{"id":9637,"date":"2019-03-14T21:26:44","date_gmt":"2019-03-14T21:26:44","guid":{"rendered":"http:\/\/circassiancenter.com\/tr\/?p=9637"},"modified":"2025-08-23T21:43:00","modified_gmt":"2025-08-23T18:43:00","slug":"utopya","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/utopya\/","title":{"rendered":"\u00dcTOPYA"},"content":{"rendered":"<p><img fetchpriority=\"high\" decoding=\"async\" src=\"http:\/\/www.circassiancenter.com\/cc-turkiye\/z-2013-Images-2\/233.JPG\" alt=\"\" width=\"417\" height=\"305\" \/><\/p>\n<p align=\"left\"><span lang=\"tr\"> <b><span style=\"font-size: small;\">Alberto Tenenti<br \/>\n<\/span><\/b><span>\u00c7eviri: Necmettin Kamil Sevil<br \/>\nSiyaset Felsefesi S\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc, \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131<\/span><\/span><\/p>\n<p align=\"left\"><span style=\"font-family: Arial; font-size: small;\">\u00dctopyay\u0131 tan\u0131mlamadaki g\u00fc\u00e7l\u00fck, bir \u00f6l\u00e7\u00fcde bu kavram\u0131n olduk\u00e7a farkl\u0131 bi\u00e7imlerde tan\u0131mlana bilmesinden kaynaklanmaktad\u0131r. Asl\u0131nda, \u00e7ok yanl\u0131 k\u00fclt\u00fcrel ve zihinsel bir olgu s\u00f6z konusudur. \u00dctopya kavram\u0131n\u0131n, \u00f6rnek olmay\u0131 ama\u00e7layan bi\u00e7imler alt\u0131nda, toplumlar\u0131n, gerek tamamlanm\u0131\u015f ve kusursuz gerekse bitmemi\u015f ama gelece\u011fi parlak esin ya da d\u00fc\u015flerini dile getiren d\u00fc\u015f\u00fcnsel \u00fcretimler b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc kapsad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zleminden yola \u00e7\u0131k\u0131lacakt\u0131r. \u00dctopyac\u0131 anlat\u0131mlar i\u00e7in de, dinsel izlekler toplumsal g\u00f6r\u00fc\u015flere, felsefi ya da ideolojik inan\u00e7lar yenile\u015ftirmeci ve siyasal izlencelere kar\u0131\u015f\u0131r. Kald\u0131 ki, \u00dctopya anlay\u0131\u015f\u0131 ve sorunlar\u0131 da, ne bir par\u00e7as\u0131 olduklar\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n kimi anl\u0131ksal de\u011fi\u015fmezlerinden ne de az \u00e7ok \u00f6rgensel bir bi\u00e7imde i\u00e7ine kat\u0131ld\u0131klar\u0131 farkl\u0131 ba\u011flamlardan ayr\u0131l\u0131rlar.<\/p>\n<p>Her \u00dctopya bir tarih felsefesi ve topluma ili\u015fkin genel bir bak\u0131\u015f\u0131 varsayar; \u00f6te yandan k\u00f6kene ili\u015fkin bir mutluluk durumunun \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla, toplum ya\u015fam\u0131 ve mutlu bir gelecek \u00f6zleminin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 gereksinimlerin zamandan ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc aras\u0131nda bocalar. Bir bak\u0131ma, \u00fctopyalar, siyasal sistemlerin ya da gelece\u011fi s\u00f6ylenen yeni zamanlar\u0131n beklentisi kadar s\u00f6ylencelerin [mit] de temelini olu\u015fturur. Son derece zengin \u00e7e\u015fitlili\u011finin \u00f6tesinde, genel olarak \u00fctopyalar, kendilerini ortak bir d\u00fc\u015f\u00fcnsel bir yarat\u0131m ya da olu\u015fturum tipi i\u00e7ine kolayca katabilecek anl\u0131ksal ve yaz\u0131nsal bi\u00e7imleri \u00fcstlenirler. Bu da, \u00fctopyalar\u0131n seyrek olarak ya da yaln\u0131zca par\u00e7asal bir bi\u00e7imde de olsa kahin i\u015fi olmas\u0131na engel olu\u015fturmaz; \u00e7\u00fcnk\u00fc, \u00e7o\u011fu zaman kendilerine \u00e7e\u015fitli olduklar\u0131 denli g\u00f6rece bir kesinlik i\u00e7eren, hatta somut k\u00fclt\u00fcrel, toplumsal ya da siyasal hedefler belirlerler.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz, bunlar\u0131 belirten s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn anlam\u0131 ve \u00fctopyalar\u0131n ortak bi\u00e7imde alg\u0131lanmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan \u0131\u015f\u0131k, \u00fctopyalar\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirilemez projelerin e\u015fde\u011ferlisi ya da varolmayan toplumlar\u0131n g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc durumuna getirirlerdi. Burada temel ve en az\u0131ndan k\u0131smen bu t\u00fcrden b\u00fct\u00fcn \u00fcretimlere i\u00e7kin bir nitelendirme s\u00f6z konusudur. Ama anlamlar\u0131ndaki bulan\u0131kl\u0131k, tam olarak \u00fctopyalar\u0131n dolays\u0131z ve yerle\u015fik ger\u00e7ekliklerden ancak, bazen son derece farkl\u0131 bir toplumu hedefleyen, bazen de egemen olan \u00fctopyan\u0131n k\u00f6kl\u00fc bir bi\u00e7imde yenilenmesini veya devrimci d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fc hedefleyen e\u011filimleri daha belirgin bir bi\u00e7imde dile getirmek i\u00e7in uzakla\u015ft\u0131klar\u0131 olgusu i\u00e7inde yer al\u0131r.<\/p>\n<p>Utopia ba\u015fl\u0131kl\u0131 \u00fcnl\u00fc yap\u0131t\u0131n yazar\u0131 Thomas More (1478-1535) \u00fctopik olmaktan \u00e7ok, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn yayg\u0131n anlam\u0131nda \u00fctopyac\u0131 olarak nitelendirilebilecek tutumu ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir bi\u00e7imde \u00f6rneklendirmi\u015ftir. More bu kavrama anlambilimci damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015ftur; bunu da, hi\u00e7bir yerde var olmayan ideal bir toplumu \u00dctopya gibi sunarak ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir, ama yap\u0131t\u0131n\u0131n birinci b\u00f6l\u00fcm\u00fc, kendisini \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n \u0130ngiltere\u2019sinin toplumsal sistemini k\u00f6kl\u00fc bir bi\u00e7imde tart\u0131\u015fma konusu yapmaya iten g\u00fcd\u00fcleri geni\u015f bir bi\u00e7imde sergiler.<\/p>\n<p>Demek ki \u00fctopik yap\u0131tlar\u0131n \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fi, az \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde, \u00f6rnek bir uzg\u00f6r\u00fc\u015fle k\u0131nanabilir de\u011ferlendirilen ortak durumlar\u0131 t\u00f6rel ya da dinsel, toplumsal ya da siyasal d\u00fczlemde yan yana getirmektir. Ger\u00e7ekle\u015febilirle ger\u00e7ekle\u015femez aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131k, bu t\u00fcrden d\u00fc\u015f\u00fcnsel olu\u015fturumlar\u0131 ancak k\u0131smen temellendirir. \u00dctopyac\u0131, ideal toplumu kendi g\u00f6z\u00fcnde diledi\u011fince bi\u00e7imlendirdi\u011finde kendine pek az s\u0131n\u0131r koyaca\u011f\u0131 kesindir, ama \u00f6te yandan yakla\u015f\u0131m\u0131 neredeyse hi\u00e7bir zaman mant\u0131ks\u0131z ya da oyunsu de\u011fildir. \u00dctopyac\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131n \u00f6z\u00fc, sanki \u00f6nemli olan bunlar\u0131 en titiz ve ve kesin bi\u00e7imde tasarlamakm\u0131\u015f gibi, \u00f6nerilen \u00e7\u00f6z\u00fcmleri k\u00f6ktenle\u015ftirmek ve ille de yap\u0131labilirliklerini g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde; bulundurmaya \u00e7al\u0131\u015fmamakt\u0131r. Yine de, bir meslek ahlak\u0131m \u00f6ne \u00e7\u0131karmak ve de\u011ferlendirmek gere\u011fi hi\u00e7bir zaman g\u00f6zden yitmemi\u015ftir. \u00dctopyac\u0131 az \u00e7ok dolays\u0131z bir bi\u00e7imde g\u00fcd\u00fcml\u00fc bir yazard\u0131r; bu g\u00fcd\u00fcml\u00fcl\u00fck gerek k\u00fclt\u00fcrel, dinsel ve d\u00fc\u015f\u00fcnsel, gerekse toplumsal ve s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn kesin anlam\u0131nda siyasal d\u00fczlemde ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>\u00dctopyac\u0131 yakla\u015f\u0131mlar\u0131n \u00e7e\u015fitlili\u011fi, ve bunlar\u0131 \u00d6teki d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imlerinden kolayca ay\u0131rabilmenin g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc de buradan kaynaklan\u0131r. \u00d6teki d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imleri: dinsel ya da siyasal yenile\u015ftirmecilerin, yalva\u00e7lar\u0131n ve hatta medyum ya da d\u00fc\u015f kuranlar\u0131n ya da \u00fctopyay\u0131 zaman zaman ac\u0131 olay, yergi ve \u00e7eli\u015fkiyle birle\u015fen bir edebiyat t\u00fcr\u00fc olarak kullanan yazarlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnme bi\u00e7imleridir. Bir\u00e7ok yap\u0131tta bu \u00f6\u011felerin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmez; ama \u00fctopya \u00fcretiminin iki temel bi\u00e7imini birbirinden ay\u0131ran \u015feye dikkat etmek gerekir. ilki, bir ele\u015ftiri ya da, \u00f6zellikle toplumsal ve siyasal bir g\u00fcd\u00fclenme i\u015flevini kendinde somutla\u015ft\u0131r\u0131r; bunu da, \u015fimdiki duruma uygun ve toplumun d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kan bir \u00f6rne\u011fin olu\u015fturulmas\u0131 ve neredeyse dizgeli bir bi\u00e7imde sunulmas\u0131 sayesinde ger\u00e7ekle\u015ftirir. Ama bu dolays\u0131z ve d\u00fc\u015f\u00fcnsel bak\u0131mdan iyi olu\u015fturulmu\u015f \u00fctopya y\u00f6nteminin yan\u0131 s\u0131ra bir dizi dolayl\u0131 ya da hen\u00fcz tamamlanmam\u0131\u015f, \u00fctopyaya ancak par\u00e7asal ya da k\u0131y\u0131s\u0131ndan k\u00f6\u015fesinden ba\u011flanan y\u00f6ntem vard\u0131r; bunlar\u0131n \u00fctopyaya, getirdikleri sorun ya da izlekler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ba\u011flanmas\u0131na kar\u015f\u0131n bu durum ge\u00e7erlidir. \u0130\u015fte b\u00f6ylece, kentbilimci olarak Leonardo da Vinci, Jonathan Swift, Restif de la Bretonne, Aldous Huxley ve daha bir\u00e7oklar\u0131 farkl\u0131 niteliklerle, \u00fctopyan\u0131n yollar\u0131yla \u00f6zde\u015fle\u015ftirebilece\u011fimiz yollar\u0131 benimsemi\u015ftir. \u0130kinci t\u00fcrden \u00fctopyalar\u0131n etkileri ya da sonu\u00e7lar\u0131 bazen ilk t\u00fcrden \u00fctopyalardan daha \u00f6nemli olsa bile ilk t\u00fcr \u00fctopyalar\u0131n \u00e7oklu\u011fu ve a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 bizi ikinci t\u00fcrden \u00fctopyalara \u00e7ok daha az yer ay\u0131rmaya y\u00f6nlendirecektir.<\/p>\n<p><b>Yap\u0131sal G\u00f6r\u00fcn\u00fcmler<br \/>\n<\/b><br \/>\nBir\u00e7ok \u00fctopya metninin bi\u00e7imsel sunulu\u015funa belirgin \u00f6zellik kazand\u0131ran ger\u00e7ekten ka\u00e7\u0131\u015f\u0131n, sonunda, bunlar\u0131n temel \u00f6\u011fesi oldu\u011funa ya da b\u00f6yle alg\u0131lanmalar\u0131na yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulad\u0131k. Oysa incelenen olay\u0131n i\u00e7inde temel bir \u00e7eli\u015fkinin bulundu\u011fu tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmez. Ger\u00e7eklerden neredeyse kararl\u0131 bir bi\u00e7imde sapan ya da bunlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan yakla\u015f\u0131mlar\u0131n bir arada bulunmas\u0131ndan ya da i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mesinden kaynaklan\u0131r; burada ama\u00e7, bunlar \u00fcst\u00fcnde egemenlik kurmak, bunlar\u0131 bi\u00e7imlendirmek ya da yine bu \u00fctopik yol arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla alt\u00fcst etmektir. Bu son y\u00f6ntem, yine ie ve \u00f6rneksemeli k\u00fclt\u00fcrel araca oldu\u011fu denli zihinsel desteklere de ba\u015f vurarak olduk\u00e7a s\u0131k bir bi\u00e7imde benzeri yollara sapm\u0131\u015ft\u0131r. Bu de\u011fi\u015fmezler, \u00fctopyalar\u0131 benzersiz bir bi\u00e7imde nitelendirir ve kuram d\u00fczleminde oldu\u011fu kadar, i\u015flevsellik ve uygulama d\u00fczleminde de t\u00fcm g\u00fc\u00e7lerini hem de zay\u0131fl\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131rlar.<\/p>\n<p>\u00dctopyan\u0131n genel olarak \u00fcstlendi\u011fi \u00f6rnek bi\u00e7im, us\u00e7ul olmay\u0131 savlayan ve genellikle doktrine dayal\u0131 olan bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fcyle ortaya \u00e7\u0131kar. \u0130\u015fleyi\u015findeki \u00f6nemli bozukluklar da buradan kaynaklan\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, \u00fctopyalar\u0131n gereci ve dayana\u011f\u0131, s\u00f6ylenceler ya da d\u00fc\u015flerce, t\u00f6rel ya da pek fazla us\u00e7ul olmayan e\u011filimlerce, saymacal\u0131\u011fa varan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 ya da izlencelerce olu\u015fturulmu\u015ftur; ve de, ayn\u0131 zamanda us burada mutlak bir egemenlik s\u00fcrer.<\/p>\n<p>\u00d6nerilen tasar\u0131lar\u0131n ya da toplumsal-k\u00fclt\u00fcrel ve siyasal d\u00fczenlemelerin benzersiz esin kayna\u011f\u0131 olarak kendini g\u00f6sterir. Ama bu ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmenin, de\u011fi\u015ftirilemez ve tart\u0131\u015fmas\u0131z \u00f6l\u00e7\u00fct durumuna gelmek i\u00e7in g\u00fcndelik ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ekli\u011fini ve gereklerini dikkate almamas\u0131 nedeniyle, izledi\u011fi yol bir soyutlama durumuna d\u00fc\u015fer. \u00d6yle ki, genellikle ne zaman ve nas\u0131l somutla\u015fabilece\u011finden ba\u015fka bir \u015feyin pe\u015finde ko\u015fmaz. \u00d6zellikle Antik D\u00f6nem ve R\u00f6nesans \u00fctopyalar\u0131 bu durumu \u00f6rneklendirir. Bununla birlikte, \u00fctopya t\u00f6reler ve ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 somut bi\u00e7imde d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilme yetisine daha fazla g\u00fcven duysa bile, yak\u0131n ve \u0131\u015f\u0131kl\u0131 bir gelece\u011fe duyulan inan\u00e7 burada daha kesinle\u015fmi\u015f oldu\u011funda, doktriner yan\u0131 gerek dinsel d\u00fczlem de gerekse siyasal d\u00fczlemde kendini g\u00f6sterir. \u00dctopyan\u0131n hak ileri s\u00fcrmek -bir ba\u015fka deyi\u015fle usd\u0131\u015f\u0131n\u0131n egemen oldu\u011fu bir gere\u00e7- kadar \u00d6zlem ve beklentileri y\u00f6nlendirip i\u015fletmesi nedeniyle, kavramsal ve \u00e7\u00f6z\u00fcmsel kesinli\u011fini sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 ya da deneyimsel sa\u011flamas\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karan programlama etkinli\u011fi i\u00e7inde en az\u0131ndan k\u0131smen eksikli\u011fim duyurur.<\/p>\n<p>Bu durum, kurum d\u00fczleminde \u00fctopyalar\u0131n ne t\u00fcrden oldu\u011fu belirginlik ta\u015f\u0131masa da varl\u0131\u011f\u0131 kesinle\u015fmi\u015f bir zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 dile getirir; bu, d\u00fc\u015f\u00fcncelerin belirginli\u011fi ve olgular \u00fczerinde bilimsel ya da uygulay\u0131msal bir etki yapma konusundaki bir yeterlik ko\u015fulunun kurama dayat\u0131lmas\u0131 durumunda ge\u00e7erlidir. \u00dctopya alan\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan neredeyse b\u00fct\u00fcn kavramlar, daha \u00e7ok belirsiz, ortak duygular\u0131 ve ahlaki g\u00fc\u00e7leri b\u00f6l\u00fck p\u00f6r\u00e7\u00fck de\u011filse bile genellikle basmakal\u0131p bir bi\u00e7imde an\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. Bu t\u00fcrden kavramsal yetersizlikler \u00f6zellikle \u00fctopyalar dinsel duygular\u0131 ve s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn geni\u015f anlam\u0131nda ahlak gereksinmelerini kapsad\u0131\u011f\u0131nda kitleleri \u00e7ekmedeki etkisizlik ya da yetersizliklerini zorunlu olarak g\u00fcndeme getirmez -tam tersi ge\u00e7erlidir. Ne olursa olsun, ele\u015ftirel incelemelerden pek az, deneysel ya da tarihsel sa\u011flamalardansa daha da az kayg\u0131 duyan us\u00e7ulla\u015fman\u0131n \u00fctopyac\u0131 tipinin yakla\u015f\u0131k, hatta ba\u015ftan savma niteliklerini vurgulamak, gerekli gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, \u00fctopyac\u0131 y\u00f6ntem dogmatik bir e\u011filim bar\u0131nd\u0131r\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc, derinlemesine ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, haz\u0131r kavramlar ya da bilin\u00e7lerin \u00f6zerk olmas\u0131ndan \u00e7ok, toplu duyarl\u0131l\u0131ktan destek al\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dctopyac\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131n bu karakterinin ilk ve temel g\u00f6sterimi, insanlar\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131 kavrama bi\u00e7imidir. Neredeyse b\u00fct\u00fcn \u00fctopyalar e\u011fitimin kendilerini yaln\u0131zca bi\u00e7imlendirmekle kalmayaca\u011f\u0131n\u0131, ayn\u0131 zamanda bunlar\u0131 en k\u00f6kle\u015fmi\u015f hatta en zararl\u0131 e\u011filimlerinden kurtarmaya da yarayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. B\u00f6ylelikle, \u00e7ok say\u0131da \u00fctopyac\u0131, \u00e7ocuklar\u0131n e\u011fitimini aileden al\u0131p daha titiz ve b\u00fct\u00fcn haklar\u0131yla birlikte bir Devlet okuluna verme gere\u011fini de\u011ferlendirme konusunda duraksamam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7ok daha iyi ve neredeyse kusursuz bir toplumun yetkili yorumcusu konumuna yerle\u015ferek, okul yeni insanlar, daha a\u00e7\u0131k bir s\u00f6yleyi\u015fle ayn\u0131 kal\u0131ptan \u00e7\u0131km\u0131\u015f, uysal, kendilerini yaln\u0131zca kamu \u00e7\u0131kar\u0131na adam\u0131\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcnme ve kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc bak\u0131m\u0131ndan nerdeyse yetersiz bireyler yeti\u015ftirebilir.<\/p>\n<p>Modern ve \u00e7a\u011fda\u015f \u00fctopyalarca \u00f6nerilen e\u011fitimcilerin neredeyse t\u00fcm\u00fcn\u00fcn laik olmalar\u0131na kar\u015f\u0131n, H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n ve Orta\u00e7a\u011f\u2019\u0131n din adamlar\u0131 insanlar\u0131n en az\u0131ndan bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn d\u00fcnyasal tutkular\u0131ndan el etek \u00e7ekmeleri ve ilahi topluma girmeleri beklentisi i\u00e7indeydi. K\u00fclt\u00fcrel g\u00fcd\u00fcmc\u00fcl\u00fckle dogmatik e\u011fitimin asl\u0131nda Orta\u00e7a\u011f toplumlar\u0131 \u00fczerinde oldu\u011fu gibi doktrin \u00e7abalar\u0131n\u0131 bir sonuca ula\u015ft\u0131rmak i\u00e7in b\u00fct\u00fcn medya bi\u00e7imlerini elinde bulunduran modern toplumlarda da b\u00fcy\u00fck bir a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 oldu\u011funu vurgulamak gereksizdir.<\/p>\n<p>\u0130nsan do\u011fas\u0131na ve bunu bi\u00e7imlendirebilme olanaklar\u0131na ili\u015fkin bu yakla\u015f\u0131m, i\u00e7erdi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncenin her zaman belli belirsiz ve varsay\u0131msal kalmas\u0131 oran\u0131nda \u00fctopyac\u0131larca kolayl\u0131kla benimsenmi\u015ftir. Iyi tan\u0131mlanm\u0131\u015f, bireylerinden her birinin do\u011fall\u0131k i\u00e7inde boyun e\u011fip kendini adamaktan ba\u015fka elinden bir \u015fey gelmedi\u011fi bir ger\u00e7eklik s\u00f6z konu\u015fuyormu\u015f\u00e7as\u0131na kulland\u0131klar\u0131 toplum kavram\u0131 s\u00f6z konusu oldu\u011funda \u00fctopyac\u0131lar kat\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 yitirirler. Bunu bir toplumdan \u00e7ok, \u00e7\u0131karlar\u0131 d\u00fczenli ve mutlak bir bi\u00e7imde bireylerin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde geldi\u011fi cemaat gibi g\u00f6r\u00fcrler. \u00dctopyalar\u0131n \u00e7o\u011funun kar\u015f\u0131-bireysel tutumu, H\u0131ristiyanlar i\u00e7in tart\u0131\u015fmal\u0131 g\u00f6r\u00fcnmekle birlikte, bunlar\u0131n temel karakterlerinden biri sidir. Ger\u00e7ekten de, cennet toplumunda art\u0131k bireyler de\u011fil, etten kemikten bedenlerini yitirmi\u015f, \u201ctensel\u201d hazlar\u0131n bile tinselle\u015fti\u011fi ve yenilenmi\u015f ruhlar\u0131n art\u0131k Tanr\u0131\u2019yla ili\u015fki d\u0131\u015f\u0131nda bir \u015fey istemedi\u011fi varl\u0131klar s\u00f6z konusudur. Bunun bir mutlak olmas\u0131 gibi, \u00e7ok say\u0131daki \u00fctopyac\u0131n\u0131n d\u00fcnya toplumu da bir mutla\u011f\u0131 temsil eder: Bunun bir par\u00e7as\u0131 olmak, an ve kusursuz olmay\u0131 ba\u015faran bireyler i\u00e7in de mutlak bir hazd\u0131r.<\/p>\n<p>H\u0131ristiyan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n \u00fctopyac\u0131 \u00f6zellikleriyle XIX. ve XX. y\u00fczy\u0131l kitlelerinin \u00fctopyalar\u0131n\u0131n dinsel temeli aras\u0131ndaki yads\u0131namaz benzerlikler do\u011fal olarak bunlar aras\u0131ndaki ayr\u0131mlar\u0131 maskeleyemezdi. Ama kimi H\u0131ristiyan ana \u00f6rnekler ya da izleklerle Bat\u0131 \u00fctopyalar\u0131n\u0131n bir\u00e7o\u011funda yeniden kendini g\u00f6sterenler aras\u0131ndaki yak\u0131nl\u0131k kendini hemen ele verir.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz Yunan Antik \u00c7a\u011f\u0131 -Platon\u2019dan Euemenos\u2019a- yasa koyucu ya da \u00f6rnek toplumlar\u0131n kurucusu olan tanr\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f h\u00fck\u00fcmdar ki\u015fili\u011fini bilmekteydi; \u00f6yle ki, bazen antik geleneklerinkilerle Musa\u2019n\u0131n ve \u0130sa\u2019n\u0131n etkileri aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapmak sorunlara yol a\u00e7abilir. Kutsal Kitap ya da \u0130ncil\u2019den kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma kaynaklar\u0131yla birlikte, dolays\u0131z ya da dolayl\u0131 bi\u00e7imde XIX. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131na de\u011fin kendini hissettiren derin etki yine de tart\u0131\u015fmas\u0131zd\u0131r. Ve, yine \u00dctopyac\u0131lar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn cennetsi toplumun hazlar\u0131n\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla bizlere daha yak\u0131n ku\u015faklara s\u00f6z verilen \u0131\u015f\u0131kl\u0131 yazg\u0131n\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 aras\u0131ndaki ge\u00e7i\u015fi temsil ettikleri daha kesindir. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan, Claude Henri de Saint-Simon\u2019un (1760-1825) Nouveau Christianisme\u2019indeki (\u201cYeni H\u0131ristiyanl\u0131k\u201d) geni\u015f \u00fctopyac\u0131 yanlarla Constantin Pecqueur\u2019\u00fcn (1801-1887) Tanr\u0131\u2019n\u0131n Cumhuriyeti\u201dnin \u00fctopyac\u0131 yanlar\u0131n\u0131 anmak yeterli olabilir.<\/p>\n<p>Yine de, ilk H\u0131ristiyan gelene\u011finkiyle sonrakilerin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 aras\u0131nda son derece \u00f6nemli bir sapma bulunur. Ger\u00e7ekten de, sonuncular, Xll. y\u00fczy\u0131ldan ba\u015flayarak yaln\u0131zca \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyada de\u011fil, yery\u00fcz\u00fcnde de bulabilecekleri bir mutluluk s\u00f6z\u00fcn\u00fc giderek artan bir oranda ileri s\u00fcrerler. B\u00f6ylelikle, \u00fctopyac\u0131 y\u00f6ntem biny\u0131lc\u0131l\u0131k y\u00f6ntemini izlemi\u015f ve \u00f6zellikle onunla birlikte ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Biny\u0131lc\u0131l\u0131k yakla\u015f\u0131m\u0131; \u0130lk d\u00f6nemlerin H\u0131ristiyan ufuklar\u0131na ili\u015fkin \u00f6nemli bir \u00e7arp\u0131tma \u00fczerine kuruludur, \u00e7\u00fcnk\u00fc, son mutluluk \u00f6ncesinde, yery\u00fcz\u00fcnde toplu ya\u015famdan daha mutlu bir evrenin beklentisini ve hatta ger\u00e7ekle\u015ftirilmesini \u00f6nermi\u015ftir. Her ne denli biny\u0131lc\u0131l\u0131k ger\u00e7ek anlamda bir \u00dctopya de\u011filse de, buna olduk\u00e7a yakla\u015f\u0131r. Kusursuz bir toplum \u00f6rne\u011fi sunmaz ama H\u0131ristiyan dindarlar\u0131n ya da laik kitlelerin g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcne \u00e7ekici bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fc, mutlulu\u011fa, ortaya \u00e7\u0131kmakta gecikmeyecek g\u00f6nence yak\u0131n bir evre sergiler.<\/p>\n<p>Biny\u0131lc\u0131l\u0131ktan -bilin\u00e7li ilk belirimleri Joachim de Flore\u2019a (-1130-1204) de\u011fin uzanan- \u00f6nce, k\u00f6kene ili\u015fkin bir alt\u0131n \u00e7a\u011f s\u00f6ylencesi, Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n geli\u015fimi boyunca birle\u015fti\u011fi bir \u00dctopyaya olduk\u00e7a yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Yine de bulan\u0131k, de\u011ferlendirilmesi olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7 bir \u00e7ekicilik g\u00fcc\u00fcyle donanm\u0131\u015f bir an\u0131\u015ft\u0131rma s\u00f6z konusu oldu\u011fun dan, \u00fctopyac\u0131 bile\u015fen g\u00f6revi ancak son derece k\u0131s\u0131tl\u0131 bir bi\u00e7imde hesaplanabilir. \u00dctopya i\u00e7inde g\u00fc\u00e7l\u00fc bir etki b\u0131rakm\u0131\u015f olan ve onu bir kurucu- ya ya da bir yasa koyucuya ba\u015fvurmaktan daha fazla nitelendiren yap\u0131sal \u00f6\u011fe s\u00f6z konusu oldu\u011funda durum bamba\u015fka bir nitelik edinir. Her ne denli alim \u00e7a\u011f d\u00fc\u015f\u00fc \u00fctopyan\u0131n ufkunda s\u0131k s\u0131k kendini g\u00f6sterirse de, \u00dctopya, programlama ve planlama gere\u011fini aral\u0131ks\u0131z doyurmaktan ve de\u011ferlendirmekten geri kalmaz.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131 ayn\u0131 kal\u0131ba d\u00f6kme d\u00fc\u015f\u00fcncesi de bu dayan\u0131lmaz iste\u011fin ve \u00fctopyan\u0131n, b\u00fct\u00fcn toplumsal etkinlikleri kurala ba\u011flama e\u011filiminin g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerinden ancak birisidir. Bu da, \u00fctopyac\u0131lar\u0131n bireysel ya da ki\u015fisel olan her \u015fey kar\u015f\u0131s\u0131ndaki alerjilerinin ya da ilgisizli\u011fin bir ba\u015fka kan\u0131t\u0131d\u0131r. Onlara g\u00f6re planlamak, bi\u00e7imlendirilebilen ya da daha \u00f6nceden bi\u00e7imlendirilmi\u015f olarak kabul ettikleri yurtta\u015flar kar\u015f\u0131s\u0131nda bulunmalar\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde kendili\u011finden (ayn\u0131 zamanda zorunlu) olarak kabul edilir. Programlamak, \u00fctopyac\u0131 bir gerekliliktir: ekonomik ba\u011f\u0131nt\u0131lara oldu\u011fu denli cinsel ili\u015fkilere, giyinme, beslenme, ya da oyun oynama bi\u00e7imi&#8230; gibi k\u00fclt\u00fcrel ya da sanatsal \u00fcretimlere uygulan\u0131r. Ku\u015fkusuz bu alanlar\u0131n her birinde bir yazardan \u00f6tekine bir\u00e7ok de\u011fi\u015fiklik olur, ama hi\u00e7bir zaman eksik olmayan \u015fey g\u00fcndelik ya\u015fama ili\u015fkin her olguda sistematik bir kamu m\u00fcdahalesidir.<\/p>\n<p>Demek oluyor ki, y\u00f6netmelik olmadan \u00f6rnek toplumdan s\u00f6z edilemez; \u00e7\u00fcnk\u00fc, yaln\u0131zca do\u011fan\u0131n ve akl\u0131n buyurdu\u011fu yasalar\u0131n toplumun bireylerinin mutlulu\u011funu g\u00fcvence alt\u0131na alaca\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lamazd\u0131. \u00dctopyac\u0131 bunun yetkili yorumcusu ve b\u00fct\u00fcn \u00f6\u011fretilerini insanlar\u0131n boyun e\u011fmekten ba\u015fka bir \u015fey yapamayacaklar\u0131 temel de\u011ferlere ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu \u00f6\u011fretilerin de\u011fi\u015ftirilmeleri olanaks\u0131z bakan\u0131d\u0131r. Ayd\u0131n olarak bu bi \u00e7imde davran\u0131r; nesneler ve bireylerin, kendi akl\u0131n\u0131n koydu\u011fu ilkelere benzerlerinin iyili\u011fi i\u00e7in boyun e\u011fmek zorunda olduklar\u0131na inanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dctopya, mutla\u011f\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131s\u0131d\u0131r ve bu niteli\u011fiyle, bir d\u00f6nemden \u00f6tekine haz\u0131rlam\u0131\u015f oldu\u011fu planlara kolayca indirgenemeyen \u015feyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131nda bocalamaktan ba\u015fka bir \u015fey gelmez elinden.<\/p>\n<p>Bununla birlikte, ger\u00e7e\u011fe ve bireysele bu direni\u015f, XV y\u00fczy\u0131l Tabor Bohemya\u2019s\u0131ndan XVII. ve XVIII. y\u00fczy\u0131l Paraguay\u2019\u0131na ve XX. y\u00fczy\u0131l\u0131n kom\u00fcnist devletlerine d\u00fcnyan\u0131n geni\u015f b\u00f6lgelerinde \u00fctopyan\u0131n daha uzun bir s\u00fcre i\u00e7in yerle\u015fmesine engel olamam\u0131\u015ft\u0131r. Daha k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7eklerde, \u00f6zellikle XIX. y\u00fczy\u0131lda, Charles Fourier\u2019nin etkisiyle (1772-1837), her biri s\u0131ras\u0131yla Amerika Birle\u015fik Devletleri\u2019nde ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011framaktan kurtulamayan \u201c\u00f6rnek\u201d yerle\u015fim birimleri kuran Etienne Cabet (1783-1856) ya da Robert Owen\u2019\u0131n (1771-1858) itkisiyle bir\u00e7ok \u00dctopya toplumu giri\u015fimlerinde bulunulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bununla birlikte ki\u015fisel \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri ve \u00f6zellikle de teknik alanlarda ve \u00f6zdeksel olarak yararlanabilecek bulu\u015flarda yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 savunan belli say\u0131da \u00fctopyac\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Programlaman\u0131n en g\u00f6ze batan yads\u0131nmas\u0131, yine de XIX. y\u00fczy\u0131l sonu ve XX. y\u00fczy\u0131l ba\u015f\u0131 anar\u015fistlerinin yads\u0131mas\u0131 olmu\u015ftur: Bunlara g\u00f6re, insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe duydu\u011fu \u00f6zlem, mutluluk \u00f6zleminden \u00e7ok daha g\u00fc\u00e7l\u00fcyd\u00fc. Ama, her ne denli Kropotkin\u2019e (1842-1921) g\u00f6re anar\u015fi, b\u00fct\u00fcn g\u00fc\u00e7lerin ve b\u00fct\u00fcn g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcrce dile getirilmesi, ki\u015finin olgular\u0131n denetimini elinde bulundurarak d\u00fc\u015f\u00fcncelerine ve y\u00fcre\u011finin sesine g\u00f6re davranmas\u0131 bi\u00e7iminde aktar\u0131lmak durumundad\u0131r; kald\u0131 ki, Kropotkin\u2019e g\u00f6re de ortak \u00e7\u0131karlar\u0131 hi\u00e7bir zaman g\u00f6zden yitirmemek gerekmektedir ve ama\u00e7 da olabildi\u011finde h\u0131zl\u0131 bir bi\u00e7imde kurumlarda bir de\u011fi\u015fimi ger\u00e7ekle\u015ftirmektir. Bu anar\u015fi, asl\u0131nda bir felsefe ve toplumsal ili\u015fkiler doktrini olarak kendini g\u00f6sterir. Ortak gereksinimlerin incelenmesine y\u00f6nelik bir e\u011fitim sistemine ba\u015fvurur; bunun sayesinde maddi bollu\u011fu sa\u011flamak i\u00e7in on be\u015f y\u0131l yeterli olacakt\u0131r. Bu ko\u015fullar alt\u0131nda, bu toplumu, en az\u0131ndan bu evrede kat\u0131 bir bi\u00e7imde g\u00fcd\u00fcml\u00fc olman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda nas\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz; hele bu i\u015fe Devleti y\u0131kmaya, yasalar\u0131n\u0131 ve y\u00fcr\u00fcrl\u00fckteki b\u00fct\u00fcn otoriteleri y\u0131kmakla ba\u015flamak gerekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse.<\/p>\n<p><b>\u00dctopyac\u0131 Yinelemeler ve Toplu Durumlar<br \/>\n<\/b><br \/>\nHer ne denli \u00fctopyan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnsel temelinde genel olarak doktrinci e\u011filim, dogmatizm ve t\u00fcmleyici planc\u0131l\u0131k yer almaktaysa da, benimsenmi\u015f \u00e7\u00f6z\u00fcmlerin bir\u00e7o\u011funu bir dizi etik ve ekonomik tutum bi\u00e7imlendirmi\u015ftir. Akla ve do\u011faya, ama ayn\u0131 zamanda tan\u0131kl\u0131k ettikleri art\u0131k g\u00f6ze batacak denli belirli haks\u0131zl\u0131klara g\u00f6nderme yaparak \u00e7ok say\u0131da \u00fctopyac\u0131 b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n e\u015fit kabul edilmeleri ve dolay\u0131s\u0131yla toplumsal e\u015fitsizliklerin k\u00f6kenlerini ortadan kald\u0131rmak gerekti\u011fi sonucuna varm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Platon\u2019dan kom\u00fcnistlere ve XIX. y\u00fczy\u0131l anar\u015fistlerine de\u011fin, \u00f6zel m\u00fclkiyet bu bak\u0131mdan haks\u0131zl\u0131klar\u0131n, toplumsal oldu\u011fu denli bireysel yozla\u015fmalar\u0131n da kayna\u011f\u0131 olan ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir hedefi durumuna gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz Frans\u0131z Devrimi s\u0131ras\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir payla\u015f\u0131m s\u00f6z konusu olmu\u015ftur: O ana degin hi\u00e7bir ya da da hemen hemen hemen hi\u00e7bir \u00fctopyac\u0131 ekonomik e\u015fitli\u011fi yaratmak i\u00e7in \u015fiddete dayal\u0131 eylemi \u00f6nermemi\u015fti; daha sonralar\u0131, bir\u00e7o\u011fu bu yolu benimsedi. Bu, Babeuf (1760- 1797) ve onun Manifeste des gaux\u2019sundan (E\u015fitlerin Manifestosu) sonra her \u00fctopyan\u0131n devrimci dayatmay\u0131 birincil d\u00fczleme yerle\u015ftirdi\u011fi anlam\u0131na gelmez; ama devrime ba\u015fvurma bu d\u00f6nemde ge\u00e7er ak\u00e7e olmu\u015ftur. Yine de y\u00fcz y\u0131llar \u00f6ncesinden kimi biny\u0131lc\u0131lar\u0131n -\u00f6zellikle 1419\u2019dan ba\u015flayarak Bohemya\u2019da Taborlular\u2019\u0131n ve 1525 ile 1535 aras\u0131nda Almanya\u2019da Anabatistler- ideal toplumlar\u0131n\u0131 kurmak i\u00e7in \u015fiddet i\u00e7eren y\u00f6ntemlere onay vermi\u015flerdi.<\/p>\n<p>Her ne denli \u00f6zel m\u00fclkiyetin yok olmas\u0131, hatta de\u011ferli metallerin para olarak kullan\u0131m\u0131n\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131nda bir\u00e7ok \u00fctopyac\u0131 elbirli\u011fi etmi\u015flerse de bunlar\u0131 harekete ge\u00e7iren nedenler ayn\u0131 de\u011fildir. Genellikle orant\u0131s\u0131zl\u0131klar g\u00f6sterirler. Platon cumhuriyetinin bek\u00e7ilerinin yoksul olduklar\u0131 ve siteyi daha iyi savunmak i\u00e7in paradan ka\u00e7t\u0131klar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir; b\u00f6ylece, Yunanl\u0131 felsefeciye g\u00f6re yurtta\u015flar\u0131n ya\u015fam d\u00fczeyinin, b\u00fct\u00fcn toplumun ortak \u00e7\u0131kar\u0131 do\u011frultusun da belirlenmesi gerekiyordu. \u0130lk H\u0131ristiyanlar\u0131n ideal t\u00f6relerine ili\u015fkin s\u00f6ylence uzun s\u00fcre boyunca, XIX. y\u00fczy\u0131la de\u011fin bunlar\u0131n m\u00fclkiyet toplumunun uygulay\u0131m\u0131n\u0131 edinmelerini sa\u011flad\u0131 ve Orta\u00e7a\u011f manast\u0131r \u00f6rg\u00fctleri, bireysel m\u00fclkiyet d\u0131\u015f\u0131nda \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f benzeri bir varolu\u015f bi\u00e7imi sunmaya katk\u0131da bulundular.<\/p>\n<p>XVI. y\u00fczy\u0131ldan ba\u015flayarak dinsel \u00e7ekicili\u011fin azalmas\u0131yla sefalet kar\u015f\u0131s\u0131nda olu\u015fan ba\u015fkald\u0131r\u0131 duygusu daha da g\u00fc\u00e7lendi ve end\u00fcstri \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n ba\u015flamas\u0131yla birlikte makinalar\u0131n kullan\u0131lmas\u0131 bu duyguyu da ha da per\u00e7inledi. B\u00f6ylece, XIX. ve XX. y\u00fczy\u0131l\u0131n bir\u00e7ok \u00fctopyac\u0131s\u0131nda, toplumun, b\u00fct\u00fcn zenginlikleri ve bireylerin sahiplendi\u011fi \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131 elinde bulundurmas\u0131 gerekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesine tan\u0131k olunur: Bunlar aras\u0131nda, doktrinini \u00e7evreleyen bilimsel \u00f6nlemlere kar\u015f\u0131n, Karl Marx\u2019\u0131 (1818-1883) anmak, ku\u015fkusuz zorunludur.<\/p>\n<p>M\u00fclkiyet, \u00fctopyac\u0131lar\u0131n bir\u00e7o\u011funca nas\u0131l olumsuz bir de\u011fer, k\u00f6t\u00fcn\u00fcn e\u015fanlaml\u0131s\u0131 gibi g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015fse, \u00e7al\u0131\u015fma da doktrinlerinde ayn\u0131 derecede de\u011fer kazanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle Thomas More ile birlikte her t\u00fcrl\u00fc asalakl\u0131ktan kurtulmak i\u00e7in b\u00fct\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fma bi\u00e7imlerinin zorunlu olmas\u0131 gerekti\u011fi vurgulanm\u0131\u015ft\u0131r. XVI. y\u00fczy\u0131ldan ba\u015flayarak XIX. y\u00fczy\u0131la de\u011fin neredeyse b\u00fct\u00fcn yazarlar her \u015feye kar\u015f\u0131n el eme\u011fi gerektirmeyen etkinliklerin gere\u011fine inanm\u0131\u015flard\u0131r; \u00f6yle ki, toplumun papazl\u0131\u011fa ili\u015fkin i\u015flevlere y\u00fckledi\u011fi, e\u011fitbilimsel ya da bilimsel g\u00f6revler genellikle bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda say\u0131lmaktayd\u0131. S\u00f6z gelimi 1823\u2019teki Cathisme des industriels\u2019inde (\u2018Sanayi Adamlar\u0131n\u0131n Din \u00d6gretisi\u201d) Saint-Simon \u00fcyelerinin kamunun e\u011fitiminde temel g\u00f6revi yapacak genel doktrini bi\u00e7imlendirip yetkinle\u015ftirdi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen bir y\u00fcksek bilim kolejinin kurulmas\u0131 \u00f6nerisinde bulunur.<\/p>\n<p>Nova Atlantis\u2019inde (\u201cYeni Atlantis\u201d) Francis Bacon (1561-1626) y\u00f6netimi \u201dS\u00fcleyman\u2019\u0131n Evi\u201dni olu\u015fturan bir bilim adam\u0131 toplulu\u011funa b\u0131rak\u0131yordu. Neredeyse her zaman e\u015fitlik\u00e7i toplumun y\u00f6netici toplulu\u011fu, ayr\u0131cal\u0131klarla ve XX.y\u00fczy\u0131l\u0131n \u201cnomanklatura\u201dlar\u0131na de\u011fin giderek daha fazla g\u00fc\u00e7lenen \u00f6zel bir konumla donanm\u0131\u015ft\u0131. Modern ve \u00e7a\u011fda\u015f zamanlar\u0131n \u00fctopya doktrinleri aras\u0131nda kimileri, uzun \u00e7al\u0131\u015fma saatlerinden kurtulmu\u015f bir toplumun habercili\u011fini yapmaktayd\u0131; \u00e7al\u0131\u015fma bazen g\u00fcnde d\u00f6rt saatin alt\u0131na hatta daha aza inmekteydi. Sanayi devriminden \u00f6nce ayn\u0131 amaca ula\u015fmak i\u00e7in \u00fctopyac\u0131lar, do\u011fan\u0131n gizli kolayl\u0131klar\u0131yla yenilenmi\u015f bir toplumsal d\u00fczenin olumlu yanlar\u0131yla rekabet i\u00e7indeki insan bulu\u015flar\u0131n\u0131n inceli\u011fine g\u00fcveniyordu.<\/p>\n<p>Daha sonralar\u0131, makinalar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n do\u011furdu\u011fu olumlu sonu\u00e7lara duyulan inan\u00e7, Etienne Cabet \u2019ye oldu\u011fu kadar Pierre-Joseph Prudhon\u2019a (1809-1865) ya da William Morris\u2019e (1834-1896) en \u0131\u015f\u0131lt\u0131l\u0131 bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 sa\u011flad\u0131. Morris ba\u015fka bir\u00e7ok sosyalist, kom\u00fcnist ve anar\u015fist taraf\u0131ndan d\u00fc\u015flenen gelece\u011fe ili\u015fkin kestirimleri a\u015fmay\u0131 bile denedi. Marx ve Engels \u00fcretim g\u00fc\u00e7lerinin en iyi bi\u00e7imde kullan\u0131lmas\u0131 sayesinde ortak zenginlik kaynaklar\u0131n\u0131n her taraftan f\u0131\u015fk\u0131raca\u011f\u0131 kestiriminde bulunurlarken, News from Nowhere\u2019da (\u201cOlmayan Yerden Haberler\u201d) Morris insanl\u0131\u011f\u0131n bu bollu\u011fu ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kacak bo\u015f zamanlan nas\u0131l de\u011ferlendirebilece\u011fini \u00f6ng\u00f6rmeyi dener. XV\u0130I. ve XVII\u0130. y\u00fczy\u0131l\u0131n \u00f6teki \u00fctopyac\u0131lar\u0131 bu konuda ona \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda, XVI. y\u00fczy\u0131ldan ba\u015flayarak \u00f6rg\u00fctlenmenin olumlu sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n ve i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn mant\u0131ksal da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n y\u00fcceltilmesinin estirdi\u011fi r\u00fczgar i\u00e7inde \u00fctopya -o zamana de\u011fin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi- art\u0131k yaln\u0131zca adaletsizli\u011fin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ve \u00f6rnek bir ortak rejim kurulmas\u0131n\u0131 savunmakla yetinmemi\u015ftir; giderek daha fazla ilerleme s\u00f6ylencesine a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130ma edilen ya da dolayl\u0131 bir bi\u00e7imde arzulanan \u015fey -yeni bir toplumun do\u011fu\u015fu- mutlulu\u011fu do\u011fru durdurulamaz y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fe duyulan inan\u00e7 kendini kabul ettirirken a\u015famal\u0131 ve zaman i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fmesinde giderek daha b\u00fcy\u00fck bir yer tutmaya ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Kusursuz bi\u00e7imler olarak, \u00fctopya toplumlar\u0131 ilk ba\u015flarda zaman d\u0131\u015f\u0131nda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131r; bunlar\u0131n yarat\u0131c\u0131lar\u0131 hem bu \u00fctopyalar\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesinde ortaya \u00e7\u0131kacak g\u00fc\u00e7l\u00fcklerin bilincindeydiler hem de \u00fctopyaya de\u011finmelerinin bile ortaya \u00e7\u0131karabilece\u011fi canland\u0131r\u0131c\u0131 etkiye g\u00fcvenmekteydiler. Daha sonralar\u0131, do\u011fmakta olan bilimsel ilerlemenin etkisiyle a\u00e7\u0131lan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 benimseyerek,\u00fctopya ilerici, hem ekonomik hem de toplumsal ve siyasal yenilenmenin do\u011furaca\u011f\u0131 somut olanaklar konusundaki beklentisini per\u00e7inledi. XVII. y\u00fczy\u0131ldan ba\u015flayarak, uluslararas\u0131, bar\u0131\u015f\u0131 sa\u011flayabilecek ve sava\u015flar\u0131 ortadan kald\u0131rabilecek d\u00fczenleyici kurumlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc kurmaya ba\u015flad\u0131lar. S\u0131k s\u0131k \u00f6nerilen s\u0131n\u0131f sava\u015flar\u0131n\u0131n \u015fiddet i\u00e7ermesine kar\u015f\u0131n, sanayi devrimi ve Frans\u0131z Devrimi bu beklentileri daha da g\u00fc\u00e7lendirdi.<\/p>\n<p>\u00dctopyan\u0131n Rol\u00fc<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, \u00f6zellikle Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde ve bu uygarl\u0131ktan geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde esinlenen ya da etkilenen uygarl\u0131klarda \u00fctopya giderek yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7bir zaman \u00e7ok kesin bir spek\u00fclatif doktrini temsil etmemi\u015f, zihinsel bir y\u00f6nteme ve yinelenen bir izlekler b\u00fct\u00fcn\u00fcne ba\u011flanmaya yatk\u0131nl\u0131k g\u00f6stermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Daha ba\u015ftan belirlemi\u015f oldu\u011fumuz gibi, XIX. ile XX. y\u00fczy\u0131l aras\u0131nda tan\u0131k olunan kimi ender durumlar d\u0131\u015f\u0131nda i\u015flemsel ilkelere egemen bir \u00e7ekirde\u011fe bile sahip olmam\u0131\u015ft\u0131r. Sonu\u00e7ta \u00fctopya, evrensel ger\u00e7ekleri ya da kavramsal olarak geli\u015ftirilmi\u015f sezgileri \u00e7ok fazla g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sergilemeksizin kendine \u00f6zg\u00fc, felsefe ve siyaset aras\u0131nda yer alan bir zihinsel uzam i\u00e7ine \u00e7ekilmi\u015ftir. En az\u0131ndan d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri, yetkinle\u015fmesi ve sonu\u00e7 olarak geri d\u00f6nebilmesi amac\u0131yla toplum \u00fczerinde bir etki uyand\u0131rmay\u0131 ye\u011flemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Benimsenmi\u015f olan \u00e7er\u00e7eve ne olursa olsun, \u00fctopya toplumlar\u0131n\u0131n birbiri ard\u0131na geli\u015ftirilen g\u00f6r\u00fcn\u00fcmleri bir\u00e7ok kereler \u00f6nc\u00fc bak\u0131\u015flarla ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fma s\u00fcresinin k\u0131salt\u0131lmas\u0131 ve do\u011fal kaynaklar\u0131n, sanayi kaynaklar\u0131n\u0131n ya da teknolojik y\u00f6ntemlerin toplumsal bak\u0131mdan \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir bi\u00e7imde kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, bu toplumlar dinsel ho\u015fg\u00f6r\u00fc, kad\u0131nlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesi, bo\u015fanma, \u00f6tenazi sorunlar\u0131n\u0131 ele alm\u0131\u015flard\u0131r; ba\u015flang\u0131\u00e7ta d\u00fc\u015fsel olan ama er ya da ge\u00e7 ger\u00e7ekle\u015fecek bir dizi bulu\u015fun habercisi olmu\u015flard\u0131r.<br \/>\nEkonomi ve t\u00f6relerin en az\u0131ndan kimi \u00fclkelerde sonunda birbirine benzedi\u011fi (\u00fctopik bir d\u00fc\u015ften ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil gibi g\u00f6z\u00fcken) daha kesin bir toplumsal-siyasal d\u00fczlemde rolleri olduk\u00e7a benzerlikler ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7a\u011flar boyunca \u00fctopya, kesintisiz bi\u00e7imde yery\u00fcz\u00fcnde mutluluk \u00f6zleminin temel bi\u00e7imlerinden birisini -belki de en tipik olan\u0131- ve bunu ger\u00e7ekle\u015ftirebilecek yollar\u0131 kendinde somutla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Hem temelde yer alan hem de bulan\u0131kl\u0131k i\u00e7eren bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 yine de giderek daha \u00e7ok siyasal niteli\u011fe b\u00fcr\u00fcnen \u00e7e\u015fitli \u00e7\u00f6z\u00fcmlerin li\u015ftiri1mesinde t\u00fckenmez bir kaynak olu\u015fturu\u015ftur ve son \u00e7\u00f6z\u00fcmde hem toplumsal hem de bir hak gibi g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Hi\u00e7 ku\u015fku yok ki, burada da iki b\u00fcy\u00fck evreyi: statik bir \u00f6rne\u011fi y\u00fccelten Antik \u00c7a\u011f ve Orta \u00c7a\u011f evresiyle g\u00f6nen\u00e7 sitesine daha dinamik bir yakla\u015f\u0131m anlay\u0131\u015f\u0131na yer veren modern ve \u00e7a\u011fda\u015f evreyi birbirinden ay\u0131rmak gerekir. Bu da, a\u015famal\u0131 bir bi\u00e7imde \u00fctopyalar\u0131n donmu\u015f g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerinden daha fazla s\u0131yr\u0131lmalar\u0131na daha devimsel, ve \u00f6zellikle de daha politik olmalar\u0131na a\u00e7\u0131kl\u0131k getirir. Ku\u015fkusuz bu evrimin dayana\u011f\u0131 ve e\u015flik\u00e7isi Bat\u0131\u2019n\u0131n anlay\u0131\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin bir b\u00fct\u00fcn olarak geli\u015fmesi ve bir o denli de uygarl\u0131\u011f\u0131ndaki yeni ekonomik ve teknolojik \u00f6rg\u00fctlenmedir.<\/p>\n<p>Genellikle, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u015fu ya da bu b\u00f6lgesi ne uygulanamayacak denli ger\u00e7eklikten uzak g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerin s\u00f6z konusu olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, \u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki bir\u00e7ok \u00f6nemli \u00fctopya konusu, i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel bir bi\u00e7imde zaman\u0131m\u0131z\u0131n Bat\u0131l\u0131 toplumlar\u0131n\u0131n besledi\u011fi gelecek\u00e7i bak\u0131\u015flara kar\u0131\u015fmaktad\u0131r. \u0130leri uygarl\u0131klar\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmesinde bir t\u00fcr kal\u0131c\u0131 bir harca d\u00f6n\u00fc\u015fen \u00fctopya, gelece\u011fi kapsayan ve onu bi\u00e7imlendiren \u00fctopyalar b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fclmekte olabilir ve belki de anlam de\u011fi\u015ftirebilir.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda, her ne denli XVIII. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yans\u0131nda, Louis-S Mercier\u2019nin (1740-1814) L\u2019Andeux mille quatre cent quaran te\u2019\u0131nda (\u0130ki Bin D\u00f6rt Y\u00fcz K\u0131rk Y\u0131l\u0131\u201d) sergiledi\u011fi tablonun da g\u00f6sterdi\u011fi gibi, gelece\u011fin imgesel ya da d\u00fc\u015fsel toplum g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc, XIX. y\u00fczy\u0131lda ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131 iyimserlikle doluydu, daha o d\u00f6nemlerde d\u00fc\u015fsel \u00fctopya gibi g\u00f6r\u00fcnen \u015feyden ku\u015fku duyuluyordu.<\/p>\n<p>XX. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortas\u0131nda, gelecekte olumsuz ya da kayg\u0131 uyand\u0131ran toplumlar\u0131n betimlenmesi yap\u0131ld\u0131. Bu konuda, Aldous Huxley \u2019in (1894-1963) Brave New World\u2019u (\u201cCesur Yeni D\u00fcnya\u201d) ve George Orwell \u2019in (1903-1950) 1984\u2019\u00fc an\u0131msat\u0131labilir. Gelece\u011fe y\u00f6nelik bu ele\u015ftirel ya da karamsar sunu\u015flar, b\u00f6ylelikle \u00fctopyan\u0131n, tersine \u00fctopyalar olarak en yeni bi\u00e7imlerini bir uyum i\u00e7inde yans\u0131t\u0131r.<\/p>\n<p>Siyaset felsefesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, \u00fctopya b\u00f6ylece farkl\u0131 paradigmalar i\u00e7inden yans\u0131yan ya da yans\u0131t\u0131lan, bir\u00e7o\u011funun ortak bir y\u00f6ntemle tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ve birbirlerine benzeyen ya da yinelenen izleklerden beslenen bir d\u00fc\u015fler galaksisi gibi ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Verdi\u011fimiz \u00f6rne\u011fin ve an\u0131msatt\u0131\u011f\u0131m\u0131z k\u00fclt\u00fcrel ba\u015fvuru kaynaklar\u0131n\u0131n yan\u0131s\u0131ra, \u00f6zellikle toplumbilimsel, psikanalitik ve hatta g\u00fcd\u00fcml\u00fc siyasetin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131ndan ba\u015fka yorum lama denemeleri de yap\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>\u00dctopyan\u0131n genellikle kal\u0131pla\u015fma e\u011filimi g\u00f6stermesine ya da ideal toplum imge ve \u00f6rneklerini zaman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda sunmas\u0131na kar\u015f\u0131n, i\u00e7inde b\u00fcy\u00fck bir geli\u015fme g\u00f6sterdi\u011fi Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n evrelerine ve b\u00fcy\u00fck kav\u015fak noktalar\u0131na duyars\u0131z kalamazd\u0131. Ama ayn\u0131 zamanda \u00fctopyac\u0131 anlat\u0131m, sanki kusurlar\u0131n ve \u00e7e\u015fitliliklerin \u00f6tesinde insan ve arzulan temelde ayn\u0131ym\u0131\u015f\u00e7as\u0131na, kal\u0131c\u0131 d\u00fc\u015flerin, vazge\u00e7ilemez evrensel \u00f6zlemlerin yorumcusu olmay\u0131 denemi\u015ftir. Ama hedefledi\u011fi insan, \u00f6zellikle toplumun bireyi, tek bir kal\u0131ba indirgenemez bireyden \u00e7ok, bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn \u00f6\u011fesi olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bir ba\u015fka \u00fctopyac\u0131lar ku\u015fa\u011f\u0131 \u00f6zel bir ilgi uyand\u0131rmaktad\u0131r. Miletoslu Hippodamos\u2019un siteleri i\u015flevleri ve olu\u015fumlar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan oldu\u011fu gibi kentbilim anlay\u0131\u015f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan da yeniden bi\u00e7imlendirmek isteyen mimarlar ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda geldi\u011fi tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmez. Bu Yunanl\u0131, d\u00fcnya \u015femas\u0131yla uyum i\u00e7inde olan bir toplu varolu\u015f plan\u0131 \u00e7izmeyi ama\u00e7l\u0131yordu; bununla da, k\u00f6kenlerin anl\u0131\u011f\u0131na yakla\u015ft\u0131rmay\u0131 hedefliyordu. Antik \u00c7a\u011f\u2019dan bu yana ak\u0131p gitmi\u015f olan y\u00fczy\u0131llara kar\u015f\u0131n, Orta\u00e7a\u011f\u2019\u0131n \u00fctopyac\u0131 mimarlar\u0131, XV. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131na do\u011fru Antik \u00c7a\u011f d\u00fczeyinin \u00f6tesine hemen hemen ge\u00e7ememi\u015flerdi.<br \/>\nFilarete denilen Antonio Averulino \u2019nun (1400-1465) yap\u0131t\u0131 -Sforzinda\u2019s\u0131nda ideal bir sitenin kurulmas\u0131 a\u015famalar\u0131n\u0131 ba\u015ftan sona anlatan- bu durumu kan\u0131tlar.<\/p>\n<p>\u00dctopyan\u0131n kent ya da do\u011fa uzamlar\u0131 tim d\u00fczenlenmesine duydu\u011fu ilgiyi toplumsal kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmaya kayd\u0131ran yine Thomas More oldu.<\/p>\n<p>Bundan sonra kentler, \u00f6zellikle topluluklar\u0131n bir araya gelmesinde kal\u0131pla\u015fm\u0131\u015f bir uzla\u015f\u0131m alanlar\u0131 olarak \u00fctopya d\u00fc\u015f\u00fcncesi i\u00e7inde hep \u00f6nemli bir rol oynad\u0131lar; yine de, kimi durumlarda (\u00f6zellikle XIX. y\u00fczy\u0131lda) \u00fctopya, tersine, kentli \u00e7evrelerle k\u0131rsal kesim aras\u0131ndaki geleneksel kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131 savunmu\u015f olsa bile bu durum ge\u00e7erlidir.<\/span><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Alberto Tenenti &Ccedil;eviri: Necmettin Kamil Sevil Siyaset Felsefesi S&ouml;zl&uuml;&#287;&uuml;, &#304;leti&#351;im Yay&#305;nlar&#305; &Uuml;topyay&#305; tan&#305;mlamadaki g&uuml;&ccedil;l&uuml;k, bir &ouml;l&ccedil;&uuml;de bu kavram&#305;n olduk&ccedil;a farkl&#305; bi&ccedil;imlerde tan&#305;mlana bilmesinden kaynaklanmaktad&#305;r. Asl&#305;nda, &ccedil;ok yanl&#305; k&uuml;lt&uuml;rel ve zihinsel bir olgu s&ouml;z konusudur. &Uuml;topya kavram&#305;n&#305;n, &ouml;rnek olmay&#305; ama&ccedil;layan bi&ccedil;imler alt&#305;nda, toplumlar&#305;n, gerek tamamlanm&#305;&#351; ve kusursuz gerekse bitmemi&#351; ama gelece&#287;i parlak esin ya da d&uuml;&#351;lerini [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_bbp_topic_count":0,"_bbp_reply_count":0,"_bbp_total_topic_count":0,"_bbp_total_reply_count":0,"_bbp_voice_count":0,"_bbp_anonymous_reply_count":0,"_bbp_topic_count_hidden":0,"_bbp_reply_count_hidden":0,"_bbp_forum_subforum_count":0,"ocean_post_layout":"","ocean_both_sidebars_style":"","ocean_both_sidebars_content_width":0,"ocean_both_sidebars_sidebars_width":0,"ocean_sidebar":"0","ocean_second_sidebar":"0","ocean_disable_margins":"enable","ocean_add_body_class":"","ocean_shortcode_before_top_bar":"","ocean_shortcode_after_top_bar":"","ocean_shortcode_before_header":"","ocean_shortcode_after_header":"","ocean_has_shortcode":"","ocean_shortcode_after_title":"","ocean_shortcode_before_footer_widgets":"","ocean_shortcode_after_footer_widgets":"","ocean_shortcode_before_footer_bottom":"","ocean_shortcode_after_footer_bottom":"","ocean_display_top_bar":"default","ocean_display_header":"default","ocean_header_style":"","ocean_center_header_left_menu":"0","ocean_custom_header_template":"0","ocean_custom_logo":0,"ocean_custom_retina_logo":0,"ocean_custom_logo_max_width":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_width":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_width":0,"ocean_custom_logo_max_height":0,"ocean_custom_logo_tablet_max_height":0,"ocean_custom_logo_mobile_max_height":0,"ocean_header_custom_menu":"0","ocean_menu_typo_font_family":"0","ocean_menu_typo_font_subset":"","ocean_menu_typo_font_size":0,"ocean_menu_typo_font_size_tablet":0,"ocean_menu_typo_font_size_mobile":0,"ocean_menu_typo_font_size_unit":"px","ocean_menu_typo_font_weight":"","ocean_menu_typo_font_weight_tablet":"","ocean_menu_typo_font_weight_mobile":"","ocean_menu_typo_transform":"","ocean_menu_typo_transform_tablet":"","ocean_menu_typo_transform_mobile":"","ocean_menu_typo_line_height":0,"ocean_menu_typo_line_height_tablet":0,"ocean_menu_typo_line_height_mobile":0,"ocean_menu_typo_line_height_unit":"","ocean_menu_typo_spacing":0,"ocean_menu_typo_spacing_tablet":0,"ocean_menu_typo_spacing_mobile":0,"ocean_menu_typo_spacing_unit":"","ocean_menu_link_color":"","ocean_menu_link_color_hover":"","ocean_menu_link_color_active":"","ocean_menu_link_background":"","ocean_menu_link_hover_background":"","ocean_menu_link_active_background":"","ocean_menu_social_links_bg":"","ocean_menu_social_hover_links_bg":"","ocean_menu_social_links_color":"","ocean_menu_social_hover_links_color":"","ocean_disable_title":"default","ocean_disable_heading":"default","ocean_post_title":"","ocean_post_subheading":"","ocean_post_title_style":"","ocean_post_title_background_color":"","ocean_post_title_background":0,"ocean_post_title_bg_image_position":"","ocean_post_title_bg_image_attachment":"","ocean_post_title_bg_image_repeat":"","ocean_post_title_bg_image_size":"","ocean_post_title_height":0,"ocean_post_title_bg_overlay":0.5,"ocean_post_title_bg_overlay_color":"","ocean_disable_breadcrumbs":"default","ocean_breadcrumbs_color":"","ocean_breadcrumbs_separator_color":"","ocean_breadcrumbs_links_color":"","ocean_breadcrumbs_links_hover_color":"","ocean_display_footer_widgets":"default","ocean_display_footer_bottom":"default","ocean_custom_footer_template":"0","ocean_post_oembed":"","ocean_post_self_hosted_media":"","ocean_post_video_embed":"","ocean_link_format":"","ocean_link_format_target":"self","ocean_quote_format":"","ocean_quote_format_link":"post","ocean_gallery_link_images":"off","ocean_gallery_id":[],"footnotes":""},"categories":[126],"tags":[],"class_list":["post-9637","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-aydin-adige-abhaz-gencligi","entry"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9637","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9637"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9637\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":9639,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9637\/revisions\/9639"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9637"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9637"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.circassiancenter.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9637"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}