...................
...................

ÇERKES HALKININ ETNO-HİSTORİK SÖZLÜĞÜ

Dr. Batıray Özbek Yedic

                         
...................
 
...................
......

A     B     C     Ç     D     E     F     G     H     I    

 
İ     J      K     L    
M
   N    O    Ö     P     Q     R    

S    Ş      T    Tl
    U     V     W    X    Y     Z

.

Notlar:
1) Terimlerin çeşitli dillerde yazılışları /  işareti ile ayrılmıştır Adige/Adghe vs. gibi
2) Sözcüklerin yazılışında Latin ve Kiril harfleri kullanılmış ve .-  işareti ile ayrılmıştır. Adige-Адыгэ
3) Yabancı kaynaklı sözcüklerin Türkçe okunuşları parantez içinde yazılmıştır; Schapsugh (Şapsuğ)
4) Kesme işaretinin alfabetik sıralamada önem verilmemiştir.

 

Vae,Wae Hattilerin, Sümerlerin ve Urartuların tanrısıdır. Ubuh ve Adigelerin de gök tanrısıdır. Adige folklorlarında halen onun adıyla yemin edilmektedir; "Mı ofır ç1enıç1ere  Vae'şchor sıthamığeptz1." V sözcüğünden bir çok tabii olaylarla ilgili kelimeler türetilmiştir. Vaeş1ü; güzel hava, Vaeye; (Vae'nın naleti); fırtına , Vaeşchı (Vae'nın iyi sevinci); yağmur, Vaesı (Vae'nın yakması); kar, Vaeşöpşe ( Vae'nın kapısı); bulut, Vaeşü (Vae'nın çürüttüğü); dolu vs. .

 

Vaeba, tanrının iyiliklerini kazanmak istenirse bu sözcükle yalvarılırdı.

 

Vağober şç1ım cheptlaşç-Вагъобэр щ1ым хэплъащ, Adige inançlarına göre ilkbaharda güzel hava olup geceleyin sayısız yıldızlar parlarsa, yılın çok tahıl meyve sebzelerde bereketli olacağına inanırlardı. Bu ayda yıldızların ortaya çıkarak yeryüzüne baktıklarına ve sonbaharda unıversimun derinliklerine geri  çekilerek gelecek ilkbaharı ayını beklediklerine inanıyorlardı.

 

Vane, eğer.

 

Vanegutl1- Уанэгул1, yaşamının büyük bir kısmını eğer üstünde geçiren kimseye denilir.

 

Varde, Gotlara verilen addır. Anlamı büyük, iri kocaman ve kahramandır.

 

Varp, Psıj nehrinin yan kollarından Besleney Adigelerinin topraklarından geçen ırmağın adıdır.

 

Vase, başlık. Adigelerde başlık olarak eğerli bir at kızın dayısına hediye edilirdi. Bu ata binilmez ve işte de kullanılmazdı. Adige Ulusal Halk mahkemesi başkanı Yedic Zeleskeri tarafından ata binmeme geleneği 1830 yıllarında ortadan kaldırılmıştır. Vase geleneği daha sonraları, Türk ve tatar halklarının etkisiyle bir çok hayvana, Osmanlı devletinde de paraya dönüştürülmüştür. Vase geleneğinin Adige toplumunu çoğalmasını önleyen en büyük etken olmuştur. Çünkü ağır olan bu parayı ödeyebilecek muhacirler olmadığından evlenmeleri gecikmiş hatta durmuştur. Neticede genç kızlarımız genelde parası olan zengin diğer halklardan kişilerce evlenmek zorunda kalmışlardır.

 

Vase tetlhe- Уасэ Телъхьэ, evli erkek kardeş aniden vefat edince, eğer genç kadın isterse eşinin kardeşiyle  evlendirilirdi. Bu evlilik için yeniden kadının ebeveynlerine başlık parası ödenirdi ki buna Vase tetlhe denilirdi.

 

Vasetın, cizye ödeyen. Asetinlere verilen addır.

 

Vaeşö-Уашъо, gök yüzü.

 

Vaşcho-Уашхъо, zaman içinde çeşitli kültür ve dinlerin bir birini etkilemesi ile fonksiyonunu yitiren ancak adı kalan gök tanrısıdır. Atasözlerinde adı kalmış ve yemin ederken halen 'mı vaşchor sıthamığeptz' diyerek onun adına yemin  edilir. Kökü çok eski devirlere kadar uzanan bu tanrı Robert Bleichsteiner'in (1923;105) de dediği gibi;" Bu tanrının tarihi,  klasik eski çağdaki Boğazköy'e kadar uzanır."

 

Vaey-Vay, belirli bir kahramanlığı olan kimseleri tanımlamakta kullanılan sözcüktür. " O vay vay dedirten birisidir." Gök tanrısı Vaey ile bir ilişkisi olduğu sanılıyor.

 

Vaeye, 'Va' Gök Tanrısı ve 'ye' kötülük, felaket anlamlarının birleşmesi ile bir araya gelmiştir. Gök Tanrısı'nın gazabı anlamına gelmektedir. Sözlük anlamı fırtınadır.

 

Vaeyıpç- Уаипчъ, 'va' göktanrısı ve 'pçe', 'sis'  kelimeciklerinin bir araya gelmesinden oluşmuştur. Gök Tanrısı'na açılan kapı anlamına gelmektedir. Çerkeslerin inancına göre  göğe açılan bir kapı vardır. Kim ki bu kapıyı görebilir bütün istekleri yerine gelir.  Vaeyıpç hiç beklenmeyen olaylar ya da bir iş olursa söylenirdi. Bununla beraber şu olaylar gerçekleşince Vaeyıpç denilirdi; 1. Gökyüzü yarılınca. 2. Eğer bir kişi kendinden beklenmediği halde  çok olmayacak iyi bir iş yaparsa. 3. Eğer atı geviş getirirken görülürse 4. Yine bir atı uyurken görünce. 5. Koyunları geviş getirirken görünce.

 

Veğu-Огъу, kıtlık, kuraklık.

 

Venteğu- Уэнтэгъу, sözlük anlamı ağır. Çocuk bekleyen kadın için aile içinde Venteğu diye söz edilir. Tlermıche- gebe sözcüğü ise aile arasında pek kullanılmaz, yabancılara karşı kullanılır.  Ayrıca çocuk buldu sözcüğü de kullanılırdı.

 

Verq-Chabze,  ikinci derecedeki sosyal sınıf ve bu sınıfın gelenek ve göreneklerine denilir.

 

Verşer-уэршэр, sohbet etmek, konuşmak vs.

 

Vequle- Уэкъулэ, günümüzde geçerliliğini yitiren geleneklerden birisidir. Eğer birisi yiyecek ve içeceksiz kalırsa diğer bir köydeki iyi tanıdığı birine giderek Vequle'yim der. Arkadaşı onun onuruna bir eğlence ile beraber yardım kampanyası başlatır. Köyüne giderken de bir çok hediyelerle geri gönderilir ve açlıktan korunurdu.

 

Versache, 1330 yıllarında Metrage kenti başkent olmak üzere kurulan kent Adige krallığının kralıdır. Macar Dominik rahipleri kendisinden büyük bir övgüyle söz etmektedirler. Polygamie'nin çok yaygın olduğunu yazmaktadırlar.

 

Verzemec- Орзэмэдж, Nartların bilge kadını Setenay'ın eşidir. Verzemecıko Yerışeqo adıyla da bilinir. Verzemec ile ilgili tekstler daha çok Batı Adigey'de yaşayan kabileler arasında yaygın haldedir. Nart Sawsırıqo'nun babası rolündedir. Her Nart gibi yaşlanıp toplumda produktif olmamaya başlayınca Nart Alec'in yaşlıları öldürme chasesine götürülür. Ancak Nart Sawsırıqo annesi Setenay'ın direktifleriyle gelir ve birçok Nart'ı öldürürken Verzemec'ı pencereden dışarıya atar ve o da atına atladığı gibi bir solukta eve varır ve olan biteni anlatır. Setenay eşine; "onun gibi bir  çocuğun mu yoksa kardeşin mi olsun istersin?" diye sorunca, "oğlum olmasını isterdim" diye yanıtlar. Setenay da o senin oğlun diyerek yanıtlar ve bu olaydan sonra Verzemec oğlu olduğunu öğrenir.

 

Verzemecıqo Şebatnıqo- Орзэмэджыкъо Шэбатныкъо, hemen hemen bütün Adige kabilelerince tanınan ve hakkında destanlar söylenen kahramandır. Bu kahramanın devamlı olarak yanında iki ayrılmaz arkadaşı vardır; bir köpek ve şahin. Devamlı olarak Çınt halkına karşı savaş yapmaktadır. Çağımıza kadar aktarılan sosyal sınıfın en üst tabakası olan Pşı unvanı tek bu Nart'ta kullanılmaktadır. Onun şahsında Adige adetlerini görebiliyoruz; herhangi bir akından getirdiği ganimetleri yolda fakirlere dağıta dağıta gelirdi. Öyle ki evine gelince kendine hiçbir şey kalmazdı. " Çerkes asilzadeleri, silah, atı ve eşinden başka her şeylerini ihtiyacı olanlar ya da isteyenlere hediye ederlerdi", diye literatürde bilinmektedir. Verzemecıqo haksızlığa tahammül edemeyen, zayıfları koruyan bir Nart'tır. Onun diğer bir özelliği de şekil değiştirebilmesidir. Hayvan olabiliyor ve tekrar insan. Güzel Nart kızı Akuande'yi kaçırarak onunla Çınt ülkesinde evlenir. Kazayla bir Nart tarafından vurulur, kardeşi Savsırıqo da onun intikamını alır.

 

Vestığay- Остыгъай, çam ağacı

 

Veter- Отэр, grup. Anlam yönünden küçültücü olarak kullanılır.

 

Vıc- Удж, el ele ya da kol kola tutuşularak büyük bir grup halinde oynanan bir Adige halk oyunudur.  Bu halk dansının kaynağı MÖ. çağlara kadar uzanmaktadır. Adigelerin savaş tanrısı olarak tapındıkları Şıble adına düzenlenen merasimlerden kaynağını almaktadır. Şıble'nin öldürdüğü kişi için ağlanılmaz  ve Şıble'nin açtığı toprak ya da yaktığı ağacın vs. etrafına kol kola girilerek dans edilirdi. Savaş anında da genç delikanlılar son kez genç kızlarla dans ederler ve  sonuna doğru delikanlılar dans arkadaşlarını yerlerine getirdikten sonra atlarına atlayarak cepheye koşarlardı.

 

Vıdı- Уды, cadı, cadoloz. Bu yaratıkların kılık değiştirdiklerine çeşitli hayvanların şekillerine girdiklerine inanılırdı. Tılsımlı özelliklerinden dolayı geleceği de bilebildiklerine inanılırdı.

 

Vıjı- Ужьы, gelincik. Yugoslavya'da yaşayan Adigelerin anlatımlarına göre bu hayvancık bir zamanlar dişi bir insandı. Günlerden bir gün değirmeni süpürürken uzaktan gelen bir yabancıyı görür. Onu misafir etmemek için değirmenin içinde saklanır ve yabancının seslenmelerine karşılık vermez. Yabancı bunun üzerine beddua eder ve bu kadından  Vıjı olur. Bu nedenle de devamlı olarak insanlardan kaçmakta ve saklanmaktadır.

 

Vınaşo /Vanafe-Унашъо/унафэ, karar. Toplumsal konularda alınan karara denilir.  V. de alınan karar yaptırımcı ve bağlayıcıdır ve hakim kararı gibi geçerlidir.

 

Vıneh- унэхь,  Toprağa yan yana iki sıra halinde 12 çukurcuk yani  v. açılır. Daha önce belirli miktarda çakıl taşları toplarlar.  Oyuna başlayacak belirlenir ve taşları alarak her v.  birer tane koyarak  dolaşır. Ta ki taşlar bitinceye kadar. Taşlar bitince en son koyduğu v. nede  tek taş olurda karşısındaki v. taşlar varsa onları kazanmış olur ve yuvadan alır ve oradan oyuna devam eder. En son koyduğu taşın karşısında hiç taş yoksa diğeri oyuna devam eder, ta ki taşların hepi bitinceye kadar. En çok taş toplayan  oyunu kazanmış olur. Bu oyunu ‘kuraklık getirecek’ inancıyla  oynatmak istemezlerdi.

 

Vıneh- Qoceh-унэхь къоджэхь. Akşamları oynanan çocuk oyunlarından birisi. Şimdi sorduğum soruyu cevaplayana İstanbul'u vereceğim denir ve soru sorulur. Ayrıca ocak başında ısınarak oturulup sohbet ederken, kül düzgünce yayılır. Eldeki maşayla küle kaç kişi oynuyorsa  o kadar maşa izi yapılır. Her iz bir kent olabildiği gibi, eğer erkek çocuklarsa  köyden  bir kızı kızlarsa bir erkek çocuğunu temsil eder. İzleri yapan ''hangi izi istiyorsun?'' diye sorar. Tüm maşa izleri verildikten sonra her izin adını söyler.

 

Vınejımıç1ıpşç1e-Унэимык1ыпщ1э, 17-19. yy. literatüründen öğrendiğimize göre Adigelerde katillik olayına çok az rastlanırdı. Geleneklere göre katil olan kimseye verilen en ağır ceza, ailesi ile birlikte köyünü terk ederek çok uzaklarda başka bir yere yerleşmek zorunda kalmasıdır. Bu durumda karşı taraf da kan davasından vazgeçer. Eğer köyünü terk etmek istemezse karşılığında çok yüksek oranda kan parası ödemek zorunda bırakılırdı ki, insan öldürülmesi halinde bu yekunu ödeyebilecek kişinin çok zengin olması gerekmektedir. Bu durumda 'kardeşlik' organizasyonları yardım ederler.

 

Vınejışe- Унэишэ, yeni eve gelen gelin Leğune'ye getirilir. Burada kimse karışmadan kendi başına üç ay kadar kaldıktan sonra gelin esas ev kısmına bir merasimle getirilir. Bu merasime Vınejışe denilir.

 

Vıneut-Унэ1ут, ortaçağ Çerkes sosyal yaşamının gerektirdiği sosyal sınıflardan en altta olanıdır. Bunların hemen hemen hiçbir hakları yoktu ve beylerine hizmet etmek zorundaydılar. Bu kişiler yapılan savaşlar sonucunda diğer Adige kabilelerinden ya da halklardan esir alınan aynı zamanda düşman bilinen kabile ve halkların aristokrat ailelerinden de olabiliyordu.

 

Vıpş1e-упш1э, koyun yününün suyla keçe kumaş haline getirilmesine denilir.

 

Vix'ler, Karadeniz'in ticarette serbest deniz ilan edilmesine rağmen çarlık Rusya'sı devamlı olarak diğer ulusların gemilerine zorluk çıkarmaktaydılar. İşte İngiliz politikacısı ve daha sonra iş adamı David Urquhart 1836 yılında  Adigey kıyılarına ticaret gemilerini gönderir ve buna Ruslar müdahale ederler ve gemilere el koyarlar. Bu yolla diplomatik bir skandal yaratmak ister: Rusların antlaşmalara uymadığını ve Karadeniz'in 'Ticarette her gemiye açık olması gerekirken Rusların bunu önlemek istediklerini ispatlar. Ancak İngiliz Parlementosu olaya duyarsız kalır.

 

Vıserej- Усэрэжъ, Adige efsanelerinde geçen, akıllı ve zeki, olaylarda kendisine danışılan bir kadın motifi.

 
A     B     C     Ç     D     E     F     G     H     I    

 
İ     J      K     L    
M
   N    O    Ö     P     Q     R    

S    Ş      T    Tl
    U     V     W    X    Y     Z