
Nart Akhoumsatch
Bakış açım, “insan” merkezlidir…
Yani, söz konusu insansa gerisi benim için teferruattır…
Çoğu insanın çok önemsediği ve uğruna can verdiği; vatan, bayrak, millet gibi millî değerler, benim için insanlığın ortak değerlerinden daha önemli değildir…
Coğrafî sınırlar, diğer ülke halklarının kardeş halklar olmasına engel olmadığı gibi; farklı din, dil ve kültürden olmak da düşman olmak için asla bir neden olmamalıdır…
Bu anlamda;
Bazen Flaman, Fransız, Ermeni, Kürt, Laz, Rum, Gürcü, Arap vs. milletlerinden olurum…
Yani insandır milletim…
Bazen Avrupalı, Afrikalı, Asyalı, Amerikalı olurum…
Yani dünyadır vatanım…
Bazen deist, ateist, Hristiyan, Alevî,
Budist, Müslüman ve Yahudi olurum…
Yani adalettir dinim…
Yanlışlara karşı çıkıp, eleştirmek ve doğrulara sahiplenip savunmak için sadece insan olmak yeterli…
İnsan olmak da akıl, vicdan ve ahlak sahibi olmayı gerektirir…
Bu özelliklere sahip olmak için de bir milletten veya herhangi bir dinden olma zorunluluğumuzun olmadığına inanırım…
Irkçılığa, dinciliğe ve sağcı politik anlayışlara karşıyım…
Etnik kimlik temelinde insanların ayrıştırılmasını etik bulmuyorum…
Etnik aidiyet değil, eşit vatandaşlık ilkesi anlayışının öncelikli olması gerektiğine inanırım…
İnsanlar; ancak düşünceleri, davranışları, karakterleri ve kişilikleriyle kategorize edilmelidirler…
Yaşamım boyunca kimseye mutlak itaat anlayışı içinde olmadım…
Kimseye asla “Reis” kelimesini kullanmadım…
Hiç kimseye de hayranlık duymadım…
İnsanlığın bu kadar dejenere olduğu bir dünyada, insan kalmanın kavgasını verdim…
Ahlaklı, dürüst ve erdemli bir insan olmak içindi çabalarım…
Düşünerek ve yaşamı sorgulayarak gerçeklere ulaşmaya çalıştım hep…
Sınırları belli olan ve kalıplaşmış hiçbir ideoloji, din ve politik görüşe kendimi hapsetmek istemiyorum…
Dinler ve ideolojiler üstü, hiçbir görüşe ve inanca bağlı olmaksızın özgür düşünceli bir birey olarak, kendi özgün fikirlerimle var olmak istiyorum…
Deistim ve seküler bir dünya görüşüne sahibim…
Demokratik cumhuriyetçiyim…
Humanist, evrensel ve özgürlükçü düşünüyorum…
Özgür bir birey olarak, aklın ve vicdanın sesi olmak istiyorum…
Platon’un şu veciz sözüyle noktalayayım yazımı:
“Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol.”
