BİTSİN SEÇİMLER BAŞLASIN FESTİVALLER

YEMUZ Nevzat Tarakçı
23.06.2018

Yarın büyük gün.

Türkiye’nin geleceği adına son derece önemli bir gün.

Belki de ezber bozma günü.

Bu seçim, hayati öneme sahip.

Türkiye, bu seçim kadar partiler arası eşitsizliğin zirve yaptığı bir seçim dönemi yaşamadı.

Kimi aday sarayda, kimi zindanda.

Kimi devletin tüm imkanlarını kullanırken kimi kıt kanaat imkanlarla sesini duyurma çabasında.

Devlet taraf, devletin her kademesi taraf, devletin televizyonu taraf, medya taraf…

Bu seçim dönemini özetleyen tek sözcük “eşitsizlik”.

Daha da kötüsü, eşitsizlik, en tepedeki güç tarafından kural haline getirilmiş.

Al sana adalet, al sana adil seçim!

Dünya, bu seçimin ortaya çıkaracağı tabloyu merak ediyor.

Peki bu seçimden bir hür irada çıkar mı?

Evet, sandıktan ya demokratik cumhuriyetin devamı yani hür irade çıkacak ya da tek adam diktası…

Bakalım sonuç neyi gösterecek?

 

BAŞLASIN ŞENLİKLER, BAŞLASIN FESTİVALLER

Yaz dönemi başladı, başlıyor.
Yaz dönemi biraz da şenlik ve festival demek.

O halde başlasın şenlikler, başlasın festivaller!

Haydi, sanat, sevgiyle; kültür, dostlukla buluşsun!

Coşsun gençler.

Birlikte olmanın, sevgiyle kucaklaşmanın, ana dille şarkı dinlemenin, tiyatro izlemenin, büyük hazzını yaşasın kalabalıklar.

Otantik dansların büyüsüyle kendinden geçsin, coşsun davetliler.

 

DUYARLI YÖNETİCİLER ALKIŞI HAK EDİYOR

Bu sevgi ve birliktelik ortamları ancak fedakâr dernek yöneticilerinin gayretleriyle oluşabiliyor.

Dernek yetkililerimiz, sözü aşan eylemleriyle bu birliktelikleri önemsemeli.

Yok oluşun, tükenişin ayak seslerini yüreğinde duyan hangi yönetici, kültürel ve sosyal alanda zihinlerde bu kadar etkili izler bırakan bu anlamlı birlikteliklere duyarsız kalabilir ki?

Dernek yetkililerimiz, şenliklerin, festivallerin önemine inanmalı.

İmkânı olan dernekler, yıl boyu yaptıkları anlamlı çalışmaları, yaz sezonu şenlik veya festival etkinliğiyle taçlandırmalı.

Derneklerimize ne kadar da yakışıyor, toplumu kucaklamak, ufku, duruşu ve sıcacık tavırlarıyla STK’larla uyum içinde çalışmak.

SANATI SEVGİYLE, KÜLTÜRÜ DOSTLUKLA BULUŞTURALIM!

Farklı yerlerde farklı mevsimler yaşayan, özlemi, kardeşliği yüreğinde hisseden, bir ecdadın torunları olmaktan gurur duyan, hayallerimize ve yaşanmadık baharlarımıza inanan herkese, gönül dolusu selam.

“Festivaller, sanatın sevgiyle, kültürün dostlukla buluştuğu ortamlardır.”

Festivaller ve şenlikler sayesinde hasretle kucaklaşan, şarkılarda ağlayıp, oyunlarla coşan toplumumuz, yaşlısı- genci, bayı- bayanıyla kardeş olduklarını bütün dünyaya haykırırcasına birlikteliği yaşıyor.

Ne güzel!

Bu birliktelikler vasıtasıyla ümitli yürekler, adeta dünyaya yüksek sesle: “Bu kültür yok olmayacak, bu kültürü birlikte yaşatacağız!” mesajını haykırıyor.

Biz yürekten inanıyoruz ki aynı dili konuşup aynı duyguları paylaşan torunlar kucaklaşırken, atalarımızın aziz ruhları şad olmaktadır.

Sevgili gençler,

Bu soylu kültürü gelecek nesillere sizler aktaracaksınız.

Okuyan, araştıran donanımlı gençler olarak kimliğiniz ve kültürünüzle gurur duyun.

Değil mi ki gençliğimiz varsa varız, gençliğimiz yoksa yokuz!

Önümüz yaz, sakın ola “sezon finali (!)” aldatmacalarına inanmayın.

Bilakis kültürel boyutuyla bu dönemi daha da ciddiye alın.

Okuyarak, sohbetlere katılarak, kültürümüzün rahat nefes aldığı doğal ortamları paylaşmanın fırsatını kollayarak…

Tarihi, kültürü öğrenmenin, yaşamanın, yansıtmanın sezonu, finali olmaz!

O, sizin özünüz, o sizin ruhunuzdur.

 

HAYDİ GENÇLER, KÖY DÜĞÜNLERİ, FESTİVALLER, ŞENLİKLER UYGULAMA ALANINIZ OLSUN!

Gençler, yaz dönemini iyi değerlendirin.

Mümkünse köy ortamlarını, yaşlılarla birliktelikleri, sohbetleri, düğünleri, şenlik ve festivalleri çok iyi değerlendirin.

Aileleriniz ve derneklerimiz birer okulsa düğünlerimiz, birliktelikleriniz, sohbet ve muhabbetleriniz, şenlik ve festivallerimiz “xabze” lerimizin uygulama alanı olsun.

Yüreğiniz ve ruhunuz, sizi farklı kılan kültürel güzelliklerle dolsun.

Haydi, gösterin kendinizi, gösterin farklı olduğunuzu, gösterin asaletinizi, zarafetinizi!

Bir yabancı gibi değil, bu kültürle yoğrulmuş, ruhunun derinliklerine bu kültürü işlemiş birer kültür abidesi oluverin.

Bu güzel ortamlar size yepyeni kapılar açacak, sizi soylu ve asil bir ortamla buluşturacaktır. Artık siz bilmediğiniz için sevmediğiniz, sevmediğiniz için yaşayamadığınız nice güzellikle tanışacak, ruh dünyanızla kaynaşacak ve kucaklaşacaksınız.

Haydi gençler, buluşun, kültürünüzü birlikte bilinçle yaşayın, örnek olun!

Bu asil kültüre siz sahip çıkmazsanız, bu soylu kültür yaşayamaz.

Unutmayın, gücümüz kültürünüz, kültürümüzse gücümüzdür!

Haydi!