KASOGYA PRENSİ REDED

MEŞBEŞ’E İshak Adige Mak 26.09.2007 “REDED” isimli tarihi romanından bölümler Çeviri : Jade Wumar Tan ağrımaya başlarken, düşman hatlarına ilerlemek için hazırlık yapan süvari birlikleri gruplar halinde meydanda bir araya…

Okumaya devam edinKASOGYA PRENSİ REDED

ÖLÜLERİN ŞARABI

KHUYEKHO Nalbiy Çeviri: ÇETAO Günay Kızılırmak KHUYEKHO Nalbiy’in “Psım Yihıre ‘Uaşh” isimli kitabından alınmıştır Kuntabeş ve Hatkoyesler’in oğlu Laşin: (…) Tek bir ismi öğrenerek, Öğrendim yeryüzünde her şeyi, “Seni seviyorum!..”…

Okumaya devam edinÖLÜLERİN ŞARABI

O ZAMANLAR ÇERKESYA

Erhan Hapae Önümüzde karla kaplı rampada kalan otomobil, bizim tırmanışımızı engellemiş, Rus şoförün geri kaydırarak yaptığı iki hamle başarısızlıkla sonuçlandığından, bu dağın başında öylece kalakalmıştık... Arabada, Türk asıllı İsviçreli çaçaron…

Okumaya devam edinO ZAMANLAR ÇERKESYA

SIRTIMDAKİ EL

ATSHAN Ruslan Çeviri: Ergün Yıldız Şiirler ve Hikayeler Kitabından Kapıdan içeri girer girmez küçük oğlu karşılamıştı onu. Koşarak yanına gelen çocuk, babasının bacaklarına sarılıp oynaşarak neden üzgün olduğunu soruyordu. Ancak…

Okumaya devam edinSIRTIMDAKİ EL

MİSAFİR

Lakrba NOT 1: Yazar 1901 yılında Sohum'un Merhavul köyünde doğmuştur. İlk, orta ve lise öğrenimini Sohum'da yaptıktan sonra Moskova Devlet Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi'ni bitirmiştir. Dilinin duruluğu ile tanınan Lakrba, bir…

Okumaya devam edinMİSAFİR

FALAKA (Adigece)

HATKO Ömer Seyfettin Adigece'ye Çeviri: KHERMOKHUE Hemid Not: Latin alfabesine çeviren bilinmiyor.  Wumar Seyfeddın yi txığeş, zezıdzeqar Khermokhue Hemidş. FELEKHE Pşedcıjj khes , dıkhakhe-dıpşcıpşcıw, ced khurt bın xuede, mejcıtım dıblojri …

Okumaya devam edinFALAKA (Adigece)

PSIJHABL

Murat Becan Çeviri: İbrahim Çetao Zekosnig adlı Edebiyat, sanat, toplumsal, politik derginin 2007 yılı 1 nci sayısından çevrilmiştir. (İC) Harman yeri analarımızın eviydi. Köy işsizdi, tüm erkekler savaştaydı. İnsanların neşesi…

Okumaya devam edinPSIJHABL

YASAK AŞK

ATSHAN Ruslan Çeviri: Ergün Yıldız Şiirler ve Hikayeler Kitabından Bir arkadaşım var. Kendisi çok iyi bir araştırmacı ve usta bir yazardır. Bu arkadaşımın Adige tarihi üzerine bir dinletisine gitmiştim. Pek…

Okumaya devam edinYASAK AŞK

AKANDA VE BABASI

Not: Bu yazının yazarı hakkında bilgi olmadığı için yazarın adını koyamadık. Bilginiz varsa lütfen CircassianCenter'ı bilgilendiriniz. Zamanında güzel bir Adige kızı varmış. Adı Akanda imiş. Güzel, akıllı, hünerli bir kızmış.…

Okumaya devam edinAKANDA VE BABASI

ÇERKES AMALE

CC Forum Aşağıdaki anlatı CC Forum sayfalarından alınmıştır. İnşaat malzemesi yüklü kamyonet, Moda'da büyük bir inşaatın önünde durdu. Yanımdaki şoför, burası dedi. Çalıştığım firmanın kamyoneti ile malzeme nakletmek benim görevim…

Okumaya devam edinÇERKES AMALE

AT DENEN MERET BU MU?

Aziz Nesin Bu İhtilali Nasıl Yaptık ’’Eyvaah, eyvah!...’’ Dövünüp duruyordu Çerkes Apti... Köye dönemezdi, eve ocağa uğrayamazdı artık... ‘’Tuh tuh. tuh... vah yandım ki, nasıl...’’ Oturdu yol ağzındaki Ulupınar yalağının…

Okumaya devam edinAT DENEN MERET BU MU?

TLEY’İN ÖYKÜSÜ

SIMIHA Orhan Alparslan (Bilgi: Mahir YENEMUK) Sonuna kadar açılan konuk kapısında dik vücutlu, uzun boylu bir savaşçı belirdi. Sivri tepeli miğferindeki yarı erimiş kar kütlecikleri aşağı kayıp pervazdan damlıyordu. Gümüş…

Okumaya devam edinTLEY’İN ÖYKÜSÜ

İKİ PSETLIHU (*)

Pşımaf Koşbay Çeviri: Kheseykho E. Yamçı Dergisi, Mayıs 1977-Şubat 1978, s. 237 Denef'in sayılamayacak kadar çok psetlıhu(**)su vardı. Hayret doğrusu, köyde güzel bir kız yetişince (sen söyle artık nereden de…

Okumaya devam edinİKİ PSETLIHU (*)

ARMAĞAN

HAJKHASIM Hasan Çeviri: Kardan Düriye Oşhamafe Dergisi, 1974, Sayı: 5, s. 42.   Yamçı Dergisi, Mayıs 1977-Şubat 1978, s. 172 Hür ovaları, meyve bahçelerini, yolun her iki yanında yerleşmiş köyleri, kentleri…

Okumaya devam edinARMAĞAN

DAMAT AĞIRLAMA

Aşın Hazret Çeviri: Çetav İ. Yamçı Dergisi, Mayıs 1977-Şubat 1978, s. 219 Beğothable iki yüz hanelik küçük mutlu bir köydür. Tek başına, diğer Adige köylerinden uzakta ormanların eteğinde kurulmuştur. Köylülerin…

Okumaya devam edinDAMAT AĞIRLAMA

KAÇIŞ

Zeki Görgü Yamçı Dergisi, Mayıs 1977-Şubat 1978, s. 313 Belki, bu büyük kentlerin kaderi. Belki de Anadolu insanının. Büyük caddeler ve küçük küçük ara sokaklar. İnsanıyla caddesiyle karmaşıktır, büyük kentler.…

Okumaya devam edinKAÇIŞ

MECİD’İN RÜYASI

Zemıjege Haç'cxer Çeviri: Khaseyho Eyüp Beklenmeyen Konuklar, Krasnodar Basımevi, 1972 Maykop Yamçı Dergisi, Mayıs 1977-Şubat 1978, s. 216 Annesiyle babasının ''sevgili çocuğumuz'', başkalarının da ''avare'' adıyla tanıdıkları bir genç var…

Okumaya devam edinMECİD’İN RÜYASI

GÖKTEN GELENLER

Yabgeko A. Yamçı Dergisi, Mayıs 1977-Şubat 1978, s. 319 Janbot ve Nartan, Dakhenef'le tanıştıkları günden beri kafalarına giren bir düşünceden kendilerini kurtaramaz olmuşlardı. Her ikisi de diğer arkadaşları gibi, zaman…

Okumaya devam edinGÖKTEN GELENLER

KUTLU-İL

Bekir Ali Demirel Bir varmış, bir yokmuş... Kafdağı’nın Hazar’dan Karadeniz’e kadar uzanan yemyeşil ormanlarla kaplı eteklerinde, adına ''Kutlu-il'' dedikleri bir ülke varmış. Neden mi Kutlu-il demişler? Çünkü bereketli topraklarını irili…

Okumaya devam edinKUTLU-İL

EŞINE HAZRET

GHUNEKHO K. Özbay 2 Ocak 1926 yılında Tewçoj'e bağlı Ghobokhuaye’de dünyaya geldi. 1941 yılında Orta Okulu bitirip kolhazda çalıştı. 1943-1950 yılları arasında askerlik yapan Eşine Adige gazetesinin basımında çalıştı. 1954-1957…

Okumaya devam edinEŞINE HAZRET

EVLENİŞİM

MERŞEN Meçrail Oşhamafe, 1976 Mayıs. s. 89-90 Çeviri: GHUNEKHO K. Özbay Önce kendimi tanıtayım. Ben bir dağ köyünde oturan Adige köylerinden birindenim. Adım Hadis. Annemle babam sağlar ama yaşlanmışlardır da.…

Okumaya devam edinEVLENİŞİM

SAATİN TİK-TAKLARI

Setenay İlhan Saatin tik-takları mıydı duran? Yoksa bedenin bu dünyaya fazla mı geliyordu anlayamadık. Ani gelişti her şey. Herkes şaşkın, birileri öfkeli, kimileri ölürken diri diri zaman ilerliyordu…Deprem senesiydi hatırlıyorum.…

Okumaya devam edinSAATİN TİK-TAKLARI

ŞEMSİYE

Тolga Kaya Acı acı çalan çalar saatin sesiyle uyandım. Uyku sersemi ellerimle yoklayarak, hain saati bulup ona kendi ellerimle gereken dersi verdim. Sefil fakirhanemde loş ışıklı, güneş yüzü görmeyen odamın…

Okumaya devam edinŞEMSİYE

FATMA HANIM

Tolga Kaya Nevzat usta elime metreyi tutuşturup, yukarıya çıkıp pencerenin ölçüsünü almamı istedi. - Üniversite bitirmekle olmuyor bu işler, hadi bakiyim al şunun ölçüsünü. Yaşlandım artık çıkamıyorum ben oralara. Yaşlı…

Okumaya devam edinFATMA HANIM

UZUNYAYLA’DA DÜELLO – КУЫП И КЪУЭМРЭ БАТЫРДЭГУ АЛДЖЭРИ Я Л1ЫГЪЭ

TEGULAN Yakup Temel Хьэпэщ1ейрэ Локъуажэ языхуаку, Мэчанекъуэк1э еджэу зы къуэшхуэ дэтщ. Мы къуэр, Л1ыгъуырхьэблэ къуажэм къыщожъэри зиуыбгъуурэ ик1и тэк1уи хуэегъэзыхыгъуэурэ къуэхьэп1эмк1э зеукъуэдий, Псышхуэм игъуынэгъу щыхъуым ф1ыуэ зэв мэхъури щеуых. Къуэм…

Okumaya devam edinUZUNYAYLA’DA DÜELLO – КУЫП И КЪУЭМРЭ БАТЫРДЭГУ АЛДЖЭРИ Я Л1ЫГЪЭ

UZUNYAYLA’DAN BİR ÖYKÜ – ЗОРЫМ И КЪУЭ ДЭГУ

Тэгъулан Екъуб (Tegulan Yakup Temel) Uzunyayla'dan bir öykü Ди къуажэ  Хьэпэш1ей, Гъуылэк1э еджэу зы л1ыж гуэр дэсыгъащ. Езыр Къуынашей щыщт ауэ  фызабэ гуэр хэхьажщ, бын сыти  щигъуэтыжри ди къуажэ къыдэтысхьэжауэ…

Okumaya devam edinUZUNYAYLA’DAN BİR ÖYKÜ – ЗОРЫМ И КЪУЭ ДЭГУ

ANNE TAVŞAN İLE KURT

Anonim Adigece'den Çeviri: HAPİ Cevdet Yıldız Söylenip anlatıldığına göre, bir zamanlar Kafkaslardaki şirin bir vadi yamacında bir Anne Tavşan ile yavruları yaşarlarmış. Çok mutluymuşlar. Her akşam Anne Tavşan otlamak için…

Okumaya devam edinANNE TAVŞAN İLE KURT

KARDAN KÜÇÜK KIZ

Anonim Çeviri: HAPİ Cevdet Yıldız O sıralar ortaokul son sınıf öğrencisiydim. Kazıkoğlu (Къазэкъохьаблэ) köyünde düğün vardı. Cumartesi günüydü. Kaşenim (konuştuğum kız) oraya çok yakın bir köydendi, düğüne gelir diye düşünmüştüm.…

Okumaya devam edinKARDAN KÜÇÜK KIZ

MUTLULUK YOLU

K'ERAŞ Tembot Çeviri: HAPİ Cevdet Yıldız Orijinal Adı: К1ЭРЭЩЭ Тембот; Насыпым игъогу   I. BEKLENMEDİK YOL ARKADAŞLARI Çok eskilere dayandığı anlaşılan bir geleneğe göre yaşamını sürdürmekte olan küçük Adige köyü…

Okumaya devam edinMUTLULUK YOLU

O HÜZÜNLÜ İSTANBUL

Erhan Hapae İyi gitmeyen ve yürütüp nereye vardıracağını bilemediği okulu, aile tarafından bu şehre yolcu edildiğinden beri neredeyse unutulup gitmiş olması ve Sirkeci’deki işinden ayrılalı beri doğru dürüst bir işinin…

Okumaya devam edinO HÜZÜNLÜ İSTANBUL

ANNA

Erhan Hapae - Bak dedi, otomobili kullanan Askerby, işte O, Anna Ahmadova, görüşmek ister misin? Omzuna astığı koca deri çantası, beline kadar gelen bembeyaz olmuş saçlarıyla, geniş kaldırımın duvara yakın…

Okumaya devam edinANNA

ŞOĞUBE (ŞUAYİP)

Erhan Hapae Geceleri öbür dünyaya gidip geldiğine ve meleklerle senli benli konuştuğuna inananlar, kendilerini makaraya alan diğerlerine anlatacak epeyce şeyler buluyorlardı yinede. Bir zamanların uzun boylu bu yakışıklı delikanlısı, sesini…

Okumaya devam edinŞOĞUBE (ŞUAYİP)