BİRİ YAPAR DİĞERİ YIKAR YA HALK NE YAPAR

YEMUZ Nevzat Tarakçı

Yaşa ki neler göresin, demişler. Doğru demişler.
Şu mayıs ayının son haftasında bile ders alınması gereken neler neler yaşadık.
Bize yakışan “Oh be!”, bizi utandıran “Yuh be!” dedirten!
Olumsuzluklardan ders çıkarabiliyorsak o da bir kazanç, diyelim, geçelim

MAYIS BEREKETİ
Mayısın son haftası, sıkıntılarla birlikte yoğun hareket ve bereket getirdi.
Her mayıs ayında Çerkes halkının kültür bilinç seviyesi yükseliyor.
161.nci yıl etkinlikleri, eksiklere rağmen güzeldi, anlamlıydı, gurur vericiydi.
Programlara emek veren, 21 Mayıs acısını eyleme dönüştüren herkesi yürekten kutluyorum

SAMSUN ÇIKARTMASI
Samsun’da buluşan binlerin “161. Anma programı” nda oluşturduğu güzel, anlamlı kareler duygulandırdı herkesi. Emeği geçenleri kutluyorum.
Derinliği ve estetiği yüksek anma programlarında buluşmak temennisiyle.

KAFFET VE SURİYE HEYETİNİN MECLİS ZİYARETİ 
Suriye heyetinin KAFFED ziyareti, KAFFED ve Suriye heyetinin Meclis temasları, siyaset dünyasıyla yürütülen ince diplomasi, mutluluk ve umut verici.
KAFFED, en başından itibaren doğru zamanlama, doğru ve etkili temaslarla Suriyeli Çerkeslerin yararına güzel gelişmeler yürütüyor. Takipteyiz, tebrikler.

MAYIS MATEMİNE YAKIŞMAYANLAR
Mayıs matemine uygun üzüldüğümüz gelişmeler de olmadı değil.
Ana Vatan’da yaşanan tutuklama olayına külhanbeyce yaklaşımlar, üsluptan uzak, diplomasiden nasipsiz, kaba, anlamsız tavırlarla Ana Vatan’a ayar verme girişimleri…
Ana Vatan’da yaşanan alkışı çoktan hak eden kültür sanat etkinliklerini görmeyen, Ana Vatan özelindeki siyasal gelişmelerde ayar verici konumu üstlenen klavye kahramanlarımız eksik olmayacak.
Olayın özünden uzak, zamansız ve üslupsuz yazışmalar, kıskançlık, haset ve nefret kokan paylaşımlar… Çerkesin Çerkese verebileceği zararın sınırsızlığını bir kez daha gösterdi cümle aleme.

NELER OLUYOR
Ana vatanda yaşanan yeni acılar… Aynı acının paydaşları, aynı babanın kardeşleri, yüzyıllardır yaşadıkları tarifsiz acıları unutup iki karşılıklı kıyıda birbirlerini suçlar hale geldiyse vay halimize!
Bu iki kıyıda özgürlük mü demokrasi mi arıyorsun, nafile! Al birini vur ötekine!
Bu durumda kimsenin kimseyi kınayacak hali yok! Aynı talihsizlikleri yaşıyoruz!
Birlikte ne yapabileceğimize bakmalıyız.
“Bu kumaştan nasıl bir elbise çıkar?” ı konuşmalıyız.
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki sorun, derinlerde, sorun, bozuk mayada.
Sorun, hamurda, hamuru yoğuranlarda…
Bu fay hattı yeni değil, yaşanan sarsıntılar da…
Bu acıyı “fırsat” bilip rakip kabul ettiği kesime fatura etme girişimi, komik bir kolaycılık!
Timsah gözyaşları da!
Dağ gibi sorunlarımız acil çözüm beklerken yüreklere bileklere basmak, kırmak, kırılmak da neyin nesi?
Her şeye rağmen, aynı acının paydaşlarının, duyguyu düşünceyle harmanlayıp birlikte atacağı somut adım mutlaka vardır. Samimiyetle bu adımlarda yoğunlaşmak lazım!

KIYMETLİLERİN KIYMETİNİ BİLMEK
Bilgi, beceri ve birikimiyle olup bitenin detayını bilen, büyük resmi gören, halkı için bilinç ve samimiyetle çırpınanlarla hariçten gazel okuyanların, umursamaz ve vurdumduymazların aynı potada olması büyük talihsizlik!
Ağır sorumluluğu olan, sırtında yumurta küfesi taşıyan kişilerle, yazısı turası silinmiş, hırs ve haset küpüne dönmüş, sorumsuz kişilerin aynı salonda konuşması, aynı sayfada yazması, aynı mikrofona konuşması haksızlık değil de nedir? Halkımız, bunu hak ediyor mu sizce?
Bu halk ne zaman kendisi için her türlü fedakarlığa katlananlarla, işi gücü toplumu bölme, ona buna kara çalmak olan talihsizleri ayrıştıracak?
Bu halk ne zaman gerektiği yerde ses verecek? Bu halk, takdir etmeyi geçtik, ne zaman yanlış yapanı, yanlışında ısrar edene “Sen sus ve kenara çekil!” diyecek.
Bazen halk; diplomasi bilmeyen, kurumsallığı anlamayan, örgütlü toplumun önemini kavrayamayan üslup fukarası hırs ve haset abidesi kişileri baş tacı ederken halkın can suyu olabilecek değerleri ıskalıyor.

DAHA GÜZEL MAYISLARA
Aynı acının paydaşları, aynı babanın kardeşleri, aynı ateşte yanıyor olmanın bilinciyle ulusal sorunların çözümü için buluşmak, tarifsiz acılarını onurla sırtlamak, ortak projelerle aydınlık ufuklara kapılar açmak, köprüler kurmak zorunda.
Tarih sahnesinden silinmeden yaşayabilmenin başka yolunu bilen var mı?