KAFFED SOYDAŞLARINI ANAVATANDAN KAÇMAYA ÇAĞIRDI!

CC | Haber Merkezi

Değerli okuyucularımız,

Yıllardır, Türkiye STK’larının anavatandaki insanlarımızın aleyhinde çalışmalar yaptığını, onları kışkırtmaya çalıştıklarını yazıyoruz. Özelikle internet haberleşmesi yaygın hale geldikten sonra kimlikleri sonradan ortaya çıkan provakatörleri süsleyip püsleyip sahneye koyarak toplumu kandırdılar.

2000’li yıllar başladığında ilk Hacı Bayram Bolat isimli birini parlattılar. Yıllarca bu adam üzerinden Türkiye Diasporası’nı anavatana karşı kışkırttılar. O dönemin en ”ünlü” isminin şu anda adını anan var mı? Yok! Çünkü Hacı Bayram Bolat görevini yaptı. Yeni görevlerine doğru yola çıktı! Bu ”Adige Milliyetçisi” vatanı (vatan derken anavatanı kastediyoruz) için ”canını verecek” (!!!!) adamın son görev yerini merak ediyorsanız bu linkten öğrenebilirsiniz. (Çorumlu Lawrance: Hacı Bayram Bolat >>>)

Hacı Bayram Bolat kullanılıp tarihin çöp sepetine gidince, yerine İbrahim Yağan’dan başlayıp,  Martin Koçesoko’luna uzanan bir kaç isim daha kullanılıp çöpe atıldı. İşte tüm bu isimler Türkiye diasporasının anavatan düşmanı STK’larınca tepe tepe kullanılırken, KAFFED sağduyuyla hareket etmeye çalışıyordu. Ki, Ümit Dinçer ve ekibi göreve gelene kadar! Sonra görüldü ki, amaçları KAFFED’i de bir BİRKAF yapmakmış. Nitekim yaptılar da. Ancak hesaba katmadıkları Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin büyük çoğunluğu bu oyunu yutmadığıdır.

Aşağıda KAFFED’in anavatanda yaşayan insanlarımıza yaptığı aşağılık, onur kırıcı, ahlaksızca teklifi  ve teklife bir KAFFED Facebook takipçisinin yanıtını okuyacaksınız.

Not: Takipçinin yazısı KAFFED Facebook sayfasında durmaktadır. (CC)

CircassianCenter


SOYDAŞLARIMIZA ve PAYDAŞLARIMIZA ÇAĞRIMIZDIR

Kamuoyunda yakından takip edildiği üzere Rusya – Ukrayna savaşı, Rusya Federasyonu tarafından ilan edilen seferberlik çağrısıyla, özellikle Rusya Federasyonu içerisinde yaşayan halklar açısından yeni bir boyut kazandı.

Seferberlik ilanıyla silah altına alınacakların kısa sürede toplanarak hızlıca cepheye gönderilecek olması ve alımlardaki demografik orantısızlık iddiaları endişe yaratmaktadır. Hatta bir yerleşim yerinde yaşayan erkek nüfusun dörtte birinin silah altına alınması gibi trajik ve yıkıcı örneklere rastlanmaktadır. Dahası seferberlik çağrısına uymamanın 10 yıla varan hapis cezası ile cezalandırılacağı ilan edilmiş durumdadır. Rusya Federasyonu’ndan çıkışlara dair hava trafiği, sınır kapılarındaki yığılma ve anavatanımızdan gelen bilgiler soydaşlarımız açısından bir insani kriz yaşanmasının güçlü bir ihtimal olduğunu ortaya koymaktadır.

Anavatanımızdan ikinci kez toplu bir kopuş yaşanmasını ve topraklarımızın Çerkessiz kalmasını elbette arzu etmiyoruz. Ancak anavatan veya diaspora farketmeksizin dünyanın neresinde olursa olsun soydaşlarımızla dayanışma ve yardımlaşmanın görevimiz olduğu da tartışmasız bir gerçektir.

KAFFED Yönetim Kurulu güncel duruma dair toplanmış ve Suriye krizinde edindiğimiz tecrübeleri de göz önüne alarak her türlü olasılığa karşı hazırlıklı olmak gerektiği konusunda ittifak etmiştir. Bu cihetle bir kriz masası kurma kararı alınarak, ilk aşamada yol haritası çıkarmak ve gerekli bilgileri derlemek üzere bir grup çalışmalara başlamıştır. İkinci aşamada, katılım göstermek isteyen kurum ve paydaşlarımızla kısa süre içinde çalışma grubunun genişletilmesine dair istek ve kararlılık ortaya konmuştur. Bu doğrultuda Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak, başta üye derneklerimiz olmak üzere tüm kurumlarımıza, diaspora bileşenlerine ve soydaşlarımıza, bu süreçte hiç bir rezervimiz olmaksızın, birlikte çalışma irade ve isteğimizi ilan ederiz.

Tüm problemleri çözemesek de, anavatandan Türkiye’ye olası insan hareketlerinin öznesi olacak kardeşlerimizi mağdur etmemek için elimizden gelen her türlü desteği, oluşturulacak kriz masası ile vermeye çalışacağımıza dair tutumumuzun ve isteğimizin soydaşlarımız ve kardeşlerimiz tarafından bilinmesini isteriz.

KAFFED Kafkas Dernekleri Federasyonu

KAFFED Facebook takipçisi Sayın NETAKHO Mustafa Bütün‘ün bu bildiriye karşı yorumu:

  1. RF’nunca ilan edilen kısmi seferberlikle ilgili, Krasnodar Krayı ile Stavrapol Krayı’nda ikamet eden akraba/bölünmüş ailelerden asker alımı ile ilgili, Türkiye sosyal medyasında, 3-5 aklı evvel kişi diye tanımladığımız kişilerin özel paylaşımları ile, yine sosyal medyada ‘’Ad’’ları bilinen kişilerin oluşturduğu Sosyal Medya Platformları’nın paylaşımlarını okuyoruz…
  2. Bilinmeli ki, herkese açık bu paylaşımlar, hem RF hem de, Batılı diplomatlarca da takip edilip bir yerlere not edildiğinin de farkında olalım…
  3. Bir gün, uluslararası bir toplantıda ya da vize alışlarda, bu”Notların “, bazı hak isterken, dün böyle böyle …diyordunuz ama, diye karşımıza çıkacağı bilinmelidir…
  4. Yetkisiz kişilerin, uluslararası incelikler içeren bu konularda, hamaset dolu sosyal medya paylaşımlarını doğru bulmuyorum…

    Şöyle ki,
  5. Bugün olduğu gibi, 1920-23 yıllarında, sosyal medya ve GSM iletişimin çok yaygın olduğunu farzedelim. Türkiye Kurtuluş Hareketi’ne canlarını hiçe sayan, malıyla katkı veren Adığe Ethem ve kardeşlerine, onlarla birlikte Anadolu bozkır yaylalarında/ovalarda, dağlarda, işgalci Yunan birliklerine zarar ziyan veren, Anadolu isyanına katkı veren silah arkadaşlarına; bir diğer Adığe Anzavur Ahmet’e; Amasya, Erzurum, Sivas, Ankara kongrelerine katkı veren Adıgelere, GSM telefonlarına, Adıgey Cumhuriyeti toplum liderinden biri, GSM telefon etse ya da mesaj atmış olsa; ya da şöyle bir telefon görüşmesi yapmış olsa:
    “Lan, siz ne yapıyorsunuz?..
    Ne işiniz var Türk’le-Yunan arasındaki savaşta…
    Zaten neslimiz kuruyor…
    Siz kimsiniz ki, daha o topraklarda doğru dürüst yerleşiminizi bile, toplumsal bütünlüğünüzü tamamlamadınız!..
    Karışmayın o savaşa!..
    Oturun oturduğunuz yerde!..vb…”

    Demesi, doğru mu olurdu?..
  6. Demem o ki, taş, yerinde ağırdır…
  7. Aradan 100-150-200 yıl da geçse, gerek Kafkasya’daki, gerek Türkiye’deki yerel halk, kendileri ile ilgili kararın en iyisini almasını bilir…
    Kimse ferdi fikrini, Kanaat Önderleri/Akil Adamlar, Drn/ Konfederasyon’ların önüne geçip, cır cır edip, halkları adına ne yapılacağını, nasıl tepki vereceğini, alınacak “Ortak Karar”ları beklemeli ve uymalıdır…
  8. Kendini Akil Adam yerine koyup, Oradan/Buradan, ”Ben dememiş miydim?” türünden, akıl vermelere hiç gerek yoktur…
  9. Sabırlı olunsun; bekleyip, görmek, izlemek gerekir…
  10. Egemen Devlet, yok olma, prestij kaybı tehlikesi yaşadığı moduna girerse, hiddetinden kaçınmak gerekir…
  11. Şuna karşı çıkılabilir;
    Kray’larda, nüfus oranlarına aykırı asker alımı yapılıyorsa, karşı duruş tavır takınılabilir…
  12. Türkiye’den, sosyal medya aracılığı ile, otoriteye karşı çıkın, askere gitmeyin vb… çağrıları yapmanın, yukarıda Madde 2, 3 ve 5’de yazılan husustan dolayı, doğru bulmadığımı ifade edeyim…
  13. Herkese açık, Mustafa Bütün Facebook sayfama girin, bu konuları içeren, oldukça faydalı, uluslarası mevzularda yazılmış makalelerimi de, lütfen okuyunuz…Adım Mete Yarar da olmasa, Sn. H. Bayraktar da olmasa, Sn. İ. H. Pekin de olmasa, Sn…da olmasa,vb… ben de onlar gibi yorumlar yapabiliyorum… Vallahi!..
    Sayfama girin bakın…
    Hele, Gazi Adığe’lerle ilgili, dillere destan olacak bir Manifesto 01 yazmışım ki, sormayın…✍️

Saygılarımla…🤗

NETAKHO Mustafa Bütün

Gazi Şapsığı

Atakum/Samsun