BÜYÜK KILÇIKTIR EKREM İMAMOĞLU

Nart Akhoumsatch

Akp iktidarının rutin hale getirdiği belediyelere kayyum atama işlemini İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) için de uygulamaya geçirmiş görünüyor…

Bu resmen  halkın iradesini gasp etmek demektir.
Devlet gücünü  partinin menfaatleri dogrultusunda kullanmak demektir.

Seçimle kaybettigi belediyelere kayyum atayarak zorbaca çökme  kanunsuzluktur, despotluktur!

Akp iktidarı ciddi bir muhlafetle karşılaşmadığı için bu yasa tanımazlığa aldırmadan devam etmişti şimdiye kadar…

Ama İBB sıradan bir belediye değildi…
Devasa bütçesi, tarihi, turizmi ve 15 milyon nüfusuyla dünyaca tanınan, aynı zamanda Türkiye’nin de en önemli metropolüydü İstanbul…

Erdoğan son seçimlerde “İstanbul’u alan Türkiye’yi alır” diyerek İstanbul’un kendisi için ne kadar da önemli olduğunu vurgulamıştı zaten…

Fakat İBB büyük kılçıktı…
İstanbul’u yutmak diğer belediyeler gibi kolay olmadı ve Erdoğan’ın boğazına takılmış gibi görünüyor…
Çünkü, karşısında halk tarafından sevilen ve İstanbul halkına hizmetiyle tanınan, son seçimlerde AKP adayını 820 bin oy fazlasıyla hezimete uğratan popüler başkan Ekrem İmamoğlu vardı…

İstanbul halkı başkanına sahiplendi ve sokaklara çıkarak tepki gösterdi, büyük destek yürüyüşleri yapıldı…
İmamoğlu’nun görevden alınmasının 4’üncü gününe girerken tepki yürüyüşleri ve protestolar ülke sathına yayılarak bütün hızıyla hâlâ devam etmektedir…
Umarım halkın bu desteği karşısında yapılan hukuksuzluktan geri dönülür ve İmamoğlu görevine iade edilir…

Erdoğan aslında büyük bir kumar oynadı…
Ama her hâlükârda bunu denemeliydi…
Çünkü 2028 yılında yapılması düşünülen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olması beklenen İmamoğlu’nun yapılan anketlerde rakibi Erdoğan’ın çok önünde olduğu görülüyordu…
Erdoğan’ın kâbusu olmuştu ve buna bir çözüm bulmalıydı…

Bir de İBB’nin büyük ekonomik pastasından pay alamamak ve parti olarak nemalanamamak da ayrı önemli bir nedendi tabii ki…
Bu neden de İmamoğlu’nun hedef alınmasında ikinci derecede önemli bir rol oynamıştı…
Alışıldığı gibi kayyum atayarak İBB’ye çökeceklerdi…
AKP’li haramilerin kendi çiftliğine dönüştürmeyi düşündükleri İBB hâlâ belirsizlik statüsünü korumakta…
İleriki günlerde gelişmeleri hep beraber izleyeceğiz…

Yapılan protestolar aynı zamanda sınıfsal niteliktedir…

Bir tarafta öğrencisiyle, köylüsüyle, işçi ve memuruyla, emeklisiyle yoksullaştırılmış, ezilmiş, sömürülen ve hakları gasp edilen mazlum bir halk var…

Diğer tarafta ise sermaye sınıfı…

Ülkeyi haraca bağlayan ve kendi çıkarları doğrultusunda ülkeyi yöneten hırsız, talancı aşağılık kapitalistler…

Her ne kadar görünürde İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’na yapılan temelsiz suçlamalarla görevden alınıp tutuklanmasına bir tepki gibi görünse de aslında sermaye sınıfının sömürü ve zulmüne karşı yılların birikimi olan bir kin ve öfkenin dışavurumudur bugünkü protestolar…

Sınıfsal nitelikte olan bir mücadelede ırkların, dinlerin ve coğrafyanın da bir önemi kalmıyordu artık…
Onurlu, bilinçli, aydın ve demokratik güçler; Abhaz, Çerkes, Kürt, Gürcü, Laz, Arap, Ermeni, Rum, Yahudi, Türk, Çingene, Süryani, Keldani vs. aynı kaderi paylaşan bütün kardeş halklar omuz omuza aynı saflarda mücadele içindeler…
Gurur verici bir olay…

Bu ülkede evrensel insani değerleri temel alan, ırkçı ve dinci olmayan, eşit vatandaşlık ilkeleri doğrultusunda, barış içinde kardeşçe yaşayabileceğimiz demokratik bir cumhuriyet olmadığı müddetçe ülkede işlenen politik veya apolitik bütün suçların ve kaosun tek suçlusu devlettir…

Demokrasi hassasiyeti olan Batı dünyasına gelince, Tayyip Erdoğan’ın yapmış olduğu bu hukuksuzluğa karşı neden ciddi bir kınama yapılmadı acaba?

Çünkü Erdoğan’lı bir Türkiye işlerine geliyor…
İstedikleri bütün projelerini itirazsız uygulayan ve “emret komutanım” modunda olan Erdoğan gibi bir lidere ihtiyaçları var Orta Doğu’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da vs…

Ekrem İmamoğlu’na asla yaptıramazlardı, Tayyip Erdoğan’a yaptırdıkları hainlikleri…

Batılılar için, hak hukuk tanımaz, boğazına kadar suça batmış, emirlerine amade olmuş bir Erdoğan projeleri için en uygun liderdi…

Ülkede seçim meçim hepsi hikâye…
Demokrasiden bahsetmek komik olur artık…
Bir diktatörlük rejimiyle karşı karşıyayız…
Gerçek olan bu ne yazık ki…