DEĞERLİ THAMADE AŞKI ANLATMADIN BİZE

YEMUZ Nevzat Tarakçı

Değerli thamadem[1], tarihi anlattın, toplumu anlattın, kültürü anlattın, savaşı, sürgünü… anlattın, aşkı anlatmadın.
Lütfen aşkı anlat bize!
Nedir aşk, insana ne katar?
Aşkı olmayan insan, aşktan uzak toplum nasıl yaşar?
Aşk mıdır insanı yaşatan, kültürü donatan, tarihi yücelten?
İnsanın öz mayası aşk mıdır yoksa?
Sahi aşkın da Çerkesçesi var mı?
Lütfen aşkı anlat bize!

AŞKSIZ OLMUYOR
Değerli büyüğüm, biz gençler, günümüz dünyasında ne yazık ki aşkı layıkıyla tanıyamadık!
Aşkı tükettik, aşkın içini boşalttık.
Aşksız kaldık.
Oysa aşksız olmuyor, aşksız yaşanmıyor!
Sadece biz gençler mi, bakın adeta bir insanlık, aşksız, sevdasız kaldı!
Yaşlı dünyamız mutsuz, bu yüzden ruhsuz, bu yüzden huzursuz!
Ne olur aşkı, aşkın Çerkesçesini anlat biraz!
Anlat ki hayatın renkleri oluşsun!

YENİ KUŞAKLAR SEVGİSİZLİK GİRDABINDA BOĞULMASIN
Merakımdan soruyorum, pek çok genç, sevgisiz, sevdasız, idealsiz kalmışken sevgisizlik girdabında boğulurken ne yapıyor anne babalar?
Ne anlatıyor dernekler?
Neyi öğretiyor okullar?
Ne yazıyor kitaplar, dergiler?
Ya sosyal medya?
Ya sokaklar, parklar?
Gençler derse ki ey yetişkinler, sevdalarımızı çaldınız, bizi ışıksız, aşksız bıraktınız!
Siz ey aşka inanmayan büyükler, “Seni seviyorum!” dediniz ama sevginin gereğini yapmadınız.
Karnımızı doyurunca, harçlığımızı verince iş bitiyor sandınız…
Sevgisiz büyüyen nesil, insana yakışmayan işler yapıyor.
İşte görüyorsunuz, cinayetler, tecavüzler, hırsızlıklar… yaşanmaz oldu dünya!

Mutsuzluk, huzursuzluk bizim kaderimiz olmamalı asla!
Sevgi, aşk, vefa, hoşgörü bizim de hakkımız olmalı!
Ne diyordu büyük şair:
“Aşk iğnesiyle dikilince bir dikiş, kıyamete kadar sökülmez imiş!”

Diğer bir şair de şöyle diyor:
Hayatı aşka böl, hayat çoğalır
Hayatı aşkla çarp, zaman zor alır
Bütün hayatları topla, aşk eder;
Hayattan aşk çıksa, elde ne kalır?

Gönül ister ki gençlerin baktığı pencere hep sevgiye, aşka, hoşgörüye açık olsun.
Çünkü oradan kavga, gürültü, kan, kin görünmez asla!
Gençler, kendileriyle, kültür ve kimlikleriyle barışık, sağlık ve huzur içinde yaşasın!

TOPLUM TANIŞMALI AŞKIN BÜYÜSÜYLE
Toplumda, sevdayı unutan, aşkı tanımayan kalmasın!
Unutmayalım, benlik ve kavgaların, tecavüz ve cinayetlerin yaşanmaz hale getirdiği günümüz dünyasında sevgiye, aşka, muhabbete ne çok muhtacız!

AFFET BİZİ DEĞERLİ TAHAMADAMİZ!
Affet bizi değerli thamademiz, biz sizi anlayamadık.
Mesela ben çocukluğumdan beri bize anlattıklarınızı hatırlamaya çalışıyorum.
Meğer siz bize sevgiye, sevdaya, aşka dair neler neler anlatmışsınız.
Evet, hayal meyal hatırlıyorum, yüreğiniz titreyerek, sesiniz buğulanarak gözyaşlarıyla sürgünü anlatırken Tuapse’de gemiye binerken yaşadıklarınız, Samsun’daki direniş, Anadolu’daki diriliş mücadelenizin ruhu aşkın ta kendisiymiş!
Siz, aşkın hakikisini anlatmışsınız, aşkların en kutsalı vatan aşkını, toplum ve kültür aşkını!
Ne yazık ki biz gençler “aşk” deyince içi boşaltılmış aşkları anladık.
Sizi anlayamadık!
Meğer, vatanınızı korumak, kültürünüzü yaşatmak, çocuklarınızı duyarlı bireyler olarak yetiştirmek için ne çabalar harcamışsınız.
O çok sevdiği kızın, arkadaşının “kaşen”i olduğunu öğrenir öğrenmez köyünü, yerini yurdunu terk eden yiğitlerin yüreklerindeki sevgiymiş aşk!
Çoban Janko’nun Prenses Kâfe’ye duyduğu temiz duygularmış aşk!
Evet hatırlıyorum, anlatmıştınız Çoban Janko’nun ölümsüz aşkını, asaletini!
Güzel Kâfe’nin sevdasını, zarafetini

Şair ne güzel söylemiş: “Sevgi yoksa gönülde, beden bir şekildir sadece.
Can yoktur yani, ruh yoktur bu geometrik şekilde.”

Meğer yaşamın, direnişin kaynağı aşkmış!
Aşksız yaprak kıpırdamazmış!
Affet bizi!

[1]   Bu kavram, yaşça büyük, tecrübeli, birikimli insan, anlamımda kullanılmıştır.