgilisinin kan\u0131n\u0131 ak\u0131tt\u0131lar. K\u0131z\u0131n \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131 g\u00f6kleri sars\u0131yordu: &#8220;Sevgilim! Beni sevdi\u011fimden ay\u0131r\u0131yorlar!&#8221; Kendi kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 tehlikeyi umursamadan sevgilisi Sad\u0131k&#8217;\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Bu arada Sad\u0131k onuru ve a\u015fk\u0131n\u0131n verdi\u011fi g\u00fc\u00e7le gen\u00e7 k\u0131z\u0131 savunuyordu. \u0130ki k\u00f6lesinin yard\u0131m\u0131yla sald\u0131rganlar\u0131 ka\u00e7maya zorlad\u0131; sonra bayg\u0131n ve yaral\u0131 Samira&#8217;y\u0131 evine g\u00f6t\u00fcrd\u00fc. Gen\u00e7 k\u0131z g\u00f6zlerini a\u00e7t\u0131\u011f\u0131nda kurtar\u0131c\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc: &#8220;Ey Sad\u0131k! Seni kocam olarak seviyordum; \u015fimdi ya\u015fam ve namusumun kurtar\u0131c\u0131s\u0131 olarak seviyorum.&#8221; Hi\u00e7bir y\u00fcrek Samira&#8217;n\u0131nki kadar duygulanamaz, hi\u00e7bir a\u011f\u0131z en b\u00fcy\u00fck iyiliklerin ve en namuslu sevginin esinledi\u011fi duygular\u0131 bu kadar dokunakl\u0131 s\u00f6yleyemezdi. Samira&#8217;n\u0131n yaras\u0131 hafifti, k\u0131sa s\u00fcrede iyile\u015fti. Sad\u0131k daha k\u00f6t\u00fc yaralanm\u0131\u015ft\u0131; g\u00f6z\u00fcn\u00fcn k\u0131y\u0131s\u0131na gelen bir ok, derin bir yara a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. Samira sevgilisinin iyile\u015fmesi i\u00e7in s\u00fcrekli yakar\u0131yordu. Gece g\u00fcnd\u00fcz g\u00f6zleri ya\u015fl\u0131, Sad\u0131k&#8217;\u0131n g\u00f6z\u00fcn\u00fcn iyile\u015fece\u011fi g\u00fcn\u00fc bekliyordu. Fakat, yaral\u0131 g\u00f6zde \u00e7\u0131kan bir \u00e7\u0131ban durumu ciddile\u015ftirdi. Memfis&#8217;te b\u00fcy\u00fck hekim Hermes&#8217;e haberciler g\u00f6nderildi. Hekim kalabal\u0131k yard\u0131mc\u0131lar\u0131yla geldi, hastay\u0131 inceledi ve g\u00f6z\u00fcn\u00fc yitirece\u011fini s\u00f6yledi. \u00dcstelik bu y\u0131k\u0131m\u0131n ne zaman olaca\u011f\u0131n\u0131 da belirtti: &#8220;E\u011fer sa\u011f g\u00f6z olsayd\u0131 kurtarabilirdim; ancak, sol g\u00f6z yaralar\u0131n\u0131 iyile\u015ftirmek olanaks\u0131zd\u0131r.&#8221; T\u00fcm Babil halk\u0131, Sad\u0131k&#8217;\u0131n yazg\u0131s\u0131na \u00fcz\u00fcl\u00fcrken Hermes&#8217;in bilgisine de hayran kald\u0131. \u0130ki g\u00fcn sonra \u00e7\u0131ban kendili\u011finden patlad\u0131; Sad\u0131k t\u00fcm\u00fcyle iyile\u015fti. Hermes, ni\u00e7in iyile\u015fmemesi gerekti\u011fini kan\u0131tlayan bir kitap yazd\u0131. Sad\u0131k bu kitab\u0131 okumad\u0131; d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kacak duruma gelince, mutlulu\u011funun kayna\u011f\u0131 ve g\u00f6zleriyle bakmaya de\u011fer g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc tek \u015fey olan sevgilisini ziyaret etmek i\u00e7in haz\u0131rland\u0131. Samira \u00fc\u00e7 g\u00fcnd\u00fcr kent d\u0131\u015f\u0131ndayd\u0131. Sad\u0131k yoldayken bu han\u0131m\u0131n tek g\u00f6zl\u00fclerden nefret etti\u011fini ve ayn\u0131 gece Orcan&#8217;la evlendi\u011fini \u00f6\u011frendi. Bu haberi i\u015fiten Sad\u0131k bay\u0131ld\u0131; ac\u0131s\u0131 onu \u00f6l\u00fcm\u00fcn e\u015fi\u011fine getirdi, uzun s\u00fcre hasta yatt\u0131. Sonunda akl\u0131 ac\u0131s\u0131na \u00fcst\u00fcn geldi; hatta duydu\u011fu i\u011frenmeyle avunmas\u0131n\u0131 bildi.<\/p>\n<p>&#8220;Madem ki saray e\u011fitimi g\u00f6rm\u00fc\u015f bu soylu han\u0131m\u0131n al\u00e7ak\u00e7a bir kaprisiyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131m, \u00f6yleyse bir halk k\u0131z\u0131yla evleneyim.&#8221; dedi. Kentin en olgun ve iyi yeti\u015ftirilmi\u015f k\u0131z\u0131 olan Azora&#8217;y\u0131 se\u00e7ti. Onunla evlendi ve bir ay s\u00fcreyle mutlu bir ya\u015fam s\u00fcrd\u00fcler. Fakat Sad\u0131k kar\u0131s\u0131nda biraz hafiflik sezer gibi oldu; Azora en ak\u0131ll\u0131 ve erdemli gen\u00e7lerin en iyi giyinenler oldu\u011funa inan\u0131yordu.<\/p>\n<p><b>BURUN<\/p>\n<p><\/b>Azora bir g\u00fcn gezintiden eve \u00f6fkeyle d\u00f6nd\u00fc: Sad\u0131k ona &#8220;Sizi b\u00f6yle k\u0131zd\u0131ran nedir, sevgili e\u015fim?&#8221; diye sordu. Kar\u0131s\u0131 &#8220;Benim tan\u0131k oldu\u011fum olay\u0131 siz de g\u00f6rseniz \u00e7ok k\u0131zard\u0131n\u0131z,&#8221; dedi, &#8220;Bir s\u00fcre \u00f6nce gen\u00e7 kocas\u0131n\u0131 yitiren H\u00fcsrev&#8217;e ba\u015f sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na gitmi\u015ftim. Bu kad\u0131n kocas\u0131 i\u00e7in \u0131rmak k\u0131y\u0131s\u0131nda bir mezar yapt\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Tanr\u0131lara yakar\u0131lar\u0131nda, \u0131rmak burada akt\u0131k\u00e7a kocas\u0131n\u0131n mezar\u0131 ba\u015f\u0131nda olaca\u011f\u0131na s\u00f6z veriyordu.&#8221; Sad\u0131k, &#8220;\u0130\u015fte kocas\u0131n\u0131 ger\u00e7ekten sevmi\u015f olan sayg\u0131de\u011fer bir kad\u0131n!&#8221; deyince, Azora &#8220;\u0130yi ama, ben gitti\u011fimde ne yap\u0131yordu, biliyor musunuz?&#8221; dedi, &#8220;Irma\u011f\u0131n yata\u011f\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmeye u\u011fra\u015f\u0131yordu!&#8221; Azora gen\u00e7 dula verdi veri\u015ftirdi ama, bu erdem ve namus g\u00f6sterisi Sad\u0131k&#8217;\u0131n pek ho\u015funa gitmedi.<\/p>\n<p>Sad\u0131k&#8217;\u0131n Kadir ad\u0131nda bir arkada\u015f\u0131 vard\u0131; Azora bu arkada\u015f\u0131n\u0131n \u00f6tekilerden daha d\u00fcr\u00fcst ve ak\u0131ll\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylerdi. Sad\u0131k kar\u0131s\u0131n\u0131n ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 denemek i\u00e7in bu arkada\u015f\u0131yla bir plan yapt\u0131 ve a\u011fz\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131 tutmas\u0131 i\u00e7in ona b\u00fcy\u00fck bir arma\u011fan verdi. Azora kent d\u0131\u015f\u0131nda bir arkada\u015f\u0131n\u0131 iki g\u00fcnl\u00fck bir ziyaretten d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnde hizmet\u00e7iler, kocas\u0131n\u0131n ans\u0131z\u0131n \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, ona bu ac\u0131 haberi iletmeye cesaret edemediklerini ve Sad\u0131k&#8217;\u0131 bah\u00e7edeki atalar\u0131n\u0131n mezar\u0131n\u0131n yan\u0131na g\u00f6md\u00fcklerini s\u00f6ylediler. Gen\u00e7 kad\u0131n a\u011flad\u0131, sa\u00e7\u0131n\u0131 ba\u015f\u0131n\u0131 yoldu, \u00f6lmek istedi\u011fini hayk\u0131rd\u0131. Ak\u015fam \u00fczeri Kadir geldi ve onunla birlikte a\u011flad\u0131. Ertesi g\u00fcn biraz daha a\u011flad\u0131lar ve birlikte \u00f6\u011fle yeme\u011fi yediler. Kadir ona, arkada\u015f\u0131n\u0131n miras\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc kendisine b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve isterse bu serveti onunla payla\u015fmaktan mutlu olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Gen\u00e7 kad\u0131n a\u011flad\u0131, \u00f6fkelendi, sonra yumu\u015fad\u0131. Ak\u015fam yeme\u011fi \u00f6\u011flenkinden daha uzun s\u00fcrd\u00fc; konu\u015fmalar\u0131 daha i\u00e7ten oldu. Azora \u00f6leni \u00f6vd\u00fc, ancak bir\u00e7ok eksi\u011fi oldu\u011funu, Kadir&#8217;de bu eksiklerin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi.<\/p>\n<p>Yemek ortas\u0131nda Kadir \u015fiddetli bir kar\u0131n a\u011fr\u0131s\u0131na tutuldu; tela\u015fa kap\u0131lan gen\u00e7 kad\u0131n t\u00fcm kokular\u0131n\u0131 getirterek kar\u0131n a\u011fr\u0131s\u0131na iyi gelen birini denemek istedi. B\u00fcy\u00fck hekim Hermes&#8217;in Babil&#8217;de olmay\u0131\u015f\u0131ndan yak\u0131narak, Kadir&#8217;in a\u011fr\u0131yan yerine eliyle dokundu: &#8220;\u00c7ok can\u0131n\u0131z yan\u0131yor mu?&#8221; diye sordu. Kadir ona &#8220;Bazan \u00f6lecekmi\u015fim gibi oluyor,&#8221; dedi &#8220;Ama bana iyi gelen bir ila\u00e7 var: Yeni \u00f6lm\u00fc\u015f bir adam\u0131n burnunu a\u011fr\u0131yan yerime s\u00fcrmek.&#8221; &#8220;Ne tuhaf bir ila\u00e7 bu?&#8221; dedi Azora. &#8220;Arnou Efendi&#8217;nin inmelere kar\u015f\u0131 \u00f6nerdi\u011fi keselerden (1) daha tuhaf de\u011fil.&#8221; dedi Kadir. Bu gerek\u00e7eye gen\u00e7 adam\u0131n ak\u0131ll\u0131 olu\u015funu da ekleyen gen\u00e7 kad\u0131n karar\u0131n\u0131 verdi: &#8220;Rahmetli kocam yar\u0131n S\u0131rat k\u00f6pr\u00fcs\u00fcnden ge\u00e7erken, burnu biraz k\u0131sa olsa Azrail ona daha m\u0131 az yol verecektir?&#8221; diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Azora bir b\u0131\u00e7ak al\u0131p kocas\u0131n\u0131n mezar\u0131na gitti; \u00f6nce biraz a\u011flad\u0131 sonra boylu boyunca yatan Sad\u0131k&#8217;\u0131n burnunu kesmek i\u00e7in yakla\u015ft\u0131. Sad\u0131k do\u011fruldu ve bir eliyle burnunu tutarken \u00f6tekiyle b\u0131\u00e7a\u011f\u0131 ald\u0131: &#8220;Han\u0131m, H\u00fcsrev kad\u0131n\u0131 ele\u015ftirmeyin,&#8221; dedi. &#8220;Burun kesmenin bir \u0131rma\u011f\u0131n yata\u011f\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmeden ne ayr\u0131m\u0131 vard\u0131r?&#8221;<\/p>\n<p><b>K\u00d6PEK VE AT<br \/>\n<\/b><br \/>\nSad\u0131k, Zind kitab\u0131nda yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, evlili\u011fin ilk ay\u0131n\u0131n balay\u0131, ikincisinin de zehir ay\u0131 oldu\u011funu anlad\u0131. Bir s\u00fcre sonra, birlikte ya\u015famak zorla\u015f\u0131nca, Azora&#8217;y\u0131 bo\u015fad\u0131 ve mutlulu\u011fu do\u011fay\u0131 incelemekte arad\u0131. &#8220;Tanr\u0131&#8221;n\u0131n g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u00f6n\u00fcnde a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bu b\u00fcy\u00fck kitab\u0131 okuyan bir filozof kimbilir ne kadar mutludur,&#8221; diyordu. &#8220;Buldu\u011fu ger\u00e7ekler onun olur; ruhunu besler ve y\u00fcceltir; erin\u00e7le ya\u015far; insanlardan korkmaz; sevgili e\u015fi burnunu kesmeye gelmez.&#8221;<\/p>\n<p>Bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerle dolu olarak, F\u0131rat k\u0131y\u0131s\u0131nda bir k\u0131r evine \u00e7ekildi. Orada, k\u00f6pr\u00fc kemerleri alt\u0131ndan bir saniyede ne kadar su akt\u0131\u011f\u0131n\u0131 incelemedi ya da fare ay\u0131nda ya\u011fan ya\u011fmurun koyun ay\u0131ndakinden ne kadar fazla oldu\u011funu merak etmedi. \u00d6r\u00fcmcek a\u011flar\u0131ndan ipek, k\u0131r\u0131k \u015fi\u015felerden porselen yapmay\u0131 denemedi; fakat \u00f6zellikle hayvan ve bitkileri inceledi. K\u0131sa zamanda o kadar \u015fey \u00f6\u011frendi ki \u00f6teki insanlar\u0131n bak\u0131p da g\u00f6remedi\u011fi yerde binlerce ayr\u0131nt\u0131 g\u00f6rebiliyordu.<\/p>\n<p>Bir g\u00fcn korulukta gezerken, melikenin harem a\u011fas\u0131n\u0131n tela\u015fla ve pe\u015finde bir\u00e7ok g\u00f6revliyle ko\u015fu\u015ftu\u011funu g\u00f6rd\u00fc. Hepsi de en de\u011ferli \u015feyini yitirmi\u015f gibi oraya buraya ko\u015fuyorlard\u0131. Harema\u011fas\u0131 Sad\u0131k&#8217;a sordu: &#8220;Delikanl\u0131, melikenin k\u00f6pe\u011fini g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc?&#8221; Sad\u0131k usulca yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Bu, di\u015fi bir k\u00f6pekti, de\u011fil mi?&#8221; Harema\u011fas\u0131 &#8220;Hakl\u0131s\u0131n\u0131z,&#8221; dedi. Sad\u0131k &#8220;K\u00fc\u00e7\u00fck boylu, k\u0131sa s\u00fcre \u00f6nce yavrulam\u0131\u015f, kulaklar\u0131 \u00e7ok uzun ve \u00f6n sol aya\u011f\u0131 hafif\u00e7e topal bir taz\u0131 k\u00f6pe\u011fi,&#8221; deyince harema\u011fas\u0131 heyecanla &#8220;Demek onu g\u00f6rd\u00fcn\u00fcz!&#8221; dedi. &#8220;Hay\u0131r,&#8221; dedi Sad\u0131k, &#8220;bu k\u00f6pe\u011fi g\u00f6rmedim, ayr\u0131ca melikenin k\u00f6pe\u011fi oldu\u011funu da bilmiyordum.&#8221;<\/p>\n<p>Yazg\u0131n\u0131n bir rastlant\u0131s\u0131 olarak, ayn\u0131 s\u0131ralarda melikin ah\u0131r\u0131ndaki en g\u00fczel at Babil ovas\u0131nda seyislerin elinden ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. Ba\u015fseyis ve di\u011fer g\u00f6revliler, harem a\u011fas\u0131n\u0131n k\u00f6pe\u011fin ard\u0131ndan ko\u015ftu\u011fu tela\u015fla, at\u0131n pe\u015findeydiler. Ba\u015fseyis Sad\u0131k&#8217;a rastlay\u0131nca melikin at\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcp g\u00f6rmedi\u011fini sordu. Sad\u0131k &#8220;Bu, \u00e7ok h\u0131zl\u0131 ko\u015fan, boyu be\u015f ayak, nallar\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck, kuyru\u011fu \u00fc\u00e7 bu\u00e7uk ayak boyunda bir at. Ko\u015fumlar\u0131nda yirmi iki k\u0131rat alt\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f d\u00fc\u011fmeleri, g\u00fcm\u00fc\u015ften nallar\u0131 var, de\u011fil mi?&#8221; deyince ba\u015f seyis: &#8220;Ne yana gitti,&#8221; diye sordu. Sad\u0131k yan\u0131t verdi : &#8220;At\u0131 g\u00f6rmedim, var oldu\u011funu da bilmiyordum.&#8221;<\/p>\n<p>Ba\u015fseyis ve harem a\u011fas\u0131 Sad\u0131k&#8217;\u0131n melikin at\u0131n\u0131 ve melikenin k\u00f6pe\u011fini \u00e7ald\u0131\u011f\u0131ndan emin oldular ve onu yakalay\u0131p kad\u0131lar kuruluna g\u00f6t\u00fcrd\u00fcler. Sad\u0131k falakaya ve \u00f6mr\u00fcn\u00fcn kalan b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc Sibirya&#8217;da s\u00fcrd\u00fcrmeye mahk\u00fbm oldu. Karar hen\u00fcz okunmu\u015ftu ki at\u0131n ve k\u00f6pe\u011fin bulundu\u011fu haberi geldi. Kad\u0131lar karar\u0131 de\u011fi\u015ftirmek zorunda kald\u0131lar; ama bu kez, at\u0131 ve k\u00f6pe\u011fi g\u00f6rmedi\u011fini s\u00f6yledi\u011fi i\u00e7in d\u00f6rt y\u00fcz alt\u0131n \u00f6demeye yarg\u0131land\u0131. Ancak bu cezay\u0131 \u00f6dedikten sonra Sad\u0131k&#8217;\u0131n kendini savunmas\u0131na izin verdiler. O da \u015f\u00f6yle konu\u015ftu:<\/p>\n<p>&#8220;Kur\u015fun gibi a\u011f\u0131r, demir gibi sert, elmas gibi parlak ve alt\u0131n gibi saf olan siz adalet y\u0131ld\u0131zlar\u0131, bilim denizleri, ger\u00e7e\u011fin aynalar\u0131! Bu y\u00fcce kurul \u00f6n\u00fcnde konu\u015fmama izin verildi\u011fine g\u00f6re, Orosmade ad\u0131na ant i\u00e7erim ki melikenin sayg\u0131de\u011fer k\u00f6pe\u011fini de, melikin kutsal at\u0131n\u0131 da g\u00f6rm\u00fc\u015f de\u011filim. Korulukta gezerken harem a\u011fas\u0131 ve ba\u015fseyisle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131m. Yerde bir hayvan\u0131n izleri vard\u0131 ve bunlar\u0131n bir k\u00f6pe\u011fin ayak izleri oldu\u011funu anlad\u0131m. Kumdaki ayak izlerinin aras\u0131ndaki \u00e7izgiler memelerinin b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f oldu\u011funu ve onun k\u0131sa s\u00fcre \u00f6nce yavrulam\u0131\u015f di\u015fi bir k\u00f6pek oldu\u011funu g\u00f6steriyordu. \u00d6n ayak izlerine yak\u0131n daha de\u011fi\u015fik izler k\u00f6pe\u011fin uzun kulaklar\u0131 oldu\u011funa i\u015faret ediyordu. Ayak izlerinden biri di\u011fer \u00fc\u00e7\u00fcne g\u00f6re daha belirsiz oldu\u011fu i\u00e7in de bir aya\u011f\u0131n\u0131n topal olmas\u0131 gerekiyordu.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Melikin at\u0131na gelince, koruda dola\u015f\u0131rken at izlerine rastlad\u0131m. Ayak izleri e\u015fit aral\u0131kl\u0131yd\u0131; d\u00fczg\u00fcn ko\u015fan bir at\u0131n izleriydi bunlar. Yedi ayak geni\u015fli\u011findeki yolun k\u0131y\u0131s\u0131nda a\u011fa\u00e7lar\u0131n tozu \u00e7ok az s\u00fcp\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc; buradan at\u0131n kuyru\u011funun \u00fc\u00e7 bu\u00e7uk ayak uzunlu\u011funda oldu\u011fu sonucuna vard\u0131m. A\u011fa\u00e7lar\u0131n be\u015f ayak y\u00fckseklikte bir ge\u00e7it olu\u015fturdu\u011fu kapal\u0131 bir yerde yeni d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f yapraklar g\u00f6rd\u00fcm; buradan at\u0131n be\u015f ayak boyunda olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm. Yolda mihenk ta\u015f\u0131ndan oldu\u011funu bildi\u011fim bir ta\u015fta alt\u0131n izleri vard\u0131; \u00f6l\u00e7\u00fcnce at\u0131n ko\u015fumlar\u0131nda yirmi iki ayar alt\u0131n d\u00fc\u011fmeler oldu\u011funu anlad\u0131m. Sonunda, \u00e7ak\u0131l ta\u015flar\u0131ndaki nal izlerinde g\u00fcm\u00fc\u015f oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcm.&#8221;<\/p>\n<p>T\u00fcm kad\u0131lar Sad\u0131k&#8217;\u0131n derin bilgisine hayran kald\u0131lar. Bu haber melikin saray\u0131na ula\u015ft\u0131. Selaml\u0131kta, haremde ve divanda herkes bunu konu\u015fur oldu. Baz\u0131 bilginler Sad\u0131k&#8217;\u0131n cad\u0131l\u0131ktan yak\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yledilerse de, melik d\u00f6rt y\u00fcz alt\u0131n\u0131n Sad\u0131k&#8217;a geri verilmesini buyurdu. Mahkeme g\u00f6revlisi ve yazmanlar resmi giysileriyle Sad\u0131k&#8217;\u0131n evine alt\u0131nlar\u0131 getirdiler. Ancak, \u00fc\u00e7 y\u00fcz doksan sekiz alt\u0131n\u0131 mahkeme gideri olarak al\u0131koydular ve hizmetliler de bah\u015fi\u015f istediler.<\/p>\n<p>Sad\u0131k fazla bilgili olman\u0131n bazen tehlikeli olabilece\u011fini g\u00f6rd\u00fc ve bundan sonra her g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6ylememeye karar verdi.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir f\u0131rsat k\u0131sa s\u00fcrede \u00e7\u0131kt\u0131. Hapishaneden ka\u00e7an bir tutuklu Sad\u0131k&#8217;\u0131n penceresinin \u00f6n\u00fcnden ge\u00e7mi\u015fti. Sad\u0131k&#8217;a sorduklar\u0131nda yan\u0131t vermedi; ancak pencereden bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlad\u0131lar. Bu su\u00e7 i\u00e7in be\u015f y\u00fcz alt\u0131n ceza verdiklerinde, Babil g\u00f6reneklerine g\u00f6re, kad\u0131lara te\u015fekk\u00fcr etti. Sonra kendi kendine s\u00f6ylendi: &#8220;Tanr\u0131&#8217;m, melikenin k\u00f6pe\u011finin ve melikin at\u0131n\u0131n ge\u00e7mi\u015f oldu\u011fu ormanda gezmek de tehlikeli, pencereden bakmak da! Bu d\u00fcnyada mutlu olmak ne kadar zormu\u015f!&#8221;<\/p>\n<p><b>KISKAN\u00c7<br \/>\n<\/b><br \/>\nSad\u0131k yazg\u0131n\u0131n s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 i\u00e7inde avunmak i\u00e7in \u00e7areyi felsefede ve dostlukta arad\u0131. Babil&#8217;in k\u0131y\u0131 mahallelerinden birinde ev tutup, d\u00fcr\u00fcst ve bilge bir adama yak\u0131\u015fan t\u00fcm sanat ve e\u011flencelerle donatt\u0131. Sabahlar\u0131 kitapl\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm bilim adamlar\u0131na, ak\u015famlar\u0131 sofras\u0131 t\u00fcm dostlara a\u00e7\u0131kt\u0131. Ama bilim adamlar\u0131n\u0131n ne kadar tehlikeli olabilece\u011fini k\u0131sa s\u00fcrede anlad\u0131. Anka ku\u015fu yemeyi yasaklayan Zerd\u00fc\u015ft&#8217;\u00fcn bir yasas\u0131 \u00fczerinde tart\u0131\u015fma \u00e7\u0131kt\u0131. &#8220;B\u00f6yle bir ku\u015f olmad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re onu nas\u0131l savunabilece\u011fiz?&#8221; diyordu bir b\u00f6l\u00fcm bilgin. Di\u011fer bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc de &#8220;Zerd\u00fc\u015ft yenmemesini s\u00f6yledi\u011fine g\u00f6re var olmal\u0131,&#8221; diyorlard\u0131. Sad\u0131k onlar\u0131 uzla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131: &#8220;Anka ku\u015fu varsa yemeyelim, yoksa zaten yiyemeyiz; b\u00f6ylece Zerd\u00fc\u015ft&#8217;e sayg\u0131m\u0131z s\u00fcrer.&#8221;<\/p>\n<p>Anka ku\u015fu \u00fczerine on \u00fc\u00e7 cilt yap\u0131t yazm\u0131\u015f olan bir bilgin hemen ko\u015fup, Keldanilerin en aptal\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla en ba\u011fnaz\u0131 olan ba\u015frahip Yebor&#8217;a Sad\u0131k&#8217;\u0131 \u015fik\u00e2yet etti. Bu adam G\u00fcne\u015f tanr\u0131s\u0131n\u0131n onuru i\u00e7in Sad\u0131k&#8217;\u0131 kaz\u0131\u011fa ge\u00e7irip bir yandan da keyifle Zerd\u00fc\u015ft&#8217;\u00fcn ayetlerini m\u0131r\u0131ldanabilme iste\u011fiyle yan\u0131p tutu\u015fuyordu. Sad\u0131k&#8217;\u0131n arkada\u015f\u0131 Kadir gidip ya\u015fl\u0131 Yebor&#8217;u buldu: &#8220;G\u00fcne\u015f ve Anka ku\u015flar\u0131na selam olsun! Sak\u0131n ola Sad\u0131k&#8217;\u0131 cezaland\u0131rmay\u0131n; o bir azizdir. Bah\u00e7edeki k\u00fcmesinde anka ku\u015flar\u0131 besliyor ve hi\u00e7birini yemiyor. Onu su\u00e7layan adamsa dinsizdir; tav\u015fanlar\u0131n toynak ayakl\u0131 oldu\u011funu ve yenebileceklerini s\u00f6yl\u00fcyor.&#8221; Yebor dazlak kafas\u0131n\u0131 sallayarak yan\u0131tlad\u0131: &#8220;\u00d6yleyse, Sad\u0131k&#8217;\u0131 anka ku\u015fu hakk\u0131ndaki k\u00f6t\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcncelerinden, di\u011ferini de tav\u015fanlar hakk\u0131ndaki k\u00f6t\u00fc s\u00f6zlerinden dolay\u0131 kaz\u0131\u011fa vurmak gerekir.&#8221;<\/p>\n<p>Kadir, daha \u00f6nce bir \u00e7ocuk peydahlad\u0131\u011f\u0131 ve rahipler okulunda \u00e7ok aranan saray nedimesi bir kad\u0131n\u0131 Yebor&#8217;a g\u00f6nderip olay\u0131 yat\u0131\u015ft\u0131rd\u0131. Kimse kaz\u0131\u011fa ge\u00e7irilmedi ama bir\u00e7ok bilim adam\u0131 Babil&#8217;de ahlak\u0131n d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc m\u0131r\u0131ldan\u0131r oldular. Sad\u0131k i\u00e7ini \u00e7ekti: &#8220;Mutluluk nas\u0131l bulunur? Bu d\u00fcnyada var olmayan bir \u015fey i\u00e7in bile bunca s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ektiriyorlar adama.&#8221; Bilginlere ilendi ve bir daha yaln\u0131zca iyi insanlarla bir arada olmaya karar verdi.<\/p>\n<p>Babil&#8217;in en d\u00fcr\u00fcst adamlar\u0131 ve en d\u00fczeyli kad\u0131nlar\u0131 i\u00e7in evinde \u00e7a\u011fr\u0131lar d\u00fczenledi. Zevkle haz\u0131rlanm\u0131\u015f yemeklerden \u00f6nce konserler dinleniyor, yap\u0131lan s\u00f6yle\u015filerde insanlar\u0131n kendilerini be\u011fenmi\u015f konu\u015fmalar\u0131yla bu ayd\u0131n toplulu\u011fu bozmas\u0131na izin verilmiyordu. Ne dostlar\u0131n\u0131n, ne de yemeklerin se\u00e7imi g\u00f6steri\u015f i\u00e7in yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131; her \u015feyin oldu\u011fu gibi g\u00f6r\u00fcnmesine \u00f6zen g\u00f6steriyor ve b\u00f6ylece ger\u00e7ek be\u011feniye eri\u015fiyordu.<\/p>\n<p>Kar\u015f\u0131 evde Arimaze ad\u0131nda, ruhu da y\u00fcz\u00fc gibi \u00e7irkin bir adam oturuyordu. B\u00fcy\u00fcklenme ve k\u0131skan\u00e7l\u0131k dolu olan bu s\u0131k\u0131c\u0131 adam ya\u015famda ba\u015far\u0131l\u0131 olamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in k\u00f6t\u00fcl\u00fck tohumlar\u0131 ekerek \u00f6c\u00fcn\u00fc al\u0131yordu. O kadar zengin oldu\u011fu halde evinde ya\u011fc\u0131lardan ba\u015fka kimseyi toplayamam\u0131\u015ft\u0131. Ak\u015famlar\u0131 Sad\u0131k&#8217;\u0131n evine gelen arabalar\u0131n sesleri ve konuklar\u0131n\u0131n \u00f6vg\u00fcleri onu \u00e7ileden \u00e7\u0131kar\u0131yordu. Bazen kendisi de Sad\u0131k&#8217;\u0131n \u00e7a\u011fr\u0131lar\u0131na \u00e7a\u011fr\u0131lmadan gidiyor ve masaya oturuyordu. Sineklerin, konduklar\u0131 eti \u00e7\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc gibi, o da hemen toplulu\u011fun ne\u015fesini ka\u00e7\u0131r\u0131yordu. Arimaze birg\u00fcn \u00f6nemli bir han\u0131m\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131; kad\u0131n onun evinin \u00f6n\u00fcnde durmadan ge\u00e7ip Sad\u0131k&#8217;a konuk oldu. Ba\u015fka bir g\u00fcn, Sad\u0131k&#8217;la birlikte sarayda konu\u015ftuklar\u0131 bir vezir Sad\u0131k&#8217;\u0131 evine \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131, Arimaze&#8217;yi \u00e7a\u011f\u0131rmad\u0131. En ac\u0131mas\u0131z nefretlerin temelinde bazen \u00e7ok ufak nedenler yatar. Babil&#8217;de K\u0131skan\u00e7 diye an\u0131lan bu adam mutlulu\u011funu k\u0131skand\u0131\u011f\u0131 Sad\u0131k&#8217;\u0131 yok etmeyi kafas\u0131na koydu. Zerd\u00fc\u015ft&#8217;\u00fcn dedi\u011fi gibi, iyilik etmek i\u00e7in y\u0131lda bir kez f\u0131rsat \u00e7\u0131kar, k\u00f6t\u00fcl\u00fck etmek i\u00e7in y\u00fcz kez.<\/p>\n<p>K\u0131skan\u00e7 Sad\u0131k&#8217;\u0131n evine gitti ve onu bir kad\u0131n ve iki erkek arkada\u015f\u0131yla bah\u00e7ede gezinirken buldu. Sad\u0131k her zaman bu bayana art niyetli olmayan \u00f6vg\u00fcler y\u00f6neltirdi. Konu\u015fmalar\u0131 o s\u0131rada melikin, kom\u015fu Hirkanya&#8217;ya kar\u015f\u0131 kazand\u0131\u011f\u0131 sava\u015f \u00fczerineydi. Bu k\u0131sa sava\u015fta yi\u011fitlik g\u00f6stermi\u015f olan Sad\u0131k bir yandan meliki \u00f6v\u00fcyor ve bir yandan da bayana g\u00fczel s\u00f6zler s\u00f6yl\u00fcyordu. Ta\u015f tabletlerini \u00e7\u0131kar\u0131p hemen orada d\u00f6rt sat\u0131rl\u0131k bir \u015fiir yazd\u0131 ve okumas\u0131 i\u00e7in bayana verdi. Arkada\u015flar\u0131 bu \u015fiiri kendilerine de okumas\u0131n\u0131 istediler ama Sad\u0131k al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fckle kabul etmedi. \u00c7\u00fcnk\u00fc, haz\u0131rl\u0131ks\u0131z yaz\u0131lan \u015fiirlerin yaln\u0131zca yaz\u0131lan ki\u015fi i\u00e7in bir anlam\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 biliyordu. Yazm\u0131\u015f oldu\u011fu tableti k\u0131r\u0131p iki par\u00e7aya ay\u0131rd\u0131 ve \u00e7al\u0131l\u0131klar\u0131n aras\u0131na att\u0131. Ani bir ya\u011fmur \u00e7\u0131k\u0131nca eve d\u00f6nd\u00fcler. Bah\u00e7ede kalan K\u0131skan\u00e7 \u00e7al\u0131lar\u0131n aras\u0131n\u0131 arayarak tabletlerden birini buldu. Tablet ortas\u0131ndan k\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131 ama elindeki par\u00e7adaki s\u00f6zc\u00fcklerden meliki yeren korkun\u00e7 bir anlam \u00e7\u0131k\u0131yordu:<\/p>\n<p>En korkun\u00e7 g\u00fc\u00e7lerle<br \/>\nMelik sa\u011flam taht\u0131n \u00fczerinde<br \/>\nHalk bar\u0131\u015ftayken yaln\u0131zca<br \/>\nTek korkulas\u0131 d\u00fc\u015fman\u0131m\u0131z o<\/p>\n<p>K\u0131skan\u00e7 \u00f6mr\u00fcnde ilk kez bu kadar mutlu oldu. Elindeki \u015fey erdemli ve d\u00fcr\u00fcst bir adam\u0131 yok etmek i\u00e7in yeterliydi. Sad\u0131k&#8217;\u0131n el yaz\u0131s\u0131 olan bu tabletin hemen saraya ula\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131. Sad\u0131k, iki arkada\u015f\u0131 ve bayan konu\u011fu yakalan\u0131p tutukevine at\u0131ld\u0131lar. Duru\u015fmas\u0131, ona savunma hakk\u0131 verilmeden \u00e7abucak bitirildi. \u0130dam edilmek \u00fczere yola \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, yolda bekleyen K\u0131skan\u00e7 ona iyi \u015fiir yazamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyerek laf att\u0131. Sad\u0131k iyi bir \u015fair oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyordu zaten, ama iki arkada\u015f\u0131 ve o g\u00fczel bayan\u0131n su\u00e7suz yere tutuklu olmas\u0131na \u00fcz\u00fcl\u00fcyordu. Konu\u015fmas\u0131na yine izin vermediler; tablet onun yerine konu\u015fmu\u015ftu. Babil&#8217;de yasa b\u00f6yleydi. \u0130dam alan\u0131na giderken yolda toplanm\u0131\u015f olan halk ona ac\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steremiyor, yaln\u0131zca y\u00fcz\u00fcnde korku izi olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rebilmek istiyordu. Akrabalar\u0131 \u00fcz\u00fcl\u00fcyordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc mirastan pay alamayacaklard\u0131. Servetinin d\u00f6rtte \u00fc\u00e7\u00fcne melik el koymu\u015f, kalan\u0131 su\u00e7u bildirene verilmi\u015fti.<\/p>\n<p>O \u00f6lmeye haz\u0131rlan\u0131rken melikin papa\u011fan\u0131 balkondan u\u00e7up gitti ve Sad\u0131k&#8217;\u0131n bah\u00e7esindeki \u00e7al\u0131lara kondu. A\u011fa\u00e7tan d\u00fc\u015fen bir \u015feftali yerdeki bir tablet par\u00e7as\u0131na yap\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Ku\u015f bu \u015feftaliyi pen\u00e7elerine al\u0131p tabletle birlikte kald\u0131rd\u0131, melikin kuca\u011f\u0131na b\u0131rakt\u0131. Melik hi\u00e7bir anlam ta\u015f\u0131mayan ama g\u00fczel s\u00f6zc\u00fcklerden olu\u015fan bu dizeleri merak etti. Kendisi de \u015fair olan melik e\u015fine bundan s\u00f6z etti. Melike Sad\u0131k&#8217;\u0131n mahkemedeki tabletini an\u0131ms\u0131yordu. Hemen onu getirtti; iki par\u00e7a yan yana kondu ve Sad\u0131k&#8217;\u0131n yazm\u0131\u015f oldu\u011fu \u015fiir ortaya \u00e7\u0131kt\u0131:<\/p>\n<p>En korkun\u00e7 g\u00fc\u00e7lerle yerin sars\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcm.<br \/>\nMelik sa\u011flam taht\u0131n \u00fczerinde g\u00f6zetir her \u015feyi.<br \/>\nHalk bar\u0131\u015ftayken yaln\u0131zca sevgi sava\u015flar\u0131 olur.<br \/>\nTek korkulas\u0131 d\u00fc\u015fman\u0131m\u0131z o sevgi olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Melik Sad\u0131k&#8217;\u0131n getirilmesini ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n sal\u0131verilmesini emretti. Sad\u0131k melik ve e\u015finin \u00f6n\u00fcnde yere kapand\u0131, k\u00f6t\u00fc \u015fiirler yazd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131n\u0131 diledi. O kadar ak\u0131ll\u0131 ve zarif bir konu\u015fma yapt\u0131 ki melik ve e\u015fi onunla daha sonra da g\u00f6r\u00fc\u015fmek istediler. Sad\u0131k daha sonraki ziyaretlerinde daha da be\u011fenildi. Onu haks\u0131z yere su\u00e7layan K\u0131skanc\u0131n t\u00fcm serveti ona verildi; ama Sad\u0131k bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc K\u0131skanca geri verdi. K\u0131skan\u00e7 t\u00fcm bunlardan yaln\u0131zca mal\u0131n\u0131 yitirmemi\u015f olman\u0131n sevincini duydu. Melikin g\u00f6z\u00fcnde Sad\u0131k&#8217;\u0131n de\u011feri her ge\u00e7en g\u00fcn daha da artt\u0131. Onu t\u00fcm e\u011flencelerine \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor, devlet i\u015flerinde ak\u0131l dan\u0131\u015f\u0131yordu. Melike de onu o kadar be\u011feniyordu ki bu durum kendisi, melik, Sad\u0131k ve \u00fclke i\u00e7in tehlikeli olabilecek dereceye varm\u0131\u015ft\u0131. Sad\u0131k mutlulu\u011fun zor olmad\u0131\u011f\u0131na inanmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p><b>\u0130Y\u0130L\u0130K YARI\u015eI<\/p>\n<p><\/b>Babil&#8217;de be\u015f y\u0131lda bir kutlanan bir bayram gelmi\u015fti. Babil g\u00f6reneklerine g\u00f6re, her be\u015f y\u0131lda bir kez, en eli a\u00e7\u0131k ve en iyiliksever insan se\u00e7ilirdi. Se\u00e7ici kurulda soylular ve rahipler yer al\u0131rd\u0131. Kentin y\u00f6netiminden sorumlu vali son be\u015f y\u0131lda yap\u0131lan g\u00fczel \u015feyleri anlat\u0131r, sonra oylamaya ge\u00e7ilir ve karar\u0131 melik a\u00e7\u0131klard\u0131. Bu bayrama \u00fclkenin en uzak yerlerinden insanlar gelirdi. Kazanan ki\u015fi m\u00fccevherlerle s\u00fcsl\u00fc kupas\u0131n\u0131 melikin elinden al\u0131rken, melik onu &#8220;El a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131n \u00f6d\u00fcl\u00fcn\u00fc size veriyorum. Tanr\u0131 bana sizin gibi insanlar ba\u011f\u0131\u015flas\u0131n!&#8221; diye kutlard\u0131.<\/p>\n<p>O g\u00fcn gelince melik taht\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131, soylular ve rahipler yerlerini ald\u0131lar; seyirciler de atlar\u0131n h\u0131z\u0131 veya k\u0131l\u0131c\u0131n g\u00fcc\u00fcyle de\u011fil, erdemle kazan\u0131lan bu oyunu seyretmek i\u00e7in alana dolu\u015ftular. Vali bu \u00f6d\u00fcl\u00fc kazanabilecek iyi insanlar\u0131 ve yapt\u0131klar\u0131n\u0131 s\u0131ralad\u0131. Sad\u0131k&#8217;\u0131n K\u0131skanca servetini geri vermesinden s\u00f6z etmedi; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, \u00f6d\u00fcl alabilecek bir davran\u0131\u015f de\u011fildi.<\/p>\n<p>\u00d6nce bir kad\u0131y\u0131 \u00f6vd\u00fc. Bu kad\u0131, kendi sorumlu olmad\u0131\u011f\u0131 halde bir yurtta\u015f\u0131n mahkemesinde haks\u0131z bir yarg\u0131ya varm\u0131\u015f, durumu sonradan \u00f6\u011frenince yurtta\u015f\u0131n kayb\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak \u00fczere t\u00fcm servetini vermi\u015fti.<\/p>\n<p>Sonra bir gen\u00e7ten s\u00f6z etti. Bu gen\u00e7 sevdi\u011fi k\u0131zla evlenmek \u00fczereyken, bir arkada\u015f\u0131n\u0131n bu k\u0131z\u0131n a\u015fk\u0131ndan \u00f6lmek \u00fczere oldu\u011funu duyunca, aradan \u00e7ekilmi\u015f ve \u00fcstelik verdi\u011fi ba\u015fl\u0131k paras\u0131n\u0131 da geri almam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Daha sonra Hirkanya sava\u015f\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir erdem \u00f6rne\u011fi g\u00f6steren bir askeri anlatt\u0131. Ni\u015fanl\u0131s\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fan d\u00fc\u015fman askerleriyle bo\u011fu\u015fan bu askere, di\u011fer baz\u0131 Hirkanya askerlerinin az \u00f6tede annesini ka\u00e7\u0131rmak \u00fczere oldu\u011funu haber vermi\u015flerdi. Asker a\u011flayarak ni\u015fanl\u0131s\u0131ndan \u00f6z\u00fcr dilemi\u015f, ko\u015fup annesini kurtarmaya gitmi\u015fti. D\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnde ni\u015fanl\u0131s\u0131n\u0131 \u00f6lmek \u00fczere bulunca kendi can\u0131na k\u0131ymak istemi\u015fti. Ancak annesi ona, kendisine bakacak ba\u015fka kimsesi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyince ya\u015fama g\u00fcc\u00fc bulmu\u015ftu.<\/p>\n<p>Se\u00e7iciler bu askeri be\u011feniyorlard\u0131. Melik s\u00f6z ald\u0131: &#8220;Bu askerin ve di\u011ferlerinin davran\u0131\u015flar\u0131 g\u00fczel; ama beni \u015fa\u015f\u0131rtmad\u0131lar. Oysa Sad\u0131k d\u00fcnk\u00fc bir davran\u0131\u015f\u0131yla beni \u015fa\u015f\u0131rtt\u0131. En \u00f6nemli vezirlerimden Coreb&#8217;i azletmi\u015ftim. Ondan hep \u015fik\u00e2yet\u00e7i oldu\u011fum halde g\u00f6revliler ona \u00e7ok yumu\u015fak davrand\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131. Sad\u0131k&#8217;a ne d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sordum; o da bana vezirin iyi oldu\u011funu s\u00f6yleme cesaretini buldu. Ge\u00e7mi\u015fte yanl\u0131\u015f\u0131n\u0131 servetiyle \u00f6deyenleri, a\u015fk\u0131ndan vazge\u00e7meye raz\u0131 olanlar\u0131, annesi i\u00e7in sevgilisini feda edenleri \u00e7ok g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcm. Ama kovulan bir vezir i\u00e7in iyi \u015feyler s\u00f6yleyen bir saray g\u00f6revlisi hi\u00e7 g\u00f6rmedim. Bu s\u00f6z\u00fc edilen iyi insanlar\u0131n her birine yirmi bin alt\u0131n veriyorum; ama kupay\u0131 Sad\u0131k&#8217;a verece\u011fim.&#8221;<\/p>\n<p>Sad\u0131k s\u00f6z ald\u0131: &#8220;Efendim, kupay\u0131 siz hak ediyorsunuz. Kendi buyru\u011funuza kar\u015f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f bildiren bir kulunuza k\u0131zmamakla, en \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 davran\u0131\u015f\u0131 siz g\u00f6sterdiniz.&#8221;<\/p>\n<p>Herkes melike ve Sad\u0131k&#8217;a hayran kald\u0131. Servetini veren kad\u0131, sevgilisini arkada\u015f\u0131yla evlendiren gen\u00e7 ve annesini ni\u015fanl\u0131s\u0131na ye\u011fleyen asker \u00f6d\u00fcllerini ald\u0131lar; adlar\u0131 eli a\u00e7\u0131klar kitab\u0131na yaz\u0131ld\u0131. Sad\u0131k kupay\u0131 ald\u0131. Melik iyi bir ad yapt\u0131 ama bu \u00e7ok s\u00fcrmedi. O y\u0131l \u015fenlikler daha g\u00f6rkemli oldu; Asya&#8217;da bunun an\u0131s\u0131 h\u00e2l\u00e2 s\u00fcrer. Sad\u0131k &#8220;Art\u0131k mutluyum!&#8221; diyordu. Ama yan\u0131l\u0131yordu.<\/p>\n<p><b>VEZ\u0130R<\/p>\n<p><\/b>Melik ba\u015fvezirini yitirmi\u015fti. Bu g\u00f6reve Sad\u0131k&#8217;\u0131 getirdi. Babil&#8217;in t\u00fcm g\u00fczel kad\u0131nlar\u0131 bu se\u00e7imi alk\u0131\u015flad\u0131lar, \u00e7\u00fcnk\u00fc imparatorluk kuruldu\u011fundan beri bu kadar gen\u00e7 bir vezir olmam\u0131\u015ft\u0131. Ama saray g\u00f6revlileri be\u011fenmediler; k\u0131skan\u00e7 kom\u015fusu fenal\u0131k ge\u00e7irdi ve burnu \u015fi\u015fti. Sad\u0131k melik ve melikeye te\u015fekk\u00fcr ettikten sonra gidip papa\u011fana da te\u015fekk\u00fcr etti: &#8220;G\u00fczel ku\u015f, ya\u015fam\u0131m\u0131 kurtaran ve beni vezir yapan sensin. Meliklerin at\u0131 ve k\u00f6pe\u011fi bana k\u00f6t\u00fcl\u00fck edilmesine yol a\u00e7m\u0131\u015flard\u0131, ama sen bana iyilik ettin. \u0130\u015fte insan\u0131n yazg\u0131s\u0131 nelere ba\u011fl\u0131! Bu tuhaf mutluluk belki de \u00e7abuk bitecek.&#8221; Papa\u011fan yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Evet.&#8221; Bu s\u00f6zc\u00fck Sad\u0131k&#8217;\u0131 \u015fa\u015f\u0131rtt\u0131; ancak fizik bilimine inand\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in papa\u011fanlar\u0131n gelece\u011fi g\u00f6rebilece\u011fine inanm\u0131yordu. Sonra kendini \u00e7abuk toparlay\u0131p vezirlik g\u00f6revine d\u00f6rt elle sar\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>\u00d6nce insanlara yasalar\u0131n kutsal g\u00fcc\u00fcn\u00fc \u00f6\u011fretti; bunu yaparken kendi ki\u015fisel a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyumsatmad\u0131. Divandaki di\u011fer vezirlerin sesini k\u0131smad\u0131; her biri \u00e7ekinmeden g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klayabiliyordu. Bir konuyu karara ba\u011flarken karar\u0131 veren o de\u011fil, yasayd\u0131. Yasa \u00e7ok sert oldu\u011funda onu yumu\u015fatabiliyor, yasa olmad\u0131\u011f\u0131 zaman da Zerd\u00fc\u015ft&#8217;\u00fcn bu durumda ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek karar veriyordu.<\/p>\n<p>Uluslar \u015fu b\u00fcy\u00fck ilkeyi ondan \u00f6\u011frendiler: Bir su\u00e7suzu cezaland\u0131rmaktansa bir su\u00e7luyu sal\u0131vermek daha iyidir. O, yasalar\u0131n cayd\u0131r\u0131c\u0131 oldu\u011fu kadar insanlara yard\u0131m edici olmas\u0131 gerekti\u011fine inan\u0131yordu. Sad\u0131k&#8217;\u0131n ba\u015fl\u0131ca yetene\u011fi, di\u011ferlerinin karanl\u0131kta b\u0131rakmak istedikleri ger\u00e7e\u011fi ara\u015ft\u0131rmak oldu.<\/p>\n<p>Bu yetene\u011fini g\u00f6reve geldikten hemen sonra insanlara g\u00f6sterdi. Babil&#8217;in tan\u0131nm\u0131\u015f bir t\u00fcccar\u0131 Hindistan&#8217;da \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fc. Bu adam evlendi\u011fi kad\u0131n\u0131n iki erkek karde\u015fini kendi \u00e7ocu\u011fu olarak \u00fczerine ald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Miras\u0131nda iki karde\u015fe e\u015fit pay verdikten sonra, kendisini daha \u00e7ok sevdi\u011fini ispat edecek olana otuz bin alt\u0131n daha verece\u011fini belirtmi\u015fti. B\u00fcy\u00fck karde\u015f babas\u0131na g\u00f6rkemli bir mezar yapt\u0131rd\u0131. K\u00fc\u00e7\u00fck karde\u015f ald\u0131\u011f\u0131 miras\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 k\u0131z karde\u015fine, yeni bir evlilik yapabilmesi i\u00e7in, \u00e7eyiz olarak verdi. Kom\u015fular &#8220;B\u00fcy\u00fck o\u011flan babas\u0131n\u0131 daha \u00e7ok seviyor; k\u00fc\u00e7\u00fck o\u011flan k\u0131z karde\u015fini daha \u00e7ok seviyor. Otuz bin alt\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck karde\u015fe vermeli.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>Sad\u0131k iki karde\u015fi yan\u0131na \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131. B\u00fcy\u00fc\u011fe &#8220;Baban\u0131z \u00f6lmedi, gelen haberlere g\u00f6re iyile\u015fmi\u015f olarak Babil&#8217;e d\u00f6n\u00fcyor,&#8221; dedi. &#8220;Tanr\u0131&#8217;ya \u015f\u00fck\u00fcrler olsun,&#8221; dedi b\u00fcy\u00fck o\u011flan, &#8220;Ama bu mezar\u0131 yapt\u0131rmak i\u00e7in o kadar harcama yapt\u0131m.&#8221; Sad\u0131k ayn\u0131 haberi k\u00fc\u00e7\u00fck karde\u015fe bildirdi. K\u00fc\u00e7\u00fck o\u011flan &#8220;Tanr\u0131&#8217;ya \u015f\u00fck\u00fcrler olsun. T\u00fcm var\u0131m\u0131 babama geri verece\u011fim. Ama k\u0131zkarde\u015fime verdi\u011fimi onda b\u0131rakmas\u0131n\u0131 isterdim.&#8221; deyince Sad\u0131k ona &#8220;Hi\u00e7bir \u015feyi geri vermenize gerek yok,&#8221; dedi, &#8220;Otuz bin alt\u0131n sizindir. Baban\u0131z\u0131 siz daha \u00e7ok seviyormu\u015fsunuz.&#8221;<\/p>\n<p>\u00c7ok zengin bir k\u0131z iki rahibe evlilik s\u00f6z\u00fc vermi\u015fti. Her ikisinden birka\u00e7 ay ders ald\u0131ktan sonra gebe kald\u0131. \u0130kisi de onunla evlenmek istiyordu. K\u0131z &#8220;Beni hangisi \u00fclkeye bir \u00e7ocuk verebilecek duruma getirdiyse onunla evlenece\u011fim,&#8221; dedi. Rahiplerden biri &#8220;Bu hay\u0131rl\u0131 i\u015fi ben yapt\u0131m,&#8221; di\u011feri de &#8220;Bu yararl\u0131 i\u015fi ben yapt\u0131m,&#8221; dedi. K\u0131z yine &#8220;\u00c7ocu\u011fuma en iyi e\u011fitimi hangisi verirse onu babas\u0131 olarak se\u00e7ece\u011fim,&#8221; dedi. Bir o\u011flan \u00e7ocu\u011fu do\u011furdu. Her iki rahip de onu yeti\u015ftirmek isteyince dava Sad\u0131k&#8217;\u0131n \u00f6n\u00fcne geldi. Sad\u0131k rahiplerden birine sordu: &#8220;Ona ne \u00f6\u011freteceksin?&#8221; Rahip &#8220;Ona dinsel konu\u015fman\u0131n sekiz b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc, y\u0131ld\u0131zbilimi, \u015feytan bilimlerini, salt ve belirsiz olan\u0131, soyut ve somutu, monadlar\u0131 (2) ve \u00f6nceden kurulmu\u015f d\u00fczeni \u00f6\u011fretece\u011fim.&#8221; Di\u011fer rahip &#8220;Onu adil ve dost olmaya de\u011fer bir insan yapaca\u011f\u0131m,&#8221; deyince Sad\u0131k ona \u015funu s\u00f6yledi: &#8220;\u00c7ocu\u011fun babas\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmiyorum, ama bu k\u0131zla sen evleneceksin.&#8221;<\/p>\n<p><b>TARTI\u015eMA VE OTURUMLAR<\/p>\n<p><\/b>B\u00f6ylece her g\u00fcn akl\u0131n\u0131n par\u0131lt\u0131s\u0131 ve ruhunun g\u00fczelli\u011fini sergiliyordu Sad\u0131k; halk ona hayrand\u0131 ve \u00fcstelik onu seviyordu. \u0130nsanlar\u0131n en mutlusu oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu herkes. T\u00fcm \u00fclkede \u00fcn\u00fc yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131; kad\u0131nlar onu be\u011fenerek s\u00fcz\u00fcyordu; yurtta\u015flar adaletini be\u011feniyor, bilim adamlar\u0131 onu yol g\u00f6sterici olarak g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131. Rahipler bile onun ya\u015fl\u0131 Yebor&#8217;dan daha \u00e7ok \u015fey bildi\u011fini itiraf ediyorlard\u0131. Anka ku\u015fu i\u00e7in onu dava ettikleri g\u00fcnler geride kalm\u0131\u015ft\u0131; ona inan\u0131l\u0131r gelen her \u015feye insanlar da inan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Babil&#8217;de bin be\u015f y\u00fcz y\u0131ld\u0131r s\u00fcregelen ve \u00fclkeyi iki inat\u00e7\u0131 mezhebe b\u00f6len bir tart\u0131\u015fma vard\u0131: Bir mezheptekiler Mitra tap\u0131na\u011f\u0131na sol ad\u0131mla girilmesi gerekti\u011fine inan\u0131yor, \u00f6teki mezhepse buna kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131p sa\u011f ad\u0131mlar\u0131yla girmekte direniyorlard\u0131. Kutsal ate\u015f bayram\u0131 yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131nda halk Sad\u0131k&#8217;\u0131n hangi mezhebi ye\u011fleyece\u011fini merak eder oldu. T\u00fcm d\u00fcnya sanki onun iki aya\u011f\u0131ndan ba\u015fka \u015fey g\u00f6rmez olmu\u015ftu. T\u00f6ren g\u00fcn\u00fc, halk\u0131n merakl\u0131 bak\u0131\u015flar\u0131 aras\u0131nda Sad\u0131k iki aya\u011f\u0131n\u0131 birle\u015ftirdi ve e\u015fikten z\u0131playarak tap\u0131na\u011fa girdi. Sonra yapt\u0131\u011f\u0131 konu\u015fmada, yeri ve g\u00f6\u011f\u00fc yaratan Tanr\u0131&#8217;n\u0131n insanlar\u0131n sa\u011f veya sol aya\u011f\u0131ndan birini ye\u011flemeyece\u011fini anlatt\u0131.<\/p>\n<p>K\u0131skan\u00e7 ve kar\u0131s\u0131 Sad\u0131k&#8217;\u0131n konu\u015fmas\u0131n\u0131n iyi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, yeterince \u00f6rnek vermedi\u011fini ve ak\u0131c\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrd\u00fcler. &#8220;Onu dinlerken denizlerin dalgaland\u0131\u011f\u0131n\u0131, y\u0131ld\u0131zlar\u0131n kayd\u0131\u011f\u0131n\u0131 veya g\u00fcne\u015fin mum gibi eridi\u011fini duyumsam\u0131yoruz; onda saf do\u011fu deyi\u015fi yok.&#8221; diyorlard\u0131. Sad\u0131k akl\u0131n deyi\u015fiyle konu\u015fuyordu. Herkes ondan yana oldu; d\u00fcr\u00fcst oldu\u011fu, ak\u0131lc\u0131 konu\u015ftu\u011fu veya iyiliksever oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fil, ba\u015fvezir oldu\u011fu i\u00e7in.<\/p>\n<p>Yine ak\u0131lc\u0131 adaleti sayesinde, beyaz ve siyah rahipler aras\u0131ndaki tart\u0131\u015fmay\u0131 da \u00e7\u00f6z\u00fcmledi. Beyazlar do\u011fuya d\u00f6n\u00fck olarak, siyahlar da bat\u0131ya d\u00f6n\u00fck olarak yakarman\u0131n g\u00fcnah oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyorlard\u0131. Sad\u0131k herkesin istedi\u011fi y\u00f6nde yakarabilece\u011fini karara ba\u011flad\u0131.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece t\u00fcm \u00f6zel ve kamu davalar\u0131n\u0131 \u00e7abukla\u015ft\u0131rarak \u00f6\u011fleye kadar i\u015fini bitiriyordu. G\u00fcn\u00fcn kalan b\u00f6l\u00fcm\u00fcndeyse Babil&#8217;i g\u00fczelle\u015ftirmek i\u00e7in u\u011fra\u015f\u0131yordu. Tiyatrolarda herkesin a\u011flad\u0131\u011f\u0131 trajediler ve g\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc komediler oynat\u0131yordu. Modas\u0131 ge\u00e7mi\u015f fakat be\u011feniye de\u011fer her \u015feyi yeniden canland\u0131r\u0131yordu. Sanat\u00e7\u0131lardan daha \u00e7ok bildi\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fcyordu; onlar\u0131 \u00f6d\u00fcllendiriyor ve yeteneklerinden gizli bir k\u0131skan\u00e7l\u0131k duymuyordu. Ak\u015famlar\u0131 melik ve \u00f6zellikle melikeyi e\u011flendiriyordu. Melik &#8220;B\u00fcy\u00fck vezir!&#8221; ve melike &#8220;Sevimli vezir!&#8221; diyor ve ikisi birden ekliyordu: &#8220;As\u0131lmas\u0131 \u00e7ok b\u00fcy\u00fck kay\u0131p olur!&#8221;<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir saray g\u00f6revlisi onun kadar bayanlardan g\u00f6r\u00fc\u015fme iste\u011fi almad\u0131. Hi\u00e7 tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 pek \u00e7ok kad\u0131n onunla g\u00f6n\u00fcl ili\u015fkisine girmek istiyordu. K\u0131skanc\u0131n kar\u0131s\u0131 ilk gelenler aras\u0131ndayd\u0131; ona kocas\u0131n\u0131n davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ba\u015f\u0131ndan beri onaylamad\u0131\u011f\u0131n\u0131, Tanr\u0131&#8217; Mithra, Zend-Avesta ve kutsal ate\u015f \u00fczerine ant i\u00e7erek belirtti. Sonra kocas\u0131n\u0131n \u00e7ok k\u0131skan\u00e7 ve kaba oldu\u011funu s\u00f6yledi; Tanr\u0131lar\u0131n onu cezaland\u0131rmak i\u00e7in, insan\u0131 \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011fe yakla\u015ft\u0131ran o yetenekten yoksun b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 itiraf etti. Bu arada dizba\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc. Sad\u0131k her zamanki kibarl\u0131\u011f\u0131yla onu yerden ald\u0131 ama bayan\u0131n dizine yeniden ba\u011flamad\u0131. Bu k\u00fc\u00e7\u00fck yanl\u0131\u015f daha sonraki b\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131mlar\u0131n kayna\u011f\u0131 oldu. Sad\u0131k bunu hemen unuttu, k\u0131skanc\u0131n kar\u0131s\u0131 hi\u00e7 unutmad\u0131.<\/p>\n<p>Her g\u00fcn bir\u00e7ok bayan geliyordu. Babil&#8217;in gizli kay\u0131tlar\u0131 onun bir kez bedeninin iste\u011fine yenik d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, bayan\u0131 dalg\u0131n bir bi\u00e7imde kucaklarken zevk almaktan \u015fa\u015f\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrerler. Fark\u0131nda olmadan sevgi belirtileri g\u00f6sterdi\u011fi bu kad\u0131n Melike Astarte&#8217;nin oda hizmet\u00e7isiydi. Bu sevimli kad\u0131n kendisini \u015f\u00f6yle avutuyordu: &#8220;Babil&#8217;in i\u015fleri \u00e7ok yo\u011fun olmal\u0131, bu adam a\u015fk yaparken de onlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor.&#8221; Bir\u00e7ok erke\u011fin hi\u00e7bir \u015fey demedi\u011fi veya kutsal s\u00f6zc\u00fckler hayk\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bir anda Sad\u0131k &#8220;Melike!&#8221; diye hayk\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Hizmet\u00e7i \u00f6nce onun devlet sorunlar\u0131ndan ba\u015f\u0131n\u0131 ay\u0131r\u0131p kendisine &#8220;melikem!&#8221; dedi\u011fini sand\u0131. Fakat Sad\u0131k yine dalg\u0131n bir bi\u00e7imde Astarte&#8217;nin ad\u0131n\u0131 m\u0131r\u0131ldand\u0131. B\u00f6yle mutlu anlarda her \u015feyi iyimser yorumlayan kad\u0131n bunun &#8220;Melike Astarte&#8217;den daha g\u00fczelsiniz!&#8221; anlam\u0131nda s\u00f6ylendi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Sonra Sad\u0131k&#8217;\u0131n yan\u0131ndan g\u00fczel arma\u011fanlarla ayr\u0131ld\u0131. Gidip i\u00e7ten arkada\u015f\u0131 olan k\u0131skanc\u0131n kar\u0131s\u0131na ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7en ser\u00fcveni anlatt\u0131. K\u0131skanc\u0131n kar\u0131s\u0131 Sad\u0131k&#8217;\u0131n hizmet\u00e7iyi ye\u011flemi\u015f olmas\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u00f6fkeye kap\u0131ld\u0131: &#8220;Bak bu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn dizba\u011f\u0131n\u0131 ba\u011flamaya g\u00f6n\u00fcl indirmedi, \u015fimdi onu takmak bile istemiyorum,&#8221; deyince hizmet\u00e7i k\u0131z &#8220;Aa, siz de melikenin dizba\u011f\u0131ndan kullan\u0131yorsunuz! Yoksa ayn\u0131 terziden mi al\u0131yorsunuz?&#8221; diye sordu. K\u0131skanc\u0131n kar\u0131s\u0131 yan\u0131t vermeden derin d\u00fc\u015f\u00fcnceye dald\u0131, sonra kocas\u0131yla konu\u015fmaya gitti.<\/p>\n<p>Bu arada Sad\u0131k saray g\u00f6r\u00fc\u015fmeleri veya mahkeme s\u0131ras\u0131nda dal\u0131p gitti\u011fini fark ediyor, ama bunun nedenini bulam\u0131yordu; tek \u00fcz\u00fcnt\u00fcs\u00fc bu say\u0131l\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>Bir gece bir d\u00fc\u015f g\u00f6rd\u00fc: \u00d6nce, kuru otlar aras\u0131nda uyuyor ve bu otlar\u0131n aras\u0131ndaki birka\u00e7 diken ona bat\u0131yordu. Sonra g\u00fcl yapraklar\u0131ndan bir yatakta uyurken yapraklar aras\u0131ndan \u00e7\u0131kan bir y\u0131lan onu zehirli diliyle y\u00fcre\u011finden yaral\u0131yordu. D\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc: &#8220;Eskiden dikenli ama kuru otlar aras\u0131nda yatard\u0131m; \u015fimdi ise g\u00fcl yapraklar\u0131 \u00fczerinde yat\u0131yorum. Peki y\u0131lan nerede?&#8221;<\/p>\n<p><b>KISKAN\u00c7LIK<\/p>\n<p><\/b>Sad\u0131k&#8217;\u0131n mutlulu\u011fu ve \u00f6zellikle erdemi, onun y\u0131k\u0131m\u0131na neden oldu. Her g\u00fcn melik ve onun soylu e\u015fi Astarte ile g\u00f6r\u00fc\u015fme yapard\u0131. Bu konu\u015fmalarda ho\u015fa gitme iste\u011fi, g\u00fczelli\u011fin s\u00fcslenme iste\u011fi gibi,onu esprili olmaya zorluyordu. B\u00f6ylece Astarte, kendisi de fark\u0131nda olmadan, Sad\u0131k&#8217;\u0131n gen\u00e7li\u011fi ve zarafetinden etkileniyordu; safl\u0131\u011f\u0131n ortas\u0131nda bir tutku gittik\u00e7e b\u00fcy\u00fcyordu. Astarte art niyetsiz ve a\u00e7\u0131k olarak, kocas\u0131n\u0131n be\u011fendi\u011fi bu adamla birlikte olmaya can at\u0131yordu; onu kocas\u0131na \u00f6v\u00fcyor, hizmet\u00e7ilerine anlat\u0131yordu. Sad\u0131k&#8217;a arma\u011fanlar verirken akl\u0131ndakinden \u00e7ok daha anlaml\u0131 iltifatlar ediyordu. K\u0131saca hizmetinden ho\u015fnut oldu\u011fu bir g\u00f6revliyle konu\u015ftu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu, ama s\u00f6zleri bazen mant\u0131kl\u0131 bir kad\u0131n\u0131n s\u00f6ylemek istedi\u011fini a\u015f\u0131yordu.<\/p>\n<p>Astarte, tek g\u00f6zl\u00fclerden nefret etti\u011fini s\u00f6yleyen Samira&#8217;dan ve kocas\u0131n\u0131n burnunu kesmeye kalkan di\u011fer kad\u0131ndan \u00e7ok daha g\u00fczeldi. Astarte&#8217;nin i\u00e7tenli\u011fi, y\u00fcz\u00fc k\u0131zararak s\u00f6yledi\u011fi tatl\u0131 s\u00f6zleri, ka\u00e7\u0131rmak istedi\u011fi bak\u0131\u015flar\u0131 sonunda Sad\u0131k&#8217;\u0131n y\u00fcre\u011finde, onun da \u015fa\u015f\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bir ate\u015fi yakt\u0131lar. \u00d6nce buna kar\u015f\u0131 direndi; felsefeden yard\u0131m istedi, ondan bilgi \u0131\u015f\u0131klar\u0131 ald\u0131 ama y\u00fcre\u011fini serinletemedi. G\u00f6rev, vefa ve h\u00fck\u00fcmdar\u0131n kutsal haklar\u0131 gibi kavramlar \u00f6n\u00fcnde \u00f6fke tanr\u0131lar\u0131 gibi dikiliyorlard\u0131. Sava\u015f\u0131yor ve kazan\u0131yordu; ama bu zafer ona g\u00f6zya\u015flar\u0131 ve inlemelere mal oluyordu. Art\u0131k melikeyle o ho\u015f \u00f6zg\u00fcrl\u00fck i\u00e7inde konu\u015fam\u0131yor, g\u00f6zlerini bir bulut kapl\u0131yordu. Konu\u015furken k\u0131sa ve resmi oluyor, melikenin y\u00fcz\u00fcne bakam\u0131yordu; elinde olmadan bakt\u0131\u011f\u0131ndaysa, melikenin ya\u015fl\u0131 g\u00f6zlerinden alevler \u00e7\u0131k\u0131yor ve sanki ona \u015f\u00f6yle diyordu: &#8220;Birbirimize tap\u0131yoruz ama sevmeye korkuyoruz; ikimizin de ilendi\u011fi bir ate\u015fle kavruluyoruz.&#8221;<\/p>\n<p>Sad\u0131k melikenin yan\u0131ndan, y\u00fcre\u011fi ta\u015f\u0131yamayaca\u011f\u0131 bir y\u00fckle dolu, sersem gibi \u00e7\u0131k\u0131yordu. \u00c7\u0131rp\u0131nmalar\u0131n en \u015fiddetli bir an\u0131nda dizini arkada\u015f\u0131 Kadir&#8217;e a\u00e7t\u0131. Kadir ona &#8220;kendinden bile saklamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorsun ama ben duygular\u0131n\u0131 daha \u00f6nce anlam\u0131\u015ft\u0131m,&#8221; dedi. &#8220;A\u015fk\u0131n i\u015faretleri kolay saklanamaz. D\u00fc\u015f\u00fcn bir kere Sad\u0131k, madem ki ben fark ettim, melik de bu duygular\u0131n\u0131 fark edip g\u00fccenebilir. O \u00e7ok k\u0131skan\u00e7 bir adamd\u0131r. Sen duygular\u0131n\u0131 Astarte&#8217;den daha \u00e7ok bast\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorsun; \u00e7\u00fcnk\u00fc sen bir filozofsun, oysa bir kad\u0131n; o hen\u00fcz kendini su\u00e7lu saymad\u0131\u011f\u0131ndan rahat\u00e7a bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 konu\u015fturabiliyor. O bu d\u00fc\u015f\u00fcncede olduk\u00e7a korkmal\u0131s\u0131n. \u0130kiniz de bir karara varm\u0131\u015f olsayd\u0131n\u0131z, t\u00fcm g\u00f6zleri aldatman\u0131z kolay olurdu. Oysa do\u011fmakta olan ve engellenen bir sevgi sonunda patlar; kar\u015f\u0131l\u0131k g\u00f6ren sevgiyse saklanmas\u0131n\u0131 bilir.&#8221; Sad\u0131k meliki aldatma d\u00fc\u015f\u00fcncesinden titredi; istemeden kap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu su\u00e7luluk duygusu artt\u0131k\u00e7a ona daha \u00f6zveriyle hizmet eder oldu. Fakat melike Sad\u0131k&#8217;\u0131n ad\u0131n\u0131 o kadar s\u0131k an\u0131yor, and\u0131k\u00e7a y\u00fcz\u00fcn\u00fcn k\u0131zarmas\u0131na engel olam\u0131yor ve dal\u0131p gidiyordu ki melik rahats\u0131z oldu. G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015feylere inand\u0131, g\u00f6rmediklerini de d\u00fc\u015fledi. \u00d6rne\u011fin, melikenin terlikleri mavi, Sad\u0131k&#8217;\u0131n terlikleri de mavi renkteydi; kar\u0131s\u0131n\u0131n e\u015farb\u0131 sar\u0131, Sad\u0131k&#8217;\u0131n ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 da sar\u0131 renkteydi. Bunlar ince bir h\u00fck\u00fcmdar i\u00e7in korkun\u00e7 ipu\u00e7lar\u0131yd\u0131 ve k\u0131sa s\u00fcrede kafas\u0131ndaki ku\u015fkular kesinli\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n<p>H\u00fck\u00fcmdar ve e\u015flerinin hizmet\u00e7ileri ayn\u0131 zamanda onlar\u0131n y\u00fcreklerinin casuslar\u0131d\u0131rlar. Astarte&#8217;nin duygulu ve Moabdar&#8217;\u0131n k\u0131skan\u00e7 oldu\u011fu k\u0131sa s\u00fcrede anla\u015f\u0131ld\u0131. K\u0131skan\u00e7 kar\u0131s\u0131ndan, melikeninkine benzeyen dizba\u011f\u0131n\u0131 saraya g\u00f6ndermesini istedi; \u00fcstelik bu dizba\u011f\u0131 da mavi renkteydi. Melik art\u0131k \u00f6c\u00fcn\u00fc nas\u0131l alaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr oldu. Bir gece melikeyi zehirlemeye ve sabaha kar\u015f\u0131 da Sad\u0131k&#8217;\u0131 iple bo\u011fmaya karar verdi. Ac\u0131mas\u0131z bir harem a\u011fas\u0131na buyruklar\u0131n\u0131 yerine getirmesini s\u00f6yledi. Bu s\u0131rada melikin odas\u0131nda dilsiz bir c\u00fcce vard\u0131; dilsiz olmas\u0131na kar\u015f\u0131n sa\u011f\u0131r olmayan bu c\u00fcce sarayda bir e\u015fya gibi do\u011fal kar\u015f\u0131lan\u0131rd\u0131. Melikeye k\u00f6pek gibi ba\u011fl\u0131 olan bu dilsiz c\u00fcce \u00f6l\u00fcm buyru\u011funun verildi\u011fini duyunca deh\u015fete kap\u0131ld\u0131. Birka\u00e7 saat i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fecek bu y\u0131k\u0131m\u0131 nas\u0131l \u00f6nleyebilirdi? Yazmas\u0131n\u0131 bilmiyordu, ama resim yapmay\u0131 \u00f6\u011frenmi\u015fti ve y\u00fczleri benzeterek \u00e7izebiliyordu. B\u00fct\u00fcn gece melikeye anlatmak istedi\u011fi \u015feyi \u00e7izmeye u\u011fra\u015ft\u0131. Tablonun bir k\u00f6\u015fesine harem a\u011fas\u0131na buyruk veren \u00f6fkeli meliki \u00e7izdi; bir masa \u00fczerine mavi dizba\u011f\u0131, sar\u0131 ba\u015fl\u0131klar koydu. Tablonun ortas\u0131nda hizmet\u00e7ilerinin kollar\u0131nda \u00f6lmekte olan melikeyi, onun ayaklar\u0131n\u0131n ucuna da Sad\u0131k&#8217;\u0131n bo\u011fulmu\u015f cesedini kondurdu. Yar\u0131 so\u011fumu\u015f bir g\u00fcne\u015fi \u00e7izerek bu k\u00f6t\u00fc olay\u0131n ne zaman olaca\u011f\u0131n\u0131 anlatmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Tabloyu bitince ko\u015fup Astarte&#8217;nin hizmet\u00e7ilerinden birini uyand\u0131rd\u0131 ve tablonun hemen melikeye verilmesini el kol hareketleriyle anlatt\u0131.<\/p>\n<p>Gece yar\u0131s\u0131 Sad\u0131k, odas\u0131n\u0131n kap\u0131s\u0131 vurularak uyand\u0131r\u0131ld\u0131 ve melikenin bir mektubu verildi. Sad\u0131k d\u00fc\u015fte oldu\u011funu sanarak mektubu titrek bir elle a\u00e7t\u0131. Okudu\u011funda umutsuzluk ve y\u0131lg\u0131 i\u00e7inde kald\u0131: &#8220;Vakit yitirmeden ka\u00e7\u0131n, Sad\u0131k, \u00e7\u00fcnk\u00fc ya\u015fam\u0131n\u0131z tehlikede. Ka\u00e7\u0131n, bunu size a\u015fk\u0131m\u0131z ve sar\u0131 e\u015farb\u0131m ad\u0131na buyuruyorum. Bense, g\u00fcnah i\u015flemedim, ama su\u00e7lu gibi \u00f6lece\u011fim.&#8221;<\/p>\n<p>Sad\u0131k konu\u015facak g\u00fcc\u00fc bulamad\u0131. Arkada\u015f\u0131 Kadir&#8217;i \u00e7a\u011f\u0131rtt\u0131 ve bir \u015fey s\u00f6ylemeden mektubu ona g\u00f6sterdi. Kadir ona mektuba uymas\u0131n\u0131 ve hemen Memfis yoluna \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. &#8220;E\u011fer melikeyi g\u00f6rmeye gidersen, onun \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc \u00e7abukla\u015ft\u0131r\u0131rs\u0131n; melikle konu\u015fursan yine onu yitirirsin. Melikenin yazg\u0131s\u0131yla ben ilgilenirim, sen kendi yazg\u0131nla u\u011fra\u015f. Ortal\u0131\u011fa senin Hindistan&#8217;a gitti\u011fini yayaca\u011f\u0131m. Yak\u0131nda senin yan\u0131na gelir, Babil&#8217;de olanlar\u0131 anlat\u0131r\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Kadir hemen saray\u0131n gizli bir kap\u0131s\u0131nda iki g\u00fc\u00e7l\u00fc deve haz\u0131rlatt\u0131; g\u00fc\u00e7s\u00fcz Sad\u0131k&#8217;\u0131 zorla bindirip yolcu etti, yan\u0131na da bir u\u015fak katt\u0131. K\u0131sa s\u00fcre sonra arkada\u015f\u0131 g\u00f6zden kayboldu.<\/p>\n<p>Bu saray g\u00f6zdesi ka\u00e7ak Babil d\u0131\u015f\u0131nda bir tepeye geldi\u011finde uzaktan saraya bak\u0131nca dayanamay\u0131p bay\u0131ld\u0131; ay\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda d\u00fcnyalar iyisi melike i\u00e7in g\u00f6zya\u015flar\u0131 d\u00f6k\u00fcp \u00f6lmek istedi. &#8220;\u0130nsan ya\u015fam\u0131 nedir ki?&#8221; diye hayk\u0131rd\u0131, &#8220;Ey erdemler, bana neye mal oldunuz! \u0130ki kad\u0131n beni al\u00e7ak\u00e7a aldatt\u0131, su\u00e7lu olmayan ve di\u011ferlerinden daha g\u00fczel olan \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc \u00f6lmek \u00fczere! Yapt\u0131\u011f\u0131m iyilikler y\u0131k\u0131m\u0131m oldu; mutlulu\u011fun doruklar\u0131ndayken kendimi en i\u011fren\u00e7 \u00e7ukurda buldum. Belki ben de k\u00f6t\u00fc y\u00fcrekli olsayd\u0131m, \u015fimdi onlar gibi mutlu olurdum.&#8221; Bu kara d\u00fc\u015f\u00fcncelerle g\u00f6zleri ve y\u00fcre\u011fi dolu olarak M\u0131s\u0131r yoluna koyuldu.<\/p>\n<p><b>D\u00d6V\u00dcLEN KADIN<\/p>\n<p><\/b>Sad\u0131k yolunu y\u0131ld\u0131zlara g\u00f6re \u00e7iziyordu. Orion tak\u0131my\u0131ld\u0131z\u0131 ve parlak Sirius y\u0131ld\u0131z\u0131 ona Canope kutbuna do\u011fru yol g\u00f6steriyorlard\u0131. G\u00f6z\u00fcm\u00fcze zay\u0131f birer \u0131\u015f\u0131k gibi g\u00f6r\u00fcnen bu \u00e7ok b\u00fcy\u00fck \u0131\u015f\u0131k k\u00fcreleri yan\u0131nda, evrende k\u00fc\u00e7\u00fck bir nokta olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, b\u00fcy\u00fcklenen insano\u011fluna b\u00fcy\u00fck ve kutsal gibi g\u00f6r\u00fcnen D\u00fcnya&#8217;y\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. \u00c7amurdan bir top \u00fczerinde birbirini yiyen b\u00f6cekler gibiydi insanlar. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce onun ve Babil&#8217;in yazg\u0131s\u0131n\u0131n ne kadar \u00f6nemsiz oldu\u011funu g\u00f6stererek onu avuttu. Ruhu, duygular\u0131ndan ar\u0131n\u0131p sonsuz uzaklara at\u0131lmak istiyordu. Sonra, kendine gelip Astarte&#8217;nin \u00f6lm\u00fc\u015f olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcnce evren g\u00f6z\u00fcnden siliniyordu; yaln\u0131zca \u00f6lmek \u00fczere olan Astarte ve talihsiz Sad\u0131k vard\u0131.<\/p>\n<p>Bu derin felsefe ve b\u00fcy\u00fck ac\u0131 aras\u0131nda gidip gelirken bir yandan da M\u0131s\u0131r s\u0131n\u0131rlar\u0131na yakla\u015f\u0131yordu. U\u015fa\u011f\u0131 kentin varo\u015flar\u0131ndaki bir kasabay\u0131 fark edince gidip ona kalacak bir yer arad\u0131. Bu arada Sad\u0131k k\u00f6y bah\u00e7elerinde geziniyordu. Yol k\u0131y\u0131s\u0131nda a\u011flamakta olan bir kad\u0131n ve onu kovalayan \u00f6fkeli bir adam g\u00f6rd\u00fc. Kad\u0131n bu adam\u0131n dizlerine sar\u0131ld\u0131, adam da bir yandan ba\u011f\u0131rarak onu d\u00f6vmeye ba\u015flad\u0131. Birinin dileyen yalvar\u0131\u015f\u0131na ve \u00f6tekinin \u00f6fkesine bakarak, aldat\u0131lm\u0131\u015f bir kocayla aldatm\u0131\u015f bir kad\u0131n olduklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Ancak, kad\u0131n o kadar g\u00fczeldi ve hatta biraz da Astarte&#8217;ye benziyordu ki ona ac\u0131d\u0131 ve kocas\u0131ndan nefret etti. Kad\u0131n Sad\u0131k&#8217;a &#8220;Bana yard\u0131m edin,&#8221; diye hayk\u0131rd\u0131, &#8220;bu ac\u0131mas\u0131z adam\u0131n elinden beni kurtar\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar \u00fczerine Sad\u0131k ko\u015fup aralar\u0131na girdi. Az bildi\u011fi M\u0131s\u0131r diliyle adama \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Biraz insanl\u0131\u011f\u0131n\u0131z varsa g\u00fczelli\u011fe ve zay\u0131fl\u0131\u011fa sayg\u0131 g\u00f6stermenizi dilerim. Ayaklar\u0131n\u0131z\u0131n alt\u0131nda ve g\u00f6zya\u015flar\u0131ndan ba\u015fka savunmas\u0131 olmayan do\u011fan\u0131n bu ba\u015fyap\u0131t\u0131na nas\u0131l k\u0131yars\u0131n\u0131z?&#8221; Adam ac\u0131 ac\u0131 g\u00fcld\u00fc: &#8220;Ah, demek sen de onun sevgililerindensin. O zaman senden de \u00f6\u00e7 almal\u0131y\u0131m.&#8221; diyerek kad\u0131n\u0131 b\u0131rakt\u0131 ve m\u0131zra\u011f\u0131n\u0131 kaparak yabanc\u0131n\u0131n \u00fczerine sald\u0131rd\u0131. Sad\u0131k so\u011fukkanl\u0131 bir bi\u00e7imde vuru\u015fu savu\u015fturdu ve m\u0131zra\u011f\u0131 yakalad\u0131. \u0130kisi \u00e7eki\u015firken m\u0131zrak ikiye b\u00f6l\u00fcnd\u00fc. M\u0131s\u0131rl\u0131 adam k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 \u00e7ekince Sad\u0131k da ona uydu ve d\u00f6v\u00fc\u015ft\u00fcler. Biri y\u00fczlerce atak yaparken di\u011feri onu ustal\u0131kla savu\u015fturuyordu. Kad\u0131n \u00e7imene oturup sa\u00e7lar\u0131n\u0131 d\u00fczeltmeye koyuldu. M\u0131s\u0131rl\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fcyd\u00fc ama Sad\u0131k daha ustayd\u0131. Birinin davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 \u00f6fke y\u00f6netirken, di\u011ferinin akl\u0131 koluna y\u00f6n veriyordu. Sonunda Sad\u0131k adam\u0131 yere d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc ve k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 boynuna dayay\u0131p ya\u015fam\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. M\u0131s\u0131rl\u0131 onun gev\u015fedi\u011fini g\u00f6r\u00fcnce han\u00e7erini birden \u00e7ekip onu yaralad\u0131. Bu kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 g\u00f6ren Sad\u0131k k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 adam\u0131n bo\u011faz\u0131na saplay\u0131p onu \u00f6ld\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p>Sad\u0131k kad\u0131n\u0131n yan\u0131na gelip &#8220;Onu \u00f6ld\u00fcrmek zorunda kald\u0131m,&#8221; dedi. &#8220;Art\u0131k \u00f6zg\u00fcrs\u00fcn\u00fcz, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm en y\u0131rt\u0131c\u0131 adamdan kurtuldunuz. Sizin i\u00e7in ba\u015fka ne yapabilirim, bayan?&#8221; diye sordu. Kad\u0131n &#8220;Geber git, k\u00f6pek!&#8221; diye ba\u011f\u0131rd\u0131, &#8220;Sen benim dostumu \u00f6ld\u00fcrd\u00fcn. Senin y\u00fcre\u011fini koparabilseydim.&#8221; Sad\u0131k &#8220;B\u00f6yle bir dostunuz olmas\u0131na \u015fa\u015f\u0131rd\u0131m. Sizi d\u00f6v\u00fcyordu, benden yard\u0131m istediniz diye beni de \u00f6ld\u00fcrmek istedi.&#8221; deyince kad\u0131n &#8220;Ke\u015fke ya\u015fasayd\u0131 da beni d\u00f6vseydi,&#8221; diye a\u011flad\u0131, &#8220;Ben bu daya\u011f\u0131 hak etmi\u015ftim; onu k\u0131skand\u0131r\u0131yordum.&#8221; Sad\u0131k hem \u015fa\u015f\u0131rd\u0131, hem de \u00f6fkelendi: &#8220;Bayan, bu kadar g\u00fczel olman\u0131za kar\u015f\u0131n ben bile sizi d\u00f6vmeyi isterdim; ama bu s\u0131k\u0131nt\u0131ya girmeyece\u011fim.&#8221; Sonra kasabaya d\u00f6nmek \u00fczere devesine bindi. Tam birka\u00e7 ad\u0131m atm\u0131\u015ft\u0131 ki Babil&#8217;den gelen d\u00f6rt atl\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131r\u0131\u015flar\u0131n\u0131 duydu. Bunlardan biri kad\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce &#8220;\u0130\u015fte o! Bize verilen tan\u0131ma uyuyor,&#8221; diye ba\u011f\u0131rd\u0131. Yerdeki \u00f6l\u00fcye bakmadan kad\u0131n\u0131 yakalad\u0131lar. Kad\u0131n \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar atarak Sad\u0131k&#8217;a yalvar\u0131yordu: &#8220;Bir kez daha yard\u0131m edin, soylu yabanc\u0131! Size k\u0131zd\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131z\u0131 diliyorum. Yard\u0131m ederseniz \u00f6l\u00fcnceye kadar sizin olurum!&#8221; Ama Sad\u0131k&#8217;ta bu kad\u0131n i\u00e7in d\u00f6v\u00fc\u015fme iste\u011fi kalmam\u0131\u015ft\u0131: &#8220;Size ba\u015fkalar\u0131 yard\u0131m etsin.&#8221;<\/p>\n<p>\u00dcstelik Sad\u0131k yaralanm\u0131\u015ft\u0131, kendisinin yard\u0131ma gereksinimi vard\u0131. Bu d\u00f6rt Babil askerinin Melik Moabdar taraf\u0131ndan g\u00f6nderilmi\u015f olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnerek kayg\u0131land\u0131. \u0130vedilikle kasabaya d\u00f6nerken, Babil&#8217;den gelen d\u00f6rt askerin bu kad\u0131n\u0131 niye yakalad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve kad\u0131n\u0131n tuhaf davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. <\/span><\/span><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span lang=\"TR\"><span style=\"font-size: small;\"><b>K\u00d6LE<\/p>\n<p><\/b>M\u0131s\u0131r kasabas\u0131na girdi\u011finde \u00e7evresini halk\u0131n sard\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc. Herkes onu g\u00f6steriyordu: &#8220;\u0130\u015fte g\u00fczel Missuf&#8217;u ka\u00e7\u0131ran, Kletofis&#8217;i \u00f6ld\u00fcren adam budur!&#8221; Sad\u0131k onlara &#8220;Efendiler,&#8221; dedi, &#8220;g\u00fczel Missuf&#8217;u ka\u00e7\u0131rmaktan Tanr\u0131&#8217; beni korusun, \u00e7\u00fcnk\u00fc o kaprisli bir bayan. Kletofis&#8217;i kendimi savunmak i\u00e7in \u00f6ld\u00fcrd\u00fcm. O, g\u00fczel Missuf&#8217;u ac\u0131mas\u0131zca d\u00f6v\u00fcyordu, ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131 diledi\u011fim i\u00e7in beni \u00f6ld\u00fcrmek istedi. Ben M\u0131s\u0131r&#8217;a s\u0131\u011f\u0131nmaya gelmi\u015f bir yabanc\u0131y\u0131m. Sizin koruman\u0131za gereksinim duyarken, bir kad\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131r\u0131p kocas\u0131n\u0131 ni\u00e7in \u00f6ld\u00fcreyim?&#8221;<\/p>\n<p>M\u0131s\u0131rl\u0131lar do\u011fru ve adil insanlard\u0131, onu ba\u011f\u0131\u015flay\u0131p kente ald\u0131lar. \u00d6nce yaras\u0131n\u0131 tedavi ettiler, sonra kendisini ve u\u015fa\u011f\u0131n\u0131 ayr\u0131 ayr\u0131 sorgulay\u0131p ger\u00e7e\u011fi \u00f6\u011frenmek istediler. Sad\u0131k&#8217;\u0131n bir katil olmad\u0131\u011f\u0131na inand\u0131lar, ama yasalara g\u00f6re insan kan\u0131 d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in k\u00f6leli\u011fe tutuklu edilmesi gerekiyordu. \u0130ki devesi kamu yarar\u0131na sat\u0131ld\u0131; getirdi\u011fi alt\u0131nlar yoksullara da\u011f\u0131t\u0131ld\u0131; sonra u\u015fa\u011f\u0131yla kendisi de k\u00f6le pazar\u0131nda a\u00e7\u0131k art\u0131rmayla sat\u0131\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131. Setok ad\u0131nda bir Arap t\u00fcccar onun i\u00e7in pey s\u00fcrd\u00fc; ama u\u015fa\u011f\u0131 efendisinden daha pahal\u0131ya sat\u0131ld\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc adam\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc olu\u015fu de\u011ferini art\u0131r\u0131yordu. B\u00f6ylece Sad\u0131k u\u015fa\u011f\u0131n\u0131n yan\u0131na kat\u0131ld\u0131; ayaklar\u0131na zincir vurulup Arap t\u00fcccar\u0131n evine g\u00f6t\u00fcr\u00fcld\u00fcler. Sad\u0131k yolda u\u015fa\u011f\u0131n\u0131 avutmak i\u00e7in ya\u015fam \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcncelerini s\u00f6yl\u00fcyordu: &#8220;G\u00f6r\u00fcyorum ki k\u00f6t\u00fc yazg\u0131m senin ya\u015fam\u0131na da yans\u0131d\u0131. Ya\u015fam\u0131mda o kadar tuhaf \u015feyler g\u00f6rd\u00fcm ki! Bir k\u00f6pe\u011fin ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm i\u00e7in cezaland\u0131r\u0131ld\u0131m; anka ku\u015fu i\u00e7in kaz\u0131\u011fa \u00e7ak\u0131lmam\u0131 istediler; meliki \u00f6ven \u015fiir yazd\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in hapse at\u0131ld\u0131m; sar\u0131 ba\u015fl\u0131k giydim diye bo\u011fazlanacakt\u0131m. \u015eimdi de dostunu d\u00f6ven bir adam y\u00fcz\u00fcnden seninle birlikte k\u00f6le diye sat\u0131ld\u0131m. Ama \u00fcz\u00fclmeyelim, bunlar da ge\u00e7er; Arap t\u00fcccar\u0131n ba\u015fka k\u00f6leleri de oldu\u011funa g\u00f6re biz de onlarla ayn\u0131 yazg\u0131y\u0131 payla\u015f\u0131r\u0131z. Bu t\u00fcccar iyi hizmet g\u00f6rmek istiyorsa k\u00f6lelerine iyi davranacakt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>T\u00fcccar Setok iki g\u00fcn sonra k\u00f6leleri ve develeriyle Arabistan&#8217;a do\u011fru yola \u00e7\u0131kt\u0131. Boyu Horeb \u00e7\u00f6l\u00fcnde bulunuyordu. Yol uzun ve yorucu oldu. Yolda Setok Sad\u0131k&#8217;\u0131n u\u015fa\u011f\u0131yla daha \u00e7ok ilgileniyordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu k\u00f6le iyi y\u00fck ta\u015f\u0131yordu; t\u00fcm iltifatlar\u0131 ona oldu.<\/p>\n<p>Horeb&#8217;e varmadan iki g\u00fcn \u00f6nce develerden biri \u00f6ld\u00fc; onun y\u00fck\u00fcn\u00fc k\u00f6lelere payla\u015ft\u0131rd\u0131lar; Sad\u0131k da pay\u0131na d\u00fc\u015feni ald\u0131. K\u00f6lelerin iki b\u00fckl\u00fcm y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6ren Setok g\u00fclmeye ba\u015flad\u0131. Sad\u0131k ona ni\u00e7in e\u011filerek y\u00fcr\u00fcd\u00fcklerini fizik denge kurallar\u0131na g\u00f6re a\u00e7\u0131klad\u0131. T\u00fcccar \u00f6nce \u015fa\u015f\u0131rd\u0131, sonra bu k\u00f6leye daha ba\u015fka bir g\u00f6zle bakar oldu. Sad\u0131k onun ilgisini \u00e7ekti\u011fini g\u00f6r\u00fcnce, ona ticarette i\u015fine yarayabilecek bir\u00e7ok \u015feyi a\u00e7\u0131klad\u0131: metallerin ve tah\u0131llar\u0131n e\u015fit hac\u0131mda farkl\u0131 \u00f6zg\u00fcl a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131, hayvanlardan de\u011fi\u015fik yararlanma yollar\u0131n\u0131 anlatt\u0131. Onun bilge biri oldu\u011funu anlayan Setok art\u0131k ona daha \u00e7ok \u00f6nem vermeye ba\u015flad\u0131 ve bundan hi\u00e7 pi\u015fman olmad\u0131.<\/p>\n<p>Boyuna vard\u0131klar\u0131nda Setok, daha \u00f6nce iki tan\u0131k \u00f6n\u00fcnde be\u015f y\u00fcz alt\u0131n vermi\u015f oldu\u011fu bir Yahudiden borcunu \u00f6demesini istedi. Ancak, o iki tan\u0131k \u00f6lm\u00fc\u015f oldu\u011fundan Yahudi, bir Arab\u0131 kand\u0131rma f\u0131rsat\u0131 verdi\u011fi i\u00e7in Tanr\u0131&#8217;ya \u015f\u00fckredip, paray\u0131 geri \u00f6demeyi reddetti. Setok art\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnce dan\u0131\u015f\u0131r oldu\u011fu Sad\u0131k&#8217;a bu sorunu a\u00e7t\u0131. Sad\u0131k ona &#8220;Bu dinsize paray\u0131 nerede vermi\u015ftiniz?&#8221; diye sordu. &#8220;Horeb da\u011f\u0131 ete\u011finde b\u00fcy\u00fck\u00e7e bir ta\u015f\u0131n yan\u0131nda,&#8221; dedi Setok. Sad\u0131k &#8220;Size borcu olan bu adam\u0131n huyu nas\u0131ld\u0131r?&#8221; diye sordu. Setok &#8220;D\u00fczencinin biridir,&#8221; deyince Sad\u0131k &#8220;Onu sormuyorum; bu adam so\u011fukkanl\u0131 ve sakin mi, yoksa aceleci ve atak biri midir?&#8221; dedi. Setok &#8220;Tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m en atak d\u00fczenbazd\u0131r.&#8221; deyince Sad\u0131k &#8220;\u00d6yleyse, izin verin mahkemede sizi ben savunay\u0131m,&#8221; dedi. Setok Yahudiyi mahkemeye verdi; davaya \u00e7\u0131kan Sad\u0131k &#8220;Say\u0131n kad\u0131lar, bu adam\u0131n efendime olan be\u015f y\u00fcz alt\u0131nl\u0131k borcunu \u00f6demesini istiyorum.&#8221; diye ba\u015flad\u0131. Yarg\u0131\u00e7 &#8220;Tan\u0131klar\u0131n var m\u0131?&#8221; diye sordu. &#8220;Vard\u0131 ama \u00f6ld\u00fcler. Fakat paran\u0131n verildi\u011fi yerde b\u00fcy\u00fck bir ta\u015f vard\u0131, o tan\u0131kl\u0131k edebilir. Buyruk verin g\u00f6revliler bu ta\u015f\u0131 getirsinler. Harcamalar\u0131n\u0131 efendim Setok \u00fcstlenecektir. Ta\u015f gelinceye kadar Yahudiyle ben burada bekleriz.&#8221; Kad\u0131 bunu kabul edip adamlar g\u00f6nderdi ve di\u011fer davalar\u0131 g\u00f6rmeye ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>G\u00fcn bitmeye yak\u0131n kad\u0131 Sad\u0131k&#8217;a sordu: &#8220;Ne oldu, ta\u015f niye h\u00e2l\u00e2 gelmedi?&#8221; Yahudi buna g\u00fclerek yan\u0131t verdi: &#8220;Efendim, yar\u0131na kadar da bekleseniz gelemezler. \u00c7\u00fcnk\u00fc o ta\u015f\u0131 kald\u0131rabilmek i\u00e7in en az on be\u015f adam gerekir.&#8221; Sad\u0131k kad\u0131ya d\u00f6nd\u00fc: &#8220;Size ta\u015f\u0131n tan\u0131kl\u0131k yapaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015ftim. Bu adam hangi ta\u015ftan s\u00f6z etti\u011fimi bildi\u011fine g\u00f6re paray\u0131 ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 da a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f oldu.&#8221; Yahudi \u00f6nce \u015fa\u015f\u0131rd\u0131, sonra her \u015feyi itiraf etti. Kad\u0131 onun ayn\u0131 ta\u015fa ba\u011flan\u0131p, paray\u0131 \u00f6deyinceye kadar a\u00e7 susuz b\u0131rak\u0131lmas\u0131na karar verince \u00f6demesi \u00e7abuk oldu.<\/p>\n<p>K\u00f6le sad\u0131k ve bu ta\u015f\u0131n \u00fcn\u00fc k\u0131sa s\u00fcrede Arabistan&#8217;a yay\u0131ld\u0131. <b><\/p>\n<p>DUL ATE\u015e\u0130<\/b><\/p>\n<p>\u00c7ok mutlu olan Setok k\u00f6lesini yak\u0131n arkada\u015f\u0131 olarak benimsedi. Daha \u00f6nce Babil melikinin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, onu yan\u0131ndan ay\u0131rm\u0131yordu; Sad\u0131k bu kez efendisinin evli olmad\u0131\u011f\u0131na \u015f\u00fckretti. Efendisinin iyilik ve d\u00fcr\u00fcstl\u00fc\u011fe yatk\u0131n oldu\u011funu ke\u015ffetti. Onun eski Arabistan&#8217;da yayg\u0131n bir inan\u00e7 olan kutsal g\u00f6klere, yani g\u00fcne\u015f, ay ve y\u0131ld\u0131zlara tapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce ho\u015fnut olmad\u0131. Onunla uzun uzun konu\u015ftu; bu g\u00f6k cisimlerinin ta\u015f veya a\u011fa\u00e7 gibi birer madde oldu\u011funu, tap\u0131n\u0131lacak \u015feyler olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatt\u0131. &#8220;Ama,&#8221; diyordu Setok, &#8220;Bunlar bize yarar sa\u011fl\u0131yor. Do\u011fay\u0131 \u0131s\u0131t\u0131yor, mevsimleri d\u00fczenliyor. \u00dcstelik o kadar uzaktalar ki insan onlara sayg\u0131 g\u00f6stermekten kendini alam\u0131yor.&#8221; Sad\u0131k &#8220;\u015eu gemilerinizi ta\u015f\u0131yan K\u0131z\u0131l Deniz&#8217;den daha \u00e7ok yararlanm\u0131yor musunuz? Bu deniz de y\u0131ld\u0131zlar kadar eski de\u011fil mi? Uzakta olan \u015feylere tap\u0131lacaksa, D\u00fcnyan\u0131n \u00f6b\u00fcr ucundaki Kangurular \u00fclkesine de tapmak gerekmez mi?&#8221; Setok &#8220;Hay\u0131r, ama y\u0131ld\u0131zlar o kadar parlak ki tapmamak olanaks\u0131z,&#8221; dedi. Ak\u015fam geldi\u011finde Sad\u0131k yemek yedikleri \u00e7ad\u0131rda bir s\u00fcr\u00fc mum yakt\u0131; efendisi geldi\u011finde mumlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde diz \u00e7\u00f6k\u00fcp &#8220;Ayd\u0131nl\u0131klar Tanr\u0131s\u0131, bize hep yol g\u00f6sterin,&#8221; diye yakard\u0131. Sonra Setok&#8217;un yeme\u011fiyle ilgilenmeden yere oturup yeme\u011fine ba\u015flad\u0131. Setok ona &#8220;Ne oluyorsun?&#8221; diye sorunca &#8220;Sizin gibi yap\u0131yorum, onlar\u0131n efendisini b\u0131rak\u0131p bu mumlara tap\u0131yorum.&#8221; diye yan\u0131tlad\u0131. Setok k\u00f6lesinin verdi\u011fi \u00f6rnekteki derinli\u011fi kavrad\u0131. Sonunda Sad\u0131k&#8217;\u0131n bilgeli\u011fi onu etkiledi ve yarat\u0131klar\u0131 b\u0131rak\u0131p onlar\u0131n yarat\u0131c\u0131s\u0131na tapmaya ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Arabistan&#8217;da o s\u0131ralar, \u0130skitlerden kalma ve Hindistan&#8217;daki brahmanlar\u0131n Ortado\u011fu&#8217;ya yayd\u0131\u011f\u0131 korkun\u00e7 bir gelenek vard\u0131. Evli bir adam \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcnde, kar\u0131s\u0131 azize olabilmek istiyorsa, kocas\u0131n\u0131n yan\u0131nda diri diri yak\u0131lmaya raz\u0131 oluyordu. Bu, dul ate\u015fi denilen bir t\u00f6renle yap\u0131l\u0131rd\u0131. Bir boyun sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 yak\u0131lan kad\u0131nlar\u0131n say\u0131s\u0131yla art\u0131yordu. Setok&#8217;un boyundan bir adam \u00f6l\u00fcnce, \u00e7ok dindar olan e\u015fi Almona yak\u0131lmak istedi\u011fini s\u00f6yledi, yerini ve g\u00fcn\u00fcn\u00fc ilan etti. Sad\u0131k, efendisine bu gelene\u011fin ne kadar korkun\u00e7 ve insan soyuna zararl\u0131 oldu\u011funu anlatt\u0131. \u00dclkeye \u00e7ocuklar verebilecek veya di\u011fer \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 yeti\u015ftirebilecekken, gen\u00e7 dullar\u0131n yak\u0131lmas\u0131n\u0131n hi\u00e7bir yarar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi; bunu durdurman\u0131n yolu olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sordu. Setok &#8220;Bin y\u0131ld\u0131r kad\u0131nlar yak\u0131lmay\u0131 istiyor. Zaman\u0131n koydu\u011fu bir yasay\u0131 kim bozabilir? Yanl\u0131\u015f da olsa eski bir yasa sayg\u0131de\u011ferdir,&#8221; deyince Sad\u0131k &#8220;Ak\u0131l daha da eskidir,&#8221; dedi. &#8220;Siz boyun ya\u015fl\u0131lar\u0131yla g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn; ben dul kad\u0131nla konu\u015faca\u011f\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Kad\u0131n\u0131n evine gitti; \u00f6nce onun g\u00fczelli\u011fini ve inceli\u011fine iltifat ettikten sonra bu g\u00fczelli\u011fin ate\u015fe at\u0131lmas\u0131n\u0131n ne kadar yaz\u0131k olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi; cesareti ve kararl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6vd\u00fc. Sonra, &#8220;Demek kocan\u0131z\u0131 bu kadar seviyordunuz?&#8221; diye sordu. Arap kad\u0131n &#8220;Ben mi? Hi\u00e7 sevmiyordum ki onu. Kaba, k\u0131skan\u00e7 ve dayan\u0131lmaz bir adamd\u0131. Ama ate\u015fe at\u0131lmay\u0131 istiyorum,&#8221; dedi. Sad\u0131k &#8220;O zaman ate\u015fte yak\u0131lman\u0131n sizi \u00e7eken bir yan\u0131 olmal\u0131,&#8221; dedi. &#8220;Korkudan titriyorum, ama zorunluyum. Ben dindar bir kad\u0131n\u0131m, yanmazsam onurumu yitiririm, herkes benimle alay eder.&#8221; Sad\u0131k ona, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesi i\u00e7in yanmak istedi\u011fini kabul ettirdi; sonra uzun uzun konu\u015fup, ya\u015fam\u0131n g\u00fczelliklerinden s\u00f6z etti. O kadar g\u00fczel konu\u015ftu ki kad\u0131nda Sad\u0131k&#8217;a kar\u015f\u0131 bir ilgi uyand\u0131. Sad\u0131k ona &#8220;Yanmaktan vazge\u00e7mi\u015f olsayd\u0131n\u0131z, ne yapmak isterdiniz?&#8221; diye sorunca, kad\u0131n &#8220;Benimle evlenmenizi isterdim,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Sad\u0131k&#8217;\u0131n y\u00fcre\u011fi h\u00e2l\u00e2 Astarte ile dolu oldu\u011fundan bu \u00f6neriyi duymazdan geldi. Hemen boyun ba\u015fkanlar\u0131na gidip olan\u0131 anlatt\u0131; yeni bir yasa koyarak dul kad\u0131nlar\u0131n gen\u00e7 bir erkekle bir saat ba\u015f ba\u015fa kalmadan yanmalar\u0131na izin verilmeyece\u011fi kural\u0131n\u0131 getirmelerini \u00f6\u011f\u00fctledi. O zamandan beri Arabistan&#8217;da hi\u00e7bir kad\u0131n ate\u015fte yanmay\u0131 istemedi. B\u00f6ylece Sad\u0131k y\u00fczy\u0131llardan beri s\u00fcren korkun\u00e7 gelene\u011fi bir g\u00fcnde y\u0131kt\u0131. Ger\u00e7ekten de Arabistan&#8217;a bir iyilik mele\u011fi gelmi\u015fti.<\/p>\n<p><b>AK\u015eAM \u015e\u00d6LEN\u0130<\/b><\/p>\n<p>Setok d\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck t\u00fcccarlar\u0131n\u0131n kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 Belzora&#8217;daki b\u00fcy\u00fck panay\u0131ra giderken, art\u0131k yan\u0131ndan ay\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 bilge k\u00f6lesini de g\u00f6t\u00fcrd\u00fc. Sad\u0131k de\u011fi\u015fik \u00fclkelerden bir\u00e7ok insan\u0131n ayn\u0131 yerde bulu\u015fmas\u0131ndan mutluluk duydu. Sanki t\u00fcm D\u00fcnya Belzora&#8217;da toplanan bir aile gibiydi. \u0130kinci g\u00fcn\u00fcn ak\u015fam yeme\u011finde yan\u0131nda bir M\u0131s\u0131rl\u0131, bir Hintli, bir \u00c7inli, bir Rum, bir Keldani ve Arabistan&#8217;a s\u0131k gelip gittikleri i\u00e7in Arap\u00e7a konu\u015fmay\u0131 \u00f6\u011frenmi\u015f bir\u00e7ok konuk vard\u0131. M\u0131s\u0131rl\u0131 \u00f6fkeyle konu\u015fuyordu: &#8220;Bu Belzora \u00e7ok k\u00f6t\u00fc bir yer! D\u00fcnyan\u0131n en iyi mal\u0131 i\u00e7in bana bin alt\u0131n vermediler.&#8221; Setok sordu: &#8220;Neymi\u015f bu iyi mal?&#8221; &#8220;Halam\u0131n cesedi. O M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131n en sayg\u0131de\u011fer kad\u0131n\u0131yd\u0131; her gitti\u011fim yere benimle gelirdi, ama yolda \u00f6ld\u00fc. Cesedini \u00e7ok pahal\u0131ya mumyalatt\u0131m. \u00dclkemde olsayd\u0131m \u00e7ok pahal\u0131 satard\u0131m, ama burada bin alt\u0131n bile vermediler.&#8221; M\u0131s\u0131rl\u0131 b\u00f6yle s\u0131zlan\u0131rken bir yandan da ha\u015flanm\u0131\u015f tavuktan almak i\u00e7in uzand\u0131. Yan\u0131ndaki Hintli onu elinden tutarak &#8220;Ne yap\u0131yorsunuz?&#8221; diye sordu. M\u0131s\u0131rl\u0131 &#8220;Bu tavuktan yiyece\u011fim,&#8221; deyince Hintli &#8220;Sak\u0131n ha! Merhum halan\u0131z\u0131n ruhu bu tavu\u011fa ge\u00e7mi\u015f olabilir; halan\u0131z\u0131 yemi\u015f olursunuz. Tavuk ha\u015flamak do\u011faya ayk\u0131r\u0131d\u0131r,&#8221; dedi. M\u0131s\u0131rl\u0131 &#8220;Do\u011fan\u0131za ve tavu\u011funuza ba\u015flar\u0131m ha! Biz M\u0131s\u0131rda \u00f6k\u00fcze hem tapar\u0131z, hem de yeriz.&#8221; deyince, Hintli &#8220;\u00d6k\u00fcz\u00fc nas\u0131l yiyebilirsiniz?&#8221; diye sordu. &#8220;Elbette yeriz, y\u00fcz otuz bin y\u0131ld\u0131r yiyoruz, kimse de \u015fik\u00e2yet\u00e7i olmad\u0131.&#8221; Hintli: &#8220;Biraz abart\u0131yorsunuz. Hindistan&#8217;da doksan bin y\u0131ld\u0131r insan ya\u015f\u0131yor; bizim uygarl\u0131\u011f\u0131m\u0131z sizinkinden daha eskidir ve \u00fcstelik Brahma \u00f6k\u00fcz yenmesini sizin onlar\u0131 kebap etmeye ba\u015flaman\u0131zdan \u00e7ok \u00f6nce yasaklam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; M\u0131s\u0131rl\u0131 : &#8220;Bizim Apis \u00d6k\u00fcz Tanr\u0131s\u0131 yan\u0131nda sizin Brahman\u0131z kim olabilir! Bu Brahma ne gibi g\u00fczel i\u015fler yapm\u0131\u015ft\u0131r?&#8221; Hintli yan\u0131tlad\u0131: &#8220;\u0130nsanlara okuma ve yazmay\u0131 \u00f6\u011fretti; \u00fcstelik t\u00fcm d\u00fcnya satran\u00e7 oyununu ona bor\u00e7ludur.&#8221; Onun yan\u0131ndaki Keldani s\u00f6ze kar\u0131\u015ft\u0131: &#8220;Yan\u0131l\u0131yorsunuz; bu mucizeleri Bal\u0131k Ohannis&#8217;e bor\u00e7luyuz, ona \u015f\u00fckretmeliyiz. Herkes bilir ki bizim tanr\u0131m\u0131z \u00e7ok al\u0131ml\u0131d\u0131r; alt\u0131n bir kuyru\u011fu, insana benzer kafas\u0131 vard\u0131r ve g\u00fcnde \u00fc\u00e7 kez yakarmak i\u00e7in karaya \u00e7\u0131kar. Bir\u00e7ok \u00e7ocu\u011fu oldu, hepsi h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k yapt\u0131. Evimde bir resmi var, ona her g\u00fcn tap\u0131yorum. \u0130stedi\u011finiz kadar \u00f6k\u00fcz eti yiyin, ama bal\u0131k yemek g\u00fcnaht\u0131r. Asl\u0131nda ikiniz de benim kadar soylu de\u011filsiniz. M\u0131s\u0131rl\u0131lar y\u00fcz otuz bin y\u0131l, Hintliler seksen bin y\u0131lla \u00f6v\u00fcnmesinler; bizim d\u00f6rt bin y\u00fczy\u0131ll\u0131k tarih kay\u0131tlar\u0131m\u0131z var. Bana inan\u0131p putlar\u0131n\u0131zdan vazge\u00e7erseniz size Ohannis&#8217;in birer resmini arma\u011fan edece\u011fim.&#8221;<\/p>\n<p>Pekin&#8217;den gelen \u00c7inli s\u00f6z ald\u0131: &#8220;M\u0131s\u0131rl\u0131lar\u0131, Keldanileri, Rumlar\u0131, Kelanileri, Brahmanlar\u0131, \u00d6k\u00fcz Apis&#8217;i, g\u00fczel Bal\u0131k Ohannis&#8217;i sayg\u0131yla an\u0131yorum. Ancak, bizim Li ve Tien (3) Tanr\u0131lar\u0131m\u0131z \u00f6k\u00fczlerden ve bal\u0131klardan \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. \u00dclkemi tan\u0131tmama gerek yok; M\u0131s\u0131r, Hindistan ve Keldanistan&#8217;\u0131n toplam\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Daha eski olmakla \u00f6v\u00fcnm\u00fcyorum, \u00e7\u00fcnk\u00fc eski olmak \u00f6nemli de\u011fildir. Ama tarih kay\u0131tlar\u0131ndan s\u00f6z ediyorsan\u0131z, t\u00fcm Asya bizim kay\u0131tlar\u0131m\u0131z\u0131 kullan\u0131r; Keldaniler aritmeti\u011fi \u00f6\u011frenmeden \u00e7ok \u00f6nceye dayanan kay\u0131tlar\u0131m\u0131z vard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Rum hayk\u0131rd\u0131: &#8220;Hepiniz ne kadar bilisizsiniz! Her \u015feyden \u00f6nce kaos vard\u0131; evreni bu duruma madde ve bi\u00e7im getirdi.&#8221; Bu Rum \u00e7ok uzun konu\u015funca Keldani onun s\u00f6z\u00fcn\u00fc kesti; tart\u0131\u015fma s\u0131ras\u0131nda \u00e7ok i\u00e7mi\u015f olan bu konuk herkesten daha bilgili oldu\u011funa inan\u0131yordu. Ant i\u00e7erek Tanr\u0131 Teutas ve me\u015fe yapra\u011f\u0131ndan ba\u015fka konu\u015fmaya de\u011fer konu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi; kendisi her zaman cebinde me\u015fe yapra\u011f\u0131 ta\u015f\u0131rd\u0131. Atalar\u0131 \u0130skitler d\u00fcnyaya gelmi\u015f en iyi kavimdi; evet bir ara insan eti yemi\u015flerdi ama bu, insan\u0131n atalar\u0131na sayg\u0131l\u0131 olmas\u0131n\u0131 engellemezdi. Ayr\u0131ca, her kim Teutas&#8217;a kar\u015f\u0131 konu\u015fursa onunla hesapla\u015faca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Bunun \u00fczerine tart\u0131\u015fma \u00e7\u0131\u011f\u0131r\u0131ndan \u00e7\u0131kt\u0131; Setok masada kan d\u00f6k\u00fclece\u011finden korktu. O zamana kadar sessiz kalm\u0131\u015f olan Sad\u0131k aya\u011fa kalkt\u0131. \u00d6nce en k\u0131zg\u0131n olan Keldani&#8217;yle konu\u015ftu; hakl\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yleyerek ondan biraz me\u015fe yapra\u011f\u0131 istedi. Sonra Rum&#8217;a d\u00f6n\u00fcp g\u00fczel konu\u015fma yetene\u011fini \u00f6vd\u00fc. B\u00f6ylece herkesi yat\u0131\u015ft\u0131rd\u0131. En az \u00c7inli&#8217;ye s\u00f6yledi, \u00e7\u00fcnk\u00fc i\u00e7lerinde en ak\u0131lc\u0131 o konu\u015fmu\u015ftu. Sonra onlara birlikte seslendi: &#8220;Dostlar\u0131m, bo\u015f yere tart\u0131\u015f\u0131yorsunuz, \u00e7\u00fcnk\u00fc hepiniz ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncedesiniz.&#8221; Bu s\u00f6zlere herkes kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131nca, \u00f6nce Keldani&#8217;ye sordu: &#8220;Siz asl\u0131nda bu me\u015fe yapra\u011f\u0131na de\u011fil, onu ve me\u015feyi yapana tap\u0131yor de\u011fil misiniz?&#8221; Keldani &#8220;Evet,&#8221; diye yan\u0131tlad\u0131. &#8220;Siz, M\u0131s\u0131rl\u0131 dostum, bu \u00f6k\u00fcz\u00fcn \u00f6z\u00fcnde, size \u00f6k\u00fcz\u00fc ba\u011f\u0131\u015flayana tapm\u0131yor musunuz?&#8221; M\u0131s\u0131rl\u0131 do\u011frulay\u0131nca Sad\u0131k s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc: &#8220;Bal\u0131k Ohannis yerini, denizi ve bal\u0131klar\u0131 yaratana b\u0131raksa do\u011fru olmaz m\u0131?&#8221; Keldani &#8220;Kabul,&#8221; dedi. &#8220;Hintli ve \u00c7inli dostlar\u0131m, sizin gibi, bir yaratan oldu\u011funu kabul ediyorlar; Rum&#8217;un s\u00fcsl\u00fc s\u00f6zc\u00fcklerinden bir \u015fey anlamad\u0131m, ama eminim ki o da, t\u00fcm madde ve bi\u00e7imin kayna\u011f\u0131 olan bir \u00dcst\u00fcn Varl\u0131k&#8217;a inan\u0131yordur. Rum Sad\u0131k&#8217;\u0131n kendi d\u00fc\u015f\u00fcncesini iyi \u00f6zetledi\u011fini s\u00f6yledi. &#8220;\u00d6yleyse, hepiniz ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncedesiniz, kavga etmenize gerek yok.&#8221; Bunun \u00fczerine konuklar kucakla\u015ft\u0131lar. Setok t\u00fcm mallar\u0131n\u0131 iyi bir fiyata satt\u0131ktan sonra Sad\u0131k&#8217;la birlikte boyuna d\u00f6nd\u00fc. K\u00f6ye girdi\u011finde Sad\u0131k, yoklu\u011funda yarg\u0131lan\u0131p su\u00e7lu bulundu\u011funu ve ate\u015fte yak\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011frendi.<\/p>\n<p><b>BULU\u015eMALAR<\/p>\n<p><\/b>Sad\u0131k Belzora&#8217;dayken y\u0131ld\u0131z dininin rahipleri onu cezaland\u0131rmaya karar vermi\u015flerdi. Ate\u015fte yak\u0131lan gen\u00e7 dullar\u0131n m\u00fccevher ve alt\u0131nlar\u0131 onlar\u0131n hakk\u0131 oluyordu; Sad\u0131k bunu engelleyerek onlar\u0131n nefretini kazanm\u0131\u015ft\u0131. \u00d6nce Sad\u0131k&#8217;\u0131n G\u00f6k Tanr\u0131s\u0131n\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ihbar ettiler; tan\u0131k olarak verdikleri ifadede Sad\u0131k&#8217;\u0131n, batan g\u00fcne\u015fin denize dalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi\u011fini duyduklar\u0131n\u0131 belirttiler. Bu korkun\u00e7 s\u00f6vg\u00fc kad\u0131lar\u0131 bile titretti; bu g\u00fcnah s\u00f6zc\u00fckleri duyduklar\u0131nda kendi giysilerini y\u0131rtmak istediklerini s\u00f6ylediler; Sad\u0131k \u00f6deyecek olsayd\u0131 belki bunu yaparlard\u0131. Sonunda onu ate\u015fte yanmaya tutuklu ettiler. Setok dostunu kurtarabilmek i\u00e7in b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcn\u00fc bo\u015funa harcad\u0131. Ya\u015fama yeniden ba\u011flanm\u0131\u015f olan ve Sad\u0131k&#8217;a sevgi besleyen gen\u00e7 dul Almona onu kurtarmaya karar verdi. Kafas\u0131nda kurdu\u011fu plandan kimseye s\u00f6z etmedi. Sad\u0131k ertesi g\u00fcn\u00fc yak\u0131lacakt\u0131; onu kurtarabilmek i\u00e7in bir gecesi kalm\u0131\u015ft\u0131. Bu iyiliksever ve \u00f6nlemli kad\u0131n \u015f\u00f6yle yapt\u0131:<\/p>\n<p>En pahal\u0131 tak\u0131lar\u0131 ve kokular\u0131yla s\u00fcslenip y\u0131ld\u0131zlar dininin tap\u0131na\u011f\u0131na gitti ve ba\u015frahiple gizli bir g\u00f6r\u00fc\u015fme yapmak istedi\u011fini iletti. Bu sayg\u0131de\u011fer ya\u015fl\u0131 adamla ba\u015f ba\u015fa kal\u0131nca ona \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;B\u00fcy\u00fck Ay\u0131&#8217;n\u0131n kutsal o\u011flu, Bo\u011fa burcunun karde\u015fi, K\u00f6pek Y\u0131ld\u0131z\u0131&#8217;n\u0131n ye\u011feni (bunlar ba\u015frahibin unvanlar\u0131yd\u0131); size ku\u015fkular\u0131m\u0131 a\u00e7maya geldim. Kocam\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra kendimi yakmayarak b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fledim. Oysa \u00f6l\u00fcml\u00fc bir bedenden ba\u015fka yitirecek neyim vard\u0131? \u00dcstelik bedenim \u015fimdiden \u00e7\u00fcr\u00fcmeye ba\u015flad\u0131.&#8221; B\u00f6yle derken ipek giysisini aralay\u0131p \u00e7\u0131plak ve bembeyaz omuzlar\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. &#8220;G\u00f6r\u00fcyorsunuz ya, hi\u00e7 bunlara de\u011fer mi?&#8221; Ba\u015frahip yutkunarak bu omuzlar\u0131n pek de\u011ferli oldu\u011funu s\u00f6yledi. Dul kad\u0131n &#8220;Belki omuzlar\u0131mda biraz g\u00fczellik kalm\u0131\u015ft\u0131r; ama g\u00f6\u011f\u00fcslerimin art\u0131k p\u00f6rs\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kabul edin,&#8221; diyerek giysisini biraz daha s\u0131y\u0131rd\u0131 ve ba\u015frahibin \u00f6mr\u00fcnde g\u00f6rmedi\u011fi g\u00fczellikte g\u00f6\u011f\u00fcslerini a\u00e7t\u0131. Bunlarla k\u0131yaslan\u0131rsa, fildi\u015fi \u00fczerindeki bir g\u00fcl goncas\u0131 \u015fim\u015fir \u00fczerindeki k\u00f6k boyas\u0131 gibi veya suda y\u0131kanm\u0131\u015f kuzular kirli sar\u0131 gibi kal\u0131rlard\u0131. Buna ek olarak iri kara g\u00f6zleri, tatl\u0131 bir alevle parlayan yanaklar\u0131, L\u00fcbnan da\u011f\u0131ndaki kule gibi d\u00fczg\u00fcn burnu, Arap denizindeki en g\u00fczel incileri i\u00e7eren mercan gibi dudaklar\u0131 ya\u015fl\u0131 adam\u0131 birden yirmi ya\u015f gen\u00e7le\u015fti\u011fine inand\u0131rd\u0131lar. Ba\u015frahip kad\u0131na a\u015fk\u0131n\u0131 ilan etti. Almona onun ate\u015flendi\u011fini g\u00f6r\u00fcnce Sad\u0131k&#8217;\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131n\u0131 istedi. &#8220;\u00dczg\u00fcn\u00fcm, g\u00fczel bayan, benim ba\u011f\u0131\u015flamam bir i\u015fe yaramaz; \u00e7\u00fcnk\u00fc di\u011fer \u00fc\u00e7 rahibin de imzas\u0131 gerekir.&#8221; Almona &#8220;Siz yine de imzalay\u0131n,&#8221; dedi. &#8220;Pek\u00e2l\u00e2, ama benimle olman\u0131z ko\u015fuluyla,&#8221; dedi ba\u015frahip. Almona: &#8220;Sevinerek, g\u00fcne\u015f batt\u0131ktan ve Sheat y\u0131ld\u0131z\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131ktan sonra evime gelin. Ben g\u00fcl rengi bir divan \u00fczerinde olaca\u011f\u0131m; bana istedi\u011finizi yapars\u0131n\u0131z.&#8221; Gen\u00e7 kad\u0131n ba\u015frahibin imzas\u0131n\u0131 alarak \u00e7\u0131kt\u0131; ya\u015fl\u0131 adam, g\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00f6tesinde bir istekle dolu olarak, y\u0131kand\u0131, Seylan tar\u00e7\u0131n\u0131, Tidor ve Ternata baharatlar\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f bir i\u00e7ki i\u00e7ti ve Sheat y\u0131ld\u0131z\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 bekledi.<\/p>\n<p>Bu arada Almona ikinci rahibin yan\u0131na gitti. Bu rahip de ona g\u00fczelli\u011fi yan\u0131nda g\u00fcne\u015f, ay ve di\u011fer y\u0131ld\u0131zlar\u0131n s\u00f6n\u00fck kald\u0131\u011f\u0131na yemin billah ediyordu. Ondan da ayn\u0131 istekte bulundu ve kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda ayn\u0131 \u00f6neriyi ald\u0131. Ona G\u00fcney y\u0131ld\u0131z\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 saatte gelmesini s\u00f6yledi. Daha sonra s\u0131rayla \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc rahibin yan\u0131na ge\u00e7ti, her birinden imzalar\u0131 ald\u0131ktan sonra ayr\u0131 birer y\u0131ld\u0131z\u0131n do\u011fu\u015funda gelmelerini s\u00f6yledi. \u0130mzalar tamam olunca \u00f6nemli bir konu i\u00e7in yarg\u0131\u00e7lar\u0131 evine \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131. Yarg\u0131\u00e7lar gelince d\u00f6rt imzay\u0131 g\u00f6sterdi ve Sad\u0131k&#8217;\u0131n aff\u0131n\u0131 satabilmek i\u00e7in her birinin istedi\u011fi bedeli s\u00f6yledi.<\/p>\n<p>Rahipler s\u0131rayla gelmeye ba\u015flad\u0131lar; her biri yarg\u0131\u00e7lar\u0131 ve di\u011fer rahipleri g\u00f6r\u00fcnce \u015fa\u015f\u0131rd\u0131lar ve utand\u0131lar. Sad\u0131k kurtulmu\u015ftu. Setok Almona&#8217;n\u0131n becerisinden o kadar mutlu olmu\u015ftu ki onunla evlendi. Sad\u0131k kurtar\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n ayaklar\u0131na kapan\u0131p te\u015fekk\u00fcr ettikten sonra onunla esenle\u015fti. Setok onun gidece\u011fini duyunca a\u011flad\u0131; sonsuza kadar arkada\u015f kalmaya ve hangisi b\u00fcy\u00fck servet kazan\u0131rsa di\u011ferine haber verece\u011fine ant i\u00e7tiler.<\/p>\n<p>Sad\u0131k Suriye y\u00f6n\u00fcnde uzakla\u015f\u0131rken bahts\u0131z Astarte&#8217;yi ve pe\u015fini b\u0131rakmayan k\u00f6t\u00fc yazg\u0131y\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. &#8220;Ne yaz\u0131k! Bir k\u00f6pe\u011fi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm i\u00e7in d\u00f6rt y\u00fcz alt\u0131n ceza \u00f6dedim! Meliki \u00f6ven acemice bir \u015fiir i\u00e7in ba\u015f\u0131m\u0131n kesilmesine tutuklu edildim! Melikenin e\u015farb\u0131yla ayn\u0131 renkte ba\u015fl\u0131\u011f\u0131m var diye bo\u011fazlanmam istendi! D\u00f6v\u00fclen bir kad\u0131n\u0131 kurtarmak istedim diye k\u00f6le gibi sat\u0131ld\u0131m! \u015eimdi de gen\u00e7 Arap dullar\u0131n\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131 kurtard\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in yanmak \u00fczereydim!&#8221;<\/p>\n<p><b>SOYGUNCU<br \/>\n<\/b><br \/>\nArabistan ile Suriye s\u0131n\u0131r\u0131nda yal\u00e7\u0131n bir kalenin yan\u0131ndan ge\u00e7erken kaleden \u00e7\u0131kan silahl\u0131 Araplar onun \u00e7evresini sard\u0131lar. &#8220;Neyin varsa bizim, can\u0131n da efendimizin mal\u0131d\u0131r,&#8221; diye ba\u011f\u0131rd\u0131lar. Sad\u0131k yan\u0131t olarak k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 \u00e7ekti; g\u00f6z\u00fcpek u\u015fa\u011f\u0131 da ona uydu. \u00dcstlerine gelen ilk Araplar\u0131 devirdiler, ama sald\u0131rgan say\u0131s\u0131 iki kat\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131. Sad\u0131k \u00f6lene dek kar\u015f\u0131 koymaya kararl\u0131yd\u0131. Bir kalabal\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 iki ki\u015finin direnmesi fazla uzun s\u00fcrmeyecek gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Kalenin efendisi Arbogad bir pencereden Sad\u0131k&#8217;\u0131n yi\u011fitli\u011fini g\u00f6r\u00fcnce ona sayg\u0131 duydu. A\u015fa\u011f\u0131 inip adamlar\u0131n\u0131 ay\u0131rd\u0131 ve Sad\u0131k&#8217;\u0131n yan\u0131na geldi. &#8220;Topraklar\u0131mdan ge\u00e7en her \u015fey, ayr\u0131ca ba\u015fkalar\u0131n\u0131n topra\u011f\u0131ndan alabildi\u011fim \u015feyler, hepsi benim mal\u0131md\u0131r. Ama sen yi\u011fit birine benziyorsun; senin i\u00e7in ayr\u0131cal\u0131k yapaca\u011f\u0131m.&#8221; Onlar\u0131 kaleye ald\u0131, adamlar\u0131n\u0131n onlara sayg\u0131 g\u00f6stermelerini istedi ve ak\u015fam olunca Arbogad Sad\u0131k&#8217;\u0131 yeme\u011fe \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>Bu kalenin sahibi soygunculuk yapan bir Arapt\u0131; bir s\u00fcr\u00fc k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn yan\u0131 s\u0131ra, bazen iyi i\u015fler de yapard\u0131: \u00e7alarken a\u00e7g\u00f6zl\u00fc, ama da\u011f\u0131t\u0131rken c\u00f6mert; sava\u015fta ac\u0131mas\u0131z ama ticarette d\u00fcr\u00fcst, e\u011flenirken sefih ama \u015fen olurdu. Sad\u0131k&#8217;\u0131n s\u00f6yle\u015fisini \u00e7ok be\u011fenmi\u015fti; uzun bir yemekten sonra ona &#8220;Benim buyru\u011fuma girmeni isterim,&#8221; dedi, &#8220;Bundan daha iyisini bulamazs\u0131n; belki bir g\u00fcn benim yerimi al\u0131rs\u0131n.&#8221; Sad\u0131k: &#8220;Bu soylu u\u011fra\u015f\u0131 ne zamandan beri yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 sorabilir miyim?&#8221; Arbogad: &#8220;Gen\u00e7li\u011fimde ba\u015flad\u0131m. D\u00fczenci bir Arab\u0131n u\u015fa\u011f\u0131yd\u0131m; i\u015fim dayan\u0131lacak gibi de\u011fildi. \u0130nsanlar\u0131n e\u015fit hakka sahip olduklar\u0131 \u015feylerden benim pay\u0131ma hi\u00e7bir \u015fey d\u00fc\u015fmemi\u015f olmas\u0131n\u0131 kabullenemiyordum. S\u0131k\u0131nt\u0131m\u0131 ya\u015fl\u0131 bir Araba a\u00e7t\u0131m; o bana &#8216;O\u011flum, umutsuzlanma,&#8217; dedi, &#8216;Vaktiyle \u00e7\u00f6l\u00fcn ortas\u0131nda unutulmu\u015f bir kum tanesi yazg\u0131s\u0131ndan yak\u0131n\u0131rm\u0131\u015f; y\u0131llar sonra elmas olmu\u015f. \u015eimdi Hint h\u00fck\u00fcmdar\u0131n\u0131n tac\u0131n\u0131 s\u00fcsl\u00fcyor&#8217; Bu s\u00f6zler y\u00fcre\u011fime i\u015fledi; o kum tanesi bendim ve elmas olmaya karar verdim. \u00d6nce iki at \u00e7alarak ba\u015flad\u0131m; kendime ortaklar bulduktan sonra k\u00fc\u00e7\u00fck kervanlar\u0131 soyacak g\u00fcce eri\u015ftim. B\u00f6ylece insanlarla aramdaki e\u015fitsizli\u011fi gidermeye ba\u015flad\u0131m. Bu d\u00fcnyan\u0131n nimetlerinden pay\u0131m\u0131 faiziyle birlikte ald\u0131m; bana herkes sayg\u0131 duydu; bu kaleyi ele ge\u00e7irdikten sonra bu b\u00f6lgenin ba\u015f soyguncusu oldum. Suriye valisi beni buradan atmak istedi; ama art\u0131k ondan korkmayacak kadar zengindim. Valiye para verip kaleyi elimde tuttum. \u00dcstelik beni bu b\u00f6lgedeki Arap boylar\u0131n\u0131n vergilerini toplamakla g\u00f6revlendirdiler; \u015fimdi verdi\u011fimden fazlas\u0131n\u0131 al\u0131yorum.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Babil&#8217;deki vali, Melik Moabdar&#8217;\u0131n ad\u0131na, beni \u00f6ld\u00fcrmesi i\u00e7in buraya bir adam g\u00f6nderdi. Bu adam elinde fermanla geldi; ben \u00f6nceden haber alm\u0131\u015ft\u0131m. Yan\u0131nda getirdi\u011fi d\u00f6rt adam\u0131n\u0131 onun g\u00f6z\u00fc \u00f6n\u00fcnde bo\u011fdurdum; sonra ona beni \u00f6ld\u00fcr\u00fcrse ne kadar ihsan alaca\u011f\u0131n\u0131 sordum. \u00dc\u00e7 y\u00fcz alt\u0131na kadar \u00e7\u0131kabilece\u011fini s\u00f6yledi. Ona benim emrime girerse \u00e7ok daha fazlas\u0131n\u0131 kazanaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledim. \u015eimdi yan\u0131mda ve en iyi yard\u0131mc\u0131lar\u0131mdan biridir. Bana g\u00fcven, sen de onun gibi yap. Melik Moabdar \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fckten sonra Babil&#8217;de karga\u015fa \u00e7\u0131kal\u0131dan beri burada soygunculuk i\u015fleri \u00e7ok a\u00e7\u0131ld\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Sad\u0131k hayk\u0131rd\u0131: &#8220;Moabdar \u00f6ld\u00fc ha! Ya Melike Astarte ne oldu?&#8221; Arbogad &#8220;Bilmiyorum,&#8221; dedi, &#8220;T\u00fcm bildi\u011fim, Moabdar akl\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131r\u0131nca \u00f6ld\u00fcrmek zorunda kald\u0131lar. \u015eimdi Babil h\u0131rs\u0131zla, soyguncuyla doldu; t\u00fcm \u00fclke \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k i\u00e7inde, soygunculuk i\u00e7in daha iyisi bulunmaz.&#8221; Sad\u0131k &#8220;Ama melike nerede, onun ne oldu\u011funu bilen yok mu?&#8221; diye umutla sordu. Soyguncu &#8220;Hirkanya&#8217;daki bir prensten s\u00f6z ediyorlard\u0131; melike o karga\u015fada \u00f6lmemi\u015fse \u015fimdi onun odal\u0131\u011f\u0131 olmu\u015ftur. Ben de bir s\u00fcr\u00fc kad\u0131n tutsak ald\u0131m, ama hi\u00e7birini yan\u0131mda tutmad\u0131m. G\u00fczel olanlar\u0131, kim olduklar\u0131na bakmadan, iyi paraya satar\u0131m. Ama soyluluk tek ba\u015f\u0131na para etmiyor; \u00e7irkin bir kad\u0131n melike de olsa al\u0131c\u0131 bulamaz. Belki melike Astarte&#8217;yi de al\u0131p satm\u0131\u015f\u0131md\u0131r; kimbilir belki \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fcr. Senin yerinde olsam onun ne oldu\u011funu merak etmezdim.&#8221; B\u00f6yle diyerek daha \u00e7ok i\u00e7meye ba\u015flad\u0131 ve Sad\u0131k ondan daha fazla bilgi alamad\u0131.<\/p>\n<p>Sad\u0131k sersemlemi\u015f, ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 bilemez durumdayd\u0131. Arbogad s\u00fcrekli i\u00e7iyor, f\u0131kralar anlat\u0131yor ve d\u00fcnyan\u0131n en mutlu adam\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yleyerek Sad\u0131k&#8217;\u0131n da kendisine kat\u0131lmas\u0131n\u0131 istiyordu. Sonra \u015farab\u0131n etkisiyle gev\u015fedi ve uyumaya gitti. Sad\u0131k&#8217;\u0131n heyecan\u0131 b\u00fct\u00fcn gece s\u00fcrd\u00fc. &#8220;Demek melik delirdi ve \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc! Ona ac\u0131maktan kendimi alam\u0131yorum. \u00dclke par\u00e7alanmak \u00fczere ve bu soyguncu mutlu olabiliyor. Ey yazg\u0131! Bir haydut mutluyken do\u011fan\u0131n ba\u015fyap\u0131t\u0131 bir kad\u0131n ya \u00e7ok k\u00f6t\u00fc bir bi\u00e7imde \u00f6ld\u00fc, ya da \u015fu anda \u00f6l\u00fcmden beter bir yerde ya\u015f\u0131yor. Ey Astarte! Sen neredesin?&#8221;<\/p>\n<p>Sabah olunca Sad\u0131k kalede raslad\u0131\u011f\u0131 herkese sordu; ama herkesin \u00e7ok i\u015fi vard\u0131, kimse ona yan\u0131t vermedi. Gece yeni bir soygun yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131, ganimetler payla\u015f\u0131l\u0131yordu. Bu karga\u015fada yapabildi\u011fi tek \u015fey gitmek i\u00e7in izin koparmak oldu. Vakit yitirmeden ve \u00fczg\u00fcn bir y\u00fcrekle oradan ayr\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Sad\u0131k bir yandan yol al\u0131yor, bir yandan da talihsiz Astarte, Babil Meliki, arkada\u015f\u0131 Kadir, mutlu soyguncu Arbogad veya M\u0131s\u0131r&#8217;da Babilli askerlerin ka\u00e7\u0131rd\u0131\u011f\u0131 kaprisli kad\u0131n, k\u0131sacas\u0131 t\u00fcm talihsizlikleri akl\u0131ndan ge\u00e7iyordu.<\/p>\n<p><b>BALIK\u00c7I<br \/>\n<\/b><br \/>\nArbogad&#8217;\u0131n kalesinden birka\u00e7 fersah \u00f6tede k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u0131rma\u011f\u0131n k\u0131y\u0131s\u0131na geldi\u011finde h\u00e2l\u00e2 yazg\u0131s\u0131na \u00fcz\u00fcl\u00fcyordu. K\u0131y\u0131da uzanm\u0131\u015f bir bal\u0131k\u00e7\u0131 g\u00f6rd\u00fc; yorgun elleriyle bir a\u011f\u0131 tutarken g\u00f6klere hayk\u0131r\u0131yordu.<\/p>\n<p>&#8220;\u0130nsanlar\u0131n en mutsuzu benim. Herkesin bildi\u011fi gibi, Babil&#8217;de en tan\u0131nm\u0131\u015f peynir yap\u0131mc\u0131s\u0131 bendim, sonra i\u015flerim bozuldu. Benim gibilerin bulabilece\u011fi en g\u00fczel kad\u0131na sahiptim, ama beni aldatt\u0131. Bir evim vard\u0131, onu ya\u011fma edip y\u0131kt\u0131lar. \u015eimdi bir kul\u00fcbeye s\u0131\u011f\u0131nd\u0131m, bal\u0131k\u00e7\u0131l\u0131k yap\u0131yorum, ama hi\u00e7 bal\u0131k tutamad\u0131m. Ey a\u011f! art\u0131k seni de\u011fil, kendimi suya ataca\u011f\u0131m.&#8221; B\u00f6yle diyen bal\u0131k\u00e7\u0131 ya\u015famdan b\u0131km\u0131\u015f bir adam gibi kalk\u0131p suya y\u00fcr\u00fcd\u00fc.<\/p>\n<p>Sad\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc: &#8220;Demek ki benden daha mutsuz insanlar da varm\u0131\u015f.&#8221; Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyle adam\u0131 kurtarmak i\u00e7in ko\u015fup onu durdurdu. \u0130\u00e7ten bir ilgiyle onun dertlerini dinledi. Yaln\u0131z olmad\u0131klar\u0131 zaman insanlar\u0131n daha az mutsuz olduklar\u0131 s\u00f6ylenir. Zerd\u00fc\u015ft&#8217;e g\u00f6re bu, arabozuculuktan de\u011fil, gereksinimden kaynaklan\u0131r. B\u00f6yle durumdaki insanlar mutsuz birine karde\u015f gibi sar\u0131l\u0131r. Mutlu bir insan\u0131n sevinci a\u015fa\u011f\u0131lama gibidir; iki mutsuz, f\u0131rt\u0131nada zay\u0131f iki a\u011fa\u00e7 gibi, birbirlerine dayand\u0131k\u00e7a daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olurlar.<\/p>\n<p>Sad\u0131k ona &#8220;Kendinizi niye koyveriyorsunuz?&#8221; diye sorunca bal\u0131k\u00e7\u0131 yan\u0131tlad\u0131: &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc bir \u00e7are bulam\u0131yorum. Babil&#8217;de Derlbak k\u00f6y\u00fcn\u00fcn en sayg\u0131de\u011fer adam\u0131yd\u0131m; kar\u0131m\u0131n da yard\u0131m\u0131yla en g\u00fczel peynirleri yap\u0131yordum. Melike Astarte ve Ba\u015fvezir Sad\u0131k peynirlerimi \u00e7ok be\u011fenirlerdi; en son onlara alt\u0131 y\u00fcz kal\u0131p peynir g\u00f6ndermi\u015ftim. Bir g\u00fcn param\u0131 almak i\u00e7in Babil&#8217;e gittim; melike ile Sad\u0131k&#8217;\u0131n ortadan kayboldu\u011funu s\u00f6ylediler. Efendi Sad\u0131k&#8217;\u0131n evine ko\u015ftum, melikin askerleri, ellerinde onun ferman\u0131yla, evi yasal bir bi\u00e7imde ya\u011fmal\u0131yorlard\u0131. Oradan melikenin mutfa\u011f\u0131na gittim; u\u015faklar\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc tutuklu oldu\u011funu, di\u011ferleri de ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131. Ama t\u00fcm\u00fc de peynirlerimin paras\u0131n\u0131 \u00f6demeyeceklerini s\u00f6ylediler. Kar\u0131mla birlikte, m\u00fc\u015fterilerimden Efendi Orcan&#8217;\u0131n k\u00f6\u015fk\u00fcne gittik; ondan bize yard\u0131mc\u0131 olmas\u0131n\u0131 istedik. O kar\u0131m\u0131 elimden ald\u0131, beni kovdu. Kar\u0131m en nefis peynirlerden daha beyazd\u0131; yanaklar\u0131 Sur kuma\u015f\u0131ndan daha parlak k\u0131rm\u0131z\u0131yd\u0131. Kar\u0131ma mektup yaz\u0131p Orcan&#8217;\u0131n evine g\u00f6nderdim. Haberciye demi\u015f ki: &#8220;Ah evet, bu mektubu yazan adamdan bana s\u00f6z etmi\u015flerdi; iyi peynir yaparm\u0131\u015f; peynir getirirse al\u0131n ve paras\u0131n\u0131 \u00f6deyin.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;\u00dcz\u00fcnt\u00fc i\u00e7inde mahkemeye ba\u015fvurmak istedim. Alt\u0131 alt\u0131n\u0131m kalm\u0131\u015ft\u0131; ikisini dan\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m avukata, ikisini davaya bakan yarg\u0131ca, kalan ikisini de mahkeme yazman\u0131na vermek zorunda kald\u0131m. Mahkeme daha ba\u015flamadan kar\u0131mdan ve peynirlerin de\u011ferinden daha fazlas\u0131n\u0131 harcam\u0131\u015ft\u0131m. K\u00f6y\u00fcme d\u00f6n\u00fcp evimi satay\u0131m da kar\u0131m\u0131 kurtaray\u0131m dedim.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Evim altm\u0131\u015f alt\u0131n ederdi; ama be\u015f paras\u0131z ve acelem oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcler. Birinci m\u00fc\u015fteri otuz, ikincisi yirmi ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc de on alt\u0131n \u00f6nerdiler. O kadar \u00e7aresizdim, tam kabul edecektim ki o s\u0131rada Hirkanya&#8217;dan bir prens Babil \u00fczerine y\u00fcr\u00fcd\u00fc ve yolundaki her \u015feyi yak\u0131p y\u0131kt\u0131. Evimi \u00f6nce talan edip sonra yakt\u0131lar.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;B\u00f6ylece param\u0131, kar\u0131m\u0131 ve evimi yitirdikten sonra bu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn yere geldim ve bal\u0131k\u00e7\u0131l\u0131k yaparak ya\u015famaya u\u011fra\u015ft\u0131m. Ama insanlar gibi bal\u0131klar da benimle alay ediyorlar; hi\u00e7bir \u015fey tutam\u0131yorum; a\u00e7l\u0131ktan \u00f6lmek \u00fczereyim. Sen dert orta\u011f\u0131m yabanc\u0131 efendi, sen olmasayd\u0131n \u00f6lmek \u00fczereydim.&#8221;<\/p>\n<p>Bal\u0131k\u00e7\u0131 ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7enleri b\u00f6yle bir \u00e7\u0131rp\u0131da anlatmad\u0131; \u00e7\u00fcnk\u00fc Sad\u0131k ikide bir onun s\u00f6z\u00fcn\u00fc kesiyor, &#8220;Peki melikeye ne oldu? Onun ne oldu\u011funu biliyor musun?&#8221; diye soruyordu. &#8220;Hay\u0131r, efendim. Yaln\u0131zca melike ve Sad\u0131k&#8217;\u0131n peynirlerimin paras\u0131n\u0131 \u00f6demediklerini, kar\u0131m\u0131 elimden ald\u0131klar\u0131n\u0131 ve umudum kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyorum.&#8221; Sad\u0131k: &#8220;Belki de paran\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 geri al\u0131rs\u0131n. Bu Sad\u0131k denen adam\u0131n d\u00fcr\u00fcst oldu\u011funu duymu\u015ftum. E\u011fer tahminim do\u011fru \u00e7\u0131kar da Babil&#8217;e geri d\u00f6nerse size borcunu fazlas\u0131yla \u00f6deyecektir. Pek namuslu olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lan kar\u0131n\u0131za gelince, onu yeniden kazanmaya \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131n. Bana g\u00fcvenip Babil&#8217;e geri d\u00f6n\u00fcn. Ben atl\u0131 ve siz yayan oldu\u011funuza g\u00f6re, sizden daha \u00f6nce orada olurum. Tan\u0131nm\u0131\u015f bir ailenin o\u011flu olan Kadir&#8217;i bulun; ona arkada\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz\u00fc s\u00f6yleyin ve beni onun evinde bekleyin. Haydi bakal\u0131m; talihiniz hep b\u00f6yle gitmeyecek.&#8221; Sonra g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne d\u00f6n\u00fcp s\u00f6z\u00fcn\u00fc s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc:<\/p>\n<p>&#8220;Ey her \u015feye g\u00fcc\u00fc yeten Orosmade! Bu adam\u0131 avutmak i\u00e7in beni buldun. Ya beni avutmak i\u00e7in kimi g\u00f6ndereceksin?&#8221; Sonra Arabistan&#8217;dan getirdi\u011fi paran\u0131n yar\u0131s\u0131n\u0131 bal\u0131k\u00e7\u0131ya verdi. Adam \u015fa\u015fk\u0131n ve mutlu, Kadir&#8217;in arkada\u015f\u0131n\u0131n ayaklar\u0131n\u0131 \u00f6p\u00fcyordu: &#8220;Siz bir kurtar\u0131c\u0131 meleksiniz.&#8221;<\/p>\n<p>Bu arada Sad\u0131k yine Astarte&#8217;den haber alamam\u0131\u015f olman\u0131n \u00fcz\u00fcnt\u00fcs\u00fcyle a\u011fl\u0131yordu. Bal\u0131k\u00e7\u0131 hayk\u0131rd\u0131: &#8220;Siz efendim, bu kadar iyi bir insan, yoksa siz de mutsuz musunuz?&#8221; Sad\u0131k &#8220;Senden y\u00fcz kat daha fazla mutsuzum,&#8221; diye yan\u0131tlad\u0131. &#8220;Veren bir insan alandan daha mutsuz olur mu?&#8221; Sad\u0131k: &#8220;Senin mutsuzlu\u011fun gereksinimden kaynaklan\u0131yor, benimki y\u00fcre\u011fimde.&#8221; Bal\u0131k\u00e7\u0131: &#8220;Yoksa Orcan sizin de mi kar\u0131n\u0131z\u0131 ald\u0131?&#8221; Bu soru Sad\u0131k&#8217;a t\u00fcm g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri an\u0131msatt\u0131. Melikenin k\u00f6pe\u011finden ba\u015flayarak, ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7enleri bal\u0131k\u00e7\u0131ya anlatt\u0131. Ona &#8220;Orcan Tanr\u0131&#8217;n\u0131n cezas\u0131n\u0131 fazlas\u0131yla hak etti,&#8221; dedi, &#8220;Ama nedense bu t\u00fcr adamlara yazg\u0131 yard\u0131m ediyor. Her neyse, sen Kadir&#8217;in evine git, beni bekle.&#8221; Bunun \u00fczerine ayr\u0131ld\u0131lar; bal\u0131k\u00e7\u0131 talihine \u015f\u00fckrederek y\u00fcr\u00fcd\u00fc; Sad\u0131k yazg\u0131s\u0131ndan yak\u0131narak at\u0131n\u0131 ko\u015fturdu.<\/p>\n<p><b>BAS\u0130L\u0130KOS<\/p>\n<p><\/b>Sad\u0131k ye\u015filliklerle dolu bir otla\u011fa geldi\u011finde bir\u00e7ok kad\u0131n\u0131n dikkatle yerde bir \u015feyler arad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc. \u0130\u00e7lerinden birine yakla\u015f\u0131p onlara yard\u0131mc\u0131 olup olamayaca\u011f\u0131n\u0131 sordu. Suriyeli kad\u0131n ona &#8220;Sak\u0131n ha! arad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015feye ancak bir kad\u0131n eli de\u011febilir,&#8221; dedi. Sad\u0131k &#8220;Ne tuhaf? Yaln\u0131zca kad\u0131nlar\u0131n dokunabildi\u011fi bu \u015fey nedir?&#8221; diye sordu. Kad\u0131n &#8220;Basilikos y\u0131lan\u0131&#8221; dedi. &#8220;Onu ni\u00e7in ar\u0131yorsunuz?&#8221; Kad\u0131n: &#8220;\u015eu \u0131rmak k\u0131y\u0131s\u0131nda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn kalenin beyi ve bizim efendimiz Ogul hastaland\u0131. Hekim g\u00fclsuyunda pi\u015firilmi\u015f basilikos eti yemesini istiyor. Bu az raslanan y\u0131lan yaln\u0131zca kad\u0131nlar\u0131n kendisini tutmas\u0131na izin verdi\u011fi i\u00e7in, efendimiz Ogul hangimiz bulursa onunla evlenece\u011fini duyurdu. \u015eimdi l\u00fctfen beni b\u0131rak\u0131n, yoksa di\u011fer kad\u0131nlar benden \u00f6nce onu bulabilir.&#8221;<\/p>\n<p>Suriyeli kad\u0131nlar aramay\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken Sad\u0131k uzakla\u015ft\u0131. Biraz \u00f6tedeki dere k\u0131y\u0131s\u0131ndan ge\u00e7erken yerde uzanm\u0131\u015f, ama bir \u015fey aramayan bir kad\u0131n g\u00f6rd\u00fc. Uzun boylu ve y\u00fcz\u00fc t\u00fclle \u00f6rt\u00fcl\u00fcyd\u00fc. Kad\u0131n dere k\u0131y\u0131s\u0131nda bir yandan i\u00e7ini \u00e7ekiyor, bir yandan da elindeki \u00e7ubukla kumda bir \u015feyler \u00e7iziyordu. Sad\u0131k kad\u0131n\u0131n ne \u00e7izdi\u011fini merak edip yakla\u015ft\u0131; S ve A harfleri \u00e7izilmi\u015fti. Sonra D harfi yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6ren Sad\u0131k heyecanland\u0131. Daha sonra kendi ad\u0131n\u0131 kuma yaz\u0131lm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnce \u00e7ok \u015fa\u015f\u0131rd\u0131. Bir s\u00fcre sessiz kald\u0131ktan sonra &#8220;Ey sayg\u0131de\u011fer bayan,&#8221; dedi, &#8220;bu talihsiz yolcuya s\u00f6yler misiniz, o g\u00fczel elinizle ni\u00e7in SADIK ad\u0131n\u0131 yazd\u0131n\u0131z?&#8221; Bu sesi duyan kad\u0131n bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131k at\u0131p y\u00fcz\u00fcndeki t\u00fcl\u00fc a\u00e7t\u0131 ve Sad\u0131k&#8217;\u0131n kollar\u0131nda bay\u0131ld\u0131. Bu kad\u0131n Sad\u0131k&#8217;\u0131n sevgilisi ve Babil Melikesi Astarte idi. Gen\u00e7 adam bir s\u00fcre hi\u00e7 konu\u015famad\u0131; sonra sevgilisinin g\u00f6zlerini a\u00e7\u0131p kendisine bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce &#8220;Ey her \u015feye g\u00fcc\u00fc yeten tanr\u0131lar!&#8221; diye hayk\u0131rd\u0131, &#8220;Bana Astartemi burada ve bu durumda geri veriyor musunuz?&#8221; diyerek yerlere kapand\u0131 ve Astarte&#8217;nin ayaklar\u0131n\u0131 \u00f6pmeye ba\u015flad\u0131. Babil melikesi onu yerden kald\u0131rd\u0131; yan\u0131na oturttu. Bir yandan da g\u00f6zlerinin dinmeyen ya\u015f\u0131n\u0131 siliyordu. Sad\u0131k&#8217;a ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7enleri sordu. \u0130kisi de y\u00fcreklerinin f\u0131rt\u0131nas\u0131n\u0131 biraz dindirdikten sonra gen\u00e7 adam, bu dere k\u0131y\u0131s\u0131na gelinceye kadar ba\u015f\u0131ndan ne ge\u00e7tiyse anlatt\u0131. &#8220;Fakat, benim talihsiz melikem, siz bu \u0131ss\u0131z dere k\u0131y\u0131s\u0131nda, k\u00f6le giysileri i\u00e7inde ve basilikos arayan di\u011fer k\u00f6le kad\u0131nlar aras\u0131nda nas\u0131l bulunuyorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>G\u00fczel Astarte &#8220;Onlar basilikos ararken ben size neler \u00e7ekti\u011fimi anlatay\u0131m,&#8221; dedi. &#8220;Biliyorsunuz kocam melik sizin insanlar\u0131n en iyisi olman\u0131zdan ho\u015fnut olmad\u0131; bir gece beni zehirleyip sizi de bo\u011fmaya karar vermi\u015f. Tanr\u0131&#8217;ya \u015f\u00fck\u00fcr, k\u00fc\u00e7\u00fck dilsiz u\u015fa\u011f\u0131m bana haber verdi. Kadir sizi yolcu ettikten sonra gizli bir ge\u00e7itten benim odama geldi. Beni ka\u00e7\u0131r\u0131p Orosmade tap\u0131na\u011f\u0131na g\u00f6t\u00fcrd\u00fc; orada rahip karde\u015fine teslim etti. Beni b\u00fcy\u00fck bir yontunun altl\u0131\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7indeki bo\u015flu\u011fa saklad\u0131lar. Orada mezarda gibiydim; ama rahip bana gerekli her \u015feyi sa\u011fl\u0131yordu. G\u00fcn a\u011far\u0131rken melikin eczac\u0131s\u0131 saraydaki odama elinde bir kadeh zehirle, bir di\u011fer asker de sizin evinize elinde mavi ipekten bir bo\u011fma ipiyle gittiler; ama kimseyi bulamad\u0131lar. Kadir, meliki daha iyi kand\u0131rabilmek i\u00e7in, saraya gidip ikimizi de ihbar etti. Sizin Hindistan yoluna, benim de Memfis&#8217;e ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6yledi. Melik pe\u015flerimizden atl\u0131lar g\u00f6nderdi.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Beni arayan atl\u0131lar beni tan\u0131m\u0131yorlard\u0131; y\u00fcz\u00fcm\u00fc kocam\u0131n r\u0131zas\u0131yla yaln\u0131zca size g\u00f6stermi\u015ftim. Tan\u0131mlama \u00fczerine gittikleri M\u0131s\u0131r s\u0131n\u0131r\u0131nda bana benzeyen, belki benden daha \u00e7ekici, bir kad\u0131na raslam\u0131\u015flar. Onun Babil melikesi oldu\u011fundan emin olarak yakalay\u0131p Moabdar&#8217;a getirdiler. Melik yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcnce k\u00fcplere bindi; ancak bu kad\u0131na yak\u0131ndan bak\u0131nca onu be\u011fendi ve k\u0131sa s\u00fcrede avuntu buldu. Ad\u0131 Missuf olan bu kad\u0131n\u0131n \u00e7ok kaprisli oldu\u011funu s\u00f6ylediler. Moabdar&#8217;\u0131 kendine ba\u011flad\u0131 ve onunla evlenmesini sa\u011flad\u0131. Evlendikten sonra ger\u00e7ek huyu ortaya \u00e7\u0131kt\u0131; art\u0131k korkusuzca her t\u00fcrl\u00fc \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 yap\u0131yordu. Ya\u015fl\u0131 bir adam olan ba\u015frahibin kendi \u00f6n\u00fcnde raks etmesini buyurdu; adam kar\u015f\u0131 koyunca ona i\u015fkenceler etti. Ba\u015fseyisten re\u00e7elli turta pi\u015firmesini istedi; asker adam ben a\u015f\u00e7\u0131l\u0131k bilmem dediyse de dinletemedi. Pastay\u0131 yap\u0131p getirdi\u011finde, Mussif onu yan\u0131k buldu ve ba\u015fseyisi kovdurdu. Bu g\u00f6reve kendi c\u00fccesini getirdi. Daha sonra ba\u015fvezirlik makam\u0131na \u00e7ocuk ya\u015fta bir u\u015fa\u011f\u0131 getirtti. B\u00f6ylece Babil&#8217;i y\u00f6netmeye ba\u015flad\u0131. Halk beni ar\u0131yordu. K\u0131skan\u00e7l\u0131k bunal\u0131m\u0131na girmeden \u00f6nce d\u00fcr\u00fcst bir adam olan melik, bu kaprisli kad\u0131na duydu\u011fu a\u015fk y\u00fcz\u00fcnden t\u00fcm erdemlerini unutmu\u015ftu. Kutsal ate\u015f bayram\u0131n\u0131n ilk g\u00fcn\u00fc tap\u0131na\u011fa geldi. Benim sakland\u0131\u011f\u0131m yontunun \u00f6n\u00fcnde diz \u00e7\u00f6k\u00fcp tanr\u0131lardan Missuf&#8217;a ak\u0131l vermelerini diledi. Ben sakland\u0131\u011f\u0131m yerden sesimi kal\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131p ba\u011f\u0131rd\u0131m: &#8220;\u0130yi bir kad\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcrmek isteyip sonra da k\u00f6t\u00fc bir kad\u0131nla evlenen zorba bir melikin dileklerini kabul etmiyoruz.&#8221; Moabdar bu s\u00f6zleri duyunca korktu ve akl\u0131 ba\u015f\u0131ndan gitti. Benim kehanetime Missuf&#8217;un eziyetleri de eklenince k\u0131sa s\u00fcrede delirdi.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Delilik ona g\u00f6kten bir ceza gibi gelince, halk bunu bir i\u015faret sayd\u0131. Ayaklanmalar ba\u015flay\u0131nca herkes silaha sar\u0131ld\u0131. Uzun bir d\u00f6nem bar\u0131\u015f i\u00e7inde olan Babil&#8217;de kanl\u0131 bir i\u00e7 sava\u015f ba\u015flad\u0131. Beni yontunun i\u00e7inden \u00e7\u0131kar\u0131p kar\u015f\u0131 toplulu\u011fun ba\u015f\u0131na getirdiler. Kadir sizi Babil&#8217;e getirmek i\u00e7in Memfis&#8217;e gitti. Bu durumu haber alan Hirkanya prensi ordusuyla gelip \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir topluluk olu\u015fturdu. Melik, \u00e7\u0131lg\u0131n M\u0131s\u0131rl\u0131 kad\u0131n\u0131n etkisiyle, haz\u0131rl\u0131ks\u0131zca bu g\u00fc\u00e7lerin \u00fczerine y\u00fcr\u00fcd\u00fc. Sava\u015fta Moabdar \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc, Missuf kazananlar\u0131n eline d\u00fc\u015ft\u00fc. Ben de ayn\u0131 s\u0131ralarda Hirkanya ordusuna yakaland\u0131m ve Missuf&#8217;la birlikte prensin \u00f6n\u00fcne \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131m. Prensin beni M\u0131s\u0131rl\u0131&#8217;dan daha g\u00fczel buldu\u011funu s\u00f6ylersem ho\u015funuza gidebilir; ama beni saraya kapatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 duymaktan ho\u015fnut olmazs\u0131n\u0131z. Prens \u00f6nemli bir askeri giri\u015fimden sonra bana d\u00f6nece\u011fini s\u00f6yledi. Talihime k\u00fcst\u00fcm; Moabdar \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcne g\u00f6re art\u0131k Sad\u0131k&#8217;\u0131n olabilirdim, ama bu barbar\u0131n eline d\u00fc\u015ft\u00fcm. Duygular\u0131m ve konumumun verdi\u011fi gururla ona, bana sahip olamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledim. Baz\u0131 insanlarda do\u011fu\u015ftan \u00f6yle bir \u00f6zyap\u0131 g\u00fcc\u00fc olurmu\u015f ki bir bak\u0131\u015f veya bir s\u00f6zle kar\u015f\u0131s\u0131ndakinin ne kadar a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k oldu\u011funu duyumsat\u0131rm\u0131\u015f. Hirkanyal\u0131 beni yan\u0131t vermeye de\u011fer bulmayarak harem a\u011fas\u0131na, benim k\u00fcstah ama g\u00fczel oldu\u011fumu s\u00f6yledi; ona seferden d\u00f6n\u00fcnceye kadar bana iyi bakmalar\u0131n\u0131, g\u00f6zde odal\u0131k konumunda tutmalar\u0131n\u0131 ve onun taraf\u0131ndan onurland\u0131r\u0131lmaya haz\u0131r duruma getirmelerini istedi. Ona kendimi \u00f6ld\u00fcrece\u011fimi s\u00f6yledim; o bana bu s\u00f6zlere inanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, kimsenin kendini \u00f6ld\u00fcrmedi\u011fini s\u00f6yledi ve papa\u011fan\u0131n\u0131 kafese kapatan bir adam gibi oradan ayr\u0131ld\u0131. D\u00fcnyan\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc melikesi, \u00fcstelik Sad\u0131k&#8217;\u0131n sevgilisi i\u00e7in ne zor bir durum!&#8221;<\/p>\n<p>Bu s\u00f6zler \u00fczerine Sad\u0131k sevgilisinin ayaklar\u0131na kapan\u0131p a\u011flad\u0131. Astarte onu sevgiyle kald\u0131r\u0131p s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc: &#8220;Bir barbar\u0131n tutsa\u011f\u0131 ve birlikte kapat\u0131ld\u0131\u011f\u0131m \u00e7\u0131lg\u0131n bir kad\u0131n\u0131n rakibi olmu\u015ftum. Missuf bana M\u0131s\u0131r&#8217;da olanlar\u0131 anlatt\u0131. Kendisini kurtaran yabanc\u0131y\u0131 tan\u0131mlarken s\u00f6z etti\u011fi g\u00fcn\u00fcn tarihinden, bindi\u011finiz deveden ve di\u011fer bilgilerden o yabanc\u0131n\u0131n siz oldu\u011funuzu anlad\u0131m. Art\u0131k Memfis&#8217;e ula\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131za inanm\u0131\u015ft\u0131m; bir yolunu bulup ben de oraya ka\u00e7maya kararl\u0131yd\u0131m. M\u0131s\u0131rl\u0131&#8217;ya &#8220;G\u00fczel Missuf,&#8221; dedim, &#8220;Siz benden daha al\u0131ml\u0131s\u0131n\u0131z, Hirkanya prensini benden daha iyi e\u011flendirebilirsiniz. Ka\u00e7mama yard\u0131m edin, bana iyilik ederken bir rakipten kurtulmu\u015f olursunuz.&#8221; Missuf kabul etti; ka\u00e7\u0131\u015f plan\u0131n\u0131 birlikte yapt\u0131k. Yan\u0131ma M\u0131s\u0131rl\u0131 bir hizmet\u00e7i kad\u0131n kat\u0131p gizlice ka\u00e7mam\u0131 sa\u011flad\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Arabistan s\u0131n\u0131r\u0131na gelmi\u015ftim ki oralar\u0131n tan\u0131nm\u0131\u015f soyguncusu Arbogad beni ka\u00e7\u0131rd\u0131 ve t\u00fcccarlara satt\u0131; onlar da beni Efendi Ogul&#8217;un ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bu kaleye getirdiler. Ogul beni kim oldu\u011fumu bilmeden sat\u0131n ald\u0131. Bu adam yemekten ba\u015fka bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen biri; d\u00fcnyaya ziyafet \u00e7ekmek i\u00e7in geldi\u011fini san\u0131yor. A\u015f\u0131r\u0131 \u015fi\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 y\u00fcz\u00fcnden s\u0131k s\u0131k y\u00fcre\u011fi t\u0131kan\u0131yor. \u0130yi sindirim yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnlerde y\u00fcz vermedi\u011fi hekimi, a\u015f\u0131r\u0131 yedi\u011fi g\u00fcnlerde ar\u0131yor. Hekim onu g\u00fcl suyunda pi\u015fmi\u015f basiluikos eti yerse iyile\u015fece\u011fine inand\u0131rd\u0131. Efendi Ogul odal\u0131klar\u0131ndan hangisi ona basilikos getirirse onunla evlenece\u011fini s\u00f6yledi. G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi bu onuru di\u011fer han\u0131mlara b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131m; hele sizi g\u00f6r\u00fcnce onu bulmaya hi\u00e7 niyetim yok.&#8221;<\/p>\n<p>Bunun \u00fczerine Sad\u0131k ve Astarte o zamana kadar gizledikleri duygular\u0131n\u0131, ac\u0131 \u00e7ekmi\u015f soylu y\u00fcreklerinden gelen s\u00f6zc\u00fcklerle birbirlerine anlatt\u0131lar; g\u00f6klerde sevgiyi d\u00fczenleyen \u00e7emberler bu s\u00f6zc\u00fckleri Ven\u00fcs&#8217;e kadar ula\u015ft\u0131rd\u0131lar.<\/p>\n<p>Odal\u0131k kad\u0131nlar Ogul&#8217;un kalesine elleri bo\u015f d\u00f6nd\u00fcler. Sad\u0131k Ogul&#8217;un yan\u0131na \u00e7\u0131k\u0131p kendini tan\u0131tt\u0131 ve \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;\u00d6l\u00fcms\u00fcz sa\u011fl\u0131k melekleri sizi kutsas\u0131n! Ben hekimim; hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 duyunca ko\u015fup geldim ve yan\u0131mda g\u00fcl suyunda pi\u015fmi\u015f basilikos eti getirdim. Sizinle evlenmek istedi\u011fimi sanmay\u0131n; yaln\u0131zca yeni sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z Babilli odal\u0131\u011f\u0131 sal\u0131vermenizi diliyorum. E\u011fer sizi iyile\u015ftiremezsem, onun yerine \u00f6l\u00fcnceye kadar B\u00fcy\u00fck Efendi Ogul&#8217;un k\u00f6lesi olmaya raz\u0131y\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u00f6neri kabul edildi. Astarte, onu olup bitenlerden haberdar etmeye s\u00f6z vererek, Sad\u0131k&#8217;\u0131n hizmet\u00e7isiyle Babil&#8217;e do\u011fru yola \u00e7\u0131kt\u0131. Ayr\u0131lmalar\u0131 bulu\u015fmalar\u0131 kadar duygulu oldu. B\u00fcy\u00fck Zind kitab\u0131nda yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, ayr\u0131l\u0131klar ve kavu\u015fmalar ya\u015fam\u0131n en \u00f6nemli iki an\u0131d\u0131r. Sad\u0131k ant i\u00e7ti\u011fi kadar melikeyi seviyor, melike de s\u00f6yleyemedi\u011fi kadar onu seviyordu.<\/p>\n<p>Sad\u0131k Ogul&#8217;a d\u00f6nd\u00fc: &#8220;Efendim, basilikos eti do\u011frudan yenmez; onun iyile\u015ftirici etkisi derinizdeki g\u00f6zeneklerden i\u00e7eri girmelidir. Onu ince deriden yap\u0131lm\u0131\u015f \u015fi\u015fkin bir tulum i\u00e7inde sakl\u0131yorum; siz bu tulumu b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcn\u00fczle defalarca iteceksiniz, ben de onu size geri itece\u011fim. Bunu yaparsak birka\u00e7 g\u00fcn i\u00e7inde ilac\u0131m\u0131n ne kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011funu g\u00f6receksiniz.&#8221; Ogul \u00e7al\u0131\u015fmaya koyuldu; ilk g\u00fcn sonunda o kadar yorulmu\u015ftu ki \u00f6lece\u011fini sand\u0131. \u0130kinci g\u00fcn daha az yoruldu ve daha iyi uyuyabildi. Sekiz g\u00fcn sonunda t\u00fcm g\u00fcc\u00fcne ve sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na kavu\u015ftu, ne\u015fesi yerine geldi. Sad\u0131k ona ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131klad\u0131: &#8220;Siz top oynad\u0131n\u0131z ve rejim yapt\u0131n\u0131z. Bilin ki do\u011fada basilikos yoktur; biraz v\u00fccut \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ve rejimle insan sa\u011fl\u0131kl\u0131 olabilir. A\u015f\u0131r\u0131 zevkleri ve sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 birlikte y\u00fcr\u00fctmek y\u0131ld\u0131zbilimcilerin ve rahiplerin arad\u0131\u011f\u0131 filozof ta\u015f\u0131n\u0131 bulmak kadar olanaks\u0131z bir istektir.&#8221;<\/p>\n<p>Ogul&#8217;un ki\u015fisel hekimi bu adam\u0131n t\u0131p bilimi i\u00e7in ne kadar tehlikeli oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcnce, onu \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyada basilikos aramaya g\u00f6ndermek i\u00e7in efendi Ogul&#8217;un eczac\u0131s\u0131yla anla\u015ft\u0131. Bu kadar iyilik yaparak cezaland\u0131r\u0131ld\u0131ktan sonra, obur bir efendiyi iyile\u015ftirdi\u011fi i\u00e7in \u00f6lmesi isteniyordu. Onu g\u00f6rkemli bir yeme\u011fe \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131lar. \u0130kinci tabakta zehirlenecekti; ama birinci tabak sonunda Astarte&#8217;den bir haber getirdiler. Sofradan kalkt\u0131 ve yola \u00e7\u0131kt\u0131. B\u00fcy\u00fck Zerd\u00fc\u015ft&#8217;\u00fcn dedi\u011fi gibi, &#8220;G\u00fczel bir kad\u0131n sizi severse, bu d\u00fcnyada belalardan kurtulmak hep olas\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p><b>TURNUVA<\/b><\/p>\n<p>Melike Babil&#8217;e vard\u0131\u011f\u0131nda, k\u00f6t\u00fc g\u00fcnler ge\u00e7irmi\u015f g\u00fczel bir prensese yak\u0131\u015f\u0131r bi\u00e7imde co\u015fkuyla kar\u015f\u0131land\u0131. Kent biraz daha yat\u0131\u015fm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Hirkanya prensi yitirdi\u011fi son sava\u015fta \u00f6ld\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. Kazanan Babilliler kendilerinin se\u00e7ece\u011fi bir melikin Astarte ile evlenmesi gerekti\u011fine karar verdiler. Babil kral\u0131 ve Astarte&#8217;nin kocas\u0131 olacak ki\u015finin d\u00fczenci veya deli biri olmas\u0131n\u0131 istemiyorlard\u0131. En yi\u011fit ve en bilge ki\u015fiyi se\u00e7meye ant i\u00e7tiler. Kent d\u0131\u015f\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir arena ve seyirciler i\u00e7in s\u00fcsl\u00fc trib\u00fcnler kuruldu. Yi\u011fitler arenaya silah ve z\u0131rhlar\u0131n\u0131 ku\u015fanm\u0131\u015f olarak girecekler, adlar\u0131 ve y\u00fczleri sakl\u0131 kalacakt\u0131. Seyircilerin gerisinde her birinin g\u00f6r\u00fcnmeden giyinebilece\u011fi \u00e7ad\u0131rlar kurulmu\u015ftu. Turnuva d\u00f6rt a\u015famal\u0131yd\u0131; \u00f6nce d\u00f6rt rakibini yenen yi\u011fitler sonra kendi aralar\u0131nda \u00e7arp\u0131\u015facaklar, sona kalan yi\u011fit turnuvan\u0131n bu a\u015famas\u0131n\u0131n galibi olacakt\u0131. Bu ki\u015fi d\u00f6rt g\u00fcn sonra bilginlerin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131karak d\u00f6rt bilmeceyi yan\u0131tlayacakt\u0131. Do\u011fru yan\u0131tlayamazsa yitirecek ve turnuva, bir melik se\u00e7ilinceye kadar, yinelenecekti. \u00c7\u00fcnk\u00fc hem yi\u011fit ve hem de bilge biri olmas\u0131 isteniyordu. Bu s\u00fcre i\u00e7inde melike \u00e7ok s\u0131k\u0131 korunacakt\u0131; y\u00fcz\u00fc \u00f6rt\u00fcl\u00fc olarak turnuvay\u0131 izlemesine izin verilmi\u015fti ama, haks\u0131zl\u0131k olmamas\u0131 i\u00e7in, adaylarla konu\u015fmas\u0131 yasakt\u0131.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Astarte mektubunda bunlar\u0131 haber veriyor ve sevgilisinin herkesten daha yi\u011fit ve bilge se\u00e7ilmesi i\u00e7in dua ediyordu. Sad\u0131k yola \u00e7\u0131kt\u0131; Tanr\u0131 Ven\u00fcs&#8217;e dua edip bile\u011fine ve akl\u0131na g\u00fc\u00e7 vermesini diledi. B\u00fcy\u00fck g\u00fcnden \u00f6nceki g\u00fcn F\u0131rat k\u0131y\u0131s\u0131ndaki turnuva yerine geldi. Kurallar gere\u011fi y\u00fcz\u00fcn\u00fc ve ad\u0131n\u0131 gizleyerek, yar\u0131\u015fmac\u0131lar listesine yaz\u0131ld\u0131; sonra kurayla verilen \u00e7ad\u0131r\u0131na giderek dinlenmeye \u00e7ekildi. Onu M\u0131s\u0131r&#8217;da bo\u015f yere aray\u0131p Babil&#8217;e d\u00f6nm\u00fc\u015f olan arkada\u015f\u0131 Kadir, melikenin g\u00f6nderdi\u011fi z\u0131rh\u0131 ve en g\u00fczel Acem at\u0131n\u0131 onun \u00e7ad\u0131r\u0131na yollad\u0131. Sad\u0131k bu arma\u011fanlar\u0131n Astarte&#8217;den geldi\u011fini anlad\u0131; sevgisi ve cesareti artt\u0131.<\/p>\n<p>Ertesi g\u00fcn, Babil&#8217;in se\u00e7kin bayanlar\u0131 ve efendileri trib\u00fcnlerde yerlerini ald\u0131ktan ve melike bir k\u00f6\u015fede y\u00fcz\u00fc \u00f6rt\u00fcl\u00fc olarak oturduktan sonra atl\u0131 yar\u0131\u015fmac\u0131lar arenaya \u00e7\u0131kt\u0131lar. Her biri armas\u0131n\u0131 ba\u015frahibin \u00f6n\u00fcne koydu. \u00c7ekilen kurada Sad\u0131k sonuncu oldu. Birinci yar\u0131\u015fmac\u0131 \u0130tobad ad\u0131nda zengin bir soyluydu; b\u00fcy\u00fcklenen, fazla g\u00f6z\u00fcpek olmayan ve ak\u0131ls\u0131z bir adamd\u0131. U\u015faklar\u0131 onun gibi bir adam\u0131n melik olmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yleyerek akl\u0131n\u0131 \u00e7elince, &#8220;Benim gibi biri kral olmal\u0131,&#8221; demeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. \u0130tobad ye\u015fil p\u0131rlantalarla i\u015fli alt\u0131ndan bir z\u0131rh giymi\u015f, ye\u015fil kurdelal\u0131 bir m\u0131zrak ta\u015f\u0131yordu. At\u0131n\u0131 y\u00f6neti\u015f bi\u00e7imine bak\u0131l\u0131nca, onun Babil krall\u0131\u011f\u0131na yara\u015f\u0131r biri olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yordu. Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 ilk yar\u0131\u015fmac\u0131 onu bir at\u0131l\u0131\u015fla at\u0131ndan d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc. \u0130kinci rakibi onu at\u0131n\u0131n \u00fczerinde tersine oturttu. \u0130tobad kendini toparlad\u0131, ama t\u00fcm seyirciler g\u00fclmeye ba\u015flad\u0131. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc rakibi m\u0131zra\u011f\u0131n\u0131 kullanmaya de\u011fer bulmayarak, eliyle baca\u011f\u0131ndan yakalay\u0131p yere indirdi; iki yan\u0131n u\u015faklar\u0131 g\u00fclerek ko\u015ftular ve onu ata bindirdiler. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc yar\u0131\u015fmac\u0131 bu kez sol baca\u011f\u0131ndan tutup at\u0131nca trib\u00fcnler onu yuhalamaya ba\u015flad\u0131. \u00c7ad\u0131r\u0131na g\u00fc\u00e7l\u00fckle g\u00f6t\u00fcr\u00fclen \u0130tobad bir yandan da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu: &#8220;Benim gibi biri i\u00e7in ne ser\u00fcven ama!&#8221;<\/p>\n<p>Di\u011fer s\u00fcvariler t\u00fcm g\u00fc\u00e7leriyle \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131lar. Baz\u0131lar\u0131 iki rakibini, daha az\u0131 \u00fc\u00e7 rakibini yenmeyi ba\u015fard\u0131. Yaln\u0131zca Prens Otame d\u00f6rt rakibini yenmi\u015fti. Sonunda Sad\u0131k&#8217;\u0131n s\u0131ras\u0131 geldi; o da zarif bir bi\u00e7imde pe\u015fpe\u015fe d\u00f6rt rakibini alt etti. \u015eimdi Otame ile Sad\u0131k&#8217;\u0131n yeni\u015fmesi gerekiyordu. Otame mavi z\u0131rh ve sorgu\u00e7 ku\u015fanm\u0131\u015ft\u0131, Sad\u0131k&#8217;\u0131nkiler ise beyazd\u0131. Seyirciler ya mavi ya da beyaz s\u00fcvariyi tutuyor, ama melike beyazl\u0131 s\u00fcvari i\u00e7in yakar\u0131yordu.<\/p>\n<p>\u0130ki yi\u011fit \u00f6yle bir kap\u0131\u015ft\u0131lar, o kadar \u00e7evik hamleler yapt\u0131lar, m\u0131zrak kulland\u0131lar ve atlar\u0131n\u0131 y\u00f6nettiler ki, melike d\u0131\u015f\u0131nda herkes Babil&#8217;e iki melik se\u00e7ilmesini diledi. Sonunda atlar ve m\u0131zrak tutan kollar yorulunca Sad\u0131k \u015f\u00f6yle bir hamle yapt\u0131: Mavi rakibinin arkas\u0131ndan dolan\u0131p onun at\u0131n\u0131n terkisine atlad\u0131, rakibini belinden tutarak yere att\u0131 ve sonra onun eyerine oturdu. Trib\u00fcnler co\u015fmu\u015ftu: &#8220;Ya\u015fas\u0131n beyazl\u0131 s\u00fcvari!&#8221; Otame k\u0131pk\u0131rm\u0131z\u0131 bir y\u00fczle kalk\u0131p k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 \u00e7ekti; Sad\u0131k da at\u0131ndan inip ona uydu. K\u0131yas\u0131ya \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131lar; g\u00fc\u00e7l\u00fc kollar ve \u00e7evik ayaklar birbirini zorlad\u0131; sorgu\u00e7lar\u0131n\u0131n t\u00fcyleri havada u\u00e7u\u015ftu, z\u0131rhlar\u0131n\u0131n zincirleri d\u00f6k\u00fcld\u00fc. Kah sa\u011fdan, kah soldan darbeler kafalara veya g\u00f6\u011f\u00fcslere iniyor, biri ilerlerken di\u011feri geriliyordu, k\u0131l\u0131\u00e7lar\u0131n \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 k\u0131v\u0131lc\u0131mlar sa\u00e7\u0131yordu. Sonunda Sad\u0131k kafas\u0131n\u0131 toparlay\u0131p aldatmaca bir hamleyle Otame&#8217;yi devirdi, k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 elinden ald\u0131. Otame hayk\u0131rd\u0131: &#8220;Ey beyazl\u0131 yi\u011fit, Babil meliki sen olmal\u0131s\u0131n.&#8221; Melike \u00e7\u0131lg\u0131nlar gibi sevindi. Kurallar gere\u011fi, mavi ve beyaz s\u00fcvariler de di\u011ferleri gibi \u00e7ad\u0131rlar\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcld\u00fcler. Dilsiz u\u015faklar onlara yemekler ta\u015f\u0131d\u0131lar. Sonra uyumalar\u0131 i\u00e7in yaln\u0131z b\u0131rak\u0131ld\u0131lar. Kazanan yi\u011fit ertesi sabah ba\u015frahibin \u00f6n\u00fcne gelip kendisini tan\u0131tacakt\u0131.<\/p>\n<p>Sad\u0131k ne kadar \u00e2\u015f\u0131k olursa olsun yorgunluktan uyuyakald\u0131. Onun yan\u0131ndaki \u00e7ad\u0131rda \u0130tobad uyumuyordu. Gece yar\u0131s\u0131 kalkt\u0131 ve Sad\u0131k&#8217;\u0131n \u00e7ad\u0131r\u0131na girip beyaz z\u0131rh\u0131n\u0131 ve sorgucunu ald\u0131; yerine kendininkileri b\u0131rakt\u0131. G\u00fcn a\u011far\u0131nca ba\u015frahibin \u00f6n\u00fcne gitti ve gururla kendisi gibi birinin kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilan etti. Bunu kimse beklemiyordu; ama Sad\u0131k h\u00e2l\u00e2 uyurken \u0130tobad&#8217;\u0131 galip sayd\u0131lar. Astarte \u015fa\u015fk\u0131n ve \u00fczg\u00fcn olarak Babil&#8217;e d\u00f6nd\u00fc. Sad\u0131k kalkt\u0131\u011f\u0131nda trib\u00fcnlerde pek az insan kalm\u0131\u015ft\u0131; z\u0131rh\u0131n\u0131 arad\u0131 ama onun yerinde ye\u015fil z\u0131rh\u0131 buldu. Mecbur kalarak bu z\u0131rh\u0131 giydi ve arenaya \u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\n<p>Trib\u00fcnlerde kalm\u0131\u015f az say\u0131da seyirci onu yuhalad\u0131. \u00c7evresini sar\u0131p alay etmeye ba\u015flad\u0131lar. Hi\u00e7 kimse onun kadar a\u015fa\u011f\u0131lanmad\u0131. Sonunda sabr\u0131 t\u00fckendi, k\u0131l\u0131c\u0131yla \u00e7evresindeki serserileri da\u011f\u0131lmaya zorlad\u0131. Ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 bilemiyordu. Melikeyi g\u00f6remezdi; onun g\u00f6nderdi\u011fi beyaz z\u0131rha sahip \u00e7\u0131kamazd\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunu yaparsa melikeyi ele verebilirdi. \u00d6fke ve endi\u015feyle F\u0131rat k\u0131y\u0131s\u0131nda geziniyor, yakas\u0131n\u0131 b\u0131rakmayan k\u00f6r talihine yan\u0131yordu; tek g\u00f6zl\u00fcleri be\u011fenmeyen kad\u0131ndan ba\u015flayarak yitirdi\u011fi z\u0131rh\u0131na kadar ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7enlere bakt\u0131k\u00e7a, bu d\u00fcnyaya mutsuz olmak i\u00e7in geldi\u011fine inan\u0131yordu. &#8220;\u0130\u015fte ge\u00e7 kalkman\u0131n sonu budur. Biraz daha az uyusayd\u0131m, \u015fimdi Babil Meliki ben olacak ve Astarte&#8217;ye kavu\u015facakt\u0131m. Bilim, ahlak ve cesaret yaln\u0131zca beni mutsuz etmeye yarad\u0131lar.&#8221; Tanr\u0131lara ilen\u00e7 s\u00f6zc\u00fckleri a\u011fz\u0131ndan \u00e7\u0131kt\u0131; bu d\u00fcnyada iyi insanlar\u0131n yazg\u0131s\u0131n\u0131n eziyet \u00e7ekmek, ye\u015fil s\u00fcvarilerin de haz\u0131ra konmak i\u00e7in ya\u015fad\u0131klar\u0131na inanmaya ba\u015flad\u0131. Onu yuhalatan bu ye\u015fil z\u0131rhtan nefret ediyordu; oradan ge\u00e7en bir t\u00fcccara onu ucuz fiyata sat\u0131p bir giysi ve uzun bir ba\u015fl\u0131k ald\u0131. Bu giyimle bir yandan F\u0131rat k\u0131y\u0131s\u0131nda dolan\u0131yor, bir yandan da tanr\u0131lar\u0131 k\u00f6t\u00fc yazg\u0131s\u0131ndan sorumlu tutarak s\u00f6yleniyordu. <\/span><\/span><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span lang=\"TR\"><span style=\"font-size: small;\"><b>ERM\u0130\u015e<\/b><\/p>\n<p>Gezinirken sakal\u0131 g\u00f6be\u011fine kadar uzanan bir ermi\u015f g\u00f6rd\u00fc. Elinde dikkatle okudu\u011fu bir kitap vard\u0131. Sad\u0131k durup onun \u00f6n\u00fcnde sayg\u0131yla e\u011fildi. Ermi\u015f onu o kadar soylu ve anlay\u0131\u015fl\u0131 bir bi\u00e7imde selamlad\u0131 ki Sad\u0131k durup onunla konu\u015fmak istedi. Ona okudu\u011fu kitab\u0131 sordu. Ermi\u015f &#8220;Bu, yazg\u0131n\u0131n kitab\u0131d\u0131r. Biraz okumak ister misiniz?&#8221; diyerek kitab\u0131 Sad\u0131k&#8217;\u0131n eline verdi. Gen\u00e7 adam bir\u00e7ok dil bilmesine kar\u015f\u0131n kitaptaki yaz\u0131y\u0131 \u00e7\u00f6zemeyince merak\u0131 daha da artt\u0131. Ya\u015fl\u0131 adam ona &#8220;Siz \u00e7ok \u00fcz\u00fcnt\u00fcl\u00fc g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorsunuz&#8221; dedi. &#8220;Yaz\u0131k, o kadar dertliyim ki,&#8221; dedi Sad\u0131k. Ermi\u015f &#8220;Sizinle geleyim; belki yard\u0131m\u0131m olur. Daha \u00f6nce \u00fcz\u00fcnt\u00fcl\u00fc insanlara biraz umut verebildim&#8221; dedi. Sad\u0131k bu adam\u0131n konu\u015fmas\u0131na, sakal\u0131na ve kitab\u0131na sayg\u0131 duydu; onun s\u00f6zlerinde bir ayd\u0131nl\u0131k g\u00f6rd\u00fc. Ya\u015fl\u0131 adam yazg\u0131dan, adaletten, ahlaktan, kamu yarar\u0131ndan, insan\u0131n zay\u0131f olu\u015fundan, erdemler ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden o kadar g\u00fczel s\u00f6z ediyordu ki Sad\u0131k ona g\u00f6r\u00fcnmez bir g\u00fc\u00e7le ba\u011fland\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyumsad\u0131. Ondan Babil&#8217;e kadar birlikte y\u00fcr\u00fcmelerini rica etti. Ermi\u015f &#8220;Bu nezaketi ben sizden isteyecektim,&#8221; dedi, &#8220;Bana s\u00f6z verin; \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki birka\u00e7 g\u00fcn, ben ne yaparsam yapay\u0131m, yan\u0131mdan ayr\u0131lmayacaks\u0131n\u0131z.&#8221; Sad\u0131k s\u00f6z verdi ve birlikte yola koyuldular.<\/p>\n<p>\u0130ki yolcu ak\u015fama do\u011fru g\u00f6rkemli bir kona\u011fa vard\u0131lar. Ermi\u015f kendisi ve yan\u0131ndaki arkada\u015f\u0131n\u0131 konuk etmelerini istedi. Bey o\u011flu gibi giyinmi\u015f olan kap\u0131c\u0131 onlar\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmseyerek i\u00e7eri ald\u0131. Onlar\u0131 kar\u015f\u0131layan kahya kona\u011f\u0131n efendisinin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yerleri gezdirdi. Sonra yeme\u011fe \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131lar, uzun bir masan\u0131n gerisinde oturan ev sahibi onlara bakmaya g\u00f6n\u00fcl indirmedi. Ama onlara da di\u011fer konuklar gibi \u00f6zenle ve bolca hizmet edildi. Sonra, ellerini y\u0131kamalar\u0131 i\u00e7in onlara z\u00fcmr\u00fct ve yakut i\u015flemeli alt\u0131n bir le\u011fen verildi. Yatmalar\u0131 i\u00e7in g\u00fczel bir odaya g\u00f6t\u00fcr\u00fcld\u00fcler. Ertesi sabah bir u\u015fak ikisine de birer alt\u0131n getirdi ve yolcu etti.<\/p>\n<p>Sad\u0131k &#8220;Bu kona\u011f\u0131n sahibi iyi bir adama benziyor,&#8221; dedi, &#8220;Ger\u00e7i biraz b\u00fcy\u00fcklenmesi varsa da, hizmette kusur etmedi.&#8221; Bunlar\u0131 s\u00f6ylerken ermi\u015fin c\u00fcppesinin ceplerinde bir \u015fi\u015fkinlik fark etti: Bu cepte d\u00fcn gece ellerini y\u0131kad\u0131klar\u0131 alt\u0131n le\u011fen vard\u0131. \u015ea\u015f\u0131rd\u0131 ama bir \u015fey soramad\u0131.<\/p>\n<p>\u00d6\u011fleye do\u011fru ermi\u015f cimri bir zenginin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck bir evin kap\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7ald\u0131, birka\u00e7 saat dinlenmek i\u00e7in izin istedi. K\u00f6t\u00fc giyimli ve ya\u015fl\u0131 bir u\u015fak onlar\u0131 kabaca kar\u015f\u0131lad\u0131; ya\u015fl\u0131 adam ve Sad\u0131k&#8217;\u0131 bir ah\u0131ra g\u00f6t\u00fcrd\u00fc; onlara \u00e7\u00fcr\u00fck birka\u00e7 zeytin, kuru bir ekmek ve bozuk bira getirdi. Ermi\u015f d\u00fcnk\u00fc kadar ne\u015feyle yedi ve i\u00e7ti. Sonra, bir \u015fey \u00e7almamalar\u0131 i\u00e7in kendilerini izleyen ve gitmeleri i\u00e7in s\u0131k\u0131\u015ft\u0131ran ya\u015fl\u0131 u\u015fa\u011fa sabah verilen iki alt\u0131n\u0131 uzatt\u0131, g\u00f6sterdi\u011fi konukseverli\u011fe te\u015fekk\u00fcr etti. &#8220;Sizden rica ediyorum, beni efendinizle g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcn&#8221; dedi. U\u015fak \u015fa\u015f\u0131rd\u0131, sonra onlar\u0131 efendisine g\u00f6t\u00fcrd\u00fc. Ermi\u015f zengin adama &#8220;Sayg\u0131de\u011fer efendim,&#8221; dedi, &#8220;Bizi kar\u015f\u0131lamakta g\u00f6sterdi\u011finiz soylulu\u011fa kar\u015f\u0131l\u0131k verebilmek ne kadar g\u00fc\u00e7 olsa da, \u015fu alt\u0131n le\u011feni kabul etmenizi rica ediyorum.&#8221; Cimri adam \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131ktan k\u00fc\u00e7\u00fck dilini yutacak gibi oldu; ermi\u015f onun toparlanmas\u0131n\u0131 beklemeden gen\u00e7 arkada\u015f\u0131yla oradan uzakla\u015ft\u0131. Sad\u0131k yolda &#8220;Baba, neler oluyor?&#8221; diye sordu, &#8220;Siz bildi\u011fim adamlara hi\u00e7 benzemiyorsunuz; sizi c\u00f6mert\u00e7e a\u011f\u0131rlayan bir efendinin alt\u0131n le\u011fenini \u00e7al\u0131yor, sonra da onu sizi lay\u0131k olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bir bi\u00e7imde kar\u015f\u0131layan bir cimriye veriyorsunuz.&#8221; Ermi\u015f &#8220;O\u011flum, kendi zenginli\u011fini sergilemek i\u00e7in yabanc\u0131lar\u0131 konuk eden o b\u00fcy\u00fcklenen c\u00f6mert adam insanl\u0131\u011f\u0131, bu cimri adam da konuk kabul etmeyi bir g\u00fcn \u00f6\u011freneceklerdir. Hi\u00e7bir \u015feye \u015fa\u015f\u0131rmay\u0131n ve beni izleyin&#8221;. Sad\u0131k onun deli mi, yoksa bilge mi oldu\u011funa karar veremiyordu; ama ya\u015fl\u0131 adam o kadar etkileyici konu\u015fuyordu ki Sad\u0131k and\u0131n\u0131 an\u0131msad\u0131 ve onu izlemeye koyuldu.<\/p>\n<p>Ak\u015fam \u00fczeri sade fakat zevkle tasarlanm\u0131\u015f bir eve geldiler. Ev sahibi d\u00fcnya i\u015flerinden kendini \u00e7ekmi\u015f, bilgelik ve erdem arayan, buna kar\u015f\u0131n can\u0131 s\u0131k\u0131lmayan bir filozoftu. Yabanc\u0131lar\u0131 g\u00f6steri\u015fsiz ama i\u00e7ten bir bi\u00e7imde konuk etti\u011fi bu evi kendi yapm\u0131\u015ft\u0131. Kap\u0131ya kendisi gelerek onlar\u0131 kar\u015f\u0131lad\u0131, dinlenmeleri i\u00e7in rahat bir odaya g\u00f6t\u00fcrd\u00fc. Bir s\u00fcre sonra yine kendi gelip onlar\u0131 yeme\u011fe \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131. Besleyici ve lezzetli bir yemek s\u0131ras\u0131nda konuklar\u0131yla s\u00f6yle\u015fti, Babil&#8217;deki son kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klardan s\u00f6z etti. Melikeye ba\u011fl\u0131yd\u0131 ve Sad\u0131k&#8217;\u0131n arenaya \u00e7\u0131k\u0131p tac\u0131 istemesi gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. &#8220;Ama insanlar Sad\u0131k gibi bir y\u00f6neticiye lay\u0131k de\u011filler,&#8221; dedi. Sad\u0131k k\u0131zar\u0131yor ama sesini \u00e7\u0131karm\u0131yordu. Konu\u015fma sonunda bu d\u00fcnyadaki i\u015flerin her zaman bilge ki\u015filerin diledi\u011fi y\u00f6nde geli\u015fmedi\u011fini s\u00f6yledi. Ermi\u015f ise Tanr\u0131&#8217;n\u0131n niyetlerini her zaman anlaman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, olaylar\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fck bir par\u00e7as\u0131n\u0131 g\u00f6rerek karar vermenin do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 savundu.<\/p>\n<p>Duygulardan s\u00f6z ettiler. Sad\u0131k &#8220;Ah onlar, ne y\u0131k\u0131mlara yol a\u00e7\u0131yorlar,&#8221; deyince ermi\u015f &#8220;Duygular geminin yelkenlerini \u015fi\u015firen r\u00fczg\u00e2r gibidir,&#8221; dedi, &#8220;Fazla g\u00fc\u00e7l\u00fc olunca gemiyi bat\u0131r\u0131rlar, ama onlar olmadan yol almak da olanaks\u0131zd\u0131r. \u00d6rne\u011fin \u00f6d kesesi insan\u0131 \u00f6fkeli ve hasta yapabilir, ama o olmadan ya\u015fayamay\u0131z. Bu d\u00fcnyada her \u015fey hem tehlikeli ve hem de gereklidir.&#8221;<\/p>\n<p>Sonra zevkten s\u00f6z edildi; ermi\u015f bunun tanr\u0131lar\u0131n bir arma\u011fan\u0131 oldu\u011funu kan\u0131tlad\u0131. &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc insan kendi ba\u015f\u0131na duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcnceler olu\u015fturamaz; ac\u0131 ve zevk, \u00f6z varl\u0131\u011f\u0131 gibi, ona d\u0131\u015fardan verilmi\u015ftir.&#8221;<\/p>\n<p>Sad\u0131k garip davran\u0131\u015flar\u0131na tan\u0131k oldu\u011fu bu adam\u0131n b\u00f6yle g\u00fczel d\u00fc\u015f\u00fcnebilmesine hayran kal\u0131yordu. B\u00f6ylece, ho\u015f ve e\u011fitici bir s\u00f6yle\u015fiden sonra, ev sahibi onlar\u0131 odalar\u0131na g\u00f6t\u00fcrd\u00fc; erdemli ve bilge iki konuk g\u00f6nderdi\u011fi i\u00e7in Tanr\u0131&#8217;ya \u015f\u00fckretti. Onlar\u0131 incitmeden, soylu ve do\u011fal bir bi\u00e7imde para vermek istedi. Ermi\u015f bunu kabul etmedi; g\u00fcn do\u011fmadan \u00f6nce Babil&#8217;de olmalar\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yleyerek \u015fimdiden izin istedi. Esenle\u015fmeleri sade oldu; Sad\u0131k b\u00f6yle iyi bir insana sayg\u0131 ve sevgi duydu.<\/p>\n<p>Odalar\u0131na \u00e7ekildikler ve uyumadan \u00f6nce yine ev sahibinin iyili\u011fini birbirlerine \u00f6vd\u00fcler. G\u00fcn do\u011fmadan \u00f6nce ya\u015fl\u0131 adam arkada\u015f\u0131n\u0131 uyand\u0131rd\u0131. &#8220;Gitmemiz gerek. Herkes uykuda, ama bu adama konukseverli\u011fi ve ilgisine lay\u0131k bir an\u0131 b\u0131rakmak istiyorum.&#8221; Bu s\u00f6zlerden sonra ermi\u015f bir me\u015fale ald\u0131 ve evi ate\u015fe verdi. Sad\u0131k ba\u011f\u0131rarak ona engel olmak istedi; fakat ya\u015fl\u0131 adam kendinden beklenmeyen bir g\u00fc\u00e7le onu evden d\u0131\u015far\u0131 s\u00fcr\u00fckledi. Epey uzakla\u015ft\u0131ktan sonra d\u00f6n\u00fcp yanan eve bakt\u0131lar; ermi\u015f &#8220;Tanr\u0131&#8217;ya \u015f\u00fck\u00fcr,&#8221; dedi, &#8220;\u0130\u015fte sevgili ev sahibimizin evini yerle bir ettim. Ne mutlu ona!&#8221; Bu s\u00f6zleri duyan Sad\u0131k, hem kahkahalarla g\u00fclmek ve hem de bu bilge ermi\u015fi sopalay\u0131p oradan ka\u00e7mak iste\u011fi duydu. Ama, ermi\u015fin etkisi alt\u0131nda oldu\u011fundan, sesini \u00e7\u0131karmadan onu izledi.<\/p>\n<p>Son konaklama yeri olarak, iyiliksever ve erdemli bir dul kad\u0131n\u0131n evine geldiler. Bu kad\u0131n\u0131n ya\u015famda tek umudu olan, on d\u00f6rt ya\u015f\u0131nda ve iyi huylu bir ye\u011feni vard\u0131. Kad\u0131n onlar\u0131 elinden geldi\u011fi kadar iyi a\u011f\u0131rlad\u0131. Ertesi sabah ayr\u0131lma zaman\u0131 geldi\u011finde ye\u011fenine, konuklar\u0131n\u0131 ilerdeki y\u0131k\u0131k ve tehlikeli bir k\u00f6pr\u00fcye kadar yolcu etmesini istedi. \u00c7ocuk \u00f6nlerine d\u00fc\u015f\u00fcp yard\u0131mc\u0131 oldu. K\u00f6pr\u00fc \u00fcst\u00fcne geldiklerinde ermi\u015f \u00e7ocu\u011fa &#8220;Buraya gel, teyzene minnettarl\u0131\u011f\u0131m\u0131 g\u00f6stermek istiyorum,&#8221; diyerek onu sa\u00e7lar\u0131ndan yakalad\u0131 ve k\u00f6pr\u00fcden a\u015fa\u011f\u0131 att\u0131. \u00c7ocuk \u0131rmakta bir s\u00fcre \u00e7abalad\u0131 ama sonunda ak\u0131nt\u0131 onu yuttu. Sad\u0131k hayk\u0131rd\u0131: &#8220;Ey k\u0131y\u0131c\u0131 ! Ey insanlar\u0131n en k\u00f6t\u00fcs\u00fc, bunu niye yapt\u0131n?&#8221; Ermi\u015f &#8220;Bana s\u00f6z vermi\u015ftin, sesini \u00e7\u0131karmayacakt\u0131n,&#8221; dedi. &#8220;Ama \u015funu bilmende yarar var: yazg\u0131n\u0131n evini yakt\u0131\u011f\u0131 adam y\u0131k\u0131nt\u0131lar aras\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir define buldu; bu bir. Yazg\u0131n\u0131n suya att\u0131\u011f\u0131 bu \u00e7ocuk bir y\u0131l sonra teyzesini \u00f6ld\u00fcrecekti; etti iki.&#8221; Sad\u0131k ba\u011f\u0131rd\u0131: &#8220;Bunu sana kim s\u00f6yledi, barbar? bunu yazg\u0131 kitab\u0131nda okumu\u015f olsan bile, sana k\u00f6t\u00fcl\u00fck etmemi\u015f olan bu \u00e7ocu\u011fu ne hakla suda bo\u011fars\u0131n?&#8221;<\/p>\n<p>Sad\u0131k konu\u015furken birden fark etti: ya\u015fl\u0131 adam\u0131n sakal\u0131 yok olmu\u015f, y\u00fcz \u00e7izgileri gen\u00e7le\u015fmi\u015fti. Ermi\u015f c\u00fcppesi gitmi\u015f, \u0131\u015f\u0131k sa\u00e7an omuzlar\u0131nda d\u00f6rt kanat belirmi\u015fti. Sad\u0131k onun ayaklar\u0131na kapand\u0131: &#8220;Ey tanr\u0131lar\u0131n mele\u011fi! Bu zay\u0131f kuluna, tanr\u0131sal g\u00fcc\u00fcn ama\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6\u011fretmek i\u00e7in g\u00f6kten mi g\u00f6nderildin?&#8221; Melek Jesrad ona &#8220;\u0130nsano\u011flu bir \u015fey bilmeden de\u011ferlendirmek ister. \u0130nsanlar aras\u0131nda ayd\u0131nlat\u0131lmaya en lay\u0131k olan\u0131 sendin,&#8221; dedi. Sad\u0131k konu\u015fmak i\u00e7in izin istedi: &#8220;\u0130\u00e7imde yine de bir ku\u015fku var. Bu \u00e7ocu\u011fu cezaland\u0131rmak yerine, onu e\u011fitmek ve erdemli k\u0131lmak daha iyi olmaz m\u0131yd\u0131?&#8221; Jesrad yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Erdemli olsayd\u0131 ve ya\u015fasayd\u0131 yazg\u0131s\u0131, kar\u0131s\u0131 ve \u00e7ocu\u011fuyla birlikte \u00f6ld\u00fcr\u00fclmek olacakt\u0131.&#8221; Sad\u0131k: &#8220;Ama bu d\u00fcnyada iyilerin yazg\u0131s\u0131 hep y\u0131k\u0131m ve ac\u0131 olmak zorunda m\u0131?&#8221; diye sordu. Jesrad yan\u0131tlad\u0131: &#8220;K\u00f6t\u00fcler her zaman mutsuzdurlar; onlar\u0131 bu d\u00fcnyadaki bir avu\u00e7 iyiyi s\u0131namakta kullan\u0131r\u0131z. Sonunda bir iyili\u011fe yol a\u00e7mayan k\u00f6t\u00fcl\u00fck yoktur.&#8221; Sad\u0131k &#8220;Hi\u00e7 k\u00f6t\u00fcl\u00fck olmasa, yaln\u0131zca iyilik olsayd\u0131?&#8221; diye sordu. Jesrad &#8220;O zaman bu, ba\u015fka bir d\u00fcnya olurdu; olaylar\u0131n geli\u015fimi ba\u015fka bir tanr\u0131sal d\u00fczene g\u00f6re olurdu. K\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn yakla\u015famad\u0131\u011f\u0131 bu yetkin ba\u015fka d\u00fczen ancak Tanr\u0131&#8217;n\u0131n kat\u0131nda olabilir. Tanr\u0131 birbirine benzemeyen milyonlarca d\u00fcnya yaratt\u0131. Bu \u00e7e\u015fitlilik onun \u00e7ok b\u00fcy\u00fck g\u00fcc\u00fcn\u00fcn bir i\u015faretidir. Yery\u00fcz\u00fcnde birbirine benzeyen iki a\u011fa\u00e7 yapra\u011f\u0131 veya evrenin derinliklerinde benzer iki k\u00fcre yoktur; \u015fu do\u011fdu\u011fun atom k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcndeki d\u00fcnya, her \u015feyi yaratan\u0131n buyruklar\u0131na g\u00f6re, \u00f6nceden kararla\u015ft\u0131r\u0131lan zamanda ve yerde olu\u015ftu. \u0130nsanlar bu \u00e7ocu\u011fun suya d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc, o adam\u0131n evinin yan\u0131\u015f\u0131n\u0131 nedensiz san\u0131rlar; oysa raslant\u0131lara yer yoktur: her \u015fey bir s\u0131nama, bir \u00f6nlem, bir ceza veya bir \u00f6d\u00fcld\u00fcr. En talihsiz insan oldu\u011funu sanan o bal\u0131k\u00e7\u0131y\u0131 hat\u0131rla. Onun yazg\u0131s\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in Orosmade seni g\u00f6nderdi. Ey \u00f6l\u00fcml\u00fc Sad\u0131k, tap\u0131lmas\u0131 gerekenin i\u015flerini tart\u0131\u015fmay\u0131 b\u0131rak.&#8221; Sad\u0131k &#8220;Ama&#8230;&#8221; diyecek oldu. T\u00fcmcesini bitirmeden melek kanatlan\u0131p g\u00f6\u011f\u00fcn onuncu kat\u0131na do\u011fru u\u00e7tu. Sad\u0131k dizleri \u00fcst\u00fcnde Tanr\u0131&#8217;ya yakard\u0131 ve inand\u0131. G\u00f6klerden mele\u011fin sesi duyuldu: &#8220;Babil&#8217;e yoluna devam et.&#8221;<\/p>\n<p><b>B\u0130LMECELER<br \/>\n<\/b><br \/>\nSad\u0131k kafas\u0131n\u0131 tam toparlayamadan sersem gibi y\u00fcr\u00fcmeyi s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. Babil&#8217;e girdi\u011finde, bir g\u00fcn \u00f6nce arenada d\u00f6v\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olanlar, bilmeceleri a\u00e7\u0131klamak ve bilim adamlar\u0131n\u0131n sorular\u0131n\u0131 yan\u0131tlamak \u00fczere saray\u0131n b\u00fcy\u00fck avlusunda toplanm\u0131\u015flard\u0131. Ye\u015fil z\u0131rhl\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda hepsi gelmi\u015fti. Sad\u0131k kente girdi\u011finde halk onun \u00e7evresine topland\u0131; onu g\u00f6renlerin g\u00f6zleri g\u00fcl\u00fcyor, onun melik olmas\u0131n\u0131 diliyordu. K\u0131skan\u00e7 onun ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6r\u00fcnce sars\u0131ld\u0131 ve ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7evirdi. Halk onu yar\u0131\u015fma yerine kadar omuzlarda g\u00f6t\u00fcrd\u00fc. Sad\u0131k&#8217;\u0131n geldi\u011fini \u00f6\u011frenen melike sevin\u00e7 ve endi\u015fenin heyecan\u0131n\u0131 birlikte duydu. Sad\u0131k&#8217;\u0131n neden z\u0131rhs\u0131z geldi\u011fini, \u0130tobad&#8217;\u0131n neden beyaz z\u0131rh\u0131 giydi\u011fini merak ediyordu. Sad\u0131k&#8217;\u0131 g\u00f6ren seyircilerden bir u\u011fultu y\u00fckseldi; onu g\u00f6rd\u00fckleri i\u00e7in hem \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f, hem de sevinmi\u015flerdi.<\/p>\n<p>Sad\u0131k s\u00f6z ald\u0131: &#8220;Di\u011ferleri gibi ben de d\u00f6v\u00fc\u015ft\u00fcm; ama benim z\u0131rh\u0131m\u0131 burada ba\u015fka biri giyiyor. Bunu kan\u0131tlamadan \u00f6nce, benim de bilmeceleri yan\u0131tlamama izin verilmesini diliyorum.&#8221; Bilim adamlar\u0131 aralar\u0131nda oylad\u0131lar; Sad\u0131k&#8217;\u0131n erdemi hen\u00fcz kafalardan silinmemi\u015f oldu\u011fundan, kat\u0131lmas\u0131na karar verdiler.<\/p>\n<p>Ba\u015f bilgin \u00f6nce \u015fu bilmeceyi sordu: &#8220;D\u00fcnyada en uzun ve en k\u0131sa, en \u00e7abuk ve en yava\u015f, en dar ve en geni\u015f olan, en az \u00f6nemsenen ve en \u00e7ok aranan, o olmadan hi\u00e7bir i\u015f yap\u0131lamayan, k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fc yok eden ve b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc canland\u0131ran \u015fey nedir?&#8221;<\/p>\n<p>\u0130lk yan\u0131tlamas\u0131 gereken \u0130tobad bilmecelerden anlamad\u0131\u011f\u0131n\u0131, arenada herkesi yenmi\u015f olmas\u0131n\u0131n yeterli oldu\u011funu s\u00f6yledi. Di\u011fer yar\u0131\u015fmac\u0131lar de\u011fi\u015fik yan\u0131tlar vererek talih, d\u00fcnya veya \u0131\u015f\u0131k oldu\u011funu s\u00f6ylediler. Sad\u0131k yan\u0131t\u0131n zaman oldu\u011funu s\u00f6yledi. &#8220;Uzundur, \u00e7\u00fcnk\u00fc sonsuzlu\u011fun \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcd\u00fcr; k\u0131sad\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc t\u00fcm tasar\u0131lar\u0131m\u0131za yetmez; bekleyen i\u00e7in yava\u015f, mutlu olan i\u00e7in \u00e7abuktur; sonsuzlu\u011fa kadar geni\u015f ve bir an kadar dard\u0131r; insanlar onu \u00f6nemsemez, ama yitirilen zaman\u0131 ararlar; o olmadan i\u015f yap\u0131lamaz; kal\u0131c\u0131 olmayan eylemleri unutturur, b\u00fcy\u00fck i\u015fleri \u00f6l\u00fcms\u00fcz k\u0131lar.&#8221; Bilim adamlar\u0131 Sad\u0131k&#8217;\u0131n yan\u0131t\u0131n\u0131 do\u011fru buldular.<\/p>\n<p>Sonra \u015fu bilmece soruldu: &#8220;Te\u015fekk\u00fcr etmeden kabul edilen, nas\u0131l oldu\u011fu bilinmeden zevk al\u0131nan, nerede oldu\u011fu bilinmeden ba\u015fkalar\u0131na verilen ve fark\u0131nda olunmadan yitirilen \u015fey nedir?&#8221;<\/p>\n<p>Herkes bir yan\u0131t verdi, ama bunun ya\u015fam oldu\u011funu bir tek Sad\u0131k bildi. Sonra, di\u011fer bilmeceleri de kolayca yan\u0131tlad\u0131. \u0130tobad her yan\u0131ttan sonra, bunun kolay oldu\u011funu, isteseydi kendisinin de yan\u0131tlayabilece\u011fini s\u00f6yl\u00fcyordu. Daha sonra bilim adamlar\u0131 adalet, kamu yarar\u0131, y\u00f6netim sanat\u0131 \u00fczerine sorular sordular. Sad\u0131k&#8217;\u0131n yan\u0131tlar\u0131 en do\u011fru bulundu. Seyirciler &#8220;B\u00f6yle ak\u0131ll\u0131 bir adam\u0131n k\u00f6t\u00fc bir d\u00f6v\u00fc\u015f\u00e7\u00fc olmas\u0131 ne yaz\u0131k&#8221; diyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Sad\u0131k &#8220;Sayg\u0131de\u011fer efendiler,&#8221; dedi, &#8220;Arenada t\u00fcm rakiplerimi yenme onurunu kazanm\u0131\u015ft\u0131m. Beyaz z\u0131rh benimdir. Efendi \u0130tobad ben uyurken onu \u00e7ald\u0131; herhalde beyaz\u0131n ye\u015filden daha \u00e7ok kendisine yak\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Burada herkesin \u00f6n\u00fcnde, ben z\u0131rhs\u0131z ve bir k\u0131l\u0131\u00e7la, o t\u00fcm beyaz z\u0131rh ve silahlar\u0131 ku\u015fanm\u0131\u015f olarak d\u00f6v\u00fc\u015felim; yi\u011fit Otame&#8217;yi benim yendi\u011fimi kan\u0131tlayay\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130tobad kendine g\u00fcvenerek bu \u00f6neriyi kabul etti; kendisi z\u0131rh ve mi\u011fferle korunmu\u015f oldu\u011fundan, g\u00f6mlekli ve y\u00fcn ba\u015fl\u0131kl\u0131 bir yi\u011fidi kolayca yenebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Sad\u0131k, kendisini heyecanla izleyen melikeyi selamlayarak k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 \u00e7ekti; \u0130tobad kimseyi selamlamadan k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 \u00e7ekti ve korkacak bir \u015feyi olmayan biri gibi Sad\u0131k&#8217;\u0131n \u00fczerine y\u00fcr\u00fcd\u00fc. Onun kafas\u0131n\u0131 u\u00e7urabilecek bir hamle yapt\u0131. Sad\u0131k k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131n kabzas\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131p \u00f6n\u00fcnde tutunca \u0130tobad&#8217;\u0131n k\u0131l\u0131c\u0131 par\u00e7aland\u0131. Sad\u0131k rakibini belinden tutup yere att\u0131 ve k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 onun boynuna dayad\u0131: &#8220;Teslim olun, yoksa sizi \u00f6ld\u00fcr\u00fcr\u00fcm.&#8221; \u0130tobad, onun gibi bir adam\u0131n ba\u015f\u0131na gelenlerden h\u00e2l\u00e2 \u015fa\u015fk\u0131n olarak, kabul etti; Sad\u0131k&#8217;\u0131n z\u0131rh\u0131n\u0131 ve silahlar\u0131n\u0131 geri verdi. Sad\u0131k beyaz renkli bu g\u00f6rkemli z\u0131rh\u0131 ve silahlar\u0131 ku\u015fand\u0131; bu giyimle melikenin \u00f6n\u00fcne gelip diz \u00e7\u00f6kt\u00fc. Bu arada Kadir z\u0131rh\u0131n Sad\u0131k&#8217;\u0131n oldu\u011funa tan\u0131kl\u0131k etti. T\u00fcm yarg\u0131\u00e7lar oybirli\u011fiyle onu Babil Meliki ilan ettiler. Astarte sevdi\u011fi adam\u0131n bunca eziyetten sonra kocas\u0131 olmaya herkes taraf\u0131ndan lay\u0131k g\u00f6r\u00fclmesinin sevincini tad\u0131yordu. \u0130tobad evine d\u00f6n\u00fcp u\u015faklar\u0131ndan kendisine yi\u011fit denmesini istedi. Sad\u0131k kral oldu ve mutlu ya\u015fad\u0131. Melek Jesrad&#8217;\u0131n s\u00f6zlerini hi\u00e7 unutmad\u0131. E\u015fiyle birlikte Tanr\u0131&#8217;ya b\u00fct\u00fcn y\u00fcrekleriyle inand\u0131lar. Kaprisli g\u00fczel Missuf&#8217;un \u00fclkeden gitmesine izin verildi. Sad\u0131k, soyguncu Arbogad&#8217;\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rtarak ona ordusunda y\u00fcksek bir komutanl\u0131k verdi; iyi bir sava\u015f\u00e7\u0131 olursa daha y\u00fcksek g\u00f6reve getirece\u011fini, ama soygunculu\u011fu s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrse onu ast\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi.<\/p>\n<p>Arabistan&#8217;dan Setok ve g\u00fczel Almona&#8217;y\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rtt\u0131; Setok&#8217;u Babil&#8217;deki ticaret i\u015flerinin ba\u015f\u0131na getirdi. Kadir&#8217;i sarayda kendisine yak\u0131n bir g\u00f6reve atad\u0131; d\u00fcnyada ger\u00e7ek dostu olan tek kral oydu. K\u00fc\u00e7\u00fck dilsizi de unutmad\u0131. Bal\u0131k\u00e7\u0131ya b\u00fcy\u00fck bir ev arma\u011fan etti; Orcan&#8217;a b\u00fcy\u00fck bir para cezas\u0131 verdi ve bal\u0131k\u00e7\u0131n\u0131n kar\u0131s\u0131n\u0131 geri vermesini buyurdu. Fakat, art\u0131k ak\u0131llanm\u0131\u015f olan bal\u0131k\u00e7\u0131 yaln\u0131zca paray\u0131 ald\u0131.<\/p>\n<p>Sad\u0131k&#8217;\u0131n bir g\u00f6z\u00fcn\u00fcn k\u00f6r olaca\u011f\u0131n\u0131 sanan g\u00fczel Semira ile onun burnunu kesmek isteyen Azora&#8217;n\u0131n g\u00f6zya\u015flar\u0131 dinmiyordu. Sad\u0131k onlara arma\u011fanlar vererek ac\u0131lar\u0131n\u0131 hafifletti. K\u0131skan\u00e7, \u00f6fke ve utanc\u0131ndan \u00f6ld\u00fc. Babil bar\u0131\u015f, \u015fan ve bolluk i\u00e7indeydi; bu, Babil tarihinde ya\u015fanan en g\u00fczel \u00e7a\u011f oldu. \u00c7\u00fcnk\u00fc adalet ve sevgiyle y\u00f6netiliyordu. Sad\u0131k&#8217;a \u015f\u00fckrediyorlar, Sad\u0131k da g\u00f6klere \u015f\u00fckrediyordu.<\/p>\n<p><\/span> <span><b>(Buradan sonraki b\u00f6l\u00fcmler Voltaire&#8217;in \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonraki bas\u0131mlarda eklenmi\u015ftir.)<\/p>\n<p><\/b><\/span> <span style=\"font-size: small;\"><b>DANS<br \/>\n<\/b><br \/>\nSetok&#8217;un ticaret i\u015fleri i\u00e7in Serendib adas\u0131na gitmesi gerekiyordu. Ancak, herkesin balay\u0131 diye bildi\u011fi evlili\u011fin ilk ay\u0131nda oldu\u011fu i\u00e7in, kar\u0131s\u0131ndan ayr\u0131lmak istemiyordu. Arkada\u015f\u0131 Sad\u0131k&#8217;tan kendi yerine gitmesini istedi. Sad\u0131k &#8220;Yazg\u0131 yine g\u00fczel Astarte ile aramdaki uzakl\u0131\u011f\u0131 art\u0131r\u0131yor. Fakat bu iyi adam\u0131 geri \u00e7eviremem,&#8221; diyerek kabul etti. G\u00f6z\u00fc ya\u015fl\u0131 yollara d\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n<p>Serendib adas\u0131nda onun ola\u011fan\u00fcst\u00fc biri oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmakta gecikmedi. T\u00fcccarlar aras\u0131ndaki t\u00fcm anla\u015fmazl\u0131klarda yarg\u0131c\u0131, bilgelerin dostu ve s\u00f6z dinleyen az say\u0131da insan\u0131n dan\u0131\u015fman\u0131 oldu. Sultan onun \u00fcn\u00fcn\u00fc duyup g\u00f6rmek istedi. Sad\u0131k&#8217;\u0131n de\u011ferini kendi g\u00f6zleriyle g\u00f6rd\u00fc, onun akl\u0131na inand\u0131 ve arkada\u015f\u0131 oldu. Sultan\u0131n i\u00e7tenli\u011fi ve ilgisi Sad\u0131k&#8217;\u0131 korkuttu; Moabdar&#8217;\u0131n iyiliklerinin ona neye mal oldu\u011funu unutmam\u0131\u015ft\u0131. Ama sultan\u0131n ilgisinden ka\u00e7am\u0131yordu; \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00fcy\u00fck dedesi Sanbusna, dedesi Nabassun ve babas\u0131 Nusannab olan Serendip Sultan\u0131 Nabussan Asya&#8217;n\u0131n en iyi krallar\u0131ndan biriydi ve onu tan\u0131d\u0131ktan sonra sevmemek olas\u0131 de\u011fildi.<\/p>\n<p>Bu iyi sultan hep \u00f6vg\u00fclere bo\u011fulur, aldat\u0131l\u0131r ve doland\u0131r\u0131l\u0131rd\u0131; hazinesini ya\u011fmalayanlar\u0131n en ustas\u0131 Ba\u015f Haznedard\u0131. Sultan bunu biliyordu; ama ka\u00e7 kez haznedar de\u011fi\u015ftirdiyse de, gelirleri e\u015fit olmayan iki par\u00e7aya b\u00f6len, k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7ay\u0131 sultana ve b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de y\u00f6neticilere veren bu al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 de\u011fi\u015ftirememi\u015fti.<\/p>\n<p>Sultan Nabussan derdini Sad\u0131k&#8217;a a\u00e7t\u0131: &#8220;Bu kadar iyi \u015feyler bilen siz, beni aldatmayacak bir haznedar bulman\u0131n yolunu bana g\u00f6sterin.&#8221; Sad\u0131k &#8220;Sevinerek,&#8221; dedi. &#8220;Elleri temiz kalabilecek bir adam se\u00e7menin g\u00fcvenli bir yolunu biliyorum.&#8221; Sultan onu kucaklayarak ne yapmas\u0131 gerekti\u011fini sordu. &#8220;Haznedarl\u0131k g\u00f6revine istekli olanlar\u0131 toplay\u0131n ve dans etmelerini s\u00f6yleyin. \u0130\u00e7lerinde en k\u0131vrak dans edeni bu g\u00f6reve getirin.&#8221; Sultan &#8220;Benimle \u015faka m\u0131 ediyorsunuz? Hazine y\u00f6netecek ki\u015fi b\u00f6yle oyunlarla se\u00e7ilir mi? Yani, en k\u0131vrak dans eden adam mali konularda en uzman ki\u015fi mi olacakt\u0131r?&#8221; Sad\u0131k en uzman olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyemem, ama en d\u00fcr\u00fcst adam olaca\u011f\u0131na eminim,&#8221; dedi. Sad\u0131k o kadar kesinlikle konu\u015fuyordu ki sultan onun maliyeci se\u00e7mekte insan\u00fcst\u00fc bir sezgiye sahip oldu\u011funu sand\u0131. Sad\u0131k &#8220;Do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7leri oldu\u011funu ileri s\u00fcren kitaplara ve insanlara inanmam. Majesteleri bana g\u00fcvenip bu testi uygularsa ne kadar basit oldu\u011funu g\u00f6recektir. \u00dcstelik, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fczden fazlas\u0131n\u0131 \u00f6\u011freneceksiniz,&#8221; dedi. Serendib Sultan\u0131 Nabussan i\u00e7in bunun basit oldu\u011funu duymak ho\u015ftu. Kabul etti ve ertesi g\u00fcn\u00fc kente haberciler sald\u0131: haznedarl\u0131k g\u00f6revine istekli olanlar\u0131n ipek birer c\u00fcppe giyerek timsah ay\u0131n\u0131n birinci g\u00fcn\u00fc sultan\u0131n kabul odas\u0131na gelmeleri istendi. Altm\u0131\u015f d\u00f6rt maliyeci aday\u0131 geldi. Kabul odas\u0131n\u0131n yan\u0131ndaki salonda \u00e7alg\u0131c\u0131lar yerlerini alm\u0131\u015flard\u0131; ancak bu salonun kap\u0131s\u0131 kilitliydi ve oraya gitmek i\u00e7in lo\u015f bir galeriden ge\u00e7mek gerekiyordu. Bir yol g\u00f6sterici gelip adaylar\u0131 tek tek \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 ve s\u0131rayla bu galeriden i\u00e7eriye g\u00f6nderdi. Sultan bu galeride hazinesini sergilemi\u015fti ve her aday bu ge\u00e7itte birka\u00e7 dakika yaln\u0131z kal\u0131yordu. Adaylar\u0131n t\u00fcm\u00fc salonda toplan\u0131nca sultan dans\u0131n ba\u015flama i\u015faretini verdi. Bu kadar yava\u015f ve zevksiz danseden dans\u00e7\u0131lar hi\u00e7 g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir; herbiri boynu e\u011fik, s\u0131rt\u0131 kambur ve elleriyle ceplerini tutarak dans ediyordu. Sad\u0131k onlar\u0131 g\u00f6rd\u00fck\u00e7e &#8220;Vay h\u0131rs\u0131zlar,&#8221; diye s\u00f6yleniyordu. \u0130\u00e7lerinden yaln\u0131zca biri ba\u015f\u0131 dik, kollar\u0131 a\u00e7\u0131k ve bak\u0131\u015flar\u0131 emin olarak k\u0131vrak bir bi\u00e7imde dans ediyordu. Sad\u0131k ona bakt\u0131k\u00e7a &#8220;D\u00fcr\u00fcst adam, d\u00fcr\u00fcst adam,&#8221; diyordu. Sultan bu iyi dans eden adam\u0131 kucaklad\u0131 ve haznedar ilan etti; di\u011fer adaylar\u0131 da a\u011f\u0131r para cezalar\u0131na \u00e7arpt\u0131rd\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc her biri karanl\u0131k galeriden ge\u00e7erken ceplerini doldurmu\u015ftu. Sultan altm\u0131\u015f d\u00f6rt maliyeciden altm\u0131\u015f \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fcn h\u0131rs\u0131z \u00e7\u0131kmas\u0131ndan insanl\u0131k ad\u0131na umutsuzland\u0131. Lo\u015f galerinin halk aras\u0131ndaki ad\u0131 istek koridoru oldu. \u0130ran&#8217;da olsayd\u0131 bu adamlar kaz\u0131\u011fa \u00e7ak\u0131l\u0131r, di\u011fer baz\u0131 \u00fclkelerde ate\u015fte yak\u0131l\u0131rd\u0131 ama t\u00fcm bu cezalar kamu giderlerini daha da art\u0131rmaktan ba\u015fka i\u015fe yaramazd\u0131. Di\u011fer baz\u0131 \u00fclkelerde ise bu maliyecilerin davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 hakl\u0131 g\u00f6steren akla uygun nedenler bulunur, k\u0131vrak dans eden adam su\u00e7lu ilan edilirdi. Serendib&#8217;de yaln\u0131zca kamu gelirini art\u0131rma cezas\u0131na \u00e7arpt\u0131r\u0131ld\u0131lar, \u00e7\u00fcnk\u00fc Nabussan ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fc biriydi.<\/p>\n<p>Sultan ayn\u0131 zamanda iyilik bilen biriydi; Sad\u0131k&#8217;a hizmeti kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda b\u00fcy\u00fck para \u00f6d\u00fcl\u00fc verdi. Sad\u0131k bu paray\u0131, Babil&#8217;e haberciler g\u00f6ndererek Astarte&#8217;nin ne oldu\u011funu \u00f6\u011frenmek i\u00e7in harcad\u0131. Haberci gemiye binerken Sad\u0131k&#8217;\u0131n g\u00f6zleri doldu, y\u00fcre\u011findeki ac\u0131 artt\u0131. Sad\u0131k sultan\u0131n yan\u0131na d\u00f6nd\u00fc; odada kimsenin bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sanarak a\u015fk s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti. Sultan i\u00e7eri girdi, Sad\u0131k&#8217;a &#8220;Ah a\u015fk! Y\u00fcre\u011fimdeki s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131 nas\u0131l bildiniz? Umar\u0131m, nas\u0131l d\u00fcr\u00fcst bir haznedar bulmay\u0131 \u00f6\u011frettiyseniz, bana her bak\u0131mdan iyi bir kad\u0131n bulmay\u0131 da \u00f6\u011fretirsiniz,&#8221; dedi. Sad\u0131k kendini toparlayarak ona, mali konuda oldu\u011fu gibi, zor olmas\u0131na kar\u015f\u0131n g\u00f6n\u00fcl i\u015flerinde de yard\u0131mc\u0131 olmaya s\u00f6z verdi.<\/p>\n<p><b>MAV\u0130 G\u00d6ZLER<\/b><\/p>\n<p>Sultan bir ara &#8220;Beden ve y\u00fcrek&#8230;&#8221; diye s\u00f6ze ba\u015flay\u0131nca Sad\u0131k onun s\u00f6z\u00fcn\u00fc kesti: &#8220;S\u00f6z\u00fcn\u00fcze ak\u0131l ve y\u00fcrek diye ba\u015flamad\u0131\u011f\u0131n\u0131z i\u00e7in size te\u015fekk\u00fcr ederim. Bu s\u0131ralar Babil&#8217;de hep bu iki s\u00f6zc\u00fck kullan\u0131l\u0131yor. Bu ikisine de sahip olmayan bir\u00e7ok ki\u015finin yazd\u0131\u011f\u0131 kitaplarda hep ak\u0131l ve y\u00fcrekten s\u00f6z ediliyor. Fakat, l\u00fctfen s\u00f6z\u00fcn\u00fcz\u00fc s\u00fcrd\u00fcr\u00fcn.&#8221; Nabussan: &#8220;Bendeki beden ve y\u00fcrek sevmek i\u00e7in yarat\u0131lm\u0131\u015flar. Bu iki g\u00fc\u00e7ten birincisini doyurmak kolay; haremimde birbirinden g\u00fczel, sevimli, i\u015fveli ve hatta benimle olmaktan zevk duyarm\u0131\u015f gibi yapan y\u00fcz tane kad\u0131n var. Ama y\u00fcre\u011fim yaln\u0131z; hep Serendib Sultan\u0131n\u0131 sevdiklerini, hi\u00e7birinin Nabussan&#8217;a de\u011fer vermedi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Kar\u0131lar\u0131m\u0131n beni aldatt\u0131klar\u0131n\u0131 sanm\u0131yorum; ama beni ger\u00e7ekten seven birini ar\u0131yorum. B\u00f6yle birini bulsam, t\u00fcm hazinemi feda ederdim. Bakal\u0131m siz, bunlar\u0131n aras\u0131nda beni ger\u00e7ekten seven birini bulabilecek misiniz?&#8221;<\/p>\n<p>Sad\u0131k ona &#8220;Efendim, i\u015fi bana b\u0131rak\u0131n ve g\u00fcvenin,&#8221; dedi. Serendib&#8217;de bulunabilecek en \u00e7irkin kamburlardan otuz \u00fc\u00e7, en yak\u0131\u015f\u0131kl\u0131 gen\u00e7lerden otuz \u00fc\u00e7 ve en g\u00fczel konu\u015fan Budist rahiplerden de otuz \u00fc\u00e7 tanesini se\u00e7ti. Onlara sultan\u0131n kad\u0131nlar\u0131n\u0131n odalar\u0131na girmekte serbest olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Yaln\u0131zca kamburlar\u0131n her birine d\u00f6rt bin alt\u0131n verdi. Kamburlar daha ilk g\u00fcn mutlu edildiler; yak\u0131\u015f\u0131kl\u0131 gen\u00e7lerin paras\u0131 yoktu ama onlar da iki \u00fc\u00e7 g\u00fcn i\u00e7inde kazand\u0131lar. Budistlerin i\u015fi daha zordu; fakat bir ay sonunda buda dinine ba\u011flanan otuz \u00fc\u00e7 kad\u0131n bulabildiler. T\u00fcm h\u00fccreleri gizli birer delikten g\u00f6zleyen sultan bu s\u0131nav\u0131 \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131kla izledi. Kad\u0131nlar\u0131ndan doksan dokuzu g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde onu aldatm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Geriye yaln\u0131zca \u00e7ok gen\u00e7 ve haremde yeni olan bir k\u0131z kald\u0131; sultan hen\u00fcz bu k\u0131zla birlikte olmam\u0131\u015ft\u0131. Ona bir, iki, \u00fc\u00e7 kambur g\u00f6nderildi; yirmi bin alt\u0131na kadar para \u00f6nerildi ama k\u0131z buna yana\u015fmad\u0131; \u00fcstelik, b\u00f6yle \u00e7irkin adamlar\u0131n parayla kendilerini be\u011fendirebileceklerini san\u0131yor olmalar\u0131na g\u00fcld\u00fc. Sonra en yak\u0131\u015f\u0131kl\u0131 iki gen\u00e7 g\u00f6nderildi; k\u0131z sultan\u0131 daha yak\u0131\u015f\u0131kl\u0131 buldu\u011funu s\u00f6yledi. Daha sonra, birbirinden \u00e7ok g\u00fczel konu\u015fan iki Budist g\u00f6nderildi. K\u0131z bunlar\u0131 geveze buldu. &#8220;Y\u00fcre\u011fin sesi her \u015feyden \u00f6nemlidir,&#8221; diyordu, &#8220;Ben ne kamburun alt\u0131n\u0131na, ne gen\u00e7lerin yak\u0131\u015f\u0131kl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ve ne de Budistlerin g\u00fczel s\u00f6zlerine kanar\u0131m. Ben yaln\u0131zca Sultan Nabussan&#8217;\u0131 seviyorum ve onun beni sevmesini bekleyece\u011fim.&#8221;<\/p>\n<p>Falide ad\u0131ndaki bu g\u00fczel k\u0131z\u0131n s\u00f6zleri sultan\u0131 mutluluktan \u015fa\u015fk\u0131na \u00e7evirdi. Gen\u00e7li\u011fin \u00e7i\u00e7e\u011fi hi\u00e7 bu kadar parlak, g\u00fczelli\u011fin al\u0131m\u0131 hi\u00e7 bu kadar b\u00fcy\u00fcleyici olamazd\u0131; ona y\u00fcre\u011fini verdi. Tarih onun iyi diz b\u00fckemedi\u011fi ger\u00e7e\u011fini saklayamazd\u0131; ama periler gibi dans edebiliyor, deniz k\u0131zlar\u0131 gibi \u015fark\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu; yetenek ve erdemlerle donanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Nabussan seviyor ve seviliyordu. Fakat k\u0131z\u0131n g\u00f6zlerinin mavi olu\u015fu b\u00fcy\u00fck bir \u00fcz\u00fcnt\u00fc kayna\u011f\u0131 oldu. \u00c7\u00fcnk\u00fc eski bir yasa sultanlar\u0131n mavi g\u00f6zl\u00fc bir kad\u0131nla evlenmesini yasakl\u0131yordu. Bu yasa be\u015f bin y\u0131l \u00f6nce Serendib Sultan\u0131&#8217;n\u0131n metresine g\u00f6z koyan ba\u015frahip taraf\u0131ndan koyulmu\u015ftu. Serendib&#8217;in t\u00fcm ileri gelenleri sultana gelip s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 anlatt\u0131lar: halk \u00fclkenin son g\u00fcnlerini ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131, b\u00fcy\u00fck bir y\u0131k\u0131m\u0131n ba\u015flar\u0131na inece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu; s\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131 Nusannab&#8217;\u0131n o\u011flu Nabussan iki g\u00fczel mavi g\u00f6z\u00fc seviyordu. T\u00fcm \u00fclkedeki kamburlar, maliyeciler, Budistler ve kahverengi g\u00f6zl\u00fcler yak\u0131nmaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>Serendib&#8217;in kuzeyinde ya\u015fayan yaban\u0131l boylar bu genel ho\u015fnutsuzluktan yararlanarak Nabussan&#8217;\u0131n illerine bask\u0131nlar yapt\u0131lar. Nabussan halk\u0131ndan parasal destek istedi; devlet gelirlerinin yar\u0131s\u0131n\u0131 alan Budist rahipler ellerini g\u00f6\u011fe kald\u0131r\u0131p g\u00fczel dualar ettiler, ama kasalar\u0131na el at\u0131p sultana yard\u0131m etmediler.<\/p>\n<p>Nabussan &#8220;Ey sevgili Sad\u0131k, beni bu zor durumdan yine kurtaramaz m\u0131s\u0131n?&#8221; diye yalvard\u0131. &#8220;Sevinerek,&#8221; dedi Sad\u0131k, &#8220;Size rahiplerin t\u00fcm paras\u0131n\u0131 getirebilirim. Onlar\u0131n kilise ve evlerinin bulundu\u011fu topraklardaki koruman\u0131z\u0131 kald\u0131r\u0131n, yaln\u0131zca kendi yerlerinizi savunun.&#8221; Nabussan b\u00f6yle yapt\u0131; Budistler gelip sultan\u0131n ayaklar\u0131na kapan\u0131p kendilerini korumas\u0131n\u0131 dilediler. Sultan ellerini g\u00f6\u011fe a\u00e7\u0131p onlar\u0131n topraklar\u0131n\u0131n korunmas\u0131 i\u00e7in g\u00fczel dualar etti. Rahipler sonunda para vermeye raz\u0131 oldular ve sultan sava\u015f\u0131 zaferle bitirdi.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece Sad\u0131k akl\u0131 ve erdemiyle, mutluluk getiren \u00f6nerileriyle \u00fclkedeki t\u00fcm g\u00fc\u00e7l\u00fclerin d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kazanm\u0131\u015f oldu: Budistler, maliyeciler, kamburlar ve kahverengi g\u00f6zl\u00fcler onu yok etmeye ant i\u00e7tiler. Onu Nabussan&#8217;\u0131n g\u00f6z\u00fcnden d\u00fc\u015f\u00fcrmek i\u00e7in \u00e7aba harcad\u0131lar. Zerd\u00fc\u015ft&#8217;\u00fcn dedi\u011fi gibi, yap\u0131lan iyilikler hep avluda kal\u0131r, ku\u015fkular eve girerler. Her g\u00fcn ayr\u0131 bir su\u00e7lamayla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yordu. Birincisine inan\u0131lmaz, ikincisi hafif\u00e7e dokunur, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc yaralar ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc \u00f6ld\u00fcr\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p>Sad\u0131k&#8217;\u0131n cesareti k\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131; bu arada arkada\u015f\u0131 Setok&#8217;un ticari i\u015flerini bitirmi\u015f oldu\u011fundan, kendisi gidip Astarte&#8217;den haber almay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc ve adadan ayr\u0131lmaya karar verdi. &#8220;Serendib&#8217;de kal\u0131rsam Budistler beni kaz\u0131\u011fa oturturlar; ama nereye gitmeli? M\u0131s\u0131r&#8217;a gidersem k\u00f6le olurum, Arabistan&#8217;da yak\u0131l\u0131r\u0131m, Babil&#8217;de bo\u011fazlan\u0131r\u0131m. Fakat Astarte&#8217;nin ne oldu\u011funu bilmem gerekiyor. Gidelim ve yazg\u0131 bana daha neler haz\u0131rl\u0131yor g\u00f6relim.&#8221;<\/p>\n<p>Sad\u0131k \u00f6yk\u00fcs\u00fcnden geriye kalan elyazmas\u0131 burada bitiyor. Bu iki b\u00f6l\u00fcm\u00fcn on ikinci b\u00f6l\u00fcmden, yani Sad\u0131k&#8217;\u0131n Suriye&#8217;ye var\u0131\u015f\u0131ndan \u00f6nce yer alaca\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor. Onun ba\u015f\u0131ndan daha bir\u00e7ok \u015feyler ge\u00e7ti\u011fi kesin. Do\u011fu dillerini okuyabilen bilginlerin bu \u00f6yk\u00fcleri bulduk\u00e7a yeni ku\u015faklara aktarmalar\u0131n\u0131 dileriz.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L <\/b><br \/>\nGer\u00e7ek Bir \u00d6yk\u00fc<br \/>\nP. Quesnel&#8217;in elyazmalar\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n(L&#8217;ing\u00e9nu, 1767)<br \/>\n<\/span> <span>Bu roman Milli E\u011fitim Bakanl\u0131\u011f\u0131 Klasikler Dizisinde `Safo\u011flan&#8217; ad\u0131yla yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131. Bu yeni \u00e7eviride &#8220;L&#8217;ing\u00e9nu&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak `Safdil&#8217; kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n<b><br \/>\n<\/b><\/span> <span style=\"font-size: small;\"><b>NOTRE DAME DE LA MONTAGNE MANASTIRI RAH\u0130B\u0130 VE KIZKARDE\u015e\u0130N\u0130N B\u0130R HURON&#8217;LA KAR\u015eILA\u015eMASI<br \/>\n<\/b><br \/>\nEvvel zaman i\u00e7inde bir g\u00fcn, \u0130rlandal\u0131 aziz Dunstan bir da\u011fa binip \u0130rlanda&#8217;dan yola \u00e7\u0131kt\u0131, Fransa k\u0131y\u0131lar\u0131n\u0131 a\u015f\u0131p Saint-Malo k\u00f6rfezine geldi. Karaya \u00e7\u0131k\u0131nca bu garip tekneye \u015f\u00fckranlar\u0131n\u0131 sundu; da\u011f da ona selam verip geldi\u011fi yoldan \u0130rlanda&#8217;ya d\u00f6nd\u00fc.<\/p>\n<p>Aziz Dunstan bu b\u00f6lgede k\u00fc\u00e7\u00fck bir manast\u0131r kurdu; Notre Dame de la Montagne ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi bu manast\u0131r, herkesin bildi\u011fi gibi, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar bu ad\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131.<\/p>\n<p>1689 y\u0131l\u0131 15 Temmuz ak\u015fam\u0131, manast\u0131r rahibi de Kerkabon ve k\u0131zkarde\u015fi Matmazel de Kerkabon hava almak i\u00e7in deniz k\u0131y\u0131s\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131. Ya\u015flanmaya y\u00fcz tutmu\u015f olan rahip \u00f6nce kad\u0131nlar, sonra da erkek toplulu\u011funca benimsenmi\u015f iyi bir din adam\u0131yd\u0131. En be\u011fenilen yan\u0131 yeme\u011fe \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131ktan sonra yata\u011f\u0131na ta\u015f\u0131nmadan kendi gidebilmesiydi. Din konusunda olduk\u00e7a bilgiliydi; Aziz Augustin&#8217;in yan\u0131 s\u0131ra Rabelais&#8217;nin yap\u0131tlar\u0131n\u0131 da okuyabiliyor; bu nedenle herkes onu seviyordu.<\/p>\n<p>\u00c7ok istemesine kar\u015f\u0131n evlenememi\u015f olan Matmazel de Kerkabon k\u0131rk be\u015f ya\u015f\u0131nda h\u00e2l\u00e2 canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruyordu; iyi huylu, duyarl\u0131, e\u011flenmekten ho\u015flanan ve dindar bir kad\u0131nd\u0131.<\/p>\n<p>Rahip denize bakarak k\u0131z karde\u015fine \u015f\u00f6yle diyordu: &#8220;Ne yaz\u0131k! \u0130\u015fte zavall\u0131 karde\u015fimiz ve kar\u0131s\u0131 Madam de Kerkabon bu k\u0131y\u0131dan Hirondelle gemisine binerek Kanada&#8217;da g\u00f6reve gitmi\u015fti. \u00d6ld\u00fcr\u00fclmemi\u015f olsayd\u0131 \u015fimdi ya\u015famda olurdu.&#8221;<\/p>\n<p>Matmazel de Kerkabon sordu: &#8220;Sizce, bize s\u00f6yledikleri gibi, yengemizi \u0130roki K\u0131z\u0131lderilileri yemi\u015f midir? Yenmemi\u015f olsayd\u0131, kesinlikle \u00fclkesine geri d\u00f6nerdi. Onu hep \u00f6zleyece\u011fim; \u00e7ok iyi bir kad\u0131nd\u0131. Karde\u015fimiz de ya\u015fasayd\u0131 \u015fimdi b\u00fcy\u00fck bir servetle d\u00f6nm\u00fc\u015f olurdu.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130kisi de bu an\u0131larla duygulan\u0131rken, k\u00fc\u00e7\u00fck bir geminin Rance Koyu&#8217;na girdi\u011fini g\u00f6rd\u00fcler: bunlar yiyecek al\u0131\u015fveri\u015fi i\u00e7in gelen \u0130ngilizlerdi. Rahibe ve k\u0131z karde\u015fine selam vermeden karaya atlad\u0131lar; k\u0131z karde\u015f bu kabal\u0131\u011fa \u00fcz\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p>Fakat arkada\u015flar\u0131n\u0131n aras\u0131ndan karaya \u00e7\u0131kan bir delikanl\u0131 b\u00f6yle yapmad\u0131; matmazelin kar\u015f\u0131s\u0131na gelince, diz b\u00fckme g\u00f6rene\u011fini bilmedi\u011finden, ba\u015f\u0131yla onu selamlad\u0131. Y\u00fcz\u00fcn\u00fcn g\u00fczelli\u011fi ve giyimi rahiple k\u0131z karde\u015finin dikkatini \u00e7ekti. Ba\u015f\u0131 ve bald\u0131rlar\u0131 \u00e7\u0131plakt\u0131; ayaklar\u0131na sandal giymi\u015f, sa\u00e7lar\u0131n\u0131 at kuyru\u011fu bi\u00e7iminde arkadan ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131. Bir elindeki \u015fi\u015fede Barbados suyu, \u00f6teki elinde bisk\u00fcvi ve bardak vard\u0131. Frans\u0131zca&#8217;y\u0131 olduk\u00e7a iyi konu\u015fabiliyordu. Barbados suyunu Matmazel de Kerkabon ve karde\u015fine ikram etti; onlarla birlikte i\u00e7ti. T\u00fcm bunlar\u0131 \u00e7ok do\u011fal, sade ve arkada\u015f\u00e7a yapt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in rahiple k\u0131z karde\u015fi \u00e7ok ho\u015fnut oldular. Ona yard\u0131mc\u0131 olabilmek i\u00e7in kim oldu\u011funu ve nereye gitti\u011fini sordular. Gen\u00e7 adam nereye gitti\u011fini bilmedi\u011fini, Fransa k\u0131y\u0131lar\u0131n\u0131 merak ederek tan\u0131mak i\u00e7in yola \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi.<\/p>\n<p>Rahip onun vurgusundan \u0130ngiliz olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlayarak hangi \u00fclkeden oldu\u011funu sordu. Gen\u00e7 adam &#8220;Ben Huron&#8217;um,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Matmazel de Kerkabon bu kadar kibar bir Huron g\u00f6rmekten \u015fa\u015f\u0131rarak onu ak\u015fam yeme\u011fine \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131. Gen\u00e7 adam nazlanmadan kabul etti ve birlikte Notre Dame de la Montagne Manast\u0131r\u0131&#8217;na gittiler.<\/p>\n<p>K\u0131sa ve \u015fi\u015fman Matmazel de Kerkabon yolda gen\u00e7 adam\u0131 s\u00fczmekten kendini alam\u0131yordu; bir ara karde\u015fine &#8220;Bu \u00e7ocu\u011fun teni zambak ve g\u00fcl gibi d\u00fczg\u00fcn; bir Huron&#8217;un teninin b\u00f6yle oldu\u011funu bilmiyordum,&#8221; dedi. Rahip &#8220;Hakl\u0131s\u0131n\u0131z, karde\u015fim,&#8221; diye yan\u0131tlad\u0131. Kad\u0131n gen\u00e7 adama yol boyunca sorular soruyor, o da hep sayg\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde yan\u0131tl\u0131yordu.<\/p>\n<p>Manast\u0131rda bir Huron oldu\u011fu haberi k\u0131sa s\u00fcrede \u00e7evreye yay\u0131ld\u0131. Kasaban\u0131n insanlar\u0131 ak\u015fam yeme\u011fine kat\u0131labilmek i\u00e7in yar\u0131\u015ft\u0131lar. Rahip de Saint-Yves ve iyi e\u011fitim g\u00f6rm\u00fc\u015f olan g\u00fczel k\u0131z karde\u015fi geldiler. Yarg\u0131\u00e7 ve tahsildar e\u015fleriyle geldiler. Yabanc\u0131 adam\u0131 Matmazel de Kerkabon ile Matmazel de Saint-Yves&#8217;in aras\u0131na oturttular. Herkes ona hayranl\u0131kla bak\u0131yordu, hep bir a\u011f\u0131zdan konu\u015fuluyor ve ona sorular soruluyordu. Huronyal\u0131 gen\u00e7 t\u00fcm bunlar\u0131 tepki g\u00f6stermeden yan\u0131tl\u0131yordu. Sonunda bu kadar g\u00fcr\u00fclt\u00fcden b\u0131karak yumu\u015fak fakat kararl\u0131 bir sesle &#8220;Say\u0131n konuklar, benim \u00fclkemde s\u0131rayla konu\u015fulur; sizi duymam\u0131 engellerseniz nas\u0131l yan\u0131t verebilirim?&#8221; dedi. Ak\u0131l insanlar\u0131 k\u0131sa bir s\u00fcre kendine getirir. Derin bir sessizlik oldu. Sonra, yabanc\u0131lar\u0131 sorgulamay\u0131 u\u011fra\u015f edinmi\u015f olan yarg\u0131\u00e7 a\u011fz\u0131n\u0131 yar\u0131m ayak a\u00e7arak sordu: &#8220;Bay\u0131m, ad\u0131n\u0131z nedir?&#8221; Huron yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Bana Safdil derler; \u0130ngiltere&#8217;de bulundu\u011fum s\u0131rada da bu adla \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131lar; \u00e7\u00fcnk\u00fc ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsam onu s\u00f6ylerim, i\u00e7imden geleni yapar\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Yarg\u0131\u00e7 &#8220;Huronya&#8217;da do\u011fmu\u015fsunuz, \u0130ngiltere&#8217;ye ni\u00e7in gittiniz?&#8221; &#8220;Beni zorla g\u00f6t\u00fcrd\u00fcler; \u0130ngilizlerle yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z zorlu bir sava\u015fta tutsak al\u0131nd\u0131m; \u0130ngilizler de bizim kadar yi\u011fit ve d\u00fcr\u00fcst olduklar\u0131ndan bana iki se\u00e7enek sundular; ya anne ve babama geri verilecektim, yahut da onlarla \u0130ngiltere&#8217;ye gidecektim. Ben ikincisini se\u00e7tim, \u00e7\u00fcnk\u00fc yeni \u00fclkeler g\u00f6rmeyi \u00e7ok seviyorum.&#8221;<\/p>\n<p>Yarg\u0131\u00e7 &#8220;Fakat bay\u0131m, anne ve baban\u0131z\u0131 b\u00f6yle kolayca nas\u0131l b\u0131rakabildiniz?&#8221; Yabanc\u0131 &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc anne ve babam\u0131 hi\u00e7 tan\u0131mad\u0131m,&#8221; dedi. Konuklar duyguland\u0131lar, birbirlerine&#8221; ne anas\u0131 var, ne babas\u0131&#8221; diye f\u0131s\u0131ldad\u0131lar. Matmazel de Kerkabon karde\u015fine &#8220;Biz ona ana babal\u0131k ederiz; bu Huronyal\u0131 gen\u00e7 \u00e7ok ilgin\u00e7 biri,&#8221; dedi. Safdil hem sayg\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde te\u015fekk\u00fcr etti, hem de hi\u00e7bir \u015feye gereksinimi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyumsatt\u0131.<\/p>\n<p>Ciddi yarg\u0131\u00e7 sorgulamay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc: &#8220;Bay Safdil, g\u00f6r\u00fcyorum ki bir Huron olarak \u00e7ok g\u00fczel Frans\u0131zca konu\u015fuyorsunuz.&#8221; Gen\u00e7 adam yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Ben k\u00fc\u00e7\u00fckken Huron&#8217;da bir Frans\u0131z tutsak al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131; onunla arkada\u015f olduk, bana kendi dilini \u00f6\u011fretti. \u00d6\u011frenmek istedi\u011fim bir \u015feyi kolay \u00f6\u011frenirim. Kendimi anlatacak duruma gelir gelmez \u00fclkenizi g\u00f6rme iste\u011fine kap\u0131ld\u0131m. Frans\u0131zlar\u0131, fazla soru sormad\u0131klar\u0131 s\u00fcrece, \u00e7ok seviyorum.&#8221;<\/p>\n<p>Bu k\u00fc\u00e7\u00fck uyar\u0131ya kar\u015f\u0131n Rahip de Saint-Yves ona bildi\u011fi \u00fc\u00e7 dil olan Huronca, Frans\u0131zca ve \u0130ngilizce&#8217;den hangisini daha \u00e7ok be\u011fendi\u011fini sordu. Safdil &#8220;Hi\u00e7 ku\u015fkusuz, Huronca,&#8221; dedi. Matmazel de Kerkabon hayk\u0131rd\u0131: &#8220;Nas\u0131l olur? Br\u00f6tonca&#8217;dan sonra d\u00fcnyan\u0131n en g\u00fczel dilinin Frans\u0131zca oldu\u011funu san\u0131yordum.&#8221;<\/p>\n<p>Bunun \u00fczerine Safdil&#8217;den Huronca s\u00f6zc\u00fck \u00f6\u011frenme yar\u0131\u015f\u0131 ba\u015flad\u0131: Huroncada t\u00fct\u00fcne taya, yeme\u011fe essenten denildi\u011fi \u00f6\u011frenildi. Matmazel de Kerkabon sevi\u015fmenin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorunca gen\u00e7 adam trovander dedi ve bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn en az \u0130ngilizce ve Frans\u0131zca&#8217;daki s\u00f6zc\u00fckler kadar g\u00fczel oldu\u011funu s\u00f6yledi. Konuklar trovander s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn g\u00fczel oldu\u011funda birle\u015ftiler. (5)<\/p>\n<p>Rahibin kitapl\u0131\u011f\u0131nda me\u015fhur misyoner papaz Sagard-Theodat&#8217;n\u0131n arma\u011fan\u0131 olan bir Huronca dilbilgisi kitab\u0131 vard\u0131. Masadan kalk\u0131p onu getirdi. Kitab\u0131n yard\u0131m\u0131yla Safdil&#8217;in ger\u00e7ek bir Huron oldu\u011fu kabul edildi. Dillerin \u00e7oklu\u011fu tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131 ve Babil Kulesi olay\u0131 (6) olmasayd\u0131 t\u00fcm d\u00fcnyan\u0131n Frans\u0131zca konu\u015fur olaca\u011f\u0131nda birle\u015fildi.<\/p>\n<p>O zamana kadar yabanc\u0131ya ku\u015fkuyla bakan yarg\u0131\u00e7 sonunda ona derin bir sayg\u0131 duydu; sonraki konu\u015fmalar\u0131nda ona kibar davrand\u0131 ama Safdil bunun fark\u0131nda olmad\u0131.<\/p>\n<p>Matmazel de Saint-Yves Huronlar\u0131n \u00fclkesinde insanlar\u0131n sevgilerini nas\u0131l g\u00f6sterdiklerini merak ediyordu. Safdil &#8220;Sevdi\u011finiz insanlara g\u00fczel davran\u0131\u015flarda bulunarak,&#8221; dedi. T\u00fcm konuklar \u015fa\u015f\u0131rarak alk\u0131\u015flad\u0131lar. Matmazel de Saint-Yves k\u0131zard\u0131 ama ho\u015funa gitti. Matmazel de Kerkabon da k\u0131zard\u0131, ama iltifat kendisine yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in biraz bozuldu; fakat iyi bir kad\u0131n oldu\u011fundan Huron&#8217;a olan sevgisi azalmad\u0131. Tatl\u0131 bir sesle ona Huron \u00fclkesinde ka\u00e7 sevgilisi oldu\u011funu sordu. Safdil &#8220;Yaln\u0131zca bir sevgilim oldu: dad\u0131m\u0131n arkada\u015f\u0131 Bayan Abacaba. Irmak sazlar\u0131 gibi d\u00fczg\u00fcn, kak\u0131m postu gibi beyaz, koyun gibi yumu\u015fak, kartal gibi gururlu ve geyik kadar k\u0131vrak bir k\u0131zd\u0131 Abacaba. Bir g\u00fcn k\u00f6y\u00fcm\u00fczden elli fersah \u00f6tede bir tav\u015fan\u0131 koval\u0131yormu\u015f. Terbiyesiz bir Algonquin K\u0131z\u0131lderilici onun tav\u015fan\u0131na el koymu\u015f; ben bunu duyunca gittim, baltam\u0131n tersiyle Algonquin&#8217;i devirip el ve ayaklar\u0131n\u0131 ba\u011flad\u0131m ve sevgilimin ayaklar\u0131n\u0131n ucuna s\u00fcr\u00fckledim. Abacaba&#8217;n\u0131n anne ve babas\u0131 onu yemek istediler, ama ben bu t\u00fcr \u015f\u00f6lenlerden zevk alm\u0131yordum; onu \u00f6zg\u00fcr b\u0131rakt\u0131m ve arkada\u015f olduk. Abacaba benim davran\u0131\u015f\u0131mdan o kadar duyguland\u0131 ki t\u00fcm \u00e2\u015f\u0131klar\u0131 aras\u0131nda en \u00e7ok beni arar oldu. Bir ay\u0131 onu yemeseydi, \u015fimdi h\u00e2l\u00e2 beni severdi. Ay\u0131y\u0131 cezaland\u0131rd\u0131m; uzun s\u00fcre onun postunu giydim, ama \u00fcz\u00fcnt\u00fcm ge\u00e7medi.&#8221;<\/p>\n<p>Matmazel de Saint-Yves bu anlat\u0131lanlardan gizli bir mutluluk duydu, \u00e7\u00fcnk\u00fc Safdil&#8217;in yaln\u0131zca bir sevgilisi olmu\u015ftu ve Abacaba art\u0131k ya\u015fam\u0131yordu; ancak mutlulu\u011funun kayna\u011f\u0131n\u0131 pek \u00e7\u00f6zemedi. Konuklar g\u00f6zlerini Safdil&#8217;den ay\u0131ram\u0131yorlard\u0131; herkes onun bir Algonquin&#8217;i yenmekten kurtarmas\u0131n\u0131 be\u011fenmi\u015fti.<\/p>\n<p>Yarg\u0131\u00e7 sorgulama huyundan kolay kurtulamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in merak\u0131n\u0131 yenemeyip Huronyal\u0131 gencin hangi dinden, Anglikan, Galikan veya Protestan m\u0131 oldu\u011funu sordu. Safdil &#8220;Ben kendi dinimdenim, t\u0131pk\u0131 sizin kendi dininizden oldu\u011funuz gibi,&#8221; dedi. Matmazel de Kerkabon hayk\u0131rd\u0131: &#8220;Ah! G\u00f6r\u00fcyorum ki bu talihsiz \u0130ngilizler onu vaftiz (7) etmeyi d\u00fc\u015f\u00fcnmemi\u015fler.&#8221; Matmazel de Saint-Yves sordu: &#8220;Tanr\u0131m, neden Huronlar Katolik de\u011filler? Cizvit misyonerler onlar\u0131 dinimize d\u00f6nd\u00fcrememi\u015fler mi?&#8221; Safdil ona \u00fclkesinde kimsenin kimseyi din de\u011fi\u015ftirmeye zorlamad\u0131\u011f\u0131n\u0131, hatta dillerinde dinsiz s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Bu son s\u00f6zler Matmazel de Saint-Yves&#8217;in \u00e7ok ho\u015funa gitti.<\/p>\n<p>Matmazel de Kerkabon rahibe d\u00f6nerek &#8220;Onu vaftiz edelim, &#8221; dedi, &#8221; Karde\u015fi siz olursunuz, ben de anal\u0131\u011f\u0131 olurum. Rahip Saint-Yves onu \u00e7e\u015fmeye getirir. Bu \u00e7ok g\u00fczel bir t\u00f6ren olur ve t\u00fcm A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;da bundan s\u00f6z edilir.&#8221; T\u00fcm konuklar ev sahibine kat\u0131larak &#8220;Onu vaftiz edelim!&#8221; diye tempo tutmaya ba\u015flad\u0131lar: Safdil onlara \u0130ngiltere&#8217;de insanlar\u0131 rahat b\u0131rakt\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Bu \u00f6neriyi hi\u00e7 be\u011fenmedi\u011fini, Huron geleneklerinin A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya geleneklerinden daha a\u015fa\u011f\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00fcstelik yar\u0131n gidece\u011fini anlatt\u0131. Sonra onun getirdi\u011fi Barbados \u015fi\u015fesi bo\u015falt\u0131ld\u0131 ve herkes yatmaya gitti.<\/p>\n<p>Safdil odas\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcld\u00fckten sonra Matmazel de Kerkabon ve arkada\u015f\u0131 de Saint-Yves bir Huron&#8217;un nas\u0131l uyudu\u011funu merak ederek anahtar deli\u011finden bakt\u0131lar. Gen\u00e7 adam yatak \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fc yere sermi\u015f, masum bir bi\u00e7imde uyuyordu.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L ADINDAK\u0130 HURON AKRABALARINA KAVU\u015eUYOR<\/b><\/p>\n<p>Safdil al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imde g\u00fcne\u015fin do\u011fu\u015fuyla ve \u00fclkesinde g\u00fcnd\u00fcz trompeti denen horozlar\u0131n \u00f6t\u00fc\u015f\u00fcyle uyand\u0131. O, g\u00fcn\u00fcn yar\u0131s\u0131n\u0131 yatak keyfiyle ge\u00e7iren ve yine de ya\u015fam\u0131n \u00e7ok k\u0131sa oldu\u011fundan yak\u0131nan insanlardan de\u011fildi.<\/p>\n<p>Erkenden iki \u00fc\u00e7 fersah dola\u015f\u0131p, bir avu\u00e7 sa\u00e7mayla otuz ku\u015f avlad\u0131ktan sonra Notre Dame de la Montagne Manast\u0131r\u0131&#8217;na d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnde rahip ile k\u0131z karde\u015fini bah\u00e7ede gezinirken buldu. Onlara t\u00fcm av\u0131n\u0131 verdi ve boynuna ast\u0131\u011f\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck bir kolyeyi konukseverlik g\u00f6sterdikleri i\u00e7in arma\u011fan etti: &#8220;Bu sahip oldu\u011fum en de\u011ferli \u015feydir; bunu ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131m s\u00fcrece mutlu olaca\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6ylemi\u015flerdi; sizin mutlu olman\u0131z i\u00e7in onu size veriyorum.&#8221;<\/p>\n<p>Rahip ve matmazel onun safl\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok duyguland\u0131lar. Bu kolyenin ucuna olduk\u00e7a kaba \u00e7izilmi\u015f iki insan portresi as\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Matmazel de Kerkabon ona Huronya&#8217;da ressam olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sordu. Safdil &#8220;Hay\u0131r, bu kolyeyi dad\u0131m vermi\u015fti; onun kocas\u0131 da bunu Kanada&#8217;da sava\u015ft\u0131\u011f\u0131 Frans\u0131zlardan, \u00f6len birinin \u00fczerinden alm\u0131\u015f; t\u00fcm bildi\u011fim bu,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Resimlere daha dikkatli bakan rahibin rengi u\u00e7tu, elleri titremeye ba\u015flad\u0131: &#8220;Aman Tanr\u0131&#8217;m! Bunlar y\u00fczba\u015f\u0131 karde\u015fim ve e\u015finin resimleri.&#8221; K\u0131z karde\u015fi de resimleri ayn\u0131 heyecanla inceledikten sonra ayn\u0131 sonuca vard\u0131. \u0130kisi de \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k ve ac\u0131yla kar\u0131\u015f\u0131k bir sevince bo\u011fuldular ve a\u011flamaya ba\u015flad\u0131lar. Bir yandan resimlere bir yandan da Huron&#8217;a bak\u0131yorlar, \u00e7\u0131\u011fl\u0131k at\u0131yorlar, gen\u00e7 adama bu resimlerin dad\u0131s\u0131n\u0131n eline nerede ve ne zaman ge\u00e7ti\u011fini soruyorlard\u0131. Kaptan\u0131n yola \u00e7\u0131k\u0131\u015f zaman\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131yor, hesaplar yap\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>Safdil onlara anne ve babas\u0131n\u0131 tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015fti. Ak\u0131ll\u0131 bir adam olan rahip Safdil&#8217;in biraz sakal\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark etti; Huronlar\u0131n sakal\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyordu. &#8220;\u00c7enesi t\u00fcylenmi\u015f oldu\u011funa g\u00f6re Avrupal\u0131 olmal\u0131. Karde\u015fim ve e\u015fi 1669&#8217;daki Huron seferinden sonra kayboldular; ye\u011fenim o zaman kucakta bir bebek olmal\u0131yd\u0131; Huron dad\u0131 onun ya\u015fam\u0131n\u0131 kurtarm\u0131\u015f ve ona annelik etmi\u015f olmal\u0131.&#8221; K\u0131sacas\u0131, y\u00fczlerce sorudan sonra rahip ve k\u0131z karde\u015fi bu Huron&#8217;un kendi ye\u011fenleri oldu\u011fu sonucuna vard\u0131lar. G\u00f6zlerinden ya\u015flar akarak onu kucaklad\u0131lar; gen\u00e7 adam, bir Huron&#8217;un A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanyal\u0131 bir rahibin ye\u011feni olmas\u0131n\u0131 anlayamadan g\u00fcl\u00fcms\u00fcyordu.<\/p>\n<p>Kom\u015fular haberi duyunca ko\u015ftular. \u0130yi bir fizyonomist olan Rahip de Saint-Yves resimleri ve Safdil&#8217;i inceledi; onun g\u00f6zlerinin annesine ve burnuyla aln\u0131n\u0131n merhum y\u00fczba\u015f\u0131 de Kerkabon&#8217;a benzedi\u011fini, yanaklar\u0131n\u0131 da her ikisinden ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirledi.<\/p>\n<p>Matmazel de Saint-Yves, anne ve babas\u0131n\u0131 hi\u00e7 g\u00f6rmedi\u011fi Safdil&#8217;in onlara t\u0131pat\u0131p benzedi\u011fini s\u00f6yledi. Herkes Tanr\u0131&#8217;n\u0131n g\u00fcc\u00fcne ve d\u00fcnya olaylar\u0131n\u0131n gidi\u015fine \u015fa\u015f\u0131r\u0131yordu. \u00c7evresindekilerin bu kadar emin oldu\u011funu g\u00f6ren Safdil, ba\u015fka biri kadar sevebilece\u011fi rahibin amcas\u0131 oldu\u011funu sonunda kabul etti.<\/p>\n<p>Onlar manast\u0131ra \u015f\u00fckretmeye giderken Safdil, ilgisiz bir tav\u0131rla, evde kal\u0131p i\u00e7meyi s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p>Onu getirmi\u015f olan ve d\u00f6nmeye haz\u0131rlanan \u0130ngilizler d\u00f6n\u00fc\u015f zaman\u0131n\u0131n geldi\u011fini haber verdiler. Safdil onlara &#8220;Anla\u015f\u0131lan siz amca ve halalar bulamad\u0131n\u0131z; ben burada kal\u0131yorum, siz Plymouth&#8217;a d\u00f6n\u00fcn.<\/p>\n<p>E\u015fyalar\u0131m sizin olsun, art\u0131k bir rahibin ye\u011feni oldu\u011fuma g\u00f6re, d\u00fcnya mal\u0131na gereksinmem kalmad\u0131,&#8221; dedi. \u0130ngilizler Safdil&#8217;in A\u015fa\u011f\u0131 Britanya&#8217;da akrabas\u0131 olmas\u0131na ilgi g\u00f6stermeden yelken a\u00e7t\u0131lar.<\/p>\n<p>Amca, hala ve di\u011fer kom\u015fular manast\u0131rda Te Deum duas\u0131 okuduktan, yarg\u0131\u00e7 Safdil&#8217;i sorular\u0131yla yine s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rd\u0131ktan ve \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131kla sevincin s\u00f6yletebilece\u011fi t\u00fcm s\u00f6zler s\u00f6ylendikten sonra Safdil&#8217;in en k\u0131sa s\u00fcrede vaftiz edilmesi kararla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. Ancak, yirmi iki ya\u015f\u0131ndaki bir adam hi\u00e7bir \u015feyden habersiz bir bebek gibi vaftiz edilemezdi; ona kurallar\u0131 \u00f6\u011fretmek gerekiyordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc Rahip de Saint-Yves&#8217;e g\u00f6re Fransa&#8217;da do\u011fmam\u0131\u015f ki\u015filerde g\u00f6rg\u00fc kurallar\u0131 geli\u015femiyordu.<\/p>\n<p>Safdil&#8217;e \u00f6nce hi\u00e7 kitap okuyup okumad\u0131\u011f\u0131 soruldu. O da Rabelais&#8217;nin \u0130ngilizce \u00e7evirilerini ve Shakespeare&#8217;den birka\u00e7 par\u00e7a okudu\u011funu, bu kitaplar\u0131 da onu Amerika&#8217;dan Plymouth&#8217;a getiren kaptandan ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi\u011fi. Yarg\u0131\u00e7 bu kitaplardan ne anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sordu. Safdil &#8220;Vallahi, bir \u015feyler anlar gibi oldum, ama akl\u0131mda kalmad\u0131,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Bu s\u00f6zler \u00fczerine Rahip de Saint-Yves bu kitaplar\u0131 kendisinin de okudu\u011funu, ancak insanlar\u0131n genelde hi\u00e7 okumad\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Sonra Safdil&#8217;e &#8220;Herhalde \u0130ncil&#8217;i okumu\u015fsunuzdur?&#8221; dedi. &#8220;Hay\u0131r, say\u0131n rahip; kaptan\u0131n kitaplar\u0131 aras\u0131nda bu yoktu; ad\u0131n\u0131 hi\u00e7 duymad\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Matmazel de Kerkabon &#8220;Ah bu \u0130ngilizler,&#8221; diye s\u00f6ylendi, &#8220;bir Shakespeare kitab\u0131na, erik pudingine veya bir rom \u015fi\u015fesine kutsal kitaptan daha fazla \u00f6nem verirler; zaten bu y\u00fczden Amerika&#8217;da kimseyi h\u0131ristiyan yapamad\u0131lar. Tanr\u0131 onlar\u0131 bir g\u00fcn ilen\u00e7leyecek ve biz Jamaica ve Virginia&#8217;y\u0131 onlardan geri alaca\u011f\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>Sonra Safdil&#8217;i ba\u015ftan aya\u011fa giydirmek i\u00e7in Saint-Malo&#8217;nun en iyi terzisi getirildi. Topluluk da\u011f\u0131ld\u0131; yarg\u0131\u00e7 sorular\u0131n\u0131 ba\u015fka yerde sormaya gitti. Matmazel de Saint-Yves ayr\u0131l\u0131rken d\u00f6n\u00fcp Safdil&#8217;e bakmak ve durup durup diz b\u00fckmekten kendini alam\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bu arada yarg\u0131\u00e7 \u00fcniversiteyi yeni bitirmi\u015f olan iri yap\u0131l\u0131 o\u011flunu Matmazel de Saint-Yves&#8217;le tan\u0131\u015ft\u0131rmak istedi; fakat gen\u00e7 k\u0131z Huronyal\u0131 gencin kibarl\u0131\u011f\u0131ndan o kadar etkilenmi\u015fti ki yarg\u0131c\u0131n o\u011flunun y\u00fcz\u00fcne bile bakmad\u0131.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L&#8217;\u0130N D\u0130N DERSLER\u0130<\/p>\n<p><\/b>Rahip de Kerkabon art\u0131k ya\u015flanmakta oldu\u011fundan, Tanr\u0131&#8217;n\u0131n kendisine g\u00f6nderdi\u011fi bu ye\u011feni vaftiz ettikten sonra onu hizmetine al\u0131p yerine ge\u00e7irebilmeyi umuyordu.<\/p>\n<p>Safdil&#8217;in belle\u011fi g\u00fc\u00e7l\u00fcyd\u00fc. A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya topra\u011f\u0131 Kanada iklimiyle b\u00fct\u00fcnle\u015fince sa\u011flam bir v\u00fccut ve sa\u011flam bir kafa olu\u015fmu\u015ftu. Kafas\u0131na vursan ac\u0131m\u0131yor, ne \u00f6\u011fretirsen ezberliyor ve hi\u00e7 unutmuyordu. \u00d6zellikle \u00e7ocuklu\u011funda bir s\u00fcr\u00fc safsatayla doldurulmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, \u00f6\u011fretilen \u015fey kafas\u0131nda daha duru oluyordu. Rahip ona Yeni Ahit \u0130ncilini okutmak istedi. Safdil onu b\u00fcy\u00fck zevkle bir solukta okudu. Ancak, bu anlat\u0131lan olaylar\u0131n nerede ve hangi zamanda ge\u00e7ti\u011fini bilmedi\u011finden, bunlar\u0131n A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;da olup bitti\u011fini sand\u0131; Caifus ve Pilatus&#8217;u yolda g\u00f6r\u00fcrse kulak ve burunlar\u0131n\u0131 kesece\u011fine ant i\u00e7iyordu.<\/p>\n<p>Bu g\u00fczel geli\u015fmeden ho\u015fnut olan amcas\u0131 onu k\u0131sa s\u00fcrede yeti\u015ftirdi. Safdil&#8217;in heyecan\u0131n\u0131 \u00f6vd\u00fc; ancak, bu heyecan\u0131n gereksiz oldu\u011funu, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu olaylar\u0131n yakla\u015f\u0131k bin alt\u0131 y\u00fcz y\u0131l \u00f6nce ge\u00e7ti\u011fini anlatt\u0131. Safdil k\u0131sa s\u00fcrede t\u00fcm din kitaplar\u0131n\u0131 okudu. Sordu\u011fu baz\u0131 zor sorularla rahibi terletiyordu. Rahip bu durumda meslekta\u015f\u0131 Saint-Yves rahibini \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yordu; ikisi de yan\u0131tlayamazsa bir cizvit papaz\u0131n\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>Sonunda mucize ger\u00e7ekle\u015fti; Safdil H\u0131ristiyan olmaya s\u00f6z verdi. Ancak \u00f6nce s\u00fcnnet olmas\u0131 gerekti\u011fine inan\u0131yordu; rahibe &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc, bana okuttu\u011funuz kitaplarda s\u00fcnnet olmam\u0131\u015f kimseye rastlamad\u0131m; benim de s\u00fcnnet olmam gerekti\u011fi a\u00e7\u0131k; bir an \u00f6nce olsam iyi olur,&#8221; diyordu. Hi\u00e7 vakit yitirmeden k\u00f6ydeki cerrah\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 ve s\u00fcnnet olmak istedi\u011fini s\u00f6yledi; b\u00f6ylece Matmazel de Kerkabon ve di\u011ferlerini daha mutlu edece\u011fini san\u0131yordu. Daha \u00f6nce hi\u00e7 b\u00f6yle bir ameliyat yapmam\u0131\u015f olan cerrah aileye haber verdi; rahip ve k\u0131z karde\u015fi k\u0131yameti kopard\u0131lar. Matmazel de Kerkabon ye\u011feninin bu i\u015fi kendi ba\u015f\u0131na ve acemice yapmaya kalk\u0131\u015fmas\u0131ndan endi\u015felendi; olabilecek bir kaza kasabadaki bayanlar\u0131 \u00e7ok \u00fczebilirdi.<\/p>\n<p>Rahip Safdil&#8217;in yanl\u0131\u015f\u0131n\u0131 d\u00fczeltti: Ona, s\u00fcnnetin art\u0131k modas\u0131n\u0131n ge\u00e7ti\u011fini, oysa vaftiz olman\u0131n daha basit ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 oldu\u011funu, Tanr\u0131&#8217;n\u0131n kurallar\u0131n\u0131n bi\u00e7imci olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatt\u0131. D\u00fcr\u00fcst ve do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnebilen Safdil \u00f6nce tart\u0131\u015ft\u0131 ve sonunda, tart\u0131\u015fan Avrupal\u0131lar aras\u0131nda pek rastlanmayan bir davran\u0131\u015fla, yan\u0131lg\u0131s\u0131n\u0131 kabul etti; ne zaman isterlerse vaftiz olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in \u00f6nce g\u00fcnah \u00e7\u0131kartmas\u0131 gerekiyordu ve burada zorluk \u00e7\u0131kt\u0131. Amcas\u0131n\u0131n verdi\u011fi kitab\u0131 cebinden ay\u0131rmayan Safdil bu kitapta g\u00fcnah \u00e7\u0131kartm\u0131\u015f bir tek havariye rastlamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Rahip ona Aziz K\u00fc\u00e7\u00fck Jacques ile ilgili b\u00f6l\u00fcmde, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile dinsizleri \u00e7ileden \u00e7\u0131karan \u015fu t\u00fcmceyi g\u00f6sterdi: &#8221; Birbirinize g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 s\u00f6yleyin.&#8221; Safdil kabul etti; gen\u00e7 bir rahibi \u00e7a\u011f\u0131rarak ona g\u00fcnah \u00e7\u0131kard\u0131. Fakat, bitirdikten sonra gen\u00e7 rahibin kolundan tuttu, \u00f6n\u00fcnde diz \u00e7\u00f6kt\u00fcrerek ona &#8220;\u015eimdi de sen bana i\u015fledi\u011fin g\u00fcnahlar\u0131 s\u00f6yle bakal\u0131m, yoksa buradan \u00e7\u0131kamazs\u0131n,&#8221; dedi. Bunu s\u00f6ylerken diziyle onun g\u00f6\u011fs\u00fcne bast\u0131r\u0131yordu; rahibin \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131 manast\u0131rda yank\u0131lan\u0131yordu. G\u00fcr\u00fclt\u00fcye ko\u015fanlar Safdil&#8217;in gen\u00e7 rahibi Aziz K\u00fc\u00e7\u00fck Jacques ad\u0131na d\u00f6vmekte oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcler. Ancak, A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanyal\u0131 bir \u0130ngiliz&#8217;i vaftiz etmek o kadar \u00f6nemliydi ki bu tuhafl\u0131klar\u0131n \u00fczerinde durmad\u0131lar. Baz\u0131 din adamlar\u0131 da g\u00fcnah \u00e7\u0131karman\u0131n gerekli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, vaftizin her \u015feyi kapsad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrd\u00fcler.<\/p>\n<p>Haz\u0131rl\u0131klar bitince Saint-Malo piskoposundan g\u00fcn ald\u0131lar; bir Huron&#8217;u vaftiz etmekten gurur duyan piskopos t\u00fcm yard\u0131mc\u0131lar\u0131yla birlikte, g\u00f6steri\u015fli bir t\u00f6renle geldi. Matmazel de Saint-Yves dualar edip en g\u00fczel giysisini giydi ve Saint-Malo&#8217;daki berbere sa\u00e7lar\u0131n\u0131 yapt\u0131rd\u0131. Sorgu yarg\u0131c\u0131 t\u00fcm kasabay\u0131 getirdi. Manast\u0131r g\u00f6rkemli bir bi\u00e7imde s\u00fcslenmi\u015fti. Ancak, vaftiz \u00e7e\u015fmesine getirmek i\u00e7in Safdil&#8217;i almaya gittiklerinde onu bulamad\u0131lar.<\/p>\n<p>Amcas\u0131yla halas\u0131 onu her yerde arad\u0131lar. Al\u0131\u015fkanl\u0131k edindi\u011fi gibi yine ava gitti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcler; t\u00fcm konuklar orman\u0131 ve kom\u015fu k\u00f6yleri kar\u0131\u015f kar\u0131\u015f arad\u0131lar; fakat Huronyal\u0131 gen\u00e7 yoktu.<\/p>\n<p>Art\u0131k onun \u0130ngiltere&#8217;ye d\u00f6nm\u00fc\u015f olmas\u0131ndan korkuluyordu; \u00e7\u00fcnk\u00fc birka\u00e7 kez oray\u0131 \u00e7ok sevdi\u011fini s\u00f6ylemi\u015fti. Rahip ve k\u0131z karde\u015fi \u0130ngiltere&#8217;de kimsenin vaftiz edilmedi\u011finden emin olduklar\u0131ndan ye\u011fenlerinin ruhu i\u00e7in endi\u015fe ediyorlard\u0131. Piskopos \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f ve geri d\u00f6nmeye haz\u0131rlan\u0131yordu, yarg\u0131\u00e7 gelen ge\u00e7en herkesi ciddi bir y\u00fczle sorguluyordu. Matmazel de Kerkabon a\u011fl\u0131yordu. Matmazel de Saint-Yves a\u011flam\u0131yor, ancak bu dinsel t\u00f6renden duyguland\u0131\u011f\u0131 izlenimi verecek bi\u00e7imde i\u00e7ini \u00e7ekiyordu. \u0130ki kad\u0131n \u00fcz\u00fcnt\u00fc i\u00e7inde Rance \u0131rma\u011f\u0131 k\u0131y\u0131s\u0131ndaki s\u00f6\u011f\u00fct ve sazlar\u0131n aras\u0131nda gezinirlerken \u0131rma\u011f\u0131n ortas\u0131nda bir adam g\u00f6rd\u00fcler: \u00c7\u0131r\u0131l\u00e7\u0131plak ve kollar\u0131n\u0131 g\u00f6\u011fs\u00fcne kavu\u015fturmu\u015f olan bu adam\u0131 tan\u0131yarak \u00e7\u0131\u011fl\u0131k at\u0131p ka\u00e7t\u0131lar. Ancak sonra, merak di\u011fer duygulardan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7\u0131k\u0131nca, sazlar\u0131n aras\u0131na saklan\u0131p onu seyrettiler. <\/span><\/span><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span lang=\"TR\"><span style=\"font-size: small;\"><b>SAFD\u0130L&#8217;\u0130N VAFT\u0130Z ED\u0130LMES\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nRahip ve meslekta\u015f\u0131 ko\u015fup geldiler, Safdil&#8217;e orada ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 sordular. Safdil ka\u015flar\u0131n\u0131 \u00e7att\u0131: &#8220;Baylar, vaftiz edilmeyi bekliyorum. Bir saattir suyun i\u00e7indeyim, beni b\u00f6yle b\u0131rakman\u0131z hi\u00e7 ho\u015f de\u011fil.&#8221;<\/p>\n<p>Rahip tatl\u0131l\u0131kla &#8220;Sevgili ye\u011fenim, A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;da vaftiz b\u00f6yle olmaz; giysilerinizi al\u0131n ve bizimle gelin,&#8221; dedi. Sazlar\u0131n aras\u0131nda Matmazel de Saint-Yves arkada\u015f\u0131na &#8220;Acaba giysilerini giymesi uzun s\u00fcrer mi?&#8221; diye sordu.<\/p>\n<p>Fakat Safdil giyindikten sonra da rahibe kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyordu: &#8220;Bu kez beni kand\u0131ramazs\u0131n\u0131z; vaftiz konusunu iyi \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m, ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc olmas\u0131 olanaks\u0131z. Krali\u00e7e Candace&#8217;in had\u0131ma\u011fas\u0131 bir \u0131rmakta vaftiz edilmi\u015f; bana verdi\u011finiz kitapta bunun ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc oldu\u011funu g\u00f6steren bir sat\u0131r bulamazs\u0131n\u0131z. Ben bu \u0131rmaktan ba\u015fka yerde vaftiz olmam.&#8221; Ona uzun uzun geleneklerin de\u011fi\u015fti\u011fi anlat\u0131ld\u0131; fakat hem Huron ve hem de Br\u00f6ton olan Safdil inat\u00e7\u0131yd\u0131. \u0130kide bir Krali\u00e7e Candace&#8217;in had\u0131ma\u011fas\u0131ndan s\u00f6z ediyordu. Ger\u00e7i sazlar\u0131n aras\u0131ndan onu g\u00f6zlemi\u015f olan iki matmazel, b\u00f6yle bir adam\u0131 kendisiyle k\u0131yaslamas\u0131n\u0131n haks\u0131zl\u0131k oldu\u011funu ona s\u00f6yleyebilirlerdi; ama kibarl\u0131k edip seslerini \u00e7\u0131karmad\u0131lar. Piskopos da oraya gelip onu cayd\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131, ama bo\u015funa; Safdil onunla da tart\u0131\u015ft\u0131: &#8220;Amcam\u0131n bana verdi\u011fi kitapta, \u0131rmak d\u0131\u015f\u0131nda vaftiz edilmi\u015f birini g\u00f6sterin, her istedi\u011finizi yapar\u0131m,&#8221; diyordu.<\/p>\n<p>Bu arada yanlar\u0131na gelen iki matmazeli selamlad\u0131. Halas\u0131 onun diz b\u00fckmeyi \u00f6\u011frendi\u011fini g\u00f6r\u00fcnce mutlu oldu, \u00f6zellikle Matmazel de Saint-Yves&#8217;i daha derin selamlam\u0131\u015ft\u0131. Bunun \u00fczerine hala gen\u00e7 k\u0131za d\u00f6n\u00fcp Safdil&#8217;i inand\u0131rmas\u0131 i\u00e7in yard\u0131m istedi.<\/p>\n<p>Matmazel de Saint-Yves bu kadar \u00f6nemli bir g\u00f6rev alman\u0131n verdi\u011fi gizli zevkle k\u0131zarm\u0131\u015ft\u0131; Safdil&#8217;e yakla\u015f\u0131p onu elinden tuttu: &#8220;Bunu benim i\u00e7in yapmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221; diyerek bayg\u0131n g\u00f6zlerle ona bakt\u0131. Safdil &#8220;Ah! Siz isterseniz su, ate\u015f veya kan vaftizi, ne olursa olsun yapar\u0131m,&#8221; dedi. B\u00f6ylece, rahip, yarg\u0131\u00e7 ve piskoposun yapamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 Matmazel de Saint-Yves iki s\u00f6zc\u00fckle ba\u015fard\u0131. Ba\u015far\u0131s\u0131ndan mutluydu, ancak bunun derecesini tam bilemiyordu.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece vaftiz t\u00f6reni t\u00fcm g\u00f6rkemi ve ciddili\u011fiyle yap\u0131ld\u0131. Amca ve halas\u0131 Safdil&#8217;i \u00e7e\u015fmede tutma onurunu Rahip Saint-Yves ve k\u0131z karde\u015fine b\u0131rakt\u0131lar, Matmazel de Saint-Yves anal\u0131k olma sevincini ya\u015fad\u0131. Bu unvan\u0131n kendisine ne gibi sorumluluklar y\u00fckledi\u011fini bilmiyordu, ama ciddi sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 bilmeden kabul etti.<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir t\u00f6ren sonunda \u015f\u00f6len eksik olmayaca\u011f\u0131 i\u00e7in, vaftizden sonra bir yemek verildi. Yemekte \u015fakac\u0131lar vaftiz edilemeyecek tek \u015feyin \u015farap oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131. Rahip Hazreti S\u00fcleyman&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcyle \u015farab\u0131n insan\u0131n y\u00fcre\u011fini \u0131s\u0131tt\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtti. Piskopos Juda papazlar\u0131n\u0131n e\u015feklerini asma a\u011fa\u00e7lar\u0131na ba\u011flad\u0131klar\u0131n\u0131, fakat Tanr\u0131&#8221;n\u0131n \u00fcz\u00fcm vermedi\u011fi A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;da b\u00f6yle yap\u0131lamamas\u0131n\u0131n \u00e7ok yaz\u0131k oldu\u011funu s\u00f6yledi. Herkes Safdil&#8217;e ve anal\u0131\u011f\u0131na vaftizle ilgili \u00f6vg\u00fcler ya\u011fd\u0131r\u0131yordu. Hi\u00e7 vazge\u00e7meyen yarg\u0131\u00e7 Safdil&#8217;e vaftiz s\u0131ras\u0131nda verdi\u011fi s\u00f6zleri tutup tutmayaca\u011f\u0131n\u0131 sordu. Safdil &#8220;Matmazel de Saint-Yves&#8217;in ellerini tutarak verdi\u011fim s\u00f6zleri nas\u0131l tutmam?&#8221; diye yan\u0131tlad\u0131.<\/p>\n<p>Huronyal\u0131 gen\u00e7 bol bol anal\u0131\u011f\u0131n\u0131n onuruna i\u00e7tik\u00e7e kafas\u0131 bir ho\u015f oldu; ona &#8220;O so\u011fuk suyu kafamdan a\u015fa\u011f\u0131 piskopos yerine siz d\u00f6km\u00fc\u015f olsayd\u0131n\u0131z, herhalde ensem ate\u015f al\u0131rd\u0131,&#8221; dedi. Yarg\u0131\u00e7 bu s\u00f6zleri anlayamad\u0131, Kanada gelene\u011fi oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnerek \u00e7ok \u015fiirsel buldu. Fakat anal\u0131\u011f\u0131 zevkten k\u0131zard\u0131.<\/p>\n<p>Safdil&#8217;e vaftiz ad\u0131 olarak Herk\u00fcl ad\u0131n\u0131 koydular. Saint-Malo piskoposu hi\u00e7 ad\u0131n\u0131 duymad\u0131\u011f\u0131 bu azizin kim oldu\u011funu sordu. Pek bilgili olan cizvit papaz\u0131 bunun on iki mucize g\u00f6stermi\u015f bir aziz oldu\u011funu s\u00f6yledi. Asl\u0131nda Herk\u00fcl&#8217;\u00fcn on \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc mucize say\u0131labilecek bir yan\u0131 daha vard\u0131 ama cizvit ondan s\u00f6z etmedi: Bir gecede elli k\u0131z\u0131 kad\u0131n yapm\u0131\u015ft\u0131. \u00c7a\u011fr\u0131l\u0131lar aras\u0131ndaki bir \u015fakac\u0131 bu mucizeyi hemen anlatt\u0131. T\u00fcm bayanlar bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 \u00f6ne e\u011ferken Safdil&#8217;in, ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 bu azize lay\u0131k oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L&#8217;\u0130N A\u015eKI<\/b><\/p>\n<p>Vaftiz t\u00f6reni ve \u015f\u00f6lenden sonraki g\u00fcnlerde Matmazel de Saint-Yves, piskoposun kendisine Herk\u00fcl Safdil&#8217;le ilgili bir t\u00f6rende yine g\u00f6rev verece\u011fini umuyordu. Ancak, \u00e7ok terbiyeli ve utanga\u00e7 oldu\u011fundan duygular\u0131n\u0131 kendi kendine bile a\u00e7maya \u00e7ekiniyordu. Safdil&#8217;in yan\u0131nda oldu\u011fu zamanlarda bak\u0131\u015flar\u0131 ve davran\u0131\u015flar\u0131 elinde olmadan utanga\u00e7 bir havaya b\u00fcr\u00fcn\u00fcyordu.<\/p>\n<p>Piskopos ayr\u0131ld\u0131ktan hemen sonra Safdil ve Matmazel de Saint-Yves nas\u0131l oldu\u011funu anlayamadan bir araya geldiler. Ne dediklerini bilmeden s\u00f6yle\u015ftiler. Safdil onu b\u00fct\u00fcn y\u00fcre\u011fiyle sevdi\u011fini, \u00fclkesinde sevmi\u015f oldu\u011fu Abacaba&#8217;n\u0131n onun yan\u0131nda s\u00f6n\u00fck kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Matmazel her zamanki yumu\u015fakl\u0131\u011f\u0131yla ona, bu konuyu rahip amcas\u0131 ve halas\u0131na a\u00e7mas\u0131n\u0131, kendisinin de karde\u015fi Rahip de Saint-Yves&#8217;e bir iki s\u00f6z edece\u011fini, herkesin olurunu alacaklar\u0131n\u0131 umdu\u011funu anlatt\u0131.<\/p>\n<p>Safdil kimsenin oluruna gerek olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ne yapacaklar\u0131n\u0131 ba\u015fkalar\u0131na sorman\u0131n g\u00fcl\u00fcn\u00e7 oldu\u011funu, iki ki\u015fi uygun g\u00f6r\u00fcyorsa di\u011ferlerinin buna sayg\u0131 g\u00f6stermesi gerekti\u011fini s\u00f6yledi. &#8220;Uyumak, yemek yemek veya ava gitmek istedi\u011fimde kimsenin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc alm\u0131yorum. Sevgi s\u00f6z konusu oldu\u011funda sevilen ki\u015finin r\u0131zas\u0131n\u0131 almak elbette do\u011frudur. Ama ben amca veya halama \u00e2\u015f\u0131k olmad\u0131\u011f\u0131mdan, onlara ba\u015fvurmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmem; bana sorarsan\u0131z, siz de Rahip de Saint-Yves&#8217;in oluruna bakmay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>G\u00fczel k\u0131z Huron sevgilisinin direncini k\u0131rabilmek i\u00e7in zek\u00e2s\u0131n\u0131n t\u00fcm inceliklerini kulland\u0131; \u00f6nce g\u00fccendi, sonra yumu\u015fad\u0131. Ak\u015fam olup rahip karde\u015fi onu eve g\u00f6t\u00fcrmek i\u00e7in geldi\u011finde tart\u0131\u015fma s\u00fcr\u00fcyordu. Safdil, amcas\u0131 ve teyzesi t\u00f6renden yorgun d\u00fc\u015ft\u00fckleri i\u00e7in o g\u00fcn konuyu onlara a\u00e7mad\u0131. Gecenin b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc sevgilisine Huronca dizeler yazmakla ge\u00e7irdi; a\u015fk her \u00fclkede sevenleri \u015fair yapar.<\/p>\n<p>Ertesi g\u00fcn amcas\u0131, Matmazel de Kerkabon&#8217;un yan\u0131nda ona gelece\u011fi konusunu a\u00e7t\u0131: &#8220;Sevgili ye\u011fenim, H\u0131ristiyan ve Br\u00f6ton oldu\u011funuz i\u00e7in Tanr\u0131&#8217;ya \u015f\u00fckredin; fakat bu yeterli olmayabilir. Karde\u015fimin bana b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck toprak pek bir \u015fey getirmiyor; bu manast\u0131r\u0131n geliriyle ge\u00e7iniyoruz. E\u011fer manast\u0131rda \u00e7\u00f6mezlik e\u011fitimine girerseniz, size bu g\u00f6revi b\u0131rak\u0131r\u0131m; rahat bir ya\u015fam s\u00fcrersiniz.&#8221;<\/p>\n<p>Safdil yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Amcac\u0131\u011f\u0131m, Tanr\u0131 size uzun \u00f6m\u00fcrler versin. \u00c7\u00f6mezli\u011fin ne oldu\u011funu bilmiyorum, ama Matmazel de Saint-Yves&#8217;le birlikte olacaksam kabul ediyorum.&#8221; Rahip \u015fa\u015f\u0131rd\u0131: &#8220;Ye\u011fenim, ne diyorsunuz? Siz o k\u0131z\u0131 seviyor musunuz?&#8221; &#8220;Evet, amcac\u0131\u011f\u0131m.&#8221; &#8220;\u00dczg\u00fcn\u00fcm, ye\u011fenim, onunla evlenemezsiniz.&#8221; Safdil &#8220;Pek\u00e2l\u00e2 evlenirim; d\u00fcn onunla konu\u015ftum, ikimiz de ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncedeyiz,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Rahip &#8220;Bu olanaks\u0131z, ye\u011fenim; o sizin vaftiz anal\u0131\u011f\u0131n\u0131z oldu. Anal\u0131\u011f\u0131n o\u011fluyla evlenmesi hem tanr\u0131sal ve hem de toplumsal kurallara ayk\u0131r\u0131d\u0131r,&#8221; dedi. Safdil \u015fa\u015f\u0131rd\u0131: &#8220;Benimle \u015faka etmeyin, amcac\u0131\u011f\u0131m; insan\u0131n anal\u0131\u011f\u0131 hem gen\u00e7 ve hem de g\u00fczelse ni\u00e7in evlenmesin? Bana verdi\u011finiz kitaplarda gen\u00e7lerin vaftiz anas\u0131yla evlenmesini yasaklayan bir \u015fey g\u00f6rmedim. Vallahi, sizler burada kutsal kitapta yaz\u0131l\u0131 olanlar\u0131 yapm\u0131yor, yaz\u0131l\u0131 olmayan bir s\u00fcr\u00fc tuhaf \u015fey yap\u0131yorsunuz. Kafam iyice kar\u0131\u015fmaya ve k\u0131zmaya ba\u015flad\u0131. Vaftiz oldum diye g\u00fczel Saint-Yves&#8217;le evlenmeme engel olunursa, onu ka\u00e7\u0131r\u0131r ve vaftizlikten \u00e7\u0131kar\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Rahip ne diyece\u011fini \u015fa\u015f\u0131rd\u0131; k\u0131z karde\u015fi a\u011flamaya ba\u015flad\u0131. Sonra a\u011fabeyine d\u00f6nerek &#8220;Sevgili karde\u015fim, ye\u011fenimizin ruhu ilen\u00e7lenmesin; kutsal babam\u0131z papa hazretleri ona ayr\u0131cal\u0131k tan\u0131rsa, sevdi\u011fiyle evlenir ve H\u0131ristiyanl\u0131ktan \u00e7\u0131kmam\u0131\u015f olur,&#8221; dedi. Safdil halas\u0131n\u0131 kucaklad\u0131: &#8220;Seven gen\u00e7lere anlay\u0131\u015f g\u00f6steren bu iyi adam nerededir? Onunla hemen konu\u015fmal\u0131y\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Ona Papa&#8217;n\u0131n kim oldu\u011funu anlatt\u0131lar. Safdil iyice \u015fa\u015f\u0131rd\u0131: &#8220;Kitab\u0131n\u0131zda papadan s\u00f6z eden bir tek s\u00f6zc\u00fck yoktu, amcac\u0131\u011f\u0131m. Ben ve Matmazel de Saint-Yves burada okyanus k\u0131y\u0131s\u0131nda ya\u015f\u0131yoruz; \u015fimdi kalk\u0131p buradan d\u00f6rt y\u00fcz fersah \u00f6tede Akdeniz k\u0131y\u0131s\u0131nda ya\u015fayan ve dilini bilmedi\u011fim bir adamdan sevgilimle evlenebilmek i\u00e7in izin isteyece\u011fim! Bu g\u00fcl\u00fcn\u00e7 bir \u015fey. \u015eimdi bir fersah \u00f6tedeki Rahip de Saint-Yves&#8217;e gidip konu\u015faca\u011f\u0131m ve bug\u00fcn sevgilimle evlenece\u011fim.&#8221;<\/p>\n<p>O s\u0131rada i\u00e7eri giren yarg\u0131\u00e7 al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 \u00fczere Safdil&#8217;e nereye gitti\u011fini sordu. Safdil &#8220;Evlenmeye gidiyorum,&#8221; diyerek bir ko\u015fuda evden \u00e7\u0131kt\u0131. Matmazel de Kerkabon i\u00e7ini \u00e7ekerek &#8220;Ah karde\u015fim, korkar\u0131m ki ye\u011fenimizi \u00e7\u00f6mez yapamayacaks\u0131n\u0131z,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Yarg\u0131\u00e7 Safdil&#8217;in gitti\u011fi yeri \u00f6\u011frenmekten ho\u015fnut olmad\u0131; \u00e7\u00fcnk\u00fc o\u011flunun Saint-Yves&#8217;le evlenmesini istiyordu; oysa bu \u00e7ocuk babas\u0131ndan daha kal\u0131n kafal\u0131 ve \u00e7ekilmez biriydi.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L SEVG\u0130L\u0130S\u0130N\u0130N EV\u0130NE KO\u015eUYOR VE \u00c7ILGINA D\u00d6N\u00dcYOR<br \/>\n<\/b><br \/>\nSafdil sevgilisinin evine gelir gelmez ya\u015fl\u0131 hizmet\u00e7iden han\u0131m\u0131n odas\u0131n\u0131 \u00f6\u011frendi; hemen yatak odas\u0131na girip yata\u011fa y\u00f6neldi. Matmazel de Saint-Yves uyand\u0131 ve bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131k att\u0131: &#8220;Ah, siz misiniz? Ne yap\u0131yorsunuz?&#8221; Safdil &#8220;Sizinle evleniyorum,&#8221; diyerek yata\u011fa dald\u0131. Gen\u00e7 k\u0131z namusunun b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcyle direnmese ger\u00e7ekten de evlenecekti.<\/p>\n<p>Safdil bu kar\u015f\u0131lamay\u0131 hi\u00e7 anlamad\u0131, \u015fakadan da ho\u015flanm\u0131yordu: &#8220;\u00dclkemde Matmazel Abacaba b\u00f6yle davranmazd\u0131; bana evlenece\u011fimizi s\u00f6ylemi\u015ftiniz, ama evlenmek istemiyorsunuz; s\u00f6z\u00fcnde durmamak k\u00f6t\u00fc bir \u015feydir; sizi do\u011fru yola getirebilmek i\u00e7in bunu \u00f6\u011fretece\u011fim.&#8221;<\/p>\n<p>Safdil ada\u015f\u0131 Herk\u00fcl gibi g\u00fc\u00e7l\u00fcyd\u00fc ve dedi\u011fini yapmak \u00fczereydi. Gen\u00e7 k\u0131z\u0131n \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131 \u00fczerine Rahip de Saint-Yves, ya\u015fl\u0131 dad\u0131 ve kap\u0131c\u0131 ko\u015ftular. Onlar\u0131 g\u00f6ren gen\u00e7 adam\u0131n hevesi azald\u0131. Rahip &#8220;Hey, kom\u015fum, ne yap\u0131yorsunuz?&#8221; diye sorunca Safdil &#8220;G\u00f6revimi yap\u0131yorum, kom\u015fu; s\u00f6z\u00fcm\u00fc yerine getirmek istiyorum,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Matmazel de Saint-Yves \u00fcst\u00fcn\u00fc ba\u015f\u0131n\u0131 d\u00fczeltti, Safdil&#8217;i ba\u015fka bir odaya ald\u0131lar. Rahip ona davran\u0131\u015f\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015f oldu\u011funu anlatmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Safdil do\u011fa yasalar\u0131n\u0131 \u00f6rnek g\u00f6stererek kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yordu. Rahip insanlar aras\u0131nda bir tak\u0131m kurallar konulmazsa do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fa yol a\u00e7aca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi: &#8220;Bu i\u015f i\u00e7in rahipler, tan\u0131klar, evlilik c\u00fczdanlar\u0131, harcamalar gerekir,&#8221; dedi. Safdil de &#8220;Birbirinize kar\u015f\u0131 bu kadar \u00f6nlem ald\u0131\u011f\u0131n\u0131za g\u00f6re sizler d\u00fcr\u00fcst insanlar de\u011filsiniz,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Rahip bunu yan\u0131tlamakta g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekiyordu: &#8220;Aram\u0131zda d\u00fcr\u00fcst olmayan bir\u00e7ok ki\u015fi oldu\u011fu do\u011frudur; t\u0131pk\u0131 Huronlarda oldu\u011fu gibi. Ancak, ak\u0131ll\u0131, d\u00fcr\u00fcst ve ayd\u0131n insanlar \u00e7o\u011funluktad\u0131r ve yasalar\u0131 onlar yapar. \u0130nsan ne kadar iyiyse yasalara da o kadar uymal\u0131, k\u00f6t\u00fclere \u00f6rnek olmal\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bu yan\u0131t Safdil&#8217;i \u015fa\u015f\u0131rtt\u0131. Adil bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye sahip oldu\u011funu daha \u00f6nce s\u00f6ylemi\u015ftik. B\u00f6ylece ona umut verip, \u00f6vg\u00fc ya\u011fd\u0131rarak yumu\u015fatt\u0131lar: her iki yar\u0131mk\u00fcrede insanlar\u0131 tuza\u011fa d\u00fc\u015f\u00fcrmenin bu iki yolu vard\u0131r. Bu arada makyaj\u0131n\u0131 tazeleyen Matmazel de Saint-Yves&#8217;i de kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kard\u0131lar. Her \u015fey uygar bir yola girdi. Fakat yine de Herk\u00fcl Safdil&#8217;in g\u00f6zleri \u00e7akmak gibi par\u0131ld\u0131yor, sevgilisinin ve ev halk\u0131n\u0131n y\u00fcre\u011fini hoplat\u0131yordu.<\/p>\n<p>Sonunda g\u00fc\u00e7l\u00fckle onu evine yollad\u0131lar. G\u00fczel Saint-Yves&#8217;in onun \u00fczerindeki etkisi belli oluyordu. Yaln\u0131z kald\u0131klar\u0131nda gen\u00e7 k\u0131z\u0131n \u00fcz\u00fcnt\u00fcs\u00fc artt\u0131. Rahip Saint-Yves karde\u015finin velisi say\u0131l\u0131rd\u0131; onu bu yaman \u00e2\u015f\u0131\u011f\u0131n elinden kurtarmaya karar verdi. Gidip yarg\u0131ca dan\u0131\u015ft\u0131. O\u011flunu Matmazel de Saint-Yves&#8217;le evlendirme umudu ta\u015f\u0131yan yarg\u0131\u00e7 zavall\u0131 k\u0131z\u0131 bir manast\u0131ra kapatmay\u0131 \u00f6nerdi. En ilgisiz k\u0131z\u0131n bile a\u011flayarak kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 bu \u00f6neri seven bir k\u0131z\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131 karartabilirdi.<\/p>\n<p>Safdil eve d\u00f6n\u00fcnce olanlar\u0131 b\u00fct\u00fcn safl\u0131\u011f\u0131yla anlatt\u0131; onlar da ayn\u0131 gerek\u00e7eleri \u00f6ne s\u00fcrd\u00fcler; o bunlar\u0131 mant\u0131\u011f\u0131yla kabul ediyor, ama duygular\u0131na dinletemiyordu. Ertesi g\u00fcn sevgilisinin evine gitti\u011finde kar\u015f\u0131s\u0131na dikilen yarg\u0131\u00e7 Saint-Yves&#8217;in manast\u0131ra kapand\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylerken zevkleniyordu. Safdil &#8220;\u00d6yleyse bu manast\u0131ra gideyim,&#8221; deyince yarg\u0131\u00e7 &#8220;Hay\u0131r, bu m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil,&#8221; dedi ve nedenini anlatt\u0131. Safdil t\u00fcm bunlardan manast\u0131r\u0131n gen\u00e7 k\u0131zlar\u0131 kapatt\u0131klar\u0131 bir t\u00fcr tutukevi oldu\u011funu anlad\u0131. Huronlarda raslamad\u0131\u011f\u0131 bu korkun\u00e7 gelene\u011fe kar\u015f\u0131, t\u0131pk\u0131 ada\u015f\u0131 Herk\u00fcl&#8217;\u00fcn Kral Oechalie, k\u0131z\u0131 \u0130ole&#8217;yi vermeyi reddetti\u011fi zaman yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, \u00f6fkeye kap\u0131ld\u0131. Gidip manast\u0131r\u0131 ate\u015fe verip sevgilisini ka\u00e7\u0131rmak veya onunla birlikte yanmak istiyordu. Matmazel de Kerkabon bir yandan a\u011fl\u0131yor, bir yandan da ye\u011feninin \u00e7\u00f6mez olmas\u0131 d\u00fc\u015flerinin bitti\u011fini g\u00f6r\u00fcyordu; sanki vaftiz edildi\u011finden beri Safdil&#8217;in i\u00e7ine \u015feytan girmi\u015fti.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L \u0130NG\u0130L\u0130ZLER\u0130 GER\u0130 P\u00dcSK\u00dcRT\u00dcYOR<\/b><\/p>\n<p>Derin bir \u00fcz\u00fcnt\u00fcye kap\u0131lan Safdil omzunda t\u00fcfe\u011fi ve belinde av b\u0131\u00e7a\u011f\u0131yla deniz k\u0131y\u0131s\u0131nda gezmeye \u00e7\u0131kt\u0131. Bir yandan g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ku\u015flara ate\u015f ediyor, bir yandan da kendini vurmay\u0131 akl\u0131ndan ge\u00e7iriyordu. Fakat, ya\u015fam\u0131 ve \u00f6zellikle Matmazel de Saint-Yves&#8217;i \u00e7ok seviyordu. Bazen amcas\u0131, halas\u0131 ve t\u00fcm A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;ya ileniyor, bazen da sevdi\u011fi k\u0131z\u0131 tan\u0131mas\u0131na neden olduklar\u0131 i\u00e7in onlara dua ediyordu. Gidip manast\u0131r\u0131 yakmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor, ancak sevgilisini tehlikeye ataca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek vazge\u00e7iyordu. Man\u015f Denizi&#8217;nin dalgalar\u0131 onun y\u00fcre\u011findeki bu \u00e7alkant\u0131lardan daha az \u00fcrperticiydi.<\/p>\n<p>B\u00f6yle y\u00fcr\u00fcrken bir trampet sesi i\u015fitti. Uzakta bir \u00f6bek insan denize do\u011fru ko\u015fuyor, di\u011fer bir \u00f6bek de ka\u00e7\u0131yordu. Her yerden \u00e7\u0131\u011fl\u0131k sesleri y\u00fckseliyordu.<\/p>\n<p>Safdil merak ederek \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131n geldi\u011fi yere ko\u015ftu. Rahibin verdi\u011fi \u015f\u00f6lende tan\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 milis komutan\u0131 onu g\u00f6r\u00fcnce kollar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131p kar\u015f\u0131lad\u0131: &#8220;Ah, Safdil bu! o da bizimle sava\u015facakt\u0131r.&#8221; Korkudan titreyen milis askerleri de hep bir a\u011f\u0131zdan &#8220;Safdil geldi! Safdil geldi!&#8221; diye ba\u011f\u0131rmaya koyuldular.<\/p>\n<p>Safdil &#8220;Baylar, ne oluyor? Ni\u00e7in bu kadar tela\u015f i\u00e7indesiniz? Sevgililerinizi manast\u0131ra m\u0131 kapatt\u0131lar?&#8221; diye sordu. Y\u00fcz ki\u015fi birden &#8220;\u0130ngilizler karaya \u00e7\u0131k\u0131yor!&#8221; diye hayk\u0131rd\u0131lar. Safdil &#8220;Bunda ne var? Onlar iyi insanlar; beni \u00e7\u00f6mez yapmaya veya sevgilimi elimden almaya kalk\u0131\u015fmad\u0131lar,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Komutan ona \u0130ngilizlerin Montagne Manast\u0131r\u0131&#8217;n\u0131 ya\u011fmalamak, amcas\u0131n\u0131n \u015faraplar\u0131n\u0131 i\u00e7mek veya Matmazel de Saint-Yves&#8217;i ka\u00e7\u0131rmak i\u00e7in geldiklerini anlatt\u0131; onu ilk kez getiren k\u00fc\u00e7\u00fck gemi asl\u0131nda bir ke\u015fif gemisiydi. \u0130ngilizler hep b\u00f6yle Fransa kral\u0131na sava\u015f ilan etmeden d\u00fc\u015fmanca eylemlerde bulunurlard\u0131. Safdil &#8220;Ah! demek b\u00f6yle,&#8221; dedi, &#8220;O zaman onlarla konu\u015furum; \u0130ngiliz dilini iyi bilirim, onlar\u0131n b\u00f6yle k\u00f6t\u00fc bir niyetleri oldu\u011funu sanm\u0131yorum.&#8221;<\/p>\n<p>Bu konu\u015fmalar s\u0131ras\u0131nda \u0130ngiliz filosu k\u0131y\u0131ya yana\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Gen\u00e7 Huronyal\u0131 hemen bir kay\u0131\u011fa binip denize a\u00e7\u0131ld\u0131; filo komutan\u0131n\u0131n gemisine \u00e7\u0131k\u0131p ona, ger\u00e7ekten de sava\u015f ilan etmeden \u00fclkeyi talan edip etmeyece\u011fini sordu. Amiral ve yan\u0131ndakiler kahkahalar at\u0131p g\u00fclmeye ba\u015flad\u0131lar; sonra ona viski ikram edip g\u00f6nderdiler.<\/p>\n<p>Bu davran\u0131\u015fa k\u0131zan Safdil art\u0131k eski dostlar\u0131na kar\u015f\u0131 ve yeni akrabalar\u0131n\u0131n yan\u0131nda sava\u015fmas\u0131 gerekti\u011fini anlad\u0131. \u00c7evredeki t\u00fcm k\u00f6ylerden yard\u0131m geliyordu; ellerinde birka\u00e7 top vard\u0131. Safdil onlara kat\u0131ld\u0131; toplar\u0131n ba\u015f\u0131na ge\u00e7ip birer birer ate\u015fledi. \u0130ngilizler karaya \u00e7\u0131kmaya ba\u015flay\u0131nca ko\u015fup sald\u0131rd\u0131; i\u00e7lerinden \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fc \u00f6ld\u00fcrd\u00fc; kendisiyle alay eden amirali de yaralad\u0131. Onun bu yi\u011fitli\u011fi di\u011ferlerine de cesaret verdi; k\u0131sa s\u00fcre i\u00e7inde \u0130ngilizler gemilere binip uzakla\u015ft\u0131lar. K\u0131y\u0131dakiler bu zaferi &#8220;Ya\u015fas\u0131n kral! ya\u015fas\u0131n Safdil!&#8221; naralar\u0131yla kutlad\u0131lar. Herkes onu kucakl\u0131yor, ald\u0131\u011f\u0131 ufak yaralar\u0131n kan\u0131n\u0131 silmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Safdil i\u00e7inden &#8220;Ah, Matmazel de Saint-Yves burada olsayd\u0131, yaralar\u0131m\u0131 sarard\u0131,&#8221; diyordu.<\/p>\n<p>Bu \u00e7at\u0131\u015fma s\u0131ras\u0131nda evinin mahzeninde saklanm\u0131\u015f olan yarg\u0131\u00e7 gelip di\u011ferleri gibi onu kutlad\u0131. Fakat, Safdil&#8217;in bundan sonraki s\u00f6zlerini i\u015fitince \u00e7ok \u015fa\u015f\u0131rd\u0131: &#8220;Dostlar\u0131m, Montagne Manast\u0131r\u0131&#8217;n\u0131 kurtard\u0131k, ama bu bir \u015fey de\u011fil; \u015fimdi su\u00e7suz bir k\u0131z\u0131 kurtaraca\u011f\u0131z.&#8221; Bu s\u00f6zler kalabal\u0131ktaki t\u00fcm gen\u00e7lerin kan\u0131n\u0131 kaynatt\u0131; herkes onun pe\u015finden manast\u0131ra do\u011fru yola koyuldu. E\u011fer yarg\u0131\u00e7 garnizon komutan\u0131na haber g\u00f6nderip de onlar\u0131 durdurmasayd\u0131, Safdil dedi\u011fini yapabilecekti. Ancak, kalabal\u0131k da\u011f\u0131t\u0131ld\u0131; Safdil&#8217;i amca ve teyzesinin yan\u0131na getirdiler.<\/p>\n<p>Rahip ve k\u0131z karde\u015fi g\u00f6zya\u015flar\u0131 i\u00e7inde onunla konu\u015ftular: &#8220;G\u00f6r\u00fcyorum ki siz \u00e7\u00f6mez veya rahip olamayacaks\u0131n\u0131z, sevgili ye\u011fenim; belki de y\u00fczba\u015f\u0131 karde\u015fim gibi bir subay olacaks\u0131n\u0131z.&#8221; Matmazel de Kerkabon da a\u011flayarak &#8220;Siz de baban\u0131z gibi sava\u015fta \u00f6leceksiniz; ne olur, \u00e7\u00f6mez olmay\u0131 kabul edin,&#8221; diye yalvard\u0131.<\/p>\n<p>Safdil \u00e7at\u0131\u015fma s\u0131ras\u0131nda yerde, belki de \u0130ngiliz amiralin d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc para dolu bir kese bulmu\u015ftu. Bu keseyle t\u00fcm A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;y\u0131 sat\u0131n alabilece\u011fini ve Matmazel de Saint-Yves&#8217;i b\u00fcy\u00fck bir han\u0131m yapabilece\u011fini biliyordu. O s\u0131rada herkes ona, Versailles&#8217;a gidip kraldan bu kahramanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6d\u00fcl\u00fcn\u00fc almas\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu. Milis komutanlar\u0131 ona yaz\u0131l\u0131 belgeler verdiler. Amca ve halas\u0131 da bu yolculu\u011fu onaylad\u0131lar; kral\u0131n huzuruna kolayca kabul edilirdi ve bu, onun kasabadaki sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 art\u0131r\u0131rd\u0131. Safdil kendi kendine &#8220;Kral\u0131 g\u00f6r\u00fcrsem ona Matmazel de Saint-Yves&#8217;le evlenmek istedi\u011fimi s\u00f6ylerim; o beni reddetmez,&#8221; diyordu. Bunun \u00fczerine t\u00fcm kasaban\u0131n alk\u0131\u015flar\u0131, teyzesinin g\u00f6zya\u015flar\u0131 ve g\u00fczel Saint-Yves&#8217;in dualar\u0131yla yola \u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L&#8217;\u0130N PROTESTANLARLA KAR\u015eILA\u015eMASI<br \/>\n<\/b><br \/>\nO \u00e7a\u011fda ba\u015fka yol olmad\u0131\u011f\u0131ndan Safdil Saumur&#8217;e giden posta Arabas\u0131na bindi. Saumur&#8217;e vard\u0131\u011f\u0131nda kentin hemen hemen bo\u015falm\u0131\u015f oldu\u011funu, bir\u00e7ok ailenin e\u015fyalar\u0131yla birlikte ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc. Ona s\u00f6ylendi\u011fine g\u00f6re, alt\u0131 y\u0131l \u00f6nce kentte on be\u015f bin insan ya\u015farken, bug\u00fcn alt\u0131 bin ki\u015fi kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylediler. Kald\u0131\u011f\u0131 otelde ak\u015fam yeme\u011fi s\u0131ras\u0131nda bu konuyu a\u00e7madan edemedi. Masada bir\u00e7ok Protestan vard\u0131; bir k\u0131sm\u0131 s\u0131zlan\u0131p duruyor, bir k\u0131sm\u0131 \u00f6fkeden titriyor, di\u011ferleri de a\u011flayarak \u015fu s\u00f6zleri s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131: Nos dulcia linquimus arva, nos patriam fugimus. Latince bilmeyen Safdil bu s\u00f6zlerin anlam\u0131n\u0131 sorunca yan\u0131tlad\u0131lar: Sevimli k\u0131rlar\u0131m\u0131z\u0131 b\u0131rak\u0131yoruz, yurdumuzdan ka\u00e7\u0131yoruz.<\/p>\n<p>&#8220;Peki ni\u00e7in \u00fclkenizi terk ediyorsunuz?&#8221; diye sordu Safdil. Protestanlar &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc Papa&#8217;y\u0131 tan\u0131mam\u0131z\u0131 istiyorlar,&#8221; dediler. Safdil &#8220;Onu tan\u0131may\u0131 neden istemiyorsunuz, sizin de evlenmek istedi\u011finiz anal\u0131\u011f\u0131n\u0131z yok mu? \u00c7\u00fcnk\u00fc bu konuda onun \u00e7ok anlay\u0131\u015fl\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylediler,&#8221; dedi. Protestanlar &#8220;Bay\u0131m, bu Papa krallar\u0131n m\u00fclk\u00fcn\u00fcn sahibinin kendisi oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor,&#8221; dediler. Safdil &#8220;Sizin i\u015finiz nedir?&#8221; diye sorunca &#8220;Biz kuma\u015f ve iplik yapar\u0131z,&#8221; dediler. Safdil &#8220;Papa kuma\u015f ve ipliklerin sahibiyim deseydi, kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmakta hakl\u0131 olurdunuz; ama b\u0131rak\u0131n da krallar buna kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131ks\u0131n, siz ne kar\u0131\u015f\u0131yorsunuz?&#8221; dedi. O s\u0131rada karalar giyinmi\u015f bir adam s\u00f6z ald\u0131 ve kalabal\u0131\u011f\u0131n sorunlar\u0131n\u0131 dile getirdi. Nantes ferman\u0131n\u0131n kald\u0131r\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 (8), elli bin ailenin g\u00f6\u00e7e zorlan\u0131\u015f\u0131n\u0131, di\u011fer elli bin ailenin zorla Katolik yap\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u00f6yle bir heyecanla anlatt\u0131 ki Safdil&#8217;in g\u00f6zlerinden ya\u015flar geldi: &#8220;G\u00fcc\u00fc Huronlara kadar uzanan bu b\u00fcy\u00fck kral kendisini seven bu kadar y\u00fcre\u011fi, kendisine hizmet edecek bu kadar eli nas\u0131l geri \u00e7evirebilir?&#8221; diye sordu.<\/p>\n<p>Kara giysili adam yan\u0131tlad\u0131: &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc, di\u011fer t\u00fcm iyi krallar gibi, onu da aldatt\u0131lar. Onu, s\u00f6yleyece\u011fi bir s\u00f6z \u00fczerine herkesin kendisi gibi d\u00fc\u015f\u00fcnece\u011fine ve dinini de\u011fi\u015ftirece\u011fine inand\u0131rd\u0131lar. Yaln\u0131zca bir anda be\u015f alt\u0131 y\u00fcz bin insan\u0131 yitirmekle kalmad\u0131, d\u00fc\u015fman da kazand\u0131; kendi saflar\u0131nda sava\u015fabilecek bu Frans\u0131zlar\u0131 \u015fimdi \u0130ngiltere kral\u0131 William Fransa&#8217;ya kar\u015f\u0131 haz\u0131rl\u0131yor.<\/p>\n<p>&#8220;Bu y\u0131k\u0131m\u0131n as\u0131l \u00fcz\u00fcc\u00fc yan\u0131, Kral XIV. Louis&#8217;nin u\u011fruna halk\u0131n\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc feda etti\u011fi Papa&#8217;n\u0131n kendisinin can d\u00fc\u015fman\u0131 olmas\u0131d\u0131r. Y\u0131llard\u0131r aralar\u0131nda \u00e7at\u0131\u015fma eksik olmuyor. Bu \u00e7at\u0131\u015fma \u00f6yle bir noktaya gelmi\u015fti ki Frans\u0131z halk\u0131 sonunda \u00fclkeyi haraca kesen ve boyunduru\u011fu alt\u0131na alan bu yabanc\u0131dan kurtulmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmekteydi. Bu b\u00fcy\u00fck kral\u0131 hem \u00fclke \u00e7\u0131karlar\u0131 ve hem de g\u00fcc\u00fcn\u00fcn erimi konusunda yan\u0131ltt\u0131lar ve \u00fclkesini seven y\u00fcre\u011fini halk\u0131n g\u00f6z\u00fcnden d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fcler.&#8221;<\/p>\n<p>Daha da \u00fcz\u00fclen Safdil Huronlar\u0131n da \u00e7ok sevdi\u011fi bu kral\u0131 aldatan Frans\u0131zlar\u0131n kim oldu\u011funu sordu. &#8220;Bunlar cizvitlerdir; \u00f6zellikle kral\u0131n \u00f6zel rahibi Peder La Chaise. Tanr\u0131&#8217;n\u0131n bir g\u00fcn onlar\u0131 cezaland\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 ve bizim kovuldu\u011fumuz gibi onlar\u0131n da kovulaca\u011f\u0131n\u0131 umuyoruz. Sava\u015f bakan\u0131 Mons de Louvois \u00fczerimize cizvitleri ve askerleri yolluyor.&#8221;<\/p>\n<p>Art\u0131k kendini tutamayan Safdil \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Baylar, ben hizmet \u00f6d\u00fcl\u00fc almak i\u00e7in Versailles&#8217;a gidiyorum. Orada bu Mons de Louvois&#8217;yla konu\u015furum. Kral\u0131 da g\u00f6rece\u011fim; ona ger\u00e7e\u011fi anlatt\u0131\u011f\u0131mda do\u011fruyu g\u00f6rece\u011finden eminim. Yak\u0131nda Matmazel de Saint-Yves&#8217;le evlenmek i\u00e7in geri d\u00f6nece\u011fim, sizleri de d\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcme \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yorum.&#8221; O zaman bu iyi insanlar onu, gizli yolculuk yapan \u00f6nemli bir devlet adam\u0131 sand\u0131lar; baz\u0131lar\u0131 da kral\u0131n soytar\u0131s\u0131 oldu\u011funu ileri s\u00fcrd\u00fcler.<\/p>\n<p>Masada oturanlar aras\u0131nda Peder La Chaise&#8217;in casuslar\u0131ndan bir cizvit papaz\u0131 vard\u0131. Bu adam\u0131n raporlar\u0131 \u00f6nce Peder La Chaise&#8217;e, sonra da Mons de Louvois&#8217;ya gidiyordu. Casusun yazd\u0131\u011f\u0131 mektup Safdil&#8217;le ayn\u0131 g\u00fcn Versailles&#8217;a ula\u015ft\u0131.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L&#8217;\u0130N VERSAILLES&#8217;A GEL\u0130\u015e\u0130 VE HUZURA KABUL\u00dc<\/b><\/p>\n<p>Safdil&#8217;in bindi\u011fi posta Arabas\u0131 onu saray\u0131n mutfak yan\u0131ndaki kap\u0131s\u0131 \u00f6n\u00fcnde b\u0131rakt\u0131. Kap\u0131 \u00f6n\u00fcndeki bir \u00f6bek adama kral\u0131 ne zaman g\u00f6rebilece\u011fini sordu. Adamlar, \u0130ngiliz amiralin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, kahkahalarla g\u00fclmeye ba\u015flad\u0131lar. Tepesi atan Safdil onlar\u0131 pataklamak isteyince onlar da kar\u015f\u0131l\u0131k verdiler. Ortal\u0131k kan g\u00f6l\u00fcne d\u00f6nmek \u00fczereydi ki oradan ge\u00e7en Br\u00f6ton as\u0131ll\u0131 bir saray koruman\u0131 onlar\u0131 ay\u0131rd\u0131. Safdil ona sordu: &#8220;Bay\u0131m, siz iyi bir adama benziyorsunuz; ben Notre Dame de la Montagne Manast\u0131r\u0131 rahibinin ye\u011feniyim; \u0130ngilizlere kar\u015f\u0131 sava\u015ft\u0131m; kral\u0131 g\u00f6rmeye geldim, l\u00fctfen beni onun yan\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcn.&#8221; Saray g\u00f6reneklerini bilmeyen bu yi\u011fidin kendi k\u00f6y\u00fcnden olmas\u0131ndan \u00e7ok mutlu olan koruman ona, kralla her gelenin konu\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131, Mons de Louvois&#8217;n\u0131n onu krala sunmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yledi. Safdil &#8220;\u00d6yleyse beni Mons de Louvois&#8217;ya g\u00f6t\u00fcr\u00fcn,&#8221; deyince &#8220;Bu \u00e7ok daha zor; sizi \u00f6nce bakan yazman\u0131 Bay Alexandre&#8217;a g\u00f6t\u00fcreyim, bakan\u0131n kendisiyle konu\u015fmu\u015f gibi olursunuz,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Fakat yazman\u0131 g\u00f6remediler; Bay Alexandre bir bayanla g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcyordu ve rahats\u0131z edilmemesi i\u00e7in kesin buyru\u011fu vard\u0131. Koruman &#8220;\u00d6yleyse Bay Alexandre&#8217;\u0131n yazman\u0131na gidelim; bakan yazman\u0131yla g\u00f6r\u00fc\u015fm\u00fc\u015f gibi olursunuz,&#8221; dedi. Safdil koruman\u0131n pe\u015finden bir odaya girdi ve orada yar\u0131m saat beklediler. Kendi kendine s\u00f6yleniyordu: &#8220;Ne bi\u00e7im yer buras\u0131? Burada herkes g\u00f6r\u00fcnmez olmu\u015f sanki. A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;da \u0130ngilizlerle sava\u015fmak Versailles&#8217;da birini g\u00f6rebilmekten daha kolaym\u0131\u015f.&#8221; Bu arada k\u00f6yl\u00fcs\u00fcne g\u00f6n\u00fcl derdini anlat\u0131yordu, ama o arada \u00e7alan saat korumana g\u00f6revini an\u0131msatt\u0131. Ertesi g\u00fcn bulu\u015fmaya s\u00f6z vererek ayr\u0131ld\u0131lar. Safdil odada Matmazel de Saint-Yves&#8217;i d\u00fc\u015fleyerek yar\u0131m saat daha bekledi.<\/p>\n<p>Sonunda yazman\u0131n yazman\u0131 g\u00f6r\u00fcnd\u00fc. Safdil ona &#8220;Bay\u0131m, sizi bekledi\u011fim kadar \u0130ngilizleri bekleseydim, A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;y\u0131 rahatl\u0131kla talan ederlerdi,&#8221; dedi. Bu s\u00f6zler yazman\u0131n ilgisini \u00e7ekti, &#8220;Ne istiyorsunuz?&#8221; diye sordu. Safdil &#8220;\u00d6d\u00fcl\u00fcm\u00fc istiyorum, i\u015fte kan\u0131tlar\u0131m,&#8221; diyerek belgeleri \u00e7\u0131kard\u0131. Yazman bunlar\u0131 inceledikten sonra herhalde ona bir te\u011fmenlik r\u00fctbesi sat\u0131n alabilece\u011fini s\u00f6yledi. Safdil \u015fa\u015f\u0131rd\u0131: &#8220;Nas\u0131l? \u0130ngilizleri kovdu\u011fum i\u00e7in para m\u0131 \u00f6deyece\u011fim? Benimle alay m\u0131 ediyorsunuz? Bana kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z bir s\u00fcvari b\u00f6l\u00fc\u011f\u00fc verin. Ayr\u0131ca, kral\u0131n Matmazel de Saint-Yves&#8217;i manast\u0131rdan \u00e7\u0131karmas\u0131n\u0131 ve benimle evlendirmesini istiyorum. Krala elli bin aile kazand\u0131rmak i\u00e7in konu\u015fmak istiyorum. K\u0131sacas\u0131, yararl\u0131 olmak istiyorum; benden yararlan\u0131n ve \u00f6n\u00fcm\u00fc a\u00e7\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>Yazman &#8220;B\u00f6yle y\u00fcksek sesle konu\u015fan beyefendi, siz kimsiniz?&#8221; dedi. Safdil &#8220;Oh! oh! belgelerimi okumad\u0131n\u0131z demek! Ad\u0131m Herk\u00fcl de Kerkabon; vaftizliyim ve Mavi Kadran Oteli&#8217;nde kal\u0131yorum; sizi krala \u015fik\u00e2yet edece\u011fim,&#8221; dedi. Yazman onun akl\u0131n\u0131n yerinde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek fazla ald\u0131r\u0131\u015f etmeden g\u00f6nderdi.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 g\u00fcn, kral\u0131n \u00f6zel rahibi Peder La Chaise casusun mektubunu alm\u0131\u015ft\u0131; bu mektupta Br\u00f6tanyal\u0131 Kerkabon&#8217;un Protestanlar\u0131 savundu\u011fu ve cizvitleri su\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 yaz\u0131l\u0131yd\u0131. Bunun yan\u0131 s\u0131ra, A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya yarg\u0131c\u0131 da Mons de Louvois&#8217;ya g\u00f6nderdi\u011fi mektupta Safdil&#8217;in manast\u0131rlar\u0131 yak\u0131p gen\u00e7 k\u0131zlar\u0131 ka\u00e7\u0131rmak isteyen bir serseri oldu\u011funu bildiriyordu.<\/p>\n<p>Safdil can s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 i\u00e7inde Versailles&#8217;\u0131n bah\u00e7elerinde bir s\u00fcre gezindikten sonra otele d\u00f6nd\u00fc. Ertesi g\u00fcn kral\u0131 g\u00f6rece\u011fi, bir s\u00fcvari b\u00f6l\u00fc\u011f\u00fcne komuta edece\u011fi, Protestanlara eziyet edilmesini durduraca\u011f\u0131 ve Matmazel de Saint-Yves&#8217;le evlenebilece\u011fi umuduyla uykuya dald\u0131. Sabaha do\u011fru jandarmalar odas\u0131na girip onu uyand\u0131rd\u0131lar. T\u00fcfe\u011fini, k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 ve cebindeki paras\u0131n\u0131 ald\u0131ktan sonra, bir arabaya bindirip Kral V. Charles&#8217;\u0131n yapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 konforlu \u015fatoya (9) g\u00f6t\u00fcrd\u00fcler.<\/p>\n<p>Safdil&#8217;in \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatmak zordur. \u00d6nce bunun bir d\u00fc\u015f oldu\u011funu sand\u0131. Sonra birden \u00f6fkelenip jandarmalardan ikisinin bo\u011faz\u0131na sar\u0131ld\u0131 ve ona engel olmak isteyen bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcyle birlikte arabadan a\u015fa\u011f\u0131 att\u0131. Di\u011ferleri \u00fczerine \u00e7ullan\u0131p onu bast\u0131rd\u0131lar ve yeniden arabaya bindirdiler. Safdil bir yandan &#8220;\u0130\u015fte \u0130ngilizleri A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;dan kovman\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 bu. Ah, g\u00fczel Saint-Yves, beni bu durumda g\u00f6rsen ne derdin?&#8221; diye s\u0131zlan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Sonunda tutukevine getirildi ve, bir cenaze gibi, ona ayr\u0131lm\u0131\u015f olan h\u00fccreye kondu. Bu h\u00fccrede iki y\u0131ld\u0131r kalan Gordon ad\u0131nda ya\u015fl\u0131 bir tutuklu daha vard\u0131. Jandarmalar ona &#8220;\u0130\u015fte sana bir arkada\u015f,&#8221; diyerek kap\u0131y\u0131 \u00fczerlerine kitlediler. \u0130ki tutuklu t\u00fcm d\u00fcnyadan ayr\u0131 ba\u015f ba\u015fa kald\u0131lar.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L&#8217;\u0130N BASTILLE&#8217;DE B\u0130R JANSENC\u0130YLE (10) KAR\u015eILA\u015eMASI<\/b><\/p>\n<p>Bay Gordon ya\u015fl\u0131, fakat canl\u0131 ve atak bir adamd\u0131. Ya\u015famda iki \u015feyi iyi biliyordu: zorlu\u011fa dayanmak ve mutsuzlar\u0131 avutmak. G\u00fcler y\u00fczle Safdil&#8217;e yakla\u015f\u0131p onu kucaklad\u0131. &#8220;Mezar\u0131m\u0131 payla\u015fmaya gelen siz; kim olursan\u0131z olun, bilin ki d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz bu cehennem \u00e7ukurunda sizin ac\u0131lar\u0131n\u0131z\u0131 dindirmek i\u00e7in kendi ac\u0131lar\u0131m\u0131 unutaca\u011f\u0131m. Bizi buraya getiren tanr\u0131sal g\u00fcce \u015f\u00fckredip, sesimizi \u00e7\u0131karmadan ac\u0131 \u00e7ekelim ve umudumuzu yitirmeyelim.&#8221; Bu s\u00f6zler Safdil&#8217;in ruhunda bir ferahl\u0131k yaratt\u0131 ve \u015fa\u015fk\u0131n g\u00f6zlerini bu yabanc\u0131ya \u00e7evirdi.<\/p>\n<p>Bu g\u00fczel s\u00f6zlerden sonra Gordon, s\u00f6z\u00fcn\u00fcn tatl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve iki talihsizin birbirine duydu\u011fu ilgiyle, onu zorlamadan y\u00fcre\u011fini a\u00e7arak i\u00e7indeki y\u00fck\u00fc hafifletmesi i\u00e7in g\u00fcven verdi. Fakat dinledikten sonra onun dertlerinin kayna\u011f\u0131n\u0131 anlayamad\u0131. \u015e\u00f6yle dedi: &#8220;Sizi Ontario&#8217;dan \u0130ngiltere&#8217;ye, sonra da Fransa&#8217;ya g\u00f6nderen, A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;da vaftiz ettiren Tanr\u0131&#8217;n\u0131n bir amac\u0131 olmal\u0131. Demek ki kurtulu\u015funuz i\u00e7in sizi buraya t\u0131kt\u0131.&#8221; Safdil &#8220;Vallahi, yazg\u0131m\u0131 \u015feytan\u0131n \u00e7izmi\u015f olabilece\u011fi akla daha yatk\u0131n geliyor. Amerika&#8217;daki karde\u015flerim bana bu barbarl\u0131\u011f\u0131 yapmazlard\u0131. Onlara vah\u015fi diyorlar; ama bu \u00fclkenin insanlar\u0131n\u0131n yan\u0131nda kibar say\u0131l\u0131rlar. Ben de d\u00fcnyan\u0131n \u00f6b\u00fcr ucundan gelip burada bir papazla kapat\u0131lm\u0131\u015f olmama \u015fa\u015f\u0131yorum. Ayr\u0131ca binlerce insan\u0131n \u00f6lmek i\u00e7in bir \u00fclkeden kalk\u0131p di\u011ferine gitmelerini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum ve t\u00fcm bunlarda Tanr\u0131&#8217;n\u0131n bir amac\u0131n\u0131 g\u00f6remiyorum,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Onlara bir delikten yemek uzatt\u0131lar. Konu\u015fma, Tanr\u0131&#8217;n\u0131n iyili\u011fi ve bu d\u00fcnyadaki zevklere kap\u0131lmama sanat\u0131 \u00fczerine s\u00fcrd\u00fc. Ya\u015fl\u0131 adam &#8220;\u0130ki y\u0131ld\u0131r burada kitaplardan ba\u015fka bir dostum olmadan ya\u015famaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum; \u015fimdiye kadar hi\u00e7 umutsuz olmad\u0131m,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Safdil &#8220;Ah, Bay Gordon, sizin de Matmazel de Saint-Yves gibi bir anal\u0131\u011f\u0131n\u0131z olsayd\u0131, \u015fimdi umutsuzluktan \u00e7\u0131ld\u0131r\u0131rd\u0131n\u0131z,&#8221; dedi. Bu arada a\u011flarken biraz rahatlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyumsad\u0131. &#8220;Ni\u00e7in g\u00f6zya\u015flar\u0131 insan\u0131 ferahlat\u0131yor? Tam tersi olmas\u0131 gerekmez mi?&#8221; diye sordu. \u0130yi y\u00fcrekli Gordon ona &#8220;O\u011flum, benli\u011fimizde her \u015fey fizikseldir. Her salg\u0131 v\u00fccuda yararl\u0131d\u0131r, ona yararl\u0131 olan ruhumuza da yararl\u0131 olur; bizler Tanr\u0131&#8217;n\u0131n makineleriyiz,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Her zaman akl\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelere a\u00e7\u0131k tutan Safdil bu s\u00f6zler \u00fczerine derin d\u00fc\u015f\u00fcncelere dald\u0131. Sonra Gordon&#8217;a makinesinin neden iki y\u0131ld\u0131r kilit alt\u0131nda tutuldu\u011funu sordu. Gordon yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Tanr\u0131&#8217;n\u0131n l\u00fctfuyla jansenci olarak tan\u0131nd\u0131m. Devinimin \u00f6nderleri Arnauld ve Nicole&#8217;le tan\u0131\u015ft\u0131m; cizvitler bize eziyet ettiler. Bizler Papa&#8217;n\u0131n da di\u011fer piskoposlardan fark\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131na inan\u0131yoruz; bu nedenle, kral\u0131n \u00f6zel rahibi Peder La Chaise, hi\u00e7bir yarg\u0131 yoluna gitmeden, beni tutukevine atmalar\u0131 i\u00e7in kraldan izin kopard\u0131.&#8221; Safdil &#8220;Ne tuhaf,&#8221; dedi, `Haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011fram\u0131\u015f kimi g\u00f6rd\u00fcysem, hepsi de Papa&#8217;n\u0131n y\u00fcz\u00fcnden bu durumlara d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f. Tanr\u0131&#8217;n\u0131n l\u00fctfuna gelince, bu konuda bir \u015fey bilmiyorum; ama k\u00f6t\u00fc bir durumdayken kar\u015f\u0131ma sizin gibi ba\u015fkas\u0131n\u0131n derdiyle ilgilenen ac\u0131ma duygusu olan birini \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in Tanr\u0131&#8217;ya \u015f\u00fckrediyorum.&#8221;<\/p>\n<p>B\u00f6ylece konu\u015fmalar\u0131 her g\u00fcn biraz daha ilgin\u00e7 ve \u00f6\u011fretici olarak s\u00fcr\u00fcp gitti. \u0130ki tutuklunun y\u00fcrekleri birbirine daha \u00e7ok yak\u0131nla\u015ft\u0131. Ya\u015fl\u0131 adam \u00e7ok \u015fey biliyordu, gen\u00e7 olan\u0131 da \u00f6\u011frenmeye susam\u0131\u015ft\u0131. Bir ay sonunda geometri \u00f6\u011frenmeye ba\u015flad\u0131. Sonra Gordon ona, o s\u0131ralar g\u00fcncel olan Rohault&#8217;nun Fizik kitab\u0131n\u0131 okuttu; Safdil bu kitapta ku\u015fkucu yarg\u0131lardan fazla bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc.<\/p>\n<p>Sonra Malebranche&#8217;\u0131n (11) Ger\u00e7ek Aray\u0131\u015f\u0131 adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n birinci cildini okudu. Bu kitap onu bir \u0131\u015f\u0131k gibi ayd\u0131nlatt\u0131. &#8220;Nas\u0131l? \u0130mge ve duyular\u0131m\u0131z bizi bu kadar yan\u0131lt\u0131yorlar m\u0131? Cisimler d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi olu\u015fturmuyor ve onlar\u0131 kendi kendimize de yaratam\u0131yoruz ha!&#8221; Fakat ikinci cildi okuyunca bu kadar mutlu olmad\u0131; bir \u015feyi y\u0131kman\u0131n yapmaktan daha kolay oldu\u011fu sonucuna vard\u0131.<\/p>\n<p>Bu kadar gen\u00e7 birinin ancak bilge ki\u015filerden duyabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ortaya koymas\u0131 hocas\u0131n\u0131 \u00e7ok \u015fa\u015f\u0131rtt\u0131 ve \u00f6\u011frencisine daha \u00e7ok ba\u011fland\u0131.<\/p>\n<p>Birg\u00fcn Safdil elindeki kitab\u0131 g\u00f6stererek &#8220;Sizin bu Malebranche kitab\u0131n yar\u0131s\u0131n\u0131 akl\u0131yla, kalan yar\u0131s\u0131n\u0131 da d\u00fc\u015flem g\u00fcc\u00fc ve \u00f6nyarg\u0131lar\u0131yla yazm\u0131\u015f,&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Birka\u00e7 g\u00fcn sonra Gordon ona sordu: &#8220;\u0130nsan\u0131n i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131 hakk\u0131nda ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz? Yani, d\u00fc\u015f\u00fcncelerimiz, istemimiz, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz sizce nas\u0131l olu\u015fuyor?&#8221; Safdil &#8220;Vallahi, bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorum,&#8221; dedi. &#8220;Tek bildi\u011fim, biz de y\u0131ld\u0131zlar ve elementler gibi, tanr\u0131sal bir g\u00fcc\u00fcn etkisi alt\u0131nday\u0131z; o bizi de, evren denen ve kendi yap\u0131t\u0131 olan bu b\u00fcy\u00fck makinede birer di\u015fli \u00e7ark gibi kullan\u0131yor; \u00f6zel durumlar i\u00e7in de\u011fil, genel yasalar yap\u0131yor. Bu kadar\u0131n\u0131 anlayabiliyorum, di\u011ferleri benim i\u00e7in karanl\u0131k bir u\u00e7urumdan farks\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>Gordon \u015fa\u015f\u0131rd\u0131: &#8220;Fakat, o\u011flum, bu, Tanr\u0131 g\u00fcnah\u0131n da sahibi demektir!&#8221; Safdil &#8220;Fakat, say\u0131n peder, sizin tanr\u0131sal l\u00fctfunuz da Tanr\u0131&#8217;y\u0131 g\u00fcnah\u0131n sahibi yap\u0131yor: bu l\u00fctfun verilmedi\u011fi ki\u015filer elbette g\u00fcnah i\u015fleyeceklerdir; bizi g\u00fcnaha teslim eden g\u00fc\u00e7 g\u00fcnah\u0131n sahibi olmaz m\u0131?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Bu safl\u0131k ya\u015fl\u0131 adam\u0131 umutsuzlu\u011fa d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcyordu. Safdil&#8217;in sa\u011fduyusuyla onu d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bu a\u00e7mazdan kurtulmak i\u00e7in, mant\u0131kl\u0131 g\u00f6r\u00fcnen ama hi\u00e7 anlam ta\u015f\u0131mayan o kadar \u00e7ok s\u00f6z ediyordu ki Safdil ona ac\u0131yordu. Elbette bu sorun iyilik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn kayna\u011f\u0131 sorunuydu ve zavall\u0131 Gordon da\u011farc\u0131\u011f\u0131ndaki Pandora&#8217;n\u0131n kutusu, Orosmade&#8217;\u0131n yumurtas\u0131n\u0131 delen Arimane, Typhon ile Osiris aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fma ve ilk g\u00fcnah \u00f6yk\u00fclerine s\u0131\u011f\u0131n\u0131yordu. B\u00f6ylece iki dost karanl\u0131k bir gecede birbirlerine kavu\u015famayan iki ki\u015fi gibi ko\u015fturuyorlard\u0131. Ama t\u00fcm bunlar\u0131n iyi yan\u0131, kendi zavall\u0131 ya\u015famlar\u0131n\u0131 ve yery\u00fcz\u00fcndeki k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri unutuyor olmalar\u0131yd\u0131: herkes ac\u0131 \u00e7ekerken kendilerinin yak\u0131nmaya haklar\u0131 yoktu.<\/p>\n<p>Fakat, ak\u015fam sessizli\u011fi \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcnde g\u00fczel Saint-Yves&#8217;in g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc Safdil&#8217;in y\u00fcre\u011finde t\u00fcm metafizik ve ahlak d\u00fc\u015f\u00fcncelerini silmeye yetiyordu. Sabahlar\u0131 onun g\u00f6z\u00fc ya\u015fl\u0131 uyand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6ren jansenci Gordon, tanr\u0131sal l\u00fctfu ve Jansenius&#8217;u unutup, arkada\u015f\u0131n\u0131 avutmak i\u00e7in \u00e7\u0131rp\u0131n\u0131yordu.<\/p>\n<p>Kitaplar ve felsefe tart\u0131\u015fmalar\u0131 aras\u0131nda ba\u015flar\u0131ndan ge\u00e7enleri birbirlerine anlat\u0131yor, sonra yine kitaplara dal\u0131yorlard\u0131. Gen\u00e7 adam\u0131n kafas\u0131ndaki bilgiler giderek art\u0131yordu. Matmazel de Saint-Yves&#8217;e akl\u0131 dal\u0131p gitmese, \u00f6zellikle matematikte \u00e7ok ileri gidebilirdi.<\/p>\n<p>Okudu\u011fu tarih kitaplar\u0131 onu \u00e7ok \u00fcz\u00fcyordu. D\u00fcnya ona daha k\u00f6t\u00fc ve daha sefil g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Ger\u00e7ekten de tarih bir t\u00fcr su\u00e7lar ve k\u00f6t\u00fcl\u00fckler tablosudur. Temiz ve sessiz insanlar bu b\u00fcy\u00fck arenada kaybolurken, sahneye hep tutkulu ve ahlaks\u0131z adamlar \u00e7\u0131kar. Tarih, olaylar\u0131 sanki tutku, cinayet ve y\u0131k\u0131mlarla s\u00fcslenmi\u015f birer trajediye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmese, ilgin\u00e7 olmaktan \u00e7\u0131kacakm\u0131\u015f gibidir.<\/p>\n<p>Melpomenes gibi Cleopatra&#8217;n\u0131n eline de bir han\u00e7er vermek gereklidir.<\/p>\n<p>Di\u011ferleri gibi Fransa tarihi de deh\u015fet tablolar\u0131yla dolu oldu\u011fu halde, Safdil onun kurulu\u015f y\u0131llar\u0131n\u0131 i\u011fren\u00e7, geli\u015fme \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131c\u0131, hatta IV. Henri zaman\u0131n\u0131 bile k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7apta, b\u00fcy\u00fck yap\u0131tlardan ve di\u011fer \u00fclkelerin tarihlerini s\u00fcsleyen o g\u00fczel ke\u015fiflerden yoksun buldu. D\u00fcnyan\u0131n bir k\u00f6\u015fesine s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bu y\u0131k\u0131m ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 okurken s\u0131k\u0131nt\u0131dan patl\u0131yordu. Gordon da ona hak veriyordu.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece g\u00fcnler, haftalar, aylar ge\u00e7iyordu. Safdil \u00e2\u015f\u0131k olmasayd\u0131, bu umutsuz ya\u015fama al\u0131\u015f\u0131p mutlu olabilirdi. \u0130yilik dolu y\u00fcre\u011fi Notre Dame de la Montagne Manast\u0131r\u0131 rahibi ve Matmazel de Kerkabon i\u00e7in de \u00fcz\u00fcl\u00fcyordu. &#8220;Benden haber alamad\u0131klar\u0131 i\u00e7in kimbilir ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler? Beni iyilik bilmez bir ye\u011fen sanacaklar,&#8221; diye endi\u015feleniyordu. Kendinden \u00e7ok, onu sevenleri d\u00fc\u015f\u00fcnerek \u00fcz\u00fcl\u00fcyordu.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L GEL\u0130\u015e\u0130YOR<\/p>\n<p><\/b>Okumak ruhu ferahlat\u0131r, iyi bir dost avutur. Safdil daha \u00f6nce bilmedi\u011fi bu iki nimetten yararlan\u0131yordu. Kendi kendine &#8220;Bu de\u011fi\u015fim masal\u0131na inanas\u0131m geliyor; kaba biriyken insana d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcm,&#8221; diyordu. Harcamas\u0131na izin verilen paran\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcyle kitaplar alarak kendine se\u00e7kin bir kitapl\u0131k olu\u015fturdu. Arkada\u015f\u0131 ona d\u00fc\u015f\u00fcncelerini yaz\u0131ya d\u00f6kmesini \u00f6neriyordu. \u0130\u015fte Safdil&#8217;in ilk \u00e7a\u011f \u00fczerine yazd\u0131klar\u0131:<\/p>\n<p>Uluslar\u0131n da uzun s\u00fcre benim gibi ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131 san\u0131yorum; uzun s\u00fcre e\u011fitimsiz kald\u0131lar, ge\u00e7mi\u015fi ve gelece\u011fi umursamadan, g\u00fcn\u00fc g\u00fcn\u00fcne ya\u015fad\u0131lar. Kanada&#8217;da be\u015f alt\u0131 y\u00fcz fersah dola\u015ft\u0131m, bir tek an\u0131t g\u00f6remedim; orada kimse atalar\u0131n\u0131n ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmiyor. \u0130nsan\u0131n do\u011fal durumu bu de\u011fil midir? Bu k\u0131tadaki insanlar\u0131n di\u011ferinden \u00fcst\u00fcn oldu\u011funa inan\u0131yorum, \u00e7\u00fcnk\u00fc sanat ve bilim yoluyla ya\u015fam\u0131n\u0131 daha da zenginle\u015ftirmeyi bildi. Acaba bunun nedeni bunlar\u0131n sakall\u0131 olu\u015fu, Amerikal\u0131lara Tanr\u0131&#8217;n\u0131n sakal\u0131 esirgemesinden olabilir mi? Sanm\u0131yorum; \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00c7inlilerin de sakal\u0131 yok, ama be\u015f bin y\u0131ll\u0131k bir sanatlar\u0131 var. \u00c7in tarih kay\u0131tlar\u0131 d\u00f6rt bin y\u0131l eskilere dayand\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, en az elli y\u00fczy\u0131ld\u0131r bereket i\u00e7inde ya\u015f\u0131yor olmal\u0131lar.<\/p>\n<p>Ni\u00e7in \u00fclkeler kendi ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131n\u0131 g\u00f6rkemli g\u00f6steriyorlar? Pek de eski olmayan Fransa tarihini yazanlar onu Hector&#8217;un o\u011flu Francus ad\u0131nda birine dayand\u0131r\u0131yorlar. Romal\u0131lar kendilerini Frigyadan gelmi\u015f say\u0131yorlar, ama dillerinde Frigya dilinden kalm\u0131\u015f bir tek s\u00f6zc\u00fck bile yok. Tanr\u0131lar M\u0131s\u0131r&#8217;da on bin y\u0131l, \u015feytanlar da \u0130skitlerin \u00fclkesinde be\u015f bin y\u0131l kalm\u0131\u015flar ve Hunlar\u0131 do\u011furmu\u015flar. Thukidides&#8217;ten \u00f6nce yaz\u0131lm\u0131\u015f tarihlerde Amadis&#8217;in yazd\u0131\u011f\u0131 romanlar\u0131n k\u00f6t\u00fc birer kopyas\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyorum. Her yerde hayaletler, mucizeler, b\u00fcy\u00fcler, de\u011fi\u015fimler, d\u00fc\u015flerde g\u00f6r\u00fclen gizli ge\u00e7itler b\u00fcy\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck t\u00fcm uluslar\u0131n yazg\u0131s\u0131n\u0131 belirlemi\u015fler. K\u00e2h konu\u015fan, k\u00e2h tap\u0131lan hayvanlar, insana d\u00f6n\u00fc\u015fen Tanr\u0131lar ve Tanr\u0131&#8217;ya d\u00f6n\u00fc\u015fen insanlar. Ah! E\u011fer bize masallar gerekiyorsa, hi\u00e7 olmazsa ger\u00e7e\u011fe yak\u0131n masallar olsun. Filozoflar\u0131n masallar\u0131 beni d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcr, \u00e7ocuk masallar\u0131 g\u00fcld\u00fcr\u00fcr, ama bu sahte masallar beni i\u011frendiriyor.<\/p>\n<p>Bir g\u00fcn Bizans \u0130mparatoru J\u00fcstinyen&#8217;in tarihini okudu. Orada, bu yi\u011fit kral\u0131n \u015fu s\u00f6zleri i\u00e7in rahiplerce aforoz edilmek istendi\u011fini okudu: Ger\u00e7ek kendi \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131yla ayd\u0131nl\u0131kt\u0131r, kafalar odun ate\u015fiyle ayd\u0131nlanmaz. Rahipler bu s\u00f6zlerin dinsizlik oldu\u011funu, oysa H\u0131ristiyanl\u0131\u011fa uygun ve evrensel olan d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u015f\u00f6yle olmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdi: Kafalar ancak odun ate\u015fiyle ayd\u0131nlan\u0131r; ger\u00e7ek kendi \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131yla ayd\u0131nlatamaz. Bu rahipler, kral\u0131 buna benzer s\u00f6zleri i\u00e7in aforoz etmi\u015flerdi.<\/p>\n<p>Safdil \u00f6fkelendi: &#8220;Nas\u0131l? Bunlar kimi aforoz ediyorlar?&#8221; Gordon yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Rahiplerin aforozlar\u0131 Konstantinopolis&#8217;te halk ve imparator taraf\u0131ndan alay konusu oldu; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu iyi imparator rahiplerin iyilikten \u00f6te bir \u015fey yapmalar\u0131n\u0131 engellemi\u015fti. Bu rahipler daha \u00f6nceki imparatorlar\u0131 \u00e7ok daha ciddi konularda aforoz ederek halk\u0131 b\u0131kt\u0131rm\u0131\u015flard\u0131.&#8221; Safdil &#8220;\u0130yi olmu\u015f,&#8221; dedi, &#8220;Rahipleri d\u0131\u015flamadan denetim alt\u0131nda tutmak gerekir.&#8221;<\/p>\n<p>Safdil&#8217;in kaleme ald\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceler ya\u015fl\u0131 Gordon&#8217;u deh\u015fete d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcyordu. Kendi kendine &#8220;Nas\u0131l olur?&#8221; diyordu, &#8220;Ben elli y\u0131l okuyup kendimi yeti\u015ftirdim, ama yabanl\u0131ktan gelen bu iyi \u00e7ocu\u011fun sa\u011fduyusuna eri\u015femedim. Ben karma\u015f\u0131k \u00f6nyarg\u0131lar \u00fcretirken, o do\u011fay\u0131 dinliyor.&#8221;<\/p>\n<p>Ya\u015fl\u0131 adam\u0131n kitaplar\u0131n\u0131n aras\u0131nda ayl\u0131k dergiler de vard\u0131: bu dergilerde, kendileri bir \u015fey \u00fcretemeyen insanlar ba\u015fkalar\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcnlerini k\u00f6t\u00fclemekten zevk al\u0131yorlard\u0131. Safdil, Racine ve Fenelon&#8217;u k\u00f6t\u00fcleyen birka\u00e7\u0131n\u0131 okuduktan sonra \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Bunlar, yumurtas\u0131n\u0131 en g\u00fczel at\u0131n k\u0131\u00e7\u0131na b\u0131rakan sineklere benziyorlar; at bu y\u00fczden ko\u015fmaktan geri kalmaz.&#8221;<\/p>\n<p>Daha sonra birlikte g\u00f6kbilim okudular. Safdil h\u00fccreye k\u00fcreler getirtip okuduklar\u0131n\u0131 g\u00f6rmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131 ve buna hayran oldu: &#8220;Ah! ne yaz\u0131k ki \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc yitirdi\u011fim bir s\u0131rada evreni tan\u0131yorum! J\u00fcpiter ve Sat\u00fcrn bu sonsuz bo\u015fluklarda geziyor, milyonlarca y\u0131ld\u0131z milyarlarca d\u00fcnyay\u0131 ayd\u0131nlat\u0131yor. Ama evrenin bu k\u00f6\u015fesinde, beni bunlar\u0131 g\u00f6rmekten yoksun b\u0131rakmak isteyen yarat\u0131klar var. T\u00fcm evren i\u00e7in var olan \u0131\u015f\u0131k benim i\u00e7in yok. \u00c7ocuklu\u011fumu ge\u00e7irdi\u011fim o uzak \u00fclkede \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 benden gizlemiyorlard\u0131. Siz olmasayd\u0131n\u0131z, sevgili Gordon, burada bir hi\u00e7likte olacakt\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L&#8217;\u0130N T\u0130YATRO \u00dcZER\u0130NE G\u00d6R\u00dc\u015eLER\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nGen\u00e7 Safdil k\u0131ra\u00e7 toprakta b\u00fcy\u00fcd\u00fckten sonra verimli topra\u011fa dikilen a\u011fa\u00e7lar gibi k\u00f6klerini ve dallar\u0131n\u0131 k\u0131sa s\u00fcrede alabildi\u011fine geni\u015fletti. Bu topra\u011f\u0131n bir tutukevi olmas\u0131 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>\u0130ki tutsa\u011f\u0131n bo\u015f zamanlar\u0131n\u0131 dolduran kitaplar aras\u0131nda \u015fiirler, Yunan trajedilerinin \u00e7evirileri ve birka\u00e7 Frans\u0131z tiyatro yap\u0131t\u0131 vard\u0131. A\u015fk \u00fczerine okudu\u011fu \u015fiirler Safdil&#8217;in y\u00fcre\u011fini hem zevk ve hem de ac\u0131yla doldurdu. Bu \u015fiirler ona sevgili Saint-Yves&#8217;den s\u00f6z ediyorlard\u0131. \u0130ki g\u00fcvercin \u015fiiri y\u00fcre\u011fini par\u00e7alad\u0131: g\u00fcvercinine geri d\u00f6nebilmekten \u00e7ok uzakt\u0131.<\/p>\n<p>Moliere okumak onu \u00e7ok e\u011flendirdi. Bu oyunlar ona hem Paris g\u00f6reneklerini ve hem de insan do\u011fas\u0131n\u0131 \u00f6\u011fretiyordu. Gordon &#8220;Bu oyunlardan hangisini daha \u00e7ok be\u011fendiniz?&#8221; diye sordu. Safdil &#8220;Hi\u00e7 ku\u015fkusuz, Tartuffe,&#8221; dedi. Gordon &#8220;Ben de sizin gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Beni bu h\u00fccreye bir tartufe (12) t\u0131kt\u0131; eminim sizin dertlerinizin kayna\u011f\u0131 da ba\u015fka tartufeler olmu\u015ftur.&#8221;<\/p>\n<p>Gordon &#8220;Yunan trajedilerini nas\u0131l buluyorsunuz?&#8221; diye sorunca Safdil &#8220;Yunanl\u0131lar i\u00e7in iyi,&#8221; dedi. Fakat bu alanda Racine&#8217;in Iphigenie, Phedre, Andromaque, Athalie gibi yap\u0131tlar\u0131n\u0131 okuyunca b\u00fcy\u00fck zevk duydu, g\u00f6zya\u015flar\u0131 d\u00f6kt\u00fc ve onlar\u0131 neredeyse ezberledi.<\/p>\n<p>Gordon ona &#8220;Siz bir de Rodogune&#8217;\u00fc okuyun; be\u011fendi\u011finiz di\u011fer oyunlar onun yan\u0131nda s\u00f6n\u00fck kal\u0131rlar,&#8221; dedi. Safdil daha ilk sayfada ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131rd\u0131: &#8220;Bu ayn\u0131 yazar\u0131n de\u011fil?&#8221; Gordon &#8220;Nereden anlad\u0131n\u0131z?&#8221; diye sorunca &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc bu dizeler ne kula\u011fa, ne de y\u00fcre\u011fe sesleniyor,&#8221; dedi. Gordon &#8220;Oh! bunlar yaln\u0131zca dize,&#8221; deyince Safdil &#8220;O zaman niye yaz\u0131yor?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Safdil oyunu b\u00fcy\u00fck bir dikkatle ve yaln\u0131zca zevk alabilmek i\u00e7in okudu; bitirdi\u011finde kuru ve \u015fa\u015fk\u0131n g\u00f6zlerle dostuna bak\u0131yor, s\u00f6yleyecek s\u00f6z bulam\u0131yordu. Sonunda duygular\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klad\u0131: &#8220;Oyunun ba\u015f\u0131ndan bir \u015fey anlamad\u0131m; ortas\u0131 berbat; son sahne beni duyguland\u0131rd\u0131, ama pek ger\u00e7e\u011fe benzemiyor. Ki\u015filerin hi\u00e7birine yak\u0131nl\u0131k duymad\u0131m ve, belle\u011fim g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011fu halde, yirmi dize bile belle\u011fimde kalmad\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Gordon &#8220;Ama bu oyun en b\u00fcy\u00fck yap\u0131t\u0131m\u0131z olarak tan\u0131n\u0131yor,&#8221; diye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131. Safdil &#8220;O zaman bu yap\u0131t, bulunduklar\u0131 konumlar\u0131 hak etmeyen bir \u00e7ok insan gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Asl\u0131nda burada bir be\u011feni s\u00f6z konusu: belki de benim be\u011fenim tam geli\u015fmemi\u015f ve yan\u0131l\u0131yor olabilirim. Ancak, duyumsad\u0131\u011f\u0131m\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yledi\u011fimi biliyorsunuz. \u0130nsanlar\u0131n yarg\u0131lar\u0131nda \u00e7o\u011fu kez d\u00fc\u015flem, moda ve kaprislerin etkisi oldu\u011fundan ku\u015fkulan\u0131yorum. Ben do\u011fal olan\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorum; belki do\u011fan\u0131n bendeki geli\u015fimi tamam de\u011fil, belki de insanlar do\u011fay\u0131 pek sorgulam\u0131yor.&#8221; Bunun \u00fczerine Iphigenie&#8217;den ezberledi\u011fi dizeleri okudu; sesi acemiceydi ama ya\u015fl\u0131 Jansenciyi a\u011flatt\u0131. Sonra Cinna&#8217;dan dizeler okudu; Gordon bu kez a\u011flamad\u0131, ama g\u00fczelli\u011fine hayran kald\u0131.<\/span><\/span><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span lang=\"TR\"><span style=\"font-size: small;\"><b>G\u00dcZEL SA\u0130NT-YVES VERSAILLES&#8217;A G\u0130D\u0130YOR<br \/>\n<\/b><br \/>\nKahraman\u0131m\u0131z bir yandan avuntu buluyor, e\u011fitimini tamaml\u0131yor ve y\u0131llarca kullan\u0131lmam\u0131\u015f akl\u0131n\u0131 geli\u015ftiriyorken, Rahip de Kerkabon ve k\u0131z karde\u015fi, g\u00fczel Saint-Yves acaba ne yap\u0131yorlard\u0131? Rahip ve k\u0131z karde\u015fi ilk bir ay merakla beklediler, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc aydan sonra \u00fcz\u00fcnt\u00fcye kap\u0131ld\u0131lar: Paris&#8217;ten gelen as\u0131ls\u0131z haberler sonucu onun \u00f6lm\u00fc\u015f oldu\u011funa inand\u0131lar. O s\u0131rada Br\u00f6tanyal\u0131 bir saray koruman\u0131n\u0131n ailesine yazd\u0131\u011f\u0131 mektuptan, Safdil&#8217;e benzer bir gencin Versailles&#8217;a geldi\u011fini, ancak gece yar\u0131s\u0131 tutuklanarak tutukevine g\u00f6t\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve bir daha haber al\u0131nmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011frendiler.<\/p>\n<p>Matmazel de Kerkabon a\u011flayarak karde\u015fine \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Yaz\u0131k! Ye\u011fenimizin ba\u015f\u0131na bir i\u015f gelmi\u015f; herhalde saray g\u00f6reneklerini bilmedi\u011fi i\u00e7in yanl\u0131\u015f bir davran\u0131\u015fta bulunmu\u015f olmal\u0131. Sevgili karde\u015fim, kalk gidelim. Ben Paris&#8217;i ve Versailles saray\u0131n\u0131 hi\u00e7 g\u00f6rmedim; hem gezmi\u015f oluruz, hem de belki ye\u011fenimizi buluruz. Karde\u015fimizin o\u011fluna yard\u0131m etmek g\u00f6revimizdir. Belki de gen\u00e7li\u011fin verdi\u011fi heyecan\u0131 ge\u00e7ince \u00e7\u00f6mez olmaya raz\u0131 ederiz. An\u0131ms\u0131yor musunuz, Eski ve Yeni Ahitleri ne g\u00fczel yorumluyordu? Onu biz vaftiz etti\u011fimiz i\u00e7in, ruhunun kurtulu\u015fundan biz sorumluyuz. Sevgilisi Saint-Yves her g\u00fcn a\u011fl\u0131yor. E\u011fer Paris&#8217;te o s\u00f6z\u00fc edilen e\u011flence yerlerinde k\u00f6t\u00fc bir evde ya\u015f\u0131yorsa, onu oradan kurtar\u0131r\u0131z. Paris&#8217;e gidelim.&#8221;<\/p>\n<p>Rahip k\u0131z karde\u015finin bu s\u00f6zlerinden \u00e7ok duyguland\u0131. Safdil&#8217;i vaftiz etmi\u015f olan Saint-Malo piskoposuna giderek izin ve yard\u0131m istedi. Piskopos izni onaylad\u0131 ve kral\u0131n \u00f6zel rahibi Peder La Chaise&#8217;e, Paris ba\u015fpiskoposu Harlay&#8217;e ve Meaux piskoposu Bossuet&#8217;ye yaz\u0131lm\u0131\u015f tavsiye mektuplar\u0131 verdi.<\/p>\n<p>Sonunda iki karde\u015f Paris&#8217;e geldiler; ancak daha ilk g\u00fcnden karma\u015f\u0131k bir labirentte kaybolmu\u015f gibiydiler. Her g\u00fcn kiralad\u0131klar\u0131 arabalarla ara\u015ft\u0131rma yap\u0131yor, ama bir sonu\u00e7 elde edemiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Rahip Peder La Chaise&#8217;i g\u00f6rmeye gitti. Kral\u0131n \u00f6zel rahibi o s\u0131rada Matmazel du Tron&#8217;la \u00f6zel g\u00f6r\u00fc\u015fme yap\u0131yordu ve k\u00f6y papazlar\u0131yla g\u00f6r\u00fc\u015fecek vakti yoktu. Rahip sonra ba\u015fpiskoposa gitti. O da \u00f6nemli kilise i\u015flerini g\u00f6r\u00fc\u015fmek \u00fczere Madam de Lesdiguieres&#8217;le odaya kapanm\u0131\u015ft\u0131. Sonunda Paris d\u0131\u015f\u0131ndaki Meaux piskoposuna ko\u015ftu: o da Matmazel de Mauleon&#8217;la gizemli konular\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcyordu. Rahip sonunda bu din adamlar\u0131na haber ula\u015ft\u0131rabildi; \u00fc\u00e7\u00fc de ye\u011feni \u00e7\u00f6mez olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bir \u015fey yapamayacaklar\u0131n\u0131 bildirdiler.<\/p>\n<p>Zaman ge\u00e7iyor ve iki karde\u015f ye\u011fenleri i\u00e7in bir \u015fey yapamad\u0131klar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc umutsuzlan\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>O s\u0131ralarda A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya yarg\u0131c\u0131 aptal o\u011flunu evlendirebilmek i\u00e7in manast\u0131rdan \u00e7\u0131km\u0131\u015f olan Matmazel de Saint-Yves&#8217;i s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131yordu. Gen\u00e7 k\u0131z vaftiz o\u011flunu h\u00e2l\u00e2 unutamam\u0131\u015ft\u0131, bu gelecekteki kocadan nefret ediyordu. Zorla kapat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 manast\u0131rda Safdil&#8217;e sevgisi daha da alevlenmi\u015fti. A\u015fk bir gen\u00e7 k\u0131zda, ya\u015fl\u0131 bir amca ve haladan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc duygular uyand\u0131r\u0131r. \u00dcstelik g\u00fczel Saint-Yves manast\u0131rda okudu\u011fu romanlardan cesaret alm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>G\u00fczel k\u0131z kasabada konu\u015fulan Br\u00f6tanyal\u0131 saray koruman\u0131n\u0131n mektubunu duymu\u015ftu. Versailles&#8217;a gidip kendi elleriyle bilgi toplamaya ve e\u011fer sevgilisi tutukevindeyse bakanlar\u0131n ayaklar\u0131na kapanmaya karar verdi. \u0130\u00e7inden bir ses ona saraylarda g\u00fczel k\u0131zlar\u0131n kolayca geri \u00e7evrilemeyece\u011fini s\u00f6yl\u00fcyordu. Ama bunun bedelinin ne oldu\u011funu bilemezdi.<\/p>\n<p>Karar\u0131n\u0131 verdikten sonra yat\u0131\u015ft\u0131, damat aday\u0131n\u0131 eskisi gibi terslemez oldu, kay\u0131nbabas\u0131na iyi davrand\u0131 ve b\u00f6ylece evine erin\u00e7li bir hava geldi. D\u00fc\u011f\u00fcn g\u00fcn\u00fcnden bir gece \u00f6nce, sabah d\u00f6rtte d\u00fc\u011f\u00fcn arma\u011fanlar\u0131n\u0131 ve de\u011ferli ne varsa toplay\u0131p gizlice ka\u00e7t\u0131. Plan\u0131n\u0131 o kadar iyi yapm\u0131\u015ft\u0131 ki sabah odas\u0131na girdiklerinde o \u00e7ok uzaklardayd\u0131. Herkes \u015fa\u015fk\u0131n ve \u00f6fkeliydi. Yarg\u0131\u00e7 o g\u00fcn \u00f6mr\u00fcnde sormad\u0131\u011f\u0131 kadar soru sordu; koca aday\u0131 her zamankinden daha aptal olmu\u015ftu. Rahip de Saint-Yves k\u0131z karde\u015finin pe\u015finden gitmek istedi. Yarg\u0131\u00e7 ve o\u011flu ona e\u015flik etmeye karar verdiler. B\u00f6ylece yazg\u0131 t\u00fcm A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;y\u0131 Paris&#8217;e ta\u015f\u0131yordu.<\/p>\n<p>G\u00fczel Saint-Yves kendisini izleyeceklerini biliyordu; gitti\u011fi yollarda arabac\u0131lara \u015fi\u015fman bir rahip, iri yar\u0131 bir yarg\u0131\u00e7 ve aptal bir gen\u00e7 g\u00f6r\u00fcp g\u00f6rmediklerini soruyordu. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc g\u00fcn onlar\u0131n yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenince de\u011fi\u015fik bir yola sapt\u0131 ve onlar bo\u015f yere Paris&#8217;te aran\u0131rken Versailles&#8217;a ula\u015fmay\u0131 ba\u015fard\u0131.<\/p>\n<p>Fakat gen\u00e7 ve g\u00fczel bir k\u0131z Versailles&#8217;da yaln\u0131z ba\u015f\u0131na ne yapabilirdi? Her t\u00fcrl\u00fc tehlikeye kar\u015f\u0131 savunmas\u0131z, bir yard\u0131m edeni olmadan kral koruman\u0131n\u0131 nas\u0131l bulabilirdi? A\u015fa\u011f\u0131 tabakalardan bir cizvit papaz\u0131na ba\u015fvurdu. Bu cizvit papazlar\u0131 her tabakada vard\u0131. Ba\u015flar\u0131nda kral\u0131n \u00f6zel rahibi ve gallik kilisenin \u015fefi denen Peder La Chaise olmak \u00fczere, daha a\u015fa\u011f\u0131da prenseslerin \u00f6zel rahipleri vard\u0131. Bakanlar\u0131n cizvitleri yoktu; onlar o kadar aptal de\u011fillerdi. Sonra halk\u0131n cizvitleri vard\u0131; \u00f6rne\u011fin hizmet\u00e7i k\u0131zlar\u0131n \u00f6zel rahipleri k\u0131zlar\u0131n sayesinde han\u0131mlar\u0131n\u0131n gizlerini \u00f6\u011frenebiliyorlard\u0131. G\u00fczel Saint-Yves&#8217;in ba\u015fvurdu\u011fu Peder Tout-\u00e0-Tous bunlardan biriydi. Ona derdini anlatt\u0131 ve kendisine g\u00fcvenilir bir aile yan\u0131nda kalacak yer bulmas\u0131n\u0131 istedi.<\/p>\n<p>Peder Tout-\u00e0-Tous onu bir saray subay\u0131n\u0131n e\u015fi ve en yak\u0131n s\u0131rda\u015f\u0131 olan bir kad\u0131n\u0131n yan\u0131na yerle\u015ftirdi. Saint-Yves eve girer girmez bu kad\u0131n\u0131n dostlu\u011funu ve g\u00fcvenini kazanmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131; Br\u00f6tanyal\u0131 koruman\u0131 arat\u0131p eve getirtti. Bu korumandan Safdil&#8217;in bir bakanl\u0131k yazman\u0131yla g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fckten sonra tutukland\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenince bu yazman\u0131n yerine ko\u015ftu. Bu g\u00fczel k\u0131z\u0131 g\u00f6ren yazman\u0131n huyu hemen de\u011fi\u015fti, \u00e7\u00fcnk\u00fc Tanr\u0131 kad\u0131nlar\u0131 herhalde erkekleri uysalla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in yaratm\u0131\u015f olmal\u0131.<\/p>\n<p>K\u0131z\u0131n durumundan duygulanan yazman ona her \u015feyi a\u00e7\u0131klad\u0131: &#8220;Sevgiliniz bir y\u0131ldan beri Bastille Tutukevindedir, ve e\u011fer siz olmasan\u0131z, \u00f6m\u00fcr boyu orada kalacakt\u0131r.&#8221; G\u00fczel Saint-Yves bay\u0131ld\u0131. Kendine geldi\u011finde yazman ona &#8220;Size yard\u0131m edecek yetkim yok; bana yaln\u0131zca k\u00f6t\u00fcl\u00fck etmek i\u00e7in yetki veriyorlar. Bence siz bakan Louvois&#8217;n\u0131n ye\u011feni Bay de Saint-Poulange&#8217;a gidin, o hem iyilik hem de k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapabilir. Bakan Louvois&#8217;n\u0131n iki ruhu vard\u0131r: biri Bay de Saint-Poulange, di\u011feri ise Madam du Bellay. Madam \u015fu anda Versailles&#8217;da de\u011fil, geriye bir tek \u015fans\u0131n\u0131z kal\u0131yor: Bay de Saint-Poulange&#8217;\u0131 yumu\u015fatmak.&#8221;<\/p>\n<p>B\u00f6ylece g\u00fczel Saint-Yves, bir par\u00e7a sevin\u00e7le \u00fcz\u00fcnt\u00fc, biraz umutla derin korkular aras\u0131nda, bir yandan karde\u015fi taraf\u0131ndan kovalan\u0131p, bir yandan sevgilisi i\u00e7in g\u00f6zya\u015flar\u0131 d\u00f6kerek Bay de Saint-Poulange&#8217;\u0131n evine ko\u015ftu.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L&#8217;\u0130N KAFACA GEL\u0130\u015eMES\u0130<\/b><\/p>\n<p>Safdil bilimde, \u00f6zellikle insan bilimlerinde h\u0131zl\u0131 bir ilerleme g\u00f6steriyordu. Kafas\u0131ndaki bu h\u0131zl\u0131 geli\u015fmenin nedeni, yaban\u0131l bir ortamda b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f olmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, soylu bir \u00f6ze sahip olmas\u0131yd\u0131. \u00c7ocuklu\u011funda hi\u00e7bir \u015fey \u00f6\u011frenmedi\u011fi i\u00e7in \u00f6nyarg\u0131lar da kazanmam\u0131\u015ft\u0131. Beyni \u00e7arp\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnceye al\u0131\u015fmad\u0131\u011f\u0131ndan t\u00fcm do\u011frulu\u011funu korumu\u015ftu. Olaylar\u0131 oldu\u011fu gibi g\u00f6rebiliyor, \u00e7ocuklu\u011fumuzda bize s\u00f6ylendi\u011fi bi\u00e7imde g\u00f6rmesini bilmiyordu. Arkada\u015f\u0131 Gordon&#8217;a \u015f\u00f6yle diyordu: &#8220;Size bask\u0131 yapanlar a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k insanlard\u0131r. Eziyet g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz i\u00e7in sizin yan\u0131n\u0131zday\u0131m, fakat jansenci oldu\u011funuz i\u00e7in \u00fcz\u00fcl\u00fcyorum. Her mezhep benim i\u00e7in bir yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n belirtisidir. S\u00f6yleyin bana, geometride mezhepler var m\u0131?&#8221; Gordon &#8220;Hay\u0131r, o\u011flum,&#8221; dedi, &#8220;\u0130nsanlar kan\u0131tlanan her ger\u00e7ekte uzla\u015fabilirler, fakat kapal\u0131 ger\u00e7eklerde farkl\u0131l\u0131klar do\u011far.&#8221; Safdil yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Bana kapal\u0131 ger\u00e7eklerden s\u00f6z etmeyin. Y\u00fczy\u0131llard\u0131r sak\u0131z gibi \u00e7i\u011fnenen bu laf y\u0131\u011f\u0131n\u0131 aras\u0131nda en ufak bir ger\u00e7ek olsayd\u0131, \u015fimdiye kadar kan\u0131tlan\u0131rd\u0131 ve t\u00fcm insanlar ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncede olurlard\u0131. Bu ger\u00e7ek d\u00fcnya i\u00e7in g\u00fcne\u015f gibi gerekli olsayd\u0131, \u015fimdi onun gibi \u0131\u015f\u0131ldard\u0131. &#8216;\u0130nsanda temel bir ger\u00e7ek var, Tanr\u0131 onu gizliyor,&#8217; demek, Tanr\u0131&#8217;y\u0131 ve insanl\u0131\u011f\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lamakt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Do\u011fan\u0131n e\u011fitti\u011fi bu saf \u00e7ocu\u011fun her s\u00f6z\u00fc ya\u015fl\u0131 bilge \u00fczerinde derin izler b\u0131rak\u0131yordu. Kendi kendine &#8220;Yoksa, \u015fimdiye kadar d\u00fc\u015f \u00fcr\u00fcn\u00fc \u015feyler i\u00e7in \u00f6mr\u00fcm\u00fc bo\u015fa m\u0131 harcad\u0131m? Tanr\u0131sal l\u00fctuftan \u00e7ok kendi mutsuzlu\u011fumdan eminim. Y\u0131llar\u0131m\u0131 Tanr\u0131&#8217;n\u0131n ve insan\u0131n \u00f6zg\u00fcr istemini ara\u015ft\u0131rmakla ge\u00e7irirken, kendi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc yitirdim; ne Aziz Augustin, ne de Aziz Prosper beni bu delikten \u00e7\u0131karabilir.&#8221;<\/p>\n<p>Safdil bir ara arkada\u015f\u0131na \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;B\u00f6yle akademik ve bo\u015f konular i\u00e7in kendilerine eziyet ettirenler bana pek bilge ki\u015filer gibi gelmiyor; onlara bask\u0131 yapanlarsa canavardan ba\u015fka bir \u015fey olamazlar.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130ki tutuklu bulunduklar\u0131 durumun adaletsizli\u011fi \u00fczerinde anla\u015f\u0131yorlard\u0131. Safdil &#8220;Ben sizden y\u00fcz kez daha \u015fanss\u0131z\u0131m,&#8221; dedi, &#8220;\u00d6zg\u00fcr bir ortamda do\u011fdum, sevdi\u011fim biri var; ama nedenini bilmeden ve soramadan ikisinden de ayr\u0131 tutuluyorum. Huronlar aras\u0131nda yirmi y\u0131l ya\u015fad\u0131m; onlara barbar diyorlar; ama onlar kimseye bask\u0131 yapm\u0131yorlar. Fransa&#8217;ya ayak basar basmaz kan\u0131m\u0131 bu \u00fclke i\u00e7in ak\u0131tt\u0131m; belki de bir kasabay\u0131 kurtard\u0131m, \u00f6d\u00fcl olarak bu h\u00fccrede \u00e7\u00fcr\u00fcmeye b\u0131rak\u0131ld\u0131m. Siz olmasan\u0131z \u00f6fkeden \u00f6l\u00fcrd\u00fcm. \u00d6yleyse bu \u00fclkede yasalar yok! \u0130nsanlar\u0131 dinlemeden tutukluyorlar. \u0130ngiltere&#8217;de b\u00f6yle de\u011fil; ah! as\u0131l \u00e7arp\u0131\u015fmam gereken \u0130ngilizler de\u011filmi\u015f.&#8221; B\u00f6ylece Safdil&#8217;in yeni geli\u015fmekte olan filozof yan\u0131 \u00f6fkesini dizginleyemiyordu.<\/p>\n<p>Arkada\u015f\u0131 ona kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmad\u0131. G\u00f6zden uzak olana kar\u015f\u0131 sevgi daha da artar, felsefe de sevgiyi azaltmazm\u0131\u015f. Safdil metafizik kadar sevgilisi Saint-Yves&#8217;den de s\u00f6z ediyordu. Duygular\u0131 safla\u015ft\u0131k\u00e7a sevgisi daha da art\u0131yordu. Birka\u00e7 roman okudu, ama ruhuna uygun olan\u0131 pek azd\u0131; y\u00fcre\u011fi hep okudu\u011fundan \u00f6telere gidiyordu; &#8220;Ah! bu yazarlar yaln\u0131zca sanat ve zek\u00e2lar\u0131n\u0131 konu\u015fturuyorlar,&#8221; diyordu.<\/p>\n<p>\u0130yi y\u00fcrekli ya\u015fl\u0131 jansenci giderek ona daha \u00e7ok ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131. Safdil&#8217;in etkisiyle, daha \u00f6nce bedensel bir g\u00fcnah sayd\u0131\u011f\u0131 a\u015fk\u0131n, hem ruhu y\u00fccelten, hem de erdemli k\u0131lan y\u00fcce bir duygu oldu\u011funa inan\u0131r oldu. Bir Huron&#8217;un jansencinin d\u00fc\u015f\u00fcncelerini de\u011fi\u015ftirebilmesi bir mucize say\u0131labilir.<\/p>\n<p><b>G\u00dcZEL SA\u0130NT-YVES UYGUNSUZ \u00d6NER\u0130LERE D\u0130REN\u0130YOR<br \/>\n<\/b><br \/>\nG\u00fczel Saint-Yves, yan\u0131nda kald\u0131\u011f\u0131 evin han\u0131m\u0131yla birlikte y\u00fczlerini \u00f6rterek Bay de Saint-Poulange&#8217;\u0131 g\u00f6rmeye gitti. Kap\u0131ya vard\u0131\u011f\u0131nda ilk g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ki\u015fi, evden ayr\u0131lmakta olan karde\u015fi Rahip de Saint-Yves oldu. \u00d6nce \u00fcrk\u00fcye kap\u0131ld\u0131 ama arkada\u015f\u0131 onu avuttu: &#8220;Size kar\u015f\u0131 olanlar daha \u00f6nce geldi\u011fi i\u00e7in, \u00f6zellikle siz de konu\u015fmal\u0131s\u0131n\u0131z. Bu \u00fclkede su\u00e7layanlara hemen kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in her zaman hakl\u0131 oluyorlar. \u00dcstelik, bildi\u011fim kadar\u0131yla, sizin y\u00fcz\u00fcn\u00fcz karde\u015finizin s\u00f6zlerinden daha etkili olacakt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bu s\u00f6zlerden cesaret alan Saint-Yves huzura \u00e7\u0131kt\u0131. Gen\u00e7li\u011fi, al\u0131m\u0131, ya\u015fl\u0131 g\u00f6zleri odadakilerin t\u00fcm dikkatini toplamaya yetti. Bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131n\u0131n dalkavuklar\u0131 bir an i\u00e7in efendilerini unutup g\u00fczelli\u011fi seyretmeye koyuldular. Saint-Poulange onu bir odaya ald\u0131. Gen\u00e7 k\u0131z b\u00fct\u00fcn i\u00e7tenli\u011fiyle ve inceli\u011fiyle sorununu anlatt\u0131. Saint-Poulange etkilenmi\u015fti. Titreyen gen\u00e7 kad\u0131n\u0131 avuttu: &#8220;Ak\u015fama yine gelin g\u00f6r\u00fc\u015felim; buradaki kalabal\u0131k i\u00e7inde sorunlar\u0131 aceleye getiriyoruz, oysa sizin sorununuz derin bir inceleme gerektiriyor,&#8221; dedi. Sonra gen\u00e7 kad\u0131n\u0131n g\u00fczelli\u011fine ve soylu duygular\u0131na \u00f6vg\u00fcler ya\u011fd\u0131r\u0131p ak\u015fam be\u015fte gelmesini tembih etti.<\/p>\n<p>Gen\u00e7 k\u0131z ak\u015fam yine oradayd\u0131; ev sahibesi de onunla gelmi\u015fti, ama o salonda kal\u0131p H\u0131ristiyan E\u011fitimi adl\u0131 kitab\u0131 okudu; Saint-Poulange gen\u00e7 k\u0131z\u0131 \u00f6zel odas\u0131na ald\u0131. \u00d6nce ona &#8220;Biliyor musunuz, matmazel,&#8221; dedi, &#8220;Karde\u015finiz benden sizi hapse att\u0131rmak i\u00e7in bir belge istedi? Do\u011frusu, onun A\u015fa\u011f\u0131 Br\u00f6tanya&#8217;ya postalanmas\u0131 i\u00e7in bir belge haz\u0131rlasam daha iyi olurdu.&#8221; Saint-Yves i\u00e7ini \u00e7ekti: &#8220;Ah! Bay\u0131m, ben karde\u015fim i\u00e7in b\u00f6yle bir \u015fey isteyemem. Yak\u0131nd\u0131\u011f\u0131m yanlar\u0131 var, ama insanlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerine sayg\u0131 duyar\u0131m. Sizden kasabam\u0131z\u0131 kurtaran, kral\u0131m\u0131za iyi hizmet edebilecek olan ve g\u00f6rev ba\u015f\u0131nda \u00f6len bir subay\u0131n o\u011flunun, iyi bir insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc geri vermenizi rica ediyorum. Onu neyle su\u00e7lad\u0131klar\u0131n\u0131 bilmiyoruz; bir insan\u0131 dinlemeden nas\u0131l tutuklayabilirler?&#8221;<\/p>\n<p>Bunun \u00fczerine bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131 ona cizvit casusun ve iki y\u00fczl\u00fc yarg\u0131c\u0131n mektuplar\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. G\u00fczel k\u0131z hayk\u0131rd\u0131: &#8220;Nas\u0131l? D\u00fcnyada b\u00f6yle al\u00e7ak insanlar olabilir mi? Bu k\u00f6t\u00fc adam beni o\u011fluyla evlenmeye zorlamak i\u00e7in bunu yapt\u0131. B\u00f6yle insanlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015fleri al\u0131narak m\u0131 yurtta\u015flar\u0131n yazg\u0131s\u0131yla oynan\u0131yor?&#8221; Gen\u00e7 k\u0131z bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131n\u0131n ayaklar\u0131na kapand\u0131 ve h\u0131\u00e7k\u0131rarak sevdi\u011fi adam\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc istedi. O kadar i\u015ftah a\u00e7\u0131c\u0131yd\u0131 ki bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131 ona, sevgilisine saklad\u0131\u011f\u0131 hazinelerden kendisine de biraz tatt\u0131rabilirse ba\u015far\u0131l\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 ima etti. Gen\u00e7 k\u0131z \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k i\u00e7inde duymam\u0131\u015f gibi yapt\u0131. Ama bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131 \u00f6nerisini daha a\u00e7\u0131k s\u00f6zlerle yineledi. B\u00f6ylece, her defas\u0131nda gen\u00e7 k\u0131z\u0131n kabul etmedi\u011fini g\u00f6ren adam, yaln\u0131zca tutuklulu\u011fu kald\u0131rmay\u0131 de\u011fil, arma\u011fanlar, evler, arabalar vermeyi \u00f6neriyordu. Gen\u00e7 k\u0131z bunlar\u0131 geri \u00e7evirdik\u00e7e Saint-Poulange&#8217;\u0131n i\u015ftah\u0131 daha da art\u0131yordu.<\/p>\n<p>G\u00fczel Saint-Yves divan \u00fczerinde yar\u0131 bayg\u0131n, \u015fa\u015fk\u0131n ve duydu\u011funa inanamayarak a\u011fl\u0131yordu. Bu kez Saint-Poulange onun ayaklar\u0131na sar\u0131ld\u0131. Asl\u0131nda \u00e7o\u011fu gen\u00e7 k\u0131z\u0131n geri \u00e7eviremeyece\u011fi yak\u0131\u015f\u0131kl\u0131 bir adamd\u0131. Ancak Saint-Yves Safdil&#8217;i seviyordu ve onu kurtarmak i\u00e7in de olsa sevgilisini aldatman\u0131n g\u00fcnah oldu\u011funa inan\u0131yordu. Saint-Poulange&#8217;\u0131n yalvarmalar\u0131 ve \u00f6d\u00fclleri iki kat\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Sonunda, akl\u0131 ba\u015f\u0131ndan gidip sevdi\u011fi adam\u0131 kurtarman\u0131n tek yolunun bu oldu\u011funu bildirdi. Bu tuhaf g\u00f6r\u00fc\u015fmenin uzad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6ren ev sahibesi H\u0131ristiyan E\u011fitimi kitab\u0131ndan ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131p s\u00f6ylendi: &#8220;Tanr\u0131m! iki saattir i\u00e7erde ne yap\u0131yorlar? Bay Saint-Poulange&#8217;\u0131n hi\u00e7 bu kadar uzun g\u00f6r\u00fc\u015fme yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmedim. Herhalde gen\u00e7 k\u0131z\u0131n istedi\u011fi zor bir \u015fey ki h\u00e2l\u00e2 yalvar\u0131yor olmal\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Sonunda arkada\u015f\u0131 \u00f6zel odadan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda sersem gibiydi, hi\u00e7bir \u015fey konu\u015famad\u0131. \u0130nsanlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve kad\u0131nlar\u0131n namusuyla bu kadar rahat\u00e7a oynayabilen devlet b\u00fcy\u00fckleri ve yar\u0131 b\u00fcy\u00fckleri \u00fczerine derin d\u00fc\u015f\u00fcnceler i\u00e7inde eve d\u00f6nd\u00fc.<\/p>\n<p>Arkada\u015f\u0131n\u0131n evine geldi\u011finde dayanamay\u0131p her \u015feyi ona anlatt\u0131. Dindar ev sahibesi istavrozlar \u00e7\u0131kar\u0131p onu avuttu: &#8220;Sevgili arkada\u015f\u0131m, yar\u0131n Peder Tout-\u00e0-Tous ile g\u00f6r\u00fc\u015felim; o Bay Saint-Poulange&#8217;\u0131 yak\u0131ndan tan\u0131r; evindeki t\u00fcm hizmet\u00e7ilerin din \u00f6\u011fretmenidir. Peder iyi bir insand\u0131r ve bir\u00e7ok han\u0131ma yard\u0131m etmi\u015ftir. Benim gibi siz de onu s\u0131rda\u015f kabul edin; ben hi\u00e7 pi\u015fman olmad\u0131m. Biz zavall\u0131 kad\u0131nlar, hep bir erke\u011fin yol g\u00f6stermesine gerek duyar\u0131z.&#8221; Saint-Yves ertesi g\u00fcn Peder Tout-\u00e0-Tous&#8217;u g\u00f6rmeyi kabul etti.<\/p>\n<p><b>G\u00dcZEL KIZIN C\u0130ZV\u0130TLE G\u00d6R\u00dc\u015eMES\u0130<br \/>\n<\/b><br \/>\nG\u00fczel ve mutsuz Saint-Yves, Peder Tout-\u00e0-Tous ile g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde ona, h\u00fck\u00fcmette g\u00fc\u00e7l\u00fc bir adam\u0131n ni\u015fanl\u0131s\u0131n\u0131 tutukevinden \u00e7\u0131karmak i\u00e7in yard\u0131mc\u0131 olmay\u0131 kabul etti\u011fini, ancak bunun i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir bedel istedi\u011fini anlatt\u0131. B\u00f6yle ahlaks\u0131z bir \u00f6neriyi kabul etmek istemedi\u011fini, yaln\u0131zca kendi ya\u015fam\u0131 s\u00f6z konusu olsayd\u0131 bu \u00f6neriyi kabul etmek yerine can\u0131na k\u0131yabilece\u011fini, ancak ni\u015fanl\u0131s\u0131 s\u00f6z konusu olunca ne yapmas\u0131 gerekti\u011fini bilmedi\u011fini s\u00f6yledi.<\/p>\n<p>Peder Tout-\u00e0-Tous \u00e7ok k\u0131zd\u0131: &#8220;\u015eu i\u011fren\u00e7 dinsizin yapt\u0131\u011f\u0131na bak! Bana bu g\u00f6revlinin ad\u0131n\u0131 s\u00f6yleyin; mutlaka jansencinin biridir; onu say\u0131n Peder La Chaise&#8217;e \u015fik\u00e2yet edece\u011fim ve ni\u015fanl\u0131n\u0131z\u0131n yatt\u0131\u011f\u0131 h\u00fccreye onu kapatt\u0131raca\u011f\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Gen\u00e7 k\u0131z uzun bir karars\u0131zl\u0131ktan sonra Saint-Poulange&#8217;\u0131n ad\u0131n\u0131 verdi.<\/p>\n<p>Rahip duralad\u0131: &#8220;Ah! Bay Saint-Poulange m\u0131 dedin, k\u0131z\u0131m? O zaman dur bakal\u0131m: kendisi \u015fimdiye kadar gelmi\u015f en de\u011ferli, en H\u0131ristiyan bakan\u0131m\u0131z\u0131n ye\u011feni olur; bu iyi bir adam\u0131n b\u00f6yle k\u00f6t\u00fc bir niyeti olamaz, siz yanl\u0131\u015f anlam\u0131\u015f olmal\u0131s\u0131n\u0131z.&#8221; Saint-Yves &#8220;Hay\u0131r, \u00e7ok iyi duydum, \u00e7\u00fcnk\u00fc defalarca s\u00f6yledi. Ah! ben ne talihsizim. Ya utan\u00e7 i\u00e7inde \u00f6lece\u011fim, yahut da sevgilim tutukevlerinde \u00e7\u00fcr\u00fcyecek,&#8221; diye a\u011flad\u0131.<\/p>\n<p>Peder Tout-\u00e0-Tous gen\u00e7 k\u0131z\u0131 tatl\u0131 s\u00f6zlerle yat\u0131\u015ft\u0131rd\u0131ktan sonra \u015f\u00f6yle dedi:<\/p>\n<p>&#8220;K\u0131z\u0131m, bir kere \u015fu sevgilim s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kullanmay\u0131n, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu s\u00f6z Tanr\u0131&#8217;n\u0131n g\u00fcc\u00fcne gidebilir. Her ne kadar evlenmi\u015f olmasan\u0131z da ona kocam deyin; bu daha d\u00fcr\u00fcst olur.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;\u0130kinci olarak, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve niyetinize g\u00f6re kocan\u0131z olan bu adam ger\u00e7ekte kocan\u0131z de\u011fildir. Buna g\u00f6re, ba\u015fkas\u0131yla yapaca\u011f\u0131n\u0131z i\u015f zina olmayacakt\u0131r; bu g\u00fcnah\u0131 i\u015flemek dinimizde \u00e7ok k\u00f6t\u00fcd\u00fcr.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak, niyetiniz temizse, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte k\u00f6t\u00fc olan bir eylem Tanr\u0131&#8217;n\u0131n kat\u0131nda k\u00f6t\u00fc say\u0131lmaz. Siz kocan\u0131z\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz i\u00e7in niyetiniz ger\u00e7ekten temizdir.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak, dinimizin tarihinde sizin durumunuza uygun d\u00fc\u015fen bir\u00e7ok g\u00fczel \u00f6rnek vard\u0131r. Aziz Augustin&#8217;in yazd\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, \u0130.S. 340 y\u0131l\u0131nda Roma&#8217;da Septimus Acindynus egemenken, Sezar&#8217;\u0131n hakk\u0131n\u0131 Sezar&#8217;a \u00f6deyemedi\u011fi i\u00e7in \u00f6l\u00fcme yarg\u0131lanm\u0131\u015f bir adam varm\u0131\u015f. Adam\u0131n \u00f6demesi gereken miktar yar\u0131m kilo alt\u0131nm\u0131\u015f, ama onun hi\u00e7 paras\u0131 yokmu\u015f. Bu adam\u0131n \u00e7ok g\u00fczel ve ak\u0131ll\u0131 bir kar\u0131s\u0131 varm\u0131\u015f; zengin ve ya\u015fl\u0131 bir kom\u015fusu bu kad\u0131na, kendisiyle g\u00fcnaha girerse kocas\u0131na gerekli olan yar\u0131m kilo alt\u0131n\u0131 verece\u011fini s\u00f6ylemi\u015f. Kad\u0131n kocas\u0131n\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131 kurtarabilmek i\u00e7in buna raz\u0131 olmu\u015f. Aziz Augustin bu kad\u0131n\u0131n \u00f6zverisini do\u011fru bulmaktad\u0131r. Ger\u00e7i ya\u015fl\u0131 kom\u015fu onu aldat\u0131p paray\u0131 vermemi\u015f ve kocas\u0131 as\u0131lm\u0131\u015f; ama bu kad\u0131n kocas\u0131n\u0131 kurtarmak i\u00e7in elinden geleni yapm\u0131\u015f oldu.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;K\u0131z\u0131m, bir cizvit size Aziz Augustin&#8217;i tan\u0131k g\u00f6steriyorsa, en do\u011frusunu s\u00f6yl\u00fcyor demektir. Siz akl\u0131 ba\u015f\u0131nda bir k\u0131zs\u0131n\u0131z, size hi\u00e7bir \u00f6\u011f\u00fct vermeyece\u011fim. Ama kocan\u0131za yararl\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131zdan eminim. Bay de Saint-Poulange d\u00fcr\u00fcst bir adamd\u0131r, verdi\u011fi s\u00f6zden d\u00f6nmez. Sizin i\u00e7in dua edece\u011fim, umar\u0131m her \u015fey Tanr\u0131&#8217;n\u0131n istedi\u011fi gibi olur.&#8221;<\/p>\n<p>G\u00fczel Saint-Yves bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6nerisi kadar \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc olan bu s\u00f6zlerden sersemlemi\u015f olarak arkada\u015f\u0131n\u0131n evine d\u00f6nd\u00fc. Bir an kendine k\u0131y\u0131p sevdi\u011fi adam\u0131 o korkun\u00e7 tutukevinde b\u0131rakmay\u0131, en de\u011ferli varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 satman\u0131n verece\u011fi utan\u00e7tan kurtulmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc.<\/p>\n<p><b>G\u00dcZEL KIZIN ERDEML\u0130 D\u00dc\u015e\u00dc\u015e\u00dc<br \/>\n<\/b><br \/>\nG\u00fczel Saint-Yves ev sahibesinden kendisini \u00f6ld\u00fcrmesini istedi; ancak bu kad\u0131n da cizvit rahip gibi ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fcyd\u00fc ve ona uzun uzun \u00f6\u011f\u00fctler verdi: &#8220;Ne yaz\u0131k! G\u00fczel k\u0131z\u0131m, bu tan\u0131nm\u0131\u015f, soylu ve zarif saray \u00e7evresinde i\u015fler ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor. En b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcnden en k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fcne t\u00fcm konumlar sizden istenen bu t\u00fcr bedeller kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 verilmi\u015ftir. Bak\u0131n, bana g\u00fcven ve arkada\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 verdi\u011finiz i\u00e7in size \u015funu itiraf edeyim: ben de sizin kadar zorluk \u00e7\u0131karsayd\u0131m, kocam \u015fimdi evini ge\u00e7indirdi\u011fi bu i\u015fi bulamayacakt\u0131. O bunu biliyor ve bana k\u0131zmak yerine, beni velinimeti olarak g\u00f6r\u00fcp sayg\u0131 duyuyor. Siz san\u0131yor musunuz ki t\u00fcm bu valiler, ordu komutanlar\u0131 bulunduklar\u0131 konumlar\u0131 yaln\u0131zca g\u00f6revlerindeki ba\u015far\u0131lara bor\u00e7lular? Bunlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funun y\u00fckselmesinde e\u015flerinin pay\u0131 vard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Siz \u015fimdi \u00e7ok ilgin\u00e7 bir durumdas\u0131n\u0131z: sevgilinizi kurtar\u0131p onunla evlenmeniz s\u00f6z konusu. Bu y\u00fcce bir g\u00f6revdir. Size s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fim o g\u00fczel bayanlar\u0131 kimse ay\u0131plamad\u0131; sizi de alk\u0131\u015flayacaklar ve erdemli bir ama\u00e7 i\u00e7in ufak bir g\u00fcnah i\u015fledi diyeceklerdir.&#8221; G\u00fczel Saint-Yves &#8220;Ah! Ne erdem! Ne \u00fclke! \u0130nsanlar\u0131 tan\u0131may\u0131 yeni \u00f6\u011freniyorum. Peder La Chaise ile g\u00fcl\u00fcn\u00e7 bir yarg\u0131\u00e7 sevgilimi tutukevine att\u0131r\u0131yorlar; ailem bana bask\u0131 yap\u0131yor; bu zor an\u0131mda bana elini uzatanlar beni kirletmek istiyorlar. Bir cizvit yi\u011fit bir adam\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131 karart\u0131rken, ba\u015fka bir cizvit namusuma el uzat\u0131yor. Her yan\u0131m tuzaklarla dolu ve benim dayanma g\u00fcc\u00fcm kalmad\u0131. Ya kendimi \u00f6ld\u00fcrmeli ya da kralla konu\u015fmal\u0131y\u0131m. Kral kiliseye veya tiyatroya giderken onun ge\u00e7ti\u011fi yola kendimi atmal\u0131y\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Ev sahibesi &#8220;Sizi ona yakla\u015ft\u0131rmazlar,&#8221; dedi, &#8220;Hele onunla konu\u015fmay\u0131 ba\u015far\u0131rsan\u0131z, Mons de Louvois ve Peder La Chaise sizi \u00f6mr\u00fcn\u00fcz\u00fcn sonuna kadar bir manast\u0131ra kapat\u0131rlar.&#8221;<\/p>\n<p>Arkada\u015f\u0131n\u0131n bu s\u00f6zleri gen\u00e7 k\u0131z\u0131n karars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve umutsuzlu\u011funu daha da art\u0131r\u0131yordu. O s\u0131rada bir haberci geldi; Bay de Saint-Poulange&#8217;dan bir mektup ve iki p\u0131rlanta k\u00fcpe getirmi\u015fti. Saint-Yves bunlar\u0131 almak istemedi, ama arkada\u015f\u0131 onlar\u0131 bir k\u0131y\u0131ya koydu.<\/p>\n<p>Haberci gittikten sonra ev sahibesinin okudu\u011fu mektupta Saint-Poulange iki bayan\u0131 ak\u015fam yeme\u011fine \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yordu. Saint-Yves asla gitmeyece\u011fini s\u00f6yledi. Arkada\u015f\u0131n\u0131n ona zorla takmak istedi\u011fi k\u00fcpeleri f\u0131rlat\u0131p att\u0131. B\u00fct\u00fcn g\u00fcn direndikten sonra yenik d\u00fc\u015ft\u00fc; arkada\u015f\u0131n\u0131n getirtti\u011fi arabaya nereye gitti\u011fini bilemeden bindi. Yolda ev sahibesi k\u00fcpeleri yine denedi\u011finde kar\u015f\u0131 koyacak g\u00fcc\u00fc yoktu. Yemek s\u0131ras\u0131nda onun durgun oldu\u011funu g\u00f6ren Saint-Poulange umutland\u0131. Yeme\u011fin sonuna do\u011fru bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131 ona kocas\u0131n\u0131n sal\u0131verme karar\u0131n\u0131 ve bir b\u00f6l\u00fck komutanl\u0131\u011f\u0131na atanma buyru\u011funu g\u00f6sterdi, daha bir \u00e7ok s\u00f6zler verdi. Saint-Yves i\u00e7inden &#8220;Ah! Kendinizi sevdirmek i\u00e7in bu kadar u\u011fra\u015fmasan\u0131z belki sizi sevebilirdim,&#8221; diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc.<\/p>\n<p>Daha sonra uzun bir direni\u015f, h\u0131\u00e7k\u0131r\u0131klar, g\u00f6zya\u015flar\u0131 sonunda yorgun d\u00fc\u015fen gen\u00e7 k\u0131z kendini teslim etti. B\u00fct\u00fcn bunlar olurken yaln\u0131zca Safdil&#8217;i d\u00fc\u015f\u00fcnmekten ba\u015fka dayana\u011f\u0131 kalmam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p><b>GEN\u00c7 KIZ SAFD\u0130L&#8217;\u0130 VE JANSENC\u0130Y\u0130 KURTARIYOR<br \/>\n<\/b><br \/>\nG\u00fcn a\u011far\u0131nca gen\u00e7 k\u0131z elindeki belgelerle Paris&#8217;e ko\u015ftu. Bu yolculuk s\u0131ras\u0131nda y\u00fcre\u011finden ge\u00e7enleri anlatabilmek zordur. Soylu ve erdemli bir y\u00fcrek d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn, bir yandan sevgilisine \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc verebilme umudu, di\u011fer yandan onu aldatm\u0131\u015f olman\u0131n su\u00e7lulu\u011fu; bu iki duygu aras\u0131nda par\u00e7alanmak \u00fczereydi. O art\u0131k, akl\u0131 ta\u015fra e\u011fitimiyle daralt\u0131lm\u0131\u015f bir k\u0131z de\u011fildi. Sevgilisinin ak\u0131l yoluyla erdi\u011fi olgunlu\u011fa o a\u015fk ve y\u0131k\u0131mlarla ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Kad\u0131nlar erkeklerin d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi \u00f6\u011frenmesinden \u00e7ok daha kolay duygular\u0131 \u00f6\u011frenirler. Bu ya\u015fad\u0131klar\u0131 d\u00f6rt y\u0131ll\u0131k bir manast\u0131r e\u011fitiminden daha \u00f6\u011freticiydi.<\/p>\n<p>\u00c7ok sade giysiler i\u00e7indeydi; bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 o s\u00fcsl\u00fc giysilerden nefret ediyordu; elmas k\u00fcpeleri ev sahibine b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. B\u00f6ylece, hem Safdil&#8217;i \u00f6zlemi\u015f olarak ve hem de kendinden nefret ederek, karma\u015f\u0131k duygularla tutukevinin kap\u0131s\u0131na geldi.<\/p>\n<p>Arabadan inerken g\u00fcc\u00fc yetmeyip sendeleyince ona yard\u0131m ettiler; g\u00f6zleri ya\u015fl\u0131 ve y\u00fcre\u011fi \u00e7arparak i\u00e7eri girdi. Onu m\u00fcd\u00fcr\u00fcn kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kard\u0131lar; konu\u015fmak istedi ama sesi \u00e7\u0131kmad\u0131 ve belgeleri g\u00f6sterdi. M\u00fcd\u00fcr Safdil&#8217;i \u00e7ok sevmi\u015fti, onun sal\u0131verilmesine sevindi. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n talihsizli\u011finden yararlanmak veya onlar\u0131n g\u00f6zya\u015flar\u0131ndan zevk almaktan ho\u015flanan di\u011fer bir\u00e7ok meslekta\u015f\u0131 gibi y\u00fcre\u011fi ta\u015fla\u015fmam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>M\u00fcd\u00fcr tutukluyu odas\u0131na getirtti. \u0130ki sevgili birbirini g\u00f6r\u00fcnce bay\u0131ld\u0131lar. G\u00fczel Saint-Yves uzun s\u00fcre k\u0131m\u0131lt\u0131s\u0131z ve \u00f6l\u00fc gibi kald\u0131. M\u00fcd\u00fcr Safdil&#8217;e &#8220;Bu han\u0131m e\u015finiz olmal\u0131,&#8221; dedi, &#8220;Bana evli oldu\u011funuzu s\u00f6ylememi\u015ftiniz; duydu\u011fuma g\u00f6re, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz\u00fc onun \u00e7abalar\u0131na bor\u00e7luymu\u015fsunuz.&#8221; Saint-Yves &#8220;Ah! Onun e\u015fi olmaya lay\u0131k de\u011filim,&#8221; diyerek yine bay\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Ay\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Safdil&#8217;e bu kez b\u00f6l\u00fck komutanl\u0131\u011f\u0131na atanma buyru\u011funu g\u00f6sterdi. Safdil mutlu bir d\u00fc\u015ften uyan\u0131r gibi soruyordu: &#8220;Ni\u00e7in buraya kapat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131m? Beni nas\u0131l kurtard\u0131n\u0131z? Siz g\u00f6klerden inen bir melek gibi yard\u0131m\u0131ma ko\u015ftunuz.&#8221;<\/p>\n<p>G\u00fczel Saint-Yves bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 e\u011fiyor, sevgilisine bakt\u0131k\u00e7a k\u0131zar\u0131yor ve g\u00f6zleri ya\u015far\u0131yordu. Sonunda Safdil&#8217;e, \u00f6m\u00fcr boyu kimseye s\u00f6yleyemeyece\u011fi ama Safdil d\u0131\u015f\u0131nda herkesin kestirebilece\u011fi o ayr\u0131nt\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda, t\u00fcm bildiklerini anlatt\u0131.<\/p>\n<p>Safdil \u00f6fkeyle s\u00f6yleniyordu: &#8220;Bu sefil kasaba yarg\u0131c\u0131 benim \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcme nas\u0131l kastedebilir? Ah! G\u00f6r\u00fcyorum ki baz\u0131 insanlar en y\u0131rt\u0131c\u0131 hayvanlardan daha k\u00f6t\u00fc olabiliyorlar. Ama kral\u0131n \u00f6zel rahibi bir cizvitin de bu sahtecili\u011fe kar\u0131\u015fmas\u0131 ne kadar k\u00f6t\u00fc. Peki siz benim gibi bir yabanc\u0131y\u0131 nas\u0131l unutmad\u0131n\u0131z? Yol yordam bilmeden, kimseden yard\u0131m g\u00f6rmeden Versailles&#8217;a nas\u0131l gelebildiniz ve zincirlerimi k\u0131rd\u0131n\u0131z? Demek ki g\u00fczellik ve iffetin demir kap\u0131lar\u0131 k\u0131rabilen ve tun\u00e7 y\u00fcrekleri yumu\u015fatan tanr\u0131sal bir g\u00fcc\u00fc varm\u0131\u015f!&#8221;<\/p>\n<p>Bu iffet s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc \u00fczerine Saint-Yves a\u011flamaya ba\u015flad\u0131. Oysa kendini su\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 o g\u00fcnah\u0131n i\u00e7inde bile ne kadar iffetli oldu\u011funu bilmiyordu.<\/p>\n<p>Sevgilisi \u015f\u00f6yle s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc: &#8220;Ba\u011flar\u0131m\u0131 koparan melek, e\u011fer biraz daha adalet getirecek g\u00fcc\u00fcn\u00fcz varsa, sizin bana sevmeyi \u00f6\u011fretti\u011finiz gibi bana d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi \u00f6\u011freten ya\u015fl\u0131 bir adam\u0131 da kurtarabilir misiniz? Yazg\u0131 beni bu adama ba\u011flad\u0131; onu babam gibi seviyorum, siz ve o olmadan ya\u015fayamam.&#8221;<\/p>\n<p>Saint-Yves \u015fa\u015f\u0131rd\u0131: &#8220;Yani ben yine bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131na &#8230;!&#8221; Safdil &#8220;Evet, her \u015feyimi size bor\u00e7lu olmak istiyorum. Bu yetkiliye yine yaz\u0131n ve ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131z iyilikleri tamamlay\u0131n.&#8221; Gen\u00e7 k\u0131z onun iste\u011fini yapmas\u0131 gerekti\u011fini duyumsuyordu. Yazmak i\u00e7in kalemi ald\u0131\u011f\u0131nda eline egemen olamad\u0131. \u00dc\u00e7 kez yazmay\u0131 denedi, \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fc de y\u0131rtt\u0131. Sonunda bir mektup yazd\u0131 ve iki sevgili, tanr\u0131sal l\u00fctfun kurban\u0131 ya\u015fl\u0131 jansenciyi kucaklay\u0131p ayr\u0131ld\u0131lar.<\/p>\n<p>Mutlu ve \u00fczg\u00fcn Saint-Yves karde\u015fi rahibin kald\u0131\u011f\u0131 oteli biliyordu. Ayn\u0131 yere gidip bir oda tuttular.<\/p>\n<p>Hen\u00fcz yerle\u015fmi\u015flerdi ki bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131ndan bir haberci geldi. Ya\u015fl\u0131 Gordon&#8217;un sal\u0131verme karar\u0131n\u0131 g\u00f6nderen Saint-Poulange gen\u00e7 k\u0131za ertesi ak\u015fam i\u00e7in randevu veriyordu. B\u00f6ylece, yapt\u0131\u011f\u0131 her iyilik sonunda biraz daha kirleniyordu. Gen\u00e7 k\u0131z insanlar\u0131n y\u0131k\u0131mlar\u0131 \u00fczerine yap\u0131lan bu ticaretten i\u011freniyordu. Sal\u0131verme karar\u0131n\u0131 Safdil&#8217;e verdi ve bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131n\u0131n randevu \u00f6nerisini geri \u00e7evirdi. Safdil ancak arkada\u015f\u0131n\u0131 kurtarmak \u00fczere sevgilisinin yan\u0131ndan ayr\u0131labildi. Ko\u015farak tutukevine giderken bir yandan da d\u00fcnya i\u015flerinin nas\u0131l d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor ve iki ki\u015fiyi kurtaran bu k\u0131z\u0131n cesaretine hayranl\u0131k duyuyordu.<\/p>\n<p><b>SAFD\u0130L, G\u00dcZEL SA\u0130NT-YVES VE AKRABALARI B\u0130R ARAYA GEL\u0130YOR<br \/>\n<\/b><br \/>\nG\u00fczel ve g\u00fcnahk\u00e2r Saint-Yves, karde\u015fi rahip Saint-Yves ve Safdil&#8217;in amca ve halas\u0131yla bir araya gelmi\u015fti. Herkes olup bitenlerden dolay\u0131 \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k ve farkl\u0131 duygular i\u00e7indeydi. Rahip Saint-Yves yapt\u0131\u011f\u0131 haks\u0131zl\u0131ktan pi\u015fman olmu\u015f karde\u015fine sar\u0131l\u0131p a\u011flarken gen\u00e7 k\u0131z da onu ba\u011f\u0131\u015fl\u0131yordu. Amca ve hala sevin\u00e7ten a\u011fl\u0131yorlard\u0131. Bu g\u00fczel toplulukta k\u00f6t\u00fc yarg\u0131\u00e7 ve s\u0131k\u0131c\u0131 o\u011flu yoktu: d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n sal\u0131verildi\u011fini duyar duymaz oradan ayr\u0131lm\u0131\u015flar, k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve budalal\u0131klar\u0131n\u0131 kendi kasabalar\u0131nda yaymaya gitmi\u015flerdi. Heyecan i\u00e7indeki bu d\u00f6rt ki\u015fi Safdil&#8217;in arkada\u015f\u0131n\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe kavu\u015fturup d\u00f6nmesini sab\u0131rs\u0131zl\u0131kla bekliyorlard\u0131. Rahip de Saint-Yves k\u0131z karde\u015finin yan\u0131nda konu\u015fmaya cesaret edemiyordu. Matmazel de Kerkabon &#8220;Ye\u011fenimi g\u00f6rece\u011fim,&#8221; diye sevin\u00e7ten u\u00e7uyordu. G\u00fczel Saint-Yves ona &#8220;Ye\u011feninizi g\u00f6receksiniz, ama o art\u0131k bildi\u011finiz adam de\u011fil; duru\u015fu, bak\u0131\u015f\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, her \u015feyi de\u011fi\u015fmi\u015f; saf oldu\u011fu kadar bilge bir ki\u015fi; k\u0131saca ailenizin gurur duyaca\u011f\u0131 bir insan olmu\u015f. Ke\u015fke ben de \u00f6yle olabilsem,&#8221; dedi. Rahip de Kerkabon ona &#8220;Siz de ayn\u0131 de\u011filsiniz; ba\u015f\u0131n\u0131zdan neler ge\u00e7ti de bu kadar de\u011fi\u015ftiniz?&#8221; diye sordu.<\/p>\n<p>Bu konu\u015fmalar\u0131n ortas\u0131nda Safdil elinden tuttu\u011fu jansenci Gordon&#8217;la \u00e7\u0131kageldi. Amca ve teyzesi ye\u011fenlerine sar\u0131l\u0131p uzun uzun \u00f6pt\u00fcler. Rahip de Saint-Yves art\u0131k saf olmayan Safdil&#8217;in \u00f6n\u00fcnde neredeyse diz \u00e7\u00f6k\u00fcp \u00f6z\u00fcr diledi. \u0130ki sevgili duygular\u0131n\u0131 ancak bak\u0131\u015flar\u0131yla anlatabiliyorlard\u0131. Birinin bak\u0131\u015flar\u0131nda minnettarl\u0131k ve sevgi, di\u011ferininkinde ise utan\u00e7 ve s\u0131k\u0131nt\u0131 okunuyordu. Kimse gen\u00e7 k\u0131z\u0131n bu mutlu g\u00fcn\u00fcnde durgun olu\u015funa bir anlam veremiyordu.<\/p>\n<p>Ya\u015fl\u0131 Gordon bir anda ailenin sevgilisi oldu, \u00e7\u00fcnk\u00fc gen\u00e7 tutuklunun s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 payla\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131 b\u00fcy\u00fck bir onurdu. Ya\u015fl\u0131 adam \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc iki sevgiliye bor\u00e7lu oldu\u011fu i\u00e7in a\u015fka inanmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131, eski ve kuru d\u00fc\u015f\u00fcnceleri de\u011fi\u015fiyordu. Yemekten \u00f6nce herkes ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7enleri anlatt\u0131. \u0130ki rahip ve hala bunlar\u0131, hortlak \u00f6yk\u00fcleri dinleyen \u00e7ocuklar veya y\u0131k\u0131m haberlerine merakl\u0131 adamlar gibi, g\u00f6zlerini iri iri a\u00e7arak dinliyorlard\u0131. Gordon \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Ne yaz\u0131k! Matmazel de Saint-Yves&#8217;in k\u0131rd\u0131\u011f\u0131 zincirlere ba\u011fl\u0131 daha be\u015f y\u00fczden fazla insan var; onlar\u0131n ne olaca\u011f\u0131n\u0131 kimse bilmiyor. G\u00fc\u00e7s\u00fcze vurmak i\u00e7in bir\u00e7ok el kalkarken, yard\u0131m eli o kadar az ki.&#8221; Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce onu daha duygulu ve minnettar yap\u0131yor, g\u00fczel Saint-Yves&#8217;in davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 daha de\u011ferli k\u0131l\u0131yordu. Her \u015fey gen\u00e7 k\u0131z\u0131n kararl\u0131 ve soylu davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 bir kat daha y\u00fcceltiyordu. Ama, gen\u00e7 k\u0131za duyulan hayranl\u0131k, sarayda etkili birine duyulan sayg\u0131yla kar\u0131\u015f\u0131k bir hayranl\u0131k gibiydi. Bu arada Rahip de Saint-Yves arada bir &#8220;k\u0131z karde\u015fim k\u0131sa s\u00fcrede bu g\u00fcc\u00fc nereden alm\u0131\u015f olabilir?&#8221; diye d\u00fc\u015f\u00fcnmekten kendini alam\u0131yordu.<\/p>\n<p>Yeme\u011fe oturduklar\u0131 s\u0131rada Versailles&#8217;da evinde kald\u0131\u011f\u0131 bayan her \u015feyden habersiz olarak \u00e7\u0131kageldi. Saraya gider gibi g\u00f6steri\u015fli bir arabayla gelmi\u015fti ve i\u00e7erdekileri b\u00fcy\u00fcklenen bir tav\u0131rla selamlad\u0131. Sonra Saint-Yves&#8217;i bir k\u0131y\u0131ya \u00e7ekip konu\u015ftu: &#8220;Ni\u00e7in beyefendiyi bekletiyorsunuz? \u0130\u015fte elmas k\u00fcpeleriniz; onlar\u0131 tak\u0131n ve beni izleyin.&#8221; Al\u00e7ak sesle s\u00f6ylenen bu s\u00f6zleri Safdil duydu; sonra k\u00fcpeleri g\u00f6rd\u00fc. Rahip de Saint-Yves, amca ve hala da bir \u015fey anlamadan bu m\u00fccevherlere hayranl\u0131kla bakt\u0131lar. Bir y\u0131ld\u0131r kendine egemen olmay\u0131 \u00f6\u011frenmi\u015f olan gen\u00e7 adam yine de sendeledi. G\u00fczel Saint-Yves sevgilisinin y\u00fcz\u00fcndeki anlat\u0131m\u0131 g\u00f6r\u00fcnce \u00f6l\u00fc gibi sarard\u0131; ayakta zor duruyordu. Ev sahibesine &#8220;Ah! Madam, ne yapt\u0131n\u0131z? Beni \u00f6l\u00fcme g\u00f6nderiyorsunuz,&#8221; dedi. Bu s\u00f6zler Safdil&#8217;in y\u00fcre\u011fini deldi; ancak kendini tuttu ve y\u00fcz\u00fc bembeyaz olmas\u0131na kar\u015f\u0131n karde\u015finin yan\u0131nda sevgilisine bir \u015fey s\u00f6ylemedi.<\/p>\n<p>Sevgilisinin y\u00fcz\u00fcndeki de\u011fi\u015fikli\u011fi fark eden Saint-Yves kad\u0131n\u0131 salondan d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131p k\u00fc\u00e7\u00fck bir odaya ald\u0131; k\u00fcpeleri onun ayaklar\u0131na att\u0131. &#8220;Benim bunlara kap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131m\u0131 biliyorsunuz; size bunlar\u0131 verene s\u00f6yleyin: beni bir daha asla g\u00f6remeyecektir.&#8221; Kad\u0131n k\u00fcpeleri yerden al\u0131rken gen\u00e7 k\u0131z s\u00f6z\u00fcn\u00fc s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc: &#8220;Onlar\u0131 ister geri als\u0131n, ister size versin; \u015fimdi l\u00fctfen gidin, beni dostlar\u0131m \u00f6n\u00fcnde daha fazla mahcup etmeyin.&#8221; Kad\u0131n bu davran\u0131\u015fa bir anlam veremeden oradan ayr\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>G\u00fczel Saint-Yves y\u00fcre\u011findeki bu f\u0131rt\u0131nalara dayanamayarak bo\u011fulacak gibi oldu ve yata\u011f\u0131na \u00e7ekilmek istedi. Ancak, di\u011ferlerini tela\u015fland\u0131rmamak i\u00e7in konu\u015fmalara \u015fakac\u0131 s\u00f6zlerle kat\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131; arada bir sevgilisine bakt\u0131k\u00e7a y\u00fcre\u011fine oklar saplan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Gen\u00e7 k\u0131z\u0131n kat\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 yemek ba\u015fta s\u00f6n\u00fck ge\u00e7ti; ancak baz\u0131 durgun toplant\u0131larda oldu\u011fu gibi, yapmac\u0131k ne\u015fe g\u00f6sterileri yerine, yararl\u0131 ve derin konu\u015fmalar oldu.<\/p>\n<p>Gordon birka\u00e7 t\u00fcmceyle jansencili\u011fin tarih\u00e7esini anlatt\u0131, g\u00f6rd\u00fckleri bask\u0131lardan s\u00f6z etti. Safdil ise, insanlar\u0131n aralar\u0131nda yaratt\u0131klar\u0131 b\u00f6l\u00fcnmeler yetmiyormu\u015f gibi d\u00fc\u015flem \u00fcr\u00fcn\u00fc ama\u00e7lar i\u00e7in yeni ba\u015f a\u011fr\u0131lar\u0131 \u00fcretmelerini ele\u015ftirdi. Gordon anlatt\u0131k\u00e7a Safdil ele\u015ftirisini yap\u0131yordu; konuklar bu konu\u015fmay\u0131 heyecanla dinliyor ve yeni bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131yla ayd\u0131nlan\u0131yorlard\u0131. Y\u0131k\u0131mlar\u0131n uzunlu\u011fu ve ya\u015fam\u0131n k\u0131sal\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z edildi. Her u\u011fra\u015f\u0131n ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 ve tehlikeli bir y\u00f6n\u00fc oldu\u011funa dikkat \u00e7ekildi: krallardan tutun da dilencilere kadar herkes su\u00e7u do\u011fada buluyordu. Nas\u0131l oluyordu da, birka\u00e7 kuru\u015f i\u00e7in di\u011fer insanlara cellatl\u0131k, gardiyanl\u0131k ve dalkavukluk yapmaya haz\u0131r insanlar bulunabiliyordu? Bir g\u00f6revli hi\u00e7 g\u00f6z\u00fcn\u00fc k\u0131rpmadan bir ailenin ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00f6nd\u00fcrecek imzay\u0131 atabiliyor ve cellatlar bunu b\u00fcy\u00fck bir zevkle yerine getirebiliyordu?<\/p>\n<p>Gordon \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Gen\u00e7li\u011fimde mare\u015fal Marillac&#8217;\u0131n bir akrabas\u0131n\u0131 tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131m; bu adam \u00fcnl\u00fc akrabas\u0131 y\u00fcz\u00fcnden do\u011fdu\u011fu yerde eziyet g\u00f6rmeye ba\u015flay\u0131nca Paris&#8217;e gelmi\u015f, ba\u015fka bir ad alt\u0131nda saklan\u0131yordu. Yetmi\u015f iki ya\u015f\u0131nda bir adamd\u0131. Ona s\u00fcrg\u00fcnde e\u015flik eden kar\u0131s\u0131 da ayn\u0131 ya\u015flardayd\u0131. Tek \u00e7ocuklar\u0131 hay\u0131rs\u0131z\u0131n biri olup on d\u00f6rt ya\u015f\u0131nda evden ka\u00e7m\u0131\u015f, \u00f6nce asker olmu\u015f sonra asker ka\u00e7a\u011f\u0131, her t\u00fcrl\u00fc k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve ahlaks\u0131zl\u0131\u011fa kar\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Bu \u00e7ocuk sonunda Kardinal de Richelieu&#8217;n\u00fcn korumanlar\u0131na kat\u0131lm\u0131\u015f ve b\u00f6ylece kanunun pen\u00e7esinden kurtulmu\u015ftu. Bu ser\u00fcvenci adam anne ve babas\u0131n\u0131 tutuklamakla g\u00f6revlendirildi. Bu g\u00f6revi efendisine yaranmak isteyen u\u015fa\u011f\u0131n titizli\u011fiyle g\u00f6z\u00fcn\u00fc k\u0131rpmadan yerine getirdi. Onlar\u0131 tutukevine g\u00f6t\u00fcr\u00fcrken ya\u015fl\u0131 anne ve babas\u0131n\u0131n yazg\u0131lar\u0131na ilendiklerini i\u015fitti; onlara g\u00f6re en b\u00fcy\u00fck \u00fcz\u00fcnt\u00fcleri o\u011fullar\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fc yola d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olmas\u0131yd\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Yine Peder La Chaise&#8217;in bir casusunun k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u00f6d\u00fcl i\u00e7in kendi \u00f6z karde\u015fini ihbar etti\u011fini g\u00f6rd\u00fcm. Bu casusa \u00f6d\u00fcl\u00fc vermediler; \u00f6l\u00fcrken, yapt\u0131\u011f\u0131 k\u00f6t\u00fcl\u00fckten de\u011fil cizvitlerce aldat\u0131lm\u0131\u015f olmaktan yak\u0131n\u0131yordu.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Uzun y\u0131llar yapt\u0131\u011f\u0131m aile rahipli\u011fi g\u00f6revi bana \u00e7ok \u015fey \u00f6\u011fretti. D\u0131\u015far\u0131ya kar\u015f\u0131 mutluluk maskesi ta\u015f\u0131yan bir\u00e7ok ailenin bireyleri aras\u0131nda ac\u0131 ve nefret oldu\u011funu g\u00f6zledim; en b\u00fcy\u00fck k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fckten kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcm.&#8221;<\/p>\n<p>Safdil s\u00f6ze kar\u0131\u015ft\u0131: &#8220;Ben yine de y\u00fcre\u011fi soylu ve duyarl\u0131 bir insan\u0131n mutlu olabilece\u011fine inan\u0131yorum; g\u00fczel Saint-Yves&#8217;le sade bir mutlulu\u011fu yakalayabilece\u011fim.&#8221; Burada Rahip de Saint-Yves&#8217;e d\u00f6nd\u00fc: &#8220;Umar\u0131m, ge\u00e7en y\u0131l oldu\u011fu gibi, olurunuzu bizden esirgemezsiniz.&#8221; Rahip s\u0131k\u0131nt\u0131 i\u00e7inde \u00f6z\u00fcrler dileyerek kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtti.<\/p>\n<p>Amca Kerkabon bu evlili\u011fin ya\u015fam\u0131nda en g\u00fczel g\u00fcn olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. \u0130yi y\u00fcrekli hala sevin\u00e7ten a\u011flayarak karde\u015fine &#8220;Onun \u00e7\u00f6mez olamayaca\u011f\u0131n\u0131 size daha \u00f6nce s\u00f6ylemi\u015ftim; b\u00f6ylesi daha g\u00fczel; Tanr\u0131 izin verirse ben onlar\u0131n anneleri olurum,&#8221; dedi. B\u00f6ylece herkes Saint-Yves&#8217;e \u00f6vg\u00fcler ya\u011fd\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>Safdil, sevgilisinin yapt\u0131\u011f\u0131 iyiliklerle y\u00fcre\u011fi dolu oldu\u011fu i\u00e7in elmas k\u00fcpeler olay\u0131 onun \u00fczerinde bir iz b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131. Ancak, i\u015fitti\u011fi &#8220;beni \u00f6l\u00fcme g\u00f6nderiyorsunuz&#8221; s\u00f6zleri onu gizlice endi\u015felendiriyor ve bu mutlu g\u00fcn\u00fcn\u00fc zehirliyordu. Konuklar iki sevgilinin mutlulu\u011fu \u00fczerine konu\u015fmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor ve gelecek i\u00e7in tasar\u0131lar yap\u0131yorlard\u0131. Birlikte Paris&#8217;e ta\u015f\u0131nmay\u0131, buralarda i\u015f bulmay\u0131, en k\u00fc\u00e7\u00fck bir mutluluk \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda kolayca d\u00fc\u015flenen tasar\u0131lar\u0131 ortaya att\u0131lar. Fakat Safdil y\u00fcre\u011finin derinliklerinde bu tasar\u0131lar\u0131 geri \u00e7eviriyordu. Kendisine verilen Saint-Poulange ve Louvois imzal\u0131 atama belgelerini yine okuyordu. Konuklar, Fransa&#8217;da en de\u011ferli \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olan \u015f\u00f6len sofras\u0131nda konu\u015fma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne dayanarak, ona bu iki devlet adam\u0131n\u0131n ger\u00e7ek y\u00fczlerini anlatt\u0131lar.<\/p>\n<p>Safdil \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Ben Fransa kral\u0131 olsayd\u0131m, \u015f\u00f6yle bir sava\u015f bakan\u0131 se\u00e7erdim: Soylulara da s\u00f6z\u00fcn\u00fc ge\u00e7irebilmesi i\u00e7in en soylu birisi olmal\u0131. Orduda te\u011fmenlikten mare\u015falli\u011fe kadar hizmet etmi\u015f olmas\u0131n\u0131 isterdim; b\u00f6ylece askerlik ya\u015fam\u0131n\u0131n ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 bilmi\u015f olurdu. Subaylar bir sivil bakan yerine, sava\u015fta birlikte \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 birine y\u00fcz kez daha ba\u011fl\u0131l\u0131kla hizmet ederlerdi. Ayr\u0131ca bakan\u0131m\u0131n eli a\u00e7\u0131k, esprili ve ne\u015feli olmas\u0131n\u0131 isterdim; \u00fclkemiz insanlar\u0131 \u00f6zyap\u0131s\u0131 b\u00f6yle olan birine daha \u00e7ok g\u00fcvenirlerdi.&#8221; Safdil bakan\u0131n bu \u00f6zyap\u0131da olmas\u0131n\u0131 isterken, ne\u015feli birinin k\u0131y\u0131c\u0131l\u0131\u011fa daha az yatk\u0131n oldu\u011funa inan\u0131yordu. Mons de Louvois onun bu tan\u0131m\u0131na pek uymuyordu.<\/p>\n<p>Onlar sofradayken gen\u00e7 k\u0131z\u0131n hastal\u0131\u011f\u0131 a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131; i\u00e7ini kavuran bir ate\u015fle yan\u0131yordu. Ancak masadakilerin ne\u015fesini bozmamak i\u00e7in yard\u0131m \u00e7a\u011f\u0131ram\u0131yordu. Onun uyumad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilen karde\u015fi bir ara yata\u011f\u0131na gitti; karde\u015finin durumunu g\u00f6r\u00fcnce hayk\u0131rd\u0131. Safdil ve konuklar i\u00e7eri ko\u015ftular. Gen\u00e7 adam her zamanki tatl\u0131 ve duyarl\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131yla sevgilisine sar\u0131l\u0131p ilgilendi.<\/p>\n<p>Hemen bir doktor \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131lar. Bu doktor her yere ko\u015farak giden ve bir \u00f6nceki hastal\u0131\u011f\u0131 bir sonrakiyle kar\u0131\u015ft\u0131ran, sa\u011fduyu ve deneyim yerine kitaplar\u0131na inanan t\u00fcrden bir doktordu. Aceleyle o s\u0131rada moda olan bir ila\u00e7 yazarak durumu daha da a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rd\u0131. Moday\u0131 da hekimli\u011fe sokmak Paris&#8217;te yayg\u0131n bir uygulamayd\u0131.<\/p>\n<p>Solgun Saint-Yves de hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rmada hekime yard\u0131mc\u0131 oluyordu. Y\u00fcre\u011finin ac\u0131s\u0131 bedenini \u00f6ld\u00fcr\u00fcyordu. Kafas\u0131ndaki karma\u015f\u0131k duygular damarlar\u0131na sanki bir zehir salg\u0131l\u0131yordu.<\/p>\n<p><b>G\u00dcZEL SA\u0130NT-YVES&#8217;\u0130N \u00d6L\u00dcM\u00dc VE SONU\u00c7<br \/>\n<\/b><br \/>\n\u0130kinci bir doktor \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131lar. Bu gelen de gen\u00e7 bir bedende do\u011fay\u0131 \u00f6zleyen t\u00fcm organlara yard\u0131mc\u0131 olmak yerine meslekta\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmad\u0131. Hastal\u0131k iki g\u00fcn sonra \u00f6l\u00fcmc\u00fcl bir duruma gelmi\u015fti. Duygular\u0131n be\u015fi\u011fi denen y\u00fcrekten sonra, d\u00fc\u015f\u00fcncenin be\u015fi\u011fi denen beyin de hastalanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Hangi anla\u015f\u0131lmaz mekanizma duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerle organlar aras\u0131nda bir ilinti kurabiliyor? Bazen ac\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcnce kan dola\u015f\u0131m\u0131n\u0131 nas\u0131l de\u011fi\u015ftirebiliyor ve bu dola\u015f\u0131m bozuklu\u011fu da d\u00fc\u015f\u00fcnceyi etkileyebiliyor? Varl\u0131\u011f\u0131ndan ku\u015fku duyulmayan bu bilinmez ak\u0131\u015fkan bir an i\u00e7inde t\u00fcm ya\u015fam kanallar\u0131na nas\u0131l girip duygular\u0131, belle\u011fi, \u00fcz\u00fcnt\u00fc ve ne\u015feyi olu\u015fturabiliyor? Unutulmak istenen bir deh\u015fet an\u0131n\u0131 an\u0131msatabiliyor, bir hayvan\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnen veya sevilen biri yapabiliyor?<\/p>\n<p>Bunlar Gordon&#8217;un akl\u0131ndan ge\u00e7en d\u00fc\u015f\u00fcncelerdi; insan\u0131n pek ender akl\u0131na gelen bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler onun duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 azaltm\u0131yordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc o, duygusuz olmakla \u00f6v\u00fcnen filozoflardan de\u011fildi. Bu gen\u00e7 k\u0131z\u0131n durumu, sevdi\u011fi \u00e7ocu\u011funun \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc g\u00f6ren bir baba gibi onu \u00fcz\u00fcyordu.<\/p>\n<p>Rahip de Saint-Yves ve Safdil&#8217;in amcas\u0131yla halas\u0131 umutsuzca g\u00f6zya\u015flar\u0131 d\u00f6k\u00fcyorlard\u0131. Fakat Safdil&#8217;in soylu y\u00fcre\u011finin \u00fcz\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc anlatacak s\u00f6zc\u00fckler hi\u00e7bir dilde bulunamaz.<\/p>\n<p>Halas\u0131 \u00f6lmek \u00fczere olan k\u0131z\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 zay\u0131f kollar\u0131n\u0131n aras\u0131na alm\u0131\u015f, karde\u015fi yata\u011f\u0131n k\u0131y\u0131s\u0131na diz \u00e7\u00f6km\u00fc\u015ft\u00fc. Safdil onun ellerini avu\u00e7lar\u0131 i\u00e7inde tutuyor ve g\u00f6zya\u015flar\u0131yla \u0131slat\u0131yordu. Ona kurtar\u0131c\u0131m, umudum ve e\u015fim diyordu. Bu e\u015f s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc i\u015fiten gen\u00e7 k\u0131z i\u00e7ini \u00e7ekti, ona sevgiyle bakt\u0131 ve sonra deh\u015fetli bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131k att\u0131: &#8220;Ben, sizin e\u015finiz! Ah, sevgilim, ben bu s\u00f6zc\u00fc\u011fe lay\u0131k de\u011filim. \u00d6lmeyi hak ediyorum; cehennem \u015feytanlar\u0131na sizi kurban etti\u011fim i\u00e7in Tanr\u0131 beni cezaland\u0131r\u0131yor. Beni d\u00fc\u015f\u00fcnmeyin, siz mutlu ya\u015fay\u0131n.&#8221; Bu sevgi dolu ve korkun\u00e7 s\u00f6zler anla\u015f\u0131lam\u0131yor, ama t\u00fcm y\u00fcreklerde derin etki b\u0131rak\u0131yordu. Gen\u00e7 k\u0131z s\u00f6zlerini a\u00e7\u0131klama cesareti buldu. Her s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc ba\u015fucundakileri \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k, \u00fcz\u00fcnt\u00fc ve ac\u0131ma i\u00e7inde b\u0131rakt\u0131. Bir haks\u0131zl\u0131\u011f\u0131 d\u00fczeltmek i\u00e7in b\u00f6yle a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k bir yola ba\u015fvuran ve bu g\u00fcnahs\u0131z k\u0131z\u0131 kullanan o g\u00fc\u00e7l\u00fc adama hepsi ilen\u00e7 ya\u011fd\u0131rd\u0131lar.<\/p>\n<p>Gen\u00e7 adam sevgilisine &#8220;Siz su\u00e7lu de\u011filsiniz; su\u00e7 y\u00fcre\u011fimizde olur, oysa sizin y\u00fcre\u011finiz sevgi ve iffetle dolu,&#8221; dedi. Bu s\u00f6zlerindeki i\u00e7tenlik gen\u00e7 k\u0131z\u0131 ya\u015fama d\u00f6nd\u00fcr\u00fcr gibi oldu. Biraz avuntu bulurken h\u00e2l\u00e2 sevilmesine \u015fa\u015f\u0131rd\u0131. Ya\u015fl\u0131 Gordon jansencilik g\u00fcnlerinde onu kusurlu bulurdu, ama \u015fimdi ona sayg\u0131 duyuyor ve a\u011fl\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bu g\u00f6zya\u015flar\u0131 ve \u00fcz\u00fcnt\u00fc aras\u0131nda, gen\u00e7 k\u0131z\u0131n i\u00e7inde bulundu\u011fu tehlike t\u00fcm y\u00fcrekleri doldururken bir saray habercisi \u00e7\u0131kageldi. Kral\u0131n \u00f6zel rahibi Peder La Chaise&#8217;den Montagne Manast\u0131r\u0131 rahibine haber getirmi\u015fti. Mektup Peder La Chaise&#8217;in yazman\u0131 ve u\u015fa\u011f\u0131 Valbled karde\u015ften geliyordu ve ya\u015fl\u0131 rahibe randevu vererek g\u00f6r\u00fc\u015fmek istiyordu. Mektupta yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re Say\u0131n Peder La Chaise rahibin ye\u011feninin ba\u015f\u0131na gelenleri haber alm\u0131\u015ft\u0131; hapse at\u0131lmas\u0131 b\u00fcy\u00fck bir yanl\u0131\u015fl\u0131kt\u0131 ve b\u00f6yle \u015feyler bazen olabiliyordu, \u00f6nem verilmemesi gerekiyordu. Rahip ertesi g\u00fcn ye\u011fenini ve onun arkada\u015f\u0131 Gordon&#8217;u getirirse Valbled karde\u015f onlar\u0131 huzura kabul ettirecek, daha sonra da Mons de Louvois ile g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcrecekti.<\/p>\n<p>Mektupta ayr\u0131ca kral\u0131n, Safdil&#8217;in \u0130ngilizlere kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdi\u011fi yi\u011fitlikten haberdar edildi\u011fi ve kral\u0131n yar\u0131n koridordan ge\u00e7erken onu \u00f6d\u00fcllendirece\u011fi ve belki de ona g\u00f6z ucuyla bakaca\u011f\u0131 yaz\u0131l\u0131yd\u0131. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda saray han\u0131mlar\u0131n\u0131n ye\u011fenini \u00f6zel odalar\u0131na \u00e7a\u011f\u0131r\u0131p &#8220;Ho\u015fgeldiniz Bay Safdil&#8221; diyecekleri, o ak\u015famki saray \u015f\u00f6leninde kesinlikle ondan s\u00f6z edilece\u011fi yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Rahip de Kerkabon mektubu y\u00fcksek sesle okumu\u015ftu; Safdil \u00f6fkelendi, fakat haberciye bir \u015fey demedi. Sonra kader arkada\u015f\u0131 Gordon&#8217;a d\u00f6n\u00fcp buna ne diyece\u011fini sordu. Gordon \u015f\u00f6yle yan\u0131tlad\u0131: &#8220;\u0130\u015fte sarayda insanlara b\u00f6yle maymun gibi davran\u0131rlar. Onlar\u0131 d\u00f6ver, sonra dans ettirirler.&#8221; Bunun \u00fczerine Safdil mektubu al\u0131p y\u0131rtt\u0131 ve haberciye &#8220;\u0130\u015fte yan\u0131t\u0131m\u0131 ald\u0131n\u0131z,&#8221; diyerek \u00f6n\u00fcne att\u0131. Amcas\u0131 tela\u015fland\u0131, s\u00fcrg\u00fcne g\u00f6nderilece\u011finden korkarak hemen bir mektup yaz\u0131p \u00f6z\u00fcr diledi.<\/p>\n<p>Bu arada g\u00fczel ve talihsiz Saint-Yves a\u011f\u0131rla\u015f\u0131yor, sonunun geldi\u011fini anl\u0131yordu. Art\u0131k dayanma g\u00fcc\u00fc kalmayanlar\u0131n dinginli\u011fi i\u00e7indeydi. Safdil&#8217;e &#8220;Ah! sevgilim,&#8221; dedi, &#8220;Yapt\u0131\u011f\u0131m yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 ya\u015fam\u0131mla \u00f6d\u00fcyorum; ancak sizin \u00f6zg\u00fcr olaca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 bilmek beni avutuyor. Sizi aldat\u0131rken seviyordum, \u00f6l\u00fcrken de seviyorum.&#8221;<\/p>\n<p>Gen\u00e7 k\u0131z ba\u015fkalar\u0131na &#8220;cesaretle \u00f6ld\u00fc&#8221; dedirtmek gibi bo\u015f bir hevesle metin olmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131yordu. Kim yirmi ya\u015f\u0131nda sevgilisini, ya\u015fam\u0131n\u0131 ve iffet denen gururunu yitirirken metin olabilir? Zaten durumunun ac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendi s\u00f6ylemese de bak\u0131\u015flar\u0131 anlat\u0131yor, a\u011flayabildi\u011fi kadar a\u011fl\u0131yordu.<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131 \u00f6l\u00fcm\u00fc metin kar\u015f\u0131layanlar\u0131 ni\u00e7in bu kadar \u00f6verler? Bu, hayvanlar\u0131n yazg\u0131s\u0131d\u0131r. Bizler ancak ya\u015fl\u0131l\u0131k ve hastal\u0131k sonucu ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olan \u00f6l\u00fcm\u00fc b\u00f6yle kar\u015f\u0131layabiliriz. B\u00fcy\u00fck bir kayb\u0131n ac\u0131s\u0131 elbette olur; bunu bast\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fan her kimse \u00f6l\u00fcm\u00fcn kollar\u0131nda bile b\u00fcy\u00fcklenmeyi s\u00fcrd\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>Sonunda gen\u00e7 k\u0131z son solu\u011funu verdi; ba\u015fucundakiler g\u00f6zya\u015flar\u0131 ve h\u0131\u00e7k\u0131r\u0131klara bo\u011fuldular. Safdil t\u00fcm duyular\u0131n\u0131 yitirdi. \u00d6zyap\u0131s\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc ki\u015filerin duygular\u0131 daha \u015fiddetli olur. \u0130yi y\u00fcrekli Gordon onu iyi tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, kendine geldi\u011finde can\u0131na k\u0131ymas\u0131ndan korkuyordu. Ortal\u0131ktaki t\u00fcm silahlar\u0131 kald\u0131rd\u0131lar. Gen\u00e7 adam ay\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bunu fark etti; a\u011flamadan onlara &#8220;Yery\u00fcz\u00fcnde benim ya\u015fam\u0131ma son vermemi engellemeye kimin hakk\u0131 ve g\u00fcc\u00fc olabilir?&#8221; diye sordu. Gordon ona, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fc ya\u015fam\u0131m\u0131za son vermekte kullanmam\u0131z\u0131n do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131, bu d\u00fcnyada n\u00f6bet ba\u015f\u0131ndaki asker gibi oldu\u011fumuz \u00fczerine bilinen beylik laflar\u0131 etmedi. Sanki Tanr\u0131 i\u00e7in bir miktar maddenin orada de\u011fil de burada toplanm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n \u00f6nemi var m\u0131yd\u0131? Caton&#8217;un bir han\u00e7er darbesiyle yan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 bu t\u00fcr temelsiz d\u00fc\u015f\u00fcncelere yer yoktu.<\/p>\n<p>Safdil&#8217;in f\u0131rt\u0131nalara gebe sessizli\u011fi, g\u00f6zlerindeki dura\u011fan bak\u0131\u015flar ve dudaklar\u0131n\u0131n titreyi\u015fi odadakileri hem ac\u0131nd\u0131r\u0131yor, hem de deh\u015fet i\u00e7inde b\u0131rak\u0131yordu. Herkes g\u00f6z\u00fccuyla onu kolluyor, yaln\u0131z kalmamas\u0131na dikkat ediyorlard\u0131. Bu arada otelci ve e\u015fi geldiler; g\u00fczel Saint-Yves&#8217;in so\u011fumaya ba\u015flayan cesedi sevgilisinin g\u00f6zlerinden uzakta ba\u015fka bir yere g\u00f6t\u00fcr\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p>Onlara otelin kap\u0131s\u0131nda dualar okuyan iki papaz da kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Yak\u0131nlar\u0131n\u0131n a\u011fla\u015ft\u0131\u011f\u0131, sevgilisinin can\u0131na k\u0131ymaya haz\u0131rland\u0131\u011f\u0131 bu ortamda birden Saint-Poulange ve Saint-Yves&#8217;in ev sahibesi geldiler.<\/p>\n<p>Saint-Poulange&#8217;\u0131n bir kez tatt\u0131\u011f\u0131 mutluluk onun hevesini ge\u00e7irmemi\u015f, gen\u00e7 k\u0131za daha da ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131. Geri \u00e7evrilmi\u015f olmak onu k\u0131\u015fk\u0131rtm\u0131\u015ft\u0131. Peder La Chaise b\u00f6yle bir yere gelmeyi d\u00fc\u015f\u00fcnmezdi, ama b\u00fct\u00fcn g\u00fcn g\u00fczel k\u0131z\u0131n hayali g\u00f6zlerinin \u00f6n\u00fcnden gitmeyen Saint-Poulange, kendi gelse iki kezden fazla g\u00f6rmek istemiyece\u011fi bu k\u0131z\u0131n evine ko\u015fmu\u015ftu.<\/p>\n<p>Bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131 arabadan indi\u011finde ilk g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015fey bir tabut oldu. Zevk i\u00e7inde ya\u015famaya al\u0131\u015fm\u0131\u015f kimselerin insan ac\u0131lar\u0131na g\u00f6sterdi\u011fi duyars\u0131zl\u0131kla y\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00e7evirip yukar\u0131 \u00e7\u0131kmak istedi. Versaillesl\u0131 kad\u0131n \u00f6lenin kim oldu\u011funu merak edip sordu. Saint-Yves&#8217;in ad\u0131n\u0131 duyunca kad\u0131n\u0131n g\u00f6zleri b\u00fcy\u00fcd\u00fc ve bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131k att\u0131. Bunu duyan Saint-Poulange y\u00fcz\u00fcnde \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k ve ac\u0131yla geri d\u00f6nd\u00fc. \u0130yi y\u00fcrekli Gordon da orada g\u00f6zleri ya\u015fl\u0131 duruyordu. Dualar\u0131n\u0131 kesip bu saray adam\u0131na olanlar\u0131 anlatt\u0131. Saint-Poulange k\u00f6t\u00fc do\u011fmu\u015f biri de\u011fildi, ama devlet hizmeti ve saray ya\u015fam\u0131 onun ruhunu \u015fa\u015f\u0131rtm\u0131\u015ft\u0131. Ya\u015fland\u0131k\u00e7a y\u00fcre\u011fi ta\u015fla\u015fan bakanlardan de\u011fildi. Bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 e\u011ferek ya\u015fl\u0131 adam\u0131 dinliyor, g\u00f6zlerinden ya\u015flar s\u00fcz\u00fcl\u00fcyordu. A\u011flad\u0131\u011f\u0131na kendi de \u015fa\u015f\u0131yor, \u00f6mr\u00fcnde ilk kez pi\u015fmanl\u0131k duyuyordu.<\/p>\n<p>Gordon&#8217;a d\u00f6nd\u00fc: &#8220;Bana s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011finiz bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc genci tan\u0131mak istiyorum. \u00d6l\u00fcm\u00fcne neden oldu\u011fum bu talihsiz k\u0131z kadar bu gencin yazg\u0131s\u0131 da beni etkiliyor.&#8221; Gordon onu odaya \u00e7\u0131kar\u0131p yak\u0131nlar\u0131n\u0131n \u00e7evresini sard\u0131\u011f\u0131 gen\u00e7 adam\u0131n \u00f6n\u00fcne getirdi.<\/p>\n<p>Bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131 Safdil&#8217;e &#8220;Sizin ya\u015fam\u0131n\u0131z\u0131 karartt\u0131m, kalan \u00f6mr\u00fcm\u00fc onu onarmaya harcayaca\u011f\u0131m,&#8221; dedi. Safdil&#8217;in ilk d\u00fc\u015f\u00fcncesi bu adam\u0131 orac\u0131kta \u00f6ld\u00fcrmek ve sonra da kendini \u00f6ld\u00fcrmek oldu. Ancak hi\u00e7bir silah\u0131 yoktu ve \u00e7evresi sar\u0131l\u0131yd\u0131. Odadakiler t\u00fcm nefretlerini ve a\u015fa\u011f\u0131lamalar\u0131n\u0131 Saint-Poulange&#8217;a kusarken o hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemeden dinledi. Sonunda zaman her \u015feyi yumu\u015fatt\u0131. Safdil Mons de Louvois&#8217;n\u0131n ordular\u0131nda ba\u015fka bir ad alt\u0131nda iyi bir asker olup \u00e7\u0131kt\u0131. Buyru\u011fundaki askerler bu hem filozof, hem yi\u011fit komutan\u0131 benimsediler.<\/p>\n<p>O bazen bu ser\u00fcvenden s\u00f6z ederken duygular\u0131na egemen olamay\u0131p a\u011fl\u0131yordu. Ya\u015fam\u0131n\u0131n sonuna kadar g\u00fczel Saint-Yves&#8217;in an\u0131s\u0131na ba\u011fl\u0131 kald\u0131. Rahip de Saint-Yves ve de Kerkabon yeni birer g\u00f6reve atand\u0131lar. Halas\u0131 ye\u011feninin askerli\u011fe, din adaml\u0131\u011f\u0131ndan daha \u00e7ok yak\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu. Versaillesl\u0131 kad\u0131n elmas k\u00fcpeleri kendi takt\u0131. Peder Tout-\u00e1-Tous \u00e7ikolata, kahve, \u015feker ve deri ciltli Sayg\u0131de\u011fer Peder Croiset&#8217;nin d\u00fc\u015f\u00fcnceleri adl\u0131 kitap gibi bir\u00e7ok arma\u011fana kavu\u015ftu. \u0130yi y\u00fcrekli Gordon \u00f6mr\u00fcn\u00fcn kalan k\u0131sm\u0131n\u0131 Safdil&#8217;le ge\u00e7irdi; tanr\u0131sal l\u00fctfu bir daha a\u011fz\u0131na almad\u0131. Ya\u015fam felsefesi olarak, k\u00f6t\u00fcl\u00fck de bir iyili\u011fe yol a\u00e7abilir \u00f6zdeyi\u015fini se\u00e7ti. Kimbilir ne kadar d\u00fcr\u00fcst insan bunun tersini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr: k\u00f6t\u00fcl\u00fckten iyilik \u00e7\u0131kmaz!<\/span><\/span><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Voltaire Sad&#305;k ve Safdil &Ccedil;eviri: Bekir Karao&#287;lu &ldquo;D&uuml;&#351;&uuml;ncelerinize kat&#305;lm&#305;yorum; fakat onlar&#305; s&ouml;yleme hakk&#305;n&#305;z&#305; sonuna kadar savunaca&#287;&#305;m.&rdquo; Voltaire &ldquo;Hi&ccedil; bir zaman anlayamayaca&#287;&#305;m d&uuml;&#351;&uuml;nceleri bana kabul ettirdi&#287;i i&ccedil;in onu asla ba&#287;&#305;&#351;lamayaca&#287;&#305;m.&rdquo; &#304;mparatori&ccedil;e Eugenie &ldquo;Bu adam&#305; kimse susturamayacak m&#305;?&rdquo; Kral XV. Louis &nbsp; TEK G&Ouml;ZL&Uuml; ADAM Melik Moabdar zaman&#305;nda Babil&rsquo;de Sad&#305;k ad&#305;nda zengin ve e&#287;itim g&ouml;rm&uuml;&#351; bir gen&ccedil; [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_bbp_topic_count":0,"_bbp_reply_count":0,"_bbp_total_topic_count":0,"_bbp_total_reply_count":0,"_bbp_voice_count":0,"_bbp_anonymous_reply_count":0,"_bbp_topic_count_hidden":0,"_bbp_reply_count_hidden":0,"_bbp_forum_subforum_count":0,"ocean_post_layout":"","ocean_both_sidebars_style":"","ocean_both_sidebars_content_width":0,"ocean_both_sidebars_sidebars_width":0,"ocean_sidebar":"0","ocean_second_sidebar":"0","ocean_disable_margins":"enable","ocean_add_body_class":"","ocean_shortcode_before_top_bar":"","ocean_shortcode_after_top_bar":"","ocean_shortcode_before_header":"","ocean_shortcode_after_header":"","ocean_has_shortcode":"","ocean_shortcode_after_title":"","ocean_shortcode_before_footer_widgets":"","ocean_shortcode_after_footer_widgets":"","ocean_shortcode_before_footer_bottom":"","ocean_shortcode_after_footer_bottom":"","ocean_display_top_bar":"default","ocean_display_header":"default","ocean_header_style":"","ocean_center_header_left_menu":"0","ocean_custom_header_template":"0","ocean_custom_logo":0,"ocean_custom_retina_logo":0,"ocean_custom_logo_max_width":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_width":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_width":0,"ocean_custom_logo_max_height":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_height":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_height":0,"ocean_header_custom_menu":"0","ocean_menu_typo_font_family":"0","ocean_menu_typo_font_subset":"","ocean_menu_typo_font_size":0,"ocean_menu_typo_font_size_tablet":0,"ocean_menu_typo_font_size_mobile":0,"ocean_menu_typo_font_size_unit":"px","ocean_menu_typo_font_weight":"","ocean_menu_typo_font_weight_tablet":"","ocean_menu_typo_font_weight_mobile":"","ocean_menu_typo_transform":"","ocean_menu_typo_transform_tablet":"","ocean_menu_typo_transform_mobile":"","ocean_menu_typo_line_height":0,"ocean_menu_typo_line_height_tablet":0,"ocean_menu_typo_line_height_mobile":0,"ocean_menu_typo_line_height_unit":"","ocean_menu_typo_spacing":0,"ocean_menu_typo_spacing_tablet":0,"ocean_menu_typo_spacing_mobile":0,"ocean_menu_typo_spacing_unit":"","ocean_menu_link_color":"","ocean_menu_link_color_hover":"","ocean_menu_link_color_active":"","ocean_menu_link_background":"","ocean_menu_link_hover_background":"","ocean_menu_link_active_background":"","ocean_menu_social_links_bg":"","ocean_menu_social_hover_links_bg":"","ocean_menu_social_links_color":"","ocean_menu_social_hover_links_color":"","ocean_disable_title":"default","ocean_disable_heading":"default","ocean_post_title":"","ocean_post_subheading":"","ocean_post_title_style":"","ocean_post_title_background_color":"","ocean_post_title_background":0,"ocean_post_title_bg_image_position":"","ocean_post_title_bg_image_attachment":"","ocean_post_title_bg_image_repeat":"","ocean_post_title_bg_image_size":"","ocean_post_title_height":0,"ocean_post_title_bg_overlay":0.5,"ocean_post_title_bg_overlay_color":"","ocean_disable_breadcrumbs":"default","ocean_breadcrumbs_color":"","ocean_breadcrumbs_separator_color":"","ocean_breadcrumbs_links_color":"","ocean_breadcrumbs_links_hover_color":"","ocean_display_footer_widgets":"default","ocean_display_footer_bottom":"default","ocean_custom_footer_template":"0","ocean_post_oembed":"","ocean_post_self_hosted_media":"","ocean_post_video_embed":"","ocean_link_format":"","ocean_link_format_target":"self","ocean_quote_format":"","ocean_quote_format_link":"post","ocean_gallery_link_images":"off","ocean_gallery_id":[],"footnotes":""},"categories":[126],"tags":[],"class_list":["post-9580","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-aydin-adige-abhaz-gencligi","entry"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9580","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9580"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9580\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":9582,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9580\/revisions\/9582"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9580"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9580"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9580"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}