KURU İLTİFATLAR SALT GERÇEKLER

YEMUZ Nevzat Tarakçı

Bir 21 Mayıs sonrasında yine ölçüsüz kuru iltifatlara, önyargılara, yapıcı eleştirilere bile tahammülsüzlüklere, kırıcı, ayrıştırıcı, dışlayıcı davranışlara, tuhaf reflekslere şahit olduk.
Şaşırdık mı, elbette hayır!
Bizde, her etkinlik sonrası organizasyon ekibine vıcık vıcık iltifat yağdıranımız, bu yaklaşımı erdem sananımız, her yapılanı en negatif tarzda eleştirmeyi, yüreklere, bileklere basmayı, kırıp dökmeyi marifet sananımız var.
Gösterişten, samimiyetten, duygudan ziyade düşünce merkezli yapıcı eleştirilere kulak vererek en güzele en mükemmele ulaşmak düşüncemiz de gelişir inşallah.
İyi ki her şeye rağmen dik duran, çekinmeden inandığını söyleyebilen, yazabilen güzel insanlar var!

BİR 21 MAYIS’I DAHA GERİDE BIRAKTIK
Nihayet bir 21 Mayıs’ı daha geride bıraktık.
Umarım; her yeni 21 Mayıs öncekilerden; katılım, derinlik, estetik, nitelikli mesaj yönünden daha kaliteli olur.
Bu da ancak her programdan sonra gelen haklı eleştirileri dikkate almakla, genel aklı kullanmakla mümkün.
Elbette “Marifet iltifata tabidir.” Bu bağlamda erdemli insanlar için güzellikleri takdir etmek bir temel insani görevdir.
Dilerim, yapılan bir program sonunda, eksik ve yanlışları olan etkinliklerde dahi pervasızca “Her şey harikaydı, hiçbir eksiğimiz yoktu, bu programı eleştiren vatan hainidir!” düşüncesi hiçbir yöneticimizde, hiçbir yetişkinimizde hayat bulmaz!
Dilerim, düşünceden, derinlikten yoksun vıcık vıcık duygusallık kokan övgüler pirim yapmaz, alkış almaz!
Bu noktada duyarlı kesime büyük görev, ağır sorumluluk düşüyor.

FARKLI DÜŞÜNCELERE TAHAMMÜL ŞART
Biz hep, farklı kültürlere, farklı renklere saygı şart, der dururuz. Peki bizler bu kültürün insanları olarak acaba kendi aramızda farklı düşüncelere, farklı renklere ne kadar tahammüllüyüz?
Farklılıklara saygı şart, demek kolay, kolay olmayan farklı düşüncelere saygı duymak, belki ben yanılıyorum, diyebilmek.

“SEN DE BENİM GİBİ DÜŞÜNMEK ZORUNDASIN”
“Ben bu konuda böyle düşünüyorum, sen de benim gibi düşünmek zorundasın, yoksa sizi kıyasıya eleştirir, yerden yere vururum.”
Ah keşke şu düşünce hatalarına düşmeden düşüncelerimizi açıklayabilsek.
Şu tarz düşünce ve tutumlar ne kadar tehlikeli:
Ya hep ya hiç şeklinde düşünmek (kutuplaştırmak), olumsuzlukları büyütmek, karşımızdakinin zihnini okumak, falcılık yapmak, duygusal mantık yürütmek, etiketlemek, kişiselleştirmek, felaketleştirmek… 

TARTIŞMAYALIM MI?
Tartışmayalım mı, elbette tartışacağız zira dilimize pelesenk olmuş bir söz var ya bugünkü ifadeyle “Fikirlerin çatışmasından hakikat güneşi doğar.” sözü.
Ama kişilikleri değil düşünceleri tartışmak, karşı tarafı ezmek, üstünlük taslamak için değil, doğruya ulaşmak gayesiyle tartışmak…

SOSYAL MEDYA TARTAIŞMALARI
Sosyal medyada 21 Mayıs programlarıyla ilgili ibretlik tartışmalar izledik. Üzüldük…
Meğer ne çok babayiğit ne çok hakiki Çerkes(!) varmış duygudan düşünceye geçemeyen, farklı görüşlere tahammül edemeyen, yazılanları okumadan, anlamadan, hiçbir kural tanımadan yıkıcı eleştirilerde bulunan, seviyesizce saldıran, bir yerlere mesaj vermeyi marifet sanan, hoşgörüsüz, tahammülsüz…
Meğer ne çok bilge Çerkes(!) varmış yüreklere bileklere basmaktan büyük zevk alan, üsluptan nasipsiz, estetikten, ironiden habersiz, öfke nöbetleriyle yaşayan…
Büyük düşünen, olaylara geniş acıdan bakan…

OKUNMASI, ÜZERİNDE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN BİR YAZI
21 Mayıs 2022 etkinliklerini farklı açıdan değerlendiren, ezber bozan Sayın Ibrahim Çetao ‘nun okunması gereken güzel bir yazısı… http://www.circassiancenter.com/tr/21-mayisin-ardindan/

TEBRİK, TEŞEKKÜR
Her 21 Mayıs’ta muhtelif yerlerdeki programlara katılarak etkinliklere ruh katan duyarlı, özverili katılımcılara,
İşin mutfağında, sahnede, alanda ter döken sevgili gençlere,
Otobüslerle alanlara katılımcı taşıyan veya bulundukları bölgede etkili programların mimarı değerli dernek başkanlarına,
Uykusuz gecelerini sıralayan organizasyon ekiplerine,
22 Mayıs’larda daha fazla görünür olabilmek amacıyla programların kalitesini arttırmak için büyük emek harcayan değerli yöneticilere, kıymetli yetişkinlere,
Bu acılı günde Çerkes toplumunun acısını mesajlarıyla paylaşan sanatçılara, siyasilere, STK temsilcilerine, duyarlılıklarından dolayı içtenlikle teşekkür ediyorum.
Büyük sürgünde ölümle yüzleşip ölümsüzleşen atalarımızı bir kez daha rahmetle, minnetle anıyorum.
Kapsayıcı, derinliği ve estetiği yüksek etkinliklerde buluşmak temennisiyle.