...................
...................
ABD`NİN GÜNEY KAFKASYA POLİTİKASI  -3

Rovshan Mammadov
Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararasi İlişkiler Anabilim Dali

                         
...................
 
...................
ABD’NİN BÖLGEDEKİ İ SORUNLARA YÖNELİK TUTUMU

A. Dağlık Karabağ Sorunu

SSCB dağıldıktan sonra yeni yaranmış devletlerin bazılarında arazi bütünlüyü sorunu ortaya çıkmaya başladı. SSCB`nin politikalarından biri de devletlerin içinde zorla yarın istediği gibi kullanabileceği özerk bölgelerin yaratılmasıydı. Bu politika SSCB dağıldıktan sonra Rusya için eski Sovyetler Birliği devletlerinin bazılarının iç işlerine karışmasına zemin oluşturdu. Maalesef Azerbaycan devleti de bu politikanın getirdiği zorluklarla yüz yüze kalmış oldu.Azerbaycan topraklarında yer almakla beraber SSCB zamanında zorla göç ettirilmiş Ermenilerin çoğunlukta olduğu bir bölge olan Dağlık Karabağ odaklı sorun 1980`lerin sonlarına yakın gündeme gelmeye başladı. (85 20 Şubat 1988`de Dağlk Karabağ özerk bölgesi Sovyet'inin, Azerbaycan SSC`den ayrılıp Ermenistan SSC`ye birleşmek isteğini Azerbaycan, Ermenistan, ve SSCB Sovyetlerine bildirmesi ve Azerbaycan’ın bunu redd etmesinin ardından gösteriler ve şiddet olayları bir birini izlemeye başladı. Sorunun daha da büyümesine 15 Haziran 1988`de Ermenistan Yüksek Sovyeti`nin Karabağ'ın Ermenistan`a bağlanması yönünde karar alması sebep olmuştur. Bu süreç Azerbaycan`da Azerbaycan Halk Cephesi`nin (AHC) nin yaranmasını oluşturan bir süreç olmuştur. 1 Aralık 1989`da Ermenistan Parlamentosunun Dağlık Karbağ`ın Ermenistan`a birleştiğini ilan etmesiyle taraflar arasındaki gerginlik tırmandı. (86

1990 yılında belki de SSCB`nin dağılmasını daha da yaklaştıran bir olay oldu. Azerbaycan`da artık Azeri Ermeni çatışmaları başlamıştır. Halk artık SSCB`ni dışlayan mitingler yapıyordu. 19 Ocak`tan 20`ne geçen gece güya halk üzerinde yetkiyi yitirmek kuşkusuyla Sovyet ordusunun Bakü`ye girmesine Moskova tarafından yetki verildi. 130 silahsız kişinin şehit odluğu bu kanlı gece Azerbaycan`da SSCB`ye karşı olan bu nefreti daha da attırmış oldu.

3 Eylül 1991`de Ermeniler Dağlık Karbağ`ı “cumhuriyet” olarak ilen ettiler. 26 Kasım 1991`de Azerbaycan Yüksek Sovyeti Dağlık Karbağ`ın özerklik statüsüne son verdi. “Dağlık Karbağ cumhuriyetindeki” Ermeniler buna karşın 8 Aralık`ta yaptıkları “referandumla” “bağımsızlık”kararını aldılar.

1992`de AHC`nin BDT`yi onaylamaması ve yabancı askerlerin Azerbaycan topraklarından çıkarılması yönünde aldığı karar Rusya`yı kışkırtmış oldu. Azerbaycan`dan çıkarılmış olan Rus askerleri Ermenistan`da yerleştirildi. Azerbaycan’ın savaşı kaybetmesinin en büyük sebebi de kendi topraklarından çıkarılmış olan Rus askerleri ve silahlarıydı. Sonuçta 1994`te Bişkek`te imzalanan ateşkese kadar Azerbaycan`ın Dağlık Karbağ da dahil olmakla %20 toprakları Ermenistan(Rusya) silahlı kuvvetleri tarafından işgal edilmiş oldu. Savaş sonunda tarihi Azerbaycan topraklarından( şimdiki Ermenistan ve Dağlık Karabağ) 1 milyona yakın Azeri Türkleri etnik temizleme sonucunda göçmen halinde yaşamaya mecbur kalmışlar. Bu insan hakları ihlali halen devam etmektedir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Ermeni işgalleri nedeniyle almış olduğu 822, 853, 874 ve 884 sayılı kararlarla, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün dokunulmazlığı, Ermenistan’ın sorunda taraf olduğu ve işgal edilen toprakların hemen ve şartsız olarak terk edilmesi gerektiği vurgulanmıştı. (87

30 Ocak 1992’de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilat`ına (AGİT) üye olan iki devlet Azerbaycan ve Ermenistan’ın üyeliklerinin hemen sonrasında aralarındaki sorunları çözmek için AGİT temsilcileri bölgeye gönderilmiş, durum tespiti yapılmış ve 27-28 Şubat 1992’de Prag’da yapılan toplantıda Karabağ’ın Azerbaycan’a ait oldu kabul edilmiştir. AGİT’e üye ülke Dışişleri Bakanları’nın 23-24 Mart 1992’de Helsinki’de yapmış oldukları toplantıda Karabağ konusu müzakere edilmiş Minsk’te barış konferansının toplanmasına karar verilmiş ancak barış gerçekleşmemiştir. 9-11
Eylül 1993’teki AGİT Minsk Grubu’nun Moskova’daki toplantısından her hangi bir sonuç çıkmamıştır. Söz konusu toplantıda Azerbaycan, Dağlık Karabağ Ermenilerini taraf olarak kabul etmeye zorlanmıştır. (88

1994 yılında, Azerbaycan ile Ermenistan arasında her ne kadar bir ateşkes anlaşması imzalanmışsa da Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgali hadisesi nihai bir sonuca ulaşamamıştır.

1996 AGİT Lizbon Zirvesi’nde, Azerbaycan yönetimi, toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik bir karar çıkartmayı başarmışsa da Ermenistan bu kararı kabul etmemiştir.1997 yılında, AGİT Minsk Grubu’nun almış olduğu Ermenilerin işgal etmiş oldukları toprakların sadece bir kısmından çekilmesini içeren kararı, dönemin Ermenistan Başkanı Levon Ter Petrosyan sıcak karşılamışsa da 1998 yılında Robert Koçaryan’ın devlet başkanlığına seçilmesiyle birlikte barış süreci de durmuştur.

1999’da AGİT Minsk Grubu kontrolünde Rusya’nın önerdiği Azerbaycan ve Karabağ arasında ortak devlet kurulması önerisi 1996 Lizbon Kararlarının hiçe sayılması anlamını taşıması yüzünden haklı olarak Azerbaycan yönetimi tarafından reddedilmiştir. Yine, 1999’da Bill Clinton’un ABD Başkanlığı sırasında, Clinton yönetimi, Azerbaycan ve Ermenistan arasında arabuluculuk görevi yürütmeye çalışmış, ancak sonuç çıkmamıştır. (89

2001 yılı Nisan ayında, Florida Key West’te bu defa dönemin ABD Başkanı Bush’un arabuluculuğunda Azerbaycan Başkanı Haydar Aliyev ve Ermenistan Başkanı Robert Koçaryan bir araya gelmiş fakat AGİT Minsk Grubu’nun çalışmalarının devam etmesinin desteklenmesi konusundan başka bir uzlaşmaya gidilememiştir. 2002 yılında Viyana’da toplanan AGİT Minsk Grubu’nun Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki problemlerin çözümü için liderler ve Minsk grubu üyeleri dışında iki ülkenin içişleri başkan yardımcıları başkanlığında oluşturulacak heyetler arası görüşmelerle devam edilmesi ve Minsk Grubu Eşbaşkanları ile 2-3 ayda bir liderlerin temsilcileri ile bir araya gelerek Karabağ meselesi üzerine görüşmeler yapılması önerileri kabul edilmişse de sonraki süreçte uygulama gerçekleşmemiştir. (90

2 Ekim 2002’de AGİT Minsk Grubu üyelerini Bakü’de kabul eden Azerbaycan Başkanı Haydar Aliyev, Karabağ sorunu için arabuluculuk görevi üstlenen uluslararası kuruluşların yardımıyla sorunun barışçıl yönden çözüleceğine dair inancın Azerbaycan kamuoyunda azaldığını, aracı rol üstlenen uluslararası kuruluşların sorun üzerinde pasif kaldıklarını ve sözde Karabağ cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Arkadi Gukasyan’a gönderilen tebrik mesajlarının Azerbaycan kamuoyunu çileden çıkardığını ifade etmiştir. (91

2003’te Azerbaycan ve Ermenistan’daki Başkan`lık seçimleri gerekçesiyle AGİT Minsk Grubu çalışmaları askıya alınmış, 2003 yılının Aralık ayının ilk haftasında AGİT Minsk Grubu Eşbaşkanları Amerikalı Rudolf Perina, Fransız Henry Racoulen, Rus Yuri Merzlakov’u kabul eden Azerbaycan Savunma Bakanı Sefer Abiyev, BM’nin Ermenistan’ın işgali ile ilgili almış olduğu kararların uygulanmaması ve Ermenistan’dan uluslararası hukuk kurallarına uymasının istenmemesi halinde bir sonuç beklemenin anlamsız olduğunu söylemiştir. (92

2004 yılında, Polonya’nın Varşova kentinde düzenlenen Avrupa Ekonomik zirvesine katılan Güney Kafkas ülkelerinin liderleri 28 Nisan 2004’te ikili ve üçlü düzeyde görüşmeler gerçekleştirmiş özellikle Azerbaycan Başkan`ı İlham Aliyev ve Ermenistan Başkan`ı Robert Koçaryan arasındaki ikili görüşmeye AGİT Minsk Grubu ABD, Fransa ve Rusya Eşbaşkanları da katılmışlar ancak söz konusu bu görüşmelerden de herhangi olumlu bir netice elde edilememiştir.

Nihayet, 2005 yılı Ocak ayında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Genel Kurulu tarafından “Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal ettiğine dair” yeni bir karar daha çıkmıştır. Her ne kadar söz konusu karar, Azerbaycan yönetimini haklı davasında, bir uluslararası kuruluş tarafından bir kez daha teyit etmiş olsa da, bir anlamda Azerbaycan kamuoyunu teselli etmeyi amaçlayan bir karar görüntüsü içerisindedir. Çünkü kararın yaptırım gücü olmadığı gibi çözüm için herhangi bir eylem planı da sunmamaktadır. Benzer kararlar daha önce gerek AGİT Minsk Grubu’ndan gerekse BM’den çıkmış ancak, sorunun çözümüne yönelik somut bir adım atılmamıştı.

2008 yılında Azerbaycan tarafı BM`ye Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarında olan durum hakkında bir belge sunmuştur bu belge oy çoğunluğuyla kabul edilmiştir. Ne yazık ki kendini tarafsız gösteren Minsk Gurubu üye devletleri çekimser kalmak yerine bu oylamada aleyhine oy kullanmışlar. Bu da halk arasında Minsk Gurubuna karşı inamı daha da azaltmış oldu. Bazı kurumlar bu Gurubun tamamen bu sorundan uzaklaştırılmasını istemekteler.


B.Güney Osetya Sorunu

Güney Osetya, Gürcistan sınırları içerisinde özerk bir bölgedir. Büyük Kafkas Dağları’nın güney yamaçlarında yer alır. Toplam yüzölçümü 3. 900 km² kadardır. Yönetim merkezi Tskhinvali’dir. (93 Orta Kafkaslarda, Kafkas dağlarının kuzey ve güney yamaçlarında yaşamakta olan Osetler, Hint-Avrupa ırkına mensup İran kökenli bir Kafkas halkı olarak bilinmektedir. (94 Güney Osetya, Rusya Federasyonu sınırları içerisinde yer alan Kuzey Osetya ile bir bütündür. Günümüzde Kafkasya’da süregelen Güney Osetya sorunu Gürcistan sınırları içerisinde yer alan Güney Osetya’nın Rusya Federasyonu içerinde yer alan Kuzey Osetya ile birleşmek istemesinden kaynaklanmaktadır. Büyük çoğunluğu Ortodoks Hristiyan olan Osetlerin bir kısmı da Müslüman’dır. Müslüman Osetler’den bir kısmının Türkiye’de yaşadığı bilinmektedir. Türkiye’de yaşayan Oset nüfusun bir kısmı 1877-1878 Osmanlı- Rus Savaşı sonrasında, bir kısmı ise İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’ye gelmiştir. (95

Osetlerin atalarının Hazar Denizi’nin kuzeyinde, Deon nehri boylarında yaşadıkları bilinmektedir. Daha sonra buradan bazı kabileler Azak Denizi kıyısına, Terek ve Kuban nehirleri arasına ve Kafkasya’ya yerleşmişlerdir. Daha sonra bazıları Kuzey Kafkasya dağ eteklerine göç ederek 6. yüzyılda Kabartaylar’ın ataları olan Kerketler ile beraber Alania olarak bilinen bir birlik kurmuşlardır. Günümüzdeki Osetler, Alan dil ve kültürünün hakim olduğu Alan- Sarmatya ve Kuzey Kafkas halklarının karışımından meydana gelmişler ve Kuzey Osetya’ya yerleşmişlerdir. (96

Güneydeki Oset yerleşimi daha yakın zamanlarda gerçekleşmiştir.96 Osetler, 1774 yılında Rusya’ya katılmışlardır. (97 19. yüzyılın ortalarında Kafkasya Rusya tarafından istila edildikten sonra Çarlık Rusya’sı Güney Osetya halkının idaresini Gürcü feodallerin eline bırakmış ve Güney Osetya topraklarını Gürcü feodallerin mülkü olarak ilan etmiştir. (98 20. yüzyılın başlarında kilise ve sosyal demokrat Menşeviklerin başını çektiği ulusal uyanış ortaya çıkmıştır. Gürcüler’in 1917’de Ruslar’dan duydukları kaygıların aynısını, Osetler ulusal devlet kurma gayreti içerisindeki Gürcü Menşeviklerden duymuşlardır. Daha önce Çarlık Rusya’sının egemenliği altında yaşayan Gürcistan Bolşevik devrimi sonrası 26 Mayıs 1918’de bağımsızlık ilan edince ülkedeki bütün azınlıklara eşit siyasi ve sosyal haklar tanıdığını belirtmiş ancak 1919’da yerel meclislerini kapatarak Güney Osetler’i kendi kaderlerini tayin hakkından yoksun bırakmışlardır. Osetyalı çiftçiler, Mart 1918, Ekim 1919 ve Nisan, Haziran 1920 ayaklanmalarında Boşeviklerin yanında yer almışlar ve Gürcülere karşı savaşmışlardır. Bu ayaklanmaların Gürcülerce kanlı şekilde bastırılması bugünlere uzanan Gürcü-Oset anlaşmazlığının temellerini atmıştır. 25 Şubat 1921’de Kızılordu’nun Gürcistan’a girmesi ile Güney Osetya’daki Gürcü hakimiyeti sona ermiştir. (99 Gürcistan’da Sovyet rejiminin kurulmasından sonra da Oset halkının Çarlık Rusya’sı dönemindeki ikiye bölünmüşlük durumu devam etmiş, Güney Osetya, 20 Nisan 1922’de özerk bölge statüsü ile Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne, Kuzey Osetya ise 1925 yılında Rusya Federasyonu’na bağlanmış ve 1936’da özerk bölge statüsünü kazanmıştır. (100

Günümüze uzanan Oset-Gürcü kriz dönemi ise 1989’da başlamıştır. Tskhinvali Pedagoji Enstitüsü Öğretim Üyesi ve Ademon Nıhas adlı Güney Osetya Halk Cephesi örgütünün lideri Alan Çoçiyev’in, Abhazya bölge gazetesinde yayımlanan mektubunda Osetler’in Gürcistan’dan ayrılmak ve Birlik Cumhuriyeti statüsü kazanmak için başlattıkları mücadeleyi Abhazya halkının desteklemesini istemesi Gürcülerden büyük tepki görmüş, bunun üzerine 1989 yazında Oset-Gürcü çatışmaları başlamıştır. (101 Gürcistan’ın Osetlere tepkisi en ufak sosyal ve ekonomik talebi kabullenmeme şeklinde olmuştur. Gürcüler, bu dönemde Gürcüceyi ülkede tek resmi dil haline getirmek ve üniter bir yapı oluşturma politikası gütmüşlerdir. Güney Osetya ifadesi dahi tüm yayınlardan silinmek istenmiş, Güney Osetya Gürcistan’ın bir bölgesi statüsüne indirgenmeye çalışılmıştır. Söz konusu dönemde Güney Osetya Sameçablo ya da Shida Kartli olarak adlandırılmaya başlanmış, idari olarak merkeze bağlı Tskhinvali bölgesi olarak nitelendirilmiştir. 1989 yılı Eylül sonlarında Gürcü askeri birlikleri Güney Osetya bölgesine girmişler, çatışmalar hız kazanarak devam etmiştir. 10 Kasım 1989’da ise Güney Osetya Bölge Sovyeti ve Oset Halk Cephesi Örgütü, Gürcistan Yüksek Sovyetinden, Güney Osetya Özerk Bölgesinin özerk cumhuriyet statüsüne yükseltilmesini istemişler ancak Gürcü yetkililer Güney Osetya Bölge Parti Birinci Sekreterini görevden alarak bu isteği reddetmişlerdir. Oset-Gürcü çatışması 1990 yılının Ocak ayı boyunca devam etmiştir. Bu süreçte Güney Osetyalılar, Kuzey Osetya ile birleşme isteklerinden vazgeçmemişler, Haziran ayında Anemon Nıhas örgütü Güney Osetya’nın başkenti Tskhinvali’de büyük bir gösteri düzenlemiştir. (102 Gürcistan Yüksek Sovyeti, Ağustos 1990’da, Gürcistan Parlamento seçimlerine Gürcistan’da bölgesel faaliyet gösteren siyasi partilerin katılmasını engelleyen bir seçim kanununu kabul etmiş, karar, açıkça Osetleri ve Abhazaları hedef almış ve sonraki olaylara kaynaklık etmiştir. Osetler tepkilerini 20 Eylül 1990’da Güney Osetya Demokratik Sovyet Cumhuriyeti’ni ilan ederek göstermişleridir. (103

Ayrıca Rusya’ya basvurarak Sovyetler Birliği’nin bağımsız bir üyesi olarak tanınmak istediklerini bildirmişleridir. Ekim 1990’daki Gürcistan Yüksek Sovyeti seçimlerine boykot ederek katılmayan Güney Osetya Aralık 1990’da kendi seçimlerini yapmıştır. (104 Gürcistan Yüksek Sovyeti ise bu seçimleri tanımadığını bildirmiş, yeni oluşturulan Güney Osetya Cumhuriyeti’nin Gürcü aleyhtarı ve anayasaya aykırı olduğuna karar vermiştir. Osetlerin boykot ettikleri Gürcistan Yüksek Sovyeti seçimlerini ise aşırı milliyetçi Yuvarlak Masa/Hür Gürcistan koalisyonunun başkanı Zviad Gamsahurdiya kazanmış, Gamsahurdiya ilk konuşmasında Güney Osetya’nın ve Abhazya’nın özerkliklerini koruyacağını ve Gürcistan’dan ayrılmalarına karşı olduğunu bildirmiştir. Gürcistan Parlamentosu, Aralık 1990’da Güney Osetya’nın özerklik statüsünün kaldırılmasını oylamaya sunmuş, buna gerekçe olarak da Güney Osetya’nın Kuzey Osetya ile birleşme isteğinin Gürcistan’ın tarihi birliğini tehdit ettiği iddiasını göstermiştir.

Tskhinvali’de üç Gürcü polisin öldürülmesi sonrasında Gürcistan Parlamentosu bölgede olağanüstü hal ilan edilmesini teklif etmiştir. Bu dönemde Güney Osetya’nın Moskova’dan yardım istemesi ve Moskova’nın MVD birliklerini düzeni sağlamak üzere bölgeye göndermesi Tiflis’i rahatsız etmiş, Gürcistan parlamentosu bu hareketi kınamış ve Sovyet askeri birliklerinin Osetleri desteklediklerini ileri sürmüştür. 1990 Aralık ayı sonunda uzlaşma sağlamak amacıyla Rusya, Gürcistan, Güney Osetya yetkilileri bir araya gelmiş, akabinde bir uzlaştırma komisyonu oluşturulmuştur. Bu bir çözüm sağlamamış, Gürcü-Oset çatışmaları devam etmiştir. 7 Ocak 1991’de Gorbaçov, Güney Osetya’nın bağımsızlık ilanını, Gürcistan Parlamentosu’nun Güney Osetya’nın özerkliğini kaldırmasını kınamış, üç gün içinde Gürcü askeri birliklerinin Güney Osetya’dan çekilmelerini istemiştir. Gamsahurdiya ise bu istekleri Gürcistan’ın iç işlerine karışma olarak nitelendirmiş ve Gorbaçov’u ordusunu Gürcistan’a sokmak için bahane aramakla suçlamıştır. Bu arada Tskhinvali’de çatışmalar artmış ve Gürcü milisler Tskhinvali’ye girmişleridir. (105 Çatışmalar sırasında bir kısım Oset Kuzey Osetya’ya, Gürcüler, Gürcistan’a kaçmışlardır. 19 Ocak 1992’de yapılan referandum da Güney Osetya halkının %97’si Kuzey Osetya ile birleşmek ve Rusya Federasyonu’na katılmak istediklerini ortaya koymuşlar, bu durum ilişkileri daha da gerginleştirmiştir. Ardından Rus birlikleri bölgeye girmiş, Rusya’nın girişimi ile ateşkes sağlanmıştır. Gelişen olaylar çerçevesinde, BDT üyesi 11 devletin cumhurbaşkanlarının katıldığı 6 Temmuz 1992 tarihli Moskova Zirvesi’nde cumhuriyetler arasındaki etnik çatışmaların önlenmesi için bir barış gücü kurulması kararlaştırılmış, oluşturulan barış gücünün Güney Osetya’da konuşlandırılması ile düzen nisbeten sağlanmıştır. (106 Yaşanan çatışmalarda 53 binden fazla Güney Osetya vatandaşı bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Çatışmalar döneminde Kuzey Osetya’ya geçen 17 bin Osetyalı’nın haricinde çok sayıda Gürcü mülteci de Gürcistan içinde dağınık halde yaşamaktadır. (107 Aralık 1992’de AGİK durumu gözlemek için bölgeye heyet göndermiştir. Mart 1994’te Güney Osetya’daki parlamento seçimleri radikal milliyetçi yönetimin yenilgisi ve Komünist Parti’sinin iktidara gelmesi ile sonuçlanmıştır. Yeni radikal yönetimin Kuzey Osetya ile birleşme ve Gürcistan’dan tam bağımsızlık istekleri baskı ile engellenmiştir.

Güney Osetya Yüksek Konseyi başkanı Çibirov, Gürcistan ile uzlaşmaya karşıydı ancak Güney Osetya mali açıdan Moskova’nın yardımlarına bağlı olduğu için özerklik konusunda Gürcistan’la yapılacak anlaşmalar Moskova’nın desteğine bağlıydı. Ancak 1995’te Gürcistan anayasası değiştirilmiş ve özerk bölge statüsü kaldırılan Güney Osetya doğrudan Tiflis’e bağlanmıştır. (108 Güney Osetya ile Tiflis arasındaki gerginlik ilerleyen dönemde devam etmiştir. Bu gerginlikte Rusya hep bu şekilde Osetlerin yanında yer almıştır. Aralık 2000’de Gürcistan tabiiyetinde olanlara vize uygulaması getiren Moskova’nın, Güney Osetya ve Abhazya’yı bu uygulamanın dışında tutması, Rusya’nın Tiflis karşısında Osetlere verdiği desteğin çok açık bir örneğidir. Güney Osetya Özerk Bölge Parlamentosu daha yakın bir tarihte 9 Haziran 2004’de Rusya Federasyonu ile birleşme kararı almıştır.

Güney Osetya Başkanı Eduard Kokoev, 12 Haziran 2004 tarihinde, Moskova’da basına; “Osetya halkının bölünmüş bir halk olduğunu, uluslararası camianın Güney Osetya problemini bölünmüş halk kapsamında ele alması, ayrıca toprak bütünlüğüne ilişkin kanun ve taleplerin yanı sıra bir milletin kendi seçimini yapma hakkını da göz önünde bulundurması gerektiği, yakın bir tarihte Osetler’in Kuzey ve Güney bölümlenmesinden kurtularak Osetya’nın Rusya Federasyonu’na dahil olacağına inandığı, Güney Osetya’nın Rusya Federasyonu’na dahil edilmesi için gerekli müracaatın DUMA’ya ve Rusya Federasyonu Hükümeti’ne yapıldığı” açıklamasında bulunmuştur. (109 Ancak bu karar da, önceki bağımsızlık kararı gibi kabul görmemiş ve havada kalmıştır. Bununla beraber, kabul görmemesine rağmen, bu kararların Gürcistan karşısında Rusya’nın elini kuvvetlendirdiği ve Moskova’ya Güney Kafkasya’da hareket serbestliği kazandırdığı da bir gerçektir.

2004 yılındaki bu birleşme kararı karşılık görmemiş, ortada bırakılmış iken, Güney Osetya, 2006 yılında yeniden bağımsızlığa yönelmiş ve bu yöndeki isteğini tekrarlamştır. İçinde bulunulan günlerde Moskova’nın Güney Osetya’ya ne cevap vereceği merak edilmekte ve Moskova’nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki ilişkinin bir benzerini Rusya ile Güney Osetya arasında tesis edilip edilemeyeceği üzerinde çalıştığı ifade edilmektedir. (110 Güney Osetya’nın Kuzey Osetya ile birleşmek ve Rusya Federasyonu’na dahil olmak isteği hala devam etmektedir. Ayrıca Osetler Barış Gücü’nün bölgedeki varlığının da devamını istemektedirler. Gürcistan ise olaya Gürcistan’ın bütünlüğü olarak yaklaşmakta ve istemektedir. Gürcistan’daki Abhazya, Güney Osetya gibi etnik problemler Rusya Gürcistan, Türkiye, AB ve ABD açısından farklı etkilere ve sonuçlara sahiptir. Bu açıdan bu aktörlerin söz konusu problemler karşısındaki sergiledikleri tutumlara ve yakın gelecekte bu konularda yaşanabilecek gelişmelere söz konusu aktörlerin bölgedeki çıkarları doğrultusunda bakılmalıdır. Rusya- Gürcistan ilişkilerini etkileyen Güney Osetya probleminin iki önemli tarafı vardır.

Bunlardan birincisi, Güney Osetya’nın bağımsızlık ya da otonomi isteğinin Rusya için Kuzey Osetya’da sınır problemleri yaratabileceği ihtimalidir. Rusya bu sorunun çözümünden endişe etmekte ve Güney Osetyalılara Rus vatandaşlığı verilerek Güney’den Kuzey Osetya’ya göçleri yavaşlatmayı denemektedir. Rusya, Abhazya ve Güney Osetya’da yaşayanlara vize uygulamamaktadır. Güney Osetya sorunun bir diğer tarafı ise Güney Osetya’nın Çeçenistan ve Pankisi Vadisi’ne yakın oluşudur. Gürcü birliklerinin Güney Osetya’ya ve başkent Tskhinvali’ya yakınlığı bölgede kaygı ve gerginlik yaratmaktadır. (111 2004 yılı başında iktidara gelen Saakaşvili yaptığı açıklamalarda Osetya meselesi’nin kendi döneminin sonu olan 2008’e kadar mutlaka çözüleceğini ve Osetya’nın hiçbir zaman Rusya’nın bir parçası olamayacağını ileri sürmektedir. Bu çerçevede Acaristan’da olduğu gibi, Tiflis yanlısı grupların Osetya’da söz sahibi kılınmasını sağlayacak olayların meydana gelmesi bekleniyordu. (112

Rusya Azeri petrolünün ve Hazar kaynaklarının Batı’ya Gürcistan üzerinden aktarılmasına karşıdır. Moskova’nın Gürcistan’daki etnik çatışmaları ve iç çekişmeyi desteklemesi Rusya’nın Kafkasya’daki istikrarsızlığı devam ettirme isteğini göstermektedir. Siyasi kargaşa Gürcistan’ı Avrasya petrolü için daha az çekici bir güzergah yapmaktadır. (113 Yani Gürcistan’ın iç etnik problemler ile uğraşması onu güvensiz ve istikrarsız bir konuma sokmaktadır. Enerjinin taşınmasında ulaşım kolaylığının yanı sıra güvenliğin de etkili bir unsur olduğu göz önüne alınırsa Rusya’nın amacı daha iyi anlaşılabilir. Öte yandan söz konusu sorun Rusya’ya Gürcistan ile oynama imkanı vermekte ve Kafkasya’da etkili olma fırsatı sağlamaktadır. Rusya, Gürcistan’da askeri ve siyasi varlığını tekrar güçlendirmek için, Gamsahurdiya’ya karşı muhalefeti desteklemiş ve baskılar sonucu Gamsahurdiya iktidardan uzaklaştırılarak yerine Sevardnadze getirilmiştir. Ancak yeni yönetim de milli eğilimlerini sürdürmüştür. Bunun üzerine Güney Osetya, Abhazya ve Acarya meseleleri kışkırtılmış ve desteklenmiş yaşanan gelişmeler sonucu Gürcistan BDT’ye dahil olmak zorunda kalmış ve Rusya ile ortak bir askeri isbirliği anlaşması imzalamıştır. Böylece Rusya eski SSCB’nin Türkiye sınırındaki askeri varlığını tekrar elde etmiştir.

Güney Osetya’da etnik sorunlar ve çatışma tehlikesi ise hala sürmektedir. Güney Osetya Başbakan yardımcısı Valeri Hubulov, 31 Mayıs 1998’de Kuzey Osetya sınırında öldürülmüştür. Rusya bu etnik mücadelelere destek vererek Gürcistan’ın zayıf ve güvensiz bir imaj çizmesini bu sayede petrol ve dogal gaz boru hatları ve taşıma yollarının Gürcistan üzerinden geçmesini engellemek ve ayrılıkçılara karşı Gürcistan’ın Moskova’dan yardım almasını sağlamak istemektedir. Bu gerçekleşirse Rusya, Kafkasya ve Gürcistan üzerinde eski etkisini sürdürecek, Kafkasya’dan Karadeniz limanlarına ulaşacak petrol ve dogal gaz taşımacılığı üzerinde kontrol sağlayabilecektir. (114 Öte yandan Gürcistan’ın jeopolitiği AB ve ABD için giderek artan bir önem arz etmektedir. Daha önce de ifade edildigi gibi Gürcistan’ın Karadeniz kıyısında yer alması Karadeniz’deki uluslararası mücadele nedeni ile Gürcistan’ı ön plana çıkarmaktadır. Bu açıdan AB ve ABD, Gürcistan üzerinde etki sağlayabilmek için Gürcistan’ın iç etnik sorunlarından yararlanmayı düşünebilir. Bu sorunların çözümünü sağlayan taraf olarak Gürcistan üzerinde bir nüfuz kazanma isteği adı geçen iki aktörün de isteğidir. Gürcistan’ın AB ve ABD ile yakın ilişkiler kurmayı hedeflediği ve Rusya’dan giderek uzaklaştığı da düşünüldüğünde bu nüfuzu sağlamak için iki aktör arasında bir mücadele yaşanacağı da aşikardır. Gürcistan’ı AB ve ABD için önemli kılan bir diğer faktör enerji nakil hatlarının Gürcistan üzerinden taşınması ve Kafkasya’dan gelen petrol-doğal gazın Karadeniz limanlarına aktarılması durumudur. Bu açıdan Gürcistan üzerinde nüfuz sahibi olmak bu aktarımda da kontrol imkanı sağlayabilir.

Gürcistan’ın istikrarsız ve etnik sorunlar karşısındaki çaresiz imajı ise Rusya’nın hedeflediği gibi bu doğal kaynakların taşınmasında Gürcistan’a olumsuz bir konum yükler. Oysa AB için enerjinin kolay ve ucuz taşınması kadar güvenli taşınması da çok önemlidir. AB için, enerji güvenliği de Gürcistan’ın etnik meselelerinin çözümünü gerektiren bir unsurdur. AB, bu açıdan sorunların çözümünde rol alarak hem Gürcistan üzerinde nüfuz kazanabilir hem de enerji güvenliğini sağlayabilir. Ancak bu ABD faktörünün de aynı yöndeki girişimleri nedeni ile çok kolay olmayacaktır.

Mihail Saakaşvili, RF’nin bölgedeki azınlıkları kullanarak Gürcistan üzerinde sağlamaya çalıştığı etkinliği azaltmak için Güney Osetya sorununun çözümüne yönelik olarak girişimlerde bulunmuş, bir yandan ekonomik yardım ve teşviklerle Osetlerle iyi ilişkiler kurmaya çalışmış, diğer taraftan ise sınıra asker yığarak Osetleri korkutmaya çalışmıştır. Ancak hem Güney Osetya’dan hem de RF’den gelen büyük tepkiler üzerine Saakaşvili bu politikayı terk etmek zorunda kalmıştır. Saakaşvili’nin başa gelmesinden sonra yaşanan olaylar sonrasında, Güney Osetya, anlaşmazlığın çözüme kavuşturulması için 14-15 Haziran 2004 tarihleri arasında Tiflis'te gerçekleştirilmesi planlanan dörtlü (RF, Gürcistan, Kuzey ve Güney Osetya) görüşmelere katılmayacağını açıklayarak, barışçıl çabaların önünü tıkamıştır. (115

Barış yolunda tarafların çabaları sürmektedir. Ancak sorunun çözümünde olumlu bir gelişme sağlanıp sağlanamayacağı, taraflar arasında bir barış anlaşması yapılıp yapılamayacağı ve Osetya’nın bundan sonraki statüsünün ne olacağı belirsizliğini korumaktadır.

Kosova`nın tanınmasından sonra Rusya`nın Eski Sovyetler Birliği devletlerindeki bölücülere karşı tutumu değişmeye başladı. Artık Rusya Abhazya`ya da daha da yakından yardımlar yapıyor ve bölgenin Gürcistan`dan kopması için zemin oluşturuyor.


SONUÇ

SSCB’nin dağılması, daha önce dünya gündeminde yer almayan Kafkasya, Orta Asya gibi bölgeleri gündeme taşımıştır. SSCB’nin dağılması sonrasında, RF ‘Yakın Çevre’sini kendi çıkar alanı olarak görmüş, bunu ortaya koyan birçok belge yayınlamıştır. ABD ise başlangıçta RF’nin uluslararası sisteme sorunsuz olarak katılmasını sağlamaya çalışmış, bölge ülkeleriyle olan ilişkilerini RF üzerinden yürüterek, RF’ye öncelik verdiğini göstermiş ve RF’yi ürkütmemeye gayret etmiştir. ABD yönetiminin bu politikası, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın Orta Asya ve Kafkasya’yı ‘çıkar çevresi’ değil ‘sorumluluk alanı’ olarak gördüğüne ilişkin yeni politikasını açıklamasıyla birlikte, ABD’nin bölgeye yönelik politikası da değişime uğramıştır. Bu açıklamadan sonra, bölgede ABD ile RF arasında rekabet yaşanmaya başlamıştır. 2001 yılının Eylül ayında yaşanan ABD’ye yönelik terör saldırısının ardından, ABD terörizme karşı yürüttüğü savaşla, Orta Asya ve Kafkasya’da büyük kazanımlar elde etmiş, normal şartlarda yerleşmesinin imkansız olduğu bu bölgelere askeri üsler kurmaya başlamıştır. RF ABD’ye teröre karşı yürüttüğü savaşta destek vermiş, ABD’nin bölgeye yerleşmesi karşısında olumsuz bir reaksiyon gösterememiştir. Ancak Amerikan yönetiminin askeri alanda Kafkasya’ya yerleşmesi biraz daha güç olmuştur. Gürcistan’la olan ilişkilerinde hayli başarılı olan Amerikan yönetimi, yaklaşık on yıllık bir süre sonunda, Gürcistan’da örtülü bir şekilde, iktidarı Kadife bir Devrim’le değiştirmeyi başarmıştır. Bölge ülkelerinden Azerbaycan ise Batı yanlısı bir politika izlemesine rağmen, RF’ ye de sırtını dönmemiş, ABD’yle RF arasında bir denge politikası izlemeye çalışmıştır. Dağlık Karabağ sorunu nedeniyle Ermenistan’la savaşan ve halen topraklarının yüzde yirmilik kısmı işgal altında olan

Azerbaycan yaşadığı tüm sorunlara rağmen, ülkesinde bir Rus üssü kurulmasına izin vermemiştir . Azerbaycan’ın petrole dayalı yürüttüğü dış politikası, başlangıçta sorunların çözümünde başarılı olamamış, ancak daha sonra petrol şirketlerinin Amerikan yönetiminde yürüttüğü lobicilik faaliyetlerinin karşılığı alınmış, ABD’nin Azerbaycan politikasında olumlu adımlar atılmıştır. ABD’nin Güney Kafkasya politikasında atılımda bulunduğu 2001 yılında ABD’nin teröre karşı yürüttüğü savaşa destek veren Azerbaycan’a yönelik 907 sayılı ek karar uygulamadan kaldırılmıştır. Güney Kafkasya’da RF ile ilişkilerini geliştirmeye en hevesli ülke olan Ermenistan, ülkesinde var olan Rus askeri üslerini kendisi için bir güvence olarak görmektedir. Halen Azerbaycan ve Türkiye’nin ambargo uygulamakta olduğu Ermenistan’ın, irredantist politikaları nedeniyle, İran hariç komşularıyla ilişkileri pek iyi değildir. Kendisini düşman bir coğrafyada algılayan Ermenistan için Rus üsleri, güvenlik anlamına gelmekte, RF’nin Gürcistan’daki askeri üslerinin tahliyesi nedeniyle, ortaya çıkan askeri teçhizat ve askeri personeli memnuniyetle ülkesine kabul etmektedir. ABD her geçen gün Kafkasya’da nüfuzunu artırmaktadır. Bu durum Kafkasya’daki Rus etkinliğini azaltmakta, RF’nin bölgeden çekilmek zorunda kalacağını göstermektedir.

1 Bölüm >>>      2 Bölüm >>>      3 Bölüm >>>


BÖLÜM DİPNOTLARI:
86) N. Motfeev“Avrupa ve Rusya Güney Doğrultusundaki Problemler”,ROSSPEN, Moskova,1999,s.105
87) UN Security Council Resolution, 30 April, 29 July,14 October,12 November, 1993.
88) Hatem Cabbarlı, “Bağımsızlık Sonrası Ermenistan – Rusya İlişkileri”, http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/makaleler/bagimsizlik_sonrasi_ermenistan_
rusya_iliskileri.doc, 04 Şubat 2005.
89) Kasım Kamer, “Başlangıcından Barış Sürecine Dağlık Karabağ Çatışması”, http://www.eraren.org/tur/makale/ozet_kam_kasimbasbarsurdagkar.htm, 04 Şubat 2005.
90) http://www.zaman.com.tr/2002/03/17/dis/h6.htm, 04 Şubat 2005.
91) http://www.turan.tc/haber/2002ekim.htm, 04 Şubat 2005.
92) http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=guncel&haberno=5748&tarih=2004-08-02 , 04 Şubat 2005
93) Ramazan Özey, “Kafkasya ve Kafkas Ülkeleri”, Avrasya Etüdleri, (İlkbahar Yaz 2000),s. 31
94) Ufuk Takvul,” Etnik Çatışmaların Gölgesinde Kafkasya”, İstanbul, 2002,s. 76
95) Nihat Kasıkçı ve Hasan Yılmaz Aras’tan, “Volga’ya Kafkaslar” (Ülkeler-Şehirler-İz Bırakanlar),2000,s. 150
96) Kafkasya ve Azerbaycan’ın Dünü-Bugünü-Yarını, Harp Akademileri Komutanlığı
Yayınlarından, İstanbul, 1995,s. 119
97) Esra Hatipoğlu: “After Empire: Georgia-Russia Relations And The Prospects For Stability In The South Caucasus”,s. 182
98) Ufuk Takvul,op.cit., 77’den naklen Sefer E. BERZEG: “ Güney Osetya-Kuzey Osetya ve Gürcü Şovenizmi Üzerine Düşünceler”, Kafkas Gerçeği 3, (Ocak 1991),s. 2
99) Kafkasya ve Azerbaycan’ın Dünü-Bugünü-Yarını, Harp Akademileri Komutanlıgı
Yayınlarından, İstanbul, 1995, s.120
100) Hakan Kantarcı, Kıskaçtaki Bölge Kafkasya, İstanbul, 2006, s.88’den naklen Okan MERT:“Türkiye’nin Kafkas Politikası ve Gürcistan”, IQ Kültür-Sanat Yayıncılık, İstanbul, 2004,s. 61- 88
101) Takvul,op.cit,s. 78’den naklen Elizabeth FULLER: “Georgian Parliament Votes to
Abolish Osetian Autonomy”, Report on the USSR, 2 (51), December 1990, s.8
102) Ufuk TakvulL,op.cit.,s. 79
103) Mitat Çelikpala” Dünden Bugüne Kuzey Kafkasya:Sosyal, Siyasal Yapı ve Etnik
Çatışmalar”, Der. Ali Ahmetbeyoglu ve başk., İstanbul: Tarih ve Tabiat Vakfı Yayınları, 2006, s.118
104) Esra Hatipoğlu: “After Empire: Georgia-Russia Relations And The Prospects For StabilityIn The South Caucasus”, s.178-179
105) Ufuk Takvul,op.cit. , s.,80-81
106) Kafkasya ve Azerbaycan’ın Dünü-Bugünü-Yarını, Harp Akademileri Komutanlıgı
Yayınlarından, İstanbul, 1995, s.,121
107) Hakan Kantarcı,op.cit, s.,89
108) Ufuk Takvul,op.cit., s.,82
109) Hakan Kantarcı,op.cit ,s., 90
110) “Putin, Kıbrıs Örneğini Sevdi”, http://www.rusya.ru/tur/index/.news?id=1212 , (26 Ekim 2006)
111) Esra Hatipoğlu, op.cit, s.,180
112) Mitat Çelikpala,op.cit,s., 119
113) Ufuk Takvul,op.cit., s.,82
114) Ufuk Takvul,op.cit ,s., 83
115) Güney Osetya’da Neler Oluyor?”, http://www.diplomatikgozlem.com/haber_oku.asp?id= 1674. 10.12.2006


KAYNAKÇA
Kitaplar

Abbasbeyli A., “H.Aliyev ve Dünya Politikası”, Bakü, Azerneşr, 1997
Abbasbeyli A., Hasanov. A., “Azerbaycan Uluslararası Bölgesel Örgütler
Sisteminde”, Bakü, Azerneşr Yayımevi, 1999
Abdullayev V., “Azerbaycan yeni diplomatiya aleminde”, Bakü, Azerbaycan Yayımevi,2000
Adalian, R. , and Masih, J. : (ed), “Armenian and Karabagh Factdook”, Washington, Temmuz 1996
Ali Faik D.,. “Türk Dıs Politikası Perspektifinden Güney Kafkasya”,Baglam Yayınları, _stanbul, 2003
Berls R., “ABD`nin Ulusal Çıkarları ve Ermeni Lobbisi”, Moskova, Dirçeliş,1999, s.94
Cafersoy Nazim,Elçibey Dönemi Azerbaycan Dış Politikası(Haziran 1992- Haziran 1993),ASAM Yayınları,Ankara 2001
Çernyavskiy S., “Washington`un Kafkasya politikası”, UluslararasıHayat,cilt 1, 1999
Çiloğlu. F. , “Rusya Federasyonu ve Transkafkasya`da EtnikÇatışmalar” , İstanbul,Sinatle yayınları, 1998
Darabadi P., Abbasbeyli A., “Azerbaycan ve Hazar Yeni Uluslararasıİlişkiler Sisteminde”, Bakü, Azerneşr Yayımevi, 2000
Dugin A., “Jeopolitiğin Temeli”, Atkogeya Merkez, Moskova, 1999
Ezimli A., “Azerbaycan-NATO ilişkileri”, Bakü, Adiloğlu Yayımevi, 2001
Hasanov Ali, “Azerbaycan`ın Dış Politikası: Avrupa Devletleri ABD(1991-1996)” , Azerbaycan Devlet Neşriyyatı,Bakü 1998
Hasanov E., “Azerbaycam-ABD: Anlaşmazlıktan Stratejik OrtaklığaDoğru”, Bakü, Azerbaycan Üniversitesi Neşriyyatı, 1997
Jones Stephen “Populism in Georgia: the Gamsakhurdia Phenomenon,” in Donald Schwarz and Razmik Panossiam, eds., Nationalism and History: the Politics of Nation Building in Post-Soviet Armenia, Azerbaijan and Georgia, Toronto: University of Toronto Press, 1999
Jones Stephen, “Georgia: A Failed Democratic Transition”, in I. Bremmer ve R. Taras (eds.), Nation and Politics in the Soviet Successor States, Cambridge: Cambridge University Press, 1993
Libareldian, J.: "Ermenilerin Devletleşme Sınavı", İletişim Yayınları, İs- tanbul, 2001
Motfeev N. “Avrupa ve Rusya Güney Doğrultusundaki Problemler”,ROSSPEN, Moskova, 1999
Nesirov E.,” Azerbaycan Petrolü ve Uluslararası Anlaşmalar”, Bakü, Respublika Hatıra Kitapı yayımları,1998
Nesirov Elman,”Azerbaycan-ABD Ili.kileri”,Bakü,Kanun 1998
Okan Mert, “Türkiye’nin Kafkasya Politikası ve Gürcistan”, IQ Kültür- Sanat Yayıncılık, İstanbul, Eylül 2004
Parsons Robert Stephen Jones and, “Georgia and the Georgians”, in
Graham Smith, ed., The Nationalities Question in the Post-Soviet States, London: Longman, 1996
Sarkisyan, M.: "Ermenistan'ın Dış Politikası" , Ermenistan Ulusal veUluslararası Araştırmalar Merkezi Yayını, Erivan 1998
Tanrısever Oktay F., “Sovyet-Sonrası Dönemde Rusya'nın Kafkasya Politikası, Türkiye ve Komşuları”, der. Mustafa Türkeş ve İlhan Uzgel, Ankara: İmge Yayınları, 2002
Veliyev Z., “Hazarda Petrol Arayışları”, Kanun Yayım evi, Bakü, 2003

Makaleler
“ABD Gürcistanın tarafında”, , İA Regnum Haber Ajansı, 13 Mayıs 2005
Adalian, R. , and Masih, J. : (ed), “Armenian and Karabagh Factdook”, Washington, Temmuz 1996
Ağacan K. ‘”Bush’un Tiflis ziyareti”, ASAM Günlük Küresel Derlendirme Bülteni,
12 Mayıs, 2005
Ağacan K. “ Acaristan’daki gelişmeler ve Saakaşvilinin zaferi”Stratejik Analiz, Kış, 2004
Ağacan K., “Bağımsızğlığının 10 Yılında Gürcistan ABD`nin Kafkasya`daki Kalesi mi?”, Stratejik Analiz , cilt 1 , Sayı11 Mart 2001
Ağacan K., “Saakaşvili`nin Güney Osetya Operasyonu: Bir Hipotezin Tezi” Stratejik Analiz, Cilt 5, Sayı 54, Ekim 2004
“Aliyev :ABD daha cesur olmalı”,Hürriyet, 5 Temmuz 2002
“Aliyev Namik,“ ABD`nin Konumu Değişiyor”,Zaman,Bakü,5Ocak 2002
Aliyev, “Dünya Siyasetinde Azerbaycan Petrolü”
Altunisik Meliha, “The Complex Web of Relations in the Caspian Hub”, The Yearbook of the Middle East and the Balkans, İstanbul: The Middle East and the Balkans Foundation, 2001“Armenian President Convinced Yerevan Should Not Avoid Contacts with
Ankara", Pan Armenian News, 20 Mayıs 2002
Aydın, New Geopolitics of Central Asia and the Caucasus
Baker Peter, “For Georgia, Russia Remains An Intimidating Neighbor: Visa Requirement Seen as Moscow's Latest Power Play”, Washington Post, 6 Mayıs 2001
Bjezinski Z. “The Caucasus and New Geopolitical Realities “, Azerbaijan Coeducational, Summer, 1997
Blagov Sergei, “Russia Wary of Georgia's Regime Change”, Eurasia Insight, 26
Kasım 2003
Bölükbaşı, S.: "Ankara's Baku -Centered Transcaucasia Poltcy: Hasit Failed ?".
Middle East Journal, cilt. No 1. Yaz 1997
Cornell Svante.. “Autonomy as a Source of conflict Caucasian Conflicts in
Theoretical Perspective”. Diplomatiya Alemi., Num.2, 2003
Croissant Cynthia ve Croissant Michael, “Hazar Denizinin Statüsü Sorunu” Curt Tarnoff, “The Former Soviet Union and U.S. Foreign
assistance”,Cogressional Research Service (CRS) Issue Brief for Congress order
Code IB95077, 7 Ocak, 2002
Çelikpala Mitat” Dünden Bugüne Kuzey Kafkasya:Sosyal, Siyasal Yapı ve Etnik Çatışmalar”, Der. Ali Ahmetbeyoglu ve başk., İstanbul: Tarih ve Tabiat Vakfı Yayınları, 2006
Dale Catherine, “Turmoil in Abkhazia: Russian Responses”, RFE/RL Research
Report, vol. 2, no. 34, 27 Ağustos 1993
Daniyelyan.E.: "Change of Leadershİp Without Political Reform", Country
Files: Armenia. Annual Report 1998
Devrimci” Bush: Gürcü “Devrimi”'ni Övdü, Stratejik Gündem, USAK Dergisi,
14 Mayıs 2005
Dorchashvili, D.: "The Russian Military Presence in Gcorgia: The Parties
Attitudes and Prospects", Caucasian Regiona! Studeis, 1997
Dzhindzhikhashvili Misha, “Pro-Government Bloc Leads Georgia So Far”,
Associated Press, 3 Kasım 2003
Elekdağ Şükrü, “ABD`nin Çelişkili Kafkas Politikası”, Milliyet,12 Ocak,2000
Ermeni Araştırmaları Dergisi, Sayı: 3, Eylül, Ekim, Kasım 2001. “Ermenistan'da İkinci Raunt" Milliyet, 30 Mart 1998
Esra Hatipoğlu: “After Empire: Georgia-Russia Relations And The Prospects For
Stability in The South Caucasus”
Fouskas, Balkanlar, Ortadoğu, KafkasyaFy. 1998 Annual Report Fy. 1999 Annual Report Fy. 2000 Annual ReportGürcistan Rusya Karşısında Geri Çekiliyor", Şerg gazetesi, 10 Eylül 2002
Hakan Kantarcı, Kıskaçtaki Bölge Kafkasya, İstanbul, 2006, s.88’den naklen Okan Mert “Türkiye’nin Kafkas Politikası ve Gürcistan”, IQ Kültür-Sanat Yayıncılık, İstanbul, 2004
Hazar Havzası ve Rusya`nın çıkarları, BDT Enstitüsünün Raporu, 1998
Hodoryonok M.: "Amerikan Üslerinden oluşan Bir halka" Stratejik Analiz, Cilt:
2, Sayı 25, Mayıs 2002International Crisis Group, Europe Report N 151, Georgia: What now? 3December 2003
Jean-Christophe Peuch, “Russia: Moscow Concerned NATO Spy Planes May
Use Georgian Airspace”, RFE/RL, 11 Temmuz 2003
Hacıyev K. “Kafkas Jeopolitiği “, Uluslararası ilişkiler, BDU, 2001
Kafkasya ve Azerbaycan’ın Dünü-Bugünü-Yarını, Harp Akademileri Komutanlıgı Yayınlarından, İstanbul, 1995, s.,121
Kafkasya ve Azerbaycan’ın Dünü-Bugünü-Yarını, Harp Akademileri Komutanlıgı Yayınlarından, İstanbul, 1995
Kantarcı, Ş.: "Ermeni lobisi: ABD'de Ermeni Diasporasının oluşması ve lobi
Faaliyetleri", Ermeni Araştırmaları, sayı I, Mart - Nisan - Mayıs 2001
KasıkçNihat ı ve Hasan Yılmaz Aras’tan, “Volga’ya Kafkaslar” (Ülkeler-Şehirler-İz Bırakanlar), 2000
Lewis D. , “The Politics of Energy in the Caspian Region” Easter Europe and the Common Wealth of İndependent states, 1999
M. Eziz, “ Hazar Kendisi Boyda Bir Oyundur”, Zaman (Azerbaycan), Bakü,11-12 Ocak
M.P. Croissant, C.M, Croissant., “Hazar Denizi Statüsü Sorunu: İçeriği ve yansımaları ”, TİKA Yayınları, Avrasya Etütleri, C.3, S.4, Kış 1997
Mareska John .,”U.S. Ban on Aid to Azerbaijan(section 907): How it started in
1992 and Why İt Should be Lifted ”, Azerbaijan İnternational,(6.4) Winter 1998
Miller Eric., “Morale of US-Trained Troops In Georgia Is High, But US Advisors
Concerned About Sustainability”, Eurasia Insight, 5 Mayıs 2003
Monaghan Elaine, “U.S. Criticizes Putin for Threatening Georgia”, Reuters, 12
Eylül 2002
Mukhin Vladimir, “Tension Still Strong between Russia, Georgia”, The Russia
Journal, 6 Aralık 2000
“NATO Rusyayı Çerçeveye Alıyor”, Musavat, 16 Aralaık, 2004
Oğan. S, Ağacan. K.: "Güney Kafkasya'da Yeniden Başlayan veya Bitmeyen
Soğuk Savaş", Stratejik Analiz, Cilt: 2. Sayı: 13, Mayıs 2001
Özey Ramazan, “Kafkasya ve Kafkas Ülkeleri”, Avrasya Etüdleri, (İlkbaharYaz 2000)
“Rock yıldızı gibi karşılandı”, Hürriyet, 12 Mayıs 2005
Rondeli Alexander, “Regional Security Prospects in the Caucasus”, in G. K. Bertsch et.al., eds., Crossroads and Conflict: Security and Foreign Policy in the Caucasus and Central Asia, New York and London: Routledge, 2000
“Rus Silah Mafyası Korkuttu", Zaman, 5 Şubat 1998 “Rus Silah Mafyası Korkuttu", Zaman, 5 Şubat 1998“Rusya'dan Ermenistan'a Silah" ,Cumhuriyet, 19 Temmuz .1999 “Rusya'nın Gürcistan Planlan". Yeni Müsavat gazetesi 7 Ağustos, 2002.
S. Çolakoğlu, “ Uluslar arası Hukukta Hazar’ın Statüsü Sorunu”, A.Ü. SBF Dergisi, Ocak- Aralık 1998, C.53, NO-1-4
Salukvadze Khatuna, “The Struggle for the Remains of Geopolitical Weight: Russia Dodges Disengaging Militarily from Georgia”, Analyst: Biweekly Briefing, 18 Temmuz 2001
Seth Mydens, “Opposition Unites Behind Georgia Revolt Leader”, New York
Times, 27 Kasım 2003
Şoroxov V., “Bakü Petrolü ve Politikası” Bağımsız Düşünce, 1995
Takvul Ufuk,” Etnik Çatışmaların Gölgesinde Kafkasya”, İstanbul, 2002
Tanrısever Oktay,” Gürcistan’da yapılan 2003 Parlamento seçimleri ve yol açtığı
Kadife Devrimi: Ufukta istikrar görünüyor mu?”, Stradigma Dergisi, 2004
U. S. Congressionaİ Records, April 24 1990
UN Security Council Resolution, 30 April, 29 July,14 October,12 November,1993
“Velayetinin Baku Ziyareti", Halk Gazeti, 26 Şubat 1992

Internet Kaynakları

Cabbarlı Hatem, “Bağımsızlık Sonrası Ermenistan – Rusya İlişkileri”, http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/kaleler/bagimsizlik_sonrasi_ermenistan_r usya_iliskileri.doc, 04 Şubat 2005.
Congressional Hellenic Caucus” American Hellenic Council Web sitesi http://www.americanhellenic.org/network/modules.php?name=Coucus
Darchashvili, D.: "Georgia Courts NATO, Strves For Defense Overhaul", www.eurasianet.org 21.03.2008
DR.A.Cohen, “ABD, Merkezi Asya ve Güney Kafkasya ilişkilerinin Perspektif ve Problemleri”, www.ca-c.org/journal /cac 08-2000
“Güney Osetya’da Neler Oluyor?”,
http://www.diplomatikgozlem.com/haber_oku.asp?id=1674 20.02.2008
Güney Osetya’da Neler Oluyor?”, http://www.diplomatikgozlem.com/haber_oku.asp?id= 1674.10.12.2006
http//www.azg.am/
http://intranet.parliament.ge/statements/parl 05.01.08
http://karabakhdoc.gen.az
http://socar.az/btc-az.html 20.04.2008
http://www,ng.ru/printed/cis/2001 -01 -12/5_party.html
http://www.azer.com/aiweb/categories/magazine/64 folder/64 articles/64 maresca.html (10/12/2003)
http://www-.In.mid.ru
http://www.kafkas.org.tr/bgkafkas/bukaf_gosetya_osetlerkimdir.html 02.01.2008
http://www.ng.ru/printed/cis/2001 -01-12/5party. http://www.panarmetiian.net/news/rus/headlines/? http://www.turan.tc/haber/2002ekim.htm, 04 Şubat 2005
http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=guncel&haberno=5748&tarih=20
04-08-02 , 04 Şubat 2005
http://www.zaman.com.tr/2002/03/17/dis/h6.htm, 04 Şubat 2005
Kasım Kamer, “Başlangıcından Barış Sürecine Dağlık Karabağ Çatışması”, http://www.eraren.org/tur/makale/ozet_kam_kasimbasbarsurdagkar.htm, 04 Şubat
2005
Nodia,G.: “Obraz Zapada v Gruzinskom Soznanii”, Mejdunarodniy Opıt
Razresheniya Etnicheskih Konfliktov". http://www.poli.vub.ac.be/publi/etni3/no- dia.htm
“Putin, Kıbrıs Örneğini Sevdi”, http://www.rusya.ru/tur/index/.news?id=1212 ,
26 Ekim 2006
Tanrısever O. “Rusya-Gürcistan ilişkilerinde Artan Gerilim :Bir Sagırlar
Diyalogu mu?” http://www.stradigma.com/turkce/agustos2003/print_08.html
“U. S. Government Assistance to and Cooperative Activities with the New İndependent States of the Former Soviet Union", FY 1995 Annaual Report. www.state.gov/p/cur/rls/fs/l 1029pf.htm
www.kavkaz.org/news/2OOO/O6/23/news7.htm