...................
...................
KABARDEYLER VE SAYIN ZEMSKY SABOR  -5
Badinokue Bey
08 Ocak 2009
                         
...................
 
...................
CircassianCanada Notu: Aşağıda yayınlanan metinler Denetim Kurulu Üyelerimizce denetlenip yayına verilmiştir.
                     

Misafir

03.02.2009

 

Kabardeyler, öz kardeşlerimizdir. Kimse ara bozmaya kalkmasın!
Onlar Adige milletinin hatta Kafkasya’nın Fransızlarıdır. Can çıkar, huy çıkmaz. Kendi aramızda tatlı sert kapışsak da idare etmeye çalışacağız ne yapalım, başka yolumuz mu var?
J

 

 

KUŞHA Faruk Özden

03.02.2009

 

Sayın Adigeale,


Bu site kimsenin malı veya hiçbir siyasi görüşün denetiminde değildir. Bütün Adigelere aittir. Bende dışardan gazel okuyan bir Adige’yim. Konu olarak Adigeler için düşünülen şeylerin, kimseye hakaret etmeden açıklandığı bir platformdur.


Hersek belli konularda görüş bildiriyor. Kabul edilir veya edilmez. Tabii ki bu kabul tartışanlar tarafından gündemde tutulması olayıdır. Kabul görmeyen bir görüşün yanlışlığını kimse iddia edemez. Aynı şekilde çok kabul gören veya herkesin görüş bildirdiği bir konunun doğruluğunu da kimse iddia edemez.


Siz diyorsunuz ki veya ben öyle anladım: Adigelerin anayurda dönmesi için hükümetler arası bir antlaşma yapılarak toplu göçün sağlanması, yanlış mı anladım?


Sürgün veya zorunlu göç, kişilerin kendi iradesi dışında siyasi otoritelerin yani devletlerin aldıkları kararlarla uygulandı. Dönüş ise tam tersinedir. Burada önemli olan kişilerin tercihidir. Kişinin kendi tercihi olmazsa, günümüzde bütün riskleri göze alarak böyle bir eylemde bulunamaz. Buradaki riskten kastım ne olacağını bilmemektir, yoksa tehlike anlamında değil.


Öncelikle sermaye sahibi kimselerin anavatana, vatana dönmesi gerekir. Eğer cazip iş imkanları yaratılırsa risklerde minimize edilirse neden olmasın. İşte bu durumda anavatandaki cumhuriyetlerin yöneticilerine çok iş düşüyor. Çünkü sermayeyi çekmek için çok cazip imkanlar sunulmalıdır. Sermaye önden giderse hem oradakilerin ekonomilerini canlandırır, hem de döneceklere iş imkanı sağlanmış olur.


Bu da benim görüşüm. Taraftar bulur veya bulmaz, bilemeyeceğim.


Saygılarımla.

 

 

Curey Murat (İrfan)

04.02.2009

 

Değerli CC yazarları öncelikle sizleri Kafkasya’dan selamlıyorum

Kısaca kendimi tanıtmak istiyorum. 1991 yılı Nisan ayının 21’nde İstanbul Eminönü’nden trene binmek kaydıyla ailem ve bir çocuğum yanımda ata yurdumuza döndüm. O gün bu gündür yurdumda yaşamaktayım. İlk esimi 1996 kaybettikten 1997 yılında tekrar evlendim. Şu anda beş çocuk babasıyım. Çok çeşitli işler yapmak zorunda kaldım ama hala çalışıyoruz ve çalışacağım.

İlk defa yazıyorum çünkü internet kullanmıyordum. Bir hafta önce bağlattım ve CC’da çıkan yazıları okudukça bazı konularda yazmak zorunda hissettim.

Vatan;

Satamazsınız, alamazsınız, beğenmezlik yapamazsınız.
Seversiniz, sayarsınız ve de sizin olduğu için beğenirsiniz çünkü o sizindir.

Ulus olabilmek için şartlar hepimiz tarafından bilinmektedir.
Tarih birliğinin olması.
Dil birliğinin olması (tüm Adige diyalektikleri)
Ekonomik birliktelik
Toprak bütünlüğü

Yukarıda konu ettiğimiz bu şartlar, dünyanın neresi olursa olsun ata yurdu dışında mümkün değil.

O halde biz ulus olarak yaşamaya devam etmek istiyorsak, tek yolumuz ata yurdunda olmaktır. Bunun yani ata yurdunda olmak için dönmek gerekmektedir.

Bir ulusun bireyi, ulusal çizgimiz olmalı. ‘’30 yıl sonra şu hedefe varmış olmalıyız’’ gibi planlar yapmalıyız. Programı olmayan, ferdi davranışlarla hiçbir ulusal hareket mesafe almaz. Ona da ulusal harekette denmez ve de başarılmış örneği de yoktur.

Ulusal sorumluluk hissetmiyorsanız, bu konuda içten ve samimi değilseniz yapacak bir şey yoktur. Dönmemek için her türlü güzel sözler, her türlü bilgece laflar üretebilir, fakat ne yazık ki sizde inanmazsınız. Ayrıca bu konuda samimi insanların duygularını da kısa bir dönemde olsa sömürmüş olursunuz. Bu da hem insanlık hem de ulusal anlamda binlerce defa acıdır.

O yüzden diyorum ki; ulusal ahlak taşımak gerekir.

Evet ulusal ahlak; halkına karşı namuslu olmaktır ve de gereği olarak halka şahsi menfaatlerinizin doğrultusunda değil, halkın ortak doğrularında bilinçlendirmek ve ortak ulusal menfaatleri gözetmektir.

Bugünkü ulusal ahlak’ın gereği dönüşü savunmaktır. Aksi durum ulusal ahlaksızlıktır.

Dünyada hiçbir ulus yoktur vatanını küçümseyen. Sayın Badinoko kendi vatanını karalayan çok kötü bir örnektir. Nedenini anlayamıyorum...

Ben bu vatanı görmeden her şeyimi sattım ve döndüm. Sayın Badinoko gibi buradaki artı değerler hesabı yapmadım. Çünkü burası vatanımdı emsal tutabileceğim yer yüzünde bir şey yoktu.
 

Badinoko kardeşime acıyorum. Çünkü biz dönenler; Türkiye iyi ya da kötü anavatanda iyi veya kötü diye gelmedik. O zaman asıl geliş nedenimize ters düşerdi. Kendi milliyetçiliğimizden şüphe ederdik. Biz artılarıyla ve de eksileriyle ‘’burası bizimdir’’ diye döndük.


Duyarlı arkadaşlara sesleniyorum, sayın Badinoko ve onun gibileri bizler ve sizler ordayken vatanı satamazlar.


Ayrıca Zemsky Sabor, yılarını dönüş fikrine vermiş Necdet Hatam, Faruk Özden, B. Atci’ya yazılarınızdan dolayı şahsım adına teşekkür ederim.

Sayin Badinoko yukarıda adı geçen arkadaşların yazılarını defalarca okusanız -samimiyseniz- yararını görürsünüz

Daha anlatacaklarım çok. Şimdilik bu kadar.

Hepinize çok selamlar.

 

 

Badinokue

04.02.2009

 

Berslan!

Sayın Ismigüzel ve HAPİ Cevdet ve birkaç acaip, paldır paldır gerçekleri maniple ederken siz neredeydiniz?

Ölçüyü Adigelikten koyuyorsanız eğer, bizlerden önce onlara neden bir kelam yazma ihtiyacı duymadınız. İyice bir anlatın da her katılımcı anlasın...

 

 

Mugolh Yılmaz

06.02.2009

 

Sayın Abzeh

Bu kadar laf kalabalığı arasında en çok kullandığınız; "Kabardey Adigelerine" tanımı dikkatimi çekti.

Kabardey Adige’si
Shapsugh Adige’si
Abzegh Adige’si vs.

Evet hepsinin ortak paydası "Adige"

Gerisi laf u güzaf.

Saygılarımla.

 

 

Turgut Janxot

06.02.2009

 

Sevgili Yılmaz,

Nerelerdesin? Mailini bekliyorum. Selamlar

 

 

KUŞHA Faruk Özden

07.02.2009

 

Sayın Abadzeh,

28,01,2009 tarihli iletinde Berslan için yine bilmediğin bir konuda acelecilik etmişsin. Kusura bakma bilmiyorsan sor öğren. Bende uyarmakta epey geç kalmışım.

Berslan Kabardeylerin büyük prenslerindendir. Bir de onunla ilgili bir deyim vardır: "Berslan pıtsaptse" anlamı pelte gibi demektir.


Selamlar.

 

 

Bjintsine

08.02.2009

 

Beslen, ‘’guşere khupşha ptsaptse si şem yi ghag'og'er zeppesa’’ diyen Andemırkan’ı öldürten pşı olarak hatırlanır ama bedensel engelli olmasına rağmen bugün kendisine ve diğer pşılere dil uzatanların görmek istemedikleri ağırlığa otoriteye hatta devlet geleneği ve diplomasisine sahip bir lider olduğu aktarılır.

Not: Ben pşı sülalesinden falan değilim sadece onların birçoğuna ve de hatıralarına saygı duyuyorum o kadar feodalizmcilikle suçlanmayalım. :)

 

 

KUŞHA Faruk Özden

08.02.2009

 

Sayın Bjıntsıne,


Feodalizmin ahlar vahlarla ağıt yakanlara ve özellikle otoriteye ve de dikta özlemlerine eleştiri yöneltenlerden birisi benim.


Pşı sülalelerinden de olabilirsiniz. Pşı ve lekuleş sülaleleri de zamanında topluma faydalı olmuşlardır.


Günümüzde bir taraftan feodaliteye ağıt yakarken öte yandan temiz ve safkan söylemlerine karşı çıktım.


Pşı Berslan ile ilgili tekerleme Uzunyayla'da birazda kafiyeli olarak, aynı anlama gelen sözlerle söylenir.


Andemirkan yayını gerer ve oku ile Berslan Ptsaptse'nin arabasının tekerini yarar. Okun şiddeti ile Pşı yerinden fırlar. Andemirkan "Berslan ptsaptse ue gurışe sişem yikueker vuig yiriha" der.

 

Geçmişi olmayanın bir toplumun geleceği olmaz. Geçmişi eleştireceğiz, hataları tekrarlamadan geleceği inşa edeceğiz.


Saygılarımla

 

 

Bjintsine

08.02.2009

 

Sayın KUŞHA Faruk Özden,

Teşekkürler.

Paylaşılan her ayrıntı önemli, hangi başlıktaydı hatırlamıyorum, araya atlayıp bölmek istemediğim için Kabardeylerdeki feodal yapının gelişimi ile ilgili size katılmadığımı belirtememiştim laf açılmışken belirteyim

Kabardeylerde köle aileler dediğiniz gibi özgür kalabilirdi ama bu iki farklı şekilde olurdu
1) Pşı veya woerklerin ödül olarak özgürlüğü vermeleri.
2) Şhaşexuj denilen kendi özgürlüğünün bedelinin verilmesi.
Bu genelde daha önce özgür bırakılan kişilerin kendi akrabaları kardeşleri v.b gibi kimselerin bedellerini ödemeleriyle olurdu.

Ki, Adige savaş geleneğinde soylulardan başkası savaştırılmazdı (hatalıysam lütfen düzeltiniz). Hatta bu gelenek Memluklarda bile kısmen korunmuş asker olarak yetişenler haricinde kimse savaştırılmamıştır (Napolyon'a karşı direnişleri en büyük örnektir). Bunlar köle olarak satılmamış mıydı peki, derseniz orası meçhul. Zaman içinde güç ve otoriteyi ele alıp üst sınıf olabilmişler ise bu Adigeler arasında da pekala olmuş ve zamanla katılaşıp keskin bir hale gelmiş olabilir yoksa kimse kanında kan grubu haricinde bir ayrıcalık ve sınıfla doğuyor değil.

Dolayısıyla savaşta yararlılık gösteren kölelerin woerk sınıfına dahil edilmesi iddiası bence zayıf bir ihtimal. Üstelik Kabardeylerdeki katı feodalizm kurallarını da göz önünde bulundurursak hiç ihtimal yok gibi bir şey.
 

Hatta woerk ailelerinden kat kat daha zengin bazı tlxugotlh aileleri dahi bu katı yapı içinde dışlanabiliyordu.


Elbette gururlanılarak anlatılacak bir şey değildir ama o zamanın şartları öyleydi.


Hatta öldürülen Andemırkan bile Yidar'ın oğlu olmasına rağmen annesinin sosyal sınıfı ve gayri meşru çocuk olduğu iddiasıyla hor görülürdü.

Ayrıca woerkler öylesine paye verilip pşı etrafında toplanmış bir zümre değildi pşı ne kadar woerk desteği alıyorsa o kadar güçlü sayılıyordu. Woerkler pşı yeliy seçilirken en etkili sınıftı.

Hatta ismin kökeninde woen, yewoen woer-woerıgo-woerk gibi bir çağrışım düşünmüşümdür hep. woen=vurmak woer-vurucu gho-oğul, sulp, zürriyet.


Pşı Alcıkho'yu pşı seçen ona komşuları, komşularla ilişkileri, dostları düşmanları öğreten boğuştuğu amansız cilt hastalığı için Kumuk’tan hekim getirtip iyileştirdikten sonra baştan aşağıya onu bu makam için hazırlayıp eğitenler o zamanın woerk aileleridir. Woerk aileleri onu pşı yeliy olmasına karar vermeden önce lakabı Alcıkho Şhatsag'e iken geçirdiği bu gelişim süreci ile Alcıkoepş olmuştur.

Feodalizm geçmişin gerçeği bugünün fantezisidir. Bugün bu zihniyet eğer devam ediyorsa bağnazlık olarak tanımlarım ama geçmiştekine daha temkinli yaklaşmak gerekir diye düşünüyorum. Hatta bugün bu olaya bağnaz bakanlar bu katılığı hala zihinlerinde taşıyanlar bu katı feodalizmin diasporaya uzanan mirasından öyle etkilenmişlerdir ki, Osmanlı kanunları ve nihayet cumhuriyetin ilanıyla köleliğin tamamen kaldırılması sonrası şhaşexuj bedelini ödemeyip özgür kalan aileler bugün bile bundan ötürü hor görülmektedir. Yani Türkçe’si; özgürlüğünün bedelini ödemedi bugün hür olsa da hükmen hala köledir, demeye getiriliyor.

 

Allah’a şükür bu şekilde düşünen insanlar çok azaldı ama yinede varlar. Bence geçmişimizle didişeceğimize bugün içimizde birbirimize sırtımızı vermemize engel olan bu tür bağnaz ayrımcı kabileci zihniyetlerle mücadele etmeliyiz.

Saygılar

Not: Sayın CC, kölelik, cariyelik v.s gibi hassas konuları koklayarak bulup bununla Adigelere hakaret etmek için bu yazıyı fırsat bilenleri bana bulaştırmayınız ya da onların hakaretlerine göz yumduğunuz kadar benim onlara ettiğim ya da edeceğim hakaretlere de göz yumunuz. Kimse çok seçkin çok naif olmaya mecbur değil. Onların ettiği benim tarihimse onlardan alasını da yapabilirim. Onları susturun ki, buna gerek kalmasın ya da verilen cevapları bir zahmet yayınlayın.

Çerkes küfür etmez diye bir şey yok gerekirse alasını eder.


Saygılar.

 

 

KUŞHA Faruk Özden

10.02.2009

 

Sayın Bjıntsıne,


Forum sayfalarında yazışırken gözden geçirmeden ileti göndermek ve de gözden kaçan küçük fakat önemli teferruatlar sizin gibi dikkatli okuyucular tarafından hemen yakalanıyor. "Kölelerin savaşta yararlık göstermeleri" konusundaki dikkatiniz için teşekkür ederim.


Sizin de vurguladığınız gibi Kabardeylerde köleler savaştırılmaz, savaş tamamıyla pşı, lekueleş ve werklerin işlevi idi.


Kundetey werkleri, pşıları dahi kabul etmeyen bir werkler federasyonu idi.


Saygılarımla

 

 

B. Atcı

10.02.2009

 

Feodalite bu kadar nefret edilmesini anlamış değilim.
 

Bu gün dünyada bana bir tek ulus, bir tek devlet gösterin feodalizmi yaşamamış. Hatta iç savaş yaşamamış ulus devlet yok gibi. Ulus kavramı da o kadar eski bir kavram değildir. Hepimizin bildiği din, tarım devletleri Fransız ihtilali ile ulus devletler doğmuştur. Bizdeki feodalizmin tek handikabı devletleşememektir. Dolayısı ile uluslaşma süreci tamamlanamamıştır. Devletleşememizde tek başına bizim değil dışımızdaki olaylar ve devletlerin Rusya, Osmanlı, dolaylı olarak İngiliz ve kısmen İran gibi dönemin güçlü devletlerin Kafkasya’nın bir mücadele alanı olması bunu hep sekteye uğratmıştır.


Faruk ağabey, Aslan Hajı’nın hikayesinin bir başka versiyonu da benden. Hajı yine atlı yolda giderken karşıdan atlı bir genç rastlar. Xabze gereği dönüp bir süre Hajı’ya refakat eder. Lakin Hajı gerekeni yapmaz gençte gereğini yapar Hajı’nın başlığını kapar ve döner dört nala gider.
Hajı, gencin bunu neden yaptığını anlar gencin peşinden at sürer ve gence seslenir ‘’woley sıhofaşem’’ (sana söz bğapz vereceğim yüzümü kızartma hem xabzenşaga yaptım hem başlığı kaptırdım) der.

 

 

KUŞHA Faruk Özden

11.02.2009

 

Değerli katılımcılar,


Adigelerde özellikle Kabardeylerde feodalite toplumsal bir olgudur. Sevabıyla, günahıyla yaşanmıştır. Eleştirmek başka, yani eksik yönlerini hatalarını dile getirmek başka, kötülemek, hakaret etmek başka.


Thamadelik ve xabzenin yaşça büyük olanların kendi egolarını tatmin için araç olarak kullanılmasına karşıyım. Feodal despotizme karşıyım.


"Toplumu Yönlendiren Xabze" başlığında Adige Feodalizmi hakkındaki değerlendirmelerimizi izleye bilirsiniz.


Saygılarımla

 
 
sayfa  1     2     3     4     5